×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Çok Oku, Az Konuş

Bir TV programında dil üzerinde görüşlerini beyan eden uzmanlar özet olarak "Az okuyor, çok konuşuyoruz" demişler. TV programında konuşan akademisyen ve Türkolog Prof. Dr. Mehmet Ölmez, "Az okuyor, çok konuşuyoruz. Türkçe hakkında çok az biliyoruz ama çok şey söylüyoruz. 1300 yıllık kayıtlı bir dilden söz ediyoruz ama bugün kelimelerin hakkını yeterince veremiyoruz" ifadeleriyle sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla okuma alışkanlığının zayıfladığına dikkat çekmiş. (ntv.com.tr, 16 Mayıs 2026) Türkolog Ayça Akçay ise toplumun giderek "tek tipleştiğini" ifade ederek, "Aynı düşünüyor, aynı konuşuyoruz. Duygularımızı birkaç kelimeyle anlatmaya çalışıyoruz" ifadelerini kullanmış. "Az okuyor, çok konuşuyor" olmak elbette Türkiye'nin önünü açmaz. Her ne kadar bu meseleleri ortaya koyan çok geniş araştırmalar olmasa da "Perşembe'nin gelişi Çarşamba'dan bellidir" misali; eğitimdeki kalite düşüşünün kitaplardan uzak kalışımızla bir ilgisi olduğu inkâr edilemez. Çocuklarımıza okul öncesinden başlayarak "kitap dostu" yapmanın yollarını bulmalıyız.

Faruk Çakır

Kaynak: Yeni Asya

20 Mayıs 2026 01:18

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Yazarın Diğer Yazıları

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Faruk Çakır

Belçika'da Olan, Bizde Olmayan...

Belçika'dan gelen "güzel haber"e göre 4 bin 500'den fazla akademisyen ve öğrenciden İsrail'e "akademik boykot" çağrısı yapılmış. (aa.com.tr, 3 Haziran 2026) Resmî haber ajansı Belga'ya göre, akademisyenler, öğrenciler ve kamuoyunca tanınan bazı isimlerin imzasını taşıyan açık mektuba, 1100'den fazla profesörün yanı sıra filozof Slavoj Zizek, gazeteci Rudi Vranckx ve yazar Ish Ait Hamou'nun da aralarında bulunduğu 4 bin 500'den fazla kişi imza atmış. Mektupta, Filistin'deki durumun "giderek kötüleştiği" belirtilerek, İsrail'in bölgedeki eylemlerine de dikkat çekilmiş. Aynı haberdeki bilgilere göre Belçika'da, Ocak 2025'te, 1200'den fazla profesör ve 40 fahrî doktora sahibi dahil 7 binden fazla akademisyenin üniversitelere İsrail ile işbirliklerini sonlandırma çağrısı yaptığı da hatırlatılmış. Belçika ya da başka "yabancı ülke"leri eleştirmek kolay.

06 Haziran 2026 00:37

Faruk Çakır

"Alın Teri"nin Kıymeti...

Esasında işçi haklarına riayet edilmesi beklenin ülkelerin başında "İslâm ülkeleri"nin gelmesi beklenir. Ülkemizde de bazı işçilerin, "Keşke başka patronların yanında çalışsaydım. Yabancılar işçi haklarına daha fazla riayet ediyor" dediklerini muhtemelen sizler de duymuşsunuzdur. Haber özetle şöyle: "ABD'nin Louisiana eyaletinde faaliyet gösteren Fibrebond şirketinin satışı, çalışanları için hayat değiştiren bir ödüle dönüştü. Şirketin sahibi Graham Walker, satıştan elde edilen gelirin yüzde 15'ini 540 çalışanına dağıtma kararı aldı. Wall Street Journal'ın aktardığı bilgilere göre, şirketin sahibi Graham Walker, Eaton'a 1,7 milyar dolara satılan Fibrebond'dan elde edilen gelirin yüzde 15'inin çalışanlara dağıtılmasını şart koştu. Bu kapsamda 540 tam zamanlı çalışan, toplam 240 milyon dolar ikramiye almaya başladı. Ortalama ödeme 443 bin dolar olurken, ikramiyeler çalışanların şirkette beş yıl kalması şartıyla kademeli olarak ödenecek. Uzun süredir şirkette çalışanlar daha yüksek tutarlar elde edecek. Çalışanlar bu paraları genellikle borç kapatmak, araç satın almak, üniversite masraflarını karşılamak ve emeklilik planları yapmak için kullandı. Bir çalışan ise tüm ailesini Meksika'nın ünlü turizm kasabası Cancun'a tatile götürdü. Aldığı ikramiye ile ev kredisini kapatan bir başka çalışan ise hayalini kurduğu giyim mağazasını açtı. Şirketi satın almak isteyen firmalara, çalışanlara yüzde 15 pay verilmesini şart koşan Walker, bu oranın özel bir hesabı olmadığını söyledi. Walker, satıştan ailesinin 1 milyar doların üzerinde gelir elde edeceğini, ancak çalışanların eline geçen yaklaşık çeyrek milyar doların adil olduğunu belirtti." (aa.com.tr, 26 Aralık 2025) Ülkemizde de ara sıra buna benzer haberler duyuluyor, ama esasta çalışanların memnun olmadığı belli.

05 Haziran 2026 00:08

Faruk Çakır

Mescid-i Aksa'ya Sahip Çık!

Bilindiği üzere yeryüzündeki en önemli 3 mescitten biri de Kudüs'teki Mescid-i Aksa'dır. Ebu Hureyre'den (ra) aktarıldığına göre; Peygamberimiz Hz. Muhammed (asm) şöyle buyurmuştur: "(İbâdet için) şu üç mescidden başkasına yolculuk edilmez: Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevî ve Mescid-i Aksâ." Neredeyse her gün ya da her hafta yaşanan baskınların sonuncusu vesilesiyle tepki açıklaması yapan Ürdün, Mescid-i Aksa'ya yönelik baskın ve provokasyonları kınayarak, mabedin yalnızca Müslümanlara ait olduğunu hatırlatmış. Ürdün Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, fanatik Yahudilerin Mescid-i Aksa'ya baskın düzenlemesi ve Harem-i Şerif'in avlusunda "provokatif davranışlarda" bulunmasına tepki gösterilmiş.

04 Haziran 2026 00:51

Faruk Çakır

Bu Tabloyu Değiştirmek Şart

Gençler belki hatırlamaz, eskiden TV'lerde tekrarlanan "kamu spot"ları olurdu. Bunlardan biri vatandaşları "satış fişi" almaya teşvik eder ve "Sizlerden alınan bu vergiler, yine size elektrik, yol ve su olarak dönecek" denilirdi. Ne var ki bazıları "yol, su, elektrik" meselesini her halde "yolsuzluk" olarak anlamış olacak ki son yıllarda yolsuzluk yapmak sıradan hale geldiği gibi, neredeyse yolsuzluk yapmayanlar "iş bilmez" denilmek suretiyle kınanmaya başlandı. Uluslararası Şeffaflık Örgütü'nün (Transparency International) 2025 Yolsuzluk Algı Endeksi'ne göre dünyada yolsuzluk algısı son 10 yılı aşkın sürenin en kötü seviyesine gerilemiş. 182 ülke ve bölgenin değerlendirildiği endekste küresel ortalama 42 puana düşerken, Türkiye 31 puanla listede 124. sırada yer almış. 0 puan "çok yolsuz", 100 puan ise "çok temiz" kamu sektörü durumunu ifade ediyor. Akıl için yol birdir: Türkiye, yolsuzlukla mücadele edecekse önce "bağımsız yargı, hür medya ve şuurlu sivil toplum"a fırsat vermeli.

03 Haziran 2026 00:35

Faruk Çakır

Derelerden Adalet Aksın!

Ne zaman ki milyonlarca insan, siz, biz, hepimiz; "ekmekten önce adalet isteriz" diyecek anlayışa sahip oluruz o zaman düzlüğe çıkabiliriz. Onlara göre "hak, hukuk ve adalet"in ekonomi ile doğrudan ilgisi olmaz. Tabiî ki esas mesele millet ekseriyetinin "hak, hukuk ve adalet"i talep edip etmediğinde düğümleniyor. Siyasette yaşanan hadiseler biraz da "Sarı öküzü haksız yere gözden çıkarma"ya benziyor. Ülkede yaşanan her hangi bir haksızlık karşısında "Bana dokunmadı" diye seyirci kalanlar olduğu müddetçe "sıra"nın böyle düşünenlere gelmemesi mümkün değildir. Derelerimizde petrol akmasını istemek ve beklemek yerine "hak, hukuk ve adalet" çağrılarını ısrarla sürdürmeye devam edelim deriz.

02 Haziran 2026 00:10

Faruk Çakır

Küresel Adalet İçin

Ortak açıklamada, Filistin topraklarını gasp eden İsrailli yerleşimcilerin, Batı Şeria'da uyguladığı şiddete işaret edilerek, "Son birkaç ayda Batı Şeria'daki durum önemli ölçüde kötüleşmiştir. Yerleşimci şiddeti eşi benzeri görülmemiş seviyelere ulaşmıştır. İsrail kontrolünün daha da pekiştirilmesi de dahil olmak üzere İsrail hükümetinin politikaları ve uygulamaları, istikrarı ve iki devletli çözüm ihtimalini baltalamaktadır. (...) Uluslararası hukuk açıktır; Batı Şeria'daki İsrail yerleşimleri, yasa dışıdır. E1 bölgesindeki inşaat projeleri de bunun istisnası olmayacaktır. E1 yerleşim projesi, Batı Şeria'yı 2'ye bölecek ve uluslararası hukukun ciddi bir ihlali anlamına gelecektir" değerlendirmesi yapılmış. (aa.com.tr, 22 Mayıs 2026) Uluslararası hukuk ve adalet çağrısı yapılan bu açıklama önemlidir. Bu beyanı sadece "Müslüman ülkelerin gönlünü almak için yapılan bir açıklama" olarak görmek Filistin meselesine de bir fayda sağlamız. Bunu yapmak bir bakıma "dünyadaki iyiler"in bir araya gelmesi ya da "Avrupa ikidir" anlayışıyla "iyi Avrupa" ile birlik kurmak anlamına gelir.

26 Mayıs 2026 00:28

Faruk Çakır

Siyasete Dizayn Mı?

Türkiye bir bakıma 'kapatılmış siyasî partiler'le doludur. Fakat milletin oy vermeyerek kapattığı partiler hariç, siyasî ya da hukukî müdahalelerle kapatılan partiler bir şekilde yollarına devam etmiştir. Çünkü her hangi bir partiyi kapatınca ya da o fikre sahip olanların düşünceleri de kapatılmış olmuyor. Siyasî partilerin kendi içlerinde farklı düşüncelerde olanlar ve hatta birbirine ters düşenler de olur ve olmuştur. Buna rağmen partiler bir şekilde yollarına devam eder. Tabiî ki siyasî partilere hukukî yollarla dizayn verme çalışması ilk defa olmuyor. Tekrarlamakta fayda var: Milletin tasvip etmediği şekilde siyasî rakipleri devre dışı bırakmaya çalışmak Türkiye siyasetine zarar verir.

23 Mayıs 2026 00:35

Faruk Çakır

Kâğıt Kaleme Dönüş

Dünya ülkeleri "daha iyi bir eğitim" için projeler geliştirmeye çalışıyor. Bir dönem hızlı bir şekilde "dijital"e geçilmesi savunulmuş olsa da son zamanlarda yapılan çağrılar, "kitap ve kaleme dönüş" olarak yorumlanabilir. Liberal Parti'nin eğitim sözcüsü Joar Forsell, "Çocukların ihtiyacı olan bilgiyi kazanmalarını istiyorsanız, gerçek kitap okumaları, gerçek bir kâğıda yazmaları ve kâğıt üstündeki gerçek sayılarla işlem yapmaları çok daha iyidir" demiş. Nitekim resmi verilere göre 2015 yılı itibarıyla, devlet liselerinde okuyan öğrencilerin %80'inin bir dijital cihaza bireysel erişimi varmış. (bbc.com, 19 Nisan 2026) Gelinen noktada Liberal Parti'nin eğitim sözcüsü Joar Forsell, "(Öğrencileri) Ekranlardan olabildiğince kurtulmaya çalışıyoruz. Yaş arttıkça kullanım da biraz artabilir, ama özellikle küçük yaşlarda bence hiçbir şekilde ekran kullanmamalıyız" kanaatine sahip.

22 Mayıs 2026 00:19

Faruk Çakır

İtalya Kadar Olamadık Mı?

2 milyar Müslümanın yaşadığı ve aynı zamanda bazı "çok zengin İslâm ülkeleri" olduğu halde Müslümanların hem ekonomik hem de siyasî sıkıntılarla boğuşması hakikaten ibretlik bir durum. Hatırlanacağı üzere Peygamberimiz Hz. Muhammed'in (asm) "Komşusu açken tok yatan bizden değildir" demiştir. Gelen haberlere göre İtalya'da başta USB sendikası olmak üzere birçok sivil toplum kuruluşunun "Her şeyi bloke ediyoruz" çağrısıyla, artan hayat pahalığını protesto etmek, izlenen savaş politikaları ile eğitim ve sağlık yerine silahlanmaya yapılan yatırımlara karşı çıkmak, İsrail'in Filistinlilere yönelik soykırımına "dur" demek için birçok şehirde genel grev kapsamında gösteriler yapılmış. Tabiî ki Filistin ve Gazze'ye destek oldukları için İtalya'daki cesur insanları tebrik ederken; İslâm dünyasındaki "görmedim, duymadım, bilmiyorum" tavrı sergileyenlerin de kınamak icap eder.

21 Mayıs 2026 01:03

Faruk Çakır

Doğru Yöne, Akıllıca Yürü

Ne var ki "hızlı karar"lar alınınca ekseriyetle "yanlış yol"lara gidilme ihtimali artar. "Hızlı karar almak" ya da "Yavaş karar almak" tartışmasına Almanya Başbakanı Friedrcih Merz de katılmış. (dw.com, 15 Mayıs 2026) Ülkemizde de "öcü" olarak gösterilen koalisyonlar konusun da görüşünü açıklayan Merz, demokraside görüş ayrılıklarının tabii olduğunu belirterek, "Fikir ayrılığı, demokrasinin ayrılmaz bir parçasıdır. Eğer siyasî bir meseleyi tartışmayı bırakırsak, aniden hepimiz hemfikir olursak, o zaman bir terslik var demektir. Belki de şu anda fazla tartışıyor ve yeterince sonuç üretemiyoruz. Bu mümkün" demiş. Almanya Başbakanı Merz'in bir tespiti daha var ki çok mühim: "Diktatörlüklerde işler daha hızlı yürür. Ama genellikle yanlış yönde. Öyleyse demokrasimizle barışalım." Olması gereken doğru yönde, akıllıca yürümektir.

19 Mayıs 2026 00:33

Faruk Çakır

Abdullah Eraçıkbaş Abimizi De Uğurladık

Çeyrek asrı aşan mesai arkadaşlığı sebebiyle anlatılacak çok şey var. Çok yakın zamanda, belki bir hafta önce amcasının oğlu vefat etmişti. Yine yakın zamanda İzmir'de Hasan Şen abimiz vefat etmişti. Her vefat haberi sonunda ölüm üzerine konuşur, bir bakıma "sıra bize geliyor" derdik. Abdullah Abi vefat ettiği gün (15 Mayıs 2026 Cuma) ikindi vaktinde arayıp hâl hatır sorduktan sonra "Cumartesi günü amcaoğlu için Kur'ân okuma ve mevlit merasimi var. Benim oraya katılmam gerekiyor" demişti. "İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn/ Şüphesiz biz Allah'a aidiz ve kuşkusuz O'na döneceğiz" diyerek "Medicana Çamlıca" hastanesine ulaştık. Aile fertlerinde de aldığımız bilgiye göre saat 18:50 gibi kalp krizi geçirmiş, hemen ambulans çağrılmış, gelen ekip evde 15 dakika kadar müdahale etmiş ve hemen hastaneye götürülmüş. Hastanedeki doktorlar da müdaha etmişler ancak emri Hak vaki olmuş ve "ölüm belgesi"ne vefat saati olarak 20:00 yazılmış. Bütün arkadaşları olarak "daha az çalışmasını" teklif etmemize rağmen o "daha çok çalışmayı" tercih etti.

17 Mayıs 2026 00:40

Faruk Çakır

Adaleti Kim Koruyacak?

Onlara göre İslâm'a teslim olmayanları savaşlarla "yol"a getirmek mümkün olur. Başka bazı ülke idarecileri gibi Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo da yaptığı bazı açıklamalarda ağırlıklı olarak "barış" hatırlatması yapar. Akademisyen ve öğrencilere hitap eden Papa 14. Leo, "Son bir yılda dünyadaki ve özellikle Avrupa'daki askerî harcamalarda çok büyük artış oldu. Gerilimleri ve güvensizliği artıran, eğitim ve sağlığa yapılan yatırımları azaltan, diplomasiye güveni boşa çıkaran ve ortak iyiliği umursamayan elitleri zenginleştiren bir silahlanma, 'savunma' olarak anılmamalıdır" demiş.

16 Mayıs 2026 00:24

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha