×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Aym Başkanı Ve Yerine Getirilmeyen Kararlar

Ayrıca "insan hakları" bağlamında "hak ihlalleri" davalarına da bakmaya yetkili yargı organıdır. Anayasa Mahkemesi kararları "hukuki normlar hiyerarşisi"nde en üst düzeydedir. Bu durum anayasamızın 146, 148, 149, 152, 153. maddelerinde açıkça belirtilmiştir. AYM'de derdest başvuru dava sayısının 92 bine ulaştığını, mahkemenin "adil yargı" ve "mülkiyet hakkı" ihlallerini de titizlikle incelediğini belirtti. Sayın Başkan Özkaya kuşkusuz işgal ettiği AYM Başkanlığı makamının önemi ve ciddiyeti nedeniyle "bu Anayasa Mahkemesi kararını uygulamayan", yetmezmiş gibi, ayrıca bu kararı veren AYM üyeleri için "suç duyurusu" ile ilgili kararı veren mahkemeler hakkında "hiçbir yorum yapmadığını" ve "yapmayacağını" da belirtti. Anayasa Mahkemesi başkanına bu kez, "Bu konuda yargısal kararınız nedir" sorusu soruldu. Anayasa Mahkemesi başkanı "Ben karara imza attım", anayasanın 153. maddesi; "Bu karara tüm yargı organları ve tüm kuruluşların uyması gerekir" diyor.

Olayların Ardındaki Gerçek

Kaynak: Cumhuriyet

04 Mart 2026 04:00

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Yazarın Diğer Yazıları

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Olayların Ardındaki Gerçek

Mutlak Butlan Ve Kılıçdaroğlu Modeli

CHP Genel Merkezi'nin kuşatılması, Türk siyasal tarihine demokrasinin "tahrip" edildiği kara bir gün olarak geçecektir. 13 yıl genel başkanlığını ve milletvekilliğini yaptığı CHP'ye hukuken tartışmalı mutlak butlan etiketiyle gelen Kılıçdaroğlu'nun yönetim modeli de açıklığa kavuşmuş bulunuyor. Kılıçdaroğlu, "Ben mutlak butlan başkanıyım, CHP tüzüğü beni bağlamaz" diyor. - Parti meclisinin 57 üyesinin 28'i istifa etti. CHP Meclis grubundan 100'ü aşkın milletvekili kendisine karşı olduğunu açıkladı, Kılıçdaroğlu cevap bile vermiyor. - Kendisinin atadığı merkez yönetim kurulu üyeleri "İstifalar önemli değil, beş kişi kalsak bile CHP'yi biz yöneteceğiz" diyor. - Mutlak butlancı Kılıçdaroğlu bunlar yetmezmiş gibi, son konuşmalarında siyasal iktidarın dış politikasına paralel görüşler ileriye sürerek "Yeniden Osmanlı coğrafyasına yönelmeliyiz" diyor. - Bir yandaş yazarın belirttiği gibi, "Kemal Bey adım adım CHP'yi geri alıyor". Bu yandaş yazar yazısına şöyle devam ediyor: "Kılıçdaroğlu soğukkanlılığını kaybetmeden, ihraç taleplerinin parti meclisini konsolide etmeye, orta yolcuları yanına çekmekten hukuki süreci lehine çevirmeye kadar attığı her adımla CHP'yi adım adım geri alıyor." Bir zamanlar "Bay Kemal" diye aşağılanan Kılıçdaroğlu böylece yandaş basının gözdesi oluyor. Bu durumda, yukarıda belirtilen tablo karşısında, Kılıçdaroğlu, Türk siyasal tarihine AKP siyasi iktidarının çok sevdiği "mutlak butlancı" ve "CHP'yi bölen adam" olarak geçecektir.

15 Haziran 2026 04:00

Olayların Ardındaki Gerçek

Kurultay... Devlet Aklı... Hukuk Devleti...

Kılıçdaroğlu'nun parti meclisi sözcüsü Müslüm Sarı bu konuda şunları söyledi: "CHP'nin mevcut hukuki durumda hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın kurultay şansı yoktur. Mahkemenin verdiği karar var. Yargıtay aşaması var. Tedbir kararının olduğu bir hukuki zeminde ister imzalar toplansın, ister parti meclisi karar alsın, ister genel başkan kurultaya gidiyoruz desin, kurultayı toplayabilmek mümkün değil." Bu sözler, Kılıçdaroğlu ve ekibinin kurultay yapmak istemediğini açıkça göstermektedir. Her şey unutulur, CHP'liler de "tıpış tıpış" benim genel başkanlığımı kabul eder, diyor. Kuşoğlu tartışmalı söyleşisinde, son cumhurbaşkanı seçimlerinde sonuçlara "devlet aklının" yüzde 2 civarında etki yaptığını belirtti. Bunun üzerine siyasal yorumcular, Kuşoğlu'nun "Bize verilen görev de ileride yapılacak seçimde sonuçlara yüzde iki etki yapmamız içindir" demek istediğini ileri sürdüler. Kurultay için imza toplanması beş saat içinde 800 delegeye ulaşınca delegeler ve birinci derece yakınları için MASAK mali soruşturması başlatıldı. Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi'nde yaptığı ilk konuşmada, "FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için özür diliyorum" dedi. 2023'ten bu yana CHP üç kez kurultay yaptı.

05 Haziran 2026 04:00

Olayların Ardındaki Gerçek

Bay Kemal'den Kemal Bey'e

Bugünlerin demokrasi karşıtı siyasal gelişmeleri içinde Kılıçdaroğlu'nun özgeçmişi, maliye hesap uzmanlığından SSK Genel Müdürlüğü'ne gelişi, DYP'den milletvekili olmak istemesine Demirel'in engel olması, Ecevit'e yaklaşması, Ecevit'in "Bu adamın kafası karışık" diyerek kendisini kabul etmemesi, ardından CHP'ye gelişi, Baykal'ın kaset krizinden sonra genel başkanlığa yükselişi üzerinde duruluyor. Kılıçdaroğlu'nun CHP Genel Başkanlığı'nı 5 Kasım 2023 tarihli kurultayda kaybedişine kadar geçen 13 yıl içinde, kendisine siyasal iktidar tarafından "Bay Kemal" olarak hitap edildi. 2023 kurultayı üzerinde tartışma açılıp, Yüksek Seçim Kurulu'nun kurultay ile ilgili kararı bir kenara atılıp, asliye mahkemesinin hukuksal dayanaktan yoksun kararıyla ve kayyım modeli ile tekrar CHP Genel Başkanlığı'na gelince Kılıçdaroğlu "Bay Kemal"den "Kemal Bey"e terfi etti. Kılıçdaroğlu, "Ben Cumhuriyetin kurucu partisi CHP'ye 13 yıl genel başkanlık yaptım, mahkeme tarafından verilen tartışmalı genel başkanlığı kabul edemem" diyemedi. Mitinglerde kitleler "Hain Kılıçdaroğlu" diye bağırıyor. "İktidara bir defa geldim bir daha gitmem sevdasına bir siyaset adamı bir kere kapıldı mı ne kendisi rahat eder ne memlekete rahat ettirir. Mutlaka kötü yola sapar." (Giresun, 16 Mayıs 1952) Kılıçdaroğlu da "Ben 13 yıl genel başkanlık yaptım, ölünceye kadar gitmem" diyor. İnönü, 18 Kasım 1953'te Meclis kürsüsünden şunları söylemiş: "İnsanlar iktidar oldukları zaman değil, iktidardan düştükleri zamanlarda şerefle, vicdan huzuru ile vatandaşları arasında göğsünü gere gere dolaşacak durumda olmalıdır. İnsanlar iktidara geldikleri zamanki şaşaalarıyla ölçülmez, düştükleri zamanki itibarlarıyla ölçülürler." Kılıçdaroğlu her gün itibar kaybediyor.

04 Haziran 2026 04:00

Olayların Ardındaki Gerçek

Chp'yi Siyasal Yaşamdan Silmek Olanaksızdır

Bu hareket, 13 yıl genel başkanlığını yaptığı CHP'ye karşı Kılıçdaroğlu'nun hoyrat bir tavrı olarak siyasal tarihe geçmiş bulunuyor. CHP, 100 yılı aşan bir çınar, yaşayan bir siyasal tarihtir. 1960'ta Tahkikat Komisyonu kurularak CHP kapatılmak, siyasal yaşamına son verilmek istendi. Aynı biçimde 12 Mart 1971 darbesi, 12 Eylül 1980 darbesi aslında CHP'ye karşı yapılmıştır ve başarılı olamamıştır. Bugünlere gelirsek, CHP'ye 2023 kurultayı için mutlak butlan yöntemi uygulandı. Ancak 2023 kurultayından sonra mahallelerden başlayan delege seçimleri, ardından seçim kurullarının denetimi altında ilçe ve il kongreleri yapılmış, daha sonra Yüksek Seçim Kurulu'nun denetimi altında 4-5 Kasım 2023 tarihli olağan kurultayı yapılmıştı. Ancak siyasal iktidarın yönlendirmesi sonucu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi tüm hukuk kurallarını çiğneyerek kurultayları (CHP 38. Olağan Kurutayı ve CHP 21. Olağanüstü Kurultayı) yok saymıştır. CHP'nin etkin siyasal tarihi, dirençli ve bilinçli örgütü, siyasal geçmişi CHP'nin Türk siyasal yaşamı dışına atılamayacağını göstermektedir. Yakın günler çok önemli siyasal gelişmelere gebedir.

26 Mayıs 2026 04:00

Reklam Vermek İçin Tıklayınız

İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Olayların Ardındaki Gerçek

Yeni Bir Siyasal Yaşam, Yeni Bir Chp

Tartışmalı "mutlak butlan" kararı en sonunda perşembe günü açıklandı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararının altyapısı ve özeti şudur: Cumhuriyet Halk Partisi'nin 38. olağan kurultayı ile ilgili verilen "mutlak butlan" kararı hukuki temelden yoksun ve hukuka aykırı bir karardır. Bu nedenle aslında verilen kararın kendisi "mutlak butlan ile malüldür". Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ın gözünde "Bay Kemal"dir. 12 Mart darbesi sonrasında CHP Genel Sekreteri Ecevit, "Bu darbe bana karşı, CHP'ye karşı yapıldı" diyerek karşı çıkmıştı. CHP 1973 seçimlerinde yüzde 33.3 oy oranıyla birinci parti oldu. 81 il başkanı CHP Genel Merkezi'nin yanında yer alıyor. Muhalefette bulunan partilerden; DEM, İYİ Parti, Zafer Partisi, Saadet Partisi, Anahtar Parti, SOL Parti, EMEP, TİP, Gelecek Partisi ve Deva Partisi karara karşı olduklarını bildirdiler. 1. CHP'yi zayıflatmak şöyle dursun, güçlendirecektir. 3. CHP tabanı partinin zedelenmesine karşıdır. Dünden itibaren Türk siyasal yaşamında kökten değişimler olmuştur.

23 Mayıs 2026 04:00

Olayların Ardındaki Gerçek

Asırlık Kurumlar

Gazetemiz Cumhuriyet dün 102. yaşını kutladı. Cumhuriyet gazetesi 1993 yılından bu yana kâr amacı gütmeyen Cumhuriyet Vakfı tarafından yönetiliyor. Cumhuriyet döneminde kurulup 100 yılını tamamlayan kurumlarımız çok değildir. İş Bankası, Atatürk'ün direktifiyle 24 Ağustos 1924'te kuruldu. Cumhuriyet döneminde kurulup bugünlerde 100. yılını kutlayan özel sektör kuruluşu Koç'un da unutulmaması gerekir. Bu sunumlarda önemli bir nokta ortaya çıkıyor; Koç kuruluşu, 100. yılını kutlarken bu başarının Cumhuriyet modeli içinde gerçekleştiğini özellikle belirtiyor ve bu noktayı "ortak bir gurur" olarak vurguluyor. 100 yıllık kurumların daha da başarılı yaşamaları Türkiye'nin ekonomisi ve gelişimi açısından önemlidir. Gazetemiz Cumhuriyet'in 102. yıldönümünde bizi kutlayan tüm kurumlara ve sadık okuyucularımıza içtenlikle teşekkürlerimizi sunuyoruz.

08 Mayıs 2026 04:00

Olayların Ardındaki Gerçek

Yeni Anayasa Üzerine

Son olarak Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul'da düzenlenen "Siyaset Okulu" programında yaptığı konuşmada bu konuya yer verdi. Adalet Bakanı Gürlek şöyle diyor: "Anayasa bir devletin sadece yönetim çerçevesi değil, aynı zamanda millet ve devlet arasındaki hukuki ve ahlaki sözleşmeyi ifade eder. Bugün geldiğimiz noktada ulusal güvenlik tehditleri, toplumsal barış, değişen dünya şartları, gelişen toplum yapısı, artan hak ve özgürlük talepleri karşısında mevcut anayasamız maalesef yetersiz kalmaktadır. Yeni bir anayasa zorunluluktur." Adalet Bakanı Gürlek'in bu sözleri basında anında yorumlara neden oldu. Anayasada önemli bir yere sahip olan Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) kararları, anayasanın "amir hükmü"ne karşın uygulanmıyor. "Yeni anayasa zorunludur" söylemi yerine öncelikle hukukun üstünlüğüne uymak gerekiyor. Mevcut anayasanın koyduğu kurallara uyulmazken "Yeni anayasa zorunludur" söylemi inandırıcı ve etkili olamıyor.

06 Mayıs 2026 04:00

Olayların Ardındaki Gerçek

Cumhuriyet Ve Aleviler

Cumhuriyet gazetesinin temel ilkeleri 7 Mayıs 1924 tarihinde yayımlanan ilk sayısında kurucumuz Yunus Nadi tarafından belirlenmiştir. Türkiye'deki ilk Alevi dizisi "Hü Dost", 1963 yılında Fikret Otyam'ın kaleminden yazı dizisi olarak Cumhuriyet gazetesinde yayımlandı. Gazetemiz, 1961'deki İbrahim Elmalı, 1966 Ortaca, 1969 Elbistan olayları ile 1969 Tunceli'de Pir Sultan Abdal oyununun iptali nedeniyle çıkan olaylardan Maraş, Çorum, Malatya katliamlarına değin tüm gelişmeleri yalnızca muhabirlerle değil en kıdemli yazarları ile izlemiş, zaman zaman Alevi-Bektaşilerle ilgili dizilere yer vermiştir. Bu yayın çizgisi nedeniyle, Alevilerin en saygın ödülü olan Hacıbektaş Dostluk ve Barış Ödülü'ne Cumhuriyet gazetesinin dört yazarı uygun görülmüştür.

29 Nisan 2026 04:00

Olayların Ardındaki Gerçek

Erken Seçim Girişimi

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, geçen hafta erken seçim için bir girişim başlattı. 19 Mart 2025'ten bu yana karmaşık bir tablo gösteren Türk siyasal yaşamı için CHP genel başkanı bir açılım deneyimi yapmak istiyor. Bunun en açık örneği Adana Belediye Başkanı Zeydan Karalar ve Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in durumudur. 19 Mart 2025'ten bugüne 100'ü aşkın miting yapıldı. Her siyasal partinin başarabileceği bir hareket değildir. Belediye başkanlarına karşı operasyonlar devam ediyor. 22 milletvekili istifa ederse 30 sayısına ulaşılacak ve erken seçim zorlanacak. Madde şöyledir: "İstifa eden milletvekilliğinin düşmesi, istifanın geçerli olduğu TBMM Başkanlık Divanı'nca tespit edildikten sonra TBMM Genel Kurulu'nca kararlaştırılır." Buna göre durum şöyledir: Milletvekili istifası sadece dilekçe verilmesiyle gerçekleşmiyor. İstifanın geçerliliği başkanlık divanınca tespit edildikten sonra TBMM Genel Kurulu'nun kabul kararı ile kesinleşiyor.

04 Nisan 2026 04:00

Olayların Ardındaki Gerçek

Kamu Yönetimi Ve Liyakat İlkesi

Kamu yönetiminin örgütsel verimliliği "liyakat sistemi"ne bağlılıkla sağlanır ve güçlenir. Liyakat, Arapça bir kelime olup "değerlilik", "yararlılık", "işe uygunluk", "yetenek" olarak Türkçeleştirilebilir. Aslında 657 sayılı "Devlet Memurları Kanunu" bu ilkeleri kabul etmiştir. Örneğin binlerce yıl önce Konfüçyüs'ün devlet başkanına önerisi: "İyi insan yetiştirir, iyi memuru adil terfi ettirirsen, zayıfları da eğitirsen halka iyi hizmet edersin." Eski Yunan filozofu Aristoteles, "Meşru, düzgün ve iyi bir devlet yönetiminin kaynağında liyakat vardır" demiştir. Kamu yönetiminde "liyakat sistemi"nin karşıtı "kayırmacılık", "partizanlık", "nepotizm" ve "siyasal patronaj"dır. Son 25 yıldır, ülkemizde kamu yönetiminde liyakat sisteminin baştan aşağıya yok edildiğini açıkça belirtmeliyiz. Nitekim, 6 Şubat depremleri sırasında da AFAD Arama Kurtarma Genel Müdürlüğü görevinde ilahiyatçı İsmail Palakoğlu'nun olduğu ortaya çıkmış ve büyük tartışma yaratmıştı. Bu durumda AKP iktidarı tarihe kamu yönetiminde "liyakat sistemi"ni altüst eden "liyakat sistemi"ni temelden yıkan bir iktidar olarak geçecektir.

08 Mart 2026 04:00

Olayların Ardındaki Gerçek

Rapor Üzerine Düşünceler

TBMM'de kurulan "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu" 5 Ağustos 2025'ten beri çalışıyordu. 4 bin sayfayı aşan bu tutanaklardan çıkarılan 83 sayfalık rapor 18 Şubat 2026 Çarşamba günü açıklandı. Bahçeli başından itibaren "bebek katili", "terörist başı" diye tanınan Öcalan'ı "kurucu önder" düzeyine getirdi. Kuşkusuz 50 bini aşkın vatandaşın ölümüne sebep olan terör hareketini başlatan Öcalan'ın "lider" ve "kurucu önder" konumuna yükseltilmesi "tarifi imkânsız" büyük bir çelişkidir. Raporda "terör örgütünün silah bırakması" başlığı altındaki paragraf önemlidir. Terörsüz Türkiye sloganı ile başlayan çalışma, barış ve kardeşliğe dayandırılan kavramların ardından "silahların bırakılmasının kesin tespit ve teyit edilmesi" noktasına varılması, aslında PKK'nin henüz tam olarak silah bırakmadığının da açıkça ortaya konmasıdır. DEM Parti temsilcileri, raporda geçen "terörsüz Türkiye", "terör örgütü", "silahlı terör örgütünün varlığı" gibi söylemlere karşı çıktılar. Bunlar yerine ısrarla raporda "Kürt sorunu"nun yer almasını istediler. Öcalan'ın "bebek katili", "terör örgütü başı" kimliklerinden "kurucu önderliğe" terfi etmesi onları çok memnun ediyor. Böylece Öcalan'ın her fırsatta ileri sürdüğü gibi "Cumhuriyet rejimi bizi inkâr etti, biz de isyan ettik" demek istiyor. Raporda Erdoğan'ın sloganı olan "Türk-Kürt-Arap kardeşliği" öne çıkarılıyor. Oysa raporun başlangıç bölümünde yer alan "Türkiye'nin üniter yapısı, toprak bütünlüğü, Türkçenin resmi dil statüsü ve laik Cumhuriyet ilkesi temel değerlerdir" düşüncesi belirtilmişti.

21 Şubat 2026 04:00

Olayların Ardındaki Gerçek

Chp'nin Yolu Ne Olmalı?

CHP içinde iktidar olmak için sağ ile koalisyon yapmak gerekir düşüncesi Kılıçdaroğlu zamanından gelen bir görüştür. CHP geçmişte, 1973 seçimlerinde yüzde 30'u geçti. 1977 seçimlerinde yüzde 43'ü aştı. Bugün Türk toplumunun yüzde 65'i kendisini Atatürkçü olarak nitelemektedir. CHP bu yüzde 65'lik kesime odaklanmalıdır.

11 Şubat 2026 04:00

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha