×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Dünyevî Makamın Riskleri

Talip olmadığım halde, 1970'lerin başında teklif edilen bu günkü adı ile İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü makamını istemeyerek de olsa kabul etmiştim. Fakat itiraf etmeliyim ki ne kadar inandığım değerlerden taviz vermemeye çalışsam da resmî ideolojinin kuşatması altında çalışmak zorunda bırakılan hemen resmî kurumlar gibi Millî Eğitim gibi bir kurumda idareci olmanın inançlarınızdan taviz vermeden yolunuza devam edebilmenin zorluğunu herhalde tahmin edersiniz. Yaklaşık bir yıl oldukça tehlikeli ve zor şartlar burada çalıştıktan sonra yapılan seçimde tekrar iktidarın değişmesiyle yine istemediğim halde dost çevrelerin ısrarlı istekleriyle önceki vazifeme başladım. 12 Eylül askerî darbesinin yapıldığı ve hak hukukun rafa kaldırıldığı, asker emirlerinin kanun sayıldığı o devirde bu defa onların baskı ve tehditleri altında yaklaşık iki yıl çalıştıktan sonra nihayet sudan bahanelerle ikinci defa maalesef soluğu bu yine Diyarbakır'ın bir köyünde almış oldum.

Hüseyin Gültekin

Kaynak: Yeni Asya

08 Haziran 2026 00:37

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Yazarın Diğer Yazıları

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Hüseyin Gültekin

Yorumlara Açığız

Zaman zaman gerek mevcut iktidara yönelik yaptığımız itiraz ve tenkitlerle ilgili yazdığımız yazılarımıza; gerekse Osmanlı Ahrarlarının devamı olan hürriyetçi demokratlarla ilgili yazdığımız yazılarımıza yönelik bazı okuyucularımızın takdir ve tebriklerinin yanında itiraz ve tenkitleri oluyor. Üstad Bediüzzaman'ın; "menfaat üzerine dönen siyaset canavardır" diyerek dikkat çektiği ve siyaset meleği şeytan, şeytanı melek yapar mealindeki ikazı ve ucu ecnebînin elinde olduğu için siyaset arenasında işlenen bazı hukuksuzluklara ve cinayetlere farkına varmadan alet olma ihtimalinden dolayı siyasetten uzak durmaya çalışıyoruz. Geriye gerçek demokrasiyi savunan, adalet, hak ve hürriyetlerin tesisi için çalışan; düşünce, fikir ve inanç hürriyetlerine açık; Üstad Bediüzzaman'ın başa gelmeleri için; "vatan, İslâm ve Kur'an için..." diyerek dua ettiği ve nokta-ı istinat olduğu demokrat kadrolara biz de taraftar olup destek veriyoruz. Bu sebeple, bizi siyaset yapmakla itham eden dostlarımızın, Üstad Bediüzzaman'ın bu konudaki ölçü ve tavsiyelerini yeniden mütalaa etmelerinin daha isabetli olacağı kanaatindeyiz.

15 Haziran 2026 00:15

Hüseyin Gültekin

Manevî Yangın Devam Ediyor

Nemelazımcı duyarsız bazıları da "bana ne…" deyip yangını seyrediyorlar. Manevî yangından dahi rey devşirmeye tevessül siyasîler de halen; "dindar bir nesil yetiştireceğiz" şeklinde nutuklar atarak milleti uyutmaya devam ediyorlar. Öyle görünüyor ki manevî değerlerimizi cayır cayır yakan; insanların ebedî hayatını mahveden, bu manevî yangını söndürme işini geçmişte olduğu gibi yine Nur hadimleri yapacaklardır.

01 Haziran 2026 00:35

Hüseyin Gültekin

Yakından Uzağa Hizmet Tarzı

Daha sonrasında da aile efradı olarak gördüğü çocuklardan Hz. Ali'ye, sevgili kızı Hz. Fâtıma'ya ve torunları Hasan ve Hüseyin'e (ra) ve yakın arkadaşı Hz. Ebubekir'e dinin yüksek hakikatlerini tedrici olarak tebliğ ettiğini görüyoruz. Harika hitabet ve ikna gücü sayesinde sekiz tabur askerî itaate getiren, en dinsiz mütemerrit feylesoflara meydan okuyan, "Her soruya cevap verilir." diye ilânatta bulunan, nice paşalara, komutanlara muhatap olan, herkesin hayranlıkla ve gıpta ile baktığı nice kabiliyetlere ve meziyetlere sahip olan Üstad Bediüzzaman da Hz. Peygamber'in (asm) yaptığı gibi tebliğ ve irşadlarında -mücerret yaşadığı için- öncelikle öz kardeşleri olan Molla Abdullah ve Abdülmecit ve biraderzâdeleri olan Abdurrahman ve Fuat ile başlamıştır. Hadimler ve ebeveynler olarak, gerek Hz. Peygamber'in (asm) gerek Üstat Bediüzzaman'ın takip ettikleri "yakından uzağa" tarzıyla yapacağımız tebliğ ve telkinlerde, öncelikle ihmal edemeyeceğimiz çevre; aile efradımız, yakın akraba, dost ve komşularımızdır.

25 Mayıs 2026 00:20

Hüseyin Gültekin

Derviş Görünümlü Avcı

"Efendim, niyetim kuşun kanadını kırmak değildi. Önümde yürümekte olan bu kuşa iyice yaklaştığım hâlde uçmadığını görünce, onu yakalamak için üzerine atladım. Bu arada maalesef kanadının kırıldığını gördüm. Benim yaklaştığımı görünce bu kuş uçup gitseydi, kanadı da kırılmazdı." diyerek kendisinin suçsuz olduğunu beyan eder. Hz. Süleyman kuşa dönerek, dervişi gördüğü hâlde neden oradan uçup uzaklaşmadığını sorunca kuş: "Efendim, ben bu adamı sakallı, sarıklı ve cübbeli görünce; bunun bir avcı değil, karıncaya bile basmayacak kadar merhametli, kendi hâlinde bir derviş olduğunu tahmin ettim. Bu yüzden korkmadım ve uçmadım." der. Bunun üzerine kuş araya girerek: "Efendim, bunun kolu şifa bulunca yine bu kılığıyla bu gibi cinayetleri işlemeye devam eder. Bunun için mümkünse derviş kılıklı bu avcının kolunu kesmekten vazgeçelim; bunun yerine başındaki sarığını ve sırtındaki cübbesini çıkaralım ki başkalarını aldatmasın." deyince Hz. Süleyman da kuşun bu teklifini kabul ederek dervişin başındaki sarığın ve sırtındaki cübbenin çıkarılmasına karar verir. Günümüzde Hz. Süleyman yok.

18 Mayıs 2026 00:34

Hüseyin Gültekin

Sıkıntıların Reçetesi Meşveret

Üstad Bediüzzaman'ın; "hayırlı işlerin muzır manileri çok olur" ifadesiyle faydalı işlerin, istifadeye layık meşgalelerin zararlı manileri, engelleri pek çok olur. Yüce Allah'ın; "Ve emruhum şûrâ beynehum/ Onların aralarındaki işleri şura (meşveret) iledir" buyurduğu ve bu çerçevede Hz. Peygamberin de vahyin haricindek işler ile ilgili alınacak kararların tespiti için zaman zaman Sahabe-i Kiram ile istişarelerde bulunduğunu biliyoruz. "Benim de şimdi bir reyim var" buyuran Üstad Bediüzzaman bu ifadeleriyle yapılan istişarelere katılan hadimlerin tecrübeleri, kariyerleri, yaşları, mevkileri ne olursa olsun hepsinin eşit haklara sahip olduğunu bize bildiriyor. Yine Üstad Bediüzzaman'ın; "Velveleye vermeden istişare ediniz" şeklindeki ifadeleriyle her türlü kırıcı münakaşa, tartışma ve çekişmelerden uzak; karşılıklı saygı, hoşgörü, itidal çerçevesinde konuşmamızı tavsiyelerde bulunuyor.

11 Mayıs 2026 00:31

Hüseyin Gültekin

Manevî Yangın Devam Ediyor

Alkol ve uyuşturucu bataklıklarında debelenen çocuk yaştaki masumlar ve hayatlarının baharındaki gençler ve bunların işledikleri kan dondurucu cinayetler ve katliamlar… Bir zamanlar Amerika ve benzeri ülkelerde herkesin hayretle seyrettikleri cinayetlerin aynısı veya benzeri artık bizde de işlenmeye başladı. Sanki birden bire tesadüfün durup dururken bu alkol uyuşturucu çeteleri türemiş; sanki hiçbir sebep yok iken kendiliğinden bu cinayetler ve katliamlar işleniyor. Kahramanmaraş'ta işlenen cinnet hali cinayetlerde öldürülen masumların cenaze merasimlerinde ağıt yakan anne babaların göz yaşları eşliğinde bakanların ifadeleri, "Üzüntümüz büyüktür… Hepimizin başı sağ olsun… En kısa zamanda bu kötü gidişata hep beraber son vereceğiz inşallah..." Yaşanan can yakıcı her felâketten sonra bizi idare edenlerin teselli edici/gaz alıcı ifadeleri böyle.

04 Mayıs 2026 01:49

Hüseyin Gültekin

Yıpranan Kurum Ve Kuruluşlar

Üstad Bediüzzaman'ın bir asır önceden; "Riyaset-i şahsiyenin katiyen aleyhindeyim" diyerek karşı çıktığı tek adam sistemine olan itirazımızı bazı çevreler halen anlamasalar da objektif ve tarafsız gözle bu yanlış gidişatı gören akl-ı selim bütün çevreler bu ucube sisteme niçin itiraz ettiğimizi geç de olsa anlıyorlar. Partili Cumhurbaşkanlığı sisteminden kaynaklanan ve artarak devam eden sıkıntıları, problemleri kısmen görebilen ve cılız bir sesle itiraz edebilenlerin yanında halen kimisi hak etmedikleri makam mevkileri veya maddî imkânları kaybetmemek için bu sistemin ilânihaye devam etmesi için ellerinden geleni yapıyorlar. Bir taraftan Cumhurbaşkanlığının onur ve şerefini muhafaza edecek; diğer taraftan da lideri olduğu partinin milletin onayını almak için bazı faaliyetlerde bulunacak olan partili bir Cumhurbaşkanının işi hiç de kolay değil.

13 Nisan 2026 00:08

Hüseyin Gültekin

İyi Niyet Timsali Siyasetçi...

Olup bitenleri Demirel öğrenince avukatı Yaşar Topçu'ya "Bak Yaşar Bey; vatandaş durup dururken bize küfür etmez. Kim bilir bir şekilde biz adamı incitmişizdir. Derhal git adamı serbest bıraktır, şikâyetçi olma" der ve Yaşar Topçu mahkemeye başvurarak açtığı davayı geri çektiğini bildirir ve adamı serbest bıraktırır. Yine merhum Demirel düzenlenen bir mitingde toplanan kalabalığa hitap ederken; "Ben yollar yaptım; barajlar yaptım; fabrikalar yaptım…" diyerek konuşmasına devam ederken, kalabalıktan bir adam yüksek sesle; "Sen babanın parası ile mi yaptın bunları?" diye bağırır. Polisler koşarak adamı yakalamaya çalışınca Demirel; "Durun bakalım adam bir soru soruyor onu cevaplandırayım" diyerek soruyu soran adama; "Ben bütün bu ülkedeki insanların verdiği paralarla verdikleri vergilerle bu yolları, barajları hastaneleri, fabrikaları yapıyorum. Ama benden öncekiler yapmadı, ben yapıyorum anladın mı?" diyor. Demirel de; "Krediye gerek yok; ne kadar ihtiyacın varsa banim şahsî hesabımdan al" deyince Kırca; "Hayır beyefendi, şahsî paranı alırsam, bundan sonra seni istediğim şekilde eleştiremem" diyor. Demirel; "Şimdiye kadar beni hep eleştirdin, sana herhangi bir yaptırımda bulundum mu?" diye karşılık veriyor.

06 Nisan 2026 00:38

Hüseyin Gültekin

"Çok İyiler Var Ki..."

Her şeyden önce "def'i şer celb-i nef'a racihtir" hakikatından hareketle öncelikli hareket noktamız şer ve kötülükleri def etmek olmalı; sonra hasenatları, iyilikleri işlemeyi gaye edinmeliyiz. Üstad Bediüzzaman'ın "Her bir günahta küfre giden bir yol vardır" tespitleri doğrultusunda olup bitenlere baktığımızda öncelikli hareket noktamız büyük günahlardan şiddetle kaçınmakla beraber "Haramın mukaddimesi (başlangıcı) da haramdır" hükmünü de dikkate alarak bütün hata ve günahlardan kaçınma gayretinden sonra iyiliklere, hasanelere yönelirmeleri gerekir Nur hadimlerinin. Böyle bir durumun büyük bir vebal olduğunun idrakinde olduğunu bilen hiçbir hâdim böyle bir tehlikeyi göze alamaz, Ama Üstad Bediüzzaman'ın; "Çok iyiler var ki iyilik niyetiyle kötülük yaparlar" ifadeleri çerçevesinde olup bitenlere baktığımızda nice Nur hadimlerin hizmet yapıyorum diye bilmeden maalesef bu hizmetlere, bu ulvî davaya perde olduklarına şahit oluyoruz.

30 Mart 2026 00:17

Hüseyin Gültekin

Şefkat Tokatları

Üstad Bediüzzaman'ın haber verdiği gibi tam bir sadakat ile ciddiyetle hizmette bulunan hadimler rızıklarında bereketlere, maişetlerinde kolaylıklara, işlerinde mavafakiyetlere mazhar olacaklarını; şu veya bu şekilde hizmetlerinde gerekli gayreti, ciddiyeti göstermeyen, lâkaytlığa veya tembelliğe giren hadimler de bu hata ve kusurlarından vazgeçip tekrar ciddiyetle hizmetlere sarılmaları için bazı ikaz mahiyetindeki şefkat tokatlarına maruz kalırlar. Dostlara bazı hata ve kusurlardan dolayı bu dünyada böyle tokatlar geliyor da, "Nurlara bazı din düşmanlarının yaptıkları saldırılarına neden daha şiddetli tokatlar gelmiyor?" şeklindeki suallere de özetle Üstad Bediüzzaman; küçük hata ve kusurlar bu dünyada küçük mahkemelerde görüldüğü gibi büyük davalar ve cinayetler de büyük mahkemelerde görülür, diyor. Bakalım bu konuda Üsdat Bediüzzaman ne diyor: "… Eğer memur ise kanun namına kanunsuz hıyanet eden, ilişen o memlekete o biçare ahaliye bir umumî tokada vesile olur. Ya zelzele ya yağmursuzluk, ya hastalık ya fırtına gibi umumi belâlara bir vesile olur. Kendisi zahiren hususî tokat yememiş gibi görünüyor" (Emirdağ L., s. 689.) Görüldüğü gibi Nurlara tecavüz ve saldırılarda bulunan din düşmanları dahi yalnız kendileri zecr tokatlarına maruz kaldıkları halde, belli bazı yetkilere sahip olan memur ve amirlerin bu yetkilerini suiistimal ederek Nurlara ve hadimlerine şu veya bu şekilde ihanetlerde bulunduklarında bunların işledikleri cinayetlerin hesabı mahkeme-i kübraya havale edilirken, diğer taraftan da o memleketin biçare ahalisine zelzele, kuraklık, hastalık gibi umumî belalara sebep oluyor.

16 Mart 2026 00:37

Hüseyin Gültekin

Demokrasi Bayrağı Yeniden Dalgalanmalı

Hedefte olan partilerden birisi de geçmişte unutulmaz eserlere imza atan Demokrat Parti, Adalet Partisi ve onların devamı olan bugünkü Demokrat Parti. Köklü ve şerefli bir maziye sahip bu partinin önüne ne gibi manilerin, engellerin konulduğunu biliyoruz. Bu köklü çınarın kurumaması, bu bayrağın dalgalanması için engeller ne derece aşılması zor gibi görünse de bedelleri ne kadar ağır da olsa hepsinin üstesinden geleceğinize inanıyoruz.

09 Mart 2026 00:43

Hüseyin Gültekin

Demirel, Zor Günlerin Adamıydı

Korkunun dağa taşa sirayet ettiği o dönemde tertiplediği mitinglerle millete "Konuşan Türkiye… Düşün arkama…" diyerek haykırmak suretiyle korku havasını dağıtmaya çalışmış ve millete tekrar demokrasiye sahip çıkma cesaretini kazandırmıştı. Demirel, demokrasiyi sahiplenerek, insan hak ve hürriyetlerini yücelterek ülkeyi yeniden konuşan Türkiye'ye çevirerek döneminde demokrat Türkiye'ye dönüştürdü. Hatta, bu gibi dernek ve sendikaların yaptıkları eylemlere herhangi bir yasaklama getirmek ve herhangi bir müdahalede bulunmak bir tarafa, "Yollar yürümekle aşınmaz" diyerek bu gibi hareketlerin ve böyle eylemlerin birer yasal hak olduğunu dile getirerek, olup bitenleri nazar-ı müsamaha ve hoşgörü ile değerlendirdi.

02 Mart 2026 00:35

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha