
Sınava girmek için 2 milyon 425 bin aday başvurdu. Bu adaylar, "Üniversiteye girip mezun olur ve kolayca iş buluruz" diye düşünerek yola çıkıyorlar ama sınavda başarıyı yakalasalar bile yıllarca sürecek eğitim hayatları sonunda onları bekleyen büyük bir hayal kırıklığı olacak. Artık eğitim fakültelerini bitirenlerin öğretmenlik, iletişim fakültelerini bitirenlerin gazetecilik, hukuk fakültelerini bitirenlerin avukatlık, ziraat fakültelerini bitirenlerin mühendislik, eczacılık fakültelerini bitirenlerin eczacılık, veteriner fakültelerini bitirenlerin veterinerlik yapamadıkları bir noktaya geldik. Özetleyecek olursam, 20-21 Haziran'da 2 milyon 425 bin genç Yüksek Öğrenim Kurumları Sınavı'na (YKS) değil İşsizliğe Hazırlık Sınavı'na (İHS) girecek. İlk bölüme oranla muhteşem bir çıkış yapan dizi, Total'de aldığı 4.55 reytingle 1., AB'de aldığı 3.96 reytingle 3. ve ABC1'de aldığı 4.75 reytingle 2. sırada yer aldı. Alperen Duymaz ile Özge Yağız'ın partnerliği, yaz sıcaklığında olmuş. Ayla Gürkan Saraçlı, Jale Saraçoğlu, Adviye Bal, Songül Canerik, Peruze Hamurcu, Yasemin Cever, Günsu Saraçoğlu, Devrim Demiral, Yiğit Uzunefe, Ahmet Oğraş, Şule Agayar, Teymur Agalioğlu, Hülya Özel Ulusoy, Işın Karahan Yıldırım ve Nihal Gürgen'in eserlerinin yer aldığı sergi, farklı kuşaklardan ve disiplinlerden sanatçıları ortak bir temada bir araya getiriyor. Çoğu devlete ait 208 üniversitede şu anda 6 milyon 715 bin öğrenci var. YÖK'ün açıklamasına göre, YKS'ye başvuran adaylardan birinin yaşı 87 imiş. Dünya Kupası'nda İran-Yeni Zelanda maçını anlatan TRT spikeri takımları karıştırmış. İran'ın atağını Yeni Zelanda atağı sanmış. Bu olay bana Milli Takımımızın 1984 yılında İngiltere'ye 8-0 yenildiğimiz maçı hatırlattı. O maçı TRT'de anlatan spiker Abidin Aydoğdu, 8'inci gol geldiğinde aynen şöyle demişti: "Vay anasını sayın seyirciler… Bir gol daha yedik." Bu ifade o günlerde sert eleştirilere yol açmıştı. Anılarını anlattığı "Bir Koltukta Kaç Karpuz" (İş Bankası Kültür Yayınları) kitabında, tüm spikerlik yaşamı boyunca yanında küçük bir ilaç çantası taşıdığını, bu çantanın içinde baş ağrısına, ishale, baş dönmesine, soğuk algınlığına, ses kısılmasına karşı ani etki gösteren ilaçlar bulundurduğunu belirtiyor. TRT yönetimi, Dünya Kupası maçlarını anlatacak spikerleri keşke biraz eğittikten sonra görevlendirseydi.
Kaynak: Yeni Çağ
19 Haziran 2026 00:01
Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız
Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Hayal Kırıklığının Nedeni
Oysa biraz gerçekçi davranılsa, sahaya geçen yıl İspanya'ya 6-0 yenilen takımın sadece bir eksiğiyle çıkılacağı hatırlanırdı. O maçta Uğurcan, Mert, Merih, Abdülkerim, Eren, İsmail, Hakan, Yunus, Arda, Kenan, Kerem 11'i ile oynanmıştı. *** Prof. Dr. Acar Baltaş'ın ilginç bir kitabı var: Baltaş kitabında bir şeyi istemekle yapabilmek arasında önemli farklar olduğunu belirtiyor, yeteneğe göre hayal kurmak gerektiğini vurguluyor, özetle şu yorumu yapıyor: "Son yıllardaki yaygın anlayışa göre, başarının sırrı sadece istemekte yatıyor. Oysa bu doğru değildir. Başarı için istemenin ötesinde gerçeklerin kabul edilmesi ve onun peşinden gidilmesi gerekir." Hayaller, Milli Takımın yeteneğine göre uzatılmamıştı ne yazık ki. FİFA (Uluslararası Futbol Federasyonu) kararıyla Dünya Kupası maçlarında bazı yeni kurallar uygulanmaya başlandı. 450 gram ağırlığındaki top, atış sırasında 130-210 kilometre/saat hıza ulaşıyor ve birkaç metre ilerde kurulan barajdaki oyunculardan biri bazen kafasıyla bazen vücuduyla onun kaleye gitmesini engellemeye çalışıyor. Aynı şekilde korner atışları sırasında süzülen topa vurmak için yükselen futbolcular da bazen kafa kafaya çarpışıp sahaya serilebiliyor. Maçlarda rakibi kasti olarak sakatlayan futbolcular için kırmızı kart ve birkaç maç oynamama cezası yeterli değildir. Bu oyuncular için "kasten yaralamaya teşebbüs ettikleri" gerekçesiyle adli makamlara suç duyurusunda bulunulmalıdır. Yolda birine tekme atan hapis istemiyle yargılanırken, aynı suçu sahada işleyenin yargılanıp ceza almaması akla-mantığa-vicdana-hukuka uygun değildir.
16 Haziran 2026 00:01

"Ayrılmalıyız Artık"
Teoman Alpay, harika bestelerine bir yenisini daha eklemişti: Sözleri şöyleydi: Saadet diliyorum sana/Beyaz güllerden." Emel Sayın'ın TRT ekranlarında seslendirdiği ve plağa okuduğu şarkı bir anda yurt genelinde büyük ilgi görmüştü. Yarım asrı devirmiş bir şarkıyı yeniden hatırlamamın nedeni CHP'deki gelişmeler. Mutlak butlan kararının ardından parti ne yazık ki ikiye bölündü. Özgür Özel ve arkadaşlarının partiden ayrılıp başka bir parti çatısı altında siyasi mücadelelerini sürdürmeleri neredeyse kesin gibi. Keşke Özel ve Kılıçdaroğlu "Ayrılmalıyız artık" yerine ortak bir noktada buluşup Mahmut Oğul'un bestelediği şu şarkıyı söyleyebilselerdi: Yollar ayırsa bile/ Biz ayrılamayız." Adalet Bakanlığında 1.5 ay önce kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi önemli işlere imza atıyor. Kısa sürede yıllar önce işlenen 5 cinayet aydınlatıldı, failler yakalandı. -Şeref Kocabıyık, Antalya'nın Kepez ilçesinde 25 Kasım 2014 tarihinde bıçaklandı ve çıkarılan bir yangında yakıldı. -Mezdeke dans grubunun üyesi Aynur Kanbur, 26 Mart 2016'da İstanbul Şişli'deki evinde tabancayla vurularak öldürüldü. -Emekli general Ethem Büyükışık'ın oğlu Dorukhan Büyükışık'ın cansız bedeni 13 Mayıs 2018'de evinin yakınındaki bir inşaat şantiyesinde bulundu. (Bildiğim kadarıyla sadece Dorukhan Büyükışık cinayetiyle ilgili bazı kamu görevlileri soruşturma konusu yapıldı.) -Adalet Bakanlığı, Nisan ayında yaptığı açıklamada aydınlatılamayan 693 cinayet olduğunu bildirmişti. 1.5 ayda bunlardan 5 tanesi aydınlatıldı.
12 Haziran 2026 00:01

188'inci Parti Kurulur Mu?
Türkiye'de şu anda faal 187 siyasi parti var. Özgür Özel ve ekibi CHP'de yeniden etkin konuma gelemezse muhtemelen ayrılıp yeni bir parti çatısı altında siyasi yolculuklarına devam edecek. O zaman parti sayımız 188'e çıkacak. Ak Parti iktidara geldiğinde 22 siyasi partimiz varmış. 2002-2026 döneminde 165 siyasi parti daha kurulmuş. Buradan çıkardığım sonuç şu: Demek ki insanlarımız son 24 yılda iktidar ve muhalefet partilerini yeterli bulmadıkları için kendilerini, siyasi anlayışlarını ifade etmek için ardı ardına yeni partiler kurmuşlar. Birkaçını sayayım: Demokrasi Zamanı Partisi, Adil Türkiye Partisi, Güzel Parti, Doğru Parti, Sevgi ve Saygı Partisi, İnsanca Yaşam Partisi, Umuda Yürüyüş Partisi, Hak ve Huzur Partisi, Türkiye Emekliler Partisi, Bizim Parti, Dost Partisi, Yerli ve Milli Parti, Kadın Partisi, Aklı Selim Gençler Partisi, Küresel Adalet ve Liyakat Partisi, Ata Partisi, Denge Partisi. Kaldı ki şu anda ülkemizde isminde istiklal sözcüğünün yer aldığı bir parti var: Cumhuriyet ve İstiklal Partisi. Bölünme olursa ve 188'inci parti kurulursa bu en fazla iktidar partisine yarar. Bir gün Spor Servisi Şefi Devrim Sağıroğlu yanına çağırıp şunları söyledi: "Oğlum sen çok yetenekli bir çocuksun… Bırak buraları... Bu gazetecilik denilen mesleğin parsasını toplayacağın yer Ankara değil İstanbul'dur... Suyun başı orasıdır... Burada yazık olur gazeteciliğine... İstanbul'a git, orada yıldız olursun... Star olursun... İsmin iri puntolarla, artistik fotoğrafınla yer alır... Buralarda kendini gösteremezsin... Parlatmazlar adamı… İsmin yok olur gider..." Bu tavsiyeye uydu, gazeteciliğinin yurt dışında geçen birkaç yılı dışındaki bölümünü İstanbul'da sürdürdü. *** Eminim anlamışsınızdır, bahsettiğim kişi 1990'lı yıllarla 2000'li yılların başlarına damgasını vuran Reha Muhtar'dı. Sağlık sorunları ardı ardına geldi.
09 Haziran 2026 00:01

Hesap Sorulan Değil Hesap Soran Muhalefet
İçişleri Bakanlığı, bu yıl kurban bayramı tatilinde meydana gelen trafik kazalarında 70 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı ama yaralananların sayısı hakkında bilgi vermedi. Oysa aynı bakanlık, 2025 yılında kurban bayramı tatilinde trafik kazalarında 44 kişinin öldüğünü, 6 bin 370 kişinin yaralandığını açıklamıştı. 2025 yılı verileri ışığında 2026 yılı kurban bayramı tatili kazaları değerlendirildiğinde, yaralananların sayısının 10 bini geçmiş olması gerekiyor. Eşini kaybeden Bernarda Alba, aile geleneklerini sürdürmek adına 8 yıl olarak belirlediği katı bir yas dönemi başlatır. *** Ünlü İspanyol yazar Fedrico Garcia Lorca'nın, "Bernarda Alba'nın Evi" isimli oyununun konusu ana hatlarıyla böyle. Ankara Şinasi Sahnesi'nde izlediğim Adana Devlet Tiyatrosu yapımı tek perdelik oyunu Güray Dinçol yönetmiş. *** İki eleştirim var: 1-Devlet Tiyatrosu'nun şimdiye kadar değişik tarihlerde 5 kez sahneye koyup oynadığı oyunu bir kez daha repertuarına almasına gerek yoktu. "Biz repliklerimizi ezberler, sahnede sıramız geldiğinde onları eksiksiz söyleriz" anlayışıyla hareket ettikleri belli oluyordu.
05 Haziran 2026 00:01

Yeni Partinin Şansı Olur Mu?
Önce başarılı örnekleri verelim: DEMOKRAT PARTİ: CHP'den kopup 1946'da Demokrat Parti'yi (DP) kuran Celal Bayar, Adnan Menderes ve arkadaşları o yıl yapılan seçimde olmasa bile 4 yıl sonra yani 1950'de yapılan seçimde tek başına iktidar olmayı başardı. 1954 ve 1957'de yapılan seçimleri de önde bitiren DP'nin iktidarı 27 Mayıs 1960'daki askeri darbeyle son buldu. DEMOKRATİK SOL PARTİ: Uzun yıllar CHP'nin genel başkanlığını yapan Bülent Ecevit, 1980 askeri darbesiyle partisi kapatılıp kendisine de siyasi yasak getirildiği için bir süre aktif siyasetin dışında kaldı. CUMHURİYETÇİ PARTİ: 1972'de Bülent Ecevit'in CHP Genel Başkanlığına seçilmesine tepki gösteren bir grup milletvekili ve senatör Kemal Satır öncülüğünde partiden ayrıldı ve Cumhuriyetçi Parti'yi (CP) kurdu. HALKÇI PARTİ: Siyasi yasakların 1983'de kalkması üzerine kurulan partilerden biri de Necdet Calp başkanlığındaki Halkçı Parti'ydi (HP). 1983 genel seçiminde Anavatan Partisi'nin (ANAP) ardından geldi, yüzde 30.4 oy aldı, 400 kişilik parlamentoda 117 milletvekilliği elde etti. 1985'de yine CHP çizgisinde kurulan Sosyal Demokrasi Partisi'yle (SODEP) birleşti, Sosyal Demokrat Halkçı Parti'ye (SHP) dönüştü. HALKIN YÜKSELİŞİ PARTİSİ: İlahiyat profesörü Yaşar Nuri Öztürk, 2002 seçiminde CHP Milletvekili olarak Meclis'e girdi. ANADOLU PARTİSİ: CHP Ankara Milletvekili Emine Ülker Tarhan 2014'de partisinden istifa ederek Anadolu Partisi'ni kurdu. Ne var ki parti iddialı girdiği 2015 seçiminde sadece yüzde 0.06 oy alınca kendini feshetmek zorunda kaldı. YENİLİK PARTİSİ: CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, partiden ihraç edilince 2020'de Yenilik Partisi'ni (YP) kurdu. 2023 seçimindeki oy oranı sadece yüzde 0.02'ydi. İnce, 2025'te yeniden CHP'ye döndü.
02 Haziran 2026 00:01

10 Maddede İki Liderin Analizi
Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığına gelen Kemal Kılıçdaroğlu ile bu görevden ayrılmak zorunda kalan Özgür Özel'in bundan sonra amansız bir mücadeleye girişecekleri anlaşılıyor. İki tarafın güçlü ve zayıf yanlarını 10 maddede özetleyelim: 1-Kemal Kılıçdaroğlu 77, Özgür Özel 51 yaşında. 2- Kılıçdaroğlu sakin kişiliğiyle zor zamanlarda bile sinirlerine hakim oluyor, sert çıkışlar yapmıyor. 3- Kılıçdaroğlu'nun enerjisi ve hitabet yeteneği sınırlı. 4- Kılıçdaroğlu, mahkeme kararının ardından CHP'nin para kasasının da başına geçti. 5- Kılıçdaroğlu'nun yakın çalışma arkadaşları arasında Faik Öztrak, Bülent Kuşoğlu, Müslim Sarı gibi tecrübeli ve sağduyulu siyasetçiler bulunuyor. 6- Kılıçdaroğlu sosyal demokrat medyanın desteğini arkasında bulamıyor, açıklamaları geniş biçimde ancak iktidar yanlısı televizyon ve gazetelerde yer alabiliyor. 7- Kılıçdaroğlu'nun en zayıf yanları arasında sosyal medya da var. 8- Kılıçdaroğlu, partinin kuruluş kodlarına döneceğinin, büyük bir arınma sürecinin başlayacağının, adı yolsuzluk olaylarında anılanların ve mahkemelerde bu nedenle davaları görülenlerin parti üyeliklerinin askıya alınabileceğinin ya da tümüyle iptal edilebileceğinin işaretlerini veriyor. 9- Kılıçdaroğlu, partiyi 7-8 aydan önce kurultaya götürmeyi düşünmüyor. 10- Kılıçdaroğlu, CHP'den kopuşlar yaşanmasını, alternatif bir parti kurulmasını istemiyor, bunun iktidarın işine yarayacağını, CHP'nin önümüzdeki seçimi kazanmasını zorlaştıracağını düşünüyor. *** Kurban bayramının birinci gününde kurban kesimi sırasında 2 kişi kalp krizi geçirip hayatını kaybetti, 13 bin 513 kişi ise yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı Din İşleri Yüksek Kurulu'nun görüşü son derece açık: "Kurbana fazla eziyet vermemek yani ölüm acısını azaltmak maksadıyla elektrik şoku, narkoz veya benzeri bir yöntemle bayıltılarak kesilmesi caizdir. Ancak hayvanın bayıltıldıktan sonra ölmeden boğazından kesilmesi gerekir." *** Kurban kesim kazalarını yazarken ünlü yazar Yaşar Kemal'in çocukluğunda yaşadığı son derece üzücü olay geldi aklıma. Onu da hatırlatayım: Yaşar Kemal henüz 3.5 yaşındaydı.
31 Mayıs 2026 12:48


Reklam Vermek İçin Tıklayınız
İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Kavga Değil Sağduyu Vakti
Belediyelere yönelik yolsuzluk operasyonları ve rüşvet iddialarının yarattığı üzüntü yetmiyormuş gibi şimdi de mahkeme kararıyla 2023 kurultayının geçersiz sayılması ve eski yönetim kadrosunun yeniden göreve gelmesinin şokunu yaşıyor CHP'liler. Bu gelişmeler yüzünden parti 1925 yılında kapatıldı. Bu ciddi görüş ayrılıkları İnönü'nün 20 Eylül 1937'de başbakanlık görevinden istifasıyla sonuçlandı. Bu durum başta Adnan Menderes ve Celal Bayar olmak üzere CHP'nin bazı milletvekillerinin yoğun tepkisine yol açtı. Yıl 1950-1960 arası: DP girdiği ilk seçimde değil ama 1950'deki seçimde tek başına iktidar olmayı başardı. Ama 1955'den sonra otoriterleşmeye başladı. DP iktidarı, 27 Mayıs 1960'daki askeri darbeyle devrildi. CHP'de bir ciddi kriz de 12 Mart 1971'deki askeri müdahalenin ardından yaşandı. CHP Genel Başkanı İsmet İnönü'nün, müdahaleyi yapanların kuracağı hükümete üye vermesi partinin genel sekreteri Bülent Ecevit'le arasının açılmasına yol açtı. Bunun üzerine İsmet İnönü hem genel başkanlıktan hem CHP'den istifa etti. 12 Eylül 1980 darbesinin ardından CHP'yi yine bir kriz bekliyordu. Ecevit'in yasağı normal siyasi hayata geçilen 1983'den yıllar sonra ancak 1987'de kaldırıldı. CHP genel seçimde yüzde 8.71 oy aldı. 2000 yılında yapılan kurultayda Deniz Baykal bir kez daha genel başkanlığa getirildi. 2023'deki CHP kurultayında genel başkanlığa, 13 yıldır o koltukta oturan Kemal Kılıçdaroğlu'ndan fazla oy alan Özgür Özel seçildi. Özel ve arkadaşları CHP Genel Merkezi'ni Kılıçdaroğlu'na teslim etmemek için eyleme başladı.
26 Mayıs 2026 00:10

Enflasyon Ana Muhalefet Oldu!..
Türkiye Ziraat Odaları Birliği raporunda şöyle diyor: "Çiftçilerimizin yaş ortalaması 59'a yükseldi. Bu durum gençlerimizin tarımdan ve kırsal kesimden hızla uzaklaştığını ortaya koyuyor. Gençlerimizi tarımsal üretime yönlendirecek doğru politikalar uygulanmaz ve çiftçilik mesleğinin saygınlığı geri kazandırılmazsa, ülkemizin gıda arz güvenliği ciddi risklerle karşı karşıya kalır. Unutmayalım ki, tarım bir ülkenin geleceğidir. Kırsalın canlılığı da tarımın sürdürülebilirliği ile sağlanabilir." *** Söz konusu ürünleri Rusya, Moldova, Fransa, ABD, Meksika, Hindistan, Kanada, Almanya, İran, Şili, Kazakistan, Srilanka ve Güney Afrika'dan ithal ediyoruz. Örneğin, geçenlerde aldığım TMO marka kırmızı mercimek paketinin üzerinde "Menşei ülke: Kazakistan" yazıyordu. Ve sonuçta vatandaş kasap ve market etiketlerinde sürekli olarak bol sıfırlı rakamlarla karşılaşıyor. *** Özetlemek gerekirse: Siyasi iktidar tarım ve hayvancılık politikasını değiştirmezse "ana muhalefet enflasyon" karşısında büyük sıkıntı yaşar ve ister erken ister zamanında yapılacak bir seçime endişeler duyarak kaybetme korkusu içinde girer. Sadece son bir haftada yaşanan silahlı şiddet olaylarından birkaçını hatırlayalım: -Mersin'de bir kişi, farklı yerlerde düzenlediği silahlı saldırılarda aralarında eski eşinin de olduğu 6 kişiyi öldürdü, 8 kişiyi yaraladı. -Antalya'nın Serik ilçesinde trafikte yaşanan tartışmanın ardından çıkan silahlı kavgada 3 kişi yaşamını yitirdi. Halkın elinde 4 milyonu ruhsatlı olmak üzere yaklaşık 40 milyon silah var. -Her gün çoğu silahlı saldırı sonucu olmak üzere ortalama 6 kişi öldürülüyor, 9 kişi yaralanıyor.
22 Mayıs 2026 01:05

Mustafa Kemal'den Abd'li Generale Ders
Mustafa Kemal'in 16 Mayıs 1919'da bir grup silah arkadaşıyla işgal altındaki İstanbul'dan hareket edip 3 gün sonra Samsun'a ulaştığı Bandırma Vapuru o tarihte 41 yaşındaydı. Fatih Rıfkı Atay, "Babanız Atatürk" kitabında o günleri şöyle anlatıyor: Osmanlıları yenen devletler ordunun silah ve cephanesine el koymuştu. Mustafa Kemal böyle bir ortamda "Ordumuz yok" diyenlere "Kurulur", "Paramız yok" diyenlere "Bulunur", "Düşmanlarımız hem güçlü hem çok" diyenlere "Olsun, yenilir" diyordu. Falih Rıfkı Atay aynı kitapta Mustafa Kemal'in o günlerde ABD'li bir generalle yaptığı konuşmayı da naklediyor: Amerikalı general, "Ne yapmak istiyorsunuz" diye sordu. Mustafa Kemal bu soruya, "İsteğimiz memleketimizi düşman işgalinden kurtarmak, sonra da bağımsız, medeni bir Türk devleti kurarak insanca yaşamaktır" karşılığını verdi. Amerikalı general, "Bu istek hayal, gayretleriniz ise boşunadır. Müttefikleriniz Almanya, Avusturya, Bulgaristan teslim oldular. Memleketinizin birçok yeri işgale uğradı. Ordunuz dağıldı. Silahlarınız alındı. Bu şartlar altında yapmak istediğiniz şeyler ne askerliğe uyar ne de herhangi bir mantığa sığar. İnsanların intihar ettiklerini görüyoruz. Ama milletlerin intihar ettikleri olmamıştır" diye konuştu. Bu sözlere Mustafa Kemal'in karşılığı şöyle oldu: "Evet generalim, dedikleriniz doğrudur. Böyle bir durumda yapmayı düşündüklerimiz ne askerlik kaidelerine sığar ne de herhangi bir usule uyar. Fakat bütün bunlara rağmen vatanımızı kurtarıp hür ve medeni bir Türkiye devleti kurarak insan gibi yaşayacağız. Düşmanların avuçları içinde her gün birer parça can vermektense tarihimize yaraşır şekilde dövüşerek ölmeyi tercih ederiz." Amerikalı general, "Ben her şeyi hesap etmiştim fakat bunu hesap etmemiştim" diyerek ayağa kalktı ve Mustafa Kemal'in elini sıkıp oradan ayrıldı. Son günlerin en dikkate değer haberlerinden biriydi: "Balıkesir Üniversitesi'nde araştırma görevlisi olarak çalışan Semih Kaçmaz, 17 Nisan'da bir kafede yemek yerken yandaki dükkâna yapılan silahlı saldırı sırasında seken kurşunlara hedef olarak yaşamını yitirdi. Saldırıyı gerçekleştiren iki kişi kısa sürede yakalandı. Olayı soruşturan Balıkesir Cumhuriyet Savcısı 24 Nisan'da iddianameyi tamamlayarak mahkemeye gönderdi. Mahkeme 13 Mayıs'taki ilk duruşmada iki saldırgana müebbet hapis cezası verdi. İşlenen cinayetle mahkemenin kararı arasında geçen süre sadece 26 gündü." Türk adalet sisteminin en önemli sorunlarından biri açılan davaların yıllarca sürmesi, adaletin geç tecelli etmesidir.
19 Mayıs 2026 00:55

Üzgün, Şaşkın Ve Kızgın!..
"Sakin denizde kaptanlığı herkes yapar. Önemli olan dalgalı denizde gemiyi yüzdürüp sağ salim hedefe ulaştırmaktır." *** Özgür Bey'e bir zamanların renkli ismi Millet Partisi Genel Başkanı Osman Bölükbaşı'nın siyasi hayatına yakından bakmasını öneririm. Bölükbaşı, bir genel seçimden sonra partisinden seçilen milletvekillerinin çoğunun ardı ardına istifa edip başka partilere gitmeleri ve seçildikleri partiyi suçlamaları karşısında bağırıp çağırmamış, lanlı ulanlı tehditler savurmamış, duyduğu üzüntüyü şöyle dile getirmişti: "Öyle çok vefasızlık ve ihanet gördüm ki gönlüm Karacaahmet Mezarlığı'na döndü." Acun Ilıcalı'nın Yunanistan'da düzenlediği Survivor yarışmasından üzücü bir haber geldi. Nitekim "Ünlüler" grubundan Bayhan yaralanıp hastaneye kaldırıldı ve yarışmayı bırakmak zorunda kaldı. *** Bu vesileyle yıllardır süren ve geniş kitlelerce izlenen söz konusu yarışmaya biraz daha yakından bakmakta yarar var: Acun Ilıcalı ve Murat Ceylan'ın sunduğu yarışma her yıl yeniden oluşturulan 10 kişilik "Ünlüler" grubuyla yine 10 kişilik "Gönüllüler" grubunun ıssız bir adada var olma mücadelesini anlatıyor. " Ünlüler" grubunda "B grubu ünlü" diyebileceğimiz eski futbolcu, boksör, atlet, manken, şarkıcı gibi mesleklerden insanlar yer alıyor. Yarışmaya katılan "Ünlüler" hem biraz para kazanmak hem "B kategorisi ünlüler" sınıfından bir üst sınıfa geçmenin peşindeler. "Gönüllüler" ise yarışma sonrasında gösteri dünyasında kendilerine yer açmanın hayalini kuruyorlar. Survivor'ın önemli özelliklerinden biri de "Ünlüler" ve "Gönüllüler" arasında çeşitli direnç yarışmaları düzenlenmesi. Son olarak şunu da belirteyim: Televizyonda Survivor'la her karşılaştığımda, "Atları da Vururlar" filmi geliyor aklıma.
15 Mayıs 2026 00:50

İtiraf Olayına Bakış
Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının tutuklanıp çeşitli yolsuzluk iddialarıyla yargılanmaya başlanmasına CHP tabanı ağırlıklı olarak şöyle baktı: "İmamoğlu önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçimini kazanabilecek potansiyele sahip olduğu için iktidar tarafından tasfiye edilmek isteniyor. Ona ve arkadaşlarına operasyon bu yüzden yapıldı." Yani yargılamaya neden olan iddialar pek de inandırıcı bulunmadı. *** Günümüze gelecek olursak: Tutuklu bazı CHP'li belediye başkanlarının itirafçı olup söyledikleri, CHP tabanını İmamoğlu olayından farklı bir noktaya taşıyabilir. *** Yazıya böyle başlamamın nedeni şu: İstanbul'daki savunma ve havacılık fuarında milyarlarca dolarlık 170 satış anlaşması imzaladık geçtiğimiz günlerde. 50'li yaşlarında bir kadın... *** Ingmar Bergman'ın yazdığı İstanbul Devlet Tiyatrosu yapımı tek kişilik "Bir Ruhun Hikâyesi" isimli oyundan söz ediyorum. Ankara Akün Sahnesi'nde izledim geçtiğimiz hafta sonu. 65 dakika boyunca hiç aksamadı, dili bir kez bile sürçmedi, konservatuvar öğrencilerine ders olacak nitelikte dört dörtlük bir oyunculuk sergiledi. Kimi seyirciler bu yüzden oyundan koptu.
12 Mayıs 2026 00:01

Müzakere Değil, Mücadele…
"Kurucu önder" denilmişti. Şimdilerde "Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörü" diye söz ediliyor. Kim bilir yakında "Huzur CEO'su", "Dostluk Müsteşarı", "Sevgi Elçisi" de denebilir kendisine. Oysa şimdiye kadar 40 bini aşkın kişinin ölümünden sorumlu yasa dışı bir örgütün kurucusundan bahsederken sadece şu söylenirse doğru olur: "Terörist başı!" *** PKK, sözde dostumuz bazı devletlerin kurdurduğu, para ve silah vererek desteklediği bir terör örgütüdür. Benim "Barış Süreci" anlayışım budur. Bu olayla ilgili davaya geçtiğimiz günlerde devam edildi ve kamyon şoförü sadece 9 ay hapis yatmış olmasına rağmen adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. *** Bir örnek de İzmir'den vereyim: Kırmızı ışık ihlali yapan bir sürücü, motokurye gence çarparak ölümüne yol açtı. Bu dava da devam ediyor.
08 Mayıs 2026 00:01