
Cenab-ı Allah En'âm Suresi'nin 51. âyetinde, "Rablerinin huzûrunda toplanacaklarından korkanları Kur'ân'la uyar. Onlar için Allâh'tan başka ne bir dost, ne de bir şefâatçi vardır. Umulur ki Allâh'tan korkarlar" buyurmuştur. "Hüccetü'l-lâhü'l-bâliğa" yani kesin ve en üstün delil Allah'ındır. Cenab-ı Hak isteseydi hepimizi hidâyete erdirirdi." (En'âm Suresi: 149) Fakat Allahu Teâlâ sınav yapmak için ve insanları yaptıklarından sorumlu tutmak için, cüz'î irade verdi. Cüz'î iradesini, iman etmede ve helâl dairede kullananlar Cennetle mükâfâtlandırılacaklardır. Cüz'î ve hür iradesini inkâr ve zulüm için kullananlar ise, Cehennem azâbı ile cezâlandırılacaklardır. Çünkü, "Geceleyin sizi ölü gibi uyutan odur. Sonra o, size neler işlediğinizi haber verecektir." (En'âm Suresi: 60) Güneş, dünya sarayımızı aydınlatıyor ve ısıtıyor. Ta ki, işlerimizi görelim ve çalışıp salih amel işleyelim. Ya keyifli, ya da kederli olacağız. Ya huzurlu, ya da hüzünlü olacağız. İman, ihlâs, istikâmet, sabır, şükür, şevk-i mutlak, müjde, huzur, sevinç, neşe, beyne'l-havf verrecâ, ümit, Kur'ân ve sünnet üzere kalınız.
Kaynak: Yeni Asya
19 Nisan 2026 01:17
Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız
Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Kıyametin Alâmetleri
4. Deccâlin çıkması. 5. Güneşin batıdan doğması. 6. Ye'cûc ve Me'cûc'un çıkması. 7. Aden tarafından bir ateşin ortaya çıkmasıdır. "Arz, takva üzerine kurulmuş bir mescid hükmündedir." Dünya mescidi; Kur'ân okunmaz, namaz kılınmaz ve kulluk yapılmaz hâle gelince, Cenab-ı Hak bu mescidi tahrip edecek ve yerine Cennet ve Cehennem ülkelerini kuracaktır. Bakara Suresinin 30. Bunun sebebi; "Beşerin bir ruh gibi arzın cesedine nefh ve nüfûz ettiğine; beşerin ölüp inkıraz etmesiyle, arzın yıkılmasına (kıyametin kopmasına) işârettir." (İ. İ'câz, s. 250.) Çünkü insan; maddî ve mânevî yönden kendi günah, kusur ve hataları ile dünyayı yaşanmaz hâle getirecek, hem kendi ölümüne ve hem de kıyametin kopmasına sebep olacaktır.
06 Haziran 2026 00:40

Hûd Nebi'nin Kavmi Şükürsüzlük Ve Günahları Sebebiyle Helâk Oldu
"Ey kavmim! Allâh'a ibâdet edip kullukta bulunun. Hâlâ sakınıp takvâlı olmayacak mısınız." dedi. Hûd da: "Ben beyinsiz değilim. Âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir elçiyim. Rabbimin vahyettiklerini duyuruyorum. Ben sizin için güvenilir bir elçiyim." (A'râf Suresi: 65-68) "Ey kavmim! Ben sizden yaptığım tebliğe karşılık bir ücret para istemiyorum. Benim ücretimi beni yaratan verecektir. Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz?" dedi. (Hûd Suresi: 51) Fakat kavmi, isyan ve inkârdan vaz geçmedi. "Cenab-ı Hak da sarı, kırmızı, siyah renkli üç bulut göndereceğini ve bunlardan birini seçmelerini istedi. Ad kavmi siyah bulutu seçti. Bunun üzerine çok kuvvetli bir fırtına sonucu helâk oldular. Hud peygamberin 150 sene daha yaşadığı rivâyet edilir. Mezârı ihtilaflıdır. Hûd; kendisine iman edenlerle birlikte Mekke'ye gelip yerleşmiş ve orada vefat etmiştir. Mezarı, Zemzem ile Kâbe arasındaki Hicr'e defnedilmiştir. Veya kabri, Şam Emeviye Camiindedir. Hattâ Emeviye Cami'inin kıble duvarını Hûd nebi yaptırmıştır." (İsl.
10 Mayıs 2026 02:00

Namazlar Vahiyle Öğretildi
Vahiy meleği Cebrail, nasıl namaz kılmış ve kıldırmışsa, Peygamberimiz de (asm) ondan gördüğü gibi namaz kıldı ve kıldırdı. Sevgili ve şefkatli Nebîmiz sallallâhu aleyhi ve sellem: "Ben nasıl namaz kılmış isem, siz de benden gördüğünüz şekilde namaz kılınız" buyurdu. Böylece günün 24 saatini ibadetle geçirmiş gibi olur. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem de, "Kiminle konuştuğunuzu bilseydiniz, namazı terk etmezdiniz" buyurmuştur. Fatih'a da Kur'ân'ın özeti olduğu gibi, "Namaz dahi, bütün ibâdâtın envâını şâmil bir fihriste-i nûrâniyedir. Ve bütün esnâf-ı mahlûkâtın elvân-ı ibadetlerine işaret eden bir harita-i kudsiyedir." (Sözler, s. 45.) İman, İslâm, ihlâs, ilim, okuma, yazma, sabır, namaz, şevk, ümit, Kur'ân ve sünnet üzere kalınız.
09 Nisan 2026 00:45

Cenaze Namazı Kılınan İlk İnsan Kimdir?
İlk yaratılan insan Hz. Âdem peygamber olduğu gibi, ilk defa cenaze namazı kılınan insan da Hz. Âdem'dir. Sevgili ve şefkatli Nebîmiz sallallâhu aleyhi ve sellem bu konuda şöyle buyurmuştur: "Âdem aleyhisselam uzun boylu ve sarışın bir zât idi. Vefat edince melekler, Cennetten kefen, güzel kokulu malzemeler getirdiler. Hz. Âdem'i üç defa su ve sidirle yıkadılar. Sidir, sabun yerine kullanılan bir ağaç yaprağıdır. Üçüncü yıkamada suya kâfur kattılar. Kefenlediler ve kabrinde lahd yaptılar. Cenaze namazını kaldırdılar ve kabre gömdüler. Sonra da Âdem'in çocuklarına şöyle hitap ettiler: Ey Âdem oğulları! Bu yaptığımız sizin sünnetiniz olan şeriatinizdir. Bundan sonra ölenlerin cenaze merâsimini ve defn işlemlerini bizim yaptığımız ve bizde gördüğünüz gibi yapınız." (Dürretü'l Fâhire, s.129.) "Dünyanın bin sene mes'ûdâne hayatı, bir saat hayatına mukabil gelmeyen Cennet hayatının; ve o Cennet hayatının dahi bin senesi, bir saat rü'yet-i cemaline mukabil gelmeyen bir Cemîl-i Zülcelâlin daire-i rahmetine ve mertebe-i huzûruna gidiyorsunuz. Ve ziyâfetgâh-ı ebedîsi olan cennete çağrılıyorsunuz. Öyle ise, kabir kapısına ağlayarak değil, gülerek giriniz." (Mektubat, s. 223.) İman, İslâm, ihlâs, ilim, hilm, hüsn-ü hâtime, güzel ahlâk, Kur'ân ve sünnet üzere kalınız.
14 Mart 2026 00:43

Şükürle Yükselen Kulluk
Besmele'deki Allah'ın Rahman ve Rahîm sıfatlarının sözlük anlamı; acıyan, şefkat ve merhamet eden demektir. Rahîm sıfatının terim anlamı ise; Cennet nimetlerinden, cennetin süt ırmaklarından, süzülmüş bal ırmaklarından ve Kevser ırmaklarından sadece ve sadece mü'minleri rızıklandıran ve faydalandıran Allah anlamına gelir. Bunlara sıfât-ı seb'a (7 sıfat) veya yedi sübûtî sıfat da denir. İstenilen rızkı görecek ve böylece her şeyi gören manasında "basar" sıfatının tecellî etmesi gerekir. İstenilen rızık ve nimetlerden hangisi ise, o nimeti isteyen ve seçen anlamında irade sıfatının tecellî etmesi gerekir. Rızık isteyenlerle konuşarak onlara sözlü veya fiilî cevap vererek kelâm sıfatının tecellî etmesi gerekir. Rızkın yaratılması için yağmur yağdırmaya ve rızık vermeye gücü yeten anlamında kudret sıfatının tecellî etmesi gerekir.
07 Mart 2026 01:47

Ölülerinize Lâ İlâhe İllallah'ı Telkin Ediniz
Sevgili ve şefkatli Nebîmiz sallallâhu aleyhi ve sellem: "Ölülerinize Lâ ilâhe illallah'ı telkin ediniz" buyurmuştur. Yukarıdaki hadis, âlimler tarâfından iki şekilde açıklanmıştır: 1. Ölmek üzere olanlar için "Lâ ilâhe illallah" kelimesi telkin edilir. Ölmek üzere olan bir kimsenin yanında onun duyacağı şekilde tatlı, yumuşak ve hoş bir sesle "Lâ ilâhe illallah" denir. Aslâ yüksek bir sesle ve emrederek "Lâ ilâhe illallah" sözünü söyle denilmez. 2. Bazı âlimler de, bu hadisten, cenaze defnedildikten sonra mezar başında telkin vermenin caiz olduğunu söylemişlerdir.
03 Mart 2026 02:06

Ramazan'da Kur'ân Harflerinin Sevabı
Kur'ân'ın; harf başına en az bir, on, 70, 700, 1000 ve daha fazla sevap ve hasenesi vardır. Üç aylarda, Cuma günleri daha ziyâde ve Kadir Gecesi'nde ise 30 bin sevap vardır. İbni Abbas (ra) den rivayet edilen bir hadiste Peygamber Efendimiz (asm): "Zilzal Suresi Kur'ân'ın yarısına denktir. Kâfirûn Suresi dörtte birine; İhlâs Suresi üçte birine denktir." buyurmuştur. Yâsin Suresi'nin her harfine de 1500 sevap ve hasene vardır. 69'u 1500 ile çarptığımızda toplam 103500 sevap eder. "Meselâ, Kur'ân-ı Hakîm'in üç yüz bin altı yüz yirmi harfi olduğundan; Sure-i İhlâs Besmele ile beraber altmış dokuzdur, üç defa altmış dokuz iki yüz yedi harftir; demek Sure-i İhlâs'ın herbir harfinin haseneleri bin beş yüze yakındır." 1 En elzemi ve ehemmi de; Kur'ân'ı dilimizle okuduğumuz gibi, lisan-ı hâlimizle de okumalıyız.
20 Şubat 2026 00:37

Cenaze Nasıl Defnedilir?
Aksi takdirde 4 mezhebe göre mekruhtur. Toprak atarken birinci atışta "Minhâ halaknâküm" "Sizi topraktan yarattık"; ikinci atışta "Ve fîhâ nuîduküm" "Ve sizi oraya iâde edeceğiz"; üçüncü atışta "Ve minhâ nuhricuküm târeten uhrâ" "Ve sizi tekrar toprağa iâde edeceğiz" âyetini okumaları müstehabdır. (Tâhâ Suresi: 55) Cenazenin gündüz defnedilmesi müstehab, gece defnedilmesi ise câizdir. "Nasihat istersen ölüm yeter. Evet, ölümü düşünen hubb-u dünyadan kurtulur ve âhiretine ciddî çalışır." (Mektûbât, s. 273.) İman, İslâm, ihlâs, istiğfar, dua, af, mağfiret, Kur'ân ve sünnet üzere kalınız.
14 Şubat 2026 00:34

Önce Müslüman Sonra Şehid Oldu
Halid bin Velid, Yermük savaşında Rum ordusunun büyük komutanı Cerece'yi İslâm'a çağırdı. "Sizi, Allah'tan başka İlah olmadığına, Muhammed'in Allâh'ın kulu ve elçisi olduğuna iman etmeye, getirdiği haberlerin doğru olduğuna şehadet etmeye dâvet ediyorum!" dedi. Halid bin Velid: "Herhangi birimizin mevkii ne ise, onunki de o olur. Allah'ın emirleri karşısında hepimiz eşitiz" diye cevap verdi. Bunun üzerine Cerece hemen iman edip Müslüman oldu. Cenab-ı Hak Nisa Suresinin 69. ayetinde, "Peygamberleri, sıddıkları, şehidleri ve salih kimseleri, "Onlar ne kadar da güzel arkadaş ve dostturlar" diye övmüştür.
08 Şubat 2026 00:25

Her İnsan Âdem'dir, Ya Âdem Kimdir?
Çünkü Kur'ân'da geçen Âdem ismi 3 harften meydana gelir. 3 harf de, elif, dal ve mim harfleridir. Namaz hareketleri de 3 hareketten oluşur. 1. Ayakta durma. Evet, "Namaz kılmak ve büyük günahları işlememek ne derece hakikî bir vazife-i insaniye ve ne kadar fıtrî, münasip bir netice-i hilkat-i beşeriye olduğunu gör." (Sözler, s. 28.) İman, İslâm, ihlâs, ilim, okuma, yazma, dinleme, sıdk, güzel ahlak, namaz, sabır, şükür, şevk, ümit, Kur'ân ve sünnet üzere kalınız.
29 Ocak 2026 00:45

Hakk'ı Övmeyip Mahlûku Övmek Yanlıştır
Kur'ân'ın ilk suresinin ilk ayeti, "Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur. Övme ve övülmeye, hamd edilmeye, yüceltilmeye ve şükredilmeye lâyık sâdece Allâh'tır" diye başlar. "Elhamdülillah" bir cümle-i Kur'âniyedir. Bunun en kısa manası, ilim-i nahiv ve beyan kàidelerinin iktiza ettiği şudur: Yani, "Ne kadar hamd ve medih varsa, kimden gelse, kime karşı da olsa, ezelden ebede kadar hastır ve lâyıktır o Zât-ı Vâcibü'l-Vücuda ki, Allah denilir." (Mektûbât, s. 381.) Evet, gerçek övülmeye, hakikî hamd edilmeye ve her an şükredilmeye ve teşekkür edilmeye lâyık sadece Cenab-ı Allah'tır. İnsana yakışan; yalvarmak, dua etmek ve Samed olan Allah'a her saniye muhtaç olduğunun şuurunda olmaktır. "Surete (mahlûka) takılıp kalırsan saparsın. Manaya (Hakk'a) bak ki yolu bulasın. Manadan uzaklaşıp sapkınlığa düşerler." diyor. (Mesnevî, Mevlânâ C.R., s. 245.) İman, İslâm, ihlâs, hamd, şevk, ümit, Kur'ân ve sünnet üzere kalınız.
09 Ocak 2026 00:49

"Ömrü Ne İle Bitirdin?" Diye Sorulacak
Allah namına ve onun razı olduğu yerlerde kullanmak için verilmiştir. Âhirette aleyhimizde şahitlik edeceklerdir. Mevlâna da, "Ömrü neyle bitirdin. Verdiğim gıdayı, ihsan ettiğim kuvveti ne uğruna mahvettin. Gözünün nurunu nerelerde tükettin. Beş duyunu nerelerde yıprattın? Gözünü kulağını aklını ve arşa ait bütün cevherlerini harcadın. Bunlara karşı ne satın aldın? Sana bunca zaman verdim. Bana ne getirdin, diye soracaktır Cenab-ı Allah." diyor.
30 Aralık 2025 00:36