×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Haberi Yapay Zeka ile Özetinden Okuyun. Neden Habokado?

İran'ı Suçladı, Ypg'ye Siper Oldu

13 Ocak 2026 18:22

Bakırhan, "Ülkeyi 'açık hava hapishanesine' çevirmekle kimse sorunlarını çözemez" diyerek emperyalist şebekelerle aynı yere konumlandı. Türkiye'de ise PKK kurucusu Abdullah Öcalan'ın yaptığı 27 Şubat çağrısının arkasında olduklarını öne sürdü. Bakırhan'ın "Gazze için gözyaşı döküp ertesi gün Halep'i Gazzeleştirmeye ikiyüzlüğünü hepimiz görüyoruz. Gazze'ye ağlayıp Halep'e alkış çalan her kimse iflah olmaz bir Kürt düşmanıdır." sözleri dikkat çekti Tuncer Bakırhan'ın ilgili açıklamaları şöyle: "İran'da sokak, çarşı, esnaf, işçi, kadınlar ve gençler 'artık yeter' diyor. Kürt kentlerinde yoğunlaşan baskı, ayrımcılık ve şiddet ise rejimin tekçi, mezhepçi ve merkeziyetçi karakterini bütün açıklığıyla ortaya koyuyor. İtiraz, İran'daki halkların, ezilenlerin en temel ve meşru haktır. Rejim ise copla, topla, gözaltı, cezaevi, idam tehdidi ile müdahale ediyor. Hiçbir iktidar, bu çok iyi bilinsin, kendi yurttaşlarının iradesine rağmen kalıcı olamaz. Ülkenin internetini, iletişimini komple keserek sessizlik karantinasına toplumu almakla çözüm getiremezsiniz. Şalterleri indirerek kimse meşruiyet üretemez. Ülkeyi 'açık hava hapishanesine' çevirmekle kimse sorunlarını çözemez" "Halep'te sessiz bir soykırım provası yapıldı. Şam rejimi ve Türkiye'nin güdümündeki çeteler, IŞİD'in yarım bıraktığı işi tamamlamak üzere harekete geçtiler. Evet, Suriye'nin sorunu vardır ve bu sorun selefi, tekçi, ırkçı yönetim anlayışıdır. "İnsanlıktan nasibini almamış çeteler Halep'in Kürt ve Süryani mahallelerine saldırdığında Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği itidal çağrısı yaptı. "10 Mart Mütabakatı'na uymayan SDG değil, Kürtler değil, rejimdir. İkincisi, daha kısa süre önce Alevilere Dürziler'e açık katliam yapanlar bugün Kürtlere yönünü çevirmiştir. Bu da somut bir gerçek değil mi? Biz buna sessiz kalmayacağız Sayın Bahçeli. Size düşen, oradaki Kürtlerin hakkını, hukukunu müdafaa etmektir. Türk-Kürt kardeşliği diyorsunuz. Alın size fırsatı. "Mesela 40 günü aşkındır Sayın Öcalan'la bir görüşme yok. DEM Parti olarak 27 Şubat çağrısının arkasındayız.

Emine Erdoğan, "Tıp Ve Kültür-sanat Sempozyumu"nda Konuştu

13 Ocak 2026 18:16

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, "Tıp ve Kültür-Sanat Sempozyumu"nda konuştu: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, "Teknolojinin sunduğu imkanları, insani bir dokunuşla genişletecek her yaklaşım, hem tıbbın hem de insanlığın geleceği için vazgeçilmezdir." dedi. Bu vesileyle hekimlerden hemşirelere, ebelerden ambulans şoförlerine, sağlık camiasının her bir mensubuna şükranlarını sunan Emine Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Onlar, büyük bir özveriyle çoğu zaman kendi hayatlarını geri plana alarak en zor zamanlarımızda yanımızda oluyorlar. Gösterdikleri fedakarlık her türlü takdirin üzerindedir. Bu toprakların hekimleri, tarih boyunca insanlığın tıbbi birikimine çok büyük katkılar yaptılar. Sadece hastalıklara reçete yazmakla kalmadılar, insana ve hayata değer veren bir şifa anlayışının reçetesini de insanlığa hediye ettiler. Tıp ilmini yalnızca teknik bir alan olarak değil bir sanat, irfan ve ahlak meselesi olarak gördüler. Yaralara merhem hazırladıkları kadar ortaya koydukları hekimlik anlayışıyla ruhun yaralarına da merhem oldular. Afiyette olma halini organların sıhhatiyle sınırlamadılar, onu insanın varoluşunun tamamında aradılar. Beden ve ruhun ahengini insanın terazisi saydılar. Hastalığa değil şifaya odaklandılar. Bu anlayış, darüşşifalarda ete kemiğe büründü, kurumsallaştı. Darüşşifalar, medeniyetimizin şefkat geleneğinin abideleri ve günümüz için çok önemli referans kaynaklarıdır." Anadolu coğrafyasında Selçuklu'dan Osmanlı'ya uzanan bu büyük mirasta tedavinin sanatla, maneviyatla nasıl iç içe olduğunun açıkça görülebildiğine işaret eden Emine Erdoğan, şöyle devam etti: "Estetikle insanın iç dünyasına kapılar açan mimarların, duvarları, sütunları motiflerle süsleyen zanaatkarların, yürek tellerini titreten müzisyenlerin, şifanın ayrılmaz bir parçası olduğunu idrak ederiz. Bu öyle bir dünya ki incelikle, zevkiselimle inşa edilmiş. Orada hastaya ilaç diye musiki reçete ediliyor. Hekimler, korku ve heyecan gibi duyguların, insan nabzına olan etkilerini gözlemliyor, nabız hareketlerine göre hastalara farklı makamlarda müzikler dinletiyor. Hastane bahçelerinde lale, sümbül, karanfil, nesrin gibi koku veren çiçekler yetiştiriliyor, hastalara çiçek manzaraları seyrettiriliyor. Ruhsal rahatsızlığı olanlara günde iki defa gül suyu serpiliyor, Kur'an okunuyor, kuş sesleri dinlettiriliyor. Huzur verdiği için avlulara su havuzları ve şadırvanlar yapılıyor. Kısacası, müzikle terapi, kokuyla terapi, suyla terapi ve maneviyatla terapi gibi yöntemler, kişiye özel şifa terkiplerine dahil ediliyor. Fiziksel mekan, başlı başına bir afiyet atmosferine dönüştürülüyor." Emine Erdoğan, kurulan bu büyük şifa medeniyetinin fikri zeminini İbn-i Sina'nın, "Tedavinin en iyi yollarından biri, hastanın akli ve ruhi güçlerini arttırmak, ona hastalıkla daha iyi mücadele etmek için cesaret vermek, hastanın çevresini sevimli, hoşa gider hale getirmek, ona en iyi musikiyi dinletmek ve onu sevdiği insanlarla bir araya getirmektir." sözleriyle özetlediğini aktardı. Emine Erdoğan, "O nedenle vakit çok geç olmadan hekim ve hastanın buluştuğu yerin, muayene odasından ibaret olmadığını hatırlamalıyız. Bilakis hekim ve hasta, mana ikliminde buluşur. Hastalar, hayatın en kırılgan anlarında hekimin rehberliği, sevgisi, şefkati ve empatisiyle hayata tutunur. Dolayısıyla teknolojinin sunduğu imkanları, insani bir dokunuşla genişletecek her yaklaşım, hem tıbbın hem de insanlığın geleceği için vazgeçilmezdir." diye konuştu. Emine Erdoğan, bilim ve sanatın, birbirine rakip değil aynı kalbin iki yarısı olduğunu dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Tarih boyunca insanlık, büyük sıçramalarını aklı estetikle, bilgiyi hikmetle, tekniği anlamla buluşturabildiği ölçüde gerçekleştirmiştir. Birçok bilim insanı, kainatın, hayatın ve yaratılışın hakikatine vakıf olabilmek için sanatla iç içe olmuş, farklı disiplinlerden beslenmiştir. Bir örnek vermek gerekirse İbn-i Sina'yı büyük hekim yapan, felsefe ve astronomi gibi alanlarda da derin izler bırakabilecek kadar çok yönlü olabilmesidir. Ne var ki modern dünyada bilginin, parçalara bölündüğünü ve bütünlüğün zayıfladığını görüyoruz. Mikro uzmanlıklar, büyük resmi tamamlanması adeta imkansız bir yapboza çeviriyor. Pozitif bilimlerle sanat arasında derin uçurumlar açıldı. Bu uçurumu kapatmanın yegane yolu, disiplinler arası çalışmalara ağırlık vermektir." Konunun uzmanlarının da tıp eğitiminde insani bilimlerin yer almasının önemini vurguladığını aktaran Emine Erdoğan, "Çünkü insanın laboratuvar ortamında tahlil edilemeyecek yönlerini anlamak, ancak çok yönlü bir idrakle mümkün olabilir. İnanıyorum ki tıp ilmi, insani bilimlerden, sanattan, edebiyattan, felsefeden beslendikçe yalnızca hastalıkları değil, insanı bir bütün olarak iyileştiren özünü koruyacaktır." dedi.

Filtreleme Haberleri

Hem Yazan Hem Bozan: 30 Euro Sınırına Saraydan İronik Sitem

Cumhurbaşkanı kararı ile gümrük vergisinin kaldırılmasına Başdanışman Saral'dan tepki geldi. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral gümrük muafiyetinin kaldırılmasındaki amacın yerli üreticiyi korumak olduğunu hatırlatırken düzenleme ile amaçtan sapıldığına dikkat çekti. Saral'ın mesajı şu şekilde: "30 Euro düzenlemesinin amacı yerli üreticiyi ve esnafı korumaktır. Buna kimsenin itirazı olamaz. Ancak bugün ortaya çıkan tablo, bu amacın ciddi biçimde saptırıldığını göstermektedir. 50 liralık ürün 750 liraya çıkıyorsa, 2500 liralık cihaz 15 bin liraya satılıyorsa, burada artık koruma değil, açıkça fırsatçılık ve istismar vardır. Elektronik komponentten yedek parçaya kadar pek çok alanda vatandaş adeta cezalandırılmakta, 3 dolarlık ürün için insanlar gümrük müşavirlerine yönlendirilerek binlerce liralık masrafa mecbur bırakılmaktadır. Bu tablo, ne vicdanla bağdaşır ne de sosyal devlet ilkesiyle. Devletin aldığı her kararın merkezinde millet olmalıdır. Uygulama vatandaşın omzuna yük bindiriyorsa, orada durup samimiyetle hesap yapılmalıdır. Evet, yerli üretici desteklenecektir. Ama bu destek, vatandaş ezilerek değil; adaletle ve ölçüyle sağlanmalıdır"

13 Ocak 2026 18:25

Çağatay Güç: Akp'nin İzmir'e Verecek Bir Cevabı, Çözecek Bir Sorunu Yok

AKP iktidarının vatandaşın sağlığı, eğitimi, adaleti ve refahıyla ilgilenmediğini s öyleyen Güç, "E ğer ger çekten bu ülkenin insan ını d ü ş ünen bir iktidar olsayd ı, bug ün Türkiye bu halde olmazd ı" dedi. AKP'li yöneticilerin ba şka şehirleri örnek göstererek İzmir'i eleştirmesini samimiyetsiz bulduğunu belirten G üç, "Kayseri'yi, İzmit'i örnek gösterip İzmir'e laf edemezler. Çünkü tablo Türkiye'nin her yerinde ayn ı" dedi. 2026 b ütçesinde İzmir'e y önelik somut bir yat ırım olmadığını s öyleyen Güç, "Ne yeni bir rayl ı sistem, ne ciddi bir ulaşım yatırımı, ne çevre, ne altyap ı, ne de sanayi alanında tek bir b üyük proje var. İzmir üretiyor, İzmir çal ışıyor ama AKP h ükümeti bu kente yine üvey evlat muamelesi yap ıyor" ifadelerini kullandı. 2025 yılı verilerini paylaşan G üç, "Giri ş bedeli 1 milyar 162 milyon lira, katener enerji gideri 376 milyon lira, hat kullanım bedeli ise 390 milyon lira. Sadece hat ve enerji giderleri toplam gelirin y üzde 65,8'ine ula şıyor. Personel maliyeti, bakım giderleri ve kredi ödemeleri dahil bile de ğil. Bu yapı s ürdürülemez" dedi. Hatlar ın işletilmesi, bakımı ve planlamasının tamamen TCDD'ye ait olduğunu vurgulayan G üç, "Yönetim sizde, bedel İzmir B üyük şehir Belediyesi'nde, sıkıntı ise İzmir halkında. Bu kabul edilemez" diye konuştu. AKP'li siyasetçilerin ise sadece şov yaptığını ifade eden G üç, "O gün kameralar önündeydiler, bugün ortada yoklar" dedi. İzmir'in bilin çli şekilde cezalandırıldığını s öyleyen Güç, "Bu şehir susuz kalırsa sorumlusu sizsiniz" dedi. Kaynak değeri y üksek 41 kuyunun hâlâ bekletildi ğini belirten G üç, "Alt taraf ı izin verilecek. Ama verilmediği i çin İzmir susuzluğa mahk ûm ediliyor. Sonra da ç ıkıp 'su sağlamıyorsunuz' diyerek CHP'li bir kenti cezalandırmaya kalkıyorsunuz. Buna izin vermeyeceğiz" dedi. "İzmir milletvekilleri ve AKP y öneticileri bu kentin sorunlar ından kopmuş durumda" diyen G üç, "Ne kadar çok konu şurlarsa çal ıştıklarını sanıyorlar ama İzmirli bunu yemez" dedi. " İzmir laf değil iş ister, bahane değil çözüm ister" diyen Güç, sand ık ça ğrısında bulundu. A ç ıklamasının sonunda ça ğrıda bulunan G üç, sürecin acilen düzeltilmesi gerekti ğini ifade ederek, "Bu tablo karşısında vicdanen rahat olunamaz. Murat Başkan'a acil şifalar diliyorum. Onu çok sevdi ğimi de özellikle belirtmek istiyorum" dedi.

13 Ocak 2026 18:23

Ankara'da Aranan Şüphelilere Yönelik Operasyon: 45 Kişi Yakalandı

"Hırsızlık" suçlarından 18 yıl 11 ay hapis cezası bulunan M.T, "Çocuğun Cinsel İstismarı" suçundan 16 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası bulunan Y.A, "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama" suçundan 13 yıl 9 ay hapis cezası bulunan G.A. ile 12 yıl 6 ay hapis cezası bulunan S.T. ve "Kasten Yaralama Neticesinde Ölüme Neden Olma" suçundan 10 yıl hapis cezası bulunan Ü.A'nın da aralarında bulunduğu hükümlüler, Sincan Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna teslim edildi.

13 Ocak 2026 18:22

Antalya'da Profesyonel Otel Yöneticileri, "Yöresel Mutfak"ta Buluştu

Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Türkiye'nin yedi bölgesinin yöresel ve coğrafi işaretli ürünlerinin daha görünür kılınması için "Yöresel Mutfak" çalışmasını hayata geçirdi. Rusya'nın 4 milyon 45 bin misafirle ilk sırada yer aldığını anlatan Saatçioğlu, 3 milyon 555 bin ile Almanya'nın ikinci sırada yer aldığını ifade etti. POYD'un her aylık toplantısında bir yörenin coğrafi işaretli ve yöresel ürünlerinin tanıtımının yapılacağını ifade eden Saatçioğlu, otellerin "her şey dahil" sisteminde de yöresel ürünlerin daha görünür olacağını vurguladı.

13 Ocak 2026 18:22

Sakarya'da Korkutan Görüntü! Deniz Yola Çıktı

Bir günde yaklaşık 50 metre içeri giren deniz, bölgede bulunan taşınmazlar için de tehdit oluşturdu. Kıyı erozyonuyla birlikte Karadeniz yaklaşık 50 metre içeri girdi.

13 Ocak 2026 18:19

Vicdansız Hırsızlar Pes Dedirtti! Bayılan Gencin Telefonunu Ve Kol Saatini Çaldılar

İstanbul Beyoğlu'nda kaldırımda baygınlık geçiren 21 yaşındaki gencin cep telefonunu ve kol saatini çalıp kaçan iki hırsız, Güven Timleri Şube Müdürlüğü Polisleri tarafından kısa sürede yakalandı. Tarlabaşı Bulvarı üzerindeki kaldırımda iddialara göre M.A. (21) isimli genç baygınlık geçirdi. İstanbul Emniyeti'ne bağlı Güven Timleri Şube Müdürlüğü'ndeki yasal işlemlerinin ardından "Yankesicilik" suçundan adliyeye sevk edilen M.I. ve B.A. isimli iki suç ortağı tutuklanarak cezaevine yerleştirildi.

13 Ocak 2026 18:15

Dilek İmamoğlu: Bu Millet, Cumhuriyetinden Vazgeçmeyecek

İmamoğlu, "Millet üç yüz gündür adalet için demokrasi için, geleceğimiz için mücadele verdi, vermeye devam ediyor. Şu çok iyi bilinsin ki 300 gün değil, 300 bin gün de olsa millet iradesinden demokrasisinden, Cumhuriyetinden vazgeçmedi, vazgeçmeyecek" dedi. "MİLLETİN İRADESİ 300 GÜNDÜR GASP EDİLDİ" Dilek İmamoğlu konuşmasına, "Merhaba. Hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum. Üç yüz koca gün geçti" diyerek başladı ve şöyle devam etti: "Değerli eşim İstanbul'un seçilmiş büyükşehir belediye başkanı Ekrem İmamoğlu ve yol arkadaşları 300 gündür mahrum. Üç yüz gün. Dile kolay ama bize zor. Sevdiklerimiz içeride bizler dışarıda. Bizim bir yanımız eksik. Onların dört yanı duvar. Hayatımızdan asla geri gelmeyecek 300 gün haksız ve hukuksuz şekilde çalındı, çalınmaya devam ediliyor. Milletin iradesi 300 gündür gasp edildi. Gasp edilmeye devam ediliyor." "MİLLETİMİZ TARİHTE ÖRNEĞİ GÖRÜLMEMİŞ BİR İLKİ YAŞATARAK 25.1 MİLYON İMZA İLE TEPKİSİNİ GÖSTERDİ" İmamoğlu, sürecin toplumda yarattığı etkiye ilişkin ise şunları söyledi: "Millet üç yüz gündür adalet için demokrasi için, geleceğimiz için mücadele verdi, vermeye devam ediyor. Şu çok iyi bilinsin ki 300 gün değil, 300 bin gün de olsa millet iradesinden demokrasisinden, Cumhuriyetinden vazgeçmedi, vazgeçmeyecek. Yirmi üç yaşında bir gencin alnının teriyle hak kazandığı diploması, 31 yıl sonra usulsüzce iptal edildi. Ertesi gün İstanbul'un seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu evine yapılan şafak baskınıyla gözaltına alındı. Yol arkadaşları, seçilmiş belediye başkanları, iş insanları ve bürokratlardan oluşan yüzlerce kişi aynı gün gözaltına alındı. Televizyonda yalanlar, iftiralar, sözde kulis bilgileriyle algı operasyonlarına başlandı. Peşinen suçlu ilan edilen Ekrem İmamoğlu'yla arkadaşları 4 gün sonra hiçbir somut kanıt olmadan gizli tanık ifadeleriyle tutuklandı. Milletin Cumhurbaşkanı adayı tutuklanmıştı. Ve millet bu haksızlığı içine sindiremedi, sandığa koştu. 15.5 milyon oyla adayına sahip çıktı. Hatta milletimiz tarihte örneği görülmemiş bir ilki yaşatarak 25.1 milyon imza ile tepkisini göstermeye devam etti. "HAK İHLALLERİNİ FIRSATA ÇEVİRDİLER" Ekrem İmamoğlu'nun görüntüsünü, sesini sosyal medya hesaplarını yasaklasalar da onu milletimizin kalbinden çıkaramadılar. Üç yüz gün boyunca uğraştılar, didindiler. Her geçen gün operasyonlara devam ettiler, ediyorlar. Özgürlüklerinden mahrum bıraktıkları, hücrelere hapsettikleri, koğuşlarda yerlerde yatırdıkları insanları iftiraya zorladılar. Bir yandan da birileri hak ihlallerini fırsata çevirip İBB borsasını yarattı. Basında birbirinden temelsiz, çirkin ve kasıtlı iddialar dolaşıyor. Bu iddialara yanıt veren tüm kanallar yasaklanıyordu. Devletin kanalı TRT'de yalanlar yayınlanıyordu. Avukatlar tutuklandı. Savunma hakkı gasbedildi. İstenilen kararı vermeyen hakimlerin görev yerleri değişti. Doğal hakim ilkesi çiğnendi. Masumiyet karinesi. Lekelenmeme hakkı. Adil, şeffaf ve tarafsız yargılama, tutuklu yargılamanın istisna olması gibi kritik hukuki değerler ayaklar altına alındı. Ve sonunda hiç kimsenin inanmadığı bomboş bir iddianame ortaya çıktı. Üç yüz gün boyunca uğraştılar. 300 gün boyunca Ekrem İmamoğlu'nu unutturmak milletin gönlündeki yerinden indirmek için çalıştılar. Başaramadılar, başaramayacaklar." "ADALET ER YA DA GEÇ YOLUNU BULUR" Dilek İmamoğlu konuşmasının sonunda ise şu çağrıyı yaptı: "Artık bu haksızlığa, bu hukuksuzluğa son vermenin zamanı geldi de geçiyor. Gelin, toplumun vicdanına kulak verin. Sevdiklerimizi tutuksuz yargılayın. İddianamenize güveniyorsanız, mahkemeleri canlı yayınlayın. Tüm yurttaşların masumiyet karinesini ve lekelenmeme hakkını koruyun. Muhalefete, gençlere, basına baskı yapmaktan vazgeçin. Adalet herkes için işlesin. Adil ve şeffaf yargılanma ilkeleri uygulansın. Gelin, bu milletin geleceğinde sizin de yeriniz olsun. Çünkü üç yüz gün geçti, başaramadınız. Üç yüz gün daha geçse, başaramayacaksınız. Bu millet hak hukuk ve adalet arayışından, demokrasiden, Cumhuriyetten, iradesinden vazgeçmedi vazgeçmeyecek. Halkın iradesi tutuklanamaz. Hakikat dört duvar arasına sığmaz. Adalet er ya da geç mutlaka yolunu bulur. Ekrem İmamoğlu ve arkadaşları yalnız değildir. Ve bu ülke seçilmişlerin şafak baskınlarıyla susturulduğu bir ülke asla olmayacaktır. Ve biz biliyoruz bu karanlık geçecek. Ülkemiz yeniden adaletle nefes alacak ve halkın iradesi mutlaka ama mutlaka kazanacak."

13 Ocak 2026 18:12

Reklam Vermek İçin Tıklayınız

İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Murat Ongun'un İkinci Hesabına Da Erişim Engeli!

İBB davası kapsamında 23 Mart 2025'ten bu yana tutuklu bulunan İstanbul B üyük şehir Belediyesi (İBB) Medya A.Ş. Y önetim Kurulu eski Ba şkanı Murat Ongun'un X hesabı kapatıldı. 'MrtOngun_resmi' kullan ıcı adına sahip yeni X hesabından yaptığı ilk paylaşımda Murat Ongun, şunlara yer verdi: "İkinci hesabım da kapatıldı.

13 Ocak 2026 18:11

Son Dakika Haberleri

Çin, İran Petrolüne Ne Kadar Bağımlı?

ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'la ticaret yapan ülkelere yüzde 25 gümrük vergisi uygulanacağını açıklaması, Çin'in İran petrolüne olan yüksek bağımlılığını yeniden tartışmaya açtı. Çin'in geçen yıl İran'dan günlük ortalama 1,38 milyon varil petrol aldığı belirtiliyor. Bu miktar, Çin'in deniz yoluyla ithal ettiği toplam günlük yaklaşık 10,27 milyon varil ham petrolün yüzde 13'ünden fazlasına karşılık geliyor. Sektör temsilcileri, Çin'in büyük devlet petrol şirketlerinin 2018–2019 döneminden bu yana İran petrolü alımından kaçındığını, yükün büyük ölçüde özel rafineriler tarafından taşındığını belirtiyor. Çin gümrük verileri, Temmuz 2022'den bu yana İran'dan resmi petrol ithalatı yapılmadığını gösterse de, fiili akışın devam ettiği ifade ediliyor. İran'dan ABD'ye sert uyarı: "Her saldırıya yıkıcı karşılık veririz" Pekin yönetimi, tek taraflı yaptırımları tanımadığını ve İran ile petrol ticaretinin meşru olduğunu savunuyor.

13 Ocak 2026 23:16

14 Ocak Çarşamba Ordu Okullar Tatil Mi?

Ordu Valiliği duyurdu. Ordu Valiliği tarafından yapılan açıklamada, kent genelinde etkili olan kar yağışı, don riski ve buzlanmanın devam edeceği belirtilerek, öğrenci ve vatandaşların güvenliğinin ön planda tutulduğu vurgulandı. Valiliğin açıklamasına göre 14 Ocak günü bazı ilçelerde eğitim ve öğretime tamamen ara verildi. Altınordu, Fatsa, Ünye, Çatalpınar, Gülyalı ve Perşembe ilçelerinde ise eğitimin kısmi olarak durdurulmasına karar verildi.

13 Ocak 2026 23:15

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.