×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Belediye İşçileri: Abd Çıkarı Olmadan Erdoğan'a Lider Demez

Ankara'nın 12 milyar lirayla allanıp pullandığı, yasaklarla vatandaşın eziyet çektiği, fazla mesailerle yükünü omuzladığımız 36. NATO zirvesi nihayet sona erdi. Bir işçi "Nereden baksan 70 ülke. Sözü geçen prestij sahibi ülkeyiz. Olmasak dünya gelmez. Türkiye'nin yararına değil bu eylemler" diyerek NATO zirvesinin yararlı olduğu söylese de konuştuğumuz çoğu belediye işçisi NATO zirvesine tepkili. Törende Trump'a fazla ilgi gösterilmesini, Trump'ın askeri selamlamasının lütuf gibi görülmesini eleştiren işçi, "Aslında Türkiye'nin savunma sanayisi var, daha dik durulabilir. Yerli ve milli envanterinin bazısı dünyada tek ama neden Amerika karşısında küçük görünüyor, o zaman anlamıyorum… Bir yandan yapıp bir yandan yok etmiş oluyorlar böyle" diyor. Bir işçi de iktidarın yıllarca ABD karşıtı söylemlerine dikkat çekerek, "Müslümana yardım götüren gemi unutuldu" diyor. Bir işçi, Erdoğan'ın "canım Trump, dostum Trump" sözlerinin arkasında F-35 savaş uçakları ve Kaan uçakları motorları olduğunu söylerken, bir başka işçi de Trump'ın "Ben aradım, Rahip Brunson'ı bıraktılar" sözleri konusunda "onların yanında biz neredeyiz ki" diyor. "Cebimde 50 bin liranın 41 bin lirası gitti hemen" diyen işçi, "Parası olanı daha da zengin ediyorlar'' diyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in Londra'ya gidip faiz lobileriyle kurduğu sıcak para politikasını hatırlatarak, ''parası olan adam çıkıyor 'benim param' diyor. Ee faizde bu parayı büyütüyor, enflasyon meselesi de ortada, burada bir yanlışlık var, adamın varlığı olmamasını sağlayamıyorsun ama yapacak bir şey var mı?"

Kaynak: Evrensel

12 Temmuz 2026 12:15

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Benzer Haberler

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

'Nato'ya Mecbur Olsak Da Geleceğimizi Nato'ya Emanet Etmek Zorunda Değiliz!'

Taşçı, İslam ülkeleri arasında savunma ve güvenlik alanındaki iş birliğinin artık stratejik bir ihtiyaç haline geldiğini belirterek, "Bugün NATO'ya mecbur olabiliriz; fakat geleceğimizi NATO'ya emanet etmek zorunda değiliz." ifadelerini kullandı. "Müttefikler Ankara'da" başlıklı resmî NATO Zirvesi programı kapsamında 7-8 Temmuz'da T.C. İletişim Başkanlığı, SETA ve Münih Güvenlik Konferansı (MSC) iş birliğiyle gerçekleştirilen oturumlarda ve müzakerelerde de bu konuyla ilgili değerlendirmeleri, alanında uzman isimlerden dinleme fırsatı bulduk. Türkiye artık sadece "güvenilir müttefik" değil; kendi güvenliğini üretebilen, kritik teknolojiler geliştirebilen, hibrit tehditlerle mücadele edebilen ve stratejik özerkliğini NATO kapasitesine dönüştürebilen istisnai bir aktör konumuna yükselmiş vaziyette. Milli İstihbarat Akademisi'nin hazırladığı "Ankara Zirvesi NATO 3.0 Tartışmaları ve Türkiye" başlıklı rapor önemli bir tespitle başlıyor: "Güvenliğin askerî, ekonomi k ve toplumsal boyutları, farklı başlıklar olmaktan çıkarak aynı mimarinin tamamlayıcı unsurlarına dönüşmüştür." Bu tespit, artık güvenliğin sadece orduların veya devletlerin işi olmadığını gösteriyor. Pew Research Center'ın 23 Temmuz 2025 tarihli araştırmasına göre, Türkiye'de toplumun sadece % 30'u NATO'ya olumlu bakıyor. Buna karşılık, NATO'ya olumlu bakma oranı Polonya'da % 81, Almanya'da % 73, İsveç'te ise % 72 seviyesinde. 2010'lu yılların başından 2019'a kadar Türkiye'de NATO'ya olumlu bakış % 15 ile 25 arasında. Rusya-Ukrayna Savaşı sonrasında güvenlik endişelerinin artmasıyla destek 2024'te % 42'ye yükselse de 2025 itibarıyla yeniden % 30 seviyesine geriledi.

12 Temmuz 2026 11:44

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha