
Fidan, ABD Başkanı Trump'ın NATO Ankara Zirvesi'ne katılımının teyit edildiğini hatırlatarak, "Bu aslında başlı başına NATO topluluğu için önemli ve olumlu bir haber. Arkasına da bir şey eklediler, 'Sayın Trump buna katılıyor çünkü davet eden Sayın Erdoğan. Eğer Sayın Erdoğan davet eden olmasaydı, buna katılmayacaktı.' Bu artık gerçekten çok büyük bir stratejik denklem oldu." ifadesini kullandı. Ukrayna'daki savaşın bitmesi, Suriye'deki ve Irak'ın istikrara kavuşması konularında Trump'ın politikalarıyla Türkiye'nin stratejik hedeflerinin örtüştüğüne dikkati çeken Fidan, "Lübnan'daki barışın sağlanması konusu önemli. Gazze Barış Planı'nda yine bir noktaya kadar beraber çalışma imkanımız oldu, savaşın durdurulması. Belli konularda Türkiye-Amerika ilişkileri gerçekten iyi olduğu zaman bölgedeki istikrarı da etkiler durumda, olumlu yönde." diye konuştu. "Türkiye ile ilgili spesifik kararlar alınabiliyor zaman zaman ama kurumsal olarak kalıcılığı olan tek negatif husus şu anda, rahatsız edici konu CAATSA yaptırımları." diyen Fidan, birçok ülkenin Türkiye'ye yönelik yaptırımlarının son 3-4 yılda kaldırıldığına dikkati çekti. Fidan, "Türkiye'nin F-35 programına dönüşü gerçekçi bir ihtimal mi?" sorusuna, "Orada bir ayrıma gitmek lazım. F-35 satış yasağının kaldırılmasıyla, almış olduklarımızın alınması ve daha sonraki alacaklarımızın, istersek tabi, alınmasıyla programa üretici ortaklardan biri olarak geri dönmek iki ayrı konu." yanıtını verdi. Satış yasağının kaldırılması meselesinin daha kolay bir konu olduğunu belirten Fidan, "Bu idari bir karar. CAATSA'dan sonra bu olur diye düşünüyorum." diye konuştu.
Kaynak: Dünya, Anadolu Ajansı - Aa
02 Temmuz 2026 22:55
Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız
Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Dışişleri Bakanı Fidan: Caatsa Yaptırımlarının Kaldırılması Yönünde Bir İrade Var
Bakan Fidan, "Özellikle jeopolitik konular... (Eski ABD Başkanı Barrack) Obama döneminde başlayan Suriye'deki Amerikan politika değişikliği, Beşşar Esed'e ve rejime karşı olan mücadelenin birden DEAŞ'a karşı mücadeleye dönmesi, YPG'nin desteklenmesi sürecinde Türkiye'nin milli güvenliğine tehdit oluşturan bir politika konusu vardı. Trump'ın ikinci döneminde, bu politika terk edildi resmi olarak." ifadesini kullanarak, bunun iki ülke arasındaki en büyük sorun alanını ortadan kaldırdığının altını çizdi. Ukrayna'daki savaşın bitmesi, Suriye'deki ve Irak'ın istikrara kavuşması konularında Trump'ın politikalarıyla Türkiye'nin stratejik hedeflerinin örtüştüğüne dikkati çeken Fidan, "Lübnan'daki barışın sağlanması konusu önemli. Gazze Barış Planı'nda yine bir noktaya kadar beraber çalışma imkanımız oldu, savaşın durdurulması. Belli konularda Türkiye-Amerika ilişkileri gerçekten iyi olduğu zaman bölgedeki istikrarı da etkiler durumda, olumlu yönde." diye konuştu. "Türkiye ile ilgili spesifik kararlar alınabiliyor zaman zaman ama kurumsal olarak kalıcılığı olan tek negatif husus şu anda, rahatsız edici konu CAATSA yaptırımları." diyen Fidan, birçok ülkenin Türkiye'ye yönelik yaptırımlarının son 3-4 yılda kaldırıldığına dikkati çekti. Fidan, Trump'ın "sürpriz" olarak nitelendirdiği meselenin, Türkiye'nin Milli Muharip Uçak KAAN için ABD'den talep edilen jet motorlarının satışı konusu olup olmadığı sorusu üzerine şunları söyledi: "Biz genel manada Türkiye'ye yönelik yaptırımların ortadan kaldırılması için ciddi çalışıyoruz. CAATSA konusunun yasaya bakan tarafı var. Ama diğer konulardaki yaptırımları kaldırmak için çok sistemli bir çalışmamız oldu. Bu konunun da etkilerini görüyoruz. Bir taraftan Halkbank davası, bir taraftan Türkiye'nin talep ettiği diğer konulardaki engellerin kaldırılması ve daha rasyonel bir ilişkiye dönülmesi." NATO üyesi olmayan, Amerika'yla bu kadar ortak çıkar alanı olmayan birçok ülkeye ticari gerekçelerle inanılmaz silah ve mühimmat satılırken Türkiye'ye satılmamasının Trump yönetimi nezdinde izah edilebilir bir perspektifi olmadığını belirten Fidan, yıllar içerisinde oluşmuş birtakım Türkiye aleyhindeki siyasi düşüncelerin etkilerini bu türden olaylarda gördüklerini ve bu meseleyi çözmek için çalıştıklarını vurguladı. Fidan, Trump'ın ne açıklayacağı konusunda ABD adına konuşmak istemediğini söyleyerek, "Türkiye ile Amerika arasında kötü olmayı gerektirecek hiçbir konu yok, ikili ilişkiler açısından." dedi. Fidan, "Türkiye'nin F-35 programına dönüşü gerçekçi bir ihtimal mi?" sorusuna, "Orada bir ayrıma gitmek lazım. F-35 satış yasağının kaldırılmasıyla, almış olduklarımızın alınması ve daha sonraki alacaklarımızın, istersek tabi, alınmasıyla programa üretici ortaklardan biri olarak geri dönmek iki ayrı konu." yanıtını verdi. Satış yasağının kaldırılması meselesinin daha kolay bir konu olduğunu belirten Fidan, "Bu idari bir karar. CAATSA'dan sonra bu olur diye düşünüyorum." diye konuştu. Fidan, "Cumhurbaşkanımızın çok ciddi bir siyasi karizması ve etkisi var. Türkiye'nin çok büyük bir gücü var. Bürokrasimizin çok güçlü bir tecrübesi var." diyerek Dışişleri Bakanlığı görevine geldiğinde hangi ülkelerin ne gerekçelerle Türkiye'ye yönelik yaptırım uyguladığını incelediğini aktardı. Fidan; Ukrayna, Gazze, Suriye, İran, Körfez, enerji hatları, ve bağlantısallık gibi birçok konuda Türkiye'nin ne kadar yapıcı ve istikrarlaştırıcı rol oynadığını herkesin gördüğüne işaret ederek "Bu rol aslında Amerika gibi gerçekten küresel manada kendisine gereğinden fazla yük alan bir ülkenin belli noktalarda Türkiye gibi ortaklara güvenmesi için birçok neden ortaya çıkıyor." ifadelerini kullandı. ABD'nin diğer ülkelerle ilişkilerinde ortaya çıkan etkileşimin Türkiye için oluşturduğu duruma bakılması gerektiğini anlatan Fidan, "Kanada, Türkiye ve aynı ligde olan ülkelerle çok ciddi bir stratejik ilişki açılımı içerisinde. Bunu da rasyonel zeminde rasyonel araçlar kullanarak götürmeye çalışıyor. Savunma sanayisi, ticaret vesaire gibi. Şimdi serbest ticaret anlaşmasının ilerletilmesi söz konusu. Liderlerin bunu açıklaması bekleniyor." dedi. Fidan, ABD ve İsrail arasındaki ilişkiye işaret ederek "Bakın Amerika'daki siyasetçiler, kendi çıkarlarına hizmet ettikleri sürece İsrail'i desteklerler ama çıkar bu süreçte o kadar uzun süre gitmiş ki, İsrail'in desteklenmesiyle çıkarın örtüşmesi bir kalıcılık kabulü haline dönüşmüş." değerlendirmesinde bulundu. ABD ile İsrail arasındaki ilişkinin danışıklı dövüş olup olmadığına ilişkin soruyu yanıtlayan Fidan, şöyle devam etti: "Hiç kimse kendi aleyhine olacak bir şeyin devamlılığını istemez. Dolayısıyla ben burada yani danışıklı dövüş vesaire falan demiyorum. Yani olaya o açıdan bakmıyorum. Lehine işliyorsa bir noktaya kadar gidiyor. Aleyhine işlemeye başladığı noktadan sonra mecburen denklem dışına çıkması lazım. Bakın Hürmüz Boğazı olayında da yani İran Hürmüz Boğazı'nı kestikten sonra bizim burada aslında ateşkese ulaşmamızdaki en önemli pratik neden, hem İran üzerinde hem Amerika üzerinde uluslararası aktörlerin, biz de dahil olmak üzere Hürmüz Boğazı'ndan dolayı oluşturduğu muazzam bir baskı olmasıydı. Çünkü o, enerjiyi, ekonomileri, gıda güvenliğini birçok şeyi etkiler hale gelmişti. Şimdi bu kadar etki katsayısı yüksek bir olayı hisseden bir yönetim ara seçimlere giderken Amerika da diyor ki benim bunu durdurmam lazım. Çünkü hem müttefiklerim benden bunu istiyor hem bendeki enerji fiyatları arttığı için halkımın aleyhine. Dolayısıyla İsrail'e burada söz geçirme dışında bir şey yok. Bu, artık İsrail'in denklemi değil, Amerika'nın kendi çıkarlarıyla alakalı bir konu." Fidan, İsrail'in bölgedeki politikasının değişmeyeceği kanaatinde olduğunu vurgulayarak "(İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu ve çetesi orada olduğu sürece ben bu politik duruşun değişeceğine inanmıyorum. Bunların inandığı bu. Bunlar yıllardır kendilerini şuna koşullandırmışlar: Biz bölgede bölge ülkelerini rahatsız etmediğimiz, bölmediğimiz, zayıflatmadığımız ve insan öldürmediğimiz sürece başarılı olma şansımız yok. Adam buna inandırmış kendini ve bu noktada gidiyor." ifadelerini kullandı. Hakan Fidan, İsrail'in yalnızca Türkiye'nin değil, tüm uluslararası toplumun ortak sorunu haline geldiğini vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu adamlar insanlığın artık taşıyamadığı bir yük haline geldiler. Bu politikalarıyla, bu kafalarıyla insanlık bunu taşıyamıyor. İnsanlık vicdanı bunu taşıyamıyor, siyasal sistemler, ekonomik sistemler taşıyamıyor. Hangi sistemden yaklaşırsanız yaklaşın bu adamları taşıyacak bir parametre yok. Dolayısıyla biz, uluslararası topluma bana sordukları zaman hep diyoruz ki, 'niye sadece benim problemim yapıyorsunuz?' Ben buna karşı çıkan yüksek sesle konuşabilen tek ülke olabilirim ama bu sorun, hepinizin problemi. İstiyorsanız ki; hepinizin problemini sizin aranızda tek başına ben çözeyim, o zaman herkes gelecek, elini taşın altına koyacak, diplomatik tavrını alacak ve o adamlara gerekli yaptırımları koyacak." Bu kapsamda Türkiye'nin İsrail ile yaklaşık 10 milyar dolarlık ticaret hacmini durdurma kararı aldığını hatırlatan Fidan, bu adımın İsrail ekonomisini doğrudan çökertmekten ziyade güçlü bir siyasi mesaj verme amacı taşıdığını vurguladı. Bakan Fidan, Avrupa ülkelerinin tarihte ilk defa İsrail'e silah satışına sınırlama getirdiğine dikkati çekerek şu ifadeleri kullandı: "Bu, ilk defa oluyor. Yahudi soykırımı nedeniyle İsrail, Avrupa'nın vicdanında bir yük gibiydi ve bunu da İsrail sonuna kadar sömürdü. Onun için İsrail'e karşı sonsuz tolerans vardı. Şimdi o toleransın kalktığını görüyoruz. İsrail'de radikal politikacılara, özellikle Batı Şeria'da uyguladıkları politika için artık seyahat yasakları getiriliyor, tutuklama kararları getiriliyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi, Netanyahu ve arkadaşlarıyla ilgili tutuklama kararı verdi yani insanlık, uluslararası toplum elinden geleni aslında bir noktada koyuyor." Avrupa Birliği (AB) içinde de İsrail'e yönelik daha sert tutum alınması konusunda yoğun tartışmalar yaşandığına işaret eden Hakan Fidan, "Ben bundan sonra işlerinin bu kadar kolay olacağını zannetmiyorum. Artık bu kadar kolay gidecek durumda değiller. Kendi gelecekleri yerin sonuna geldiler. İsrail kendi ayağına sıktı. Biz hepsi bunu söylüyoruz. Ve Netanyahu, kendi toplumuna yapacağı en büyük kötülüğü de yaptı." dedi. Dörtlü mekanizmanın yalnızca bu 4 ülkeyi değil, etki alanlarında bulunan diğer bölge ülkelerini de dolaylı olarak temsil ettiğini belirten Fidan, şu ifadeleri kullandı: "Bu 4 ülkenin bir araya gelip bir konuyla ilgili konuşması bile başlı başına siyasal sembolizm açısından önemli bir aşama teşkil ediyor. Ben, bu aşamanın giderek daha stratejik bir netice verici mekanizmaya evrileceğine inanıyorum açıkçası. Cumhurbaşkanımızın da vizyonu o yönde ama biz hep şunu yapıyoruz; birçok şey meyve vermeden, nihayete ermeden, sonuçlanmadan da çok büyük bir deklarasyonda bulunmak istemiyoruz ama bu yönde çalışmak bizim boynumuzun borcu, bizim en büyük vizyonumuz." Fidan, Türkiye'nin bölgesel sahiplenme anlayışını yalnızca Orta Doğu ile sınırlı tutmadığına dikkati çekerek "Kafkaslar'da da 3+3'ü hayata geçirerek veya 3 ülkeyle çalışarak aynı şeyi yapıyoruz. Balkanlar'da aynı şeyi yapıyoruz, Afrika'da aynı şeyi yapmaya çalışıyoruz. Bu, bizim bulunduğumuz stratejik havzalardaki bütün sorunlara yaklaşımımız." değerlendirmesinde bulundu.
02 Temmuz 2026 21:27

Bakan Fidan: 'Israil Tüm İnsanlığın Ortak Sorunu'
Bakan Fidan, "Özellikle jeopolitik konular... (Eski ABD Başkanı Barrack) Obama döneminde başlayan Suriye'deki Amerikan politika değişikliği, Beşşar Esed'e ve rejime karşı olan mücadelenin birden DEAŞ'a karşı mücadeleye dönmesi, YPG'nin desteklenmesi sürecinde Türkiye'nin milli güvenliğine tehdit oluşturan bir politika konusu vardı. Trump'ın ikinci döneminde, bu politika terk edildi resmi olarak" ifadesini kullanarak, bunun iki ülke arasındaki en büyük sorun alanını ortadan kaldırdığının altını çizdi. Ukrayna'daki savaşın bitmesi, Suriye'deki ve Irak'ın istikrara kavuşması konularında Trump'ın politikalarıyla Türkiye'nin stratejik hedeflerinin örtüştüğüne dikkati çeken Fidan, "Lübnan'daki barışın sağlanması konusu önemli. Gazze Barış Planı'nda yine bir noktaya kadar beraber çalışma imkanımız oldu, savaşın durdurulması. Belli konularda Türkiye-Amerika ilişkileri gerçekten iyi olduğu zaman bölgedeki istikrarı da etkiler durumda, olumlu yönde." diye konuştu. "Türkiye ile ilgili spesifik kararlar alınabiliyor zaman zaman ama kurumsal olarak kalıcılığı olan tek negatif husus şu anda, rahatsız edici konu CAATSA yaptırımları." diyen Fidan, birçok ülkenin Türkiye'ye yönelik yaptırımlarının son 3-4 yılda kaldırıldığına dikkati çekti. Fidan, Trump'ın "sürpriz" olarak nitelendirdiği meselenin, Türkiye'nin Milli Muharip Uçak KAAN için ABD'den talep edilen jet motorlarının satışı konusu olup olmadığı sorusu üzerine şunları söyledi: "Biz genel manada Türkiye'ye yönelik yaptırımların ortadan kaldırılması için ciddi çalışıyoruz. CAATSA konusunun yasaya bakan tarafı var. Ama diğer konulardaki yaptırımları kaldırmak için çok sistemli bir çalışmamız oldu. Bu konunun da etkilerini görüyoruz. Bir taraftan Halkbank davası, bir taraftan Türkiye'nin talep ettiği diğer konulardaki engellerin kaldırılması ve daha rasyonel bir ilişkiye dönülmesi." NATO üyesi olmayan, Amerika'yla bu kadar ortak çıkar alanı olmayan birçok ülkeye ticari gerekçelerle inanılmaz silah ve mühimmat satılırken Türkiye'ye satılmamasının Trump yönetimi nezdinde izah edilebilir bir perspektifi olmadığını belirten Fidan, yıllar içerisinde oluşmuş birtakım Türkiye aleyhindeki siyasi düşüncelerin etkilerini bu türden olaylarda gördüklerini ve bu meseleyi çözmek için çalıştıklarını vurguladı. Fidan, Trump'ın ne açıklayacağı konusunda ABD adına konuşmak istemediğini söyleyerek, "Türkiye ile Amerika arasında kötü olmayı gerektirecek hiçbir konu yok, ikili ilişkiler açısından." dedi. Fidan, "Türkiye'nin F-35 programına dönüşü gerçekçi bir ihtimal mi?" sorusuna, "Orada bir ayrıma gitmek lazım. F-35 satış yasağının kaldırılmasıyla, almış olduklarımızın alınması ve daha sonraki alacaklarımızın, istersek tabi, alınmasıyla programa üretici ortaklardan biri olarak geri dönmek iki ayrı konu." yanıtını verdi. Satış yasağının kaldırılması meselesinin daha kolay bir konu olduğunu belirten Fidan, "Bu idari bir karar. CAATSA'dan sonra bu olur diye düşünüyorum" diye konuştu. Fidan, "Cumhurbaşkanımızın çok ciddi bir siyasi karizması ve etkisi var. Türkiye'nin çok büyük bir gücü var. Bürokrasimizin çok güçlü bir tecrübesi var." diyerek Dışişleri Bakanlığı görevine geldiğinde hangi ülkelerin ne gerekçelerle Türkiye'ye yönelik yaptırım uyguladığını incelediğini aktardı. Fidan; Ukrayna, Gazze, Suriye, İran, Körfez, enerji hatları, ve bağlantısallık gibi birçok konuda Türkiye'nin ne kadar yapıcı ve istikrarlaştırıcı rol oynadığını herkesin gördüğüne işaret ederek "Bu rol aslında Amerika gibi gerçekten küresel manada kendisine gereğinden fazla yük alan bir ülkenin belli noktalarda Türkiye gibi ortaklara güvenmesi için birçok neden ortaya çıkıyor." ifadelerini kullandı. İran-ABD arasındaki görüşmelerde İsrail'in etkisine ilişkin soruya Fidan, "İsrail, uluslararası toplumun istisnasız tanımlamasıyla bir düzen bozucu, 'irritant' dediğimiz, her yere istikrarsızlık, zulüm, kan, katliam getiren, gözü dönmüş çetenin yönettiği bir ülke maalesef." yanıtını verdi. Fidan, ABD ve İsrail arasındaki ilişkiye işaret ederek "Bakın Amerika'daki siyasetçiler, kendi çıkarlarına hizmet ettikleri sürece İsrail'i desteklerler ama çıkar bu süreçte o kadar uzun süre gitmiş ki, İsrail'in desteklenmesiyle çıkarın örtüşmesi bir kalıcılık kabulü haline dönüşmüş." değerlendirmesinde bulundu. ABD ile İsrail arasındaki ilişkinin danışıklı dövüş olup olmadığına ilişkin soruyu yanıtlayan Fidan, şöyle devam etti: "Hiç kimse kendi aleyhine olacak bir şeyin devamlılığını istemez. Dolayısıyla ben burada yani danışıklı dövüş vesaire falan demiyorum. Yani olaya o açıdan bakmıyorum. Lehine işliyorsa bir noktaya kadar gidiyor. Aleyhine işlemeye başladığı noktadan sonra mecburen denklem dışına çıkması lazım. Bakın Hürmüz Boğazı olayında da yani İran Hürmüz Boğazı'nı kestikten sonra bizim burada aslında ateşkese ulaşmamızdaki en önemli pratik neden, hem İran üzerinde hem Amerika üzerinde uluslararası aktörlerin, biz de dahil olmak üzere Hürmüz Boğazı'ndan dolayı oluşturduğu muazzam bir baskı olmasıydı. Çünkü o, enerjiyi, ekonomileri, gıda güvenliğini birçok şeyi etkiler hale gelmişti. Şimdi bu kadar etki katsayısı yüksek bir olayı hisseden bir yönetim ara seçimlere giderken Amerika da diyor ki benim bunu durdurmam lazım. Çünkü hem müttefiklerim benden bunu istiyor hem bendeki enerji fiyatları arttığı için halkımın aleyhine. Dolayısıyla İsrail'e burada söz geçirme dışında bir şey yok. Bu, artık İsrail'in denklemi değil, Amerika'nın kendi çıkarlarıyla alakalı bir konu." Fidan, İsrail'in bölgedeki politikasının değişmeyeceği kanaatinde olduğunu vurgulayarak "(İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu ve çetesi orada olduğu sürece ben bu politik duruşun değişeceğine inanmıyorum. Bunların inandığı bu. Bunlar yıllardır kendilerini şuna koşullandırmışlar: Biz bölgede bölge ülkelerini rahatsız etmediğimiz, bölmediğimiz, zayıflatmadığımız ve insan öldürmediğimiz sürece başarılı olma şansımız yok. Adam buna inandırmış kendini ve bu noktada gidiyor." ifadelerini kullandı. Hakan Fidan, İsrail'in yalnızca Türkiye'nin değil, tüm uluslararası toplumun ortak sorunu haline geldiğini vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu adamlar insanlığın artık taşıyamadığı bir yük haline geldiler. Bu politikalarıyla, bu kafalarıyla insanlık bunu taşıyamıyor. İnsanlık vicdanı bunu taşıyamıyor, siyasal sistemler, ekonomik sistemler taşıyamıyor. Hangi sistemden yaklaşırsanız yaklaşın bu adamları taşıyacak bir parametre yok. Dolayısıyla biz, uluslararası topluma bana sordukları zaman hep diyoruz ki, 'niye sadece benim problemim yapıyorsunuz?' Ben buna karşı çıkan yüksek sesle konuşabilen tek ülke olabilirim ama bu sorun, hepinizin problemi. İstiyorsanız ki; hepinizin problemini sizin aranızda tek başına ben çözeyim, o zaman herkes gelecek, elini taşın altına koyacak, diplomatik tavrını alacak ve o adamlara gerekli yaptırımları koyacak." Bu kapsamda Türkiye'nin İsrail ile yaklaşık 10 milyar dolarlık ticaret hacmini durdurma kararı aldığını hatırlatan Fidan, bu adımın İsrail ekonomisini doğrudan çökertmekten ziyade güçlü bir siyasi mesaj verme amacı taşıdığını vurguladı. Bakan Fidan, Avrupa ülkelerinin tarihte ilk defa İsrail'e silah satışına sınırlama getirdiğine dikkati çekerek şu ifadeleri kullandı: "Bu, ilk defa oluyor. Yahudi soykırımı nedeniyle İsrail, Avrupa'nın vicdanında bir yük gibiydi ve bunu da İsrail sonuna kadar sömürdü. Onun için İsrail'e karşı sonsuz tolerans vardı. Şimdi o toleransın kalktığını görüyoruz. İsrail'de radikal politikacılara, özellikle Batı Şeria'da uyguladıkları politika için artık seyahat yasakları getiriliyor, tutuklama kararları getiriliyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi, Netanyahu ve arkadaşlarıyla ilgili tutuklama kararı verdi yani insanlık, uluslararası toplum elinden geleni aslında bir noktada koyuyor." Avrupa Birliği (AB) içinde de İsrail'e yönelik daha sert tutum alınması konusunda yoğun tartışmalar yaşandığına işaret eden Hakan Fidan, "Ben bundan sonra işlerinin bu kadar kolay olacağını zannetmiyorum. Artık bu kadar kolay gidecek durumda değiller. Kendi gelecekleri yerin sonuna geldiler. İsrail kendi ayağına sıktı. Biz hepsi bunu söylüyoruz. Ve Netanyahu, kendi toplumuna yapacağı en büyük kötülüğü de yaptı." dedi. Dörtlü mekanizmanın yalnızca bu 4 ülkeyi değil, etki alanlarında bulunan diğer bölge ülkelerini de dolaylı olarak temsil ettiğini belirten Fidan, şu ifadeleri kullandı: "Bu 4 ülkenin bir araya gelip bir konuyla ilgili konuşması bile başlı başına siyasal sembolizm açısından önemli bir aşama teşkil ediyor. Ben, bu aşamanın giderek daha stratejik bir netice verici mekanizmaya evrileceğine inanıyorum açıkçası. Cumhurbaşkanımızın da vizyonu o yönde ama biz hep şunu yapıyoruz; birçok şey meyve vermeden, nihayete ermeden, sonuçlanmadan da çok büyük bir deklarasyonda bulunmak istemiyoruz ama bu yönde çalışmak bizim boynumuzun borcu, bizim en büyük vizyonumuz." Fidan, Türkiye'nin bölgesel sahiplenme anlayışını yalnızca Orta Doğu ile sınırlı tutmadığına dikkati çekerek "Kafkaslar'da da 3+3'ü hayata geçirerek veya 3 ülkeyle çalışarak aynı şeyi yapıyoruz. Balkanlar'da aynı şeyi yapıyoruz, Afrika'da aynı şeyi yapmaya çalışıyoruz. Bu, bizim bulunduğumuz stratejik havzalardaki bütün sorunlara yaklaşımımız." değerlendirmesinde bulundu.
03 Temmuz 2026 00:24

Bakan Fidan'dan Caatsa Ve F-35 Açıklaması
Bakan Fidan "CAATSA yaptırımlarının kaldırılması için bazı adımlar ve çalışmalar var. İşlemlerin yerine getirilmesi ile Kongrede süreç aynı olmayabilir. Ancak idari anlamda bir sıkıntı yok" dedi. Ayrıca Sayın Trump buna katılıyor çünkü davet eden Sayın Erdoğan. Özellikle jeopolitik konular, Obama döneminde başlayan Suriye'deki politika değişikliği ve rejime olan mücadelenin DEAŞ'a dönmesi, YPG'nin desteklenmesiyle Türkiye'nin milli güvenliğine tehdit oluşturan bir politika vardı. Belli konularda Türkiye-Amerika ilişkileri gerçekten iyi olduğu zaman bölgedeki istikrarı da etkiler durumda oluyor. Yani Türkiye ile ilgili spesifik kararlar alınabiliyor zaman zaman ama hani kurumsal olarak kalıcılığı olan tek negatif husus şu anda budur. Çünkü hem Sayın Cumhurbaşkanımız hem Sayın Trump da bunu kaldırma yönünde güçlü bir irade var. Geçen sene Eylül'de Washington'da bir araya geldiğinde iki lider bu konuda irade beyanında bulundular. Ancak idari anlamda bir sıkıntı yok. Türkiye'ye yönelik genel yaptırımların kaldırılması için çalışıyoruz. Bir yandan Halk Bankası davası diğer yandan Türkiye'nin talep ettiği konularda engellerin kaldırılması ve daha rasyonel bir ilişkiye dönülmesi. NATO üyesi olmayan ve ABD ile ortak çıkarı olmayan bir çok ülkeye askeri mühimmat satılırken Türkiye'ye satılmaması Trump yönetiminde izah edilir bir durumu yok. (F-35) Orada bir ayrıma gitmek lazım. F-35 satış yasağının kaldırılmasıyla programa üretici olarak girmek iki ayrı konu. CAATSA'dan sonra bu olur diye düşünüyorum. Türkiye-AB ilişkisinde de böyle durumlar var. Ukrayna meselesi, Gazze meselesi, Suriye meselesi, İran meselesi, birçok konuda Türkiye'nin ne kadar yapıcı olduğunu herkes görüyor. Birçok konuda Türkiye'nin ne kadar yapıcı, istikrarlaştırıcı bir rolü olduğunu herkes görüyor. Dolayısıyla bu rol, aslında Amerika Birleşik Devletleri gibi gerçekten küresel manada kendisine gereğinden fazla yük alan bir ülkenin, belli noktalarda Türkiye gibi ortaklara güvenmesi için birçok neden ortaya çıkarıyor. Ben tabii şöyle düşünüyorum: Amerika Türkiye'yi bir yere konumlandırır, biz Amerika'yı bir yere konumlandırırız. Şimdi bu perspektiften baktığınız zaman, sadece Türkiye ile ilgili değil; bütün dünyayla ilgili, eski ve yeni bütün müttefikleriyle alakalı bir yeniden okuma içerisinde. Türkiye tam da burada, her iki ülkenin nezdinde; Cumhurbaşkanımızın yıllardır ortaya koyduğu tutarlı, vizyoner çizgi ve oluşturduğu güvenilir, dürüst ortak profiliyle çok önemli bir rol oynadı. Ve bu üç ülke Katar, Pakistan, Türkiye birbirleriyle de çok dostane, kardeşçe ve aynı zamanda stratejik ortak. Türkiye'nin ortaya koyduğu çabayı da onlar aynı şekilde takdir ediyorlar. Bakın, dünyanın her yerinde üniversite kampüslerinden gazetelere, entelektüel platformlara kadar inanılmaz bir İsrail karşıtlığı oluşmuş durumda. İsrail sadece Türkiye'nin sorunu değil, sadece Recep Tayyip Erdoğan'nın meselesi değil.
02 Temmuz 2026 22:11

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'dan Cnn Türk'te Önemli Açıklamalar: Abd İle İlişkiler Olumlu Süreçte
Bakan Fidan, "ABD ile yıllar içinde inişli çıkışlı konularımız var. Ticaret, ekonomi, eğitim, teknoloji alanlarında iyi yürüyen alanlar var, bunları ilerletmeye çalışıyoruz. ABD ile ilişkiler olumlu süreçte. Cumhurbaşkanımızın küresel vizyonu çok önemli. Özellikle jeopolitik konular, Obama döneminde başlayan Suriye'deki politika değişikliği ve rejime olan mücadelenin DEAŞ'a dönmesi, YPG'nin desteklenmesiyle Türkiye'nin milli güvenliğine tehdit oluşturan bir politika vardı. Trump'ın ikinci döneminde bu terk edildi. Bu en büyük sorunun kalkması oldu" dedi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın açıklamalarından satır başları: ABD yönetimi ve sayın Trump'ın NATO zirvesine katılacağını teyit ettiler. Bu NATO topluluğu için önemli bir haber. Ayrıca Sayın Trump buna katılıyor çünkü davet eden Sayın Erdoğan. Bunlardan birisi CAATSA meselesi. Yani Türkiye ile ilgili spesifik kararlar alınabiliyor zaman zaman ama hani kurumsal olarak kalıcılığı olan tek negatif husus şu anda budur. Çünkü hem Sayın Cumhurbaşkanımız hem Sayın Trump da bunu kaldırma yönünde güçlü bir irade var. Geçen sene Eylül'de Washington'da bir araya geldiğinde iki lider bu konuda irade beyanında bulundular. Ancak iradi anlamda bir sıkıntı yok. Türkiye'ye yönelik genel yaptırımların kaldırılması için çalışıyoruz. Bu konuda etkilerini görüyoruz. NATO üyesi olmayan ve ABD ile ortak çıkarı olmayan bir çok ülkeye askeri mühimmat satılırken Türkiye'ye satılmaması Trump yönetiminde izah edilir bir durumu yok. Kongreye sızmış bir takım Türkiye aleyhindeki düşüncülerin etkisini bu tür olaylarda görüyoruz. Bu 4 ülkenin masaya gelip bir konuyu konuşmaları bile siyasi sembolizm açısından önemli bir aşamadır. Bu en önemli husus. İsrail sadece Türkiye'nin sorunu değil, sadece Recep Tayyip Erdoğan'ın meselesi değil. NATO'da 3 gurup var. Birincisi ABD, ikincisi AB üyesi ülkeler, bir de bunların dışındaki ülkeler. Başını Türkiye'nin çektiği bazı ülkeler var. Bu ülkelerin farklı coğrafyalarda farklı tehditleri görerek farklı ekonomik kalkınma süreçleriyle birbirleriyle ilişkilerini tanımlama çabası içinde oldukları bir dönemde Ankara'da bir araya gelerek farklı perspektifleri uyumlama çalışmalarının aranması önemli. NATO'da 3.0 kabul edilecek ve yeniş bir aşamaya geçilecek. Bu aşama ikinci dünya savaşından sonra 2026 yılına kadar oluşturulan külfet paylaşımı artık aynı değildi, bu değişiyor. Savunma harcamalarının yüzde 2'den yüzde 5'e çıkması önemli.
02 Temmuz 2026 22:08

