×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Haberi Yapay Zeka ile Özetinden Okuyun. Neden Habokado?

Müzeyyen Bıyık

Milli Takım Maçları Neden Şifrede Kaldı? Alman Yetkili Gerekçesini Türkiye Gazetesi'ne Anlattı: İşte Sözleşmeden Çıkan O Gerçek!

05 Haziran 2026 21:26

Millilerimizin 14 Haziran'daki Avustralya, 20 Haziran'daki Paraguay ve 26 Haziran'daki ev sahibi ABD maçları, yalnızca ücretli platform MagentaTV üzerinden izlenebilecek. "Türkiye'nin Dünya Kupası maçları neden ücretsiz yayınlanmıyor?" sorusunu yönelttiğim ZDF, Türkiye Gazetesi'ne önemli bir açıklama yaptı. ZDF Program İletişimi Birimi'nden Dr. Birgit-Nicole Krebs, Türkiye'ye yönelik özel bir tercih olmadığını belirterek şöyle konuştu: "ARD ve ZDF, 2026 FIFA Dünya Kupası için Telekom'un alt lisansörleridir ve toplam 60 maçın yayın hakkını satın aldılar. Türkiye milli takımının grup aşaması maçları da dahil olmak üzere geri kalan 44 maçı ise özel olarak Telekom yayınlayacak. Grup aşaması maçlarının sözleşme ortakları arasındaki dağıtımı zaten geçen yılın sonunda kesinleşti. O dönemde Türkiye'nin Dünya Kupası'na katılacağı henüz kesinleşmemişti. Maç seçim sürecine ilişkin olarak ise taraflar arasında gizlilik anlaşması sağlandı." Resmi sözleşme takviminin yanı sıra, turnuvanın düzenleneceği San Francisco, Los Angeles ve Vancouver gibi şehirler ile Avrupa arasındaki saat farkı da bu yayının açık kanallara gelmesini zorlaştıran bir diğer etken. Ay-yıldızlıların Avustralya maçı Almanya saatiyle sabah 06.00'da, Paraguay mücadelesi 05.00'te ve ABD maçı ise sabaha karşı 04.00'te başlayacak. ARD ve ZDF toplam 60 karşılaşmayı yayınlayacak.

Mehmet Özen

'Anladık Ama Yine De Yaptık'

05 Haziran 2026 20:54

Kentucky'nin dağ ilçesinde bir okul müdürünün masasında 27 milyon dolarlık bir çek var. Davada talep edilen rakam 60 milyon dolardı. "Platformlar şu özelliği kaldıracak" beyanı yok. O şekerin bağımlılık yapması için çocukların okul dönüşü eve yürüdüğü yolların bile bakkal dükkanına çıkmasını sağlıyor. "Tamam, ben etkilenen çocukların çok minik kısmına para vereyim ama rafımdaki şekere dokunmayacağım, çocukları zehirlemeye de devam edeceğim. Ayrıca suçlu olduğumu da kabul etmiyorum" diyor. Kentucky'de olan tam olarak bu. Bir "ruh hali bölgesine" girmek için oynuyordu. Bağımlılık, makinenin "insan doğasını" insanla birlikte kullanarak ürettiği bir şey. Ama makine bağımlılık yapsın diye tasarlandığı için, kumarbaz aynı anda hem suç ortağı hem de kurban sayılıyor. Ama bu sizin "tuzak kurduğunuz" gerçeğini değiştirmiyor. Facebook'un ilk Başkanı Sean Parker, 2017'de bir kanser araştırma etkinliğinde konuştu. " Düşü nce s ürecimiz şuydu: İnsanların zaman ve dikkatinin mümkün olduğunca fazlasını nasıl tüketiriz? Bunun için arada bir küçük bir dopamin atışı vermeniz gerekiyor. Biri fotoğrafınızı beğendiğinde, yorum yaptığında… Bir sosyal onay d ö ngüsü. Benim gibi bir hacker'ın çıkarabileceği türden bir ş ey, çünkü insan psikolojisindeki bir açıktan faydalanıyorsunuz." Sonra o cümleyi kurdu: "Mucitler, yaratıcılar. Ben, Mark, Instagram'dan Kevin. Bunu bilinçli olarak anladık. Ve yine de yaptık." Asimetrik suç ortaklığı. Tütün şirketleri onlarca yıl "sigara bağımlılık yapmaz" diye direnmişti.

Ali Tüfekçi

Yapay Zekâ Yazarlığı Nasıl Öldürüyor?

05 Haziran 2026 17:03

Bazı uyanık haber siteleri de kullanmaya başlamış, ancak doğru prompt yazamadıkları için "… hakkında kesin bilgilere sahip değilim, çünkü son bilgilerim 2021 yılına kadar uzanıyor ve bilgi güncellemesi yapamıyorum." cümlesini editörler gözden kaçırıyordu. Bir gün hocalardan biri müdavim bir akademisyene "Hocam yeter" diye isyan bayrağını çekti. 2024 yılındaki geniş ölçekli bir saha araştırmasında, yaklaşık 1.000 lise öğrencisi incelemeye alınıyor. Standart YZ desteği alan öğrenciler pratik aşamasında %48 daha başarılı olurken, YZ desteği çekildiğinde sınav performanslarında %17'lik bir düşüş yaşanıyor. "COGNİTİVE OFFLOADİNG" 2023 yılındaki bir başka araştırmada da ChatGPT'yi çalışma yardımcısı olarak kullanan üniversite öğrencilerinin, 45 günlük gecikmeli hatırlama testlerinde klasik metotlarla çalışan akranlarına kıyasla bariz derecede düşük performans sergilediği tespit ediliyor. Yapay zekâ bağımlılığı, hafıza mekanizmaları üzerinde "dijital unutkanlık" hasıl ederek, bu unutkanlığı derinleştiriyor ve bilgi kodlama süreçlerini pasifleştiriyor. YZ'nin eleştirel düşünme üzerindeki negatif tesiri, "Zihin yükünü boşaltma" (cognitive offloading) mekanizması denilen alan üzerinden şekilleniyor. Uzmanların açıklamasına göre bilhassa 17-25 yaş grubunun bu teknolojiye yüksek derecede bağımlılığı ve buna bağlı olarak en düşük eleştirel düşünme skorlarına sahip olmalarının da sebebi.

Filtreleme Haberleri

Dilek Ulusan

Ünlü İsimler Gençlere Örnek Olmalı Mı?

Çünkü özellikle gençler izledikleri karakterleri oynayan oyuncular önemli birer rol model haline gelebiliyor. Televizyon sektöründe de yaşanan gelişmeler, oyuncuların, gençlere örnek olduğu yönünde. Çünkü gençler, beğendikleri oyuncuların giyim tarzını, konuşmalarını ve konuşma tarzlarını dahi örnek alabiliyor. Bu sebeple oyuncuların toplum üzerindeki etkisini görmezden gelmek mümkün değil. "Oyuncu ben örnek değilim" dese bile örnek alındığını kabul etmesi gerekir.

05 Haziran 2026 16:54

Hürrem Elmasçı

Naci Ağbal'ın Günahı Neydi: Bakanı Kanser Yaptılar... Bir Özür Borcunuz Yok Mu

Çocuklar bazen kendimden bahsederim bilirsiniz, gurur da duyarım: Ben Mülkiyeliyim, maliye mezunuyum. Dün Naci Ağbal'la ilgili şunları yazdı: "Naci Ağbal görevdeyken hükumetin destekçisi bir gazeteci Surinam'dan sonra en yüksek faizin Türkiye'de olduğundan şikayet etmişti. Enflasyon lobisinin bahanesi hep aynıdır: "Bu kadar yüksek faiz varken kimse iş yapmaz, parayı faize yatırır." Surinam'da enflasyon %69,5'a kadar çıktıktan sonra şu anda %10,9'a gerilemiş durumda. Yani faiz çok yüksek falan değil, enflasyonla mücadelenin gerektiği kadar yüksekmiş. Doğru oturalım, doğru konuşalım: Demek ki Naci Ağbal haklı, faiz fazla diyenler haksızmış. Biz yanıldık, Naci Ağbal haklıymış da demiyorlar. Hala daha anlamadıkları ekonomi hakkında yazmaya devam ediyorlar. Hala daha faiz çok fazla hikayesi devam ediyor. Hatta IMF bakın gidişat kötü faizi tekrar 48'e çekin ve orada tutun da dedi ama anlamak istemiyorlar. Naci Ağbal haklıydı, görevden alınması yanlıştı demeden ekonomi hakkında atıp tutanların görüşüne itibar etmiyorum. Belli ki bunlar yandaşlar ve bir kere yandaş olunca yapılan her yanlışa da doğru denmesi hatta yanlışların savunulması gerekiyor ki böyle hikaye anlatıyorlar" Burada Soner Yalçın'ın Berat Albayrak hakkında yazdıklarını anımsadım; ekonomi politikalarını doğru bulduğunu anlattığında çok sayıda eleştiri gelmişti. "Kendini herkesten üstün tutan/ kibri yüzünden Berat Albayrak hiçbir çevre tarafından sevilmedi. Haksız da değiller; kendini aşırı seveni kimse sevmez… Her insanın karakteri/ davranış biçimi vardır ve insanlar, yeteneklerinizi, yapabildiklerinizi çabuk unutur, ama karakterinizi asla unutmaz. Bu sebeple: Adı geçen her tartışmada Berat Albayrak'ın kibri dışında, ekonomi/finans programını kimse konuşmak istemiyor. İsmini bile duymak istemiyor ki, neyi nasıl yaptığı-yapmak istediği insanların umrunda olsun… Bunun yanlış olduğunu düşünüyorum; insanın karakteri ile "icraatlarını" ayrı değerlendirmek gerekir. Rahmetli Turgut Özal "şeker" gibi insandı ama neoliberal programı, Türkiye'nin kırk yıldır sürekli uçuruma yuvarlanmasına sebep oldu/oluyor! "Ne yani Berat Albayrak'ın programı iyi miydi" sözünüzü duyar gibiyim. Sanırım meselenin özünü, kişinin karakterinden bağımsız konuşmaya başlayabiliriz: Berat Albayrak geçen ay kitap çıkardı: "Burası Çok Önemli!" AKP çevrelerine okuyup okumadıklarını sordum; kitabın tamamını okuyana rastlamadım! 'Bizim mahallede' de okuyana denk gelmedim. Çünkü, Türkiye'de tartışmalar hep kişiselleştirilir! Oysa, nitelikli tartışma için karşı görüşü dinlemek zorundasınız" Yazının tamamı için: Konu, kişisel değil Güncel Bakın çocuklar bunlar ezber bozan yazılar, Osmanlı'dan beri kimse işin ekonomi-politiğine bakmıyor nedense… Şatıroğlu'na döneyim Maliye Bakanı, Merkez Bankası Başkanlığı görevlerinde bulunan Naci Ağbal'a haksızlık edildiğini izah ediyor. Ne yaptı Kazancı, Ağbal'ı Aksa'nın CEO'su yaptı. Ona hak verenlerin sayısının da artacağını düşünüyorum. Türkiye ürettiği mallarını özelleştirmeler eliyle sata sata yerli ve yabancı faizcileri doyuramadı gitti çocuklar.. Bu da bir gerçek! 68 kuşağı damarıma basmayın benim, sonra tehlikeli sulara giriyorum...

05 Haziran 2026 14:11

Burhanettin Aydınlı

Din Ve İdeolojik Savaşlar

Günümüzde yaşanan krizler sadece enerji savaşları, ekonomik darboğazlar, kuraklık ya da göç hareketleri değildir. Bunların hepsi ideolojinin toplumu bir arada tutma araçlarıdır. Din, inanan insan için son sığınaktır. Batı Avrupa medeniyetinin 17. yüzyıldan itibaren dindışı, maddeci ve pozitivist bir "dünyevî zihniyet" geliştirdiğini belirten Teoman Duralı hoca, bu zihniyetin dini özünden koparıp bir sömürü aracına dönüştürdüğünü ifade eder. Ona göre "çağdaş küreselleştirilen İngiliz-Yahudi Medeniyeti" olarak adlandırdığı yapı, dini manevî mahiyetinden uzaklaştırarak onu ideolojik bir araca, yani dünyevî çıkarların hizmetine sokulan bir düzene dönüştürmüştür. Din ise insanı yalnızca aracısız, yüce Allah'a bağlayarak bu boyunduruktan kurtarmayı amaçlar.

