
İsrail ordusu, ateşkes ve ABD-İran mutabakatına rağmen Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye vilayetine hava ve topçu saldırıları düzenledi. Nebatiye'de hava ve topçu saldırıları Lübnan resmi haber ajansı NNA'nın aktardığı bilgilere göre İsrail savaş uçakları sabah saatlerinde Yukarı Nebatiye çevresine iki ayrı hava saldırısı gerçekleştirdi. Can kaybı artmaya devam ediyor Lübnan Sağlık Bakanlığı'nın paylaştığı son verilere göre, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 4 bin 230'a ulaştı.
Kaynak: Ortadoğu, Emine Koç
26 Haziran 2026 14:02
Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız
Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Katillerle İmzalar Atıldı Anlaşma Tamam Ama Güvenen Kim!
ABD Dışişleri Bakanlığı'nda büyükelçiler düzeyinde yapılan görüşmelerin ardından, ABD'nin ara buluculuğunda İsrail ve Lübnan arasında kalıcı barış ve güvenlik için çerçeve anlaşması imzalandı. İmza töreninde konuşan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, taraflar arasındaki önceki ateşkes anlaşmalarının ihlallerine rağmen yeni bir sürecin başladığına dikkat çekerek, "Bugün, ABD'nin ara buluculuğu ve desteğiyle, Lübnan ve İsrail hükümetleri arasında kalıcı barış ve güvenlik için bir çerçevenin yürürlüğe girmeye başladığını duyurmaktan mutluluk duyuyoruz" dedi. İsrail Büyükelçisi Leiter ise anlaşmanın şartlarına dikkat çekerek, "Bu üçlü çerçeve anlaşmasında İran dışarıda. Hizbullah dışarıda. İsrail ile Lübnan arasındaki barış yolu ise içeride" ifadelerini kullandı.
27 Haziran 2026 13:26

Muslera'nın Hatası Uruguay'a Pahalıya Patladı! 'Bu Kadar Acı Çekeceğimi Hayal Etmemiştim'
2026 Dünya Kupası H Grubu 3. hafta maçında İspanya, Uruguay'ı 1-0 yendi ve bir üst tura lider olarak adını yazdırdı. Uruguay ise bu sonuçla turnuvaya veda etti. Karşılaşma ardından 7 puana yükselen İspanya grubunu lider tamamlayarak son 32 turuna adını yazdırdı. Muslera'nın karşılaşma sonrası yaptığı açıklama şu şekilde oldu: "Hiçbir zaman saklanan biri olmadım, her zaman sorumluluk almaya çalıştım. Bu spor yüzünden hiç bu kadar acı çekeceğimi hayal etmemiştim. Özellikle de verdiğim emek ve yaptığım hazırlık düşünüldüğünde. Soyunma odasında çocuklara da söyledim; ortam biraz sakinleşince, bugün iyi bir Dünya Kupası geçiremediğimi ifade ettim. Onlardan ve tüm Uruguay halkından özür diledim. Bunun yeterli olmadığını biliyorum. Şimdi en yakınlarımla birlikte olup yeniden güç toplamam gerekiyor. Bu sporun ve bu pozisyonun doğası böyle; bazen sana çok şey verir, bazen de çok şey götürür."
27 Haziran 2026 13:04

Yenilenmiş Ürün Alışverişlerinde 14 Günlük Cayma Hakkı Getirildi
Bakanlığın hazırladığı "Yenilenmiş Ürünler Hakkında Yönetmelik" Resmi Gazete'de yayımlandı. YÜBİS ile dijital sicil kaydı oluşturulacak Açıklamada, Yenilenmiş Ürün Bilgi Sistemi (YÜBİS) ile her cihaz için dijital bir sicil kaydı oluşturulacağı, hangi parçaların değiştirildiği ve hangi işlemlerin yapıldığının erişime sunulacağı belirtilerek, şu ifadelere yer verildi: "Kayıp, kaçak ve çalıntı ürün sorgusu kayıtları, ilgili yenileme merkezi ve bu merkezler adına işlem yapan tüm işletmelerin bilgileri ve YÜBİS üzerinden ulaşılabilir ürün sertifikaları, tüketicilerin erişimine sunulmaktadır. Mevcut düzenlemede cep telefonları, tabletler, akıllı saatler, oyun konsolları ve modemler yenileme kapsamında yer almaktaydı. Yeni yönetmelikle televizyonlar da kapsama dahil edilerek tüketici güvencesi daha geniş bir ürün yelpazesine yayılmaktadır. Yenileme merkezleri için asgari sermaye şartı 30 milyon liradan 100 milyon liraya yükseltilmiştir. Yönetmelik hükümlerine aykırı davranan işletmelere idari yaptırım uygulanacaktır. Tüketicinin sağlığını, güvenliğini veya ekonomik çıkarlarını zedeleyen merkezlerin yetki belgeleri, kurulan komisyon tarafından askıya alınabilecek ya da iptal edilebilecektir. Belgesi iptal edilen yenileme merkezlerine 1 yıl boyunca yeni belge verilmeyecektir." Açıklamada, yenilenmiş cep telefonları için taksit avantajı getirildiği, yenileme merkezleri ve bunlara bağlı yetkili satıcılarca satılan yenilenmiş cep telefonlarında KDV oranının yüzde 1'e düşürüldüğü anımsatıldı. Bugüne kadar 1,6 milyon ürün yenilendi Açıklamada, bugüne kadar yaklaşık 1,6 milyon ürünün yenilenerek tekrar piyasaya kazandırıldığının bilgisi verilerek, şunlar kaydedildi: "Söz konusu sistemin, elektronik atıkların azalması, döngüsel ekonominin güçlendirilmesi, israfın ve çevreye verilen zararın önlenmesi suretiyle ülke ekonomisine katkı sağladığı bilinmektedir. Yapılan yeni düzenlemelerle ekosistemin olumlu etkilerinin artarak devam edeceği değerlendirilmektedir. Bakanlık olarak bu yönetmelikle hem çevre dostu ve sürdürülebilir tüketim alışkanlıklarını teşvik etmeyi hem de tüketicilerin ikinci el pazarında mağdur olmasının önüne geçilerek güvenli alışveriş ortamı oluşturulması hedeflenmektedir." Öte yandan yönetmelik, 1 Ağustos'ta yürürlüğe girecek.
27 Haziran 2026 13:01


Reklam Vermek İçin Tıklayınız
İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Cahil, Geri Kafalı Bazı Fosiller Çıkıyor, Başörtüsüne, Başörtülüye Kin Kusuyor" "Başörtüsü Anormal Değildir, Marjinal Değildir, Radikal Değildir, Belli Bir Tarikatın, Belli Bir Cemaatin, İdeolojinin Sembolü Hiç Değildir" "Her Zaman Söyledim, Yine Söylüyorum. Biz Chp İçindeki Bu Kavganın, Bu İç Savaşın Tarafı Değiliz. Dün Yoktuk, Bugünde Yokuz, Yarın Da Olmayacağız" "Birbirlerine Tuzak Kurdular, Birbirlerinin Kuyularını Kazdılar. Birbirlerini Şikayet Ettiler Ve Bizim Değil, Yargının Değil, Bizzat Kendi Elleriyle, Kendi Eylemleriyle Bu Noktaya Geldiler" "Geçmişte Olduğu Gibi Parmak Sallamaya, Ayar Vermeye, İstikamet Çizmeye Yeltenemez. Kimse Bize Kendi Öz Yurdumuzda, Öz Toprağımızda Ayrımcılık Yapamaz, Mütekebbir Bir Üslupla Bize Ders Veremez"
yıl dönümünün kutlanacağını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydeti: "14 Ağustos 2001'de başlayan yolculuğumuz artık çeyrek asrı geride bırakıyor. Çeyrek asırdık önce Cenabı Allah'ın yardımı, sonra kaderimizi, kaderiyle bütünleştirdiğimiz aziz milletimizin desteğiyle Türkiye'ye hizmet ediyoruz. 25 yıldır durmadan, duraksamadan, yılmadan ve yorulmadan ülkemize, milletimize hizmetkarlık etmenin bahtiyarlığı içindeyiz. Burada şu hususun altını özellikle çizmek istiyorum; Biz millet olarak öyle rastgele bir araya gelmiş, tarih yolculuğu içinde tesadüfen karşılaşmış, zamanın ve coğrafyanın zorlamasıyla kaynaşmış bir topluluk değiliz. Biz birbirine yabancı ve birbirine tahammül etmek zorunda olan bir topluluk, öyle bir millet de değiliz. Türkiye'nin tamamı, 86 milyon hep birlikte ortak bir tarihe, ortak bir kadere, şühedanın kanlarıyla sulanmış ortak bir vatana sahibiz. Her şeyden önce biz aynı peygamberin ümmeti olarak, aynı mukaddes kitabın nuruyla aydınlanan aynı kubbenin altında nefes alan, aynı ezanı terennüm eden bizi bir eden, beraber eden, tek bir millet eden ortak bir imana sahibiz. Yorumlar farklı olabilir, düşünceler farklı olabilir, anlayışlar farklı olabilir, değerlendirmelerimiz farklı olabilir. Meseleleri ele alma biçimleri farklı olabilir, çözüm önerileri farklı olabilir, yaşam tarzları hassasiyetler farklı olabilir ancak nihayetinde hepimiz aynı vatan toprağı üzerinde, aynı bayrak altında, aynı hilalin gölgesinde, aynı istikamete ilerleyen, gönülleri aynı, ülküde kenetlenmiş bir topluluğuz. Şunu bir defa çok açık ve net söylemek isterim, bu ülkede, Türkiye Cumhuriyeti kimliğine sahip hiç kimse vatan toprağında misafir değildir. Kiracı değildir, sığıntı değildir, öteki değildir, üvey evlat değildir. Bilakis, hepsi de bu vatan toprağında mülk sahibidir, ev sahibidir. Bu milletin asli unsurudur, bu milletin öz evladıdır. Yaşadığı coğrafya neresi olursa olsun, dedeleri nereden gelmiş olursa olsun mezhebi, meşrebi, kökeni, görüşü, düşüncesi her ne olursa olsun, değil mi ki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır. O halde herkes kadar bu ülkenin, bu vatanın, bu devletin sahibidir. Bu devlet, bir zümrenin, bir kitlenin, belli bir grubun, belli bir kökenin değil; bu topraklar üzerinde yaşayan 86 milyonun tamamının devletidir. 86 milyonun her bir ferdi bu devletin eşit derecede sahibidir." "İmtiyaz sağlamanın değil; eşitlik ve adalet mücadelesini verdik" AK Parti olarak, kuruluş çalışmalarına başladıkları andan itibaren kutuplaştırmanın, ayrıştırmanın, ötekileştirmenin etrafında değil; birleştirmenin, kucaklaştırmanın, barıştırmanın ve kaynaştırmanın etrafında yer aldıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz hangi alanda olursa olsun, bir hak mücadelesi verirken üstünlük sağlamanın, imtiyaz sağlamanın değil; eşitlik ve adalet mücadelesini verdik. AK Parti olarak eşitlik ve adalet mücadelemiz birileri tarafından kutuplaştırma, ayrıştırma olarak lanse edildi. İmtiyazlarını kaybedenler bizi, toplumu kamplaştırmakla suçladılar. Hayır, tam tersine biz normalleşmenin mücadelesini verdik" diye konuştu. "Bu milletin değerlerinden beslenmesi hayati derecede önemlidir" Erdoğan, arzularının Türkiye'nin normalleşmesi olduğunu belirterek, "Bu elbette her konuda mutabık olabileceğimiz anlamına gelmez. İktidar kadar, muhalefetin de ayaklarının bu vatan topraklarına basması bu milletin değerlerinden beslenmesi hayati derecede önemlidir. Şunu unutmayalım; FETÖ 15 Temmuz'da o hain darbe girişimini yaparken, bunu sadece şahsıma, sadece bize yapmadı. O kalleş darbeyi Türkiye'ye yaptılar, 86 milyon vatandaşımızın tamamına yaptılar. FETÖ ihanet şebekesini bu ülkeden temizlerken kendimiz için değil, devletimiz, milletimiz, geleceğimiz için temizledik. 'Siyonizm' adı verilen, soykırımcı, işgalci, yayılmacı ideoloji sadece şahsıma, sadece partimize, sadece ittifakımıza değil, herkese kastediyor. Bizde siyonizme karşı mücadele verirken kendimiz adına şahsi mücadele vermiyoruz, bunu kendimizin, milletimizin topyekun bekası için yapıyoruz. Terör örgütü yaklaşık 40 yıl boyunca kan dökerken, 'senden benden' diye ayırmıyor, Kürdüyle, Türküyle milletimizin tamamına saldırıyordu. Bugün terörü sona erdirken, belli bir kesim için, belli bir kesimin çıkarı için değil, ülkemiz vatanımız, devletimiz, milletimiz için sona erdiriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin başarıya ulaşmasını kendimiz için değil, bu ülkemiz ve bütün evlatlarımız için, Türkiye'nin aydınlık yarınları için istiyoruz. Aynı şekilde yol yaparken, köprü yaparken, tünel inşa ederken, milyonlarca konut üretirken, Türkiye'nin savunma sanayisini güçlendirirken, eğitimde, sağlıkta, enerjide her alanda destan yazarken belli bir kesimi mutlu etmeyi, belli bir kesimin huzurunu, güvenliği sağlamanın değil, Türkiye'mizi düşünüyor, Türkiye'mizi dert ediniyoruz" dedi. "Görüş ayrılıklarımız elbette olacaktır, bunlar bizim zenginliğimizdir" Gereksiz tartışmalarla, gereksiz çatışmalarla, incir çekirdeğini dahi doldurmayan kavgalarla Türkiye'nin geçmişte yıllarını, enerjisini ve fidan gibi delikanlılarını kaybettiğini hatırlatan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Sağ dediler, sol dediler, Alevi, Sunni, Kürt, Türk dediler. Yıllarca bu millete çok ağır bedeller ödettiler. Çok büyük acılar çektirdiler. Biz artık milletimizin yeni beseller ödemesini istemiyoruz. Sanal gerilimlerle bu ülkenin enerjisinin heba edilmesini istemiyoruz, raf ömrü dolmuş bayat senaryolarla Türkiye'ye vakit kaybettirilmesini istemiyoruz. Bugün artık hep birlikte bunları geride bırakmanın, geçmişte bırakmanın zamanı gelmiştir. Görüş ayrılıklarımız elbette olacaktır, bunlar bizim zenginliğimizdir ancak müştereklerimizi daha da çoğaltmak mümkündür ve bunu başarabiliriz. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak, başta Terörsüz Türkiye sürecimiz olmak üzere, dış politika gibi, güvenlik gibi, hak ve özgürlüklerin ilerletilmesi gibi, milli meselelerde uzlaşıya, ortak noktalarımızı büyütmeye hazırız. 25 yıl boyunca AK Parti'yi kurarken Türkiye'nin bütün renklerinin partimiz içinde temsil edilmesine özellikle ihtimam gösterdik. AK Parti'nin temellerini ayrıştırma üzerine değil, kucaklaştırma üzerine, çatışma üzerine değil, uzlaşma üzerine inşa ettik. Biz Mevlana gibi, 'Her ne olursan ol, yine gel' dedik. Yunus gibi, 'Gelin tanış olalım', Hacı Bektaş gibi, 'Hırslar, kinler yok olur aşkla meydanımızda' dedik." "AK Parti kitabının şirazesinin dağılmasına asla göz yummayız" "25 yıldır kapımız açıktır. Çatımızın altında herkese yer vardır" ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "25 yıldır soframız Halil İbrahim sofrasıdır. Gönlümüz okyanus misali geniştir. Türkiye neyse AK Parti tam olarak odur. Bunu kimse yanlış anlamasın, yanlış yorumlamasın. Bir kitabın binlerce sayfası olabilir, bir kitabın her bir sayfası farklı renkte olabilir, bir kitabın her sayfasında farklı bir hikaye olabilir. O hikayeler farklı dille, üslupla, duyguyla yazılmış olabilir. Belki her sayfanın ayrı bir ebrusu vardır ama her kitabın bir kapağı vardır. Kitabı bir arada tutan şirazesi vardır, kitabı bütünleştiren cildi vardır, her kitabın bir mukaddimesi, önsözü vardır. Kitabın sayfaları ne kadar farklı görünse de usta bir yazarın, tecrübeli bir editörün, becerikli bir mücellidi elinde kitap bir bütündür, nevi şahsına münhasırdır. AK Parti bir Türkiye kitabıdır. Burada herkese bir sayfa var. Burada herkesin hikayesine yer var. Bu kitabın bir cildi, bir şirazesi, bir mücellidi, kitabın ortak bir ruhu, ortak bir duygusu var. Yolumuz birdir, istikametimiz birdir, hedefimiz, gayemiz, menzilimiz birdir. O yolda, o istikamette, o menzile yürümek isteyen herkesle yol yürürüz, yolunu ayırana 'Uğurlar olsun' dediğimiz gibi, yolumuza girene de 'Hoşgeldin' der, bağrımıza basarız. Yol ve mücadele arkadaşlığı yaparız. İlkelerimizi, sınırlarımızı, çerçevelerimizi net şekilde çizdik. O çizginin dışına çıkmayız. Çıkılmasına da müsaade etmeyiz. AK Parti kitabının şirazesinin dağılmasına asla göz yummayız. Biz partilerden bir parti değiliz, biz bir dava hareketiyiz, bir misyonun temsilciyiz, mukaddes bir emanetin taşıyıcısıyız. Zaferle değil, seferle mükellefiz" dedi.
27 Haziran 2026 12:40

Galatasaray'da "Yetki" Genel Kurulu: Kulübün Yarınlarını İnşa Etmeye Çalışıyoruz
Görevde oldukları son 4 sene içinde önemli projeleri hayata geçirdiklerini aktaran Özbek, " İlk günden itibaren aynı anlayışla hareket ettik. Hiçbir zaman ne yaptığımızı bilmeden bize güvenmenizi istemedik. Önce hedeflerimizi anlattık, sonra verdiğimiz sözleri yerine getirmek için çalıştık. Bugün altyapımız, Avrupa standartlarında inşa ettiğimiz Kemerburgaz Metin Oktay Tesisleri'nde çalışmalarını sürdürüyor. Aslantepe Vadisi projemizin hukuki ve idari süreçlerini tamamladık, temelini attık. Mecidiyeköy'deki Leo Residence projemizi tamamlama aşamasına geldik. Riva'daki arazimizde birinci etabın inşaatı tamamlandı, ikinci etabın inşaatı tüm hızıyla devam ediyor. Bu arazimizin en iyi şekilde değerlendirilmesi için de tüm çalışmaları yaptık. Florya'da kulübümüzün geleceği adına önemli yatırımlar gerçekleştirdik. Adamızı, İstanbul'un en güzel tesislerinden biri haline getirdik, tapusunu aldık, tüm altyapı ve imar sorunlarını çözdük. Kalamış tesislerimizde üyelerimize en iyi şekilde hizmet vermek için gerekli iyileştirmeleri de yaptık. Bu süreçte kulübümüzün mali bağımsızlığa ulaşması açısından en önemli hamleyi yaptık, Bankalar Birliği anlaşmasından çıktık. Tüm bu projelerin gerçekleşmesini sağlayan Bankalar Birliği anlaşmasından çıkmış olmamızdır. Bunları yaparken tek bir hedefimiz vardı; Galatasaray'ın sahip olduğu değerleri korumak, büyütmek ve gelecek nesillere gurur duyacağımız çok daha güçlü bir kulüp bırakmak. Bu dönemde tüm projelerimizde maliyeti en aza indirmek adına teklif toplama suretiyle ve en iyi teklifi veren firmalarla ilerledik. Her ihtiyacımız olduğunda Galatasaraylılar sahip oldukları güç ve imkanlarla bize destek oldular " ifadelerini kullandı. "TOPLAM YATIRM TUTARI 250 MİLYON DOLAR" Dursun Özbek, genel kurulda yetki istenen maddelerle ilgili detaylı sunum yaparak, " Yetki istediğimizin gayrimenkul projelerinin toplam yatırım tutarı yaklaşık 250 milyon dolar. Bu sene kulübün konsolide bütçesinin yaklaşık 500 milyon euro olacağı düşünülürse bu rakamın gerçekçi bir planlamayla karşılanabileceğine inanıyorum " şeklinde görüş belirtti.
27 Haziran 2026 12:38

Barış Göktürk'ün 'Seni Buraya Gömerim' Dediği Yüksel Yıldırım'dan Tartışma Sonrası İlk Açıklama: 'Ona Haddini Bildireceğim!'
Toplantı esnasında Fenerbahçe Genel Sekreteri Mahmut Uslu'ya "Burası Kanarya Sevenler Derneği değil, haddinizi bileceksiniz!" çıkışında bulunan Yüksel Yıldırım'a, Barış Göktürk "Senden yaşça büyük biriyle terbiyeli konuş. Seni buraya gömerim" sözleriyle tepki göstermiş ve yaşanan büyük gerginlik sonrasında toplantıya yarım saat ara verilmek zorunda kalınmıştı. Mahmut Uslu'nun sözleri üzerine Yüksel Yıldırım, "Burası Kanarya Severler Derneği değil. haddinizi bileceksiniz!" dedi. Barış Göktürk bu esnada, "Ben de Sivaslıyım. Oğlum da Amerikalı. Ama senin gibi devşirme değilim. Babamın adı da Yüksel ama senin gibi devşirme değil. Terbiyeli ol, yoksa seni buraya gömerim." ifadelerini kullandı. Barış Göktürk'ün kendisine sinkaflı ifadeler kullandığını belirten Yıldırım, şunları söyledi: "Kimse bana hakaret edemez! 'Mimlenmişsin, dolu gelmişsin' diyorlar. Barış Göktürk çok terbiyesiz biri. Ona haddini bildireceğim. Ağzı laf yapıyor. 4 büyüklere karşı Anadolu takımlarının hakkını korumaya devam edeceğim."
27 Haziran 2026 12:38

Yalnız Yaşadığı Evinde Silahla Vurulmuş Halde Ölü Bulundu
Mahalleli, silah sesi duyduklarını ve ardından bir kişinin sokaktan koşarak uzaklaştığını belirterek durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. Olay yerinde güvenlik önlemi alan ekipler, silah seslerinin geldiği belirtilen eve girdiklerinde Mehmet Doğan'ı yerde kanlar içerisinde buldu. Polis ekipleri evde ve çevrede geniş çaplı inceleme başlatırken, Mehmet Doğan'ın cenazesi otopsi işlemleri için Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
27 Haziran 2026 12:35