
"Türkiye'yi küresel yüksek teknoloji merkezi haline getirmeyi amaçlıyoruz" Kacır, "Amacımız Türkiye'yi önde gelen küresel yüksek teknoloji merkezi haline getirmektir. Bu bağlamda, tüm Fransız yatırımcıları, büyüme, inovasyon ve küresel başarılarının bir sonraki aşaması için stratejik bir ortak olarak Türkiye'yi tercih etmeye davet ediyoruz." ifadelerini kullandı. Kacır, "Bu plan doğrultusunda, veri merkezleri, bulut altyapısı ve yapay zeka kapasiteleri için başta özel sektör kaynakları olmak üzere en az 10 milyar dolarlık kaynak seferber edeceğiz." dedi. 110 bin kişilik yapay zeka insan kaynağı hedefi Yapay zeka alanında insan kaynağının güçlendirilmesinin amaçlandığını belirten Kacır, 10 bin ileri düzey yapay zeka uzmanı ve 100 bin yapay zeka uygulama uzmanının yetiştirileceğini ifade etti.
Kaynak: Ortadoğu, Sibel Şişman
18 Haziran 2026 18:26
Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız
Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Sanayi Ve Teknoloji Bakanı Kacır, Fransada Hıt-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı Resepsiyonunda Konuştu
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Fransa'daki 1 milyar doları aşan Türk yatırımları ve burada yaşayan 800 binden fazla vatandaşımız ve Türk kökenli kişi, ülkelerimiz arasındaki ekonomik, sosyal ve kültürel bağları daha da zenginleştirmektedir. Yatırım, üretim ve halklar arası bağlardaki bu karşılıklı derinlik, Türkiye-Fransa ilişkilerine yüksek teknoloji iş birliğinde yeni bir sayfa açmak için sağlam bir temel oluşturmaktadır. Bu nedenle, Türkiye'nin yeni nesil teknoloji yatırımlarını çekmeye yönelik stratejik aracı olan HIT-30 için yurtdışında düzenlediğimiz ilk uluslararası resepsiyonun burada, Paris'te gerçekleştirilmesi bir tesadüf değildir." dedi. Bakan Kacır, Fransa'nın başkenti Paris'teki Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğinde düzenlenen ilk HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı Resepsiyonuna katıldı. Buradaki konuşmasında "Amacımız, Türkiye'yi önde gelen bir küresel yüksek teknoloji merkezi haline getirmektir. Bu bağlamda, tüm Fransız yatırımcıları, büyüme, inovasyon ve küresel başarılarının bir sonraki aşaması için stratejik bir ortak olarak Türkiye'yi tercih etmeye davet ediyoruz." vurgusu yaptı. Yeni Yapay Zekâ Eylem Planına da değinen Kacır, plan doğrultusunda ağırlıklı olarak özel sektör kaynaklarından en az 10 milyar dolarlık yatırımı harekete geçireceklerini ve 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli yetiştireceklerini kaydetti. TÜRKİYE-FRANSA İLİŞKİLERİ: Sanayi yatırımları, uzun zamandır Türkiye-Fransa ekonomik iş birliğinin merkezinde yer almaktadır. Bugün, 1.700 Fransız sermayeli şirket, sanayi ve ulaştırmadan finans ve sağlık hizmetlerine kadar çok çeşitli sektörlerde Türkiye'de faaliyet göstermektedir. İLK HIT-30 RESEPSİYONU PARİS'TE: Yatırım ortaklığı tek yönlü bir süreç değildir. Son 20 yıldır, Türkiye'nin üretim kapasitesini artırmayı, inovasyon ekosistemini güçlendirmeyi ve ekonomimizi küresel değer zincirinde daha üst sıralara taşımayı amaçlayan kapsamlı bir sanayi ve teknoloji gündemi izledik. 800'e yakın uluslararası şirket, Türkiye'de Ar-Ge faaliyetleri yürütmektedir. HIT-30 YÜKSEK TEKNOLOJİ YATIRIM PROGRAMI: Bu nedenle, yüksek teknoloji projeleri için tarihimizin en büyük teşvik programı olan HIT-30'u başlattık. Bu öncelikli alanlar, Türkiye'nin teknolojik kapasitesini güçlendirme, yüksek katma değerli üretimi artırma ve sanayimizi küresel değer zincirlerinde daha rekabetçi bir konuma taşıma vizyonumuzu ortaya koyan 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejimizle tam olarak uyumludur. HIT-30 ÇAĞRILARI: Bugüne kadar, HIT-30 kapsamında 10 farklı başlık altında çağrılar başlattık. 85 milyondan fazla nüfusu ile Türkiye, geniş, genç ve dinamik bir iç pazar sunmaktadır. Kişi başına GSYİH, 2002'de 3 bin 600 dolardan geçen yıl 18 bin doların üzerine çıktı. Nüfusumuz, gelişmiş ülkelerin çoğundan 10 ila 15 yaş daha gençtir. 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama uzmanı yetiştirerek, dijital dönüşümün bir sonraki aşaması için gerekli insan sermayesini oluşturacağız. 2030 yılına kadar Türkiye'nin kurulu veri merkezi kapasitesini en az 1 gigawatt'a çıkarmayı hedefliyoruz. Fransız yatırımcıların Türkiye'deki tüm yatırım yolculukları boyunca onlara eşlik etmeye hazırız.
18 Haziran 2026 19:59


Reklam Vermek İçin Tıklayınız
İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Hıt-30 Dünya Sahnesinde! Bakan Kacır'dan Paris'te Yatırım Çağrısı
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, " Fransa'daki 1 milyar doları aşan Türk yatırımları ve burada yaşayan 800 binden fazla vatandaşımız ve Türk kökenli kişi, ülkelerimiz arasındaki ekonomik, sosyal ve kültürel bağları daha da zenginleştirmektedir. Yatırım, üretim ve halklar arası bağlardaki bu karşılıklı derinlik, Türkiye-Fransa ilişkilerine yüksek teknoloji iş birliğinde yeni bir sayfa açmak için sağlam bir temel oluşturmaktadır. Bu nedenle, Türkiye'nin yeni nesil teknoloji yatırımlarını çekmeye yönelik stratejik aracı olan HIT-30 için yurtdışında düzenlediğimiz ilk uluslararası resepsiyonun burada, Paris'te gerçekleştirilmesi bir tesadüf değildir." dedi. Bakan Kacır, Fransa'nın başkenti Paris'teki Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğinde düzenlenen ilk HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı Resepsiyonuna katıldı. Buradaki konuşmasında "Amacımız, Türkiye'yi önde gelen bir küresel yüksek teknoloji merkezi haline getirmektir. Bu bağlamda, tüm Fransız yatırımcıları, büyüme, inovasyon ve küresel başarılarının bir sonraki aşaması için stratejik bir ortak olarak Türkiye'yi tercih etmeye davet ediyoruz." vurgusu yaptı. Yeni Yapay Zekâ Eylem Planına da değinen Kacır, plan doğrultusunda ağırlıklı olarak özel sektör kaynaklarından en az 10 milyar dolarlık yatırımı harekete geçireceklerini ve 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli yetiştireceklerini kaydetti. Eşsiz atmosferi ve Türkiye'nin Paris'teki varlığında uzun yıllardır üstlendiği rolüyle bu seçkin Büyükelçilik, Türkiye-Fransa ilişkilerinin derinliğini, sürekliliğini ve zarafetini yansıtmaktadır. Bu ortak tarihin ilk dönüm noktalarından biri, 1910 yılında Darıca'da Türkiye'nin ilk çimento fabrikalarından birinin kurulmasıydı. Bugün, 1.700 Fransız sermayeli şirket, sanayi ve ulaştırmadan finans ve sağlık hizmetlerine kadar çok çeşitli sektörlerde Türkiye'de faaliyet göstermektedir. Son 20 yıldır, Türkiye'nin üretim kapasitesini artırmayı, inovasyon ekosistemini güçlendirmeyi ve ekonomimizi küresel değer zincirinde daha üst sıralara taşımayı amaçlayan kapsamlı bir sanayi ve teknoloji gündemi izledik. 800'e yakın uluslararası şirket, Türkiye'de Ar-Ge faaliyetleri yürütmektedir. Bu öncelikli alanlar, Türkiye'nin teknolojik kapasitesini güçlendirme, yüksek katma değerli üretimi artırma ve sanayimizi küresel değer zincirlerinde daha rekabetçi bir konuma taşıma vizyonumuzu ortaya koyan 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejimizle tam olarak uyumludur. Bugüne kadar, HIT-30 kapsamında 10 farklı başlık altında çağrılar başlattık. 85 milyondan fazla nüfusu ile Türkiye, geniş, genç ve dinamik bir iç pazar sunmaktadır. Türkiye'nin AB üyelik perspektifi ve Avrupa değer zincirlerine derin entegrasyonu, Avrupa için stratejik bir üretim, teknoloji ve yatırım ortağı olarak rolümüzü daha da güçlendirmektedir. Kişi başına GSYİH, 2002'de 3 bin 600 dolardan geçen yıl 18 bin doların üzerine çıktı. Nüfusumuz, gelişmiş ülkelerin çoğundan 10 ila 15 yaş daha gençtir. 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama uzmanı yetiştirerek, dijital dönüşümün bir sonraki aşaması için gerekli insan sermayesini oluşturacağız. 2030 yılına kadar Türkiye'nin kurulu veri merkezi kapasitesini en az 1 gigawatt'a çıkarmayı hedefliyoruz. Fransız yatırımcıların Türkiye'deki tüm yatırım yolculukları boyunca onlara eşlik etmeye hazırız.
18 Haziran 2026 18:15

Sanayi Ve Teknoloji Bakanı Kacır: Tüm Fransız Yatırımcıları Türkiye'yi Tercih Etmeye Davet Ediyoruz
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Fransa'daki 1 milyar doları aşan Türk yatırımları ve burada yaşayan 800 binden fazla vatandaşımız ve Türk kökenli kişi, ülkelerimiz arasındaki ekonomik, sosyal ve kültürel bağları daha da zenginleştirmektedir. Yatırım, üretim ve halklar arası bağlardaki bu karşılıklı derinlik, Türkiye-Fransa ilişkilerine yüksek teknoloji iş birliğinde yeni bir sayfa açmak için sağlam bir temel oluşturmaktadır. Bu nedenle, Türkiye'nin yeni nesil teknoloji yatırımlarını çekmeye yönelik stratejik aracı olan HIT-30 için yurtdışında düzenlediğimiz ilk uluslararası resepsiyonun burada, Paris'te gerçekleştirilmesi bir tesadüf değildir." dedi. Bakan Kacır, Fransa'nın başkenti Paris'teki Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğinde düzenlenen ilk HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı Resepsiyonuna katıldı. Buradaki konuşmasında "Amacımız, Türkiye'yi önde gelen bir küresel yüksek teknoloji merkezi haline getirmektir. Bu bağlamda, tüm Fransız yatırımcıları, büyüme, inovasyon ve küresel başarılarının bir sonraki aşaması için stratejik bir ortak olarak Türkiye'yi tercih etmeye davet ediyoruz." vurgusu yaptı. Yeni Yapay Zekâ Eylem Planına da değinen Kacır, plan doğrultusunda ağırlıklı olarak özel sektör kaynaklarından en az 10 milyar dolarlık yatırımı harekete geçireceklerini ve 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli yetiştireceklerini kaydetti. Eşsiz atmosferi ve Türkiye'nin Paris'teki varlığında uzun yıllardır üstlendiği rolüyle bu seçkin Büyükelçilik, Türkiye-Fransa ilişkilerinin derinliğini, sürekliliğini ve zarafetini yansıtmaktadır. Bu ortak tarihin ilk dönüm noktalarından biri, 1910 yılında Darıca'da Türkiye'nin ilk çimento fabrikalarından birinin kurulmasıydı. Bugün, 1.700 Fransız sermayeli şirket, sanayi ve ulaştırmadan finans ve sağlık hizmetlerine kadar çok çeşitli sektörlerde Türkiye'de faaliyet göstermektedir. Son 20 yıldır, Türkiye'nin üretim kapasitesini artırmayı, inovasyon ekosistemini güçlendirmeyi ve ekonomimizi küresel değer zincirinde daha üst sıralara taşımayı amaçlayan kapsamlı bir sanayi ve teknoloji gündemi izledik. 800'e yakın uluslararası şirket, Türkiye'de Ar-Ge faaliyetleri yürütmektedir. Bu öncelikli alanlar, Türkiye'nin teknolojik kapasitesini güçlendirme, yüksek katma değerli üretimi artırma ve sanayimizi küresel değer zincirlerinde daha rekabetçi bir konuma taşıma vizyonumuzu ortaya koyan 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejimizle tam olarak uyumludur. Bugüne kadar, HIT-30 kapsamında 10 farklı başlık altında çağrılar başlattık. 85 milyondan fazla nüfusu ile Türkiye, geniş, genç ve dinamik bir iç pazar sunmaktadır. Türkiye'nin AB üyelik perspektifi ve Avrupa değer zincirlerine derin entegrasyonu, Avrupa için stratejik bir üretim, teknoloji ve yatırım ortağı olarak rolümüzü daha da güçlendirmektedir. Kişi başına GSYİH, 2002'de 3 bin 600 dolardan geçen yıl 18 bin doların üzerine çıktı. Nüfusumuz, gelişmiş ülkelerin çoğundan 10 ila 15 yaş daha gençtir. 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama uzmanı yetiştirerek, dijital dönüşümün bir sonraki aşaması için gerekli insan sermayesini oluşturacağız. 2030 yılına kadar Türkiye'nin kurulu veri merkezi kapasitesini en az 1 gigawatt'a çıkarmayı hedefliyoruz. Fransız yatırımcıların Türkiye'deki tüm yatırım yolculukları boyunca onlara eşlik etmeye hazırız.
18 Haziran 2026 18:33

Bakan Kacır Açıkladı! 'Fransız Menşeli Doğrudan Yabancı Yatırımlar 8,8 Milyar Dolara Ulaşdı'
Yatırım ortaklığının tek yönlü bir süreç olmadığına dikkati çeken Kacır, şöyle devam etti: "Fransa'daki 1 milyar doları aşan Türk yatırımları ve burada yaşayan 800 binden fazla vatandaşımız ve Türk kökenli kişi, ülkelerimiz arasındaki ekonomik, sosyal ve kültürel bağları daha da zenginleştirmektedir. Yatırım, üretim ve halklar arası bağlardaki bu karşılıklı derinlik, Türkiye-Fransa ilişkilerine yüksek teknoloji işbirliğinde yeni bir sayfa açmak için sağlam bir temel oluşturmaktadır. Bu nedenle Türkiye'nin yeni nesil teknoloji yatırımlarını çekmeye yönelik stratejik aracı olan HIT-30 için yurt dışında düzenlediğimiz ilk uluslararası resepsiyonun burada, Paris'te gerçekleştirilmesi bir tesadüf değildir." Kacır, küresel ekonomik düzenin birçok cephede sınandığı bir dönemden geçtiklerini belirterek, jeopolitik gerilimler, tedarik zincirindeki aksaklıklar, enerji güvenliği endişeleri ve kritik teknolojiler için hızlanan yarışın, ülkelerin ekonomik gücü tanımlama biçimini değiştirdiğini söyledi. Kacır, geçen yıl uygulamaya koydukları yeni teşvik sisteminin, yüksek teknolojiye yönelik yatırımlara ayrıcalıklı finansman imkanı sunduğuna işaret ederek, şunları söyledi: "Teknolojik ve stratejik yatırımlar için tercihli kredi politikası oluşturduk. Büyük ölçekli yüksek teknoloji yatırımlarının, Türkiye'nin kalkınma yolculuğunu hızlandırmak için hayati önem taşıdığının bilincindeyiz. Bu yatırımlar sadece sermaye getirmekle kalmaz, aynı zamanda ileri düzeyde teknik bilgi, nitelikli istihdam, yerel tedarikçilerin gelişimi, ihracat kapasitesi ve küresel değer zincirlerine daha güçlü entegrasyon da sağlar." Bu nedenle yüksek teknoloji projeleri için Türkiye tarihinin en büyük teşvik programı olan HIT-30'u başlattıklarını vurgulayan Kacır, şunları aktardı: "Bu program kapsamında, yarı iletkenlerden mobiliteye, ileri imalattan iletişim ve uzaya, sağlık teknolojilerinden dijital teknolojilere ve yeşil enerjiye kadar uzanan farklı öncelikli sektörlere odaklanıyoruz. Bu öncelikli alanlar, Türkiye'nin teknolojik kapasitesini güçlendirme, yüksek katma değerli üretimi artırma ve sanayimizi küresel değer zincirlerinde daha rekabetçi bir konuma taşıma vizyonumuzu ortaya koyan 2030 Sanayi ve Teknoloji Strateji'mizle tam olarak uyumludur. Program kapsamında seçilecek yatırımlarda aradığımız özellikler şunlardır: Yeni gelişen teknolojilere net bir odaklanma, küresel rekabet gücünü sağlayabilecek ekonomik ölçek, yeterli teknik kapasite ve finansal güç ve Türkiye'nin teknolojik ilerlemesine somut bir katkı. Program kapsamında uygun görülen yatırımlar için proje bazlı yatırım teşvikleri, pazar geliştirme desteği ve cazip finansman fırsatlarını içeren kapsamlı bir teşvik paketi sunuyoruz." Bugüne kadar, HIT-30 kapsamında 10 başlık altında çağrılar başlattıklarını aktaran Kacır, şimdiye kadar çok sayıda yatırımı Türkiye'ye kazandırdıklarını söyledi. Yenilikçi teknolojilerin, tüm sektörlerde iş modellerini yeniden tanımladığını belirten Kacır, şunları kaydetti: "Dijital dönüşüm, endüstriyel rekabet gücünü yeniden şekillendiren başlıca güçlerden biri haline gelmiştir. Aynı zamanda, iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik küresel çabalar ivme kazandıkça iklim eylemi ile sanayi politikaları arasındaki bağ her zamankinden daha da güçleniyor. 2053 Net Sıfır Emisyon hedefimiz ve Avrupa Yeşil Anlaşması doğrultusunda, imalat sanayimizin tüm sektörlerinde çevreye duyarlı, kaynak verimliliği ve sürdürülebilirliği merkeze alan bir üretim yaklaşımını benimsiyoruz. İkiz dönüşümü, sektörümüzün küresel rekabet gücünü artırmak için bir fırsat penceresi haline getirmeye kararlıyız." Kacır, işletmelerin dönüşümünü hızlandırmak ve finansmanı doğru yönlendirmek için somut mekanizmalara ihtiyaç duyulduğunu bildiklerini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu nedenle, şirketlerin üretim süreçlerini modernize etmelerini, kaynak verimliliğini artırmalarını ve ileri teknolojileri benimsemelerini desteklemek amacıyla Yeşil Dönüşüm ve Dijital Dönüşüm Programlarımızı hayata geçirdik. Dünya Bankası ile kurduğumuz ortaklık, sanayi şirketlerimizi, KOBİ'lerimizi ve yeşil teknoloji girişimlerini desteklemek üzere şimdiden 1 milyar dolardan fazla finansman sağlamıştır. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile oluşturulan stratejik çerçeve, yeşil dönüşüm yatırımlarına ayrılacak 5 milyar avroya kadar ek uluslararası finansman için zemin hazırlıyor." Türkiye'nin, yüksek teknoloji odaklı üretim ve ihracatta öncü rol üstlenme kararlılığını sürdürdüğünü ve yeni döneme belirgin yapısal avantajlarla girdiğini dile getiren Kacır, 85 milyondan fazla nüfusu ile Türkiye'nin, geniş, genç ve dinamik bir iç pazar sunduğunu söyledi. Türk ekonomisinin, bölgenin en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri olduğuna dikkati çeken Kacır, "Kişi başına Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, 2002'de 3 bin 600 dolardan geçen yıl 18 bin doların üzerine çıktı. Türkiye'nin en değerli varlığının insan sermayesi olduğunu her zaman dile getiriyoruz. Nüfusumuz, gelişmiş ülkelerin çoğundan 10 ila 15 yaş daha gençtir. Türk şirketlerinin dijital ekonominin faydalarından tam olarak yararlanabilmesi için dijital altyapıya yatırım yapmaya devam edeceğiz." diye konuştu. Kacır, geçen hafta, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı'nı açıkladıklarını hatırlatarak, şunları söyledi: "Bu plan, yapay zeka altyapımızı güçlendirmek, veri ve bilgi işlem kapasitemizi genişletmek, insan sermayemizi geliştirmek ve ekonominin genelinde yapay zekanın benimsenmesini hızlandırmak için somut bir yol haritası ortaya koymaktadır. Bu plan doğrultusunda, veri merkezleri, bulut altyapısı ve yapay zeka kapasiteleri için başta özel sektör kaynakları olmak üzere en az 10 milyar dolarlık kaynak seferber edeceğiz. 10 bin ileri düzey yapay zeka uzmanı ve 100 bin yapay zeka uygulama uzmanı yetiştirerek, dijital dönüşümün bir sonraki aşaması için gerekli insan sermayesini oluşturacağız." Türkiye'nin 2030'a kadar kurulu veri merkezi kapasitesini en az 1 gigavata çıkarmayı hedeflediklerinin altını çizen Kacır, yatırımcılar için kullanıma hazır enerji ve altyapıya sahip Yapay Zeka Büyüme Bölgeleri kuracaklarını, KOBİ'lere ve araştırmacılara hızlı prototip oluşturma imkanları sunacaklarını belirtti.
18 Haziran 2026 18:09

Bakan Kacır'dan Paris'te Yatırım Çağrısı! Hıt-30 Dünya Sahnesinde
Türkiye'nin Paris Büyükelçiliğinin, eşsiz atmosferi ve Türkiye'nin Paris'teki varlığında uzun yıllardır üstlendiği rolüyle Türkiye-Fransa ilişkilerinin derinliğini, sürekliliğini ve zarafetini yansıttığını dile getiren Kacır, "Sanayi yatırımları, uzun zamandır Türkiye-Fransa ekonomik işbirliğinin merkezinde yer almaktadır. Bu ortak tarihin ilk dönüm noktalarından biri, 1910 yılında Darıca'da Türkiye'nin ilk çimento fabrikalarından birinin kurulmasıydı. Yıllar içinde ticaret ve yatırım işbirliğimiz sürekli güçlenmiş ve çeşitlenmiştir." diye konuştu. Kacır, geçen yıl uygulamaya koydukları yeni teşvik sisteminin, yüksek teknolojiye yönelik yatırımlara ayrıcalıklı finansman imkanı sunduğuna işaret ederek, şunları söyledi: "Teknolojik ve stratejik yatırımlar için tercihli kredi politikası oluşturduk. Büyük ölçekli yüksek teknoloji yatırımlarının, Türkiye'nin kalkınma yolculuğunu hızlandırmak için hayati önem taşıdığının bilincindeyiz. Bu yatırımlar sadece sermaye getirmekle kalmaz, aynı zamanda ileri düzeyde teknik bilgi, nitelikli istihdam, yerel tedarikçilerin gelişimi, ihracat kapasitesi ve küresel değer zincirlerine daha güçlü entegrasyon da sağlar." Bu nedenle yüksek teknoloji projeleri için Türkiye tarihinin en büyük teşvik programı olan HIT-30'u başlattıklarını vurgulayan Kacır, şunları aktardı: "Bu program kapsamında, yarı iletkenlerden mobiliteye, ileri imalattan iletişim ve uzaya, sağlık teknolojilerinden dijital teknolojilere ve yeşil enerjiye kadar uzanan farklı öncelikli sektörlere odaklanıyoruz. Bu öncelikli alanlar, Türkiye'nin teknolojik kapasitesini güçlendirme, yüksek katma değerli üretimi artırma ve sanayimizi küresel değer zincirlerinde daha rekabetçi bir konuma taşıma vizyonumuzu ortaya koyan 2030 Sanayi ve Teknoloji Strateji'mizle tam olarak uyumludur. Program kapsamında seçilecek yatırımlarda aradığımız özellikler şunlardır: Yeni gelişen teknolojilere net bir odaklanma, küresel rekabet gücünü sağlayabilecek ekonomik ölçek, yeterli teknik kapasite ve finansal güç ve Türkiye'nin teknolojik ilerlemesine somut bir katkı. Program kapsamında uygun görülen yatırımlar için proje bazlı yatırım teşvikleri, pazar geliştirme desteği ve cazip finansman fırsatlarını içeren kapsamlı bir teşvik paketi sunuyoruz." Bugüne kadar, HIT-30 kapsamında 10 başlık altında çağrılar başlattıklarını aktaran Kacır, şimdiye kadar çok sayıda yatırımı Türkiye'ye kazandırdıklarını söyledi. Yenilikçi teknolojilerin, tüm sektörlerde iş modellerini yeniden tanımladığını belirten Kacır, şunları kaydetti: "Dijital dönüşüm, endüstriyel rekabet gücünü yeniden şekillendiren başlıca güçlerden biri haline gelmiştir. Aynı zamanda, iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik küresel çabalar ivme kazandıkça iklim eylemi ile sanayi politikaları arasındaki bağ her zamankinden daha da güçleniyor. 2053 Net Sıfır Emisyon hedefimiz ve Avrupa Yeşil Anlaşması doğrultusunda, imalat sanayimizin tüm sektörlerinde çevreye duyarlı, kaynak verimliliği ve sürdürülebilirliği merkeze alan bir üretim yaklaşımını benimsiyoruz. İkiz dönüşümü, sektörümüzün küresel rekabet gücünü artırmak için bir fırsat penceresi haline getirmeye kararlıyız." Kacır, işletmelerin dönüşümünü hızlandırmak ve finansmanı doğru yönlendirmek için somut mekanizmalara ihtiyaç duyulduğunu bildiklerini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu nedenle, şirketlerin üretim süreçlerini modernize etmelerini, kaynak verimliliğini artırmalarını ve ileri teknolojileri benimsemelerini desteklemek amacıyla Yeşil Dönüşüm ve Dijital Dönüşüm Programlarımızı hayata geçirdik. Dünya Bankası ile kurduğumuz ortaklık, sanayi şirketlerimizi, KOBİ'lerimizi ve yeşil teknoloji girişimlerini desteklemek üzere şimdiden 1 milyar dolardan fazla finansman sağlamıştır. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile oluşturulan stratejik çerçeve, yeşil dönüşüm yatırımlarına ayrılacak 5 milyar avroya kadar ek uluslararası finansman için zemin hazırlıyor." Türkiye'nin, yüksek teknoloji odaklı üretim ve ihracatta öncü rol üstlenme kararlılığını sürdürdüğünü ve yeni döneme belirgin yapısal avantajlarla girdiğini dile getiren Kacır, 85 milyondan fazla nüfusu ile Türkiye'nin, geniş, genç ve dinamik bir iç pazar sunduğunu söyledi. Türk ekonomisinin, bölgenin en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri olduğuna dikkati çeken Kacır, "Kişi başına Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, 2002'de 3 bin 600 dolardan geçen yıl 18 bin doların üzerine çıktı. Türkiye'nin en değerli varlığının insan sermayesi olduğunu her zaman dile getiriyoruz. Nüfusumuz, gelişmiş ülkelerin çoğundan 10 ila 15 yaş daha gençtir. Türk şirketlerinin dijital ekonominin faydalarından tam olarak yararlanabilmesi için dijital altyapıya yatırım yapmaya devam edeceğiz." diye konuştu. Kacır, geçen hafta, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı'nı açıkladıklarını hatırlatarak, şunları söyledi: "Bu plan, yapay zeka altyapımızı güçlendirmek, veri ve bilgi işlem kapasitemizi genişletmek, insan sermayemizi geliştirmek ve ekonominin genelinde yapay zekanın benimsenmesini hızlandırmak için somut bir yol haritası ortaya koymaktadır. Bu plan doğrultusunda, veri merkezleri, bulut altyapısı ve yapay zeka kapasiteleri için başta özel sektör kaynakları olmak üzere en az 10 milyar dolarlık kaynak seferber edeceğiz. 10 bin ileri düzey yapay zeka uzmanı ve 100 bin yapay zeka uygulama uzmanı yetiştirerek, dijital dönüşümün bir sonraki aşaması için gerekli insan sermayesini oluşturacağız." Türkiye'nin 2030'a kadar kurulu veri merkezi kapasitesini en az 1 gigavata çıkarmayı hedeflediklerinin altını çizen Kacır, yatırımcılar için kullanıma hazır enerji ve altyapıya sahip Yapay Zeka Büyüme Bölgeleri kuracaklarını, KOBİ'lere ve araştırmacılara hızlı prototip oluşturma imkanları sunacaklarını belirtti.
18 Haziran 2026 18:25

Türkiye'den Yapay Zeka Atağı! Bakan Kacır: En Az 10 Milyar Dolarlık Kaynak Seferber Edeceğiz
Yatırım ortaklığının tek yönlü bir süreç olmadığına dikkati çeken Kacır, şöyle devam etti: "Fransa'daki 1 milyar doları aşan Türk yatırımları ve burada yaşayan 800 binden fazla vatandaşımız ve Türk kökenli kişi, ülkelerimiz arasındaki ekonomik, sosyal ve kültürel bağları daha da zenginleştirmektedir. Yatırım, üretim ve halklar arası bağlardaki bu karşılıklı derinlik, Türkiye-Fransa ilişkilerine yüksek teknoloji işbirliğinde yeni bir sayfa açmak için sağlam bir temel oluşturmaktadır. Bu nedenle Türkiye'nin yeni nesil teknoloji yatırımlarını çekmeye yönelik stratejik aracı olan HIT-30 için yurt dışında düzenlediğimiz ilk uluslararası resepsiyonun burada, Paris'te gerçekleştirilmesi bir tesadüf değildir." Kacır, küresel ekonomik düzenin birçok cephede sınandığı bir dönemden geçtiklerini belirterek, jeopolitik gerilimler, tedarik zincirindeki aksaklıklar, enerji güvenliği endişeleri ve kritik teknolojiler için hızlanan yarışın, ülkelerin ekonomik gücü tanımlama biçimini değiştirdiğini söyledi. Kacır, geçen yıl uygulamaya koydukları yeni teşvik sisteminin, yüksek teknolojiye yönelik yatırımlara ayrıcalıklı finansman imkanı sunduğuna işaret ederek, şunları söyledi: "Teknolojik ve stratejik yatırımlar için tercihli kredi politikası oluşturduk. Büyük ölçekli yüksek teknoloji yatırımlarının, Türkiye'nin kalkınma yolculuğunu hızlandırmak için hayati önem taşıdığının bilincindeyiz. Bu yatırımlar sadece sermaye getirmekle kalmaz, aynı zamanda ileri düzeyde teknik bilgi, nitelikli istihdam, yerel tedarikçilerin gelişimi, ihracat kapasitesi ve küresel değer zincirlerine daha güçlü entegrasyon da sağlar." Bu nedenle yüksek teknoloji projeleri için Türkiye tarihinin en büyük teşvik programı olan HIT-30'u başlattıklarını vurgulayan Kacır, şunları aktardı: "Bu program kapsamında, yarı iletkenlerden mobiliteye, ileri imalattan iletişim ve uzaya, sağlık teknolojilerinden dijital teknolojilere ve yeşil enerjiye kadar uzanan farklı öncelikli sektörlere odaklanıyoruz. Bu öncelikli alanlar, Türkiye'nin teknolojik kapasitesini güçlendirme, yüksek katma değerli üretimi artırma ve sanayimizi küresel değer zincirlerinde daha rekabetçi bir konuma taşıma vizyonumuzu ortaya koyan 2030 Sanayi ve Teknoloji Strateji'mizle tam olarak uyumludur. Program kapsamında seçilecek yatırımlarda aradığımız özellikler şunlardır: Yeni gelişen teknolojilere net bir odaklanma, küresel rekabet gücünü sağlayabilecek ekonomik ölçek, yeterli teknik kapasite ve finansal güç ve Türkiye'nin teknolojik ilerlemesine somut bir katkı. Program kapsamında uygun görülen yatırımlar için proje bazlı yatırım teşvikleri, pazar geliştirme desteği ve cazip finansman fırsatlarını içeren kapsamlı bir teşvik paketi sunuyoruz." Bugüne kadar, HIT-30 kapsamında 10 başlık altında çağrılar başlattıklarını aktaran Kacır, şimdiye kadar çok sayıda yatırımı Türkiye'ye kazandırdıklarını söyledi. Yenilikçi teknolojilerin, tüm sektörlerde iş modellerini yeniden tanımladığını belirten Kacır, şunları kaydetti: "Dijital dönüşüm, endüstriyel rekabet gücünü yeniden şekillendiren başlıca güçlerden biri haline gelmiştir. Aynı zamanda, iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik küresel çabalar ivme kazandıkça iklim eylemi ile sanayi politikaları arasındaki bağ her zamankinden daha da güçleniyor. 2053 Net Sıfır Emisyon hedefimiz ve Avrupa Yeşil Anlaşması doğrultusunda, imalat sanayimizin tüm sektörlerinde çevreye duyarlı, kaynak verimliliği ve sürdürülebilirliği merkeze alan bir üretim yaklaşımını benimsiyoruz. İkiz dönüşümü, sektörümüzün küresel rekabet gücünü artırmak için bir fırsat penceresi haline getirmeye kararlıyız." Kacır, işletmelerin dönüşümünü hızlandırmak ve finansmanı doğru yönlendirmek için somut mekanizmalara ihtiyaç duyulduğunu bildiklerini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu nedenle, şirketlerin üretim süreçlerini modernize etmelerini, kaynak verimliliğini artırmalarını ve ileri teknolojileri benimsemelerini desteklemek amacıyla Yeşil Dönüşüm ve Dijital Dönüşüm Programlarımızı hayata geçirdik. Dünya Bankası ile kurduğumuz ortaklık, sanayi şirketlerimizi, KOBİ'lerimizi ve yeşil teknoloji girişimlerini desteklemek üzere şimdiden 1 milyar dolardan fazla finansman sağlamıştır. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile oluşturulan stratejik çerçeve, yeşil dönüşüm yatırımlarına ayrılacak 5 milyar avroya kadar ek uluslararası finansman için zemin hazırlıyor." Türkiye'nin, yüksek teknoloji odaklı üretim ve ihracatta öncü rol üstlenme kararlılığını sürdürdüğünü ve yeni döneme belirgin yapısal avantajlarla girdiğini dile getiren Kacır, 85 milyondan fazla nüfusu ile Türkiye'nin, geniş, genç ve dinamik bir iç pazar sunduğunu söyledi. Türk ekonomisinin, bölgenin en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri olduğuna dikkati çeken Kacır, "Kişi başına Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, 2002'de 3 bin 600 dolardan geçen yıl 18 bin doların üzerine çıktı. Türkiye'nin en değerli varlığının insan sermayesi olduğunu her zaman dile getiriyoruz. Nüfusumuz, gelişmiş ülkelerin çoğundan 10 ila 15 yaş daha gençtir. Türk şirketlerinin dijital ekonominin faydalarından tam olarak yararlanabilmesi için dijital altyapıya yatırım yapmaya devam edeceğiz." diye konuştu. Kacır, geçen hafta, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı'nı açıkladıklarını hatırlatarak, şunları söyledi: "Bu plan, yapay zeka altyapımızı güçlendirmek, veri ve bilgi işlem kapasitemizi genişletmek, insan sermayemizi geliştirmek ve ekonominin genelinde yapay zekanın benimsenmesini hızlandırmak için somut bir yol haritası ortaya koymaktadır. Bu plan doğrultusunda, veri merkezleri, bulut altyapısı ve yapay zeka kapasiteleri için başta özel sektör kaynakları olmak üzere en az 10 milyar dolarlık kaynak seferber edeceğiz. 10 bin ileri düzey yapay zeka uzmanı ve 100 bin yapay zeka uygulama uzmanı yetiştirerek, dijital dönüşümün bir sonraki aşaması için gerekli insan sermayesini oluşturacağız." Türkiye'nin 2030'a kadar kurulu veri merkezi kapasitesini en az 1 gigavata çıkarmayı hedeflediklerinin altını çizen Kacır, yatırımcılar için kullanıma hazır enerji ve altyapıya sahip Yapay Zeka Büyüme Bölgeleri kuracaklarını, KOBİ'lere ve araştırmacılara hızlı prototip oluşturma imkanları sunacaklarını belirtti.
18 Haziran 2026 17:28

Türkiye'nin 26 Teknoloji Girişimi Fransa'da Görücüye Çıktı
Bakan Kacır, Türkiye'den 26 teknoloji girişimini "VivaTech 2026" fuarına getirdiklerini belirterek, "Bu girişimlerimizden 14'ü, Turcorn 100 programında geleceğin milyar dolar değeri aşan Türk teknoloji girişimlerine aday olan şirketlerimiz." dedi. Kacır, girişimcilerin, fuar kapsamında sunumlar yaptığına da değinerek, şunları kaydetti: "Yatırımcılara ürünlerini, hizmetlerini tanıtıyorlar. Hem kendilerinin hem de Türkiye'nin milli teknoloji hamlesinin dünya çapındaki bilinirliğine güçlü bir katkı sunuyorlar. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisimizle, Turcorn 100 programı kapsamında, Türkiye'nin teknoloji girişimlerinin uluslararası platformlara katılımını destekliyoruz." "13 binden fazla teknoloji girişimimiz var" Türkiye'nin Milli Teknoloji Hamlesi ile dev bir AR-GE ve inovasyon ekosistemi inşa ettiğine dikkati çeken Kacır, şu değerlendirmede bulundu: "114 teknoparkımızda 13 binden fazla teknoloji girişimimiz var. Bu girişimlerin 3 bine yakını henüz yeni doğmuş ve başlangıç aşamasında olan şirketler. Hedefimiz, Türkiye'den 100 bin teknoloji girişiminin 2030 yılına dek kurulmuş olması ve Turcorn'larımızın yani milyar dolar değeri aşan Türk teknoloji girişimlerinin değerlemesinin 100 milyar dolara erişmesi." Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde milli teknoloji hamlesini gerçekleştirmeyi sürdüreceklerine işaret ederek, "Her alanda kendi imkanlarıyla, kendi evlatlarıyla, kendi yerli ve milli teknoloji ürün ve hizmetlerini geliştiren ve rekabetçi şekilde dünyaya sunabilen bir ülke olma iddiasını güçlendirmeye devam edeceğiz." ifadesini kullandı.
18 Haziran 2026 10:54

Bigg Cube Ve Deep Cube Programlarında Başvuru Süresi 2 Temmuz'a Uzatıldı
Teknopark İstanbul'un girişimcilere TÜBİTAK yatırım desteğine giden yolda rehberlik ettiği BİGG Cube ve DEEP Cube programlarında başvuru süresi uzatıldı. Teknoloji odaklı iş fikirlerini hayata geçirmek isteyen girişimciler, programlara 2 Temmuz 2026 tarihine kadar başvuru yapabilecek. Teknopark İstanbul Cube Girişim Ofisi bünyesinde yürütülen programlar, girişimcilerin yenilikçi iş fikirlerini ticarileştirmelerine destek olurken, başarılı projelere TÜBİTAK 1812 BİGG Yatırım Desteği'ne erişim imkânı sunuyor.
18 Haziran 2026 18:45