×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Ormanı Yakan: Yetersiz Ve Liyakatsiz Yönetim

Bu bozulmadan orman yangınlarıyla mücadele edecek organizasyonel yapı da ciddi şekilde etkilendi. 2020 yılından sonra rekor şekilde artan yanan alan miktarına rağmen Orman Genel Müdürlüğü (OGM) koltuğunda aynı kişi oturmaya devam ediyor. Orman işçisi sayısında yıllara göre göreceli bir artış olmasına rağmen memur sayısının artmadığı, bu nedenle sözleşmeli işçi, geçici personel ve sözleşmeli personelin toplam personele oranının 2007 yılında %12 iken, 2021 yılında %40'a ulaştığı, bu durumun da çalışanları kadro güvencesinden uzaklaştırarak yönetimin inisiyatifine bağımlı bir hale getirdiği, aynı yaklaşımın danışman mühendis uygulamasında da söz konusu olduğu, ayrıca orman muhafaza memurlarının ve orman işçilerinin de benzer sorunları yaşadığı belirtilmekte. Orman Kanunu'nda 2018 yılında yapılan değişiklikle; orman yangınlarıyla mücadelede orman köylülerini yangınla mücadelede zorunlu kılan "mükellef" sistemine son verildi. Bu uygulamanın "Zorunluluğa dayalı bu uygulama olduğu ve orman köylerindeki nüfusun demografik değişimlerini de göz önüne almadığı" gerekçesiyle kaldırılmasından sonra "Gönüllülük Sistemi" kuruldu. OGM yangın gönüllüsü sayısının 138 bine ulaşmasıyla övünmekte. Geniş okuma için; Erdönmez, C., Atmiş, E., Yurdakul Erol, S., Tutmaz, V. ve Kurdoğlu, O., 2023. Orman Yangınlarıyla İlgili Yasal ve Yönetsel Düzenlemelerin Değerlendirilmesi. Ed: Kavgacı, A., Başaran, M. İçinde: Orman Yangınları. Türkiye Ormancılar Derneği Yayını, S: 74-96, Ankara.

Köşe Yazarı

Kaynak: Birgün

13 Haziran 2026 05:00

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Yazarın Diğer Yazıları

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Köşe Yazarı

Ormanı İşgal Eden Yangını Davet Eder

2- Orman Kanunu'nun 2/B ve Ek Madde 16'sine dayanarak yapılan orman dışına çıkarma işlemleri de bir başka işgal yöntemi. 1970'li yıllardan beri süren 2/B uygulamasıyla 2024 yılı itibariyle 662 bin hektar, yani tüm ormanlarımızın %2,8'i kadar orman ekosistemi orman alanı dışına çıkarıldı. Ayrıca 2018'den sonra uygulanmaya başlanan Ek Madde 16 ile henüz 5 bin hektara yakın orman ekosistemi orman dışına çıkarıldı. Fakat cumhurbaşkanına sonsuz şekilde orman dışına çıkarma yetkisi veren bu kanun maddesiyle on binlerce hektar orman ekosistemimiz daha orman dışına çıkarılabilir. Orman içinde kurulan yerleşim ve tesislerden kaynaklanan yangınların arttığını artık Orman Genel Müdürlüğü (OGM) de kabul etmekte. OGM 2021 Yılı Orman Yangınları Değerlendirme Raporuna göre; 2010'da ormanlarımızın %4,9'u enerji nakil hatlarının kopması veya arıza yapması sonucu yanarken 2020'de %17, 2021'de %26,8'ini bu nedenle kaybettik. Örneğin; 2021 yılındaki çıkan yangınlardan 124'ü enerji tesislerinden (yüksek gerilim hattı, santral, trafo vb.) kaynaklandı ve 37.358 hektar orman alanı (2021 yılında yanan ormanların %26,8'i) bu nedenle yandı. Neyse ki 2025'te İzmir Valisi Süleyman Elban "Hem Çeşme hem Ödemiş hem Seferihisar hem de Foça'daki yangınımız, elektrik hatlarından kaynaklı olarak çıkmış durumda" diyerek, İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi de İzmir, Manisa ve Hatay'daki orman yangınlarının terörist bir grup tarafından yapıldığı iddiası taşıyan paylaşımların dezenformasyon olduğunu açıklayarak bizi haklı çıkardı.

