×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

İyileştiren Ve Hasta Eden Kelimeler

Samimiyet taşıyan, enerjisi yüksek kelimeler sarf edende ve muhatapta yüksek tesir meydana getirir. Oysa samimi olmayan, içeriğine inanmadığınız sahteci kelimeler taşıyanı da sarf edileni de hasta eder. Bu ikisinin birbirinden uzaklaşması insanı hasta eder. Belki cevaplardan biri, insanın ruhlar âleminde Rabbine verdiği, "Evet, Sen bizim Rabbimizsin." cümlesinin gereğini yapmamasıdır. Yani insan hem "Sen bizim Rabbimizsin" diyor, hem de "O'nun emir ve yasaklarına karşı sağlıklı bir kulluk sergilemiyor. Bu çelişki insanı hasta ediyor. Rabbine verdiği sözde durmayan insan, O'nun yarattığı mahlukata karşı neden dursun ki! İnsan için öncelikli imtihan budur. Bir başka veçhe ise, insanların sizi, samimi kelime, tavır ve tutumlarınızla kabul etmekte zorlanmasıdır. Yani sizi olduğunuz gibi kabul etmeyen insanlar, sizi gerçek olmayan kelimelerinizle, sahteci tavır ve tutumlarınızla tanımayı tercih ediyor. Böylece sahte sözcükler, içi boş davranışlar tezgahlarda çokça görünmeye başlıyor. Haliyle kelimelerde, davranışlarda sahtecilik günlük hayatın bir parçası haline geliyor. Böylece kişi, içeriğine inanmadığı, beğenmediği, sevmediği kelimeleri "mış" gibi yaparak yaşamaya başlıyor. Oysa düşünün inanmadığınız kelimelerden oluşan bir cümle kuruyorsunuz ve bu cümleleriniz muhatabınızı geçici memnun ediyor gibi gözüküyor ama size bu cümlelerin bir faydası olmuyor. Bu zıt durum taşıyana da hayatı azaba çeviriyor. Hasta kelimeler yeni muhataplarına hastalık taşıyor. Böyle insanlar hangi şartlarda olursa olsun mutlu değildir. Bu kelimelerin kendisine ulaştığı kişi sahteci bir gülücük maskesi takıyor, sahteci bir iki memnuniyet kelimesi kuruyor ve böylece bir hasta ilişki meydana geliyor. Bu kelimelerle kurulan ilişki iki tarafı da hasta ediyor. Bu sahteci dünyanın aile bireyleri, akrabalar, kardeşler, dostlar arasında veya komşular, alış-veriş ortamları ve günlük hayatın akışında olduğunu düşündüğünüzde hayat denen zaman ve ilişkiler ağı sıkıcı, rahatsız edici bir hale geliyor. Görüşüyorsunuz, teselli bulmuyorsunuz, konuşuyorsunuz rahatlamıyorsunuz. Her konuşma daha da ağır bir yük oluyor. Oysa insan, kalplere hükmeden Rabbinin rızası peşinde olsa, sair mahlukatla ve insanlarla ilişkilerini de bu zaviyede değerlendirse o takdirde, "O (Allah) razı olsa bütün dünya küsse ehemmiyet yok" yaklaşımıyla, "O razı olduktan ve kabul ettikten sonra sizler istemek talebinde olmadığınız halde, O halkları da razı eder." hükmü ile aslında insan hem bu hastalıklı halden kurtulur hem de ilişkiler muhataplara iyi gelen bir hale kavuşur.

Sebahattin Yaşar

Kaynak: Yeni Asya

07 Haziran 2026 00:44

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Yazarın Diğer Yazıları

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Sebahattin Yaşar

"Kelimeler" İçeriden Haber Verir

Biz eğitimciler için "başlamak" ve "bitirmek" kavramları önemlidir. Geçenlerde birisi, "Hocam birinci sınıfta idik, siz bize, kitap okumanın ve sınıfta söz hakkı almanın önemini anlatırken, 'Dirseğinizin altına koyduğunuz kitap kadar parmağınız yukarı kalkar' demiştiniz, ben bu cümleyi hiç unutmadım" diyor. Yine geçenlerde şimdilerde bir kurumda müdür olan sevgili öğrencim, "Hocam, sizinle ne zaman karşılaşsak, kopya teşebbüsüm aklıma gelir ve hep için için bir mahcubiyet yaşarım." diyor. Evet, "Hayat, hatıradır." Olumlu olumsuz bütün yaşananlarla "biz" oluruz. Doğrusu Türk Dili Dersinin misyonu öğrencinin kendini sözlü ve yazılı olarak doğru ifade etmesine yardımcı olmaktır. 2026'nın son dersinde de "dönem değerlendirmesi" anlamında benzer bir uygulama yaptık. Sınıfa dağıttığımız kağıtlara "başlamak ve bitirmek"le ilgili küçük bir kompozisyon yazın, dedik. "Hocam ben kitap okumayı severim ama yazı yazamam, çok da denedim olmuyor." diyen gencimiz, "Kendini hiç kısıtlama, aklına gelen cümleleri dök kağıda",-saçmalama hakkını kullan-, deyip motive edince, kendisinin de şaşırdığı orijinal cümlelere kavuştuk.

14 Haziran 2026 01:10

Sebahattin Yaşar

Güzel Düşüncenin Sokağa İndiği Şehir: Denizli

Cemaat ruhu, kardeşlik ve ihlas sırrı görünür hale gelir. GEZİ: Denizli intibaları [email protected] Denizli temsilciliğimizden davet gelince, eşimle birlikte heyecanlanmıştık. Tabiî ki, "şerefü'l-mekan bil-mekin" gereği, mekanın şerefi orada yaşayan insanlardadır. Biz de bu heyecan dolu duygularla Şanlıurfa'dan ta Denizli'ye upuzun bir yolculuğa çıkıyorduk. Zaten Risale-i Nur'un en güzel hususiyeti de bu memlekete ve dünyanın farklı farklı ülkelerine binlerce, yüz binlerce güzel ahlâklı, iyi yürekli insanlar yetiştirmesi idi. Bizim Denizli'yi sebeb-i ziyaretimiz, Risale-i Nur okuma programı idi. Denizli Yeni Asya okuyucularıyla hanımlar okuma programı ve erkekler okuma programı olarak iki ayrı düzenleme yapıldı. Umumî dersimize katılan okuyucularımızla "Risale-i Nur'da tesanüd" konusunu okuduk. Hizmetin ancak tesanüdle yapılabileceğini, tesanüdün Allah'ın (cc) rahmetini celbedeceğini, omuz omuza verip kenetlenmenin birleri binler yaparak büyük bir kuvvet meydana getireceğini; buna karşılık tesanüdü bozmanın ise binlerce kişinin hukukunu çiğneyip büyük veballere sebep olacağını Risale-i Nur'un dersleri bir bir anlatıyordu. Günün en verimli saatinde ibadetin, zikrin, tefekkürün devrede olması insanın yaratılış amacına oldukça uygun bir hayat hali idi. Ertesi gün sabah namazı sonrası yine temsilcimizle Denizli şehir merkezinde bulunan İlbadı mezarlığına giderek, Nurun şehitlerinden, kabir levhasında yer alan Risale-i Nur'un bayraktarı unvanıyla Hafız Ali ağabey ile Hasan Feyzi ağabeyleri ziyaret ettik ve dualarda bulunduk. Denizli insanları mutlu idi. Denizli kebabı hakikaten daha önce başka bir yerde tecrübe etmediğimiz bir lezzet adımı idi. Bediüzzaman Hazretlerinin neden "müfritane irtibat" dediğini şimdi daha iyi anlıyorduk. Ayrıca yeni kitabımız olan 'Her Şeye Yeniden Başlamak'la Denizli'de karşılaştık. Taze kitabımız Şanlıurfa'ya gelmeden Denizli'ye ulaşmıştı. Binler şükür, binler Elhamdülillah.

02 Haziran 2026 09:55

Sebahattin Yaşar

Düşmanınız Sizi Ne Kadar Tanıyabilir?

Bediüzzaman konu ile ilgili, "Dikkat ediniz, gözünüzle görseniz dahi perdeyi yırtmayınız. Fenalığına karşı iyilikle mukabele ediniz." der ve sinsi planlara karşı, "medar-ı niza bir mesele varsa, meşveret ediniz." 3 diyerek çözüme işaret eder. Bugünlerdeki günlük okumamda yine münafıkların ilginç bir planıyla karşılaştım: "Bu gizli din düşmanları ve münafıklar çoktandır anladılar ki, Nur Talebelerinin kefenleri boyunlarındadır. Onları Risale-i Nur'dan ve Üstadlarından ayırmak kabil değildir. Bunun için, şeytanî planlarını, desiselerini değiştirdiler. 'Bir zayıf damarlarından veya safiyetlerinden istifade ederiz' fikriyle, aldatmak yolunu tuttular. O münafıklar veya o münafıkların adamları veya adamlarına aldanmış olanlar, dost suretine girerek, bazen de talebe şekline girerek derler ve dedirtirler ki: '… şu malumatı elde edersen, Risale-i Nur'a daha iyi hizmet edersin.' gibi birtakım kandırışlarla, sırf o Nur Talebesinin Nurlarla olan meşguliyet ve hizmetini yavaş yavaş azaltmakla ve başka şeylere nazarını çevirip, nihayet Risale-i Nur'a çalışmaya vakit bırakmamak gibi tuzaklara düşürmeye çalışıyorlar. Veyahut da maaş, servet, mevki, şöhret gibi şeylerle aldatmaya veya korkutmakla hizmetten vazgeçirmeye gayret ediyorlar." Bediüzzaman, Nur Talebelerinin böyle sinsi tuzaklara düşmemesi için çareler ifade etmektedir: "Risale-i Nur, dikkatle okuyan kimseye öyle bir fikrî, ruhî, kalbî intibah ve uyanıklık veriyor ki, bütün böyle aldatmalar, bizi Risale-i Nur'a şiddetle sevk ve teşvik ve o dessas münafıkların maksatlarının tam aksine olarak bir tesir ve bir netice hasıl ediyor." 4 Benim burada asıl dikkatimi çeken, münafıklar veya o münafıkların adamları veya adamlarına aldanmış olanlar ifadesi ile "dost suretine girerek, bazen de talebe şekline girerek" ifadeleri oldu. 1- Emirdağ Lâhikası, 304. Mektup, s. 685. 2- Kastamonu Lâhikası, s. 336. 3- Age., s. 336. 4- Tarihçe-i Hayat, s. 1058

31 Mayıs 2026 00:37

Sebahattin Yaşar

Siz Bana Mı Selam Verdiniz?

Belediyeye ait bir restorana ailece yemek için geldik. Şöyle kenarda genç bir özel güvenlik elemanı duruyor. Bir daha, "Beyefendi selamün aleyküm." dedim. Şöyle başını kaldırdı ve selamın muhatabının kendisi olduğunu fark edince, gözlerini iyice açmış bir şekilde, "Aleyküm selam efendim, aleyküm selam, kusura bakmayın, fark etmemişim." dedi. Ben de, "Problem değil, sadece selamın boşta kalmamasına sevindim." dedim. Biraz konuşunca fakülte mezunu olduğunu, işini de sevdiğini söyledi. Derken o esnada arabaya doğru yürüyüp, kendisine son yayınlanan "Her Şeye Yeniden Başlamak" isimli kitabımızı imzaladım. Daha da ilginç olanı, ilgili güvenlik elemanı arkadaşımızın sonraki cümleleriydi, "Sevgili hocam, ben burada rızkımı kazanıyorum. Şerefimizle işimizi yapıyoruz. Ben yıllardır bu mekânda çalışıyorum. Onlarca, yüzlerce insanla tam da burada karşılaşırız. Bana hep lavabo nerede diye sorarlar? Kendi ihtiyaçlarına dönük bilgi isterler. Benim işim onlara cevap vermek değil aslında ama ben yine de nazikçe cevap veriyorum. Fakat ilk kez siz bana selam verdiniz ve benimle konuştunuz. Bu beni mutlu etti. Hatta bizim bazı yöneticilerimiz de aynıdır. "Sen ha varsın ha yoksun" duygusu yaşatıyorlar insana. Bu beni çok üzüyor. Size bunun için de teşekkür ediyorum." dedi. Tuvalet görevlisi aslında ne kadar önemli bir iş yapıyordur.

24 Mayıs 2026 01:06

Sebahattin Yaşar

Ömrün Kalan Kısmı

Bir hedefe yolculuk yaparken insan genelde kalan kısma bakar. "Ne zaman ulaşacağız mahal-i maksudumuza?" diye. Yol boyu insan bir kendine geliş süreci yaşar. Her yol bir yere götürür insanı. Güzel duygularla geçen yol zamanları ne güzeldir. Yolculuğu anlamlandıran mavi gökyüzünde beyaz bulutlar ne güzeldir. Yolu ve yolculuğu güzel kılan, yol hatıralarıdır. Yolculukta değişir insan. Yolculuk olgunlaştırır insanı. Düşünmeyi keşfeder insan. Yoksa oturduğu yerde de büyürdü insan. Evet, öyle derler değil mi; "İnsan yolculukta tanınır." Yol, döker sırları ortaya. Yolcu, yolculukla gelir kendine. Azaba çevirmek de mümkün geçen zamanı, yüz güldüren bir yolculuk yapmak da mümkün. Belki de bu mola, son durak öncesi "yeniden bir başlama" molasıdır.

18 Mayıs 2026 00:51

Reklam Vermek İçin Tıklayınız

İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Sebahattin Yaşar

Bugün Hangi Duygu Beslenirse Yarını O Belirler

İnsanın zaman zaman karşılaştığı duygu durumu genel bir durumdan haber vermez. İnsan an be an, olumlu olumsuz duygu dalgalanmaları yaşar. Meselâ bir iyilik veya kötülüğün kendi içinde farklı tonları vardır. Güzel niyetle, yüksek hamiyetle, O'nun rızası düşünülerek yapılan bir iyiliğin yüksek bir tesiri vardır. Diğer taraftan gün içinde olumlu duygularla, okumalarla, olumlu hal ve durumlarla şekillenen kişi sonraki günlerde olumlu duygular taşımaya ve yaşamaya meyil kazanmış olur. Onun o namazının arkasında aldığı dualar, pekişmiş olan inancı ve yaptığı iyilikler gibi onlarca faktör vardır. Duyguların güçlü kökleri vardır. Bir genç inanarak namaz kılıyor, oruç tutuyorsa, bu ibadetlerin arkasında güçlü kökler vardır. Hasılı, her yaşanan olumlu veya olumsuz hadisenin bir hikayesi vardır.

10 Mayıs 2026 00:43

Sebahattin Yaşar

Hoş Bir Sadâ Bırakarak Gitmek

İnsan bu, bir iz bırakarak göçüp gidiyor dünyadan. "Hoş bir seda bırakarak gitmek" her insanın arzusu. Bediüzzaman'ın, "Zaman cemaat zamanıdır" sözü belki de bunu kastediyor. Asr Suresi 3. ayette geçen, "iman edip salih amel işleyen ve birbirlerine doğruyu, adaleti, Allah'ın emirlerini (hakkı) ve sabrı öğütleyen/tavsiye eden topluluk" ifadesi, insan hayatının şekillendiği aile ve sosyal çevreye dikkatleri çekmektedir. Bediüzzaman'ın kâinata değişmem dediği Zübeyir Gündüzalp, insan ilişkilerinde şöyle bir bakış açısını salık verir; "A benim güzel dostum! Çok kere olduğu gibi bugün yine çok tenkitler ettin. Kusurlar, hatalar saydın. Acaba gıyabında tenkitler yaptığın, gıybetini ettiğin Allah'ın kullarının o yaşa kadar olan iyiliklerinden, hayra hizmetlerinden, güzel huylarından, zararsız hallerinden ne kadarını yâd ettin, kaç tanesini saydın? Münekkit ve kusur sayıcılardan olma. Korkarım ki, zulümkâr olursun. Çok tenkitçilerin, gıybetçilerin, herkesin kusurlu işlerini sayanların meclislerine yanaşma. Bu kötü ahlâk sana da bulaşır. Hem çabuk bulaşır." der. İmam-ı Şâfî Hazretleri, "İnsanların, darıldıktan sonra birbirlerinin ayıplarını ve sırlarını söylemesi, münafıklık alametidir" diyerek, ehl-i imanı dikkat etmeye davet eder. Hakkı ve sabrı tavsiye eden ve şefkatle size bir zarar gelmesin diye muhafızlık eden bir şahs-ı manevî içinde olmak ne güzeldir. * Bu vesileyle, ardında nurlu hatıralarla hoş bir seda bırakarak giden ve ömrünü Yeni Asya sevdasıyla tamamlayan İzmir'in saff-ı evvel Nur talebelerinden Hasan Şen Ağabeyimize rahmetler ve ailesi ve camiamıza başsağlığı diliyorum.

05 Mayıs 2026 00:40

Sebahattin Yaşar

Nurun Bayramlarına Hoş Geldiniz!

Risale-i Nur Enstitüsü'nün her yıl belirlemiş olduğu yılın konusu vesilesiyle farklı farklı şehir ve üniversiteden onlarca bilim adamı, araştırmacı ve uzman, Nurun o meselesini 'anlama ve anlatma' etkinliğine katılıyor. Bu yıl da, "Bediüzzaman Said Nursi'nin Görüşleri Işığında Küresel Vicdan, İnsaniyet ve Demokrasi" konusu, memleketimizin pek çok şehrinde nura gönül vermiş olanlar, Bediüzzaman'ın ilgili konudaki mesajlarını anlamaya çalışıyorlar. Bu nurani görüntü insanlık âlemine, "Bu insanlar, Bediüzzaman'ın hayat ideali olan "Medresetüzzehra"nın meyveleridir" mesajını veriyor. İşin görünmeyen tarafında ise, farklı farklı üniversitelerden onlarca profesör, doçent, öğretim elemanı, uzman ve Nurun meselelerine ilgi duyan araştırmacılar bu vesileyle bir kez daha program yapılan şehirlerde Risale-i Nurları okuyorlar, inceliyorlar ve aylarca süren bu okuma ve araştırmalardan bir tebliğ çıkararak, Risale-i Nur programlarında görüş ve düşüncelerini paylaşıyor. Günlerdir nice nice güzel şehirlerimizde nurun bayramında buluşmalar devam etti, devam ediyor, devam edecek.

26 Nisan 2026 02:53

Sebahattin Yaşar

Risale-i Nurlar Eğitim Müfredatına Girmeli

Türkiye, eğitim camiamızın yürekleri paralayan genç haberleriyle sarsıldı. Tartışma konusu ne olursa olsun bir eve ateş düştüğünde bütün vicdanlar sızlar ve "Eyvah, bir gencimiz daha dünyasını ve ahiretini yaktı!" deriz. Şimdi ortada bir vakıa var ki, 'Eğitim, eğitmiyor.' Bu fabrika defo üretiyor. Bediüzzaman Said Nursî'nin, yüz yıl öncesinden haber verdiği, "Vicdanın ziyası, ulum-u diniyedir. Aklın nuru, fünun-u medeniyedir. İkisinin imtizacıyla hakikat tecelli eder" hakikati, yetkilileri bir şeyler yapmaya çağırıyor. Bu yapıdan, "vicdansız ürünler' çıkmaktadır. Herkesin gözü önünde yüz yıldır sağlıklı insan yetiştiren bir eğitim muhtevası var. Bu, Risale-i Nur gerçeğidir. Bu eserler iman temeliyle, insana, 'Yanlışa, içeriden dur diyen!', 'vicdan polisi'ni hep canlı tutan bir eğitim müfredatıdır. Oysa iman güçlendikçe, vicdan parlar. Maddî ve manevî bu korunma sistemini ancak insana din verebilir.

19 Nisan 2026 01:25

Sebahattin Yaşar

"Her Şeye Yeniden Başlamak" Nasıl Doğdu?

"Kitap nasıl doğar?" sorusuna her yazarın vereceği cevap farklıdır. Çünkü her kitabın özel bir doğuş hikâyesi vardır. Bebeğin anne karnında belirli bir zaman diliminde bekletilmesi gibi, kitabın da yazarın iç dünyasında ne kadar kalacağı kestirilemeyen bir şeydir. Her insanın ne çok "yeniden"i vardır hayatında. "Her Şeye Yeniden Başlamak" da binlerce "yeniden" hikâyeleri arasından doğup geldi, hatta pek çok yarım kalmış 'Yeniden'ler dinledi farklı farklı memleketlerde. En güzel haberi de, Ebu'l-Vefa Hazretleri verdi, "Allah yeniden başlayanların yanındadır" diye. İnsan hep bir "yeniden" ümidiyle yaşar. "Yeniden" de filizlenen, yeşeren tomurcuk var heyecanla. Kök "yeniden" hayat bulsun. "Her Şeye Yeniden Başlamak"ta, nice kalp atışları var heyecanla hayata tutunan. "Yeniden" dönüp gelmek, kapıyı bir daha çalmak, bir daha, bin daha gel var güler yüzlü. Evet, beyaz bir sayfa açmaktır; "Her Şeye Yeniden Başlamak".

12 Nisan 2026 00:50

Sebahattin Yaşar

Mutlu İnsanlar Ve İhlâslı Hizmetler Diyarı: Denizli

Biz de Denizli'de okuyucularımızla Risale-i Nur dersinde bir araya geldik. Bediüzzaman Hazretlerinin "Müfritane irtibat", yani nur talebelerinin birbiriyle sıklıkla görüşmesi gerektiğine dair ikazının ne kadar yerinde olduğuna halen şahitlik yaptık. Doğrusu aynı davada, aynı amaç birliği etrafında olan kardeşlerin sıklıkla görüşmesi ulvî duyguların uyanmasına, hamiyetin gelişmesine hizmet ediyor. Nur talebeleri arasında yaşanan tesanüdün, hizmet için ne kadar mühim olduğunu mütalaa ettik. Denizli Yeni Asya Temsilciliğinde Mehmet Cebe Beyi ve meşveret heyetini ciddi bir hizmet gayreti içerisinde bulduk. Bizim için güzel bir gelişme de yeni çıkan "Her Şeye Yeniden Başlamak" isimli kitabımızla Denizli'de karşılaştık. Denizli Yeni Asya temsilcimiz sevgili Mehmet Cebe ile önce hizmet Şehitleri Hafız Ali Ağabey ve Hasan Feyzi Ağabeyleri kabirlerinde ziyaret edip, dualar ettik. Denizli'ye çok yönlü zaman ayırmak, hizmet kahramanlarıyla daha yakından tanışmak ve ihlaslı nur talebeleriyle "müfritane" zaman geçirmek bir gereklilik olarak gözüküyor.

05 Nisan 2026 00:51

Sebahattin Yaşar

Toplum Değerleri Ve Gençler

Ramazan Bayramı dönüşü üniversiteli gençlerle bayramın nasıl geçtiğini konuşuyoruz. Belli ki bayram sönük, renksiz, hareketsiz, yeniliksiz. Bir kısmı da bayramı çocuklara bırakmış. Bayramlık giymek, bayram harçlıkları, ziyaret, şeker toplama çocuk işi diyor. Anlaşılan şu ki, bu gençler çocukluk yıllarında sağlıklı bir bayram hatırası yaşamamışlar. Yani bayramın hatırası yok. Bu, hayatı canlı tutan geleneklerin kuruması anlamına gelir ki, bu durumda bayram anlamını yitirir. Toplumu toplum yapan ortak neşe ve keder duyguları yoksa, aynı toplum olmanın bir anlamı kalmaz. Toplumda bayram deyince, şehir meydanlarında, camilerde bayram namazları, bayramlaşmalar, ikramlar, kadınlar kendi aralarında, çocuklar, gençler kendi aralarında oyunlar, eğlenceler, şenlikler akla gelir. Oysa bayram, maddi olduğu kadar manevidir.

29 Mart 2026 01:12

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha