×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Adf'nin Yıldızı

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Dışişleri Bakanı İshak Dar, Antalya'da "sessiz ama derinden" bir varlık gösterdi. Hatta ABD'nin 15 maddelik planının, bu iki isme ve İran'a ulaştırılmasında itici güç olduğu biliniyor. Malum, 8 Nisan'daki ABD-İran ateşkes mutabakatına Lübnan dahildi ama İsrail durmadı. Kendisine bu ateşkesin İran görüşmelerine nasıl etki edeceğini sorduğumda, "Bebek adımlarıyla da olsa ilerleyen her süreç, sonuca yardımcı olur" dedi. "Ateşkeslerin her zaman kırılgan olduğuna" vurgu yaptı, ama İran ve Hizbullah'ın masada olmadığını da hazırlattı. Büyükelçi Barrack, "Sıfırlama mı, belirli bir seviyeye indirme mi?" soruma karşılık, "İran'ın sivil nükleere dönüş talebi var. Yüzde 60 oranında uranyum zenginleştirme dünyanın hiçbir yerinde kabul edilebilir değil. İran, bunun arasında bir şeyler istiyor. Radyoaktif toza ne olacak, yaptırımlar konusunda ne olacak? Tüm bunlar müzakerelerin konusu" diyerek bir ara formül için açık kapı olduğunu anlattı. Günlerdir tartışılan, ABD'nin nükleer çalışmaları 20 yıl süre ile askıya alma teklifi ama İran'ın bunu 10 yılın altına düşürme direnci henüz kırılabilmiş değil. Son olarak İran'ın "Hürmüz'ü Lübnan ateşkesi süresince yani 10 gün ticari gemilere yine İran kontrolünde açacağı" haberinin, Antalya'da büyük dalgalanma yarattığını da söyleyelim. İran'ın "savaş tazminatı" talebinin "belirli bir gelir akışı" şeklinde formüle edileceği ya da donmuş varlıkların serbest bırakılması üzerinden bir çıkış yolu arandığı da biliniyor.

Deniz Kilislioğlu

Kaynak: Milliyet

18 Nisan 2026 08:45

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Yazarın Diğer Yazıları

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Deniz Kilislioğlu

Kuzey'in Körfez'i

Suudi Arabistan, BAE ya da Katar için İran neyse, Finlandiya ve İsveç için de Rusya o. Psikoloji aynı: Güçlü, öngörülemez ve gerektiğinde askeri güç kullanmaktan çekinmeyen bir komşunun gölgesinde yaşamak. Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb'un ''AB genişlemeli. Önce Finlandiya notlarıyla başlayalım. 2022 yılında yaklaşık 3,7 milyar euro milyar dolar olan savunma bütçesi, bir yıl içerisinde yüzde 65 artırılmış, 2025'te 6,5 milyar euroya ulaşmıştı. Bu gemilerin dünyada yüzde 90'ını inşa eden Finlandiya, ABD için bu gemileri üretecek, karşılığında istihbarat paylaşımı gibi pek çok kazanımı olacak. 5,5 milyon nüfuslu ülke 4,5 milyon kişiyi haftalarca barındırabilecek kapasiteye sahip. ABD ve NATO desteğinin, iki ülkeyi Rusya'nın 'tehdit' algısına yerleştirdiği de bir gerçek. Bu denklemde Finlandiya-Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Jouni Ovaska'nın sözleri, Cumhurbaşkanı Stubb ile paralel: "Türkiye'nin coğrafi durumu, onu güvenlik politikasında önemli bir aktör yapıyor." TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un bu ziyarette AB ülkelerine yaptığı şu 'tavsiye' aslında dikkate değer: "Türkiye'ye iyilik yapmak için değil, kendi güvenliğiniz için bu tavırda olun." Kibarca yapılan bu uyarının meali şu: Kıtanın güvenliği yalnızca milyarlarca dolarlık savunma bütçeleriyle sağlanamaz.

06 Haziran 2026 07:38

Deniz Kilislioğlu

'Tbmm Kendini Mahkeme Yerine Koymaz'

Kemal Kılıçdaroğlu'nun, TBMM Başkanlığı'na yaptığı başvuru çerçevesinde CHP'de yaşanan mutlak butlan sürecinin Meclis'e yansımalarına yönelik soruları yanıtlayan Kurtulmuş, özetle şunları söyledi: İHTİLAFIN TARAFI DEĞİLİZ: Meclis Başkanlığının konuyla ilgili alacağı herhangi bir inisiyatif söz konusu değildir. Meclis Başkanlığı, herhangi bir parti içi ya da grup içi ihtilafın tarafı değildir, görevi bu değildir. BU ÇELİŞKİ TBMM'DE GİDERİLMEZ: Sayın Kılıçdaroğlu tarafından gelen ve mutlak butlan kararıyla ilgili yazı bize ulaştığı anda biz gereğini yaptık ve Sayın Kılıçdaroğlu'nu CHP Genel Başkanı olarak Meclis kayıtlarına aldık. Gereğince de Sayın Özel'in kapısındaki Genel Başkanlık tabelasını kaldırarak Grup Başkanı tabelasını koyduk. Eğer bu yazılarda bir çelişki varsa ki öyle görünüyor, bu çelişkinin giderilme yeri TBMM Başkanlığı değildir. Bundan sonraki tartışmalarda ve çelişkilerde Meclis Başkanlığının resen bir işlem yapma yetkisi yoktur, vazifesi de değildir. Bu durum Meclis Başkanlığının, 'Hayır, öyle değil şöyle yap' diyeceği bir husus değildir.

02 Haziran 2026 07:23

Deniz Kilislioğlu

İlk İmza, Son Değil...

Bu belge kabul edilirse, ABD ile İran ilk kez savaşın eşiğinden kontrollü müzakere sürecine geçmiş olacak. ABD ve İran tarafının ilk etapta imza atacağı tek sayfalık metinde (mutabakat metni- MOU) çerçevenin şu olması bekleniyor: İran'ın Hürmüz'deki mayınları temizlemesi, tanker trafiğinin savaş öncesi seviyeye dönmesi. Buna karşılık ABD'nin İran limanlarına yönelik baskıyı gevşetmesi ve fiili deniz ablukasını azaltması gündemde. Bu müzakere süresi ABD'nin talep ettiği gibi 30 gün mü, yoksa İran'ın talep ettiği gibi 60 gün mü yoksa bir orta yol mu olacak, göreceğiz. Liderler tek sayfalık mutabakat metnine nihai onayı verirse, imzaları ABD tarafında Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun, İran tarafındaysa Meclis Başkanı Muhammed Bakir Galibaf'ın atması bekleniyor. İslamabad İran'a yakın ama ABD'ye uzak olduğu için Washington yönetimini lojistik açıdan zorluyor. ABD ise 'İran'ın nükleer silaha sahip olmayacağının garantisini' almak. Müzakere süreci ilerledikçe, İran kendisine dönük saldırıların durduğuna ikna olursa, o zaman bölge ülkeleri arasındaki ilişkileri konuşma aşamasına gelebilir. Ama şu aşamada ne bölge ülkeleri ne İran bunu konuşmaya hazır.

30 Mayıs 2026 07:19

Deniz Kilislioğlu

Krizleri Aşan Gerçeklik

Türkiye-Almanya ilişkilerindeki yeni eşik ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın 'stratejik diyalog' mekanizmasını yeniden başlatan Berlin ziyareti de bu çerçevede okunmalı. Almanya'da görüştüğümüz siyasetçiler, ekonomi-enerji uzmanları, gazeteciler ve akademisyenlerin yorumları, Berlin'in yeni döneme nasıl baktığını anlamak açısından dikkat çekiciydi. 2022'de başlayan Ukrayna Savaşı sonrası Rusya'ya yönelik tehdit algısı hâlâ güçlü. Türkiye'nin AB adaylığı hâlâ "Kopenhag kriterleri" üzerinden konuşulsa da eskisi kadar dramatik bir söylem yok. Almanya ve Fransa başta olmak üzere AB üyesi ülkelerin savunma, ekonomi, enerji ve rekabetçilik başlıklarında kendi içinde toplantılar yaptığı ve bunun AB içinde gayri resmî bir kanal olduğu biliniyor. Bu arada bir Alman diplomat deyim yerindeyse 'Türkiye ile ilgili süreçlerde ellerinin rahatlatılabilmesi' için şu uyarıyı yapıyor: ''Türkiye Almanya'yı ikna ettiğinde birliği ikna edebileceğini düşünüyor ama maalesef işler her zaman öyle yürümüyor.'' Türkiye'ye yönelik yaklaşım ise üç başlıkta özetlenebilir: 1- Avrupa'nın yüzleştiği tehditlere karşı askeri gücü ve savunma sanayisiyle bir imkân. 2- Küresel krizlerde çözüm için devreye girebilen potansiyel aktör 3- Mülteci krizine karşı tampon ülke. Petrolünün sadece yüzde 10'unu Körfez'den alıyor.

23 Mayıs 2026 08:05

Deniz Kilislioğlu

Hindistan Ve Stratejik Travması

Pekin'in hemen yanı başında, Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'de yapılan BRICS (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika, Mısır, Etiyopya, İran, BAE, Suudi Arabistan, Endonezya) Dışişleri Bakanları toplantısı ise haliyle bu tarihi zirvenin gölgesinde kaldı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin bizatihi Hindistan'da boy göstermesi Yeni Delhi açısından çok önemliydi. Hindistan'ın daha büyük beklentileri var: Müzakereleri Pakistan'dan Hindistan'a almak. Kırılma anı: Sindoor operasyonu Pakistan'ın 2026 itibarıyla dünya sahnesine 'vazgeçilmez arabulucu' olarak çıkması, hiç kuşku yok ki ezeli rakibi Hindistan'da büyük bir travma yarattı. ABD Başkanı Donald Trump'ın Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir ile kurduğu yakın ve dikkat çekici bağ, onun için kullandığı 'favori mareşalim', 'harika bir adam ve ilham verici kişilik' gibi ifadeler Yeni Delhi'deki travmayı derinleştiriyor. Hindistan'ın küresel diplomaside zemin kaybetmesi ve Trump'ın Asım Münir ile yakınlaşmasının temelleri 2025 yılına dayanıyor. Zira ABD-Çin devlet başkanlarının zirvede Hürmüz krizine de çözüm arayışları, Trump'ın ifadesiyle Çin'in "bunun için yeni tekliflerle gelmesi", iki ülkenin bu sorunu küresel düzeyde çözme arayışını da gösteriyor. Bu iradeyi ortaya koymaları başka bir mesele elbette ama BRICS üyesi olan Çin'in Dışişleri Bakanı Vang Yi'nin Trump zirvesi için Pekin'de kalması ve Yeni Delhi'deki toplantıya katılmaması da dikkat çekiciydi.

16 Mayıs 2026 09:15

Deniz Kilislioğlu

İran Savaşında Pekin Nerede?

Bu süreçte iki önemli ziyaret, Pekin'in pozisyonunu anlamlandırmak için üzerinde durulmaya değer: Biri İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin 6 Mayıs'ta yaptığı Pekin ziyareti, diğeri de ABD Başkanı Donald Trump'ın 14-15 Mayıs'ta yapacağı Çin seyahati. Çin dünyanın en büyük ham petrol ithalatçısı. Çin'in 2026 için belirlediği %4,5-5'lik büyüme hedefini sarsıyor. Petroldeki her 10 dolarlık artış, Çin enflasyonuna 0,4 ila 0,7 puan ekliyor. Çin'in günlük petrol ithalatı: 11.1 milyon varil /gün Hürmüz'den geçen toplam petrol: 20 milyon varil /gün Çin'in Hürmüz'den geçen ithalatı: 5,4 milyon varil /gün Çin'in toplam ithalatında Hürmüz'ün payı: Yüzde 50 Çin'in stratejik petrol rezervi: 1,3 milyar varil Yukarıdaki verilere bakıldığında Çin'in birinci önceliği Hürmüz'ün derhal açılması. Çünkü Çin'in 'İran'ın Hürmüz'ü kilitlemesinden' rahatsızlık duyduğu bilinen bir gerçek. ABD ve İsrail'in yeniden saldırmayacağının garantisi şayet Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nden çıkacaksa, daimî üye olan Çin'in desteği Tahran için önemli. Donald Trump'ın savaş yüzünden bir kez ertelediği ve 14-15 Mayıs'ta yapacağı Çin ziyaretinin, Hürmüz ve savaşın seyri açısından bir kırılma olacağı açık.

09 Mayıs 2026 07:23

Deniz Kilislioğlu

Hürmüz'de 'Yeni Sayfa' Mümkün Mü?

İran'ın dini lideri Mücteba Hamaney perşembe günü Hürmüz'de ''yeni bir sayfa açıldığını'' ilan etti, ''ABD askeri varlığının bölgeden temizlenmesinin yanı sıra, boğazın yönetiminin kıyıdaş devletler tarafından üstlenilmesi gerektiğini'' söyledi. Kulağa hoş gelse de fiiliyatta 'başarılı' olmuş bir ABD ablukası devam ederken, dahası ABD Başkanı Donald Trump o ablukayı 'sıkılaştırma' talimatı vermişken, yeni bir sayfa açmak mümkün mü? Pek değil. Ancak uzlaşı çıkmayınca ABD 13 Nisan'da kendi ablukasını başlattı, geri adım da atmadı. Bu ziyaret en fazla 'ABD'yi dışarıda bırakacak çözümün' arayışıydı ama nihayetinde odak yine Hürmüz'dü. İran-Pakistan sınırından, Umman'daki Ras al Hadd bölgesine kadar uzanan abluka hattı ile İran'ın günlük petrol gelirinin 500 milyon dolar azaldığı iddiasındalar. İhracatın %90'ının yapıldığı Hark Adası'ndaki depolama kapasitesinin dolması ise, üretimi durdurma riski yaratıyor. Boğazın bir yakası İran'a, diğer yakası Umman'a ait. Nasıl ki, ABD 30'u aşkın İranlı gemiye el koyduysa, benzer sayıda İranlı gemi de blokajı kırmayı başardı ve bu durum gelecek için 'sıcak çatışma' riski barındırıyor. Velhasıl Mücteba Hamaney'in "yeni sayfa" söyleminin içi belirsiz ancak görünen o ki ABD'siz çözüm mümkün değil.

02 Mayıs 2026 07:38

Deniz Kilislioğlu

Pakistan'da Uzun Bekleyiş

Pakistan, 11 Nisan'daki ilk turun ardından ikinci tur için tüm hazırlıklarını yapsa da 'Hürmüz'deki ABD ablukası' süreci kilitledi ve Trump'ın salı günü açıkladığı ateşkesi uzatma kararına rağmen masa kurulamadı, İslamabad'da uzun bir bekleyiş başladı. Üç gün boyunca İran'ı ikna etmeye çalışan Pakistan nihayet cuma günü bir yanıt alabildi. Pakistan ve İran Dışişleri Bakanları'nın telefon görüşmesinden sonra, Abbas Arakçi'nin İslamabad'a geleceği fakat bunun ikili bir ziyaret olacağı açıklandı. Arakçi'nin Pakistan'dan sonra Moskova ve Muskat'a gidecek olması da dikkat çekti. İslamabadlı bir yazılım mühendisi genç şöyle diyor: ''İkisi de bu barış için gece gündüz çalışıyor.'' Pakistan'ın orta-üst gelir seviyesinden bir orta yaşlı kadın ise, ''İran'ın daha iyi bir pozisyonda olduğunu düşünüyorum ama ABD de İran da bir adım atmalı ki bir uzlaşıya ulaşabilsinler. Sosyal medya paylaşımlarıyla Trump, İran üzerinde daha çok baskı kuruyor. Bu, müzakere sürecini zorlaştırıyor.'' Hükümetin aldığı tedbirler: (7 Nisan'da alınan kararlar) ■ Kamuda haftada 4 gün işyerinden, bir gün çevrimiçi çalışma düzenine geçildi. ■ Mağazalar, AVM'ler saat 20:00'de kapanıyor ■ Düğün, eğlence mekanları için son izin saat 22:00 Pakistanlı bir çift, sınırlamalarla ilgili şunları söylüyor: 'Biliyorsunuz, Pakistan dünyada ne olursa olsun, ekonomisinin etkilenmesi ile ünlüdür.

25 Nisan 2026 07:26

Deniz Kilislioğlu

Her Şey Arapsaçı

Nitekim İran görüşmelere katılmayacağını duyururken, ABD Başkanı Donald Trump, normalde bugün bitmiş olması gereken ateşkesi, Pakistan'ın talebiyle uzattığını duyurdu. ABD ile İran heyetleri, ilk tur müzakereler için 11 Nisan'da yine Pakistan'da bir araya gelmiş, o masa da hiç kolay kurulmamıştı. Dün akşam geç saatlere kadar "masa duruyordu" ancak ne İran ne de ABD tarafı, Pakistan'a, "katılacak delegasyona ilişkin resmi bildirimini" yapmamıştı. İran, ilk turda "Lübnan ateşkese dahil olup olmadığı netleşmeli" koşulunu dayatmıştı. Tahran, bu ablukanın kaldırılmasını ve ondan sonra müzakere yapılmasını talep ederken, ABD Başkanı Donald Trump, "Anlaşma olmadan kalkmaz" demişti. Pakistan'a ulaşan bilgiler, İran Devrim Muhafızları içinde "sert" bir kesimin savaşın devamı konusunda ısrarcı olduğu, askeri ve sivil kanattan ılımlı kesimin ise "Masaya oturmalıyız" telkinlerinde bulunduğu yönündeydi. Her ne kadar Pakistan'dan ABD'ye "Tonu düşürün!" mesajları gittiği bilgisi olsa da, ortalık iyiden iyiye gerildi. ABD Başkanı Trump, Pazartesi günü "Başkan Yardımcısı J.D. Vance yolda..." deyince, İslamabad hareketlenmişti. Bununla birlikte ABD tarafındaki havanın, "Biz neden İran'ı bekliyoruz ki?" tavrına dönmeye başladığı izlenimi hakimdi.

22 Nisan 2026 10:41

Deniz Kilislioğlu

Vance'in Bıraktığı Soru İşaretleri

ABD-İran arasında 21 saat süren görüşme maratonu hüsranla sonuçla sonuçlandı. ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, "Anlaşma olmadan İslamabad'dan ayrılıyoruz" diyerek sonucu dünyaya ilan etti. Vance, 21 saat süren görüşmelerde tek anlaşmazlık noktası "nükleermiş" gibi konuştu. Dünkü yazımda bu konularda tarafların pozisyonlarını aktarmıştım, tekrarlamayacağım ama İran, 3 maddeyi de "egemenlik meselesi" olarak görüyor. ABD donanmasının geçmişte, yaptırımlar altındaki İran petrolünü "hayalet filoyla" Uzak Doğu'ya taşıyan gemilere açık sularda operasyon yaptığını biliyoruz. 21 saatlik süren görüşmelerde, perde arkasında yaşananları, Hürmüz Boğazı meselesinin büyük tıkanma yarattığını yine dün aktarmıştım. Yaklaşık 21 saatlik müzakerelerden sonra, ABD ve İran basını, heyet başkanları ve heyetteki tüm isimlerin Pakistan'dan ayrıldığını yazsa da, edinebildiğim bilgiler, işin renginin tam da öyle olmadığını söylüyor. Pakistan'ın "son bir çaba" için teknik isimler üzerinden arayışa girdiği, dolaylı şekilde tarafların cumartesi günü mutabık kalınan konularda bir çerçeveye ulaşmaya çalıştığı bilgisini yine de buraya not düşeceğim. 21 saatte kurulan komiteler üzerinden anlaşılan konularda metinler üzerinde çalışmalar devam edebilir, anlaşılamayan başlıklarda görüş farklılıklarını azaltmak için yeni formüller devreye girebilir.

13 Nisan 2026 11:54

Deniz Kilislioğlu

İslamabad'da Hürmüz Çıkmazı

İran, bunun ABD'nin "maksimalist taleplerinden" kaynaklandığını söylüyor ABD-İran arasındaki tarihi görüşme için heyetlerin Pakistan'a gelmiş olması bizatihi önemliydi. Zira İslamabad, 1979'dan sonra iki ülke diplomatik ilişkilerinin kesilmesinin ardından yapılan görüşmelerde, "en üst düzeydek heyetleri" ağırlamış oldu. Fakat beklenmedik bir şey oldu ve ABD tarafı, masaya İran'ın ifadesiyle "maksimalist" taleplerle geldi. Pakistan da "başlıkların zaten müzakerelerde görüşüleceğini, önkoşulsuz masaya gelinmesi gerektiği" konusundaki ılımlı mesajlarını tekrar İran heyetine iletti. Bu yüzden ABD-İran arasında doğrudan görüşmelerin başlaması TSİ 15:30'u buldu. Fakat görüşmeler başladıktan yaklaşık 1,5-2 saat sonra teknik heyetlerin de bir araya geldiği belirtildi. Bu da görüşmeler için "olumluydu." TSİ 18'de görüşmelerdeki o ılımlı rüzgâr, TSİ 20 itibarıyla terse döndü. Uzlaşılması kolay başlıklar: - Nükleer zenginleştirmeyi sınırlama: (İran sivil kullanıma gerileyebilir) - Zenginleştirilmiş uranyum stoku: (İran gaz formunda stoklamamayı kabul etti, zenginleştirilmiş uranyum stokunun yurtdışına çıkarılmasını 2010'da da kabul etmişti) - Nükleer denetim: (ABD askeri tesislere sınırsız erişmek istiyor, İran Umman'da UAEA genişletilmiş gözetimine açık kapı bırakmıştı) - Yaptırımlar: ABD kademeli ve denetime bağlı kaldırmayı istiyor, İran tam ve derhal muafiyet istiyor Uzlaşılması zor başlıklar: - Uranyum zenginleştirmeyi sıfırlama ve nükleer tesislerin kapatılması: (İran, Fordo ve Natanz'ı kapatmayı reddediyor, tesisleri sivil araştırma merkezine çevirmeyi öneriyor) - Hürmüz Boğazı'nın statüsü: (İran Hürmüz Boğazı'nı açmakta sorun görmüyor ama statünün belirlenmesini ve boğazdaki kontrolünün kaybolmamasını istiyor) - Füze programı: (İran egemenlik hakkı olarak görüyor, menzil sınırlamasını kabul etmiyor) - Vekil güçler: İran Umman'da ABD'nin vekil güçlerine desteğin kesilmesini tartışmaya açmamıştı.

12 Nisan 2026 09:28

Deniz Kilislioğlu

İslamabad'da Tarihi Masa

ABD ve İran, 40 günlük savaşın ardından mutabık kaldıkları - son derece kırılgan ve İsrail'in Lübnan saldırıları ile diplomasi masasını sallayan - ateşkesi sürdürebilmek için bugün Pakistan'da bir araya geliyor. ABD Başkanı J.D. Vance'in gelip gelmeyeceği, uçağa binene kadar gün boyu İslamabad'da tartışıldı. Örneğin bu görüşmenin hangi formatta yapılacağı – 26-28 Şubat'ta Umman'daki gibi dolaylı mı yoksa doğrudan mı olacağı - muğlaktı. İran 10 maddelik talep listesini, ABD ise 15 maddelik isteklerini Pakistan tarafına iletmişti. Hiç kuşku yok ki, taraflar masaya 26-28 Şubat'taki pozisyonlarından çok daha farklı oturuyor. Bir tarafta, 40 günlük savaşın ardından sahada ağır yara almış ama ABD'ye direnerek psikolojik üstünlüğü elinde tutan İran var. Diğer tarafta ise ne yaparsa yapsın Hürmüz'ü açtıramamış, "yanlış hesap yapmak ve İsrail'in kuyruğuna takılmakla suçlanan" ABD ve Trump yönetimi var. İran'ın önceliği ise "kendisine saldırılmayacağının garantisi." Ya da bir başka deyişle "ateşkesin kalıcı" olması. Bütün bunlar olurken, toplantının yapılacağı İslamabad'da Başbakanlık, Meclis binası, büyükelçiliklerin olduğu "kırmızı alan" diye bilinen güvenlik bölgesi, Perşembe gününden itibaren olağanüstü koruma altında. İslamabad'da yaşayanlar lojistik olarak hallerinden şikayetçi görünseler de, ABD ve İran'ın 40 gündür devam eden savaşında ateşkesi sağlayan ülke olmanın gururunu yaşıyorlar.

11 Nisan 2026 07:21

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha