×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Haberi Yapay Zeka ile Özetinden Okuyun. Neden Habokado?

Lise Bahçesinde Dehşet: Gülden'i 30 Bıçak Darbesiyle Öldüren 15 Yaşındaki Katil Hakkında Karar

14 Ocak 2026 11:36

Edirne'de lise bahçesinde Gülden Coni'yi (16), 30 bıçak darbesiyle öldüren E.A. (15) hakkında, 'Çocuğa ve kadına karşı tasarlayarak kasten öldürme' suçundan verilen indirimsiz 20 yıl hapis cezası, istinafta bozuldu. Olay, 5 Nisan 2025'te Çavuşbey Mahallesi Horozlu Bayır Sokak'taki Edirne Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin bahçesinde meydana geldi. İddianamede ayrıca E.A.'nın 15 yaşında olması nedeniyle TCK'nın 31/3 maddesi uyarınca indirime gidilmesi talep edilip, 18 yıldan 24 yıla kadar hapisle en üst sınırdan cezalandırılması talep edildi. Ardından heyet, E.A.'nın 15 yaşında olması nedeniyle cezayı indirip, 'Çocuğa ve kadına karşı tasarlayarak kasten öldürme' suçundan 20 yıl hapis verdi. Kararda, olayın tasarlanması için makul süre geçmediği belirtilerek, "Maktuleyi öldürmeye karar verdiği ve eylemi icra ettiği zaman diliminin bir tam günden az olmakla yerleşik Yargıtay kararlarında zikredilen makul ve uygun sürenin geçmemiş olması, ön inceleme tutanağına göre gönderilen iki adet mesajın olaydan sonraki zaman dilimine ait olması, gerekçede belirtilen suça sürüklenen çocuğun, olayı kimsenin bulunmadığı mahalde işlemesinin ve olay sonrası rutin hayatına devam etmesi olgularının tek başına tasarlamaya mesnet oluşturmaması birlikte ele alındığında sanık hakkında TCK'nın 82/1-a maddesinin (tasarlama) uygulanma koşullarının oluşmadığı gözetilmeyerek hatalı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi" denildi. İstinaf kararını değerlendiren Gülden Coni'nin ablası Nurhan Alüzrek, E.A.'nın en ağır cezayı almasını istediklerini belirterek, "Biz en ağır cezayı talep ediyoruz. Maalesef ki kanunlara göre 15 yaşında bir çocuğun en uzun alabileceği ceza 20 sene. Fakat bu bir 20 sene infaz yasasıyla 12 seneye düştüğü için hiçbir şekilde bizi memnun etmedi. Bu yüzden biz daha ağır bir ceza istiyoruz. Bu yüzden katilin kesinlikle 15 yaşında olduğuna inanmıyoruz. Sebebi de otuz saniyede kardeşimi 30 bıçak darbesiyle katletmesi ve bunu planlı yapması. Önceden arkadaşlarından silah istemesi, arkadaşlarına anlatması, 'Ben Gülden'i öldüreceğim' demesi. Bunu 15 yaşında bir çocuk yapamaz bizim gözümüzde. Bu yüzden biz katilin gerçek yaşını istiyoruz. O yüzden tekrardan başvurduk istinaf mahkemesine. Kemik yaşı talep edeceğiz. Eğer kemik yaşı da ölçülürse en ağır cezayı almasını istiyoruz" dedi.

Filtreleme Haberleri

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Son 24 Saatte İkinci Kez İranlı Mevkidaşı Arakçi İle Telefonda Görüştü

Bakan Fidan ve Erakçi, dün de bir görüşme gerçekleştirerek İran'daki durum ve bölgedeki gelişmeler üzerine görüş alışverişinde bulunmuştu.

14 Ocak 2026 11:49

Bakan Fidan, İranlı Mevkidaşı Arakçi İle Görüştü

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile telefonda görüştü.

14 Ocak 2026 11:45

Huzurevinde 3 Arkadaşını Meyve Bıçağıyla Öldürdü! Hakkında İstenen Ceza Belli Oldu

Antalya'da yaklaşık 4,5 yıldır kaldığı huzurevinden hakkında tutulan tutanak sebebiyle çıkartılacağı gün husumetli olduğu öne sürülen 3 kişiyi meyve bıçağıyla öldürmek suçundan üç kez ağırlaştırılmış müebbet talebiyle tutuklu yargılanan 65 yaşındaki huzurevi sakini hakkında savcı mütalaasını sundu. Olay, 3 Mayıs 2024 günü saat 01.30 sıralarında Döşemealtı ilçesinde bulunan Halil Akyüz Huzurevi'nde meydana geldi. Yaklaşık 4,5 yıldır huzurevinde kalan İzzettin Süğüt (65), aralarında husumet bulunduğu öne sürülen huzurevi sakini Selçuk Goncegül'e (73) gece uykuda meyve bıçağıyla saldırdı. Sanık ilk duruşmada verdiği beyanında, huzurevi yönetimiyle tartışma yaşadığını iddia ederek, "Olay günü huzurevi müdürü bana koridorda küfürler etti, bana vurdu. 'Seni huzurevinden atacağım. Çıkış için imza atmazsan kadını taciz ettiğini söyleriz dediler. Ben de imza attım. Odama döndüğümde ise maktul Selçuk Goncegül bana iki kere vurdu. O gün kendimi kaybettim, psikolojim bozuldu. Ben de o sinirle mutfağa gittim ve elime geçen ilk bıçağı aldım. Daha sonra arkadaşım Ali Serdar Batır'a saldırdım. Selçuk Goncegül ise sandalyede oturuyordu. Televizyon izliyordu. Kolumu tuttu. Ben de kendimden geçtim, saldırdım. Çok pişmanım, ne yaptığımı hatırlamıyorum. Amacım korkutmaktı. Ahmet Özdemirel'i neden bıçakladığımı da hatırlamıyorum" ifadelerini kullandı.

14 Ocak 2026 11:42

Kanser Hastası Çift Satın Aldığı Asansörlü Eve Taşınamıyor! Kiracıdan'pes' Dedirten Yanıt: Benim De Bir Hayatım Var

Sağlık sorunları nedeniyle zor bir süreçten geçtiğini belirten Hilmi Günay, "2024 yılında yapılan muayeneler sonucunda kanser olduğum ortaya çıktı. Kemoterapi ve radyoterapi tedavileri gördüm, ameliyat oldum. Ameliyat sonrası halen yürümekte zorlanıyorum, merdiven çıkmak benim için çok güç. Eşim de ciddi sağlık sorunları yaşıyor. İkimiz de engelliyiz. Benim engel oranım yüzde 92, eşimin yüzde 96. Yaklaşık 6 yıl önce Yeşilbahçe Mahallesi'nde evimizi satın aldık. Maddi durumumuz bozulunca evi kiraya verdik. İlk olarak 2 yıllık kira sözleşmesi yaptık, daha sonra kiracının talebiyle 1 yıl daha uzattık. 2024 yılında sağlık sorunlarım nedeniyle kiracıya durumumu anlattım ve ameliyat olacağımı, kendi ihtiyacım için evi boşaltmasını rica ettim. Kiracı başlangıçta 'Boşaltabilirim' dedi ancak boşaltmadı" dedi. Pandemi döneminde böbreklerinden rahatsızlandığını belirten ve yıllardır diyaliz tedavisi gördüğünü anlatan Nuray Günay ise "Bu durum yaklaşık 5 yıldır devam ediyor. Zaman zaman komaya girme noktasına gelecek kadar ağır sağlık sorunları yaşadım. Geçen yıl ayrıca göğüs kanseri teşhisi konuldu. Ameliyat oldum ve radyoterapi tedavisi aldım. Tedavi sürecinde yaklaşık 1,5 ay ayağımın üzerine basamadım, koltuk değnekleriyle ve insanların yardımıyla hareket edebildim. Şu anda da yürüme güçlüğü çekiyorum. Bu sağlık durumlarım nedeniyle asansörlü bir evde yaşamam zorunlu hale geldi" diye konuştu. Kiracıları ile anlaşamayınca hukuki süreç başlatmak zorunda kaldıklarını belirten Günay, "Evimizi alabilmek için 5 yıllık kredi çektim. Kredi borcumu ödeyebilmek için maaşımı bu borca ayırdım. Yemedim, içmedim, tüm imkanlarımı zorlayarak borçlarımı ödedim. Amacım; borcu bitirip, kendi evimde oturabilmekti. Satın aldıktan sonra evin ilk sahibi kısa süreliğine oturdu, daha sonra evi boşalttı. Maddi imkansızlıklar nedeniyle kiraya verdim. Kiracıyı seçerken maaşı düzenli, sorun çıkarmayacağını düşünerek bir pilota kiraladık. Sözleşmesi bitince çıkmasını istedik. 'Bu sürede kendime ev alacağım' dedi. İyi niyetle oturmasını kabul ettik. Üçüncü yılın sonunda artık evime taşınmak istediğimi bildirdim. Çeşitli sebeplerle haziran ayına kadar süre verdik, yine sonuç alamadık. İhtarname göndermek zorunda kaldık ve hukuki süreci başlattık" dedi. Günay çiftinin kiracısı R.Ö. ise "Evi ilk kiraladığımda tadilat yapacağımı belirterek, 25 bin lira harcama yaptım. O zamanın fiyatıyla kiramın 10 katı bir harcamaydı. İlk olarak 2020 yılı Mayıs ayında ev sahipleri beni arayarak, evi kendilerinin kullanmak istediklerini söyleyip, evden çıkmamı talep ettiler. Ben de sonbahara kadar beklemelerini rica ettim. O dönemde kiram 2 bin 500 liraydı ve çevreye göre düşük kaldığını düşünerek, kiranın artırılmasını teklif ettim. Eylül ayında yeniden evden çıkmam istendi. Ben de 'Sorun kira ise artırayım, oturmaya devam edeyim' dedim. Yıllık peşin ödeme yapmayı teklif ederek, aylık 8 bin lira üzerinden anlaşmak istedim, kabul ettiler. Birkaç ay sonra tekrar arayıp, 'Kiranı geri verelim, biz eve taşınacağız' dediler. Ben de kiranın peşin ödendiğini söyleyerek, bunu kabul etmedim. Aramızda böyle sürtüşme yaşandı. Ancak bu noktadan sonra konu inatlaşmaya dönüştü. Ben de yasal haklarımı kullanacağımı söyledim. Bu süreçte 4 kez kapıma geldiler. Çelişkili beyanlar nedeniyle artık bu gerekçelere inanmıyorum. Benim de bir hayatım var. İyi niyet göstererek, kira artışını teklif ettim ve ev sahiplerine yardımcı oldum" dedi.

14 Ocak 2026 11:40

Antalya'da Bitmeyen İnat Savaşı! Her Şeyleri Var: Sürünerek Yaşıyor

Sağlık sorunları nedeniyle zor bir süreçten geçtiğini belirten Hilmi Günay, "2024 yılında yapılan muayeneler sonucunda kanser olduğum ortaya çıktı. Kemoterapi ve radyoterapi tedavileri gördüm, ameliyat oldum. Ameliyat sonrası halen yürümekte zorlanıyorum, merdiven çıkmak benim için çok güç. Eşim de ciddi sağlık sorunları yaşıyor. İkimiz de engelliyiz. Benim engel oranım yüzde 92, eşimin yüzde 96. Yaklaşık 6 yıl önce Yeşilbahçe Mahallesi'nde evimizi satın aldık. Maddi durumumuz bozulunca evi kiraya verdik. İlk olarak 2 yıllık kira sözleşmesi yaptık, daha sonra kiracının talebiyle 1 yıl daha uzattık. 2024 yılında sağlık sorunlarım nedeniyle kiracıya durumumu anlattım ve ameliyat olacağımı, kendi ihtiyacım için evi boşaltmasını rica ettim. Kiracı başlangıçta 'Boşaltabilirim' dedi ancak boşaltmadı" dedi. Pandemi döneminde böbreklerinden rahatsızlandığını belirten ve yıllardır diyaliz tedavisi gördüğünü anlatan Nuray Günay ise "Bu durum yaklaşık 5 yıldır devam ediyor. Zaman zaman komaya girme noktasına gelecek kadar ağır sağlık sorunları yaşadım. Geçen yıl ayrıca göğüs kanseri teşhisi konuldu. Ameliyat oldum ve radyoterapi tedavisi aldım. Tedavi sürecinde yaklaşık 1,5 ay ayağımın üzerine basamadım, koltuk değnekleriyle ve insanların yardımıyla hareket edebildim. Şu anda da yürüme güçlüğü çekiyorum. Bu sağlık durumlarım nedeniyle asansörlü bir evde yaşamam zorunlu hale geldi" diye konuştu. Kiracıları ile anlaşamayınca hukuki süreç başlatmak zorunda kaldıklarını belirten Günay, "Evimizi alabilmek için 5 yıllık kredi çektim. Kredi borcumu ödeyebilmek için maaşımı bu borca ayırdım. Yemedim, içmedim, tüm imkanlarımı zorlayarak borçlarımı ödedim. Amacım; borcu bitirip, kendi evimde oturabilmekti. Satın aldıktan sonra evin ilk sahibi kısa süreliğine oturdu, daha sonra evi boşalttı. Maddi imkansızlıklar nedeniyle kiraya verdim. Kiracıyı seçerken maaşı düzenli, sorun çıkarmayacağını düşünerek bir pilota kiraladık. Sözleşmesi bitince çıkmasını istedik. 'Bu sürede kendime ev alacağım' dedi. İyi niyetle oturmasını kabul ettik. Üçüncü yılın sonunda artık evime taşınmak istediğimi bildirdim. Çeşitli sebeplerle haziran ayına kadar süre verdik, yine sonuç alamadık. İhtarname göndermek zorunda kaldık ve hukuki süreci başlattık" dedi. Günay çiftinin kiracısı R.Ö. ise "Evi ilk kiraladığımda tadilat yapacağımı belirterek, 25 bin lira harcama yaptım. O zamanın fiyatıyla kiramın 10 katı bir harcamaydı. İlk olarak 2020 yılı Mayıs ayında ev sahipleri beni arayarak, evi kendilerinin kullanmak istediklerini söyleyip, evden çıkmamı talep ettiler. Ben de sonbahara kadar beklemelerini rica ettim. O dönemde kiram 2 bin 500 liraydı ve çevreye göre düşük kaldığını düşünerek, kiranın artırılmasını teklif ettim. Eylül ayında yeniden evden çıkmam istendi. Ben de 'Sorun kira ise artırayım, oturmaya devam edeyim' dedim. Yıllık peşin ödeme yapmayı teklif ederek, aylık 8 bin lira üzerinden anlaşmak istedim, kabul ettiler. Birkaç ay sonra tekrar arayıp, 'Kiranı geri verelim, biz eve taşınacağız' dediler. Ben de kiranın peşin ödendiğini söyleyerek, bunu kabul etmedim. Aramızda böyle sürtüşme yaşandı. Ancak bu noktadan sonra konu inatlaşmaya dönüştü. Ben de yasal haklarımı kullanacağımı söyledim. Bu süreçte 4 kez kapıma geldiler. Çelişkili beyanlar nedeniyle artık bu gerekçelere inanmıyorum. Benim de bir hayatım var. İyi niyet göstererek, kira artışını teklif ettim ve ev sahiplerine yardımcı oldum" dedi.

14 Ocak 2026 11:38

Marmaray Bu Meslek Grubuna Ücretsiz Oluyor

Konuyu "Anadolu Soruyor" programında Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'na aktardı. Bakan Uraloğlu açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Bu konuda ben gazeteci arkadaşlara karşı mahcubum. Bunu defaatle gündeme getirdiniz. Ben de epey ilgilendim. Şimdi tekrar ilgileniyorum. Burhanettin Duran hocamızla da konuştuk. Onların da yetkisinde olan bir konu. Biz öneriyi yaptık. O göreve geldiğinde de kendisine söyledim. Birkaç hafta önce de konuştuk. İnşallah onu halletme noktasında bir aşama kat ettik. O mahcubiyetimizi ortadan kaldıracağız." Odatv.

14 Ocak 2026 11:37

Küçük Çocuk Madeni Beş Lira Yuttu: Ameliyata Alındı

Yemek borusuna madeni beş lira para kaçan sekiz yaşındaki çocuk, Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapılan başarılı müdahale ile sağlığına kavuştu. Siirt'te sekiz yaşındaki Y.K., boğaz ına kaçan madeni 5 lirayla ölüm tehlikesi atlattı.

14 Ocak 2026 11:36

Vali'nin Konuşması Gündem Oldu: Liderimiz Erdoğan, Ben Onun Atadığı Valiyim

Kürsüde yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a olan bağlılığını dile getiren Turan, şu ifadeleri kullandı: "Bizim liderimiz var. Bizim liderimizin adı Recep Tayyip Erdoğan. Kıymetli Cumhurbaşkanımıza elbette şükranla sınır olun. Onun atadığı bir valiyim ben." Konuşmasının devamında vatandaşlara duyduğu sevgiyi yemin ederek ve dini referanslarla anlatan Turan, "Her birinizi vallahi de tallahi de seviyorum. Allah aşkına seviyorum. Muhammed aşkına seviyorum. Sevildiğimi de biliyorum. Çünkü sevgi göstermek ister. Mevlana gibi, ete kemiğe büründürmek ister. Eylemde olmalı, söylemde kalmamalı" dedi. Alandaki yaşlı vatandaşlarla olan diyaloğuna da değinen Vali Turan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Az önce buraya gelirken annelerimin elini öptüm. Onların yanına gittim. Kurban olurum o mübarek ellerinize. O gülümsemelerinize kurban olurum. Beni de sizin gibi bir anne yetiştirdi. Ben bir annenin, bir babanın, 'Allah Muhammed' diyen bir annenin ve babanın evladıyım." Turan konuşmasının sonunda ise Osmanlı Padişahı II. Abdülhamid'e atıfta bulunarak, "Cennet mekan İkinci Abdülhamid Han hazretlerinin ulu fermanıyla, mübarek fermanıyla, abdestiyle ve bismillahirahmanirrahim diyerek imzaladığı mührüyle var olan muhteşem bir değer" ifadelerini kullandı.

14 Ocak 2026 11:36

Bolu'da İki Hastane Kapanıyor: Taşınacak Yer Belirlendi

Bolu'da yapılan teknik incelemeler sonucunda deprem yönetmeliğine uygun olmadığı tespit edilen iki devlet hastanesinin kapatılmasına karar verildi. Her iki hastanedeki doktor, personel ve tıbbi birimlerin, tadilat çalışmalarının ardından Bolu İzzet Baysal Devlet Hastanesi Köroğlu Ünitesi'ne taşınacağı belirtildi. Valilik tarafından, "İlimizde sağlık hizmetlerinin güvenli ve etkin bir şekilde sunulmasını sağlamak amacıyla; ilgili kurum ve uzmanlar tarafından sağlık tesislerine yönelik yapısal analizler, risk değerlendirmeleri ve hizmet performans incelemeleri gerçekleştirilmiştir. Yapılan teknik çalışmalarda bazı hastane binalarımızın mevcut fiziki durumları ile hizmet sunum kapasiteleri birlikte değerlendirilmiş olup bu değerlendirmeler neticesinde; hasta ve personel güvenliğini önceleyen, sağlık hizmetlerinin daha güçlü bir altyapı ile sürdürülmesini hedefleyen bir planlama çerçevesinde İzzet Baysal Devlet Hastanesi bünyesinde hizmet veren bazı sağlık birimlerimizin birleştirilmesine yönelik karar alınmıştır. Söz konusu karar, kısa vadeli çözümlerden ziyade, uzun vadede ilimizde sağlık hizmetlerinin daha nitelikli, erişilebilir ve dayanıklı bir yapıya kavuşturulmasını amaçlamaktadır. Bu kapsamda, İzzet Baysal Devlet Hastanesi Merkez Ünitesi ile Kadın Doğum ve Çocuk Ünitesinde sunulmakta olan sağlık hizmetleri başta İzzet Baysal Devlet Hastanesi Köroğlu Ünitesi olmak üzere İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı diğer birimlerde verilmeye devam edilecektir. Bu süreçte, sağlık hizmetleri herhangi bir aksaklığa mahal verilmeden, planlı şekilde yürütülecek olup, vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine erişimi kesintisiz olarak devam edecektir. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla süreçle ilgili gelişmeler paylaşılmaya devam edilecektir" ifadelerine yer verildi.

14 Ocak 2026 11:32

Son Dakika Haberleri

Oktay Kaynarca'nın İfadesi Ortaya Çıktı: "Fuhuş Partisi Ve Uyuşturucu..."

"KADIN HEDİYE ETTİKLERİ BEYANINI KABUL ETMİYORUM" İfadesinde sosyal medya ünlüsü Rabia Karaca'nın kendisi hakkındaki iddialarını yanıtlayan Kaynarca, fuhuşa aracılık ettiği yönündeki suçlamalara sert tepki gösterdi. Murat Gülibrahimoğlu ve Fatih Keleş'i tanıdığını belirten ünlü oyuncu, şu ifadeleri kullandı: "Rabia Karaca'nın ifade ettiği, 'Murat Gülibrahimoğlu ile Oktay Kaynarca'nın yakın arkadaş olduğu, uyuşturucu ve fuhuş partilerinde birbirlerine kadın hediye ettikleri' şeklindeki beyanını kabul etmiyorum. Murat yakın arkadaşımdır; ancak fuhuş gibi bir suçta aracılık yapmam söz konusu dahi olamaz. Rabia Karaca isimli şahsı kesinlikle tanımıyorum." 100 BİN DOLARLIK REKLAM ANLAŞMASI Kaynarca, ifadesinde Rabia Karaca'nın ticari bir anlaşmaya dair sözlerini ise doğruladı. Yeni havalimanı bölgesindeki bir inşaat projesi için teklif aldığını belirten Kaynarca süreci şöyle anlattı: "Rabia Karaca'nın ifade ettiği, 'Murat Gülibrahimoğlu ile Oktay Kaynarca'nın yeni havalimanı taraflarında Orta Doğululara hitap edecek inşaat projesi ile ilgili reklam yüzü teklifini kabul ettiği' şeklindeki beyanını kabul ediyorum. Murat Gülibrahimoğlu'ndan tanıtım filmi için 100 bin dolar aldım. Sonradan bu proje hayata geçmediği için parasını iade ettim. Proje ile ilgili çekim yapıldı ancak hayata geçmedi." Soruşturma kapsamında Oktay Kaynarca ve şarkıcı Emel Müftüoğlu'nun da aralarında bulunduğu toplam 6 şüpheli işlem gördü.

14 Ocak 2026 14:36

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.