
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında Beştepe'de gerçekleşen Kabine Toplantısı sona erdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara'da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan-Trump görüşmesi olan toplantı sonrası açıklamalarda bulundu. Hatırlarsanız, Türksat 3A uydusunu 2008 yılında uzaya fırlattığımızda birileri, hep yaptıkları gibi mütekebbir bir edayla yine bize sataşmışlardı. Göktürk-1 ve Göktürk-2 uydularımızla ülkemizin uzaydan yer gözlem ve keşif yeteneklerini artırdık. Farklı ihtiyaçlarımızı giderecek olan İMECE-2 ve İMECE-3 uydularımız ile Göktürk-Y ve Göktürk-3'ün çalışmaları devam ediyor. Bugüne kadar dünyanın dört bir tarafına 140'ın üzerinde deniz platformu ihraç ettik. 20 Haziran'da Türk denizciliğinin eriştiği gurur mertebesine bir kez daha şahitlik ettik. Böylelikle tarihimizde ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç ettik. 23 Haziran'da külliyemizde misafir ettiğimiz Karol Nawrocki ile savunma sanayi alanında iş birliği dâhil pek çok konuyu görüştük. Müteahhitlik firmalarımız, Polonya'da 9 milyar dolar değerinde proje üstlendiler." Rusya - Ukrayna ve İran krizini ele aldık. Bizim tarihimizde ne soykırım vardır, ne katliam vardır, ne zulüm ne de sömürgecilik vardır. Ama biz 86 milyon olarak hepimiz aynı devletin vatandaşıyız, aynı milletin fertleriyiz, aynı vatanın evlatlarıyız.
Kaynak: Posta
30 Haziran 2026 18:56
Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız
Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İsrail'e Soykırım Tepkisi: Bizim Tarihimizde Katliam Yok
Toplantıda, uydu teknolojilerinde Türkiye'nin son yıllarda katettiği mesafeyi gözden geçirme fırsatı bulduklarını vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu: "Bundan 32 yıl önce TÜRKSAT 1-B uydusuyla başlayan uzay maceramız hamdolsun bugün hayal dahi edilmeyecek seviyelere geldi. İnanç, azim ve emekle çalışarak, her cümlesi bilgi, tecrübe ve alın teriyle yazılmış tarihi bir başarı hikayesine imzamızı attık. 32 yıllık bu mücadelenin her aşaması aslında ülkemizde eser ve hizmet siyasetinin hangi engeller aşılarak yürütüldüğünün de hikayesidir. Hatırlarsanız TÜRKSAT 3-A uydusunu 2008 yılında uzaya fırlattığımızda birileri hep yaptıkları gibi mütekebbir bir edayla yine bize sataşmışlardı. Projeyi küçümseyerek, projede eksik, hata, kusur arayarak aslında nasıl bir zihin dünyasına sahip olduklarını da göstermişlerdi. O gün eleştirilen uydumuz yıllardır ülkemize hizmet veriyor." Türkiye'nin uydu alanında yakaladığı ivmeyi 2008'den sonra da devam ettirdiğini anımsatan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "TÜRKSAT 4-A 2014'te, TÜRKSAT 4-B 2015 yılında uzaydaki yerini aldı. 2021 yılında TÜRKSAT 5-A ve TÜRKSAT 5-B'yi fırlatarak aynı sene içinde uzaya iki uydu gönderebilen nadir ülkeler arasına adımızı yazdırdık. Geçen sene ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6-A'yı hizmete aldık. TÜRKSAT 6-A ile haberleşme uydularımızın sayısı 6'ya, uzaydaki uydularımızın toplam mevcudu ise 10'a yükselmiş oldu. GÖKTÜRK 1 ve 2 uydularımızla ülkemizin uzaydan yer gözlem ve keşif yeteneklerini artırdık." Erdoğan, 3 sene önce uzaya gönderilen İMECE uydusuyla görüntü çözünürlüğü, haberleşme hızı ve manevra kabiliyeti açısından yeni bir eşiğin aşıldığına dikkati çekerek, "Çevremizdeki hadiselere baktığımızda şunu çok net görebiliyoruz. İçinde bulunduğumuz çağın öne çıkan karakteri enformasyondur, bilgidir, veridir. İstisnasız tüm devletler enformasyon çağına adapte olabilmek için yoğun bir rekabet içindedir. Sadece devletler değil, büyük şirketler de bu alanda söz sahibi olmaya çalışmaktadır. Devletler ve şirketler arası yarışın kıyasıya yaşandığı alanların başında ise uydu teknolojileri bulunmaktadır. Türkiye olarak biz de bu yarışta hak ettiğimiz yeri almanın gayretindeyiz." dedi. Türkiye'nin kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri olduğunu vurgulayan Erdoğan, şu bilgileri verdi: "Farklı ihtiyaçlarımızı giderecek olan İMECE 2 ve İMECE 3 uydularımız ile GÖKTÜRK-Y ve GÖKTÜRK-3'ün çalışmaları devam ediyor. Ayrıca TÜRKSAT 7-A projemiz, ülkemizin dijital egemenliğini daha da güçlendirecek ve güvenli haberleşme altyapımızı tahkim edecektir. Şurası bir gerçek ki uydu teknolojileri ülkelerin güç bileşenlerinde çarpan etkisine sahiptir. İstihbarattan iletişime, savunma sanayisinden haritalamaya kadar pek çok alanda uydular stratejik rol oynamaktadır. 'Uzayda izi olanın dünyada sözü olur.' düsturuyla hareket eden Türkiye için uydu yeteneklerini geliştirme tercihten öte zorunluluktur. Her ne kadar ufukları burunlarının dibinden öteye geçmeyenler bizim ne yaptığımızı, nasıl bir vizyonla hareket ettiğimizi anlamasalar da biz doğru bildiğimiz yolda sağlam adımlarla yürümeye devam edeceğiz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin gelecek çeyrek asrına, yarım asrına mühür vuracak projelerin hazırlıklarını yürütürken hizmet ve eser siyasetini de sürdürdüklerini dile getirerek, şunları kaydetti: "Son toplantımızdan bu yana Türkiye'nin ve şehirlerimizin kazanç hanesine yeni yatırımlar eklemenin kıvancını yaşadık. Sultan Fatih'in emaneti aziz İstanbul'u kaderine terk etmiyoruz. İşe geç kalmamak için insanların arabalarında uyumak zorunda bırakıldığı İstanbul'un ulaşım altyapısını geliştirmeye devam ediyoruz. 16 istasyon ve 69 kilometre uzunluğa sahip Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Projesi bunlardan biridir. 19 Haziran'da resmi açılışını yaptığımız Halkalı-Arnavutköy kesimiyle bu önemli projeyi hamdolsun tamamlamış olduk. Böylece sadece Türkiye'nin değil, dünyanın en uzun metro hatlarından birini İstanbul'umuzun ve ülkemizin hizmetine sunduk. Yeni hat sayesinde güzergahta bulunan yerleşim birimlerimiz arasındaki seyahat süreleri ciddi oranda azalmıştır. Proje 25 yılda zamandan 117 milyon saat tasarruf sağlarken, ekonomimize 953 milyon avro tutarında katkı yapacaktır. Şu an biri 4,5 kilometre, diğeri 6,3 kilometre uzunluğundaki iki ayrı hattın yapımı devam ediyor. Bu hatların tamamlanmasıyla Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızca İstanbul'da inşa edilen raylı sistemlerin uzunluğu inşallah 191 kilometreye çıkacaktır. Metro hattımızın İstanbul'umuz, ülkemiz ve milletimiz için bir kez daha hayırlı, uğurlu olmasını diliyor, emeği geçenleri tebrik ediyorum." Savunma sanayi alanında yürütülen çalışmalara dikkati çeken ve bu alanda da boş durmadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Altta kalanın canı çıksın' anlayışının egemen olduğu mevcut dünya düzeninde her türlü senaryoya karşı kendimizi hazırlıyoruz. Savunma ihracatında şu anda dünyanın en büyük 11'inci ülkesiyiz." diye konuştu. Polonya ile daha önce belirlenen 10 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşıldığını, yeni hedefin ise 15 milyar dolar olarak belirlendiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Müteahhitlik firmalarımız Polonya'da 9 milyar dolar değerinde proje üstlendiler. İnşallah bu rakamın daha da artacağına inanıyorum. Sayın Cumhurbaşkanı ile ayrıca Rusya-Ukrayna savaşı ve İran krizini ele aldık. Her iki sorunun da adil bir barışla sona ermesi gerektiğine işaret ettik." dedi. Filistin'i tanıyan ülkelerden biri olan Polonya'nın iki devletli çözüme desteğini önemsediklerini, bunun güçlenerek devam etmesini beklediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Şunun da bilinmesinde fayda görüyorum, biz tarihiyle büyük, vicdanıyla büyük bir milletin mensuplarıyız. Asırlar boyunca düşenin elinden tuttuk, başı dara girenin imdadına koştuk. Ülkemize sığınanlara kapılarımızı açtık. Ellerinde çoğu çocuk ve kadın 73 bin masum Gazzelinin kanı olan cinayet şebekesinin ülkemizle ilgili iftiralarını zerre kadar kale almıyoruz. Bizim tarihimizde ne soykırım vardır ne katliam vardır ne zulüm, ne de sömürgecilik vardır. Bizim binlerce yıllık şanlı tarihimizde sadece adalet ve merhamet vardır. Dinine, kökenine, kimliğine bakmadan tüm mazlumlara el uzatma vardır. Engizisyondan ve Nazi zulmünden kaçanlara sahip çıkma erdemi vardır. 'Tahtımı veririm, tacımı veririm ama devletime sığınanları vermem.' diyen kahraman ecdadımızın vakur duruşu vardır. Bunu da en iyi şayet tarihlerine bakarlarsa Gazze'deki barbarlıklarını örtmek için Türkiye'ye ve Türk milletine iftira atanlar bilir." Çatışma, gerilim ve kavga alanlarında değil, milletin müşterek değerleri etrafında siyaset yapan bir kadro olduklarını vurgulayan Erdoğan, "Halkımızla aynı lisanı konuşuyor, aynı gönül diliyle iletişim kuruyor, aynı ufka bakıyoruz. Şunu bir kere daha açıkça ifade etmek isterim, kökenimiz, mezhebimiz, meşrebimiz, hayat tarzımız farklı olabilir ama biz 86 milyon olarak hepimiz aynı devletin vatandaşıyız, aynı milletin fertleriyiz, aynı vatanın evlatlarıyız, hepimiz aynı kilimin desenleriyiz. Her zaman söylüyorum, adımız ne olursa olsun, soyadımız Türkiye Cumhuriyeti'dir." ifadelerini kullandı. Başkanlığın ülke genelindeki 1134 cemevinin aydınlatma giderini karşıladığını, son 3 yılda 695 cemevinin bakım ve onarım işlemleriyle tefrişat alımlarına 800 milyon liralık destek verdiklerini aktaran Erdoğan, şunları kaydetti: "2026'nın ilk çeyreğinde 311 cemevinin taleplerini işleme aldık. Yıl sonuna kadar 500 cemevine bakım, onarım ve tefrişat hizmetleri sunacağız. Deprem bölgemizdeki 113 cemevinin ihtiyaçlarının tamamını karşıladık. Yıkılan veya ağır hasarlı 13 cemevinin ihya ve inşa çalışmalarını da yakın zamanda sona erdireceğiz. Burada şunun da altını çizmek durumundayım, siyaset hem milletin sorunlarına çözüm üretmek hem milleti birleştirmek, bütünleştirmek, müşterekleri çoğaltmak için yapılır. Acıları yarıştırarak, insanlarımızı ayrıştırarak, parti içi iktidar kavgasında rakibine gol atmak için istismar peşinde koşarak siyaset yapılmaz. Ana muhalefet partisi içindeki çatışmanın giderek makul zeminden çıkıp 'kavgada yumruk sayılmaz' mantığına evrilmesi son derece yanlıştır. Bunda Alevi canlarımızın kullanılmak istenmesi çok daha büyük bir yanlıştır. Geçmişte yaşanan acıların mimarı olan ana muhalefet partisinin ülke için bu meselede yapacağı en hayırlı iş, eğer gerçekten cesaretleri varsa kötü sicilleriyle hesaplaşmalarıdır. Alevi vatandaşlarımızın hassasiyeti üzerinden kimse siyaset yapmamalı. Hele hele istismara tevessül etmemelidir. Nifak siyaseti bu ülkeye geçmişte sadece zarar vermiştir. Kutuplaştırma siyaseti bu millete çok büyük acılar yaşatmıştır. Bunların tekrarlanmasına Allah'ın izniyle müsaade etmeyiz. Bin yıllık kardeşliğin örselenmesine, yaralanmasına, zayıflatılmasına göz yummayız. Böyle bir siyasete, ne prim veririz ne de geçit veririz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta "Mah-ı Muharrem Oruç Açma Lokması" programında bir araya geldikleri, aynı muhabbet sofrasını paylaştıkları, aynı duaya amin dedikleri Alevi vatandaşlara teşekkürlerini ileterek, "Peygamber Efendimizin, Allah'ın ayı olarak tarif ettiği, Muharrem ayında tutulan oruçların edilen duaların kabul olmasını niyaz ediyorum. 'Cennet gençlerinin seyyidi' Hz. Hüseyin Efendimizi ve 72 yol arkadaşını, şehadetlerinin 1387'nci sene-i devriyesinde bir kere daha rahmetle, tazimle yad ediyorum. Rabb'im birliğimizi, dirliğimizi, ezeli ve ebedi kardeşliğimizi daim eylesin." ifadelerini kullandı. İşsizlik oranının geçen yılın aynı ayına göre 0,2 puan azaldığını, gençlerde bu oranın 0,7 puanı bulduğunu aktaran Erdoğan, "İstihdam edilenlerin sayısı da bir önceki aya göre 285 bin kişi artarak 32 milyon 463 bin kişiye ulaştı. Dünyada adeta bir kriz fırtınası yaşandığı dönemde işsizlik oranının 37 aydır tek haneli rakamlarda seyretmesini kıymetli buluyoruz." diye konuştu. Bir diğer gurur verici haberin de Fas'ın Tanca şehrinden geldiğini ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti: "Konya Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay, 240 binden fazla yerel yönetimin temsil edildiği Dünya Belediyeler Birliği Başkanlığına seçildi. 7 yıllık yoğun bir diplomasinin sonucunda gelen bu başarının Türkiye'nin uluslararası görünürlüğünü daha da artıracağına inanıyorum. Muhalefet belediyeleri para kuleleriyle, baklava kutularıyla, milyonlarca avroluk rüşvet pazarlıklarıyla gündeme gelirken, bizim belediyelerimizin uluslararası başarılarla gündeme gelmesi ayrıca takdire şayandır, zihniyet ve vizyon farkını ortaya koyan çok önemli bir göstergedir. Her iki başarıda da emeği geçenleri kutluyor, ülkemize, milletimize hayırlı olmasını diliyorum." Venezuela'da yaşanan depremlere değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye olarak ardı ardına meydana gelen iki büyük depremle sarsılan dost Venezuela halkına tüm imkanlarımızla destek oluyoruz." diye konuştu.
30 Haziran 2026 18:30


Reklam Vermek İçin Tıklayınız
İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Binlerce Yıllık Şanlı Tarihimizde Sadece Adalet Ve Merhamet Vardır
Toplantıda, uydu teknolojilerinde Türkiye'nin son yıllarda katettiği mesafeyi gözden geçirme fırsatı bulduklarını vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu: "Bundan 32 yıl önce TÜRKSAT 1-B uydusuyla başlayan uzay maceramız hamdolsun bugün hayal dahi edilmeyecek seviyelere geldi. İnanç, azim ve emekle çalışarak, her cümlesi bilgi, tecrübe ve alın teriyle yazılmış tarihi bir başarı hikayesine imzamızı attık. 32 yıllık bu mücadelenin her aşaması aslında ülkemizde eser ve hizmet siyasetinin hangi engeller aşılarak yürütüldüğünün de hikayesidir. Hatırlarsanız TÜRKSAT 3-A uydusunu 2008 yılında uzaya fırlattığımızda birileri hep yaptıkları gibi mütekebbir bir edayla yine bize sataşmışlardı. Projeyi küçümseyerek, projede eksik, hata, kusur arayarak aslında nasıl bir zihin dünyasına sahip olduklarını da göstermişlerdi. O gün eleştirilen uydumuz yıllardır ülkemize hizmet veriyor." "Uzaydaki uydularımızın toplam sayısı 10'a yükseldi" Türkiye'nin uydu alanında yakaladığı ivmeyi 2008'den sonra da devam ettirdiğini anımsatan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "TÜRKSAT 4-A 2014'te, TÜRKSAT 4-B 2015 yılında uzaydaki yerini aldı. 2021 yılında TÜRKSAT 5-A ve TÜRKSAT 5-B'yi fırlatarak aynı sene içinde uzaya iki uydu gönderebilen nadir ülkeler arasına adımızı yazdırdık. Geçen sene ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6-A'yı hizmete aldık. TÜRKSAT 6-A ile haberleşme uydularımızın sayısı 6'ya, uzaydaki uydularımızın toplam mevcudu ise 10'a yükselmiş oldu. GÖKTÜRK 1 ve 2 uydularımızla ülkemizin uzaydan yer gözlem ve keşif yeteneklerini artırdık." "Yarışta hak ettiğimiz yeri almanın gayretindeyiz" Erdoğan, 3 sene önce uzaya gönderilen İMECE uydusuyla görüntü çözünürlüğü, haberleşme hızı ve manevra kabiliyeti açısından yeni bir eşiğin aşıldığına dikkati çekerek, "Çevremizdeki hadiselere baktığımızda şunu çok net görebiliyoruz. İçinde bulunduğumuz çağın öne çıkan karakteri enformasyondur, bilgidir, veridir. İstisnasız tüm devletler enformasyon çağına adapte olabilmek için yoğun bir rekabet içindedir. Sadece devletler değil, büyük şirketler de bu alanda söz sahibi olmaya çalışmaktadır. Devletler ve şirketler arası yarışın kıyasıya yaşandığı alanların başında ise uydu teknolojileri bulunmaktadır. Türkiye olarak biz de bu yarışta hak ettiğimiz yeri almanın gayretindeyiz." dedi. Türkiye'nin kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri olduğunu vurgulayan Erdoğan, şu bilgileri verdi: "Farklı ihtiyaçlarımızı giderecek olan İMECE 2 ve İMECE 3 uydularımız ile GÖKTÜRK-Y ve GÖKTÜRK-3'ün çalışmaları devam ediyor. Ayrıca TÜRKSAT 7-A projemiz, ülkemizin dijital egemenliğini daha da güçlendirecek ve güvenli haberleşme altyapımızı tahkim edecektir. Şurası bir gerçek ki uydu teknolojileri ülkelerin güç bileşenlerinde çarpan etkisine sahiptir. İstihbarattan iletişime, savunma sanayisinden haritalamaya kadar pek çok alanda uydular stratejik rol oynamaktadır. 'Uzayda izi olanın dünyada sözü olur.' düsturuyla hareket eden Türkiye için uydu yeteneklerini geliştirme tercihten öte zorunluluktur. Her ne kadar ufukları burunlarının dibinden öteye geçmeyenler bizim ne yaptığımızı, nasıl bir vizyonla hareket ettiğimizi anlamasalar da biz doğru bildiğimiz yolda sağlam adımlarla yürümeye devam edeceğiz." "İstanbul'da inşa edilen raylı sistemlerin uzunluğu 191 kilometreye çıkacak" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin gelecek çeyrek asrına, yarım asrına mühür vuracak projelerin hazırlıklarını yürütürken hizmet ve eser siyasetini de sürdürdüklerini dile getirerek, şunları kaydetti: "Son toplantımızdan bu yana Türkiye'nin ve şehirlerimizin kazanç hanesine yeni yatırımlar eklemenin kıvancını yaşadık. Sultan Fatih'in emaneti aziz İstanbul'u kaderine terk etmiyoruz. İşe geç kalmamak için insanların arabalarında uyumak zorunda bırakıldığı İstanbul'un ulaşım altyapısını geliştirmeye devam ediyoruz. 16 istasyon ve 69 kilometre uzunluğa sahip Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Projesi bunlardan biridir. 19 Haziran'da resmi açılışını yaptığımız Halkalı-Arnavutköy kesimiyle bu önemli projeyi hamdolsun tamamlamış olduk. Böylece sadece Türkiye'nin değil, dünyanın en uzun metro hatlarından birini İstanbul'umuzun ve ülkemizin hizmetine sunduk. Yeni hat sayesinde güzergahta bulunan yerleşim birimlerimiz arasındaki seyahat süreleri ciddi oranda azalmıştır. Proje 25 yılda zamandan 117 milyon saat tasarruf sağlarken, ekonomimize 953 milyon avro tutarında katkı yapacaktır. Şu an biri 4,5 kilometre, diğeri 6,3 kilometre uzunluğundaki iki ayrı hattın yapımı devam ediyor. Bu hatların tamamlanmasıyla Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızca İstanbul'da inşa edilen raylı sistemlerin uzunluğu inşallah 191 kilometreye çıkacaktır. Metro hattımızın İstanbul'umuz, ülkemiz ve milletimiz için bir kez daha hayırlı, uğurlu olmasını diliyor, emeği geçenleri tebrik ediyorum." "Savunma ihracatında dünyanın en büyük 11'inci ülkesiyiz" Savunma sanayi alanında yürütülen çalışmalara dikkati çeken ve bu alanda da boş durmadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Altta kalanın canı çıksın' anlayışının egemen olduğu mevcut dünya düzeninde her türlü senaryoya karşı kendimizi hazırlıyoruz. Savunma ihracatında şu anda dünyanın en büyük 11'inci ülkesiyiz." diye konuştu. "Binlerce yıllık şanlı tarihimizde sadece adalet ve merhamet vardır" Filistin'i tanıyan ülkelerden biri olan Polonya'nın iki devletli çözüme desteğini önemsediklerini, bunun güçlenerek devam etmesini beklediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Şunun da bilinmesinde fayda görüyorum, biz tarihiyle büyük, vicdanıyla büyük bir milletin mensuplarıyız. Asırlar boyunca düşenin elinden tuttuk, başı dara girenin imdadına koştuk. Ülkemize sığınanlara kapılarımızı açtık. Ellerinde çoğu çocuk ve kadın 73 bin masum Gazzelinin kanı olan cinayet şebekesinin ülkemizle ilgili iftiralarını zerre kadar kale almıyoruz. Bizim tarihimizde ne soykırım vardır ne katliam vardır ne zulüm, ne de sömürgecilik vardır. Bizim binlerce yıllık şanlı tarihimizde sadece adalet ve merhamet vardır. Dinine, kökenine, kimliğine bakmadan tüm mazlumlara el uzatma vardır. Engizisyondan ve Nazi zulmünden kaçanlara sahip çıkma erdemi vardır. 'Tahtımı veririm, tacımı veririm ama devletime sığınanları vermem.' diyen kahraman ecdadımızın vakur duruşu vardır. Bunu da en iyi şayet tarihlerine bakarlarsa Gazze'deki barbarlıklarını örtmek için Türkiye'ye ve Türk milletine iftira atanlar bilir." "Halkımızla aynı lisanı konuşuyor, aynı gönül diliyle iletişim kuruyor, aynı ufka bakıyoruz" Çatışma, gerilim ve kavga alanlarında değil, milletin müşterek değerleri etrafında siyaset yapan bir kadro olduklarını vurgulayan Erdoğan, "Halkımızla aynı lisanı konuşuyor, aynı gönül diliyle iletişim kuruyor, aynı ufka bakıyoruz. Şunu bir kere daha açıkça ifade etmek isterim, kökenimiz, mezhebimiz, meşrebimiz, hayat tarzımız farklı olabilir ama biz 86 milyon olarak hepimiz aynı devletin vatandaşıyız, aynı milletin fertleriyiz, aynı vatanın evlatlarıyız, hepimiz aynı kilimin desenleriyiz. Her zaman söylüyorum, adımız ne olursa olsun, soyadımız Türkiye Cumhuriyeti'dir." ifadelerini kullandı. "Siyaset milletin sorunlarına çözüm üretmek için yapılır" Başkanlığın ülke genelindeki 1134 cemevinin aydınlatma giderini karşıladığını, son 3 yılda 695 cemevinin bakım ve onarım işlemleriyle tefrişat alımlarına 800 milyon liralık destek verdiklerini aktaran Erdoğan, şunları kaydetti: "2026'nın ilk çeyreğinde 311 cemevinin taleplerini işleme aldık. Yıl sonuna kadar 500 cemevine bakım, onarım ve tefrişat hizmetleri sunacağız. Deprem bölgemizdeki 113 cemevinin ihtiyaçlarının tamamını karşıladık. Yıkılan veya ağır hasarlı 13 cemevinin ihya ve inşa çalışmalarını da yakın zamanda sona erdireceğiz. Burada şunun da altını çizmek durumundayım, siyaset hem milletin sorunlarına çözüm üretmek hem milleti birleştirmek, bütünleştirmek, müşterekleri çoğaltmak için yapılır. Acıları yarıştırarak, insanlarımızı ayrıştırarak, parti içi iktidar kavgasında rakibine gol atmak için istismar peşinde koşarak siyaset yapılmaz. Ana muhalefet partisi içindeki çatışmanın giderek makul zeminden çıkıp 'kavgada yumruk sayılmaz' mantığına evrilmesi son derece yanlıştır. Bunda Alevi canlarımızın kullanılmak istenmesi çok daha büyük bir yanlıştır. Geçmişte yaşanan acıların mimarı olan ana muhalefet partisinin ülke için bu meselede yapacağı en hayırlı iş, eğer gerçekten cesaretleri varsa kötü sicilleriyle hesaplaşmalarıdır. Alevi vatandaşlarımızın hassasiyeti üzerinden kimse siyaset yapmamalı. Hele hele istismara tevessül etmemelidir. Nifak siyaseti bu ülkeye geçmişte sadece zarar vermiştir. Kutuplaştırma siyaseti bu millete çok büyük acılar yaşatmıştır. Bunların tekrarlanmasına Allah'ın izniyle müsaade etmeyiz. Bin yıllık kardeşliğin örselenmesine, yaralanmasına, zayıflatılmasına göz yummayız. Böyle bir siyasete, ne prim veririz ne de geçit veririz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta "Mah-ı Muharrem Oruç Açma Lokması" programında bir araya geldikleri, aynı muhabbet sofrasını paylaştıkları, aynı duaya amin dedikleri Alevi vatandaşlara teşekkürlerini ileterek, "Peygamber Efendimizin, Allah'ın ayı olarak tarif ettiği, Muharrem ayında tutulan oruçların edilen duaların kabul olmasını niyaz ediyorum. 'Cennet gençlerinin seyyidi' Hz. Hüseyin Efendimizi ve 72 yol arkadaşını, şehadetlerinin 1387'nci sene-i devriyesinde bir kere daha rahmetle, tazimle yad ediyorum. Rabb'im birliğimizi, dirliğimizi, ezeli ve ebedi kardeşliğimizi daim eylesin." ifadelerini kullandı. "Türkiye'nin başarı grafiği yükselmeye devam ediyor" Polis Akademisi'nden mezun olan 13 bin 610 öğrencinin mezuniyet törenine 25 Haziran'da katıldıklarını anımsatan Erdoğan, 2025-2026 eğitim, öğretim yılının son günü olan 26 Haziran'da da Marmara Anadolu İmam Hatip Lisesi'nin mezuniyet merasiminde Türkiye'nin yarınlarını inşa edecek gençlerin diploma sevincini paylaştıklarını kaydetti. İşsizlik oranının geçen yılın aynı ayına göre 0,2 puan azaldığını, gençlerde bu oranın 0,7 puanı bulduğunu aktaran Erdoğan, "İstihdam edilenlerin sayısı da bir önceki aya göre 285 bin kişi artarak 32 milyon 463 bin kişiye ulaştı. Dünyada adeta bir kriz fırtınası yaşandığı dönemde işsizlik oranının 37 aydır tek haneli rakamlarda seyretmesini kıymetli buluyoruz." diye konuştu.
30 Haziran 2026 18:28

Kabine Toplantısı Sonrası Önemli Açıklamalar: Tarihimizde Soykırım Yok
Toplantıda, uydu teknolojilerinde Türkiye'nin son yıllarda katettiği mesafeyi gözden geçirme fırsatı bulduklarını vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu: "Bundan 32 yıl önce TÜRKSAT 1-B uydusuyla başlayan uzay maceramız hamdolsun bugün hayal dahi edilmeyecek seviyelere geldi. İnanç, azim ve emekle çalışarak, her cümlesi bilgi, tecrübe ve alın teriyle yazılmış tarihi bir başarı hikayesine imzamızı attık. 32 yıllık bu mücadelenin her aşaması aslında ülkemizde eser ve hizmet siyasetinin hangi engeller aşılarak yürütüldüğünün de hikayesidir. Hatırlarsanız TÜRKSAT 3-A uydusunu 2008 yılında uzaya fırlattığımızda birileri hep yaptıkları gibi mütekebbir bir edayla yine bize sataşmışlardı. Projeyi küçümseyerek, projede eksik, hata, kusur arayarak aslında nasıl bir zihin dünyasına sahip olduklarını da göstermişlerdi. O gün eleştirilen uydumuz yıllardır ülkemize hizmet veriyor." Türkiye'nin uydu alanında yakaladığı ivmeyi 2008'den sonra da devam ettirdiğini anımsatan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "TÜRKSAT 4-A 2014'te, TÜRKSAT 4-B 2015 yılında uzaydaki yerini aldı. 2021 yılında TÜRKSAT 5-A ve TÜRKSAT 5-B'yi fırlatarak aynı sene içinde uzaya iki uydu gönderebilen nadir ülkeler arasına adımızı yazdırdık. Geçen sene ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6-A'yı hizmete aldık. TÜRKSAT 6-A ile haberleşme uydularımızın sayısı 6'ya, uzaydaki uydularımızın toplam mevcudu ise 10'a yükselmiş oldu. GÖKTÜRK 1 ve 2 uydularımızla ülkemizin uzaydan yer gözlem ve keşif yeteneklerini artırdık." Erdoğan, 3 sene önce uzaya gönderilen İMECE uydusuyla görüntü çözünürlüğü, haberleşme hızı ve manevra kabiliyeti açısından yeni bir eşiğin aşıldığına dikkati çekerek, "Çevremizdeki hadiselere baktığımızda şunu çok net görebiliyoruz. İçinde bulunduğumuz çağın öne çıkan karakteri enformasyondur, bilgidir, veridir. İstisnasız tüm devletler enformasyon çağına adapte olabilmek için yoğun bir rekabet içindedir. Sadece devletler değil, büyük şirketler de bu alanda söz sahibi olmaya çalışmaktadır. Devletler ve şirketler arası yarışın kıyasıya yaşandığı alanların başında ise uydu teknolojileri bulunmaktadır. Türkiye olarak biz de bu yarışta hak ettiğimiz yeri almanın gayretindeyiz." dedi. Türkiye'nin kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri olduğunu vurgulayan Erdoğan, şu bilgileri verdi: "Farklı ihtiyaçlarımızı giderecek olan İMECE 2 ve İMECE 3 uydularımız ile GÖKTÜRK-Y ve GÖKTÜRK-3'ün çalışmaları devam ediyor. Ayrıca TÜRKSAT 7-A projemiz, ülkemizin dijital egemenliğini daha da güçlendirecek ve güvenli haberleşme altyapımızı tahkim edecektir. Şurası bir gerçek ki uydu teknolojileri ülkelerin güç bileşenlerinde çarpan etkisine sahiptir. İstihbarattan iletişime, savunma sanayisinden haritalamaya kadar pek çok alanda uydular stratejik rol oynamaktadır. 'Uzayda izi olanın dünyada sözü olur.' düsturuyla hareket eden Türkiye için uydu yeteneklerini geliştirme tercihten öte zorunluluktur. Her ne kadar ufukları burunlarının dibinden öteye geçmeyenler bizim ne yaptığımızı, nasıl bir vizyonla hareket ettiğimizi anlamasalar da biz doğru bildiğimiz yolda sağlam adımlarla yürümeye devam edeceğiz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin gelecek çeyrek asrına, yarım asrına mühür vuracak projelerin hazırlıklarını yürütürken hizmet ve eser siyasetini de sürdürdüklerini dile getirerek, şunları kaydetti: "Son toplantımızdan bu yana Türkiye'nin ve şehirlerimizin kazanç hanesine yeni yatırımlar eklemenin kıvancını yaşadık. Sultan Fatih'in emaneti aziz İstanbul'u kaderine terk etmiyoruz. İşe geç kalmamak için insanların arabalarında uyumak zorunda bırakıldığı İstanbul'un ulaşım altyapısını geliştirmeye devam ediyoruz. 16 istasyon ve 69 kilometre uzunluğa sahip Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Projesi bunlardan biridir. 19 Haziran'da resmi açılışını yaptığımız Halkalı-Arnavutköy kesimiyle bu önemli projeyi hamdolsun tamamlamış olduk. Böylece sadece Türkiye'nin değil, dünyanın en uzun metro hatlarından birini İstanbul'umuzun ve ülkemizin hizmetine sunduk. Yeni hat sayesinde güzergahta bulunan yerleşim birimlerimiz arasındaki seyahat süreleri ciddi oranda azalmıştır. Proje 25 yılda zamandan 117 milyon saat tasarruf sağlarken, ekonomimize 953 milyon avro tutarında katkı yapacaktır. Şu an biri 4,5 kilometre, diğeri 6,3 kilometre uzunluğundaki iki ayrı hattın yapımı devam ediyor. Bu hatların tamamlanmasıyla Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızca İstanbul'da inşa edilen raylı sistemlerin uzunluğu inşallah 191 kilometreye çıkacaktır. Metro hattımızın İstanbul'umuz, ülkemiz ve milletimiz için bir kez daha hayırlı, uğurlu olmasını diliyor, emeği geçenleri tebrik ediyorum." Savunma sanayi alanında yürütülen çalışmalara dikkati çeken ve bu alanda da boş durmadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Altta kalanın canı çıksın' anlayışının egemen olduğu mevcut dünya düzeninde her türlü senaryoya karşı kendimizi hazırlıyoruz. Savunma ihracatında şu anda dünyanın en büyük 11'inci ülkesiyiz." diye konuştu. Polonya ile daha önce belirlenen 10 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşıldığını, yeni hedefin ise 15 milyar dolar olarak belirlendiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Müteahhitlik firmalarımız Polonya'da 9 milyar dolar değerinde proje üstlendiler. İnşallah bu rakamın daha da artacağına inanıyorum. Sayın Cumhurbaşkanı ile ayrıca Rusya-Ukrayna savaşı ve İran krizini ele aldık. Her iki sorunun da adil bir barışla sona ermesi gerektiğine işaret ettik." dedi. Filistin'i tanıyan ülkelerden biri olan Polonya'nın iki devletli çözüme desteğini önemsediklerini, bunun güçlenerek devam etmesini beklediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Şunun da bilinmesinde fayda görüyorum, biz tarihiyle büyük, vicdanıyla büyük bir milletin mensuplarıyız. Asırlar boyunca düşenin elinden tuttuk, başı dara girenin imdadına koştuk. Ülkemize sığınanlara kapılarımızı açtık. Ellerinde çoğu çocuk ve kadın 73 bin masum Gazzelinin kanı olan cinayet şebekesinin ülkemizle ilgili iftiralarını zerre kadar kale almıyoruz. Bizim tarihimizde ne soykırım vardır ne katliam vardır ne zulüm, ne de sömürgecilik vardır. Bizim binlerce yıllık şanlı tarihimizde sadece adalet ve merhamet vardır. Dinine, kökenine, kimliğine bakmadan tüm mazlumlara el uzatma vardır. Engizisyondan ve Nazi zulmünden kaçanlara sahip çıkma erdemi vardır. 'Tahtımı veririm, tacımı veririm ama devletime sığınanları vermem.' diyen kahraman ecdadımızın vakur duruşu vardır. Bunu da en iyi şayet tarihlerine bakarlarsa Gazze'deki barbarlıklarını örtmek için Türkiye'ye ve Türk milletine iftira atanlar bilir." Çatışma, gerilim ve kavga alanlarında değil, milletin müşterek değerleri etrafında siyaset yapan bir kadro olduklarını vurgulayan Erdoğan, "Halkımızla aynı lisanı konuşuyor, aynı gönül diliyle iletişim kuruyor, aynı ufka bakıyoruz. Şunu bir kere daha açıkça ifade etmek isterim, kökenimiz, mezhebimiz, meşrebimiz, hayat tarzımız farklı olabilir ama biz 86 milyon olarak hepimiz aynı devletin vatandaşıyız, aynı milletin fertleriyiz, aynı vatanın evlatlarıyız, hepimiz aynı kilimin desenleriyiz. Her zaman söylüyorum, adımız ne olursa olsun, soyadımız Türkiye Cumhuriyeti'dir." ifadelerini kullandı. Başkanlığın ülke genelindeki 1134 cemevinin aydınlatma giderini karşıladığını, son 3 yılda 695 cemevinin bakım ve onarım işlemleriyle tefrişat alımlarına 800 milyon liralık destek verdiklerini aktaran Erdoğan, şunları kaydetti: "2026'nın ilk çeyreğinde 311 cemevinin taleplerini işleme aldık. Yıl sonuna kadar 500 cemevine bakım, onarım ve tefrişat hizmetleri sunacağız. Deprem bölgemizdeki 113 cemevinin ihtiyaçlarının tamamını karşıladık. Yıkılan veya ağır hasarlı 13 cemevinin ihya ve inşa çalışmalarını da yakın zamanda sona erdireceğiz. Burada şunun da altını çizmek durumundayım, siyaset hem milletin sorunlarına çözüm üretmek hem milleti birleştirmek, bütünleştirmek, müşterekleri çoğaltmak için yapılır. Acıları yarıştırarak, insanlarımızı ayrıştırarak, parti içi iktidar kavgasında rakibine gol atmak için istismar peşinde koşarak siyaset yapılmaz. Ana muhalefet partisi içindeki çatışmanın giderek makul zeminden çıkıp 'kavgada yumruk sayılmaz' mantığına evrilmesi son derece yanlıştır. Bunda Alevi canlarımızın kullanılmak istenmesi çok daha büyük bir yanlıştır. Geçmişte yaşanan acıların mimarı olan ana muhalefet partisinin ülke için bu meselede yapacağı en hayırlı iş, eğer gerçekten cesaretleri varsa kötü sicilleriyle hesaplaşmalarıdır. Alevi vatandaşlarımızın hassasiyeti üzerinden kimse siyaset yapmamalı. Hele hele istismara tevessül etmemelidir. Nifak siyaseti bu ülkeye geçmişte sadece zarar vermiştir. Kutuplaştırma siyaseti bu millete çok büyük acılar yaşatmıştır. Bunların tekrarlanmasına Allah'ın izniyle müsaade etmeyiz. Bin yıllık kardeşliğin örselenmesine, yaralanmasına, zayıflatılmasına göz yummayız. Böyle bir siyasete, ne prim veririz ne de geçit veririz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta "Mah-ı Muharrem Oruç Açma Lokması" programında bir araya geldikleri, aynı muhabbet sofrasını paylaştıkları, aynı duaya amin dedikleri Alevi vatandaşlara teşekkürlerini ileterek, "Peygamber Efendimizin, Allah'ın ayı olarak tarif ettiği, Muharrem ayında tutulan oruçların edilen duaların kabul olmasını niyaz ediyorum. 'Cennet gençlerinin seyyidi' Hz. Hüseyin Efendimizi ve 72 yol arkadaşını, şehadetlerinin 1387'nci sene-i devriyesinde bir kere daha rahmetle, tazimle yad ediyorum. Rabb'im birliğimizi, dirliğimizi, ezeli ve ebedi kardeşliğimizi daim eylesin." ifadelerini kullandı. İşsizlik oranının geçen yılın aynı ayına göre 0,2 puan azaldığını, gençlerde bu oranın 0,7 puanı bulduğunu aktaran Erdoğan, "İstihdam edilenlerin sayısı da bir önceki aya göre 285 bin kişi artarak 32 milyon 463 bin kişiye ulaştı. Dünyada adeta bir kriz fırtınası yaşandığı dönemde işsizlik oranının 37 aydır tek haneli rakamlarda seyretmesini kıymetli buluyoruz." diye konuştu. Bir diğer gurur verici haberin de Fas'ın Tanca şehrinden geldiğini ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti: "Konya Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay, 240 binden fazla yerel yönetimin temsil edildiği Dünya Belediyeler Birliği Başkanlığına seçildi. 7 yıllık yoğun bir diplomasinin sonucunda gelen bu başarının Türkiye'nin uluslararası görünürlüğünü daha da artıracağına inanıyorum. Muhalefet belediyeleri para kuleleriyle, baklava kutularıyla, milyonlarca avroluk rüşvet pazarlıklarıyla gündeme gelirken, bizim belediyelerimizin uluslararası başarılarla gündeme gelmesi ayrıca takdire şayandır, zihniyet ve vizyon farkını ortaya koyan çok önemli bir göstergedir. Her iki başarıda da emeği geçenleri kutluyor, ülkemize, milletimize hayırlı olmasını diliyorum." Venezuela'da yaşanan depremlere değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye olarak ardı ardına meydana gelen iki büyük depremle sarsılan dost Venezuela halkına tüm imkanlarımızla destek oluyoruz." diye konuştu.
30 Haziran 2026 18:33

Kabine Toplantısı Sonrası Önemli Açıklamalar: Tarihimizde Soykırım Yok
Toplantıda, uydu teknolojilerinde Türkiye'nin son yıllarda katettiği mesafeyi gözden geçirme fırsatı bulduklarını vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu: "Bundan 32 yıl önce TÜRKSAT 1-B uydusuyla başlayan uzay maceramız hamdolsun bugün hayal dahi edilmeyecek seviyelere geldi. İnanç, azim ve emekle çalışarak, her cümlesi bilgi, tecrübe ve alın teriyle yazılmış tarihi bir başarı hikayesine imzamızı attık. 32 yıllık bu mücadelenin her aşaması aslında ülkemizde eser ve hizmet siyasetinin hangi engeller aşılarak yürütüldüğünün de hikayesidir. Hatırlarsanız TÜRKSAT 3-A uydusunu 2008 yılında uzaya fırlattığımızda birileri hep yaptıkları gibi mütekebbir bir edayla yine bize sataşmışlardı. Projeyi küçümseyerek, projede eksik, hata, kusur arayarak aslında nasıl bir zihin dünyasına sahip olduklarını da göstermişlerdi. O gün eleştirilen uydumuz yıllardır ülkemize hizmet veriyor." Türkiye'nin uydu alanında yakaladığı ivmeyi 2008'den sonra da devam ettirdiğini anımsatan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "TÜRKSAT 4-A 2014'te, TÜRKSAT 4-B 2015 yılında uzaydaki yerini aldı. 2021 yılında TÜRKSAT 5-A ve TÜRKSAT 5-B'yi fırlatarak aynı sene içinde uzaya iki uydu gönderebilen nadir ülkeler arasına adımızı yazdırdık. Geçen sene ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6-A'yı hizmete aldık. TÜRKSAT 6-A ile haberleşme uydularımızın sayısı 6'ya, uzaydaki uydularımızın toplam mevcudu ise 10'a yükselmiş oldu. GÖKTÜRK 1 ve 2 uydularımızla ülkemizin uzaydan yer gözlem ve keşif yeteneklerini artırdık." Erdoğan, 3 sene önce uzaya gönderilen İMECE uydusuyla görüntü çözünürlüğü, haberleşme hızı ve manevra kabiliyeti açısından yeni bir eşiğin aşıldığına dikkati çekerek, "Çevremizdeki hadiselere baktığımızda şunu çok net görebiliyoruz. İçinde bulunduğumuz çağın öne çıkan karakteri enformasyondur, bilgidir, veridir. İstisnasız tüm devletler enformasyon çağına adapte olabilmek için yoğun bir rekabet içindedir. Sadece devletler değil, büyük şirketler de bu alanda söz sahibi olmaya çalışmaktadır. Devletler ve şirketler arası yarışın kıyasıya yaşandığı alanların başında ise uydu teknolojileri bulunmaktadır. Türkiye olarak biz de bu yarışta hak ettiğimiz yeri almanın gayretindeyiz." dedi. Türkiye'nin kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri olduğunu vurgulayan Erdoğan, şu bilgileri verdi: "Farklı ihtiyaçlarımızı giderecek olan İMECE 2 ve İMECE 3 uydularımız ile GÖKTÜRK-Y ve GÖKTÜRK-3'ün çalışmaları devam ediyor. Ayrıca TÜRKSAT 7-A projemiz, ülkemizin dijital egemenliğini daha da güçlendirecek ve güvenli haberleşme altyapımızı tahkim edecektir. Şurası bir gerçek ki uydu teknolojileri ülkelerin güç bileşenlerinde çarpan etkisine sahiptir. İstihbarattan iletişime, savunma sanayisinden haritalamaya kadar pek çok alanda uydular stratejik rol oynamaktadır. 'Uzayda izi olanın dünyada sözü olur.' düsturuyla hareket eden Türkiye için uydu yeteneklerini geliştirme tercihten öte zorunluluktur. Her ne kadar ufukları burunlarının dibinden öteye geçmeyenler bizim ne yaptığımızı, nasıl bir vizyonla hareket ettiğimizi anlamasalar da biz doğru bildiğimiz yolda sağlam adımlarla yürümeye devam edeceğiz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin gelecek çeyrek asrına, yarım asrına mühür vuracak projelerin hazırlıklarını yürütürken hizmet ve eser siyasetini de sürdürdüklerini dile getirerek, şunları kaydetti: "Son toplantımızdan bu yana Türkiye'nin ve şehirlerimizin kazanç hanesine yeni yatırımlar eklemenin kıvancını yaşadık. Sultan Fatih'in emaneti aziz İstanbul'u kaderine terk etmiyoruz. İşe geç kalmamak için insanların arabalarında uyumak zorunda bırakıldığı İstanbul'un ulaşım altyapısını geliştirmeye devam ediyoruz. 16 istasyon ve 69 kilometre uzunluğa sahip Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Projesi bunlardan biridir. 19 Haziran'da resmi açılışını yaptığımız Halkalı-Arnavutköy kesimiyle bu önemli projeyi hamdolsun tamamlamış olduk. Böylece sadece Türkiye'nin değil, dünyanın en uzun metro hatlarından birini İstanbul'umuzun ve ülkemizin hizmetine sunduk. Yeni hat sayesinde güzergahta bulunan yerleşim birimlerimiz arasındaki seyahat süreleri ciddi oranda azalmıştır. Proje 25 yılda zamandan 117 milyon saat tasarruf sağlarken, ekonomimize 953 milyon avro tutarında katkı yapacaktır. Şu an biri 4,5 kilometre, diğeri 6,3 kilometre uzunluğundaki iki ayrı hattın yapımı devam ediyor. Bu hatların tamamlanmasıyla Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızca İstanbul'da inşa edilen raylı sistemlerin uzunluğu inşallah 191 kilometreye çıkacaktır. Metro hattımızın İstanbul'umuz, ülkemiz ve milletimiz için bir kez daha hayırlı, uğurlu olmasını diliyor, emeği geçenleri tebrik ediyorum." Savunma sanayi alanında yürütülen çalışmalara dikkati çeken ve bu alanda da boş durmadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Altta kalanın canı çıksın' anlayışının egemen olduğu mevcut dünya düzeninde her türlü senaryoya karşı kendimizi hazırlıyoruz. Savunma ihracatında şu anda dünyanın en büyük 11'inci ülkesiyiz." diye konuştu. Polonya ile daha önce belirlenen 10 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşıldığını, yeni hedefin ise 15 milyar dolar olarak belirlendiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Müteahhitlik firmalarımız Polonya'da 9 milyar dolar değerinde proje üstlendiler. İnşallah bu rakamın daha da artacağına inanıyorum. Sayın Cumhurbaşkanı ile ayrıca Rusya-Ukrayna savaşı ve İran krizini ele aldık. Her iki sorunun da adil bir barışla sona ermesi gerektiğine işaret ettik." dedi. Filistin'i tanıyan ülkelerden biri olan Polonya'nın iki devletli çözüme desteğini önemsediklerini, bunun güçlenerek devam etmesini beklediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Şunun da bilinmesinde fayda görüyorum, biz tarihiyle büyük, vicdanıyla büyük bir milletin mensuplarıyız. Asırlar boyunca düşenin elinden tuttuk, başı dara girenin imdadına koştuk. Ülkemize sığınanlara kapılarımızı açtık. Ellerinde çoğu çocuk ve kadın 73 bin masum Gazzelinin kanı olan cinayet şebekesinin ülkemizle ilgili iftiralarını zerre kadar kale almıyoruz. Bizim tarihimizde ne soykırım vardır ne katliam vardır ne zulüm, ne de sömürgecilik vardır. Bizim binlerce yıllık şanlı tarihimizde sadece adalet ve merhamet vardır. Dinine, kökenine, kimliğine bakmadan tüm mazlumlara el uzatma vardır. Engizisyondan ve Nazi zulmünden kaçanlara sahip çıkma erdemi vardır. 'Tahtımı veririm, tacımı veririm ama devletime sığınanları vermem.' diyen kahraman ecdadımızın vakur duruşu vardır. Bunu da en iyi şayet tarihlerine bakarlarsa Gazze'deki barbarlıklarını örtmek için Türkiye'ye ve Türk milletine iftira atanlar bilir." Çatışma, gerilim ve kavga alanlarında değil, milletin müşterek değerleri etrafında siyaset yapan bir kadro olduklarını vurgulayan Erdoğan, "Halkımızla aynı lisanı konuşuyor, aynı gönül diliyle iletişim kuruyor, aynı ufka bakıyoruz. Şunu bir kere daha açıkça ifade etmek isterim, kökenimiz, mezhebimiz, meşrebimiz, hayat tarzımız farklı olabilir ama biz 86 milyon olarak hepimiz aynı devletin vatandaşıyız, aynı milletin fertleriyiz, aynı vatanın evlatlarıyız, hepimiz aynı kilimin desenleriyiz. Her zaman söylüyorum, adımız ne olursa olsun, soyadımız Türkiye Cumhuriyeti'dir." ifadelerini kullandı. Başkanlığın ülke genelindeki 1134 cemevinin aydınlatma giderini karşıladığını, son 3 yılda 695 cemevinin bakım ve onarım işlemleriyle tefrişat alımlarına 800 milyon liralık destek verdiklerini aktaran Erdoğan, şunları kaydetti: "2026'nın ilk çeyreğinde 311 cemevinin taleplerini işleme aldık. Yıl sonuna kadar 500 cemevine bakım, onarım ve tefrişat hizmetleri sunacağız. Deprem bölgemizdeki 113 cemevinin ihtiyaçlarının tamamını karşıladık. Yıkılan veya ağır hasarlı 13 cemevinin ihya ve inşa çalışmalarını da yakın zamanda sona erdireceğiz. Burada şunun da altını çizmek durumundayım, siyaset hem milletin sorunlarına çözüm üretmek hem milleti birleştirmek, bütünleştirmek, müşterekleri çoğaltmak için yapılır. Acıları yarıştırarak, insanlarımızı ayrıştırarak, parti içi iktidar kavgasında rakibine gol atmak için istismar peşinde koşarak siyaset yapılmaz. Ana muhalefet partisi içindeki çatışmanın giderek makul zeminden çıkıp 'kavgada yumruk sayılmaz' mantığına evrilmesi son derece yanlıştır. Bunda Alevi canlarımızın kullanılmak istenmesi çok daha büyük bir yanlıştır. Geçmişte yaşanan acıların mimarı olan ana muhalefet partisinin ülke için bu meselede yapacağı en hayırlı iş, eğer gerçekten cesaretleri varsa kötü sicilleriyle hesaplaşmalarıdır. Alevi vatandaşlarımızın hassasiyeti üzerinden kimse siyaset yapmamalı. Hele hele istismara tevessül etmemelidir. Nifak siyaseti bu ülkeye geçmişte sadece zarar vermiştir. Kutuplaştırma siyaseti bu millete çok büyük acılar yaşatmıştır. Bunların tekrarlanmasına Allah'ın izniyle müsaade etmeyiz. Bin yıllık kardeşliğin örselenmesine, yaralanmasına, zayıflatılmasına göz yummayız. Böyle bir siyasete, ne prim veririz ne de geçit veririz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta "Mah-ı Muharrem Oruç Açma Lokması" programında bir araya geldikleri, aynı muhabbet sofrasını paylaştıkları, aynı duaya amin dedikleri Alevi vatandaşlara teşekkürlerini ileterek, "Peygamber Efendimizin, Allah'ın ayı olarak tarif ettiği, Muharrem ayında tutulan oruçların edilen duaların kabul olmasını niyaz ediyorum. 'Cennet gençlerinin seyyidi' Hz. Hüseyin Efendimizi ve 72 yol arkadaşını, şehadetlerinin 1387'nci sene-i devriyesinde bir kere daha rahmetle, tazimle yad ediyorum. Rabb'im birliğimizi, dirliğimizi, ezeli ve ebedi kardeşliğimizi daim eylesin." ifadelerini kullandı. İşsizlik oranının geçen yılın aynı ayına göre 0,2 puan azaldığını, gençlerde bu oranın 0,7 puanı bulduğunu aktaran Erdoğan, "İstihdam edilenlerin sayısı da bir önceki aya göre 285 bin kişi artarak 32 milyon 463 bin kişiye ulaştı. Dünyada adeta bir kriz fırtınası yaşandığı dönemde işsizlik oranının 37 aydır tek haneli rakamlarda seyretmesini kıymetli buluyoruz." diye konuştu. Bir diğer gurur verici haberin de Fas'ın Tanca şehrinden geldiğini ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti: "Konya Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay, 240 binden fazla yerel yönetimin temsil edildiği Dünya Belediyeler Birliği Başkanlığına seçildi. 7 yıllık yoğun bir diplomasinin sonucunda gelen bu başarının Türkiye'nin uluslararası görünürlüğünü daha da artıracağına inanıyorum. Muhalefet belediyeleri para kuleleriyle, baklava kutularıyla, milyonlarca avroluk rüşvet pazarlıklarıyla gündeme gelirken, bizim belediyelerimizin uluslararası başarılarla gündeme gelmesi ayrıca takdire şayandır, zihniyet ve vizyon farkını ortaya koyan çok önemli bir göstergedir. Her iki başarıda da emeği geçenleri kutluyor, ülkemize, milletimize hayırlı olmasını diliyorum." Venezuela'da yaşanan depremlere değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye olarak ardı ardına meydana gelen iki büyük depremle sarsılan dost Venezuela halkına tüm imkanlarımızla destek oluyoruz." diye konuştu.
30 Haziran 2026 18:33

Erdoğan'dan İsrail'in 1915 Kararına Tepki: 73 Bin Gazzeli'nin Kanı Olan Cinayet Şebekesinin İftirasını Kale Almıyoruz
Toplantıda, uydu teknolojilerinde Türkiye'nin son yıllarda katettiği mesafeyi gözden geçirme fırsatı bulduklarını vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu: "Bundan 32 yıl önce TÜRKSAT 1-B uydusuyla başlayan uzay maceramız hamdolsun bugün hayal dahi edilmeyecek seviyelere geldi. İnanç, azim ve emekle çalışarak, her cümlesi bilgi, tecrübe ve alın teriyle yazılmış tarihi bir başarı hikayesine imzamızı attık. 32 yıllık bu mücadelenin her aşaması aslında ülkemizde eser ve hizmet siyasetinin hangi engeller aşılarak yürütüldüğünün de hikayesidir. Hatırlarsanız TÜRKSAT 3-A uydusunu 2008 yılında uzaya fırlattığımızda birileri hep yaptıkları gibi mütekebbir bir edayla yine bize sataşmışlardı. Projeyi küçümseyerek, projede eksik, hata, kusur arayarak aslında nasıl bir zihin dünyasına sahip olduklarını da göstermişlerdi. O gün eleştirilen uydumuz yıllardır ülkemize hizmet veriyor." Türkiye'nin uydu alanında yakaladığı ivmeyi 2008'den sonra da devam ettirdiğini anımsatan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "TÜRKSAT 4-A 2014'te, TÜRKSAT 4-B 2015 yılında uzaydaki yerini aldı. 2021 yılında TÜRKSAT 5-A ve TÜRKSAT 5-B'yi fırlatarak aynı sene içinde uzaya iki uydu gönderebilen nadir ülkeler arasına adımızı yazdırdık. Geçen sene ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6-A'yı hizmete aldık. TÜRKSAT 6-A ile haberleşme uydularımızın sayısı 6'ya, uzaydaki uydularımızın toplam mevcudu ise 10'a yükselmiş oldu. GÖKTÜRK 1 ve 2 uydularımızla ülkemizin uzaydan yer gözlem ve keşif yeteneklerini artırdık." Erdoğan, 3 sene önce uzaya gönderilen İMECE uydusuyla görüntü çözünürlüğü, haberleşme hızı ve manevra kabiliyeti açısından yeni bir eşiğin aşıldığına dikkati çekerek, "Çevremizdeki hadiselere baktığımızda şunu çok net görebiliyoruz. İçinde bulunduğumuz çağın öne çıkan karakteri enformasyondur, bilgidir, veridir. İstisnasız tüm devletler enformasyon çağına adapte olabilmek için yoğun bir rekabet içindedir. Sadece devletler değil, büyük şirketler de bu alanda söz sahibi olmaya çalışmaktadır. Devletler ve şirketler arası yarışın kıyasıya yaşandığı alanların başında ise uydu teknolojileri bulunmaktadır. Türkiye olarak biz de bu yarışta hak ettiğimiz yeri almanın gayretindeyiz." dedi. Türkiye'nin kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri olduğunu vurgulayan Erdoğan, şu bilgileri verdi: "Farklı ihtiyaçlarımızı giderecek olan İMECE 2 ve İMECE 3 uydularımız ile GÖKTÜRK-Y ve GÖKTÜRK-3'ün çalışmaları devam ediyor. Ayrıca TÜRKSAT 7-A projemiz, ülkemizin dijital egemenliğini daha da güçlendirecek ve güvenli haberleşme altyapımızı tahkim edecektir. Şurası bir gerçek ki uydu teknolojileri ülkelerin güç bileşenlerinde çarpan etkisine sahiptir. İstihbarattan iletişime, savunma sanayisinden haritalamaya kadar pek çok alanda uydular stratejik rol oynamaktadır. 'Uzayda izi olanın dünyada sözü olur.' düsturuyla hareket eden Türkiye için uydu yeteneklerini geliştirme tercihten öte zorunluluktur. Her ne kadar ufukları burunlarının dibinden öteye geçmeyenler bizim ne yaptığımızı, nasıl bir vizyonla hareket ettiğimizi anlamasalar da biz doğru bildiğimiz yolda sağlam adımlarla yürümeye devam edeceğiz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin gelecek çeyrek asrına, yarım asrına mühür vuracak projelerin hazırlıklarını yürütürken hizmet ve eser siyasetini de sürdürdüklerini dile getirerek, şunları kaydetti: "Son toplantımızdan bu yana Türkiye'nin ve şehirlerimizin kazanç hanesine yeni yatırımlar eklemenin kıvancını yaşadık. Sultan Fatih'in emaneti aziz İstanbul'u kaderine terk etmiyoruz. İşe geç kalmamak için insanların arabalarında uyumak zorunda bırakıldığı İstanbul'un ulaşım altyapısını geliştirmeye devam ediyoruz. 16 istasyon ve 69 kilometre uzunluğa sahip Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Projesi bunlardan biridir. 19 Haziran'da resmi açılışını yaptığımız Halkalı-Arnavutköy kesimiyle bu önemli projeyi hamdolsun tamamlamış olduk. Böylece sadece Türkiye'nin değil, dünyanın en uzun metro hatlarından birini İstanbul'umuzun ve ülkemizin hizmetine sunduk. Yeni hat sayesinde güzergahta bulunan yerleşim birimlerimiz arasındaki seyahat süreleri ciddi oranda azalmıştır. Proje 25 yılda zamandan 117 milyon saat tasarruf sağlarken, ekonomimize 953 milyon avro tutarında katkı yapacaktır. Şu an biri 4,5 kilometre, diğeri 6,3 kilometre uzunluğundaki iki ayrı hattın yapımı devam ediyor. Bu hatların tamamlanmasıyla Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızca İstanbul'da inşa edilen raylı sistemlerin uzunluğu inşallah 191 kilometreye çıkacaktır. Metro hattımızın İstanbul'umuz, ülkemiz ve milletimiz için bir kez daha hayırlı, uğurlu olmasını diliyor, emeği geçenleri tebrik ediyorum." Savunma sanayi alanında yürütülen çalışmalara dikkati çeken ve bu alanda da boş durmadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Altta kalanın canı çıksın' anlayışının egemen olduğu mevcut dünya düzeninde her türlü senaryoya karşı kendimizi hazırlıyoruz. Savunma ihracatında şu anda dünyanın en büyük 11'inci ülkesiyiz." diye konuştu. Polonya ile daha önce belirlenen 10 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşıldığını, yeni hedefin ise 15 milyar dolar olarak belirlendiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Müteahhitlik firmalarımız Polonya'da 9 milyar dolar değerinde proje üstlendiler. İnşallah bu rakamın daha da artacağına inanıyorum. Sayın Cumhurbaşkanı ile ayrıca Rusya-Ukrayna savaşı ve İran krizini ele aldık. Her iki sorunun da adil bir barışla sona ermesi gerektiğine işaret ettik." dedi. Filistin'i tanıyan ülkelerden biri olan Polonya'nın iki devletli çözüme desteğini önemsediklerini, bunun güçlenerek devam etmesini beklediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Şunun da bilinmesinde fayda görüyorum, biz tarihiyle büyük, vicdanıyla büyük bir milletin mensuplarıyız. Asırlar boyunca düşenin elinden tuttuk, başı dara girenin imdadına koştuk. Ülkemize sığınanlara kapılarımızı açtık. Ellerinde çoğu çocuk ve kadın 73 bin masum Gazzelinin kanı olan cinayet şebekesinin ülkemizle ilgili iftiralarını zerre kadar kale almıyoruz. Bizim tarihimizde ne soykırım vardır ne katliam vardır ne zulüm, ne de sömürgecilik vardır. Bizim binlerce yıllık şanlı tarihimizde sadece adalet ve merhamet vardır. Dinine, kökenine, kimliğine bakmadan tüm mazlumlara el uzatma vardır. Engizisyondan ve Nazi zulmünden kaçanlara sahip çıkma erdemi vardır. 'Tahtımı veririm, tacımı veririm ama devletime sığınanları vermem.' diyen kahraman ecdadımızın vakur duruşu vardır. Bunu da en iyi şayet tarihlerine bakarlarsa Gazze'deki barbarlıklarını örtmek için Türkiye'ye ve Türk milletine iftira atanlar bilir." Çatışma, gerilim ve kavga alanlarında değil, milletin müşterek değerleri etrafında siyaset yapan bir kadro olduklarını vurgulayan Erdoğan, "Halkımızla aynı lisanı konuşuyor, aynı gönül diliyle iletişim kuruyor, aynı ufka bakıyoruz. Şunu bir kere daha açıkça ifade etmek isterim, kökenimiz, mezhebimiz, meşrebimiz, hayat tarzımız farklı olabilir ama biz 86 milyon olarak hepimiz aynı devletin vatandaşıyız, aynı milletin fertleriyiz, aynı vatanın evlatlarıyız, hepimiz aynı kilimin desenleriyiz. Her zaman söylüyorum, adımız ne olursa olsun, soyadımız Türkiye Cumhuriyeti'dir." ifadelerini kullandı. Başkanlığın ülke genelindeki 1134 cemevinin aydınlatma giderini karşıladığını, son 3 yılda 695 cemevinin bakım ve onarım işlemleriyle tefrişat alımlarına 800 milyon liralık destek verdiklerini aktaran Erdoğan, şunları kaydetti: "2026'nın ilk çeyreğinde 311 cemevinin taleplerini işleme aldık. Yıl sonuna kadar 500 cemevine bakım, onarım ve tefrişat hizmetleri sunacağız. Deprem bölgemizdeki 113 cemevinin ihtiyaçlarının tamamını karşıladık. Yıkılan veya ağır hasarlı 13 cemevinin ihya ve inşa çalışmalarını da yakın zamanda sona erdireceğiz. Burada şunun da altını çizmek durumundayım, siyaset hem milletin sorunlarına çözüm üretmek hem milleti birleştirmek, bütünleştirmek, müşterekleri çoğaltmak için yapılır. Acıları yarıştırarak, insanlarımızı ayrıştırarak, parti içi iktidar kavgasında rakibine gol atmak için istismar peşinde koşarak siyaset yapılmaz. Ana muhalefet partisi içindeki çatışmanın giderek makul zeminden çıkıp 'kavgada yumruk sayılmaz' mantığına evrilmesi son derece yanlıştır. Bunda Alevi canlarımızın kullanılmak istenmesi çok daha büyük bir yanlıştır. Geçmişte yaşanan acıların mimarı olan ana muhalefet partisinin ülke için bu meselede yapacağı en hayırlı iş, eğer gerçekten cesaretleri varsa kötü sicilleriyle hesaplaşmalarıdır. Alevi vatandaşlarımızın hassasiyeti üzerinden kimse siyaset yapmamalı. Hele hele istismara tevessül etmemelidir. Nifak siyaseti bu ülkeye geçmişte sadece zarar vermiştir. Kutuplaştırma siyaseti bu millete çok büyük acılar yaşatmıştır. Bunların tekrarlanmasına Allah'ın izniyle müsaade etmeyiz. Bin yıllık kardeşliğin örselenmesine, yaralanmasına, zayıflatılmasına göz yummayız. Böyle bir siyasete, ne prim veririz ne de geçit veririz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta "Mah-ı Muharrem Oruç Açma Lokması" programında bir araya geldikleri, aynı muhabbet sofrasını paylaştıkları, aynı duaya amin dedikleri Alevi vatandaşlara teşekkürlerini ileterek, "Peygamber Efendimizin, Allah'ın ayı olarak tarif ettiği, Muharrem ayında tutulan oruçların edilen duaların kabul olmasını niyaz ediyorum. 'Cennet gençlerinin seyyidi' Hz. Hüseyin Efendimizi ve 72 yol arkadaşını, şehadetlerinin 1387'nci sene-i devriyesinde bir kere daha rahmetle, tazimle yad ediyorum. Rabb'im birliğimizi, dirliğimizi, ezeli ve ebedi kardeşliğimizi daim eylesin." ifadelerini kullandı. İşsizlik oranının geçen yılın aynı ayına göre 0,2 puan azaldığını, gençlerde bu oranın 0,7 puanı bulduğunu aktaran Erdoğan, "İstihdam edilenlerin sayısı da bir önceki aya göre 285 bin kişi artarak 32 milyon 463 bin kişiye ulaştı. Dünyada adeta bir kriz fırtınası yaşandığı dönemde işsizlik oranının 37 aydır tek haneli rakamlarda seyretmesini kıymetli buluyoruz." diye konuştu.
30 Haziran 2026 23:47

Erdoğan'dan İsrail'e 'Soykırım' Tepkisi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ellerinde çoğu çocuk ve kadın 73 bin masum Gazzelinin kanı olan cinayet şebekesinin ülkemizle ilgili iftiralarını zerre kadar kale almıyoruz. Bizim tarihimizde ne soykırım vardır ne katliam vardır ne zulüm ne de sömürgecilik vardır" dedi. Erdoğan, "Bundan 32 yıl önce Türksat-1B uydusu ile başlayan uzay maceramız bugün hayal dahi edilemeyecek seviyelere geldi. İnançla, azimle, emekle çalışarak her cümlesi bilgi, tecrübe ve alın teriyle yazılmış tarihi bir başarı hikayesine imzamızı attık. 32 yıllık bu mücadelenin her aşaması aslında ülkemizde eser ve hizmet siyasetinin hangi engeller aşılarak yürütüldüğünün de hikayesidir. Hatırlarsanız Türksat 3A uydusunu 2008 yılında uzaya fırlattığımızda birileri hep yaptıkları gibi mütekebbir bir eda ile yine bize sataşmışlardır. Projeyi küçümseyerek projede eksik, hata, kusur arayarak aslında nasıl bir zihin dünyasına sahip olduklarını da göstermişlerdi. O gün eleştirilen uydumuz yıllardır ülkemize hizmet veriyor" dedi. 2021 yılında Türksat-5A ve Türksat-5B'yi fırlatarak aynı sene içinde uzaya iki uydu gönderebilen nadir ülkeler arasına adımızı yazdırdık. 'BİZİM TARİHİMİZDE TÜM MAZLUMLARA EL UZATMA VARDIR' Erdoğan, "Biz tarihiyle büyük, vicdanıyla büyük bir milletin mensuplarıyız. Asırlar boyunca düşenin elinden tuttuk, başı dara girenin imdadına koştuk, ülkemize sığınanlara kapılarımızı açtık. Ellerinde çoğu çocuk ve kadın 73 bin masum Gazzelinin kanı olan cinayet şebekesinin ülkemizle ilgili iftiralarını zerre kadar kale almıyoruz. Bizim tarihimizde ne soykırım vardır ne katliam vardır ne zulüm ne de sömürgecilik vardır. Bizim binlerce yıllık şanlı tarihimizde sadece adalet ve merhamet vardır. Dinine, kökenine, kimliğine bakmadan tüm mazlumlara el uzatma vardır. Engizisyondan ve Nazi zulmünden kaçanlara sahip çıkma erdemi vardır. 'Tahtımı veririm, tacımı veririm ama devletime sığınanları vermem' diyen kahraman ecdadımızın vakur duruşu vardır" dedi. 'HİÇBİR İNSANIMIZI DİĞERİNDEN AYIRMADIK' Cumhurbaşkanı Erdoğan çatışma, gerilim ve kavga alanlarında değil, milletin müşterek değerleri etrafında siyaset yapan bir kadro olduklarını dile getirerek, "Halkımızla aynı lisanı konuşuyor, aynı gönül diliyle iletişim kuruyor, aynı ufka bakıyoruz. Kökenimiz, mezhebimiz, meşrebimiz, hayat tarzımız farklı olabilir ama biz 86 milyon olarak hepimiz aynı devletin vatandaşıyız, aynı milletin fertleriyiz, aynı vatanın evlatlarıyız, hepimiz aynı kilimin desenleriyiz. Her zaman söylüyorum, adımız ne olursa olsun, soyadımız Türkiye Cumhuriyeti'dir. Türkiye'yi yönetme sorumluluğunu devre aldığımız ilk günden itibaren hiçbir insanımızı diğerinden ayırmadık. Bilhassa Alevi canlarımızla çok yakından ve samimiyetle ilgilendik. Cumhuriyet tarihinde daha önce hiç atılmayan, gündeme dahi gelmeyen reformları biz hayata geçirdik. Herkesin kendi kimliğini ifade etmesinin, kendi kültürünü, kendi yaşam tarzını, kendi inancını özgürce yaşamasının önünü açtık. 2022'de kurduğumuz Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığımızla çok önemli bir ihtiyacı kurumsal anlamda gidermiş olduk. Başkanlığımız ülkemiz genelindeki bin 134 Cemevi'nin aydınlatma giderini karşılıyor. Son 3 yılda 695 Cemevi'nin bakım ve onarım işlemleriyle tefrişat alımlarına 800 milyon liralık destek verdik. 2026'nun ilk çeyreğinde 311 Cemevi'nin taleplerini işleme aldık. Yıl sonuna kadar 500 Cemevi'ne bakım, onarım ve tefrişat hizmetleri sunacağız. Deprem bölgemizdeki 113 Cemevi'nin ihtiyaçlarının tamamını karşıladık. Yıkılan veya ağır hasarlı 13 Cemevi'nin ihya ve inşa çalışmalarını da yakın zamanda sona erdireceğiz" ifadelerini kullandı. 'NE PRİM NE DE GEÇİT VERİRİZ' Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Siyaset hem milletin sorunlarına çözüm üretmek, hem milleti birleştirmek, bütünleştirmek, müşterekleri çoğaltmak için yapılır. Acıları yarıştırarak, insanlarımızı ayrıştırarak, parti içi iktidar kavgasında rakibine gol atmak için istismar peşinde koşarak siyaset yapılmaz. Ana Muhalefet Partisi içindeki çatışmanın giderek makul zeminden çıkıp kavgada 'yumruk sayılmaz' mantığına evrilmesi son derece yanlıştır. Bunda Alevi canlarımızın kullanılmak istenmesi ise çok daha büyük bir yanlıştır. Geçmişte yaşanan acıların mimarı olan Ana Muhalefet Partisi'nin ülke için bu meselede yapacağı en hayırlı iş eğer gerçekten cesaretleri varsa kötü sicilleriyle hesaplaşmalarıdır. Alevi vatandaşlarımızın hassasiyeti üzerinden kimse siyaset yapmamalı. Hele hele istismara tevessül etmemelidir. Nifak siyaseti bu ülkeye geçmişte sadece zarar vermiştir. Kutuplaştırma siyaseti bu millete çok büyük acılar yaşatmıştır. Bunların tekrarlanmasına Allah'ın izniyle müsaade etmeyiz. Bin yıllık kardeşliğin örselenmesine, yaralanmasına, zayıflatılmasına göz yummayız. Böyle bir siyasete ne prim veririz ne de geçit veririz." Türkiye İstatistik Kurumu'nun Mayıs ayına ilişkin açıkladığı iş gücü istatistiklerine ilişkin Erdoğan, "İşsizlik oranı mayıs ayında bir önceki ay ile aynı seviyeyi koruyarak yüzde 8,2 olarak gerçekleşti. İşsizlik oranı geçen yılın aynı ayına göre 0,2 puan azalırken gençlerde bu oran 0,7 puanı buldu. İstihdam edilenlerin sayısı da bir önceki aya göre 285 bin kişi artarak 32 milyon 463 bin kişiye ulaştı. Dünyada adeta bir kriz fırtınası yaşandığı dönemde işsizlik oranının 37 aydır tek haneli rakamlarda seyretmesini kıymetli buluyoruz" dedi. 'TAKDİRE ŞAYANDIR' Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay'ın 240 binden fazla yerel yönetimin temsil edildiği Dünya Belediyeler Birliği başkanlığına seçildiğini hatırlatan Erdoğan, "7 yıllık yoğun bir diplomasinin sonucunda gelen bu başarının Türkiye'nin uluslararası görünürlüğünü daha da artıracağına inanıyorum. Muhalefet belediyeleri para kuleleriyle, baklava kutularıyla milyonlarca avroluk rüşvet pazarlıklarıyla gündeme gelirken bizim belediyelerimizin uluslararası başarılarla gündeme gelmesi ayrıca takdire şayandır. Zihniyet ve vizyon farkını ortaya koyan çok önemli bir göstergedir" dedi. '75 PERSONELİMİZ VENEZUELA'YA ULAŞTI' Erdoğan, depremden etkilenen Venezuela halkına tüm imkanlarla destek olunduğunu kaydederek, "AFAD koordinasyonunda Milli Savunma Bakanlığımızla iş birliği içinde iki askeri nakliye uçağımızı afet bölgesine süratle sevk ettik.
30 Haziran 2026 21:15

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Önemli Açıklamalar
Cumhurbaşkanı, "Parti içi iktidar kavgasında rakibine gol atmak için istismar peşinde koşarak siyaset yapılması, ana muhalefet partisi içindeki çatışmanın giderek makul zeminden çıkıp kavgada yumruk sayılmaz mantığına evrilmesi son derece yanlıştır" ifadelerini kullandı. Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle: "Hatırlarsanız, TÜRKSAT-3A uydusunu 2008 yılında uzaya fırlattığımızda birileri hep yaptıkları gibi bir eda ile yine bize sataşmışlardı. Projeyi küçümseyerek, projede eksik, hata, kusur arayarak aslında nasıl bir zihin dünyasına sahip olduklarını da göstermişlerdi. Uydumuz yıllardır ülkemize hizmet veriyor. Uydu alanında yakaladığımız ivmeyi 2008'den sonra da devam ettirdik. TÜRKSAT-4B ise 2015 yılında uzaydaki yerini aldı. 2021 yılında TÜRKSAT-5A ve TÜRKSAT-5B'yi fırlatarak aynı sene içinde uzaya iki uydu gönderebilen nadir ülkeler arasına adımızı yazdırdık. Geçen sene ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz Türksat-6A'yı hizmete aldık. 6A ile birlikte haberleşme uydularımızın sayısı 6'ya, uzaydaki uydularımızın toplam mevcudu ise 10'a yükselmiş oldu. Çevremizdeki hadiselere baktığımızda şunu çok net görebiliyoruz. İçinde bulunduğumuz çağın öne çıkan karakteri enformasyondur, bilgidir, veridir. İstisnasız tüm devletler enformasyon çağına adapte olabilmek için yoğun bir rekabet içindedir. Sadece devletler değil, büyük şirketler de bu alanda söz sahibi olmaya çalışmaktadır. Türkiye olarak biz de bu yarışta hak ettiğimiz yeri almanın gayretindeyiz. Sultan Fatih'in emaneti Aziz İstanbul'u kaderine terk etmiyoruz. İşe geç kalmamak için arabalarında uyumak zorunda bırakılan İstanbullunun ulaşım altyapısını geliştirmeye devam ediyoruz. 16 istasyon ve 69 kilometre uzunluğa sahip Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Projesi bunlardan biridir. 19 Haziran'da resmi açılışını yaptığımız Halkalı-Anavutköy kesimiyle bu önemli projeyi hamdolsun tamamlamış olduk. Böylece sadece Türkiye'nin değil dünyanın en uzun metro hatlarından birini İstanbul'umuzun ve ülkemizin hizmetine sunduk. Yeni hat sayesinde güzergahta bulunan yerleşim birimlerimiz arasındaki seyahat süreleri ciddi oranda azalmıştır. Proje 25 yılda zamandan 117 milyon saat tasarruf sağlarken ekonomimize dolayı 953 milyon avro tutarında katkı yapacaktır. Şu an biri 4,5 kilometre, diğeri 6,3 kilometre uzunluğundaki iki ayrın hattın yapımı devam ediyor. Bu hatların tamamlanmasıyla Ulaştırma Bakanlığımızca İstanbul'da inşa edilen raylı sistemlerin uzunluğu inşallah 191 kilometreye çıkacaktır. Ulaştırmanın yanı sıra savunma sanayii alanında da boş durmuyoruz. Altta kalanın canı çıksın anlayışının egemen olduğu mevcut dünya düzeninde her türlü senaryoya karşı kendimizi hazırlıyoruz. Savunma ihracatında şu anda dünyanın en büyük 11. ülkesiyiz. Diğer alanlarda olduğu gibi askeri gemi inşasında da tarihimizin en parlak günlerini yaşıyoruz. Bugüne kadar dünyanın dört bir tarafına 140'ın üzerinde deniz platformu ihraç ettik. Şu anda 50'den fazla savaş gemisi tersanelerimizde imal ediliyor. 20 Haziran'da Türk denizciliğinin eriştiği gurur mertebesine bir kez daha şahitlik ettik. İstanbul'da düzenlediğimiz törende kendi kabiliyetlerimizle geliştirdiğimiz korveti Romanya Deniz Kuvvetleri'ne teslim ettik. "TARİHİMİZDE SADECE ADALET VE MERHAMET VARDIR" Şunun da bilinmesinde fayda görüyorum. Biz tarihiyle büyük, vicdanıyla büyük bir milletin mensuplarıyız. Asırlar boyunca düşenin elinden tuttuk, başı dara girenin imdadına koştuk, ülkemize sığınanlara kapılarımızı açtık. Ellerinde çoğu çocuk ve kadın 73 bin masum Gazzelinin kanı olan cinayet şebekesinin ülkemizle ilgili iftiralarına zerre kadar kaale almıyoruz. Bizim tarihimizde ne soykırım vardır, ne katliam vardır, ne zulüm, ne de sömürgecilik vardır. Bizim binlerce yıllık şanlı tarihimizde sadece adalet ve merhamet vardır. Dinine, kökenine, kimliğine bakmadan tüm mazlumlara el uzatma vardır. Engizisyondan ve nazi zulmünden kaçanlara sahip çıkma erdemi vardır. Tahtımı veririm, tacımı veririm ama devletime sığınanları vermem diyen kahraman ecdadımızın vakur duruşu vardır. Aziz milletim biz çatışma, gerilim ve kavga alanlarında değil, milletin müşterek değerleri etrafında siyaset yapan bir kadroyuz. Halkımızla aynı lisanı konuşuyor, aynı gönül diliyle iletişim kuruyor, aynı ufka bakıyoruz. Şunu bir kere daha açıkça ifade etmek isterim. Kökenimiz, mezhebimiz, meşrebimiz, hayat tarzımız farklı olabilir. Ama biz 86 milyon olarak hepimiz aynı devletin vatandaşıyız, aynı milletin fertleriyiz, aynı vatanın evlatlarıyız. Hepimiz aynı kilimin desenleriyiz. "HİÇBİR İNSANIMIZI DİĞERİNDEN AYIRMADIK" Her zaman söylüyorum adımız ne olursa olsun, soyadımız Türkiye Cumhuriyeti'dir. Türkiye'yi yönetme sorumluluğunu devraldığımız ilk günden itibaren hiçbir insanımızı diğerinden ayırmadık. Cumhuriyet tarihinde daha önce hiç atılmayan, gündeme dahi gelmeyen reformları biz hayata geçirdik. Herkesin kendi kimliğini ifade etmesinin kendi kültürünü, kendi yaşam tarzını, kendi inancını özgürce yaşamasının önünü açtık. 2022'de kurduğumuz Alevi Bektaşi Kültür ve Cem Evi Başkanlığımızla çok önemli bir ihtiyacı kurumsal anlamda gidermiş olduk. Başkanlığımız, ülkemiz genelindeki 1134 Cem Evi'nin aydınlatma giderini karşılıyor. Son 3 yılda 695 cemevinin bakım ve onarım işlemleriyle tefrişat alımlarına 800 milyon liralık destek verdik. 2026'nın ilk çeyreğinde 311 cemevinin taleplerini işleme aldık. Burada şunun da altını çizmek durumundayım; siyaset hem milletin sorunlarına çözüm üretmek, hem milleti birleştirmek, bütünleştirmek, müşterekleri çoğaltmak için yapılır. Acıları yarıştırarak, insanlarımızı ayrıştırarak, parti içi iktidar kavgasında rakibine gol atmak için istismar peşinde koşarak siyaset yapılması, ana muhalefet partisi içindeki çatışmanın giderek makul zeminden çıkıp kavgada yumruk sayılmaz mantığına evrilmesi son derece yanlıştır. Bunda Alevi canlarımızın kullanılmak istenmesi ise çok daha büyük bir yanlıştır. Geçmişte yaşanan acıların mimarı olan ana muhalefet partisinin ülke için bu meselede yapacağı en hayırlı iş eğer gerçekten cesaretleri varsa kötü sicilleriyle hesaplaşmalarıdır. Alevi vatandaşlarımızın hassasiyeti üzerinden kimse siyaset yapmamalı. Hele hele istismara tevessül etmemelidir. Nifak siyaseti bu ülkeye geçmişte sadece zarar vermiştir. Kutuplaştırma siyaseti bu millete çok büyük acılar yaşatmıştır. Bin yıllık kardeşliğin örselenmesine, yaralanmasına, zayıflatılmasına göz yummayız. Böyle bir siyasete ne prim veririz ne de geçit veririz. Bugün biliyorsunuz Türkiye İstatistik Kurumu Mayıs ayına ilişkin iş gücü istatistiklerini açıkladı. İşsizlik oranı Mayıs ayında bir önceki ay ile aynı seviyeyi koruyarak %8,2 olarak gerçekleşti. İşsizlik oranı geçen yılın aynı ayına göre,2 puan azalırken gençlerde bu oran 0,7 puanı buldu. İstihdam edilenlerin sayısı da bir önceki aya göre 285 bin kişi artarak 32 milyon 463 bin kişiye ulaştı. Dünyada adeta bir kriz fırtınası yaşandığı dönemde işsizlik oranının 37 aydır tek haneli rakamlarda seyretmesini kıymetli buluyoruz." Editör: SİNEM GÖNEN
30 Haziran 2026 18:59

Bakanlar Kurulu Toplantısı Sona Erdi! Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Açıklama
Erdoğan'ın konuşması şu şekilde: "İnançla, azimle ve emekle çalışarak her cümlesi bilgi, tecrübe ve alın teriyle yazılmış tarihi bir başarı hikâyesine dönüştü. 32 yıllık bu mücadelenin her aşaması, aslında ülkemizde eser ve hizmet siyasetinin hangi engeller aşılarca yürütüldüğünün de hikâyesidir. Hatırlarsanız, Türksat 3A uydusunu 2008 yılında uzaya fırlattığımızda birileri, hep yaptıkları gibi mütekebbir bir edayla yine bize sataşmışlardı. Projeyi küçümseyerek, projede eksik, hata ve kusur arayarak aslında nasıl bir zihin dünyasına sahip olduklarını da göstermişlerdi. "O dönem eleştirilen uydumuz, yıllardır ülkemize hizmet veriyor. Türksat 4A 2014'te, Türksat 4B ise 2015 yılında uzaydaki yerini aldı. Geçen sene ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz Türksat 6A'yı hizmete aldık. Göktürk 1 ve 2 uydularımızla ülkemizin uzaydan yer gözlem ve keşif yeteneklerini artırdık. "İçinde bulunduğumuz çağın öne çıkan karakteri enformasyondur, bilgidir. İstisnasız tüm devletler, enformasyon çağına adapte olabilmek için yoğun bir rekabet içindedir. Sadece devletler değil, büyük şirketler de bu alanda söz sahibi olmaya çalışmaktadır. Devletler ve şirketler arasındaki yarışın kıyasıya yaşandığı alanların başında ise uydu teknolojileri bulunmaktadır. Türkiye olarak hak ettiğimiz yeri almanın gayretindeyiz. Şu an kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biriyiz. Farklı ihtiyaçlarımızı giderecek olan İMECE-2 ve İMECE-3 uydularımız ile Göktürk-Y ve Göktürk-3'ün çalışmaları devam ediyor. Türksat 7A projemiz, ülkemizin dijital egemenliğini daha da güçlendirecek ve güvenli haberleşme altyapımızı tahkim edecektir. Şurası bir gerçek ki uydu teknolojileri, ülkelerin güç bileşenlerinde çarpan etkisine sahiptir. İstihbarattan iletişime, savunma sanayiinden haritalamaya kadar pek çok alanda uydular stratejik rol oynamaktadır. 'Uzayda izi olanın dünyada sözü olur' düsturuyla hareket eden Türkiye için uydu yeteneklerini geliştirmek, tercihten öte bir zorunluluktur. Her ne kadar ufukları burunlarının dibinden öteye geçmeyenler bizim ne yaptığımızı, nasıl bir vizyonla hareket ettiğimizi anlamasalar da biz doğru bildiğimiz yolda sağlam adımlarla yürümeye devam edeceğiz. "Türkiye'nin gelecek çeyrek asrına, hatta yarım asrına mühür vuracak projelerin hazırlıklarını yürütürken hizmet ve eser siyasetimizi de sürdürüyoruz. 19 Haziran'da resmî açılışını yaptığımız Halkalı-Arnavutköy kesimiyle bu önemli projeyi hamdolsun tamamlamış olduk. Şu an biri 4,5 kilometre, diğeri 6,3 kilometre uzunluğundaki iki ayrı hattın yapımı devam ediyor. "Savunma sanayi alanında da boş durmuyoruz. "Altta kalanın canı çıksın" anlayışının egemen olduğu mevcut dünya düzeninde her türlü senaryoya karşı kendimizi hazırlıyoruz. Savunma ihracatında şu anda dünyanın en büyük 11 ülkesiyiz. Diğer alanlarda olduğu gibi askeri gemi inşasında da tarihimizin en parlak günlerini yaşıyoruz. Bugüne kadar dünyanın dört bir tarafına 140'ın üzerinde deniz platformu ihraç ettik. Şu anda 50'den fazla savaş gemisi tersanelerimizde imal ediliyor. 20 Haziran'da Türk denizciliğinin eriştiği gurur verici seviyeye bir kez daha şahitlik ettik. İstanbul'da düzenlediğimiz törende, kendi kabiliyetlerimizle geliştirdiğimiz Hisar sınıfı korveti Romanya Deniz Kuvvetleri'ne teslim ettik. Aynı törende Koçhisar Açık Deniz Karakol Gemimiz de donanmamızın envanterine dâhil oldu. Böylelikle tarihimizde ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç ettik. "23 Haziran'da Külliyemizde misafir ettiğimiz Polonya Cumhurbaşkanı ile savunma sanayi alanında iş birliği dâhil pek çok konuyu görüştük. Sayın Cumhurbaşkanı ile ayrıca Rusya-Ukrayna Savaşı'nı ve İran krizini ele aldık. "Bizim tarihimizde ne soykırım vardır, ne katliam vardır, ne zulüm ne de sömürgecilik vardır. Binlerce yıllık tarihimizde sadece adalet ve merhamet vardır. Dinine, kökenine, kimliğine bakmadan tüm mazlumlara el uzatma vardır. Engizisyondan ve Nazi zulmünden kaçanlara sahip çıkma erdemi vardır. "Tacımı veririm ama devletime sığınanları vermem." diyen kahraman ecdadımızın vakur duruşu vardır. Bunu da en iyi, şayet tarihlerine bakarlarsa, Gazze'deki barbarlıklarını örtmek için Türkiye'ye ve Türk milletine iftira atanlar bilir. Biz çatışma, gerilim ve kavga alanlarında değil, milletin müşterek değerleri etrafında siyaset yapan bir kadroyuz. Halkımızla aynı lisanı konuşuyor, aynı gönül diliyle iletişim kuruyor, aynı ufka bakıyoruz. Kökenimiz, mezhebimiz, hayat tarzımız farklı olabilir. Ama biz, 86 milyon olarak hepimiz aynı devletin vatandaşıyız. Aynı milletin fertleri, aynı vatanın evlatlarıyız. Hepimiz aynı kilimin desenleriyiz. Her zaman söylüyorum: Adımız ne olursa olsun, soyadımız Türkiye Cumhuriyeti'dir. Türkiye'yi yönetme sorumluluğunu devraldığımız ilk günden itibaren hiçbir insanımızı diğerinden ayırmadık. "Bilhassa Alevi canlarımızla çok yakından ve samimiyetle ilgilendik. 2022'de kurduğumuz Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ile çok önemli bir ihtiyacı kurumsal anlamda gidermiş olduk. "2026 yılının ilk çeyreğinde 311 cemevinin taleplerini işleme aldık. Yıl sonuna kadar 500 cemevine bakım, onarım ve tefrişat hizmetleri sunacağız. Deprem bölgemizdeki 113 cemevinin ihtiyaçlarının tamamını karşıladık. Yıkılan veya ağır hasarlı 13 cemevinin ihya ve inşa çalışmalarını da yakın zamanda sona erdireceğiz. "Burada şunun da altını çizmek durumundayım: Siyaset, milletin sorunlarına çözüm üretmek, milleti birleştirmek, bütünleştirmek ve müşterekleri çoğaltmak için yapılır. Kutuplaştırma siyaseti bu millete çok büyük acılar yaşatmıştır."
30 Haziran 2026 18:22

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Chp'deki Çatışma Makul Zeminden Çıktı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde toplanan Kabine sona erdi. Erdoğan, "Ana muhalefet partisi içindeki çatışmanın giderek makul zeminden çıkıp, 'Kavgada yumruk sayılmaz.' mantığına evrilmesi son derece yanlıştır" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara'da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan-Trump görüşmesi olan toplantı sonrası açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: Bundan 32 yıl önce TÜRKSAT 1/B uydusuyla başlayan uzay maceramız bugün hayal dahi edilemeyecek seviyelere geldi. "GÖKTÜRK 1 VE 2 UYDULARIMIZLA ÜLKEMİZİN UZAYDAN KEŞİF YETENEKLERİNİ ARTIRDIK" Geçen sene ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6'A'yı hizmete aldık. Haberleşme uydularımızın sayısı 6'ya toplam uydularımızın mevcudu ise 10'a yükselmiş oldu. İMECE 2 ve İMECE 3 uydularımız GÖKTÜRK 3'ün çalışmaları devam ediyor. "TÜRKİYE'NİN VE ŞEHİRLERİMİZE YENİ YATIRIMLAR EKLEMENİN KIVANCINI YAŞADIK" Türkiye'nin gelecek çeyrek asrına, yarım asrına mühür vuracak projelerin hazırlıklarını yürütürken hizmet ve eser siyasetimizi de sürdürüyoruz. "SAVUNMA İHRACATINDA DÜNYANIN EN BÜYÜK 11. ÜLKESİYİZ" Ulaştırmanın yanı sıra savunma sanayi alanında da boş durmuyoruz. 20 Haziran'da Türk denizciliğinin eriştiği gurur mertebesine birkez daha şahitlik ettik. 23 Haziran'da külliyemizde misafir ettiğimiz Polonya Cumhurbaşkanı ile savunma sanayi alanında işbirliği dahil pekçok konuyu görüştük. "73 BİN MASUM GAZZELİNİN KANI OLAN CİNAYET ŞEBEKESİNİN ÜLKEMİZLE İLGİLİ İFTİRALARINI ZERRE KADAR KAALE ALMIYORUZ" Biz tarihiyle büyük vicdanıyla büyük bir milletin mensuplarıyız. Ama biz 86 milyon olarak hepimiz aynı devletin vatandaşıyız aynı milletin fertleriyiz aynı vatanın evlatlarıyız. "SON 3 YILDA 695 CEMEVİNİN BAKIM VE ONARIM İŞLEMLERİNİNE 800 MİLYON LİRA DESTEK VERDİK" Bilhassa Alevi canlarımızla ve samimiyetle ilgilendik. "ANA MUHALEFET MAKUL ZEMİNDEN ÇIKTI" Acıları yarıştırarak, insanlarımızı ayrıştırarak parti içi iktidar kavgasında rakibine gol atmak için istismar peşinde koşarak siyaset yapılmaz. Hz. Hüseyin Efendimizi ve 72 yol arkadaşını şehadetlerinin 1387. seneyi devriyesinde rahmetle, "İHRACATÇILARIMIZA YENİ İMKANLAR SUNMAYA DA DEVAM EDİYORUZ" Yaz tatiline kavuşma mutluluğuna kavuşan tüm öğrencilerimize keyifli tatil geçirmelerini temenni ediyorum. 2025'te 395,9 milyar dolarla Cumhireyet tarihimizin rekorunu kırdık. Daha önce 4,5 milyar liraya yükselttiğimiz reeskont kredilerinin limitini 5 milyar liraya yükselttik. "MİLLİ İMKANLARLA GELİŞTİRİLEN KALP AKCİĞER MAKİNASI KULLANILARAK İLK KLİNİK AMELİYAT BAŞARIYLA GERÇEKLEŞTİRİLDİ" Bugün TÜİK Mayıs ayına ilişkin işgücü istatistiklerini açıkladı. İşsizlik oranı yüzde 8,2 olarak gerçekleşti. İşsizlik oranı geçen yılın aynı ayına göre 0,2 puan azalırken gençlerde bu oran 0,7 puanı buldu. İstihdam edilenlerin sayısı 285 bin kişi artarak 32 milyon 463 bin kişiye ulaştı. 7 yıllık yoğun diplomasinin sonucunda gelen bu başarının Türkiye'nin uluslararası görünürlüğünü artıracağına inanıyorum. "2 ASKERİ NAKLİYE UÇAĞIMIZI AFET BÖLGESİNE SÜRATLE SEVK ETTİK" Türkiye olarak ardı ardına meydana gelen iki büyük depemle sarsılan dost Venezuela halkına tüm imkanlarımızla destek oluyoruz. Toplam 75 personelimiz, 6 arama kurtarma köpeğimiz ile Venezuela'ya ulaştı ve çalışmalarına başladı.
30 Haziran 2026 18:36

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bizim Tarihimizde Ne Soykırım Vardır Ne Katliam Vardır
Cumhurbaşkanı Erdoğan, uydu alanında yakaladıkları ivmeyi 2008'den sonra da devam ettirdiklerini kaydederek, "Türksat-4A 2004'te, Türksat-4B ise 2015 yılında uzaydaki yerini aldı. 2021 yılında Türksat-5A ve Türksat-5B'yi fırlatarak aynı sene içinde uzaya iki uydu gönderebilen nadir ülkeler arasına adımızı yazdırdık. Geçen sene ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz Türksat-6A'yı hizmete aldık. Türksat-6A ile birlikte haberleşme uydularımızın sayısı 6'ya, uzaydaki uydularımızın toplam mevcudu ise 10'a yükselmiş oldu. Göktürk-1 ve 2 uydularımızla ülkemizin uzaydan yer gözlem ve keşif yeteneklerini artırdık. 3 sene önce uzaya gönderdiğimiz İmece uydusu ile görüntü çözünürlüğü, haberleşme hızı ve manevra kabiliyeti açısından yeni bir eşiği aştık. Çevremizdeki hadiselere baktığımızda şunu çok net görebiliyoruz, içinde bulunduğumuz çağın öne çıkan karakteri enformasyondur, bilgidir, veridir. İstisnasız tüm devletler enformasyon çağına adapte olabilmek için yoğun bir rekabet içindedir. Sadece devletler değil, büyük şirketler de bu alanda söz sahibi olmaya çalışmaktadır. Devletler ve şirketler arası yarışın kıyasıya yaşandığı alanların başında ise uydu teknolojileri bulunmaktadır. Türkiye olarak biz de bu yarışta hak ettiğimiz yeri almanın gayretindeyiz. Şu an kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biriyiz. Farklı ihtiyaçlarımızı giderecek olan İmece-2 ve İmece-3 uydularımız ile Göktürk-Y ve Göktürk-3'ün çalışmaları devam ediyor. Ayrıca Türksat 7A projemiz ülkemizin dijital egemenliğini daha da güçlendirecek ve güvenli haberleşme altyapımızı tahkim edecektir. Şurası bir gerçek ki uydu teknolojileri ülkelerin güç bileşenlerinde çarpan etkisine sahiptir. İstihbarattan iletişime, savunma sanayiinden haritalamaya kadar pek çok alanda uydular stratejik rol oynamaktadır. Uzayda izi olanın dünyada sözü olur düsturuyla hareket eden Türkiye için uydu yeteneklerini geliştirmek, tercihten öte zorunluluktur. Her ne kadar ufukları burunlarının dibinden öteye geçmeyenler bizim ne yaptığımızı, nasıl bir vizyonla hareket ettiğimizi anlamasalar da biz doğru bildiğimiz yolda sağlam adımlarla yürümeye devam edeceğiz" diye konuştu. Erdoğan, "Biz tarihiyle büyük, vicdanıyla büyük bir milletin mensuplarıyız. Asırlar boyunca düşenin elinden tuttuk, başı dara girenin imdadına koştuk, ülkemize sığınanlara kapılarımızı açtık. Ellerinde çoğu çocuk ve kadın 73 bin masum Gazzelinin kanı olan cinayet şebekesinin ülkemizle ilgili iftiralarını zerre kadar kale almıyoruz. Bizim tarihimizde ne soykırım vardır ne katliam vardır ne zulüm ne de sömürgecilik vardır. Bizim binlerce yıllık şanlı tarihimizde sadece adalet ve merhamet vardır. Dinine, kökenine, kimliğine bakmadan tüm mazlumlara el uzatma vardır. Engizisyondan ve Nazi zulmünden kaçanlara sahip çıkma erdemi vardır. 'Tahtımı veririm, tacımı veririm ama devletime sığınanları vermem' diyen kahraman ecdadımızın vakur duruşu vardır" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan çatışma, gerilim ve kavga alanlarında değil, milletin müşterek değerleri etrafında siyaset yapan bir kadro olduklarını dile getirerek, "Halkımızla aynı lisanı konuşuyor, aynı gönül diliyle iletişim kuruyor, aynı ufka bakıyoruz. Kökenimiz, mezhebimiz, meşrebimiz, hayat tarzımız farklı olabilir ama biz 86 milyon olarak hepimiz aynı devletin vatandaşıyız, aynı milletin fertleriyiz, aynı vatanın evlatlarıyız, hepimiz aynı kilimin desenleriyiz. Her zaman söylüyorum, adımız ne olursa olsun, soyadımız Türkiye Cumhuriyeti'dir. Türkiye'yi yönetme sorumluluğunu devre aldığımız ilk günden itibaren hiçbir insanımızı diğerinden ayırmadık. Bilhassa Alevi canlarımızla çok yakından ve samimiyetle ilgilendik. Cumhuriyet tarihinde daha önce hiç atılmayan, gündeme dahi gelmeyen reformları biz hayata geçirdik. Herkesin kendi kimliğini ifade etmesinin, kendi kültürünü, kendi yaşam tarzını, kendi inancını özgürce yaşamasının önünü açtık. 2022'de kurduğumuz Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığımızla çok önemli bir ihtiyacı kurumsal anlamda gidermiş olduk. Başkanlığımız ülkemiz genelindeki bin 134 Cemevi'nin aydınlatma giderini karşılıyor. Son 3 yılda 695 Cemevi'nin bakım ve onarım işlemleriyle tefrişat alımlarına 800 milyon liralık destek verdik. 2026'nun ilk çeyreğinde 311 Cemevi'nin taleplerini işleme aldık. Yıl sonuna kadar 500 Cemevi'ne bakım, onarım ve tefrişat hizmetleri sunacağız. Deprem bölgemizdeki 113 Cemevi'nin ihtiyaçlarının tamamını karşıladık. Yıkılan veya ağır hasarlı 13 Cemevi'nin ihya ve inşa çalışmalarını da yakın zamanda sona erdireceğiz" ifadelerini kullandı. Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Siyaset hem milletin sorunlarına çözüm üretmek, hem milleti birleştirmek, bütünleştirmek, müşterekleri çoğaltmak için yapılır. Acıları yarıştırarak, insanlarımızı ayrıştırarak, parti içi iktidar kavgasında rakibine gol atmak için istismar peşinde koşarak siyaset yapılmaz. Ana Muhalefet Partisi içindeki çatışmanın giderek makul zeminden çıkıp kavgada 'yumruk sayılmaz' mantığına evrilmesi son derece yanlıştır. Bunda Alevi canlarımızın kullanılmak istenmesi ise çok daha büyük bir yanlıştır. Geçmişte yaşanan acıların mimarı olan Ana Muhalefet Partisi'nin ülke için bu meselede yapacağı en hayırlı iş eğer gerçekten cesaretleri varsa kötü sicilleriyle hesaplaşmalarıdır. Alevi vatandaşlarımızın hassasiyeti üzerinden kimse siyaset yapmamalı. Hele hele istismara tevessül etmemelidir. Nifak siyaseti bu ülkeye geçmişte sadece zarar vermiştir. Kutuplaştırma siyaseti bu millete çok büyük acılar yaşatmıştır. Bunların tekrarlanmasına Allah'ın izniyle müsaade etmeyiz. Bin yıllık kardeşliğin örselenmesine, yaralanmasına, zayıflatılmasına göz yummayız. Böyle bir siyasete ne prim veririz ne de geçit veririz." Türkiye İstatistik Kurumu'nun Mayıs ayına ilişkin açıkladığı iş gücü istatistiklerine ilişkin Erdoğan, "İşsizlik oranı mayıs ayında bir önceki ay ile aynı seviyeyi koruyarak yüzde 8,2 olarak gerçekleşti. İşsizlik oranı geçen yılın aynı ayına göre 0,2 puan azalırken gençlerde bu oran 0,7 puanı buldu. İstihdam edilenlerin sayısı da bir önceki aya göre 285 bin kişi artarak 32 milyon 463 bin kişiye ulaştı. Dünyada adeta bir kriz fırtınası yaşandığı dönemde işsizlik oranının 37 aydır tek haneli rakamlarda seyretmesini kıymetli buluyoruz" dedi.
30 Haziran 2026 20:53

Erdoğan'dan İsrail'e Tepki: Tarihimizde Sadece Adalet Ve Merhamet Var
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, İsrail hükümetinin sözde Ermeni soykırımı iddialarını tanıma kararına sert tepki gösterirken "Bizim binlerce yıllık şanlı tarihimizde sadece adalet ve merhamet vardır. Dinine, kökenine, kimliğine bakmadan tüm mazlumlara el uzatma vardır. Engizisyondan ve Nazi zulmünden kaçanlara sahip çıkma erdemi vardır" dedi. CUMHURBAŞKANI Tayyip Erdoğan, Beştepe'deki Kabine Toplantısı'nın ardından özetle şu açıklamaları yaptı: "Biz tarihiyle büyük, vicdanıyla büyük bir milletin mensuplarıyız. Asırlar boyunca düşenin elinden tuttuk, başı dara girenin imdadına koştuk, ülkemize sığınanlara kapılarımızı açtık. Ellerinde çoğu çocuk ve kadın, 73 bin masum Gazzelinin kanı olan cinayet şebekesinin ülkemizle ilgili iftiralarını zerre kadar kale almıyoruz. Bizim tarihimizde ne soykırım vardır, ne katliam vardır, ne zulüm, ne de sömürgecilik vardır. Bizim binlerce yıllık şanlı tarihimizde sadece adalet ve merhamet vardır. Dinine, kökenine, kimliğine bakmadan tüm mazlumlara el uzatma vardır. Engizisyondan ve Nazi zulmünden kaçanlara sahip çıkma erdemi vardır. 'Tahtımı veririm, tacımı veririm ama devletime sığınanları vermem' diyen kahraman ecdadımızın vakur duruşu vardır. Bunu da en iyi şayet tarihlerine bakarlarsa, Gazze'deki barbarlıklarını örtmek için Türkiye'ye ve Türk milletine iftira atanlar bilir. Biz, çatışma, gerilim ve kavga alanlarında değil, milletin müşterek değerleri etrafında siyaset yapan bir kadroyuz. Halkımızla aynı lisanı konuşuyor, aynı gönül diliyle iletişim kuruyor, aynı ufka bakıyoruz. Kökenimiz, mezhebimiz, meşrebimiz, hayat tarzımız farklı olabilir. Ama biz 86 milyon olarak hepimiz aynı devletin vatandaşıyız, aynı milletin fertleriyiz, aynı vatanın evlatlarıyız, hepimiz aynı kilimin desenleriyiz. Her zaman söylüyorum, adımız ne olursa olsun, soyadımız Türkiye Cumhuriyeti'dir. Türkiye'yi yönetme sorumluluğunu devraldığımız ilk günden itibaren hiçbir insanımızı diğerinden ayırmadık. Bilhassa Alevi canlarımızla çok yakından ve samimiyetle ilgilendik. Cumhuriyet tarihinde daha önce hiç atılmayan, gündeme dahi gelmeyen reformları biz hayata geçirdik. Herkesin kendi kimliğini ifade etmesinin, kendi kültürünü, kendi yaşam tarzını, kendi inancını özgürce yaşamasının önünü açtık. 2022'de kurduğumuz Alevi Bektaşi Kültür ve Cem Evi Başkanlığımızla çok önemli bir ihtiyacı kurumsal anlamda gidermiş olduk. Başkanlığımız ülkemiz genelindeki 1134 cemevinin aydınlatma giderini karşılıyor. Son 3 yılda 695 cemevinin bakım ve onarım işlemleriyle tefrişat alımlarına 800 milyon liralık destek verdik. 2026'nun ilk çeyreğinde 311 cemevinin taleplerini işleme aldık. Yılsonuna kadar 500 cemevine bakım, onarım ve tefrişat hizmetleri sunacağız. Deprem bölgemizdeki 113 cemevinin ihtiyaçlarının tamamını karşıladık. Yıkılan veya ağır hasarlı 13 cemevinin ihya ve inşa çalışmalarını da yakın zamanda sona erdireceğiz. Siyaset hem milletin sorunlarına çözüm üretmek, hem milleti birleştirmek, bütünleştirmek, müşterekleri çoğaltmak için yapılır. Acıları yarıştırarak, insanlarımızı ayrıştırarak, parti içi iktidar kavgasında rakibine gol atmak için istismar peşinde koşarak siyaset yapılması, ana muhalefet partisi içindeki çatışmanın giderek makul zeminden çıkıp kavgada yumruk sayılmaz mantığına evrilmesi son derece yanlıştır. Bunda Alevi canlarımızın kullanılmak istenmesi ise çok daha büyük bir yanlıştır. Geçmişte yaşanan acıların mimarı olan ana muhalefet partisinin ülke için bu meselede yapacağı en hayırlı iş eğer gerçekten cesaretleri varsa kötü sicilleriyle hesaplaşmalarıdır." Alevi vatandaşlarımızın hassasiyeti üzerinden kimse siyaset yapmamalı. Kutuplaştırma siyaseti bu millete çok büyük acılar yaşatmıştır. Hatırlarsanız TurkSat-3A uydusunu 2008 yılında uzaya fırlattığımızda birileri hep yaptıkları gibi bize sataşmışlardı. TurkSat-4A 2004'te, TurkSat-4B ise 2015 yılında uzaydaki yerini aldı. 2021 yılında TurkSat-5A ve TurkSat-5B'yi fırlatarak aynı sene içinde uzaya iki uydu gönderebilen nadir ülkeler arasına adımızı yazdırdık. TurkSat-6A ile birlikte haberleşme uydularımızın sayısı 6'ya, uzaydaki uydularımızın toplam mevcudu ise 10'a yükselmiş oldu. Farklı ihtiyaçlarımızı giderecek İMECE-2 ve İMECE-3 uydularımız ile Göktürk-Y ve Göktürk-3'ün çalışmaları devam ediyor. CUMHURBAŞKANI Tayyip Erdoğan, vefatının 8. yılında Prof. Dr. Fuat Sezgin'i andı. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Erdoğan, "Ortaya koyduğu büyük vizyonla, yaptığı çalışmalarla, müellifi olduğu eserlerle bilimde ve teknolojide bizlere çok önemli bir miras bırakan Prof. Dr. Fuat Sezgin hocamızı ebediyete irtihalinin 8'inci yılında rahmetle yâd ediyorum" dedi.
01 Temmuz 2026 07:00

Kabine Toplantısı Sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kritik Açıklamalar
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın ardından yaptığı açıklamada Türkiye'nin uzay, savunma ve ulaştırma alanındaki yatırımlarına dikkat çekti. Hatırlarsanız, Türksat 3A uydusunu 2008 yılında uzaya fırlattığımızda birileri, hep yaptıkları gibi mütekebbir bir edayla yine bize sataşmışlardı. Türksat 4A 2014'te, Türksat 4B ise 2015 yılında uzaydaki yerini aldı. 2021 yılında Türksat 5A ve Türksat 5B'yi fırlatarak aynı yıl içinde uzaya iki uydu gönderebilen nadir ülkeler arasına adımızı yazdırdık. Geçen sene ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz Türksat 6A'yı hizmete aldık. Göktürk 1 ve 2 uydularımızla ülkemizin uzaydan yer gözlem ve keşif yeteneklerini artırdık. "KENDİ UYDUSUNU ÜRETEBİLEN 11 ÜLKEDEN BİRİYİZ" İçinde bulunduğumuz çağın öne çıkan karakteri enformasyondur, bilgidir. Farklı ihtiyaçlarımızı giderecek olan İMECE-2 ve İMECE-3 uydularımız ile Göktürk-Y ve Göktürk-3'ün çalışmaları devam ediyor. "Uzayda izi olanın dünyada sözü olur" düsturuyla hareket eden Türkiye için uydu yeteneklerini geliştirmek, tercihten öte bir zorunluluktur. "İSTANBUL'U KADERİNE TERK ETMİYORUZ" Türkiye'nin gelecek çeyrek asrına, hatta yarım asrına mühür vuracak projelerin hazırlıklarını yürütürken hizmet ve eser siyasetimizi de sürdürüyoruz. 16 istasyon ve 69 kilometre uzunluğa sahip Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Projesi bunlardan biridir. 19 Haziran'da resmî açılışını yaptığımız Halkalı-Arnavutköy kesimiyle bu önemli projeyi hamdolsun tamamlamış olduk. Proje, 25 yılda zamandan 117 milyon saat tasarruf sağlarken ekonomimize 953 milyon avro tutarında katkı yapacaktır. Şu an biri 4,5 kilometre, diğeri 6,3 kilometre uzunluğundaki iki ayrı hattın yapımı devam ediyor. "Altta kalanın canı çıksın" anlayışının egemen olduğu mevcut dünya düzeninde her türlü senaryoya karşı kendimizi hazırlıyoruz. 20 Haziran'da Türk denizciliğinin eriştiği gurur verici seviyeye bir kez daha şahitlik ettik. "GAZZE'DE SOYKIRIM YAPANLARIN İFTİRALARINI CİDDİYE ALMIYORUZ" 23 Haziran'da Külliyemizde misafir ettiğimiz Polonya Cumhurbaşkanı ile savunma sanayi alanında iş birliği dâhil pek çok konuyu görüştük. Sayın Cumhurbaşkanı ile ayrıca Rusya-Ukrayna Savaşı'nı ve İran krizini ele aldık. "Tacımı veririm ama devletime sığınanları vermem." diyen kahraman ecdadımızın vakur duruşu vardır. Ama biz, 86 milyon olarak hepimiz aynı devletin vatandaşıyız. 2022'de kurduğumuz Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ile çok önemli bir ihtiyacı kurumsal anlamda gidermiş olduk.
30 Haziran 2026 19:06

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Elleri Kanlı Soykırımcıların İftiralarını Zerre Kaale Almıyoruz! Bizim Tarihimizde Soykırım Yoktur!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe'deki Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen Kabine Toplantısı sonrası yaptığı açıklamada Türkiye'yi mevcut dünya sistemindeki her olası senaryoya göre hazırladıklarını anlatarak soykırımcı İsrail'in 1915 olaylarını Ermeni Soykırımı olarak tanıma kararına ise "Elleri kanlı soykırımcıların ülkemize karşı iftiralarını zerre kaale almıyoruz. Bizim tarihimizde ne katliam ne de soykırım vardır" sözleriyle tepki gösterdi. Hatırlarsanız, Türksat 3A uydusunu 2008 yılında uzaya fırlattığımızda birileri, hep yaptıkları gibi mütekebbir bir edayla yine bize sataşmışlardı. Uydu alanında yakaladığımız ivmeyi 2008'den sonra da devam ettirdik. Türksat 4A 2014'te, Türksat 4B ise 2015 yılında uzaydaki yerini aldı. 2021 yılında Türksat 5A ve Türksat 5B'yi fırlatarak aynı yıl içinde uzaya iki uydu gönderebilen nadir ülkeler arasına adımızı yazdırdık. Geçen sene ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz Türksat 6A'yı hizmete aldık. Türksat 6A ile birlikte haberleşme uydularımızın sayısı altıya, uzaydaki uydularımızın toplam mevcudu ise 10'a yükselmiş oldu. Göktürk 1 ve 2 uydularımızla ülkemizin uzaydan yer gözlem ve keşif yeteneklerini artırdık. Şu an kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biriyiz. Farklı ihtiyaçlarımızı giderecek olan İMECE-2 ve İMECE-3 uydularımız ile Göktürk-Y ve Göktürk-3'ün çalışmaları devam ediyor. "Uzayda izi olanın dünyada sözü olur" düsturuyla hareket eden Türkiye için uydu yeteneklerini geliştirmek, tercihten öte bir zorunluluktur. 16 istasyon ve 69 kilometre uzunluğa sahip Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Projesi bunlardan biridir. 19 Haziran'da resmî açılışını yaptığımız Halkalı-Arnavutköy kesimiyle bu önemli projeyi hamdolsun tamamlamış olduk. Proje, 25 yılda zamandan 117 milyon saat tasarruf sağlarken ekonomimize 953 milyon avro tutarında katkı yapacaktır. Şu an biri 4,5 kilometre, diğeri 6,3 kilometre uzunluğundaki iki ayrı hattın yapımı devam ediyor. "Altta kalanın canı çıksın" anlayışının egemen olduğu mevcut dünya düzeninde her türlü senaryoya karşı kendimizi hazırlıyoruz. Savunma ihracatında şu anda dünyanın en büyük 11 ülkesiyiz. 23 Haziran'da Külliyemizde misafir ettiğimiz Polonya Cumhurbaşkanı ile savunma sanayi alanında iş birliği dâhil pek çok konuyu görüştük. Ellerinde çoğu çocuk ve kadın 73 bin masum Gazzelinin kanı olan cinayet şebekesinin ülkemizle ilgili iftiralarını zerre kadar kaale almıyoruz. Bizim tarihimizde ne soykırım vardır, ne katliam vardır, ne zulüm ne de sömürgecilik vardır. "Tacımı veririm ama devletime sığınanları vermem." diyen kahraman ecdadımızın vakur duruşu vardır. Aynı milletin fertleri, aynı vatanın evlatlarıyız. 2026 yılının ilk çeyreğinde 311 cemevinin taleplerini işleme aldık.
30 Haziran 2026 18:30

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Teknoloji Vurgusu: Uzayda İzi Olanın Dünyada Sözü Olur
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yapılan Kabine Toplantısı sona erdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın ardından önemli açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları: Bundan 32 yıl önce TÜRKSAT 1/B uydusuyla başlayan uzay maceramız bugün hayal dahi edilemeyecek seviyelere geldi. Geçen sene ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6'A'yı hizmete aldık. Haberleşme uydularımızın sayısı 6'ya toplam uydularımızın mevcudu ise 10'a yükselmiş oldu. GÖKTÜRK 1 ve 2 uydularımızla ülkemizin uzaydan keşif yeteneklerini artırdık. İMECE 2 ve İMECE 3 uydularımız GÖKTÜRK 3'ün çalışmaları devam ediyor. İşe geç kalmamak için insanların arabalarında uyumak zorunda bırakıldığı İstanbul'un ulaşım altyapısını geliştirmeye devam ediyoruz. 16 istasyon 69 kilometre uzunluğa sahip metro projesi bunlardan biridir. 19 Haziran'da resmi açılışını yaptığımız Halkalı-Arnavutköy kesimiyle bu önemli projeli hamdolsun tamamlamış olduk. Zamandan 117 milyon saat tasarruf sağlarken ekonomimize 953 milyon Avro tutarında katkı yapacaktır. 20 Haziran'da Türk denizciliğinin eriştiği gurur mertebesine birkez daha şahitlik ettik. 23 Haziran'da külliyemizde misafir ettiğimiz Polonya Cumhurbaşkanı ile savunma sanayi alanında işbirliği dahil pekçok konuyu görüştük. Halkımızla aynı lisanı konuşuyor aynı gönül diliyle iletişim kuruyor aynı ufka bakıyoruz. Ama biz 86 milyon olarak hepimiz aynı devletin vatandaşıyız aynı milletin fertleriyiz aynı vatanın evlatlarıyız. Son 3 yılda 695 cemevinin bakım ve onarım işlemlerinine 800 milyon lira destek verdik. Hz. Hüseyin Efendimizi ve 72 yol arkadaşını şehadetlerinin 1387. seneyi devriyesinde rahmetle, tazimle yad ediyorum. 2025'te 395,9 milyar dolarla Cumhireyet tarihimizin rekorunu kırdık. Daha önce 4,5 milyar liraya yükselttiğimiz reeskont kredilerinin limitini 5 milyar liraya yükselttik. İşsizlik oranı yüzde 8,2 olarak gerçekleşti. İşsizlik oranı geçen yılın aynı ayına göre 0,2 puan azalırken gençlerde bu oran 0,7 puanı buldu. İstihdam edilenlerin sayısı 285 bin kişi artarak 32 milyon 463 bin kişiye ulaştı. Geçen hafta sağlık ve mahalli idareler alanında iki güzel haber aldık. 7 yıllık yoğun diplomasinin sonucunda gelen bu başarının Türkiye'nin uluslararası görünürlüğünü artıracağına inanıyorum.
30 Haziran 2026 18:30

Bakanlar Kurulu Toplantısı Sona Erdi! Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Açıklama
Erdoğan'ın konuşması şu şekilde: "İnançla, azimle ve emekle çalışarak her cümlesi bilgi, tecrübe ve alın teriyle yazılmış tarihi bir başarı hikâyesine dönüştü. 32 yıllık bu mücadelenin her aşaması, aslında ülkemizde eser ve hizmet siyasetinin hangi engeller aşılarca yürütüldüğünün de hikâyesidir. Hatırlarsanız, Türksat 3A uydusunu 2008 yılında uzaya fırlattığımızda birileri, hep yaptıkları gibi mütekebbir bir edayla yine bize sataşmışlardı. Projeyi küçümseyerek, projede eksik, hata ve kusur arayarak aslında nasıl bir zihin dünyasına sahip olduklarını da göstermişlerdi. "O dönem eleştirilen uydumuz, yıllardır ülkemize hizmet veriyor. Türksat 4A 2014'te, Türksat 4B ise 2015 yılında uzaydaki yerini aldı. Geçen sene ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz Türksat 6A'yı hizmete aldık. Üç sene önce uzaya gönderdiğimiz İMECE uydusuyla görüntü çözünürlüğü, haberleşme hızı ve manevra kabiliyeti açısından yeni bir eşik açtık. "İçinde bulunduğumuz çağın öne çıkan karakteri enformasyondur, bilgidir. İstisnasız tüm devletler, enformasyon çağına adapte olabilmek için yoğun bir rekabet içindedir. Sadece devletler değil, büyük şirketler de bu alanda söz sahibi olmaya çalışmaktadır. Devletler ve şirketler arasındaki yarışın kıyasıya yaşandığı alanların başında ise uydu teknolojileri bulunmaktadır. Türkiye olarak hak ettiğimiz yeri almanın gayretindeyiz. Şu an kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biriyiz. Farklı ihtiyaçlarımızı giderecek olan İMECE-2 ve İMECE-3 uydularımız ile Göktürk-Y ve Göktürk-3'ün çalışmaları devam ediyor. Türksat 7A projemiz, ülkemizin dijital egemenliğini daha da güçlendirecek ve güvenli haberleşme altyapımızı tahkim edecektir. Şurası bir gerçek ki uydu teknolojileri, ülkelerin güç bileşenlerinde çarpan etkisine sahiptir. İstihbarattan iletişime, savunma sanayiinden haritalamaya kadar pek çok alanda uydular stratejik rol oynamaktadır. 'Uzayda izi olanın dünyada sözü olur' düsturuyla hareket eden Türkiye için uydu yeteneklerini geliştirmek, tercihten öte bir zorunluluktur. Her ne kadar ufukları burunlarının dibinden öteye geçmeyenler bizim ne yaptığımızı, nasıl bir vizyonla hareket ettiğimizi anlamasalar da biz doğru bildiğimiz yolda sağlam adımlarla yürümeye devam edeceğiz. "Türkiye'nin gelecek çeyrek asrına, hatta yarım asrına mühür vuracak projelerin hazırlıklarını yürütürken hizmet ve eser siyasetimizi de sürdürüyoruz. 16 istasyon ve 69 kilometre uzunluğa sahip Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Projesi bunlardan biridir. Şu an biri 4,5 kilometre, diğeri 6,3 kilometre uzunluğundaki iki ayrı hattın yapımı devam ediyor. "Savunma sanayi alanında da boş durmuyoruz. "Altta kalanın canı çıksın" anlayışının egemen olduğu mevcut dünya düzeninde her türlü senaryoya karşı kendimizi hazırlıyoruz. Savunma ihracatında şu anda dünyanın en büyük 11 ülkesiyiz. Diğer alanlarda olduğu gibi askeri gemi inşasında da tarihimizin en parlak günlerini yaşıyoruz. Bugüne kadar dünyanın dört bir tarafına 140'ın üzerinde deniz platformu ihraç ettik. Şu anda 50'den fazla savaş gemisi tersanelerimizde imal ediliyor. 20 Haziran'da Türk denizciliğinin eriştiği gurur verici seviyeye bir kez daha şahitlik ettik. İstanbul'da düzenlediğimiz törende, kendi kabiliyetlerimizle geliştirdiğimiz Hisar sınıfı korveti Romanya Deniz Kuvvetleri'ne teslim ettik. Aynı törende Koçhisar Açık Deniz Karakol Gemimiz de donanmamızın envanterine dâhil oldu. Böylelikle tarihimizde ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç ettik. "23 Haziran'da Külliyemizde misafir ettiğimiz Polonya Cumhurbaşkanı ile savunma sanayi alanında iş birliği dâhil pek çok konuyu görüştük. Ülkemize sığınanlara kapılarımızı açtık. "Bizim tarihimizde ne soykırım vardır, ne katliam vardır, ne zulüm ne de sömürgecilik vardır. Binlerce yıllık tarihimizde sadece adalet ve merhamet vardır. Dinine, kökenine, kimliğine bakmadan tüm mazlumlara el uzatma vardır. Engizisyondan ve Nazi zulmünden kaçanlara sahip çıkma erdemi vardır. "Tacımı veririm ama devletime sığınanları vermem." diyen kahraman ecdadımızın vakur duruşu vardır.
30 Haziran 2026 18:22

Kabine Toplantısı Sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan Açıklamalarda Bulunuyor
Hatırlarsanız, Türksat 3A uydusunu 2008 yılında uzaya fırlattığımızda birileri, hep yaptıkları gibi mütekebbir bir edayla yine bize sataşmışlardı. Türksat 4A 2014'te, Türksat 4B ise 2015 yılında uzaydaki yerini aldı. 2021 yılında Türksat 5A ve Türksat 5B'yi fırlatarak aynı yıl içinde uzaya iki uydu gönderebilen nadir ülkeler arasına adımızı yazdırdık. Geçen sene ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz Türksat 6A'yı hizmete aldık. 16 istasyon ve 69 kilometre uzunluğa sahip Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Projesi bunlardan biridir. 19 Haziran'da resmî açılışını yaptığımız Halkalı-Arnavutköy kesimiyle bu önemli projeyi hamdolsun tamamlamış olduk. Proje, 25 yılda zamandan 117 milyon saat tasarruf sağlarken ekonomimize 953 milyon avro tutarında katkı yapacaktır. Şu an biri 4,5 kilometre, diğeri 6,3 kilometre uzunluğundaki iki ayrı hattın yapımı devam ediyor. Metro hatlarımızın İstanbul'umuz, ülkemiz ve milletimiz için bir kez daha hayırlı, uğurlu olmasını diliyor, emeği geçenleri tebrik ediyorum. "Altta kalanın canı çıksın" anlayışının egemen olduğu mevcut dünya düzeninde her türlü senaryoya karşı kendimizi hazırlıyoruz. 20 Haziran'da Türk denizciliğinin eriştiği gurur verici seviyeye bir kez daha şahitlik ettik. 23 Haziran'da külliyemizde misafir ettiğimiz Karol Nawrocki ile savunma sanayi alanında iş birliği dâhil pek çok konuyu görüştük. 2022'de kurduğumuz Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ile çok önemli bir ihtiyacı kurumsal anlamda gidermiş olduk. Son üç yılda 695 cemevinin bakım ve onarım işlemleriyle tefrişat alımlarına 800 milyon liralık destek verdik. 2026'nın ilk çeyreğinde 311 cemevinin taleplerini işleme aldık. Yıkılan veya ağır hasarlı 13 cemevinin ihya ve inşa çalışmalarını da yakın zamanda sona erdireceğiz. Değerli basın mensupları, 25 Haziran'da Polis Akademisi'mizden mezun olan 13.610 öğrencimizin mezuniyet törenine katıldık. 2025-2026 eğitim öğretim yılının son günü olan 26 Haziran'da da Marmara Anadolu İmam Hatip Lisesi'nin mezuniyet merasiminde, Türkiye'nin yarınlarını inşa edecek yavrularımızın diploma sevincini paylaştık.
30 Haziran 2026 18:33

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Tarihimizde Soykırım Yok
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında Beştepe'de gerçekleşen Kabine Toplantısı sona erdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara'da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan-Trump görüşmesi olan toplantı sonrası açıklamalarda bulundu. Göktürk-1 ve Göktürk-2 uydularımızla ülkemizin uzaydan yer gözlem ve keşif yeteneklerini artırdık. Farklı ihtiyaçlarımızı giderecek olan İMECE-2 ve İMECE-3 uydularımız ile Göktürk-Y ve Göktürk-3'ün çalışmaları devam ediyor. Bugüne kadar dünyanın dört bir tarafına 140'ın üzerinde deniz platformu ihraç ettik. 20 Haziran'da Türk denizciliğinin eriştiği gurur mertebesine bir kez daha şahitlik ettik. 23 Haziran'da külliyemizde misafir ettiğimiz Karol Nawrocki ile savunma sanayi alanında iş birliği dâhil pek çok konuyu görüştük. Müteahhitlik firmalarımız, Polonya'da 9 milyar dolar değerinde proje üstlendiler." Rusya - Ukrayna ve İran krizini ele aldık. Bizim tarihimizde ne soykırım vardır, ne katliam vardır, ne zulüm ne de sömürgecilik vardır. Ama biz 86 milyon olarak hepimiz aynı devletin vatandaşıyız, aynı milletin fertleriyiz, aynı vatanın evlatlarıyız. Hepimiz aynı kilimin desenleriyiz. Başkanlığımız, ülkemiz genelindeki 1.134 cemevinin aydınlatma giderini karşılıyor. Son üç yılda 695 cemevinin bakım ve onarım işlemleriyle tefrişat alımlarına 800 milyon liralık destek verdik. 2026'nın ilk çeyreğinde 311 cemevinin taleplerini işleme aldık. Yıkılan veya ağır hasarlı 13 cemevinin ihya ve inşa çalışmalarını da yakın zamanda sona erdireceğiz. Değerli basın mensupları, 25 Haziran'da Polis Akademisi'mizden mezun olan 13.610 öğrencimizin mezuniyet törenine katıldık. 2025-2026 eğitim öğretim yılının son günü olan 26 Haziran'da da Marmara Anadolu İmam Hatip Lisesi'nin mezuniyet merasiminde, Türkiye'nin yarınlarını inşa edecek yavrularımızın diploma sevincini paylaştık.
30 Haziran 2026 19:03

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan Kabine Sonrası Açıklamalar
Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sona erdi. Erdoğan "Ellerinde çoğu çocuk ve kadın 73 bin masum Gazzelinin kanı olan cinayet şebekesinin ülkemizle ilgili iftiralarını zerre kadar kaale almıyoruz. Bizim tarihimizde ne zulüm ne katliam ne sömürgecilik ne de soykırımı vardır. Bizim şanlı tarihimizde merhamet vardır." dedi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı'nın ardından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: Bundan 32 yıl önce TÜRKSAT 1/B uydusuyla başlayan uzay maceramız bugün hayal dahi edilemeyecek seviyelere geldi. Haberleşme uydularımızın sayısı 6'ya toplam uydularımızın mevcudu ise 10'a yükselmiş oldu. GÖKTÜRK 1 ve 2 uydularımızla ülkemizin uzaydan keşif yeteneklerini artırdık. Kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biriyiz. İMECE 2 ve İMECE 3 uydularımız GÖKTÜRK 3'ün çalışmaları devam ediyor. 16 istasyon 69 kilometre uzunluğa sahip metro projesi bunlardan biridir. 19 Haziran'da resmi açılışını yaptığımız Halkalı-Arnavutköy kesimiyle bu önemli projeli hamdolsun tamamlamış olduk. Zamandan 117 milyon saat tasarruf sağlarken ekonomimize 953 milyon Avro tutarında katkı yapacaktır. Savunma ihracatında dünyanın en büyük 11. ülkesiyiz. 20 Haziran'da Türk denizciliğinin eriştiği gurur mertebesine birkez daha şahitlik ettik. 23 Haziran'da külliyemizde misafir ettiğimiz Polonya Cumhurbaşkanı ile savunma sanayi alanında işbirliği dahil pekçok konuyu görüştük. Daha önce belirlediğimiz 10 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefimize zaten ulaşmıştık, yeni hedefimizi 15 milyar dolara çıkardık. Halkımızla aynı lisanı konuşuyor aynı gönül diliyle iletişim kuruyor aynı ufka bakıyoruz. Ama biz 86 milyon olarak hepimiz aynı devletin vatandaşıyız aynı milletin fertleriyiz aynı vatanın evlatlarıyız. Son 3 yılda 695 cemevinin bakım ve onarım işlemlerinine 800 milyon lira destek verdik. Yıkılan ve ağır hasarlı 13 cemevinin ihya ve inşa çalışmalarını yakın zamanda sona erdireceğiz. Hz. Hüseyin Efendimizi ve 72 yol arkadaşını şehadetlerinin 1387. seneyi devriyesinde rahmetle, tazimle yad ediyorum.
30 Haziran 2026 18:49

Erdoğan: Ana Muhalefetteki Çatışmanın Makul Zeminden Çıkması Yanlıştır
Toplantıda, uydu teknolojilerinde Türkiye'nin son yıllarda katettiği mesafeyi gözden geçirme fırsatı bulduklarını vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu: "Bundan 32 yıl önce TÜRKSAT 1-B uydusuyla başlayan uzay maceramız hamdolsun bugün hayal dahi edilmeyecek seviyelere geldi. İnanç, azim ve emekle çalışarak, her cümlesi bilgi, tecrübe ve alın teriyle yazılmış tarihi bir başarı hikayesine imzamızı attık. 32 yıllık bu mücadelenin her aşaması aslında ülkemizde eser ve hizmet siyasetinin hangi engeller aşılarak yürütüldüğünün de hikayesidir. Hatırlarsanız TÜRKSAT 3-A uydusunu 2008 yılında uzaya fırlattığımızda birileri hep yaptıkları gibi mütekebbir bir edayla yine bize sataşmışlardı. Projeyi küçümseyerek, projede eksik, hata, kusur arayarak aslında nasıl bir zihin dünyasına sahip olduklarını da göstermişlerdi. O gün eleştirilen uydumuz yıllardır ülkemize hizmet veriyor." "UZAYDAKİ UYDULARIMIZIN TOPLAM SAYISI 10'A YÜKSELDİ" "TÜRKSAT 4-A 2014'te, TÜRKSAT 4-B 2015 yılında uzaydaki yerini aldı. 2021 yılında TÜRKSAT 5-A ve TÜRKSAT 5-B'yi fırlatarak aynı sene içinde uzaya iki uydu gönderebilen nadir ülkeler arasına adımızı yazdırdık. Geçen sene ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6-A'yı hizmete aldık. TÜRKSAT 6-A ile haberleşme uydularımızın sayısı 6'ya, uzaydaki uydularımızın toplam mevcudu ise 10'a yükselmiş oldu. GÖKTÜRK 1 ve 2 uydularımızla ülkemizin uzaydan yer gözlem ve keşif yeteneklerini artırdık." "YARIŞTA HAK ETTİĞİMİZ YERİ ALMANIN GAYRETİNDEYİZ" "Çevremizdeki hadiselere baktığımızda şunu çok net görebiliyoruz. İçinde bulunduğumuz çağın öne çıkan karakteri enformasyondur, bilgidir, veridir. İstisnasız tüm devletler enformasyon çağına adapte olabilmek için yoğun bir rekabet içindedir. Sadece devletler değil, büyük şirketler de bu alanda söz sahibi olmaya çalışmaktadır. Devletler ve şirketler arası yarışın kıyasıya yaşandığı alanların başında ise uydu teknolojileri bulunmaktadır. Türkiye olarak biz de bu yarışta hak ettiğimiz yeri almanın gayretindeyiz." "TARİHİMİZDE NE SOYKIRIM NE KATLİAM VARDIR" "Şunun da bilinmesinde fayda görüyorum, biz tarihiyle büyük, vicdanıyla büyük bir milletin mensuplarıyız. Asırlar boyunca düşenin elinden tuttuk, başı dara girenin imdadına koştuk. Ülkemize sığınanlara kapılarımızı açtık. Ellerinde çoğu çocuk ve kadın 73 bin masum Gazzelinin kanı olan cinayet şebekesinin ülkemizle ilgili iftiralarını zerre kadar kale almıyoruz. Bizim tarihimizde ne soykırım vardır ne katliam vardır ne zulüm, ne de sömürgecilik vardır. Bizim binlerce yıllık şanlı tarihimizde sadece adalet ve merhamet vardır. Dinine, kökenine, kimliğine bakmadan tüm mazlumlara el uzatma vardır. Engizisyondan ve Nazi zulmünden kaçanlara sahip çıkma erdemi vardır. 'Tahtımı veririm, tacımı veririm ama devletime sığınanları vermem.' diyen kahraman ecdadımızın vakur duruşu vardır. Bunu da en iyi şayet tarihlerine bakarlarsa Gazze'deki barbarlıklarını örtmek için Türkiye'ye ve Türk milletine iftira atanlar bilir." "BÖYLE SİYASETE GEÇİT VERMEYİZ" "2026'nın ilk çeyreğinde 311 cemevinin taleplerini işleme aldık. Yıl sonuna kadar 500 cemevine bakım, onarım ve tefrişat hizmetleri sunacağız. Deprem bölgemizdeki 113 cemevinin ihtiyaçlarının tamamını karşıladık. Yıkılan veya ağır hasarlı 13 cemevinin ihya ve inşa çalışmalarını da yakın zamanda sona erdireceğiz. Burada şunun da altını çizmek durumundayım, siyaset hem milletin sorunlarına çözüm üretmek hem milleti birleştirmek, bütünleştirmek, müşterekleri çoğaltmak için yapılır. Acıları yarıştırarak, insanlarımızı ayrıştırarak, parti içi iktidar kavgasında rakibine gol atmak için istismar peşinde koşarak siyaset yapılmaz. Ana muhalefet partisi içindeki çatışmanın giderek makul zeminden çıkıp 'kavgada yumruk sayılmaz' mantığına evrilmesi son derece yanlıştır. Bunda Alevi canlarımızın kullanılmak istenmesi çok daha büyük bir yanlıştır. Geçmişte yaşanan acıların mimarı olan ana muhalefet partisinin ülke için bu meselede yapacağı en hayırlı iş, eğer gerçekten cesaretleri varsa kötü sicilleriyle hesaplaşmalarıdır. Alevi vatandaşlarımızın hassasiyeti üzerinden kimse siyaset yapmamalı. Hele hele istismara tevessül etmemelidir. Nifak siyaseti bu ülkeye geçmişte sadece zarar vermiştir. Kutuplaştırma siyaseti bu millete çok büyük acılar yaşatmıştır. Bunların tekrarlanmasına Allah'ın izniyle müsaade etmeyiz. Bin yıllık kardeşliğin örselenmesine, yaralanmasına, zayıflatılmasına göz yummayız. Böyle bir siyasete, ne prim veririz ne de geçit veririz."
30 Haziran 2026 20:12

Kabine Toplantısı Sonrası Önemli Açıklamalar: Tarihimizde Soykırım Yok
Gazze'de yaşananlara tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan "Bizim tarihimizde ne soykırım vardır ne katliam vardır ne zulüm ne de sömürgecilik vardır" dedi. Türksat 4A 2014'te, Türksat 4B ise 2015 yılında uzaydaki yerini aldı. 2021 yılında Türksat 5A ve Türksat 5B'yi fırlatarak aynı yıl içinde uzaya iki uydu gönderebilen nadir ülkeler arasına adımızı yazdırdık. Göktürk 1 ve 2 uydularımızla ülkemizin uzaydan yer gözlem ve keşif yeteneklerini artırdık. Şu an kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biriyiz. Farklı ihtiyaçlarımızı giderecek olan İMECE-2 ve İMECE-3 uydularımız ile Göktürk-Y ve Göktürk-3'ün çalışmaları devam ediyor. "Uzayda izi olanın dünyada sözü olur" düsturuyla hareket eden Türkiye için uydu yeteneklerini geliştirmek, tercihten öte bir zorunluluktur. 16 istasyon ve 69 kilometre uzunluğa sahip Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Projesi bunlardan biridir. 19 Haziran'da resmî açılışını yaptığımız Halkalı-Arnavutköy kesimiyle bu önemli projeyi hamdolsun tamamlamış olduk. Proje, 25 yılda zamandan 117 milyon saat tasarruf sağlarken ekonomimize 953 milyon avro tutarında katkı yapacaktır. Şu an biri 4,5 kilometre, diğeri 6,3 kilometre uzunluğundaki iki ayrı hattın yapımı devam ediyor. "Altta kalanın canı çıksın" anlayışının egemen olduğu mevcut dünya düzeninde her türlü senaryoya karşı kendimizi hazırlıyoruz. İstanbul'da düzenlediğimiz törende, kendi kabiliyetlerimizle geliştirdiğimiz Hisar sınıfı korveti Romanya Deniz Kuvvetleri'ne teslim ettik.
30 Haziran 2026 18:33

Cumhurbaşkanı Erdoğan Konuşuyor: 'Böyle Bir Siyasete Ne Prim Ne De Geçit Veririz'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, 'mutlak butlan' kararından sonra CHP'de başlayan gerilime değindi: "Ana muhalefet partisi içindeki çatışmanın makul zeminden çıkıp, kavgada yumruk sayılmaz mantığına evrilmesi son derece yanlıştır. Alevi vatandaşlarımızın hassasiyeti üzerinden kimse siyaset yapmamalı. 1000 yıllık kardeşliğin örselenmesine, yaralanmasına, zayıflatılmasına göz yummayız. Böyle bir siyasete ne prim veririz ne de geçit veririz." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe'deki Kabine Toplantısı'nın ardından açıklamalarda bulunuyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle: * Bundan 32 yıl önce TÜRKSAT 1/B uydusuyla başlayan uzay maceramız bugün hayal dahi edilemeyecek seviyelere geldi. Haberleşme uydularımızın sayısı 6'ya toplam uydularımızın mevcudu ise 10'a yükselmiş oldu. GÖKTÜRK 1 ve 2 uydularımızla ülkemizin uzaydan keşif yeteneklerini artırdık. 16 istasyon 69 kilometre uzunluğa sahip metro projesi bunlardan biridir. 19 Haziran'da resmi açılışını yaptığımız Halkalı-Arnavutköy kesimiyle bu önemli projeli hamdolsun tamamlamış olduk. Zamandan 117 milyon saat tasarruf sağlarken ekonomimize 953 milyon Avro tutarında katkı yapacaktır. Son 3 yılda 695 cemevinin bakım ve onarım işlemlerine 800 milyon lira destek verdik. Bunda alevi canlarımızın kullanılmak istenmesi çok daha yanlıştır.
30 Haziran 2026 18:32

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Chp Mesajı: 'Böyle Bir Siyasete Ne Prim Ne De Geçit Veririz'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, 'mutlak butlan' kararından sonra CHP'de başlayan gerilime değindi: "Ana muhalefet partisi içindeki çatışmanın makul zeminden çıkıp, kavgada yumruk sayılmaz mantığına evrilmesi son derece yanlıştır. Alevi vatandaşlarımızın hassasiyeti üzerinden kimse siyaset yapmamalı. 1000 yıllık kardeşliğin örselenmesine, yaralanmasına, zayıflatılmasına göz yummayız. Böyle bir siyasete ne prim veririz ne de geçit veririz." Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle: * Bundan 32 yıl önce TÜRKSAT 1/B uydusuyla başlayan uzay maceramız bugün hayal dahi edilemeyecek seviyelere geldi. Haberleşme uydularımızın sayısı 6'ya toplam uydularımızın mevcudu ise 10'a yükselmiş oldu. GÖKTÜRK 1 ve 2 uydularımızla ülkemizin uzaydan keşif yeteneklerini artırdık. 16 istasyon 69 kilometre uzunluğa sahip metro projesi bunlardan biridir. 19 Haziran'da resmi açılışını yaptığımız Halkalı-Arnavutköy kesimiyle bu önemli projeli hamdolsun tamamlamış olduk. Zamandan 117 milyon saat tasarruf sağlarken ekonomimize 953 milyon Avro tutarında katkı yapacaktır. Ama biz 86 milyon olarak hepimiz aynı devletin vatandaşıyız aynı milletin fertleriyiz aynı vatanın evlatlarıyız. Son 3 yılda 695 cemevinin bakım ve onarım işlemlerine 800 milyon lira destek verdik. Bunda alevi canlarımızın kullanılmak istenmesi çok daha yanlıştır.
30 Haziran 2026 18:32

'Şanlı Tarihimizde Sadece Adalet Ve Merhamet Vardır'
2008 yılında uzaya fırlatılan uyduların önemine değinen Erdoğan, "O dönem eleştirilen uydumuz, yıllardır ülkemize hizmet veriyor. Uydu alanında yakaladığımız ivmeyi 2008'den sonra da devam ettirdik. Türksat 4A 2014'te, Türksat 4B ise 2015 yılında uzaydaki yerini aldı. 2021 yılında Türksat 5A ve Türksat 5B'yi fırlatarak aynı yıl içinde uzaya iki uydu gönderebilen nadir ülkeler arasına adımızı yazdırdık. Geçen sene ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz Türksat 6A'yı hizmete aldık. Türksat 6A ile birlikte haberleşme uydularımızın sayısı altıya, uzaydaki uydularımızın toplam mevcudu ise 10'a yükselmiş oldu" dedi. Savunma sanayi alanında atılan adımlara dikkati çeken Erdoğan, "Altta kalanın canı çıksın anlayışının egemen olduğu mevcut dünya düzeninde her türlü senaryoya karşı kendimizi hazırlıyoruz. Savunma ihracatında şu anda dünyanın en büyük 11. ülkesiyiz. Diğer alanlarda olduğu gibi askeri gemi inşasında da tarihimizin en parlak günlerini yaşıyoruz. Bugüne kadar dünyanın dört bir tarafına 140'ın üzerinde deniz platformu ihraç ettik. Şu anda 50'den fazla savaş gemisi tersanelerimizde imal ediliyor. Kendi kabiliyetlerimizle geliştirdiğimiz Hisar sınıfı korveti Romanya Deniz Kuvvetleri'ne teslim ettik. Aynı törende Koçhisar Açık Deniz Karakol Gemimiz de donanmamızın envanterine dâhil oldu. Böylelikle tarihimizde ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç ettik" sözlerini sarf etti.
01 Temmuz 2026 07:11

Cumhurbaşkanı Erdoğan Konuşuyor
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe'deki Kabine Toplantısı'nın ardından açıklamalarda bulunuyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle: * Bundan 32 yıl önce TÜRKSAT 1/B uydusuyla başlayan uzay maceramız bugün hayal dahi edilemeyecek seviyelere geldi. * Geçen sene ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6'A'yı hizmete aldık. Haberleşme uydularımızın sayısı 6'ya toplam uydularımızın mevcudu ise 10'a yükselmiş oldu. GÖKTÜRK 1 ve 2 uydularımızla ülkemizin uzaydan keşif yeteneklerini artırdık. 16 istasyon 69 kilometre uzunluğa sahip metro projesi bunlardan biridir. 19 Haziran'da resmi açılışını yaptığımız Halkalı-Arnavutköy kesimiyle bu önemli projeli hamdolsun tamamlamış olduk. Zamandan 117 milyon saat tasarruf sağlarken ekonomimize 953 milyon Avro tutarında katkı yapacaktır. Bu hatların tamamlanmasıyla İstanbul'da inşa edilen raylı sistemlerin uzunluğu 191 kilometreye çıkacaktır. Ama biz 86 milyon olarak hepimiz aynı devletin vatandaşıyız aynı milletin fertleriyiz aynı vatanın evlatlarıyız. Son 3 yılda 695 cemevinin bakım ve onarım işlemlerine 800 milyon lira destek verdik.
30 Haziran 2026 18:32

Bakan Uraloğlu Açıkladı: Türkiye İle Katar'dan Uzayda Ortak Uydu Hamlesi
Projenin Türksat'a önemli kazanımlar sağlayacağını belirten Uraloğlu, "Katar finansmanıyla hayata geçirilecek proje sayesinde yüksek veri kapasiteli yeni bir uyduyu filomuza kazandıracağız. Böylece Türksat'ın kullanımına sunulacak ilave kapasiteyle ülkemizin uydu haberleşme altyapısını daha da güçlendireceğiz." ifadelerini kullandı. Uraloğlu, iş birliği kapsamında iki şirketin uydu varlıkları, yer altyapıları, dağıtım ağları ve müşteri portföylerinin birlikte değerlendirileceğini belirterek, "Altyapı yatırımlarının paylaşılmasıyla kaynaklarımızı daha verimli kullanacağız. Kapasite kullanımını optimize ederek Türksat-Biruni'nin ticari potansiyelini ilk günden itibaren en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyoruz. Proje kapsamında Türksat'ın kullanımına sunulacak 50 Gbps'a kadar kapasiteyle ülkemizin uydu haberleşme altyapısını daha da güçlendireceğiz." diye konuştu. Projenin Türkiye'nin sahip olduğu stratejik hakları koruyarak hayata geçirileceğini vurgulayan Uraloğlu, "50 derece Doğu yörüngesindeki frekans ve yörünge haklarımız korunmaya devam edecek. Proje kapsamında herhangi bir hak devri yapılmayacak. Ayrıca fırlatılacak uydu, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) nezdinde Türksat adına kayıtlı olacak. Böylece hem mevcut haklarımızı güvence altına alacak hem de yeni nesil yüksek kapasiteli bir uyduyu filomuza kazandıracağız." ifadelerini kullandı. Türksat-Biruni'nin geniş bir coğrafyada hizmet vereceğini belirten Uraloğlu, "Katar ile kurduğumuz bu ortaklık sayesinde Orta Doğu, Kuzey Afrika, Avrupa, Orta Asya ve Sahra Altı Afrika'da çok daha güçlü bir hizmet ağı oluşturacağız. Türksat'ın sahip olduğu teknik altyapı ve tecrübeyi Es'hailSat'ın bölgesel gücüyle birleştirerek küresel ölçekte yeni fırsatlar elde edeceğiz." ifadelerini kullandı.
30 Haziran 2026 15:21

Uzayda Türk-katar İttifakı: Türksat-biruni Uydusu İçin İmzalar Atıldı
Bakan Uraloğlu, projeye ilişkin yaptığı ilk değerlendirmede, "Söz konusu iş birliği Türksat-Biruni'nin ticari kapasitesini güçlendirecek ve Türkiye'nin uydu haberleşme alanındaki küresel etkinliğini daha da artıracak. " ifadelerini kullandı. UZAYDAKİ REKABET GÜCÜNÜ ARTIRACAK ORTAKLIK Geliştirilen proje kapsamında, yüksek veri kapasiteli Ka-Bant teknolojisine sahip Es'hail-3/Türksat-Biruni uydusunun 50 derece Doğu yörüngesinde görev yapacağı ve bu donanımın kapasitesinin iki şirket tarafından ortak kullanılacağı netleşti. Uraloğlu, "Katar finansmanıyla hayata geçirilecek proje sayesinde yüksek veri kapasiteli yeni bir uyduyu filomuza kazandıracağız. Böylece Türksat'ın kullanımına sunulacak ilave kapasiteyle ülkemizin uydu haberleşme altyapısını daha da güçlendireceğiz. 50 derece Doğu yörüngesindeki frekans ve yörünge haklarımız korunmaya devam edecek. Proje kapsamında herhangi bir hak devri yapılmayacak. Ayrıca fırlatılacak uydu, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) nezdinde Türksat adına kayıtlı olacak. Böylece hem mevcut haklarımızı güvence altına alacak hem de yeni nesil yüksek kapasiteli bir uyduyu filomuza kazandıracağız." dedi. Kapasite optimizasyonunun rakamsal karşılığını aktaran Uraloğlu, "Altyapı yatırımlarının paylaşılmasıyla kaynaklarımızı daha verimli kullanacağız. Kapasite kullanımını optimize ederek Türksat-Biruni'nin ticari potansiyelini ilk günden itibaren en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyoruz. Proje kapsamında Türksat'ın kullanımına sunulacak 50 Gbps'a kadar kapasiteyle ülkemizin uydu haberleşme altyapısını daha da güçlendireceğiz." ifadelerini kullandı. Bakan Uraloğlu, "Uzay ve uydu teknolojileri alanında kurduğumuz bu ortaklık, iki ülke arasındaki güçlü ilişkileri daha da ileri taşıyacak. Türksat-Biruni ile ülkemizin uydu haberleşmesindeki etkinliğini artırırken, Türkiye'nin küresel uydu pazarındaki konumunu da güçlendireceğiz." dedi.
30 Haziran 2026 15:34

Es'hailsat Ve Türksat'tan Stratejik Uydu Ortaklığı
Doha, 30 Haziran 2026 – Katar uydu şirketi Es'hailSat ile Türkiye Cumhuriyeti'nin milli uydu operatörü Türksat, Es'hail-3/Türksat-Biruni uydu projesi için tarihi bir stratejik ortaklık anlaşmasına imza attı. Es'hailSat Başkanı ve CEO'su Ali Ahmed Al-Kuwari anlaşmaya dair yaptığı açıklamada, "Türksat ile Es'hail-3/Türksat-Biruni uydusundaki ortaklığımız; uydu haberleşmesinde inovasyon, dayanıklılık ve büyüme odaklı ortak vizyonumuzu yansıtıyor. Güvenilir iki bölgesel müttefikin güçlerini birleştirerek pazar erişimimizi genişletiyor, Es'hail-3/Türksat-Biruni'nin ticarileşme sürecini hızlandırıyor ve MENA, Avrupa, Orta Asya ve Sahra Altı Afrika'daki müşterilerimiz için yeni fırsatlar yaratıyoruz" ifadelerini kullandı. Türksat Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay ise şunları kaydetti: "Bugün Türksat ve Es'hailSat arasında olağanüstü bir bölgesel iş birliğine tanıklık ediyoruz. Es'hail-3/Türksat-Biruni uydusundaki ortaklığımız, yalnızca müttefik iki ulus arasında uzayda kurulan güçlü bir sinerjiyi değil; aynı zamanda hızla gelişen uydu haberleşme (SatCom) pazar dinamiklerine verilmiş güçlü bir yanıtı temsil ediyor. Altyapımızı ve uzmanlığımızı birleştirerek kapasitemizi artırıyor; hem kamu hem de özel sektör için devasa küresel fırsatların kapısını aralayan yeni nesil bir bağlantı sunmak üzere güçlerimizi birleştiriyoruz." Bu anlaşma, her iki şirketin de kilit pazar ve uygulamalarda gelişmiş uydu haberleşme çözümleri sunma gücünü artırırken, Katar ile Türkiye arasında stratejik uzay ve uydu sektöründeki güçlü iş birliği temelini daha da sağlamlaştıracak.
30 Haziran 2026 15:35

Katar'da Türksat Ve Es'hailsat Arasında Stratejik Ortaklık Anlaşması İmzalandı
Bakan Uraloğlu, Katar'da gerçekleştirdiği temaslarda Es'hailSat Başkanı ve CEO'su Ali Ahmed Al-Kuwari ile Türksat Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay arasında anlaşmanın imzalandığını duyurdu. Es'hail-3/Türksat-Biruni uydusunun 50 derece doğu yörüngesinde görev yapacağı ve yüksek veri kapasiteli Ka-Bant özelliklerine sahip olacağına dikkat çeken Bakan Uraloğlu, ''Bu iş birliği, Türkiye'nin uydu haberleşme alanındaki küresel etkinliğini artıracak'' dedi. ''50 derece Doğu yörüngesindeki frekans haklarımız korunacak.
30 Haziran 2026 15:20

Türkiye İle Katar Arasında Stratejik Ortaklık Anlaşması
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türksat ile Katar merkezli uydu şirketi Es'hailSat arasında Es'hail-3/Türksat-Biruni uydusuna yönelik stratejik ortaklık anlaşması imzalandığını belirterek, "Es'hail-3/Türksat-Biruni uydu projesini kapsayan işbirliğiyle iki şirket, kapasite paylaşımı ve ortak ticari büyüme hedefleri doğrultusunda uzun vadeli stratejik ortaklık kurdu." ifadelerini kullandı. Uraloğlu, söz konusu işbirliğiyle yalnızca yeni bir uydu projesinin hayata geçirilmediğini vurgulayarak, şu değerlendirmede bulundu: "Es'hail-3/Türksat-Biruni uydu projesini kapsayan işbirliğiyle iki şirket, kapasite paylaşımı ve ortak ticari büyüme hedefleri doğrultusunda uzun vadeli stratejik ortaklık kurdu. İşbirliğiyle aynı zamanda Türkiye'nin uzaydaki varlığını güçlendirecek, yeni pazarlara erişimini artıracak ve uydu haberleşme alanındaki rekabet gücünü yükseltecek önemli bir adım atıyoruz." Türksat filosuna yeni uydu kazandıracak Projenin Türksat'a önemli kazanımlar sağlayacağını vurgulayan Uraloğlu, şunları kaydetti: "Katar finansmanıyla hayata geçirilecek proje sayesinde yüksek veri kapasiteli yeni bir uyduyu filomuza kazandıracağız. Böylece Türksat'ın kullanımına sunulacak ilave kapasiteyle ülkemizin uydu haberleşme altyapısını daha da güçlendireceğiz. İşbirliği kapsamında iki şirketin uydu varlıkları, yer altyapıları, dağıtım ağları ve müşteri portföyleri birlikte değerlendirilecek. Altyapı yatırımlarının paylaşılmasıyla kaynaklarımızı daha verimli kullanacağız. Kapasite kullanımını optimize ederek Türksat-Biruni'nin ticari potansiyelini ilk günden itibaren en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyoruz. Proje kapsamında Türksat'ın kullanımına sunulacak 50 Gbps'a kadar kapasiteyle ülkemizin uydu haberleşme altyapısını daha da güçlendireceğiz." Uraloğlu, projenin Türkiye'nin sahip olduğu stratejik hakları koruyarak hayata geçirileceğini belirterek, 50 derece doğu yörüngesindeki frekans ve yörünge haklarının korunacağını, proje kapsamında herhangi bir hak devrinin yapılmayacağını bildirdi.
30 Haziran 2026 19:02

Türkiye İle Katar Arasında Stratejik Ortaklık Anlaşması İmzalandı
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türksat ile Katar merkezli uydu şirketi Es'hailSat arasında Es'hail-3/Türksat-Biruni uydusuna yönelik stratejik ortaklık anlaşması imzalandığını belirterek, "Es'hail-3/Türksat-Biruni uydu projesini kapsayan işbirliğiyle iki şirket, kapasite paylaşımı ve ortak ticari büyüme hedefleri doğrultusunda uzun vadeli stratejik ortaklık kurdu." ifadelerini kullandı Uraloğlu, söz konusu işbirliğiyle yalnızca yeni bir uydu projesinin hayata geçirilmediğini vurgulayarak, şu değerlendirmede bulundu: "Es'hail-3/Türksat-Biruni uydu projesini kapsayan işbirliğiyle iki şirket, kapasite paylaşımı ve ortak ticari büyüme hedefleri doğrultusunda uzun vadeli stratejik ortaklık kurdu. İşbirliğiyle aynı zamanda Türkiye'nin uzaydaki varlığını güçlendirecek, yeni pazarlara erişimini artıracak ve uydu haberleşme alanındaki rekabet gücünü yükseltecek önemli bir adım atıyoruz." Türksat filosuna yeni uydu kazandıracak Projenin Türksat'a önemli kazanımlar sağlayacağını vurgulayan Uraloğlu, şunları kaydetti: "Katar finansmanıyla hayata geçirilecek proje sayesinde yüksek veri kapasiteli yeni bir uyduyu filomuza kazandıracağız. Böylece Türksat''''''''ın kullanımına sunulacak ilave kapasiteyle ülkemizin uydu haberleşme altyapısını daha da güçlendireceğiz. İşbirliği kapsamında iki şirketin uydu varlıkları, yer altyapıları, dağıtım ağları ve müşteri portföyleri birlikte değerlendirilecek. Altyapı yatırımlarının paylaşılmasıyla kaynaklarımızı daha verimli kullanacağız. Kapasite kullanımını optimize ederek Türksat-Biruni'nin ticari potansiyelini ilk günden itibaren en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyoruz. Proje kapsamında Türksat'ın kullanımına sunulacak 50 Gbps'a kadar kapasiteyle ülkemizin uydu haberleşme altyapısını daha da güçlendireceğiz." Uraloğlu, projenin Türkiye'nin sahip olduğu stratejik hakları koruyarak hayata geçirileceğini belirterek, 50 derece doğu yörüngesindeki frekans ve yörünge haklarının korunacağını, proje kapsamında herhangi bir hak devrinin yapılmayacağını bildirdi.
30 Haziran 2026 16:00

Türkiye İle Katar Arasında Stratejik Ortaklık Anlaşması İmzalandı
İşbirliğinin, Türksat-Biruni'nin ticari kapasitesini güçlendireceğine ve Türkiye'nin uydu haberleşme alanındaki küresel etkinliğini daha da artıracağına dikkati çeken Uraloğlu, anlaşma kapsamında, 50 derece doğu yörüngesinde görev yapacak yüksek veri kapasiteli Ka-Bant Es'hail-3/Türksat-Biruni uydusunun kapasitesinin ortak kullanılacağını kaydetti. Uraloğlu, söz konusu işbirliğiyle yalnızca yeni bir uydu projesinin hayata geçirilmediğini vurgulayarak, şu değerlendirmede bulundu: "Es'hail-3/Türksat-Biruni uydu projesini kapsayan işbirliğiyle iki şirket, kapasite paylaşımı ve ortak ticari büyüme hedefleri doğrultusunda uzun vadeli stratejik ortaklık kurdu. İşbirliğiyle aynı zamanda Türkiye'nin uzaydaki varlığını güçlendirecek, yeni pazarlara erişimini artıracak ve uydu haberleşme alanındaki rekabet gücünü yükseltecek önemli bir adım atıyoruz." Türksat filosuna yeni uydu kazandıracak Projenin Türksat'a önemli kazanımlar sağlayacağını vurgulayan Uraloğlu, şunları kaydetti: "Katar finansmanıyla hayata geçirilecek proje sayesinde yüksek veri kapasiteli yeni bir uyduyu filomuza kazandıracağız. Böylece Türksat'ın kullanımına sunulacak ilave kapasiteyle ülkemizin uydu haberleşme altyapısını daha da güçlendireceğiz. İşbirliği kapsamında iki şirketin uydu varlıkları, yer altyapıları, dağıtım ağları ve müşteri portföyleri birlikte değerlendirilecek. Altyapı yatırımlarının paylaşılmasıyla kaynaklarımızı daha verimli kullanacağız. Kapasite kullanımını optimize ederek Türksat-Biruni'nin ticari potansiyelini ilk günden itibaren en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyoruz. Proje kapsamında Türksat'ın kullanımına sunulacak 50 Gbps'a kadar kapasiteyle ülkemizin uydu haberleşme altyapısını daha da güçlendireceğiz." Uraloğlu, projenin Türkiye'nin sahip olduğu stratejik hakları koruyarak hayata geçirileceğini belirterek, 50 derece doğu yörüngesindeki frekans ve yörünge haklarının korunacağını, proje kapsamında herhangi bir hak devrinin yapılmayacağını bildirdi.
30 Haziran 2026 15:20

Dengeleri Değiştirecek Anlaşma! Türkiye İle Katar İmzayı Attı
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türksat ile Katar merkezli uydu şirketi Es'hailSat arasında Es'hail-3/Türksat-Biruni uydusuna yönelik stratejik ortaklık anlaşması imzalandığını belirterek, "Es'hail-3/Türksat-Biruni uydu projesini kapsayan işbirliğiyle iki şirket, kapasite paylaşımı ve ortak ticari büyüme hedefleri doğrultusunda uzun vadeli stratejik ortaklık kurdu." ifadelerini kullandı. Uraloğlu, söz konusu işbirliğiyle yalnızca yeni bir uydu projesinin hayata geçirilmediğini vurgulayarak, şu değerlendirmede bulundu: "Es'hail-3/Türksat-Biruni uydu projesini kapsayan işbirliğiyle iki şirket, kapasite paylaşımı ve ortak ticari büyüme hedefleri doğrultusunda uzun vadeli stratejik ortaklık kurdu. İşbirliğiyle aynı zamanda Türkiye'nin uzaydaki varlığını güçlendirecek, yeni pazarlara erişimini artıracak ve uydu haberleşme alanındaki rekabet gücünü yükseltecek önemli bir adım atıyoruz." Projenin Türksat'a önemli kazanımlar sağlayacağını vurgulayan Uraloğlu, şunları kaydetti: "Katar finansmanıyla hayata geçirilecek proje sayesinde yüksek veri kapasiteli yeni bir uyduyu filomuza kazandıracağız. Böylece Türksat'ın kullanımına sunulacak ilave kapasiteyle ülkemizin uydu haberleşme altyapısını daha da güçlendireceğiz. İşbirliği kapsamında iki şirketin uydu varlıkları, yer altyapıları, dağıtım ağları ve müşteri portföyleri birlikte değerlendirilecek. Altyapı yatırımlarının paylaşılmasıyla kaynaklarımızı daha verimli kullanacağız. Kapasite kullanımını optimize ederek Türksat-Biruni'nin ticari potansiyelini ilk günden itibaren en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyoruz. Proje kapsamında Türksat'ın kullanımına sunulacak 50 Gbps'a kadar kapasiteyle ülkemizin uydu haberleşme altyapısını daha da güçlendireceğiz." Uraloğlu, projenin Türkiye'nin sahip olduğu stratejik hakları koruyarak hayata geçirileceğini belirterek, 50 derece doğu yörüngesindeki frekans ve yörünge haklarının korunacağını, proje kapsamında herhangi bir hak devrinin yapılmayacağını bildirdi.
30 Haziran 2026 16:58

Türkiye Uzayda Vites Yükseltti! Körfez Deviyle Anlaşma İmzalandı
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türksat ile Katar merkezli uydu şirketi Es'hailSat arasında Es'hail-3/Türksat-Biruni uydusuna yönelik stratejik ortaklık anlaşması imzalandığını belirterek, 'Es'hail-3/Türksat-Biruni uydu projesini kapsayan işbirliğiyle iki şirket, kapasite paylaşımı ve ortak ticari büyüme hedefleri doğrultusunda uzun vadeli stratejik ortaklık kurdu.' ifadelerini kullandı. Uraloğlu, söz konusu işbirliğiyle yalnızca yeni bir uydu projesinin hayata geçirilmediğini vurgulayarak, şu değerlendirmede bulundu: "Es'hail-3/Türksat-Biruni uydu projesini kapsayan işbirliğiyle iki şirket, kapasite paylaşımı ve ortak ticari büyüme hedefleri doğrultusunda uzun vadeli stratejik ortaklık kurdu. İşbirliğiyle aynı zamanda Türkiye'nin uzaydaki varlığını güçlendirecek, yeni pazarlara erişimini artıracak ve uydu haberleşme alanındaki rekabet gücünü yükseltecek önemli bir adım atıyoruz." Projenin Türksat'a önemli kazanımlar sağlayacağını vurgulayan Uraloğlu, şunları kaydetti: "Katar finansmanıyla hayata geçirilecek proje sayesinde yüksek veri kapasiteli yeni bir uyduyu filomuza kazandıracağız. Böylece Türksat'ın kullanımına sunulacak ilave kapasiteyle ülkemizin uydu haberleşme altyapısını daha da güçlendireceğiz. İşbirliği kapsamında iki şirketin uydu varlıkları, yer altyapıları, dağıtım ağları ve müşteri portföyleri birlikte değerlendirilecek. Altyapı yatırımlarının paylaşılmasıyla kaynaklarımızı daha verimli kullanacağız. Kapasite kullanımını optimize ederek Türksat-Biruni'nin ticari potansiyelini ilk günden itibaren en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyoruz. Proje kapsamında Türksat'ın kullanımına sunulacak 50 Gbps'a kadar kapasiteyle ülkemizin uydu haberleşme altyapısını daha da güçlendireceğiz." Uraloğlu, projenin Türkiye'nin sahip olduğu stratejik hakları koruyarak hayata geçirileceğini belirterek, 50 derece doğu yörüngesindeki frekans ve yörünge haklarının korunacağını, proje kapsamında herhangi bir hak devrinin yapılmayacağını bildirdi.
30 Haziran 2026 15:21

Katar Ve Türkiye'den Stratejik Uydu Ortaklığı
Katar'ın başkenti Doha'da gerçekleştirilen ve Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani'nin de katıldığı törende, iki ülkenin uydu haberleşme alanındaki iş birliğini güçlendirecek "Es'hail-3/Türksat-Biruni" uydu projesi kapsamında anlaşmalar imzalandı. Proje kapsamında Katar'ın üçüncü haberleşme uydusu olacak Es'hail-3/Türksat-Biruni uydusu, 50 derece Doğu yörüngesinde faaliyet göstermek üzere tasarlanacak.
30 Haziran 2026 19:00

Katar Ve Türkiye'den Stratejik Ortaklık Anlaşması
Katar'ın başkenti Doha'da gerçekleştirilen ve Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani'nin de katıldığı törende, iki ülkenin uydu haberleşme alanındaki iş birliğini güçlendirecek "Es'hail-3/Türksat-Biruni" uydu projesi kapsamında anlaşmalar imzalandı. Proje kapsamında Katar'ın üçüncü haberleşme uydusu olacak Es'hail-3/Türksat-Biruni uydusu, 50 derece Doğu yörüngesinde faaliyet göstermek üzere tasarlanacak. Al-Kuwari ise Es'hail-3/Türksat-Biruni projesinin, ülkenin uzay ve dijital altyapı hedefleri doğrultusunda önemli bir adım olduğunu belirtti.
30 Haziran 2026 19:06

Katar Ve Türkiye'den Stratejik Ortaklık Anlaşması
Katar'ın başkenti Doha'da gerçekleştirilen ve Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani'nin de katıldığı törende, iki ülkenin uydu haberleşme alanındaki iş birliğini güçlendirecek "Es'hail-3/Türksat-Biruni" uydu projesi kapsamında anlaşmalar imzalandı. Proje kapsamında Katar'ın üçüncü haberleşme uydusu olacak Es'hail-3/Türksat-Biruni uydusu, 50 derece Doğu yörüngesinde faaliyet göstermek üzere tasarlanacak.
30 Haziran 2026 18:52

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Uzayda İzi Olanın Dünyada Sözü Olur
Toplantının ardından açıklamalarda bulunan Erdoğan, "Uzayda izi olanın dünyada sözü olur düsturuyla hareket eden Türkiye için uydu yeteneklerini geliştirmek, tercihten öte zorunluluktur" dedi. Hatırlarsanız, Türksat 3A uydusunu 2008 yılında uzaya fırlattığımızda birileri, hep yaptıkları gibi mütekebbir bir edayla yine bize sataşmışlardı. Türksat 4A 2014'te, Türksat 4B ise 2015 yılında uzaydaki yerini aldı. 2021 yılında Türksat 5A ve Türksat 5B'yi fırlatarak aynı yıl içinde uzaya iki uydu gönderebilen nadir ülkeler arasına adımızı yazdırdık. Göktürk 1 ve 2 uydularımızla ülkemizin uzaydan yer gözlem ve keşif yeteneklerini artırdık.
30 Haziran 2026 18:37

Son Dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Önemli Açıklamalar
Hatırlarsanız, Türksat 3A uydusunu 2008 yılında uzaya fırlattığımızda birileri, hep yaptıkları gibi mütekebbir bir edayla yine bize sataşmışlardı. Türksat 4A 2014'te, Türksat 4B ise 2015 yılında uzaydaki yerini aldı. 2021 yılında Türksat 5A ve Türksat 5B'yi fırlatarak aynı yıl içinde uzaya iki uydu gönderebilen nadir ülkeler arasına adımızı yazdırdık. Göktürk 1 ve 2 uydularımızla ülkemizin uzaydan yer gözlem ve keşif yeteneklerini artırdık.
30 Haziran 2026 18:30


Reklam Vermek İçin Tıklayınız
İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Türkiye İle Katar'dan Uzayda Ortak Uydu Hamlesi
Bakan Uraloğlu, Es'hailSat ile imzalanan anlaşma kapsamında, 50 derece Doğu yörüngesinde görev yapacak yüksek veri kapasiteli Ka-Bant Es'hail-3/Türksat-Biruni uydusunun kapasitesinin ortak kullanılacağını belirtti.
01 Temmuz 2026 00:00

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Uzayda Tarihi Bir Başarı Hikayesine İmzamızı Attık
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "32 yıl önce Türksat-1B uydusu ile başlayan uzay maceramız bugün hayal dahi edilemeyecek seviyelere geldi. Her cümlesi bilgi, tecrübe ve alın teriyle yazılmış tarihi bir başarı hikayesine imzamızı attık. Şu an kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biriyiz." ifadelerini kullandı.
30 Haziran 2026 18:28

Erdoğan: Her Türlü Senaryoya Hazırız
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Altta kalanın canı çıksın" anlayışının egemen olduğu mevcut dünya düzeninde her türlü senaryoya karşı kendimizi hazırlıyoruz." ifadelerini kullandı.
30 Haziran 2026 19:20

Cumhurbaşkanı Erdoğan Konuşuyor
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı'nın ardından açıklama yapıyor.
30 Haziran 2026 18:28