
Galatasaray'ın takım değerinin 344,75 milyon avro ve Fenerbahçe'nin takım değerinin 247,90 milyon avro olmasına rağmen, harcanan paralarla ortaya konulan futbolun karşılığı birbirini maalesef tamamlayamıyor. Bu konuda Anadolu takımlarının iş birliği kafadan oluşturulurken, Galatasaray'ın iş birliğinin temel politikalara uygun olarak farklılığı ile Beşiktaş'ın başkanlık üzerinden tasarlanarak tamamen borçluluk ve gelen taleplere cevap vererek koltuğu sağlamlaştırma stratejisi, işi daha da kolaylaştırmaktadır. Galatasaray için Okan Buruk'un antrenörlüğü üzerine düşüncem hep oyuncular üzerinden sonuca gitme stratejisinden başka bir prensibinin olmadığı yönündedir. Icardi, Mertens, Torreira ve Olivera ile elde ettiği başarının bu seneki karşılığı Osimhen ve Uğurcan'dır. Okan Buruk üzerinden maça müdahale ve oyunun taktiksel boyut eksikliğini en iyi anlatacak hamlesi ise 10 kişi kalan takımda Sane'yi oyundan çıkarmasıydı. Burada, 10 kişi kalan takımın hızlı geçiş oyununda ve oyuncu eksiltme zorunluluğunda Yunus yerine Sane'yi almasının karşılığının nelere mal olduğunu da görmüş olduk. Bunlar Okan Buruk için önemli verilerdir. Uğurcan'ın eksikliğinin Gençlerbirliği ve Samsun maçlarındaki sonucu, Okan Buruk'un teknik direktörlüğü adına bir çaresizliğin göstergesidir. İki takımlı ligde bu kadar oluyor.
Kaynak: Birgün
03 Mayıs 2026 16:26
Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız
Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Mağlubiyet Kendiliğinden Gelmez
Cumartesi günü yazdığım yazıya şöyle başlamıştım: "2026 Dünya Kupası'ndaki ilk rakibimiz olan Avustralya'nın yabana atılacak bir takım olmadığını belirterek yazmaya başlamak doğru bir giriş olacaktır." Demiştim. Arda 90 milyon avro, Hakan 40 milyon avro, Kenan 45 milyon avro, Orkun 28 milyon avro, Kerem 20 milyon avro, Barış 20 milyon avro ve Merih 14 milyon avro. Bu nokta önemli; 7 oyuncunun toplam değeri 257 milyon avro, geri kalan 19 futbolcunun değeri ise 216 milyon avrodur. Yani, 7 futbolcunun toplam değeri takım değerinin %54,3'üne denk gelmektedir. Diğer 19 futbolcu ise takım değerinin %45,7'sine denk gelmektedir. Tekrar Cumartesi yazısına dönersek: "Bizim futbol kurgumuzda, önde set oyununda topa sahip olma beceresindeki kopukluklar, top kaptırıldığında defansımızın arkasına atılan paslarda çabuk ve süratli oyuncular karşısında oldukça sıkıntı yaşamaktayız. Bu anlamda, bu iki oyuncuya dikkat edilmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır. Venezuela maçında bunun sıkıntılarını yaşadık. Zaten zaaf noktamız, özellikle defansın merkezindeki iki oyuncunun hamle hataları ve pozisyonu doğru alamamalarından kaynaklanmaktadır. Topun kaptırıldığı yerdeki baskı bu sıkıntıyı giderebilecek bir taktiksel hamle olabilir." "Afrika kökenli oyuncuların sürat ve çabukluğa dayalı fiziksel özelliklerinin maça direkt katkısıdır. Bu konuda, Irankunda ve Toure ciddi farklılıklar yaratmaktadır." Maalesef sonuca direkt etki eden unsur oldu. "Kenarlardaki bek hücum oyun kombinasyonu rakibin bölgeye çoğalma hamlesine neden olacağından, oradan içeriye geçişlerde hata yapmazsak avantaj yakalayabiliriz. Ferdi-Kenan oyunu bu noktada fark yaratabilir. Merkezde Arda, Hakan ve Orkun oyunu belirleyici özellik taşımaktadır. 3 farklı oyun stili zenginlik katacağı gibi, Arda'nın asistleri ve dripling ile rakibi eksiltmesi, Hakan'ın ters uzun topları ile şut atma becerisi ve Orkun'un şut atma becerisi ile arkaya yaptığı topsuz koşular skora yansırsa maçın belirleyici biz oluruz." Diye cumartesi günü bir saptamada bulunmuştum. Reklamlardaki abartıdan ve stüdyolardaki cehaletten biraz uzak durarak, takımı sakin bırakarak yardımcı olmak belki de en doğru hamle olacaktır.
14 Haziran 2026 14:07

Türkiye Avustralya Maçı
2026 Dünya Kupası'ndaki ilk rakibimiz olan Avustralya'nın yabana atılacak bir takım olmadığını belirterek yazmaya başlamak doğru bir giriş olacak. Avustralya 3'lü defans kurgusu temelinde, rakipleri de baz alarak bazen 3-4-2-1, bazen de 5-4-1 şeklinde bir dizilişle sahaya çıkıyor. Her koşulda savunma set oyununa geçtiğinde, 5'li savunma kurgusu temel pozisyon oluyor. Onlar için avantaj gibi gözükse de, aslında bizim için avantaj-dezavantaj olacak olan stoperlerin boy ortalaması. 5 stoperin (Circati 1,91-Herrington 1,93-Soutter 1,98-Burgess 1,94-Degenek 1,87) boy ortalaması 1,92'dir. İster 4-6-0'da oynayalım, isterse 4-5-1'de oynayalım, bu savunma kurgusunu açmak için çok fazla yer değişimi ve topu çok çabuk kullanarak defans arkasına geçişi hızlı oynamak zorundayız. Avustralya'nın takım değeri 77,45 milyon avroyken, Türkiye'nin takım değeri 473,70 milyon avrodur. Yaş ortalaması hemen hemen aynı: Avustralya 27,4, Türkiye 27,7. Lejyoner sayısı bakımından bizim iki katımıza yakın. Avustralya'da 22 oyuncu varken, bizde 11 oyuncu var. Türkiye'de futbol 1. sırada yer alırken, Avustralya'da futbol 4. veya 5. sıralarda yer alıyor.
13 Haziran 2026 05:00

Fenerbahçe'den Chp'ye Neyin Aklı?
Sokrates'in mevcut Atina demokrasisini ve yönetim biçimlerini ahlak, erdem ve bilgi üzerinden sorgulaması, aynı zamanda devletin siyasi kurguyla birlikte insan yaşamına direkt müdahalesi söz konusu olduğu için, sorular üzerinden felsefi bir boyutta da tartışılmasına dayanak olmuştur. Çünkü hiçbir dayanağa bağlı değildir. Çok uzun bir süredir Galatasaray'ın derin bürokrasisiyle her hükümetin ve devletin derin bürokrasisi arasındaki ilişkiler üzerinden bir mekanizma kurulmuştu. Keza Beşiktaş'ın özellikle son 3 başkan dönemindeki yönetim değişkenlikleri, artık kulübü iş birliğinden çıkartarak; bağımlı bir kurum haline getirmiştir. Ama 3 Temmuz sürecinde, cemaat ile hükümet arasındaki siyasi birliktelik süreci bir şekilde cemaatin hegemonya hâkimiyetine dönüştürürken, kurumlar üzerinden bir yönetim mekanizması oluşturmaya çalışmasını sağladı. 3 Temmuz bir milattır… Bu cemaat hegemonyasına tek karşı koyan kurum olan Fenerbahçe, bu duruşuyla belki bedel ödemeyi de göze alarak kurumsal bir tavır sergiledi. İktidarın bekası için butlan Kemal üzerinden bir strateji ortaya koydular. Butlan Kemal'in ilk 13 yılındaki iş birliğiyle kurulan düzenin devamı baz alınırken, özellikle Özgür Özel'in ortaya koyduğu halktan yana liderlik tavırları bu işe çomak sokmuştu. Kurulan sömürü mekanizmasının kitlelerin 'kader' olarak algılaması ve Dünya dışında aranması gereken huzurun içerdeki mutlu azınlığın huzuru olacağından, muhakkak bir şekilde bir yol bulunması CHP operasyonunu zorunlu hale getirmişti.
10 Haziran 2026 05:00

