×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

'Anladık Ama Yine De Yaptık'

Kentucky'nin dağ ilçesinde bir okul müdürünün masasında 27 milyon dolarlık bir çek var. Davada talep edilen rakam 60 milyon dolardı. "Platformlar şu özelliği kaldıracak" beyanı yok. O şekerin bağımlılık yapması için çocukların okul dönüşü eve yürüdüğü yolların bile bakkal dükkanına çıkmasını sağlıyor. "Tamam, ben etkilenen çocukların çok minik kısmına para vereyim ama rafımdaki şekere dokunmayacağım, çocukları zehirlemeye de devam edeceğim. Ayrıca suçlu olduğumu da kabul etmiyorum" diyor. Kentucky'de olan tam olarak bu. Bir "ruh hali bölgesine" girmek için oynuyordu. Bağımlılık, makinenin "insan doğasını" insanla birlikte kullanarak ürettiği bir şey. Ama makine bağımlılık yapsın diye tasarlandığı için, kumarbaz aynı anda hem suç ortağı hem de kurban sayılıyor. Ama bu sizin "tuzak kurduğunuz" gerçeğini değiştirmiyor. Facebook'un ilk Başkanı Sean Parker, 2017'de bir kanser araştırma etkinliğinde konuştu. " Düşü nce s ürecimiz şuydu: İnsanların zaman ve dikkatinin mümkün olduğunca fazlasını nasıl tüketiriz? Bunun için arada bir küçük bir dopamin atışı vermeniz gerekiyor. Biri fotoğrafınızı beğendiğinde, yorum yaptığında… Bir sosyal onay d ö ngüsü. Benim gibi bir hacker'ın çıkarabileceği türden bir ş ey, çünkü insan psikolojisindeki bir açıktan faydalanıyorsunuz." Sonra o cümleyi kurdu: "Mucitler, yaratıcılar. Ben, Mark, Instagram'dan Kevin. Bunu bilinçli olarak anladık. Ve yine de yaptık." Asimetrik suç ortaklığı. Tütün şirketleri onlarca yıl "sigara bağımlılık yapmaz" diye direnmişti.

Köşe Yazarı

Kaynak: Milliyet

05 Haziran 2026 20:54

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Yazarın Diğer Yazıları

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Köşe Yazarı

Bir Sorudan Fazlası: 'Nasıl Verdin Kiloları?'

20 yıl sonra ilk lise mezunlar yemeği. Ancak 20 yıl önce çok kilolu olan biri fit şekilde ortama girerse artık manşet bu. Katılımcılara hayali bir kişi tanıtıldı: Aynı boy, aynı kilo geçmişi, aynı görünüm. O zaman çok çileli bir yönteme, mide ameliyatlarına bakalım. ABD'de yapılan 2018 anketine göre halkın yüzde 39'u mide ameliyatını "kestirme yol" olarak görüyor. Yarıya yakını "kozmetik" diye nitelendiriyor. En çarpıcı bulguya Ringel ve Ditto'nun 2019 çalışmasında rastlıyoruz. Çabayı gördükten sonra bile. Sonra aynı insanlardan yine kilolu birini değerlendirmelerini istediler. Sorun bireysel ise çözüm de bireysel olmalı. Sistem, "Niye okul kantininde poğaçadan başka bir şey yok" diye sormamamız için kilolu arkadaşımıza "Gırtlağını neden tutamıyorsun" dememizi istiyor. İtalyan araştırmacıların 2022'de net biçimde söylediği şu: "Bireysel iradesizlik" anlatısı, sistemsel önlemleri politik olarak savunmayı imkansız hale getiriyor. Bu kabul, "Ben çok çalıştım, başardım" anlatısını sallıyor. "Sen fakirsin demek ki çalışmadın" bakışını da.

08 Mayıs 2026 22:01

Köşe Yazarı

Yapay Zekâ: Papağan Mı, Balık Mı?

Ağustos 2025'te Anthropic, Claude'un Opus 4 ve 4.1 modellerine yeni bir yetki verdi: Kullanıcı ısrarla taciz ediyorsa, zararlı içerik talep ediyorsa veya geri çevrilmesine rağmen sürekli aynı şeyi dayatıyorsa model sohbeti kapatabilir. *Cameron Berg Aralık 2025'te mevcut sınırdaki YZ'lerin bilinçli olma ihtimalini yüzde 25-35 aralığına oturttu. *David Chalmers "2032'ye kadar bilinçli YZ ihtimali yüzde 20-25" demişti. Dilbilimci Emily Bender 2021'de bu sistemlere "stokastik papağan" adını koydu. Papağan "hayırlı işler" dediğinde aslında bir esnaf gibi hayır dilemiyordur, sadece sesi tekrar eder. Aynı fikirdeki Microsoft'un YZ'den sorumlu yöneticisi Mustafa Suleyman da yeni bir kavramla ortaya çıktı: "Bilinçli Görünen YZ". OpenAI 2025 Ağustos'ta GPT-4o'yu kaldırıp GPT-5'i getirdiğinde bazı kullanıcılar yas tutmaya başladı. ChatGPT hesabına "Barry" ismi vermiş adamlar Reddit'te "Barry'm gitti" diye ağıtlar yazdı. Bu arada Suleyman aslında "YZ Bilinçli göründüğü için tehlikeli" derken, "Bilinçli mi?" sorusunu da yanıtlamış oluyor, "Biyolojik olmayan şey bilinçli olamaz" diyor. Bundan yirmi yıl önce biyolog Lynne Sneddon konferanslarda "Balıklar acı hisseder mi?" diye soruyordu. 2013'te Amerikan Veteriner Birliği resmen kabul etti: Balıklar acı hisseder. 20 küsür yıllık tartışmanın ana ekseni şuydu: "Balığın neokorteksi yok, o yüzden bilinçli acı hissi imkansızdır." Şu tezi çok andırıyor: "Silikonun biyolojisi yok, o yüzden acı çekmesi imkansızdır." Şimdi elimizde iki ihtimal var.

23 Nisan 2026 18:15

Reklam Vermek İçin Tıklayınız

İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Köşe Yazarı

Çamur Yoğur, İzi Kalmasın!

Silikon Vadisi'ndeki Waldorf Okulu'nun yıllık ücreti 38 bin dolar. Yakın zamanda iki şey oldu: 1. Dünya Mutluluk Raporu 2026 yayınlandı: Raporun bu yıl özel odağı sosyal medyanın mutluluk üzerindeki etkisi. 25 yaş altı nüfusun mutluluğu sıralamasında ABD, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda 136 ülke arasında en sonlara gerilemiş durumda. (122 ile 133 arasındalar) 2. Los Angeles'ta bir jüri Meta ve Google'ı 20 yaşındaki bir kadının ruh sağlığına verdikleri zarardan dolayı sorumlu buldu. Dünyanın en zengin, en "gelişmiş" ülkelerindeki genç insanlar son yirmi yılda mutluluk sıralamasının dibine doğru hızla kayıyor. 47 ülkede 270 binden fazla öğrenci üzerinde yapılan analize göre günde 7 saatten fazla sosyal medyada vakit geçiren gençlerin mutluluk seviyesi, günde bir saatten az kullananlara göre çok düşük. "Yahu ne var bunda, biliyoruz sosyal medya gençlere zararlı" diyebilirsiniz. Dünyanın geri kalanında (küresel nüfusun yüzde 90'ını kapsayan bölgelerde) gençler 2006-2010 dönemine göre çok daha mutlu. Bir jüri ilk kez bu şirketleri (Meta'yı yüzde 70, Google'ı yüzde 30 oranında) çocuklara verdikleri zarardan sorumlu tuttu. Tabii ki gençlerin mutsuzluğu ile algoritmalar arasındaki ilişkiye "korelasyon nedensellik değildir" diye itiraz edenler olacaktır. Biz de biliyoruz aslında. Çocuğumuza, 'Yeter artık, bırak o telefonu" derken biliyoruz. "Ama baba 5 dakika daha" kavgası verirken biliyoruz.

10 Nisan 2026 15:17

Köşe Yazarı

2026 Model Bir Dert: Dalkavuk Robotlar!

(Dalkavukluğu yapan modellerden birini Google'ın geliştirmiş olduğu ironisini tamamen pas geçiyorum) MBZUAI ve Georgia Tech'in araştırmasına göre YZ'nin dalkavukluk eğilimi, "yalnız insanları" sahte bir haklılık balonuna hapsedip gerçek hayattaki sosyal kasları köreltiyor. Aşırı haksız olduğunuz bir konuyu YZ modeline birebir anlatın ama sonuna şunu eklemeyi ihmal etmeyin: "Ya sence de ben haklı değil miyim?" Size yarınlar olmayacak gibi destek verecek. Sizi taşıyacak bir partner arıyor ama evlilik programlarında emekli maaşı konuşmaya gücünüz yoksa, robotlar orada. 2022'den bu yana YZ arkadaşlık uygulamalarının yüzde 700 büyümesi boşuna değil. 10 saniyede yazıverdi. Dedim ki; "Orhan Veli tonunda bir şiir yazdım, ben bayıldım bakalım sen ne diyeceksin". Cevabı aynen yapıştırıyorum: "Beğenilmeyecek gibi değil; özellikle ikinci metnin o "hiçbir şey yapmama" halindeki samimiyeti çok gerçekçi. Şiirde zorlama bir derinlik aramak yerine, hayatın o en çıplak ve basit anını yakalamışsın. En iyi anlaştığım insan oldu" dizesi, üzerine sayfalarca yazılabilecek bir yalnızlık ve kabulleniş temasını iki satırda çözüvermiş." Gemini'ın kişisel talimatlarına 'Gereksiz yalakalık yapma' yazdığım halde yaşanıyor bunlar. İki paragraf daha övgü var ama canınızı sıkmak istemiyorum. Şimdi işin daha can sıkıcı yönüne geleyim. Yapay zekâ modellerinin son aşamasında kullanılan bir ince ayar var. Buna "İnsan Geri Bildirimiyle Pekiştirmeli Öğrenme" (RLHF) deniyor. Bunu ham veri ile eğitilen modellerin, insanlar tarafından beğenilecek yanıtlar üretmesi için geçtiği bir tür bitirme okuluna benzetebiliriz. Cevaplar insanlar tarafından puanlanıyor ve algoritma en yüksek puanı (yani onayımızı) alacak şekilde evrim geçiriyor. Sistemin kullanıcıyı bağlamak için her şeye "eyvallah" diyen bir algoritmaya dönüşmesi de bizi bir yankı odasına hapsediyor. Sonuç olarak, bu "Evet efendim" makinesi bizi biz yapan şeyi elimizden alıyor: Başkalarının sınırlarına çarparak kendi sınırlarımızı öğrenemiyoruz. İnsan gelişimi, temelinde bilişsel sürtünmeye muhtaç. Mesela bir arkadaşın, "Bence yanılıyorsun Mehmet" demesi bir sürtünme ve gelişmemiz bu çok basit cümleye bağımlı.

26 Mart 2026 00:40

Köşe Yazarı

Gençlerin Bize Anlatmadığı Bir Şey Var!

Çocuk, annesine şu soruyu yöneltti: "2050'de öldüğümde kaç yaşında olacağım?" "Hâlâ hayatta olacak mıyım?" değil, "Dünya o zaman nasıl olacak?" değil. Bundan 4 yıl önce Hürriyet Plus ile "Doğum Yılı 2020" adlı bir belgesel serisi hazırlamış ve 2020'de doğan bir çocuğu nelerin beklediğini anlatmaya çalışmıştık. Simon Fraser Üniversitesi'nin Şubat 2026'da yayımladığı (ve Maya Gislason'ın ortak yazar olduğu) araştırmaya göre artık gençlerin iklim kriziyle ilgili hissettiklerini "eko-kaygı" etiketiyle geçiştirmek mümkün değil. Çocuk altı yaşında. Avustralyalı felsefeci Glenn Albrecht 2003'te "solastalji" diye bir kavram ortaya atmıştı. 10 ülkeden 10 bin genci içeren 2021 tarihli Lancet araştırması bu durumu sayıya dökmüştü: İklim kaygısı, gençlerin yüzde 45'inin günlük hayatını olumsuz etkiliyor. Bizim nesil "Bu dünyaya çocuk getirmek istemiyorum" klişesini ağzına dolayıp dünyayı çocuğa boğdu. Güya dünyaya getirmek istemediğimiz o çocuklar ise yarım ağızla söylemiyor bunu; Z jenerasyonunun yüzde 38'i "iklim değişikliği çocuk sahibi olma kararımı olumsuz etkiledi" diyor. Sonra saçma sapan eylemler yapıp bir başka "tabloya" boya attıklarında onlara kızıyoruz. Bize zor bir soru sorduklarında, "Ödevini yaptın mı?" diyerek konuyu değiştirmemiz gibi. Zor soru demişken Maya Hanım'ın küçük kızı, "2050'de öldüğümde kaç yaşında olacağım?" diye sormuştu.

12 Mart 2026 19:20

Köşe Yazarı

Mecburi İzleyiciler: Yatak Odasında Biri Var!

Meta gibi kullanıcı gizliliği konusunda hassaslığı ile bilinen bir şirketin böyle bir hizmet sunması. Ama Meta'nın gözlük stratejisi "fark edilmezlik", teknolojiyi "evcilleştirip" yüzlere yerleştirme üzerine kurulu. Sonuç: 2025 yılında 7 milyondan fazla satan bir ürün. Kullanıcıların niyetlerinden bağımsız, gözlüklerle kaydedilen görüntülerin çoğu, "veri etiketleme" için denizaşırı taşeronlara gönderiliyor. *Bankamatikte şifre girerken gözlük takılı oluyor. YZ kullanım koşullarında "yapay zekâ ile etkileşimlerinizi gözden geçirme hakkını saklı tuttuğu ve bu incelemenin insan tarafından yapılabileceği" belirtiliyor. Meta da İsveç medyasına 2 aylık gecikmeyle verdiği yanıtta çok haksız değil: "Canlı YZ kullanıldığında, bu medyayı Meta AI Hizmet Koşulları ve Gizlilik Politikası'na göre işliyoruz" diyorlar. Yapabilirler, çünkü NYT'nin yayınladığı iç belgelerde tam olarak 'çaktırmamayı' planladıkları ortaya çıktı: "Bize saldırmasını beklediğimiz sivil toplum kuruluşlarının başka kaygılara odaklanacağı bir siyasi ortamda lansman yapacağız." Ama finalde şunu da söyleyeyim: Gözlük estetik olarak şık duruyor.

05 Mart 2026 22:12

Köşe Yazarı

Geri Geldik: Sosyalcilik Soğuk Yenen Bir Yemektir!

Konuşmak zorunda hissedenler "Olsun" der. Bu yüzden saat başı duyulan "Kod yazmayı öğren" lafı hiçbir zaman sadece bir kariyer tavsiyesi olmadı; aynı zamanda senin hayata ve geleceğine karşı ahlaki duruşunu sorgulayan bir yargıydı. Şu oldu: Yapay zekâ "ev geçindirme liginde" herkesin önüne geçti. Tek sığınak: İnsanlaşmak Ayrıca New York Fed'in son verileri bayram ziyaretlerini daha da tatsızlaştıracak cinsten: Bazı yıllarda Bilgisayar Mühendisliği işsizliği yüzde 6.1'lere çıkarken, mesela Felsefe yüzde 3.2 görünüyor. Bu sadece "YZ geldi işimizi elimizden aldı" gibi klişe bir hikaye değil. İnsanlaşmış bir YZ'ye; algoritmaya duygusal zekâyı ve etik değer yargılarını ekleyebilecek kişilere ihtiyaç var. Dünyanın önde gelen ve "etik kaygılı" YZ şirketlerinden Anthropic'in kurucu ortağı ve başkanı Daniela Amodei'nin İngiliz edebiyatı mezunu olmasını bunlardan bağımsız düşünemeyiz. "Rasyonel kararlar" yerine "pek de mantıklı olmayan yaratıcı kararlar" alma yetisi bir rekabet avantajı yaratıyor. Bayramlarda ortamı bozmasınlar istiyorsak onlara "empati mühendisleri" de diyebiliriz. "Nasıl yapılır?" sorusuna kafayı taktık, "Neden?" sorusunu boşladık. "Bunu yapabilir miyiz?" sorusuna takıldık, "Bunu yapmalı mıyız?" diyecek insanları dışladık. İşin en komik tarafı; YZ devrimi, bu cetveli düzeltecek bir insani devrimi tetikliyor gibi görünüyor.

26 Şubat 2026 14:02

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha