×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Erdoğan: Chp İçindeki İç Savaşın Tarafı Değiliz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin istişare kampında gerçekleştirdiği konuşmada başörtüsü serbestisi ve muhalefet partisindeki iç gelişmelere değindi. Türkiye'nin başörtüsü meselesini eşitlik temelinde geride bıraktığını vurgulayan Erdoğan, CHP içindeki siyasi tartışmaları ise "iç savaş" olarak nitelendirerek, bu sürecin bir tarafı olmadıklarını ifade etti.

Kaynak: Karar, Ajanslar

27 Haziran 2026 11:53

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Benzer Haberler

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Milli Meselelerde Uzlaşıya, Ortak Noktalarımızı Büyütmeye Hazırız

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, Sakarya'nın Sapanca ilçesinde düzenlenen "AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı"nda yaptığı konuşmada, ülkenin dört bir yanında AK Parti'nin millet davasını ve Türkiye sevdasını göğsünün üzerinde bir madalya misali gururla taşıyan tüm yol arkadaşlarına selamlarını ve sevgilerini gönderdiğini söyledi. Erdoğan, "Yine burada şairin 'Dostlar ki bir kere bile selamlaşmadık/aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz" dediği gönül ve kültür coğrafyamızın farklı köşelerinde özellikle kalbi bizimle atan tüm dostlarımıza, kardeşlerimize en derin muhabbetlerimi iletiyorum. AK Parti İstişare ve Değerlendirme Toplantılarımızın 33'sünde bir kez daha sizlerle beraber olmanın, sizlerle hasbihal etmenin, siz kardeşlerimle hasret gidermenin memnuniyetini yaşıyorum. Davetimize icabet ederek kampımızı teşrifleriniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Daha önceki buluşmalarımızda olduğu gibi değerli fikirlerinizle, görüş ve önerilerinizle istişare toplantımıza kıymetli katkılar sunacağınıza inanıyor, sizlerden kanaatlerinizi samimiyetle paylaşmalarını özellikle rica ediyorum." ifadelerini kullandı. Konuşmasının başında şu hatırlatmayı yapmak istediğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti: "Biz ne kendi içimizde ne de milletimizle aracılarla konuşan, perdeyle konuşan bir kadro asla olmadık. Partimiz için, hareketimizin istikbali için, mücadelemizin başarısı için en doğru siyaset neyse ortak akılla onu bulmanın ve uygulamanın gayretinde olduk. İnşallah 33. İstişare Toplantımızda da aynısını yapacağız." Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının basına açık kısmın ardından yol arkadaşlıklarının gereği olarak dostane bir atmosferde gündemlerindeki konuları etraflıca ele alacaklarını belirterek "Bugün ve yarın meselelerimizi konuşacak, tartışacak, müzakere edecek, inşallah ufkumuz aydınlanmış, kardeşliğimiz güçlenmiş, muhabbetimiz tazelenmiş bir şekilde toplantımızı tamamlayacağız." dedi. Cenabıallah'tan toplantılarını ve istişarelerini bereketli kılmasını dileyen Erdoğan, "Değerli yol arkadaşlarım, bugün 33. Geleneksel İstişare Toplantımızı yaparken inşallah bir buçuk ay sonra da AK Parti'mizin kuruluşunun 25. 14 Ağustos 2001'de başlayan yolculuğumuz, artık çeyrek asrı geride bırakıyor. 25 yıldır durmadan, duraksamadan, yılmadan ve yorulmadan ülkemize, milletimize hizmetkarlık etmenin bahtiyarlığı içindeyiz." diye konuştu. "Aynı istikamete ilerleyen, gönülleri aynı, ülküde kenetlenmiş bir topluluğuz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir hususun altını özellikle çizmek istediğini söyleyerek şunları kaydetti: "Biz millet olarak öyle rastgele bir araya gelmiş, tarih yolculuğu içinde tesadüfen karşılaşmış, zamanın ve coğrafyanın zorlamasıyla kaynaşmış bir topluluk değiliz. Türkiye'nin tamamı, 86 milyon, hep birlikte, ortak bir tarihe, ortak bir kadere, şühedanın kanlarıyla sulanmış ortak bir vatana sahibiz. Ancak nihayetinde hepimiz aynı vatan toprağı üzerinde, aynı bayrak altında, aynı hilalin gölgesinde, aynı istikamete ilerleyen, gönülleri aynı, ülküde kenetlenmiş bir topluluğuz." "AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı"nda konuşan Erdoğan, bir şeyi çok açık ve net söylemek istediğini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu ülkede Türkiye Cumhuriyeti kimliğine sahip olan hiç kimse vatan toprağında misafir değildir, kiracı değildir, sığıntı değildir, öteki değildir, üvey evlat değildir. 86 milyonun her bir ferdi, bilaistisna bu devletin eşit derecede sahibidir." diye konuştu. AK Parti olarak kuruluş çalışmalarına başladıkları ilk andan itibaren kutuplaştırmanın, ayrıştırmanın, ötekileştirmenin, dışlamanın etrafında değil, birleştirmenin, kucaklaştırmanın, barıştırmanın, kaynaştırmanın etrafında yer aldıklarını ifade eden Erdoğan, "Biz hangi alanda olursa olsun bir hak mücadelesi verirken üstünlük sağlamanın, imtiyaz sağlamanın değil, eşitlik ve adalet mücadelesini verdik. Bizim AK Parti olarak eşitlik ve adalet mücadelemiz birileri tarafından kutuplaştırma, ayrıştırma olarak lanse edildi. Hayır, tam tersine biz normalleşmenin mücadelesini verdik." dedi. "Başörtüsü bu toprakların normalidir" Erdoğan, kendi evlatları da dahil olmak üzere bu ülkenin kız çocuklarının başörtüsüyle eğitim görmelerinin ve çalışmalarının on yıllar boyunca engellendiğini söyledi. Başörtülü kızların ve kadınların başlarını inançlarının bir gereği olarak örttüklerini dile getiren Erdoğan, "Daha da ötesi bu ülkede dindar olsun ya da olmasın kadınlar yüzyıllar boyunca hür iradeleriyle örtündüler. Ama siz örtünmeyi yasaklarsanız, bu milletin öz kültürü, öz geleneği olan giyim kuşam tarzını, tesettürü yasaklarsanız, siz Anadolu kadınının yaşmağına, yazmasına, çarşafına hor bakarsanız normal olana karşı çıkmış olursunuz, toplumu germiş olursunuz, kadınları kutuplaştırmış olursunuz, milletin huzurunu kaçırırsınız." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadınlarla birlikte on yıllar boyunca tesettür mücadelesi verirken bir imtiyazın, ayrıştırmanın, kutuplaştırmanın, diğerlerini ötekileştirmenin, diğerlerinin özgürlüklerine müdahale etmenin peşinde asla olmadıklarının altını çizerek, şöyle devam etti: "Biz sadece normalleşmenin, eşitliğin, adaletin, böylece kaynaşmanın ve böylece kucaklaşmanın peşindeydik. Türkiye, bu meseleyi artık geride bırakmıştır. Türkiye, bu meselede normalleşmiştir. Bunu da kendimiz, kendi ikbalimiz için değil, milli bir ödev bilinciyle milletin istikbali için yapmak durumundayız." dedi. Cumhur İttifakı çatısı altında, Milliyetçi Hareket Partisi ve lideri Devlet Bahçeli ile bunun en güzel örneğini sergilediklerini dile getiren Erdoğan, farklı siyasi partiler olarak ülkenin bekası, milletin sulh ve selameti için güç birliği yaptıklarını, ortak noktalarda buluştuklarını, Cumhur İttifakı'nı kurduklarını, Yenikapı ruhuyla millete birlikte hizmet ettiklerini söyledi. Erdoğan, Cumhuriyet Halk Partisinin seçmeniyle de diğer partilerin seçmenleriyle de her konuda aynı düşünmediklerini belirterek, "Ama hepimiz aynı vatanın, aynı toprağın, çoğu zaman aynı ailelerin çocuklarıyız. Siyasi farklılıklarımız bizi düşmanlaştırmamalı, bizi birbirimize asla hasım yapmamalı, fikir ayrılıklarımız bizi birbirimizden uzaklaştırmamalı, aramızı açmamalı." ifadelerini kullandı. Bunları samimiyetle söylerken bir gerçeği de göz ardı etmediklerini kaydeden Erdoğan, şunları söyledi: "Bu ülkede siyasi rekabeti husumete çeviren, siyasi farklılığı kutuplaştırmaya çeviren, fikir ayrılıklarını çatışmaya dönüştüren, gerilimden, kutuplaşmadan nemalanan, en başından itibaren Cumhuriyet Halk Partisi olmuştur. Bir Frankenstein ürettiler, şimdi de ceremesini çekiyorlar." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'nin içindeki dış mihraklardan kurtulmasının hem Türkiye siyaseti adına hem Türkiye adına hayırlı olacağını ifade ederek, "Başarabilirler mi, başaramazlar mı elbette bunu biz bilemeyiz. Ancak Türkiye'nin her türlü vesayetten arınmış bir ana muhalefet partisine ihtiyaç duyduğu son derece açıktır. Bizim bütün arzumuz Türkiye'nin normalleşmesidir. Ancak iktidar kadar muhalefetin de ayaklarının bu vatan topraklarına basması, bu milletin değerlerinden beslenmesi hayati derecede önemlidir." ifadelerini kullandı. Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimine dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti: "FETÖ, 15 Temmuz'da o hain darbe girişimini yaparken bunu sadece şahsıma, sadece bize yapmadı. O kalleş darbeyi Türkiye'ye yaptılar, 86 milyon vatandaşımızın tamamına yaptılar. Aynı şekilde yol yaparken, köprü yaparken, tünel inşa ederken, milyonlarca konut üretirken, Türkiye'nin savunma sanayisini güçlendirirken, eğitimde, sağlıkta, enerjide, her alanda destan yazarken, belli bir kesimi mutlu etmeyi, belli bir kesimin huzurunu, güvenliğini sağlamayı değil, Türkiye'mizi düşünüyor, Türkiye'mizi dert ediniyoruz." "Sanal gerilimlerle bu ülkenin enerjisinin heba edilmesini istemiyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, gereksiz tartışmalarla, çatışmalarla, incir çekirdeğini dahi doldurmayan kavgalarla Türkiye'nin geçmişte yıllarını, enerjisini, fidan gibi delikanlılarını kaybettiğini söyleyerek, "Sağ dediler, sol dediler, Alevi, Sünni, Kürt, Türk dediler. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak, başta terörsüz Türkiye sürecimiz olmak üzere dış politika gibi, güvenlik gibi, hak ve özgürlüklerin ilerletilmesi gibi milli meselelerde uzlaşıya, ortak noktalarımızı büyütmeye hazırız." şeklinde konuştu. AK Parti'yi kurarken Türkiye'nin bütün renklerinin parti içinde temsil edilmesine özen gösterdiklerinin altını çizen Erdoğan, "AK Parti'nin temellerini ayrıştırma üzerine değil, kucaklaşma üzerine, çatışma üzerine değil uzlaşma üzerine, kutuplaştırma üzerine değil birleştirme ve bütünleştirme üzerine inşa ettik. 25 yıldır bizim kapımız açıktır. Ama bu kitabın bir cildi, bir şirazesi, bir mücellidi, bir müellifi, kitabın ortak bir ruhu, ortak bir duygusu var. Yolunu ayırana 'uğurlar olsun' dediğimiz gibi yolumuza girene de 'hoş geldin' der, bağrımıza basarız, yol ve mücadele arkadaşlığı yaparız." diye konuştu. Erdoğan, partilerini kurarken ilkelerini, sınırlarını, çerçevelerini net bir şekilde çizdiklerini, o çizginin dışına çıkmayacaklarını, çıkılmasına da müsaade etmeyeceklerini ve AK Parti kitabının şirazesinin dağılmasına asla göz yummayacaklarını dile getirdi. AK Parti'nin partilerden bir parti olmadığını kaydeden Erdoğan, "Biz bir dava hareketiyiz. Biz ilkelerle hareket eder, sırat-ı müstakim üzere sabitkadem yere basar, zaferi de Allah'ın takdirinden umarız." dedi. Erdoğan, AK Parti'nin 25 yıl önce nasıl bir duygu ve heyecan üzere kurulduysa bugün de aynı duygu ve heyecan içinde yoluna devam ettiğini, 25 yıl önce hangi ilkeler ve değerler etrafında kenetlendilerse bugün de aynı ilkeler ve değerler etrafında birbirlerine yoldaşlık ettiklerini ifade etti. "25 yıllık destan olduk ama davamızı unutmadık" İstikametlerinin ve menzillerinin net olduğunun altını çizen Erdoğan, "Allah'a sonsuz hamdolsun ki şımaranlardan olmadık, başımız dönmedi, makamlarda eriyip gitmedik, tekebbüre kapılmadık, istikametimizi şaşırmadık, yolumuzdan ayrılmadık, menzilimizden sapmadık, milletle gönül bağımızı koparmadık. Kurulduğumuz gün gibi diriyiz, heyecanlıyız, azimliyiz, gayretliyiz." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Yolu şaşıranlar kendi yollarına gittiler. Bu mesele kişisel bir mesele değildir. İnandığımız yolda eğilmeden, bükülmeden yürümeye devam edeceğiz." Hep birlikte yazdıkları çeyrek asırlık destanda alın teri, emeği, katkısı olan tüm yol arkadaşlarına, partinin en üst kademesinden en uçtaki birimine kadar her bir dava arkadaşına teşekkür eden Erdoğan, AK Parti çatısı altında bulunan, bu harekete omuz veren, fakat bugün aralarında olmayan, Hakk'ın rahmetine kavuşmuş tüm kardeşlerine de Allah'tan rahmet dileyerek, kendilerini hasretle, minnetle yad ettiğini sözlerine ekledi. AK Parti'nin yeni şarkısı: "Efsane Büyük Başkan" Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kürsüye çıktığı sırada, "Efsane Büyük Başkan" adlı yeni şarkı ilk kez katılımcılara dinletildi. AK Parti Tanıtım ve Medya Başkanlığının hazırladığı şarkının sözleri şöyle: Şarkı, AK Parti'nin sosyal medya hesabından da paylaşıldı. Notlar Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan programda, AK Parti için hazırlanan filmin gösterimi yapıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kürsüye çıktığı sırada "Efsane Büyük Başkan Recep Tayyip Erdoğan" adlı şarkı ilk kez katılımcılara dinletildi. Platformda, "Tarihe Mühür Asra Lider Milletin Bölünmez İradesi 25 Yaşında" sloganına yer verildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşması sırasında söylediği "AK Parti bir Türkiye kitabıdır" ifadesi katılımcılarca ayakta alkışlandı.

27 Haziran 2026 16:59

'Milli Meselelerde Uzlaşıya, Ortak Noktalarımızı Büyütmeye Hazırız'

Cumhurbaşkanı Erdoğan "AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak başta terörsüz Türkiye sürecimiz olmak üzere dış politika gibi, güvenlik gibi, hak ve özgürlüklerin ilerletilmesi gibi milli meselelerde uzlaşıya, ortak noktalarımızı büyütmeye hazırız." dedi. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, Sakarya'nın Sapanca ilçesinde düzenlenen "AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı"nda yaptığı konuşmada, ülkenin dört bir yanında AK Parti'nin millet davasını ve Türkiye sevdasını göğsünün üzerinde bir madalya misali gururla taşıyan tüm yol arkadaşlarına selamlarını ve sevgilerini gönderdiğini söyledi. Erdoğan, "Yine burada şairin 'Dostlar ki bir kere bile selamlaşmadık/aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz" dediği gönül ve kültür coğrafyamızın farklı köşelerinde özellikle kalbi bizimle atan tüm dostlarımıza, kardeşlerimize en derin muhabbetlerimi iletiyorum. AK Parti İstişare ve Değerlendirme Toplantılarımızın 33'sünde bir kez daha sizlerle beraber olmanın, sizlerle hasbihal etmenin, siz kardeşlerimle hasret gidermenin memnuniyetini yaşıyorum. Davetimize icabet ederek kampımızı teşrifleriniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Daha önceki buluşmalarımızda olduğu gibi değerli fikirlerinizle, görüş ve önerilerinizle istişare toplantımıza kıymetli katkılar sunacağınıza inanıyor, sizlerden kanaatlerinizi samimiyetle paylaşmalarını özellikle rica ediyorum." ifadelerini kullandı. Konuşmasının başında şu hatırlatmayı yapmak istediğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti: "Biz ne kendi içimizde ne de milletimizle aracılarla konuşan, perdeyle konuşan bir kadro asla olmadık. Partimiz için, hareketimizin istikbali için, mücadelemizin başarısı için en doğru siyaset neyse ortak akılla onu bulmanın ve uygulamanın gayretinde olduk. İnşallah 33. İstişare Toplantımızda da aynısını yapacağız." Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının basına açık kısmın ardından yol arkadaşlıklarının gereği olarak dostane bir atmosferde gündemlerindeki konuları etraflıca ele alacaklarını belirterek "Bugün ve yarın meselelerimizi konuşacak, tartışacak, müzakere edecek, inşallah ufkumuz aydınlanmış, kardeşliğimiz güçlenmiş, muhabbetimiz tazelenmiş bir şekilde toplantımızı tamamlayacağız." dedi. Cenabıallah'tan toplantılarını ve istişarelerini bereketli kılmasını dileyen Erdoğan, "Değerli yol arkadaşlarım, bugün 33. Geleneksel İstişare Toplantımızı yaparken inşallah bir buçuk ay sonra da AK Parti'mizin kuruluşunun 25. 14 Ağustos 2001'de başlayan yolculuğumuz, artık çeyrek asrı geride bırakıyor. 25 yıldır durmadan, duraksamadan, yılmadan ve yorulmadan ülkemize, milletimize hizmetkarlık etmenin bahtiyarlığı içindeyiz." diye konuştu. "Aynı istikamete ilerleyen, gönülleri aynı, ülküde kenetlenmiş bir topluluğuz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir hususun altını özellikle çizmek istediğini söyleyerek şunları kaydetti: "Biz millet olarak öyle rastgele bir araya gelmiş, tarih yolculuğu içinde tesadüfen karşılaşmış, zamanın ve coğrafyanın zorlamasıyla kaynaşmış bir topluluk değiliz. Türkiye'nin tamamı, 86 milyon, hep birlikte, ortak bir tarihe, ortak bir kadere, şühedanın kanlarıyla sulanmış ortak bir vatana sahibiz. Ancak nihayetinde hepimiz aynı vatan toprağı üzerinde, aynı bayrak altında, aynı hilalin gölgesinde, aynı istikamete ilerleyen, gönülleri aynı, ülküde kenetlenmiş bir topluluğuz." "AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı"nda konuşan Erdoğan, bir şeyi çok açık ve net söylemek istediğini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu ülkede Türkiye Cumhuriyeti kimliğine sahip olan hiç kimse vatan toprağında misafir değildir, kiracı değildir, sığıntı değildir, öteki değildir, üvey evlat değildir. 86 milyonun her bir ferdi, bilaistisna bu devletin eşit derecede sahibidir." diye konuştu. AK Parti olarak kuruluş çalışmalarına başladıkları ilk andan itibaren kutuplaştırmanın, ayrıştırmanın, ötekileştirmenin, dışlamanın etrafında değil, birleştirmenin, kucaklaştırmanın, barıştırmanın, kaynaştırmanın etrafında yer aldıklarını ifade eden Erdoğan, "Biz hangi alanda olursa olsun bir hak mücadelesi verirken üstünlük sağlamanın, imtiyaz sağlamanın değil, eşitlik ve adalet mücadelesini verdik. Bizim AK Parti olarak eşitlik ve adalet mücadelemiz birileri tarafından kutuplaştırma, ayrıştırma olarak lanse edildi. Hayır, tam tersine biz normalleşmenin mücadelesini verdik." dedi. "Başörtüsü bu toprakların normalidir" Erdoğan, kendi evlatları da dahil olmak üzere bu ülkenin kız çocuklarının başörtüsüyle eğitim görmelerinin ve çalışmalarının on yıllar boyunca engellendiğini söyledi. Başörtülü kızların ve kadınların başlarını inançlarının bir gereği olarak örttüklerini dile getiren Erdoğan, "Daha da ötesi bu ülkede dindar olsun ya da olmasın kadınlar yüzyıllar boyunca hür iradeleriyle örtündüler. Ama siz örtünmeyi yasaklarsanız, bu milletin öz kültürü, öz geleneği olan giyim kuşam tarzını, tesettürü yasaklarsanız, siz Anadolu kadınının yaşmağına, yazmasına, çarşafına hor bakarsanız normal olana karşı çıkmış olursunuz, toplumu germiş olursunuz, kadınları kutuplaştırmış olursunuz, milletin huzurunu kaçırırsınız." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadınlarla birlikte on yıllar boyunca tesettür mücadelesi verirken bir imtiyazın, ayrıştırmanın, kutuplaştırmanın, diğerlerini ötekileştirmenin, diğerlerinin özgürlüklerine müdahale etmenin peşinde asla olmadıklarının altını çizerek, şöyle devam etti: "Biz sadece normalleşmenin, eşitliğin, adaletin, böylece kaynaşmanın ve böylece kucaklaşmanın peşindeydik. Türkiye, bu meseleyi artık geride bırakmıştır. Türkiye, bu meselede normalleşmiştir. Bunu da kendimiz, kendi ikbalimiz için değil, milli bir ödev bilinciyle milletin istikbali için yapmak durumundayız." dedi. Cumhur İttifakı çatısı altında, Milliyetçi Hareket Partisi ve lideri Devlet Bahçeli ile bunun en güzel örneğini sergilediklerini dile getiren Erdoğan, farklı siyasi partiler olarak ülkenin bekası, milletin sulh ve selameti için güç birliği yaptıklarını, ortak noktalarda buluştuklarını, Cumhur İttifakı'nı kurduklarını, Yenikapı ruhuyla millete birlikte hizmet ettiklerini söyledi. Erdoğan, Cumhuriyet Halk Partisinin seçmeniyle de diğer partilerin seçmenleriyle de her konuda aynı düşünmediklerini belirterek, "Ama hepimiz aynı vatanın, aynı toprağın, çoğu zaman aynı ailelerin çocuklarıyız. Siyasi farklılıklarımız bizi düşmanlaştırmamalı, bizi birbirimize asla hasım yapmamalı, fikir ayrılıklarımız bizi birbirimizden uzaklaştırmamalı, aramızı açmamalı." ifadelerini kullandı. Bunları samimiyetle söylerken bir gerçeği de göz ardı etmediklerini kaydeden Erdoğan, şunları söyledi: "Bu ülkede siyasi rekabeti husumete çeviren, siyasi farklılığı kutuplaştırmaya çeviren, fikir ayrılıklarını çatışmaya dönüştüren, gerilimden, kutuplaşmadan nemalanan, en başından itibaren Cumhuriyet Halk Partisi olmuştur. Bir Frankenstein ürettiler, şimdi de ceremesini çekiyorlar." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'nin içindeki dış mihraklardan kurtulmasının hem Türkiye siyaseti adına hem Türkiye adına hayırlı olacağını ifade ederek, "Başarabilirler mi, başaramazlar mı elbette bunu biz bilemeyiz. Ancak Türkiye'nin her türlü vesayetten arınmış bir ana muhalefet partisine ihtiyaç duyduğu son derece açıktır. Bizim bütün arzumuz Türkiye'nin normalleşmesidir. Ancak iktidar kadar muhalefetin de ayaklarının bu vatan topraklarına basması, bu milletin değerlerinden beslenmesi hayati derecede önemlidir." ifadelerini kullandı. Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimine dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti: "FETÖ, 15 Temmuz'da o hain darbe girişimini yaparken bunu sadece şahsıma, sadece bize yapmadı. O kalleş darbeyi Türkiye'ye yaptılar, 86 milyon vatandaşımızın tamamına yaptılar. Aynı şekilde yol yaparken, köprü yaparken, tünel inşa ederken, milyonlarca konut üretirken, Türkiye'nin savunma sanayisini güçlendirirken, eğitimde, sağlıkta, enerjide, her alanda destan yazarken, belli bir kesimi mutlu etmeyi, belli bir kesimin huzurunu, güvenliğini sağlamayı değil, Türkiye'mizi düşünüyor, Türkiye'mizi dert ediniyoruz." "Sanal gerilimlerle bu ülkenin enerjisinin heba edilmesini istemiyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, gereksiz tartışmalarla, çatışmalarla, incir çekirdeğini dahi doldurmayan kavgalarla Türkiye'nin geçmişte yıllarını, enerjisini, fidan gibi delikanlılarını kaybettiğini söyleyerek, "Sağ dediler, sol dediler, Alevi, Sünni, Kürt, Türk dediler. 25 yıldır bizim kapımız açıktır. Ama bu kitabın bir cildi, bir şirazesi, bir mücellidi, bir müellifi, kitabın ortak bir ruhu, ortak bir duygusu var. Yolunu ayırana 'uğurlar olsun' dediğimiz gibi yolumuza girene de 'hoş geldin' der, bağrımıza basarız, yol ve mücadele arkadaşlığı yaparız." diye konuştu. Erdoğan, partilerini kurarken ilkelerini, sınırlarını, çerçevelerini net bir şekilde çizdiklerini, o çizginin dışına çıkmayacaklarını, çıkılmasına da müsaade etmeyeceklerini ve AK Parti kitabının şirazesinin dağılmasına asla göz yummayacaklarını dile getirdi. AK Parti'nin partilerden bir parti olmadığını kaydeden Erdoğan, "Biz bir dava hareketiyiz. Biz ilkelerle hareket eder, sırat-ı müstakim üzere sabitkadem yere basar, zaferi de Allah'ın takdirinden umarız." dedi. Erdoğan, AK Parti'nin 25 yıl önce nasıl bir duygu ve heyecan üzere kurulduysa bugün de aynı duygu ve heyecan içinde yoluna devam ettiğini, 25 yıl önce hangi ilkeler ve değerler etrafında kenetlendilerse bugün de aynı ilkeler ve değerler etrafında birbirlerine yoldaşlık ettiklerini ifade etti. "25 yıllık destan olduk ama davamızı unutmadık" İstikametlerinin ve menzillerinin net olduğunun altını çizen Erdoğan, "Allah'a sonsuz hamdolsun ki şımaranlardan olmadık, başımız dönmedi, makamlarda eriyip gitmedik, tekebbüre kapılmadık, istikametimizi şaşırmadık, yolumuzdan ayrılmadık, menzilimizden sapmadık, milletle gönül bağımızı koparmadık. Kurulduğumuz gün gibi diriyiz, heyecanlıyız, azimliyiz, gayretliyiz." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Yolu şaşıranlar kendi yollarına gittiler. Bu mesele kişisel bir mesele değildir. İnandığımız yolda eğilmeden, bükülmeden yürümeye devam edeceğiz." Hep birlikte yazdıkları çeyrek asırlık destanda alın teri, emeği, katkısı olan tüm yol arkadaşlarına, partinin en üst kademesinden en uçtaki birimine kadar her bir dava arkadaşına teşekkür eden Erdoğan, AK Parti çatısı altında bulunan, bu harekete omuz veren, fakat bugün aralarında olmayan, Hakk'ın rahmetine kavuşmuş tüm kardeşlerine de Allah'tan rahmet dileyerek, kendilerini hasretle, minnetle yad ettiğini sözlerine ekledi. AK Parti'nin yeni şarkısı: "Efsane Büyük Başkan" Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kürsüye çıktığı sırada, "Efsane Büyük Başkan" adlı yeni şarkı ilk kez katılımcılara dinletildi. AK Parti Tanıtım ve Medya Başkanlığının hazırladığı şarkının sözleri şöyle: Şarkı, AK Parti'nin sosyal medya hesabından da paylaşıldı. Notlar Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan programda, AK Parti için hazırlanan filmin gösterimi yapıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kürsüye çıktığı sırada "Efsane Büyük Başkan Recep Tayyip Erdoğan" adlı şarkı ilk kez katılımcılara dinletildi. Platformda, "Tarihe Mühür Asra Lider Milletin Bölünmez İradesi 25 Yaşında" sloganına yer verildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşması sırasında söylediği "AK Parti bir Türkiye kitabıdır" ifadesi katılımcılarca ayakta alkışlandı.

27 Haziran 2026 23:27

''Ak Parti Bir Türkiye Kitabıdır''... Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Davet: Çatımızın Altında Herkese Yer Vardır

AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nda açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Bir kitabın binlerce sayfası olabilir, her bir sayfası farklı renkte olabilir, farklı bir hikaye olabilir, o hikayeler farklı bir dille, üslupla yazılmış olabilir ama her kitabın bir kapağı vardır, bir arada tutan şirazesi vardır. Kitabın sayfaları ne kadar farklı görünse de usta bir yazarın, tecrübeli bir editörün elinde kitap bir bütündür. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak başta Terörsüz Türkiye süreci başta olmak üzere dış politika, güvenlik gibi milli meselelerde uzlaşıya hazırız.' ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, Sakarya'nın Sapanca ilçesinde düzenlenen "AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı"nda yaptığı konuşmada, ülkenin dört bir yanında AK Parti'nin millet davasını ve Türkiye sevdasını göğsünün üzerinde bir madalya misali gururla taşıyan tüm yol arkadaşlarına selamlarını ve sevgilerini gönderdiğini söyledi. Erdoğan, "Yine burada şairin 'Dostlar ki bir kere bile selamlaşmadık/aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz" dediği gönül ve kültür coğrafyamızın farklı köşelerinde özellikle kalbi bizimle atan tüm dostlarımıza, kardeşlerimize en derin muhabbetlerimi iletiyorum. AK Parti İstişare ve Değerlendirme Toplantılarımızın 33'sünde bir kez daha sizlerle beraber olmanın, sizlerle hasbihal etmenin, siz kardeşlerimle hasret gidermenin memnuniyetini yaşıyorum. Daha önceki buluşmalarımızda olduğu gibi değerli fikirlerinizle, görüş ve önerilerinizle istişare toplantımıza kıymetli katkılar sunacağınıza inanıyor, sizlerden kanaatlerinizi samimiyetle paylaşmalarını özellikle rica ediyorum." ifadelerini kullandı. Konuşmasının başında şu hatırlatmayı yapmak istediğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti: "Biz ne kendi içimizde ne de milletimizle aracılarla konuşan, perdeyle konuşan bir kadro asla olmadık. İnşallah 33. İstişare Toplantımızda da aynısını yapacağız." Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının basına açık kısmın ardından yol arkadaşlıklarının gereği olarak dostane bir atmosferde gündemlerindeki konuları etraflıca ele alacaklarını belirterek "Bugün ve yarın meselelerimizi konuşacak, tartışacak, müzakere edecek, inşallah ufkumuz aydınlanmış, kardeşliğimiz güçlenmiş, muhabbetimiz tazelenmiş bir şekilde toplantımızı tamamlayacağız." dedi. Cenabıallah'tan toplantılarını ve istişarelerini bereketli kılmasını dileyen Erdoğan, "Değerli yol arkadaşlarım, bugün 33. Geleneksel İstişare Toplantımızı yaparken inşallah bir buçuk ay sonra da AK Parti'mizin kuruluşunun 25. 14 Ağustos 2001'de başlayan yolculuğumuz, artık çeyrek asrı geride bırakıyor. 25 yıldır durmadan, duraksamadan, yılmadan ve yorulmadan ülkemize, milletimize hizmetkarlık etmenin bahtiyarlığı içindeyiz." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir hususun altını özellikle çizmek istediğini söyleyerek şunları kaydetti: "Biz millet olarak öyle rastgele bir araya gelmiş, tarih yolculuğu içinde tesadüfen karşılaşmış, zamanın ve coğrafyanın zorlamasıyla kaynaşmış bir topluluk değiliz. Türkiye'nin tamamı, 86 milyon, hep birlikte, ortak bir tarihe, ortak bir kadere, şühedanın kanlarıyla sulanmış ortak bir vatana sahibiz. Ancak nihayetinde hepimiz aynı vatan toprağı üzerinde, aynı bayrak altında, aynı hilalin gölgesinde, aynı istikamete ilerleyen, gönülleri aynı, ülküde kenetlenmiş bir topluluğuz." Erdoğan, bir şeyi çok açık ve net söylemek istediğini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu ülkede Türkiye Cumhuriyeti kimliğine sahip olan hiç kimse vatan toprağında misafir değildir, kiracı değildir, sığıntı değildir, öteki değildir, üvey evlat değildir. 86 milyonun her bir ferdi, bilaistisna bu devletin eşit derecede sahibidir." diye konuştu. AK Parti olarak kuruluş çalışmalarına başladıkları ilk andan itibaren kutuplaştırmanın, ayrıştırmanın, ötekileştirmenin, dışlamanın etrafında değil, birleştirmenin, kucaklaştırmanın, barıştırmanın, kaynaştırmanın etrafında yer aldıklarını ifade eden Erdoğan, "Biz hangi alanda olursa olsun bir hak mücadelesi verirken üstünlük sağlamanın, imtiyaz sağlamanın değil, eşitlik ve adalet mücadelesini verdik. Hayır, tam tersine biz normalleşmenin mücadelesini verdik." dedi. Erdoğan, kendi evlatları da dahil olmak üzere bu ülkenin kız çocuklarının başörtüsüyle eğitim görmelerinin ve çalışmalarının on yıllar boyunca engellendiğini söyledi. Başörtülü kızların ve kadınların başlarını inançlarının bir gereği olarak örttüklerini dile getiren Erdoğan, "Daha da ötesi bu ülkede dindar olsun ya da olmasın kadınlar yüzyıllar boyunca hür iradeleriyle örtündüler. Ama siz örtünmeyi yasaklarsanız, bu milletin öz kültürü, öz geleneği olan giyim kuşam tarzını, tesettürü yasaklarsanız, siz Anadolu kadınının yaşmağına, yazmasına, çarşafına hor bakarsanız normal olana karşı çıkmış olursunuz, toplumu germiş olursunuz, kadınları kutuplaştırmış olursunuz, milletin huzurunu kaçırırsınız." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadınlarla birlikte on yıllar boyunca tesettür mücadelesi verirken bir imtiyazın, ayrıştırmanın, kutuplaştırmanın, diğerlerini ötekileştirmenin, diğerlerinin özgürlüklerine müdahale etmenin peşinde asla olmadıklarının altını çizerek, şöyle devam etti: "Biz sadece normalleşmenin, eşitliğin, adaletin, böylece kaynaşmanın ve böylece kucaklaşmanın peşindeydik. Türkiye, bu meselede normalleşmiştir. Bakın, bu yeni normal de değildir, bu tüm zamanların normalidir, bin yıllık normalimizdir. Bunu da kendimiz, kendi ikbalimiz için değil, milli bir ödev bilinciyle milletin istikbali için yapmak durumundayız." dedi. Cumhur İttifakı çatısı altında, Milliyetçi Hareket Partisi ve lideri Devlet Bahçeli ile bunun en güzel örneğini sergilediklerini dile getiren Erdoğan, farklı siyasi partiler olarak ülkenin bekası, milletin sulh ve selameti için güç birliği yaptıklarını, ortak noktalarda buluştuklarını, Cumhur İttifakı'nı kurduklarını, Yenikapı ruhuyla millete birlikte hizmet ettiklerini söyledi. Erdoğan, Cumhuriyet Halk Partisinin seçmeniyle de diğer partilerin seçmenleriyle de her konuda aynı düşünmediklerini belirterek, "Ama hepimiz aynı vatanın, aynı toprağın, çoğu zaman aynı ailelerin çocuklarıyız. Siyasi farklılıklarımız bizi düşmanlaştırmamalı, bizi birbirimize asla hasım yapmamalı, fikir ayrılıklarımız bizi birbirimizden uzaklaştırmamalı, aramızı açmamalı." ifadelerini kullandı. Bunları samimiyetle söylerken bir gerçeği de göz ardı etmediklerini kaydeden Erdoğan, şunları söyledi: "Bu ülkede siyasi rekabeti husumete çeviren, siyasi farklılığı kutuplaştırmaya çeviren, fikir ayrılıklarını çatışmaya dönüştüren, gerilimden, kutuplaşmadan nemalanan, en başından itibaren Cumhuriyet Halk Partisi olmuştur. Bir Frankenstein ürettiler, şimdi de ceremesini çekiyorlar." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'nin içindeki dış mihraklardan kurtulmasının hem Türkiye siyaseti adına hem Türkiye adına hayırlı olacağını ifade ederek, "Başarabilirler mi, başaramazlar mı elbette bunu biz bilemeyiz. Bizim bütün arzumuz Türkiye'nin normalleşmesidir. Ancak iktidar kadar muhalefetin de ayaklarının bu vatan topraklarına basması, bu milletin değerlerinden beslenmesi hayati derecede önemlidir." ifadelerini kullandı. Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimine dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti: "FETÖ, 15 Temmuz'da o hain darbe girişimini yaparken bunu sadece şahsıma, sadece bize yapmadı. O kalleş darbeyi Türkiye'ye yaptılar, 86 milyon vatandaşımızın tamamına yaptılar. Aynı şekilde yol yaparken, köprü yaparken, tünel inşa ederken, milyonlarca konut üretirken, Türkiye'nin savunma sanayisini güçlendirirken, eğitimde, sağlıkta, enerjide, her alanda destan yazarken, belli bir kesimi mutlu etmeyi, belli bir kesimin huzurunu, güvenliğini sağlamayı değil, Türkiye'mizi düşünüyor, Türkiye'mizi dert ediniyoruz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, gereksiz tartışmalarla, çatışmalarla, incir çekirdeğini dahi doldurmayan kavgalarla Türkiye'nin geçmişte yıllarını, enerjisini, fidan gibi delikanlılarını kaybettiğini söyleyerek, "Sağ dediler, sol dediler, Alevi, Sünni, Kürt, Türk dediler. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak, başta terörsüz Türkiye sürecimiz olmak üzere dış politika gibi, güvenlik gibi, hak ve özgürlüklerin ilerletilmesi gibi milli meselelerde uzlaşıya, ortak noktalarımızı büyütmeye hazırız." şeklinde konuştu. AK Parti'yi kurarken Türkiye'nin bütün renklerinin parti içinde temsil edilmesine özen gösterdiklerinin altını çizen Erdoğan, "AK Parti'nin temellerini ayrıştırma üzerine değil, kucaklaşma üzerine, çatışma üzerine değil uzlaşma üzerine, kutuplaştırma üzerine değil birleştirme ve bütünleştirme üzerine inşa ettik. 25 yıldır bizim kapımız açıktır. Bunu kimse yanlış yorumlamasın." değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir kitabın binlerce sayfasının, her sayfasının da farklı renkte olabileceğini, kitabın her sayfasında farklı bir hikaye, o hikayelerin de farklı dille, üslupla, duyguyla yazılmış olabileceğini söyledi. Kitabın her sayfasının ayrı bir tezhibi, hattı, minyatürü, ebrusu olabileceğini ama her kitabın bir kapağının, kitabı bir arada tutan şirazesinin ve onu bütünleştiren cildi olduğunu kaydeden Erdoğan, "Her kitabın bir dibacesi, mukaddimesi, ön sözü vardır. Yolunu ayırana 'uğurlar olsun' dediğimiz gibi yolumuza girene de 'hoş geldin' der, bağrımıza basarız, yol ve mücadele arkadaşlığı yaparız." diye konuştu. Erdoğan, partilerini kurarken ilkelerini, sınırlarını, çerçevelerini net bir şekilde çizdiklerini, o çizginin dışına çıkmayacaklarını, çıkılmasına da müsaade etmeyeceklerini ve AK Parti kitabının şirazesinin dağılmasına asla göz yummayacaklarını dile getirdi. AK Parti'nin partilerden bir parti olmadığını kaydeden Erdoğan, "Biz bir dava hareketiyiz. Biz ilkelerle hareket eder, sırat-ı müstakim üzere sabitkadem yere basar, zaferi de Allah'ın takdirinden umarız." dedi. Erdoğan, AK Parti'nin 25 yıl önce nasıl bir duygu ve heyecan üzere kurulduysa bugün de aynı duygu ve heyecan içinde yoluna devam ettiğini, 25 yıl önce hangi ilkeler ve değerler etrafında kenetlendilerse bugün de aynı ilkeler ve değerler etrafında birbirlerine yoldaşlık ettiklerini ifade etti. İstikametlerinin ve menzillerinin net olduğunun altını çizen Erdoğan, "Allah'a sonsuz hamdolsun ki şımaranlardan olmadık, başımız dönmedi, makamlarda eriyip gitmedik, tekebbüre kapılmadık, istikametimizi şaşırmadık, yolumuzdan ayrılmadık, menzilimizden sapmadık, milletle gönül bağımızı koparmadık. Hamdolsun, büyüdük, güçlendik, dev olduk, 25 yıllık destan olduk ama davamızı unutmadık. Kurulduğumuz gün gibi diriyiz, heyecanlıyız, azimliyiz, gayretliyiz." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Yolu şaşıranlar kendi yollarına gittiler. Bu mesele kişisel bir mesele değildir. İnandığımız yolda eğilmeden, bükülmeden yürümeye devam edeceğiz." Hep birlikte yazdıkları çeyrek asırlık destanda alın teri, emeği, katkısı olan tüm yol arkadaşlarına, partinin en üst kademesinden en uçtaki birimine kadar her bir dava arkadaşına teşekkür eden Erdoğan, AK Parti çatısı altında bulunan, bu harekete omuz veren, fakat bugün aralarında olmayan, Hakk'ın rahmetine kavuşmuş tüm kardeşlerine de Allah'tan rahmet dileyerek, kendilerini hasretle, minnetle yad ettiğini sözlerine ekledi. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan programda, AK Parti için hazırlanan filmin gösterimi yapıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kürsüye çıktığı sırada "Efsane Büyük Başkan Recep Tayyip Erdoğan" adlı şarkı ilk kez katılımcılara dinletildi. Platformda, "Tarihe Mühür Asra Lider Milletin Bölünmez İradesi 25 Yaşında" sloganına yer verildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşması sırasında söylediği "AK Parti bir Türkiye kitabıdır" ifadesi katılımcılarca ayakta alkışlandı.

27 Haziran 2026 10:47

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye'nin, Vesayetten Arınmış Bir Ana Muhalefete İhtiyaç Duyduğu Açıktır

Gücünü tabandan almayan, gücünü seçmeninden almayan, gücünü, Türkiye üzerine hesabı olan birtakım dış güçlerden, gücünü, yolsuzlukla elde edilmiş yetim hakkından, kara paradan, haram paradan alan bir muhalefet, Türkiye'ye fayda getirmez; zarar getirir" dedi. Sapanca'da düzenlenen AK Parti 33'üncü İstişare ve Değerlendirme Toplantısı başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile salona girişte alkışlarla karşılandı. Erdoğan, açılış konuşmasını yapmak için kürsüye çıktığı sırada toplantı kapsamında AK Parti Tanıtım ve Medya Başkanlığa tarafından hazırlanan 'Efsane Büyük Başkan' isimli şarkı çalındı. Erdoğan kürsüde, partililer de salonda ayakta alkışlarla şarkıya eşlik etti. Erdoğan açılış konuşmasında, "Biz ne kendi içimizde ne de milletimizle 'aracılarla' konuşan, perdeyle konuşan bir kadro asla olmadık. Düşüncelerimizi özgürce dile getirdik. Eleştirilerimizi serbestçe ifade ettik. İnşallah 33'üncü istişare toplantımızda da aynısını yapacağız. Bugün ve yarın meselelerimizi konuşacak, tartışacak, müzakere edecek; inşallah ufkumuz aydınlanmış, kardeşliğimiz güçlenmiş, muhabbetimiz tazelenmiş bir şekilde toplantımızı tamamlayacağız" dedi. Erdoğan, 14 Ağustos tarihinde AK Parti'nin kuruluşunun 25'inci yıl dönümünü kutlayacaklarını anımsatarak, "14 Ağustos 2001'de başlayan yolculuğumuz artık çeyrek asrı geride bırakıyor. Çeyrek asırdır, önce Cenabıallah'ın yardımı, sonra kaderimizi, kaderiyle bütünleştirdiğimiz aziz milletimizin desteğiyle Türkiye'ye hizmet ediyoruz. Türkiye'nin tamamı, 86 milyon, hep birlikte, ortak bir tarihe, ortak bir kadere, şühedanın kanlarıyla sulanmış ortak bir vatana sahibiz. Her şeyden önce biz; aynı Peygamberin ümmeti olarak, aynı mukaddes kitabın nuruyla aydınlanan, aynı kubbenin altında nefes alan, aynı ezanı terennüm eden, bizi bir eden, bizi beraber eden, bizi tek bir millet eden ortak bir imana sahibiz. Yorumlar farklı olabilir. Meseleleri ele alma biçimleri farklı olabilir, çözüm önerileri farklı olabilir. Yaşam tarzları, hassasiyetler farklı olabilir. Ancak nihayetinde hepimiz, aynı vatan toprağı üzerinde, aynı bayrak altında, aynı hilalin gölgesinde, aynı istikamete ilerleyen, gönülleri aynı, ülküde kenetlenmiş bir topluluğuz" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu ülkede, Türkiye Cumhuriyeti kimliğine sahip olan hiç kimse vatan toprağında misafir değildir, kiracı değildir, sığıntı değildir, öteki değildir, üvey evlat değildir; bilakis, hepsi de bu vatan toprağında mülk sahibidir, ev sahibidir, bu milletin asli unsurudur, bu milletin öz evladıdır. 86 milyonun her bir ferdi, bilaistisna, bu devletin eşit derecede sahibidir" dedi. AK Parti olarak kuruluş çalışmalarına başladıkları andan itibaren, kutuplaştırmanın, ayrıştırmanın, ötekileştirmenin, dışlamanın etrafında değil; birleştirmenin, kucaklaştırmanın, barıştırmanın, kaynaştırmanın etrafında yer aldıklarını belirten Erdoğan, "Biz, hangi alanda olursa olsun, bir hak mücadelesi verirken; üstünlük sağlamanın, imtiyaz sağlamanın değil, eşitlik ve adalet mücadelesini verdik. Biz sadece normalleşmenin, eşitliğin, adaletin, böylece kaynaşmanın, böylece kucaklaşmanın peşindeydik" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şimdi zaman zaman, marjinal, cahil, geri kafalı bazı fosiller çıkıyor; başörtüsüne, başörtülüye kin kusuyor. Herkes şunu anlamalıdır, Türkiye, bu meseleyi artık geride bırakmıştır. Türkiye, bu meselede normalleşmiştir. Bakın bu, yeni normal de değildir, bu tüm zamanların normalidir; bin yıllık normalimizdir. Farklı siyasi partiler olarak ülkemizin bekası, milletimizin sulh ve selameti için güç birliği yaptık, ortak noktalarda buluştuk, Cumhur İttifakı'nı kurduk Yenikapı ruhuyla milletimize birlikte hizmet ediyoruz. Fikir ayrılıklarımız, bizi birbirimizden uzaklaştırmamalı, aramızı açmamalı" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasi rekabeti husumete çeviren, siyasi farklılığı kutuplaştırmaya çeviren, fikir ayrılıklarını çatışmaya dönüştüren, gerilimden, kutuplaşmadan nemalananın, en başından itibaren Cumhuriyet Halk Partisi olduğunu söyleyerek, "'Öyle düşünmeyeceksin, öyle giyinmeyeceksin, o kitabı okumayacaksın, öyle yazmayacaksın' dediler. AK Parti olarak, 25 yıl boyunca yasakları kaldırmanın, hak ihlallerine son vermenin çabası içinde olduk. 25 yıl boyunca normalleşmenin mücadelesini verdik. 25 yıl boyunca kardeşlik mücadelesi, bu milleti kucaklaştırma mücadelesi verdik. 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında, Cumhur İttifakı'nı kurarak, bu mücadeleyi daha da güçlendirdik" diye konuştu. Erdoğan, CHP'deki gelişmelere değinerek, "Şu anda CHP içinde bir çatışma, bir ayrışma var. Gücünü tabandan almayan, gücünü seçmeninden almayan, gücünü, Türkiye üzerine hesabı olan birtakım dış güçlerden, gücünü, yolsuzlukla elde edilmiş, yetim hakkından, kara paradan, haram paradan alan bir muhalefet, Türkiye'ye fayda getirmez; zarar getirir. Kendisiyle barışık olmayan, kendi evinde huzur bulunmayan, kendi içinde birlik olmayan, teşkilatlarının 'biri Şam'dan biri Şark'tan çalan' bir yapının Türkiye'ye de milletimize de sunabileceği hiçbir katkı yoktur" dedi. Erdoğan, bütün arzularının Türkiye'nin normalleşmesi olduğunu vurgulayarak, "Bu, elbette her konuda mutabık olabileceğimiz anlamına gelmez. FETÖ, 15 Temmuz'da o hain darbe girişimini yaparken, bunu sadece şahsıma, sadece bize yapmadı; o kalleş darbeyi Türkiye'ye yaptılar, 86 milyon vatandaşımızın tamamına yaptılar. Biz de Siyonizme karşı mücadele verirken, kendimiz için şahsi mücadele vermiyoruz; bunu milletimizin topyekun bekası için yapıyoruz. Bugün terörü sona erdirirken, belli bir kesim için, belli bir kesimin çıkarı için değil; ülkemiz, vatanımız, devletimiz, milletimiz için sona erdiriyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Terörsüz Türkiye sürecinin başarıya ulaşmasını ülkenin bütün evlatları için Türkiye'nin aydınlık yarınları için istediklerini vurgulayan Erdoğan, "Aynı şekilde yol yaparken, köprü yaparken, tünel inşa ederken, milyonlarca konut üretirken, Türkiye'nin savunma sanayiini güçlendirirken, eğitimde, sağlıkta, enerjide, her alanda destan yazarken; belli bir kesimi mutlu etmeyi, belli bir kesimin huzurunu, güvenliğini sağlamayı değil, Türkiye'mizi düşünüyor, Türkiye'mizi dert ediniyoruz. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak, başta Terörsüz Türkiye sürecimiz olmak üzere, dış politika gibi, güvenlik gibi, hak ve özgürlüklerin ilerletilmesi gibi milli meselelerde uzlaşıya, ortak noktalarımızı büyütmeye hazırız" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 25 yıl önce, AK Parti'yi kurarken, Türkiye'nin bütün renklerinin parti içinde temsil edilmesine özellikle ihtimam gösterdiklerini, AK Parti'nin temellerini ayrıştırma üzerine değil, kucaklaştırma üzerine; çatışma üzerine değil, uzlaşma üzerine; kutuplaştırma üzerine değil, birleştirme, bütünleştirme üzerine inşa ettiklerini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz Mevlana gibi 'her ne olursan ol yine gel' dedik. 25 yıldır bizim kapımız açıktır. Bir kitabın her sayfasında farklı bir hikaye olabilir. Biz partilerden bir parti değiliz. Biz ilkelerle hareket eder, sırat-ı müstakim üzere sabitkadem yere basar, zaferi de Allah'ın takdirinden umarız" dedi. Erdoğan, AK Parti'nin 25 yıl önce nasıl bir duygu ve heyecan üzerine kurulduysa, bugün de aynı duygu ve heyecan içinde yoluna devam ettiğini ifade ederek, şöyle konuştu: "25 yıl önce hangi ilkeler ve değerler etrafında kenetlendiysek, bugün de aynı ilkeler ve değerler etrafında birbirimize yoldaşlık ediyoruz. Allah'a sonsuz hamdolsun ki şımaranlardan olmadık. Bu mesele kişisel bir mesele değildir. Ahde vefanız ve dayanışmanız için sizlere şükranlarımı sunuyorum." Merkez Karar ve Yönetim Kurul (MKYK) üyeleri, Merkez Disiplin Kurulu üyeleri, Genel Merkez Parti İçi Demokrasi Hakem Kurulu üyeleri, Siyasi Erdem ve Etik Kurulu üyeleri, Kurucular Kurulu üyeleri, milletvekilleri, Kadın ve Gençlik Kolları MKYK üyeleri, genel başkan yardımcıları, bakanlar ve bakan yardımcılarının katılımıyla gerçekleştirilen toplantının ilk gününde Parti Politikaları Oturumu ve Ortak Akıl Oturumu ile TBMM Parti Grubu Çalışmaları ve Değerlendirmeleri Oturumu gerçekleştirilecek. Toplantı yarın da devam edecek.

27 Haziran 2026 14:10

''Ak Parti Bir Türkiye Kitabıdır''... Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Davet: Çatımızın Altında Herkese Yer Vardır

AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nda açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Bir kitabın binlerce sayfası olabilir, her bir sayfası farklı renkte olabilir, farklı bir hikaye olabilir, o hikayeler farklı bir dille, üslupla yazılmış olabilir ama her kitabın bir kapağı vardır, bir arada tutan şirazesi vardır. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak başta Terörsüz Türkiye süreci başta olmak üzere dış politika, güvenlik gibi milli meselelerde uzlaşıya hazırız.' ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, Sakarya'nın Sapanca ilçesinde düzenlenen "AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı"nda yaptığı konuşmada, ülkenin dört bir yanında AK Parti'nin millet davasını ve Türkiye sevdasını göğsünün üzerinde bir madalya misali gururla taşıyan tüm yol arkadaşlarına selamlarını ve sevgilerini gönderdiğini söyledi. Erdoğan, "Yine burada şairin 'Dostlar ki bir kere bile selamlaşmadık/aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz" dediği gönül ve kültür coğrafyamızın farklı köşelerinde özellikle kalbi bizimle atan tüm dostlarımıza, kardeşlerimize en derin muhabbetlerimi iletiyorum. AK Parti İstişare ve Değerlendirme Toplantılarımızın 33'sünde bir kez daha sizlerle beraber olmanın, sizlerle hasbihal etmenin, siz kardeşlerimle hasret gidermenin memnuniyetini yaşıyorum. Daha önceki buluşmalarımızda olduğu gibi değerli fikirlerinizle, görüş ve önerilerinizle istişare toplantımıza kıymetli katkılar sunacağınıza inanıyor, sizlerden kanaatlerinizi samimiyetle paylaşmalarını özellikle rica ediyorum." ifadelerini kullandı. Konuşmasının başında şu hatırlatmayı yapmak istediğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti: "Biz ne kendi içimizde ne de milletimizle aracılarla konuşan, perdeyle konuşan bir kadro asla olmadık. İnşallah 33. İstişare Toplantımızda da aynısını yapacağız." Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının basına açık kısmın ardından yol arkadaşlıklarının gereği olarak dostane bir atmosferde gündemlerindeki konuları etraflıca ele alacaklarını belirterek "Bugün ve yarın meselelerimizi konuşacak, tartışacak, müzakere edecek, inşallah ufkumuz aydınlanmış, kardeşliğimiz güçlenmiş, muhabbetimiz tazelenmiş bir şekilde toplantımızı tamamlayacağız." dedi. Cenabıallah'tan toplantılarını ve istişarelerini bereketli kılmasını dileyen Erdoğan, "Değerli yol arkadaşlarım, bugün 33. Geleneksel İstişare Toplantımızı yaparken inşallah bir buçuk ay sonra da AK Parti'mizin kuruluşunun 25. 14 Ağustos 2001'de başlayan yolculuğumuz, artık çeyrek asrı geride bırakıyor. 25 yıldır durmadan, duraksamadan, yılmadan ve yorulmadan ülkemize, milletimize hizmetkarlık etmenin bahtiyarlığı içindeyiz." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir hususun altını özellikle çizmek istediğini söyleyerek şunları kaydetti: "Biz millet olarak öyle rastgele bir araya gelmiş, tarih yolculuğu içinde tesadüfen karşılaşmış, zamanın ve coğrafyanın zorlamasıyla kaynaşmış bir topluluk değiliz. Yorumlar farklı olabilir, düşünceler farklı olabilir, anlayışlar farklı olabilir, değerlendirmelerimiz farklı olabilir. Ancak nihayetinde hepimiz aynı vatan toprağı üzerinde, aynı bayrak altında, aynı hilalin gölgesinde, aynı istikamete ilerleyen, gönülleri aynı, ülküde kenetlenmiş bir topluluğuz." Erdoğan, bir şeyi çok açık ve net söylemek istediğini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu ülkede Türkiye Cumhuriyeti kimliğine sahip olan hiç kimse vatan toprağında misafir değildir, kiracı değildir, sığıntı değildir, öteki değildir, üvey evlat değildir. 86 milyonun her bir ferdi, bilaistisna bu devletin eşit derecede sahibidir." diye konuştu. AK Parti olarak kuruluş çalışmalarına başladıkları ilk andan itibaren kutuplaştırmanın, ayrıştırmanın, ötekileştirmenin, dışlamanın etrafında değil, birleştirmenin, kucaklaştırmanın, barıştırmanın, kaynaştırmanın etrafında yer aldıklarını ifade eden Erdoğan, "Biz hangi alanda olursa olsun bir hak mücadelesi verirken üstünlük sağlamanın, imtiyaz sağlamanın değil, eşitlik ve adalet mücadelesini verdik. Hayır, tam tersine biz normalleşmenin mücadelesini verdik." dedi. Erdoğan, kendi evlatları da dahil olmak üzere bu ülkenin kız çocuklarının başörtüsüyle eğitim görmelerinin ve çalışmalarının on yıllar boyunca engellendiğini söyledi. Başörtülü kızların ve kadınların başlarını inançlarının bir gereği olarak örttüklerini dile getiren Erdoğan, "Daha da ötesi bu ülkede dindar olsun ya da olmasın kadınlar yüzyıllar boyunca hür iradeleriyle örtündüler. Ama siz örtünmeyi yasaklarsanız, bu milletin öz kültürü, öz geleneği olan giyim kuşam tarzını, tesettürü yasaklarsanız, siz Anadolu kadınının yaşmağına, yazmasına, çarşafına hor bakarsanız normal olana karşı çıkmış olursunuz, toplumu germiş olursunuz, kadınları kutuplaştırmış olursunuz, milletin huzurunu kaçırırsınız." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadınlarla birlikte on yıllar boyunca tesettür mücadelesi verirken bir imtiyazın, ayrıştırmanın, kutuplaştırmanın, diğerlerini ötekileştirmenin, diğerlerinin özgürlüklerine müdahale etmenin peşinde asla olmadıklarının altını çizerek, şöyle devam etti: "Biz sadece normalleşmenin, eşitliğin, adaletin, böylece kaynaşmanın ve böylece kucaklaşmanın peşindeydik. Türkiye, bu meselede normalleşmiştir. Bunu da kendimiz, kendi ikbalimiz için değil, milli bir ödev bilinciyle milletin istikbali için yapmak durumundayız." dedi. Cumhur İttifakı çatısı altında, Milliyetçi Hareket Partisi ve lideri Devlet Bahçeli ile bunun en güzel örneğini sergilediklerini dile getiren Erdoğan, farklı siyasi partiler olarak ülkenin bekası, milletin sulh ve selameti için güç birliği yaptıklarını, ortak noktalarda buluştuklarını, Cumhur İttifakı'nı kurduklarını, Yenikapı ruhuyla millete birlikte hizmet ettiklerini söyledi. Erdoğan, Cumhuriyet Halk Partisinin seçmeniyle de diğer partilerin seçmenleriyle de her konuda aynı düşünmediklerini belirterek, "Ama hepimiz aynı vatanın, aynı toprağın, çoğu zaman aynı ailelerin çocuklarıyız. Siyasi farklılıklarımız bizi düşmanlaştırmamalı, bizi birbirimize asla hasım yapmamalı, fikir ayrılıklarımız bizi birbirimizden uzaklaştırmamalı, aramızı açmamalı." ifadelerini kullandı. Bunları samimiyetle söylerken bir gerçeği de göz ardı etmediklerini kaydeden Erdoğan, şunları söyledi: "Bu ülkede siyasi rekabeti husumete çeviren, siyasi farklılığı kutuplaştırmaya çeviren, fikir ayrılıklarını çatışmaya dönüştüren, gerilimden, kutuplaşmadan nemalanan, en başından itibaren Cumhuriyet Halk Partisi olmuştur. Bir Frankenstein ürettiler, şimdi de ceremesini çekiyorlar." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'nin içindeki dış mihraklardan kurtulmasının hem Türkiye siyaseti adına hem Türkiye adına hayırlı olacağını ifade ederek, "Başarabilirler mi, başaramazlar mı elbette bunu biz bilemeyiz. Bizim bütün arzumuz Türkiye'nin normalleşmesidir. Ancak iktidar kadar muhalefetin de ayaklarının bu vatan topraklarına basması, bu milletin değerlerinden beslenmesi hayati derecede önemlidir." ifadelerini kullandı. Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimine dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti: "FETÖ, 15 Temmuz'da o hain darbe girişimini yaparken bunu sadece şahsıma, sadece bize yapmadı. O kalleş darbeyi Türkiye'ye yaptılar, 86 milyon vatandaşımızın tamamına yaptılar. Aynı şekilde yol yaparken, köprü yaparken, tünel inşa ederken, milyonlarca konut üretirken, Türkiye'nin savunma sanayisini güçlendirirken, eğitimde, sağlıkta, enerjide, her alanda destan yazarken, belli bir kesimi mutlu etmeyi, belli bir kesimin huzurunu, güvenliğini sağlamayı değil, Türkiye'mizi düşünüyor, Türkiye'mizi dert ediniyoruz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, gereksiz tartışmalarla, çatışmalarla, incir çekirdeğini dahi doldurmayan kavgalarla Türkiye'nin geçmişte yıllarını, enerjisini, fidan gibi delikanlılarını kaybettiğini söyleyerek, "Sağ dediler, sol dediler, Alevi, Sünni, Kürt, Türk dediler. Görüş ayrılıklarımız elbette olacaktır. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak, başta terörsüz Türkiye sürecimiz olmak üzere dış politika gibi, güvenlik gibi, hak ve özgürlüklerin ilerletilmesi gibi milli meselelerde uzlaşıya, ortak noktalarımızı büyütmeye hazırız." şeklinde konuştu. AK Parti'yi kurarken Türkiye'nin bütün renklerinin parti içinde temsil edilmesine özen gösterdiklerinin altını çizen Erdoğan, "AK Parti'nin temellerini ayrıştırma üzerine değil, kucaklaşma üzerine, çatışma üzerine değil uzlaşma üzerine, kutuplaştırma üzerine değil birleştirme ve bütünleştirme üzerine inşa ettik. 25 yıldır bizim kapımız açıktır. Bunu kimse yanlış yorumlamasın." değerlendirmesinde bulundu.

27 Haziran 2026 10:47

Başkan Erdoğan: Chp'deki İç Savaşın Tarafı Değiliz

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sapanca'da "AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı"na katıldı. CHP'nin kendi içinde ürettiği sorunların ceremesini çektiğini belirten Erdoğan, "CHP'nin kendi içindeki dış mihraklardan kurtulması hem Türkiye siyaseti adına hem Türkiye adına kuşkusuz hayırlı olacaktır." değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar: Aziz milletim, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu ile diğer Genel Merkez kurullarımızın kıymetli üyeleri, Kadın ve Gençlik kollarımızın Merkez Karar ve Yürütme kurullarının değerli mensupları, kıymetli kurucularımız, kıymetli milletvekillerimiz, değerli kabine üyelerimiz, muhterem dava ve yol arkadaşlarım, hepinizi en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Sizlerin şahsında, ülkemizin dört bir yanında AK Parti'nin millet davasını ve Türkiye sevdasını göğsünün üzerinde bir madalya misali gururla taşıyan tüm yol arkadaşlarıma selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Yine burada, şairin "Dostlar, iki bin kerre bile selamlaşmadık. Aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz" dediği gönül ve kültür coğrafyamızın farklı köşelerinde özellikle kalbi bizimle atan tüm dostlarımıza, kardeşlerimize en derin muhabbetlerimi iletiyorum. AK Parti İstişare ve Değerlendirme Toplantılarımızın 33'incisinde bir kez daha sizlerle beraber olmanın, sizlerle hasbihal etmenin, siz kardeşlerimle hasret gidermenin memnuniyetini yaşıyorum. Davetimize icabet ederek kampımızı teşrifleriniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Toplantımızın ve burada iki gün boyunca yapacağımız istişarelerin partimiz, ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. Daha önceki buluşmalarımızda olduğu gibi, değerli fikirlerinizle, görüş ve önerilerinizle istişare toplantımıza kıymetli katkılar sunacağınıza inanıyor, sizlerden kanaatlerinizi samimiyetle paylaşmanızı özellikle rica ediyorum. İnşallah 33. İstişare Toplantımızda da aynısını yapacağız. Cenab-ı Allah toplantımızı ve istişarelerimizi bereketli kılsın diyorum. "AK Parti'mizin kuruluşunun 25. yıl dönümünü kutlayacağız" Değerli yol arkadaşlarım, bugün 33. Geleneksel İstişare Toplantımızı yaparken inşallah bir buçuk ay sonra da AK Parti'mizin kuruluşunun 25. 14 Ağustos 2001'de başlayan yolculuğumuz artık çeyrek asrı geride bırakıyor. 25 yıldır durmadan, duraksamadan, yılmadan ve yorulmadan ülkemize, milletimize hizmetkarlık etmenin bahtiyarlığı içindeyiz. Türkiye'nin tamamı, 86 milyon, hep birlikte, ortak bir tarihe, ortak bir kadere, şühedanın kanlarıyla sulanmış ortak bir vatana sahibiz. Her şeyden önce biz aynı Peygamber'in ümmeti olarak aynı mukaddes kitabın nuruyla aydınlanan, aynı kubbenin altında nefes alan, aynı ezanı terennüm eden, bizi bir eden, bizi beraber eden, bizi tek bir millet eden ortak bir imana sahibiz. Düşünceler farklı olabilir. Ancak nihayetinde hepimiz aynı vatan toprağı üzerinde, aynı bayrak altında, aynı hilalin gölgesinde, aynı istikamete ilerleyen, gönülleri aynı, ülküde kenetlenmiş bir topluluğuz. Şunu bir defa çok açık ve net söylemek isterim: Bu ülkede, Türkiye Cumhuriyeti kimliğine sahip olan hiç kimse vatan toprağında misafir değildir. Ve bu devlet, bir zümrenin, bir kitlenin, belli bir grubun, belli bir grubun kökenin değil, bu topraklar üzerinde yaşayan 86 milyonun devletidir. 86 milyonun her bir ferdi bu devletin eşit derecede sahibidir. "On yıllar boyunca tesettür mücadelesi verirken bir imtiyazın peşinde değildik" Bakınız, kendi evlatlarım dahil bu ülkenin kız çocuklarının başörtüsüyle eğitim görmeleri, başörtüsüyle çalışmaları on yıllar boyunca engellendi. Herkes şunu anlamalıdır: Türkiye bu meseleyi artık geride bırakmıştır. Türkiye bu meselede normalleşmiştir. Bakın bu "yeni normal" de değildir. Bizim 86 milyon hepimizin başka vatanı yok, başka yurdumuz yok, mensubu olduğumuz başka milletimiz yok. 25 yıldır da bu ilkeler ekseninde mücadele veriyoruz. Kıymetli dostlarım, değerli arkadaşlarım; siyaset, "aynılar aynı yerde, ayrılar ayrı yerde" anlayışıyla yapılmaz. "Öyle düşünmeyeceksin, öyle giyinmeyeceksin, o kitabı okumayacaksın, öyle yazmayacaksın" dediler. "O dili konuşmayacaksın, o türküyü dinlemeyeceksin, oraya gitmeyeceksin, onu öğrenmeyeceksin, öğretmeyeceksin" dediler. AK Parti olarak 25 yıl boyunca yasakları kaldırmanın, hak ihlallerine son vermenin çabası içinde olduk. 25 yıl boyunca normalleşmenin mücadelesini verdik. 25 yıl boyunca kardeşlik mücadelesi, bu milleti kucaklaştırma mücadelesi verdik. 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında Cumhur İttifakı'nı kurarak bu mücadeleyi daha da güçlendirdik. Bizim bütün arzumuz, Türkiye'nin normalleşmesidir. Şunu unutmayalım değerli arkadaşlar; FETÖ 15 Temmuz'da o hain darbe girişimini yaparken bunu sadece şahsıma, sadece bize yapmadı. O kalleş darbeyi Türkiye'ye yaptılar, 86 milyon vatandaşımızın tamamına yaptılar. Aynı şekilde yol yaparken, köprü yaparken, tünel inşa ederken, milyonlarca konut üretirken, Türkiye'nin savunma sanayiini güçlendirirken; eğitimde, sağlıkta, enerjide, her alanda destan yazarken belli bir kesimi mutlu etmeyi, belli bir kesimin huzurunu, güvenliğini sağlamayı değil, Türkiye'mizi düşünüyor, Türkiye'mizi dert ediniyoruz. "Sağ" dediler, "sol" dediler; "Alevi", "Sünni"; "Kürt", "Türk" dediler. Değerli kardeşlerim, 25 yıl boyunca AK Parti'yi kurarken Türkiye'nin bütün renklerinin partimiz içinde temsil edilmesine özellikle ihtimam gösterdik. Biz, Mevlana gibi "her ne olursan ol, yine gel" dedik. Yunus gibi "gelin tanış olalım" dedik. Hacı Bektaş gibi "hırslar, kinler yok olur aşkla meydanımızda" dedik. 25 yıldır bizim kapımız açıktır. 25 yıldır soframız, Halil İbrahim sofrasıdır. Bir kitabın binlerce sayfası olabilir. O yolda, o istikamette, o menzile yürümek isteyen herkesle yol yürürüz; yolunu ayırana "uğurlar olsun" dediğimiz gibi, yolumuza girene de "hoş geldin" der, bağrımıza basarız, yol ve mücadele arkadaşlığı yaparız. Partimiz 25 yıl önce nasıl bir duygu ve heyecan üzere kurulduysa, bugün de aynı duygu ve heyecan içinde yoluna devam ediyor. 25 yıl önce hangi ilkeler ve değerler etrafında kenetlendiysek, bugün de aynı ilkeler ve değerler etrafında birbirimize yoldaşlık ediyoruz. Allah'a sonsuz hamdolsun ki şımaranlardan olmadık. Hamdolsun büyüdük, güçlendik, dev olduk, 25 yıllık destan olduk ama davamızı unutmadık; nereden geldiğimizi, neyi temsil ettiğimizi, nereye gittiğimizi aklımızdan bir an olsun çıkarmadık. Hep birlikte yazdığımız çeyrek asırlık destanda alın teri, emeği, katkısı olan tüm yol arkadaşlarıma, partimizin en üst kademesinden en uçtaki birimine kadar her bir dava arkadaşıma teşekkür ediyorum. Bu duygularla 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyor, hepinize sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum.

27 Haziran 2026 11:42

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ak Parti Bir Türkiye Kitabıdır

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sapanca'da "AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı"na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar: Aziz milletim, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu ile diğer Genel Merkez kurullarımızın kıymetli üyeleri, Kadın ve Gençlik kollarımızın Merkez Karar ve Yürütme kurullarının değerli mensupları, kıymetli kurucularımız, kıymetli milletvekillerimiz, değerli kabine üyelerimiz, muhterem dava ve yol arkadaşlarım, hepinizi en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Sizlerin şahsında, ülkemizin dört bir yanında AK Parti'nin millet davasını ve Türkiye sevdasını göğsünün üzerinde bir madalya misali gururla taşıyan tüm yol arkadaşlarıma selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Yine burada, şairin "Dostlar, iki bin kerre bile selamlaşmadık. Aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz" dediği gönül ve kültür coğrafyamızın farklı köşelerinde özellikle kalbi bizimle atan tüm dostlarımıza, kardeşlerimize en derin muhabbetlerimi iletiyorum. AK Parti İstişare ve Değerlendirme Toplantılarımızın 33'incisinde bir kez daha sizlerle beraber olmanın, sizlerle hasbihal etmenin, siz kardeşlerimle hasret gidermenin memnuniyetini yaşıyorum. Davetimize icabet ederek kampımızı teşrifleriniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Toplantımızın ve burada iki gün boyunca yapacağımız istişarelerin partimiz, ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. Daha önceki buluşmalarımızda olduğu gibi, değerli fikirlerinizle, görüş ve önerilerinizle istişare toplantımıza kıymetli katkılar sunacağınıza inanıyor, sizlerden kanaatlerinizi samimiyetle paylaşmanızı özellikle rica ediyorum. Biz ne kendi içimizde ne de milletimizle aracılarla konuşan, perdeyle konuşan bir kadro asla olmadık. İnşallah 33. İstişare Toplantımızda da aynısını yapacağız. Cenab-ı Allah toplantımızı ve istişarelerimizi bereketli kılsın diyorum. Değerli yol arkadaşlarım, bugün 33. Geleneksel İstişare Toplantımızı yaparken inşallah bir buçuk ay sonra da AK Parti'mizin kuruluşunun 25. 14 Ağustos 2001'de başlayan yolculuğumuz artık çeyrek asrı geride bırakıyor. Çeyrek asırdır, önce Cenab-ı Allah'ın yardımı, sonra kaderimizi kaderiyle bütünleştirdiğimiz aziz milletimizin desteğiyle Türkiye'ye hizmet ediyoruz. 25 yıldır durmadan, duraksamadan, yılmadan ve yorulmadan ülkemize, milletimize hizmetkarlık etmenin bahtiyarlığı içindeyiz. Türkiye'nin tamamı, 86 milyon, hep birlikte, ortak bir tarihe, ortak bir kadere, şühedanın kanlarıyla sulanmış ortak bir vatana sahibiz. Her şeyden önce biz aynı Peygamber'in ümmeti olarak aynı mukaddes kitabın nuruyla aydınlanan, aynı kubbenin altında nefes alan, aynı ezanı terennüm eden, bizi bir eden, bizi beraber eden, bizi tek bir millet eden ortak bir imana sahibiz. Değerlendirmelerimiz farklı olabilir. Meseleleri ele alma biçimleri farklı olabilir. Çözüm önerileri farklı olabilir. Ancak nihayetinde hepimiz aynı vatan toprağı üzerinde, aynı bayrak altında, aynı hilalin gölgesinde, aynı istikamete ilerleyen, gönülleri aynı, ülküde kenetlenmiş bir topluluğuz. Ve bu devlet, bir zümrenin, bir kitlenin, belli bir grubun, belli bir grubun kökenin değil, bu topraklar üzerinde yaşayan 86 milyonun devletidir. 86 milyonun her bir ferdi bu devletin eşit derecede sahibidir. Bakın bu "yeni normal" de değildir. Bizim 86 milyon hepimizin başka vatanı yok, başka yurdumuz yok, mensubu olduğumuz başka milletimiz yok. 25 yıldır da bu ilkeler ekseninde mücadele veriyoruz. Kıymetli dostlarım, değerli arkadaşlarım; siyaset, "aynılar aynı yerde, ayrılar ayrı yerde" anlayışıyla yapılmaz. Ama hepimiz aynı vatanın, aynı toprağın, çoğu zaman aynı ailelerin çocuklarıyız. Gündüz siyaset meydanlarında, kürsülerde birbirimize rakip olabiliriz; fakat akşam aynı gökkubbenin altında toplanıyor, kimi zaman aynı çatının altında, aynı sofrada buluşuyor, aynı çorbaya kaşık sallıyoruz. "Öyle düşünmeyeceksin, öyle giyinmeyeceksin, o kitabı okumayacaksın, öyle yazmayacaksın" dediler. "O dili konuşmayacaksın, o türküyü dinlemeyeceksin, oraya gitmeyeceksin, onu öğrenmeyeceksin, öğretmeyeceksin" dediler. AK Parti olarak 25 yıl boyunca yasakları kaldırmanın, hak ihlallerine son vermenin çabası içinde olduk. 25 yıl boyunca normalleşmenin mücadelesini verdik. 25 yıl boyunca kardeşlik mücadelesi, bu milleti kucaklaştırma mücadelesi verdik. 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında Cumhur İttifakı'nı kurarak bu mücadeleyi daha da güçlendirdik. Bizim bütün arzumuz, Türkiye'nin normalleşmesidir. Şunu unutmayalım değerli arkadaşlar; FETÖ 15 Temmuz'da o hain darbe girişimini yaparken bunu sadece şahsıma, sadece bize yapmadı. O kalleş darbeyi Türkiye'ye yaptılar, 86 milyon vatandaşımızın tamamına yaptılar. Aynı şekilde yol yaparken, köprü yaparken, tünel inşa ederken, milyonlarca konut üretirken, Türkiye'nin savunma sanayiini güçlendirirken; eğitimde, sağlıkta, enerjide, her alanda destan yazarken belli bir kesimi mutlu etmeyi, belli bir kesimin huzurunu, güvenliğini sağlamayı değil, Türkiye'mizi düşünüyor, Türkiye'mizi dert ediniyoruz. "Sağ" dediler, "sol" dediler; "Alevi", "Sünni"; "Kürt", "Türk" dediler. Değerli kardeşlerim, 25 yıl boyunca AK Parti'yi kurarken Türkiye'nin bütün renklerinin partimiz içinde temsil edilmesine özellikle ihtimam gösterdik. Biz, Mevlana gibi "her ne olursan ol, yine gel" dedik. Yunus gibi "gelin tanış olalım" dedik. Hacı Bektaş gibi "hırslar, kinler yok olur aşkla meydanımızda" dedik. 25 yıldır bizim kapımız açıktır. 25 yıldır soframız, Halil İbrahim sofrasıdır. Bir kitabın her sayfasında farklı bir hikaye olabilir. O yolda, o istikamette, o menzile yürümek isteyen herkesle yol yürürüz; yolunu ayırana "uğurlar olsun" dediğimiz gibi, yolumuza girene de "hoş geldin" der, bağrımıza basarız, yol ve mücadele arkadaşlığı yaparız. Partimiz 25 yıl önce nasıl bir duygu ve heyecan üzere kurulduysa, bugün de aynı duygu ve heyecan içinde yoluna devam ediyor. 25 yıl önce hangi ilkeler ve değerler etrafında kenetlendiysek, bugün de aynı ilkeler ve değerler etrafında birbirimize yoldaşlık ediyoruz. Hamdolsun büyüdük, güçlendik, dev olduk, 25 yıllık destan olduk ama davamızı unutmadık; nereden geldiğimizi, neyi temsil ettiğimizi, nereye gittiğimizi aklımızdan bir an olsun çıkarmadık. Hep birlikte yazdığımız çeyrek asırlık destanda alın teri, emeği, katkısı olan tüm yol arkadaşlarıma, partimizin en üst kademesinden en uçtaki birimine kadar her bir dava arkadaşıma teşekkür ediyorum. Bu duygularla 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyor, hepinize sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum.

27 Haziran 2026 10:37

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Başörtüsü Karşıtlarına Tepki: Geri Kafalı Fosiller

"Bazı geri kafalı fosiller, cahiller başörtüsüne kin kusuyor" diyen Erdoğan, "Nesli tükenmekte olan bunlar son derece küstah bir dille kadınları tehdit ediyor. Herkes şunu anlamalı; Türkiye bu meseleyi artık geride bırakmıştır. Türkiye bu meselede eşitlik ve adalet çizgisine gelmiştir." ifadelerini kullandı. Aynı zamanda Erdoğan, CHP içindeki tartışmalara da değindi: "Gücünü tabandan almayan, gücünü seçmeninden almayan, gücünü Türkiye üzerine hesabı olan bir takım dış güçlerden gücünü yolsuzlukla elde edilmiş yetim hakkından haram paradan alan bir muhalefet, Türkiye'ye fayda getirmez; zarar getirir." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nda açıklamalarda bulundu. Erdoğan'ın açıklamalarının satırbaşları: Aziz milletim, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu ile diğer Genel Merkez kurullarımızın kıymetli üyeleri, Kadın ve Gençlik kollarımızın Merkez Karar ve Yürütme kurullarının değerli mensupları, kıymetli kurucularımız, kıymetli milletvekillerimiz, değerli kabine üyelerimiz, muhterem dava ve yol arkadaşlarım, hepinizi en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Sizlerin şahsında, ülkemizin dört bir yanında AK Parti'nin millet davasını ve Türkiye sevdasını göğsünün üzerinde bir madalya misali gururla taşıyan tüm yol arkadaşlarıma selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Yine burada, şairin "Dostlar, iki bin kerre bile selamlaşmadık. Aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz" dediği gönül ve kültür coğrafyamızın farklı köşelerinde özellikle kalbi bizimle atan tüm dostlarımıza, kardeşlerimize en derin muhabbetlerimi iletiyorum. AK Parti İstişare ve Değerlendirme Toplantılarımızın 33'incisinde bir kez daha sizlerle beraber olmanın, sizlerle hasbihal etmenin, siz kardeşlerimle hasret gidermenin memnuniyetini yaşıyorum. Davetimize icabet ederek kampımızı teşrifleriniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Toplantımızın ve burada iki gün boyunca yapacağımız istişarelerin partimiz, ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. Daha önceki buluşmalarımızda olduğu gibi, değerli fikirlerinizle, görüş ve önerilerinizle istişare toplantımıza kıymetli katkılar sunacağınıza inanıyor, sizlerden kanaatlerinizi samimiyetle paylaşmanızı özellikle rica ediyorum. Eleştirilerimizi serbestçe ifade ettik. İnşallah 33. İstişare Toplantımızda da aynısını yapacağız. Değerli yol arkadaşlarım, bugün 33. Geleneksel İstişare Toplantımızı yaparken inşallah bir buçuk ay sonra da AK Parti'mizin kuruluşunun 25. 14 Ağustos 2001'de başlayan yolculuğumuz artık çeyrek asrı geride bırakıyor. Çeyrek asırdır, önce Cenab-ı Allah'ın yardımı, sonra kaderimizi kaderiyle bütünleştirdiğimiz aziz milletimizin desteğiyle Türkiye'ye hizmet ediyoruz. 25 yıldır durmadan, duraksamadan, yılmadan ve yorulmadan ülkemize, milletimize hizmetkarlık etmenin bahtiyarlığı içindeyiz. Türkiye'nin tamamı, 86 milyon, hep birlikte, ortak bir tarihe, ortak bir kadere, şühedanın kanlarıyla sulanmış ortak bir vatana sahibiz. Her şeyden önce biz aynı Peygamber'in ümmeti olarak aynı mukaddes kitabın nuruyla aydınlanan, aynı kubbenin altında nefes alan, aynı ezanı terennüm eden, bizi bir eden, bizi beraber eden, bizi tek bir millet eden ortak bir imana sahibiz. Düşünceler farklı olabilir. Ancak nihayetinde hepimiz aynı vatan toprağı üzerinde, aynı bayrak altında, aynı hilalin gölgesinde, aynı istikamete ilerleyen, gönülleri aynı, ülküde kenetlenmiş bir topluluğuz. Ve bu devlet, bir zümrenin, bir kitlenin, belli bir grubun, belli bir grubun kökenin değil, bu topraklar üzerinde yaşayan 86 milyonun devletidir. 86 milyonun her bir ferdi bu devletin eşit derecede sahibidir. Bizim 86 milyon hepimizin başka vatanı yok, başka yurdumuz yok, mensubu olduğumuz başka milletimiz yok. Ama hepimiz aynı vatanın, aynı toprağın çoğu zaman aynı ailelerin çocuklarıyız. Fakat akşam aynı gök altında. Toplanıyor, kimi zaman aynı çatının altında aynı sofrada buluşuyor, aynı çorbaya kaşık sallıyoruz. AK Parti olarak 25 yıl boyunca yasakları kaldırmanın hak ihlallerine son vermenin çabası içinde olduk. 25 yıl boyunca kardeşlik mücadelesi verdik. 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında Cumhur İttifakı'nı kurarak bu mücadeleyi daha da güçlendirdik. Şunu unutmayalım: FETÖ 15 Temmuz'da o hain darbe girişimini yaparken bunu sadece şahsıma, sadece bize yapmadı; o kalleş darbeyi Türkiye'ye yaptılar. 86 milyon vatandaşımızın tamamına yaptılar. Değerli kardeşlerim, 25 yıl önce AK Parti'yi kurarken Türkiye'nin bütün renklerinin partimiz içinde temsil edilmesine özellikle ihtimam gösterdik. 25 yıldır bizim kapımız açıktır. 25 yıldır soframız Halil İbrahim sofrasıdır. Kitabın her sayfası aynı renkte olmak zorunda değildir. Biz partilerden bir parti değiliz. Partimiz 25 yıl önce nasıl bir duygu ve heyecan üzere kurulduysa, bugün de aynı duygu ve heyecan içinde yoluna devam ediyor. 25 yıl önce hangi ilkeler ve değerler etrafında kenetlendiysek, bugün de aynı ilkeler ve değerler etrafında birbirimize yoldaşlık ediyoruz. Allah'a sonsuz hamd olsun ki şımaranlardan olmadık. 25 yıllık destan olduk. Hep birlikte yazdığımız çeyrek asırlık destanda alın teri, emeği, katkısı olan tüm yol arkadaşlarıma kademesinden en uçtaki birimine kadar her bir dava arkadaşıma teşekkür ediyorum. Bu duygularla 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum.

27 Haziran 2026 10:48

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Ak Parti Kampında Net Mesaj: Ana Muhalefet Vesayetten Arınmalı

Sakarya'nın Sapanca ilçesinde düzenlenen AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açılış konuşmasıyla başladı. Partililere ve Türkiye'ye önemli mesajlar veren Erdoğan, çeyrek asırlık siyasi mücadelelerinde ayrıştırmanın değil kucaklaşmanın peşinde olduklarını vurgulayarak, terörsüz Türkiye hedefinden muhalefetin iç dinamiklerine kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulundu. Cumhuriyet Halk Partisi içindeki ayrışmalara ve tartışmalara da değinen Cumhurbaşkanı, bu kavgaya taraf olmadıklarını ancak Türkiye'nin dış mihraklardan bağımsız, vesayetten arınmış ve gücünü kendi tabanından alan güçlü bir ana muhalefete ihtiyaç duyduğunu belirtti. Sizlerin şahsından, ülkemizin dört bir yanından, AK Parti davasını ve Türkiye sevdasını bir madalya misali gururla taşıyan tüm yol arkadaşlarıma selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. AK Parti istişare ve değerlendirme toplantılarımızın 33'üncüsünde bir kez daha sizlerle beraber olmanın ve hasbihal Hal etmenin siz kardeşlerimle hasret gidermenin memnuniyetini yaşıyorum. Davetimize icabet ederek kampımızı teşrifleriniz için, her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Toplantımızın ve burada iki gün boyunca yapacağımız istişarelerin partimiz, ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile Rabbimden niyaz ediyorum. Daha önceki buluşmalarımızda olduğu gibi, değerli fikirlerinizle, görüş ve önerilerinizle istişare toplantımıza kıymetli katkılar sunacağınıza inanıyor sizlerden kanaatlerinizi samimiyetle paylaşmanızı özellikle rica ediyorum. Değerli kardeşlerim, konuşmamın hemen başında şu hatırlatmayı yapmak isterim: Ne kendi içimizde, ne de milletimizle aracılarla konuşan perdeyle konuşan bir kadro asla olmadık. İnşallah 33. istişare toplantımızda da aynısını yapacağız. Yorumlar farklı olabilir, düşünceler farklı olabilir, anlayışlar farklı olabilir. Değerlendirmelerimiz farklı olabilir. Aynı bayrak altında aynı hilalin gölgesinde aynı istikamete ilerleyen gönülleri aynı ülküde kenatlenmiş bir topluluğuz. Üvey evlat değildir. Türkiye bu meselede eşitlik ve adalet çizgisini gelmiştir. Artık şunu anlamayanların da anlaması gerekir: Başörtüsü anormal değildir; marjinal değildir; radikal değildir; ekstrem değildir. Ama hepimiz aynı vatanın, aynı toprağın çoğu zaman aynı ailelerin çocuklarıyız. Toplanıyor, kimi zaman aynı çatının altında aynı sofrada buluşuyor, aynı çorbaya kaşık sallıyoruz. AK Parti olarak 25 yıl boyunca yasakları kaldırmanın hak ihlallerine son vermenin çabası içinde olduk. 25 yıl boyunca normalleşmenin mücadelesini verdik. 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında Cumhur İttifakı'nı kurarak bu mücadeleyi daha da güçlendirdik. Ama buna rağmen bizim arzumuz ve umudumuz şudur: CHP'nin içindeki dış mihraklardan kurtulması ve Türkiye siyaseti adına hem Türkiye adına kuşkusuz hayırlı olacaktır. Gücünü tabandan almayan, gücünü seçmeninden almayan, gücünü Türkiye üzerine hesabı olan bir takım dış güçlerden gücünü yolsuzlukla elde edilmiş yetim hakkından haram paradan alan bir muhalefet, Türkiye'ye fayda getirmez; zarar getirir. Şunu unutmayalım: FETÖ 15 Temmuz'da o hain darbe girişimini yaparken bunu sadece şahsıma, sadece bize yapmadı; o kalleş darbeyi Türkiye'ye yaptılar. 86 milyon vatandaşımızın tamamına yaptılar. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak başta terörsüz Türkiye sürecimiz olmak üzere dış politika gibi güvenlik gibi hak ve özgürlüklerin ilerletilmesi gibi milli meselelerde uzlaşıya ortak noktalarımızı büyütmeye hazırız. Değerli kardeşlerim, 25 yıl. 25 yıldır bizim kapımız açıktır. 25 yıldır soframız Halil İbrahim sofrasıdır. Partimiz 25 yıl önce nasıl bir duygu ve heyecan üzere kurulduysa, bugün de aynı duygu ve heyecan içinde yoluna devam ediyor. 25 yıl önce hangi ilkeler ve değerler etrafında kenetlendiysek, bugün de aynı ilkeler ve değerler etrafında birbirimize yoldaşlık ediyoruz. 25 yıllık destan olduk. Bu mücadele kişisel bir mücadele, değildir. Hep birlikte yazdığımız çeyrek asırlık destanda alın teri, emeği, katkısı olan tüm yol arkadaşlarıma kademesinden en uçtaki birimine kadar her bir dava arkadaşıma teşekkür ediyorum. Bu duygularla 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum. Yarın tekrar görüşmek üzere sizleri Allah'a emanet ediyorum."

27 Haziran 2026 10:49

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Cahil, Geri Kafalı Bazı Fosiller Çıkıyor, Başörtüsüne, Başörtülüye Kin Kusuyor" "Başörtüsü Anormal Değildir, Marjinal Değildir, Radikal Değildir, Belli Bir Tarikatın, Belli Bir Cemaatin, İdeolojinin Sembolü Hiç Değildir" "Her Zaman Söyledim, Yine Söylüyorum. Biz Chp İçindeki Bu Kavganın, Bu İç Savaşın Tarafı Değiliz. Dün Yoktuk, Bugünde Yokuz, Yarın Da Olmayacağız" "Birbirlerine Tuzak Kurdular, Birbirlerinin Kuyularını Kazdılar. Birbirlerini Şikayet Ettiler Ve Bizim Değil, Yargının Değil, Bizzat Kendi Elleriyle, Kendi Eylemleriyle Bu Noktaya Geldiler" "Geçmişte Olduğu Gibi Parmak Sallamaya, Ayar Vermeye, İstikamet Çizmeye Yeltenemez. Kimse Bize Kendi Öz Yurdumuzda, Öz Toprağımızda Ayrımcılık Yapamaz, Mütekebbir Bir Üslupla Bize Ders Veremez"

yıl dönümünün kutlanacağını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydeti: "14 Ağustos 2001'de başlayan yolculuğumuz artık çeyrek asrı geride bırakıyor. Çeyrek asırdık önce Cenabı Allah'ın yardımı, sonra kaderimizi, kaderiyle bütünleştirdiğimiz aziz milletimizin desteğiyle Türkiye'ye hizmet ediyoruz. 25 yıldır durmadan, duraksamadan, yılmadan ve yorulmadan ülkemize, milletimize hizmetkarlık etmenin bahtiyarlığı içindeyiz. Burada şu hususun altını özellikle çizmek istiyorum; Biz millet olarak öyle rastgele bir araya gelmiş, tarih yolculuğu içinde tesadüfen karşılaşmış, zamanın ve coğrafyanın zorlamasıyla kaynaşmış bir topluluk değiliz. Biz birbirine yabancı ve birbirine tahammül etmek zorunda olan bir topluluk, öyle bir millet de değiliz. Türkiye'nin tamamı, 86 milyon hep birlikte ortak bir tarihe, ortak bir kadere, şühedanın kanlarıyla sulanmış ortak bir vatana sahibiz. Her şeyden önce biz aynı peygamberin ümmeti olarak, aynı mukaddes kitabın nuruyla aydınlanan aynı kubbenin altında nefes alan, aynı ezanı terennüm eden bizi bir eden, beraber eden, tek bir millet eden ortak bir imana sahibiz. Yorumlar farklı olabilir, düşünceler farklı olabilir, anlayışlar farklı olabilir, değerlendirmelerimiz farklı olabilir. Meseleleri ele alma biçimleri farklı olabilir, çözüm önerileri farklı olabilir, yaşam tarzları hassasiyetler farklı olabilir ancak nihayetinde hepimiz aynı vatan toprağı üzerinde, aynı bayrak altında, aynı hilalin gölgesinde, aynı istikamete ilerleyen, gönülleri aynı, ülküde kenetlenmiş bir topluluğuz. Şunu bir defa çok açık ve net söylemek isterim, bu ülkede, Türkiye Cumhuriyeti kimliğine sahip hiç kimse vatan toprağında misafir değildir. Kiracı değildir, sığıntı değildir, öteki değildir, üvey evlat değildir. Bilakis, hepsi de bu vatan toprağında mülk sahibidir, ev sahibidir. Bu milletin asli unsurudur, bu milletin öz evladıdır. Yaşadığı coğrafya neresi olursa olsun, dedeleri nereden gelmiş olursa olsun mezhebi, meşrebi, kökeni, görüşü, düşüncesi her ne olursa olsun, değil mi ki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır. O halde herkes kadar bu ülkenin, bu vatanın, bu devletin sahibidir. Bu devlet, bir zümrenin, bir kitlenin, belli bir grubun, belli bir kökenin değil; bu topraklar üzerinde yaşayan 86 milyonun tamamının devletidir. 86 milyonun her bir ferdi bu devletin eşit derecede sahibidir." "İmtiyaz sağlamanın değil; eşitlik ve adalet mücadelesini verdik" AK Parti olarak, kuruluş çalışmalarına başladıkları andan itibaren kutuplaştırmanın, ayrıştırmanın, ötekileştirmenin etrafında değil; birleştirmenin, kucaklaştırmanın, barıştırmanın ve kaynaştırmanın etrafında yer aldıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz hangi alanda olursa olsun, bir hak mücadelesi verirken üstünlük sağlamanın, imtiyaz sağlamanın değil; eşitlik ve adalet mücadelesini verdik. AK Parti olarak eşitlik ve adalet mücadelemiz birileri tarafından kutuplaştırma, ayrıştırma olarak lanse edildi. İmtiyazlarını kaybedenler bizi, toplumu kamplaştırmakla suçladılar. Hayır, tam tersine biz normalleşmenin mücadelesini verdik" diye konuştu. "Bu milletin değerlerinden beslenmesi hayati derecede önemlidir" Erdoğan, arzularının Türkiye'nin normalleşmesi olduğunu belirterek, "Bu elbette her konuda mutabık olabileceğimiz anlamına gelmez. İktidar kadar, muhalefetin de ayaklarının bu vatan topraklarına basması bu milletin değerlerinden beslenmesi hayati derecede önemlidir. Şunu unutmayalım; FETÖ 15 Temmuz'da o hain darbe girişimini yaparken, bunu sadece şahsıma, sadece bize yapmadı. O kalleş darbeyi Türkiye'ye yaptılar, 86 milyon vatandaşımızın tamamına yaptılar. FETÖ ihanet şebekesini bu ülkeden temizlerken kendimiz için değil, devletimiz, milletimiz, geleceğimiz için temizledik. 'Siyonizm' adı verilen, soykırımcı, işgalci, yayılmacı ideoloji sadece şahsıma, sadece partimize, sadece ittifakımıza değil, herkese kastediyor. Bizde siyonizme karşı mücadele verirken kendimiz adına şahsi mücadele vermiyoruz, bunu kendimizin, milletimizin topyekun bekası için yapıyoruz. Terör örgütü yaklaşık 40 yıl boyunca kan dökerken, 'senden benden' diye ayırmıyor, Kürdüyle, Türküyle milletimizin tamamına saldırıyordu. Bugün terörü sona erdirken, belli bir kesim için, belli bir kesimin çıkarı için değil, ülkemiz vatanımız, devletimiz, milletimiz için sona erdiriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin başarıya ulaşmasını kendimiz için değil, bu ülkemiz ve bütün evlatlarımız için, Türkiye'nin aydınlık yarınları için istiyoruz. Aynı şekilde yol yaparken, köprü yaparken, tünel inşa ederken, milyonlarca konut üretirken, Türkiye'nin savunma sanayisini güçlendirirken, eğitimde, sağlıkta, enerjide her alanda destan yazarken belli bir kesimi mutlu etmeyi, belli bir kesimin huzurunu, güvenliği sağlamanın değil, Türkiye'mizi düşünüyor, Türkiye'mizi dert ediniyoruz" dedi. "Görüş ayrılıklarımız elbette olacaktır, bunlar bizim zenginliğimizdir" Gereksiz tartışmalarla, gereksiz çatışmalarla, incir çekirdeğini dahi doldurmayan kavgalarla Türkiye'nin geçmişte yıllarını, enerjisini ve fidan gibi delikanlılarını kaybettiğini hatırlatan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Sağ dediler, sol dediler, Alevi, Sunni, Kürt, Türk dediler. Yıllarca bu millete çok ağır bedeller ödettiler. Çok büyük acılar çektirdiler. Biz artık milletimizin yeni beseller ödemesini istemiyoruz. Sanal gerilimlerle bu ülkenin enerjisinin heba edilmesini istemiyoruz, raf ömrü dolmuş bayat senaryolarla Türkiye'ye vakit kaybettirilmesini istemiyoruz. Bugün artık hep birlikte bunları geride bırakmanın, geçmişte bırakmanın zamanı gelmiştir. Görüş ayrılıklarımız elbette olacaktır, bunlar bizim zenginliğimizdir ancak müştereklerimizi daha da çoğaltmak mümkündür ve bunu başarabiliriz. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak, başta Terörsüz Türkiye sürecimiz olmak üzere, dış politika gibi, güvenlik gibi, hak ve özgürlüklerin ilerletilmesi gibi, milli meselelerde uzlaşıya, ortak noktalarımızı büyütmeye hazırız. 25 yıl boyunca AK Parti'yi kurarken Türkiye'nin bütün renklerinin partimiz içinde temsil edilmesine özellikle ihtimam gösterdik. AK Parti'nin temellerini ayrıştırma üzerine değil, kucaklaştırma üzerine, çatışma üzerine değil, uzlaşma üzerine inşa ettik. Biz Mevlana gibi, 'Her ne olursan ol, yine gel' dedik. Yunus gibi, 'Gelin tanış olalım', Hacı Bektaş gibi, 'Hırslar, kinler yok olur aşkla meydanımızda' dedik." "AK Parti kitabının şirazesinin dağılmasına asla göz yummayız" "25 yıldır kapımız açıktır. Çatımızın altında herkese yer vardır" ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "25 yıldır soframız Halil İbrahim sofrasıdır. Gönlümüz okyanus misali geniştir. Türkiye neyse AK Parti tam olarak odur. Bunu kimse yanlış anlamasın, yanlış yorumlamasın. Bir kitabın binlerce sayfası olabilir, bir kitabın her bir sayfası farklı renkte olabilir, bir kitabın her sayfasında farklı bir hikaye olabilir. O hikayeler farklı dille, üslupla, duyguyla yazılmış olabilir. Belki her sayfanın ayrı bir ebrusu vardır ama her kitabın bir kapağı vardır. Kitabı bir arada tutan şirazesi vardır, kitabı bütünleştiren cildi vardır, her kitabın bir mukaddimesi, önsözü vardır. Kitabın sayfaları ne kadar farklı görünse de usta bir yazarın, tecrübeli bir editörün, becerikli bir mücellidi elinde kitap bir bütündür, nevi şahsına münhasırdır. AK Parti bir Türkiye kitabıdır. Burada herkese bir sayfa var. Burada herkesin hikayesine yer var. Bu kitabın bir cildi, bir şirazesi, bir mücellidi, kitabın ortak bir ruhu, ortak bir duygusu var. Yolumuz birdir, istikametimiz birdir, hedefimiz, gayemiz, menzilimiz birdir. O yolda, o istikamette, o menzile yürümek isteyen herkesle yol yürürüz, yolunu ayırana 'Uğurlar olsun' dediğimiz gibi, yolumuza girene de 'Hoşgeldin' der, bağrımıza basarız. Yol ve mücadele arkadaşlığı yaparız. İlkelerimizi, sınırlarımızı, çerçevelerimizi net şekilde çizdik. O çizginin dışına çıkmayız. Çıkılmasına da müsaade etmeyiz. AK Parti kitabının şirazesinin dağılmasına asla göz yummayız. Biz partilerden bir parti değiliz, biz bir dava hareketiyiz, bir misyonun temsilciyiz, mukaddes bir emanetin taşıyıcısıyız. Zaferle değil, seferle mükellefiz" dedi.

27 Haziran 2026 12:40

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Konuşuyor

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sapanca'da "AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı"na katılıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar: Aziz milletim, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu ile diğer Genel Merkez kurullarımızın kıymetli üyeleri, Kadın ve Gençlik kollarımızın Merkez Karar ve Yürütme kurullarının değerli mensupları, kıymetli kurucularımız, kıymetli milletvekillerimiz, değerli kabine üyelerimiz, muhterem dava ve yol arkadaşlarım, hepinizi en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Sizlerin şahsında, ülkemizin dört bir yanında AK Parti'nin millet davasını ve Türkiye sevdasını göğsünün üzerinde bir madalya misali gururla taşıyan tüm yol arkadaşlarıma selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Yine burada, şairin "Dostlar, iki bin kerre bile selamlaşmadık. Aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz" dediği gönül ve kültür coğrafyamızın farklı köşelerinde özellikle kalbi bizimle atan tüm dostlarımıza, kardeşlerimize en derin muhabbetlerimi iletiyorum. AK Parti İstişare ve Değerlendirme Toplantılarımızın 33'incisinde bir kez daha sizlerle beraber olmanın, sizlerle hasbihal etmenin, siz kardeşlerimle hasret gidermenin memnuniyetini yaşıyorum. İnşallah 33. İstişare Toplantımızda da aynısını yapacağız. Değerli yol arkadaşlarım, bugün 33. Geleneksel İstişare Toplantımızı yaparken inşallah bir buçuk ay sonra da AK Parti'mizin kuruluşunun 25. 14 Ağustos 2001'de başlayan yolculuğumuz artık çeyrek asrı geride bırakıyor. Türkiye'nin tamamı, 86 milyon, hep birlikte, ortak bir tarihe, ortak bir kadere, şühedanın kanlarıyla sulanmış ortak bir vatana sahibiz. Her şeyden önce biz aynı Peygamber'in ümmeti olarak aynı mukaddes kitabın nuruyla aydınlanan, aynı kubbenin altında nefes alan, aynı ezanı terennüm eden, bizi bir eden, bizi beraber eden, bizi tek bir millet eden ortak bir imana sahibiz. Anlayışlar farklı olabilir. Çözüm önerileri farklı olabilir. Ancak nihayetinde hepimiz aynı vatan toprağı üzerinde, aynı bayrak altında, aynı hilalin gölgesinde, aynı istikamete ilerleyen, gönülleri aynı, ülküde kenetlenmiş bir topluluğuz. Ve bu devlet, bir zümrenin, bir kitlenin, belli bir grubun, belli bir grubun kökenin değil, bu topraklar üzerinde yaşayan 86 milyonun devletidir. 86 milyonun her bir ferdi bu devletin eşit derecede sahibidir. Türkiye bu meselede normalleşmiştir. Bakın bu "yeni normal" de değildir. Bizim 86 milyon hepimizin başka vatanı yok, başka yurdumuz yok, mensubu olduğumuz başka milletimiz yok.

27 Haziran 2026 10:37

Cumhurbaşkanı Erdoğan'çeyrek Asırlık Destan' Kampında Konuştu: 'Milli Meselelerde Uzlaşıya Hazırız'

Erdoğan, terörsüz Türkiye başta olmak üzere milli meselelerde uzlaşıya hazır olduklarını dile getirdi ve "Tek arzumuz Türkiye'nin normalleşmesi." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarının satırbaşları şöyle oldu: "Biz, ne kendi içimizde ne de milletimizle aracılarla konuşan bir kadro asla olmadık. Düşüncelerimizi özgürce dile getirdik. Eleştirilerimizi serbestçe söyledik. Partimiz için mücadelemizin başarısı için en doğru siyaset neyse ortak akılla onu bulmanın ve uygulamanın gayretinde olduk. Yolumuza kararlılıkla devam ettik. 1,5 ay sonra da AK Partimizin kuruluşunun 25. yıl dönümünü kutlayacağız. 2001'de başlayan yolculuğumuz çeyrek asrı geride bırakıyor. 25 yıldır durmadan duraksamadan yılmadan ve yorulmadan ülkemize hizmetkarlık etmenin bahtiyarlığı içindeyiz. Milletimizle aramıza perde koymadık. Rastgele bir araya gelmedik. Ortak bir tarih, kader ve vatana sahibiz. Meseleleri ele alma biçimleri, yaşam tarzları farklı olabilir ancak hepimiz aynı bayrak altında yaşayan bir topluluğuz. Bu ülkede Türkiye Cumhuriyeti kimliğine sahip hiç kimse vatan toprağında misafir, kiracı, sığıntı, öteki, üvey evlat değildir. Hepsi de bu vatan toprağında mülk, ev sahibidir. Bu devlet bir zümrenin, grubun, kökenin değil 86 milyonun tamamının devletidir. 86 milyon, bu devletin eşit derecede sahibidir. Hangi alanda olursa olsun hak mücadelesi verirken üstünlük sağlamanın değil adalet mücadelesi verdik. Biz, normalleşmenin mücadelesini verdik. Kendi evlatların dahil bu ülkenin kız çocuklarının baş örtüsüyle eğim görmeleri, çalışmaları 10 yıllar boyunca engellendi. Bu çocuklar bu kadınlar inançlarının bir gereği olarak örtünüyorlar. Bu ülkede kadınlar yüzyıllar boyunca hür iradeleriyle örtündüler. Siz örtünmeyi yasaklarsanız, toplumu germiş olursunuz, kadınları kutuplaşmış olursunuz, milletin huzurunu kaçırırsınız. Biz kadınlarla beraber tesettür mücadelesi verirken kutuplaşmanın peşinde değildir. Biz sadece normalleşmenin, adaletin, eşitliğin ve kucaklaşmanın peşindeydik. Şimdi zamana zaman marjinal, cahil ve geri kafalı fosiller çıkıyor, baş örtülüye kin kusuyor, Herkes şunu anlamalıdır. Türkiye bu meseleyi artık geride bırakmıştır. Türkiye bu meselede normalleşmiştir. Başörtüsü anormal değildir, marjinal değildir. Belli bir tarikatın ya da ideolojinin sembolü hiç değildir. 86 milyon biriz, beraberiz. Son nefesimize kadar burada birlikte olacağız. Kimse bize kendi öz yurdumuzda ayrımcılık yapamaz. Bize ders veremez. Siyaset aynıların aynı yerde ayrıların ayrı yerde anlayışla yapılmaz. Siyaset uzlaşmaktır, konuşmaktır. Farklı siyasi partiler olarak güç birliği yaptık. Cumhur İttifakı'nı kurduk, milletimize birlikte hizmet ediyoruz. CHP seçmeniyle her konuda aynı düşünmüyoruz ama hepimiz aynı vatanın çocuklarıyız. Kürsüde rakip olabiliriz ancak akşam aynı gök kubbenin altında toplanıyor, kimi zaman aynı sofrada buluşuyoruz. Siyaset ortak bir zeminde buluşmaktır. Bu ülkede siyasi rekabeti husumete çeviren, fikir ayrılıklarını çatışmaya dönüştüren CHP'dir. Öyle düşünmeyeceksin, o kitabı okumayacaksın dediler. Bu milleti kutuplaştırdılar. En son Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Suriyeli sığınmacılar üzerinden yürüttükleri çirkin kampanyayla mazlumları ayırdılar. CHP içinde çatışma, ayrışma var. Biz CHP içindeki bu kavganın tarafı değiliz. Dün yoktuk, bugün de yokuz, yarın da olmayacağız. Türkiye'nin her türlü vesayetten arınmış ana muhalefet partisine ihtiyaç duyduğu açıktır. CHP'nin içindeki dış mihraklardan kurtulması hem siyaset hem Türkiye adına kuşkusuz hayırlı olacaktır. Terör örgütü 40 yıl boyunca kan dökerken senden benden diye ayırmıyordu. Bugün terörü ülkemiz için sona erdiriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin başarıya ulaşmasını kendimiz için değil, ülkemiz için istiyoruz. Biz milletimizin yeni bedeller ödemesini istemiyoruz. Bugün bunları geride bırakmanın zamanı gelmiştir. Başta terörsüz Türkiye süreci olmak üzere dış politika gibi milli meselelerde uzlaşıya hazırız. Ortak noktaları büyütmeliyiz. Çatımızın altında herkese yer var. Temelimiz ayrışma değil, kucaklaşma üzerinedir. AK Parti bir Türkiye kitabıdır. Burada herkese bir sayfa var. Yolumuz birdir, hedefimiz gayemiz ve menzilimiz birdir. O menzilde yürümek isteyen herkesle yol yürürüz. Yolunu ayırana uğurlar olsun dediğimiz gibi gelene de hoş geldin deriz. Biz, bir dava hareketiyiz. Biz zaferle değil, seferle mükellefiz. Zafere ulaşmak için her yönteme başvuran ilke, hudut ve kural tanımayan anlayış bizden uzaktır. Biz ilkelerle hareket ederiz. 25 yıl önce hangi ilkeler etrafında kenetlendiysek bugün de aynı hedeflerle birbirimize yoldaşlık ediyoruz. Yolu şaşıranlar kendi yollarına gittiler, yorulanlar soluklanmak için çekildiler. Milletimizin güvenini boşa çıkarmadık, çıkarmayacağız. Milletimizin emanetine leke sürmedik, asla leke bulaştırmayacağız. Hep birlikte yazdığımız çeyrek asırlık destanda alın teri, emeği, katksı olan dava arkadaşıma teşekkür ediyorum." Muhabir: ERHAN ALVEROĞLU

27 Haziran 2026 11:52

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Milli Meselelerde Uzlaşıya Hazırız

Erdoğan, "Tek arzumuz Türkiye'nin normalleşmesi." diye konuştu. Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin de dikkat çeken açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün terörü ülkemiz için sona erdiriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin başarıya ulaşmasını kendimiz için değil, ülkemiz için istiyoruz. Başta terörsüz Türkiye süreci olmak üzere dış politika gibi milli meselelerde uzlaşıya hazırız. Ortak noktaları büyütmeliyiz." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamaları şöyle: "Biz, ne kendi içimizde ne de milletimizle aracılarla konuşan bir kadro asla olmadık. Düşüncelerimizi özgürce dile getirdik. Eleştirilerimizi serbestçe söyledik. Partimiz için mücadelemizin başarısı için en doğru siyaset neyse ortak akılla onu bulmanın ve uygulamanın gayretinde olduk. Yolumuza kararlılıkla devam ettik. 1,5 ay sonra da AK Partimizin kuruluşunun 25. yıl dönümünü kutlayacağız. 2001'de başlayan yolculuğumuz çeyrek asrı geride bırakıyor. 25 yıldır durmadan duraksamadan yılmadan ve yorulmadan ülkemize hizmetkarlık etmenin bahtiyarlığı içindeyiz. Milletimizle aramıza perde koymadık. Rastgele bir araya gelmedik. Ortak bir tarih, kader ve vatana sahibiz. Meseleleri ele alma biçimleri, yaşam tarzları farklı olabilir ancak hepimiz aynı bayrak altında yaşayan bir topluluğuz. Bu ülkede Türkiye Cumhuriyeti kimliğine sahip hiç kimse vatan toprağında misafir, kiracı, sığıntı, öteki, üvey evlat değildir. Hepsi de bu vatan toprağında mülk, ev sahibidir. Bu devlet bir zümrenin, grubun, kökenin değil 86 milyonun tamamının devletidir. 86 milyon, bu devletin eşit derecede sahibidir. Hangi alanda olursa olsun hak mücadelesi verirken üstünlük sağlamanın değil adalet mücadelesi verdik. Biz, normalleşmenin mücadelesini verdik. Kendi evlatların dahil bu ülkenin kız çocuklarının baş örtüsüyle eğim görmeleri, çalışmaları 10 yıllar boyunca engellendi. Bu çocuklar bu kadınlar inançlarının bir gereği olarak örtünüyorlar. Bu ülkede kadınlar yüzyıllar boyunca hür iradeleriyle örtündüler. Siz örtünmeyi yasaklarsanız, toplumu germiş olursunuz, kadınları kutuplaşmış olursunuz, milletin huzurunu kaçırırsınız. Biz kadınlarla beraber tesettür mücadelesi verirken kutuplaşmanın peşinde değildir. Biz sadece normalleşmenin, adaletin, eşitliğin ve kucaklaşmanın peşindeydik. Şimdi zamana zaman marjinal, cahil ve geri kafalı fosiller çıkıyor, baş örtülüye kin kusuyor, Herkes şunu anlamalıdır. Türkiye bu meseleyi artık geride bırakmıştır. Türkiye bu meselede normalleşmiştir. Başörtüsü anormal değildir, marjinal değildir. Belli bir tarikatın ya da ideolojinin sembolü hiç değildir. 86 milyon biriz, beraberiz. Son nefesimize kadar burada birlikte olacağız. Kimse bize kendi öz yurdumuzda ayrımcılık yapamaz. Bize ders veremez. Siyaset aynıların aynı yerde ayrıların ayrı yerde anlayışla yapılmaz. Siyaset uzlaşmaktır, konuşmaktır. Farklı siyasi partiler olarak güç birliği yaptık. Cumhur İttifakı'nı kurduk, milletimize birlikte hizmet ediyoruz. CHP seçmeniyle her konuda aynı düşünmüyoruz ama hepimiz aynı vatanın çocuklarıyız. Kürsüde rakip olabiliriz ancak akşam aynı gök kubbenin altında toplanıyor, kimi zaman aynı sofrada buluşuyoruz. Siyaset ortak bir zeminde buluşmaktır. Bu ülkede siyasi rekabeti husumete çeviren, fikir ayrılıklarını çatışmaya dönüştüren CHP'dir. Öyle düşünmeyeceksin, o kitabı okumayacaksın dediler. Bu milleti kutuplaştırdılar. En son Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Suriyeli sığınmacılar üzerinden yürüttükleri çirkin kampanyayla mazlumları ayırdılar. CHP içinde çatışma, ayrışma var. Biz CHP içindeki bu kavganın tarafı değiliz. Dün yoktuk, bugün de yokuz, yarın da olmayacağız. Türkiye'nin her türlü vesayetten arınmış ana muhalefet partisine ihtiyaç duyduğu açıktır. CHP'nin içindeki dış mihraklardan kurtulması hem siyaset hem Türkiye adına kuşkusuz hayırlı olacaktır. Terör örgütü 40 yıl boyunca kan dökerken senden benden diye ayırmıyordu. Bugün terörü ülkemiz için sona erdiriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin başarıya ulaşmasını kendimiz için değil, ülkemiz için istiyoruz. Biz milletimizin yeni bedeller ödemesini istemiyoruz. Bugün bunları geride bırakmanın zamanı gelmiştir. Başta terörsüz Türkiye süreci olmak üzere dış politika gibi milli meselelerde uzlaşıya hazırız. Ortak noktaları büyütmeliyiz. Çatımızın altında herkese yer var. Temelimiz ayrışma değil, kucaklaşma üzerinedir. AK Parti bir Türkiye kitabıdır. Burada herkese bir sayfa var. Yolumuz birdir, hedefimiz gayemiz ve menzilimiz birdir. O menzilde yürümek isteyen herkesle yol yürürüz. Yolunu ayırana uğurlar olsun dediğimiz gibi gelene de hoş geldin deriz. Biz, bir dava hareketiyiz. Biz zaferle değil, seferle mükellefiz. Zafere ulaşmak için her yönteme başvuran ilke, hudut ve kural tanımayan anlayış bizden uzaktır. Biz ilkelerle hareket ederiz. 25 yıl önce hangi ilkeler etrafında kenetlendiysek bugün de aynı hedeflerle birbirimize yoldaşlık ediyoruz. Yolu şaşıranlar kendi yollarına gittiler, yorulanlar soluklanmak için çekildiler. Milletimizin güvenini boşa çıkarmadık, çıkarmayacağız. Milletimizin emanetine leke sürmedik, asla leke bulaştırmayacağız. Hep birlikte yazdığımız çeyrek asırlık destanda alın teri, emeği, katksı olan dava arkadaşıma teşekkür ediyorum." Başta ekonomi olmak üzere terörsüz Türkiye süreci ve dış politikadaki güncel gelişmeler ele alınacak.

27 Haziran 2026 10:57

Cumhurbaşkanı Erdoğan Ak Parti İstişare Toplantısı'nda Konuşuyor

Aziz milletim, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu ile diğer Genel Merkez kurullarımızın kıymetli üyeleri, Kadın ve Gençlik kollarımızın Merkez Karar ve Yürütme kurullarının değerli mensupları, kıymetli kurucularımız, kıymetli milletvekillerimiz, değerli kabine üyelerimiz, muhterem dava ve yol arkadaşlarım, hepinizi en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Yine burada, şairin "Dostlar, iki bin kerre bile selamlaşmadık. Aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz" dediği gönül ve kültür coğrafyamızın farklı köşelerinde özellikle kalbi bizimle atan tüm dostlarımıza, kardeşlerimize en derin muhabbetlerimi iletiyorum. AK Parti İstişare ve Değerlendirme Toplantılarımızın 33'incisinde bir kez daha sizlerle beraber olmanın, sizlerle hasbihal etmenin, siz kardeşlerimle hasret gidermenin memnuniyetini yaşıyorum. Daha önceki buluşmalarımızda olduğu gibi, değerli fikirlerinizle, görüş ve önerilerinizle istişare toplantımıza kıymetli katkılar sunacağınıza inanıyor, sizlerden kanaatlerinizi samimiyetle paylaşmanızı özellikle rica ediyorum. İnşallah 33. İstişare Toplantımızda da aynısını yapacağız. Değerli yol arkadaşlarım, bugün 33. Geleneksel İstişare Toplantımızı yaparken inşallah bir buçuk ay sonra da AK Parti'mizin kuruluşunun 25. 14 Ağustos 2001'de başlayan yolculuğumuz artık çeyrek asrı geride bırakıyor. Türkiye'nin tamamı, 86 milyon, hep birlikte, ortak bir tarihe, ortak bir kadere, şühedanın kanlarıyla sulanmış ortak bir vatana sahibiz. Her şeyden önce biz aynı Peygamber'in ümmeti olarak aynı mukaddes kitabın nuruyla aydınlanan, aynı kubbenin altında nefes alan, aynı ezanı terennüm eden, bizi bir eden, bizi beraber eden, bizi tek bir millet eden ortak bir imana sahibiz. Düşünceler farklı olabilir. Meseleleri ele alma biçimleri farklı olabilir. Ancak nihayetinde hepimiz aynı vatan toprağı üzerinde, aynı bayrak altında, aynı hilalin gölgesinde, aynı istikamete ilerleyen, gönülleri aynı, ülküde kenetlenmiş bir topluluğuz. Ve bu devlet, bir zümrenin, bir kitlenin, belli bir grubun, belli bir grubun kökenin değil, bu topraklar üzerinde yaşayan 86 milyonun devletidir. 86 milyonun her bir ferdi bu devletin eşit derecede sahibidir. Değerli kardeşlerim, AK Parti olarak kuruluş çalışmalarına başladığımız andan itibaren kutuplaştırmanın, ayrıştırmanın, ötekileştirmenin, dışlamanın etrafında değil; birleştirmenin, kucaklaştırmanın, barıştırmanın, kaynaştırmanın etrafında yer aldık. Türkiye bu meselede normalleşmiştir. Artık şunu anlamayanların da anlaması gerekir: Başörtüsü anormal değildir, marjinal değildir, radikal değildir, ekstrem değildir, belli bir tarikatın, belli bir cemaatin veya ideolojinin sembolü hiç değildir. Bakın bu "yeni normal" de değildir. Bizim 86 milyon hepimizin başka vatanı yok, başka yurdumuz yok, mensubu olduğumuz başka milletimiz yok.

27 Haziran 2026 11:00

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kritik Açıklamalar

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sapanca'da "AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı"nda açıklamalarda bulunuyor. Sizlerin şahsında, ülkemizin dört bir yanında AK Parti'nin millet davasını ve Türkiye sevdasını göğsünün üzerinde bir madalya misali gururla taşıyan tüm yol arkadaşlarıma selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Yine burada, şairin "Dostlar, iki bin kerre bile selamlaşmadık. Aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz" dediği gönül ve kültür coğrafyamızın farklı köşelerinde özellikle kalbi bizimle atan tüm dostlarımıza, kardeşlerimize en derin muhabbetlerimi iletiyorum. AK Parti İstişare ve Değerlendirme Toplantılarımızın 33'incisinde bir kez daha sizlerle beraber olmanın, sizlerle hasbihal etmenin, siz kardeşlerimle hasret gidermenin memnuniyetini yaşıyorum. İnşallah 33. İstişare Toplantımızda da aynısını yapacağız. Biz birbirine yabancı ve birbirine tahammül etmek zorunda olan bir millet değiliz. Şunu bir defa çok açık ve net söylemek isterim: Bu ülkede, Türkiye Cumhuriyeti kimliğine sahip olan hiç kimse vatan toprağında misafir değildir. Üvey evlat değildir. Ve bu devlet, bir zümrenin, bir kitlenin, belli bir grubun, belli bir grubun kökenin değil, bu topraklar üzerinde yaşayan 86 milyonun devletidir. 86 milyonun her bir ferdi bu devletin eşit derecede sahibidir. Bizim AK Parti olarak eşitlik ve adalet mücadelemiz birileri tarafından kutuplaştırma, ayrıştırma olarak lanse edildi. Türkiye bu meselede normalleşmiştir. Artık şunu anlamayanların da anlaması gerekir: Başörtüsü anormal değildir, marjinal değildir, radikal değildir, ekstrem değildir, belli bir tarikatın, belli bir cemaatin veya ideolojinin sembolü hiç değildir. Bakın bu "yeni normal" de değildir. Bizim 86 milyon hepimizin başka vatanı yok, başka yurdumuz yok, mensubu olduğumuz başka milletimiz yok. Yine söylüyorum; Biz CHP'nin içindeki bu iç savaşın tarafı değiliz. Bizim arzumuz, umudumuz şudur; CHP içindeki dış mihraklardan kurtulması hem CHP adına hem Türkiye adına hatırlı olacaktır.

27 Haziran 2026 10:53

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Milletimizle Aracılarla Konuşmayız'

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sapanca'da "AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı"nda açıklamalarda bulunuyor. Düşüncelerimizi özgürce dile getirdik. Bir buçuk ay sonra AK Parti'nin kuruluşunun 25. Çeyrek asırdır Türkiye'ye hizmet ediyoruz. 25 yıldır durmadan, duraksamadan, ülkemize ve milletimize hizmetkarlık etmenin bahtiyarlığı içindeyiz. Anlayışlar farklı olabiliriz. Meseleleri ele alma biçimi farklı olabilir. Yaşam tarzları farklı olabilir. Türkiye bu meseleyi artık geride bırakmıştır. Türkiye makul zemine ulaşmıştır. Bizim 86 milyon hepimizin başka vatanımız, başka milletimiz yok. Kendi içinde birlik olmayan teşkilatların Türkiye'ye de milletimize de sunabileceği hiçbir katkı yoktur. FETÖ o kalleş darbeyi sadece bize yapmadı, 86 milyona yaptı. Yol yaparken, köprü yaaprken, savunma sanayini güçlendirirken belli bir kesimi mutlu etmeyi değil Türkiye'mizi düşünüyor, Türkiye'mizi dert ediniyoruz. Türkiye geçmişte enerjisini, fidan gibi delikanlılarını kaybetti. Sağ dediler, sol dediler, Alevi-Sünni, Türk-Kürt dediler... Raf ömrü dolmuş bayat senaryolarla Türkiye'ye vakit kaybettirilmesini istemiyoruz. 25 yıl boyunca Türkiye'nin bütün renklerinin partimiz içinde olmasına özellikle önem gösterdik. 25 yıldır soframız Halil İbrahim Sofrası'dır. Bunu kimse yanlış anlamasın, bir kitabın binlerce sayfası olabilir, bir kitabın her sayfasında farklı hikayeler olabilir.

27 Haziran 2026 11:24

Erdoğan Da 'Chp Arınmalı' Dedi: 'Kuşkusuz Hayırlı Olacak'

AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'yi hedef aldığı konuşmasında partiye 'arınma' çağrısı yaptı. İktidar partisi AKP, kuruluşunun 25'inci yılına yaklaşırken "yeni dönem yol haritası"nı belirlemek üzere bugün kampa giriyor. "Çeyrek Asırlık Destan" sloganıyla düzenlenen kampa bakanlar, bakan yardımcıları, milletvekilleri, MYK üyeleri ve parti kurucuları katılıyor. Kamp, AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açılış konuşmasıyla başladı. Erdoğan'ın konuşmasında, CHP'deki 'mutlak butlan' kriziyle ilgili mesajları dikkat çekti. Erdoğan, konuşmasında 'mutlak butlan' kararıyla CHP Genel Başkanlığına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun sık sık kullandığı "arınma" ifadesine başvurarak "Türkiye'nin her türlü vesayetten arınmış bir ana muhalefet partisine ihtiyaç duyduğu açıktır" dedi. Erdoğan'ın açıklamalarında öne çıkanlar şöyle: "Biz, ne kendi içimizde ne de milletimizle aracılarla konuşan bir kadro asla olmadık. 1,5 ay sonra da AK Partimizin kuruluşunun 25. 2001'de başlayan yolculuğumuz çeyrek asrı geride bırakıyor. 25 yıldır durmadan duraksamadan yılmadan ve yorulmadan ülkemize hizmetkarlık etmenin bahtiyarlığı içindeyiz. Bu devlet bir zümrenin, grubun, kökenin değil 86 milyonun tamamının devletidir. 86 milyon, bu devletin eşit derecede sahibidir. 86 milyon biriz, beraberiz. CHP seçmeniyle her konuda aynı düşünmüyoruz ama hepimiz aynı vatanın çocuklarıyız. CHP'nin içindeki dış mihraklardan kurtulması hem siyaset hem Türkiye adına kuşkusuz hayırlı olacaktır. AK Parti bir Türkiye kitabıdır.

27 Haziran 2026 11:41

''Ak Parti Bir Türkiye Kitabıdır''... Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Davet: Çatımızın Altında Herkese Yer Vardır

AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nda açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Bir kitabın binlerce sayfası olabilir, her bir sayfası farklı renkte olabilir, farklı bir hikaye olabilir, o hikayeler farklı bir dille, üslupla yazılmış olabilir ama her kitabın bir kapağı vardır, bir arada tutan şirazesi vardır. 25 yıldır bizim kapımız açıktır, Çatımızın altında herkese yer vardır. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak başta Terörsüz Türkiye süreci başta olmak üzere dış politika, güvenlik gibi milli meselelerde uzlaşıya hazırız.' ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sapanca'da AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nda açıklamalarda bulundu. 14 Ağustos 2001'de başlayan yolculuğumuz artık çeyrek asrı geride bırakıyor. Toplantımızın ve burada 2 gün boyunca yapacağımız istişarelerin partimiz, ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. Bu ülkede, Türkiye Cumhuriyeti kimliğine sahip olan hiç kimse vatan toprağında misafir değildir, kiracı, sığıntı, öteki, üvey evlat değildir. Biz kadınlarla birlikte 10 yıllar boyunca tesettür mücadelesi verirken bir imtiyazın, ayrıştırmanın peşinde değildik, diğerlerini ötekileştirmenin peşinde değildik. Gücünü tabandan almayan, gücünü Türkiye üzerine hesabı olan bir takım dış güçlerden, yolsuzlukla elde edinmiş haram paradan alan muhalefet Türkiye'ye fayda getirmez, zarar getirir Yol yaparken, köprü yaparken, tünel inşa ederken milyonlarca konut üretirken, Türkiye'nin savunma sanayini güçlendirirken, eğitimde, sağlıkta, enerjide, her alanda destan yazarken belli bir kesimi mutlu etmeyi değil Türkiyemiz'i düşünüyor, dert ediniyoruz. 25 yıl boyunca AK Parti'yi kurarken Türkiye'nin bütün renklerinin partimiz içinde temsil edilmesine özellikle ihtimam gösterdik.

27 Haziran 2026 10:47

Erdoğan Da 'Chp Arınmalı' Dedi: 'Kuşkusuz Hayırlı Olacak'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'yi hedef aldığı konuşmasında partiye 'arınma' çağrısı yaptı. İktidar partisi AKP, kuruluşunun 25'inci yılına yaklaşırken "yeni dönem yol haritası"nı belirlemek üzere bugün kampa giriyor. "Çeyrek Asırlık Destan" sloganıyla düzenlenen kampa bakanlar, bakan yardımcıları, milletvekilleri, MYK üyeleri ve parti kurucuları katılıyor. Erdoğan'ın konuşmasında, CHP'deki 'mutlak butlan' kriziyle ilgili mesajları dikkat çekti. Erdoğan, konuşmasında 'mutlak butlan' kararıyla CHP Genel Başkanlığına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun sık sık kullandığı "arınma" ifadesine başvurarak "Türkiye'nin her türlü vesayetten arınmış bir ana muhalefet partisine ihtiyaç duyduğu açıktır" dedi. Erdoğan'ın açıklamalarında öne çıkanlar şöyle: "Biz, ne kendi içimizde ne de milletimizle aracılarla konuşan bir kadro asla olmadık. 1,5 ay sonra da AK Partimizin kuruluşunun 25. 2001'de başlayan yolculuğumuz çeyrek asrı geride bırakıyor. 25 yıldır durmadan duraksamadan yılmadan ve yorulmadan ülkemize hizmetkarlık etmenin bahtiyarlığı içindeyiz. Bu devlet bir zümrenin, grubun, kökenin değil 86 milyonun tamamının devletidir. 86 milyon, bu devletin eşit derecede sahibidir. 86 milyon biriz, beraberiz. CHP seçmeniyle her konuda aynı düşünmüyoruz ama hepimiz aynı vatanın çocuklarıyız. CHP içinde çatışma, ayrışma var. CHP'nin içindeki dış mihraklardan kurtulması hem siyaset hem Türkiye adına kuşkusuz hayırlı olacaktır. AK Parti bir Türkiye kitabıdır.

27 Haziran 2026 12:00

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Chp'ye Eleştiri: İç Savaşın Tarafı Değiliz

CHP'yi eleştiren Erdoğan, partisinin CHP içindeki tartışmaların tarafı olmadığını söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sapanca'da düzenlenen AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Siyasi farklılıkların toplumu ayrıştırmaması gerektiğini belirten Erdoğan, "Siyasi farklılıklarımız bizi hasımlaştırmamalı. Aramızı açmamalı." ifadelerini kullandı. CHP'ye yönelik eleştirilerde bulunan Erdoğan, "Bu ülkede siyasi farklılığı kutuplaştırmaya çeviren en başından itibaren CHP olmuştur. 'Öyle düşünmeyeceksin, öyle giyinmeyeceksin, o dili konuşmayacaksın, onu öğrenmeyeceksin' dediler. Bu milleti ayırdılar, kutuplaştırdılar. Siyasi rekabeti çatışmaya dönüştürdüler." dedi. CHP'de yaşanan gelişmelere de değinen Erdoğan, partisinin bu sürecin dışında olduğunu vurgulayarak, "CHP içinde şu anda bir çatışma, bir ayrışma var. Biz CHP içindeki bu kavganın, iç savaşın tarafı değiliz. Dün yoktuk, bugün de yokuz, yarın da olmayacağız." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde: Bir buçuk ay sonra AK Parti'nin kuruluşunun 25. 25 yıldır durmadan, duraksamadan, ülkemize ve milletimize hizmetkarlık etmenin bahtiyarlığı içindeyiz. Ortak bir tarihe, ortak bir vatana sahibiz. Bizim 86 milyon hepimizin başka vatanımız, başka milletimiz yok. Öyle düşünmeyeceksin, öyle giyinmeyeceksin, o dili konuşmayacaksın, onu öğrenmeyeceksin dediler. CHP içinde şu anda bir çatışma bir ayrışma var. Dün yoktuk bugün de yokuz yarın da olmayacağız.

27 Haziran 2026 11:23

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Başörtüsü Bu Toprakların Normali

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, başörtüsü tartışmalarına ilişkin "Bu toprakların normali" ifadelerini kullanıp "Belli bir tarikatın ya da ideolojinin sembolü değildir." dei. AK Parti, kuruluşunun 25'inci yılına yaklaşırken yeni dönem yol haritasını belirlemek üzere bugün kampa giriyor. "Çeyrek Asırlık Destan" sloganıyla düzenlenen kampa bakanlar, bakan yardımcıları, milletvekilleri, MYK üyeleri ve parti kurucuları katılıyor. Kamp, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açılış konuşmasıyla başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamaları şöyle: "Biz, ne kendi içimizde ne de milletimizle aracılarla konuşan bir kadro asla olmadık. 1,5 ay sonra da AK Partimizin kuruluşunun 25. 2001'de başlayan yolculuğumuz çeyrek asrı geride bırakıyor. Bu ülkede Türkiye Cumhuriyeti kimliğine sahip hiç kimse vatan toprağında misafir, kiracı, sığıntı, öteki, üvey evlat değildir. 86 milyon, bu devletin eşit derecede sahibidir. Biz kadınlarla beraber tesettür mücadelesi verirken kutuplaşmanın peşinde değildir. Başörtüsü anormal değildir, marjinal değildir. 86 milyon biriz, beraberiz. CHP seçmeniyle her konuda aynı düşünmüyoruz ama hepimiz aynı vatanın çocuklarıyız.

27 Haziran 2026 10:57

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Ak Parti Kampı'nda Önemli Açıklamalar

Konuşmada öne çıkan detaylar: "Sizlerin şahsında ülkemizin dört bir yanında AK Parti'nin millet davası ve Türkiye sevdasını göğsünün üstünde madalya gibi taşıyan tüm arkadaşlarımı selamlıyorum. Biz ne kendi içimizde ne de milletimizle aracılarla konuşan kadro asla olmadık. Kuruluşumuzdan itibaren yata ve dikey iletişim kanallarını açık tutmaya özel önem verdik. Düşüncelerimizi özgürce dile getirdik. Bugün ve yarın meselelerimizi konuşacak, müzakere edecek ve inşallah ufkumuz aydınlanmış şekilde toplantımızı tamamlayacağız. Bugün 33. Geleneksel İstişare toplantımızı yaparken, inşallah 1,5 ay sonra da AK Partimizin 25. yılını kutlayacağız. Çeyrek asrı geride bıraktık. 25 yıldır yorulmadan, yılmadan ülkemize ve milletimize hizmet etmenin bahtiyarlığı içindeyiz. Bu ülkede Türkiye Cumhuriyeti kimliğine sahip olan hiç kimse vatan toprağında misafir, kiracı, sığıntı, öteki, üvey evlat değildir. Bilakis ev sahibidir, bu milletin öz evladıdır. Mezhebi, kökeni, düşüncesi, ne olursa olsun, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı herkes bu ülkenin sahibidir. Bu devlet bir zümrenin, bir kitlenin, belli bir grubun, belli bir kökenin değil, bu topraklar üzerinde yaşayan 86 milyonun tamamının devletidir. 86 milyon ortak vatana sahibiz. Hepimiz aynı bayrak altında yaşayan topluluğuz. Ülkede kimse üvey evlat değildir. İmtiyazlarını kaybedenler bizi toplumu kamplaştırmakla suçladılar. Hayır, tam tersine biz normalleşmenin mücadelesini verdik. Hangi alanda olursa olsun bir hak mücadelesi verirken üstünlük sağlamanın değil adaletin mücadelesini verdik. Siz örtünmeyi yasaklarsanız, bu milletin öz geleneği olan giyim tarzını yasaklarsanız milletin huzurunu kaçırırsınız. Başörtüsü bu toprakların normalidir. Belli bir tarikatın ya da ideolojinin sembolü değil."

27 Haziran 2026 10:56

Son Dakika | Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Önemli Açıklamalar

Değerli kardeşlerim, konuşmamın hemen başında şu hatırlatmayı yapmak isterim. İnşallah 33. İstişare Toplantımızda da aynısını yapacağız. Ortak bir tarihe, ortak bir vatana sahibiz. Anlayışlar farklı olabiliriz. Şunu bir defa çok açık ve net söylemek isterim: Bu ülkede, Türkiye Cumhuriyeti kimliğine sahip olan hiç kimse vatan toprağında misafir değildir. Ve bu devlet, bir zümrenin, bir kitlenin, belli bir grubun, belli bir grubun kökenin değil, bu topraklar üzerinde yaşayan 86 milyonun devletidir. 86 milyonun her bir ferdi bu devletin eşit derecede sahibidir. Başörtüsü anormal değildir, marjinal değildir, belli bir tarikatın veya cemaatin sembolü hiç değildir. Bu yeni normal de değildir. TBMM Başkanı Kurtulmuş CNN TÜRK'te: Terör işinin yüzde 90'ı bitti Yeşilçam'ın karizmatik jönü: Kadir İnanır'ın unutulmaz yolculuğu

27 Haziran 2026 11:09

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ana Muhalefet Vesayetten Arınmalı

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sapanca'da "AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı"nda açıklamalarda bulundu.

27 Haziran 2026 10:50

Canlı | Başkan Erdoğan'dan Önemli Açıklamalar

Başkan Erdoğan'ın açıklamalarında öne çıkanlar şöyle: Ülkemizin dört bir yanında AK Parti'nin Türkiye sevdasını bir madalya gibi taşıyan tüm arkadaşlarıma sevgilerimi gönderiyorum. İnşallah 33. Toplantımızda da aynısını yapacağız. 25 yıldır yorulmadan ülkemize hizmetkarlık etmenin bahtiyarlığı içindeyiz. Biz millet olarak öyle rastgele bir araya gelmiş tarih yolculuğu içinde tesadüfen karşılaşmış bir topluluk değiliz, biz birbirine yabancı ve tahammül etmek zorunda olan topluluk ve millet de değiliz, 86 milyon hep birlikte ortak tarihe ve kadere ortak bir vatana sahibiz.

27 Haziran 2026 10:50

Erdoğan: Türkiye'nin Arınmış Bir Ana Muhalefet Partisine İhtiyacı Var

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin istişare kampında gerçekleştirdiği konuşmada başörtüsü serbestisi ve muhalefet partisindeki iç gelişmelere değindi. Türkiye'nin başörtüsü meselesini eşitlik temelinde geride bıraktığını vurgulayan Erdoğan, CHP içindeki siyasi tartışmaları ise "iç savaş" olarak nitelendirerek, "Türkiye'nin her türlü vesayetten arınmış bir ana muhalefet partisine ihtiyaç duyduğu son derece açıktır." dedi.

27 Haziran 2026 11:53

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha