
İsrail'in "nükleer silah kullanma konusundaki kırmızı çizgisi ne?" diye soruluyor. Bu yüzden de "İran zenginleştirilmiş uranyum sahibi olamaz" diye ortalığı ayağa kaldıranların İsrail'in elindeki nükleer silahların dünyayı sürükleyebileceği felakete karşı da iki çift söz söylemesinin zamanı geldi de geçiyor bile... Gözleri öylesine dönmüş ki İsrail televizyonlarına çıkıp "İran'dan sonra Türklerin kafasını koparacağız" diye konuşacak kadar da pervasızlar... CHP Genel Başkanı Özgür Özel'i SAHA2026'da görünce "Ben şok" oldum... Zira "füze testlerinizden balıklar ürküyor" diye tepki gösteren, "Türkiye'nin hava savunması yok" diye makara yapan Özel gitmiş yerine füzelerle boy boy poz veren, yerli motora dair gelişmeleri hayranlıkla izleyen üstüne bir de "Çok etkilendim, çok beğendim" gibi yorumlar yapan Özel gelmiş... Daha geçen gün CHP'nin önemli isimlerinden Muharrem İnce, Almanya'da itiraf eder gibi "Beni linç edecekler ama ben savunma sanayisini destekliyorum" diye konuşuyordu. Zira CHP'de derin bir "Teknofest alerjisi" vardı. Özel de eğer seçimi kazanmak istiyorsa yüzde 50+1'i bulmak zorunda yani CHP'deki "Erdoğan ne yaparsa, kötüdür. Karşısında olmalıyız" diyen ideolojik körlük içindeki kitle kendisine yetmiyor. Bu yüzden de savunma sanayisindeki gelişmeleri küçümsemeyi, CHP'li Ali Mahir Başarır'ın söylediği gibi "Damat, bizi İHA ile SİHA ile takip ediyor" gibi deli saçması söylemleri terk etmesi gerekiyor. "Bunlar iktidara gelirse, bizim için 'AKP'nin adamı' diye düşünüp üstümüzden geçerler" endişesini açık açık paylaşıyor ve şirketini ABD'ye taşımaktan bahsediyordu... Zira milletin gönlüne girmeden sırtını vesayet odaklarına, Avrupa'ya, ABD'ye dayayarak iktidar olamayacağını anlamalıdır... "İmamoğlu Suç Örgütü" yargılamasını 24 adına editörümüz Oğuz Polatbilek takip ediyor. Silivri'den yaptığı yayınlar CHP medyasının ezberlerine hiç uymuyordu. Oğuz'un verdiği cevap çok netti... "Gidip savcılığa suç duyurusunda bulunun. Ben yaptığım her haberin arkasındayım" O günden sonra Oğuz'la selamı sabahı kestiler. 11 yıldır 24 Haber Merkezi'nde yönetici olarak çalışıyorum. Ama sürekli "Dava çöktü" diye yayın, haber ve yorum yapanlar en çok da CHP'ye güvenenleri kandırıyor. Bu yüzden işini hakkıyla yapan muhalif gazetecileri bir kenara koyuyorum ama Silivri'de dava takip eden "mangırdaşlara" tavsiyem Oğuz Polatbilek'ten uzak durun. Tabii şunu da söylemeden edemiyor insan CHP medyası davaya böylesine büyük bir çıkartma yaparken 24'ten Oğuz Polatbilek'in yalnız başına gerçeklerin peşinde koşmasının takdirini de ayrıca yapmak lazım... İyi ki varsın Oğuz!
Kaynak: Star
10 Mayıs 2026 18:02
Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız
Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

"Erdogan's New Ottoman Trade Empire"
Yediot Ahronot Gazetesi'nin analiz haberinden... "Erdoğan'ın yeni Osmanlı ticaret İmparatorluğu" manşetli analiz haberde İsrail'in nasıl denklem dışında kaldığı anlatılıyor... İsrail'i bypass eden bu hat Tel Aviv medyasının da gündeminde zira "Biz savaşırken, Erdoğan yeni denklemler kuruyor, krizi fırsata çeviriyor" diye sızlanıyorlar... Tüm bu gelişmeleri üst üste koyduğumuzda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın AK Parti Grup toplantısında yaptığı konuşma daha bir derinlikli okuma istiyor... Erdoğan, "Şam ve Beyrut, İstanbul'un iki kardeş şehridir. Türkiye'nin güvenliği sadece Hatay'dan değil Halep'ten başlar, Şam'dan başlar, Türkiye'nin güvenliği Beyrut'tan başlar. Kardeşlerimizin ülkelerinde hiçbir emrivakiye müsamaha göstermeyiz, kardeşlerimize yönelik hiçbir saldırıya göz yummayız" diye net bir mesaj verdi... Prof. Duran, "Bölgesel krizlerin ortaya çıkardığı yeni ihtiyaçlar doğrultusunda geliştirilen alternatif ulaşım güzergâhları; yalnızca iki ülke arasındaki iş birliğini değil, aynı zamanda bölgesel istikrarı ve ekonomik sürekliliği de güçlendirmektedir" ifadesini kullandı. Erdoğan, son konuşmasında "Biz kendimizle yarışmaya devam edeceğiz. Millete hizmet tek gündemimiz olacak" mesajları verirken muhalefetin içine düştüğü çıkmaza da atıf yapıyordu... Özgür Özel, kendisine yönelik "Dış politikada suskunsunuz" eleştirilerine cevap verirken, Namık Tan gibi bir akıl hocası olduğunu söylemiş. Hani şu Türkiye'nin Mavi Vatan mücadelesine "Masal" Somali'deki mücadelesine "Deniz aşırı macera" diyen Namık Tan'dan söz ediyoruz. Hani Gazze'nin Kuvayi Milliye'si Hamas'a "terör örgütü" diyen kendisi ve İmamoğlu değilmiş. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Özgür Özel'e yakın 9 ismi kesin ihraç istemiyle disiplin kuruluna sevk etti. İlk "arınma" hamlesini yaptı. Özgür Özel, CHP PM'deki 28 isme istifa edin talimatı verdi. Üstelik Özel'e yakın bu isimlerin dokunulmazlıklarının kaldırılması ihtimali de Özel'i uykusuz bırakmış gibi görünüyor. Kılıçdaroğlu ise durumundan memnun gibi görünüyor. Zira ikisi de Özel-İmamoğlu ikilisinin aksine mücadelenin CHP içinde verilmesi gerektiğini söylüyor. CHP "128 milyar dolar nerede?" diye 5 yıl önce bir kampanya başlatmıştı. Hemen söyleyelim bugünlerde Özgür Özel'i destekliyorlar. Yani demem o ki Kılıçdaroğlu'nu vurmak için attıkları taş, Özel'i de yaralıyor. Şimdi bunu yok biz objektif yayıncılık gereği vs diye anlatmaya çalışmasınlar zira 22 kanal Kılıçdaroğlu'nu yayınlarken onlar Özgür Özel haberi giriyordu.
14 Haziran 2026 09:24

"Çıbanbaşı, Fitne Fabrikası" Uyarısı
Ve hem Netanyahu'ya hem de Rumlara yönelik çok net mesaj verdi... "İhtirasları cüsselerini fazlasıyla aşan bazı ufak tefek yapılar, İsrail'in fitne kayığına binmişler. Çok açık söylüyorum, kimse macera peşinde koşmasın, kimse Siyonist katliam şebekesinin kuyruğuna takılmasın. Eğer Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin ve Kıbrıs Türkü'nün hak ve hukukuna kastedilirse bilinmesini isterim ki cevabımız çok net olur, çok da sert olur" dedi. İşin ilginç yanı Erdoğan'ın konuşması neredeyse anında İsrail'de yankı buldu... Soykırımcı Netanyahu, sosyal medya hesabından Erdoğan'ı hedef aldı. "İran ve destekçilerine yönelik saldırılarımız sürecek" tehdidinde bulundu. Ayrıca İran'a dahi gücü yetmeyen bir İsrail'in doğrudan Türkiye'yi hedef alması hayatının hatası olacaktır elbette. Fitne deyince benim aklıma ilk olarak FETÖ geliyor. Zira FETÖ elebaşı Fetullah Gülen teröristlerine İsrail'in adını vermeden "Güneydeki sevdiğimiz ülke" diye tarifte bulunur. "Haçlılar sizin karınıza kızınıza ilişmez, işgalden korkmayın" diye beyin yıkamaya çalışırdı... FETÖ'yü, PKK/YPG'yi, DEAŞ'ı isimler değişse de her zaman biliyoruz ki bunların iplerinden biri de Tel Aviv'e çıkıyor... Bu yüzden rehavete kapılmadan "Kardeşlik Kuşağı" ve "Türkiye Yüzyılı" tahkimatına devam etmemiz gerekiyor... "Her şey çok güzel olacak" diye yola çıkılmış. Kılıçdaroğlu için "13. Cumhurbaşkanı" deniyor. Sonra millet "Erdoğan" dedi. Meclis seçilmişlerin yeri, Kılıçdaroğlu Meclis'e giremez, CHP Grup Toplantısında konuşamaz diye racon kesiyor. Ama CHP Genel Başkanı olarak o kürsüye gelip her hafta konuşma yaptı. Hatta kürsüye çağrılırken "Milyonların umudu Kemal Kılıçdaroğlu'nu kürsüye davet ediyorum..." diye anons yapılıyordu. Özel'in çarpık siyaset anlayışıyla ilgili size bir örnek daha vereyim... Bir yandan CHP Grup Başkanı sıfatını kullanıyor. Bir yandan "Seçilmiş" CHP Genel Başkanı diye bir sıfat uydurdu. Zira CHP'nin 38'inci olağan kurultayının şaibeli olması gibi bir yargı kararı var ortada. Zaten CHP Genel Merkezi'ne de Kılıçdaroğlu hukuki hakkını kullanarak girdi... Elbette aynı hukuki haklarını kullanıp Meclis'teki barikatı da yarıp girebilirdi. "Öğretmen öğretmenliğini yapacak, öğrenci öğrenciliğini bilecek." Zira Güney Kore Milli Eğitim Bakanı, öğrencilerin özgürlüğü meselesi artık eğitim öğretimin önüne geçti. "Akran nezaketi" gibi Milli Eğitim Bakanlığımızın programlarını büyütmeli, aileleri de bu konuda eğitmeliyiz.
11 Haziran 2026 15:43

"Güvenli Takip Mesafesi"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'deki kavgayı güvenli takip mesafesinden izlediklerini söyledi. Erdoğan kamu kaynakları konusunda çok net konuştu... "Kapısının üstünde ne yazarsa yazsın hiçbir kamu görevlisi bunu şahsi cüzdanı gibi kullanamaz, kullanmamalıdır. Her kim olursa olsun milletin emanetini ganimet olarak görenlerle hukuk ve yasalar çerçevesinde mücadele etmek bizlerin boynunun borcudur." ifadesini kullandı... Zira CHP medyasında Salı günü Meclis'te grup toplantısı yapacağını açıklayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik "Sakın ha" söylemi var... Ekranlardan, "Salı gününe kadar bir uzlaşma zemini bulunursa iyi olur. Yoksa O gün ipler kopacak ölçüye gelebilir." diye aba altından sopa gösteriliyor... Kılıçdaroğlu bu konuda geri adım atar mı bilemiyorum ama "Arınma" için düğmeye basması gidişata dair önemli bir işaret olarak okunabilir... Kulislerde İmamoğlu'nun "bir an önce yeni partiye geçelim" diye bastırdığı iddia ediliyor. Nijer Cumhurbaşkanı Tchiani, Afrika dışındaki ilk ziyaretini Türkiye'ye yaptı... Konuk Cumhurbaşkanı Tchiani, ülkesiyle Türkiye'nin kurduğu ilişkiyi tarif ederken dikkat çekici bir cümle kurdu... Erdoğan'ın 8 Ocak 2013'te ülkesine yaptığı ziyareti hiçbir zaman unutmadığını söyledi. "Terör örgütleriyle başarılı bir şekilde mücadele etmemiz için bizi destekledi. Bu konuda talimatları doğrultusunda projeler yürütüldü. 'Siz teslimatı yapın, ödemeyi sonrasında alırsınız' diye talimat veriyor. Sayın Cumhurbaşkanı'nı bize bu kadar güvenip desteklediği için de teşekkür ediyorum." Yani Türkiye, Nijer'e veresiye SİHA, savunma silahları göndermişti. Konuk Cumhurbaşkanı bu durumu, Osmanlı dönemine uzandığını belirterek "450 kişinin zamanında Libya'dan ayrılıp Agadez'e gelmesiyle birlikte 1405 yılından bu yana ikili iş birliğimiz güçlendi" diye anlattı. İstanbul'daki 3. Dünya İslam Ekonomi Zirvesi'nde Cumhurbaşkanı Erdoğan, "'Dünya 5'ten büyüktür' tespitimiz, yalnızca kural ve değerlerin yok sayıldığı uluslararası konjonktürü değil, aynı zamanda eşitsizlik ve sömürüye dayalı ekonomik, ticari ilişkileri de kapsamaktadır. 'Daha adil bir dünya mümkün' derken de aynı şekilde insanlık ailesi olarak çaresiz olmadığımızı ifade ediyorum" diyerek daha güçlü ses verilmesini istedi. En yüksek oransa yüzde 96 ile Türkiye'de, Japonya'da yüzde 80, İsrail lobisinin cirit attığı ABD'de dahi bu oran yüzde 60'lara yükselmiş vaziyette...
07 Haziran 2026 19:49

Merhaba "Dış Minnaklar"
Bir dönem muhalefet medyası Türkiye'yi hedef alan " Dış mihraklar "ın saldırılarını anlattığımızda anlatılanları itibarsızlaştırmak için " Dış minnaklar " diye yazıp, çiziyor, söylemlerine bu ifadeyi taşıyordu... Zira muhalif zihinlere göre Türkiye'nin yaşadığı zorluk ve sıkıntılarda " Dış minnaklar "ın hiçbir etkisi yoktu. Önce ifadesini sizinle paylaşayım sonra devam edelim... "Helmut Kohl ile bir toplantım oldu ve bana Almanya'nın geleceğinin Türklere ve Türkleri geri tutmaya bağlı olduğunu söyledi. Bunu Şansölye Merkel'e anlattım ve beni dinlemedi. Ve bugün sonuçları görüyoruz." Şimdi Siyonistbaşı'nın bu itiraf gibi açıklamasını Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Davos'ta " One minute " çıkışından sonra Türkiye'nin yaşadığı çalkantılı dönemlerle birlikte okumaya çalışalım... Ne diyordu FETÖ elebaşı Fetullah Gülen " Güneydeki sevdiğimiz ülke "... Ne demişti Kılıçdaroğlu; "Benim bu millete, bu aziz millete, bu cefakâr örgüte bir özür borcum var. Bu milletin kurtuluşu, adaleti ve aydınlık geleceği için başlattığım o kutsal yürüyüşe arkamızdan sinsice sızan, ruhunu satmış FETÖ terör örgütü ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum." Kılıçdaroğlu, Özel-İmamoğlu ikilisi ve hançerleyenleri işaret ediyor muhtemelen ama tam olarak bilmek mümkün değil elbette... Zira Kılıçdaroğlu'na rağmen korsan grup toplantısı yapan, " Paralel MYK " yapılanmasına giden, hukukun sürekli arkasından dolaşan, Anıtkabir'de unvan gaspı ve şov yapan birçok Özel bir zihniyet var karşımızda... Yazıyı yine Siyonistbaşı Lauder'in fişleme mesajıyla bitirelim: "İsrail'i eleştirenleri takip etmek için milyarlarca dolarımız var, Gazze'deki aç çocukların o yalanları füzelerden daha tehlikeli. MOSSAD'ı kullanarak bu yalanları yayınlayan herkesin peşine düşmeliyiz, kimse güvende kalmamalı." Karşımızda insanları fişleyen, MOSSAD ile tehdit eden, etkisiz hale getirmek için uygun zamanı kollayan kökten dinci çok sinsi bir yapı var... Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İstanbul'un fethi kutlamalarında " İstanbul Türk'tür, Müslümandır; Allah'ın izniyle kıyamete kadar da Türk ve Müslüman olarak kalacaktır " mesajı durup dururken verilmiş hamaset olsun diye söylenmiş sözler değildir. Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'nin içinden geçtiği süreci " Koltuk kavgası " olarak nitelendirdi. Ekranlardan Özgür Özel için " Düne kadar İmamoğlu'nun gölgesindeydi. Ama bugün yeni bir lider doğdu " güzellemeleri yapıyorlar. Oysa Özel bulduğu her platformda Türkiye'yi şikayet eden, İngiltere'ye BBC üstünden " Terk edilmiş hissediyoruz " diye yalvarır gibi röportaj veren bir isim... Peşinden gittiği İmamoğlu'nun o dönem ABD Büyükelçisi'nin karşısına iki büklüm " I am okay " pozları hafızalarda bu yüzden CHP medyası yine hayal dünyasında... Zira eskilerin deyimiyle " Taş yerinde ağırdır " ve siyasette 24 saat bile çok uzun bir zamandır. Hele ki Türkiye'nin seçim atmosferine girmesi ve Kılıçdaroğlu'nun milletvekili listesi yazmaya başlaması durumunda neler olacağını varın siz hesaplayın, daha düne kadar " Mutlak butlan " kararını eleştirenlerin Kılıçdaroğlu'nun MYK listesine girmesi belki okumak isteyenler için bir işaret olabilir... Ve bu türbülans döneminde kendi adıma bir kez daha " İyi ki Erdoğan var " diyorum... Düşünsenize şu anda ülkeyi Kılıçdaroğlu, Yavaş, İmamoğlu ve 7 Cumhurbaşkanı yardımcısının yönettiğini, eski koalisyon dönemleri gibi herkesin ülke için değil kendi ajandası için siyaset ürettiğini... CHP'li Adnan Beker'in deyimiyle 2023 seçiminde ülkemizi önce Allah sonra millet korudu...
04 Haziran 2026 18:29

Hortumdan Tatile…
Rahmetli Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, "Allah yakışan iftiradan korusun" derdi... Ne de olsa " Asrın Lideri ", " Geleceğin Cumhurbaşkanı " diye peşinden koştukları ama " Suç Örgütü Lideri " suçlamasıyla cezaevinde bulunan İmamoğlu'nun izinden gidiyorlar... İmamoğlu da İstanbul'da sel olur, insanlar boğularak can verirken Bodrum tatiline gider, eleştirenlere de "Tatil bana yakışıyor" diye cevap verirdi. Oysa Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Direnişten, dirilişe, dirilişten, yükselişe" anlayışıyla geceli gündüzlü çalışan bir lider... Erdoğan, kurmaylarını, partisini de bu anlayışla yönetiyor, yönlendiriyor... Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Cuma namazını Ayasofya Camisi'nde kılması, Kur'an okuması, çıkışta yaptığı "Büyük bir medeniyet anlayışının da zaferidir" açıklaması dikkat çekiciydi... Zira Erdoğan, Kocaeli'ndeki gençlik şöleninde bakın ne söylemişti... "Fatih'i bir kılıçtan ibaret sananlar, bilsinler ki Fatih ölmüştür ama Fatih'in ruhunun ebedi hâkimiyetine inananlara müjdeliyorum. Fatih'in ruhu ölmez, Fatih'in ruhu ebedi kalacaktır.' İnanıyorum ki Fatih'in ruhunu ihtiramla selamlayan, ecdadın emanetini gururla taşıyan gençler burada." Cumhurbaşkanı Erdoğan " Teknofest Kuşağı " anlayışıyla Asım'ın Nesli'ni yetiştirme çabası içinde ancak bu öyle çok da kolay bir iş değil... İçlerinden biri daha 25 yaşında ve "Kuzey Işıklarını göremedim, çünkü Danimarka vize vermedi" diye hayıflanıyor. Tabii ben de dayanamadım ve " Erdoğan size ne yaptı? " diye sordum... Zira iki yıl önce Macar bir gazeteci ile yaptığımız sohbette "Soros'un çocukları taktiklerini önce bizde sonra Türkiye'de deniyor" diye anlatmıştı... CHP'nin Macaristan Başbakanı Orban'ın seçimi kaybetmesinin ardından sırada "Erdoğan var" diye bayram etmesi bu yüzdendi... Erdoğan o gençleri bağrına basmaya çalışırken onu kıyasıya eleştirenlere ne söylemişti... "Bakın biz bu yola çıkarken de bu yolda yürürken de Türkiye'nin yakın tarihine bakarak hapislere düşmeyi, işkence görmeyi, suikastlara hedef olmayı hatta idam edilmeyi göze alarak girdik. Peki, bizi acımasızca ve insafsızca eleştirenler, siz ne yaptınız? Hangi fedakârlıkta bulundunuz? Hangi bedeli ödediniz?" Herkes kendi cephesinden cevap versin lütfen... Hele ki Türkiye düşmanı söylemleriyle bilinen Yunanistan Savunma Bakanı Dendias'ın " Türkiye'ye gücümüz yetmez, küçük bir ülkeyiz " itirafı gelmişken... "İstanbul'un fethinden gönüllerin fethine" giden yolu güçlü adımlarla yürümek lazım... Örneğin bu süreçte milli hava-hava füzeleri " Gökdoğan " ve " Bozdoğan ", harp başlıklı atış testlerini başarıyla tamamlayarak doğrulama sürecini geride bıraktı. 13 projeyle başvuran gençler, 9 ödül kazanmayı başardı... Erdoğan'ın " Devletin ilgili kurumları örgütün tasfiye sürecini hızlandıracak modeller üzerinde çalışıyor. Terörsüz Türkiye sürecini ortak akılla samimiyetle menzilene ulaştırmakta kararlıyız" açıklamasını bu açıdan okumak lazım.
31 Mayıs 2026 16:27

Kirli Çamaşırlar
Zira Özel ile kavgaya değil, uzlaşmaya dönük bir hali vardı Kılıçdaroğlu; "Konuşabiliriz" dedi... Öncelikle Özel'in "Saray'ın yargısı, kumpası" söylemlerini elinin tersiyle itti... "Şikayet edenler CHP'li başka partiden değil" diyerek bu bizim kendi iç meselemiz mesajı verdi... Zaten "Cumartesi günü hepsini anlatacağım" diyerek de bir anlamda Özel ve ekibine rest çekti... Özetle "kirli çamaşırlar" cumartesi günü ortaya dökülebilir. Yüksek ihtimalle de Cumartesi günü Kılıçdaroğlu-Özel söz düellosu izleyeceğiz... "Mutlak Butlan" krizi sırasında liderlik meselesi bir kez daha gündeme geldi... "Direneceğiz" dedi, yarım saatte teslim oldu. Meclis'e 250-300 kişiyle yürüdü. Mahmut Tanal'ın "Hortumlu" savunması tam bir fecaat... Veli Ağbaba'nın "Takdir milletin" açıklamasını yazmaya bile gerek yok. Tüm bunlar yetmedi Özel, "Manisa'ya gidiyorum" dedi. "Miting yapmayacağız. Bu yüzden izne gerek yok" dedi... Krizi ne kadar yönetebildi takdir sizin... Gelelim Kılıçdaroğlu'na... "Dedikodulara itibar etmeyin" dedi. Suç örgütü lideri olmakla suçlanan Aziz İhsan Aktaş ve CHP'li eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın 170 bin avroya tasarımını yaptırdığı Özel'in VIP minibüslerini partinin otoparkına çıkarıp "Satılık haram araçlar" diye teşhir etmesiyse akıl yüklü bir hamleydi... "Arınma süreci başladı" mesajı net bir şekilde verildi... Özgür Özel, "Mutlak Butlan" kararını panikle temyize götürmek için üç avukat görevlendirdi. Kılıçdaroğlu ise Özel'e yakın 3 avukatı görevden aldı. Yani "hukuki sürecin tamamlanmasını bekleyelim" hamlesi yaptı. Bu da Kılıçdaroğlu 2028 seçimine kadar CHP Genel Başkanı koltuğunda oturur hem de Özel'in aceleci tavrı ve yaptığı hata yüzünden...
28 Mayıs 2026 16:33

"Hançerleme"den "Mutlak Butlan"a
" Hançerleme "den " Mutlak Butlan "a kadar yaşananları görmezden gelmeye çalışıyor. CHP'li Özgür Özel'in " Cumhuriyet Halk Partisi'ni kimin yöneteceğine AK Parti'nin yargı kolları karar veremez " söylemine sarılıp; Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef almaya çalışıyor. Oysa hayatın doğal akışına göre " Kılıçdaroğlu CHP'si mi, yoksa Özel-İmamoğlu CHP'si mi AK Parti için daha kolay rakip olurdu? " sorusunun cevabı bellidir. Yetmiyor bir de ekranlardan " Niye ekonomi çökmüyor, borsa niye yükseliyor?" diye serzenişte bulunuyorlar. Oysa cevabı çok belli " Millet sizi ciddiye almıyor. " CHP'liler bile eylem çağrılarınıza itibar etmiyor. Zaten ilk gün Kılıçdaroğlu'nun telefonunu açmayan Özel'in bir gün sonra "Kılıçdaroğlu'nu aradım telefonu kapalıydı" açıklaması manidardı. " Burdayım be burdayım " diyordu. ABD siyasetindeki İsrail kuşatması tüm gücüyle bastırıyor. İsrail'in soykırım politikalarına tepki gösteren adayı elemek için İsrail'in lobi şirketi AIPAC, İsrail yanlısı aday için dolar yağdırdı... Cumhuriyetçi Parti'deki bir ön seçim için dahi 30 milyon dolar harcamaktan çekinmedi... Ve duygusal motivasyonların ardından Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Thomas Massie kaybetti. "Yenildiğimi daha erken açıklayabilirdim ama rakibimi arayıp yenilgiyi kabul etmem gerekiyordu ve onu Tel Aviv'de bulmak biraz zaman aldı" dedi. MAGA'cı Tucker Carlson İsrail'in seçimlere nasıl müdahil olduğunu paylaştı. " İsrail lobisi Thomas Massie'yi devre dışı bırakıyor ve bu süreçte MAGA'yı da öldürüyor. İyi haber şu ki, sistemin nasıl işlediğini artık doğruladık " diye kuşatmayı anlattı. Tüm bunları Soykırımcı Netanyahu'yu ABD Kongresi'nde avuçları patlarcasına alkışlayan ABD'li siyasetçilerle birlikte okuyun... Yani ya İsrail'in A adayını ya da İsrail'in B adayını seçiyor... En az 66 eski AIPAC çalışanının Beyaz Saray ve ordunun çeşitli birimlerinde bulunduğu, bunlardan 40'ının ise Kongre'de çalıştığı belirtildi. Seçilen senatörler ABD Kongresi'nden İsrail'e milyarlarca liralık yardım yollanması için imza atıyor... Ve hepsi de " Bizim yaşadıklarımız Filistinlilerin yaşadığının yanında hiç " diye söylüyordu. İki tarafın da silahı olurdu... Siyonist medyanın batı ağzıyla yıllarca " Yahudi yerleşimci " diye pazarladığı yağmacılar Batı Şeria'yı " Vahşi Batı "dan beter hale getirdi... Mad Max filminden fırlamış gibiler... " Vahşi Batı Şeria " işgalcilerinin hiçbir kuralı yok... Almanya Başbakanı Merz, "Batı Şeria'daki yerleşimcilerin şiddeti, benzeri görülmemiş bir boyuta ulaştı" tespitinde bulundu...
24 Mayıs 2026 15:40

Erdoğan'ı Üzdünüz!
