

Reklam Vermek İçin Tıklayınız
İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.
Haberi Yapay Zeka ile Özetinden Okuyun. Neden Habokado?


Reklam Vermek İçin Tıklayınız
İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

'Kaderde Ne Varsa O Gelir Başa'
Osmanlı'nın korkusuz öncü birliği "Deliler", sıra dışı kıyafetleri, psikolojik harp taktikleri ve cesaretleriyle düşmanı savaş başlamadan yıldıran efsanevi süvarilerdir. Düşmanın üzerine zırhsız gitmeleri, sayıca üstün birliklere tek başlarına saldırmaları ve vücut dilleri, onların "aklı başından giden" kişiler olarak nitelendirilmesine yol açtı; böylece "rehber" anlamındaki "Delil" ile "korkusuz" anlamındaki "Deli" kavramları, bu askeri sınıfın kimliğinde birleşti. Deli adını almalarının nedeni, gönüllü 20-25 yaş arası gençlerden oluşmaları ve savaşlarda ordunun en ön saflarında çarpışmalarıydı. Sonradan giysilerinde değişiklik yapıldı, 17. yüzyıldan itibaren başlarına bir arşın uzunluğunda siyah kuzu derisinden üstü sarıklı bir kalpak giymeye başladılar. 16. yüzyılda Rumeli beylerbeyi, Semendere ve Bosna sancak beylerinin yönetiminde, 17. yüzyılın sonlarından itibaren de Anadolu vezir ve beylerbeylerinin yönetimi altında oldular. Altmışar kişilik "bayrak" adı verilen ocaklara ayrılırlar, seferlerde "Delibaşı" adı verilen komutanları tarafından yönetilirlerdi. 17. yüzyılın sonlarından itibaren, Osmanlı merkezi otoritesinin zayıflaması, seferlerin azalması veya başarısızlıkla sonuçlanması, Deliler'in statüsünü değiştirdi. Bu süreçten sonra köylere saldırmaya başladılar, eşkıyalık faaliyetleri nedeniyle 1829'da II. Mahmud tarafından bu ocak lağvedildi.
12 Ocak 2026 07:00

12 Ocak 2026 Günlük Burç Yorumları
Koşulların sürekli şarj makinesi gibi çalıştığı günlük hayatın stresini atabilmek için, sohbet ortamları sizi mutlu ediyor. Bu nedenle; nerede gerekli bağlantıları yapacağınızın, çevrenizle ilişkilerinizin hangi ortamlarda avantaja dönüşeceğinin bilincindesiniz. Kısa bir zaman dilimine özel anlık bir konu gelişirken, stratejik öneme sahip ve gününüzün büyük bir kısmını ayırdığınız bazı işleri göz ardı ediyorsunuz. Tevazu içinde hislerle hareket ettiğiniz zaman, hiç arzu etmediğiniz sonuçlara varabiliyorsunuz. Maddi konulardaki değerlendirmeleriniz son derece göreceli. Bir an değerli olan, başka bir zaman gözünüzde değerini yitiriyor. Direkt olarak sizin performansınızı yansıtacak konu ile ilgili olarak, gerekli ihtimamı göstermelisiniz.
12 Ocak 2026 07:00

Ya 1392 Gün Prim Ya Da 62 Yaş
Çiftçi Bağkur giriş tarihim 1 Eylül 2004 olup 7621 gün prim ödemem var. Soru: SSK girişim 20 Ekim 1993 olup 2766 gün prim ödem em var. Yaş haddinden emekli olmak için 15 yıl sigortalılık süresi, 3600 gün prim ödeme ve 58 yaş şartlarına tabisiniz. 834 gün daha prim ödeyerek (veya doğumunuzu borçlanıp 114 gün de prim ödeyerek) priminizi 3600 güne tamamlayacağınız tarihte 58 yaşı da doldurabilirseniz emekli olabilirsiniz. Dolduramazsanız, 58 yaşınızı dolduracağınız tarihte emekli olabilirsiniz. SSK girişim 2011'de olup 3600 gün prim ödemem var. Mustafa İZCİMEN Cevap: Sizin gibi 1 Ocak 2011 ila 31 Aralık 2011 arasında sigortalı olan ve yüzde 40-49 arasında engelli olanlar, emekli olmak için 18 yıl sigortalılık süresi ve 4400 gün prim ödeme şartlarına tabi bulunuyor. Askerliğinizi borçlanıp 260 gün de prim ödeyerek toplam priminizi 4400 güne tamamlamanız şartıyla, 2029'da 18 yıllık sigortalılık sürenizi dolduracağınız tarihte emekli olabilirsiniz. Ona da 5800 gün prim ödemem gerekiyormuş. Sigortaya 4800 gün prim ödeyip 61 yaşı bekleyeceğim sadece. Sizin gibi 1 Ekim 2008'den sonra sigortalı olan ve birden fazla sigortalılık statüsünde prim ödeyenler, fazla prim ödediği sigortalılık statüsünden emekli oluyorlar. 1145 günü isteğe bağlı olarak Bağkur'a ödeseniz de yine SSK'dan emekli olabilirsiniz. Primi ödenen son yedi yılda (son ödenen 2520 gün prim içinde) fazla prim ödenen, prim ödemeleri eşitse son olarak tabi olunan statüden emekli olunuyor. Sorunuzdan SSK'dan sonra Bağkur'a 1260 günden fazla prim ödediğiniz anlaşıldığından, son yedi yıl kuralına göre Bağkur'dan emekli olacaksınız. 5400 günden fazla priminiz olduğundan, faaliyetinize son verip bundan sonra prim ödemeseniz de, 2026'da 58 yaşı dolduracağınız tarihte emekli olabilirsiniz.
12 Ocak 2026 07:00

Bes'teki Devlet Katkısı!
Bireysel Emeklilik Sistemi yürürlüğe girdiğinde yüzde 25 Devlet katkısı büyük bir olaydı. 2008 yılında TRT'ye program hazırladığımda sokak röportajlarında vatandaşa BES'i sorduğumda, bilmeyenler de vardı, Kadıköy'de bir esnafa işyerinin önünde mikrofon uzattığımda; "iki tane yaptırdım birini emekli olunca çekeceğim diğerini ise çocuğuma sermaye olarak vereceğim" demişti. Yeni yıldan itibaren ise bu rakam yüzde 20'ye düşürüldü. Beklenmedik bir şekilde Devlet katkısı yüzde 20'ye düşürülünce çevremdeki dostlarım bana sormaya başladılar. Ben de kendilerine 'Enflasyon düşüş trendinde, yüzde 20 Devlet katkısı bugün için bile çok cazip.
12 Ocak 2026 07:00

Bereketli Çukurova'nın Gözbebeği: Adana
Çukurova'nın kalbinden doğup, Seyhan ile beslenip büyüyen Adana'nın Hitit'lerden Osmanlı'ya uzanan köklü geçmişi, bugün hala kentin sokaklarında ve yapılarında kendini hissettiriyor. Fenikeliler döneminde, bereketli topraklar nedeniyle Adonis adıyla anılan kent, 1878'de Osmanlı döneminde yayımlanan bir fermanla giderilmiş ve kentin adı resmen Adana olarak belirlenmiş. Taşköprü, hala ayakta duran dünyanın en eski köprülerinden biri olarak kentin belleğini taşırken; Tepebağ evleri, Adana'nın sivil mimarisine sessizce tanıklık etmeye devam ediyor. Zengin mutfağı, kültürel etkinlikleri ve festivalleriyle Adana, son yıllarda sosyal ve kültürel alanda da yeniden canlanıyor. Adana Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Güngör Geçer, kentte hayat geçirilen projeleri ve devam eden çalışmaları anlattı. Türkiye'nin en geniş ve en verimli tarım alanlarından biri olan Çukurova üzerinde kurulu Adana'daki Seyhan ve Ceyhan nehirleri, binlerce yıldır bu topraklara hayat veriyor. Ceyhan Ovası ise Adana denince akla gelen en büyük üretim alanlarından. Geçen yıl 10 günde 300'den fazla etkinliğe ev sahipliği yapan karnaval, toplamda 2.8 milyon izleyiciye ulaştı. Adana; Yaşar Kemal, Orhan Kemal ve Yılmaz Güney gibi önemli sanatçıların yetiştiği bir kent. Adana'da festival kültürü de giderek güçleniyor. 'Ürettikçe Hep Güçlü' sloganıyla yılbaşı konseptli kadın emeği pazarı düzenlendiğini söyleyen Başkan Vekili Geçer, "19-21 Aralık 2025 arasında Kurtuluş Mahallesi Ziyapaşa Bulvarı'nda gerçekleştirilen etkinlikte, Adana'da faaliyet gösteren kadın kooperatifleri ve kadın üreticiler stant açarak ürünlerini sergiledi. Kadınların sosyal ve ekonomik hayattaki konumlarını güçlendirmeyi hedefleyen organizasyonla girişimci kadınların el emeği ürünlerini gelire dönüştürmelerine katkı sundu" ifadelerini kullandı Bölge turizminin gelişmesi için küçük ve orta ölçekli konaklama işletmelerinin dönüşümünü amaçladıklarını vurgulayan Başkan Vekili Geçer, "Avrupa Birliği (AB) tarafından finanse edilen Interreg NEXT MED Programı kapsamında yürütülen SMACSustainability Model for Accommodation MSMEs projesine Türkiye'den katılan tek ortak olarak çalışmalara başladık. Bütçesi 2 milyon 321 bin 252 Euro olan proje, yüzde 89 oranındaki Avrupa Birliği katkısıyla desteklenmekte olup, Adana Büyükşehir Belediyesi proje faaliyetlerinde aktif sorumluluk üstlenmekte. Proje; konaklama işletmelerine sürdürülebilirlik yolculukları için açık bir rehberlik sunuyor. Proje, daha yenilikçi, daha yeşil ve dayanıklı Akdeniz turizm ekosistemine geçiş kolaylaşacak" diye konuştu. Balıkçılara ip ağ ve fanya takımı desteğinde bulundukları bilgisini veren Başkan Vekili Geçer, proje hakkında şöyle konuştu: "Yumurtalık Limanı Balıkçılar Kooperatifi'nde 110 balıkçıya 550 ip ağ ve 110 fanya takımı desteği sağlandı. Üretimi ve alın terini destekleyen bu dayanışmayı sürdürecek, balıkçı kardeşlerimizin her zaman yanında olmaya devam edeceğiz. Çünkü biz şunu biliyoruz ki biz birlikte güçlüyüz." Ulaşımdan altyapıya, eğitimden tarıma her alanda projelerin tek tek detaylandırıldığını belirten Başkan Vekili Güngör Geçer, şöyle devam etti: "Yedigöze Barajı İçme Suyu Projesi ile içme suyunu güvence altına alıyoruz. Kent içi trafiği rahatlatma amacıyla Ege Bağatur Farklı Seviyeli Kavşak Projesi'nin temeli atıldı. Murat Göğebakan ve İnce Memed Kavşağı'nın açılışını yaptık. Çocukların gelişimini desteklemek ve ailelere yönelik bilinçlendirici çalışmalar gerçekleştirmek amacıyla eğitim ve seminer faaliyetleri düzenliyoruz."
12 Ocak 2026 07:00

Paris 2024 Sonrası Kalıcı Başarı İçin "Sistem" Vurgusu
Engelli Bireylerin Toplumsal Hayata Katılımlarının Güçlendirilmesi, Karşılaştıkları Sorunların Tespit Edilmesi ve Bu Sorunlara Kalıcı Çözümler üretilmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu Başkanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu başkanlığında toplanan komisyonda, engelli bireylerin spora erişimi, Paralimpik sporların yapısal sorunları ve Paris 2024 Paralimpik Oyunları sonrasında atılması gereken stratejik adımlar kapsamlı şekilde ele alındı. Federasyonlarca yürütülen çalışmalar, engelli bireylerin toplumsal hayata katılımının güçlendirilmesi, uygulamada yaşadığı sorunlar ve çözüm önerilerinin paylaşıldığı toplantıda Türkiye Milli Paralimpik Komitesi Başkanı Murat Aksu, yaptığı sunumda Paris 2024 Paralimpik Oyunları'nda elde edilen tarihi başarının tesadüf olmadığını, ancak bu başarının sürdürülebilir hale gelmesi için yeni bir anlayışa ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Aksu, "Paris 2024'te elde ettiğimiz sonuçlar, doğru adımlar atıldığında neler başarabileceğimizi gösterdi. Ancak bu başarıyı kalıcı bir mirasa dönüştürmek istiyorsak Paralimpik sporu bir etkinlikler zinciri olarak değil, güçlü bir sistem olarak kurgulamak zorundayız" değerlendirmesinde bulundu. Türkiye Milli Paralimpik Komitesi'nin 2026– 2032 Stratejik Planı çerçevesinde iki temel önceliği komisyon üyeleriyle paylaşan Aksu, bu başlıkların Paralimpik sporların geleceği açısından hayati önemde olduğunu belirtti. Paris 2024 sonrası oluşan toplumsal farkındalığın doğru politikalarla desteklenmesi halinde Türkiye'nin Paralimpik alanda kalıcı bir başarı modeli oluşturabileceği ifade edildi.
12 Ocak 2026 07:00

Vekil Transferi Kutuplaşması!..
Kulislerde, ikili ya da çoklu sohbetlerde hep bu anlamda istişare, tartışma aralıklarla devam edegelen bir durum. Bu anlamda şu sıralar ağırlıkla CHP, iktidara yönelik eleştiriler yapsa da her iki partiye yönelim, katılım durumu 14'er vekille kafa kafaya şimdilik... Yok aslında birbirlerinden farkları yani, ancak söz siyasi etik, ahlak meselesine geldiğinde görüntü başkalaşıyor... "Şimdi AKP şöyle bir şey yapıyor: Transferlerde bize gelen milletvekiline bir dönem garanti, kampanya var AKP'de.." Katılımlar; CHP'den tekrar seçilme umudunu kesen vekilin ya da başka partilerden ayrılanların bir sonraki seçimde, vekillik koltuğunu garantileme kapma hesabı yani... Evet; onların birçoğu zaten CHP listelerinden seçilmiş olanlar ya da muhalefet partisinden bir başka muhalefet partisine geçiş nihayetinde deniliyor. İYİ Parti'den gelenler için de "CHP çekim merkezi haline geldi" muhabbeti yapılıyor ama o zaman da yanıtı anlamlı bir başka soru şu: Transfer olan birçok ismin, dışlanan, ötekileştirilen hakiki CHP'lileri sollayarak partide bir anda etkin koltuklara oturmaları ve o isimlerin tekrar vekil olma şanslarının yüksekliği tesadüf mü?.. Zira CHP'li vekiller arasında "sağdan gelip Parti Meclisi'ne alınanlara vekillik garantisi de verildi" diye hafiften kaynama durumu söz konusu... Malum 70'li yıllar en yoğun yaşandığı dönemdi. Sonraki yıllarda da sürdü. Dahası farklı tepkilere de yol açan bir durum. Bütün siyasi partilerin, o parti bu parti fark etmez, o atamayı yapan yöneticileri karar veriyor kimin milletvekili olacağına... Onun içinde bazı geçişler "zorunlu" gibi algılansa da, bunun bir de seçmen, vatandaş cephesinden bakıldığında "Ben sana o partidensin, onun ideolojisine göre hareket edersin diye oy verdim. Nereye gidiyorsun!" durumu var...
12 Ocak 2026 06:52

Ypg'de Çözülme Ve İç Çatışma...
Terör örgütünün Suriye kolu bu kampın güvenliğini geçmişte Türkiye'ye karşı koz olarak kullanıyordu. Ne zaman Türkiye'nin askeri bir operasyonu konuşulsa, YPG'nin Batı'yı tehdit etmek için tepkisi "Savaşçılarımızı Türkiye'ye karşı kullanmak üzere çekeriz. Bu da DAEŞ'e karşı güvenlik zafiyeti yaratır" oluyordu. YPG'nin de parçası olduğu SDG'nin silahlı güçlerinin yüzde 80'i Arap kökenli... YPG'nin kontrolü altında tuttuğu bölgelerden topyekûn bir saldırı başlatmamasının sebebi, Halep'teki terör varlığının Afrin'den gelen ve Bahoz Erdal'a bağlı gruplardan oluşması. Bahoz Erdal, 2004 ile 2009 yılları arasında Kandil'in terör ağalarından biri olarak görev yaptı, tüm teröristlerin bağlı olduğu isim olarak ön plana çıktı. Terör örgütünün 40 yıllık pratiğinden öğrendiğimiz şey, Öcalan'ın iradesine karşı gelmenin tek cezasının ölüm olduğu. DEM milletvekillerinin Halep'te olanlarla Terörsüz Türkiye arasındaki kurdukları ilişki YPG'den çok Kandil'in izlerini taşıyor. Ankara'nın gösterdiği stratejik sabrı yanlış yorumlayan, Suriye'ye hemen askeri harekâtın başlamasını isteyen bir damar var Türkiye'de. 2026 yılında Suriye sahasının hareketli geçmesi zaten beklenen bir gelişmeydi, sürpriz olan daha ocakta iç çatışmanın ve çözülmenin saklanamaz hale gelmiş olması.
12 Ocak 2026 06:52

Halep'te Yaşananların Sürece Etkisi
Amaç, SDG'nin Şam'a entegrasyonu konusunun hem fikri takibi, hem de entegrasyonun 10 Mart Mutabakatı doğrultusunda gerçekleşmemesi halinde olabileceklere dair perspektif edinip sunmaya çalışmaktı. 5 Ocak 2026 itibariyle Halep'te Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde yaşananlar, 1 Nisan 2025 tarihinde Şam ile PYD-YPG arasında varılan Halep Mutabakatı'nın gereğinin yerine getirilmemesinin sonucu. ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın cumartesi günü Şam'da Şara ile görüşmesinden sonra yaptığı açıklamada, "10 Mart ve 1 Nisan 2025 tarihli Suriye hükümeti ve SDG arasındaki anlaşmalara uygun olarak diyaloğa çağırıyoruz" cümlesi yer aldı. İki mahalleden YPG çıkacak ama "asayiş" adı verilen polis kanadı kalacaktı. Açıkçası bu Türkiye'nin çok da istediği bir şey olmasa da Şam rıza gösterdi ve Ankara soğukkanlılığını koruyarak izlemeye devam etti. 1 Nisan'a uymamanın sonucu Halep oldu. 10 Mart'a uymamanın sonucu Fırat'ın Doğusu olacak. Kandil'in "kalın ve savaşın" talimatıyla, silah bırakmanın hâlâ sembolik, silaha sarılma hevesinin canlı olduğu anlaşıldı. Tüm "diasporalar" konforlarının en rahat köşesinden kışkırtmayı iyi bilirler ve severler.
12 Ocak 2026 06:52

Sdg Ne Yapmaya Çalıştı?
PKK'nın Suriye'deki uzantısı olan SDG, Halep'te büyük darbe yedi. Oysa SDG, Suriye yönetimi ile 10 Mart mutabakatı yapmıştı ama uymadı. 10 ay Halep'in terkedilmesiyle ilgili görüşmeler yürütüldü. İSRAİL GELİR SANDI ama İsrail SDG'yi doldurdu, destek verdi ve vekalet savaşına destek verdi. Fidan'ın "SDG, PKK'nın uzantısı olarak şu karakteristik özelliği taşıyor; güçle ya da güç tehdidi olmadan diyalog yoluyla herhangi bir şey yapma şansı yok, kendiliğinden. Ya bir güç görecek ya da güç kullanma tehdidi görecek" sözlerinin altı kalın çizgilerle çizilmeli. Erdoğan'ın talimatları doğrultusunda planlamalar yapıldı - Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) yaşanan olayların barışçıl yöntemlerle çözülmesi amacıyla, sürekli olarak Suriye Hükümeti ve ABD ile görüşmeler yürüttü.
12 Ocak 2026 06:52