×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Haberi Yapay Zeka ile Özetinden Okuyun. Neden Habokado?

Hıdırellez Günah Mı? Diyanet'e Göre Hıdırellez Caiz Mi?

15 Ocak 2026 10:56

Kültürel bir coşku yaşamak isterken imanı zedelemekten korkanların en sık arattığı "Hıdırellez günah mı, Diyanet'e göre Hıdırellez kutlamak caiz mi ve yapılan ritüeller şirk sayılır mı?" soruları, bu bahar bayramının manevi sınırlarını çizmek adına oldukça önemlidir. Hıdırellez kutlamaları, özünde bir "bahar bayramı" olarak masum görünse de, içine karışan bazı hurafeler (türbelere çaput bağlamak, Hızır'dan medet ummak, ateşin günahları döktüğüne inanmak vb.) işin rengini değiştirebilir. Allah'tan istenmesi gerekenlerin, ritüellerden veya şahıslardan beklenmesi, İslam'ın en hassas olduğu "şirk" tehlikesini doğurabilir. Hıdırellez kelimesi, karada darda kalanların yardımcısı olduğuna inanılan Hızır (a. İnanışa göre bu iki kutlu nebi, her yıl 5 Mayıs'ı 6 Mayıs'a bağlayan gece bir gül ağacının altında veya su kenarında buluşurlar. Dolayısıyla Hıdırellez'i "dini bir ibadet" gibi görmek veya ona kutsiyet atfetmek yanlıştır. RİTÜELLER VE BATIL İNANÇ TEHLİKESİ Hıdırellez'in "günah" olup olmadığı tartışması, kutlamanın kendisinden ziyade, o gece yapılan ritüellerde düğümlenir. Ancak kişi, "Ben dua ediyorum, Allah'tan istiyorum, bu çizimler de sadece bir umut simgesi, bir oyun, bir gelenek" diyorsa ve kalbinde yaratıcı olarak sadece Allah'ı biliyorsa, bu eylemler "batıl inanç" veya "hurafe" olarak adlandırılır; dinden çıkarmaz ama dinen tavsiye de edilmez. Diyanet'e göre, "Hıdırellez günü yapılan dualar mutlaka kabul olur" gibi bir dini hüküm de yoktur.

Filtreleme Haberleri

Uzmandan Velilere Sömestri Uyarısı: Tatili Test Kampına Çevirmeyin

Tatilde de test kitaplarına gömülen öğrencinin strese girdiğini velileri de olumsuz etkilediğini belirten Prof. Dr. Akgündüz, "Öğrencilerin yaratıcılıklarını tetikleyecek, fiziken ve ruhen rahatlatacak süreçlere ihtiyacı var. Gerçek bir hayat problemine odaklanmak, yüzlerce testten daha öğreticidir" dedi. Laboratuvar için özel alanlara ihtiyaç olmadığını ifade eden Prof. Dr. Akgündüz, şu önerilerde bulundu: "Mutfak bir kimya laboratuvarıdır; bir keki kabartan mayanın arkasındaki kimyasal reaksiyonu konuşmak, fen ve matematik becerilerini geliştirir. Salon bir mühendislik sahasıdır; bozulan bir cihazın içini açıp 'bu nasıl çalışıyor?' diye incelemek, geleceğin mühendislerini doğurur. Doğa en büyük gözlem alanıdır; şehirde bile olsa ağaçları ve mimari örüntüleri inceleyerek çocuklara sorunlara çözüm tasarlatılması gerekir." 'Kendin Yap' (Maker) kültürünün önemine değinen Prof. Dr. Akgündüz, internetteki kaynakların doğru kullanılması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Akgündüz, anlamadığı bir konuyu yapay zekaya 'bunu 10 yaşında bir çocuğa anlatır gibi anlat' diyerek dinleyen öğrencinin kişiselleştirilmiş öğrenme yaşadığını ifade etti. Prof. Dr. Akgündüz, "Ayrıca çocukların Code.org gibi platformlarla teknolojinin tüketicisi değil üreticisi olması gerekir" dedi.

15 Ocak 2026 10:56

Kalbi Onu Direksiyon Başındayken Vurdu... Malatya'da Araç İş Yerine Çarparak Durabildi!

Malatya Yeşilyurt ilçesinde direksiyon başında kalp krizi geçiren sürücünün aracı iş yerine çarparak durabildi. Edinilen bilgilere göre, İlhan Y. (51), aracıyla seyir halindeyken kalp krizi geçirdi. 1 / 3 Sürücü hayatını kaybetti Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde sürücü İlhan Y.'nin hayatını kaybettiği belirlendi. 2 / 3 Küresel Ölümlerin Üçte Birini Oluşturuyor Dünya genelinde kalp ve damar hastalıkları (CVD), en sık görülen ölüm nedenlerinden biri olarak kabul ediliyor; 2022 yılında yaklaşık 19,8 milyon kişi bu hastalıklar nedeniyle hayatını kaybetti ve bu ölümlerin yaklaşık %85'i kalp krizi ve inme gibi akut nedenlere bağlıydı.

15 Ocak 2026 10:56

Manisa'da Sağlık Hizmetlerinde Kalite Ve Erişim Hedefi Büyüyor

Manisa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mehmet Fatih Zeren, normal doğum oranlarının artırılması, acil sağlık kapasitesinin güçlendirilmesi ve yeni sağlık yatırımlarıyla Manisa'da nitelikli sağlık hizmetlerinin daha üst seviyelere taşınmasını hedeflediklerini söyledi. Kırkağaç 1 No'lu 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu'nu ziyaret eden Zeren, ambulans personelinin talep ve ihtiyaçlarını dinledi. Selendi ilçesinde Devlet Hastanesi, Toplum Sağlığı Merkezi, Aile Sağlığı Merkezi ile 1 ve 2 No'lu 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonlarını ziyaret eden Zeren, acil sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çekti. 2025 yılı içerisinde Manisa genelinde 150 bin hastaya ambulans hizmeti verildiğini ifade eden Zeren, acil sağlık hizmetleri kapasitesinin 8 yeni ambulansla güçlendirildiğini ve yeni istasyonlar için çalışmaların sürdüğünü söyledi.

15 Ocak 2026 10:55

Botoks Yaptırmak Orucu Bozar Mı? Diyanet'e Göre Oruçluyken Botoks Yaptırmak Orucu Bozar Mı?

Günümüzün en popüler ve en hızlı sonuç veren estetik uygulamalarından biri olan botoks da bu planlar arasında ilk sıralarda yer alır. Cildin altına enjekte edilen bir sıvı söz konusudur ve "vücuda giren her şey orucu bozar" genel algısı, bu estetik müdahalenin ibadete zarar verip vermeyeceği konusunda ciddi tereddütler yaratır. Aşının, insülinin veya vitamin iğnesinin hükmü belliyken, estetik amaçlı yapılan dolgu ve botoks gibi uygulamalar, hem işlemin niteliği hem de amacı bakımından farklı soruları beraberinde getirir. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın konuya dair yaklaşımı, işlemin "beslenme" amacı taşıyıp taşımadığına odaklanır. Tıbbi olarak "beslenme" kategorisine girmez. DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI'NIN İĞNE VE ESTETİK FETVASI Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, günümüz tıbbi gelişmelerini yakından takip ederek orucu bozan ve bozmayan halleri detaylıca sınıflandırmıştır. Vücuda iğne yoluyla yapılan enjeksiyonlarda ise ayrım şöyledir: Eğer yapılan iğne "keyif verici" veya "besleyici" (gıda takviyesi, vitamin, serum vb.) nitelikteyse orucu bozar. Botoks ve dolgu gibi işlemler, her ne kadar estetik amaçlı görünse de teknik olarak "besleyici olmayan enjeksiyonlar" sınıfına girer. Eğer kişi, şiddetli migren ağrıları veya diş sıkma problemi nedeniyle oruçluyken botoks yaptırıyorsa, bu tamamen "tedavi amaçlı iğne" hükmündedir ve orucu bozmadığı konusunda alimler arasında neredeyse tam bir görüş birliği vardır. Ancak sadece kırışıklıkları gidermek gibi estetik bir kaygıyla yapılıyorsa, işlemin orucu bozup bozmadığı değil, "mekruh" (hoş görülmeyen) olup olmadığı tartışılabilir.

15 Ocak 2026 10:54

14 Şubat Sadece Sevgililer Günü Değil: Hangi Burç Nasıl Etkilenecek? İşte Şubat Ayı Burç Yorumları

Bu yıl 14 Şubat'ta sadece kalpler değil, gökyüzü de yerinden oynayacak! Şubat 2026, astrolojik açıdan yılın en yoğun dönüşüm aylarından biri olacak. 6 Şubat'ta Merkür'ün Balık burcuna geçmesi, rasyonel zihninize şiirsel ve empatik bir dokunuş katıyor. 23 Şubat'ta Mars'ın Kova burcuna geçişi, ortaklıklarda yenilikçi işbirliklerini ve ekip çalışmasını destekleyecek. 14 Şubat'ta Satürn'ün Koç burcuna geçişi, ilişkiler alanınızı test ediyor. 6 Şubat'ta Merkür'ün Balık burcuna geçmesiyle zaten güçlü olan sezgileriniz zirve yapacak; gizli gerçekleri fark etme yeteneğinizi akıllıca kullanın. 14 Şubat'taki Satürn geçişi, vizyonlarınıza ve yaratıcılığınıza ihtiyaç duyduğu yapıyı kazandırıyor. 4 Şubat'ta Uranüs'ün hareketiyle finansal durumunuz ve değerlerinizde yenilikçi bir dönüşüm başlıyor. 10 Şubat'ta Venüs'ün Balık burcuna geçişi, gerçekçi konuşmalarınıza empati ve şiirsellik katmanızı sağlayarak mesajlarınızın sadece zihne değil, kalbe de ulaşmasına yardımcı olacak. 10 Şubat'ta Venüs'ün burcunuza girmesiyle karizmanız ve çekim gücünüz artıyor.

15 Ocak 2026 10:53

Haşlanırken Çatlayan Yumurtalara Son! Suyuna Bir Adet Atın: Yumurtayı Soymanın En Kolay Yoluymuş...

Özellikle soğukken hızla kaynayan suyun içerisine giren yumurtalar, kabuğun içinde ani bir basınç oluşmasıyla çatlamaya müsait bir hale gelebilir. Kabuğun üzerinde çatlamalar meydana gelmesine neden olan bu basıncı, yumurtaları haşladığın suyun içerisine ekleyeceğiniz bir adet kürdan ile daha dengeli hale getirebilirsiniz. Kürdan, yalnızca yumurtalarda meydana gelen çatlamayı önlemek ile kalmıyor aynı zamanda kaynama sırasında görülen minik hava hareketlerini daha dengeli hale getirerek, yumurtanın iç zarının kabuktan daha rahat ayrılmasına destek oluyor.

15 Ocak 2026 10:53

Karla Kaplanan Yozgat Çamlık Milli Parkı Ve Akdağmadeni Ormanları Dronla Görüntülendi

Yozgat kent genelinde etkili olan kar yağışının ardından ormanlık alanlar dronla görüntülendi.

15 Ocak 2026 10:53

Adet Lekesi Orucu Bozar Mı? Diyanet'e Göre Oruçluyken Adet Öncesi Gelen Kahverengi Akıntı Orucu Bozar Mı?

Kadınların arama motorlarında ve ilmihal kitaplarında en sık yanıt aradığı "Adet lekesi orucu bozar mı, Diyanet'e göre adet öncesi veya sonrası gelen kahverengi akıntı orucu sakatlar mı?" soruları, ibadetin geçerliliği açısından büyük önem taşır. İslam fıkhında kadınların özel halleri "hayız" (adet), "nifas" (lohusalık) ve "istihaze" (özür kanı) olmak üzere üç kategoride ele alınır. Sorun şu ki, gelen o "leke"nin hayız başlangıcı mı yoksa istihaze mi olduğuna karar vermek her zaman kolay değildir. Bu yazımızda, adet öncesi ve sonrası gelen lekelerin fıkhi hükmünü, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın renkler ve süreler konusundaki ölçülerini, "beyaz akıntı" (tuhr) kriterini ve kadınların bu süreçte nasıl hareket etmesi gerektiğini tüm detaylarıyla ele alıyoruz. HAYIZ (ADET) VE İSTİHAZE (ÖZÜR) AYRIMI Orucun bozulup bozulmadığına karar verebilmek için öncelikle gelen lekenin "adet kanı" sayılıp sayılmadığını bilmek gerekir. İslam alimleri, adet süresinin en az 3 gün, en çok 10 gün olduğu konusunda (Hanefi mezhebinde) genel bir görüş belirtmişlerdir. Ancak adet döngüsü dışında, yani iki adet arasındaki temizlik süresinde (en az 15 gün) veya adet süresi bittikten sonra gelen kanamalar "istihaze" yani özür kanı sayılır. Yani belirleyici olan, lekenin "devamlılığı" ve adet döngüsüyle olan ilişkisidir. Dolayısıyla bu renkleri gören kadın hala "hayızlı" sayılır ve oruç tutamaz. Adetin bittiği ise "beyaz akıntı"nın (tuhr) görülmesiyle anlaşılır.

15 Ocak 2026 10:51

Takdir Teşekkür Hesaplama 2026 | Takdir Ve Teşekkür Belgesi Kaç Puanla Alınır?

Takdir ve teşekkür hesaplama 2026, karnelerin verilmesine günler kala öğrencilerin odaklandığı konulardan oldu. 2025 2026 eğitim öğretim yılının ilk dönemi, 16 Ocak Cuma günü karnelerin verilmesiyle tamamlanacak. MEB kriterlerine göre tüm derslerden başarılı olan, dönem puanlarının ağırlıklı ortalaması 70,00 den aşağı olmayan ve davranış puanı 100 olan öğrencilere takdir ve teşekkür belgeleri veriliyor. Not ortalaması, 1. yazılı puanının 2. ve varsa 3. yazılı puanı ile toplanmasının ardından toplam yazılı sayısına bölünmesiyle ortaya çıkmaktadır. İlkokul 4 üncü sınıf ile ortaokul ve imam-hatip ortaokullarının bütün sınıflarında puan ortalaması Türkçe dersinden 55.00, diğer derslerin her birinden 45.00 puandan aşağı olmamak şartı ile tüm derslerin dönem ağırlıklı puan ortalaması 70.00-84.99 olanlar "Teşekkür", 85.00 puan ve yukarı olanlar "Takdir" belgesi ile ödüllendirilmektedir. Kınama ve okul değiştirme yaptırımlarından birini alan öğrenciye o eğitim ve öğretim yılı içinde teşekkür, takdir ve iftihar belgesi verilmez. Okullara devamı sağlamak için çaba gösteren Milli Eğitim Bakanlığı, takdir teşekkür hesaplama kriterlerini değiştirdi.

15 Ocak 2026 10:48

Prof. Dr. Feyza Umay Koç: "Anne Sütü Bebeğin En Güçlü Bağışıklık Kalkanıdır"

"Annelere 32'nci haftadan itibaren uygulamalı destek veriyoruz" Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin uzun yıllardır taşıdığı "Bebek Dostu Hastane" unvanıyla kalite standartlarını en üst seviyede tuttuğunu belirten Prof. Dr. Feyza Umay Koç, "Emzirme başarısının doğru bilgilenme ile başladığı ilkesinden yola çıkan merkezimiz, 32'nci hafta ve üzerindeki tüm gebe kadınlara yönelik kapsamlı eğitimler düzenliyor. Uzmanlar eşliğinde gerçekleştirilen bu eğitimlerde; doğru emzirme teknikleri, bebeklerin açlık sinyallerini anlama ve meme sağlığı gibi kritik konular detaylandırılıyor. Böylece anne adayları, doğum sonrasına hem psikolojik hem de teknik açıdan hazır bir şekilde giriyor. Ege Üniversitesi Hastanesi Kadın Doğum Servisi'nde doğum yapan anneler, henüz taburcu olmadan emzirme danışmanlarımız tarafından ziyaret edilerek uygulamalı destek alıyor. Ayrıca süreç içerisinde çeşitli nedenlerle emzirmeye ara vermiş veya süt miktarı azalmış anneler için 'relaktasyon' yani sütün yeniden gelmesini sağlama yöntemleri uygulanıyor. Bilimsel metotlarla desteklenen anneler, yeniden emzirme motivasyonu kazanarak bebeklerinin bağışıklığını güçlendirme fırsatı buluyor" dedi. Prof. Dr. Feyza Umay Koç "Bebek Dostu Hastane" olmak için ekip çalışmasının çok önemli olduğunu ve bu konuda hastane yönetiminin, Yenidoğan Bilim Dalı öğretim üyeleri Prof. Dr. Özge Altun ve Doç. Dr. Demet Terek'in, tüm bebek dostu hastane komisyonu üyelerinin şartsız destek verdiklerini belirtti. "Bebekler ilk 6 ayda sadece anne sütü ile beslenmelidir" Bebeklere ilk 6 ay sadece anne sütü verilmesi gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Feyza Umay Koç, "Anne sütü, bebeğin en güçlü bağışıklık kalkanıdır. Her bebeğin ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmesini sağlamak ve bu süreci 2 yaş ve ötesine taşımak, bebeğin gelişimi açısından hayati önem taşır. Üniversitemizin akademik birikimiyle sahaya inen polikliniğimiz, İzmir ve çevresindeki tüm anneler için bir rehber niteliğindedir " diye konuştu.

15 Ocak 2026 10:45

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.