×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Beyşehir Gölü'nde Balıkçılar Yeni Av Sezonunu 'Vira Bismillah' Diyerek Açtı

15 Mart'ta başlayan ve üç ay süren su ürünleri av yasağının 16 Haziran'da sona ermesi dolayısıyla, Konya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından Beyşehir Gölü'ne kıyısı bulunan Çiftlik Mahallesi limanında bir açılış programı düzenlendi. Seçen, "Beyşehir Gölü'nde yaşam süren sazan ve levrek stoklarının korunması amacıyla yılda bir kez de olsa su ürünlerinin üremesine izin verilmesi son derece önemli. Biz, stoklarımızı korumak ve gelecek nesillere aktarmak için denetimlerimizi sürdürüyoruz. Sadece su ürünleri kanunu kapsamında buradaki dip oltaların, avcılıkta kullanılan yanlış yöntem ve malzemelerden gölümüzü temizlemeye çalışıyoruz" dedi. Çiftlik Mahallesi kıyı balıkçılarından İbrahim Erdoğan, "Yeni sezonun başlamasıyla göl açıklarına çıkarak ağ sermeye başladık. Yasak dönemde yasaklara riayet edildi. Bu yıl gölümüzde su seviyesinde yükselme var, yeni av sezonundan umutluyuz. Vira bismillah diyerek av sezonunu açıyoruz" ifadelerini kullandı.

Kaynak: Yeni Birlik

16 Haziran 2026 14:31

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Benzer Haberler

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Sıfır Atık Vakfı, 120'den Fazla Sulak Alan İçin Çalışma Yapacak

İklim değişikliğinin etkileri her geçen yıl daha görünür hale gelirken, dünyanın karşı karşıya olduğu en kritik risklerden biri de su kaynakları üzerindeki baskının hızla artması olarak öne çıkıyor. Sıfır Atık Hareketi kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan'ın uzun yıllardır dikkat çektiği sürdürülebilir kaynak yönetimi ve israfla mücadele yaklaşımı, iklim krizinin etkilerinin derinleştiği günümüzde daha da kritik bir önem kazanıyor. Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da gerçekleştirilecek COP31 İklim Zirvesi öncesinde, iklim değişikliğinin yol açtığı su stresi ve buna bağlı göç hareketleri küresel gündemin en kritik başlıkları arasında yer alıyor. COP31'e ev sahipliği yapacak Türkiye açısından da su krizi ve iklim göçü başlıkları ayrı bir önem taşıyor. Akdeniz Havzası'nda yer alan ve iklim değişikliğinin etkilerini giderek daha fazla hisseden Türkiye'nin, zirvede kaynak verimliliği, iklim uyum politikaları ve sürdürülebilir kalkınma ekseninde küresel çözümlere katkı sunması bekleniyor. Dünya Bankası'nın "Groundswell" raporuna göre, gerekli önlemlerin alınmaması halinde iklim değişikliği nedeniyle 2050 yılına kadar dünyanın farklı bölgelerinde 216 milyondan fazla insanın ülke içinde yer değiştirmek zorunda kalabileceği öngörülüyor. SU STRESİ ALTINDAKİ TÜRKİYE, KAYNAKLARINI VERİMLİ KULLANMALI Türkiye de iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki etkilerini yakından hisseden ülkeler arasında yer alıyor. Kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı dikkate alındığında Türkiye, "su zengini" bir ülke olarak değil, su stresi yaşayan ülkeler arasında değerlendiriliyor. SIFIR ATIK VAKFI, 120'DEN FAZLA SULAK ALAN İÇİN ÇALIŞMA YAPACAK Sıfır Atık Vakfı, önümüzdeki iki yıl içerisinde 120'den fazla sulak alan, göl ve dereye yönelik özel çevre temizlik ve koruma projelerini hayata geçirecek. Emine Erdoğan tarafından 2020 yılında başlatılan Van Gölü Havzası Koruma Eylem Planı kapsamında yaklaşık 1 milyon 112 bin kişinin yaşamını doğrudan etkileyen yatırımlar, Türkiye'nin en kapsamlı havza koruma ve sürdürülebilir kıyı yönetimi uygulamalarından biri olarak değerlendirilmektedir. Van Gölü Havzası'nda bugüne kadar toplam 5 milyar 129 milyon 764 bin 367 liralık çevre ve altyapı yatırımıyla bölgenin sürdürülebilir kalkınmasına yönelik önemli projeler hayata geçirildi. KAYNAKLARIN KORUNMASI KÜRESEL BİR GÜVENLİK MESELESİ Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan'ın uluslararası platformlarda sıklıkla vurguladığı gibi, doğal kaynakların korunması artık yalnızca çevresel bir sorumluluk değil, aynı zamanda insanlığın ortak geleceğini ilgilendiren stratejik bir zorunluluk olarak değerlendiriliyor.

16 Haziran 2026 10:19

Dünya Düzeni İklim Göçü İle Değişiyor: Sıfır Atık Vakfı, 120'den Fazla Sulak Alan İçin Çalışma Yapacak

İklim değişikliğinin etkileri her geçen yıl daha görünür hale gelirken, dünyanın karşı karşıya olduğu en kritik risklerden biri de su kaynakları üzerindeki baskının hızla artması olarak öne çıkıyor. Sıfır Atık Hareketi kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi'nin uzun yıllardır dikkat çektiği sürdürülebilir kaynak yönetimi ve israfla mücadele yaklaşımı, iklim krizinin etkilerinin derinleştiği günümüzde daha da kritik bir önem kazanıyor. Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da gerçekleştirilecek COP31 İklim Zirvesi öncesinde, iklim değişikliğinin yol açtığı su stresi ve buna bağlı göç hareketleri küresel gündemin en kritik başlıkları arasında yer alıyor. COP31'e ev sahipliği yapacak Türkiye açısından da su krizi ve iklim göçü başlıkları ayrı bir önem taşıyor. Akdeniz Havzası'nda yer alan ve iklim değişikliğinin etkilerini giderek daha fazla hisseden Türkiye'nin, zirvede kaynak verimliliği, iklim uyum politikaları ve sürdürülebilir kalkınma ekseninde küresel çözümlere katkı sunması bekleniyor. Dünya Bankası'nın "Groundswell" raporuna göre, gerekli önlemlerin alınmaması halinde iklim değişikliği nedeniyle 2050 yılına kadar dünyanın farklı bölgelerinde 216 milyondan fazla insanın ülke içinde yer değiştirmek zorunda kalabileceği öngörülüyor. Türkiye de iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki etkilerini yakından hisseden ülkeler arasında yer alıyor. Kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı dikkate alındığında Türkiye, "su zengini" bir ülke olarak değil, su stresi yaşayan ülkeler arasında değerlendiriliyor. Nüfus artışı, kentleşme, değişen tüketim alışkanlıkları ve iklim değişikliğinin etkileriyle birlikte mevcut su kaynakları üzerindeki baskının önümüzdeki yıllarda daha da artması bekleniyor. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi tarafından 2020 yılında başlatılan Van Gölü Havzası Koruma Eylem Planı kapsamında yaklaşık 1 milyon 112 bin kişinin yaşamını doğrudan etkileyen yatırımlar, Türkiye'nin en kapsamlı havza koruma ve sürdürülebilir kıyı yönetimi uygulamalarından biri olarak değerlendirilmektedir. Van Gölü Havzası'nda bugüne kadar toplam 5 milyar 129 milyon 764 bin 367 liralık çevre ve altyapı yatırımıyla bölgenin sürdürülebilir kalkınmasına yönelik önemli projeler hayata geçirildi. Antalya'da gerçekleştirilecek COP31'in, su güvenliği ve iklim kaynaklı göç gibi giderek büyüyen küresel risklere karşı somut ve uygulanabilir iş birliklerinin güçlendirilmesine zemin hazırlaması bekleniyor.

16 Haziran 2026 11:19

İklim Krizine Karşı Dev Adım: Sıfır Atık Vakfı 120'den Fazla Alanda Çalışma Başlatıyor

Sıfır Atık Vakfı tarafından yapılan açıklamaya göre, Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da gerçekleştirilecek COP31 İklim Zirvesi öncesinde, iklim değişikliğinin yol açtığı su stresi ve buna bağlı göç hareketleri küresel gündemin en kritik başlıkları arasında yer alıyor. Akdeniz Havzası'nda yer alan ve iklim değişikliğinin etkilerini giderek daha fazla hisseden Türkiye'nin, zirvede kaynak verimliliği, iklim uyum politikaları ve sürdürülebilir kalkınma ekseninde küresel çözümlere katkı sunması hedefleniyor. Dünya Bankası'nın "Groundswell" raporuna göre, gerekli önlemlerin alınmaması halinde iklim değişikliği nedeniyle 2050 yılına kadar dünyanın farklı bölgelerinde 216 milyondan fazla insanın ülke içinde yer değiştirmek zorunda kalabileceği tahmin ediliyor. Türkiye de iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki etkilerini yakından hisseden ülkeler arasında yer alıyor. Kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı dikkate alındığında Türkiye "su zengini" bir ülke olarak değil, su stresi yaşayan ülkeler arasında değerlendiriliyor. Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkan Emine Erdoğan tarafından 2020'de başlatılan Van Gölü Havzası Koruma Eylem Planı kapsamında yaklaşık 1 milyon 112 bin kişinin yaşamını doğrudan etkileyen yatırımlar, Türkiye'nin en kapsamlı havza koruma ve sürdürülebilir kıyı yönetimi uygulamalarından biri olarak değerlendiriliyor.

16 Haziran 2026 10:29

Sıfır Atık Vakfı, 120'den Fazla Sulak Alan İçin Çalışma Yapacak! Sürdürülebilirliğinin Sağlanması Amaçlanıyor

Sıfır Atık Vakfından yapılan açıklamaya göre, Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da gerçekleştirilecek COP31 İklim Zirvesi öncesinde, iklim değişikliğinin yol açtığı su stresi ve buna bağlı göç hareketleri küresel gündemin en kritik başlıkları arasında yer alıyor. Akdeniz Havzası'nda yer alan ve iklim değişikliğinin etkilerini giderek daha fazla hisseden Türkiye'nin, zirvede kaynak verimliliği, iklim uyum politikaları ve sürdürülebilir kalkınma ekseninde küresel çözümlere katkı sunması hedefleniyor. Dünya Bankası'nın "Groundswell" raporuna göre, gerekli önlemlerin alınmaması halinde iklim değişikliği nedeniyle 2050 yılına kadar dünyanın farklı bölgelerinde 216 milyondan fazla insanın ülke içinde yer değiştirmek zorunda kalabileceği tahmin ediliyor. Türkiye de iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki etkilerini yakından hisseden ülkeler arasında yer alıyor. Kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı dikkate alındığında Türkiye "su zengini" bir ülke olarak değil, su stresi yaşayan ülkeler arasında değerlendiriliyor. Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkan Emine Erdoğan tarafından 2020'de başlatılan Van Gölü Havzası Koruma Eylem Planı kapsamında yaklaşık 1 milyon 112 bin kişinin yaşamını doğrudan etkileyen yatırımlar, Türkiye'nin en kapsamlı havza koruma ve sürdürülebilir kıyı yönetimi uygulamalarından biri olarak değerlendiriliyor.

16 Haziran 2026 10:35

Prof. Dr. Demir'den Kuraklık Uyarısı: "Su Petrolden Daha Değerli Olacak"

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, 17 Haziran Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, son dönemde artan yağışların kuraklık riskini ortadan kaldırmadığına dikkati çekti. Yaz aylarında meydana gelebilecek ani sıcaklık artışlarının kuraklık ve yine buna bağlı olarak ani yağışların ciddi riskleri beraberinde getirebileceğini kaydeden Demir, şöyle devam etti: "Tabii yine Dünya Meteoroloji Örgütünün raporlarına göre bütün dünyada yaz aylarında bir sıcaklık artışı bekliyoruz. Bu sıcaklık artışının yani küresel iklim etkisinin sadece etkisini çölleşme ve kuraklık olarak da tanımlamak yanlış olur. Çünkü küresel iklim etkisinin biz tarımda, gıda güvenliğinde, su kaynaklarının azalmasında veya korunmasında, enerji üretiminde, halk sağlığında, kısacası bütün yerel ekonomilerin etkilenmesinde ön plana çıktığını görüyoruz." - "Suyu doğru yönetme noktasında bir strateji geliştirmemiz gerekiyor" Prof. Dr. Demir, Türkiye'nin artık suyu yöneten bir ülke olması gerektiğine vurgu yaparak şunları kaydetti: "Türkiye özellikle bu süreçte ve bundan sonraki süreçlerde problem yaşamaması için bir kere havza yönetimini, su havza yönetimini ön plana çıkarmalı. Yeraltı sularının korunması, geleceğe taşınması açısından gerekli tedbirlerin alınması, özellikle yağmur suyu hasadı çalışmalarının, gri su hasadı çalışmalarının, atık su hasatlarının, atık suyun geri tekrar kullanım çalışmalarının yapılması, tarımsal sulamada sulamanın verimli, randımanlı kullanılması ve aynı zamanda şehirlerde su kaçak kayıp oranlarını azaltılarak suyu doğru yönetme noktasında bir strateji geliştirmemiz gerekiyor. Önümüzdeki yüzyılda su petrolden daha değerli bir madde haline gelecek. Yarın çölleşme ve kuraklık riskinden bahsetmemek için bugünden gerekli tedbirleri almamız lazım. Su varsa hayat var, su yoksa maalesef hayat ve yaşam yok. Geleceğimizi korumak sürdürülebilir çevre, sürdürülebilir yaşam, sürdürülebilir kaynak kullanımıyla mümkündür."

16 Haziran 2026 14:26

Rekor Yağışa Rağmen Kritik Uyarı! Tehlike Kapıda: 'Yağmurlar Sizi Aldatmasın'

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nden (OMÜ) Prof. Dr. Yusuf Demir, son 6 ayda Türkiye genelinde uzun yıllar ortalamasının üzerinde yağış alındığını ancak yine de kuraklık riskinin bulunduğunu belirterek, "Yaşadığımız, geçmiş 6 ayda gördüğümüz yağışlar bizi yanıltmasın" dedi. Dünya Meteoroloji Örgütü'nün (WMO) raporlarına göre, dünyada yaz aylarında sıcaklık artışı beklendiğini ifade eden Prof. Dr. Demir, "Bu sıcaklık artışının ve küresel iklim etkisinin yalnızca çölleşme ve kuraklık olarak tanımlanması yanlış olur. Çünkü küresel iklim etkisini biz tarımda, gıda güvenliğinde, su kaynaklarının azalmasında veya korunmasında, enerji üretiminde, halk sağlığında kısacası bütün yerel ekonomilerin etkilenmesinde ön plana çıktığını görüyoruz" dedi. Geçen yılki duruma değinen Prof. Dr. Demir, "Türkiye, bildiğiniz gibi geçen yıl çok ciddi anlamda bir küresel iklim etkisiyle beraber tarımda zaman zaman kurak dönemler ve ciddi krizleri yaşadı. Bu sene de yükselebilecek yaz aylarındaki ani sıcaklık artışlarının böyle bir riski beraberinde getirme ihtimali, verimde yüzde 20-30 düşüş riskini beraberinde taşıyor. Onun için de tabii ki sulama baskısı, sulama etkisi ve önümüzdeki süreçte yaşanabilecek olan afetleri önceden kestirebilmek, tabii ona göre hazırlık yapmak önemli. Biz her zaman söylüyoruz, afet olduğunda tedbir almak değil, afet olmadan önce gerekli tedbirleri almak önemlidir" dedi. Prof. Dr. Demir, "Geçmiş 6 ayda gördüğümüz yağışlar bizi yanıltmasın. Çünkü bu yağışlar, ülke açısından toplam yağış açısından beklediğimiz yağışların üzerinde. Ancak önümüzdeki süreçte ani sıcaklık artışları sulama baskısını ve toplumsal su ihtiyacını artıracaktır. Bunun için de suyu korumak, üretimi, gıda güvenliğini ve yaşam kalitemizi korumak önceliğimiz haline gelmelidir" ifadelerini kullandı.

16 Haziran 2026 14:24

Reklam Vermek İçin Tıklayınız

İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

'Geçmiş 6 Ayda Gördüğümüz Bizi Yanıltmasın' Dedi Ve Uyardı! Büyük Tehlike Kapıda | 'Petrolden Daha Değerli Bir Madde Haline Geliyor'

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nden (OMÜ) Prof. Dr. Yusuf Demir, son 6 ayda Türkiye genelinde uzun yıllar ortalamasının üzerinde yağış alındığını ancak yine de kuraklık riskinin bulunduğunu belirterek, "Yaşadığımız, geçmiş 6 ayda gördüğümüz yağışlar bizi yanıltmasın" dedi. Kuraklık ve yüksek sıcaklıkların buharlaşmayı artıracağına işaret eden Prof. Dr. Demir, "Küresel iklim değişiminin yaşandığı bu süreçte aynı bölgede hem sel hem de kuraklık olaylarıyla karşılaşabiliyoruz. Bu sene de böyle bir süreçle karşı karşıya olma ihtimalimiz oldukça yüksek. Son zamanlarda zaman zaman haberlerde görüyorsunuz, ülkemizin farklı yerlerinde ani yağışların meydana getirdiği seller, doğal afetler hep beraber yaşadık ve görüyoruz. Ama yaz aylarına baktığımızda, özellikle geçtiğimiz aylarda Avrupa'da yaşanan sıcaklık dalgalanmalarını dikkate aldığımızda, Dünya Meteoroloji'nin raporlarına göre yaz aylarında önemli bir sıcaklık artışıyla karşı karşıya kalabileceğimiz, bunun sonucunda da belli periyotlarda kuraklık riskini taşıdığımız, tabii bununla beraber bu kurak ve ani sıcaklık buharlaşma riskiyle beraber de aynı zamanda yaz aylarında düşebilecek olan şiddetli kısa süreli yağışların bir sel tehlikesini taşıyabileceği uzmanlar tarafından ifade ediliyor. Özellikle Karadeniz Bölgesi için bu uyarının çok daha altını çizilerek ifade edilmesi lazım. Çünkü Karadeniz Bölgesi, belki şu anda düşen yağış miktarları su kaynaklarımız açısından yeterli görülebilir. Ama yaz aylarında meydana gelebilecek ani sıcaklık artışları, kuraklık ve yine buna bağlı olarak ani yağışlar ciddi riskleri beraberinde getirebilir" diye konuştu. 'AFET YAŞANMADAN TEDBİR ALMAK ÖNEMLİ' Geçen yılki duruma değinen Prof. Dr. Demir, "Türkiye, bildiğiniz gibi geçen yıl çok ciddi anlamda bir küresel iklim etkisiyle beraber tarımda zaman zaman kurak dönemler ve ciddi krizleri yaşadı. Bu sene de yükselebilecek yaz aylarındaki ani sıcaklık artışlarının böyle bir riski beraberinde getirme ihtimali, verimde yüzde 20-30 düşüş riskini beraberinde taşıyor. Onun için de tabii ki sulama baskısı, sulama etkisi ve önümüzdeki süreçte yaşanabilecek olan afetleri önceden kestirebilmek, tabii ona göre hazırlık yapmak önemli. Biz her zaman söylüyoruz, afet olduğunda tedbir almak değil, afet olmadan önce gerekli tedbirleri almak önemlidir" dedi.

16 Haziran 2026 15:07

Prof. Dr. Demir'den Önemli 'Iklim' Uyarısı: 'Son 6 Aydaki Yağışlar Yanıltmasın, Kuraklık Ve Sel Riski Sürüyor'

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nden (OMÜ) Prof. Dr. Yusuf Demir, son 6 ayda Türkiye genelinde uzun yıllar ortalamasının üzerinde yağış alındığını ancak yine de kuraklık riskinin bulunduğunu belirterek, "Yaşadığımız, geçmiş 6 ayda gördüğümüz yağışlar bizi yanıltmasın" dedi. Prof. Dr. Demir, açıklamasında, "Ülkemizde özellikle son 6 aya baktığımızda çok iyi yağışlar aldık. Özellikle son yılların uzun yıllık ortalamaların üzerine bir yağış aldık. Ancak zaman zaman ifade ediyoruz bu yağışlar bizi yanıltmamalı, aldatmamalı. Çünkü yaşadığımız süreç aynı zamanda yağışlı sürecin doğru anlaşılması ve yağışların doğru tanımlanmasıyla ifade edilebilir. Biz yağışların sadece miktarının değil, şiddetinin, düşüş süresinin, düşüş zamanının ve dağılımının da çok önemli olduğunu her seferinde ifade ediyoruz. Onun için de tabii yağışın düşmesi, çok yağış almamızdan ziyade bunun dengeli dağılması önemli" diye konuştu. Geçen yılki duruma değinen Prof. Dr. Demir, "Türkiye, bildiğiniz gibi geçen yıl çok ciddi anlamda bir küresel iklim etkisiyle beraber tarımda zaman zaman kurak dönemler ve ciddi krizleri yaşadı. Bu sene de yükselebilecek yaz aylarındaki ani sıcaklık artışlarının böyle bir riski beraberinde getirme ihtimali, verimde yüzde 20-30 düşüş riskini beraberinde taşıyor. Onun için de tabii ki sulama baskısı, sulama etkisi ve önümüzdeki süreçte yaşanabilecek olan afetleri önceden kestirebilmek, tabii ona göre hazırlık yapmak önemli. Biz her zaman söylüyoruz, afet olduğunda tedbir almak değil, afet olmadan önce gerekli tedbirleri almak önemlidir" dedi.

16 Haziran 2026 14:48

Beyşehir Gölü'nde Balıkçılar Yeni Av Sezonunu "Vira Bismillah" Diyerek Açtı

15 Mart'ta başlayan ve üç ay süren su ürünleri av yasağının 16 Haziran'da sona ermesi dolayısıyla Konya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından Beyşehir Gölü'ne kıyısı bulunan Çiftlik Mahallesi limanında yeni av sezonunun açılış programı düzenlendi. Beyşehir Gölü'nde yaşam süren ve ticari balıkçılık için önemli bir ürün olan sazan ve levrek stoklarının korunması amacıyla yılda bir kez de olsa su ürünlerinin üremesini izin verilmesinin önemine vurgu yapan Seçen, "Bu stok korunması açısından, sürdürülebilir ticari balıkçılık açısından son derece önemli. Biz hep stoklarımızı korumak için ticari avcılıkta balık stoklarımızı korumak ve gelecek nesillere aktarmak için hem de sürdürülebilirliği sağlamak için de denetimlerimizi sürekli yapıyoruz. Sadece su ürünleri kanunu kapsamında buradaki dip oltaların, avcılıkta kullanılan yanlış yöntem ve malzemelerden gölümüzü temizlemeye çalışıyoruz. Yeni av sezonunun hepimize hayırlı ve bereketli olmasını diliyorum" dedi.

16 Haziran 2026 14:31

Meke Gölü Susuz Haliyle Ziyaretçilerini Ağırlamaya Devam Ediyor

Meke Gölü, yağışlara rağmen susuz kalmaya devam ediyor, ziyaretçiler hayal kırıklığı yaşıyor. Meke Gölü'ne gelen Mustafa Çelik, bu yıl güzel yağışlar olduğunu ancak gölde su olmadığını vurgulayarak, "Bu da bizi üzüyor. Yapacak bir şey yok. Allah sonumuzu hayır eylesin" dedi. Konya'nın Yunak ilçesinden gelen İzzet Gündoğdu ise, "Bizim bölgede Çavuşçu Göl var. Bu sene yağmurların bol olmasından dolayı epey su aldı. Akşehir Gölü bile su aldı. Buraya ziyaret için geldik, su toplandı diye uğrayalım dedik ama hayal kırıklığı yaşadık. Fazla bir su yok. Sebebini de bilemiyoruz" ifadelerini kullandı.

16 Haziran 2026 12:33

Meke Gölü Susuz Haliyle De Ziyaretçilerini Ağırlamaya Devam Ediyor

Meke Gölü'ne gelen Mustafa Çelik, bu yıl güzel yağış olduğunu ancak gölde su olmadığını belirterek, "Bu da bizi üzüyor. Yapacak bir şey yok. Allah sonumuzu hayır eylesin" dedi. Yunak ilçesinden gölü ziyarete gelen İzzet Gündoğdu ise, "Bizim bölgede Çavuşçu Göl var. Bu sene yağmurların bol olmasından dolayı epey su aldı. Akşehir Gölü bile su aldı. Burada bir ziyarete geldik, su toplandı diye uğrayalım dedik ama bir hayal kırıklığı yaşadık. Fazla bir su yok. Sebebini de bilemiyoruz" ifadelerini kullandı.

16 Haziran 2026 12:38

Meke Gölü Susuz Haliyle De Ziyaretçilerini Ağırlamaya Devam Ediyor

Bir zamanlar "dünyanın nazar boncuğu" olarak adlandırılan göl, yaz mevsiminde sarı papatyalarla çevrili bir manzara sunuyor. Meke Gölü'ne gelen ziyaretçilerden Mustafa Çelik, bu yıl bol yağış aldıklarını ancak gölde su bulunmadığına dikkat çekerek, "Bu da bizi üzüyor. Yapacak bir şey yok. Allah sonumuzu hayır eylesin" şeklinde konuştu. Yunak ilçesinden gelen İzzet Gündoğdu ise, "Bizim bölgede Çavuşçu Göl var. Bu sene yağmurların bol olmasından dolayı epey su aldı. Akşehir Gölü bile su aldı. Burada bir ziyarete geldik, su toplandı diye uğrayalım dedik ama bir hayal kırıklığı yaşadık. Fazla bir su yok. Sebebini de bilemiyoruz" ifadelerini kullandı.

16 Haziran 2026 12:39

Yağışlar Aldatmasın: Su Uzmanından 2026 Yazı İçin Kuraklık Uyarısı

17 Haziran Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü dolayısıyla açıklama yapan Prof. Dr. Yusuf Demir, artan yağışların kuraklık riskini ortadan kaldırmadığına dikkat çekti. Prof. Dr. Yusuf Demir, "Ülkemiz açısından bakıldığında ise son altı aylık dönemde yağışlar birçok bölgede uzun yıllar ortalamalarının üzerine çıkmıştır. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre 20252026 su yılında yağışlar normalin üzerinde gerçekleşmiş, bazı bölgelerde geçen yıla göre çok önemli artışlar kaydedilmiştir. Uzmanlar, Türkiye'nin son yılların en yağışlı dönemlerinden birini yaşadığını ifade etmektedir. Ancak bu olumlu tablo bizleri yanıltmamalıdır. Çünkü kuraklık yalnızca belirli bir dönemde yağışın az olması anlamına gelmez. Toprak neminin azalması, yeraltı su seviyelerinin düşmesi, buharlaşmanın artması ve su kaynaklarının sürdürülebilir olmayan şekilde kullanılması da kuraklığın önemli göstergeleridir. Yağışların artması, kuraklık tehlikesinin ortadan kalktığı anlamına gelmemektedir. Çünkü iklim değişikliği artık yağış miktarını değil, yağışın zamanını, şiddetini ve dağılımını değiştirmektedir. Kısa sürede gerçekleşen aşırı yağışlar toprağa yeterince nüfuz edememekte, suyun önemli bölümü yüzey akışına geçerek denizlere ulaşmaktadır. Böylece aynı yıl içerisinde hem sel hem de kuraklık yaşanabilmektedir" dedi.

16 Haziran 2026 11:15

Dünyayı Bekleyen Kriz! Meteorolojik Veriler Alarm Veriyor! Petrolden Daha Değerli Olacak

Artan yağışların kuraklık tehlikesini ortadan kaldırmadığını belirten Prof. Dr. Yusuf Demir, "Su petrolden daha değerli olacak" diyerek uyardı. Son dönemde artan yağışların kuraklık riskini ortadan kaldırmadığına dikkat çeken Demir " İklim değişikliği artık sadece yağış miktarını değil, zamanını, şiddetini ve dağılımını da değiştiriyor. Bu durum, aynı yıl içinde hem sel hem de kuraklık felaketlerinin yaşanmasına neden oluyor " dedi. Demir, artan sıcaklıklar, değişen yağış rejimleri ve ani hava olaylarının artık "yeni iklim gerçeği" haline geldiğini söyledi. Türkiye'nin 2025-2026 su yılında normalin üzerinde yağış aldığını ve son yılların en yağışlı dönemlerinden birinin yaşandığına işaret eden Demir, şöyle uyardı: Biz yağışların sadece miktarı değil, yağışların şiddeti, yağışların düşüş süresi, yağışın düşüş zamanı, yağışın dağılımının çok önemli olduğunu her seferinde ifade ediyoruz.

16 Haziran 2026 15:27

Rekor Yağmurlar Bile Çare Olmadı: Erciyes'in Eteğindeki O Göl Artık Resmen Çöl!

Erciyes'in eteklerinde bir dönem deniz gibi dalgalanan 6 bin metrekarelik devasa su havzası, son 40 yılda yaşanan ekolojik değişim ve kuraklığın kurbanı oldu; toprak susuzluktan çatladı. Erciyes Dağı'nın eteklerinde bulunan, bir zamanlar çevresindeki tarım arazilerine hayat veren ve bölge halkı tarafından "deniz" olarak nitelendirilen Çöl Gölü, adının getirdiği bahtsız kaderi yaşamaya devam ediyor. Yaklaşık 6 bin metrekarelik devasa bir alana sahip olan gölün geçmişte bölgedeki büyükbaş ve küçükbaş hayvanların tüm su ihtiyacını tek başına karşıladığını belirten Akduran, şunları kaydetti: Çöl Gölü'nün tamamen su tutma özelliğini kaybetmesi, sadece görsel bir kayıp değil, aynı zamanda bölgedeki biyoçeşitlilik ve ekonomik faaliyetler için de ciddi bir tehdit oluşturuyor.

16 Haziran 2026 12:19

Beyşehir Gölü'nde Yeni Av Sezonu Başladı

Çiftlik Mahallesi limanında yeni av sezonunun açılış programında konuşan Konya Tarım ve Orman İl Müdürü Duran Seçen, Beyşehir Gölü'nde balık stoklarını korumak ve gelecek nesillere aktarıp sürdürülebilir avcılığı sağlamak maksadıyla son yıllarda balıklandırma çalışmaları yaptıklarını söyledi. Yasak döneme değinen Seçen, "Bu stok korunması ve sürdürülebilir ticari balıkçılık açısından son derece önemli. Biz sürdürülebilirliği sağlamak için denetimlerimizi sürekli yapıyoruz." dedi.

16 Haziran 2026 14:15

Yağışlar Rekor Kırdı... Çöl Gölü Su Tutmadı

Kayseri'nin İncesu ilçesinde geçen yıllarda kuruyan Çöl Gölü, son dönemde etkili olan yağışlara rağmen su tutmadı. Akduran, "Son 30-40 yıldır maalesef burası çölleşti, kuraklaştı. Bu alan önceden tarıma bu kadar açık değildi. Normalde deniz gibiydi." diye konuştu.

16 Haziran 2026 12:32

Reklam Vermek İçin Tıklayınız

İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Yağışlar Rekor Kırdı Ama Göl Bir Damla Bile Su Tutmadı!

Kayseri'nin İncesu ilçesinde geçen yıllarda yaşanan kuraklık nedeniyle kuruyan Çöl Gölü, son dönemde etkili olan yağışlara rağmen su tutmadı. Şeyhşaban Mahallesi Muhtarı Şerafettin Akduran, gölün 6 bin metrekarelik bir alana sahip olduğunu söyledi. Akduran, "Son 30-40 yıldır maalesef burası çölleşti, kuraklaştı. Bu alan önceden tarıma bu kadar açık değildi. Normalde deniz gibiydi." diye konuştu.

16 Haziran 2026 12:55

Çöl Gölü Yağışların Rekor Kırdığı Dönemde De Su Tutmadı

Kayseri'nin İncesu ilçesinde geçen yıllarda yaşanan kuraklık nedeniyle kuruyan Çöl Gölü, son dönemde etkili olan yağışlara rağmen su tutmadı. Akduran, "Son 30-40 yıldır maalesef burası çölleşti, kuraklaştı. Bu alan önceden tarıma bu kadar açık değildi. Normalde deniz gibiydi." diye konuştu.

16 Haziran 2026 11:56

Çöl Gölü Yağışların Rekor Kırdığı Dönemde De Su Tutmadı

Kayseri'nin İncesu ilçesinde geçen yıllarda yaşanan kuraklık nedeniyle kuruyan Çöl Gölü, son dönemde etkili olan yağışlara rağmen su tutmadı. Akduran, "Son 30-40 yıldır maalesef burası çölleşti, kuraklaştı. Bu alan önceden tarıma bu kadar açık değildi. Normalde deniz gibiydi." diye konuştu.

16 Haziran 2026 11:58

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha