Haberi Yapay Zeka ile Özetinden Okuyun. Neden Habokado?

Diplomaside Güçlünün Hâkimiyetine Dönüşler
Trump'ın Venezuela devlet başkanını askeri operasyonla der-dest etmesi, ülkesine kadar girip başkanlık sarayının yatak odasından başkanı ve eşini alıp Amerika'ya kaçırması en sıcak haber. ABD'nin Bush zamanında Irak'a girmek için uydurduğu "kimyasal silahlar" yalanı benzeri aynı şekilde Maduro'nun üzerine atılan yalanlarla yargılayacaklar. Kısaca Trump, birçok ülke liderlerine eğer "benimle işbirliği içinde olmazsanız size de aynısını yaparım" mesajını verdi. Trump "Çin'le anlaştık, petrol almaya devam edecekler" kısacası el koydukları petrolü, Çine ucuz olarak satacaklar. ABD; Venezuela, Çin; Tayvan, Rusya; Ukrayna, İsrail; Gazze-Suriye(Golan Tepeleri) Emperyal güçlerin hepsi memnun. Bu yüzden bundan sonra hiçbir devlet ve başkanı güvende değil. Maduro neden bu hale geldi, Netenyahu tutuklama kararı aldı, 21. Yüzyılın Hitleridir dedi, İsrail'i kara listeye aldı, Gazze'yi ve Filistin'i tanıdı vs. Irak'ın parçalanmasını sağlayan Amerika'yı hatırlayın, BM'den Irak'ta kimyasal silahların kullanıldığına dair BMGK kararı çıkarttılar, Amerika'nın saldırısı meşrulaştırıldı. Irak'ı parçalayarak, geride bölünmüş ve aynı zamanda gelirlerine el konulmuş Irak kaldı.
12 Ocak 2026 02:45

Terör Başka Nedir Ki?
ABD'nin, Venezuela devlet başkanı Maduro'yu bir gece operasyonu ile yatağından alıp kaçırmasının yankıları hâlâ devam ederken, "Bu bir devler terörü değilse nedir?" sorusunu çok daha yüksek sesle sormak zorundayız. O nedenle de ABD'nin yaptığı şeyin bir "devlet terörü" olduğunun ispatı, tam olarak ürettiği kaos zeminidir. Bugün eğer, "ABD yarın hangi ülkeye saldıracak ya da hangi ülkenin liderini kaçıracak?" gibi sorular sorulabiliyorsa bunun sebebi, üretilen devlet terörüdür. ABD, benimsediği kutsal misyonuyla, İsrail de "dünyanın efendisi" inancıyla kendilerini bütün kurallardan müstağni görüyorlar. ABD çıkarlarına hizmet eden Saddam melek iken, çıkarlar değişince bir anda yok edilmesi gereken bir "şeytan diktatör" ilan edildi.
12 Ocak 2026 01:47

Parıltının Gölgesi
Aynı satırda bir de fenomen isimleri. Fenomen dediğin artık sadece "içerik üretmiyor." Ahlak üretiyor, estetik değiştiriyor, tüketim yönlendiriyor. Gençler için yeni bir ahlak rejimi: görünürlük. Toplumun alkışı bir tercih, tercih ise bir sorumluluktur. Asıl mesele fenomenlerin kötülüğü değil; toplumun imrendikleri. Eski hayatların filtresi vardı, şimdi filtreler hayatın kendisi oldu. Alkışı keserek başlayabilir. Fenomen ekonomisi alkışla çalışır, para sonradan gelir. Kanun suçu yakalar; kötülüğü yakalayan toplumun filtresidir. Devletin ve toplumun eski savunma sistemleri yeni saldırı biçimlerine yetişemiyor. Terazi bozulursa toplumun dengesi bozulur.
12 Ocak 2026 01:47


Reklam Vermek İçin Tıklayınız
İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Belediyecilik Chp'nin İşi
Belediyelerin görevi; konser düzenlemek, "yerlere çöp atmayın" demek ve heykeller dikip sanki dünyanın üçüncü büyük köprüsünü inşa etmişçesine görkemli açılışlar yapmaktır. Onlara müreffeh bir hayat yaşamaları için hayalî genel müdürlükler tahsis etmek ve aynı zamanda "bürokratlar çift maaş alıyor" diyerek algı yapmaktır. Belediyelerin görevi; "şapşal koyunun kasap bıçağını yalamasına" gönderme yaparak zevahiri kurtardığını sanan sanatçılardan sevgili edinmek ve işçiler maaş alamazken yurt dışında onunla tatil yapmaktır. Belediyenin görevi; makam aracını köpeğe tahsis edip bir yandan da "devleti yönetenlerin makam araçları fazla" demektir. Kar yağınca sosyal medyadan, "Aman evden çıkmayın; iş makinelerine ayıracağımız paraları konserlerde bitirdik" diye duyuru yapmaktır asıl belediyecilik! Gerçi sizinkilere "koyun" diyerek bizimkilerin zekâ seviyesini kamufle etmeye çalışıyoruz ama...
12 Ocak 2026 01:46

İlahi Adaletin Terazisi Şaşmaz!
Bir zamanlar 'Söylemezsem Olmaz' programında oturup insanlara ahlak dersi veren, herkesin hayatını didik didik eden Selen Görgüzel vardı. 'Uyuşturucudan kaçtı', 'Fuhuştan gitti' diye konuşmuştu. Bir de 'Böyle suçlaması olan insanın biraz utanması olur' demişti. Şimdi takvimler 2026'yı gösteriyor. Selen Görgüzel bu kez uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınıyor.
12 Ocak 2026 00:45

Bir Nevi Mi'rac Hükmünde Olan Namaz
"Allahuekber" deyip, manen ve hayalen veya niyeten iki cihandan geçip, kayd-ı maddiyattan tecerrüd edip bir mertebe-i külliye-i ubudiyete veya küllînin bir gölgesine veya bir suretine çıkıp, bir nevi huzura müşerref olup, "İyyake na'büdü" [Ancak Sana kulluk ederiz. Âdeta, harekât-ı salâtiyede tekrarla "Allahuekber, Allahuekber" demekle kat'-ı merâtib ve terakkiyat-ı maneviyeye ve cüz'iyattan devair-i külliyeye çıkmasına bir işarettir ve marifetimiz haricindeki kemâlât-ı kibriyasının mücmel bir ünvanıdır. Güya her bir "Allahuekber" bir basamak-ı Mi'raciyeyi kat'ına işarettir. Elbette, hac miftahıyla açılan merâtib-i külliye-i rububiyet ve dürbünüyle nazarına görünen afak-ı azamet-i ulûhiyet ve şeairiyle kalbine ve hayaline gittikçe genişlenen devair-i ubudiyet ve merâtib-i kibriya ve ufk-u tecelliyatın verdiği hararet, hayret ve dehşet ve heybet-i rububiyet, "Allahuekber, Allahuekber" ile teskin edilebilir ve onunla o merâtib-i münkeşife-i meşhude veya mutasavvere ilân edilebilir. Sözler, 16. Söz, s. 229 bil-asâle: bizzat; esas itibarıyla. mahz-ı rahmet: tam bir rahmet. Zat-ı Celîl-i Zülcemal: cemal sahibi yüce zat.
12 Ocak 2026 00:35

Çocuk Eğitiminin Temel Taşı Kimdir? - 1
Eski Türk toplumunda aileler büyük ve genişti. Bunun için, Bediüzzaman; "Bu zamanda aile hayatının ve dünyevî ve uhrevî saadetinin ve kadınlarda ulvî seciyelerin inkişafının sebebi, yalnız daire-i şeriattaki âdab-ı İslâmiyet'le olabilir."1 diyor. Eğer ailede özellikle kız çocuğu eğitilerek İslâmiyet'in güzellikleriyle geliştirirse her şey, başta da aile hayatı değişir. Aile fertlerinde bulunan ahirete iman özelliği ile; "aile hayatının hayatı ve saadeti ise; samimî ve ciddî ve vefadarâne hürmet ve hakikî ve şefkatli ve fedakârâne merhamet ile olabilir. Ve bu hakikî hürmet ve samimî merhamet ise, ebedî bir arkadaşlık ve daimî bir refakat ve sermedî bir beraberlik ve hadsiz bir zamanda ve hudutsuz bir hayatta birbiriyle pederâne, ferzendâne, kardeşâne, arkadaşâne münasebetlerin bulunmak fikriyle ve akidesiyle olabilir."2 Geleneksel olarak anne, çocuğun bakım ve sevgi ihtiyacını karşılayan, duygusal gelişiminde merkezi bir figür olarak görülür. Annenin şefkati, ilgisi ve kurduğu yakın bağ, çocuğun temel güven duygusunun teşekkülünde kritik bir rol oynar. Kardeşler, bir çocuğun hayatındaki ilk ve en önemli akranlarıdır. 1- Lem'alar, s. 244
12 Ocak 2026 00:30

Ehl-i Hakikat Ve Hû Lafzı…
Bediüzzaman Hüve Nüktesi'nde 'Hû' lafzında azîm bir sikke-i tevhid var olduğunu ispat ediyor. Kâinattaki her zerre söylediğimiz 'Hû' ile beraber 'Hû' diyor. Kâinatı'Hû' sikke-i tevhidi kuşatıyor. Onun için "Lâ ilâhe illallâh" kelime-i kudsiyesini çok tekrar etmek lâzım. Çünkü serapa ilim ve tefekkür hazinesidir. Ağzından'Hû' lafzı çıktığı vakit kâinattaki bütün zerreler seninle beraber 'Hû' diyor, bunu bilmelisin. Yani âlem-i şehadetteki bütün zerreler senin zikrinle zikirlenir, senin tefekkürünle sıbgalanır, senin 'Hû' lafzınla tegaddi eder. O andaki 'Hû' zikrinle senin anın nurlanır belki bütün zerreler sana eşlik eder vaziyet alır. Ancak "Antikacıların çarşısına gidilse, hârika-pîşe ve pek eski, hünerver san'atkârına nisbet ederek, o san'atkârı yad etmekle ve o san'atla teşhir edilse, bir milyon fiyatla satılır."(1) Ehl-i hakikat, hikmet ve hakikat derslerini topraktan almışlar. Bediüzzaman da Risale-i Nur'un Esmâ-i Hüsnâ içinde ism-i Rahîm ve ism-i Hakîm'e mazhar olduğunu söyler. Onların asıl gıdası tefekkür-ü hakikat olmuş. 1- Sözler, s. 374.
12 Ocak 2026 00:28

Küresel Satrançta Türk Hamlesi: 2026 Savunma Doktrini
Bu sert gerçeklik karşısında, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in 5 Ocak'taki çıkışı, Türk dünyasının 21. yüzyıldaki varoluş kodlarını yeniden tanımlayabilecek stratejik bir manifesto niteliğinde. Aliyev'in: "Güç vardır, müttefiklik vardır, karşılıklı destek vardır" tespiti, kabul görmesi halinde yeni dönemin parolasını belirleyecek; bu söylem, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ilan ettiği "21. Yüzyıl, Türk Devri Olacaktır" doktrininin güvenlik zeminini tahkim edebilecek bir güçte... Liderlerin bu ortak güvenlik vizyonuna yönelmesi, esasında romantik bir idealin ötesinde, bölgedeki somut tehditlerin doğurduğu stratejik bir zorunluluk... Bugün Kafkasya ve Türkistan; Batı'nın Ermenistan üzerinden kurguladığı yeni vekalet senaryoları ve küresel ticaretin şah damarı mahiyetindeki Orta Koridor'a yönelik hibrit müdahalelerle karşı karşıya... Aliyev'in 2026 yılı için önerdiği " Ortak Askeri Tatbikat " hamlesi, bu tehditlere karşı proaktif bir caydırıcılık refleksine dönüşürken; bu adımın atılması, Türk dünyasının bölgesel krizlere karşı tek yumruk gibi hareket edebilmesinin önünü açacak bir gelişme... Erdoğan'ın "Birlik ve beraberliğimiz, Türk dünyasının bekasının teminatıdır" sözü, Aliyev'in 2026 planıyla birleştiğinde; Türk dünyası artık sadece bir kültür birliği değil, "stratejik güvenlik havzası" haline geliyor. Bu vizyonun başarıya ulaşmasıyla birlikte; Adriyatik'ten Çin Seddi'ne, Hazar'dan Akdeniz'e kadar uzanan bu uçsuz bucaksız Türk coğrafyasında, artık kimse Türk'ün rızası olmadan hesap yapamayacak, Türk dünyasının onayı alınmadan yeni bir denge kurulamayacaktır.
12 Ocak 2026 00:25

Herkes Okusun Diye
Yeni Asya Dergi Grubu olarak, "Herkes okusun diye" anlayışıyla hazırladığımız yıl sonu kampanyamızı avantajlı fiyatlarla sürdürüyoruz. Kampanya kapsamında iki farklı abonelik seçeneği yer almakta: - 4 dergi–1 yıllık abonelik: Normalde 8.300 TL olan paket, kampanya süresince 7.900 TL. - 3 dergi–1 yıllık abonelik: Normalde 7.200 TL olan paket, kampanya süresince 6.900 TL. Her iki abonelik seçeneğinde de 12 ay boyunca sabit fiyat garantisi uygulanmakta olup, kargo ücretleri müessesemiz tarafından karşılanacak. İ İletişim: www.yeniasyakitap.com ve WhatsApp: 0545 599 54922 ** Takvim Kampanyası: Sizden Tutuklu ve Mahkûmlara Yeni Asya olarak bu yıl da sosyal sorumluluk anlayışımızın bir yansıması olarak "Sizden Tutuklu ve Mahkûmlara Hediye Takvim Kampanyası"nı hayata geçirmiş bulunuyoruz. "Mahkûmların her günü nurlansın" niyetiyle hazırlanan bu çalışma, okuyucularımızın desteğiyle anlam kazanmakta. 10–18 Ocak 2026 tarihleri arasında, TÜYAP A.Ş. tarafından organize edilen 18. Çukurova Kitap Fuarı'nda standımızda siz değerli okurlarımızı ağırlamaktan büyük memnuniyet duyacağız.
12 Ocak 2026 00:25