×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Haberi Yapay Zeka ile Özetinden Okuyun. Neden Habokado?

"Birlikte Daha Güçlü, Daha Dayanışmacı, Daha Eşit Bir Geleceği Kurabiliriz"

12 Ocak 2026 08:52

Kâr amacı gütmeyen bir sivil toplum kuruluşu olan Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV), dar gelirli kadınların yoksullukla mücadeledeki uzmanlıklarına, ailelerini ve toplumu geliştirme, dönüştürme güçlerine inancıyla; onlarla ilkeli bir ortaklık anlayışıyla çalışıyor, tüm projelerini onların ve çevrelerinin sinerjisiyle geliştiriyor, yerel yönetimler ve toplumdaki diğer aktörlerle işbirliği yapıyor. KEDV, 1986 yılından bu yana; yoksulluk ve eşitsizliklerin var olmadığı güçlü bir toplum oluşturmaya katkıda bulunmak amacıyla, kadınların yaşamlarını iyileştirme çabalarına destek olmak ve yerel kalkınmadaki liderliklerini güçlendirmek için çalışıyor. KEDV'nın vizyonunda ise, eşitsizliklerin ve yoksulluğun var olmadığı bir toplum var. KEDV bu hedefe ulaşmak için 3 ana program alanında çalışmalar yürütüyor: KEDV; başta İstanbul, İzmir, Mardin, Çanakkale, Şanlıurfa, Adana, Eskişehir olmak üzere Türkiye' nin hemen hemen her ilinde çalışmalar yürütüyor. Tüm çalışmalarını ve projelerini dar gelirli kadınların ve çevrelerinin sinerjisiyle geliştiriyor. KEDV, geçtiğimiz günlerde, "Sesimiz Birlikte Daha Gür Çıkar" başlıklı bir çağrı yayımladı. " 'Âdil, eşit ve sürdürülebilir bir gelecek için sesine ihtiyacımız var. Senin sesin de bu değişimin önemli bir parçası…' 'Daha Eşit Bir Gelecek' diyerek kadınların ücretsiz bakım emeğinin tanındığı, gelir dağılımının âdil olduğu bir düzeni talep ediyoruz. 'Kirletenler Bedelini Ödesin' çağrısıyla, iklim krizinden en çok etkilenen ama en az sorumlu olan kadınlar için âdil politikalar istiyoruz. 'Her Mahalleye Bir Yuva' diyerek, her çocuğun güvenli, ücretsiz ve eşit bakım hakkı olan alanlara erişebilmesi için mücadele ediyoruz. Her kampanya, kadınların yaşamında somut bir fark yaratmak için atılmış güçlü bir adım. Her imza, bu adımı daha da ileri taşıyacak bir el. Senin elin…" İmzamızı atmamız, mesajı paylaşmamız ve çevremizi bu çağrıya ortak etmemiz, değişimi birlikte mümkün kılmamız için çok değerli çünkü bazen bir cümle bile bir şeyleri değiştirebilir.

Renk Cümbüşü, Mavi Bir Film

12 Ocak 2026 07:57

"Avatar: Ateş ve Kül"de Jake ve Neytiri'nin ailesi yaşadıkları kaybın yasını tutarken, Pandora'da savaş büyüyor. "Avatar: Ateş ve Kül" aynı zamanda doğaya yüksek bir saygı gösteriyor. VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY) edebiyat kitaplığı, Lale Uçan'ın kaleme aldığı "Dürrüşehvar Sultan'ın Anıları" ile genişlemeye devam ediyor. Son Halife Abdülmecid'in çok sevdiği kızı Dürrüşehvar Sultan, 27 Ocak 1914'te, soğuk bir kış gününde Bağlarbaşı Köşkü'nde dünyaya gelir. Yazar, sürgünle başlayan bu hayatın farklı dönemlerinde kaleme alınan "Doğan" adlı metni yeniden yorumlayarak okurla buluşturuyor. Ahmet Güntan'ın güçlü kaleminden çıkan "Sarıldım Çiftliği", geçmişinden kaçmak için yollara düşen Yunus Ayvaz'ın ve onun iç sesi Sümbül Kovboy'un bitip tükenmez yolculuklarının romanı. Tuğçe Tatari, "Gençler Nereye", adlı yeni çalışmasında ülkenin önemli sorularından birini merkeze alıyor. Yapı Kredi Yayınları'ndan çıkan Sanat Dünyamız dergisinin 2024'te başlattığı Sanat Dünyamız Film Günleri bu yıl üçüncü kez düzenleniyor. Etkinlik, 23-26 Ocak günleri arasında Yapı Kredi Kültür Sanat Loca'da yapılacak. ◊ Tamer Levent, Barton Biggs'in "Hedge Cambazları" adlı eserini okuyor. ◊ Pınar Çekirge, Füsun Erbulak'ın "Ömür Dediğin Zarif Bir Ziyafet" adlı eserini okuyor. Ömer Buga, Flora Rheta Schreiber'in "Sybil" adlı eserini okuyor. ◊ Metin Zakoğlu, Deniz Yüce Başarır'ın "Perde Kapanmasa Görecektiniz" adlı eserini okuyor.

Filtreleme Haberleri

Londra'da Türk Gastronomi Çıkarması

İlk durağımız geleneksel Türk böreğini İngilizlere sunan ve açılışının ilk ayında 2 ton börek satış seviyesine ulaşan Levent Börek. Şubat ayında Londra'da üçüncü şubeyi açarak 2026'da dört şube olma hedefinde olduklarını söyleyen İzzet Hızlı, "Türk kahvaltısı hak ettiği noktada değil. Turistin ülkemizde deneyimleyip unutamadığı ve yurtdışında aradığı lezzetlerin başında kahvaltımız geliyor. İngilizlerin kahvaltı kültürü zayıf. Türk kahvaltısının zenginliği insanımızın ve mutfağımızın cömertliğini ortaya koyuyor" dedi. Londra'nın meşhur Knighstbridge semti, Türk gastronomi markalarının akınına uğramaya devam ediyor. Hafız Mustafa 1864'ün Harrods'ın karşısında açılmasının ardından aynı caddeye gelen Cafer Erol'dan sonra Kebapçı İskender de yakın mesafede bina satın almış ve şube açma hazırlığına başlamıştı. Tüm bu gelişmeler sonrası, geçen hafta ise tüm bu markalardan birkaç sokak ötede Yaprak isimli çağdaş Türk yemekleri sunan bir mekân açıldı. Bakalım Knighsbridge'teki Türk gastronomi fırtınası hangi markalarla devam edecek... Geçen ay ünlü Berkeley Square'in hemen yanı başında Chargal isimli bir Türk restoranı Serdar Demir tarafından açıldı.

12 Ocak 2026 07:47

Köşe Yazarı

Dünya Bir "Acaba" Üzerine Dönüyor: Bu Hafta Panik Değil, Strateji Zamanı

Sanki herkesin tahammül sınırı incelmiş, her haberin başlığına görünmez bir "acaba" iliştirilmiş gibi. Ancak gökyüzündeki Oğlak vurgusu, bu gürültünün arasında bize en kıymetli tavsiyeyi fısıldıyor: "Sağlam dur. Kontrolü kaybetme. Panik yapma, plan yap." Haftaya Ay'ın Akrep seyahatiyle, yani kriz yönetimi gerektiren bir atmosferle adım atıyoruz. Çarşamba Gününe Dikkat: Dilin Kemiği Yok Haftanın en kritik virajı Çarşamba günü. "Ben haklıyım" savaşları, etik tartışmalar ve abartılı vaatler havada uçuşabilir. Hele ki 17 Ocak'tan sonra Venüs Kova'ya geçtiğinde, ilişkilerde yeni bir motto benimseyeceğiz: "Seni seviyorum ama kendi alanıma da ihtiyacım var." Final Sahnesi: Sistem Kuran Kazanır Haftayı 18 Ocak gecesi gerçekleşecek Yeni Ay ile kapatacağız. Bu, hayalperest bir yeni ay değil; kravatını takmış, mesaiye kalmış ciddi bir yeni ay. Bize "Yıkılanı bırak, yenisini daha sağlam kur" diyor. Aile üyelerine iyi niyetle "Hallederim" dediğiniz konularda dikkatli olun; o yük sandığınızdan ağır olabilir. Kariyerle ilgili beklediğiniz o kritik haber Çarşamba veya Perşembe kapınızı çalabilir. İkili ilişkilerde bir "dayanıklılık testi"nden geçiyor olabilirsiniz. Hayatınızda "sistem" kelimesinin altını kırmızı kalemle çizmeniz gereken bir hafta. Pazartesi ve Salı, hızlı kararlar ve kısa yolculuklar gündemde. İş hayatında her zamanki disiplininize şimdi biraz da "özgürlük" katma zamanı. "Her yere yetişmeliyim" baskısı sizi yorabilir. Taşınma, tadilat veya ebeveynlerle ilgili konularda radikal adımlar atmak için acele etmeyin; Yeni Ay sonrası zemin daha sağlam olacak.

12 Ocak 2026 07:35

Reklam Vermek İçin Tıklayınız

İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Köşe Yazarı

Yapay Zekâ Kullanmanın Bilişsel Maliyeti

Bu kapsamda yeni bir çalışma öğrenme sırasında bilgi toplamak amacıyla büyük dil modellerinin (LLM'ler) kullanılması ile geleneksel arama motorlarının kullanılmasının bilişsel yük ve öğrenme çıktıları üzerindeki etkilerine odaklanıyor (Matthias Stadler, Maria Bannert, Michael Sailer, Cognitive ease at a cost: LLMs reduce mental effort but compromise depth in student scientific inquiry, Computers in Human Behavior, 2024). Bir başka deyişle, arama motoru ile araştırmada arayan içeriğe daha aktif bir şekilde dâhil olurken LLM'lerde nispeten daha pasif bir konumdadır. Çalışmanın bulguları LLM kullanan öğrencilerin bilişsel yükün üç boyutunda da (dışsal, içsel ve yapıcı bilişsel yük) geleneksel arama motoru kullanan öğrencilere göre daha düşük bilişsel yük deneyimlediklerine işaret etmektedir. Dolayısıyla, geleneksel arama motoru kullanan öğrenciler LLM kullanan öğrencilere göre daha fazla derin işlem yapmakta ve gerekçeli metnin oluşturulmasında daha fazla yapıcı bilişsel yük kullanmaktadır. LLM'ler bilişsel yükleri azaltarak insan katkısını en düşük düzeye çektiği için gerekçe çeşitliliği de düşmektedir. Bu bulgular LLM'ler öğrencilere bilgi sunmakta etkili olsa da, öğrencilerin bunu eleştirel biçimde işleyip yapılandırılmış gerekçelere dönüştürme kapasitelerinin düştüğüne işaret etmektedir. Özetle, LLM'leri kullanan ChatGPT gibi üretken yapay zekâ uygulamalarının sağladıkları avantajların insanların bilişsel yükleri üzerinden önemli maliyetleri olduğu görülmektedir. Dolayısıyla, hem LLM kullanımı hem de üretilen gerekçelerin geleneksel yöntemlere göre daha çeşitli ve daha nitelikli olabilmesini sağlayan yaklaşımlar geliştirilmelidir.

12 Ocak 2026 07:33

Levent Köprülü

2026 Hareketli Olacak

2026'nın bir yandan Renault, Hyundai ile Tofaş'ın üretimine başlayacağı yeni modeller diğer yandan da Çinli markaların Türkiye yatırımlarıyla ilgili gelişme ve muhtemel kararlar açısından hayli hareketli geçmesi bekleniyor... Şubat ayından itibaren otomobilin Türkiye'de satışa sunulmasıyla birlikte ciddi bir hareketlilik yaşayacak olan Oyak Renault, yine bu yıl içinde "Boreal" adlı SUV'un üretimine de başlayacak. Avrupa'da elektrikli araç konusunda ciddi iddiası bulunan ve bu konuda yatırım yapmayı sürdüren Kia, "Renault 4" ve "Volkswagen ID Polo"nun yanı sıra "Skoda Epiq" gibi yakında piyasaya sürülecek elektrikli uygun fiyatlı modellerle rekabet edecek küçük SUV modeli "EV2"yi tanıttı. Başlangıç fiyatı 30 bin euro'nun altında olması beklenen araç, 42,2 kWsa ve 61 kWsa olmak üzere iki batarya seçeneğiyle, öne yerleştirilmiş 145 beygir civarında güç üreten bir motora sahip. Bu modelde hem 11 kW hem de 22 kW AC şarj seçenekleri sunulacağı, 400 voltluk bir elektrik sistemine sahip olduğu da diğer bilgiler arasında. Toyota, GAZOO Racing imzalı "GR GT" ve "GR GT3" modellerini de geçen yıl tanıtmıştı. Bozkurt, "Sektörümüz için 2025, globaldeki ve iç pazardaki gelişmeler yönünden tüm zorluklara rağmen olumlu bir yıl oldu... Yılın başında geçen seneye paralel bir pazar hacmi öngörülüyordu ancak Türkiye'nin yüksek nüfusu, artan mobilite ihtiyacı ve yaşlanan araç parkının yenilenme zamanının gelmiş olması, yeni rekor satış adetlerini destekleyen temel faktörler oldu" dedi. En Hızlı Büyüyen Hafif Ticari Araç Markası: Toyota En Hızlı Büyüyen Otomobil Markası: BYD En Çok Satılan Hafif Ticari Araç Modeli: Ford Courier En Çok Satılan Otomobil Modeli: Fiat Egea En Çok Satılan Hafif Ticari Araç Markası: Ford En Çok Satılan Otomobil Markası: Renault En Çok Satılan Otomobil ve Hafif Ticari Araç Markası: Renault Ayrıca Renault, Toyota, BYD ve Skoda, 2025 yılını rekorla kapattıklarını açıkladı...

12 Ocak 2026 07:33

Hakkı Öcal

İran'da Molla Rejimi Sallanıyor

Ocak 1978'den Şubat 1979'a kadar İran'da olup bitenler, eski Şah Muhammed Rıza Pehlevi'nin halkı isyana sürükleyen kötü yönetiminin yerini bir kere daha (o zamanki Sovyetlerin güdümündeki) komünistlerin alacağı korkusu, Siyonist mekanizmanın "ehveni şer" (kötülerin iyicesi) olarak "İslam Devrimi" fikrine itmişti. Rıza Şah'ın 1925'ten beri süren (gerçekte temeli komşu Türkiye'nin Kemalist Devrimleri olan) reformlarından sonra, Paris'te adeta konservelenmiş şekilde hazır tutulan Ruhullah Humeyni'nin kuracağı "Komünizm ve Sovyet aleyhtarı" hükumetinin, ortaya böyle bir İslam Cumhuriyeti çıkartacağını kimse beklemiyordu. İran'ın yeniden Sovyetler Birliği tarafından işgal edilmesi, komünist bir hükumetin iş başına gelerek Rıza Şah'ın adeta bir batı ülkesine haline getirdiği (ama bu arada ekonomiyi batırdığı, sosyolojiyi altüst ettiği) İran'ı ABD ve İsrail yörüngesinden çıkartacağı korkusu, o zamanki ABD başkanı Jimmy Carter'ın Humeyni'ye "razı olmasını" sağlamıştı. Ama işler daha ilk günden Carter'ın umduğu gibi gitmedi ve Humeyni'nin "İslamcı" kadrosu, ABD elçiliğindeki görevlilerin rehine alındığı 444 gün süren kriz, bu sırada İsrail'in İslamcı olmayanları bile öfkelendiren komplo girişimleri, Irak lideri Saddam Hüseyin'in İran'a saldırısı sırasında başkan Reagan'ın Irak'ı desteklemesi, İran yönetiminin Yemen'den Lübnan'a uzanan Şii Hilali, Irak, Suriye, Lübnan ve Filistin'de Vekalet Savaşları, İran'ın nükleer silah hevesleri ve buna karşı ABD ve İsrail'in İran'ı bombalamaları, özetle son 45 yıldır olup bitenler, ortaya bugünkü kaosu çıkarttı.

12 Ocak 2026 07:33

Dr. Demet Erciyes

Kansere Çözüm Ve Aziz Sancar

Aziz Sancar, tam da böyle bir isim. Onu çoğumuz 2015 yılında aldığı Nobel Kimya Ödülü ile tanıdık. Aziz Sancar'a Nobel'i getiren çalışma, hücrelerimizin hasar gören DNA'yı nasıl onardığını ortaya koyuyordu. Aziz Sancar'ın son yıllarda yoğunlaştığı çalışmalar, özellikle beyin kanseri gibi tedavisi zor hastalıklarda dikkat çekici sonuçlar veriyor. Kuzey Karolina Üniversitesi'nde (UNC) yürütülen ve Sancar'ın da katkı sunduğu yeni bir araştırma, tıp dünyasında ses getirdi. Bu çalışma da tam olarak bunu yapıyor.

12 Ocak 2026 07:33

Cem Kılıç

Çalışana Rekabet Yasağı Nasıl İşler?

Mahkemeler arasında tartışma konusu olan bu durum 2023/1 Esas, 2025/3 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile kesin olarak çözüme kavuştur. Karara göre 6098 sayılı Kanun'un 444 ila 447. maddeleri uyarınca rekabet yasağına aykırılık sebebiyle açılacak davalarda asliye ticaret mahkemeleri görevlidir. Rekabet yasağı sözleşmeleri ancak birtakım koşulların varlığı halinde geçerli kabul ediliyor. Çalışanın bahsedilen bilgilere ulaşma imkanı bulunsa da işverene ciddi zarar verme imkanı bulunmuyorsa yine rekabet yasağı geçerli olmayacaktır. Rekabet yasağının süresi iki yılı aşamaz. Rekabet yasağı ayrıca işverenin tüm faaliyet alanını kapsamamalı ve işçinin somut göreviyle sınırlanmalıdır. Bazı görüşler şirket, uluslararası bir şirket ise ve kişinin işini uluslararası şirketin diğer şehirlerinde yaparak şirkete zarar verme imkanı varsa uluslararası rekabet yasaklarını da kabul ediyor. Rekabet yasakları işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle derhal sona erdirmesi durumunda geçerli değil. İşverenin ağır ihlaline rağmen işçinin iş sözleşmesini sürdürmesini beklemek, hakkaniyete uygun bir durum olmayacaktır.

12 Ocak 2026 07:33

Reklam Vermek İçin Tıklayınız

İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Asu Maro

Parmak Sallamayan Mizah

Ata Demirer, gerek sahnede gerek ekranda ya da perdede yaptıklarını hep takip ettiğim bir komedyen. Sevdiğim birçok filmi var, "Tek Kişilik Dev Kadro" gösterisinde çok gülmüştüm, buna rağmen "Ata Demirer Gazinosu"nu yakalamakta biraz geç kaldım. O gece Ahmet Kaya'dan "Kum Gibi"yi dinledik, bir de üstüne yapay zekâ görevini de üstlenerek onun sesiyle "Strangers in the Night" söyledi mesela. Pavarotti'nin "Caruso"sunu Levent Yüksel'in "Dedikodu"suna bağladı, Ferdi Özbeğen'imiz de eksik değildi, Sezen Aksu'muz da. Aynı kuşağın bir diğer önemli komedyeni Cem Yılmaz'ın dijital platforma yeni gelen gösterisinin yankıları bitmeden üzerine Melis İşiten'in programında Kaan Sekban ile ilgili ettiği laflar eklendi. Sonunda da "Yapmadığım için darılmış olabilir, darılsa daha iyi" diye bitirdi. Kaan Sekban da "İşin aslı öyle değil" diye cevap verdi sosyal medyadan, o sıralar araları iyiymiş, Cem Yılmaz ile karşılıklı bir minik şaka yapsınlar istemiş. "Yaşıtım kadın kalmadı, 52 yaşında kadın mı var?" diye soruyor ya hani, 52 yaş çok erken, demode olmak için.

12 Ocak 2026 07:33

Köşe Yazarı

Pasifik'ten Balkanlar'a: Türk Savunma Ekosisteminin Yeni Jeopolitiği

Türkiye de bu yeni dönemde önemli bir savunma sistemleri ihracatçısı ülke konumunda ve her hamlesi ile dengeleri/jeopolitik güç çarpanını etkileyen küresel oyun kurucu bir aktöre dönüşmüş durumda. Türk savunma sanayii sahip olduğu asırlık tecrübe ve köklü geleneği ile insansız sistemlerden hava savunmasına, elektronik harpten ortak üretim modellerine kadar uzanan geniş bir yelpazede klasik "tedarikçi ülke" rolünü geride bırakarak stratejik ekosistem kurucu bir aktöre dönüştükçe oyun kurmaya devam ediyor. Türkiye'nin TCG Anadolu ile dizayn ettiği, dünya denizlerinde otonom kuvvet aktarım kabiliyetine imkân sunan deniz havacılığı konsepti ise Bayraktar TB2/3 ile entegre ve müşterek kabiliyet yeteneği sayesinde sahada rüştünü ispat etmiş yeni bir deniz harbi yaklaşımı olarak Japonya'nın radarına girmiş durumda. Japonya'nın Bayraktar TB2/3 tedarik planı kapsamında Tel Aviv merkezli Heron-2 İHA'larını rafa kaldırması Türkiye'nin savunma sanayiinde sistem ve doktrin ihraç eden bir aktör konumuna yükseldiğini gösteriyor. Çelik Kubbe'ye EJDERHA Takviyesi: Hava Savunmasında Yeni Nesil Bir Mimari ASELSAN'ın ağ merkezli, bütünleşik ve çok katmanlı hava savunma sistemi/mimarisi Çelik Kubbe, Türkiye'nin hava savunmasında geldiği noktayı platform bazlı çözümlerden ağ-merkezli ve yapay zekâ destekli mimariye taşıdığını gösteriyor. ASELSAN, çok katmanlı entegre hava savunma sistemi Çelik Kubbe teslimatlarını 2026'da yoğunlaştıracak ve sisteme yeni bileşenler/sistemler entegre edilmeye de devam edilecek. Fırlatma tüpüyle birlikte yaklaşık 35 kilogram ağırlığa, 1,8 metre uzunluğa ve 160 mm çapa sahip sistemin sabit ve hareketli hedeflere karşı hassas güdüm-kontrol kabiliyeti, Kosova Güvenlik Güçlerinin farklı arazi ve tehdit senaryolarına uyum sağlayan bütüncül bir savunma anlayışı geliştirmesine imkân tanımaktadır. Hatta gelinen aşamada Türkiye yalnızca savunma ekosistemi ihraç etmiyor; birlikte doktrin, konsept ve operasyonel akıl ihraç eden bir aktör konumuna da ulaşmış durumda.

12 Ocak 2026 07:20

Köşe Yazarı

"Ne Günlere Kaldık Ey Gâzi Hünkâr…"

Çamurun sel olup aktığı, cürufun bayraklaştırıldığı, çirkefin "hikmet", pisliğin "strateji", kirin "dava" diye pazarlandığı zamanlardan geçiyoruz. Trol, gizli tanık ganime; ama açık yüreklilik, mertlik, yiğitlik, insanlık yok! Amaç; kurulan iğrenç bir düzeni "İslam adına" sürdürmek. Ama dillerde "beka", her sözün hitamında "dava"… Söyler misiniz Allah aşkına! Bir de yalakalık var ki, aman Allah'ım! Bütün bu çirkefi çirkinliklerini görünce Ziya Paşa düşüyor aklıma. Hani koca Osmanlı'nın çöküş döneminde yaşayan Ziya Paşa var ya! Sonra ne demişti Üstat: "Milyonla çalan mesned-i izzette şer-efrâz./ Birkaç kuruşu mürtekibin câyi kürektir." Günün Türkçesi ile: Milyonları götürenler "itibarlı iş insanı", Üç kuruşun hesabını soranlar "vatan haini"… Katır mühürdâr olmuş, eşek defterdâr! Bir de "mürşid" kılığında dolaşanlar var. Ziya Paşa onları da boş geçmemiş: "Sadık görünür kisvede erbab-ı hıyanet./ Mürşîd sanılır vehlede eshab-ı delâlet." İlk bakışta sakallı, cübbeli, dua ezberli… Bütün bunların "din", "millet", "vatan" ambalajıyla servis ediliyor olması. Oysa Ziya Paşa: "Lânet olsun o mala ki, tahsiline onun/ Ya din ola, ya ırz ya namus ola âlet.", demişti. İnsan insana lazım.

12 Ocak 2026 07:20

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.