05 Haziran 2026 13:47

Talip Bayram

İstanbul'da Türkmen Mutfağı Ve Samsaland

Orta Asya'nın uçsuz bucaksız bozkırlarında doğan Türkmen mutfağı, doğal yemeklerden oluşan bir sofra kültürü. Bu, Orta Asya'nın kadim mutfak kültürünün daha geniş kitlelerle buluşmasının da hikâyesi. Sofranın en dikkat çekici yıldızı kuşkusuz bu kadim Orta Asya lezzeti ve bu coğrafyada başlı başına bir ana yemek. İnce açılmış hamurun içine yerleştirilen etli harçla hazırlanan bu geleneksel lezzet, dışı kıtır, içi ise son derece sulu bir yapıya sahip. Orta Asya'daki ülkelerde sokak lezzeti olarak büyük ilgi görüyor. Belki de bu yüzden SamsaLand'ın ruhunu en iyi anlatan ürünlerden biridir. Geleneksel yöntemle buharda pişirilen mantı, hamurun yumuşaklığını koruyan özel bir yapıya sahip. Rusya ve Orta Asya coğrafyasında yaygın olan Pelmeni, daha küçük boyutlu ve yoğun et dolgulu bir mantı türü. Orta Asya mutfağının vazgeçilmezlerinden biri de şaşlıktır. Sabah başlayan kahvaltı servisi öğleden sonra 15.00-16.00 saatlerine kadar devam ediyor. Dar bir yerde faaliyet gösteren restoran, yıllar boyunca Türkmen ve Orta Asya mutfağının özgün lezzetlerini İstanbul'un damak tadıyla buluşturuyor. İlk günlerde müşterilerinin önemli kısmını Orta Asya kökenli aileler oluştururken zamanla Türk misafirlerin de bu mutfağa yoğun ilgi göstermesi işletmenin hedefini büyütüyor. Şirinevler'in ardından Küçükçekmece Gölü kıyısında bulunan yeni adresiyle SamsaLand, yüzlerce misafiri ağırlayabilen büyük bir restorana dönüşüyor. Yaklaşık 300-350 kişilik kapasitesiyle dikkat çeken bu büyümenin en değerli yanı ise işletmenin ruhunu kaybetmemesi. Özetle SamsaLand, Türkmen ve Orta Asya mutfağı özelliğiyle Türk mutfak kültürünün köklerini anlamak açısından son derece önemli bir yere sahip. Anadolu'da yediğimiz belki pek çok yemeğin ilk izleri Orta Asya bozkırlarında görülür.

05 Haziran 2026 13:25

Yılmaz Sağdıç

Finali Öldüren Endüstri

Zira hikaye izleyicinin zihninde yaşamaya devam ederdi. Bugün ise sinema başka bir şey yapıyor. Bir filmin gerçekten tamamlanması demek, o dünyanın da kapanması anlamına geliyor. Eskiden devam filmi çekmek için büyük bir başarı gerekiyordu. Şimdi ise devam filmi çekebilmek için hikayeler yarım bırakılıyor. Seyirci salondan çıkarken film üzerine değil, gelecek film üzerine konuşuyor. Artık final sahnesi değil, finalden sonraki sahne önemli. Oysa iyi bir final cesaret ister. "Artık söyleyeceğim söz bitti" deme sorumluluğu yükler. Her zaman geri dönülebilecek bir karakter, yeniden başlatılabilecek bir evren, çekilebilecek bir devam filmi kalsın.

05 Haziran 2026 13:23

Çetin Agaşe

Dava Mı, Makam Mı?

Diriliş Postası Genel Yayın Yönetmeni Değerli Gazeteci Ersoy Dede dünkü yazısında "Özgür Özel'in Akıl Hocası Arınç'mı?" başlıklı bir yazı kaleme aldı. Zaten yazının son cümlesi sözün bittiği yer; "Manisa, mentor ve FETÖ." Şimdi gelelim bu konunun Çetin'ce tarafına… Düşünsenize, adınız FETÖ ile anılmış, adı FETÖ ile anılan, siyaseten durdukları yer olarak iki ters kutup siyasi partinin, iki parti dışına itilmiş, ya da dışlanmış iki bilinen isimi(Bülent Arınç-Özgür Özel) her türlü tartışmaya açık yan yana fotoğraflar veriyor. Haa, kendilerine sorarsanız ikisi de partilerinin dava adamları. Kimi sessizce köşesine çekildi, kimi eleştirilerini yaptı, kimi ise bir zamanlar omuz omuza yürüdüğü kadroların tam karşısında yer aldı. Bir siyasi partinin kuruluşunda yer alıp, partinin büyümesi için mücadele edip, milyonlarca insana o davanın doğruluğunu anlatacaksın ve ardından yıllarca savunduğun o hareketin karşısında konumlanacaksın. Ancak, bir davanın kurucularından olan isimlerin, yıllarca mücadele ettikleri siyasi çizginin karşısında görüntü vermeleri doğal olarak "sadakat" ve "ilke" tartışmalarını da kaçınılmaz hale getirir. Dava adamı olmak ile siyaset adamı olmak arasında önemli bir fark vardır. Siyaset adamı şartlara göre yer değiştirebilir.

05 Haziran 2026 13:20

Mehmet Demir

Süresiz Prangadan Adil Geçişe: Aym'nin Nafaka Kararı Ne Anlama Geliyor Ve Ne Yapmalı?

Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde yer alan ve adeta bir ömür boyu prangaya dönüşen "süresiz" ibaresi artık iptal edildi. ​Kısa Süreli Evlilikler (0-3 Yıl): Nafaka süresi, evlilik süresini geçmeyecek şekilde sınırlandırılmalıdır. 1.5 yıl evli kalan bir kimse, en fazla 1.5 yıl nafaka ödemelidir. ​Orta Süreli Evlilikler (3-15 Yıl): Burada "Rehabilitasyon ve Uyum Nafakası" modeli uygulanmalıdır. ​2. "Kariyer Fedakarlığı" ve Çocuk Kriteri (Objektif Puanlama) ​Hakimin takdir yetkisi keyfiyete açık olmamalı, kanunda net kriterlerle sınırlandırılmalıdır. ​3. Kamusal Rehabilitasyon ve "Aile Dayanışma Fonu" ​Adalet, bir tarafı korurken diğer tarafı ömür boyu iktisadi bir rehineye dönüştürmek değildir. ​Süresi biten ancak yaş veya sağlık gibi haklı nedenlerle istihdam edilemeyen vatandaşlar için kurulacak bir "Aile Dayanışma Fonu" devreye girmeli; yük, eski eşin sırtından alınarak kamusal güvenceye devredilmelidir.

05 Haziran 2026 13:18

Filiz Özkol

Teknolojik Yalnızlık

Bunlardan biri de "ağaç yaşken eğilir" sözcüğüdür. Karakterlerimizin oluşumunda genetik yapımız ne kadar önemli olsa da, "küçük yaşlarda" aldığımız eğitimlerin bizi şekillendirmesi ile yaşam sürecimizdeki davranışlarımız, tepkilerimiz, toplumsal uyum sınırlarımız ortaya çıkar. "Fast-food" yemeklerin eşliğinde bebek arabalarında eline verilmiş akıllı telefonu ile oynayan küçücük, sevimli bebeklerimizi görüyoruz. Üstelik, "yapay zeka" olarak hayatımıza giren "bonusu" ile birlikte. Başta, bebeklerimiz olmak üzere hepimiz ilerleyen zamanda "Teknoloji bağımlılığı" gibi bir olgu ile karşı karşıyayız. Ancak, doğal yaşamın gereği olan yüz yüze ilişkilerin yerini tamamen sosyal medya ve internete bıraktığımız noktada farkında olmadan "yalnızlık" gibi izolasyon duygularının esiri olabiliyoruz. Kişiliğimizi etkileyen bu "dijital teknoloji müdahalesini" kontrol etmek bizim elimizdedir. Mantıksız olduğunu bildiğimiz halde kendimizi durduramadığımız ve tekrarladığımız, ritüel haline gelmiş davranışlarımız veya zihinsel eylemler uzun vadede "takıntılı" bir kişilik bozukluğuna yol açabilir. "Ağaç yaşken eğilir" sözünden yola çıkarak, çocuklarımızda ve hatta yetişkinlerimizde kontrol duygusunun gelişmesini sağlamalıyız.

05 Haziran 2026 12:14

Gizem Onar

Bakım Ürünlerinde Fazlası Her Zaman Daha İyi Değildir

Cilt ve saç bakımında sık yapılan hatalardan biri, kullanılan ürün miktarını artırmanın daha hızlı sonuç vereceğini düşünmektir. Oysa bakım dünyasında işler çoğu zaman bu şekilde yürümüyor. Fazla miktarda serum, krem ya da saç bakım ürünü kullanmak, beklenen faydayı artırmak yerine ürünlerin emilimini zorlaştırabiliyor ve bakım sürecini daha karmaşık hale getirebiliyor. Benim görüşüme göre bakım konusunda en önemli nokta, ihtiyaçları doğru analiz etmek. Doğru bakım, çok ürün kullanmak değil; bilinçli ürün kullanmaktır.

05 Haziran 2026 12:08

Murat Özbostan

Seçimi Transferler Mi Kazanacak?

Ancak bu kez tablo farklı. Fenerbahçe'nin 12 yıllık şampiyonluk özlemi… Herkes aynı soruyu soruyor: "Bu takım ne zaman şampiyon olacak?'' Bu yüzden hem Hakan Safi hem de Aziz Yıldırım cephesinin ortak noktası şampiyonluk vurgusu. Hakan Safi tarafında transferler ön planda. Aziz Yıldırım tarafında ise farklı bir yaklaşım var. Teknik direktör konusunda da ilginç bir tablo var. Aziz Yıldırım'ın açıklamalarına bakıldığında yerli teknik adam fikrine daha yakın olduğu görülüyor. Bu yüzden Aykut Kocaman ismi kulislerde sıkça konuşuluyor. Hakan Safi tarafında ise beklenti yabancı bir teknik direktör. Cumartesi günü iki aday son kez kürsüye çıkacak.

05 Haziran 2026 10:09

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.