×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Haberi Yapay Zeka ile Özetinden Okuyun. Neden Habokado?

Filtreleme Haberleri

Tanpınar'ın Edebî Mirası, Roman Ödülüyle Yaşatılıyor

Geçtiğimiz yılı Nâzım Hikmet'e adayarak çeşitli kültürsanat etkinlikleri düzenleyen Bursa Büyükşehir Belediyesi, 2025 Temmuz2026 Temmuz dönemini Ahmet Hamdi Tanpınar'a ithaf ederek bu süreci 'Bursa Tanpınar Yılı' ilan etti. Ahmet Hamdi Tanpınar'ın düşünce ve estetik dünyasından ilham alan romanların değerlendirileceği ödül için başvurular, 1 Mart 2026 tarihlerine kadar kabul edilecek.

13 Ocak 2026 16:01

Tüm Kardeşleri Çocuk Büyütürken O Tek Başına Kaldı… Artık Anne Olmaya Hazır: Bebek İsimleri Listesini Yapmış Bile!

Üyesi olduğu ünlü ailenin aslında en sessiz sakin ve deyim yerindeyse "en normal" üyesi. 30 yaşına basan ünlü model Kendall Jenner, Kardashian/Jenner ailesi kadınlarının yolundan gitmedi ve onlar gibi genç yaşta çocuk sahibi olmayı tercih etmedi. Kim ve Kourtney Kardashian'ın 4, Khloe Kardashian ve Kylie Jenner'ın ise 2'şer çocuğu var. Kendall Jenner daha önceleri annesi Kris Jenner tarafından bu konuda deyim yerindeyse "sıkıştırıldığını" ancak ona yumurtalarını dondurma önerisinde bulunan annesini reddettiğini itiraf etmişti.

13 Ocak 2026 15:58

Özgü Namal Uzaylılarla İletişim Kuran Ercan Han Üşümez'le Aşk Mı Yaşıyor?

2020'de eşi Ahmet Serdar Oral'ı kaybettikten sonra özel hayatını uzun süre gözlerden uzak yaşayan oyuncu Özgü Namal, bu kez yeni bir ilişki iddiasıyla konuşuluyor. 2020'de yaşadığı büyük kaybın ardından uzun süre özel hayatıyla ilgili hiçbir görüntü vermeyen Namal, bu kez sürpriz bir iddia üzerinden yeniden konuşuluyor. Özgü Namal'ın hayatındaki kırılma noktası, 2020 yılında eşi Ahmet Serdar Oral'ın vefatı olmuştu.

13 Ocak 2026 15:50

Sahnelerin Usta İsmi Koray Ergun'a Son Görev

Ankara'da tedavi gördüğü hastanede 68 yaşında hayatını kaybeden tiyatro oyuncusu Koray Ergun'un cenazesi toprağa verildi. Koray Ergun, o paylaşımında şu ifadelere yer vermişti: "Sevgili dostlarım, arkadaşlarım, kardeşlerim, 5 Şubat günü sol elimde güç kaybıyla hastaneye giriş yaptım. Acil servisteki ilaçlı MR sonucunda beynimde 3 cm çapında ur çıktı. Bunun üzerine 6.02.2025 de sabah 5.43 de 5 saat süren mikro cerrahi ameliyatı gerçekleşti. Çekilen tomografi sonucunda tüm parçanın temizlendiği görüldü. 15'inde biyopsi sonucunu alacağız. Tüm arayan dostlarıma teşekkürler. Bu arada bu hastalık yüzünden ankara ekin tiyatrosunda rol aldığım oyunuma ara vermiş bulunmaktayım. Turnelerine katılamayacağımı duyururum. Tüm arkadaşlarım yolu açık, alkışı bol olsun. Yoğun bakımdan yataklı servise ancak bugün çıkabildiğim için paylaşımları yeni gördüm tüm dostlarıma teşekkürler."

13 Ocak 2026 15:46

Cumhuriyetin İlk Kadın Solisti Ve Atatürk'ün Favorisiydi: Kimsesiz Bir Kız Çocukluktan Müzik Devine: Safiye Ayla

Atatürk'ün büyük hayranlık duyduğu, yorumuyla ölümsüzleşen " Çile Bülbülüm", "Bir İhtimal Daha Var", "Menekşe Kokulu Yarim", "Niçin Baktın Bana Öyle" gibi eserlerle gönüllerde taht kuran usta sanatçı, 75 yıllık sanat yolculuğuyla Cumhuriyet döneminin unutulmaz figürleri arasına girdi. Ayla, Hicazizade Hafız Abdullah Bey ile Suudi Arabistan'dan gelip küçük yaşta Osmanlı sarayına yerleşen Seyyide Hanım'ın kızı olarak 13 Eylül 1917'de İstanbul Fatih'te doğdu. "Seninle Doğan Güldür Bu Gönül " ile "Aşk Yaprağına Konarak Koza Öresim Gelir" isimli iki beste yapan Ayla, 1942'de Rey kardeşlerin " Alabanda" revüsünde "Kraliçe Mimoza" rolünü başarıyla oynayarak oyunculuk yeteneğini de gösterdi. Dönemin popüler şarkıları, Rumeli türküleri ve klasik eserleri kapsayan geniş repertuvarıyla çok sayıda dinleyiciye seslenen sanatçı, özellikle "Çile Bülbülüm Çile", "Menekşelendi Sular", "Ben Seni Ellerin Olsun Diye mi Sevdim", "Bir İhtimal Daha Var" ve "Yanık Ömer" gibi parçalara kattığı ruhtan dolayı büyük takdir topladı. Son sahne konserini Atatürk anısına Türk Kültürüne Hizmet Vakfı yararına 1987'de İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nde veren Ayla, 14 Ocak 1998'de 91 yaşında İstanbul'da hayata veda etti. TEV Avrupa Yakası Bağışçılarla İlişkiler Müdürü Servet Dalay, AA'ya yaptığı açıklamada sanatçının pek çok kez Mustafa Kemal Atatürk'ün huzurunda şarkı söylediğini belirterek şunları ifade etmişti: "Kendisi Türkiye tarihinde sahneye çıkan ilk kadın solistlerden biri ve Cumhuriyet tarihi sanatçısı olarak çok büyük başarılara ve ilklere imza atmış bir azim ve cesaret örneği. Yaşamı boyunca karşılaştığı imkansızlıklara rağmen başarıya ulaşmış örnek bir yaşam öyküsü. Yalnızca yaşam öyküsüyle değil, verdiği burslarla da birçok gence yol göstermeye devam etti. Adına verilen burs fonundan bugüne kadar 2 bin 12 burs vererek öğrencilerin hayatına dokunduk."

13 Ocak 2026 15:45

Gülseren Ceylan, Üvey Kızı Yasmin Erbil İle Kaza Yaptı! Mehmet Ali Erbil'in Hediye Ettiği Milyonluk Araç Hasar Gördü

Üvey kızı Yasmin Erbil ile kaza yapan Gülseren Ceylan: "Bir de bana diyorlar; elit ol, seramiğe git. Benim elitlik bu kadar abi!" Aracın son halini gösteren Yasmin Erbil'e sitem eden Gülseren Ceylan, "Araba ötüyor. Yasmin orada bir şey yok. Kocaman direk varmış" dedi. Mehmet Ali Erbil'in kendisinden 40 yaş küçük eşi Gülseren Erbil'e hediye ettiği aracın fiyatının 10 milyon TL olduğu iddia edilmişti.

13 Ocak 2026 15:45

Iris Law'dan Cesur Paylaşım! 'Kimse İçin Giyinmiyorum'

Jude Law'ın Sadie Frost ile evliliğinden dünyaya gelen kızı Iris Law sosyal medyada adından söz ettirdi. Sütyensiz şekilde beyaz bir atlet ve dantel iç çamaşırıyla ayna karşısında poz veren Iris Law, paylaştığı karelere yalnızca "hydrated" notunu düştü. Ünlü model, geçtiğimiz hafta Instagram'da 2025 yılına dair bir özet paylaşarak geride bıraktığı yılı da değerlendirmişti.

13 Ocak 2026 15:44

Türkiye Kaçıncı Sırada?: İşte Dünyanın En Narsist Ülkeleri

53 farklı ülkeden 45 bini aşkın katılımcının verileri değerlendirildi ve ülkelerin narsisistik özellikleri karşılaştırıldı. Popüler kültürde "narsist toplum" algısıyla sıkça anılan Amerika Birleşik Devletleri, araştırmada 53 ülke arasında ancak orta sıralarda yer bulabildi. Araştırmanın diğer ucunda ise Sırbistan, İrlanda, Birleşik Krallık, Hollanda ve Danimarka gibi ülkeler, en düşük narsisizm skorlarını alarak sıralamada alt sıralarda yer buldu.

13 Ocak 2026 15:39

'Tanrıların Arabaları'nı Bir De Böyle Okuyun: Türkiye'de Nasıl Fenomene Dönüştü.. Moğollar Odatv'ye Anlattı.. Fikret Hakan'ın Şiiri

"Tanrıların Arabaları" 70'li yıllarda Türkiye'nin bir başka yüzü gibiydi. Erich von Daniken, 1968 yılında yayımlanan "Chariots of the Gods" (Tanrıların Arabaları) adlı kitabıyla dünya çapında tanındı. 1980'lerden itibaren İngilizce konuşulan ülkelerde popülaritesi azalsa da, kitapları ve fikirleri yarı-belgesel arkeoloji yapımlarını ve "The X-Files" gibi paranormal temalı televizyon dizilerini etkiledi. Ailesi, von Daniken'in 10 Ocak 2026'da İsviçre'nin Interlaken kentindeki bir hastanede yaşamını yitirdiğini duyurdu. "5 ayda 125 bin satan" kitap olarak tanıtılıyor. Yeni baskılarının geleceği müjdesi veriliyor ve bir uyarıda bulunuluyordu: "Taklitlerinden sakının" Kitabın üne kavuştuğu zaman içinde yine zamanın en çok okunan müzik dergisi Hey'de yer alan habere göre, Däniken'in dünyamıza uygarlık bilgisinin eski çağlarda uzaydan gelen varlıklar tarafından aşılandığı iddiasını taşıyan kitaplar, bu kez bir albüme ilham oldu. Türkiye'de "Tanrıların Arabaları", "Yıldızlara Dönüş", "Tohum ve Evren" gibi başlıklarla yayımlanan bu popüler dalgadan esinlenen dört müzisyen, "In Search of Ancient God" (Eski Tanrıları Arayış) adlı bir LP yaptı. Grubun adı ise tam bir 70'ler bilimkurgu -romantizmi taşıyordu: "Absolute Elsewhere" (Mutlaka Bir Başka Yer). Cumhuriyet'in 20 Mart 1974 tarihli "Haftanın Filmleri" köşesinde Atillâ Dorsay, "Tanrıların Arabaları" filmine ve arkasındaki kitaba mesafeli bir çerçeve çiziyordu. Dorsay'a göre klasik bilimkurgu, bilimsel veriden hareket edip hayal gücüne açılırken, "Tanrıların Arabaları" tam tersini yapıyordu: Hayali bir varsayımı çıkış noktası alıyor, sonra bunu örneklerle "somutlaştırmaya" çalışıp bilimi yardıma çağırıyordu. Dorsay'ın aktardığı çerçevede Däniken'in iddia dosyası da oldukça tanıdıktı: Maya piramitleri, Pîrî Reis haritaları tartışmaları, Mısır piramitlerinin hesapları, 365 gün hesabı, Sümerlere atfedilen "pil" benzeri örnekler… Dorsay'ın bakışı burada da temkinliydi; Däniken'in "insanlık mirasında çözülemeyen ne varsa ona sarıldığı" ve bunların üzerine iddialı teoriler kurduğu görüşündeydi. Moğollar "Tanrıların Arabaları" 45'liğini çıkardılar. 15 Mart 1974 çıkış tarihi. B yüzünde ise Yeşilçam filmlerinin vazgeçilmezi olacak olan şarkı var; "Bu Nasıl Dünya"... "O 45'lik kaydından ben yoktum, ayrılmıştık" dedi. O günlerin bir başka özelliğinin de altını çiziyor; "Sol da yükseliyordu o yıllarda. Onlar biraz kızıyordu bu fikirlere. Hatta Cem Karaca da öyle bakıyordu. Ama Von Daniken güzel bir kapı açtı diyebilirim" diye ekliyor Öngür. Uluslararası kaynaklara göre von Däniken, "Tanrıların Arabaları"nın ardından benzer temalarda 20'den fazla kitap kaleme aldı. Von Däniken, 1991 yılında "şüpheli iddia ve deneylerle bilime olan farkındalığı artırdığı" gerekçesiyle Ig Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü. Von Däniken'in kitaplarından esinlenerek kurulan "Mystery Park" adlı tema parkı, beklenen ilgiyi görmedi ve birkaç yıl içinde kapandı. Erich von Däniken, 65 yıldır evli olduğu eşi Elisabeth Skaja ile birlikte yaşamını sürdürüyordu.

13 Ocak 2026 15:38

Türk Romanının Tarihsel Deneyimi

Türk romanı üzerine yazdığım son iki yazıda, Batı romanı ile karşılaştırarak ulaşılan gecikme ve eksiklik eşitliğini özellikle reddettim. Türk romanı daha baştan estetik bir formdan çok toplumu dönüştürme göreviyle sahneye çıktı. O yüzden Türk romanı çoğu zaman "ham", "aceleci" ya da "tezli" bulunmuştur. Roman, burada, hazır bir toplumsal bilinci yansıtmaz, o bilinci üretmeye çalışır; keyfine göre oyalanan bir türden çok gecikmiş "modernleşme"nin lokomotifi gibi davranmak zorunda kalmıştır. Çünkü Batı romanı dünyayı anlatırken dünyaya yaslanmıştı oysa Türk romanı dünyayı anlatırken onu kurmaya da mecburdu. Çünkü Türkiye'nin Batı'dan farklı yaşadığı şey, basitçe "geç kalmışlık" değildir; kapitalizmin, bu topluma içerden filizlenerek değil, dışsal bir eklemlenme ilişkisiyle girmiş olmasıdır. "Modernleşme", toplumsal yapının içinden filizlenmedi. Tanzimat, Osmanlı'nın Avrupa Devletler Sistemine eklemlenmesi ve Avrupa finans kapitaliyle yarı-sömürgeleşmesi sürecidir ve tarihsel bir kırılmadır. 1838 Balta Limanı Antlaşması'yla başlayan süreç, mali bağımlılık, dış borçlanma, imtiyazlar ve dış ticaret rejimi üzerinden devlet egemenliğini aşındıran bir hatta oturur. Tanzimat, toplumsal yapının içinden filizlenen bir dönüşüm değildi. Osmanlı dönemi Türk romanı, Batı'da olduğu gibi oluşmuş bireyin dünyasını anlatamazdı. Aile, ahlak, kadın, eğitim, bürokrasi, gelenek ve yenilik arasındaki çelişmeler, romanın estetik tercihleri olmaktan çok toplumsal krizin belirtileri olarak sahneye çıktı. Kısacası Türkiye'nin Batı'dan farklı yaşadığı şey şudur: Batı romanı dünyayı anlatırken tarihsel bir zemine basıyordu; Türk romanı ise dünyayı anlatırken aynı anda o zemini döşemek zorundaydı.

13 Ocak 2026 15:37

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.