Dışişleri Bakanı Fidan: İsrail Sadece Türkiye'nin Değil Tüm Dünyanın Sorunu
Fidan, 7-8 Temmuz'da Ankara'da yapılacak olan NATO Zirvesi'nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump'ın bir araya geleceğini ifade etti. ABD'nin Türkiye'ye yönelik sürdürdüğü CAATSA yaptırımlarını kaldırmak için çabaladıklarını ancak çeşitli lobilerin buna engel olduğunu belirtti. Fidan'ın sözlerinden öne çıkan vurgular şu şekilde: "ABD yönetimi ve sayın Trump'ın NATO zirvesine katılacağını teyit ettiler. Bu NATO topluluğu için önemli bir haber. Ayrıca Sayın Trump buna katılıyor çünkü davet eden Sayın Erdoğan. Eğer davet eden Sayın Erdoğan olmasaydı, katılmayacaktı. Bu artık büyük bir stratejik denklem oldu, bu denklem günümüzdeki meydan okumaları, çatışmaları, sıkıntıları, ittifaktaki kaymakları göz önünde aldığınızda ne kadar büyük bir rol oynadığını görürsünüz. Burada Cumhurbaşkanımızın küresel liderlik vizyonu, geliştirdiği ilişki ağı, oluşturduğu güven, insanlar nazarındaki prestij ve Türkiye'nin geldiği nokta önemlidir. "ABD ile yıllar içinde inişli çıkışlı konularımız var. Trump'ın ikinci döneminde bu terk edildi. "Lübnan'daki barışın sağlanması konusu önemli. Gazze barış planında yine bir noktaya kadar beraber çalışma imkanımız oldu savaşın durdurulması için. Belli konularda Türkiye-Amerika ilişkileri gerçekten iyi olduğu zaman bölgedeki istikrarı da etkiler durumda oluyor. Biz kendi hedeflerimizin çok iyi farkındayız, nereye gitmek istediğimizin çok iyi farkındayız. "Bir taraftan devam eden konular var, kongre üzerinden yıllar içerisinde kalmış, çözülememiş konular var. Yani Türkiye ile ilgili spesifik kararlar alınabiliyor zaman zaman ama hani kurumsal olarak kalıcılığı olan tek negatif husus şu anda budur. Çünkü Türkiye hemen hemen son üç dört yıldır bütün yaptırımları birçok ülkeden kaldırdık. "Türkiye'ye yönelik genel yaptırımların kaldırılması için çalışıyoruz. CAATSA'nın yasaya bakan bir durumu var ancak diğer konularda yaptırımların kaldırılması için çok sistemli çalışmalarımız oldu. Bu konuda etkilerini görüyoruz. Bir yandan Halk Bankası davası diğer yandan Türkiye'nin talep ettiği konularda engellerin kaldırılması ve daha rasyonel bir ilişkiye dönülmesi. NATO üyesi olmayan ve ABD ile ortak çıkarı olmayan bir çok ülkeye askeri mühimmat satılırken Türkiye'ye satılmaması Trump yönetiminde izah edilir bir durumu yok. Kongreye sızmış bir takım Türkiye aleyhindeki düşüncülerin etkisini bu tür olaylarda görüyoruz. "Stratejik ve kardeşlik ilişkilerini de bulunduğumuz bölge ülkelerini de aynı zamanda görüş olarak ve gayri resmi olarak o platformda temsil ediyoruz. "Cumhurbaşkanımızın da vizyonu bu yönde. Bir şey meyve vermeden büyük bir deklarasyonda bulunmak istemiyoruz. Bu yönde çalışmak bizim boynumuzun borcu. Bu sistemi Ortadoğu'nun yanı sıra Kafkaslar'da, Balkanlar'da, Afrika'da aynı şeyi yapmaya çalışıyoruz. Stratejik havzalardaki yaklaşımımız budur. "Trump'ın NATO Zirvesi'ne gelecek olması başlı başına bir şey. Bu en önemli husus. Bir çok lider bu pozisyonda olmayabiliyor."
02 Temmuz 2026 21:39

Hakan Fidan F-35'lerle İlgili Herkesin Gözden Kaçırdığı Detayı İlk Kez Açıkladı
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, F-35 ve CATSA yaptırımlarına ilişkin konuştu. Fidan, F-35 meselesinde iki farklı konu olduğunu söyleyerek, "F-35 satış yasağının kaldırılmasıyla programa üretici olarak girmek iki ayrı konu" dedi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, CNN Türk canlı yayınında açıklamalarda bulundu. Bakan Fidan'ın açıklamalarından satır başları: ABD yönetimi ve sayın Trump'ın NATO zirvesine katılacağını teyit ettiler. Ayrıca Sayın Trump buna katılıyor çünkü davet eden Sayın Erdoğan. Özellikle jeopolitik konular, Obama döneminde başlayan Suriye'deki politika değişikliği ve rejime olan mücadelenin DEAŞ'a dönmesi, YPG'nin desteklenmesiyle Türkiye'nin milli güvenliğine tehdit oluşturan bir politika vardı. Belli konularda Türkiye-Amerika ilişkileri gerçekten iyi olduğu zaman bölgedeki istikrarı da etkiler durumda oluyor. Çünkü hem Sayın Cumhurbaşkanımız hem Sayın Trump da bunu kaldırma yönünde güçlü bir irade var. Geçen sene Eylül'de Washington'da bir araya geldiğinde iki lider bu konuda irade beyanında bulundular. Türkiye'ye yönelik genel yaptırımların kaldırılması için çalışıyoruz. Bir yandan Halk Bankası davası diğer yandan Türkiye'nin talep ettiği konularda engellerin kaldırılması ve daha rasyonel bir ilişkiye dönülmesi. NATO üyesi olmayan ve ABD ile ortak çıkarı olmayan bir çok ülkeye askeri mühimmat satılırken Türkiye'ye satılmaması Trump yönetiminde izah edilir bir durumu yok. (F-35) Orada bir ayrıma gitmek lazım. Ukrayna meselesi, Gazze meselesi, Suriye meselesi, İran meselesi, birçok konuda Türkiye'nin ne kadar yapıcı olduğunu herkes görüyor.
02 Temmuz 2026 22:20

Dışişleri Bakanı Fidan: Abd Caatsa Yaptırımlarını Kaldırabilir
Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi'ne değinen Bakan Fidan, "Türkiye'nin geldiği nokta önemlidir. Cumhurbaşkanımızın küresel liderlik rolü çok kritik." dedi. ABD ile inişli çıkışlı konular olduğunu belirten Bakan Fidan, "CAATSA yaptırımlarını kaldırma yönünde bir irade var. F35 satış yasağı kalkabilir" diye konuştu. İsrail'den Türkiye'ye yönelik hadsiz açıklamalara da değinen Bakan Fidan, "İsrail, dünyanın sorunu, insanlığın taşıyamadığı bir parametre. İsrail'i gözü dönmüş bir çete yönetiyor. Kavga istiyorlarsa bizim işimiz, kendi ayaklarına sıktılar." dedi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, CNN Türk canlı yayınında Türkiye-ABD ilişkileri, NATO ve CAATSA yaptırımlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Trump'ın zirveye katılmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın davetinin etkili olduğunu ifade eden Fidan, Erdoğan'ın küresel liderlik vizyonu, uluslararası ilişkileri ve Türkiye'nin artan prestijinin bu süreçte belirleyici olduğunu vurguladı. Taraflar arasındaki derin güven krizinin çözümü için güvenilir arabulucuların kritik rol üstlendiğini belirten Fidan, "Savaşı durdurmak için zamanla yarışıyoruz." dedi. İsrail'in uluslararası alanda oluşan olumsuz imajını değiştirmek için yeni düşmanlar oluşturmaya çalıştığını vurgulayan Fidan, "Kavga istiyorlarsa bizim işimiz, kendi ayaklarına sıktılar. İsrail sadece Türkiye'nin değil, insanlığın ortak sorunudur." ifadelerini kullandı. 2020'de ABD, Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın almasını gerekçe göstererek CAATSA'nın 231. maddesi kapsamında yaptırım uyguladı.
02 Temmuz 2026 21:06

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan F-35 Satış Yasağının Kalkabileceğini Açıkladı
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD Başkanı Donald Trump'ın Ankara ziyareti öncesinde F-35 satış yasağı ile CAATSA yaptırımlarının kaldırılması yönünde Washington'da olumlu bir irade olduğunu duyurdu. Türkiye ile ABD arasındaki askeri ilişkiler, Ankara'nın 2019 yılında Rusya'dan S-400 uzun menzilli bölge hava savunma sistemi satın almasının ardından ciddi bir gerilim sürecine girmiş ve ABD Kongresi savunma sanayii satışlarına uzun süre itiraz etmişti. Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump da Beyaz Saray'da NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile düzenlediği ortak basın toplantısında, Ankara'ya F-35 satışı konusunda güzel haberlerle gidip gitmeyeceği yönündeki soruya, "Türkiye bir NATO üyesi, hem de güçlü bir üyesi. Evet, muhtemelen onu (Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı) çok mutlu edecek bir şey yapacağım" yanıtını vererek yaptırımların esneyeceğini doğrulamış oldu.
02 Temmuz 2026 22:28

Bakan Fidan'dan Caatsa Yaptırımı Açıklaması: 'Iki Lider De İki Ülke De Kaldırılmasını İstiyor'
CAATSA yaptırımlarının kaldırılması konusunda siyasi iradenin bulunduğunu belirten Fidan, "İki lider de iki ülke de bunun kaldırılmasını istiyor. Karar verilmiş durumda. Şimdi bunun hayata geçirilmesi için gerekli teknik ve hukuki süreçler yürütülüyor." diye konuştu. Trump'ın zirveye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın daveti üzerine katılacağını ifade eden Fidan, "Amerikan yönetimi, Sayın Trump'ın NATO Zirvesi'ne katılacağını teyit etti. Arkasına da bir şey eklediler; Sayın Trump buna katılıyor çünkü davet eden Sayın Erdoğan. Eğer Sayın Erdoğan davet eden olmasaydı buna katılmayacaktı." dedi. Fidan, F-35 programına ilişkin değerlendirmesinde, satış yasağının kaldırılması ile Türkiye'nin programa yeniden üretici ortak olarak dönmesinin farklı süreçler olduğunu söyledi. Fidan, "F-35 satış yasağının kaldırılması pratik açıdan daha kolay bir konu. Bu idari bir karar. CAATSA sürecinin ardından bunun gerçekleşebileceğini düşünüyorum." ifadelerini kullandı.
02 Temmuz 2026 21:20

Dışişleri Bakanı Fidan: Caatsa Yaptırımlarının Kaldırılması Yönünde Bir İrade Var
Ukrayna'daki savaşın bitmesi, Suriye'deki ve Irak'ın istikrara kavuşması konularında Trump'ın politikalarıyla Türkiye'nin stratejik hedeflerinin örtüştüğüne dikkati çeken Fidan, "Lübnan'daki barışın sağlanması konusu önemli. Gazze Barış Planı'nda yine bir noktaya kadar beraber çalışma imkanımız oldu, savaşın durdurulması. Belli konularda Türkiye-Amerika ilişkileri gerçekten iyi olduğu zaman bölgedeki istikrarı da etkiler durumda, olumlu yönde." diye konuştu. "Türkiye ile ilgili spesifik kararlar alınabiliyor zaman zaman ama kurumsal olarak kalıcılığı olan tek negatif husus şu anda, rahatsız edici konu CAATSA yaptırımları." diyen Fidan, birçok ülkenin Türkiye'ye yönelik yaptırımlarının son 3-4 yılda kaldırıldığına dikkati çekti. Fidan, Trump'ın "sürpriz" olarak nitelendirdiği meselenin, Türkiye'nin Milli Muharip Uçak KAAN için ABD'den talep edilen jet motorlarının satışı konusu olup olmadığı sorusu üzerine şunları söyledi: "Biz genel manada Türkiye'ye yönelik yaptırımların ortadan kaldırılması için ciddi çalışıyoruz. CAATSA konusunun yasaya bakan tarafı var. Ama diğer konulardaki yaptırımları kaldırmak için çok sistemli bir çalışmamız oldu. Bu konunun da etkilerini görüyoruz. Bir taraftan Halkbank davası, bir taraftan Türkiye'nin talep ettiği diğer konulardaki engellerin kaldırılması ve daha rasyonel bir ilişkiye dönülmesi." NATO üyesi olmayan, Amerika'yla bu kadar ortak çıkar alanı olmayan birçok ülkeye ticari gerekçelerle inanılmaz silah ve mühimmat satılırken Türkiye'ye satılmamasının Trump yönetimi nezdinde izah edilebilir bir perspektifi olmadığını belirten Fidan, yıllar içerisinde oluşmuş birtakım Türkiye aleyhindeki siyasi düşüncelerin etkilerini bu türden olaylarda gördüklerini ve bu meseleyi çözmek için çalıştıklarını vurguladı. Fidan, Trump'ın ne açıklayacağı konusunda ABD adına konuşmak istemediğini söyleyerek, "Türkiye ile Amerika arasında kötü olmayı gerektirecek hiçbir konu yok, ikili ilişkiler açısından." dedi. Fidan, "Türkiye'nin F-35 programına dönüşü gerçekçi bir ihtimal mi?" sorusuna, "Orada bir ayrıma gitmek lazım. F-35 satış yasağının kaldırılmasıyla, almış olduklarımızın alınması ve daha sonraki alacaklarımızın, istersek tabi, alınmasıyla programa üretici ortaklardan biri olarak geri dönmek iki ayrı konu." yanıtını verdi.
02 Temmuz 2026 21:27

Dışişleri Bakanı Fidan: Caatsa Yaptırımları Kaldırılabilir
CAATSA yaptırımlarının kaldırılması yönünde bir irade olduğunu dile getiren Fidan, "CAATSA yaptırımlarının kaldırılması için bazı adımlar ve çalışmalar var. İşlemlerin yerine getirilmesi ile Kongrede süreç aynı olmayabilir. Ancak idari anlamda bir sıkıntı yok. Kongrede süreç nasıl gidecek ona bakarız" dedi. Bakan Fidan, F-35 satış yasakları konusunda ise "F-35 satış yasağının kaldırılmasıyla programa üretici olarak girmek iki ayrı konu. Satış yasağının kaldırılması daha kolay bir konu, idari bir karar. CAATSA'dan sonra bu olur diye düşünüyorum. Diğer taraftan programa girme meselesi konsorsiyumun alacağı kararla ilgili" diye konuştu. CAATSA kapsamında Türkiye'ye uygulanan yaptırımlar, Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın almasının ardından 2021'de devreye girdi. Türkiye'nin yeniden F-35 yeni nesil savaş uçağı programına dönüşü de CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasına bağlı görünüyor.
02 Temmuz 2026 21:56

Bakan Fidan'dan "Caatsa" Açıklaması: İrade Var, Süreç İşliyor
Bakan Fidan, "F-35 satış yasağının da, CAATSA yaptırımlarından sonra kaldırılacağını düşünüyorum" dedi. "Türkiye ile ilgili spesifik kararlar alınabiliyor zaman zaman ama kurumsal olarak kalıcılığı olan tek negatif husus şu anda, rahatsız edici konu CAATSA yaptırımları" diyen Fidan, birçok ülkenin Türkiye'ye yönelik yaptırımlarının son 3-4 yılda kaldırıldığına dikkati çekti. Fidan, Trump'ın ne açıklayacağı konusunda ABD adına konuşmak istemediğini söyleyerek, "Türkiye ile Amerika arasında kötü olmayı gerektirecek hiçbir konu yok, ikili ilişkiler açısından" dedi. Fidan, "Türkiye'nin F-35 programına dönüşü gerçekçi bir ihtimal mi?" sorusuna, "Orada bir ayrıma gitmek lazım. F-35 satış yasağının kaldırılmasıyla, almış olduklarımızın alınması ve daha sonraki alacaklarımızın, istersek tabi, alınmasıyla programa üretici ortaklardan biri olarak geri dönmek iki ayrı konu" yanıtını verdi. Satış yasağının kaldırılması meselesinin daha kolay bir konu olduğunu belirten Fidan, "Bu idari bir karar. CAATSA'dan sonra bu olur diye düşünüyorum." diye konuştu.
02 Temmuz 2026 22:43

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Caatsa Kaldırılabilir
Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump'ın CAATSA yaptırımlarının kaldırılması yönünde irade ortaya koyduğunu belirterek, bu yönde çalışmaların sürdüğünü söyledi. Obama döneminde başlayan sürece atıfta bulunan Fidan, "DEAŞ'a karşı mücadeleye evrilen süreçte YPG'nin desteklenmesi Türkiye'nin milli güvenliğine tehdit oluşturuyordu. Trump'ın ikinci döneminde bu politikanın resmi olarak terk edilmesiyle en büyük sorun alanı ortadan kalktı." dedi. CAATSA yaptırımlarına ilişkin konuşan Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Trump arasında bu yaptırımların kaldırılması yönünde güçlü bir irade bulunduğunu vurgulayarak, "Bu yönde yürüyen çalışmalar var, süreç ilerledikçe kamuoyu da görecek." ifadelerini kullandı.
02 Temmuz 2026 21:13

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'dan O Ülkeye Gözdağı: Kavga Bizim İşimiz
Dışişleri Bakanı, "İsrail uluslararası arenada lanetlenmiş durumda. İtibarını yitirdiği için kendisine bir düşman yaratmaya çalışıyor" ifadelerini kullandı. Fidan, "İsrail veya başka bir aktör... Bizim kimseden korkacak, çekinecek, geri adım atacak halimiz yok" dedi. Fidan, "Kavga bizim işimiz, hiç problem değil" sözleriyle Ankara'nın geri adım atmayacağı mesajını verdi.
03 Temmuz 2026 00:10

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'dan O Ülkeye Gözdağı: Kavga Bizim İşimiz
Dışişleri Bakanı, "İsrail uluslararası arenada lanetlenmiş durumda. İtibarını yitirdiği için kendisine bir düşman yaratmaya çalışıyor" ifadelerini kullandı. Fidan, "İsrail veya başka bir aktör... Bizim kimseden korkacak, çekinecek, geri adım atacak halimiz yok" dedi. Fidan, "Kavga bizim işimiz, hiç problem değil" sözleriyle Ankara'nın geri adım atmayacağı mesajını verdi.
03 Temmuz 2026 00:11

İsrail'e Anladığı Dilden Cevap! Bakan Fidan: Kavga Bizim İşimiz, Hiç Sorun Değil
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, CNN Türk canlı yayınında kendisine yöneltilen "İsrail Türkiye için tehdit mi?" sorusuna, Tel Aviv yönetimini çıldırtacak bir cevap verdi. Bakan Fidan'dan CAATSA mesajı: Bir irade var İsrail'in uluslararası alanda oluşan olumsuz imajını değiştirmek için yeni düşmanlar oluşturmaya çalıştığını vurgulayan Fidan, "Kavga istiyorlarsa bizim işimiz, kendi ayaklarına sıktılar. İsrail sadece Türkiye'nin değil, insanlığın ortak sorunudur." ifadelerini kullandı.
02 Temmuz 2026 22:29

Dışişleri Bakanı Fidan: Caatsa Yaptırımlarını Kaldırma Yönünde Yürütülen Çalışmalar Var
"Türkiye ile ilgili spesifik kararlar alınabiliyor zaman zaman ama kurumsal olarak kalıcılığı olan tek negatif husus şu anda, rahatsız edici konu CAATSA yaptırımları." diyen Fidan, birçok ülkenin Türkiye'ye yönelik yaptırımlarının son 3-4 yılda kaldırıldığına dikkati çekti. ABD-TÜRKİYE İLİŞKİLERİNİN SEYRİ Fidan, Trump'ın "sürpriz" olarak nitelendirdiği meselenin, Türkiye'nin Milli Muharip Uçak KAAN için ABD'den talep edilen jet motorlarının satışı konusu olup olmadığı sorusu üzerine şunları söyledi: "Biz genel manada Türkiye'ye yönelik yaptırımların ortadan kaldırılması için ciddi çalışıyoruz. CAATSA konusunun yasaya bakan tarafı var. Ama diğer konulardaki yaptırımları kaldırmak için çok sistemli bir çalışmamız oldu. Bu konunun da etkilerini görüyoruz. Bir taraftan Halkbank davası, bir taraftan Türkiye'nin talep ettiği diğer konulardaki engellerin kaldırılması ve daha rasyonel bir ilişkiye dönülmesi." NATO üyesi olmayan, Amerika'yla bu kadar ortak çıkar alanı olmayan birçok ülkeye ticari gerekçelerle inanılmaz silah ve mühimmat satılırken Türkiye'ye satılmamasının Trump yönetimi nezdinde izah edilebilir bir perspektifi olmadığını belirten Fidan, yıllar içerisinde oluşmuş birtakım Türkiye aleyhindeki siyasi düşüncelerin etkilerini bu türden olaylarda gördüklerini ve bu meseleyi çözmek için çalıştıklarını vurguladı. Fidan, Trump'ın ne açıklayacağı konusunda ABD adına konuşmak istemediğini söyleyerek, "Türkiye ile Amerika arasında kötü olmayı gerektirecek hiçbir konu yok, ikili ilişkiler açısından" dedi. Fidan, "Türkiye'nin F-35 programına dönüşü gerçekçi bir ihtimal mi?" sorusuna, "Orada bir ayrıma gitmek lazım. F-35 satış yasağının kaldırılmasıyla, almış olduklarımızın alınması ve daha sonraki alacaklarımızın, istersek tabi, alınmasıyla programa üretici ortaklardan biri olarak geri dönmek iki ayrı konu" yanıtını verdi.
03 Temmuz 2026 00:20

Bakan Fidan'dan Özgür Özel'in Nato Yazısına Tepki: Ciddiye Aldığımız Bir Konu Değil
Özel'in açıklamalarını "siyaseten bir feryat" olarak nitelendiren Fidan, "Açıkçası çok fazla üzerinde durduğumuz, ciddiye aldığımız bir konu değil" ifadelerini kullandı. Bakan Fidan, şunları kaydetti: "Sayın Özel'in sadece bu yazısında değil, bütün uluslararası çağrılarına baktığınız zaman aslında şunu görüyorsunuz: 'Ben burada siyaseten zor durumdayım, gelip bana niye yardım etmiyorsunuz?' Aslında söylemeye çalıştığı şey bu. Kendi içinde birtakım siyasi açmazlar, çatışmalar ve sıkıntılar var. Şunu tanımlamamak belli ayrımları yapmamak anlamına geliyor; NATO üyesi ülkeler, liderler veya diğer devletler Cumhurbaşkanımızla ilişkiye geçtiği zaman Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile, onun cumhurbaşkanıyla ve bakanlarıyla ilişki kurarlar. Her devlet, her devletle kendi milli çıkarı üzerinden ilişki kurar ve bunu yürütür. Bu, uluslararası ilişkilerin bir numaralı kuralıdır." Sözlerine devam eden Bakan Fidan, "Her yere, her türlü şikayeti yapıyor da hani o şikayetteki temel şeyi anlatmaya çalışıyorum. Aslında kendi içinde ideolojik ironiye de düşüyor. Zaman zaman anti-NATO olmakla inanılmaz derecede övünen siyasal söylemin sahibi, daha sonra şimdi geliyor ve 'NATO'yu o koruyamaz, ben koruyabilirim' demeye getirir bir noktaya gidiyor. Ben bu tezatları dile getirmek bile istemiyorum, bu daha fazla yorumcuların işi olsun. Ancak stratejik seviyeden yukarıdan baktığınız zaman, diğer devlet aktörlerinin ciddiye aldığı bir konu değil bu. Uluslararası ilişkiler ve jeostratejik konular böyle işlemiyor; başka türlü işliyor. Bir defa bu bakış açısını değiştirmeleri lazım." dedi.
02 Temmuz 2026 22:41

Hakan Fidan: Caatsa Ve Abd'nin Türkiye'ye F-35 Yasağı Kaldırılabilir
Fidan, Türkiye'nin istediği F-35'lerle ilgili satış yasağının da kaldırılabileceğini belirtti.
02 Temmuz 2026 21:29