30 Mayıs 2026 05:00

Köşe Yazarı

Kısılan Bütçe Yüzde 96, Yanan Orman 7 Kat

İster Cumhurbaşkanlığı sistemine geçiş deyin, ister "Ben ekonomistim" iddiasındakilerin iş bilmezliği deyin, 2018 yılından beri ülkede devam eden ekonomik kriz nedeniyle orman yangınlarıyla mücadeleye ayrılan yatırım bütçesi de devlet kurumlarında bütçe disiplini sağlanacak iddiasıyla büyük bir kısıntıya uğratıldı. Orman Genel Müdürlüğü (OGM) yatırım iş programlarına göre; OGM özel bütçesinden orman yangınlarıyla mücadeleye 2015 yılında 356 milyon TL (132,6 milyon $), 2016 ve 2017'de 285 milyon TL (98,9 ve 81,1 milyon $) ayrılmışken, 2018'de 191 milyon TL (42 milyon $), 2019'da 28 milyon TL (4,9 milyon $) ve 2020'de 56 milyon TL (8,2 milyon $) ayrıldı. İktidar, yükselen tepkiler nedeniyle 2022 yılında yangınlarla mücadele için 1 uçak ve 4 helikopter alımı sebebiyle OGM özel bütçesine 400 milyon TL, döner sermaye bütçesine de 2 milyar TL ekledi ve yangınla mücadele yatırım bütçesi toplamda 2,7 milyar liraya (162 milyon ABD doları) ulaştı. • "Tasarruf" nedeniyle orman işletme müdürlüklerinin yetkisi orman bölge müdürlüklerine devredildiği için yangınla mücadele eden ekiplere gereken acil ve zorunlu ihtiyaçların alınması daha da zorlaştı. Bu gerçekleri yıllardır gündeme getirdiğimiz halde iktidar ve OGM hiçbir şeyden haberi yokmuş gibi halkın gözünü boyayarak ve orman talanındaki şiddeti arttırarak yoluna devam ediyor. Peki muhalefet ne yapıyor derseniz, onlar da gerçek sorun ve önerileri kamuoyuyla paylaşmak yerine, çıkabildikleri "muhalif" TV kanallarında "uçak, helikopter yetersiz", "maden açacaklar", "otel yapacaklar", "onun için ormanı yaktılar" ezberlerine devam etmek için gün sayıyor. Orman Yangınlarının Nedeni de Çözümü de Politiktir.

16 Mayıs 2026 05:00

Köşe Yazarı

Ormanlar 7 Kat Fazla Yanarken Bakanlık'tan 'Aynı Nakarat'

Bakanın anlattıkları Nazan Öncel'in söylediği gibi "Yarısı bayat/Hep aynı nakarat." Sayın bakan ve ormancılıkla ilgili olmayan yardımcıları orman yangın- larının son yıllarda ülkede yarattığı tehlikenin farkına varamamış olabilir fakat ormancılık örgütünün üst düzey yetkilileri bu durumun farkına çoktan varmış olmalı diye düşünsem de, neden suskun olduklarını anlamakta güçlük çekiyorum. 1-2020 yılından önceki 10 yılda ortalama 7.330 ha orman alanımız yanarken, 2020 ile 2025 yılları arasında yılda ortalama 49.625 ha'a ormanımız yandı. 3-1950 ile 2022 yılları arasında kayda geçmiş en büyük 20 yangının 11'i 2021 yılında, birer tanesi de 2019 ve 2022 yıllarında gerçekleşti. 2008 yılındaki gerçekleşmiş olan üç yangınla birlikte Türkiye'deki en büyük 20 orman yangınından 16'sının AKP iktidarı zamanında gerçekleştiğini, AKP öncesi 52 yılda gerçekleşmiş olan sadece 4 büyük yangın olduğunu söylemek zorundayım. 4-2012 ile 2021 yılları arasındaki 10 yılda meydana gelen 1.500 ha'dan büyük 25 yangının 19'unun 2021 yılında, 3'ünün de 2020 yılında yaşandığı görülmekte. 2019'dan sonra orman yangınlarının önceden olduğu gibi sadece kırsal kesimleri tehdit etmekle kalmadığı, artık kent yerleşimlerini de tehdit etmeye başladığı ve "mega yangınlar" denen büyük yangınların başladığı bir döneme girildi. Haziran ayı içinde çıkmış olan ilk büyük yangın olan bu yangında 4.392 ha orman yandı ve tarihteki en büyük yangınlar içinde 17. sırayı aldı. Üstelik yangın bölgeleri olan Ege ve Akdeniz Bölgesi'nin dışında Bursa, Eskişehir ve Karabük'teki yüksek dağlık alanlarda çok sayıda büyük ölçekli yangın gördük.

03 Mayıs 2026 05:00

Köşe Yazarı

Fidanlar Ormana Döndü Mü Yurdumda?

Hatta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dahil yetkililerin yaptığı; "Yaptığımız ağaçlandırma çalışmalarıyla ülkemizdeki orman alanını artırdık", "Bizden önceki 57 yılda yapılan ağaçlandırma çalışmalarından daha fazlasını gerçekleştirdik", "Ağaçlandırma konusunda dünyada 4., Avrupa'da ise 1. sıradayız" şeklindeki açıklamalar yalan mı diye soranlarınız da olmuştur. Buna yakın tek belge "Dünya Tarım ve Gıda Örgütü (FAO) 2020 Küresel Orman Değerlendirme Raporu". Orman Genel Müdürlüğü verilerinden yararlanarak 81 ildeki 2005 ve 2015 yılları arasındaki orman değişimini incelediğimiz çalışmada* orman alanlarının 60 ilde arttığı, 19 ilde azaldığı, iki ilde değişmediğini tespit etmiştik. Peki orman alanı artan illerde bu dönemde ne kadar ağaçlandırma yapılmış diye sorarsanız aynı çalışmaya göre ilk beş ilde yapılan ağaçlandırmanın orman alanı artışına oranı şöyle; Kastamonu %5,25, Ankara %25,18, Tokat 9,28, Gümüşhane %0,29 ve Çorum %6,62. Görüldüğü gibi Ankara dışında kayda değer bir oran yok. Bir çalışmamızın** verilerine göre; 2003 yılından 2021 yılına kadar 19 yılda yapılan toplam ağaçlandırma miktarı 609 bin 90 hektar, yani yılda 32 bin hektarken AKP'den önceki 19 yıllık dönemde (1984'ten 2002 yılına kadar) yapılan ağaçlandırmalarının toplamı 1 milyon 115 bin 367 hektar, yani yılda 59 bin hektardı. İşin daha da üzücü tarafı yaşanan ekonomik kriz nedeniyle ağaçlandırmaya ayrılan kaynak azaltıldığı için 2022'de 17 bin 655 hektar, 2023'te 5 bin 591 hektar ve 2024'te 7 bin 154 hektar ağaçlandırma yapılabilmiş olması. İşin aslına gelince; FAO'nun yayınladığı "Küresel Orman Değerlendirme Raporu 2025" e göre; Türkiye'de ağaçlandırma çalışmaların başlanan 1940'lı yıllardan 2025 yılına kadar yapılan ağaçlandırmalarla kazanılan orman miktarı sadece 755 bin hektar, geri kalan 22 milyon 51 hektar ise doğal olarak yetişmiş orman. Buradan aklımızda kalması gereken; "Her fidanın ormana dönüşmesi çok zor, önceliği var olan ormanlarını korumaya ver" mesajı. International Forestry Review Vol.21(2), 182-194 ** Atmiş, E., Erdönmez, C. ve Özkazanç, K., 2022. Türkiye'de Ormansızlaşma. Türkiye Ormancılığı 2022: Türkiye'de Ormansızlaşma ve Orman Bozulması.

18 Nisan 2026 05:00

Köşe Yazarı

Ülkenin Toprakları Madencilere Peşkeş Çekilirken Dezenformasyonu Kim Yapıyor?

Bu yalanlamaya göre; "Ülke yüzölçümünün sadece binde 1,8'inde fiili olarak maden üretimi yapılıyor, hiçbir ilimizde %1'i geçmiyor"muş, bu alanlar "maden faaliyeti sona erince rehabilitasyon çalışmalarıyla doğaya yeniden kazandırılıyor"muş, "milli ekonomiye değer sağlayan madencilik sektörünü karalamaya yönelik açık bir dezenformasyon kampanyası yapılıyor"muş. Bunlar "Asılsız paylaşımlarla yapılan algı operasyonları"ymış. 1- Halkın yaptığı paylaşımda arama veya işletme ruhsatı verilen alanın il yüzölçümünün %85'ine ulaştığı söylenirken, DMM yalanlamasında "fiili" maden sahalarının hiçbir ilde %1'i geçmediğini iddia ediliyor. Böylece daha önce çalışmaları sonra ermiş on binlerce maden sahasının varlığını yok sayan yalanlama ofisi, yeni ihale edilen ruhsatlara rağmen henüz gereken ÇED vb. izinleri tamamlayamadığı için "fiilen" çalışmaya başlayamamış ve ruhsat verildiği halde henüz ihaleye çıkmamış onbinlerce madencilik projesini de yok sayıyor. Oysa %85 verisi devletin verisi. Diğer bir deyişle, bu 29 ilin toplam yüzölçümünün %67'si için madencilik ruhsatı verilmiş olduğu ortaya çıktı. İncelenen iller arasında madencilik ruhsatı yoğunluğu en yüksek olan Gümüşhane'de, ilin toplam yüzölçümünün %93'ü için madencilik ruhsatı verildiği, bunu Kütahya (%92), Giresun (%85), Uşak (%80), Çanakkale ve Balıkesir (%79)'in izlediği açıklandı. Ayrıca, Muğla'nın ormanlarının %65'inin, Ordu'nun koruma alanlarının %91'inin, Erzincan ve Tunceli'nin meralarının %66'sının ve ormanlarının %52'si için madencilik ruhsatı verildiği tespit edildi. 2-"Maden faaliyeti sona erince rehabilitasyon çalışmalarıyla doğaya yeniden kazandırılıyor" iddiası bu ülkedeki en ayakları yere basmayan iddialardan biri. Madencilik lobileri her fırsatta ülkeye neler kazandırdıklarının propagandasını yapsa da; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin 2021 yılında hazırlamış olduğu "Türkiye Madencilik Sektörü Gelişim Raporu 2020"ye göre; madencilik sektörü 2020 yılında GSMH'ye 59,2 milyar TL katkı sağlamış ve bunun sadece 1,9 milyar TLsi "Devlet Hakkı Geliri" olarak devlete verilmiş.

10 Nisan 2026 05:00

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha