×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Haşmet Babaoğlu

Ama bazen "uykuya" yatırıyor bilincimizi... "Ne ara bu kadar berbat oldunuz anlamıyorum, diyemedim. İçiniz dışınız hasetle dolmuş, diyemedim. Hayatınız rekabet, gösteriş olmuş, çok sıkıcısınız, diyemedim... Konuştuğunuz konuların neresi bayramlık, kimseye bir muhabbet beslemiyor musunuz yahu, diyemedim... Kırıcı olmak istemedim.... Çaylar içildi... Börekler yendi... Tatlılar geldiğinde kalkıp kendimi güç bela dışarı attım. Eh, tabii ki tatsızım..." *** Tebdili mekânda ferahlık vardır, denir. *** "Samimiyet" sanılan bir tür ölçüsüzlük var malum, pek övülüyor... Yıllar önce bu halimize "ruhsal fortçuluk" demiştim. Nasıl mutlu oldular! Barış Ertem Hocanın "Türkiye'nin Kıbrıs Davası" adlı çalışması... Fazıl Duygun'un " Yahudileri Kim Siyonistleştirdi?" başlıklı tarihsel sorgulaması...

Haşmet Babaoğlu

Kaynak: Sabah

30 Mayıs 2026 07:15

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Yazarın Diğer Yazıları

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Haşmet Babaoğlu

Haşmet Babaoğlu

Hem "yeni gücü" nü ortaklarının perdelenmiş gözlerine sokacak hem de siyonizme iliklenmiş bir NATO yapısıyla yol yürünemeyeceğini anlatmaya çalışacak... Ve bilin ki, bu "iş" in yanında bizdeki KK'ymış, Özel'miş patırtısı, hikâye kalır! Trump arada "Beni kızdırmayın, NATO'dan çıkarım" yollu fırçalar atıyor Avrupa'ya ama bunlar işin cilveleri... NATO, ABD hegemonyası için Trump'tan çok daha önemli... Mesela İngiliz Hıristiyanlığının ve bugünkü ABD'nin kurucu inancı Püritenizmin zemininde siyonizmin bulunduğunu bilmemiz gerekiyor... *** Bu yazıya oturmadan yarım saat önce bir ahbapla İsrail, Avrupa falan üzerine ayaküstü laflıyorduk... "Keşke şu dönemde Merkel olsaydı" dedi... Almanya'nın eski Başbakanı Merkel'in bile bir seferinde "İsrail'in güvenliği Almanya devlet aklının ayrılmaz parçasıdır" dediğini biliyor musun, diye karşılık verince... Günün sersemleri "Cahiliz ve öyle olmaktan gururluyuz!" diye haykırıyor.

05 Haziran 2026 07:42

Haşmet Babaoğlu

Haşmet Babaoğlu

" Elbette ben... Önce ben, sonra ben... Hep ben... Canım ben..." Sosyal medya mesajları hep bu ifadelerle dolu... Sistem herkesin üzerinden tank gibi geçiyor... Ama Instagram'da "Beni sev mek mi? Alkışlıyorum... Doğru seçim" yazdın mı mesela... Medya "büyük" olaylara odaklanırken, "insana bakmak" kıyıya itiliyor... Bu köşede kendimizi, "gündelik hayat politikaları" nı, sosyal medyanın bizi zorla ittiği alanları ele almaya geri dönmeye karar verdim... Bugün de öyle bir günümdeyim... *** Sabah kahvemi içerken biraz Instagram karıştırayım dedim ve yine "Ben güzelim, ben önemliyim" teraneleri sel gibi döküldü akıştan... Kadınlarda böyle... Erkeklerde de biraz daha örtülü biçimde "Ben çok başarılıyım, gerisi beni ilgilendirmez" mesajları... Ama sevilecek biri olalım ve öyle olduğumuz için sevelim... "Canım kendim" diyelim... Ama başkalarının orta yerinde bir "can" olarak, candan biçimde... *** NOT DEFTERİ Ertesi gün üzerinde ince bir battaniye gibi serilen bir kederle uyanacak, günün taleplerini erteleme Ertesi gün üzerinde ince bir battaniye gibi serilen bir kederle uyanacak, günün taleplerini erteleme arzusuyla bir süre daha uyumaya çalışacak...

04 Haziran 2026 07:18

Haşmet Babaoğlu

Haşmet Babaoğlu

Dünya da artık bize benziyor... Yorgun... Franco Berardi buna "dünyanın dermansızlaşması" diyor... Yapay zekâ, şu, bu... En güçlü duygular bile kitlesel ve sınıfsal bir güç üretmek yerine Kanye West konseri gibi berbat bir hipnozdan öteye gidemiyor... Tabii ki dermansız kalacak dünya; çünkü fena hâlde yaşlanıyor... Üstelik artık hızlı da dönüyor dünya; yaşlılığın kaldıramayacağı kadar hızlı... *** Bu satırları bir kafede yazıyorum... Dışarıdaki masaları dolduran genç erkek kalabalığı yaklaşan Dünya Kupası'nı falan konuşmuyor... Kulak kabarttım az önce... Yaşlı, yorgun ama sürekli kıpırdanan bir dünya... Diplomasi dili "insani" meselelere şöyle bir sürtünüp geçiyor, hepsi o kadar! Çocuklarla şenlenir, toparlanır yaşlı dünya...

02 Haziran 2026 07:23

Haşmet Babaoğlu

Haşmet Babaoğlu

İran, "savaşı başlatmaya hazırız" açıklaması yapan ABD Savaş Bakanı Hegseth'i tam 12'den vurmuş... Ukrayna ve Rusya bir barış anlaşması imzalasa... *** Sabah akşam Kılıçdaroğlu ve Özel çekişmesini tartışmaktan medyatik ortamlarda " dünyanın hali "ne eğilecek enerjimiz kalmadı, biliyorum... Sonbahar yaz gibi geçecek... Dolayısıyla şu gerçeği kafamıza çakalım... Ateşkesler ve uzlaşmalar ABD merkezli Batı hegemonyasının esas hedefinin (savaş planının) maskeleridir... Esas savaş mevcut devletler düzeninin dağıtılıp yeniden yapılanmasıdır. Plan, 20. Yüzyıl devletlerinin ve sınırlarının bozulmasıdır... Yeni yüzyılın 2030 sonrası hedeflerini bu " böl-yönet " çerçevesi içinde görmek zorundayız... Bizim gibi ülkeler ise kesinkes "akıl oyunları" çağına girdiler; ayakta kalmak ve gelişmek için başka yol yok!

01 Haziran 2026 07:26

Haşmet Babaoğlu

Haşmet Babaoğlu

Ve mis gibi deniz kokusu başımızı döndürürdü... Geçen gün Boğaz'ın rengi birden turkuvaza döndü, sular Haliç'e kadar elle boyanmış gibi güzelleşti ve herkes bundan bahsetti ya... Beni de geçmiş zaman hatıraları esir aldı... Şehir hatları vapuru demek üniversite yıllarım demekti... Kokusu, rengi, labirent hâli... İskelede ayakta vaporetto'nun gelişini beklemek, geminin iskeleye çarpmasıyla oluşan sarsıntı, halat gıcırtıları... Şehir hatları vapurları bir "şehir mekânı" dır... Hatta "ev" gibiydi eskiler için... Hani Abdülhak Şinasi yazmıştı ya... "Kadıköy vapuruna binince sanki terliklerimi ve gecelik entarimi giymiş gibi rahatlar, ferahlık duymaya başlarım..."

31 Mayıs 2026 07:35

Haşmet Babaoğlu

Haşmet Babaoğlu

Yaşlılar ise hep farkında... Ne o? Jean Louis Fournier'in " Son Siyah Saçım "daki şu cümlesiyle anlatayım: "Hayatta iki temel dönem vardır: İlkinde felaketler beklenir. İkincisinde ise bunlar zaten insanın başına gelmiştir." *** Yaşlıları ziyaret ettik, umarım gönüllerini de almışızdır. Hangi genç çok yakın bir gelecekte dünyada 80 milyon Alzheimer hastasıyla birlikte yaşayacağını aklından geçiriyor. Onlara daha uzun sürecek ve biyoteknolojiyle güçlendirilmiş bir " dinç yaşam" sunmaya hazırlanıyor. Yaşlılara böyle hava atan gelişmelere bakınca bilimdeki "geri zekalılığı" görmekten kendimi alamıyorum. Genç okurlar için...

29 Mayıs 2026 07:18

Haşmet Babaoğlu

Haşmet Babaoğlu

Sabahtan akşama " Mutlak butlan mı, CHP'de mutlak kavga mı?" diye sorup durabiliriz... Ama "Türkiye neye hazırlanıyor?" sorusunu önemseyenler "Yeni Anayasa" çalışmasına bakmalılar... Vakit geliyor... İç politikanın hem esası, hem de geleceği "Yeni Anayasa" üzerinde belirlenecek, bunu öylesi böylesi yok! Bu sorunun cevaplarını ve karşı tepkileri hem 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'daki NATO zirvesinde hissedeceğiz, hem de "Mavi Vatan Yasası" diye bilinen Deniz Yetki Alanları yasa tasarısının meclise sunulup geçmesinden sonra anlayacağız. Alman ekonomisinden çok tatsız sinyaller geliyor mesela... 1920'lerin sonu, 1930'ların başını andıran gelişmeler... Bir yandan Çin otomotiv endüstrisi, öte yandan ABD'nin gümrük kararları Alman otomobil çağını kapatmaya kararlı görünüyorlar. Alman ekonomisi demek AB demek... Bizim gibi AB'yle ekonomik partnerlik seviyesi yüksek ülkeler için sıkıntı...

25 Mayıs 2026 07:16

Reklam Vermek İçin Tıklayınız

İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Haşmet Babaoğlu

Haşmet Babaoğlu

Ne güzel şeymiş hatırlamak... *** Ah, o depresif fakat güzel adam, Cioran yani, "Unutabilen kişi azizdir" derken haklıydı... Sevdiğim yazar Gospodinov'un o eşsiz romanı "Zaman Sığınağı" nın kahramanı bir yerde şöyle mırıldanır mesela... "Yıllar geçtikçe geçmişin iki yerde gizlendiğini anladım: Öğle sonraları ve kokular. Kapanlarımı oralara kuruyorum." Not edin, derim... Öğle sonraları ve kokular... *** Eskiler boşuna "Kokular kâmil-i hatıradır" dememişler... "Anneciğimin kokusu" diyen çok oldu... Bunu biraz da "yeniden doğmak" isteği, baştan başlamak hayali olarak görürüm... Yürüme kabiliyetini kaybetmiş bir okurumun, "Bana annemin kokusunu bir kere koklatsalar, ayağa kalkmazsam ne olayım" dediğini, hiç unutmam... Çünkü hatırlamak buluşmaktır...

24 Mayıs 2026 07:25

Haşmet Babaoğlu

Haşmet Babaoğlu

1913 Haziran'ında "Alman Öğrencilere Açık Mektup"unda "Dünya globalleşme çağındadır ve bir daha asla büyük bir savaş çıkmayacaktır" diyordu... 1933 yılında Angell'a Nobel Barış Ödülü verildi. 1939'da İkinci Dünya Savaşı çıktı. Norman Angell 1967'de öldü. *** Bir de Ernest Hemingway aklıma geliyor şimdi... Hemingway, İspanya 'dan dönüşte Havana'da bir otele yerleşti ve İspanya İç Savaşı'nda (1936-39) yaşadıklarını bir roman şeklinde yazmaya başladı... 1940'ta "Çanlar Kimin İçin Çalıyor" adıyla yayınlanan romanı bilmeyen yoktur. "İnsanlar, görmek istediklerini görüyorlar." (Matt Haig / Zamanı Durdurmanın Yolları) *** Dijital gelecek... Basbayağı BUGÜN artık... Büyük ekranlara baktığımızda olay hâlâ geleneksel TV olayıymış gibi geliyor, oysa orada dijital yayınlar öne çıkmaya başladı.

23 Mayıs 2026 07:29

Haşmet Babaoğlu

Haşmet Babaoğlu

Mesela dönüp 1930'lara bakmalıyız... Bir "büyük savaş" öncesi atmosferi nasıldır, bunu kavramak için... *** Hangi akademik makaleyi okusam şu türden cümlelerle karşılaşıyorum: "1920'ler ekonomik sıçramaya sahne oldu. Sonra kriz geldi ve hemen bütün ekonomiler modern tarihin en büyük kolektif gerileyişini yaşadı. 1930'lara ABD ekonomisi üçte bir oranında küçülerek girdi. Kriz hâli öylece sürdü..." *** Dahası var... (Oysa tersi doğru bilinir, savaşa doğru gidişin altını güçlendirdiği düşünülür.) Yüzyıl başında göklere çıkartılan "serbest ticaret" doktrini çöktü, gümrük duvarları ortaya çıktı ve özellikle ABD tamamen korumacı bir ekonomiye geçti... 1933'te dünya ticaretini yeniden "genişletme" hedefiyle Londra'da toplanan Dünya İktisat Konferansı hiçbir anlaşma üretmeden, bir bakıma fiyaskoyla sonuçlandı... Sadece ABD'de birden 15 milyon işsiz ortaya çıkmıştı. Oysa Avrupa'yı Sovyetler'le baş başa bıraktı ABD ve savaşa gerçekten girdiği 1944'e kadar bekledi...

21 Mayıs 2026 07:21

Haşmet Babaoğlu

Haşmet Babaoğlu

Arkadaşımın ilkokuldaki oğlu kendi dünyasında bir çocuk... Barışçıl da... Bazen yaşına uygun biçimde hareketli... Zorba olmasın lakin uysal da olmasın... Uzman da nitekim "Yok öyle bir şey" dedi; "gayet normal ve hatta yaşıtlarına göre biraz daha olgun bir çocuk!" Fakat zurnanın zırt dediği ve hemen her sosyal kesimden anne babaların ve okulların dahi köşeye sıkıştığı yer de burası... *** Bir başka arkadaşım da ilkokuldaki oğluyla dertli... Takımından biri geliyor "kalk, kalk" diyor, oğlan tam kalkacakken rakip oğlan gülüp dalgasını geçiyor. Düşene gülmenin basbayağı "alay etmek" olduğunu biliyor ve alay edilmeye katlanamıyorlar. Eskiden böyle durumlarda yine de "çocuk" kalırlardı...

19 Mayıs 2026 07:26

Haşmet Babaoğlu

Haşmet Babaoğlu

Belki de içinizden " Haşmet Abi kaç gün oldu, Trump'tan bahsetmedi " diye geçirmişsinizdir... Trump artık kendisinden başka her şey... Trump gündemi diye bir şey var ve "iç politik gündemleri " ezip geçiyor... Egzamaları bile gündem; kendi "kaşıntılarımıza" bakacak halimiz kalmıyor. Bir yandan da İran 'a karşı çok sert bir "saldırı " hazırlanıyor. Biz Şi ile Trump'ın tokalaşmasına bakıp gülüşürken İsrail Gazze'de bir katliam daha gerçekleştiriyor. Herkes Trump'a bakıyor. İsrail, sadece İran'ı değil, sadece Lübnan'ı değil, Suriye'yi de istiyor... Herkes hala Trump'a bakıyor. Doğu Akdeniz ve hatta Kafkasları da içine alan bir savaş istiyor İsrail... Trump'ı tartışacaksak ille de...

18 Mayıs 2026 07:32

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha