Haberi Yapay Zeka ile Özetinden Okuyun. Neden Habokado?

Bir Nevi Mi'rac Hükmünde Olan Namaz
"Allahuekber" deyip, manen ve hayalen veya niyeten iki cihandan geçip, kayd-ı maddiyattan tecerrüd edip bir mertebe-i külliye-i ubudiyete veya küllînin bir gölgesine veya bir suretine çıkıp, bir nevi huzura müşerref olup, "İyyake na'büdü" [Ancak Sana kulluk ederiz. Âdeta, harekât-ı salâtiyede tekrarla "Allahuekber, Allahuekber" demekle kat'-ı merâtib ve terakkiyat-ı maneviyeye ve cüz'iyattan devair-i külliyeye çıkmasına bir işarettir ve marifetimiz haricindeki kemâlât-ı kibriyasının mücmel bir ünvanıdır. Güya her bir "Allahuekber" bir basamak-ı Mi'raciyeyi kat'ına işarettir. Elbette, hac miftahıyla açılan merâtib-i külliye-i rububiyet ve dürbünüyle nazarına görünen afak-ı azamet-i ulûhiyet ve şeairiyle kalbine ve hayaline gittikçe genişlenen devair-i ubudiyet ve merâtib-i kibriya ve ufk-u tecelliyatın verdiği hararet, hayret ve dehşet ve heybet-i rububiyet, "Allahuekber, Allahuekber" ile teskin edilebilir ve onunla o merâtib-i münkeşife-i meşhude veya mutasavvere ilân edilebilir. Sözler, 16. Söz, s. 229 bil-asâle: bizzat; esas itibarıyla. mahz-ı rahmet: tam bir rahmet. Zat-ı Celîl-i Zülcemal: cemal sahibi yüce zat.
12 Ocak 2026 00:35


Reklam Vermek İçin Tıklayınız
İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Çocuk Eğitiminin Temel Taşı Kimdir? - 1
Eski Türk toplumunda aileler büyük ve genişti. Bunun için, Bediüzzaman; "Bu zamanda aile hayatının ve dünyevî ve uhrevî saadetinin ve kadınlarda ulvî seciyelerin inkişafının sebebi, yalnız daire-i şeriattaki âdab-ı İslâmiyet'le olabilir."1 diyor. Eğer ailede özellikle kız çocuğu eğitilerek İslâmiyet'in güzellikleriyle geliştirirse her şey, başta da aile hayatı değişir. Aile fertlerinde bulunan ahirete iman özelliği ile; "aile hayatının hayatı ve saadeti ise; samimî ve ciddî ve vefadarâne hürmet ve hakikî ve şefkatli ve fedakârâne merhamet ile olabilir. Ve bu hakikî hürmet ve samimî merhamet ise, ebedî bir arkadaşlık ve daimî bir refakat ve sermedî bir beraberlik ve hadsiz bir zamanda ve hudutsuz bir hayatta birbiriyle pederâne, ferzendâne, kardeşâne, arkadaşâne münasebetlerin bulunmak fikriyle ve akidesiyle olabilir."2 Geleneksel olarak anne, çocuğun bakım ve sevgi ihtiyacını karşılayan, duygusal gelişiminde merkezi bir figür olarak görülür. Annenin şefkati, ilgisi ve kurduğu yakın bağ, çocuğun temel güven duygusunun teşekkülünde kritik bir rol oynar. Kardeşler, bir çocuğun hayatındaki ilk ve en önemli akranlarıdır. 1- Lem'alar, s. 244
12 Ocak 2026 00:30

