×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Haberi Yapay Zeka ile Özetinden Okuyun. Neden Habokado?

Reklam Vermek İçin Tıklayınız

İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Ezan Okunurken Yatmak Günah Mı? Diyanet'e Göre Ezan Okunurken Yatmak Caiz Mi?

15 Ocak 2026 13:07

Yatağında dinlenen, koltukta uzanan veya hasta yatağında yatan bir kişi, ezan sesini duyduğu anda "Hemen doğrulmalıyım, yatarsam çarpılırım veya büyük günah işlemiş olurum" gibi bir endişeye kapılabilir. Çocukluktan itibaren büyüklerimizden duyduğumuz "Ezan okunurken yatılmaz, kalk otur" uyarıları, bu eylemin dini bir yasak olduğu algısını zihinlere yerleştirmiştir. Bir eyleme "günah" veya "haram" diyebilmek için kesin bir delil gerekirken, "edep" veya "mekruh" kavramları daha esnek alanları ifade eder. Halk arasında yaygın olan "Ezan okunurken yatan çarpılır" veya "Büyük günahtır" inanışı, dini bir gerçekten ziyade, insanları gafletten uyandırmak için söylenmiş abartılı ifadelerdir. Ancak meselenin bir de "edep" boyutu vardır. Gücü yeten, sağlığı yerinde olan bir kimsenin, ezan gibi yüce bir çağrı duyulduğunda istifini hiç bozmadan, sanki sıradan bir müzik dinliyormuş gibi yatması "edeben" hoş karşılanmamıştır. Bu durum, "mekruh" (hoş görülmeyen) sınırına yaklaşabilir ama "günah" (haram) denilemez. Sabah ezanı, "Es-salatü hayrun mine'n-nevm" (Namaz uykudan hayırlıdır) cümlesiyle insanları uykudan uyanmaya ve namaza kalkmaya çağırır. Burada kınanan davranış, "yatma pozisyonu" değil, "namaza kalkmama gafleti"dir. Diyanet'e göre; ezan okunurken yatmak, uzanmak veya ayakları uzatmak caizdir, yani dinen yasak değildir. BACAK BACAK ÜSTÜNE ATMAK VE AYAK UZATMAK Ezan okunurken yatmanın yanı sıra, otururken bacak bacak üstüne atmak veya ayakları kıbleye doğru uzatmak da toplumda saygısızlık olarak görülür. Fıkıhta "ayakları kıbleye uzatmak", eğer odanın şekli veya zorunluluk yoksa "mekruh" (hoş olmayan) kabul edilmiştir.

Bakan Tekin'den Yarı Yıl Tatili Mesajı

15 Ocak 2026 13:05

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, yarıyıl tatili dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Bakan Tekin mesajında şunları söyledi: 2025-2026 eğitim öğretim yılının birinci yarısını tamamladığımız bu günlerde, sevgili evlatlarımızın karne heyecanını içtenlikle paylaşıyor; tüm eğitim ailemize huzurlu, sağlıklı ve verimli bir yarıyıl tatili diliyorum. Her eğitim öğretim dönemi öğrencilerimizin gelişimi, öğretmenlerimizin rehberliği ve velilerimizin desteğiyle anlamlı bir bütün hâline gelir. Bu süreçte öğrenme yolculuklarını kararlılıkla sürdüren öğrencilerimize, gelişimlerine rehberlik eden öğretmenlerimize, okullarımızda sorumluluk üstlenen yöneticilerimize ve her aşamada çocuklarının yanında olan velilerimize teşekkür ediyorum. Eğitim, sonuçtan ziyade süreçle; yarıştan çok, gelişimle anlam kazanır. Yarıyıl tatili, dinlenmenin yanı sıra kendinizi yeniden keşfetmeniz için de kıymetli bir imkândır. Bu vizyonun eğitim alanındaki en güçlü dayanaklarından biri olan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli; hikmet, ahlak, estetik değerler ve sağlam bir irade anlayışı üzerine kurulmuştur. Birinci yarıyıl boyunca gösterdiğiniz emek için her birinize teşekkür ediyor, bu tatilin sizler için de dinlenme ve yenilenme fırsatı olmasını diliyorum. Değerli Velilerimiz, Çocuklarımızın eğitim yolculuğunda gösterdiğiniz ilgi, sabır ve destek sürecin en önemli tamamlayıcı unsurudur. Tüm eğitim ailemize sağlıklı, huzurlu ve verimli bir yarıyıl tatili diliyor; ikinci dönemde aynı kararlılık ve umutla yeniden buluşmayı temenni ediyorum."

Filtreleme Haberleri

Emzirmek Orucu Bozar Mı? Diyanet'e Göre Oruçluyken Emzirmek Orucu Bozar Mı?

Emzirmek eyleminin kendisinin orucu bozup bozmadığı teknik bir fıkıh konusuyken, emziren annenin oruç tutup tutmama serbestisi (ruhsat) ayrı bir değerlendirme alanıdır. Bu yazımızda, emzirme eyleminin oruç üzerindeki fıkhı etkisini, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın konuya dair net duruşunu, oruç tutmayan annelerin bu borçlarını nasıl ödeyeceğini (kaza ve fidye durumunu) ve doktorların bu süreçteki tavsiyelerini tüm yönleriyle ele alıyoruz. Asıl üzerinde durulması gereken konu, emziren annenin oruç tutmaya gücünün yetip yetmeyeceği ve oruç tutmasının anne veya bebek sağlığına zarar verip vermeyeceğidir. Bu noktada İslam fıkhı devreye girer ve anneye bir "ruhsat" yani izin/kolaylık kapısı aralar. DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI'NIN GÖRÜŞÜ VE RUHSAT DURUMU Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, Kuran-ı Kerim'deki ayetler ve Hz. Peygamber'in hadisleri ışığında emziren kadınların durumuyla ilgili çok net bir fetva vermiştir. Bakara Suresi'nin 184. ve 185. ayetlerinde hastalık, yolculuk gibi durumlarda orucun kazaya bırakılabileceği belirtilmiştir. Burada ölçü "zarar görme ihtimali"dir. Eğer uzman bir doktor, annenin oruç tutması durumunda sütünün kesileceğini, bebeğin gelişiminin duracağını veya annenin sağlığının ciddi şekilde bozulacağını belirtiyorsa, o annenin oruç tutmaması sadece bir hak değil, aynı zamanda bir sorumluluktur. Çünkü İslam'da "zarar vermek de yoktur, zarara uğramak da yoktur." Annenin kendi canını veya bebeğinin canını tehlikeye atacak şekilde ibadet etmesi istenmez. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın ve fıkıh alimlerinin çoğunluğunun görüşüne göre, emzirme ve hamilelik "geçici" bir mazerettir. Bu sebeple, emziren anneler tutamadıkları oruçları, emzirme dönemi bittikten ve şartlar normale döndükten sonra gününe gün olarak "kaza" etmelidirler. Eğer bebek sadece anne sütü alıyorsa (ilk 6 ay) ve sık emiyorsa, oruç tutmak riskli olabilir.

15 Ocak 2026 13:04

Üniversitede Oylama Skandalı Tepki Çekmişti: İfadesi Ortaya Çıktı

İzmir Ekonomi Üniversitesi'nde bir öğrenci, 2001'den bu yana üniversiteye kayıt yaptıran kız öğrencilerin fotoğraflarını ele geçirerek bir internet sitesinde oylamaya açtı. İzmir Ekonomi Üniversitesi'ndeki skandalda yeni detaylar ortaya çıktı. Kız öğrencilere ait vesikalık fotoğraflar ve öğrenci numaralarının yer aldığı siteyi kurarak "en güzel, en çirkin" gibi başlıklarla oylamaya açan şüphelinin ifadesine ulaşıldı.

15 Ocak 2026 13:01

Mâûn Sûresi 3. Âyet Ne Söyler? İyiliğe Engel Olan Zihniyet

Kur'ân'da yalnızca inkâr değil, iyiliğe kayıtsızlık da ağır bir dille eleştiriliyor. Mâûn Sûresi'nin 3. âyeti, cimriliğin ve merhametsizliğin nasıl bir manevî çöküşe işaret ettiğini gözler önüne seriyor. Kur'ân-ı Kerîm'de Mâûn (Eraeytellezî) Sûresi, dinin yalnızca söz ve şekil değil; ahlâk, merhamet ve sorumluluk olduğunu güçlü bir üslupla hatırlatır. Sûrenin 3. âyet-i kerîmesi ise bu hakikati, özellikle sosyal sorumluluk üzerinden ortaya koyar. Zâriyât Sûresi'nin 19. âyetinde meâlen şöyle buyrulur: "Onların mallarında, isteyenin ve istemeye utanan yoksulun hakkı vardır." Bu ifade, yapılan yardımın bir lütuf değil; bir hakkın teslimi olduğunu gösterir. Mâûn Sûresi'nin 3. âyeti, mümine şu soruyu sordurur: Kur'ân'ın bu uyarısı, her çağda geçerlidir: İyiliğe engel olan bir kalp, iman iddiasını taşıyamaz.

15 Ocak 2026 13:01

Alaplı Kaymakamlığı'nda Kan Bağışı Etkinliği Düzenlendi

Zonguldak'ın Alaplı ilçesinde, Kaymakam Selçuk Köksal öncülüğünde geleneksel olarak gerçekleştirilen kan bağışı günü büyük bir katılımla Alaplı Hükümet Konağında yapıldı. Kaymakamlık binası içinde kurulan mobil kan bağışı etkinliğin merkezi oldu. Kaymakam Köksal, yaptığı açıklamada, "Kan bağışı, insanlık için büyük bir öneme sahip. "Can ver Hayat ver' sloganıyla bugün burada toplanarak hem dayanışmamızı güçlendiriyor hem de ihtiyaç sahiplerine umut oluyoruz" dedi.

15 Ocak 2026 13:00

Bir Ailenin Kararı Üç Hayata Umut Oldu

Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi (SEAH)'te yoğun bakımda tedavi görmekte olan bir hastaya beyin ölümü tanısı konulmasının ardından, ailesinin kararıyla bir karaciğer ve iki böbrek nakil bekleyen 3 hastaya bağışlandı. Organ Nakli Merkezi Genel Müdürü Prof. Dr. Hamad Dheir ise Türkiye'de organ bağışı konusunda toplumsal farkındalığın artırılmasının önemine dikkat çekti.

15 Ocak 2026 13:00

Sağlık Çalışanlarından Hasta Çocuklara Oyuncak Sürprizi

Diyarbakır'ın Çermik İlçe Devlet Hastanesinde görevli bir grup personel, hastanede tedavi gören çocuklara oyuncak dağıttı. Personel, kendi aralarında topladıkları paralarla aldıkları oyuncakları, tedavi amacıyla hastaneye gelen çocuklara dağıttı.

15 Ocak 2026 13:00

Arkadaşına Acıyıp Evine Aldı! Başına Öyle Bir Şey Geldi Ki: 'Ne Yapacağımı Şaşırdım'

Antalya'nın Kepez ilçesinde Erenköy Mahallesi'nde yaşayan Tarık Bakır, 20 yıldır tanıdığı arkadaşı Ümit B. ile 87 yaşındaki Alzheimer hastası anneannesinin sokakta kaldığını öğrenince yüreği sızladı. Karakola giderek arkadaşı Ümit B. hakkında şikâyette bulunan Bakır, terk edilerek mağdur edilen yaşlı kadının durumu için gerekli kişilerin ve yetkililerin yardımını beklediğini belirterek, "Ümit 20 senedir tanıdığım bir insan, anneannesi ile birlikte sokakta kaldıklarını söyledi. Ben de yardımcı olmak için evimi açtım. Sokaktaki mağduriyetleri ortada kalksın arkadaşımda anneannesini mağdur etmesin diye elektrikli bisikletimin anahtarını verdim. İşlerinin güçlerinin olduğunu söyledi, bir an önce halletsin, teyzenin yanına gelsin diye. Arkadaş evdeki elektronik eşyaları da elektrikli bisikleti alıp kayıplara karıştı" dedi. Anneannesini de bırakarak ortadan kaybolan ve kendisine ulaşılamayan Ümit B. hakkında karakola giderek şikayetçi olduğunu söyleyen Bakır, "Döner diye birkaç gün bekledim. Ama teyzemizin Alzheimer hastalığı var, mağdur bir vaziyette. Ailesinden de kimse sahip çıkmıyor biz de ne yapacağımızı şaşırdık. Elimizden gelen her şeyi yapmaya gayret ediyoruz, ama yetkililerinden ya da ailesinden bu haberi duyan birileri teyzemize sahip çıksın. Bizim bakabileceğimiz sınırlı, çünkü ben de yüzde 87 engelliyim, gırtlak kanseriyim. Benimde kendi mağduriyetlerim var ben elimden gelen her şeyi yapmaya hazırım, ama yapabileceğim şeyler kısıtlı. Teyzenin gerçekten güzel bir bakıma ihtiyacı var" ifadelerini kullandı. Arkadaşının bir hafta önce gitmesinin ardından yaşlı kadının ihtiyaçları ile kendisinin ve annesinin ilgilendiğini söyleyen Bakır, "Torunu bırakıp gittiğinden bu yana 6-7 gündür biz bakmak durumundayız. Sabah akşam biz yemeğini getiriyoruz, ama ne kadar bakabiliriz. Sonuçta bu kadın Alzheimer hastası ve evde tek başına kalmak durumunda kalıyor. Evde elektrikli soba var kendini yakacak, başına bir iş gelecek diye korkuyoruz. Bu kadının düzenli olarak kullandığı ilaçları var mı, yok mu bilmiyoruz. Ciddi bir bakım ihtiyacı var, bu da bizim elimizden gelmiyor şu an" şeklinde konuştu.

15 Ocak 2026 13:00

Beşamel Sos Tarifi: Beşamel Sos Nasıl Yapılır, Malzemeleri Neler?

Fransız mutfağının dünyaya armağan ettiği, ancak Türk mutfağında da "fırın yemeklerinin olmazsa olmazı" haline gelen beşamel sos, sıradan bir sebzeyi bile bir şahesere dönüştürebilme gücüne sahiptir. Mutfakta harikalar yaratmak isteyenlerin sıkça arattığı "Beşamel sos tarifi: Beşamel sos nasıl yapılır, malzemeleri neler?" ve topaklanmadan pürüzsüz bir kıvam nasıl elde edilir sorularının yanıtları, lezzetli sofraların anahtarıdır. Sadece üç temel malzemenin (un, tereyağı ve süt) doğru teknikle bir araya gelmesiyle oluşan bu sos, mutfak terminolojisinde "meyane" olarak bilinen kavrulmuş un ve yağ karışımının sütle açılması prensibine dayanır. Beşamel sos, adını Fransız markisi Louis de Béchameil'den aldığı rivayet edilen, 17. yüzyıldan beri mutfaklarda hüküm süren temel bir "ana sos"tur. Profesyonel mutfaklarda diğer pek çok sosun (örneğin peynir eklenince Mornay sos, soğan eklenince Soubise sos) tabanını oluşturur. Temel mantığı, eşit miktardaki tereyağı ve unun kavrulmasıyla elde edilen "roux" (meyane) karışımının, süt ile yavaş yavaş pişirilerek kıvamlı bir sıvı haline getirilmesidir. Ancak beşamel sos sadece bir "örtü" değildir; içine eklenecek muskat cevizi rendesi veya karabiber gibi dokunuşlarla başlı başına bir lezzet katmanıdır. Süt: 2 su bardağı (400 ml). Tuz: 1 çay kaşığı. ADIM ADIM BEŞAMEL SOS YAPILIŞI Beşamel sos yapımında en önemli araç, tel çırpıcıdır. Burada amaç unun rengini kahverengiye döndürmek değil, sadece "çiğ kokusunu" çıkarmaktır. Yaklaşık 2-3 dakika, unun kokusu çıkıp hafifçe köpürene kadar kavurun. Kısık ateşte 1-2 dakika daha pişirip ocaktan alın. Profesyonel şefler genellikle "sıcak meyaneye soğuk süt" kuralını uygular.

15 Ocak 2026 12:59

Reklam Vermek İçin Tıklayınız

İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Sömestr Tatili Başlıyor! Uzmanlardan Ailelere Önemli Uyarılar

Çocukların kendini keşfetme süreci; oyun, hayal kurma, deneme-yanılma ve özgür zamanla yakından ilişkili olduğunu vurgulayan Klinik Psikolog Karaçiçek, "Ancak iyi niyetle yapılan aşırı planlamalar, kurslarla doldurulan tatil programları ya da sürekli verimli olma beklentisi, bu doğal süreci sekteye uğratabilir. Her boş anı yapılandırılmış etkinliklerle doldurmak, çocuğun kendi iç sesini duymasını zorlaştırır. Oysa canı sıkılmasına izin verilen, kendi oyununu kurabilen çocuklar; problem çözme ve duygusal esneklik açısından daha güçlü beceriler geliştirir. Tatil döneminde çocuklar, akademik rollerinden bir süreliğine uzaklaşarak farklı yönlerini deneyimleme şansı bulur. Resim yapmak, müzikle ilgilenmek, bir spor branşını denemek ya da yalnızca sessizce vakit geçirmek, çocuğun ilgi ve yeteneklerini fark etmesine yardımcı olur. Bu süreçte önemli olan çocuğun neyi ne kadar süreyle yapmak istediğine saygı duyulmasıdır. Sürekli yönlendirilen ya da başkalarının beklentilerine göre hareket eden çocuklar, kendi isteklerini tanımakta zorlanabilir" diye konuştu. Ebeveyn tutumunun keşif sürecinin sağlıklı ilerlemesinde belirleyici rol oynadığını kaydeden Karaçiçek, " 'Bu sana yakışır', 'Bundan bir şey olmaz' gibi iyi niyetli ama yönlendirici cümleler, çocuğun deneme cesaretini azaltabilir. Bunun yerine ebeveynin gözlemleyen, destekleyen ve alan tanıyıp cesaretlendiren bir rolde olması çocuğun özgüvenini güçlendirir. Çocuk, kabul gördüğünü hissettiğinde yeni şeyler denemeye daha açık olur ve hata yapmaktan korkmaz. Yarıyıl tatili aynı zamanda çocuğun iç dünyasını fark etmek için de önemli ipuçları sunar. Sessizleşme, içe kapanma ya da aşırı hareketlilik gibi davranışlar; çocuğun duygusal ihtiyaçlarına dair sinyaller verebilir. Bu sinyalleri hemen düzeltmeye çalışmak yerine anlamaya çalışmak, çocuğun kendini ifade etmesini kolaylaştırır. Kendini tanıyan ve duygularını fark edebilen çocuklar, uzun vadede daha sağlıklı kararlar alabilir" dedi.

15 Ocak 2026 12:58

Muş'ta Köy Muhtarı Traktörün Arkasına Taktığı Kar Küreme Aparatıyla Yolları Temizliyor

Çatbaşı köyünde 7 yıldır muhtarlık görevini yürüten Balkaya, kışın köydeki yolları temizlemek için traktörün arkasına kar küreme aparatı takmaya karar verdi. Vatandaşlara kolaylık sağlamak için yolları temizlediğini ifade eden Balkaya, şunları kaydetti: "İl Özel İdaresi ekipleri görevini fazlasıyla yapıyor. Ben de köy içindeki yolları temizliyorum. İnsanlarımız çiftçilik yapıyor, ben de çiftçiyim. İnsanların yaşadığı sıkıntıyı biliyorum. Kışın kar yağdığında hem İl Özel İdaresine destek olmak hem de vatandaşımıza yardımcı olmak için köy içindeki yolları temizliyoruz. Özellikle okulun önü çok önemli. Çocuklarımızın mağdur olmaması için hemen müdahale ediyorum." Köy sakinlerinden Bülent Subaşı ise "Köy içindeki tüm yolları, mezra, ahır yollarını temizliyor. Kar nedeniyle insanlar köyde sıkıntı yaşıyordu. Muhtarımız da vatandaş mağdur olmasın diye evlerin önlerini, samanlıkların ve ahırların yollarını traktörüyle açıyor." dedi.

15 Ocak 2026 12:57

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.