
Bu süreçte Amerika Birleşik Devletleri, bölgenin tartışmasız en güçlü aktörü olarak hareket etti. Ancak son yaşanan İran-Amerika gerilimi ve ardından gelen geri adımlar, artık dünyanın eski dünya olmadığını gösteren tarihi gelişmeler olarak kayıtlara geçti. Yıllardır dünyaya "yenilmez güç" olarak sunulan Washington yönetimi, İran karşısında beklediği sonucu alamadı. Savaşın ilk günlerinde yapılan açıklamalar, kullanılan sert dil ve verilen mesajlar, birçok çevrede Amerika'nın İran'a karşı uzun soluklu ve kapsamlı bir mücadeleye hazırlandığı yönünde yorumlandı. Amerika'nın karşısında bu kez Irak ya da Afganistan gibi işgal edilmesi kolay görülen bir ülke yoktu. Bugün İran karşısında yaşananlar da benzer bir gerçeği ortaya koyuyor. Aslında bu savaşın en dikkat çekici yönlerinden biri İran'ın kazandığı askeri başarıdan çok Amerika'nın kaybettiği siyasi prestij oldu. İran-Amerika Savaşı bu dönüşümün sadece son halkasıdır. Belki de bu savaşın en önemli sonucu, Amerika'nın askeri olarak değil psikolojik olarak geri çekilmek zorunda kalmasıdır. Ortadoğu'da uzun yıllardır oluşturulan "Amerika isterse her şeyi yapar" algısı ilk kez bu kadar güçlü şekilde sorgulanıyor. Bu nedenle İran-Amerika savaşının sonucu yalnızca iki ülke arasındaki bir hesaplaşma olarak değerlendirilmemelidir. Ancak geride kalan tablo şunu açık biçimde ortaya koyuyor: Ortadoğu artık eski Ortadoğu değildir.
Kaynak: Diriliş Postası
18 Haziran 2026 16:43
Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız
Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.