×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

"Ergen Devrimci!"

MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin ifadesiyle " Özgür Özel'in Yargıtay'ın nihai kararını beklemeden TBMM grup başkanlığı hattına yerleşmesi " de bu sürecin son perdesi. Nihayet Özel'in siyasetinde devlet ciddiyetinden çok kantin bildirisi havası var. Eski solcuların hiç değilse bir hikâyesi vardı. Özgür Özel ve ekibinde ise bunların yerini sufleyle kurulmuş cümleler, yankı odasında büyütülmüş alkışlar ve bir müteahhidin siyasi geleceğine bağlanmış ajitasyon aldı. CHP'nin yüz yıllık hikâyesini, "yolsuzlukla eko-politik" yazan Ekrem İmamoğlu'nun ikbaline bağlamak başlı başına siyasi akıl tutulmasıydı. Bugün Bahçeli'nin "ergen devrimci" sözü bu yüzden Özgür Özel'in siyasi fotoğrafına tam oturuyor. Elbette CHP'nin meselesi Özgür Özel'den ibaret değil. Fakat yankı odasındaki alkışa müptela Özel ve ekibi, o derin ve asırlık krizin bugünkü en gürültülü, en savruk ve kuşkusuz en sığ karikatürü.

Köşe Yazarı

Kaynak: Star

06 Haziran 2026 07:59

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Yazarın Diğer Yazıları

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Köşe Yazarı

Ateşkes Değil, Mola

"Hegemonun çöküşü" tezini görmeden bugünkü sistemi anlamak mümkün değil. ABD ile İran arasında imzalanan Mutabakat Zaptı da böyle okunmalı. Şubat ayından bu yana tıkanan hat, küresel petrol arzını doğrudan etkiliyordu. İran yeniden nükleer silah geliştirmeyeceğini söylüyor. Yaptırımların kaldırılması ise 60 gün içinde varılacak nihai anlaşmaya bağlanmış durumda. Aynı sıkışma Ukrayna-Rusya hattında daha tehlikeli biçimde büyüyor. Ukrayna'nın Moskova'ya yönelik İHA saldırıları savaşın yönünü değiştiren yeni bir eşik oluşturdu. Gazprom Neft'in Moskova rafinerisinin hedef alınması ve başkentte hava trafiğinin durması, çatışmanın Rusya'nın ekonomik ve sivil altyapısına taşındığını gösterdi. Zelenski'nin " Ukrayna yanarsa, sizin Moskova'nız da yanar " sözü bu yeni dönemin dili. Moskova'nın doğrudan hedef alınması, Rusya'nın NATO'ya misilleme yapma eşiğini daha görünür hale getirir. Bu nedenle Vance'in Orta Doğu müzakerelerinde daha görünür hale gelmesi dikkat çekiyor. Cumhuriyetçi şahinler bu 60 günlük arayı hemen "teslimiyet" diye damgaladı. Mesele ABD'nin aynı anda İran'ı, Rusya'yı, Çin'i, enerji piyasasını ve iç siyaseti yönetememesidir. Dediğim gibi sadece krizler erteleniyor.

23 Haziran 2026 10:16

Köşe Yazarı

Stratejik Karakoldan Maliyet Kalemine

İsrail'in Washington'la yaşadığı kriz, klasik bir "görüş ayrılığı" değil. Washington, Hürmüz'deki kapanma riskini azaltmak, petrol fiyatlarını sakinleştirmek ve savaşı mutabakat zaptına bağlamak isterken, Tel Aviv'in Güney Lübnan hesabını masaya koyuyor. İsrail basınına yansıyan "güven krizi" ifadesi, sıradan bir haber ayrıntısından daha fazlasını anlatıyor. ABD, metni İsrail'le paylaşmaktan çekiniyor; çünkü Tel Aviv'in bunu sızdırıp Washington'a karşı kampanyaya çevirebileceğini düşünüyor. 1973 Arap-İsrail Savaşı sonrasında Amerikan stratejik aklında İsrail'e yüklenen anlam değişti. ABD, İsrail'den vaz mı geçiyor, yok, ama İsrail'in hareket alanı Amerikan maliyet hesabını zorladığı için frene basıyor. İsrail ordusunun "ABD İran'la ilgili olanı belirliyor, bunu kabul ettik; ama Lübnan'da etkili olmak istiyoruz" çizgisine sıkışması önemlidir. Tel Aviv hâlâ Amerikan gücüne yaslanmak istiyor; fakat Washington artık İsrail'in hamlelerini otomatik biçimde taşımak istemiyor. Bu yüzden mutabakat zaptı İran'la Amerika arasında imzalanacak gibi görünse de asıl sarsıntıyı Tel Aviv'de üretiyor.

18 Haziran 2026 18:09

Köşe Yazarı

Stratejik Karakoldan Maliyet Kalemine

İsrail'in Washington'la yaşadığı kriz, klasik bir "görüş ayrılığı" değil. Washington, Hürmüz'deki kapanma riskini azaltmak, petrol fiyatlarını sakinleştirmek ve savaşı mutabakat zaptına bağlamak isterken, Tel Aviv'in Güney Lübnan hesabını masaya koyuyor. İsrail basınına yansıyan "güven krizi" ifadesi, sıradan bir haber ayrıntısından daha fazlasını anlatıyor. ABD, metni İsrail'le paylaşmaktan çekiniyor; çünkü Tel Aviv'in bunu sızdırıp Washington'a karşı kampanyaya çevirebileceğini düşünüyor. 1973 Arap-İsrail Savaşı sonrasında Amerikan stratejik aklında İsrail'e yüklenen anlam değişti. ABD, İsrail'den vaz mı geçiyor, yok, ama İsrail'in hareket alanı Amerikan maliyet hesabını zorladığı için frene basıyor. İsrail ordusunun "ABD İran'la ilgili olanı belirliyor, bunu kabul ettik; ama Lübnan'da etkili olmak istiyoruz" çizgisine sıkışması önemlidir. Tel Aviv hâlâ Amerikan gücüne yaslanmak istiyor; fakat Washington artık İsrail'in hamlelerini otomatik biçimde taşımak istemiyor. Bu yüzden mutabakat zaptı İran'la Amerika arasında imzalanacak gibi görünse de asıl sarsıntıyı Tel Aviv'de üretiyor.

18 Haziran 2026 08:42

Köşe Yazarı

Mutabakat Metni Ne Diyor?

ABD ile İran arasında öteden beri simbiyotik bir ilişki vardı. ABD, İran tehdidiyle Körfez'i disipline etti; İran, Amerikan tehdidiyle içeriyi diri tuttu. Bugün "barış" diye sunulan tablo da eski denklemin yeni şartlara göre ayarlanmasından ibaret. Hürmüz Boğazı'nın yeniden deniz trafiğine açılması, ABD'nin İran'a uyguladığı deniz ablukası nı kaldırması, Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonların sona erdirilmesi, petrol ve petrokimya yaptırımları nın askıya alınması, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması ve nükleer başlık için 60 günlük müzakere takvimi... Cuma günü Cenevre'de imzalanması beklenen mutabakat daha şimdiden üç sınava bağlanmış durumda: Hürmüz'ün fiilî kontrolü, İsrail'in Lübnan hattındaki sabotaj kapasitesi ve Trump'ın verdiği sözü ertesi gün inkâr etmeme kabiliyeti. Trump "kalıcı olarak ücretsiz geçiş" diye konuşuyor; fakat İran'ın geçiş ücreti almasa bile hizmet bedeli, denetim ve trafik kontrolü üzerinden elini boğazda tutabileceği görülüyor. Önce bombalama tehdidi, sonra "anlaşma tamam" neşesi. Bir gün İran'ın nükleer kapasitesini tümüyle tasfiye edecekmiş gibi konuşuyor, ertesi gün düşük seviyeli zenginleştirmeyi askeri amaçla kullanılmamak şartıyla kabul edebilecek bir çizgiye geliyor. İran nükleer silah üretmeyeceğini teyit ediyor. "Aktif güvensizlik" ifadesi tam da bu yüzden önemli.

16 Haziran 2026 17:10

Köşe Yazarı

Mutabakat Metni Ne Diyor?

ABD ile İran arasında öteden beri simbiyotik bir ilişki vardı. ABD, İran tehdidiyle Körfez'i disipline etti; İran, Amerikan tehdidiyle içeriyi diri tuttu. Bugün "barış" diye sunulan tablo da eski denklemin yeni şartlara göre ayarlanmasından ibaret. Hürmüz Boğazı'nın yeniden deniz trafiğine açılması, ABD'nin İran'a uyguladığı deniz ablukası nı kaldırması, Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonların sona erdirilmesi, petrol ve petrokimya yaptırımları nın askıya alınması, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması ve nükleer başlık için 60 günlük müzakere takvimi... Cuma günü Cenevre'de imzalanması beklenen mutabakat daha şimdiden üç sınava bağlanmış durumda: Hürmüz'ün fiilî kontrolü, İsrail'in Lübnan hattındaki sabotaj kapasitesi ve Trump'ın verdiği sözü ertesi gün inkâr etmeme kabiliyeti. Trump "kalıcı olarak ücretsiz geçiş" diye konuşuyor; fakat İran'ın geçiş ücreti almasa bile hizmet bedeli, denetim ve trafik kontrolü üzerinden elini boğazda tutabileceği görülüyor. Önce bombalama tehdidi, sonra "anlaşma tamam" neşesi. Bir gün İran'ın nükleer kapasitesini tümüyle tasfiye edecekmiş gibi konuşuyor, ertesi gün düşük seviyeli zenginleştirmeyi askeri amaçla kullanılmamak şartıyla kabul edebilecek bir çizgiye geliyor. İran nükleer silah üretmeyeceğini teyit ediyor. "Aktif güvensizlik" ifadesi tam da bu yüzden önemli.

16 Haziran 2026 10:02

Köşe Yazarı

Trump'ın Savaş Cambazlığı

Trump'ın İran savaşı boyunca yaptığı açıklamalar artık diplomasi trafiğinden çok ipin üzerinde yürüyen bir cambazın gösterisine benziyor. Sabah İran'a " bu gece çok sert vuracağını " söylüyor, Hark Adası'nı ele geçirmekten ve İran petrol satışlarını kontrol etmekten bahsediyor; birkaç saat sonra saldırıyı iptal ettiğini, İran'la metnin üst düzeyde onaylandığını, yakında Avrupa'da imza töreni yapılacağını duyuruyor. Bir ayağı savaş tehdidinde, öteki ayağı piyasa mesajında duruyor. Çünkü artık herkes Trump'ın cümleleriyle eylemleri arasındaki mesafeyi biliyor. İran tarafı ise bu tabloya hızla müdahale etti. Yaptırımların kaldırılması, dondurulmuş varlıklar, ablukanın bitirilmesi ve Hürmüz hattındaki egemenlik İran açısından imza töreni dekoru değil, müzakerenin kendisi. Trump'ın " İran liderliği onayladı " cümlesi bu yüzden havada kaldı. Trump önce İran'ı vuracağını ilan ediyor, sonra bölgedeki aktörlerin devreye girmesiyle geri adım atıyor. Bu yüzden Hark çıkışı, uygulanmış bir askeri plandan çok, masaya sürülmüş kaba bir baskı kartı gibi duruyor. Bu yüzden aynı gün içinde hem bomba tehdidi hem imza töreni cümlesi duyuyoruz.

13 Haziran 2026 16:00

Köşe Yazarı

Bitmeyen Savaş

Daha doğrusu İran tarafından düşürüldü. İki pilot sağ kurtuldu; fakat Washington'da asıl kurtarılan şey pilotlar değil, savaş gerekçesiydi. Wall Street Journal'ın aktardığına göre Trump, ilk saatlerde İran'a misilleme yapılması gerektiğine ikna olmuş değildi. Fakat Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Genelkurmay Başkanı Dan Caine'den aldığı brifingden sonra çizgi değişti. Trump birkaç saat içinde İran'ın helikopteri düşürdüğünü söyledi. Amerika'nın bu saldırıya karşılık vermesi gerektiğini ilan etti. Eskiden savaş bir siyasi hedefe bağlanırdı. Bugün savaş başlıyor; fakat onu bitirecek hukuk, diplomasi ve ortak zemin üretilemiyor. Birkaç hedef vurulacak, karşı taraf ölçülü cevap verecek, piyasa kısa süreli sarsılacak, sonra Trump içeriye "güçlü lider" görüntüsü verecekti. 1945 sonrasında kurulan düzen bugün en çok Amerika'yı sıkıştırıyor. Bu yüzden bitmeyen savaş yalnızca İran savaşı değildir. Bu, düzen kuramayan dünyanın savaş biçimidir. Aktörler savaşı başlatabiliyor; fakat savaşı bitirecek ortak zemin kurulamıyor.

11 Haziran 2026 15:37

Köşe Yazarı

Yeni Parti

Daha düne kadar kulislerde " B planı ", " yedek parti ", " yeni çatı " lafları dolaşıyordu. Sonra Özgür Özel çıktı, " Öyle yeni parti falan kuracağımız yok. Atatürk'ün partisine sahip çıkacağız " dedi. Yetmedi, " Artık iki CHP var. Atanmış CHP ve seçilmiş CHP " diyerek meseleyi yeni bir siyasi kimlik tartışmasına çevirdi. Bir yandan " CHP'ye ne butlan işler ne atom bombası " diye meydan okuyacaksın, öbür yandan kenarda bir çıkış kapısı tutmayı akıllılık sayacaksın. Ama ne üzerine kurulacak parti. Sonra da çıkıp millete "demokrasi mücadelesi veriyoruz" diyorsun. Böcek, oğlunun "1 milyon euro istendi" beyanını doğruladı; Ferdi Zeyrek'e destek için para götürdüğünü, Manisa'da masa kenarına 950 bin euroluk çanta bıraktığını söyledi.

09 Haziran 2026 11:31

Köşe Yazarı

Yeni Parti

Daha düne kadar kulislerde " B planı ", " yedek parti ", " yeni çatı " lafları dolaşıyordu. Sonra Özgür Özel çıktı, " Öyle yeni parti falan kuracağımız yok. Atatürk'ün partisine sahip çıkacağız " dedi. Yetmedi, " Artık iki CHP var. Atanmış CHP ve seçilmiş CHP " diyerek meseleyi yeni bir siyasi kimlik tartışmasına çevirdi. Bir yandan " CHP'ye ne butlan işler ne atom bombası " diye meydan okuyacaksın, öbür yandan kenarda bir çıkış kapısı tutmayı akıllılık sayacaksın. Ama ne üzerine kurulacak parti. Sonra da çıkıp millete "demokrasi mücadelesi veriyoruz" diyorsun. Böcek, oğlunun "1 milyon euro istendi" beyanını doğruladı; Ferdi Zeyrek'e destek için para götürdüğünü, Manisa'da masa kenarına 950 bin euroluk çanta bıraktığını söyledi.

09 Haziran 2026 02:09

Köşe Yazarı

Bıyık

Özgür Özel'in grup toplantısında sarf ettiği " iğrenç bıyıklı " doktrini, modern siyaset biliminde yepyeni bir çığır açtı. Tesadüf bu ya, tam da bu tarihî aydınlanmanın ertesi günü Ömer Seyfettin'in " Kesik Bıyık " hikâyesine denk gelmem ise kaderin zarif bir cilvesi olsa gerek. Ömer Seyfettin'in hikâyesinde trajedi büyüktür: Bir genç bıyığını keser, mahalle bu radikal eylemin arkasında ahlaki çöküş arar. Orada bıyık kesilince mahalle adamın karakterini tartışıyordu; bir asır sonra Özgür Özel cepheden bıyığa saldırdı. Salı günkü manzara çok tuhaftı gerçekten. Genel Merkez başka havada, Meclis grubu başka havada. Özel, bütün hikâyeyi döndürüp dolaştırıp bir bıyığa bağladı. Yankı odasında alkış yekpare. Siyaset yoksa ses var. Daha önce " Devrimci ajitörlere özeniyor ama kapasitesi yetecek mi? " diye sormuştum birkaç kere. Hıncı siyaset sanmak başka. Her hakaret de cesaret değil. Ömer Seyfettin'in hikâyesinde bıyığını kesen genç, ev halkını telaşa düşürmüştü. Bugünkü CHP hikâyesinde ise siyasi akıl kesik.

04 Haziran 2026 17:26

Köşe Yazarı

Trump'ın Piyasa Savaşı

Trump'ın İran krizinde kullandığı dil, klasik savaş ilanından çok pazarlık masasına bırakılmış bir sis perdesini andırıyor. İran ile varıldığı söylenen anlaşmaya ilişkin "Nihai kararı vereceğim" demesi de bu çizginin son halkası olarak okunmalı. Bu söz, sahadaki askeri hakikatten ziyade Trump'ın krizi nasıl yönettiğini gösteriyor. Bir gün İran'ı Taş Devri'ne göndermekten söz etti, ertesi gün "harika bir anlaşma" ihtimalini dillendirdi. Trump'ın savaş dili bu iki alanı birbirine bağlıyor. Trump, devleti de şirket yönetir gibi yönetmeye çalışıyor. Bu yüzden Trump, askeri yıkımdan çok ekonomik boğma, psikolojik baskı ve piyasa dalgalanması üzerinden sonuç arıyor. Trump'ın nihai kararı belki henüz verilmedi.

30 Mayıs 2026 09:02

Köşe Yazarı

Komprador Siyasetin Yükselişi Ve Düşüşü

CHP'de bugün yaşanan kavga dışarıdan bakınca büyük bir değişim tartışması gibi sunuluyor. Oysa biraz yakından bakınca karşımıza daha tanıdık bir manzara çıkıyor: Yankı odasında büyük kavga. Delege kavgası var. Her iki kesim de halk diyor ama "halk" örtüsü çekilince delegenin pazarlığı ortadan kalkmıyor. Kılıçdaroğlu'nun "kuruluş ilkeleri" çıkışı önemli. Dillerini Kuva-yı Milliye'yi doluyorlar bir de, Attila İlhan'dan mülhem "Hangi Kuva-yı Milliye?" diye de sorsak yeridir. Başkası Washington'la yan yana gelince "o kucaktan bu kucağa" diye hüküm kesenlerin, CHP ve İnönü söz konusu olunca aynı tabloyu diplomatik başarı diye anlatması da bu yüzden ibretliktir. Bir dönem Batı'ya yaslanmayı devlet aklı diye anlatan, Amerikan aksına yerleşmeyi stratejik tercih diye süsleyen çizgi, bugün kendi yankı odasında "halk" diye bağırıyor. Yankı odasında da herkes kendi sesini halka benzetiyor. CHP'nin asıl meselesi de bu. Kendi yankı odasında büyüttüğü halk masalının, gerçek milletle neden bir türlü buluşamadığına bakacak.

28 Mayıs 2026 16:24

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha