
Kurban, kesilen hayvana verilen ad olmakla beraber; Allah'a yaklaştıran veya kendisiyle Allah'a yaklaşılan şey anlamına gelir. Kur'an-ı Kerim bunu anlatır (Hacc 34, 36; Kevser 2). Bizler Kurban Bayramı'nda, Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail'in Yüce Allah'ın emrine tam bir itaat konusunda verdikleri başarılı imtihanın hatırasını tazeleriz. Hayvan da olsa neticede bir can alıyorsun. Zira her gün yüz binlerce hayvan kesilmektedir. Hz. Peygamber (SAV), hayvanın gözü önünde bıçağını keskinleştiren ve hayvanları birbiri önünde kesen birini gördüğünde, "Neden böyle yapıyorsun! Bu hayvanı iki kez mi öldüreceksin" buyurarak ikaz etmiştir. "Hayvana iyi davranın, eziyet etmeyin" buyurarak kurbanın incitilmemesi gerektiğini ısrarla belirtmiştir. Peygamberimiz (SAV) "Her nefes alıp veren canlının hakkı ve hesabı vardır" derken buna dikkat çeker. "Allah'ım beni bağışla" dedi. Etraftakiler "Ne oldu Bestami?" dediler. CEVAP: 90 km'den daha uzaklıktaki bir yere (Yozgat'a) gidecek olursanız. Bayramın 1. günü bayram namazından önce yola çıkar ve son gün güneşin doğuşundan sonra memleketinize (Ankara'ya) dönerseniz bu durumda seferi sayılırsınız ve Kurban kesmek zorunda olmazsınız. Kurban kesilirken "Bismillahi Allahu Ekber" denmelidir. CEVAP: İki gözü veya bir gözü kör, dişlerinin çoğu düşmüş, kulakları kesilmiş, boynuzlarından biri veya ikisi kökünden kırılmış, kulağının veya kuyruğunun yarıdan fazlası kesik olan hayvan kurban olmaz. Şaşı, topal, deli, doğuştan boynuzsuz hayvan ise kurban olur. CEVAP: Farz namazlardan sonra getirilen teşrik tekbirleri, arefe günü sabah namazından başlar, 4. günü ikindide sona erer. Tümü 23 vakit olur.
Kaynak: Takvim
29 Mayıs 2026 07:22
Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız
Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Osmanlı'da Kadın Vakfiyeleri
Vakfiyeler İslam'dan kaynaklanma birer merhamet hamlesidir. Bu vakfiyeler İslam'ın tevhid şuuruna uygun iş yaptılar. Büyük işler yaptılar. Erzak dağıtan vakfiyeler vardı. OSMANLI'DA VAKFİYE SAYISI Tespitlere göre Osmanlı'da 26 bin vakıf kurulmuştur. Bu vakıfların 1400 tanesini kadınlar kurmuşlardır. NURBANU VALİDE SULTAN: Atik Valide Sultan camii ve imareti kurdu. Medreseler, hamamlar inşa edip garibanlara adadı. MAHPEYKER KÖSEM VALİDE SULTAN: Yeni caminin yapımını başlattı, Üsküdar Çinili Camii'ni yaptırdı. HATİCE TURHAN SULTAN: Yeni Cami'nin inşaatını tamamladı. PERTEVNİYAL VALİDE SULTAN: İstanbul Aksaray Valide Sultan Camii'ni yaptırdı. Kanuni'nin kızı olan Mihrimah Sultan, Harun Reşid'in hanımı Zübeyde hanımın kemerle Taif'ten Arafat'a (90 km) su getirtmişti. Birçok kez yaptılar. Mihrimah Sultanın 50 bin altın harcadığı söylenir. BEZMİALEM VALİDE SULTAN VAKFI Birçok külliye ve cami kurdurdu. Dolmabahçe'deki Valide Sultan Camii onun vakfiyesidir. Yani; yaptırdı ve hizmete adadı. Elbette Kadın Sultanların kurdukları, vakfiyeler sadece bunlar değil. Hürrem Sultan Vakfı, Melike Hatun Vakfı, Sultan 2. Mustafa ve Sultan 3. Ahmed'in annesi Emetullah Valide Sultan Vakfı, Emetullah Başkadın Vakfı, Mihrişah Valide Sultan Vakfı, Hatice Turhan Sultan Vakfı ve benzerleri sayılabilir. Bu sayı diğer kadın vakıflarıyla 1400 (bindörtyüz) vakfa ulaşmıştır.
05 Haziran 2026 07:28

Cebrail'in Göründüğü Gün
Hz. Musa yüce Allah'a yalvarınca cevap geldi: "Ey Musa! Onlar dua ve ibadette kılı kırka yarsalar -vücutlarında et kalmasa- mazlumların haklarını vermedikçe ben onları üzerindeki kıtlığı kaldırmam." Malik bin Dinar ailesine vasiyet edecekti: "Ben ölünce el ve ayaklarımı zincir ve bukağılarla bağlayın. Kaçıp yakalanmış bir köle gibi beni mezara koyun. Belli Allah beni böyle affeder." "Siz cehennem alevlerini hak etmişken nasıl olur da cennetin peşindesiniz, derdi. Hayal kurup duruyorsunuz." Fudayl bin İyaz: "Ben ne peygamberlere, ne mukarreb meleklere imrenmiyorum. Çünkü onların hepsi mahşerin korkunç halini görecekler, temaşa edecekler. Ben keşke yaratılmasaydım. Olmamış olmayı arzu ediyorum." Derdin ve tasan mı var, derman Allah'tır. Günahların başını mı aştı, affeden Allah'tır. Her taraf zifiri karanlık mı, Duha Suresi'ni ışık eden Allah'tır. Hastalıklar mı çevreledi, seni tabib Allah'tır. Kabirdeki sorgu mu korkuttu, seni çeken Allah'tır. Amelin mi az, biri bin eden Allah'tır. Sırat korkusu mu sardı, seni yürüten Allah'tır.
22 Mayıs 2026 07:27

Hz. Peygamberi Sevmek Nedir?
" Kim peygambere itaat ederse Allah'a itaat etmiş olur" (Nisa: 80).. "Allah'a itaat edin, peygambere itaat edin" (Nisa: 59) ve benzeri birçok ayet; Allah'a ve Peygamberine (Hz. Hz. Peygambere itaat; O'nun Kur'an-ı Kerim ve sahih hadislerinde ifade edilen emir, yasak ve uyarılarına, mesajlarına, açıklamalarına uymakla gerçekleşir. Allah ve peygamberlerini ayırmak (Nisa: 150-152) küfrün kendisi olarak ifade edilmiştir. "Hayır (Muhammed), Rabbine andolsun ki, aralarında çıkan derin anlaşmazlık konusunda seni hakem kılıp sonra da verdiğin hükümden içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın ona tam manasıyla kabullenmedikçe iman etmiş olmazlar" (Nisa: 65). Başka bir ayette Allah, Hz. Peygamber'in ömrüne yemin ederek en yüce seviyede O'na itibar ettiğini belirtiyor: "Resulüm! Ömrüne yemin olsun ki onlar şehvetten sarhoşluk içinde sağa sola sarkıntılık edip duruyorlardı" (Hicr: 72). Bu yüce vasıflara sahip olan Hz. Muhammed'i (SAV) sevmek her mümin için iman şartıdır. O'na itaat etmek değildir sadece. Bazıları "O'nu görmedikten sonra gözlerim olsa ne olur" dedi ve gözlerinin perdelenmesini istediler. Dilerseniz bazı büyüklerin O'nun adı, Hz. Peygamber'in adı anıldığında nasıl bir ruh ve manevi hale büründüklerini aktaralım: İmam Malik der ki; Eyüp Suhteyani'nin yanında Resulullah anıldığında o kadar ağlardı ki ona acırdım. Şöyle dedi: "Siz Resulullah'ın makamı hakkında bildiğimi bilseydiniz beni yadırgamazdınız. Beni anlardınız." Muhammed b. Münkedir'e hadis sorulduğunda, hadis rivayet edip Resulullah'ın sözlerini anmaya başlayınca ağlardı. Sahabeden İbn Mesud: Resulullah "buyurdu" demezdi. "İnşallah öyle buyurdu veya buna yakın buyurdu" dedi.
08 Mayıs 2026 07:22


Reklam Vermek İçin Tıklayınız
İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Kur'an'dan Sonra Dayanağımız: Hadisler
Hadisler güzel ahlakı över: Efendimiz buyurdu: "İslam güzel ahlaktır." "Din nasihattır" Efendimiz buyurdu: Din Nasihattır. (Müslim) Merhamet et. Efendimiz buyurdu: İnsanlara merhamet etmeyene merhamet edilmez. Hayra vesile ol. Efendimiz buyurdu: Mümin bir yılanın deliğinden iki defa sokulmaz (Buhari). Efendimiz buyurdu: "Nerede olursan ol, Allaha karşı gelmekten sakın. Yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki, bu onu yok etsin. İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran" (Tirmizi) Sorumluluğunuzu yerine getirin Efendimiz buyurdu: Allah herhangi birinizin yüklendiği işi, sorumluluğu sağlam ve güzel yapmasını ister (Taberani) Utanma imandandır. Peygamberimiz buyurdu: "Rahatsızlık veren şeyi yoldan kaldırmak imanın gereğidir. Haya -utanma- duygusu imanın varlığına işarettir." (Buhari) Kötülüğü engelleyin. Hz Peygamber buyurdu: Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltmeye çabalasın. Bu durum da imanın en zayıf olan durumudur" (Müslim) Sana zarar verene zarar verme: Efendimiz buyurdu: "Başkasına zarar verme. Sana zarar verene de zarar verme" (İbn Mace) Kendine istediğini başkasına da iste: Efendimiz buyurdu: "Kendin için yapıp istediğin iyiliği başkası için de istemedikçe iman etmiş olamazsın." (Buhari) Sıkıntıda olanın ihtiyacını gider: Efendimiz buyurdu! Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez. Onu düşmana teslim etmez. Kim bir kardeşinin ihtiyacını giderirse Allah da onun ihtiyacını giderir. Kim bir müslümanın dünya ihtiyacını giderirse Allah da onun ahiret ihtiyacını giderir. Müslümanın ayıbını ört." (Buhari) Birbirinizi sevin Efendimiz buyurdu: İman etmedikçe cennete giremezsiniz. (Tirmizi) Nefret etmeyin. Birbirinizle küs kalmayın (Buhari) Buyurdu: Doğru ol.
28 Kasım 2025 07:19

İki Anımız Bir Olamaz
Peygamber dergâhında yetişen sahabe şöyle diyor: "Resûl-i Ekrem (SAV)in yanındaydık, bize öğüt verdi, cehennemden söz etti. Sonra eve geldim, çocuklarla güldüm, eğlendim, eşimle şakalaştım eğlendim. Deminki halim yoktu, kaybolup gitmişti. İçim çok sıkı ve kendimi evin dışına zor attım." Yolda ağlayarak giderken Ebubekir'e rastladım: "Neyin var, Hanzala?" diye sordu. "Hanzala münafık oldu" dedim. Ebubekir, "Bu nasıl söz, ne diyorsun?" diye sordu. Şöyle dedim: "Öyle ya, Resul-i Ekrem (SAV)'in yanında bulunuyoruz. Bize cennet ve cehennemden bahsediyor, onları gözümüzle görmüş gibi oluyoruz. Huzurundan ayrılıp çoluk çocuğumuzun yanına ve işlerimizin başına dönünce, çok şey unutuyoruz." Bunun üzerine Ebubekir, "Vallahi biz de aynı durumdayız. Yürü Resûl-i Ekrem'e gidelim" dedi. Ben, "Ey Allah'ın Elçisi" dedim. "Yanında bulunduğumuzda bize cennet ve cehennemden bahsediyorsun; biz de onları gözümüzle görmüş gibi oluyoruz. Senin huzurundan çıkıp çoluk çocuğumuzun yanına ve işlerimizin başına dönünce bunların çoğunu unutuyoruz." Bunun üzerine Resulullah (SAV) şöyle buyurdu: "Canımı kudretiyle elinde tutan Allah'a yemin ederim, eğer siz, benim yanımda bulunduğunuz hâli devam ettirip hep zikirle meşgul olsaydınız, melekler yattığınız yataklarda, yürüdüğünüz yollarda sizinle tokalaşırdı. Fakat ey Hanzala, bir saatinizi ibadete, bir saatinizi dünya işlerine ayırınız." Peygamber Efendimiz bu sözleri üç defa tekrarladılar. CEVAP: Şehitler nerede, nasıldır cümlesiyle ifade ettiğiniz sorunuzu Bakara suresinin 154. ayetiyle Ali İmran suresinin 169- 170. ayetleri açıklamakta, onların gerçekte ölmedikleri vurgulanmaktadır. Hz. Peygamber (SAV) bir hadislerinde, "Kulun kıyamet günü ilk hesaba çekileceği konu, farz namazlarıdır. Eğer bu tamamsa işi kolaylaşmıştır. Aksi halde bakın bakalım nafileden bir şeyi var mıdır denir. Nafile ile farz eksikleri tamamlanır" buyurmuştur.
21 Kasım 2025 07:29

Organize İslam Düşmanlığı
Bu hususta gözlemlerinden birkaçını sizinle paylaşmak istiyorum: 1- Belli isim ve hesaplar sosyal medyada sürekli olarak İslam'a saldırıyorlar. İslam düşmanı bazı merkezlerin kulu ve kölesi gibi İslam düşmanlığına soyunuyorlar. 3- Kuran'ı Kerim'i ve sahih hadisleri birbirine rakipmiş gibi gösteren aklı evvel bazı kişiler sürekli olarak hadis ve sünnet düşmanlığı yapıp akıllar etkilemeye gayret ediyorlar. 23 yıllık hadis hazinesini toptan inkar ederek Yüce Kitabımızı akıllarına mahkum etmeye gayret eden bu zevat yarın veya öbür gün Kur'an'dan da vazgeçeceklerdir. Sonra İslam hukukçularını karaladılar. Sonra Hz. Peygamber aleyhine şüpheler oluşturdular. 4- Dini hassasiyeti var olan bazı isimler ise bütün bu karalamalara malzeme hazırlıyor gibi aslı-esası olmayan sözlerle İslam'ı akıl, şuur ve bilim dışı bir duruş gibi göstererek çirkin faaliyetlere yakıt taşıyorlar. 5- Tekfir etme -yani Müslüman olduğunu ilan eden bazı Müslümanları kafir ilan ederek- din dışı sayma tarih olarak ta Hz. Ali'ye savaş açan hariciler kadar azaltılabilirse de tarihin değişik dilimlerinde ivme kazanmış veya küllenmiştir. Tekfir Müslüman'dan insan harcamıştır ama hariçten İslam'a insan kazandırmıştır. Bazı ayetleri bağlamında koparıp hem Müslüman'a ve hem de diğer insanlara zarar vermek İslam'ın emri olamaz. 6- Sosyal medya kutuplaşma odağı oldu. 7- Dinimizin yüce mesajına zarar verecek dini bilgilendirme ve takdim dine hizmet değil ihanet olur. İslam'ın kaynakları belli. Cevap: Hicri takvim, Hz. Muhammed'in (SAV) Mekke'den Medine'ye hicretini tarih başlangıcı, muharrem ayının birinci gününü de yılın başı olarak kabul eden bir takvim sistemidir. Hicri yıl, ayın dünya etrafındaki dolaşımını esas aldığından 354 gündür ve Miladi yıldan 11 gün daha azdır. Hicretin 17. yılında, Halife Hz. Ömer (RA) döneminde sahabenin ileri gelenleri toplandı. Bu toplantıda Hz. Ali'nin (RA) teklifiyle 622 yılındaki Hz. Peygamberimizin (SAV) Mekke'den Medine'ye hicreti, Müslümanlar için tarih başlangıcı kabul edildi. Duanın ana gayesi, insanın halini Allah'a arz etmesi ve O'na niyazda bulunması olduğuna göre dua, Allah ile kul arasında bir diyalog anlamı taşır. Ayrıca kişi isteğini Allah'a arz etmeden önce Allah'a hamdü sena Peygamber'e (SAV) salat ve selam getirmelidir. Vesvesecinin (vesvas) şerrinden Allah'a sığınılması emredilmiş (Nas, 114/1-6). Şeytanın Hz. Adem ile eşini cennetten vesvese yoluyla çıkardığı bildirilerek müminlerin bu konuda duyarlı olmaları ısrarla istenmiştir (A'raf, 7/20). Hz. Peygamber de müminlere vesvese ile hareket etmemelerini tavsiye etmiş, vesvesenin dini, hukuki bir hüküm doğurmayacağını bildirmiştir (Buhari, Talak, 11).
14 Kasım 2025 07:32

Beni Öldüremezsin Fadale
İçlerinden birisi var adı Fadale. Fadale'nin yüzünden kan çekildi. Hz. Peygamber mübarek elini Fadale'nin göğsüne koydu ve sonra şöyle dedi: "Fadale! Vazgeç. Senin beni öldürmeye gücün yetmez." Bu kadar. O'nun Peygamber olduğundan artık asla şüphesi yoktu. Hz. Peygamber kelle kopararak değil, içleri ısıtarak, gönüllere dokunarak İslam'a çağırıyordu. CEVAP: Kuran-ı Kerim'de on dört yerde secde ayeti bulunmaktadır. Tilavet secdesi, ayetteki ilahi mesajı okuyan veya dinleyen kişinin, yaradanına itaatinin ifadesidir. Bu itibarla telefon veya televizyondan da olsa, ilahi mesajı işiten kişinin, tilavet secdesi yapması gerekir. Ancak, okunan ayetlerin tilavet secdesi olduğunu bilmeyenler, tilavet secdesi yapmakla yükümlü değildirler. CEVAP: Kuran-ı Kerim'i okumak isteyen kimsenin abdest alıp kıbleye doğru oturarak okuması, Kuran'a saygının bir ifadesidir. Ancak Kuran'da, ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anmak tavsiye edilmektedir (Ali İmran 3/191). Kuran da Allah'ın zikri olduğundan, herhangi bir saygısızlık kastı olmaksızın, yatarken Kur'an okumak ve dinlemekte sakınca yoktur. CEVAP: Kadınlar regl (hayız) ve loğusalık hallerinde, cinsel ilişkide bulunamaz (Bakara 2/222), namaz kılmaz, oruç tutmazlar (Buhari, hayz 1; Müslim, hayz 14-15).
07 Kasım 2025 07:12