Ehl-i Hakikat Ve Hû Lafzı…
Bediüzzaman Hüve Nüktesi'nde 'Hû' lafzında azîm bir sikke-i tevhid var olduğunu ispat ediyor. Kâinattaki her zerre söylediğimiz 'Hû' ile beraber 'Hû' diyor. Kâinatı'Hû' sikke-i tevhidi kuşatıyor. Onun için "Lâ ilâhe illallâh" kelime-i kudsiyesini çok tekrar etmek lâzım. Çünkü serapa ilim ve tefekkür hazinesidir. Ağzından'Hû' lafzı çıktığı vakit kâinattaki bütün zerreler seninle beraber 'Hû' diyor, bunu bilmelisin. Yani âlem-i şehadetteki bütün zerreler senin zikrinle zikirlenir, senin tefekkürünle sıbgalanır, senin 'Hû' lafzınla tegaddi eder. O andaki 'Hû' zikrinle senin anın nurlanır belki bütün zerreler sana eşlik eder vaziyet alır. Ancak "Antikacıların çarşısına gidilse, hârika-pîşe ve pek eski, hünerver san'atkârına nisbet ederek, o san'atkârı yad etmekle ve o san'atla teşhir edilse, bir milyon fiyatla satılır."(1) Ehl-i hakikat, hikmet ve hakikat derslerini topraktan almışlar. Bediüzzaman da Risale-i Nur'un Esmâ-i Hüsnâ içinde ism-i Rahîm ve ism-i Hakîm'e mazhar olduğunu söyler. Onların asıl gıdası tefekkür-ü hakikat olmuş. 1- Sözler, s. 374.
12 Ocak 2026 00:28

Küresel Satrançta Türk Hamlesi: 2026 Savunma Doktrini
Bu sert gerçeklik karşısında, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in 5 Ocak'taki çıkışı, Türk dünyasının 21. yüzyıldaki varoluş kodlarını yeniden tanımlayabilecek stratejik bir manifesto niteliğinde. Aliyev'in: "Güç vardır, müttefiklik vardır, karşılıklı destek vardır" tespiti, kabul görmesi halinde yeni dönemin parolasını belirleyecek; bu söylem, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ilan ettiği "21. Yüzyıl, Türk Devri Olacaktır" doktrininin güvenlik zeminini tahkim edebilecek bir güçte... Liderlerin bu ortak güvenlik vizyonuna yönelmesi, esasında romantik bir idealin ötesinde, bölgedeki somut tehditlerin doğurduğu stratejik bir zorunluluk... Bugün Kafkasya ve Türkistan; Batı'nın Ermenistan üzerinden kurguladığı yeni vekalet senaryoları ve küresel ticaretin şah damarı mahiyetindeki Orta Koridor'a yönelik hibrit müdahalelerle karşı karşıya... Aliyev'in 2026 yılı için önerdiği " Ortak Askeri Tatbikat " hamlesi, bu tehditlere karşı proaktif bir caydırıcılık refleksine dönüşürken; bu adımın atılması, Türk dünyasının bölgesel krizlere karşı tek yumruk gibi hareket edebilmesinin önünü açacak bir gelişme... Erdoğan'ın "Birlik ve beraberliğimiz, Türk dünyasının bekasının teminatıdır" sözü, Aliyev'in 2026 planıyla birleştiğinde; Türk dünyası artık sadece bir kültür birliği değil, "stratejik güvenlik havzası" haline geliyor. Bu vizyonun başarıya ulaşmasıyla birlikte; Adriyatik'ten Çin Seddi'ne, Hazar'dan Akdeniz'e kadar uzanan bu uçsuz bucaksız Türk coğrafyasında, artık kimse Türk'ün rızası olmadan hesap yapamayacak, Türk dünyasının onayı alınmadan yeni bir denge kurulamayacaktır.
12 Ocak 2026 00:25

Herkes Okusun Diye
Yeni Asya Dergi Grubu olarak, "Herkes okusun diye" anlayışıyla hazırladığımız yıl sonu kampanyamızı avantajlı fiyatlarla sürdürüyoruz. Kampanya kapsamında iki farklı abonelik seçeneği yer almakta: - 4 dergi–1 yıllık abonelik: Normalde 8.300 TL olan paket, kampanya süresince 7.900 TL. - 3 dergi–1 yıllık abonelik: Normalde 7.200 TL olan paket, kampanya süresince 6.900 TL. Her iki abonelik seçeneğinde de 12 ay boyunca sabit fiyat garantisi uygulanmakta olup, kargo ücretleri müessesemiz tarafından karşılanacak. İ İletişim: www.yeniasyakitap.com ve WhatsApp: 0545 599 54922 ** Takvim Kampanyası: Sizden Tutuklu ve Mahkûmlara Yeni Asya olarak bu yıl da sosyal sorumluluk anlayışımızın bir yansıması olarak "Sizden Tutuklu ve Mahkûmlara Hediye Takvim Kampanyası"nı hayata geçirmiş bulunuyoruz. "Mahkûmların her günü nurlansın" niyetiyle hazırlanan bu çalışma, okuyucularımızın desteğiyle anlam kazanmakta. 10–18 Ocak 2026 tarihleri arasında, TÜYAP A.Ş. tarafından organize edilen 18. Çukurova Kitap Fuarı'nda standımızda siz değerli okurlarımızı ağırlamaktan büyük memnuniyet duyacağız.
12 Ocak 2026 00:25


Reklam Vermek İçin Tıklayınız
İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Öğrenmenin Yaşı Yoktur
İnsanoğlu doğduğu andan itibaren bir öğrenme yolculuğuna başlar. Zaman ilerledikçe bilgi çeşnisi değişir, yöntemler farklılaşır, ihtiyaçlar dönüşür; fakat bir gerçek hiç değişmez: Öğrenmenin yaşı yoktur. Yaşı kaç olursa olsun. Bu ikisi birleştiğinde öğrenme çok daha kalıcı olur. Gerçek anlamda öğrenmek isteyen için engel yoktur. Yaşlılık, yoksulluk, engellilik ya da zor şartlar — hiçbirisi öğrenme azmine karşı duramaz. "Artık geç kaldım" sözü, öğrenmenin önündeki en büyük zihnî duvardır. Yaş ilerledikçe tecrübe artar; öğrenme bu tecrübeyle birleştiğinde bilgelik doğar. "İki günü eşit olan ziyandadır." (Hadis-i Şerif). Önemli olan öğrenme aşkıdır.
12 Ocak 2026 00:23

"Hiç Utanmadınız Mı?"
*** Maltepe Belediye Meclisi'nin AKP'li üyesi Yusuf Özgün'ün, meclis toplantısında "Açlık diyorsunuz, Şükrü bey nerede. Boyu 1.60 sanırım. Kilosunun, 1.60'a göre diyelim bir 10 kilogram fazlalığı var. Bu ülkede açlık olsaydı boyuna göre fazlalığı olmazdı" demesi gündem oldu. Bekler'in, "Bu ülkede 5.5 kişi 18.900 lira ile geçimini sağlayacak. Bunlar emekliler içinde en alt grup, yazıktır, günahtır, Allah'tan korkun, kuldan korkun. Siz bunu nasıl verdiniz ya? Hiç mi utanmadınız? 18.900 lira maaş alan elektrik parasını başka ödüyor da, 150 bin lira alan başka mı ödüyor? Ekmeği, benzini başka fiyata mı alıyor? Bunu kalkıp biriniz savunsun" sözleri açlık çeken emekli ve asgari ücretlinin sesi oldu. 2020 yılı sonlarında Meclis'te CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, ekonominin kötü gidişini anlatırken, "Millet aç' deyince hoplamayın arkadaşlar, millet aç, perişan. Evet, herkesin midesine bir şey giriyor, kuru ekmek giriyor" diye konuşmuş, AKP Denizli Milletvekili Şahin Tin ise oturduğu yerden "O zaman aç değil demek" diyerek sataşmada bulunmuştu. Altay'ın, "Kuru ekmek… Bu tutanağı alacağım, bak, göreceksin, milletten özür dileyeceksin" sözlerine Tin, "Sen kendin dedin 'Midesine ekmek giriyor' dedin" diye karşılık vermişti. Altay da, "Milletin midesine kuru ekmek giriyor sadece diyorum, Beyefendi diyor ki: 'O zaman aç değiller" demişti.
12 Ocak 2026 00:21

Halep'teki Suça Ortak Olmak
Türkiye'de bir önceki süreçte Öcalan'ın gönderdiği mesaj, 21 Mart 2013 günü Diyarbakır'daki Newroz alanında okunuyordu. Öcalan'ın o mesajını aynı anda, Nusaybin'e yürüyerek 500 metre uzaklıkta bulunan Suriye'nin sınır kasabası Kamışlı'daki Newroz'da dinleyen kitleyi takip ediyorduk. Halep'teki gelişmelere dair X'ten paylaşımlarda bulunan Foza Yusuf, Halep Üniversitesinde hukuk eğitimi görmüş. Foza Yusuf, sosyal medya hesabından Halep'e dair yaptığı paylaşımlarda, "Bir katliam yaşanıyor. Savaş suçları işleniyor. Evler ve hastaneler topçu ateşi altında" dedi ve ekledi: "Olanlar karşısında hâlâ uluslararası bir sessizlik var. Sessizliğiniz bizi öldürüyor." ABD başta olmak üzere, Suriye'yi bir yatırım sahası olarak gören emperyalist güçlerle bölgesel aktörler, kendi planlarını, şekil vermeye çalıştıkları Colani liderliğindeki HTŞ üzerinden realize etmeye çalışıyorlar. Cumhuriyet gazetesinin 9 Ocak 2026 tarihli manşeti bu açıdan tam bir numunelik. Manşetinde'Halep ateş topu' başlığını kullanan Cumhuriyet, üst başlığında "Şam ordusu, terör örgütü SDG'ye geniş kapsamlı operasyon başlattı" ifadelerini kullanmış. Halep'in Şeyh Maksud Mahallesi'nde kaydedilen bir görüntüde, Suriye ordusuna bağlı silahlı kişilerin, kadın bir İç Güvenlik Gücü üyesinin cansız bedenini "Allahu Ekber" sloganları eşliğinde bir binanın üst katlarından aşağı fırlattığı görülüyor. Halep'te bunlar yaşanırken Suriye Dışişleri Bakanlığının yaptığı açıklamada "ABD, Suudi Arabistan Krallığı, Katar, Türkiye Cumhuriyeti, Birleşik Krallık ve Sayın Mesud Barzani'ye, Suriye'nin istikrarını desteklemedeki ve toprak bütünlüğü ile egemenliğine gösterdikleri özendeki etkin ve verimli rolleri nedeniyle derin şükran ve takdirlerini" sunduklarını ekleyelim. Trump'ın yeni 'ulusal güvenlik stratejisi' belgesinin dayandığı "güç yoluyla barış" yönteminin küçük bir örneği diyebiliriz yaşananlara.
12 Ocak 2026 00:20

Bizi Ümitsiz Bırakma Allah'ım!
"İnsanlar ne tuhaf, bedeni ölene ağlıyorlar da; gönlü ölene ağlamıyorlar" diyor şair. Neylerse güzel eyler." Şefkatini merhamet-i İlâhiyeden daha ileri sürme! Sen doğru, adil, istikamet üzere olduğun sürece başkalarının dalaleti sana zarar vermez. Unutma "zarara kendi rızasıyla girene şefkat edilmez." Elbette zalimlerin zulümlerini "müsbet hareket" düsturuyla haykıracağız. Mazlûmlara ve masumlara yardım ve duâ ederek hizmetimize devam edeceğiz. Ancak Kur'ân'ın bizlere gösterdiği çizgiyi aşmadan ve taşmadan, istikameti takip ederek. Bir günbatımı kızıllığı, bir çocuk öksüzlüğü, akşamın kimsesizliği ve sessizlik! Yalnızlık yanı başımızda ise, bir fincan kahve veya bir bardak çayımız ve bir kitabımız varsa elimizde… Gözden geçirelim, temize çekelim hayatımızı. Umutlarımızı, aşklarımızı, pişmanlıklarımızı… Gönlümüzün feraha, kalbimizin sevgiye, ruhumuzun huzura ihtiyaç duyduğu rikkatli, firkatli zaman dilimlerindeyiz. "Gizlice ve sessizce duâ" vakti. (A'râf, 55) "Yıllar sonra öğrendim ki; bağırıp çağırmana gerek yok! Sesini duymak isteyene, bir fısıltı bile yeter" diyor Farid Farjad. Önce keman sesi gibi ince bir hüzün.. sonra pişmanlık sızısı.. sonra yeniden gelen bahardaki tatlı heyecan... sonra yazın ısındıkça uzayan öğle ve güzel ikindi vakitleri gibi bir rüya, sonra firak! Rüzgâr gibi geçen ömür. Hayatın özeti, sonsuzluğun susuzluğu, ebediyet arzusu... Rahmet yetişiyor imdada sonra. Gizli günahların karanlık ateşinden kurtarıp rûhumuzu sağaltıyor, tefekkür ve nedamet damıtıyor, ferahlatıyor. İnsanın içi huzurla doluyor, hüzün şifaya dönüşüyor. Kendimizle ve Rabbimizle baş başa kaldığımız vakitlerde, duâ bir terapi oluyor, ruhumuzu dinlendiriyor. Kâinattaki varlıkların düşman olmadıklarını, bilâkis dost ve kardeş olduklarını hissediyoruz. Evet; insan sessizliğe kulak kesilince, kâinat bir orkestra oluyor. "Kulaktaki zar, nur-u îmân ile ışıklandığı zaman, kâinattan gelen mânevî nidâları işitir." Yeter ki, günlük gürültü ve kirlerden ruhumuzu biraz uzaklaştıralım.
12 Ocak 2026 00:19

Dünya Bunca Kötülükleri Neden Barındırıyor?
İstanbul'dan Hasan Doğan: " 'Gazze'de insanlık ölüyor. Allah dünyada bu kadar zulüm ve katliamlara niçin izin veriyor?' gibi sorular var. Felsefe de kötülükleri tartışıyor. Nasıl cevap vereceğiz?" David Hume'un, "Yaratıcı kötülüğü önlemek istiyor da, gücü mü yetmiyor? Öyleyse O güçsüzdür. Yoksa gücü yetiyor da, kötülüğü önlemek mi istemiyor? Öyleyse O, iyi niyetli değildir. Hem güçlü, hem de iyi ise, bu kadar kötülük nasıl oldu da var oldu?" sorusunu hâlâ unutmadık. Meselâ dinler, felsefenin kötülük dediği problemlere "imtihan sırrı" diyor, "sabredilirse aşılır" diyor, "İnsanı kemâlâta yükseltir" diyor, "İnsanı gerçek mutluluğa ulaştırır" diyor, "İnsanı olgunlaştırır" diyor, "insanı günahlardan arındırır" diyor, "Allah'ın rızâsına kapı açar" diyor, "Allah'ın şefkatini celp eder" diyor, nihâyet "Allah'ın uyarısı ve ikazıdır" diyor. Bedîüzzaman Hazretlerinin kötülük problemine bakışını birkaç maddede ele alalım: 1-Bediüzzaman Said Nursî'ye göre, kötülüğü yaratmak "kötülük" değildir, kötülüğü kazanmak kötülüktür. Çünkü "yaratma" bütün sonuçlara bakar. Bazıları tedbirsizliği ile yağmurdan zarar görse, "Yağmurun yaratılmasının rahmet ve şefkatle ilgisi yoktur. Yağmur bir kötülüktür" diyemez. Kimileri tedbirsizliği veya kötü tercihi ile ateşten zarar görse, "Ateşin yaratılması kötülüktür" diyemez. 1 1- Mektûbât, Y.A. Neşr., Germany, 1994, s. 47.
12 Ocak 2026 00:16