Montella'nın Takımı
Montella, Avrupa Şampiyonası 'na katılmamız için mucizevi iki galibiyete ihtiyacımız olduğu bir zamanda göreve geldi. Avrupa Şampiyonası'na gitmeye hak kazandık. Yine Montella ve yine kendi seçtiği oyuncularla bunu başardı. Ve yine o oyuncularla Dünya Kupası'na gitti. Montella bu süreci çok kısa tutarak bir kadro bütünlüğü oluşturdu. Dünya'da Fransa, İspanya dahil, takımlar 4-6-0 oynayarak hücum aksiyonunu zengin tuttuğu gibi oyunu kontrol edebilecek mekanizmayı da içinde taşımaya başladılar. Oyun, 6 numarada merkez kurguda Hakan üzerinden derin 10 numara olarak oynamasıyla şekillenirken, Arda ve Kenan Hakan'dan sonra bu organizasyonun taşıyıcısı ve yöneticisi olarak sürece dahil olmaktadırlar. Ama özellikle, Kenan ile Ferdi'nin oyun kurgusundaki taktiksel performansları çok önemli. Kenan çizgide kalırken, Ferdi Zeki'den farklı olarak iç bindirme ile 3 numaradan 8 numaraya doğru, toplu ve topsuz iç koşuyla farklı bir zenginlik katmaktadır. Çünkü, altın bölge boşaldığı zaman 2. ve 3. koşullarla gelen oyuncular bile rahat skor yapabilmektedir Bunu çözmek için Montella genellikle merkez oyunculardan birini birinci bölgede set oyununa geçerken sağ bek ile Merih arasına kaydırarak bu alanın boşaltılmasına engel olmaktadır. Bu Avrupa Şampiyonası'nda Kaan oldu, Kosova maçında da İsmail oldu. Başarılı olduk ve hem Avrupa Şampiyonası'na hem de Dünya Kupası'na katılmayı hak ettik. Her iki oyuncuyu da Montella sürekli kadroya çağırarak onları sürece dahil etti. Dünya Kupa'sı bu yıl 48 takımdan oluşmaktadır. İlk maç Kanada-Vancouver'da ve Arizona ile arasında 2000 km var!
05 Haziran 2026 05:00

Cruyff Felsefesi, Enrique Ve Arteta'dan Sonra Bir De Bize Bak!
Paris ve Arsenal bu bakıdan oldukça zengin iki kulüptür. Yine Barselona altyapısından yetişen Arteta, Arsenal'de kaptanlık yapıp futbolu bıraktıktan sonra, Pep Guardiola'nın yanında iki sezon yardımcı antrenör olarak çalıştıktan sonra Arsenal'e geldi. Her iki antrenör de takımlarında işe başlar başlamaz kendi oyun felsefelerine uygun takım oluşturmak için kadro temizliğine giderek, tüm kadronun kendi iradeleriyle oluşturulmasını sağlayarak, çalışacağı bütünlüğe sahip olana dek devam etmek üzere süreci başlattılar. Aynı şekilde Arsenal'de Arteta takımı boşaltıp kendi kadrosunu oluşturmak için epey zaman harcadı, ancak 7 sene sonra bu tutarlılığın karşılığını buldu; söylediğim ortam Premier Lig ve Şampiyonlar Ligi… Paris'in yaş ortalaması 24,2. Arsenal'in yaş ortalaması 26,6. Paris neredeyse bu takım ile hemen hemen 6-7 sene daha oynarken, Arsenal ise 5-6 senelik bir oyuncu tutarlılığına sahip. Paris'in 36 kişilik takım kadrosu içinde 16 Fransız futbolcu bulunurken, Arsenal'in 24 kişilik takım kadrosunda 7 İngiliz futbolcu bulunmaktadır. Ama artık Şenol Güneş veya Fatih Terim tarzından ziyade, küresel ölçekte oyun prensiplerine sahip ve tutarlı bir isim olmak zorunda.
31 Mayıs 2026 00:03

Mustafa Kemal'den Butlan Kemal'e
Mustafa Kemal, ülkeyi işgal eden emperyalist ülkelere karşı kazanılan zafer sonrası, yönetim mekanizmasını daha kurumsal hale getirip disipline etmek üzere Cumhuriyet Halk Partisi'ni, Millî Mücadele'yi örgütleyen Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'ni siyasi bir yapıya dönüştürmek amacıyla 9 Eylül 1923'te kurdu. Tüm hayatını Türkiye Cumhuriyeti'ne adayan Mustafa Kemal, bir ülkeyi yoktan var ederken "Benim iki büyük eserim vardır; biri Türkiye Cumhuriyeti, diğeri Cumhuriyet Halk Partisi'dir" demesine rağmen, hiçbir şey üretemeyen ve ömrünü devlet memuru olarak geçirip liderlik vasfı yerine, ast-üst ilişkisi içinde hiyerarşiye maruz kalan butlan Kemal'in bu mirasa bile anlamını bilmemesinin bugünkü polis yardımıyla işgalin anlaşılır bir yanı vardır. Mustafa Kemal Cumhuriyet kurup, partiyle bütünleştirip, bir devlet mekanizması yaratıp siyasi bir kimlik kazandırırken, butlan Kemal faşist bir zihniyetin dağıttığı mekanizmanın siyasi aparatı oldu. Mustafa Kemal 7 dil konuşabiliyordu. Butlan Kemal'i burada mukayese etmek ayıp olur. Sonuç olarak, 57 yıllık yaşamında ölümü göze alarak tam bağımsız bir ülke yaratmaya çalışan Mustafa Kemal'in sözleriyle, butlan Kemal'e anlayabilmesi zor da olsa ne yaptığını anlatmak hem doğru olur hem de nereden nereye geldiğimizin izahı olur.
27 Mayıs 2026 05:00

Bir Siyasi Aparatın Hikayesi
1980 darbesi sonrası ülkedeki tüm siyasi yapının çalışma yönü tamamen emperyalistlerin talepleri üzerinden, ulusal kurgunun ve Cumhuriyet Devrimlerinin yok edilmesine yönelik yürütüldü. Özellikle Deniz Baykal ve Kemal Kılıçdaroğlu bu yapısal değişimin siyasi jargonuna uygun davranışlar ile kırılma sürecine büyük katkı sağlamışlardır. Kemal Kılıçdaroğlu'nun 12 Eylül sonrası oluşturulan 'Türk İslam Sentezi' değişimin içinde var olan derin devlet organizasyonu içinde görev yapması, onun CHP Başkanlığı döneminde bu siyasi stratejiye uygun söylemler ve davranışlarda bulunmasına neden oldu. CHP'nin başına geçmesi için önce 2 açık oturum düzenlendi. İktidarın Anayasayı her çiğneyişinde sesini çıkarmayarak, hatta bazen de katkı yaparak 'aman ağzımızın tadı bozulmasın' edasıyla kabul etmesi; 2017 referandum sonuçlandığında mühürsüz oylara rağmen eve kaçarak halkı yüzüstü bırakması, partinin muhalif kimliğini kişisel hesap alanı haline getirerek, iktidarın tek korkusu olan sokaktaki muhalefeti engellemesi onun için başarı hikayesi olmuştu. Değişimle birlikte, 31 Mart seçimleri muhalefet için yeni bir başlangıca dönüştü. Değişimin nedeni ve içeriği halkın beklentisiydi. Halk özgül ağırlığını ortaya koyarak, 19 Mart darbesiyle birlikte CHP üzerinde oluşturduğu baskı ile onu sokak muhalefetine yönlendirerek bir bütünlüğün sağlanmasına neden oldu. 2023 yılından beri, siyasetçi olarak, halkın açlık ve sefalet içinde yaşarken kılını bile kıpırdatmayıp tüm enerjisini CHP'nin başına dönmeye harcayan 77 yaşındaki bir siyasetçiden beklenecek bir şeyin var olduğunu sanmak insanın kendine ihaneti olur.
23 Mayıs 2026 05:00

Beşiktaş'ta Başkanların Durumu 'Keka'
Dikilitaş projesiyle birlikte, son 26 yıl içinde artık özvarlıkların satışına sıranın gelmesi durumun vahametini net olarak ortaya koymaktadır. Vahametin kanıtı: Bu satış adına, 3000 kişiyle karar almak için bir salonun tutulması ve her şeyin dizayn edilerek sonuca varılmasıyla tersliğe yer bırakmamak adına önemli bir stratejiydi. O kadar iyi fırsatlar oluştu ki çocuk yaşta oyunculara akıllara zarar paralarla transfer yapıp yatırım üzerinden ticaret yapılırken, altyapıdan yetişen Demir Ege gibi geleceği çok parlak oyuncuları da yok pahasına sattılar. Benim 40 yılık brikimim maalesef bunlara cevap veremiyor. Herhalde Genel Kurul'dan, Divan Kurulu'ndan ve Denetleme Kurulu'ndan bir ses çıkmadığına göre onlar her şeyi anlamış ve tatmin olmuş durumdalar. Bakın, bütün ticareti yapan hem Ahmet Nur Çebi'ydi hem de Serdal Ardalı'ydı, ama her iki süreç sonunda da ihale Sergen Yalçın'a kaldı… Beşiktaş altyapısından yetişip Beşiktaş'ın tüm kodlarına sahip olmasına rağmen, her iki başkanın yaptığı hataları ve kulüp için verdiği zararları engellemek için bir plan ve program üzerinden süreci yönetmedi. Tüm faturanın Başkan Serdal Adalı'ya kesilmesi gerekirken, Sergen Yalçın'ın gündemde kalması bilerek ve isteyerek gündemde birtakım kişiler tarafından tutulması, Başkan'ın yazı rahat geçirmesine neden oldu. Beşiktaş'a bu kadar zarar veren başkan ve yönetim kurulu varken, tek bir kişi üzerinden süreci dillendirmek, arka plandaki işlerin tıkırında gittiğinin de işaretidir. Beşiktaş artık Galatasaray, Fenerbahçe ve Trabzonspor'un çok arkasında kaldı. Ticarete dönerek anormal para harcadılar ve 1,5 milyar avro borca ulaştılar. Artık sadece kulübün satışı kaldı.
20 Mayıs 2026 17:44

Mandacı Ali Kemal'den Alex Ferguson'a
Sanayi Devrimi sırasında İngiltere 'de kurallı ve organize hale gelen futbol, İngiliz sömürgecilik faaliyetlerinde kültürel bir araç veya kültür emperyalizminin bir aparatı olmayı sağlayan mekanizma olarak önemli rol oynamıştır. 19. yüzyılın ortalarından itibaren sanayileşmenin getirdiği işçi sınıfı kültürüyle şekillenen futbol, İngilizlerin küresel yayılım sürecinde sömürgelerine ihraç ettikleri bir kültürel hegemonya aracı olmuştu. Kısaca, futbol İngiliz sömürgeciliğinin sadece askeri veya ekonomik değil, aynı zamanda kültürel ve sosyal bir araç olarak sömürge taşıyıcılığına hizmet etmişti. Futbol, İngiltere'de profesyonel hale gelince sistematik olarak klasik 4-4-2 sistemi üzerinden kendi hegemonyası için kural haline getirilmeye çalışılsa da, sonunda delinerek bugünkü halini aldı. Bizde de Bornova'da başlayan futbol kulüpleşme sürecine varana kadar, hani futbolla başlamasa da, klasik İngiliz himayesini savunan fazlaca insan vardı. "Kurtuluş Savaşı'na şiddetle karşı çıkmış, Millî Mücadele'ye katılanları "serseri sürüsü" ve "celali eşkıyası" olarak nitelendirmiştir. Damat Ferid Paşa hükümetlerinde Dâhiliye Nazırlığı (İçişleri Bakanı) yapmış, İngiliz işgalcilerle yakın işbirliği içinde olmuştur. "Düşmanlar, teşkilat-ı milliyeden bin kere daha iyidir" sözüyle Millî Mücadele'ye bakışını net bir şekilde ortaya koymuştur." İsim bir şeyler çağrıştırsa da, yaşadığı zamanı kaderiymiş… "Evet, Sir Alex Ferguson İskoçya'nın Glasgow kentindeki işçi sınıfı kökeni ve tersane geçmişi nedeniyle ateşli bir sosyalistti. Gençliğinde marangozların sendika temsilciliğini yapmış ve 1961'deki işçi eylemlerine aktif olarak katılmıştır. İşçi Partisi ilkelerine inanan bir üye olarak tanınan Ferguson, hayatı boyunca tutumlu yapısıyla bilinmiştir." Kendisini işçi sınıfının bir parçası olarak gördüğünü ve sosyalist ilkelere inandığını belirtti. Ne kültür emperyalizminin kölesi oldu, ne de bir hegemonyanın aparatı oldu. Sadece doğruyu uygulamak için mücadele etti.
14 Mayıs 2026 12:56

Eskişehirspor'un Var Olma Sebebi
Eskişehirspor, 19 Haziran 1965 tarihinde şehrin yerel kulüpleri olan Akademi Gençlik, İdmanyurdu ve Yıldıztepe'nin birleşmesiyle kurulmuş, Türk futbolunda "Anadolu Efsanesi" olarak tanınan kulüp, İstanbul takımlarının hegemonyasına ilk ciddi başkaldırıyı gerçekleştiren takımlardan biri olmuştu. 1970-71 sezonunda Bursaspor'u yenerek Türkiye Kupası'na sahip olmuştu. 1966, 1972 ve 1987 yıllarında Başbakanlık Kupası'nı kazanmıştı. Hiç şampiyon olamamasına rağmen 1968-69, 1969-70 ve 1971-72 sezonlarında şimdiki Süper Lig'i 2. sırada tamamlamıştı. Evet, hakemin hataları vardı ama bu hatalardan önce takımın oyun kurgusundaki ve taktiksel oyun içeriğindeki hatalar oyuna ve sonuca direkt etki ettiği gibi, maçı çevirebilecek hiçbir koşulun oluşması da mümkün görünmüyordu. Bu noktada Ayvalık'ın gücü hocasını tebrik etmek gerekir. Önce, dış etkenleri suçlamadan uzaklaşarak bir strateji belirleyip bunu uygulamaları gerekir. Kurulacak kadrolar Süper Lig'e kadar taşıyıcı özelliklere sahip olmalı.
10 Mayıs 2026 20:27

Beşiktaş'taki Başarısızlık Tahakkümü
Futbol, sermaye birikimini sağlayabilen bir kültür endüstrisi ürünü hâline gelmesi nedeniyle, ekonomik bir olgu olarak sistemin işleyişini belirleyen ve egemenliğin bir parçası olan kuralsız yönetim silsilesi, Beşiktaş başta olmak üzere kulüplerin geldikleri yerin adresini belirler. Futbol pazarında para oldukça fazladır ve sistem içinde sürekli olarak yeniden üretilir. Bu nedenle, sistemin demokratik ve rekabetçi olduğunu söylemek mümkün olmadığı gibi, yönetim yoluyla bu sisteme entegre olan alt veya orta tabaka içinden gelen bireylerin üst sınıfa geçmelerini sağladı. Serdal Adalı yönetimindeki Beşiktaş'ın izahını yapmak için bu değerlendirme üzerinden gitmek gerekir. Son 26 sene içinde başarıyı pazarlayarak, aslında başarısızlık tahakkümünü kurmak için sistematik ve birbirini tamamlayan bir yönetim anlayışının egemenliğine şahit olduk. Hele hele son üç başkanın yaptıklarını insanın gözünün içine soka soka yapmaları, olayın artık hiçbir kurala dayalı olmadığını ve mutlu bir azınlığın sisteme entegre olmak için hiçbir kültürel kurguya ve kulübün tarihsel değerlerine ihtiyaç duyma gerekliliğinin olmadığını net gördük. Seba referansı ile başlayıp Beşiktaş'ın parasının kıymetinden hesap sorma cüretkârlığına kadar her şeyi kullandı. Demir Ege, Semih ve İlkay Avrupa'da oynayan Beşiktaş'ın altyapı oyuncuları. Dikilitaş'ın elden çıkartılması için nasıl 3000 kişilik bir çalışma yapıldıysa, aynı zihniyet bu pırıl pırıl gençlerin elden çıkartılması için devreye girdi. Sergen Yalçın bu noktada en büyük suçludur. Başkanın menüsüne dâhil oldu. Beşiktaş halkın takımıdır.
08 Mayıs 2026 05:00

Spor Emekçileri İçin De 1 Mayıs
Tüm spor branşlarına baktığınızda yüzde 10'luk bir grubun çok iyi kazandığı bir ortamda, bu grubun pazarlanması, yüzde 90'lık grubun içinde bulunduğu koşulların gözden kaçmasına neden oluyor. Olimpik sporcuların yaşadıkları, amatör sporcuların yaşadıkları ve profesyonel alt liglerde oynayan spor emekçilerinin yaşadıkları adeta bir var olma ve yaşama mücadelesi içinde geçiyor. Tüm spor hayatının buna bağlı olması, bir riske bağlı yaşamayı beraberinde getiriyor. Bu yüzden 5 olimpik sporcunun ABD'de intihar etmesinin üzülecek çok şeyi olmasına rağmen, şaşılacak bir şey yok. Üç büyüklerin 80 milyar TL'ye varan borcuna rağmen başarısız olmaları, onların para harcamalarına engel olmadığı gibi, ekonomik olarak zor günler yaşayan ülke içinde adeta sistemin propaganda alanı haline gelmesi bir tesadüf değil, bir yapılanma sürecidir. İki takımlı bir ligde, bir takım sadece Süper Lig Şampiyonu olmak için bir sporcuya 150 milyon avronun üzerinde para harcadı. Bu ülkede tüm spor çalışanları için bir sendika yok. Çalışma Bakanlığı'na bağlı iş kolları içinde 'spor' iş kolu olarak tanınmıyor. Var olan sendika yapılanmaları içinde spor, 'Eğlence İşleri' iş kolu altında örgütlenerek, 'grev' haklarından ve 'toplu sözleşme' görüşmelerinden maalesef uzak kalıyor.
01 Mayıs 2026 05:00