
Kendisine yönelik soruları önceden talep edildiği iddialarına yanıt veren Kılıçdaroğlu, "Öyle bir şey yok, talep etmedim" dedi. Kılıçdaroğlu'nun kendisine sorulan çoğu soruya "arınma" diye yanıt vermesş ve bazı soruları da anlamazdan gelerek alakasız şeyleri anlatması dikkat çekti. Buraya valilik bir kaymakamı kayyum olarak atardı. Üstelik mutlak butlan kararında sadece ben gelmiyorum. Eski yönetim olduğu gibi geliyor. Çünkü ben arınmayı yapacağım diye korkuyorlar. Ona cevap vermek gibi bir niyetim de yok. Temizlik kavramı önemlidir. Erdoğan'ı siyasi partiler içerisinde ve onların genel başkanları içerisinde en çok ve en sert eleştiren kişi benim. Bugün de eleştiriyorum. Ben hukukçu değilim, İBB iddianamesinin tamamını okudum diyemem. Onlar siyasi dava ancak CHP davası siyasi bir dava değil. Adam diyor ki "verdim" ve itirafçılar kim? İş yaptıkları adamlar. Olay çıkıyor, itiraf ediyor, banka havalesi geliyor. O adam cumhurbaşkanlığı seçiminde bana oy vermediğini açıklayan kişi. Partili olmayan, partiyle ilgisi olmayan insanlar bunlar. Polisin içeri girmesi için her şeyi yapan Genel Merkez'dekilerdi." YANINDAKİ TAŞIMA "ÜLKÜCÜLERE DAİR "Eskiden MHP'liydi, geldiler CHP'li oldular. Biz eski MHP'liye gelip CHP'li olma mı diyelim." "KAYYUM İLE MUTLAK BUTLAN AYNI DEĞİL" "Kayyum ile mutlak butlan kararının ne farkı var: Kayyum kaymakam gelince istediğini yapar. Mutlak butlan ayrı, parti meclisi var, merkez yönetim kurulu oluşturuyoruz, disiplin kurulu var. Ben kayyum değil genel başkanım. Siyasi partilerde bütün yetkiler Genel Başkan'a bırakılmıştır. Benim bunların hepsini kullanma gibi bir niyetim yok. Kayyum gelse bunların hiçbirisi olmayacaktı." "MAHKEMEYE GİDİP AKLANIP GELECEK" "Biz ceza kesmiyoruz. Gidecek yargıya başvuracak, aklanacak, yargı 'burada bir şey yok' diyecek. Geri gelecek. Tüzüğümüzde tedbiren uzaklaştırma var. Hukuk normunu işletiyoruz. Gider mahkemeye aklanır gelir." "BUTLAN SİYASİ, AMA VERİLEN KARAR SİYASİ DEĞİL" "Akın Gürlek ile arka kapı diplomasisi yürütmedik. Mutlak butlan kararıyla hiçbir alakam yok. Erdoğan'ın izniyle Akın Gürlek'in karar etki edip etmediğini mahkemede yargıçlara sormak lazım. Butlan siyasidir, karar siyasi değildir. Adlidir. Bu karar iktidarın yargıya müdahalesiyle alınan bir karar mı değil mi bilmiyorum." "VEYSİ UYANIK'I İHRAÇ ETMEDİK" "CHP'nin tarihi bana arındırma görevini verdi. Partiyi arındıracağım, kararlıyım. Başlangıcındaki ahlaki kodlara dönmek zorundayız. Ancak Veysi Uyanık'ı ise ihraç etmedik. Çünkü itirafçı oldu. Doğruları söyledi. Ondan ihraç etmedik."
Kaynak: Birgün, Haber Merkezi
19 Haziran 2026 21:39
Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız
Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Kılıçdaroğlu'ndan Açıklamalar: Özgür Özel'e 4 Belediye Başkanını Aday Gösterme Dedim
'BUTLANI KABUL ETMESEM KAYYUM ATARLARDI' Mutlak Butlan kararını kabul etmeseydi, CHP'ye kayyum atanacağını iddia eden Kılıçdaroğlu, "Şu soruyu sorayım size. Mutlak butlan kararını kabul etmeseydim ne olurdu? Buraya muhalif bir kaymakamı atardı. Siz bunu ister misiniz? Benden niye korkuyorlar? Hangi gerekçeyle korkuyorlar. Çünkü benden arınma yapacağım diye korkuyorlar" sözlerini sarf etti. 'ERDOĞAN İLE ÖZGÜR ÖZEL 2 SAAT NE KONUŞUR?' Gazeteci Barış Terkoğlu'nun "Erdoğan ile işbirliği yaptınız mı?" sorusuna yanıt veren Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ı her zaman eleştirdiğini, ancak Özgür Özel'in, geçmişte 'Erdoğan ile mücadele değil, müzakere edeceğiz' dediği sözü hatırlattı. Kılıçdaroğlu, "Erdoğan'ı her zaman eleştirdim. Özgür Bey dedi ki Erdoğan ile müzakere edeceğiz. Neyi müzakere edeceksiniz? Erdoğan ile işbirliği, diğerleri ile işbirliği yapıldığı söyleniyor. Erdoğan ile bir kişi 2 saat ne görüşür? Çıktıktan sonra da partinin sorunlarını görüştük deniliyor. CHP Genel Başkanı, AKP'nin önemli bir aktörüyle partinin sorunlarını nasıl görüşüyor? Ey Özgür Özel sen ne görüştün, CHP'nin nelerini görüştün sen? Ne demek arka kapı diplomasisi? Bütün bunlar unutuluyor. Memleketi bu hale kim getirdi? Ülkenin içinde bulunduğu sorunları aşmak, Türkiye'yi darbe yasalarından kurtarmak için hangi öneri geldi. Olmaz! Siyaset üretmeniz lazım. 'BAZI BELEDİYE BAŞKANLARINI ADAY OLARAK GÖSTERMEYİN DEDİM' Ben olaydan hemen sonra, yani kurultaydan hemen sonra Özgür Bey'e bazı temel noktaları açıkladım. Partinin içinde bulunduğu bazı sorunları açıkladım ve bir genel başkan olarak sizin bunları bilmeniz gerekir dedim. Bazı belediye başkanlarını aday göstermeyin dedim. Gösterdiler bir kısmı içeride şimdi. Parti ahlaki değerlerini kaybedemez." ifadelerini kullandı. 'CHP'NİN BİRİNCİ PARTİ OLMASINDAN MEMNUNUM' CHP'nin birinci parti kalmasından memnunum olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, Ancak CHP'den çok sayıda belediye başkanının istifa ettiğini, 40'ın üzerinde belediye başkanının AK Parti'ye geçtiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, "Bakın en çok soruşturmayı geçiren kişi benim siyasette. Hala yüzlerce davam var. O davaların yüzde 99.99'u da Erdoğan ile ilgilidir. Bazıları tazminat davasıdır, bazılarında mahkumiyet de çıktı. Kimse benim ahlakımı tartışamaz, Bir belediye başkanı halka hesap verir konumdaysa kimse o belediye başkanına bir şey yapamaz. Milli Eğitim Bakanı ne diyor "Belediyeler kreş açamaz?" ancak gidilip CHP'li belediyeler kreşi açtı ve ne oldu? Kimse bu kreşleri kapattı mı, kapatabildi mi? Her belediye başkanı, başında kendisi hakkında her an soruşturma açabilecek bir organ olduğunu bilmeli. Aziz Kocaoğlu kaç yılla yargılandı? 397 yılla... Bir miting yaptık" sözlerini sarf etti. 'ARINMAYI İMAMOĞLU İÇİN DEĞİL PARTİ İÇİN SÖYLÜYORUM' "İmamoğlu'nun sözlerini ve İBB davasındaki ifadeleri okudunuz mu?" sorusuna yanıt veren Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu'nun içerisinde bulunduğu psikolojik durumu anladığını ifade ederek, " Ona cevap vermek gibi bir niyetim de yok. Arınma kavramı önemlidir. Temizlik kavramı önemlidir. Erdoğan'ı siyasi partiler içerisinde ve onların genel başkanları içerisinde en çok ve en sert eleştiren kişi benim. Bu konuda mahkum olan kişi de benim. Tazminata mahkum edilen kişi de benim. Bugün de eleştiriyorum. Bana soracaksınız herhalde değil mi? Memleketi bu hale getiren kim? Beşli çeteleri bu milletin başına getiren Erdoğan değil mi? Arınmayı İmamoğlu için değil parti için söylüyorum" dedi. Kılıçdaroğlu, "İtiraflar var. Belediyeden gelen parayla, Hazine'den gelen parayla yapılanlar var. Hiçbir gazeteci çıkıp Özgür Özel'e "Sayın Özel siz bunları nasıl yapıyorsunuz, bu yanlıştır" demiyorsunuz. Parayı veren kişiler bizzat bunları itiraf ediyor ve siz neden sormuyorsunuz. Bu adam diyor ki "Ben sana şu saatte şurada rüşvet verdim" diyor. Telefonlar uyuşuyor, her şey uyuşuyor neden takip edilmiyor?" ifadelerini kullandı. İBB iddianamesinin tamamını okumadığını belirten Kılıçdaroğlu, "Ben hukukçu değilim, İBB iddianamesinin tamamını okudum diyemem. Ancak hukukçu arkadaşlarla ilgili bir komisyon kurduk ve onlar inceliyor. Bana bir özet de getiriyorlar. Benim tüm iddianameleri okumak gibi bir durumum yok" sözlerini sarf etti. "İMAMOĞLU TUTUKSUZ YARGILANMALI" Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu hakkında kendisine yöneltilen soruya "Ben hala belediye başkanlarının tutuksuz yargılanması gerektiğini söylüyorum. Sonuna kadar incelenmeli ancak kararlar kesinleşmeden belediye başkanları tutuksuz yargılanmalı" yanıtını verdi. 'BELEDİYE BAŞKANLARI YANLIŞ BİR ŞEY YAPMAMIŞLARSA BAŞIMIN ÜSTÜNDE YERLERİ VARDIR' Tutuklanan belediye başkanlarına neden sahip çıkmadığı hakkında sorulan soru üzerine Kılıçdaroğlu, "Belediye başkanı eğer gerçekten yanlış bir şey yapmamışsa, çıkara dönük bir şey yapmamışsa onun benim başımın üzerinde yeri vardır. Çıkarına dönük bir şey yapmışsa, onun bu partide yeri yoktur. Bizden avukat isterlerse, uzmanlar isterlerse hemen göndeririz. Hiç endişem yok. Dediğim gibi Yılmaz Büyükerşen de yargılandı. İsteyebilirler. İzmir Büyükşehir Belediyesi uzman istedi, biz de emekli bir Sayıştay denetçisini oraya gönderdik. Sonunda da beraat etti. Yanlış yaptırmadı" dedi. "CHP VE BELEDİYE DAVALARI SİYASİ DEĞİL" Yargının bağımsız olmadığına inandığını belirten Kılıçdaroğlu, Can Atalay, Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala'nın tutukluluklarını örnek gösterdi. Kılıçdaroğlu, "Yargı bağımsız değil, ancak CHP davası siyasi bir dava değil. İkisinin arasında çok büyük farklar var. Savcının iddianamesine bakmak lazım. Neler var? İtirafçılar var. Adam diyor ki "verdim" ve itirafçılar kim? İş yaptıkları adamlar. Ne kadar verdin diyor açıklıyor. Olay çıkıyor, itiraf ediyor, banka havalesi geliyor. Seferihisar Belediyesi'ndeki olayda tüm para transferleri tespit edilmiş. Ne diyeceğiz buna? Siyasi mi diyeceğiz? Belediye başkanı siyasi bir söylemden ötürü tutuklansa kıyameti koparırız elbette" ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu ise verdiği yanıtta, "Hayır bu konuda suç işlediğine inanmıyorum. Doğrusunu söylemek gerekirse bununla suçlandığını yeni öğreniyorum. İddianamelerin tamamını okumadığımı söyledim. Komisyon tarafından inceleniyor ve haksızlık varsa tüm belediye başkanlarının dosyalarına bakıyoruz, bakmıyor değiliz. Kimseyi de peşinen suçlamıyoruz" dedi. 'İMAMOĞLU'NUN DİPLOMASININ İPTALİ YANLIŞ' "Ekrem İmamoğlu'nun diplomasının iptal edilmesini yanlış bulduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, "AKP'nin kontrolündeki yargı işi garantilemek için sadece CHP'li belediyelere operasyon yapıyor. Beni ve parti meclisini göreve davet etmesinin sebebi de bu" sözlerini sarf etti. KILIÇDAROĞLU'NA SELAHATTİN DEMİRTAŞ SORUSU Terkoğlu, Kılıçdaroğlu'na, "Kurultay üzerine CHP'de Özgür Özel'e yakın milletvekilleri hakkında hazırlanan fezleke Meclis'e gelirse kendisine yakın vekillere hangi yönde oy vermelerini söyleyecek?" sorusunu yöneltti. Kılıçdaroğlu ise, "Ben şahsen benimle ilgili böyle bir iddia olursa dokunulmazlığımın kaldırılmasını isterim" ifadelerini kullandı. Terkoğlu, Kılıçdaroğlu'nun cevabı üzerine, "Bunu son kez yaptığınızda Selahattin Demirtaş tutuklandı yalnız. Pişman mısınız?" sorusunu sordu. Kılıçdaroğlu ise, "Hayır. Benim dokunulmazlığım yok" ifadelerini kullandı. VELİ AĞBABA'DAN KILIÇDAROĞLU'NA YANIT Kılıçdaroğlu'nun Veli Ağbaba'yı işaret ederek hakkındaki 250 bin dolar ve siyah poşet iddiasına yönelik şikayetçi olmadığını iddia etmesi üzerine Veli Ağbaba konu hakkında şikayetçi olduğunu açıkladı. Kılıçdaroğlu, dakikalar önce suçladığı Ağbaba'ya "O halde teşekkür ederim" yanıtını verdi. "Sızlattı. Ayrıca bu adam 14-28 Mayıs 2023 seçimlerinde bana oy vermediğini açıklayan bir adam. Polisin zorla girmesi için her şeyi yapıyorsunuz." 'BİR MHP'Lİ CHP'YE GELMEK İSTERSE HAYIR GELMEYİN Mİ DİYECEĞİM?' Genel Merkezin 12. katında 'bozkurt' selamı verenler ve CHP Genel Merkezindeki bazı isimlerin Haluk Kırcı ile fotoğraf vermesi üzerine Kılıçdaroğlu: "Bu isimler zaten eskiden MHP'liydi sonra gelip CHP'li oldular. Siz bir MHP'li gelip CHP'ye gelmek isterse "hayır gelmeyin" mi diyeceksiniz. Tarihinde de kapatmamıştır." 'KILIÇDAROĞLU'NUN KAYYUMDAN NE FARKI VAR?' 'Sizin kayyumdan farkınız nedir?' sorusuna yanıt veren Kılıçdaroğlu, kendisi olmasa bir kaymakamın ya da başka bir partilinin CHP'ye kayyum olarak atanacağını söyledi. Kılıçdaroğlu, "Ben mutlak butlanı kabul etmedim diyelim. Çünkü mahkeme diyor ki "bu kurultay şaibeli" sözlerini sarf etti. Sizin ifadelerinizi okuyorum "Akın Gürlek bizim yeni Zekeriya Öz'ümüzdür. Eğer adaleti katleden adam kim diye soruyorsanız o Akın Gürlek'tir. Bana sadece bir göz kırpın, ben gerekeni yaparım dediniz Akın Gürlek hakkında. Butlan kararından birkaç dakika sonra Akın Gürlek çıktı ve kararı sahiplenen bir açıklama yaptı. Siz diyorsunuz ki Gürlek mahkeme kararlarını yönlendiriyor. Erdoğan'ın göz kırpmasıyla Akın Gürlek butlan kararına etki etmiş midir?" sorusunu yanıtlayan Kılıçdaroğlu, Akın Gürlek ile hiçbir teması olmadığını, dava ile de ilgisinin olmadığını belirtti. Davayı açanın kendisi olmadığını belirten Kılıçdaoğlu, "Benim kendisiyle hiçbir temasım yok. Bu dava ile benim hiçbir ilgim yok. Davayı açan değilim, tanığı değilim, değilim yani. Butlan kararında olay siyasidir, karar ise farklıdır. Yani bir düşünceden ötürü değil. Para hareketi var ortada. Bir siyasi parti ile alakalı bu ancak olay adli bir olay. Kararın iktidarın yargıya müdahalesi ile alınıp alınmadığını ben nereden bileceğim? Alt mahkeme bir karar verdi ve ben buna itiraz mi ettim?" diye sordu. 'KURULTAY'IN PARAYLA SATIN ALINMASI MİLLİ GÜVENLİK SORUNU' Partiyi kuruluşundaki ahlaki kodlara döndürmek zorunda olduklarını belirten Kılıçdaroğlu, "Bunu yapmadığım taktirde ben partiye ihanet etmiş olurum. Para pul işine giren insanı ben nasıl koruyacağım. Para pul işine girip de delege satın alan insanı ben nasıl koruyacağım? Kurultay'ın parayla satın alınması milli güvenlik sorunu" dedi. Eğitimini biliyor musunuz?" sorusunu sordu. Kılıçdaroğlu, "Olağanüstü bir eğitimi var. Çocuğu alıp babasına, babasını alıp çocuğuna düşman etmem" ifadelerini kullandı. 'İTİRAFÇILARI PARTİDEN ATMAYACAĞIZ' Para trafiğine şahit olan itirafçıları partiden atmayacaklarını belirten Kılıçdaroğlu, "Gerçeği söyleyen bir insanı. Para trafiğine sadece şahit olmuş itirafçıları elbette partiden atmayacağız" dedi. KILIÇDAROĞLU BİR TELEVİZYON KANALINI HEDEF ALDI CHP seçmeninin televizyon kanallarından etkilendiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Bir televizyon kanalı var. Oradan çıkanları doğru kabul ediyor" ifadelerini kullandı. 'CHP'DEN SÖZCÜ TV'YE PARA ÖDENMEDİ' Kılıçdaroğlu'na "CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen'in "Özgür Özel yönetiminin bazı televizyon kanallarına, gazetelere ve sosyal medyadaki kimi hesaplara toplam 755 milyon TL ödeme yapıldığı" iddiası var. Ben gazetecileri isim isim bilmiyorum" sözlerini sarf etti. 'OLAĞAN KURULTAY YAPILACAK' Olağanüstü kurultay değili Olağan kurultayın yapılacağını ifade eden Kılıçdaroğlu, "Yargıtay'daki başvuru çekilirse olağan kurultayı en fazla 4-5 aya yaparız.
19 Haziran 2026 20:36

Kılıçdaroğlu'mutlak Butlan' Sonrası İlk Kez Canlı Yayına Çıktı: 'Chp Ve Belediye Davaları Siyasi Değil'
Mahkemenin "mutlak butlan" kararı sonrası CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturtulan Kemal Kılıçdaroğlu, Sözcü TV'de gazetecilerin sorularını yanıtlıyor. Kılıçdaroğlu, "mutlak butlan" kararında İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek'in etkisi olup olmadığı sorusuna "Kararın iktidarın yargıya müdahalesiyle alınıp alınmadığını ben nereden bileyim?" yanıtını verdi. Kılıçdaroğlu, kurultay soruşturmasındaki itirafçılara ilişkin de "Gerçeği söyleyen insanı partiden atmayacağız" dedi. Cumhuriyet Halk Partisi'nin 38'inci kurultayına yönelik "mutlak butlan" kararının ardından CHP'de genel başkanlık görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, yıllar sonra ilk kez bir televizyon programına çıktı. Soruların daha önce talep edildiği iddialarına yanıt veren Kılıçdaroğlu, "Öyle bir şey yok, talep etmedim" dedi. Bu partinin kültüründe ciddi bir itiraz vardır. Partiyi alın, hiç kimsenin şaibe iddia edemeyeceği bir kurultay yapın deniliyor. Olay bu kadar basit. 7 maddelik bir bildiri yayınladık. Ben CHP'nin birinci parti kalmasından memnunum. O davaların yüzde 99.99'u da Erdoğan ile ilgilidir. -"İtiraflar var. Belediyeden gelen parayla, Hazine'den gelen parayla yapılanlar var. Hiçbir gazeteci çıkıp Özgür Özel'e "Sayın Özel siz bunları nasıl yapıyorsunuz, bu yanlıştır" demiyorsunuz. Parayı veren kişiler bizzat bunları itiraf ediyor ve siz neden sormuyorsunuz. Bu adam diyor ki "Ben sana şu saatte şurada rüşvet verdim" diyor. Telefonlar uyuşuyor, her şey uyuşuyor neden takip edilmiyor? -"Meclis'te 250 bin dolar poşet içinde unutulmuş. Neden bunlar sorulmuyor" -"Ben o Meclis Başkanının da neler yaptığını gayet iyi biliyorum. Ancak kişisel çıkara dönük bir kapıyı CHP açamaz, tarihinde açmamıştır." Ben Ekrem Bey'in içerisinde bulunduğu psikolojik durumu biliyorum. Ona cevap vermek gibi bir niyetim de yok. Arınma kavramı önemlidir. Temizlik kavramı önemlidir. Erdoğan'ı siyasi partiler içerisinde ve onların genel başkanları içerisinde en çok ve en sert eleştiren kişi benim. Bu konuda mahkum olan kişi de benim. Tazminata mahkum edilen kişi de benim. Bugün de eleştiriyorum. Bana soracaksınız herhalde değil mi? Memleketi bu hale getiren kim? Beşli çeteleri bu milletin başına getiren Erdoğan değil mi? Ben hukukçu değilim, İBB iddianamesinin tamamını okudum diyemem. Ancak hukukçu arkadaşlarla ilgili bir komisyon kurduk ve onlar inceliyor. Bana bir özet de getiriyorlar. Benim tüm iddianameleri okumak gibi bir durumum yok. -İmamoğlu ile ilgili düşüncemi ifade edeyim. Tutuklandığında evini ziyaret ettim. Kapısının önünde basın açıklaması yaptım. O gün ne söylediysem bugün de aynı şeyi söylüyorum. Terkoğlu basın açıklamasını okudu: "Tek adam döneminde bir kişinin gelip yasamayı, yargıyı, yürütmeyi kontrol ettiği bir süreç yaşıyoruz. Ekrem Bey'e ve ailesine sahip çıkmak hepimizin ortak görevidir." Bu sözlerin arkasında olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: Sanki sadece CHP'li belediyelerde yolsuzluk var. Öteki tarafta da malı götürenler yok mu? Herkes biliyor. Yolsuzluğu kim yaparsa biz arkasındayız. Yolsuzluğun partisi olmaz. Yolsuzlukta çifte standart uygulaması yanlıştır diyoruz. Ben hala belediye başkanlarının tutuksuz yargılanması gerektiğini söylüyorum. Sonuna kadar incelenmeli ancak kararlar kesinleşmeden belediye başkanları tutuksuz yargılanmalı. -Çıkarına dönük bir şey yapmışsa, onun bu partide yeri yoktur. Bizden avukat isterlerse, uzmanlar isterlerse hemen göndeririz. Hiç endişem yok. Dediğim gibi Yılmaz Büyükerşen de yargılandı. İsteyebilirler. İzmir Büyükşehir Belediyesi uzman istedi, biz de emekli bir Sayıştay denetçisini oraya gönderdik. Sonunda da beraat etti. Yanlış yaptırmadı. Merdan Yanardağ'ın sorusu: "Niyetiniz ne olursa olsun iktidar ile paralel bir görüntü sergiliyorsunuz. Sizinle yaptığım programda bir suç işledim mi?" Kılıçdaroğlu yanıt verdi: "Hayır bu konuda suç işlediğine inanmıyorum. Kimseyi de peşinen suçlamıyoruz" -Ben yargının bağımsız olduğuna inanmıyorum. Can Atalay'ın, Selahattin Demirtaş'ın, Osman Kavala'nın tutuklu olması yargı bağımsızlığından mı? Onlar siyasi dava ancak CHP davası siyasi bir dava değil. İkisinin arasında çok büyük farklar var. Savcının iddianamesine bakmak lazım. Neler var? İtirafçılar var. Adam diyor ki "verdim" ve itirafçılar kim? İş yaptıkları adamlar. Ne kadar verdin diyor açıklıyor. Olay çıkıyor, itiraf ediyor, banka havalesi geliyor. Seferihisar Belediyesi'ndeki olayda tüm para transferleri tespit edilmiş. Ne diyeceğiz buna? Siyasi mi diyeceğiz? Belediye başkanı siyasi bir söylemden ötürü tutuklansa kıyameti koparırız elbette. "Ben mutlak butlanı kabul etmedim diyelim. Kayyum ayrı bir şey. O zaman kabul ederim. Çünkü mahkeme diyor ki "bu kurultay şaibeli". Parti eskiden neyse o, tüm organları yerinde. Terkoğlu, "Akın Gürlek'i bugün tanımıyoruz elbette. Sizin ifadelerinizi okuyorum "Akın Gürlek bizim yeni Zekeriya Öz'ümüzdür. Erdoğan'ın göz kırpmasıyla Akın Gürlek butlan kararına etki etmiş midir?" diye sordu... -Benim kendisiyle hiçbir temasım yok. Bu dava ile benim hiçbir ilgim yok. Davayı açan değilim, tanığı değilim, değilim yani. Butlan kararında olay siyasidir, karar ise farklıdır. Yani bir düşünceden ötürü değil. Para hareketi var ortada. Bir siyasi parti ile alakalı bu ancak olay adli bir olay. Kararın iktidarın yargıya müdahalesi ile alınıp alınmadığını ben nereden bileceğim? Alt mahkeme bir karar verdi ve ben buna itiraz mı ettim? Benim şahsi kanaatim herhalde Erdoğan müdahale etse yerel mahkemeye daha rahat müdahale ederdi. Bir tane hakim karar veriyor sonuçta. Bütün yargıçlar da "Erdoğan'ın kararı ile hareket ediyor" dersek büyük haksızlık etmiş oluruz. Bazı yargıçların onuru vardır. Bakar eder ve kararı ona göre verir. Bu mutlak butlan kararı sıradan bir karar değil. Bütün ders kitaplarına girecek çünkü bizim tarihimizde bir ilk oldu bir siyasi partinin genel kurulunun 'mutlak butlan' ile yok hükmünde sayılması. Bunun devamı nasıl olur, Yargıtay nasıl karar verecek onu da bilmiyoruz. Ne yaparlar ne yapmazlar bakacağız. "Partiyi arındırma görevini sizden kim istedi?" sorusu üzerine: "CHP'nin tarihinde böyle şeyler yoktur. 5 yaşında 10 yaşında olsa tamam. "Gerçeği söyleyen bir insanı. Doğruları söyleyen bir insanı nasıl aynı kefeye koyarsınız? Para alan ve para vereni aynı kefeye koymam. Para alıyorsa ve oyunu kullanıyorsa olmaz. Ancak para aldığını görüyor ve bunun tanıklığını yapıyorsa onu partiden atmak olmaz elbette. Para trafiğine sadece şahit olmuş itirafçıları elbette partiden atmayacağız" "Televizyonlar tek taraflı yayın yaptığı için. Bir televizyon kanalı var, bu dediklerimizin hiçbirini söylemiyor. Bizim taban da gidiyor onu izliyor, onu doğru kabul ediyor." (Milletvekiliniz televizyonlara, gazetelere ve sosyal medyada 755 milyon TL para ödendiğini söyledi. İsim isim açılar mısınız?) "Televizyon kanallarını bilmiyorum. Geçmişte de bizim kanallarla protokolümüz vardı. Bunlar resmi ve meşru şeyler." Terkoğlu: "Bu nasıl bir tedbir kararı ki size disipline sevk hakkı veriyor, ihraç hakkı veriyor, il başkanlarını görevden alma ve atamalar yapma hakkı veriyor, bir tek kurultay yapamıyorsunuz. Bu nasıl bir tedbir?" "Bunu hukukçular otursunlar, eleştirsinler. Şunu söyleyeyim kesinlikle partiyi en kısa sürede kurultaya götüreceğim. Dilekçeler geldi değil mi. Aldık onu, istediler ağırladık. Açıklama yapacağız dediler ve önlerine kürsüyü koyduk. Hiçbir gerginliğe izin vermeden bunları yapıyoruz. Mahkemenin'tedbir' kararı var. Yargıtay süreci olduğu için yapamıyoruz deniliyor. Bakın ben hukukçu değilim. Ancak elbette bu süreçte parti çalışacak. Tedbir kararı kalkana kadar biz hiçbir şey yapmayacağız gibi bir durum yok. İtirazı yapanlar Özgür Bey. Karşı tarafla konuşuruz, gerekirse iki taraf da Yargıtay başvurusundan vazgeçer. Bu konuşulabilir. Olağanüstü kurultay değil. Olağan kurultay yapılacak. Yargıtay'daki başvuru çekilirse olağan kurultayı en fazla 4-5 aya yaparız. Olağan kurultay sonuçta il başkanı seçimleri var, delegelerin seçimleri var. Zaten eski delegelerle yapamayız efendim. Mahkeme şaibe var diye iptal etmiş, siz gidip o delegelerle kurultay yapın diyorsunuz. Bundan da bir mutlak butlan kararı çıkar. Parti bu kadar yorulur mu? Delegeye mi güvenmiyorsunuz? Başlarsınız mahalleden itibaren seçimlere, gelirsiniz kurultayı yaparsınız mesele bu kadar basit. Terkoğlu: "Siz kamuoyunda çok tartışılan bir ifade kullandınız. Şunu söylemek istiyorum. "Fethullah Gülen bir bilgedir" diyen Muhammet Çakmak'ı siz Parti Meclisi üyesi yaptınız. 15 Temmuz gecesi sizin Bakırköy'de bir evde oturmanız ve Özel'in Meclis'e gitmesi gündem olmuştu. Tüm bunlara rağmen eski yol arkadaşlarınıza, iktidarın size yapmış olduğu dille "FETÖ" ithamında bulunmanız ayıp olmuyor mu?" Şimdi bunu neden söyledim. Doğru verdiğiniz bilgiler. O dönem FETÖ'nün gazeteleri vardı, televizyonları vardı. Ekrem Bey de orada spor programları sunuyordu. Hiçbir zaman öyle bir suçlama yapmadık. Özgür Bey şöyle bir açıklama yaptı, MİT müsteşarını kastederek "CHP'nin yurt dışı ofislerinden çok sayıda başvuru alıyoruz. Üye alımı sırasında CHP'ye FETÖ ya da terör örgütleri sızmasın diye MİT'ten istihbarat desteği istedik" demişti. Ben de buna dikkat çektim. Ne var bunda? MİT'ten FETÖ'cüler girmesin diye destek istemişler. Ben de diyorum ki kim bunlar? Geçmişte tanımadığım bazı isimler FETÖ'cü çıktılar. Ben de bu isimleri kastettim tabii ki. Gayet insani bir şekilde... -Cumhurbaşkanı adayımızı niye tartışıyoruz ki? Ben bu rejimi kabul etmiyorum ki. Ben bu sistemi kabul etmiyorum, tek adam sistemini kabul etmiyorum ki. Biz Anayasayı değiştirmek istiyoruz. Bizim adayımızı yetkili organlar belirler. Burası AKP değil, MHP de değil. CHP'de ciddi bir itiraz kültürü vardır. Herkes düşüncelerini söyler, itiraz edenleri de genel başkan sonuna kadar dinler. 16,5 milyon insan imza vermiş saygı duyuyorum. Zamanı gelir ve eğer Anayasa değişmezse, mecburen bir Cumhurbaşkanı adayı belirlememiz gerekirse bakacağız elbette. İmamoğlu aday adayı mı bilmiyorum ki. Müslim Sarı dedi ki sorun çıkmazsa, mahkemeden adaylığının önünde bir engel olmazsa elbette herkes aday adayı olabilir. Bir sürü aday adayı vardır, olabilir. "Sizin televizyonunuzda da neden benim için "Genel Başkan" ifadesini kullanmıyorsunuz. Mahkeme kararı var ortada. Troller düğmeye basıyorlar ve 1000 tane troll hesap çıkıyor. Vatandaş da bunları okuyunca "ya bu nedir, niye bu kadar çok eleştiri geldi" deniliyor. Ailem belli, ahlaki yapım bell, partiye bağlılığım belli. Kılıçdaroğlu olmasın da kim olursa olsun deniliyor. Hepsi yeter ki parlamentoda çalışsınlar"
19 Haziran 2026 20:04