" Yok efendim aslında 100 bin kişi değil de 35 bin kişi gelmiş! " " Yok efendim aslında oraya gelenler ' Bedava konser var ' diye kandırılmış." " O gençlerin AK Parti ile ne alakası olurmuş? " filan. CHP ekranlarındakiler çıkıyor, " Konsere yine popüler isimleri çağırdınız da muhafazakar şarkıcılar çağırmadınız? " diye esip gürlüyor... Hadi onları anlıyoruz. Peki ya " Mahalleden " olanlar! Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın AK Parti grup toplantısındaki konuşmasına bakılırsa " Mahalleden " olanların eleştirileri CHP'den daha çok kendisini üzmüş. "Şunu hiçbir zaman aklımızdan çıkarmadık değerli arkadaşlarım: Biz, yüzde 52'nin oyunu alarak göreve gelmiş bir iktidarız. Yüzde 48'in önemli bir kısmının, oy vermese de gönlünün bizimle olduğunu bilen bir iktidarız. Hepsinden öte, biz, yüzde 100'ün, onun ötesinde, mazlum, mağdur coğrafyaların, ümmetin de mesuliyetini omuzlayan bir iktidarız. Kökümüzü unutmayız, özümüzü unutmayız. Nereden geldiğimizi de çok iyi biliyoruz, nereye gittiğimizi de çok iyi biliyoruz." Erdoğan'ın "Sadece gençler için siyaset yapmadık; siyaseti gençlerle birlikte yaptık" söylemi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Üstenci, kibirli, yargılayan, gençleri tedip ve tehdit eden söylemleri kapımıza hiçbir zaman yaklaştırmadık. Önce gençleri anlamaya çalıştık. Gençlerle empati kurmayı denedik. Ders vermek yerine gençlere kulak vermeyi tercih ettik. Gençlerimizin talep, beklenti ve sorunlarına yine gençlerimizle birlikte çözüm yolları geliştirdik; ortak akılla çözüm ürettik" ifadesini kullandı. Erdoğan, "Bakın biz bu yola çıkarken de, bu yolda yürürken de, Türkiye'nin yakın tarihine bakarak, hapislere düşmeyi, işkence görmeyi, suikastlere hedef olmayı, hatta idam edilmeyi göze alarak girdik. Peki, bizi acımasızca, bizi insafsızca eleştirenler, siz ne yaptınız? Hangi fedakârlıkta bulundunuz? Hangi bedeli ödediniz?" diye sordu. Ve Türkiye 7 yıl önce Rus yapımı S400 hava savunma sistemleri almadan önce NATO'daki müttefiklerinden SAMP-T füzelerini istedi. Temmuz ayındaki NATO Zirvesi'nde Türkiye'nin İtalya ve Fransa ile ortak füze üretimine başlayacağı yönünde bir açıklama sürpriz olmayacak. " Terörsüz Türkiye "yi tahkim etmeyi başardık. AB Dış Politika Şefi Kaja Kallas'ın "ABD, Çin ve Rusya güçlü ve birleşmiş bir Avrupa Birliği istemiyor" sözleri bir itiraf niteliğinde ama daha önemlisi Avrupa'da kendisini dev aynasında gören ülkelere söylediği sözler: "Avrupa'da küçük ülkeler ve kendilerinin küçük ülke olduklarını henüz fark etmemiş olanlar var" ifadesiyle aslında Fransa'ya mesaj gönderiyor... Her zaman söylediğimiz gibi takdir milletin elbette ama benim içimden "İyi ki varsın Erdoğan" demek geçiyor. Elini vicdanına koyan herkes biliyor ki Erdoğan'ın " Tam bağımsız Türkiye " mücadelesi olmasaydı, Cumhur İttifakı bu kadar dirayetli durmasaydı, bunların hiçbirisi olmazdı. CHP'nin içine düştüğü duruma baktığımızda " İbiza partisi " gibi bir durum ortaya çıkıyor... Çılgın eğlenceler var. "Yamyamlar" ifadesi, 2004-2009 yılları arasında görev yapan eski CHP'li Çankaya Belediye Başkanı Muzaffer Eryılmaz'a ait... Bu yüzden CHP cephesinde " Yamyamlar " hala iş başında gibi görünüyor. Hatırlayın Özel grup toplantısında, " Bırak saraylara mermer olmayı, toprak ol; bağrında güller yetişsin " demişti. " Kılıçdaroğlu bin kere toprak olur, bin kere çiçek açar ama eğilip bükülmez " sözleriyle yanıt verdi. Zira tutuklanan belediye başkanlarının son itirafları da " Mutlak Butlan Davası "ndaki dosyaya konuldu. Yani yargı süreci de Kılıçdaroğlu'nun " Hançerlendik " söylemini tescil edebilir.
21 Mayıs 2026 12:12


Reklam Vermek İçin Tıklayınız
İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Erdoğan'ı Üzdünüz!
" Yok efendim aslında 100 bin kişi değil de 35 bin kişi gelmiş! " " Yok efendim aslında oraya gelenler ' Bedava konser var ' diye kandırılmış." " O gençlerin AK Parti ile ne alakası olurmuş? " filan. CHP ekranlarındakiler çıkıyor, " Konsere yine popüler isimleri çağırdınız da muhafazakar şarkıcılar çağırmadınız? " diye esip gürlüyor... Hadi onları anlıyoruz. Peki ya " Mahalleden " olanlar! Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın AK Parti grup toplantısındaki konuşmasına bakılırsa " Mahalleden " olanların eleştirileri CHP'den daha çok kendisini üzmüş. "Şunu hiçbir zaman aklımızdan çıkarmadık değerli arkadaşlarım: Biz, yüzde 52'nin oyunu alarak göreve gelmiş bir iktidarız. Yüzde 48'in önemli bir kısmının, oy vermese de gönlünün bizimle olduğunu bilen bir iktidarız. Hepsinden öte, biz, yüzde 100'ün, onun ötesinde, mazlum, mağdur coğrafyaların, ümmetin de mesuliyetini omuzlayan bir iktidarız. Kökümüzü unutmayız, özümüzü unutmayız. Nereden geldiğimizi de çok iyi biliyoruz, nereye gittiğimizi de çok iyi biliyoruz." Erdoğan'ın "Sadece gençler için siyaset yapmadık; siyaseti gençlerle birlikte yaptık" söylemi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Üstenci, kibirli, yargılayan, gençleri tedip ve tehdit eden söylemleri kapımıza hiçbir zaman yaklaştırmadık. Önce gençleri anlamaya çalıştık. Gençlerle empati kurmayı denedik. Ders vermek yerine gençlere kulak vermeyi tercih ettik. Gençlerimizin talep, beklenti ve sorunlarına yine gençlerimizle birlikte çözüm yolları geliştirdik; ortak akılla çözüm ürettik" ifadesini kullandı. Erdoğan, "Bakın biz bu yola çıkarken de, bu yolda yürürken de, Türkiye'nin yakın tarihine bakarak, hapislere düşmeyi, işkence görmeyi, suikastlere hedef olmayı, hatta idam edilmeyi göze alarak girdik. Peki, bizi acımasızca, bizi insafsızca eleştirenler, siz ne yaptınız? Hangi fedakârlıkta bulundunuz? Hangi bedeli ödediniz?" diye sordu. Ve Türkiye 7 yıl önce Rus yapımı S400 hava savunma sistemleri almadan önce NATO'daki müttefiklerinden SAMP-T füzelerini istedi. Temmuz ayındaki NATO Zirvesi'nde Türkiye'nin İtalya ve Fransa ile ortak füze üretimine başlayacağı yönünde bir açıklama sürpriz olmayacak. " Terörsüz Türkiye "yi tahkim etmeyi başardık. AB Dış Politika Şefi Kaja Kallas'ın "ABD, Çin ve Rusya güçlü ve birleşmiş bir Avrupa Birliği istemiyor" sözleri bir itiraf niteliğinde ama daha önemlisi Avrupa'da kendisini dev aynasında gören ülkelere söylediği sözler: "Avrupa'da küçük ülkeler ve kendilerinin küçük ülke olduklarını henüz fark etmemiş olanlar var" ifadesiyle aslında Fransa'ya mesaj gönderiyor... Her zaman söylediğimiz gibi takdir milletin elbette ama benim içimden "İyi ki varsın Erdoğan" demek geçiyor. Elini vicdanına koyan herkes biliyor ki Erdoğan'ın " Tam bağımsız Türkiye " mücadelesi olmasaydı, Cumhur İttifakı bu kadar dirayetli durmasaydı, bunların hiçbirisi olmazdı. CHP'nin içine düştüğü duruma baktığımızda " İbiza partisi " gibi bir durum ortaya çıkıyor... Çılgın eğlenceler var. "Yamyamlar" ifadesi, 2004-2009 yılları arasında görev yapan eski CHP'li Çankaya Belediye Başkanı Muzaffer Eryılmaz'a ait... Bu yüzden CHP cephesinde " Yamyamlar " hala iş başında gibi görünüyor. Hatırlayın Özel grup toplantısında, " Bırak saraylara mermer olmayı, toprak ol; bağrında güller yetişsin " demişti. " Kılıçdaroğlu bin kere toprak olur, bin kere çiçek açar ama eğilip bükülmez " sözleriyle yanıt verdi. Zira tutuklanan belediye başkanlarının son itirafları da " Mutlak Butlan Davası "ndaki dosyaya konuldu. Yani yargı süreci de Kılıçdaroğlu'nun " Hançerlendik " söylemini tescil edebilir.
21 Mayıs 2026 05:24


Reklam Vermek İçin Tıklayınız
İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

"Bir Çift Mavi Gözün İzinden"
"İmamoğlu Suç Örgütü" soruşturması başladığında Saraçhane'deki kürsüden ağız dolusu haykırıyorlardı. Bugüne kadar direniyorlardı ama Antalya'da tüm Böcek'lerin itirafçı olması Uşak'ta CHP'li Başkan Yalım'ın ifşaatları CHP'de tam anlamıyla bir yıkıma sebep oldu... Yazışmalarda " Sağlam paketi mavi valizin içine koyuver " diyorlar. Artık mızrak çuvala sığmıyor... Beni en çok üzense kurdukları o karanlık " EKO-Sistem "e Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ü alet etmeye çalışmaları oldu. " O itiraf etmeden ben ihbar edeyim " süreci yaşanıyor... CHP Genel Başkanı Özgür Özel bu süreçte köşeye iyice sıkışmış gibi görünüyor. Durum öylesine vahim ki artık CHP medyasında bile " Bu kadar da olmaz " serzenişleri içinde, " Ben bunları nasıl savunayım? " çaresizliğinde olanlar var. Zaten CHP medyasında " İpimi kestiler " diye sosyal medyadan yaylım ateşi gibi konuşanlar da... Zira biz Tunceli'de CHP Milletvekili Kamer Genç'in mezarı başında rakı içen CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve kurmaylarının şokunu yaşarken bu kez de Fethiye'den şoke eden bir görüntü geldi. ABD Başkanı Trump'ın Çin ziyaretindeki en ilginç karakterlerden birisi X'in sahibi iş insanı Elon Musk'tı sanırım... Zaten o bölümde çalan müzik de " Rock'n Roll kafasındayım " mesajı veriyordu. ABD tahkimat peşinde vs... Ancak " Çılgın Başkan " Trump, ezberleri bozdu. "Hadi ticaret yapalım" deyiverdi... "Savaşmayalım, paylaşalım" mesajı verdi. Trump'ın bulanık bir fotoğrafının hemen yanında " Düşmanın ölümcül hatalar yaparken ona karışma " yazıyordu ve Şi yüzünde müstehzi bir ifadeyle duruyordu. Bu yüzden Şi'nin " Tayvan için çatışırız " sözlerini dahi yutmak durumunda kaldı. Ancak öyle ya da böyle ABD ile Çin " Kavga etmeden dünyayı paylaşabiliriz " zemininde buluşmuş gibi görünüyor. Japonya Başbakanı Sanae Takaiçi'nin Trump uçağa biner binmez telefona sarılması hemen ardından da görüşmeyi sosyal medyadan paylaşması yaşanan endişenin bir yansıması gibi... "Japonya-ABD İttifakı'nın daha da güçlendirilmesi yönünde Başkan Trump ile çalışmayı sürdüreceğiz" ifadesi durumu özetliyor. Bu süreçte bize düşense " Türkiye Yüzyılı "nı inşa etmek için çalışmaya, kaslarımızı güçlendirmeye devam etmek olacak. * Robot yarışmalarında 567 takım * mBlock kodlama yarışmalarında 355 takım * Yapay zekâ ve film kategorilerinde 20 finalist takım bulunuyor.
17 Mayıs 2026 16:35

Kuantum Muharrem!
CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, seçim döneminde sık sık "Kuantum" dan söz ediyordu. Hatta seçimden sonra "Kek kuantumu yendi" diye de Erdoğan'ın zaferini küçümsemeye çalıştı. Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, SAHA 2026'da ufuk açan manifesto gibi bir konuşma yaptı... Ancak ben özellikle " Kuantum Çağı " ile ilgili olan bölümünü buraya alayım... Örneğin ABD'li iş insanı Elon Musk, yapay zeka meselesinde " Terminatör " döneminin tahmin edilenden çok daha yakın olduğunu söylüyor. Beyaz Saray " Yapay Zeka Çalışma Grubu " kurdu. Türkiye'nin verdiği mücadeleyi " SAHA 2026 "da gördük. 24 ekranında dönen bir klip var... Özel, " Uşak'ta saldırı altındayız " dedi... Özel, " Muhittin Böcek neyi itiraf edecek? " dedi... Tüm aile " İtirafçı " oldu... Köksal'ın " Kocandan boşan gel " diyen Özel'e verdiği cevap çok manidar... Özel, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu yani namı diğer " Topuklu Efe " AK Parti'ye geçerken de benzer şekilde " Hırsız " suçlamasında bulunmuştu... CHP'den ayrılma kararı alan Ardahan'ın Göle Belediye Başkanı'na ulaşamayan Özel'in başkanın karısına "Senin kocan erkek değil" diye mesaj attığını söylüyor. İkincisiyse " Atatürk'ün koltuğunda oturuyorum " diye övünen Özel'in Göle Belediye Başkanı ile ilgili bir meseleyi bile bizzat çözmeye çalışıyor olması...
14 Mayıs 2026 11:46

Ekosistem Var, Ekosistem Var!
SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar, "Türkiye 20 yıl önce 'Milli Teknoloji Hamlesi' vizyonuyla aslında bu alanın geleceğine yönelik çok önemli bir vizyon ortaya koydu ve bu alandaki gelişmeleri kaçırmamış olduk" diye durumu özetliyor. Atatürk'ün Onuncu Yıl Nutku'nda dediği gibi "Az zamanda zor ve büyük işler başardık" ve belki de en büyük kazancımız eskilerin beşeri sermaye dediği insan gücümüz... SAVTEK Dergi'nin çok isabetli bir seçimle kapaktan gördüğü mesele; "Savunma Sanayisinde İnsan Gücü" manşeti anlamak isteyen için çok büyük bir mesaj... Değeri 2 trilyon liranın üstüne çıkan Aselsan'da yaş ortalaması 33, BAYKAR'da 24 ve hepsinin kalbinde millet, devlet, vatan sevgisi var... Erdoğan orada, " Küresel robot piyasasının, şu anki 100 milyar dolar seviyesinden, 2050'ye kadar 25 trilyon dolarlık bir pazara dönüşeceği öngörülüyor" ifadesiyle gençlere yön gösteriyordu. "Sıvacı Adem" diye bilinen Adem Soytekin'in tanık sıfatıyla dinlenmesi istendi. Silivri'deki "İmamoğlu Suç Örgütü" davasının kritik sanıklarından biri olan Adem Soytekin, gündeme hesabındaki milyarlarca liralık para trafiği ile gelmişti... Bahçeli, "Bu kurumun parçalanması hukuki yönden zedelenmesi ve başka amaçlarla kullanılmasına karşı olmalıyız. Daha başka amaçlarla kullanılmasına müsade edilmemelidir. CHP sert eleştirilerden kaçınıp milletle buluşmayı tercih etsin" dedi... Hemen ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel, eski Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'na seslendi: "Umudunu butlana, şutlana koyanlara, saraydan medet umanlara, milletin ve delegenin vermediğini saraydan dilenenlere sesleniyorum: Bırak saraylara mermer olmayı, toprak ol ki bağrında güller yetişsin" ifadesini kullandı. Kendisi de zaten "yapmayın, yarın bir gün utanırsınız" diye tepki göstermişti. Yıldırım'ın "Fenerbahçe camiasının bir ve beraber olduğunu göstereceğimiz destansı 120. yıl için Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanlığı'na adayım. Fenerbahçe camiası bu kaos ortamından ancak birlik ve beraberliği güçlendirerek çıkabilir" ifadesi de umut vericiydi. Tüm bu yaşananlara da en çok oğlum Mustafa Toprak gibi 10 yaşında olan ve sürekli "Biz ne zaman şampiyon olacağız?" sorusuna boynu bükük cevap vermek zorunda kalan babalar için sevindim.
07 Mayıs 2026 00:45