
Bu önemli toplantının 7-8 Temmuz'da Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde ayrı bir anlam taşıdığına inandığını belirten Erdoğan, "Müttefik ülke parlamentoları arasında işbirliği ve dayanışmanın güzide bir nişanesi olarak gördüğüm bu zirvenin düzenlenmesinde emeği geçenleri tebrik ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum." ifadesini kullandı. Erdoğan, mevcut jeopolitik denklemin NATO'nun üstlendiği rolün önemini artırdığını vurgulayarak, "Türkiye olarak yeni dönemin ruhunu en iyi okuyan ülkelerden biriyiz. Kriz bölgeleriyle 1800 kilometreyi aşan kara sınırına sahip Türkiye, güçlü ordusu, modern askeri kabiliyetleri, gelişmiş savunma sanayisiyle 70 yılı aşkın süredir NATO'nun güvenliğine katkı sunan müttefiklerin başındadır. NATO misyonlarında aktif görev alıyor, barış ve istikrarın korunmasına destek oluyoruz. Gerek bölgesel krizleri yönetmedeki müstesna becerimizi, gerekse NATO bünyesindeki engin tecrübemizi müttefiklerimizle paylaşıyoruz. Ankara Zirvesi, tecrübe paylaşımının en güçlü zemini olacaktır." görüşünü paylaştı. "Müttefiklerimiz ve misafirlerimiz, Türkiye'nin savunma sanayisi alanında kısa sürede katettiği önemli mesafeyi görmüş olacak" Ankara Zirvesi'nin bir diğer ayırt edici özelliğinin, savunma sanayisi işbirliğine yapacağı vurgu olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Zirve kapsamında düzenleyeceğimiz NATO Savunma Sanayi Forumu'nda bir yandan gelişmiş ürünlerimizi sergilerken, diğer yandan da bu işbirliğini çok daha etkili hale getirecek tedbirleri ele alacağız. Müttefiklerimiz ve misafirlerimiz, Türkiye'nin savunma sanayisi alanında kısa sürede katettiği önemli mesafeyi görmüş olacak. Ayrıca, NATO'nun güvenliğe 360 derece yaklaşımı uyarınca Ukrayna, İran, Körfez ve Filistin başta olmak üzere küresel ve bölgesel gelişmeleri de değerlendireceğiz. Bu noktada Amerika Birleşik Devletleri'yle İran arasındaki ateşkesin kalıcı bir çözümle neticelendirilmesi için Pakistan ve Katar'ın yanı sıra dost ve kardeş ülkelerle birlikte gereken katkıları vermeyi sürdüreceğiz." bilgisini paylaştı. "1967 sınırlarında bağımsız, egemen, toprak bütünlüğünü haiz bir Filistin Devleti mutlaka kurulmalıdır" Bölgeye ve dünyaya rahat bir nefes aldıran mutabakatı baltalamayı amaçlayan, özellikle Lübnan'ı hedef alan saldırıları yakından takip ettiklerini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti: "Bölgemizin istikrara kavuşmasına tahammül edemeyen, hatta bunu kendi güvenliği için tehdit olarak gören soykırım şebekesinin provokasyonlarına fırsat verilmemesi noktasında sizlerin desteğini bekliyoruz. Orta Doğu'daki gerilimlerin temelinde Filistin meselesi yatmaktadır. İşgal bitmeden, İsrail'in sürekli artan toprak gasbı bitmeden maalesef bölgemizde kalıcı barış sağlanamaz. Kalıcı barışa giden yolun kapısı ise iki devletli çözümdür. 1967 sınırlarında bağımsız, egemen, toprak bütünlüğünü haiz bir Filistin Devleti mutlaka kurulmalıdır. Bu süreçte siz parlamenterlere de önemli görevler düşmektedir. Burada şuna da dikkatinizi çekmek isterim. Türkiye gerek tarihiyle gerek toplumsal yapısıyla gerek jeostratejik konumuyla Avrupa'dan Asya'ya ve Balkanlar'dan Afrika'ya uzanan geniş coğrafyayla, aynı anda iletişim sağlama tecrübesine sahip güçlü bir ülkedir. Biz bu potansiyelimizi, bölge barışı ve dünya barışı için azami ölçüde kullanmayı arzu ediyoruz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rusya-Ukrayna savaşının diyalogla çözümü noktasında önümüzdeki dönemde netice almamız gerektiğini, bilhassa vurgulamak istiyorum. Her iki tarafla da konuşabilen, netice veren süreçleri başlatan hakkaniyetli duruşuyla her iki tarafın da güvenini kazanmış bir müttefik olarak barış çabalarına aktif katkı vermeyi sürdüreceğiz. Sözlerimin hitamında, bugün savunma sanayisi şirketlerimize yapacağınız inceleme geziniz bütünüyle buna dahil olmak üzere, çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığımıza bu güzel buluşma için teşekkür ediyorum. İstişarelerinizin ve aldığınız kararların, ittifakımız ve dünya barışı için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum." sözlerini sarf etti.
Kaynak: Yeni Mesaj, AA
29 Haziran 2026 17:10
Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız
Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Başkan Erdoğan'dan Nato'ya Tarihi Çağrı: "Teksas'tan Ankara'ya Amasız Bir Güvenlik Ağı Oluşturmalıyız"
Başkan Erdoğan, NATO Parlamento Başkanları onuruna verilen yemekte konuştu: "Gerek bölgesel kriz yönetimi gerekse NATO bünyesindeki engin tecrübemizi müttefiklerle paylaşıyoruz." NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde NATO'ya üye ülkelerin meclis başkanları ve delegasyonları İstanbul'da bir araya geldi. İstanbul'daki zirveye, 32 müttefik ülkenin meclis başkanları ve delegasyon başkanlarının yanı sıra NATO Parlamenter Asamblesi (NATO PA) Başkanı Marcos Perestrello, NATO PA Başkanlık Divanı üyeleri ve diğer üst düzey temsilcileri katıldı. Erdoğan yemek sonrası NATO Parlamento Başkanlarına hitap etti. BAŞKAN ERDOĞAN PARLAMENTERLERE HİTAP ETTİ Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı'nda düzenlenen NATO Parlamenter Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, "Kıtaların ve kültürlerin kavşak noktası" olarak nitelendirdiği İstanbul'da müttefik ülke parlamenterlerini ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Zirvenin, 7-8 Temmuz'da Ankara'da gerçekleştirilecek büyük NATO Zirvesi öncesinde önemli bir hazırlık ve dayanışma nişanesi olduğunu vurguladı. Başkan Erdoğan'ın açıklamasından öne çıkanlar şu şekilde: Kıymetli parlamento başkanları, saygıdeğer parlamenterler, değerli misafirler, sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle ve muhabbetle selamlıyorum. NATO Parlamenter Zirvesi vesilesiyle sizlerle bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. NATO Parlamenter Zirvesi'nin verimli geçmesini temenni ediyor, zirveye katkı sunacak tüm katılımcılara şimdiden teşekkür ediyorum. Müttefik ülke parlamentoları arasında iş birliği ve dayanışmanın güzide bir nişanesi olarak gördüğüm bu zirvenin düzenlenmesinde emeği geçenleri tebrik ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Kriz bölgeleriyle 1800 kilometreyi aşan kara sınırına sahip Türkiye, güçlü ordusu, modern askerî kabiliyetleri ve gelişmiş savunma sanayisiyle 70 yılı aşkın süredir NATO'nun güvenliğine katkı sunan müttefiklerin başında gelmektedir. Gerek bölgesel krizleri yönetmedeki müstesna becerimizi gerekse NATO bünyesindeki engin tecrübemizi müttefiklerimizle paylaşıyoruz. Son olarak, Lahey Zirvesi'nde kabul ettiğimiz taahhütler doğrultusunda savunma harcamalarımızı artırıyor, NATO misyon ve harekâtlarına en fazla katkı sağlayan ilk beş müttefik arasında yer alıyoruz. Ayrıca, NATO'nun güvenliğe 360 derece yaklaşımı uyarınca Ukrayna, İran, Körfez ve Filistin başta olmak üzere küresel ve bölgesel gelişmeleri değerlendireceğiz. 1967 sınırlarında bağımsız, egemen, toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin Devleti mutlaka kurulmalıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığımıza bu güzel buluşma için teşekkür ediyorum. Sizleri bir kez daha muhabbetle selamlıyorum.
29 Haziran 2026 14:09

Erdoğan'dan Nato Ülkelerine: 'Teksas'tan Ankara'ya Savunma Ağı Oluşturmalıyız'
Dünyadaki mevcut jeopolitik durumun NATO'nun rolünün önemini arttırdığını belirten Erdoğan, "Türkiye olarak yeni dönemin ruhunu en iyi okuyan ülkelerden biriyiz. Kriz bölgeleriyle 1800 kilometreyi aşan kara sınırına sahip Türkiye, güçlü ordusu, modern askerî kabiliyetleri ve gelişmiş savunma sanayisiyle 70 yılı aşkın süredir NATO'nun güvenliğine katkı sunan müttefiklerin başında gelmektedir" dedi. Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan satır başları: "Kıymetli parlamento başkanları, saygıdeğer parlamenterler, değerli misafirler, sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle ve muhabbetle selamlıyorum. NATO Parlamenter Zirvesi vesilesiyle sizlerle bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Kıtaların ve kültürlerin kavşak noktası olan güzel İstanbul'umuza hepiniz hoş geldiniz, safalar getirdiniz. NATO Parlamenter Zirvesi'nin verimli geçmesini temenni ediyor, zirveye katkı sunacak tüm katılımcılara şimdiden teşekkür ediyorum. Kıymetli misafirler Avrupa-Atlantik güvenliği tarihi bir dönemeçten geçiyor. İttifakımızın bilhassa doğu ve güneydoğu sınırlarında cereyan eden savaş, kriz, terör ve düzensiz göç gibi tehditler, güvenlik anlayışımızı yeniden şekillendirmemizi gerekli kılıyor. Eski kalıplar, eski ön kabuller bir bir yıkılırken yerlerini neyin alacağı, neyin ikame edileceği henüz bilinmiyor. İstikrar yerine gerilimin, düzen yerine kargaşanın arttığı, öngörülebilirliğin azaldığı, sabah neyle karşılaşılacağını kimsenin kestiremediği bir belirsizlik döneminin tam ortasındayız. Şu noktanın da altını özellikle çizmek istiyorum. Küresel sistemi ve siyaseti tarif eden mevcut tanımlamalar, bugünün dünyasında anlamlarını büyük ölçüde yitirmiştir. Başta Gazze ve Lübnan'da yaşananlar olmak üzere yakın dönemde şahit olduğumuz katliamlar, insanlığın vicdanında derin yaralar açarken aynı zamanda uluslararası kurumların ve kuramların itibarını yere sermiştir. Yeni dönemin bu boyutunu görmeden eski kavramlarla mevcut durumu açıklamanın pek mümkün olmadığını düşünüyorum. Bu ortamda hem NATO'nun caydırıcılığını muhafaza etmesinin hem de müttefikler arasındaki dayanışmanın tahkiminin daha kritik hâle geldiğine inanıyorum. Mevcut jeopolitik denklem, NATO'nun üstlendiği rolün önemini artırmıştır. Türkiye olarak yeni dönemin ruhunu en iyi okuyan ülkelerden biriyiz. Kriz bölgeleriyle 1800 kilometreyi aşan kara sınırına sahip Türkiye, güçlü ordusu, modern askerî kabiliyetleri ve gelişmiş savunma sanayisiyle 70 yılı aşkın süredir NATO'nun güvenliğine katkı sunan müttefiklerin başında gelmektedir. NATO misyonlarında aktif görev alıyor, barış ve istikrarın korunmasına destek oluyoruz. Gerek bölgesel krizleri yönetmedeki müstesna becerimizi gerekse NATO bünyesindeki engin tecrübemizi müttefiklerimizle paylaşıyoruz. Ankara Zirvesi, tecrübe paylaşımının en üst düzey zemini olacaktır. Sadece müttefikler arasında değil, dünya genelinde de Ankara Zirvesi'ne yönelik yoğun bir ilginin söz konusu olduğunu müşahede ediyorum. Parlamenterler olarak en temel insan haklarının başında gelen yaşama hakkını garanti altına almak gibi çok önemli bir sorumluluğu üstleniyorsunuz. Halklarımızın bizden talebi, gelecek nesillerin huzur, refah ve barış içinde yaşamasını sağlayacak koşulların oluşturulmasıdır. Zirveden temel beklentimiz, müttefiklerin millî güvenlik hassasiyetlerini gözeten ittifak dayanışmasını ve birlik ruhunu güçlendiren neticelerin elde edilmesidir. Uzun yıllar terörle başarıyla mücadele etmiş ve şimdi terörü tamamen sona erdirmenin çalışmasını yürüten bir ülkenin lideri olarak şunu da ifade etmek isterim ki bu alanda ittifaktan beklentimiz çoktur. Karşı karşıya bulunduğumuz sınamalarla mücadele etmek istiyorsak müttefikler arasında külfet paylaşımını dengeli ve adil şekilde yaparken savunma sanayi ticareti önündeki engelleri de kaldırmamız gerekiyor. Her iki ana başlıkta da evvelki zirvelerde aldığımız kararların uygulanması bu bakımdan çok ama çok mühimdir. Külfet paylaşımı noktasında biz üzerimize düşeni yapıyoruz. Yapmaya da devam edeceğiz. Son olarak, Lahey Zirvesi'nde kabul ettiğimiz taahhütler doğrultusunda savunma harcamalarımızı artırıyor, NATO misyon ve harekâtlarına en fazla katkı sağlayan ilk beş müttefik arasında yer alıyoruz. Ancak bu katkılarımıza rağmen Türkiye'nin Avrupa güvenliğine sağladığı vazgeçilmez faydaların bazı durumlarda göz ardı edildiği de bir vakıadır. Avrupa sütununun gelişiminde söz sahibi ülkelerden biri olarak kıtadaki tüm savunma ve güvenlik girişimlerine dâhil olma iradesine sahibiz. Avrupa Birliği tarafından açıklanan savunma ve güvenlik girişimlerine Türkiye'nin dâhil edilmesi konusunda siz parlamenterlerin yakın ilgi ve desteğini bekliyoruz. Türkiye'nin savunma alanında sahip olduğu kapasiteyi dar siyasi çıkarlar nedeniyle dışlamanın kimseye faydası yoktur. Bu noktada ittifak çapında Teksas'tan Ankara'ya uzanan amasız fakatsız bir güvenlik ve savunma ağı oluşturmalıyız. Kıymetli misafirler. Ankara Zirvemizin bir diğer ayırt edici özelliği savunma sanayi iş birliğine yapacağı vurgudur. Zirve kapsamında düzenleyeceğimiz NATO Savunma Sanayi Forumu'nda bir yandan gelişmiş ürünlerimizi sergilerken diğer yandan da bu iş birliğini çok daha etkili hâle getirecek tedbirleri ele alacağız. Ve misafirlerimiz, Türkiye'nin savunma sanayi alanında kısa sürede kat ettiği önemli mesafeyi görmüş olacak. Ayrıca, NATO'nun güvenliğe 360 derece yaklaşımı uyarınca Ukrayna, İran, Körfez ve Filistin başta olmak üzere küresel ve bölgesel gelişmeleri değerlendireceğiz. Bu noktada, Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki ateşkesin kalıcı bir çözümle neticelendirilmesi için Pakistan ve Katar'ın yanı sıra dost ve kardeş ülkelerle birlikte gereken katkıları vermeyi sürdüreceğiz. Bölgemize ve dünyaya rahat bir nefes aldıran mutabakatı baltalamayı amaçlayan, özellikle Lübnan'ı hedef alan saldırıları yakından takip ediyoruz. Bölgemizin istikrara kavuşmasına tahammül edemeyen, hatta bunu kendi güvenliği için tehdit olarak gören soykırım şebekesinin provokasyonlarına fırsat verilmemesi noktasında sizlerin desteğini bekliyoruz. Orta Doğu'daki gerilimlerin temelinde Filistin meselesi yatmaktadır. İşgal bitmeden, İsrail'in sürekli artan toprak gaspı sona ermeden maalesef bölgemizde kalıcı barış sağlanamaz. Kalıcı barışa giden yolun kapısı ise iki devletli çözümdür. 1967 sınırlarında bağımsız, egemen, toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin Devleti mutlaka kurulmalıdır."
29 Haziran 2026 13:52

Erdoğan'dan Nato Ülkelerine: 'Teksas'tan Ankara'ya Savunma Ağı Oluşturmalıyız'
Dünyadaki mevcut jeopolitik durumun NATO'nun rolünün önemini arttırdığını belirten Erdoğan, "Türkiye olarak yeni dönemin ruhunu en iyi okuyan ülkelerden biriyiz. Kriz bölgeleriyle 1800 kilometreyi aşan kara sınırına sahip Türkiye, güçlü ordusu, modern askerî kabiliyetleri ve gelişmiş savunma sanayisiyle 70 yılı aşkın süredir NATO'nun güvenliğine katkı sunan müttefiklerin başında gelmektedir" dedi. Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan satır başları: "Kıymetli parlamento başkanları, saygıdeğer parlamenterler, değerli misafirler, sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle ve muhabbetle selamlıyorum. NATO Parlamenter Zirvesi vesilesiyle sizlerle bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Kıtaların ve kültürlerin kavşak noktası olan güzel İstanbul'umuza hepiniz hoş geldiniz, safalar getirdiniz. NATO Parlamenter Zirvesi'nin verimli geçmesini temenni ediyor, zirveye katkı sunacak tüm katılımcılara şimdiden teşekkür ediyorum. Kıymetli misafirler Avrupa-Atlantik güvenliği tarihi bir dönemeçten geçiyor. İttifakımızın bilhassa doğu ve güneydoğu sınırlarında cereyan eden savaş, kriz, terör ve düzensiz göç gibi tehditler, güvenlik anlayışımızı yeniden şekillendirmemizi gerekli kılıyor. Eski kalıplar, eski ön kabuller bir bir yıkılırken yerlerini neyin alacağı, neyin ikame edileceği henüz bilinmiyor. İstikrar yerine gerilimin, düzen yerine kargaşanın arttığı, öngörülebilirliğin azaldığı, sabah neyle karşılaşılacağını kimsenin kestiremediği bir belirsizlik döneminin tam ortasındayız. Şu noktanın da altını özellikle çizmek istiyorum. Küresel sistemi ve siyaseti tarif eden mevcut tanımlamalar, bugünün dünyasında anlamlarını büyük ölçüde yitirmiştir. Başta Gazze ve Lübnan'da yaşananlar olmak üzere yakın dönemde şahit olduğumuz katliamlar, insanlığın vicdanında derin yaralar açarken aynı zamanda uluslararası kurumların ve kuramların itibarını yere sermiştir. Yeni dönemin bu boyutunu görmeden eski kavramlarla mevcut durumu açıklamanın pek mümkün olmadığını düşünüyorum. Bu ortamda hem NATO'nun caydırıcılığını muhafaza etmesinin hem de müttefikler arasındaki dayanışmanın tahkiminin daha kritik hâle geldiğine inanıyorum. Mevcut jeopolitik denklem, NATO'nun üstlendiği rolün önemini artırmıştır. Türkiye olarak yeni dönemin ruhunu en iyi okuyan ülkelerden biriyiz. Kriz bölgeleriyle 1800 kilometreyi aşan kara sınırına sahip Türkiye, güçlü ordusu, modern askerî kabiliyetleri ve gelişmiş savunma sanayisiyle 70 yılı aşkın süredir NATO'nun güvenliğine katkı sunan müttefiklerin başında gelmektedir. NATO misyonlarında aktif görev alıyor, barış ve istikrarın korunmasına destek oluyoruz. Gerek bölgesel krizleri yönetmedeki müstesna becerimizi gerekse NATO bünyesindeki engin tecrübemizi müttefiklerimizle paylaşıyoruz. Ankara Zirvesi, tecrübe paylaşımının en üst düzey zemini olacaktır. Sadece müttefikler arasında değil, dünya genelinde de Ankara Zirvesi'ne yönelik yoğun bir ilginin söz konusu olduğunu müşahede ediyorum. Parlamenterler olarak en temel insan haklarının başında gelen yaşama hakkını garanti altına almak gibi çok önemli bir sorumluluğu üstleniyorsunuz. Halklarımızın bizden talebi, gelecek nesillerin huzur, refah ve barış içinde yaşamasını sağlayacak koşulların oluşturulmasıdır. Zirveden temel beklentimiz, müttefiklerin millî güvenlik hassasiyetlerini gözeten ittifak dayanışmasını ve birlik ruhunu güçlendiren neticelerin elde edilmesidir. Uzun yıllar terörle başarıyla mücadele etmiş ve şimdi terörü tamamen sona erdirmenin çalışmasını yürüten bir ülkenin lideri olarak şunu da ifade etmek isterim ki bu alanda ittifaktan beklentimiz çoktur. Karşı karşıya bulunduğumuz sınamalarla mücadele etmek istiyorsak müttefikler arasında külfet paylaşımını dengeli ve adil şekilde yaparken savunma sanayi ticareti önündeki engelleri de kaldırmamız gerekiyor. Her iki ana başlıkta da evvelki zirvelerde aldığımız kararların uygulanması bu bakımdan çok ama çok mühimdir. Külfet paylaşımı noktasında biz üzerimize düşeni yapıyoruz. Yapmaya da devam edeceğiz. Son olarak, Lahey Zirvesi'nde kabul ettiğimiz taahhütler doğrultusunda savunma harcamalarımızı artırıyor, NATO misyon ve harekâtlarına en fazla katkı sağlayan ilk beş müttefik arasında yer alıyoruz. Ancak bu katkılarımıza rağmen Türkiye'nin Avrupa güvenliğine sağladığı vazgeçilmez faydaların bazı durumlarda göz ardı edildiği de bir vakıadır. Avrupa sütununun gelişiminde söz sahibi ülkelerden biri olarak kıtadaki tüm savunma ve güvenlik girişimlerine dâhil olma iradesine sahibiz. Avrupa Birliği tarafından açıklanan savunma ve güvenlik girişimlerine Türkiye'nin dâhil edilmesi konusunda siz parlamenterlerin yakın ilgi ve desteğini bekliyoruz. Türkiye'nin savunma alanında sahip olduğu kapasiteyi dar siyasi çıkarlar nedeniyle dışlamanın kimseye faydası yoktur. Bu noktada ittifak çapında Teksas'tan Ankara'ya uzanan amasız fakatsız bir güvenlik ve savunma ağı oluşturmalıyız. Kıymetli misafirler. Ankara Zirvemizin bir diğer ayırt edici özelliği savunma sanayi iş birliğine yapacağı vurgudur. Zirve kapsamında düzenleyeceğimiz NATO Savunma Sanayi Forumu'nda bir yandan gelişmiş ürünlerimizi sergilerken diğer yandan da bu iş birliğini çok daha etkili hâle getirecek tedbirleri ele alacağız. Ve misafirlerimiz, Türkiye'nin savunma sanayi alanında kısa sürede kat ettiği önemli mesafeyi görmüş olacak. Ayrıca, NATO'nun güvenliğe 360 derece yaklaşımı uyarınca Ukrayna, İran, Körfez ve Filistin başta olmak üzere küresel ve bölgesel gelişmeleri değerlendireceğiz. Bu noktada, Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki ateşkesin kalıcı bir çözümle neticelendirilmesi için Pakistan ve Katar'ın yanı sıra dost ve kardeş ülkelerle birlikte gereken katkıları vermeyi sürdüreceğiz. Bölgemize ve dünyaya rahat bir nefes aldıran mutabakatı baltalamayı amaçlayan, özellikle Lübnan'ı hedef alan saldırıları yakından takip ediyoruz. Bölgemizin istikrara kavuşmasına tahammül edemeyen, hatta bunu kendi güvenliği için tehdit olarak gören soykırım şebekesinin provokasyonlarına fırsat verilmemesi noktasında sizlerin desteğini bekliyoruz. Orta Doğu'daki gerilimlerin temelinde Filistin meselesi yatmaktadır. İşgal bitmeden, İsrail'in sürekli artan toprak gaspı sona ermeden maalesef bölgemizde kalıcı barış sağlanamaz. Kalıcı barışa giden yolun kapısı ise iki devletli çözümdür. 1967 sınırlarında bağımsız, egemen, toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin Devleti mutlaka kurulmalıdır."
29 Haziran 2026 15:02

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Nato'dan Beklentimiz Çok
Ankara'da 7-8 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi öncesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da "NATO Parlamento Başkanları Onuruna Verilen Öğle Yemeği Programı"nda açıklamalarda bulundu. Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan satır başları şöyle: Kıymetli parlamento başkanları, saygıdeğer parlamenterler, değerli misafirler, sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle ve muhabbetle selamlıyorum. NATO Parlamenter Zirvesi vesilesiyle sizlerle bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. NATO Parlamenter Zirvesi'nin verimli geçmesini temenni ediyor, zirveye katkı sunacak tüm katılımcılara şimdiden teşekkür ediyorum. Toplantının, 7-8 Temmuz'da Ankara'da gerçekleştireceğimiz NATO Zirvesi öncesinde ayrı bir anlam taşıdığına inanıyorum. "AVRUPA-ATLANTİK GÜVENLİĞİ TARİHİ BİR DÖNEMEÇTEN GEÇİYOR" Kıymetli misafirler Avrupa-Atlantik güvenliği tarihi bir dönemeçten geçiyor. "NATO MİSYONLARINDA AKTİF GÖREV ALIYORUZ" Şu noktanın da altını özellikle çizmek istiyorum. Kriz bölgeleriyle 1800 kilometreyi aşan kara sınırına sahip Türkiye, güçlü ordusu, modern askerî kabiliyetleri ve gelişmiş savunma sanayisiyle 70 yılı aşkın süredir NATO'nun güvenliğine katkı sunan müttefiklerin başında gelmektedir. Sadece müttefikler arasında değil, dünya genelinde de Ankara Zirvesi'ne yönelik yoğun bir ilginin söz konusu olduğunu müşahede ediyorum. "İTTİFAKTAN BEKLENTİMİZ ÇOKTUR" Zirveden temel beklentimiz, müttefiklerin millî güvenlik hassasiyetlerini gözeten ittifak dayanışmasını ve birlik ruhunu güçlendiren neticelerin elde edilmesidir. Son olarak, Lahey Zirvesi'nde kabul ettiğimiz taahhütler doğrultusunda savunma harcamalarımızı artırıyor, NATO misyon ve harekâtlarına en fazla katkı sağlayan ilk beş müttefik arasında yer alıyoruz. Ayrıca, NATO'nun güvenliğe 360 derece yaklaşımı uyarınca Ukrayna, İran, Körfez ve Filistin başta olmak üzere küresel ve bölgesel gelişmeleri değerlendireceğiz. "KALICI BARIŞA GİDEN YOL İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜMDÜR" Bu noktada, Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki ateşkesin kalıcı bir çözümle neticelendirilmesi için Pakistan ve Katar'ın yanı sıra dost ve kardeş ülkelerle birlikte gereken katkıları vermeyi sürdüreceğiz. Sözlerimin hitamında, bugün savunma sanayi şirketlerimize yapacağınız inceleme gezisinin bütünüyle buna dâhil olmak üzere çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığımıza bu güzel buluşma için teşekkür ediyorum.
29 Haziran 2026 13:11

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Nato'nun Önemi Arttı, Tahkimi Kritik Hale Geldi'
Türkiye'nin 70 yılı aşkın süredir ittifaka sunduğu katkıları hatırlatan Cumhurbaşkanı, savunma sanayisi iş birliğinin önündeki engellerin kaldırılması, külfet paylaşımının adil yapılması ve geniş kapsamlı bir güvenlik ağı oluşturulması çağrısında bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel belirsizlik döneminde ittifakın tahkim edilmesinin önemine değindiği konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Bu ortamda hem NATO'nun caydırıcılığını muhafaza etmesinin hem de müttefikler arasındaki dayanışmanın tahkiminin daha kritik hale geldiğine inanıyorum. Mevcut jeopolitik denklem NATO'nun üstlendiği rolün önemini artırmıştır. Türkiye olarak yeni dönemin ruhunu en iyi okuyan ülkelerden biriyiz. Kriz bölgeleriyle 1800 kilometreyi aşan kara sınırına sahip Türkiye, güçlü ordusu, modern askeri kabiliyetleri, gelişmiş savunma sanayisiyle 70 yılı aşkın süredir NATO'nun güvenliğine katkı sunan müttefiklerin başındadır. NATO misyonlarında aktif görev alıyor, barış ve istikrarın korunmasına destek oluyoruz. Gerek bölgesel krizleri yönetmedeki müstesna becerimizi gerekse NATO bünyesindeki engin tecrübemizi müttefiklerimizle paylaşıyoruz." Doğu ve güneydoğu sınırlarında yaşanan krizler ile güvenlik anlayışının yeniden şekillenmesi gerektiğine vurgu yapan Erdoğan, uluslararası kurumların itibar kaybına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: "İttifakımızın bilhassa doğu ve güneydoğu sınırlarında cereyan eden savaş, kriz, terör ve düzensiz göç gibi tehditler güvenlik anlayışımızı yeniden şekillendirmemizi gerekli kılıyor. Eski kalıplar, eski ön kabuller bir bir yıkılırken yerlerini neyin alacağı, neyin ikame edileceği henüz bilinmiyor. İstikrar yerine gerilimin, düzen yerine kargaşanın arttığı, öngörülebilirliğin azaldığı, sabah neyle karşılaşılacağını kimsenin kestiremediği bir belirsizlik döneminin tam ortasındayız. Şu noktanın da altını özellikle çizmek istiyorum: Küresel sistemi ve siyaseti tarif eden mevcut tanımlamalar bugünün dünyasında anlamlarını büyük ölçüde yitirmiştir. Başta Gazze ve Lübnan'da yaşananlar olmak üzere yakın dönemde şahit olduğumuz katliamlar insanlığın vicdanında derin yaralar açarken, aynı zamanda uluslararası kurumların ve kuramların itibarını yere sermiştir. Yeni dönemin bu boyutunu görmeden eski kavramlarla mevcut durumu açıklamanın pek mümkün olmadığını düşünüyorum." Müttefikler arasındaki sorumluluklara, adil külfet paylaşımına ve savunma sanayisindeki kısıtlamalara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu talepleri sıraladı: "Uzun yıllar terörle başarıyla mücadele etmiş ve şimdi terörü tamamen sona erdirmenin çalışmasını yürüten bir ülkenin lideri olarak şunu da ifade etmek isterim ki; bu alanda ittifaktan beklentimiz çoktur. Karşı karşıya bulunduğumuz sınamalarla mücadele etmek istiyorsak müttefikler arasında külfet paylaşımını dengeli ve adil şekilde yaparken, savunma sanayi ticareti önündeki engelleri de kaldırmamız gerekiyor. Her iki ana başlıkta da evvelki zirvelerde aldığımız kararların uygulanması bu bakımdan çok ama çok mühimdir. Külfet paylaşımı noktasında biz üzerimize düşeni yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz." Türkiye'nin Avrupa güvenliğindeki rolünün göz ardı edilmemesi gerektiğini ve amasız bir savunma ağı kurulması gerektiğini belirten Erdoğan şöyle konuştu: "Son olarak, Lahey Zirvesinde kabul ettiğimiz taahhütler doğrultusunda savunma harcamalarımızı artıyor, NATO misyon ve harekatlarına en fazla katkı sağlayan ilk beş müttefik arasında yer alıyoruz. Ancak bu katkılarımıza rağmen Türkiye'nin Avrupa güvenliğine sağladığı vazgeçilmez faydaların bazı durumlarda göz ardı edildiği de bir vakadır. İttifakın Avrupa sütununun gelişiminde söz sahibi ülkelerden biri olarak kıtadaki tüm savunma ve güvenlik girişimlerine dahil olma iradesine sahibiz. Avrupa Birliği tarafından açıklanan savunma ve güvenlik girişimlerine Türkiye'nin dahil edilmesi konusunda siz parlamenterlerin yakın ilgi ve desteğini bekliyoruz. Türkiye'nin savunma alanında sahip olduğu kapasiteyi dar siyasi çıkarlar nedeniyle dışlamanın kimseye faydası yoktur. Bu noktada ittifak çapında Teksas'tan Ankara'ya uzanan amasız, fakatsız bir güvenlik ve savunma ağı oluşturmalıyız." Bölgesel barış adımlarına, yürütülen ateşkes süreçlerine ve bu süreci sabote etmek isteyen saldırılara ilişkin olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını şu ifadelerle tamamladı: "Ankara Zirvemizin bir diğer ayırt edici özelliği savunma sanayi işbirliğine yapacağı vurgudur. Zirve kapsamında düzenleyeceğimiz NATO Savunma Sanayi Forumu'nda bir yandan gelişmiş ürünlerimizi sergilerken, diğer yandan da bu işbirliğini çok daha etkili hale getirecek tedbirleri ele alacağız. Müttefiklerimiz ve misafirlerimiz Türkiye'nin savunma sanayi alanında kısa sürede katettiği önemli mesafeyi görmüş olacaklar. Ayrıca NATO'nun güvenliğe 360 derece yaklaşımı uyarınca Ukrayna, İran Körfezi ve Filistin başta olmak üzere küresel ve bölgesel gelişmeleri de değerlendireceğiz. Bu noktada Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki ateşkesin kalıcı bir çözümle neticelendirilmesi için Pakistan ve Katar'ın yanı sıra dost ve kardeş ülkelerle birlikte gereken katkıları vermeyi sürdüreceğiz. Bölgemize ve dünyaya rahat bir nefes aldıran mutabakatı baltalamayı amaçlayan, özellikle Lübnan'ı hedef alan saldırıları yakından takip ediyoruz. Bölgemizin istikrara kavuşmasına tahammül edemeyen, hatta bunu kendi güvenliği için tehdit olarak gören soykırım şebekesinin provokasyonlarına fırsat verilmemesi noktasında sizlerin desteğini bekliyoruz." Fotoğraf: (AA)
29 Haziran 2026 13:21

Erdoğan'dan Teksas'tan Ankara'ya Güvenlik Ağı Çağrısı: Bizi Dışlamanın Faydası Yok
Dolmabahçe Sarayı'nda NATO Parlamento Başkanları'nı ağırlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO'ya seslendi. Cumhurbaşkanı "Orta Doğu'daki gerilimlerin temelinde Filistin meselesi yatmaktadır. İşgal bitmeden İsrail 'in sürekli artan toprak gaspı bitmeden maalesef bölgemizde kalıcı barış sağlanamaz" diyerek kalıcı barış vurgusu yaptı. Türkiye'nin NATO misyon ve harekatlarına en fazla katkı sağlayan ilk beş müttefik arasında yer aldığını belirten Cumhurbaşkanı "İ ttifakın Avrupa sütununun gelişiminde söz sahibi ülkelerden biri olarak kıtadaki tüm savunma ve güvenlik girişimlerine dahil olma iradesine sahibiz. Avrupa Birliği tarafından açıklanan savunma ve güvenlik girişimlerine Türkiye'nin dahil edilmesi konusunda siz parlamenterlerin yakın ilgi ve desteğini bekliyoruz. Türkiye'nin savunma alanında sahip olduğu kapasiteyi dar siyasi çıkarlar nedeniyle dışlamanın kimseye faydası yoktur. Bu noktada ittifak çapında Teksas'tan Ankara'ya uzanan amasız, fakatsız bir güvenlik ve savunma ağı oluşturmalıyız" dedi. 7 -8 Temmuz'da Ankara'da gerçekleştireceğimiz NATO zirvesi öncesinde ayrı bir anlam taşıdığına inanıyorum. "ANKARA ZİRVESİ TECRÜBE PAYLAŞIMININ EN GÜÇLÜ ZEMİNİ OLACAK" Kriz bölgeleriyle 1800 kilometreyi aşan kara sınırına sahip Türkiye, güçlü ordusu, modern askeri kabiliyetleri, gelişmiş savunma sanayisiyle 70 yılı aşkın süredir NATO'nun güvenliğine katkı sunan müttefiklerin başındadır. "ANKARA'YA UZANAN AĞI OLUŞTURMALIYIZ" NATO misyon ve harekatlarına en fazla katkı sağlayan ilk beş müttefik arasında yer alıyoruz. İttifakın Avrupa sütununun gelişiminde söz sahibi ülkelerden biri olarak kıtadaki tüm savunma ve güvenlik girişimlerine dahil olma iradesine sahibiz. Bu noktada ittifak çapında Teksas'tan Ankara'ya uzanan amasız, fakatsız bir güvenlik ve savunma ağı oluşturmalıyız. "KARDEŞ ÜLKELERLE KATKILARI VERMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ" Ankara zirvemizin bir diğer ayırt edici özelliği savunma sanayi iş birliğine yapacağı vurgudur. Ayrıca NATO'nun güvenliğe 360 derece yaklaşımı uyarınca Ukrayna, İran, Körfez ve Filistin başta olmak üzere küresel ve bölgesel gelişmeleriyle değerlendireceğiz. "KALICI BARIŞA GİDEN YOL İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM" Orta Doğu'daki gerilimlerin temelinde Filistin meselesi yatmaktadır.
29 Haziran 2026 13:33

Erdoğan'dan Zirve Öncesi Nato'ya Mesaj: Güvenlik Anlayışımızı Yeniden Şekillendirmeliyiz
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Parlamenter Zirvesi'nde yaptığı konuşmada "(NATO) İttifakımızın bilhassa doğu ve güneydoğu sınırlarında cereyan eden savaş, kriz, terör ve düzensiz göç gibi tehditler güvenlik anlayışımızı yeniden şekillendirmemizi gerekli kılıyor" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı'nda düzenlenen NATO Parlamenter Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, "Kıtaların ve kültürlerin kavşak noktası" olarak nitelendirdiği İstanbul'da müttefik ülke parlamenterlerini ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Erdoğan, zirvenin 7-8 Temmuz'da Ankara'da gerçekleştirilecek büyük NATO Zirvesi öncesinde önemli bir hazırlık ve dayanışma nişanesi olduğunu vurguladı. Türkiye olarak yeni dönemin ruhunu en iyi okuyan ülkelerden biriyiz. Kriz bölgeleriyle 1800 kilometreyi aşan kara sınırına sahip Türkiye, güçlü ordusu, modern askeri kabiliyetleri, gelişmiş savunma sanayisiyle 70 yılı aşkın süredir NATO'nun güvenliğine katkı sunan müttefiklerin başındadır. Son olarak, Lahey Zirvesinde kabul ettiğimiz taahhütler doğrultusunda savunma harcamalarımızı artırıyor, NATO misyon ve harekatlarına en fazla katkı sağlayan ilk beş müttefik arasında yer alıyoruz. Avrupa Birliği tarafından açıklanan savunma ve güvenlik girişimlerine Türkiye'nin dahil edilmesi konusunda siz parlamenterlerin yakın ilgi ve desteğini bekliyoruz. Bu noktada ittifak çapında Teksas'tan Ankara'ya uzanan amasız, fakatsız bir güvenlik ve savunma ağı oluşturmalıyız. Zirve kapsamında düzenleyeceğimiz NATO Savunma Sanayi Forumu'nda bir yandan gelişmiş ürünlerimizi sergilerken, diğer yandan da bu işbirliğini çok daha etkili hale getirecek tedbirleri ele alacağız. Müttefiklerimiz ve misafirlerimiz Türkiye'nin savunma sanayi alanında kısa sürede katettiği önemli mesafeyi görmüş olacaklar. Ayrıca NATO'nun güvenliğe 360 derece yaklaşımı uyarınca Ukrayna, İran Körfezi ve Filistin başta olmak üzere küresel ve bölgesel gelişmeleri de değerlendireceğiz. Türkiye gerek tarihiyle gerek toplumsal yapısıyla gerek jeo-stratejik konumuyla Avrupa'dan Asya'ya ve Balkanlar'dan Afrika'ya uzanan geniş coğrafyayla aynı anda iletişim sağlama tecrübesine sahip güçlü bir ülkedir. Rusya-Ukrayna Savaşı'nın diyalogla çözümü noktasında önümüzdeki dönemde netice almamız gerektiğini bilhassa vurgulamak istiyorum.
29 Haziran 2026 13:13

Nato Parlamenter Zirvesi! Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Önemli Açıklamalar
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Savaşlar güvenliğimizi yeniden şekillendiriyor. NATO caydırıcı olamalıdıır ve tarihi bir dönemden geçiyor. Türkiye dönemin ruhunu en iyi okuyan ülkelerden biridir." dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı'nda NATO Parlamento Başkanları onuruna düzenlenen yemekte yaptığı konuşmada, müttefikler arasındaki savunma sanayi engellerinin kaldırılması gerektiğini vurgulayarak bölgesel ve küresel gelişmelere dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar: Kıymetli parlamento başkanları, saygıdeğer parlamenterler, değerli misafirler, sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle ve muhabbetle selamlıyorum. NATO Parlamenter Zirvesi vesilesiyle sizlerle bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. NATO Parlamenter Zirvesi'nin verimli geçmesini temenni ediyor, zirveye katkı sunacak tüm katılımcılara şimdiden teşekkür ediyorum. Toplantının, 7-8 Temmuz'da Ankara'da gerçekleştireceğimiz NATO Zirvesi öncesinde ayrı bir anlam taşıdığına inanıyorum. Kriz bölgeleriyle 1800 kilometreyi aşan kara sınırına sahip Türkiye, güçlü ordusu, modern askerî kabiliyetleri ve gelişmiş savunma sanayisiyle 70 yılı aşkın süredir NATO'nun güvenliğine katkı sunan müttefiklerin başında gelmektedir. Sadece müttefikler arasında değil, dünya genelinde de Ankara Zirvesi'ne yönelik yoğun bir ilginin söz konusu olduğunu müşahede ediyorum. Son olarak, Lahey Zirvesi'nde kabul ettiğimiz taahhütler doğrultusunda savunma harcamalarımızı artırıyor, NATO misyon ve harekâtlarına en fazla katkı sağlayan ilk beş müttefik arasında yer alıyoruz. Avrupa Birliği tarafından açıklanan savunma ve güvenlik girişimlerine Türkiye'nin dâhil edilmesi konusunda siz parlamenterlerin yakın ilgi ve desteğini bekliyoruz. Ve misafirlerimiz, Türkiye'nin savunma sanayi alanında kısa sürede kat ettiği önemli mesafeyi görmüş olacak. Ayrıca, NATO'nun güvenliğe 360 derece yaklaşımı uyarınca Ukrayna, İran, Körfez ve Filistin başta olmak üzere küresel ve bölgesel gelişmeleri değerlendireceğiz. 1967 sınırlarında bağımsız, egemen, toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin Devleti mutlaka kurulmalıdır. Sözlerimin hitamında, bugün savunma sanayi şirketlerimize yapacağınız inceleme gezisinin bütünüyle buna dâhil olmak üzere çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığımıza bu güzel buluşma için teşekkür ediyorum.
29 Haziran 2026 13:07

Nato Parlamenter Zirvesi! Cumhurbaşkanı Erdoğan: Nato Tarihi Bir Dönemeçte
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Savaşlar güvenliğimizi yeniden şekillendiriyor. NATO caydırıcı olamalıdıır ve tarihi bir dönemden geçiyor. Türkiye dönemin ruhunu en iyi okuyan ülkelerden biridir." dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı'nda NATO Parlamento Başkanları onuruna düzenlenen yemekte yaptığı konuşmada, müttefikler arasındaki savunma sanayi engellerinin kaldırılması gerektiğini vurgulayarak bölgesel ve küresel gelişmelere dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar: Kıymetli parlamento başkanları, saygıdeğer parlamenterler, değerli misafirler, sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle ve muhabbetle selamlıyorum. NATO Parlamenter Zirvesi vesilesiyle sizlerle bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. NATO Parlamenter Zirvesi'nin verimli geçmesini temenni ediyor, zirveye katkı sunacak tüm katılımcılara şimdiden teşekkür ediyorum. Toplantının, 7-8 Temmuz'da Ankara'da gerçekleştireceğimiz NATO Zirvesi öncesinde ayrı bir anlam taşıdığına inanıyorum. Kriz bölgeleriyle 1800 kilometreyi aşan kara sınırına sahip Türkiye, güçlü ordusu, modern askerî kabiliyetleri ve gelişmiş savunma sanayisiyle 70 yılı aşkın süredir NATO'nun güvenliğine katkı sunan müttefiklerin başında gelmektedir. Sadece müttefikler arasında değil, dünya genelinde de Ankara Zirvesi'ne yönelik yoğun bir ilginin söz konusu olduğunu müşahede ediyorum. Son olarak, Lahey Zirvesi'nde kabul ettiğimiz taahhütler doğrultusunda savunma harcamalarımızı artırıyor, NATO misyon ve harekâtlarına en fazla katkı sağlayan ilk beş müttefik arasında yer alıyoruz. Avrupa Birliği tarafından açıklanan savunma ve güvenlik girişimlerine Türkiye'nin dâhil edilmesi konusunda siz parlamenterlerin yakın ilgi ve desteğini bekliyoruz. Ve misafirlerimiz, Türkiye'nin savunma sanayi alanında kısa sürede kat ettiği önemli mesafeyi görmüş olacak. Ayrıca, NATO'nun güvenliğe 360 derece yaklaşımı uyarınca Ukrayna, İran, Körfez ve Filistin başta olmak üzere küresel ve bölgesel gelişmeleri değerlendireceğiz. 1967 sınırlarında bağımsız, egemen, toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin Devleti mutlaka kurulmalıdır. Sözlerimin hitamında, bugün savunma sanayi şirketlerimize yapacağınız inceleme gezisinin bütünüyle buna dâhil olmak üzere çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığımıza bu güzel buluşma için teşekkür ediyorum.
29 Haziran 2026 13:07

Nato Parlamenter Zirvesi! Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye'yi Dışlamanın Faydası Yok
Dolmabahçe Sarayı'nda düzenlenen NATO Parlamento Başkanları Zirvesi'ne katılan Cumhurbaşkanı Recep Erdoğan önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, Avrupa'nın güvenlik mimarisinde Türkiye'nin vazgeçilmez rolüne dikkat çekerek, "Türkiye'nin savunma alanında sahip olduğu kapasiteyi dar siyasi çıkarlar nedeniyle dışlamanın kimseye faydası yoktur. Bu noktada ittifak çapında Teksas'tan Ankara'ya uzanan amasız fakatsız bir güvenlik ve savunma ağı oluşturmalıyız" çağrısında bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar: Kıymetli parlamento başkanları, saygıdeğer parlamenterler, değerli misafirler, sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle ve muhabbetle selamlıyorum. NATO Parlamenter Zirvesi vesilesiyle sizlerle bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. NATO Parlamenter Zirvesi'nin verimli geçmesini temenni ediyor, zirveye katkı sunacak tüm katılımcılara şimdiden teşekkür ediyorum. Toplantının, 7-8 Temmuz'da Ankara'da gerçekleştireceğimiz NATO Zirvesi öncesinde ayrı bir anlam taşıdığına inanıyorum. Avrupa-Atlantik güvenliği tarihi bir dönemeçten geçiyor. Kriz bölgeleriyle 1800 kilometreyi aşan kara sınırına sahip Türkiye, güçlü ordusu, modern askerî kabiliyetleri ve gelişmiş savunma sanayisiyle 70 yılı aşkın süredir NATO'nun güvenliğine katkı sunan müttefiklerin başında gelmektedir. Sadece müttefikler arasında değil, dünya genelinde de Ankara Zirvesi'ne yönelik yoğun bir ilginin söz konusu olduğunu müşahede ediyorum. Avrupa Birliği tarafından açıklanan savunma ve güvenlik girişimlerine Türkiye'nin dâhil edilmesi konusunda siz parlamenterlerin yakın ilgi ve desteğini bekliyoruz. Ayrıca, NATO'nun güvenliğe 360 derece yaklaşımı uyarınca Ukrayna, İran, Körfez ve Filistin başta olmak üzere küresel ve bölgesel gelişmeleri değerlendireceğiz. 1967 sınırlarında bağımsız, egemen, toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin Devleti mutlaka kurulmalıdır. Sözlerimin hitamında, bugün savunma sanayi şirketlerimize yapacağınız inceleme gezisinin bütünüyle buna dâhil olmak üzere çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığımıza bu güzel buluşma için teşekkür ediyorum. Sizleri bir kez daha muhabbetle selamlıyorum.
29 Haziran 2026 13:37

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Güvenlik Anlayışımızı Yeniden Şekillendirmeliyiz
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "(NATO) İttifakımızın bilhassa doğu ve güneydoğu sınırlarında cereyan eden savaş, kriz, terör ve düzensiz göç gibi tehditler güvenlik anlayışımızı yeniden şekillendirmemizi gerekli kılıyor" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı'nda düzenlenen NATO Parlamenter Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, "Kıtaların ve kültürlerin kavşak noktası" olarak nitelendirdiği İstanbul'da müttefik ülke parlamenterlerini ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Zirvenin, 7-8 Temmuz'da Ankara'da gerçekleştirilecek büyük NATO Zirvesi öncesinde önemli bir hazırlık ve dayanışma nişanesi olduğunu vurguladı. "Uluslararası kurumların itibarı yere serilmiştir" Şu noktanın da altını özellikle çizmek istiyorum: Küresel sistemi ve siyaseti tarif eden mevcut tanımlamalar bugünün dünyasında anlamlarını büyük ölçüde yitirmiştir. "Yeni dönemin ruhunu en iyi okuyan ülkelerden biriyiz" Bu ortamda hem NATO'nun caydırıcılığını muhafaza etmesinin hem de müttefikler arasındaki dayanışmanın tahkiminin daha kritik hale geldiğine inanıyorum. Türkiye olarak yeni dönemin ruhunu en iyi okuyan ülkelerden biriyiz. Kriz bölgeleriyle 1800 kilometreyi aşan kara sınırına sahip Türkiye, güçlü ordusu, modern askeri kabiliyetleri, gelişmiş savunma sanayisiyle 70 yılı aşkın süredir NATO'nun güvenliğine katkı sunan müttefiklerin başındadır. "Külfet paylaşımı noktasında üzerimize düşeni yapıyoruz" Uzun yıllar terörle başarıyla mücadele etmiş ve şimdi terörü tamamen sona erdirmenin çalışmasını yürüten bir ülkenin lideri olarak şunu da ifade etmek isterim ki; bu alanda ittifaktan beklentimiz çoktur. "Güvenlik ve savunma ağı oluşturmalıyız" Son olarak, Lahey Zirvesinde kabul ettiğimiz taahhütler doğrultusunda savunma harcamalarımızı artırıyor, NATO misyon ve harekatlarına en fazla katkı sağlayan ilk beş müttefik arasında yer alıyoruz. Avrupa Birliği tarafından açıklanan savunma ve güvenlik girişimlerine Türkiye'nin dahil edilmesi konusunda siz parlamenterlerin yakın ilgi ve desteğini bekliyoruz. Bu noktada ittifak çapında Teksas'tan Ankara'ya uzanan amasız, fakatsız bir güvenlik ve savunma ağı oluşturmalıyız. "Gerilimlerin temelinde Filistin meselesi yatmaktadır" Ayrıca NATO'nun güvenliğe 360 derece yaklaşımı uyarınca Ukrayna, İran Körfezi ve Filistin başta olmak üzere küresel ve bölgesel gelişmeleri de değerlendireceğiz. "Barış çabalarına aktif katkı vermeyi sürdüreceğiz" Rusya-Ukrayna Savaşı'nın diyalogla çözümü noktasında önümüzdeki dönemde netice almamız gerektiğini bilhassa vurgulamak istiyorum.
29 Haziran 2026 13:03

Son Dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan: Teksas'tan Ankara'ya Uzanan Amasız Fakatsız Bir Güvenlik Ve Savunma Ağı Oluşturmalıyız
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da 'NATO Parlamento Başkanları Onuruna Verilen Öğle Yemeği Programı'nda konuştu. NATO Parlamenter Zirvesi vesilesiyle sizlerle bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. NATO Parlamenter Zirvesi'nin verimli geçmesini temenni ediyor, zirveye katkı sunacak tüm katılımcılara şimdiden teşekkür ediyorum. Toplantının, 7-8 Temmuz'da Ankara'da gerçekleştireceğimiz NATO Zirvesi öncesinde ayrı bir anlam taşıdığına inanıyorum. Müttefik ülke parlamentoları arasında iş birliği ve dayanışmanın güzide bir nişanesi olarak gördüğüm bu zirvenin düzenlenmesinde emeği geçenleri tebrik ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Mevcut jeopolitik denklem, NATO'nun üstlendiği rolün önemini artırmıştır. Kriz bölgeleriyle 1800 kilometreyi aşan kara sınırına sahip Türkiye, güçlü ordusu, modern askerî kabiliyetleri ve gelişmiş savunma sanayisiyle 70 yılı aşkın süredir NATO'nun güvenliğine katkı sunan müttefiklerin başında gelmektedir. Sadece müttefikler arasında değil, dünya genelinde de Ankara Zirvesi'ne yönelik yoğun bir ilginin söz konusu olduğunu müşahede ediyorum. Avrupa Birliği tarafından açıklanan savunma ve güvenlik girişimlerine Türkiye'nin dâhil edilmesi konusunda siz parlamenterlerin yakın ilgi ve desteğini bekliyoruz. Ve misafirlerimiz, Türkiye'nin savunma sanayi alanında kısa sürede kat ettiği önemli mesafeyi görmüş olacak. Ayrıca, NATO'nun güvenliğe 360 derece yaklaşımı uyarınca Ukrayna, İran, Körfez ve Filistin başta olmak üzere küresel ve bölgesel gelişmeleri değerlendireceğiz. 1967 sınırlarında bağımsız, egemen, toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin Devleti mutlaka kurulmalıdır. Sözlerimin hitamında, bugün savunma sanayi şirketlerimize yapacağınız inceleme gezisinin bütünüyle buna dâhil olmak üzere çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığımıza bu güzel buluşma için teşekkür ediyorum. Sizleri bir kez daha muhabbetle selamlıyorum.
29 Haziran 2026 13:30

Erdoğan, Nato Parlamenter Zirvesi'nde Konuştu: Külfet Paylaşımı Konusunda Üzerimize Düşeni Yapıyoruz
Türkiye'nin NATO'nun güvenliğine 70 yılı aşkın süredir destek verdiğini belirten Erdoğan, "Müttefikler arasında külfet paylaşımını dengeli ve adil bir şekilde yaparken savunma sanayi ticareti alanındaki engelleri de kaldırmamız gerekiyor. Külfet paylaşımı konusunda üzerimize düşeni yapıyoruz. Ancak katkılarımıza rağmen Türkiye'nin Avrupa güvenliğine sağladığı faydalar gözardı ediliyor." ifadelerini kullandı. Konuşmasında İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarına değinen Erdoğan, "ABD ile İran arasındaki ateşkesin kalıcı bir şekilde olması için gereken katkıyı vermeyi sürdüreceğiz. Lübnan'ı hedef alan saldırıları yakından takip ediyoruz. Soykırım şebekesinin provokasyonlarına fırsat verilmemeli. Ortadoğu'da gerilimlerin temelinde Filistin meselesi yatmaktadır. İsrail'in artan toprak gaspı bitmeden bölgemizde kalıcı barış sağlanamaz." şeklinde konuştu. Bu önemli toplantının 7-8 Temmuz'da Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde ayrı bir anlam taşıdığına inandığını belirten Erdoğan, "Müttefik ülke parlamentoları arasında işbirliği ve dayanışmanın güzide bir nişanesi olarak gördüğüm bu zirvenin düzenlenmesinde emeği geçenleri tebrik ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum." ifadesini kullandı. Küresel sistemi ve siyaseti tarif eden mevcut tanımlamaların, bugünün dünyasında anlamlarını büyük ölçüde yitirdiğinin altını çizen Erdoğan, "Başta Gazze ve Lübnan'da yaşananlar olmak üzere, yakın dönemde şahit olduğumuz katliamlar, insanlığın vicdanında derin yaralar açarken, aynı zamanda uluslararası kurumların ve kuramların itibarını yere sermiştir. Yeni dönemin bu boyutunu görmeden eski kavramlarla mevcut durumu açıklamanın pek mümkün olmadığını düşünüyorum. Bu ortamda hem NATO'nun caydırıcılığını muhafaza etmesinin hem de müttefikler arasındaki dayanışmanın tahkiminin daha kritik hale geldiğine inanıyorum." diye konuştu. Erdoğan, mevcut jeopolitik denklemin NATO'nun üstlendiği rolün önemini artırdığını vurgulayarak, "Türkiye olarak yeni dönemin ruhunu en iyi okuyan ülkelerden biriyiz. Kriz bölgeleriyle 1800 kilometreyi aşan kara sınırına sahip Türkiye, güçlü ordusu, modern askeri kabiliyetleri, gelişmiş savunma sanayisiyle 70 yılı aşkın süredir NATO'nun güvenliğine katkı sunan müttefiklerin başındadır. NATO misyonlarında aktif görev alıyor, barış ve istikrarın korunmasına destek oluyoruz. Gerek bölgesel krizleri yönetmedeki müstesna becerimizi, gerekse NATO bünyesindeki engin tecrübemizi müttefiklerimizle paylaşıyoruz. Ankara Zirvesi, tecrübe paylaşımının en güçlü zemini olacaktır." görüşünü paylaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece müttefikler arasında değil, dünya genelinde de Ankara Zirvesi'ne yönelik yoğun bir ilginin söz konusu olduğunu müşahede ettiklerini belirterek, şunları kaydetti: "Parlamenterler olarak en temel insan haklarının başında gelen yaşama hakkını garanti altına almak gibi çok önemli bir sorumluluğu üstleniyorsunuz. Halklarımızın bizden talebi, gelecek nesillerin huzur, refah ve barış içinde yaşamasını sağlayacak koşulların oluşturulmasıdır. Zirveden temel beklentimiz, müttefiklerin milli güvenlik hassasiyetlerini gözeten, ittifak dayanışmasını ve birlik ruhunu güçlendiren neticelerin elde edilmesidir." NATO'nun caydırıcılığını muhafaza etmesinin daha kritik hale geldiğine inanıyorum.
29 Haziran 2026 13:14

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Nato'ya Birlik Mesajı: Caydırıcılık Ve Dayanışma Kritik Hale Geldi
Bu önemli toplantının 7-8 Temmuz'da Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde ayrı bir anlam taşıdığına inandığını belirten Erdoğan, "Müttefik ülke parlamentoları arasında işbirliği ve dayanışmanın güzide bir nişanesi olarak gördüğüm bu zirvenin düzenlenmesinde emeği geçenleri tebrik ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum." ifadesini kullandı. Erdoğan, mevcut jeopolitik denklemin NATO'nun üstlendiği rolün önemini artırdığını vurgulayarak, "Türkiye olarak yeni dönemin ruhunu en iyi okuyan ülkelerden biriyiz. Kriz bölgeleriyle 1800 kilometreyi aşan kara sınırına sahip Türkiye, güçlü ordusu, modern askeri kabiliyetleri, gelişmiş savunma sanayisiyle 70 yılı aşkın süredir NATO'nun güvenliğine katkı sunan müttefiklerin başındadır. NATO misyonlarında aktif görev alıyor, barış ve istikrarın korunmasına destek oluyoruz. Gerek bölgesel krizleri yönetmedeki müstesna becerimizi, gerekse NATO bünyesindeki engin tecrübemizi müttefiklerimizle paylaşıyoruz. Ankara Zirvesi, tecrübe paylaşımının en güçlü zemini olacaktır." görüşünü paylaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece müttefikler arasında değil, dünya genelinde de Ankara Zirvesi'ne yönelik yoğun bir ilginin söz konusu olduğunu müşahede ettiklerini belirterek, şunları kaydetti: Erdoğan, "Karşı karşıya bulunduğumuz sınamalarla mücadele etmek istiyorsak, müttefikler arasında külfet paylaşımını dengeli ve adil şekilde yaparken, savunma sanayi ticareti önündeki engelleri de kaldırmamız gerekiyor. Her iki ana başlıkta da evvelki zirvelerde aldığımız kararların uygulanması, bu bakımdan çok ama çok mühimdir. Külfet paylaşımı noktasında biz üzerimize düşeni yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz. Son olarak, Lahey Zirvesi'nde kabul ettiğimiz taahhütler doğrultusunda savunma harcamalarımızı artırıyor, NATO misyon ve harekatlarına en fazla katkı sağlayan ilk 5 müttefik arasında yer alıyoruz." ifadesini kullandı. Ankara Zirvesi'nin bir diğer ayırt edici özelliğinin, savunma sanayisi işbirliğine yapacağı vurgu olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Zirve kapsamında düzenleyeceğimiz NATO Savunma Sanayi Forumu'nda bir yandan gelişmiş ürünlerimizi sergilerken, diğer yandan da bu işbirliğini çok daha etkili hale getirecek tedbirleri ele alacağız. Müttefiklerimiz ve misafirlerimiz, Türkiye'nin savunma sanayisi alanında kısa sürede katettiği önemli mesafeyi görmüş olacak. Ayrıca, NATO'nun güvenliğe 360 derece yaklaşımı uyarınca Ukrayna, İran, Körfez ve Filistin başta olmak üzere küresel ve bölgesel gelişmeleri de değerlendireceğiz. Bu noktada Amerika Birleşik Devletleri'yle İran arasındaki ateşkesin kalıcı bir çözümle neticelendirilmesi için Pakistan ve Katar'ın yanı sıra dost ve kardeş ülkelerle birlikte gereken katkıları vermeyi sürdüreceğiz." bilgisini paylaştı.
29 Haziran 2026 13:10

Nato Zirvesi Öncesi Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Önemli Açıklamalar: 'Türkiye'nin Desteği Göz Ardı Ediliyor'
"Türkiye'nin Avrupa güvenliğine sağladığı destek göz ardı ediliyor" diyen Erdoğan'külfet paylaşımı' noktasına dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı'nda "NATO Parlamento Başkanları Onuruna Verilen Öğle Yemeği Programı"nda konuştu. Kritik zirve öncesi önemli mesajlar veren Erdoğan, "Türkiye'nin Avrupa güvenliğine sağladığı vazgeçilmez faydaların bazı durumlarda göz ardı edildiği de bir vakıadır. İttifakın Avrupa sütununun gelişiminde söz sahibi ülkelerden biri olarak kıtadaki tüm savunma ve güvenlik girişimlerine dahil olma iradesine sahibiz. " dedi. NATO Parlamenter Zirvesi vesilesiyle sizlerle bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. NATO Parlamenter Zirvesi'nin verimli geçmesini temenni ediyor, zirveye katkı sunacak tüm katılımcılara şimdiden teşekkür ediyorum. Bu önemli toplantının 7-8 Temmuz'da Ankara'da gerçekleştireceğimiz NATO Zirvesi öncesinde ayrı bir anlam taşıdığına inanıyorum. Türkiye olarak yeni dönemin ruhunu en iyi okuyan ülkelerden biriyiz. Kriz bölgeleriyle 1800 kilometreyi aşan kara sınırına sahip Türkiye; güçlü ordusu, modern askeri kabiliyetleri ve gelişmiş savunma sanayisiyle 70 yılı aşkın süredir NATO'nun güvenliğine katkı sunan müttefiklerin başındadır. Avrupa Birliği tarafından açıklanan savunma ve güvenlik girişimlerine Türkiye'nin dahil edilmesi konusunda siz parlamenterlerin yakın ilgi ve desteğini bekliyoruz.
29 Haziran 2026 13:08

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kritik Açıklamalar: Nato Tarihi Bir Dönemeçten Geçiyor
Dolmabahçe Sarayı'nda düzenlenen NATO Parlamento Başkanları Zirvesi'ne katılan Cumhurbaşkanı Recep Erdoğan önemli açıklamalarda bulundu. NATO'nun tarihi bir dönemeçten geçtiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin hem NATO hem de bölge içindeki önemine dikkat çekti. Filistin'de iki devletli çözümden başka yol olmadığını tekrarlayan Cumhurbaşkanı, "Filistin'de toprak gaspı bitmeden kalıcı barış olamaz. Kalıcı barışın yolu iki devletli çözümdür" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar: Sizlerle bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. 7-8 Temmuz'da Ankara'da yapacağımız zirve öncesi bu toplantıyı ayrı bir önemde görüyorum. NATO'nun tahkimi daha kritik hala geldi. Türkiye güçlü ordusu ve gelişmiş savunma sanayisi ile 70 yıldan fazla NATO'nun güvenliğine katkı sağlamaktadır. Son olarak, Lahey Zirvesi'nde kabul ettiğimiz taahhütler doğrultusunda savunma harcamalarımızı artırıyor, NATO misyon ve harekâtlarına en fazla katkı sağlayan ilk beş müttefik arasında yer alıyoruz. Avrupa Birliği tarafından açıklanan savunma ve güvenlik girişimlerine Türkiye'nin dâhil edilmesi konusunda siz parlamenterlerin yakın ilgi ve desteğini bekliyoruz. Müttefiklerimiz ve misafirlerimiz Türkiye'nin savunma sanayi anlamında kısa sürede elde ettiği gelişimi görecekler. Kalıcı barışın yolu iki devletli çözümdür.
29 Haziran 2026 13:11

Erdoğan Nato Zirvesi Öncesi Silah Sanayisini Vitrine Çıkardı, Ab Pazarından Pay İstedi
AB'nin 'savunma ve güvenlik' fonları ile projelerinden dışlanmamayı, silah ticareti önündeki engellerin kaldırılmasını isteyen Erdoğan, "Avrupa Birliği tarafından açıklanan savunma ve güvenlik girişimlerine Türkiye'nin dahil edilmesi konusunda siz parlamenterlerin yakın ilgi ve desteğini bekliyoruz" dedi. Fotoğraf: TCCB Ankara'da düzenlenecek zirvede bir NATO Savunma Sanayi Forumu organize edileceğini aktaran Erdoğan, burada müttefik ülkelere Türkiye'deki silah şirketlerinin "katettiği mesafeyi" sergileyeceklerini belirtti. Erdoğan, "Zirve kapsamında düzenleyeceğimiz NATO Savunma Sanayi Forumu'nda bir yandan gelişmiş ürünlerimizi sergilerken; diğer yandan da bu iş birliğini çok daha etkili hale getirecek tedbirleri ele alacağız. Müttefiklerimiz ve misafirlerimiz, Türkiye'nin savunma sanayi alanında kısa sürede katettiği önemli mesafeyi görmüş olacak" ifadelerini kullandı. Konuşmasında Gazze ve Lübnan'daki katliamlara değinerek uluslararası kurumların itibarını yitirdiğini söyleyen Erdoğan, diğer yandan NATO'nun "360 derece güvenlik" yaklaşımı çerçevesinde Ukrayna, İran, Körfez ve Filistin'deki krizlerde üstlenilecek yeni askeri roller için hazır oldukları mesajını verdi.
29 Haziran 2026 15:15

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Dünya Kargaşanın Arttığı Bir Dönemden Geçiyor
"Küresel sistemi tarif eden mevcut tanımlamalar anlamlarını yitirmiştir." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin 70 yılı aşkın bir süredir NATO'nun güvenliğine katkı sunduğunu anımsattı. "Zirveden temel beklentimiz müttefiklerin milli güvenlik hassasiyetlerini gözeten, ittifak dayanışmasını güçlendiren neticelerin elde edilmesidir." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefikler arasında külfet paylaşımının adil şekilde yapılması gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin, NATO'nun misyon ve faaliyetlerine en fazla katkı sağlayan beş ülke arasında olduğunu belirtek Erdoğan, "Ancak bu katkılarımıza rağmen Türkiye'nin Avrupa güvenliğine sağladığı vazgeçilmez katkıların bazı durumlarda gözardı edildiği de bir vakadır." dedi. İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını yakından takip ettiklerini de vurgulayan Erdoğan, Ortadoğu'daki tüm gerilimlerin temelinde Filistin meselesinin yer aldığını belirterek şunları kaydetti: "Bölgemizin istikrara kavuşmasına tahammül edemeyen hatta bunu tehdit olarak gören soykırım şebekesinin provokasyonlarına fırsat verilmemesi noktasında sizlerin desteğini bekliyoruz. Ortadoğu'daki gerilimlerin temelinde Filistin meselesi yatmaktadır. İşgal bitmeden bölgemizde kalıcı barış sağlanamaz. Bağımsız bir Filistin devleti mutlaka kurulmalıdır." Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle: - Kargaşanın arttığı, sabah neyle karşılaşılacağını kimsenin kestiremediği bir belirsizlik döneminin tam ortasındayız. Türkiye güçlü ordusu, modern askeri kabiliyetleri ve gelişmiş savunma sanayiisiyle 70 yılı aşkın süredir NATO'nun güvenliğine katkı sunan müttefiklerin başındadır. AB tarafından açıklanan savunma ve güvenlik girişimlerine Türkiye'nin dahil edilmesi konusunda desteğinizi bekliyoruz.
29 Haziran 2026 13:15

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Nato Tarihi Bir Dönemeçten Geçiyor"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ankara Zirvesi tecrübe paylaşımının en güçlü zemini olacaktır." diye konuştu. Bu önemli toplantının 7-8 Temmuz'da Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde ayrı bir anlam taşıdığına inandığını belirten Erdoğan, "Müttefik ülke parlamentoları arasında işbirliği ve dayanışmanın güzide bir nişanesi olarak gördüğüm bu zirvenin düzenlenmesinde emeği geçenleri tebrik ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin 70 yılı aşkın süredir NATO'nun güvenliğine katkı sağlayan en önemli müttefiklerden biri olduğunu belirterek, güçlü ordusu, modern askeri kabiliyetleri ve gelişmiş savunma sanayisiyle ittifaka önemli destek verdiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Birliği'nin savunma ve güvenlik girişimlerine Türkiye'nin de dahil edilmesi gerektiğini belirterek, bunun için parlamenterlerin desteğini beklediklerini söyledi. Erdoğan, Ankara Zirvesi kapsamında NATO Savunma Sanayi Forumu'nun gerçekleştirileceğini belirterek, Türkiye'nin savunma sanayisinde ulaştığı seviyenin müttefiklere gösterileceğini söyledi.
29 Haziran 2026 18:07

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Önemli Açıklamalar: Türkiye Yeni Dönemin Ruhunu İyi Okuyor
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Parlamento Başkanları Onuruna Verilen Öğle Yemeği Programı'nda konuştu. Erdoğan, Avrupa güvenliğinin tarihi bir dönemeçten geçtiğini belirterek NATO'nun caydırıcılığının artırılması gerektiğini ifade etti. Türkiye'nin yeni dönemin ruhunu en iyi okuyan ülkelerden biri olduğunu vurgulayan Erdoğan, NATO Zirvesi'nden ittifak dayanışmasını güçlendiren somut sonuçlar beklediklerini söyledi. Dolmabahçe Sarayı'nda NATO Parlamento Başkanları onuruna verilen yemeğe katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önemli açıklamalarda bulundu. 7-8 Temmuz'da Ankara'da yapacağımız zirve öncesi bu toplantıyı ayrı bir önemde görüyorum.
29 Haziran 2026 13:11

Son Dakika: Başkan Erdoğan'dan Önemli Açıklamalar
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da "NATO Parlamento Başkanları Onuruna Verilen Öğle Yemeği Programı"nda konuştu. Başkan Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları: NATO tarihi bir dönemeçten geçiyor. NATO Zirvesi'nden temel beklentimiz ittifak dayanışmasını güçlendiren neticelerin elde edilmesidir.
29 Haziran 2026 13:09

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Nato Tarihi Bir Dönemeçten Geçiyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı'nda NATO Parlamento Başkanları onuruna verilen yemekte konuştu. Toplantının, 7-8 Temmuz'da Ankara'da gerçekleştireceğimiz NATO Zirvesi öncesinde ayrı bir anlam taşıdığına inanıyorum.
29 Haziran 2026 13:27

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Nato Mesajları
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı'nda NATO Parlamento Başkanları onuruna verilen yemekte önemli açıklamalarda bulunuyor.
29 Haziran 2026 13:18