
Daha havalar tam soğumadan saç uçları sertleşmeye, elektriklenmeye ve aynada "ben iyi değilim" bakışı atmaya başlıyor. Çünkü kış ayları saç için gerçekten zor. En büyük yanılgımız şu: "Yaz bitti, bakım da bitti." Oysa kışın saçın neme ihtiyacı yazdan bile fazla. Şunu da göz ardı etmemek gerekiyor: Saç sadece dışarıdan beslenmiyor. Matlık, cansızlık ve dökülme çoğu zaman "ürün yetmedi" değil, "vücut susuz kaldı" demek. Saçı biraz daha dinlemek, mevsime göre bakım yapmak ve "idare eder" dememek yeterli. Kış aylarında saç kuruluğu çoğu zaman "ben ne yaptım da böyle oldu?" diye düşündürüyor. Haftada en az bir-iki kez yoğun nem veren maske uygulanmadığında saç uçları kısa sürede sertleşiyor ve kırılıyor. Ama saç derisi için tam bir felaket. Açık bırakılan, korunmayan saçlar daha çabuk nem kaybediyor. Ama saç bunu hemen belli ediyor. Kışın saç bakımı aslında çok karmaşık değil. Biraz farkındalık, biraz doğru ürün ve biraz da "mevsim değişti, rutin de değişmeli" demek yeterli.
Kaynak: Posta
07 Ocak 2026 13:31
Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız
Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Bakım Ürünlerinde Fazlası Her Zaman Daha İyi Değildir
Cilt ve saç bakımında sık yapılan hatalardan biri, kullanılan ürün miktarını artırmanın daha hızlı sonuç vereceğini düşünmektir. Oysa bakım dünyasında işler çoğu zaman bu şekilde yürümüyor. Fazla miktarda serum, krem ya da saç bakım ürünü kullanmak, beklenen faydayı artırmak yerine ürünlerin emilimini zorlaştırabiliyor ve bakım sürecini daha karmaşık hale getirebiliyor. Benim görüşüme göre bakım konusunda en önemli nokta, ihtiyaçları doğru analiz etmek. Doğru bakım, çok ürün kullanmak değil; bilinçli ürün kullanmaktır.
05 Haziran 2026 12:08

Herkes Çok Yorgun Ama Kimse Duramıyor
Daha başarılı olmak, daha çok çalışmak, daha iyi görünmek, daha güçlü kalmak. Sanki insan olmak yetmiyormuş gibi sürekli "daha fazlası" olmamız bekleniyor. "İyiyim" kelimesi otomatik bir cevap hâline geldi. Çünkü insan makine değil. Ve sürekli güçlü kalmaya çalışmak da bir yerden sonra insanın ruhunu yoruyor.
22 Mayıs 2026 09:53

Göründüğümüz Gibi Miyiz? Şey… Az Önce Ağladım Da
Sosyal medya diye bir gerçek var artık hayatımızda. Kimse "ağladım ama sonra makyajımı düzelttim" yazmıyor mesela. Ya da "bu fotoğrafı çekmeden önce kendimi hiç iyi hissetmiyordum" demiyor. Çünkü artık gerçek olmak değil, "iyi görünmek" önemli. Ama aslında karşılaştırdığımız şey, onların gerçeği değil… "Nasıl bu kadar mutlu olabilirler?" diye düşündüğüm anlar oldu. Çünkü benim hayatım, bir filtreye sığmayacak kadar gerçek.
03 Mayıs 2026 17:05

Yarım Kalan Hikâyelerin Ağırlığı
Yarım kalmış cümleler gibi, içimizde dönüp duran duygular var. Ortada asılı kalmış bir "keşke" gibi… O kişiyle olabileceği "ihtimallere." Çünkü gerçekler nettir. "Belki"ler en tehlikeli kelimedir bu yüzden. Ben de hayatımda yarım kalmış hikâyeler biriktirdim. Ya da onlar biraz daha net. Ve ben artık kendimi yarım bırakmıyorum.
24 Nisan 2026 18:00

İlk Araban Eski Model Olmasın: Acemilik Affetmez
Hepimizin hayalinde biraz özgürlük, biraz heyecan, biraz da "artık ben de yollardayım" hissi var. Ve burada çok net bir şey söyleyeceğim: İlk araban diye eski model araç alma. "Nasıl olsa acemiyim, çarparım, çizerim, üzülmeyeyim" düşüncesi çoğumuzun aklından geçiyor. Bunlar "lüks" değil, acemi bir sürücü için resmen ikinci bir çift göz gibi. Araba sadece seni A noktasından B noktasına götürmek için değil, aynı zamanda seni güvende tutmak için var. Kendine şunu sor: "Ben bu süreci kolaylaştırmak mı istiyorum, yoksa zorlaştırmak mı?" Cevabın belliyse, tercih de belli.
10 Nisan 2026 16:13

"Beni Kırdığın Anda Seni Tanıdım"
Bazen bir insanı tanımak için aylar, hatta yıllar gerektiğini düşünürüz. Çünkü insanı gerçekten tanıdığınız an, çoğu zaman en sakin olduğu değil; en kızgın olduğu an oluyor. Sırf canımı acıtmak için seçilmiş kelimelerdi bunlar. Ve o an şunu fark ettim: Bir insan sizi gerçekten seviyorsa, en kızgın anında bile sizi incitmemeye çalışır. Çünkü sevgi, sadece iyi anların değil; kötü anların da sorumluluğunu taşımaktır. Çünkü insan, sinirliyken rol yapamaz. Karşınızdaki insanın kim olduğunu, size nasıl baktığını, sizi ne kadar önemsediğini. Ve belki de en önemlisi şu: Bir insanın size nasıl davrandığını değil, size kötü davrandığında nasıl biri olduğunu asla unutmayın.
27 Mart 2026 18:04

Herkes Konuşuyor Ama Kimse Dinlemiyor
Son zamanlarda fark ettiğim bir şey var. Masada birkaç kişi var. Ama çok az kişi gerçekten karşısındaki insanın ne demek istediğini anlamaya çalışıyor. Dinlemek, karşındaki insanı anlamaya çalışmaktır. Bugün belki de en çok ihtiyacımız olan şey tam olarak bu: Birbirimizi gerçekten dinlemek.
11 Mart 2026 17:45

Bakımlı Olmak Ayıp Mı?
Ne zaman bir kadın kendine özen gösterse, arkasından bir fısıltı başlıyor. Kendine özen gösteren kadın, kendini önemseyen kadındır. Kendini önemseyen kadın ise sınır koyar. Sınır koyan kadın kolay yönetilemez. Oysa bir erkeğe kimse "Neden bu kadar şıksın?" diye sormaz. Kravat taktığında kimse "Kime?" demez. Bir kadın en çok kendisi için güzelleşmeli.
27 Şubat 2026 15:09


Reklam Vermek İçin Tıklayınız
İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Güçlü Kadın Masalı: Herkes Dayanıyor, Kimse Tutmuyor
Ama öyle "uykusuz kaldım" yorgunluğu değil bu. Kadın güçlü olacak. Bir duygusal kriz varsa kadın "anlar". Bir şey yolunda gitmiyorsa kadın "sabretmeyi bilir". Kadın yorulunca "biraz daha dayanır". Ve en çok da, "zaten yapar" diye düşünülen o görünmez emekten.
03 Şubat 2026 17:47

Bir Şişe Yağdan Fazlası: Saç, Ruh Ve Yeni Başlama Hâli
Saç meselesi biz kadınlar için sadece saç meselesi değildir. Ruh hâlidir, özgüvendir, bazen "yeniden başlama" isteğidir. Saç köklerini besler, dökülme karşısında "buradayım" der. Çünkü her güzel şey gibi fazlası zarar. Ama burada küçük bir uyarı: İnce telli saçlarda fazla kullanılırsa "yağlı ama mutlu değilim" görüntüsü yaratabilir. Bir de benim jokerim olan jojoba yağı var. Bir gün sürüp "niye olmadı?" demekle olmuyor. Benim öğrendiğim şu: Saça sürülen yağ aslında biraz da kendine gösterilen özen.
23 Ocak 2026 00:35

Bölgesel İncelme: Aynadaki Görüntü, Tartıdaki Rakamdan Daha Fazla Şey Söylüyor
İsimleri ilk duyduğumda bana da biraz "fazla iyi" gelmişti. Ama zamanla şunu fark ettim: Bölgesel incelme ne büyük bir yalan ne de her derde deva bir çözüm. Önce şu gerçeği kabul etmek gerekiyor: Bölgesel incelme zayıflatmaz, şekillendirir. Özellikle "ne yaparsam yapayım burası gitmiyor" dediğimiz alanlarda. Biraz yürüyüş, biraz su, biraz da "kendim için bir şey yapıyorum" hissi… Bölgesel incelme uygulamaları bazen bedenden çok zihni rahatlatıyor. Sosyal medyada izlediğimiz "bir seansta inceldim" hikâyeleri gerçekçi değil. Bölgesel incelme; kendini cezalandırmak için değil, kendinle daha barışık olmak için yapılmalı.
02 Ocak 2026 16:36

Sokak Hayvanlarının Sessiz Çığlığı
Ve "elimden ne gelirse" diyerek kediyi alıp özel bir veterinere götürdü. Sokak hayvanları söz konusu olduğunda iyilik, çoğu zaman cesaret ister. Çünkü karşınızda sadece "vaka" değil, bir candan bahsediyoruz. Bilimsel olarak biliyoruz ki ileri seviye göz enfeksiyonları, özellikle uzun süredir sokakta yaşayan hayvanlarda çoğu zaman geç kalınmış vakalardır. Biri "sen değerlisin" dedi. Ve bazen insanın kendine "Ben doğru olanı yaptım mı?" diye sorduğunda verebildiği cevap, sonucu değiştirmese bile vicdanı ayakta tutar. Ama ardında çok kıymetli bir şey bıraktı: İyiliğin sonucu her zaman mucize olmaz. Ama iyilik, her zaman iyiliktir.
29 Aralık 2025 11:42