×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Bir Dostun Ardından

Sevgi dolu temiz yüreği, her zaman gülümseyen gözleriyle olgun, bilgili ve iyimser bir insan olarak. Mehmet Temel hakkında idi ile biten cümleler kurmak, bana çok zor geliyor! Çünkü Mehmet Temel bir erdemler yumağı idi. Yazımda onun 3 vasfına kısaca değinmek istiyorum: İnsan Mehmet Temel, dost Mehmet Temel ve değerli bir öğretim üyesi olarak Mehmet Temel. İnsan olarak Mehmet Temel; bizim gözümüzde medeni insanın bir simgesi idi. Yaratılıştan nazik, saygılı, samimi, insancıl, her zaman sağduyulu ve iyi niyetli bir insan idi. Mehmet Temel, dostluğu ile karşısındakine kıymet veren insanlardan idi. Başınız sağ olsun abisi Kemal Temel bey Başınız sağ olsun ablası Döne hanım Başımız sağ olsun sevgili kızı Canan hanım Hepimizin başı sağ olsun.... Mehmet Temel'i rahmetle anıyoruz.

Köşe Yazarı

Kaynak: Anayurt

04 Mayıs 2026 09:18

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Yazarın Diğer Yazıları

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Köşe Yazarı

Bayrak Sevgisi Kutsaldır

Kişiliğin asıl özü sevgi olduğu gibi, insanları birbirine bağlayan da sevgidir. O nedenle sevgi önemli bir değerdir. Vatan sevgisi ise: Üzerinde doğup büyüdüğü ve hayatını geçirdiği bu topraklar için gerektiğinde hayatını feda edebilme, tüm sosyal ve ekonomik haklarından feragat edebilme duygusunu vatan sevgisi olarak tanımlayabiliriz. "Vatan sevgisi imandan gelir." (Hz. Ancak bu sevgi laf ile olmaz. ATATÜRK, "Bayrak bir milletin özgürlük alâmetidir. Düşmanın da olsa hürmet lâzımdır." diyerek bayrağın kutsallığını dile getirmiştir. ATATÜRK, İzmir'in kurtuluşundan sonra geldiği İzmir'de önüne bir yol halısı gibi serilen Yunan bayrağını görünce sebebini sormuş; kendisini karşılayanlardan birinin "Yunan bayrağı Paşam!… Yunan Kralı Konstantin buraya ilk girerken Türk bayrağını çiğneyerek geçmişti." cevabını vermesi üzerine; "Hata etmiş! Ben bu hatayı tekrar edemem. Bayrak, milletlerin şerefidir. Ne olursa olsun yere serilemez ve çiğnenemez." diyerek Yunan bayrağını çiğneyerek geçmeyi reddetmiştir.

05 Haziran 2026 09:05

Köşe Yazarı

Bayramlar, Bayram Ola…

Kısacası bayramlar, bir sevinç günüdür. Kurban Bayramı, sevinç günüdür her evde. Mutlu olalım veya mutlu olmaya çalışalım ki, bayramı doya doya yaşayalım. Bayramlar sevinç zamanı ama ben bayram sevincini doya doya yaşayamadım. "Bayram gelmiş neyime" diyerek, bayrama mutsuz giren emeklileri düşündüm. Vatan uğruna, aslan gibi evlatlarını teröre kurban veren, acılı anne ve babaları düşündüm ve bayram sevincini yaşayamadım.

01 Haziran 2026 09:31

Köşe Yazarı

Yardımsever Güzel İnsanlar

İnsanoğlu tabiatı gereği bu tükenen zaman içerisinde güzel duyguları, güzel hatıraları ve güzel günleri hep paylaşmak ister. Bugünkü yazımda sizlerle yardımsever insanların güzel duygularını paylaşmak istiyorum. Bu tükenen zaman içerisinde ülke çok şey kaybediyor. Ama hiçbir zaman umudumuzu yitirmedik. Bütün bu olumsuzluklara rağmen bu ülkede dayanışma ve yardımlaşma duygularını yitirmemiş güzel insanlarımız da var. Onların ilme verdiği değeri, paylaşma ve yardımlaşma duygularıyla yardıma gereksinimi olan yurt çocuklarını okutup yetiştirmek coşkusuyla dolu olduklarını da biliyorum. Onların merhamet, şefkat, iyilik ve sevgi anlayışıyla biçimlenen ruhları, yoksula ve öğrencilere her zaman ümit ışığı oluyor. Bu ülkenin adam gibi adam, yürekleri sevgi dolu yardımsever güzel insanlara ihtiyacı var.

25 Mayıs 2026 11:11

Köşe Yazarı

19 Mayıs Kutlu Olsun!

Sevgili okurlarım, Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihindeki önemli olaylardan biri 19 Mayıs 1919'da Mustafa Kemal'in Samsun'a ayak basışıdır. Dolayısıyla Mustafa Kemal'in 16-19 Mayıs 1919 İstanbul'dan başlayan yolculuğu bir kurtuluş dönemini simgeler. Bu görüşmeler sonucu; Ordu Müfettişi olarak Karadeniz bölgesine gönderilen Mustafa Kemal, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktığı zaman Bandırma Vapuru'nda 19 kişiydiler. Büyük Nutuk'ta, "1919 yılı Mayıs'ın 19'uncu günü Samsun'a çıktım" diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, Kurtuluş Mücadelesini başlatmak üzere Samsun'a çıkışıyla ilgili çeşitli kaynaklarda yer alan bilgiler bu tarihi olayın tüm detaylarını açıkça ortaya koymaktadır. 9. Ordu Komutanı olarak görevlendirilen Mustafa Kemal, kurtuluş mücadelesi planlarıyla 15 Mayıs Cuma günü öğleden sonra "Bandırma" adlı gemiyle Samsun'a doğru yola çıkar. 1938'de 19 Mayıs'ın "Gençlik ve Spor Bayramı" olarak kanunlaşmasından sonra ise bu gösteriler de resmi bayram gününe alınmış, daha sonra kutlamalar "19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı" adı altında gerçekleştirilmeye başlanmıştır.

18 Mayıs 2026 09:14

Köşe Yazarı

İçimizdeki Çocuk Yaşarsa!

Onun için hepimizin içinde bir çocuk vardır. İçimizdeki çocuk her zaman sağlıklı bir ortam içinde gelişmez. İçimizdeki çocuk yaşarsa, yaşadıklarıyla her şeyi öğrenir. Eleştiriyle yaşarsa, kınamayı öğrenir. Övgüyle yaşarsa, değer vermeyi öğrenir. Kıskançlık içinde yaşarsa kıskanmayı öğrenir. Adil yaşarsa, adaleti öğrenir. Güvenceyle yaşarsa, inanmayı öğrenir. Dürüstlükle yaşarsa, doğruyu öğrenir. Yüreklendirmek ile yaşarsa, kendine güvenmeyi öğrenir. İçimizdeki çocuk yaşarsa; çocuğun coşkusu, şeffaflığı, doğallığı, dürüstlüğü, sevgisi ve adaleti insanlığa çağ atlatır.

27 Nisan 2026 09:11

Köşe Yazarı

Yoksulluk İnsanlık Ayıbıdır

Ama hiçbir zaman ümidimizi tam yitirmedik. Bu özellikleri taşıyan kişilere, sonsuz saygı duyarım her zaman. "Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol." Bu özellikleri benliğinde toplamış olanlar, kibar olurlar. Yakından tanıma mutluluğuna erdiğim birçok insan, bu özellikleri benliğinde toplamış. Yöneticinin genel kültürü, insanlık ve Müslümanlık yönü de çok önemlidir. Yaşı ne olursa olsun, hemen bütün insanların yüreğindeki en büyük sevgi de, şüphesiz insan sevgisidir. Ülkede yaşanan sıkıntılar ne kadar ağır olursa olsun, toplumsal dayanışma ve yardımlaşma ile aşamayacağımız sorun yoktur. Onun için takdir etmesini bilelim, gerçekleri görelim, yardımsever iyi insan olalım. "Bakar kör" olmayalım.

06 Nisan 2026 09:05

Köşe Yazarı

Sevgisiz Bir Toplum Olduk

Hayatının ve neslinin devamı için toplum denen çevreye ihtiyaç vardır. Toplum içerisinde yaşayan insanların birbirlerine karşı ve onları yöneten devlete karşı sorumluluk ve görevleri vardır. Başka Türkiye yok. "Ne Mutlu Türküm Diyene" diyen vatanseverlerin bu memleketi geleceğe, aydınlığa taşıma vakti geldi de geçiyor. Bunun en büyük nedeni "Adam sen de" deme alışkanlığı kazanmış olmamızdır. Bencil ve suçlayıcı bir toplum olduk. Tabii, bunda, sahip olduğumuz bürokrasi yoğunluğu ve bunun yarattığı olumsuzlukların büyük etkisi vardır. Hak etmeyen insanları "Türkiye seninle gurur duyuyor" diyerek, medyatik yapıp milletin zihnini bulandırıyoruz. Atatürk'ün kurtuluş savaşı sonrası verdiği mücadele, gösterdiği hedefler bugün de geçerli, Atatürk'ün gençliğe hitabesini okuyalım, okutalım ve kendimize gelelim.

03 Nisan 2026 09:21

Köşe Yazarı

Vatan Sevgisi

Vatan üzerinde yaşadığımız toprak parçasıdır. Vatan sadece toprak sahibi ile olunmaz. Şayet vatan içindeki halk aynı amaç uğruna çalışmaz ise, o zaman toprak parçası da kalmaz, vatan da. Vatan ve millet sevgisi ile ilgili atasözlerini hatırlayalım: • Vatan sevgisi imandan gelir. (William Shenstone) • Vatan bir milletin evidir. (Tevfik Fikret) • Vatan sevgisi ahlakta iyiliği, ahlakta iyilik de vatan sevgisini meydana getirir. (Montesquieu) • Vatan için yaşamak, vatanın terakki ve tealisine çalışmak da vatan için ölmek kadar şereflidir. (Gerigori Petrof) • "Ana gibi yar vatan gibi diyar olmaz." • "Bülbülü altın kafese koymuşlar vatanım da vatanım demiş." "Türk milleti, milli birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir. Vatan sevgisi, ona hizmetle ölçülür."

30 Mart 2026 09:11

Köşe Yazarı

"Bayramlar Bayram Ola"

Bunları düşünürken, sizlere İsmail Çörekçi'nin yazmış olduğu "Bayramlar Bayram Ola" isimli bir şiiri sunmak istiyorum ve yorumu siz değerli okurlarımıza bırakıyorum. "Güneş yükselmeden kuşluk yerine, Bir adam camiden döndü evine, Oturdu sessizce yer minderine, Kızı "bayram" dedi yalınayaklı, Adam "bayram" dedi tam ağlamaklı. Eli öpüldükçe içi burkuldu, Konuşmak istedi dili tutuldu, Güç bela ağzından bir "of" kurtuldu, Oğlu "bayram" dedi sırtı yamalı, Adam "he ya" dedi gözü kapalı. Düşündü kış yakın, evde odun yok, Tenekede yağ yok, çuvalda un yok, Yok- yoka karışmış, tuz yok, sabun yok, Avrat "bayram" dedi eğdi başını, Adam "evet" dedi, sıktı dişini. Çalışsa ne iş var, ne cepte para, Dağ oldu içinde büyüyen yara, Dikti gözlerini karşı duvara, Takvim "bayram" dedi, silindi yazı, Adam "öyle" dedi, bağrında sızı. Döndürse yönünü herhangi dosta, Yaralı, gariban, dul, yetim hasta, Aylar, yıllar, günler erirken yasta, Yer gök "bayram" dedi, ağzını açtı, Adam "bayram" dedi, evinden kaçtı."

23 Mart 2026 08:50

Reklam Vermek İçin Tıklayınız

İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Köşe Yazarı

Çanakkale Geçilmez

Çanakkale Savaşları, 1. Dünya Savaşı'nın seyrini değiştiren, Türk'ün gücünü dünyaya bir daha duyuran, tarihe "Çanakkale Geçilmez" sözünü yazdıran büyük bir destandır. 57. Piyade Alayı, Çanakkale Boğazını savunmak için merkezi Gelibolu'da olmak üzere kurulan 5. Ordu'nun 19. İhtiyat Tümeni'nin bir alayıdır. Çanakkale'yi denizden geçemeyen itilaf devletlerinin 25 Nisan 1915 günü Gelibolu Yarımadası'na ve Kumkale'ye asker çıkarmaları ile Çanakkale Kara Savaşları başlamıştır. 25-26 Nisan 1915 tarihlerinde Arıburnu'nda karaya çıkıp Conkbayırı'nda ilerleyen çıkarma kuvvetleri, 19. Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal'in 25 Nisan günü verdiği "Ben size taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler ve komutanlar geçebilir" emrini uygulayan Türk birliklerince durdurulmuştur. Mermileri bittikten sonra elleriyle ve süngüleriyle gırtlak gırtlağa savaşan bu alayımızın, başta komutanları olmak üzere 628 kişilik mevcudunun tamamı 25-28 Nisan 1915 tarihleri arasında şehit düşmüştür. Sancağın altındaki plakette şu ifadeler yer almaktadır: "Bu alay sancağı Gelibolu savaş alanından getirilmiş, ama esir edilememiştir. Çünkü Türk Ordusu'nun geleneklerine göre bir alayın sancağı, alayın son eri ölmeden teslim alınamaz. Bu sancak, son muhafızının altında ölü olarak yattığı bir ağacın dalında asılı olarak bulunmuştur. Kahramanlık timsali olarak karşınızda duran bu sancağı selamlamadan geçmeyin." 57. Piyade Alayı şunu çok iyi biliyordu: "Ölümden korkan her gün ölür. İşgalden korkan işgalden kurtulmaz. Türk'e kefen biçilmez… Çanakkale geçilmez."

16 Mart 2026 08:58

Köşe Yazarı

Çağdaş Toplum Olabilmek

Örneğin, Türk devriminin gerekçesini açıkladığı, Ankara Hukuk Mektebi'nin açılışında yaptığı konuşmasındaki şu satırlar çok önemlidir: "Türk devrimi nedir? Bu devrim sözcüğünün ilk anda çağrıştırdığı ihtilâl anlamından başka, ondan daha geniş bir dönüşümü ifade etmektedir. Bu günkü devletimizin şekli yüzyıllardan beri gelen eski şekilleri ortadan kaldıran en gelişmiş tarz olmuştur. Milletin varlığını sürdürmek için bireyleri arasında düşündüğü ortak bağ yüzyıllardan beri gelen şekil içeriğini değiştirmiş; yani millet dinsel ve geleneksel bağ yerine Türk milleti bağıyla bireylerini toplamıştır. Millet uluslararası genel mücadele alanında yaşam sebebi ve gücü olacak iklim ve araçların ancak çağdaş uygarlıkta bulunabileceğini değişmez gerçek bir ilke olarak benimsemiştir. Özetle Efendiler, millet saydığım dönüşüm ve devrimlerin zorunlu gereği olarak; genel yönetimin ve bütün yasalarının ancak dünyevi ihtiyaçlardan esinlenmesini ve ihtiyaçların değişip gelişmesiyle sürekli değişme gelişmesini temel olan bir yönetim zihniyetini(anlayışını) yaşam nedeni saymıştır". O halde "Atatürkçülük" de, çağdaş uygarlık düzeyine ulaşma ve çağdaş bir toplum olmak için; Türk toplumunun bütün yaşamında bilimsel düşünce ve yaklaşımları temel bir ilke ve hayat görüşü olarak egemen olmasını sağlamak gerekir. Atatürk'e göre Türk toplumu "İlim ve fen" temelleri üzerine kurulacaktır. Atatürk'ün önderliğinde kurulan "Türkiye Cumhuriyeti Devleti"nin özelliklerini çağdaş toplumu yaratmanın ön koşulları olarak görmek gerektiğini söyleyebiliriz. Atatürk'ün "Yurdumuzu dünyanın en bayındır ve en uygar ülkeleri düzeyine çıkaracağız. Milli kültürümüzü çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne çıkaracağız" sözleri, çağdaşlık yolunda bize öncü olmalıdır.

09 Mart 2026 09:10

Köşe Yazarı

Dua Etmenin Önemi

Sevgili okurlarım, dua insanı Yüce Allah'a bağlayan manevi bir bağdır. Dua, maddi ve manevi ıstırapların şifa kaynağıdır. Müminun suresi 60. ayette yüce Allahü teâlâ' Rabbimiz: "Bana dua edin size karşılığını vereyim" buyurmuştur. Peygamberimiz Sallallahü aleyhi ve sellem için Fatiha okudum. Duanın önemini belirten bu e-maili siz değerli okurlarımla da paylaşmak istiyorum: "Vaktiyle bir ateşperest oğlunu evlendirmektedir. Düğün günü çok koyun ve inek kesilir. Et kokuları mahalleyi sarar. Ancak evin bitişiğinde müslüman dul bir kadın dört yetimiyle yaşamaktadır. Hepsi günlerdir açtırlar. Kadıncağız düğün evinin kapısını çalıp ateş ister. Ancak maksadı başkadır. Belki yemek verirler diye gitmiştir. Adam kadının niyetini anlasa da bir şey vermez. Kadıncağız bir daha gidip ateş ister. Yine eli boş döner. Üçüncü de yine öyle ama ne olur bilinmez bu defa acır kadına. Hallerini anlamak için dehlize iner ve dayar kulağını bitişik evin duvarına ve dinler. Yetimcik annesine yalvarıyor. 'Ne olur bir daha git. Belki bu sefer bir şey verirler.' Kadın ağlamaklıdır. 'Üç defa gittim yavrum artık utanıyorum.' Adam bunu duyar kalbi sızlar, güzel bir sofra hazırlayıp gönderir evlerine ve dehlize inip dinler yine. Yetimlerin en küçüğü dua ediyor. 'Yarabbi o nasıl bize ikram ettiyse sen de ona ikram et onu imanla şereflendir.' Ardından aminnnnn sesleri yükselir. O anda kalbi döner ateşperestin. Ve şahadet getirip imanla şereflenir. Nitekim sadaka belayı önler. Ama dua kaderi değiştirir buyurmuştur büyüklerimiz. Oku... Bugün sevgili Peygamberimiz Sallallahû aleyhi ve sellem için bir Fatiha oku ve bu mesajı tüm kişilerine gönder. Düşünsene senin sayende binlerce Fatiha göndermiş olacağız. Fakat mesajı okuyup göndermiyorsan Yüce Rabbim seni bir Fatiha ya muhtaç eder." Haydi, herkes sevgisini göstersin.

02 Mart 2026 09:04

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha