×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Haberi Yapay Zeka ile Özetinden Okuyun. Neden Habokado?

Kedileri Korumak İçin Yaktıkları Soba Evlerini Yaktı: İki Ev Küle Döndü

13 Ocak 2026 20:09

*]:pointer-events-auto scroll-mt-[calc(var(--header-height)+min(200px,max(70px,20svh)))]" tabindex="-1" dir="auto" data-turn-id="request-WEB:1b2cbfec-42e1-4439-b69f-e56364a1d893-17" data-testid="conversation-turn-36" data-scroll-anchor="true" data-turn="assistant"> Tokat'ın Erbaa ilçesinde, sahipsiz kediler üşümesin diye yakılan sobadan çıkan yangın, iki evi kullanılamaz hale getirdi. Gündoğdu Mahallesi'nde meydana gelen yangında, alevler kısa sürede yayıldı; kedileri koruma amacı ise büyük bir faciayla sonuçlandı. Yangın, Atatürk Caddesi'nde yaşayan A.U. ve B.U. kardeşlerin, evlerinin müştemilatında baktıkları kediler için soba yakmalarıyla başladı. İddiaya göre kardeşler sobayı yaktıktan sonra pazara gitmek üzere evden ayrıldı. Ancak, kısa süre sonra sobadan çıkan alevler müştemilata sıçradı, rüzgarın da etkisiyle yangın kontrolsüz bir şekilde büyüdü. Alevler önce kendi evlerini sardı, ardından bitişikte bulunan komşuları E.A.'ya ait eve de sıçradı. Durumu gören mahalle sakinlerinin ihbarı üzerine, Erbaa Belediyesi İtfaiye ekipleri hızla olay yerine sevk edildi. Yaklaşık bir saat süren yoğun müdahalenin ardından yangın çevredeki diğer evlere sıçramadan kontrol altına alınarak söndürüldü. Ancak hem A.U. ve B.U. kardeşlerin hem de E.A.'nın evi kullanılamaz hale geldi. Yangının söndürülmesinden sonra ev sahiplerinin yıkımı gözyaşlarıyla izlediği, B.U.'nun kedilerini kucağından indirmediği görüldü. Evler yandı, kediler kurtarıldı: "Onlar benim canımdı" Yangında en büyük teselli, bazı kedilerin sağ salim kurtarılması oldu. Gözyaşları içinde konuşan B.U., " Kedilerim için sobayı yaktım, onları yalnız bırakmadım.

Filtreleme Haberleri

Vali Aydoğdu'dan Yaralı Polis Memurlarına Hastane Ziyareti

Vali Aydoğdu, İl Emniyet Müdürü Zafer Baybaba ve İl Sağlık Müdürü Dr. Cihan Tekin ile birlikte, Bölge Trafik Müdürlüğünde görevliyken trafik kazası geçirerek yaralanan iki polis memurunu Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ziyaret etti.

13 Ocak 2026 20:10

Erzincan'da Eğitime 1 Gün Ara Verildi

Açıklamada, don ve buzlanma nedeniyle özellikle ulaşımda yaşanabilecek olumsuzluklar ile trafik güvenliği açısından oluşabilecek risklerin göz önünde bulundurulduğu ifade edilerek, 14 Ocak 2026 Çarşamba günü il genelinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmî ve özel tüm örgün ve yaygın eğitim kurumlarında, Kur'an kurslarında, kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı kreş ve gündüz bakımevleri ile çocuk kulüplerinde eğitimöğretime bir gün süreyle ara verildiği bildirildi.

13 Ocak 2026 20:05

Kastamonu'da İki Ayrı Noktada Heyelan Meydana Geldi

Kastamonu'da etkili olan olumsuz hava koşulları nedeniyle İnebolu-Abana ve İnebolu-Doğanyurt kara yollarında iki ayrı noktada heyelan yaşandı. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen Karayolları 15. Bölge Müdürlüğüne bağlı ekipler, iş makineleriyle temizlik çalışması yaptı. Karayolları 15. Bölge Müdürlüğüne bağlı ekipler, toprak ve ağaç yığını ile kapanan yolları yeniden ulaşıma açtı.

13 Ocak 2026 20:04

Meclis'te 'Emekli Zammı' Tartışması! Akp'li Vekilden Muhalefete; Şov Yapmayın!

MUHALEFETTEN YENİŞEHİRLİOĞLU'NA TEPKİ Bunun üzerine söz alan CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, "Hiçbir grup burada şov yapmıyor. Eğer bunu şov olarak görüyorsa benim kendisine söyleyecek hiçbir sözüm yok. Allah aşkına siz empati yapıyor musunuz? 20 bin emekli maaşı alan bir amcanın, bir teyzenin yerine kendinizi koyuyor musunuz?" diye tepki gösterdi. İYİ Parti Grup Başkanvekili Buğra Kavuncu da "Sayın Grup Başkanvekili dedi ki: 'Emeklilerin yaşadığı sıkıntı bütün meclisin sorumluluğu.' Bu kurduğunuz cümlede samimiyseniz size çok açık net bir teklif. CHP'nin ve Yeni Yol'un bu konu ile ilgili verdiği araştırma önergesini AKP Grubu olarak 'Evet' oyu verin" dedi.

13 Ocak 2026 20:03

Eskişehir'e Meteoroloji'den Kar Yağışı Uyarısı! Bu Gece Başlıyor

Meteoroloji 3. Bölge Müdürlüğü'nden alınan son değerlendirmelere göre, Eskişehir genelinde hava sıcaklığının 2 ila 4 derece artması beklenirken, gece saatleri ile yarın sabah erken saatlerde yer yer hafif kar görülebileceği bildirildi. Tahminlere göre Eskişehir'de en düşük hava sıcaklığı Sivrihisar'da eksi 8 derece, Odunpazarı'nda ise eksi 5 derece olarak ölçülebilir.

13 Ocak 2026 20:03

Erzincan'da Eğitime 1 Gün Ara Verildi

Valilik, hava sıcaklığının eksi 10 dereceye kadar düşmesinin beklendiğini ve yoğun buzlanma riskine karşı 14 Ocak 2026 Çarşamba günü il genelindeki tüm eğitim kurumlarında eğitimin durdurulduğunu açıkladı. Açıklamada, don ve buzlanma nedeniyle özellikle ulaşımda yaşanabilecek olumsuzluklar ile trafik güvenliği açısından oluşabilecek risklerin göz önünde bulundurulduğu ifade edilerek, 14 Ocak 2026 Çarşamba günü il genelinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmî ve özel tüm örgün ve yaygın eğitim kurumlarında, Kur'an kurslarında, kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı kreş ve gündüz bakımevleri ile çocuk kulüplerinde eğitim-öğretime bir gün süreyle ara verildiği bildirildi.

13 Ocak 2026 20:01

Halk Tv'ye Yönelik "Bilirkişi" Davasında Yurt Dışına Çıkış Yasakları Kaldırıldı

İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun 27 Ocak'ta düzenlediği basın toplantısında gündeme getirdiği bir bilirkişiye ait ses kaydının Halk TV'de yayınlanması üzerine beş gazeteci hakkında dava açıldı. Barış Pehlivan savunmasında şunları söyledi: "Tamamen gazetecilik saikiyle, bir gerçeğin ortaya çıkması amacıyla; Türkiye'nin konuştuğu, canlı yayınında milyonların izlediği bir meselenin aktörü olan müştekiyi aradım. Amacım son derece açıktı: 'Hakkınızda bir iddia var, bu iddiaya ilişkin ne söylemek istersiniz?'" Pehlivan, AKP'li Hamza Dağ ve Melih Gökçek'in aynı ses kaydını sosyal medyada paylaşmasına rağmen sanık olmadıklarını hatırlatarak, bu çifte standarda dikkat çekti. Programlar Koordinatörü Kürşad Oğuz ise şu ifadeleri kullandı: "Gazeteciliğin çok farklı alanlarında, dergi, gazete ve televizyonlarda; muhabirlikten yayın yönetmenliğine kadar pek çok görevde bulundum. Bu süre zarfında, başbakanlar döneminde dahi böyle bir davayla karşılaşmadım. O zaman da gazetecilik yapıyordum, bu süreçte de gazetecilik yaptım. Açıkçası, neden böyle bir davayla karşı karşıya kaldığımız konusunda hiçbir fikrim yok. Bildiğim tek şey şudur: Burada suçlanan gazeteciliktir. Benim ve diğer arkadaşlarım nezdinde yargılanan şey gazeteciliktir. Biz bildiğimiz işin doğrusunu yaptık. Ortada bir taraf vardı, kendisine soru sorduk. O da açıklamalarını yaptı. Biz bu açıklamaları kesmeden, biçmeden yayınladık. Aynı şekilde, söz konusu konuşmasında eğer bu dava siyasi bir davaysa, Ekrem İmamoğlu hakkında da birçok iddiada bulundu, suçlamalar yöneltti. Bunları da yine hiçbir şekilde kesmeden, biçmeden yayınladık. Dolayısıyla bizim herhangi bir siyasi amacımız yoktur. Biz sadece gazetecilik yaptık ve bugün burada bunun için bulunuyoruz. Yurt dışına çıkış yasağına gelince; bu tedbir, geçen bir yıl içinde benim için fiilen bir cezaya dönüşmüş durumdadır. Biz yaklaşık bir yıldır ceza çekiyoruz. Çünkü benim yurt dışında gerçekleştirdiğim söyleşiler var, bu kapsamda yürüttüğüm bir programım bulunuyor. Bu süreçte, yurt dışındaki muhataplarıma durumu anlatmak zorunda kalarak yaklaşık sekiz söyleşiyi iptal ettim. Bana'Neden gelemiyorsun?' diye soruyorlar. Ben de 'Böyle bir davam var' demek zorunda kalıyorum. Ardından, 'Bu, yurt dışına çıkmayı gerektiren bir dava mı?' diye soruluyor. 'Devletimiz böyle uygun görmüş' diyorum ve konuyu kapatıyorum. Açıkçası bunu açıklamakta da ciddi zorluk yaşıyorum. Ayrıca çocuğum yurt dışında eğitim görüyor. Bu nedenle, yurt dışına çıkış yasağının kaldırılmasını sizden özellikle talep ediyorum." Suat Toktaş ise 38 yıllık gazetecilik geçmişine dikkat çekerek şunları söyledi: "Aradan bir yıl geçtikten sonra dönüp baktığınızda, gerçekten ortada olağanüstü bir durum olmadığını görüyorsunuz. Dosyanın tamamına bakıldığında da bu çok açık. Bizler 38 yıldır gazetecilik yapan insanlarız. Ben 1989'dan bu yana, yani 38 yıldır bu mesleğin içindeyim. Orta yaşını çoktan geçmiş, hayatını gazeteciliğe vermiş bir gazeteciyim. Buradaki arkadaşlarımızın yaşlarına ve tecrübelerine baktığınızda da, bunun açıkça bir gazetecilik faaliyeti olduğunu uzun uzun anlatmanın bile artık garip bir hâl aldığını düşünüyorum. Özgeçmişlerimiz dosyada mevcut. Avukatlarımız da ayrıntılı şekilde ifade etti. 38 yıldır karakol görmüş insanlarız. Bugün ise son derece temel bir gazetecilik faaliyeti nedeniyle yargılanıyoruz. Açık söyleyeyim, bu durum kendi başına zaten ciddi bir cezalandırmaya dönüşmüş durumda. Yargılamanın konusu "izinsiz ses kaydı"dır. Ancak dosyada çok net bir tablo vardır: Müşteki arandığında, arayan kişinin hangi kurumdan aradığı söyleniyor, ismi belirtiliyor, karşılıklı konuşuluyor, hatta sohbet ediliyor. İstediği noktada konuşmayı sonlandırma imkânı da var. Bunların tamamı dosyada mevcut. Buna rağmen 'izinsiz ses kaydı'ndan söz ediliyor. Ayrıca şunu da hatırlatmak isterim: Aynı gün Yeni Şafak gazetesine konuşuyor. Ertesi gün basılı gazetede röportajı çıkıyor. Yani ortada açıkça bir konuşma ve açıklama iradesi var. Sadece bizimle konuşulmuş bir durum da değil. Bu tablo karşısında, izinsiz ses kaydı iddiasının hangi mantıkla ileri sürüldüğünü anlamakta güçlük çekiyorum. Hukukçu değilim ama en azından sağduyu ile bakıldığında bu değerlendirme yapılabilir diye düşünüyorum. Öte yandan, adli kontrol tedbiri açısından da çok ciddi bir çelişki var. Biz sanıklar olarak bir yıldır, dördüncü celse de dâhil olmak üzere, her duruşmaya geliyoruz. Yargıyı ciddiye alıyoruz, yaptığımız işi ciddiye alıyoruz, Mahkemenizi ciddiye alıyoruz. Buna karşılık, dosyanın esas aktörü olan kişi duruşmalara gelmiyor. Zorla getirme, yakalama gibi kararlar var; ancak bunlara da hiçbir şekilde cevap vermiyor. Gelmiyor, ifade vermiyor. Bu durumda biz kendisine hiçbir soru soramıyoruz. 'İzin var mıydı, yok muydu?', 'Biz doğru mu anladık, yanlış mı anladık?' diye soramıyoruz. Çünkü ortada yok. Bu artık iyi niyetli bir durum değildir. Bu, yargı mekanizmasıyla alay etmektir. Bence bunun, yargı mensupları tarafından öncelikle sorgulanması gerekir. Çok garip bir tabloyla karşı karşıyayız. Adli kontrol tedbirinin yarattığı sonuçlara da özellikle değinmek istiyorum. Benim iki kızım var, ikisi de yurt dışında yaşıyor. Bir yıldır yanlarına gidemiyorum. Kızım şu anda ev taşıyacak, yanında olmam gerekiyor ama olamıyorum. Acil bir durum olsa ulaşma şansım yok. Buna karşılık, duruşmalara gelmeyen, yargılamayı fiilen aksatan kişi hakkında herhangi bir fiili yaptırım yok. Ama biz, fiilen ceza çekiyoruz. Bir yıldır fiili olarak cezalandırılıyoruz. Bu durum sadece bizi değil, çocuklarımızı da etkiliyor. Burada arkadaşlarımızdan birinin kızının pasaportuna el konulduğunu da biliyorsunuz. Bu tedbirler yalnızca sanıkları değil, aileleri ve çocukları da mağdur ediyor. Biz insanız, sosyal hayatımız var. Bu bir yıl, zaten başlı başına bir cezaya dönüşmüş durumda. Açıkça söylemek gerekirse, özgürlüğümüz fiilen kısıtlanmış durumda. Bu tedbirin artık sonlandırılması gerekiyor. Bu nedenle, adli kontrol tedbirinin, özellikle yurt dışına çıkış yasağının kaldırılmasını talep ediyorum." Savcılık, adli kontrol tedbirlerinin devamını talep etti.

13 Ocak 2026 20:00

Kayseri'de Kapanan Futbol Kulübünün Eski Yöneticisinin Öldürülmesine İlişkin Davaya Devam Edildi

Sanık M.A. (72) ise tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığı ile duruşmaya bağlandı. Amacının yaralamak olduğunu öne süren sanık, "Öldürme kastım yoktu. Oğlum hakkındaki azmettirme iddiasını kabul etmiyorum. Olayı bireysel işledim. Kimsenin suçu yoktur." dedi. M.A, 7 Ocak 2020'de adliye önünde karşılaştığı Ahmet Demir'i (30) aralarında çıkan tartışmanın ardından silahla vurarak yaralamıştı. Görülen davada, saldırıyı gerçekleştiren M.A. "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan 24 yıl, H.D., A.T. ve T.H. "tasarlayarak kasten öldürmeye iştirak" suçundan 12'şer yıl hapis cezası almış, Ö.A. ve H.D. ise beraat etmişti.

13 Ocak 2026 20:00

Ordu'da Eğitime Kar Engeli

Ordu Valiliği tarafından yapılan açıklamada; Akkuş, Aybastı, Çamaş, Çaybaşı, Gölköy, Gürgentepe, İkizce, Kabadüz, Kabataş, Korgan, Kumru, Mesudiye ile Ulubey ilçelerinin tamamında ve Altınordu, Fatsa, Ünye, Çatalpınar, Gülyalı, Perşembe ilçelerinde ise kısmen eğitim-öğretime 1 gün süreyle ara verildiği belirtilerek, "Tamamen tatil kararı alınan ilçelerimizdeki tüm resmi ve özel eğitim kurumları, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri, özel eğitim kursları, halk eğitimi merkezlerinde; kısmen tatil kararı alınan ilçelerimizde belirtilen eğitim-öğretim kurumlarında; 14 Ocak 2026 Çarşamba günü 1 gün süreyle eğitim ve öğretime ara verilmiştir. Eğitim-öğretime tamamen ara verilen ilçelerimizde; kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan hamile ve engelli personeller ile çocuğu kreş ve anasınıfına devam eden anneler aynı gün idari izinli sayılacaktır. Sağlık, güvenlik, 24 saat esasına göre hizmet veren birimlerde çalışan personelin durumu hizmetin gereği olarak ilgili birimler tarafından değerlendirilecektir" ifadeleri kullanıldı.

13 Ocak 2026 19:59

Muhalefet Partileri "Emeklilere Zam" İstedi: Akp'li Grup Başkanvekili Yenişehirlioğlu "Şov Yapmayın" Dedi

TBMM Genel Kurulu'nda Yeni Yol, İYİ Parti ve CHP Grup Başkanvekilleri emeklilere zam talep etti. AKP Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu ise "Emeklilerimizin yaşadığı ekonomik zorluklar bu Meclis'in tamamının ortak sorumluluğudur. Hiç kimse bu mesele üzerinde siyasi şov yapma, polemik üretme ya da hakaret dili ile gündem oluşturma hakkına da sahip değildir" dedi. Genel Kurul'da konuşan siyasi partilerin grup başkanvekilleri gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özdağ: TÜİK'in rakamları memurların, emeklilerin veya SSK'lıların, Bağ-Kur'ların maaş zamlarına modern bir gasbıdır Yeni Yol Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, hükümetin memurlara, emekli memurlara, en düşük emekli maaşı alanlara, SSK ve Bağ-Kur emeklilerine bu yıl bir zam oranı teklif ettiğini hatırlatarak "TÜİK'in rakamlarına göre teklif etti. TÜİK rakamları doğru rakamlar değil. İTO'nun rakamları da var. ENAG'ın rakamları da var. TÜİK'in rakamlarını bir sağlamaya tabi tutmamız lazım ama bu sağlamayı tutabilmemiz için TÜİK'in mutlaka enflasyon sepetini açıklaması lazım. Enflasyon sepetini açıklamayan bir TÜİK'in rakamları adeta bütün memurların, emeklilerin veya SSK'lıların, Bağ-Kur'ların bütün maaş zamlarına çok ciddi şekilde tırnak içinde söylüyorum modern bir gasptır. Başka bir şey değildir" dedi. En düşük emekli maaşının 16 bin 881 lira olduğunu hatırlatan Özdağ, şöyle konuştu: "Hükümetin teklifi, 'yüzde 18.48 ile 20 bin liraya çıkartalım' diyor ama ben diyorum ki peki SSK'ya bağlı ve Bağ-Kur'dan emekli ayrılanlar, SSK'dan emekli ayrılanlar niye yüzde 12.19 zam alsınlar ki? Onların zamlı maaşlarına da yüzde 18.48'lik bir zam yapılmalıdır. Hatta en düşük emekli maaşı 128 bin 75 lira asgari ücret rakamı olmalı ve ardından da buradan bu emekli maaşları üzerinden yapılan zam yani en düşük emekli maaşına yapılan zam oranında SSK'lılara, Bağ-Kur'lara zam yapılmalı." Kavuncu: Bu millet kendi annesine, atasına yapılan bu muameleyi asla unutmaz ve muhakkak sandıkta da bunun hesabını soracak İYİP Grup Başkanvekili Buğra Kavuncu, AKP iktidarının emeklilerden vazgeçtiğini söyleyerek "Yerli ve milli olduğunu iddia eden iktidar bizim kültürümüzde olan büyüklerimizi ayrı bir yere koymak, onları rahat yaşatmak, onlara saygıda kusur etmemek, onlara değer vermek konusunda maalesef bu milli değeri adeta unutmuş, emeklilerimizi gözden çıkartmış. 'Artık bizim için bir kıymetiniz yok' diyor" dedi. CHP Grubunun 5 milyon emekli için mücadele ettiğini belirterek şöyle konuştu: "Gece gündüz nöbet tutuyoruz. Bazı arkadaşlara saçma ve komik gelebilir ama 86 milyon için çok ciddi bir eylemdir. Bugün teklif edilen 20.000 lira en düşük emekli maaşı utanç verici bir maaştır. Ben sadece AKP'li milletvekillerine şunu sormak istiyorum. Çarşıya çıkıyorsunuz, pazara çıkıyorsunuz, insanlarla görüşüyorsunuz. 70 yaşında çalışan insanları gördüğünüz zaman amca, teyze sen ne yapıyorsun ya? Niye evde değilsin diye sormak aklınıza gelmiyor mu hiç ya? Niye bu ülkedeki emekliler çalışırken ölmek zorunda kalıyor? Niye benim ülkemde bir emekli bir aylık maaşıyla bir aylık kirasını veremiyor ve buraya getirdiğiniz zam farkı bin lira yani 1 kilo kıyma arkadaşlar ya. Hiç utanmıyor muyuz, sıkılmıyor muyuz, gerçekten başımızı önümüzü eğmiyor muyuz bunu el kaldırdığımız zaman? Nasıl el kaldıracağız buna? Bakın iki tane araştırma önergesi verilecek. Gelin emeklinin durumunu araştıralım. Beslenme şartlarını, barınma şartlarını, ısınma şartlarını, enerji fiyatlarını, yaşam koşullarını, giyimlerini araştıralım. Ondan sonra zam teklifini kanunla buraya getirin. Saraydan gelen tekliflerle bu işi yapmayın. Onların tuzu kuru. Bakın saray mutlu. Hesabı siz veriyorsunuz. Sokağa siz çıkıyorsunuz. İnsanlar sizi eleştiriyor. O yüzden bu rezalete gelin son verelim." Yenişehirlioğlu: Suriye'nin toprak bütünlüğü Türkiye için vazgeçilmezdir AKP Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, Suriye'ye ilişkin "Bizim durduğumuz yer son derece nettir. Suriye'nin toprak bütünlüğü Türkiye için vazgeçilmezdir. Suriye'nin egemenliği bizim için temel bir ilkedir. Suriye'nin iç barışı bölgesel barışın anahtarıdır. 10 Mart mutabakatına uyulduğu takdirde sahada çözümsüz hiçbir başlık kalmayacaktır" dedi. Milletimizin bizden beklentisi bağırmak, aşağılamak ya da kürsüyü kişisel öfkenin alanına çevirmek değil, çözüm üretmektir. Palto fiyatlarını, ayakkabı fiyatlarını söylüyor. Eğer bunu şov olarak görüyorsa benim kendisine söyleyecek hiçbir sözüm yok" dedi. Yenişehirlioğlu'nun "Siyaset empati yapma aracı" sözlerine yönelik Başarır, şu ifadeleri kullandı: "Empati siyasette çok önemli. Bunları söylemek şovsa ben şov yapıyorum. İYİ Parti de şov yapıyor. Bunu şov olarak görüyorsanız vicdan ya. Milletvekillerimize hakaret ediyor. Biz emekli için, işçi için, halk için 86 milyon için buradayız." Başarır'ın ardından İYİP Grup Başkanvekili Kavuncu söz talebinde bulundu. Yenişehirlioğlu'nun sözlerine ilişkin Kavuncu, "Bugün yüzbinlerce emeklimiz Meclis'i takip ediyorlar. Tek bir hakaret yok. Milletle ne kadar samimi olduğunuzu görsün diyorum" diye konuştu. Yenişehirlioğlu: Meclis kürsüsü gerilimin, polemiğin ya da sokak dilinin değil, çözümün, sağduyunun ve devlet ciddiyetinin adresidir CHP ve İYİ Parti Grup Başkanvekillerinin söz taleplerinin ardından AK Partili Yenişehiroğlu, söz alarak şöyle konuştu: "Bu çatı altında yapılan her söz, söylenen her ifade temsil edilen milyonların sorumluluğunu taşır. Şahsi olarak kimseyi suçlamıyorum." Başarır: Vallahi sokak dilini bazen konuşmak da sıkıntı değil, sokaktaki insanlar birbirine hakaret etmiyor Yenişehirlioğlu'nun sözlerinin ardından cevap vermek için son kez söz alan Başarır, "Meclis'in itibarını eğer ki düşünüyorlarsa Sayın Başkan'ın dediği gibi araştırma önergelerimize el kaldırsınlar bir zahmet. Sokak dili, sokak dili. Sokaktaki insanlar birbirine hakaret etmiyor. Emekli ne diyorsa, işçi ne diyorsa anlatıyoruz" dedi.

13 Ocak 2026 19:59

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.