Kılıçdaroğlu'mutlak Butlan' Sonrası İlk Kez Canlı Yayına Çıktı: 'Chp Ve Belediye Davaları Siyasi Değil'
Mahkemenin "mutlak butlan" kararı sonrası CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturtulan Kemal Kılıçdaroğlu, Sözcü TV'de gazetecilerin sorularını yanıtlıyor. Kılıçdaroğlu'nun, iktidarın da sık sık kullandığı "İtiraflar var. Parayı veren kişiler bizzat bunları itiraf ediyor" yanıtları dikkat çekti. Cumhuriyet Halk Partisi'nin 38'inci kurultayına yönelik "mutlak butlan" kararının ardından CHP'de genel başkanlık görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, yıllar sonra ilk kez bir televizyon programına çıktı. Soruların daha önce talep edildiği iddialarına yanıt veren Kılıçdaroğlu, "Öyle bir şey yok, talep etmedim" dedi. Üstelik mutlak butlan kararında sadece ben gelmiyorum. Eski yönetim olduğu gibi geliyor. Bu partinin kültüründe ciddi bir itiraz vardır. Eğer partiye kayyum atanırsa ben buna itiraz ederim. 7 maddelik bir bildiri yayınladık. O davaların yüzde 99.99'u da Erdoğan ile ilgilidir. -"İtiraflar var. Belediyeden gelen parayla, Hazine'den gelen parayla yapılanlar var. Hiçbir gazeteci çıkıp Özgür Özel'e "Sayın Özel siz bunları nasıl yapıyorsunuz, bu yanlıştır" demiyorsunuz. Parayı veren kişiler bizzat bunları itiraf ediyor ve siz neden sormuyorsunuz. Bu adam diyor ki "Ben sana şu saatte şurada rüşvet verdim" diyor. Telefonlar uyuşuyor, her şey uyuşuyor neden takip edilmiyor? -"Meclis'te 250 bin dolar poşet içinde unutulmuş. Neden bunlar sorulmuyor" -"Ben o Meclis Başkanının da neler yaptığını gayet iyi biliyorum. Siyasi tutuklu olabilirsiniz, bunların tamamına saygım vardır. Ancak kişisel çıkara dönük bir kapıyı CHP açamaz, tarihinde açmamıştır." Ben Ekrem Bey'in içerisinde bulunduğu psikolojik durumu biliyorum. Ona cevap vermek gibi bir niyetim de yok. Arınma kavramı önemlidir. Temizlik kavramı önemlidir. Erdoğan'ı siyasi partiler içerisinde ve onların genel başkanları içerisinde en çok ve en sert eleştiren kişi benim. Bu konuda mahkum olan kişi de benim. Tazminata mahkum edilen kişi de benim. Bugün de eleştiriyorum. Bana soracaksınız herhalde değil mi? Memleketi bu hale getiren kim? Beşli çeteleri bu milletin başına getiren Erdoğan değil mi? Ben hukukçu değilim, İBB iddianamesinin tamamını okudum diyemem. Ancak hukukçu arkadaşlarla ilgili bir komisyon kurduk ve onlar inceliyor. Bana bir özet de getiriyorlar. Benim tüm iddianameleri okumak gibi bir durumum yok. -İmamoğlu ile ilgili düşüncemi ifade edeyim. Tutuklandığında evini ziyaret ettim. Kapısının önünde basın açıklaması yaptım. O gün ne söylediysem bugün de aynı şeyi söylüyorum. Terkoğlu basın açıklamasını okudu: "Tek adam döneminde bir kişinin gelip yasamayı, yargıyı, yürütmeyi kontrol ettiği bir süreç yaşıyoruz. Ekrem Bey'e ve ailesine sahip çıkmak hepimizin ortak görevidir." Bu sözlerin arkasında olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: Sanki sadece CHP'li belediyelerde yolsuzluk var. Öteki tarafta da malı götürenler yok mu? Herkes biliyor. Yolsuzluğu kim yaparsa biz arkasındayız. Yolsuzluğun partisi olmaz. Yolsuzlukta çifte standart uygulaması yanlıştır diyoruz. Ben hala belediye başkanlarının tutuksuz yargılanması gerektiğini söylüyorum. Sonuna kadar incelenmeli ancak kararlar kesinleşmeden belediye başkanları tutuksuz yargılanmalı. -Çıkarına dönük bir şey yapmışsa, onun bu partide yeri yoktur. Bizden avukat isterlerse, uzmanlar isterlerse hemen göndeririz. Hiç endişem yok. Dediğim gibi Yılmaz Büyükerşen de yargılandı. İsteyebilirler. İzmir Büyükşehir Belediyesi uzman istedi, biz de emekli bir Sayıştay denetçisini oraya gönderdik. Sonunda da beraat etti. Yanlış yaptırmadı. Merdan Yanardağ'ın sorusu: "Niyetiniz ne olursa olsun iktidar ile paralel bir görüntü sergiliyorsunuz. Sizinle yaptığım programda bir suç işledim mi?" Kılıçdaroğlu yanıt verdi: "Hayır bu konuda suç işlediğine inanmıyorum. Kimseyi de peşinen suçlamıyoruz" -Ben yargının bağımsız olduğuna inanmıyorum. Can Atalay'ın, Selahattin Demirtaş'ın, Osman Kavala'nın tutuklu olması yargı bağımsızlığından mı? Onlar siyasi dava ancak CHP davası siyasi bir dava değil. İkisinin arasında çok büyük farklar var. Savcının iddianamesine bakmak lazım. Neler var? İtirafçılar var. Adam diyor ki "verdim" ve itirafçılar kim? İş yaptıkları adamlar. Ne kadar verdin diyor açıklıyor. Olay çıkıyor, itiraf ediyor, banka havalesi geliyor. Seferihisar Belediyesi'ndeki olayda tüm para transferleri tespit edilmiş. Ne diyeceğiz buna? Siyasi mi diyeceğiz? Belediye başkanı siyasi bir söylemden ötürü tutuklansa kıyameti koparırız elbette. "Ben mutlak butlanı kabul etmedim diyelim. Kayyum ayrı bir şey. O zaman kabul ederim. Çünkü mahkeme diyor ki "bu kurultay şaibeli". Erdoğan söyledi ardından Bahçeli dedi. Parti Meclisi aynı, Yüksek Disiplin Kurulu aynı. Terkoğlu, "Akın Gürlek'i bugün tanımıyoruz elbette. Sizin ifadelerinizi okuyorum "Akın Gürlek bizim yeni Zekeriya Öz'ümüzdür. Butlan kararından birkaç dakika sonra Akın Gürlek çıktı ve kararı sahiplenen bir açıklama yaptı. Erdoğan'ın göz kırpmasıyla Akın Gürlek butlan kararına etki etmiş midir?" diye sordu... -Benim kendisiyle hiçbir temasım yok. Bu dava ile benim hiçbir ilgim yok. Davayı açan değilim, tanığı değilim, değilim yani. Butlan kararında olay siyasidir, karar ise farklıdır. Yani bir düşünceden ötürü değil. Para hareketi var ortada. Bir siyasi parti ile alakalı bu ancak olay adli bir olay. Kararın iktidarın yargıya müdahalesi ile alınıp alınmadığını ben nereden bileceğim? Alt mahkeme bir karar verdi ve ben buna itiraz mı ettim? Benim şahsi kanaatim herhalde Erdoğan müdahale etse yerel mahkemeye daha rahat müdahale ederdi. Bir tane hakim karar veriyor sonuçta. Bütün yargıçlar da "Erdoğan'ın kararı ile hareket ediyor" dersek büyük haksızlık etmiş oluruz. Bazı yargıçların onuru vardır. Bakar eder ve kararı ona göre verir. Bu mutlak butlan kararı sıradan bir karar değil. Bütün ders kitaplarına girecek çünkü bizim tarihimizde bir ilk oldu bir siyasi partinin genel kurulunun 'mutlak butlan' ile yok hükmünde sayılması. Bunun devamı nasıl olur, Yargıtay nasıl karar verecek onu da bilmiyoruz. Ne yaparlar ne yapmazlar bakacağız. "Partiyi arındırma görevini sizden kim istedi?" sorusu üzerine: "CHP'nin tarihinde böyle şeyler yoktur. 5 yaşında 10 yaşında olsa tamam. Parti meclisi üyesi de yıllar öncesinde. Mahkeme kararıyla geliyor. "Gerçeği söyleyen bir insanı. Doğruları söyleyen bir insanı nasıl aynı kefeye koyarsınız? Para alan ve para vereni aynı kefeye koymam. Para alıyorsa ve oyunu kullanıyorsa olmaz. Ancak para aldığını görüyor ve bunun tanıklığını yapıyorsa onu partiden atmak olmaz elbette. Para trafiğine sadece şahit olmuş itirafçıları elbette partiden atmayacağız"
19 Haziran 2026 20:04

Gazeteciler Dobra Dobra Sordu, Kılıçdaroğlu Sözcü Tv'de Konuştu!
Kılıçdaroğlu, "Erdoğan'ı her dönem eleştirdim. Özgür Bey, müzakere edeceğiz dediği zaman twit yayınladım. Müzakere edilmez, mücadele edilir dedim. Bir partinin genel başkanı, geçmişte Meclis Başkanlığı yapmış AK Partili birisiyle iki saat ne görüşür? Çıktıktan sonra da 'Partinin sorunlarını görüştük'. CHP Genel Başkanı, AK Parti'nin önemli bir aktörüyle partinin sorunlarını nasıl görüşüyor, gazetecisiniz niye sormuyorsunuz. Arka kapı diplomasisini kim söylüyor. Bütün bunlar unutuluyor, 'Kılıçdaroğlu şunu şunu yaptı.' Yok efendim. Memleketi bu duruma kim getirdi? Ülkenin içinde bulunduğu sorunu aşmak, Türkiye'yi darbe yasalarından kurtarmak için hangi öneri geldi? Siyaset üretmeniz lazım, kısır tartışmaların çekişmelerin dışına çıkmanız lazım. 38. Olağan Kurultay'dan hemen sonra Özgür Bey'e partinin içinde bulunduğu bazı temel sorunları açıkladım. Samimiyetime bakın. Bazı belediye başkanlarını göstermeyin, bunlarla ilgili partinin arşivlerinde raporlar var dedim, gösterdiler, bir kısmı içeride şimdi. Ben konuşmuyorum, parti zarar görmesin diye. Parti ahlaki üstünlüğünü kaybedemez" ifadesini kullandı. Kılıçdaroğlu, "Ahlaki üstünlüğünü kaybeden bir parti 47 yıl sonra seçimlerden nasıl birinci parti çıkar, anketlerin yüzde 90'ında nasıl hala birinci parti olma konumunu korur" sorusu üzerine, "Ben birinci parti olmasından son derece memnunum ama bu bir süreç işidir. Kaç belediye başkanı istifa etti, kaçı AK Parti'ye geçti. 40'ın üstünde. En çok soruşturmayı geçiren kişi benim siyasette. Hiç kimse benim ahlakımı tartışmaz. Bir belediye başkanı halka hesap verir pozisyonundaysa kimse o belediye başkanına bir şey yapmaz. CHP'li belediye başkanı, başında kendisi hakkında her an soruşturma açılacak bir organ olacağını bilmeli. Aziz Kocaoğlu, 397 yılla yargılandı. Yılmaz Büyükerşen yargılandı. Ama belediye meselesini hiçbir zaman parti meselesi haline getirmedik. Harcama belediyenin harcamasıdır, gidip hesabını vereceksin. Yapılan harcamaları denetleyeceksiniz" yanıtını verdi. Kılıçdaroğlu, "Kendilerinden para istendiğine dair itiraflar var. Bir parti, belediyeden para isteyemez. Bu belediye başkanına git rüşvet al demektir. Hazineden gelen parayla belediyeden gelen kıyak aynı şey olur mu? İlkokul mezunu bir gariban bile böyle şey olmaz der. 'Sayın Özel, bu yanlıştır' denmiyor. O genel başkan yardımcılarından tazminat davası açan var mı? Bu adam ben rüşvet verdim diyor, niye takip etmiyorsunuz. Mecliste 250 bin dolar poşet içinde unutulmuş, haberi yazan hakkında niye dava açılmıyor. Ben o Meclis Başkanı'nın da neler yaptığını gayet iyi biliyorum. Tutanak tutuldu... Bu haberi yapan kişi hakkında dava açmaz mısınız? Bunlar sorgulanmadan ahlaki üstünlüğü sağlayamazsınız. Ahlaklı olmak başka bir şeydir? Siyasi demeç verirsiniz, siyasi tutuklu olursunuz, bunların tamamına saygım vardır. Ama kişisel çıkara dönük, zenginleşmeye dönük kapıyı CHP açamaz, tarihinde açmamıştır" ifadesini kullandı. Kılıçdaroğlu, "38. Olağan Kurultayla ilgili benim hiçbir şeyim yok. Ben şikayet etmedim ki. Herkes mutlak butlan davasını ben açmışım gibi kamuoyuna deklare ediyor. Öyle bir şey yok. Paranın döndüğü yerde iradenin satın alındığı yerde hiçbir fark yoktur. Burada sorun dengeyi değiştirecek boyutta bir para hareketinin olmuş olmasıdır. Ben bunu sadece CHP için değil, siyasi tarihimiz açısından da ciddi bir olay olarak görüyorum. Bir kurultayı parayla satın alıyorsanız, bu aynı zamanda bir milli güvenlik sorunudur. Yarın başka bir ülke gelip kurultayı satın alırsa ne yapacaksınız? Bizim kurultaylarımızda kavga çıkar, sert tartışmalar olur ama para pul işleri olmaz. Niye para pul işi girdi, hangi gerekçeyle girdi. Bunu sorgulamamız gerekir. Bunu ben söylemiyorum. Parayı alan aldım diyorsa ne diyeceksiniz" ifadesini kullandı. Kılıçdaroğlu, 24 Mayıs Pazar günü genel merkeze polisle girilmesine ilişkin görüntülere ilişkin soru üzerine, "Görüntüler vicdanımı sızlattı, üzüldüm. Bir CHP Genel Başkanı böyle olmamalıydı dedim. Milletvekillerini bari içeri alsalardı. CHP Genel Merkezi'ne milletvekilleri neden alınmadı. Kim aldırmadı? Hangi güç CHP milletvekillerini CHP Genel Merkezi'ne almadı" dedi. Kılıçdaroğlu, "Biz olay sağlıklı çözülsün diye, taşkınlık olmasın diye ne gerekiyorsa yaptık. Polis kimlerle çatıştı? Hangi CHP'liyle çatıştı, hangi CHP'linin burnu kanadı. CHP Genel Merkezi'nin kapıları asla kapatılamaz. Günün 24 saati CHP Genel Merkezi'nin kapıları açıktır" dedi. Kılıçdaroğlu, CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen'in Özgür Özel yönetiminin bazı gazetelere, televizyonlara para vererek Kılıçdaroğlu'na kumpas kurulduğu iddiasının sorulması üzerine, "Televizyon kanallarını bilmiyorum. Geçmişte de bazı televizyon kanallarıyla protokolü vardı, biz onlara belli bir bedel öderdik. Bu protokolü Sayıştay denetlerdi. Sosyal medyayla ilgili bir harcamamız yoktu. Bu sefer sosyal medyaya büyük paralar ödenmiş, doğru. Niye ödendi diyemeyiz. MYK üyemizin yanında çalışan biri gazetecilere bir şey söyledi, onu hemen partiden uzaklaştırdık" ifadesini kullandı. Kılıçdaroğlu, 833 delege imzasıyla olağanüstü kurultay talep edildiğini belirterek, "Kesinlikle partiyi en kısa zamanda kurultaya götüreceğim. Götüreceğiz ama... Tedbir kararı olduğu için yapamıyoruz. Arkadaşlarla konuşuruz, gerekirse çekeriz temyiz dilekçesini. Olağanüstü Kurultay değil, Olağan Kurultayı yaparız. En fazla dört beş ay sürer. Eski delegelerle yapamazsınız, mahkeme kurultayı iptal etmiş, şaibe var diye. Şaibe var denilen delegelerle kurultay yapalım, oradan da başımıza mutlak butlan çıkacak. Delegeye mi parti üyelerine mi güvenmiyorsunuz" diye konuştu. Kılıçdaroğlu, "Kurultayda genel başkanlığa aday olacak mısınız" sorusu üzerine, "Şimdiye kadar hiçbir yere gidip de aday olacağım demedim. Adaylık, bir kişinin iradesiyle olan bir şey değildir. Size destek veriyorlarsa aday olursunuz. Partiyi bir noktaya getirdikten sonra yani kirlilikten arındırdıktan sonra ben oturmak istiyorum. Ben yaşamak istiyorum. Ben, eşimle çocuklarımla huzur içinde yaşamak istiyorum. 78 yaşındaki insana özgürce sorular soruyorsunuz. Erdoğan'a bu soruları soramazsınız. Bana'Erdoğan mı sizi destekliyor' diyorsunuz. Bu soru sorulur mu ya. Bu kadar büyük mücadele yapmış bir kişiye bu soru sorulur mu? Eşim tehdit ediliyor" ifadesini kullandı.
20 Haziran 2026 00:08

Chp Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Canlı Yayında Soruları Yanıtladı: (1)
"İktidarla mutlak butlan kararı için bir arka planda anlaşma yürüttünüz mü?" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: "Erdoğan'ı her dönem eleştirdim. Özgür Bey'müzakere edeceğiz, mücadele etmeyeceğiz' dediği zaman tweet yayınladım, 'müzakere edilmez, mücadele edilir' diye. Niye bunu söylemiyorsunuz? Memleketi bu hale getiren birisiyle neyi müzakere edeceksiniz? 'Efendim müzakere edeceğiz, bir şey olursa sorumluluk bana ait.' Sorumluluk kişiye ait değildir, sorumlu, sorun yaratan kişinin partide yarattığı derin yarılmalardır. Bunlar olmaz, buna izin veremezsiniz. Gelelim Erdoğan'la işbirliği, diğerleriyle işbirliği… Bir partinin genel başkanı, geçmişte Meclis Başkanlığı yapmış AK Partili birisiyle, CHP Genel Başkanı iki saat ne görüşür? Çıktıktan sonra da 'partinin sorunlarını görüştük.' CHP Genel Başkanı'nı AK Parti'nin önemli bir aktörüyle partinin sorunlarını nasıl görüşüyor? Siz gazetecisiniz, niye bunu sormuyorsunuz? 'Ey Özel, sen ne görüştün? CHP'nin nelerini görüştün sen?'" Kılıçdaroğlu, "Kendinizin değil de Özgür Özel'in mi böyle bir ilişki kurduğunu düşünüyorsunuz iktidarla?" sorusuna şu yanıtı verdi: "Ben bir ilişki değil, somut olay söylüyorum. Açık bir olay ifade ediyorum. Arka kapı diplomasisi... Kim söylüyor bunu? Ben mi söylüyorum? Masaya oturmak için, Kürt sorunu çözmek için yapılan açıklamalar var, yine parti yetkililerinin yaptığı açıklamalar var. Masaya oturmak için belli şartlar arıyorlar. Ne demek arka kapı diplomasisi? Ben mi yaptım? Kim yaptı? Bütün bunlar unutuluyor, 'Kılıçdaroğlu gitti, şunu yaptı, şununla görüştü, şunu şöyle yaptı.' Yok efendim. Hala eleştiririm. Memleketi bu duruma kim getirdi? Ülkenin içinde bulunduğu sorunu aşmak, Türkiye'yi darbe yasalarından kurtarmak için hangi öneri geldi? Olmaz. Siyaset üretmeniz lazım. Kısır tartışmaların, çekişmelerin dışına çıkmanız lazım." Kemal Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: "38. Kurultay'dan hemen sonra Özgür Bey'e bazı temel noktaları, partinin içinde bulunduğu bazı sorunları açıkladım ve 'bir genel başkan olarak sizin bunları bilmeniz gerekir' dedim. Sonra medyaya açık bölümde de şunu söyledi, 'Bir genel başkanın, sadece bir genel başkanın bilmesi gereken bazı konuları aktardı.' Bunları aktardım. Daha sonra onun bir kısmı kamuoyunda yankılandı. 'Bazı belediye başkanlarını göstermeyin' dedim. 'Bunlarla ilgili partinin arşivinde raporlar var' dedim. Şimdi isim vermeyeyim, gösterdiler, bir kısmı içeride şimdi. Olmaz arkadaşlar. Şimdi bunları kamuoyunun büyük bir kısmı bilmiyor. Ben çıkıp konuşmuyorum parti zarar görmesin diye ama burada belli şeyleri açıklamak zorundayım, açıklıyorum da zaten." Kılıçdaroğlu'na, "Ahlaki üstünlüğünü kaybeden bir parti, 47 yıl sonra yerel seçimlerden nasıl birinci parti çıkar ve bugüne kadar yapılan anketlerin yüzde 90'ında nasıl hala birinci parti olma konumunu korur?" sorusu soruldu. "Birinci parti olmasından son derece memnunum ama bu bir süreç işidir." diyen Kılıçdaroğlu, şu değerlendirmede bulundu: "Kaç belediye başkanı istifa etti? Kaçı AK Parti'ye geçti? 40'ın üstünde. En çok soruşturmayı geçiren kişi benim siyasette. Hala yüzlerce davam var ve o davaların yüzde 99,9'u da Erdoğan'la ilgilidir. Hiç kimse benim ahlakımı tartışmaz. Bir belediye başkanı halka hesap verir pozisyondaysa kimse o belediye başkanına bir şey yapamaz. Belediyeler sosyal kuruluşlardır. Milli Eğitim Bakanı ne diyor? 'Belediyeler kreş açamaz.' CHP'li belediye başkanı, 'özellikle yoksul mahallelerden başlayarak kreş açın' dedik. Kreş açtı. Hangi Milli Eğitim Bakanı gelip kreşi kapattı? Hiçbirisi. Soruşturma açtı mı? Hayır. Ben şu mahalledeki yoksul olan herkese birer milyon lira para vereceğim ayda. Hiçbir zaman hiç kimse soruşturma açamaz. Ama 1 milyon dağıtacağım deyip de 500 binini cebe atarsa bu ayrı bir şey, soruşturma yer buradan. Her belediye başkanı, CHP'li belediye başkanı başında kendisi hakkında her an soruşturma açılacak bir organ olduğunu bilmeli." Kılıçdaroğlu, daha önce yargılanan belediye başkanlarının olduğunu ve belediye meselesini hiçbir zaman parti meselesi haline getirmediklerine işaret ederek, "Şunu söyledim, olay adliyeyle belediye arasındaki olay. Bizden uzman isterseniz uzman göndeririz, avukat isterseniz avukat göndeririz ama olayı bir parti meselesine dönüştürmeyiz. Harcama belediyenin harcamalarıdır, gidip hesabını vereceksin." dedi. Belediye başkanlarının büyük bir bölümünün Kılıçdaroğlu'nun döneminde görev yaptığı belirtilerek, "Sizin kurultayı kaybetmenizden sonra mı yolsuzluk yapmaya ve ahlaki üstünlüğü kaybetmeye karar verdiler?" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: "Yapılan açıklamalar var, kendilerinden para istendiğine dair itiraflar var. Bir parti bir belediyeden para isteyemez. Para istediğiniz andan itibaren belediye başkanına 'git rüşvet al demektir' bu. Nereden verecek parayı size? Nereden verecek? Bütçeden veremeyecek, resmi olarak aktaramayacak. Peki nereden verecek? Bir araba yapılıyor, açıklama şu, 'belediyeden aldık, öbür taraftan da hazineden aldık. Bir cepten aldık öbür cebe.' Ne demek bu ya? Hazineden gelen parayla belediyeden gelen kıyak aynı şey olur mu ya? Akıl var mantık var. Ama hiçbir gazeteci çıkıp 'Sayın Özel, sen bunu nasıl söylüyorsun? Böyle bir şey olmaz, bu yanlıştır' demiyorsunuz. Kimse kusura bakmasın, denmiyor. Belediye'Genel Başkan Yardımcısı'na parayı verdim' diyor. Kim diyor? Parayı veren adam söylüyor. Bana söyler misiniz o genel başkan yardımcılarından tazminat davası açan var mı? Niye açmıyorlar? Siz niye sormuyorsunuz? Arkadaş, bu adam sana diyor ki 'Ben gittim rüşvet verdim, şurada verdim, şu saatte verdim, telefonlar uyuştu, her şey tamam.' Niye takip etmiyorsunuz? Niye edilmiyor? Kişi diyor 'Verdim.' Parayı veriyor, zamanı veriyor, her şeyi veriyor. Çakışan her şey var. Niye söylesin?" Kemal Kılıçdaroğlu, "Meclis'te 250 bin dolar poşet içinde unutulmuş. Haberi yazan hakkında dava açıldı mı? Açılmadı. Niye açılmıyor? Niye bunlar sorulmuyor? Ben mi sormak zorundayım?" dedi. Gazetecinin, "O 4 isim sizin döneminizden mi?" sorusu üzerine, Kılıçdaroğlu, "Bu partide genel başkanlık yaptım. Bu partinin yıpranmasını istemem ve konuşurken de son derece dikkatli konuşuyorum. Siz gazeteci olarak sorgulamak zorundasınız bunları. Siz onları değil, beni sorguluyorsunuz, neden bunları söylüyor diye." ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu, parti yetkilisinin belediye başkanından para isteyemeyeceğini vurgulayarak, belediye başkanı bunu bütçesinden karşılayamayacağına göre, talebin "rüşvet al" anlamına gelebileceğini söyledi.
19 Haziran 2026 23:56

Kılıçdaroğlu Kurultay İçin Tarih Verdi: 'Arınma' Vurgusu Yapıp Özel Yönetimini Hedef Aldı
CHP'deki kurultay süreci, yolsuzluk iddiaları, tutuklu Ekrem İmamoğlu hakkındaki soruşturmalar, Ali Mahir Başarır hakkında hazırlanan fezleke ve partinin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, "Partiyi kuruluşundaki ahlaki kodlara döndürmek zorundayız" dedi. Gazetecilerin bu iddiaları yeterince sorgulamadığını savunan Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e bu konuların sorulmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "İtiraflar var. Belediyeden gelen parayla, Hazine'den gelen parayla yapılanlar var. Hiçbir gazeteci çıkıp Özgür Özel'e 'Sayın Özel siz bunları nasıl yapıyorsunuz, bu yanlıştır' demiyorsunuz. Parayı veren kişiler bizzat bunları itiraf ediyor ve siz neden sormuyorsunuz?" Kılıçdaroğlu, bazı kişilerin belirli saat ve yerlerde rüşvet verdiklerini açıkça dile getirdiğini öne sürerek, telefon kayıtlarının da bu beyanlarla örtüştüğünü savundu: "Bu adam diyor ki 'Ben sana şu saatte şurada rüşvet verdim.' Telefonlar uyuşuyor, her şey uyuşuyor. Neden takip edilmiyor?" Kılıçdaroğlu, geçmişte TBMM'de 250 bin doların poşet içerisinde unutulduğuna ilişkin haberlere de değindi. "Ben o Meclis Başkanının da neler yaptığını gayet iyi biliyorum. Tutanak tutuldu ya. Tutanak tutuldu diyorum." İddianın doğru olmadığının varsayılması halinde dahi haberi yapan kişi hakkında dava açılması gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: "Diyelim ki böyle bir şey yok. Bu haberi yapan kişi hakkında dava açmaz mısınız? Meclis Başkanını da şahit göstererek. Neden açmıyorsunuz? Hangi gerekçeyle açmıyorsunuz?" Bu tür olayların sorgulanmadan CHP'nin ahlaki üstünlüğünü koruyamayacağını belirten Kılıçdaroğlu, siyasi tutuklulara saygı duyduğunu ancak kişisel çıkarlara yönelik kapıların CHP'de açılamayacağını söyledi: "Ahlaklı olmak başka bir şeydir. Siyasi tutuklu olabilirsiniz, bunların tamamına saygım vardır. Ancak kişisel çıkara dönük bir kapıyı CHP açamaz, tarihinde açmamıştır." Bazı şeyleri konuşmak zorunda olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Özgür Özel genel başkan olduktan sonra bazı belediye başkanlarını aday göstermeyin, bunlarla ilgili parti arşivinde raporlar var dedim. Aday gösterdiler şimdi bir kısmı cezaevinde." ifadelerini kullandı. "CHP'nin tarihinde böyle şeyler yoktur. Bunu benden isteyen de CHP'nin tarihidir." Geçmişte CHP'de sorun yaşayan belediye başkanları ve milletvekilleri bulunduğunu ancak partinin ahlaki üstünlüğünün her zaman korunduğunu savunan Kılıçdaroğlu, görevinin partiyi kuruluş ilkelerine döndürmek olduğunu ifade etti. Yargıtay'daki başvurunun geri çekilmesi halinde kurultayın 4-5 ay içerisinde gerçekleştirilebileceğini belirten Kılıçdaroğlu, il başkanlığı ve delege seçimlerinin yeniden yapılması gerektiğini savundu. "Bizim adayımızı yetkili organlar belirler. Burası AK Parti değil, MHP de değil." 16,5 milyon kişinin verdiği imzaya saygı duyduğunu belirten Kılıçdaroğlu, anayasal değişiklik gerçekleşmez ve cumhurbaşkanı adayı belirlenmesi gerekirse sürecin o zaman değerlendirileceğini kaydetti. Müslim Sarı'nın açıklamalarına atıf yapan Kılıçdaroğlu, hukuki engel bulunmaması halinde herkesin aday adayı olabileceğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı: "Sorun çıkmazsa, mahkemeden adaylığının önünde bir engel olmazsa elbette herkes aday adayı olabilir. Bir sürü aday adayı vardır, olabilir." Türkiye'nin bölgesel güç olabilmesi için Osmanlı coğrafyası ve Türk Cumhuriyetleriyle kültürel ve ekonomik ilişkilerini güçlendirmesi gerektiğini söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu, "Türkiye bu coğrafyada abidir" dedi. Osmanlı arşivlerinin bölge ülkeleri için büyük önem taşıdığını belirten Kılıçdaroğlu, "Osmanlı coğrafyasında bulunan hiçbir devlet Osmanlı arşivini elde etmeden kendi tarihini yazamaz" ifadelerini kullandı.
19 Haziran 2026 23:04

Kılıçdaroğlu'mutlak Butlan' Sonrası İlk Kez Canlı Yayına Çıktı: 'Chp Ve Belediye Davaları Siyasi Değil'
Mahkemenin "mutlak butlan" kararı sonrası CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturtulan Kemal Kılıçdaroğlu, Sözcü TV'de gazetecilerin sorularını yanıtlıyor. Kılıçdaroğlu'nun, iktidarın da sık sık kullandığı "İtiraflar var. Parayı veren kişiler bizzat bunları itiraf ediyor" yanıtları dikkat çekti. Kılıçdaroğlu, CHP'li belediyelere yapılan operasyonların 'siyasi' olmadığını savundu. Cumhuriyet Halk Partisi'nin 38'inci kurultayına yönelik "mutlak butlan" kararının ardından CHP'de genel başkanlık görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, yıllar sonra ilk kez bir televizyon programına çıktı. Soruların daha önce talep edildiği iddialarına yanıt veren Kılıçdaroğlu, "Öyle bir şey yok, talep etmedim" dedi. Üstelik mutlak butlan kararında sadece ben gelmiyorum. Eski yönetim olduğu gibi geliyor. Eğer partiye kayyum atanırsa ben buna itiraz ederim. 7 maddelik bir bildiri yayınladık. O davaların yüzde 99.99'u da Erdoğan ile ilgilidir. -"İtiraflar var. Belediyeden gelen parayla, Hazine'den gelen parayla yapılanlar var. Hiçbir gazeteci çıkıp Özgür Özel'e "Sayın Özel siz bunları nasıl yapıyorsunuz, bu yanlıştır" demiyorsunuz. Parayı veren kişiler bizzat bunları itiraf ediyor ve siz neden sormuyorsunuz. Bu adam diyor ki "Ben sana şu saatte şurada rüşvet verdim" diyor. Telefonlar uyuşuyor, her şey uyuşuyor neden takip edilmiyor? -"Meclis'te 250 bin dolar poşet içinde unutulmuş. Neden bunlar sorulmuyor" -"Ben o Meclis Başkanının da neler yaptığını gayet iyi biliyorum. Ancak kişisel çıkara dönük bir kapıyı CHP açamaz, tarihinde açmamıştır." Ben Ekrem Bey'in içerisinde bulunduğu psikolojik durumu biliyorum. Ona cevap vermek gibi bir niyetim de yok. Arınma kavramı önemlidir. Temizlik kavramı önemlidir. Erdoğan'ı siyasi partiler içerisinde ve onların genel başkanları içerisinde en çok ve en sert eleştiren kişi benim. Bu konuda mahkum olan kişi de benim. Tazminata mahkum edilen kişi de benim. Bugün de eleştiriyorum. Bana soracaksınız herhalde değil mi? Memleketi bu hale getiren kim? Beşli çeteleri bu milletin başına getiren Erdoğan değil mi? Ben hukukçu değilim, İBB iddianamesinin tamamını okudum diyemem. Ancak hukukçu arkadaşlarla ilgili bir komisyon kurduk ve onlar inceliyor. Bana bir özet de getiriyorlar. Benim tüm iddianameleri okumak gibi bir durumum yok. -İmamoğlu ile ilgili düşüncemi ifade edeyim. Tutuklandığında evini ziyaret ettim. Kapısının önünde basın açıklaması yaptım. O gün ne söylediysem bugün de aynı şeyi söylüyorum. Terkoğlu basın açıklamasını okudu: "Tek adam döneminde bir kişinin gelip yasamayı, yargıyı, yürütmeyi kontrol ettiği bir süreç yaşıyoruz. Ekrem Bey'e ve ailesine sahip çıkmak hepimizin ortak görevidir." Bu sözlerin arkasında olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: Sanki sadece CHP'li belediyelerde yolsuzluk var. Öteki tarafta da malı götürenler yok mu? Herkes biliyor. Yolsuzluğu kim yaparsa biz arkasındayız. Yolsuzluğun partisi olmaz. Yolsuzlukta çifte standart uygulaması yanlıştır diyoruz. Ben hala belediye başkanlarının tutuksuz yargılanması gerektiğini söylüyorum. Sonuna kadar incelenmeli ancak kararlar kesinleşmeden belediye başkanları tutuksuz yargılanmalı. -Çıkarına dönük bir şey yapmışsa, onun bu partide yeri yoktur. Bizden avukat isterlerse, uzmanlar isterlerse hemen göndeririz. Hiç endişem yok. Dediğim gibi Yılmaz Büyükerşen de yargılandı. İsteyebilirler. İzmir Büyükşehir Belediyesi uzman istedi, biz de emekli bir Sayıştay denetçisini oraya gönderdik. Sonunda da beraat etti. Yanlış yaptırmadı. Merdan Yanardağ'ın sorusu: "Niyetiniz ne olursa olsun iktidar ile paralel bir görüntü sergiliyorsunuz. Sizinle yaptığım programda bir suç işledim mi?" Kılıçdaroğlu yanıt verdi: "Hayır bu konuda suç işlediğine inanmıyorum. Kimseyi de peşinen suçlamıyoruz" -Ben yargının bağımsız olduğuna inanmıyorum. Can Atalay'ın, Selahattin Demirtaş'ın, Osman Kavala'nın tutuklu olması yargı bağımsızlığından mı? Onlar siyasi dava ancak CHP davası siyasi bir dava değil. İkisinin arasında çok büyük farklar var. Savcının iddianamesine bakmak lazım. Neler var? İtirafçılar var. Adam diyor ki "verdim" ve itirafçılar kim? İş yaptıkları adamlar. Ne kadar verdin diyor açıklıyor. Olay çıkıyor, itiraf ediyor, banka havalesi geliyor. Seferihisar Belediyesi'ndeki olayda tüm para transferleri tespit edilmiş. Ne diyeceğiz buna? Siyasi mi diyeceğiz? Belediye başkanı siyasi bir söylemden ötürü tutuklansa kıyameti koparırız elbette. Ben mutlak butlanı kabul etmedim diyelim. Buraya bir kaymakamın kayyum olarak atanmasını siz kabul eder misiniz? Başka birinin partiye atanmasını kabul eder misiniz? Benden neden korkuyorsunuz? İki şey var. Kayyum ayrı bir şey. Ben daha alt mahkemede görüşülürken dedim ki beni kayyum olarak yazarlarsa kabul etmem. Fakat'mutlak butlan' çıkarsa, sadece ben değil eski parti meclisinin tamamı gelecek ve yeniden kurultay yapacağız. O zaman kabul ederim. Çünkü mahkeme diyor ki "bu kurultay şaibeli".
19 Haziran 2026 20:04


Reklam Vermek İçin Tıklayınız
İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Chp'nin Başına Atanan Kılıçdaroğlu Canlı Yayında: Demirtaş, Atalay Davaları Siyasi, Chp Davaları Siyasi Değil
Kendisine yönelik soruları önceden talep edildiği iddialarına yanıt veren Kılıçdaroğlu, "Öyle bir şey yok, talep etmedim" dedi. Kılıçdaroğlu'nun kendisine sorulan çoğu soruya "arınma" diye yanıt vermesş ve bazı soruları da anlamazdan gelerek alakasız şeyleri anlatması dikkat çekti. Üstelik mutlak butlan kararında sadece ben gelmiyorum. Eski yönetim olduğu gibi geliyor. Çünkü ben arınmayı yapacağım diye korkuyorlar. Ona cevap vermek gibi bir niyetim de yok. Temizlik kavramı önemlidir. Erdoğan'ı siyasi partiler içerisinde ve onların genel başkanları içerisinde en çok ve en sert eleştiren kişi benim. Bugün de eleştiriyorum. Ben hukukçu değilim, İBB iddianamesinin tamamını okudum diyemem. Onlar siyasi dava ancak CHP davası siyasi bir dava değil. İkisinin arasında çok büyük farklar var. Adam diyor ki "verdim" ve itirafçılar kim? İş yaptıkları adamlar. Olay çıkıyor, itiraf ediyor, banka havalesi geliyor. O adam cumhurbaşkanlığı seçiminde bana oy vermediğini açıklayan kişi. Partili olmayan, partiyle ilgisi olmayan insanlar bunlar. Polisin içeri girmesi için her şeyi yapan Genel Merkez'dekilerdi." YANINDAKİ TAŞIMA "ÜLKÜCÜLERE DAİR "Eskiden MHP'liydi, geldiler CHP'li oldular. Biz eski MHP'liye gelip CHP'li olma mı diyelim." "KAYYUM İLE MUTLAK BUTLAN AYNI DEĞİL" "Kayyum ile mutlak butlan kararının ne farkı var: Kayyum kaymakam gelince istediğini yapar. Mutlak butlan ayrı, parti meclisi var, merkez yönetim kurulu oluşturuyoruz, disiplin kurulu var. Ben kayyum değil genel başkanım. Siyasi partilerde bütün yetkiler Genel Başkan'a bırakılmıştır. Benim bunların hepsini kullanma gibi bir niyetim yok. Kayyum gelse bunların hiçbirisi olmayacaktı." "MAHKEMEYE GİDİP AKLANIP GELECEK" "Biz ceza kesmiyoruz. Gidecek yargıya başvuracak, aklanacak, yargı 'burada bir şey yok' diyecek. Geri gelecek. Tüzüğümüzde tedbiren uzaklaştırma var. Hukuk normunu işletiyoruz. Gider mahkemeye aklanır gelir." "BUTLAN SİYASİ, AMA VERİLEN KARAR SİYASİ DEĞİL" "Akın Gürlek ile arka kapı diplomasisi yürütmedik. Mutlak butlan kararıyla hiçbir alakam yok. Erdoğan'ın izniyle Akın Gürlek'in karar etki edip etmediğini mahkemede yargıçlara sormak lazım. Butlan siyasidir, karar siyasi değildir. Adlidir. Bu karar iktidarın yargıya müdahalesiyle alınan bir karar mı değil mi bilmiyorum." "VEYSİ UYANIK'I İHRAÇ ETMEDİK" "CHP'nin tarihi bana arındırma görevini verdi. Partiyi arındıracağım, kararlıyım. Başlangıcındaki ahlaki kodlara dönmek zorundayız. Ancak Veysi Uyanık'ı ise ihraç etmedik. Çünkü itirafçı oldu. Doğruları söyledi. Ondan ihraç etmedik. Para pul işlerine girenleri partide tutmayacağız. İhraç edeceğiz." "TELEVİZYONLAR TEK TARAFLI" "Televizyonlar tek taraflı yayın yapıyor halk ondan benim dediklerime inanmıyor. Bir televizyon kanalı var bizim seçmen onu izliyor. Onlar da bizim dediklerimiz doğru vermiyor. Özel döneminde dağıtılan paralarda televizyon kanallarına ne kadar verildi bilmiyorum. Benim dönemimde de böyle sözleşmeler oldu, sayıştay gelir denetlerdi, AYM denetlerdi. Sosyal medyaya büyük paralar ödenmiş, niye ödendi diyemeyiz."
19 Haziran 2026 21:43

Kılıçdaroğlu'mutlak Butlan' Kararı Sonrası İlk Kez Canlı Yayında: "Kabul Etmeseydim Kayyum Atanırdı"
Kararı neden kabul ettiği yönündeki sorulara doğrudan yanıt veren Kılıçdaroğlu, görevi reddetmesi durumunda devletin partiye müdahale etmek zorunda kalacağını aktararak şu ifadeleri kullandı: "Mutlak butlan kararını kabul etmeseydim ne olurdu? Buraya valilik bir kaymakamı kayyum olarak atardı. Siz bunu ister miydiniz? Üstelik mutlak butlan kararında sadece ben gelmiyorum. Eski yönetim olduğu gibi geliyor. Benden neden korkuyorlar? Hangi gerekçe ile korkuyorlar. Çünkü ben arınmayı yapacağım diye korkuyorlar. Bu partide her türlü eleştiri yapılır. Bu partinin kültüründe ciddi bir itiraz vardır. İnsanlar itirazlarını yaparlar ancak hiçbir zaman bu partide kirli ilişkilere yer verilmemiştir. Kirli ilişkilere bulaşanları da bu parti bağrında barındırmamıştır." Verilen mahkeme kararının sadece kendisini değil, tüm eski yönetim kademesini kapsadığına dikkat çeken Kılıçdaroğlu, parti meclisinin de yeniden göreve geldiğini belirtti. Sürecin yasal bir zorunluluk barındırdığını ifade eden Kılıçdaroğlu "Eğer partiye kayyum atanırsa ben buna itiraz ederim. Ancak mutlak butlan kararı verilirse ben mecburum gitmeye çünkü partinin bütün yöneticileri, parti meclisi de göreve gelecek. Bana görev veriliyor ama onlara da görev veriliyor. Partiyi alın, hiç kimsenin şaibe iddia edemeyeceği bir kurultay yapın deniliyor. Olay bu kadar basit." ifadelerini kullandı. Bu soru üzerine Özgür Özel'in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiği görüşmeleri ve yürüttüğü müzakere sürecini gündeme getiren Kılıçdaroğlu, parti yönetimine ve belediye başkanlarının denetimine ilişkin uzun ve kapsamlı bir eleştiri sundu. Kurultay sonrası Özgür Özel'e partinin sorunlarını aktardığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, belediye başkanlarının şeffaflık sorumluluğuna ve kendi dönemindeki eğitim uygulamalarına dikkat çekerek şunları kaydetti:"Erdoğan'ı her zaman eleştirdim. Özgür Bey dedi ki Erdoğan ile müzakere edeceğiz. Neyi müzakere edeceksiniz? Özgür Bey dedi ki Erdoğan ile müzakere edeceğiz. Neyi müzakere edeceksiniz? Erdoğan ile işbirliği, diğerleri ile işbirliği yapıldığı söyleniyor. Erdoğan ile bir kişi 2 saat ne görüşür? Çıktıktan sonra da partinin sorunlarını görüştük deniliyor. CHP Genel Başkanı, AKP'nin önemli bir aktörüyle partinin sorunlarını nasıl görüşüyor? Ey Özgür Özel sen ne görüştün, CHP'nin nelerini görüştün sen? Ne demek arka kapı diplomasisi? Bütün bunlar unutuluyor. Memleketi bu hale kim getirdi? Ülkenin içinde bulunduğu sorunları aşmak, Türkiye'yi darbe yasalarından kurtarmak için hangi öneri geldi. Olmaz! Siyaset üretmeniz lazım. Ben olaydan hemen sonra, yani kurultaydan hemen sonra Özgür Bey'e bazı temel noktaları açıkladım. Partinin içinde bulunduğu bazı sorunları açıkladım ve bir genel başkan olarak sizin bunları bilmeniz gerekir dedim. Her belediye seçiminden sonra şu salonda belediye başkanlarını toplardım. Önce emekli bir Sayıştay denetçisi belediye nedir, ne değildir, harcamalar nasıl yapılır? Sayıştay denetçisi gelince nelere bakar onu anlatırdı. İçişleri Bakanlığından bir yetkili gelirdi, yeminli müşavir gelirdi ve anlatırdı. En sonunda ben çıkardım ve derdim ki "Arkadaşlar koltuğa oturdunuz diye, artık ben belediye başkanıyım kimse bana dokunmaz demeyin. Ben CHP'nin birinci parti kalmasından memnunum. O davaların yüzde 99.99'u da Erdoğan ile ilgilidir. Bir miting yaptık."
19 Haziran 2026 22:20

Kılıçdaroğlu'ndan Kurultay Mesajı: 'En Kısa Sürede Yapacağız, Gerekirse Yargıtay'a İtirazı Çekeriz'
Kemal Kılıçdaroğlu, en kısa sürede Kurultay yapacaklarını belirterek, "Gerekirse Yargıtay'a İtirazı çekeriz" dedi. 'Mutlak butlan' kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, Sözcü TV canlı yayınında sorulara yanıt veriyor. * (İktidarla, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la işbirliği yaptınız mı sorusu üzerine) Erdoğan'ı her zaman eleştirdim. Erdoğan'la işbirliği, diğerleriyle işbirliği yapıldığı söyleniyor. Partinin içinde bulunduğu bazı sorunları açıkladım ve bir genel başkan olarak sizin bunları bilmeniz gerekir dedim. Benden niye korkuyorlar. Çünkü ben arınmayı yapacağım diye korkuyorlar. Kocaoğlu 397 yılla yargılandı. * (Siz İBB iddianamelerini okudunuz mu, takip ediyor musunuz? "Ben hukukçu değilim. Tamamını okudum dersem yalan söylemiş olurum. Tüm tutuklu belediye başkanlarıyla ilgili komisyon kurduk. Komisyon bana özet getirir. Benim bütün iddianameleri okuma şansım yok zaten. İmamoğlu tutuklandığında eve gittim, basın açıklaması yaptım. Bugün de aynı yerdeyim. Orada ne söylediysem bugün de aynı şeyi söylüyorum. Sadece CHP'de mi yolsuzluk var sizin de dediğiniz gibi. * (Yargının bağımsız olduğunu mu düşünüyorsunuz?) Yargının bağımsız olmadığını en çok söyleyen benim. Atalay'ın, Demirtaş'ın, Kavala'nın mahkum olması yargı bağımsızlığından mı? Hayır. Ama bakın onlar siyasi dava. Bunlar siyasi dava değil. İkisinin arasında büyük fark var. * (Peki yolsuzluk da siyasi dava olamaz mı?) İtirafçılar iş yaptıkları adamlar. Verdim diyorlar. Olay çıkıyor, banka havalesi geliyor. Bir kişinin hesabına yatıyor. Seferihisar'daki olay... Siyasi mi diyeceğiz buna? Belediye başkanı siyasi bir nedenden içeri atılsa hesabını sormak zorundayız, sorarız. Yolsuzluktan tutuklandıklarında biz buna siyasi mi diyeceğiz dediğimizde kamuoyunda karşılığı olmuyor. * (Diploması iptal edildi ve sonra da yolsuzluk davası açıldı. 19 Mart meselesi yolsuzluk diyorsunuz. Size burada siyasallaşmış bir yargı yolsuzluk davalarını da yapıyor olamaz mı?) Diplomasının iptal edilmesini doğru bulmadığımı söyledim zaten. O zaman bütün davaları kapatalım, yolsuzluk yoktur diye. * (Aynı yargı neden sadece CHP'li belediyelere operasyon yapıyor sizce?) Cumhurbaşkanlığını garantilemek için. * (Demirtaş'ın tutuklanmasına yol açan dokunulmazlıkların kaldırılmasına "Evet" dediği için pişman mısınız? sorusuna yanıt) Hayır, değilim. * (Polisin CHP Genel Merkezi'ne girmesi içiniz sızlattı mı) Sızlattı. Polisin girmesini ben istemedim. İcra memurunun oraya girmesi lazım. * (Saat 12.00'de görüşseydiniz bunlar olur muydu?) Hayır, biz görüşmeyecektik. Kinci telefonda Murat Bey ben genel başkana ulaşamadım demiş, mesele bu. Gerekirse Yargıtay'a itirazı çekeriz. Ama olağanüstü kurultay değil olağan kurultay yapacağız Ne kadar sürer, 4-5 ay sürer en fazla.
19 Haziran 2026 20:07

Kılıçdaroğlu'mutlak Butlan' Sonrası İlk Kez Canlı Yayında
Mahkemenin'mutlak butlan' kararı sonrası CHP Genel Başkanlığına geri dönen Kemal Kılıçdaroğlu, Sözcü TV'de gazetecilerin sorularını yanıtlıyor. Cumhuriyet Halk Partisi'nin 38'inci kurultayına yönelik "mutlak butlan" kararının ardından CHP'de genel başkanlık görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, yıllar sonra ilk kez bir televizyon programına çıktı. Kılıçdaroğlu, Sözcü TV'de Senem Toluay Ilgaz'ın moderatörlüğünde Sözcü Televizyonu Ankara Temsilcisi Aslı Kurtuluş Mutlu ve Gazeteci Barış Terkoğlu'nun sorularını yanıtladı. Buraya valilik bir kaymakamı kayyum olarak atardı. Kirli ilişkilere bulaşanları da bu parti bağrında barındırmamıştır. 7 maddelik bir bildiri yayınladık. Ben CHP'nin birinci parti kalmasından memnunum. O davaların yüzde 99.99'u da Erdoğan ile ilgilidir. Bazıları tazminat davasıdır, bazılarında mahkumiyet de çıktı.
19 Haziran 2026 20:37

Canlı Yayında Dikkat Çeken Sözler: Ben Olmasam...
Mahkemenin "mutlak butlan" kararı sonrası CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturtulan Kemal Kılıçdaroğlu, Sözcü TV'de gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kılıçdaroğlu, Sözcü TV'de gazeteciler Barış Terkoğlu, Senem Toluay Ilgaz ve Aslı Kurtuluş Mutlu'nun sorularını yanıtlıyor. Yayın öncesinde soruları gazetecilerden talep ettiği iddia edilen Kılıçdaroğlu, bu iddiaya, "Hiçbir zaman soruları talep etmedim. Öyle bir şey yok." yanıtını verdi. Bakın eğer bir gün benim mahkemeye gittiğimi, bir gün bir yargıçla konuştuğumu ya da herhangi bir ilişkide bulunduğumu kanıtlarsanız ben yarın sabah CHP Genel Başkanlığını bırakıyorum. Daha önce de söyledim, defalarca kez söyledim. CHP'li birisi konuştuğunda herkes dikkatle dinler, çünkü bilirler ki bu kişinin ahlaki üstünlüğü vardır. Parti asla kirliliği kabul etmez." "Erdoğan'ı her zaman eleştirdim. Özgür Bey dedi ki Erdoğan ile müzakere edeceğiz. Erdoğan ile işbirliği, diğerleri ile işbirliği yapıldığı söyleniyor. Ey Özgür Özel sen ne görüştün, CHP'nin nelerini görüştün sen?" Kılıçdaroğlu konuşmasının devamında şunları söyledi: "Hiç kimse benim ahlakımı sorgulamaz. Kocaoğlu 397 yılla yargılandı. Olamaz, olmaz." "Gazeteci olarak şunun üzerinde durmuyorsunuz. Meclis'te 250 bin dolar poşet içinde bulunmuş. Ben bunu sormak zorundayım." Meclis başkanı böyle bir olay yok dedi ama hatırlarsınız. "Ben o Meclis başkanının da neler yaptığını biliyorum. Siyasi demeç verirsiniz, siyasi tutuklu olursunuz ama kişisel çıkara, zenginleşmeye yönelik kapıyı CHP tarih boyunca açmadı, açamaz." İmamoğlu Saray kayyımı derken sizden bahsediyor. "Öyle bir niyetim yok. Çeteleri memleketin başına bela eden Erdoğan değil mi?" "Ben hukukçu değilim. Benim bütün iddianamaleri okuma şansım yok zaten." Odatv.
19 Haziran 2026 20:55

Kılıçdaroğlu: Demirtaş'ın Dokunulmazlığı Kaldırıldığı İçin Pişman Değilim
Mahkemenin CHP'nin 38. Kurultayı hakkında verdiği mutlak butlan kararıyla parti yönetimine geri döndürülen Kemal Kılıçdaroğlu, katıldığı canlı yayında Selahattin Demirtaş'ın dokunulmazlığının kaldırılmasına "evet" dediği için pişman olmadığını belirtti. Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, mutlak butlan kararının geleceğinden haberinin olmadığını ifade ederek, görevi kabul etmemesi durumunda partiye kayyumun atanacağını ve bunun kabul edilemez olduğunu söyledi. Selahattin Demirtaş'ın dokunulmazlığının kaldırılmasına evet dediği için pişmanlık duymadığını belirten Kılıçdaroğlu, Can Atalay ve Osman Kavala gibi davaların siyasi olduğunu ancak CHP'li belediyelere dönük ilerleyen yargı süreçlerinin 'siyasi' olmadığını savundu. Üstelik mutlak butlan kararında sadece ben gelmiyorum. Eski yönetim olduğu gibi geliyor. Eğer partiye kayyum atanırsa ben buna itiraz ederim. Erdoğan'ı siyasi partiler içerisinde ve onların genel başkanları içerisinde en çok ve en sert eleştiren kişi benim. Bu konuda mahkum olan kişi de benim. O gün ne söylediysem bugün de aynı şeyi söylüyorum. Sanki sadece CHP'li belediyelerde yolsuzluk var. Sonuna kadar incelenmeli ancak kararlar kesinleşmeden belediye başkanları tutuksuz yargılanmalı." "Ben davaların tarafı değilim. Hakim "parayla pulla kurultay satın alınırsa ben de iptal ederim" diyor, ben tarafı değilim. Selahattin Bey'de biz verdiğimiz dokunulmazlık kararının arkasındayım.
19 Haziran 2026 21:59

Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: Benden Arınmayı Yapacağım Diye Korkuyorlar
Kılıçdaroğlu'nun sorulara verdiği yanıtlardan öne çıkan başlıklar şöyle: * Benden arınmayı yapacağım diye korkuyorlar. * (İktidarla, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la işbirliği yaptınız mı sorusu üzerine) Erdoğan'ı her zaman eleştirdim. Erdoğan'la işbirliği, diğerleriyle işbirliği yapıldığı söyleniyor. Siyaset üretmeniz lazım. Partinin içinde bulunduğu bazı sorunları açıkladım ve bir genel başkan olarak sizin bunları bilmeniz gerekir dedim. Benden niye korkuyorlar. Kocaoğlu 397 yılla yargılandı. Bir miting yaptık. * (Siz İBB iddianamelerini okudunuz mu, takip ediyor musunuz? "Ben hukukçu değilim. Tamamını okudum dersem yalan söylemiş olurum. Tüm tutuklu belediye başkanlarıyla ilgili komisyon kurduk. Komisyon bana özet getirir. Benim bütün iddianameleri okuma şansım yok zaten. İmamoğlu tutuklandığında eve gittim, basın açıklaması yaptım. Bugün de aynı yerdeyim. Orada ne söylediysem bugün de aynı şeyi söylüyorum. Sadece CHP'de mi yolsuzluk var sizin de dediğiniz gibi. * (Yargının bağımsız olduğunu mu düşünüyorsunuz?) Yargının bağımsız olmadığını en çok söyleyen benim. Atalay'ın, Demirtaş'ın, Kavala'nın mahkum olması yargı bağımsızlığından mı? Hayır. Ama bakın onlar siyasi dava. Bunlar siyasi dava değil. İkisinin arasında büyük fark var. * (Peki yolsuzluk da siyasi dava olamaz mı?) İtirafçılar iş yaptıkları adamlar. Verdim diyorlar. Olay çıkıyor, banka havalesi geliyor. Bir kişinin hesabına yatıyor. Seferihisar'daki olay... Siyasi mi diyeceğiz buna? Belediye başkanı siyasi bir nedenden içeri atılsa hesabını sormak zorundayız, sorarız. Yolsuzluktan tutuklandıklarında biz buna siyasi mi diyeceğiz dediğimizde kamuoyunda karşılığı olmuyor. * (Diploması iptal edildi ve sonra da yolsuzluk davası açıldı. 19 Mart meselesi yolsuzluk diyorsunuz. Size burada siyasallaşmış bir yargı yolsuzluk davalarını da yapıyor olamaz mı?) Diplomasının iptal edilmesini doğru bulmadığımı söyledim zaten. O zaman bütün davaları kapatalım, yolsuzluk yoktur diye. * (Aynı yargı neden sadece CHP'li belediyelere operasyon yapıyor sizce?) Cumhurbaşkanlığını garantilemek için. * (Demirtaş'ın tutuklanmasına yol açan dokunulmazlıkların kaldırılmasına "Evet" dediği için pişman mısınız? sorusuna yanıt) Hayır, değilim. * (Polisin CHP Genel Merkezi'ne girmesi içiniz sızlattı mı) Sızlattı. Polisin girmesini ben istemedim. İcra memurunun oraya girmesi lazım. O adam cumhurbaşkanlığı seçiminde bana oy vermediğini açıklayan kişi. * (Saat 12.00'de görüşseydiniz bunlar olur muydu?) Hayır, biz görüşmeyecektik. Kinci telefonda Murat Bey ben genel başkana ulaşamadım demiş, mesele bu. Ama olağanüstü kurultay değil olağan kurultay yapacağız Ne kadar sürer, 4-5 ay sürer en fazla.
19 Haziran 2026 22:26

Kemal Kılıçdaroğlu: Arınma Yapacağım Diye Benden Korkuyorlar
Bir televizyon yayınında soruları yanıtlayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Mutlak butlan kararını kabul etmeseydim ne olurdu, kayyum atanırdı. Benden niye korkuyorlar, çünkü ben arınmayı yapacağım diye korkuyorlar. 100 yıllık bir partiyi kayyum yönetemez" ifdalerini kullandı. Ekrem İmamoğlu'na ilişkin açıklamalarda da bulunan Kılıçdaroğlu, "Ben Ekrem Bey'in içerisinde bulunduğu psikolojik durumu biliyorum. Ona cevap vermek gibi bir niyetim de yok" dedi. "Arınma" vurgusunun kişilere değil partiye yönelik olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Arınma kavramı önemlidir. Temizlik kavramı önemlidir. Arınmayı Ekrem Bey için değil parti için söylüyorum" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik eleştirileriyle ilgili de konuşan Kılıçdaroğlu, "Erdoğan'ı siyasi partiler içerisinde ve onların genel başkanları içerisinde en çok ve en sert eleştiren kişi benim. Bu konuda mahkum olan kişi de benim. Tazminata mahkum edilen kişi de benim. Bugün de eleştiriyorum" dedi. Partide arınma vurgusunu yineleyen Kılıçdaroğlu, "Para pul işine girenleri partide tutmayacağım" dedi.
19 Haziran 2026 22:05

Kılıçdaroğlu: Ben Olmasam Valilik Bir Kaymakamı Kayyum Atardı
Kılıçdaroğlu, yolsuzluk soruşturmalarında adı geçen kişiler hakkındaki sorulara da yanıt verdi. CHP Genel Başkanı, "mutlak butlan" sorularına yanıt verdi. 7 maddelik bir bildiri yayınladık. O davaların yüzde 99.99'u da Erdoğan ile ilgilidir. Bazıları tazminat davasıdır, bazılarında mahkumiyet de çıktı. Bir miting yaptık." Barış Terkoğlu'nun yolsuzluk soruşturmalarındaki birçok ismin Kılıçdaroğlu döneminde CHP'de görev almaya başladığını hatırlatması üzerine Kılıçdaroğlu'ndan yanıt: "İtiraflar var. Hiçbir gazeteci çıkıp Özgür Özel'e "Sayın Özel siz bunları nasıl yapıyorsunuz, bu yanlıştır" demiyorsunuz. Bu adam diyor ki "Ben sana şu saatte şurada rüşvet verdim" diyor.
19 Haziran 2026 20:37

Kılıçdaroğlu Hakkındaki İddialara Cevap Verdi: Arınmadan Korkuyorlar
Mahkemenin mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığına dönen Kemal Kılıçdaroğlu, partideki Özgür Özel ekibiyle yaşanan ayrışmanın ardından katıldığı canlı yayında açıklamalarda bulundu. "Arınmadan korkuyorlar" diyen CHP lideri mutlak butlan kararını önceden bilip bilmediği yönündeki soruya "Bunu kanıtlarsanız ben yarın sabah CHP Genel Başkanlığını bırakıyorum" dedi. CHP'de 38. Olağan Kurultay'ına ilişkin "şaibe" iddiaları ve açılan dava süreci siyasette yeni bir kırılmaya yol açarken, mahkemenin verdiği "mutlak butlan" kararı tartışmaları daha da derinleştirdi.
19 Haziran 2026 21:57

Kılıçdaroğlu: En Kısa Sürede Kurultay Yapacağız
Yayın öncesinde soruları gazetecilerden talep ettiği iddia edilen Kılıçdaroğlu, bu iddiaya, "Hiçbir zaman soruları talep etmedim. Öyle bir şey yok." yanıtını verdi. "Ben o Meclis başkanının da neler yaptığını biliyorum. Tutanak tutuldu. Diyelim ki böyle bir şey yok, olmadı diyelim. Bu haberi yapan kişi hakkında Meclis başkanını da göstererek dava açmaz mısınız? Bunları yapmadan ahlaki üstünlüğü sağlayamazsınız. Siyasi demeç verirsiniz, siyasi tutuklu olursunuz ama kişisel çıkara, zenginleşmeye yönelik kapıyı CHP tarih boyunca açmadı, açamaz." İmamoğlu Saray kayyımı derken sizden bahsediyor. "Öyle bir niyetim yok. Arınma, temizlik kavramı önemlidir. Erdoğan'ı en çok ve en sert eleştiren ve bu konuda mahkum olan, tazminata mahkum edilen kişi de benim genel başkanlar arasında. Bugün de eleştiriyorum. Dünyanın lafını ettik, hala da ediyorum. Kim getirdi memleketi bu hale? Çeteleri memleketin başına bela eden Erdoğan değil mi?" "Ben hukukçu değilim. Tamamını okudum dersem yalan söylemiş olurum. Tüm tutuklu belediye başkanlarıyla ilgili komisyon kurduk. Komisyon bana özet getirir. Benim bütün iddianamaleri okuma şansım yok zaten." Erdoğan hangi dönem olursa olsun benim dönemime bakmayın, AK Parti dönemine bakmayın diyor. "Ben bu arkadaşları hapishanede ziyaret ettim." "Yanımda olur, karşımda olur ben onu bilmem. Hatta bir bayram günü tatildeydim. Belediye başkanlarının tümünü gittim, ziyaret ettim. DHKP-C'den Sarıyer Belediye Başkanımız mahkum. DHKP-C mi kaldı? Siz niye bunu sormuyorsunuz? Bundan ötürü bir belediye başkanı hapse mi atılır yahu?" İnsanlar sizi yanında hissetmiyor... "Bizden avukat isterlerse, uzman isterlerse göndeririz, hepsini yaparız. Yılmaz Büyükerşen de yargılandı..." "İsteyebilirler. İzmir Büyükşehir istedi. Uzman istediler, gönderdik. Sonunda beraat etti. Sorun şurada. Biz kişisel çıkara dönük bir şey olmadığı sürece... Hiçbir belediye başkanı mahkum olamaz." "Yargının bağımsız olmadığını en çok söyleyen benim." Herhangi bir belediye başkanı suçlu bulunur ve mahkumiyet kararı alınırsa olabilir yani sizin için. "Atalay'ın, Demirtaş'ın, Kavala'nın mahkum olması yargı bağımsızlığından mı? Hayır. Ama bakın onlar siyasi dava. Bunlar siyasi dava değil. İkisinin arasında büyük fark var. "İtirafçılar iş yaptıkları adamlar. Belediye başkanı siyasi bir nedenden içeri atılsa hesabını sormak zorundayız, sorarız." Yolsuzluktan tutuklandıklarında biz buna siyasi mi diyeceğiz dediğimizde kamuoyunda karşılığı olmuyor. "Kamuoyunu yönlendiren sizsiniz, ben değilim.
19 Haziran 2026 20:42

Kılıçdaroğlu: Benden Niye Korkuyorlar, Çünkü Ben Arınmayı Yapacağım Diye Korkuyorlar; Hiçbir Zaman Bu Partide Kirli İlişkilere Yer Verilmemiştir
Yayın öncesinde soruları gazetecilerden talep ettiği iddia edilen Kılıçdaroğlu, bu iddiaya, "Hiçbir zaman soruları talep etmedim. Öyle bir şey yok." yanıtını verdi. "Ben o Meclis başkanının da neler yaptığını biliyorum. Tutanak tutuldu. Diyelim ki böyle bir şey yok, olmadı diyelim. Bu haberi yapan kişi hakkında Meclis başkanını da göstererek dava açmaz mısınız? Bunları yapmadan ahlaki üstünlüğü sağlayamazsınız. Siyasi demeç verirsiniz, siyasi tutuklu olursunuz ama kişisel çıkara, zenginleşmeye yönelik kapıyı CHP tarih boyunca açmadı, açamaz." İmamoğlu Saray kayyımı derken sizden bahsediyor. "Öyle bir niyetim yok. Arınma, temizlik kavramı önemlidir. Erdoğan'ı en çok ve en sert eleştiren ve bu konuda mahkum olan, tazminata mahkum edilen kişi de benim genel başkanlar arasında. Bugün de eleştiriyorum. Dünyanın lafını ettik, hala da ediyorum. Kim getirdi memleketi bu hale? Çeteleri memleketin başına bela eden Erdoğan değil mi?" "Ben hukukçu değilim. Tamamını okudum dersem yalan söylemiş olurum. Tüm tutuklu belediye başkanlarıyla ilgili komisyon kurduk. Komisyon bana özet getirir. Benim bütün iddianamaleri okuma şansım yok zaten." Erdoğan hangi dönem olursa olsun benim dönemime bakmayın, AK Parti dönemine bakmayın diyor. "Ben bu arkadaşları hapishanede ziyaret ettim." "Yanımda olur, karşımda olur ben onu bilmem. Hatta bir bayram günü tatildeydim. Belediye başkanlarının tümünü gittim, ziyaret ettim. DHKP-C'den Sarıyer Belediye Başkanımız mahkum. DHKP-C mi kaldı? Siz niye bunu sormuyorsunuz? Bundan ötürü bir belediye başkanı hapse mi atılır yahu?" İnsanlar sizi yanında hissetmiyor... "Bizden avukat isterlerse, uzman isterlerse göndeririz, hepsini yaparız. Yılmaz Büyükerşen de yargılandı..." "İsteyebilirler. İzmir Büyükşehir istedi. Uzman istediler, gönderdik. Sonunda beraat etti. Sorun şurada. Biz kişisel çıkara dönük bir şey olmadığı sürece... Hiçbir belediye başkanı mahkum olamaz." "Yargının bağımsız olmadığını en çok söyleyen benim." Herhangi bir belediye başkanı suçlu bulunur ve mahkumiyet kararı alınırsa olabilir yani sizin için. "Atalay'ın, Demirtaş'ın, Kavala'nın mahkum olması yargı bağımsızlığından mı? Hayır. Ama bakın onlar siyasi dava. Bunlar siyasi dava değil. İkisinin arasında büyük fark var. "İtirafçılar iş yaptıkları adamlar. Belediye başkanı siyasi bir nedenden içeri atılsa hesabını sormak zorundayız, sorarız." Yolsuzluktan tutuklandıklarında biz buna siyasi mi diyeceğiz dediğimizde kamuoyunda karşılığı olmuyor. "Kamuoyunu yönlendiren sizsiniz, ben değilim.
19 Haziran 2026 20:42

"Erdoğan'la Anlaştınız Mı?" Sorusuna Kılıçdaroğlu'ndan Flaş Tepki!
21 Mayıs tarihli "mutlak butlan" kararıyla yeniden CHP Genel Başkanlığına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Kılıçdaroğlu, "İmamoğlu ile hangi noktadasınız?" sorusuna, "Yolsuzluk sadece CHP'de mi var?" ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu, Özgür Özel'in AKP aktörleri ile yaptığı görüşmeleri hatırlatarak, "Erdoğan ile bir kişi 2 saat ne görüşür? Ey Özgür Özel sen ne görüştün, CHP'nin nelerini görüştün sen?" diye sordu. Yolsuzluk iddialarına ilişkin ise, "Sanki sadece CHP'li belediyelerde yolsuzluk var. Yolsuzluğu kim yaparsa biz arkasındayız. Yolsuzluğun partisi olmaz" ifadelerini kullandı.
19 Haziran 2026 21:23