×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Salih Tuna

Anadan babadan CHP'li bir akrabamla arefe günü ordan burdan laflarken sıra "mutlak butlan" kararına geldi. "Zor iş" dedi, "Hem partinin amblemini yerleştirene kadar bir seçim geçer hem de benim bildiğim CHP'li seçmen 6 oktan vazgeçmez…" "Belki giderken 6 oku da yanlarında götürürler" dedim. "Kemal Beyi elbirliğiyle kuyuya attılar" dedi. "Olmaz olur mu?" dedi ve hemen ardından ekledi: "Boşu boşuna sağ partilere 39 vekil kaptırdı…" "Sen de birileri gibi adamın CHP adına yaptığı en efektif hamleye kafayı takmışsın!.." dedim. Bununla da kalmadım: "Kılıçdaroğlu'nun hata diye tesmiye ettiğin o stratejisi olmasaydı, CHP'nin yüzde 25'lik makus talihi zerre miskal değişmezdi…" dedim.

Salih Tuna

Kaynak: Sabah

28 Mayıs 2026 07:26

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Yazarın Diğer Yazıları

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Salih Tuna

Salih Tuna

Eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett'in şu sözü siyonistlerin stratejik hedeflerinin işaret fişeği mesabesindedir: "Sıradaki İran, Türkiye'dir!.." ABD saldırılarına İran'ın direnmesi mahut hedefi ötelemiş olsa da siyonizmin Türkiye hedefinden vazgeçmeyeceği aşikârdır. Özgür Özel 'in Amerikan Newsweek dergisinde arzıendam eden makalesi ile Michael Rubin'in Washington'da sahneye çıkması arasında sadece 48 saat fark var. Türkiye düşmanı Rubin (özellikle butlan kararı veren Türk yargısı kararı üzerinden) "Türkiye büyüyen bir sorundur. Bunu görmezden gelmek iç istikrarsızlığa yol açacaktır. Doğu Akdeniz'de asla barış olmayacaktır..." diyerek Türkiye'ye müdahale edilmesini istiyor. Özgür Özel de "Bugün yaşananlar Doğu Akdeniz'in uzun vadeli istikrarını önemseyen herkesi ilgilendirmeli. Türkiye, siyasi olarak istikrarsızlaşamayacak kadar stratejik öneme sahip bir ülke..." diyerek müstevlilerin Türkiye'ye müdahale etmesini istiyor.

06 Haziran 2026 07:16

Salih Tuna

Salih Tuna

C HP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun "İçimize sinsice sızan ruhunu satmış FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için özür dilerim" açıklaması, Enis Uludemir adlı Manisalı bir FETÖ itirafçısının iddiasını daha dikkat çekici hâle getirdi. Enis Uludemir ta 2008 yılındaki FETÖ listelerinde Özgür Özel 'in adının "eczacı" notuyla yer aldığını, örgütün geçmiş seçimlerde kendisine destek verdiğini ve Fetullah Gülen sonrası Avrupa yapılanmasının başındaki Mustafa Özcan ile Özel arasında temas bulunduğunu iddia etti. Özgür Özel'in imdadına 26. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ yetişti: " Türkiye'de biri FETÖ'cülükle suçlanacaksa, akla gelecek son isimdir..." Emekli General Başbuğ'un "görüş kapasitesinin" ne kadar sağlam olduğunu şuradan biliyoruz: FETÖ ordunun altını oyup kumpaslarla emekli orgeneralleri bir bir tutuklarken, dönemin İstihbarat Başkanı İsmail Hakkı Pekin'in 2009'da getirdiği apaçık istihbaratı ve kurulan kumpası görememiş, görmek istememişti. Ki, bugüne kadar hiçbir AK Partiliye bile nasip etmediği o muazzam sıfatı bahşetmişti Özel'e: "O benim kahramanım!" Peki, Özgür Özel'in kahramanı kim? *** Durduğunu iddia ettiği yerden bakacak olursak hiç şüphesiz Deniz Gezmiş. Hançeresini yırtarcasına "Deniz Gezmişlerin 6. Filo'yu denize döktüğü yerdeyiz; kahrolsun Amerikan emperyalizmi!" diye kürsüden tevekkeli haykırmamıştı. Yargı kararını Türkiye'nin "iç meselesi" olmaktan çıkarıp NATO'nun riske gireceğini söyleyerek resmen dış müdahale dileniyor.

04 Haziran 2026 07:18

Reklam Vermek İçin Tıklayınız

İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Salih Tuna

Salih Tuna

Doktor ona kim olduğunu bilmeden tavsiyede bulunur: " Londra'ya Grimaldi adında muazzam bir palyaço geldi. Git onu izle, seni o iyileştirir, ancak o derdine şifa olur." Grimaldi naçar boynunu büker: "Ama doktor, o palyaço benim!" Bu trajikomik hadiseyi bana, sosyal medyada güne "Tımarhanede bugün" diye başlayan muhalif güruhun halipürmelali çağrıştırdı. Kendilerini de bu tımarhaneye dışarıdan bakan, akıl sağlığını korumuş "şifacılar" gibi sunuyorlar. *** FETÖ'nün o meşhur "otonom yargı" mekanizması hükümfermayken, marangoz yargı imamlarından alınan direktiflerle mahkemelerde hüküm verilirken, sahte CD'lerle, kumpas marifeti delillerle insanların hayatları kaydırılırken Türkiye tımarhane değildi de şimdi mi oldu?.. 17-25 Aralık "yolsuzluk susturuculu" yargı darbesinin siyasi ayağına yazılırken de kumpas çıktılarına sahip çıkarken de yegâne dertleri yeniden "efendi" olma hevesiydi. En fazla hâllerine üzülürüz veya "Allah şifa versin" der geçeriz.

03 Haziran 2026 07:21

Salih Tuna

Salih Tuna

Buram buram diplomasi kokan o meşhur zarafetiyle, içlerinde Türkiye'nin de bulunduğu 7-8 ülkeye öyle bir teklifte bulundu ki, insan bu "iyilikseverlik" karşısında gözyaşlarını tutamıyor. Feyyaz Yiğit'in "8-9 senedir kendimi iyi hissetmiyorum" esprisi gibi, ortada net bir rakam yok, ondan sebep "7-8 ülke" dedim. Baksanıza, mahut teklif ne kadar da barışçıl: "Şayet Abraham Anlaşmalarını imzalayıp İsrail'le normalleşmezseniz, bunu kötü niyet sayarım. Bölgeye eskisinden çok daha felaket bir savaş getiririm..." Trump efendi özetle şunu vazediyor: "Gelin güzellikle normalleşelim, yoksa sizi zorla normalleştiri rim!.." *** Fırsat kollayan kimi muhteremler de sağda solda, "Erdoğan neden cevap vermedi?" yollu fitne faaliyetlerinden geri kalmadılar. Trump'ın bu küstah ültimatomundan iki gün sonra, bayramın ilk günü Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Netanyahu denilen zalim, dünya Müslümanları karşısında gereken dersi alacaktır..." diyerek Beyaz Saray'ın "normalleşme" adlı zillet paketini ait olduğu yere, tarihin çöp sepetine fırlattı.

02 Haziran 2026 07:24

Salih Tuna

Salih Tuna

(Rum tebaayı rencide etme endişesi ve diplomatik dengeler nedeniyle...) Şaşacaksınız ama söyleyeyim: Fetih kutlamaları ilkin ("Dinci" tabir edilen kesimin en çok yüzünü buruşturduğu) II. Meşrutiyet döneminde gerçekleşmiştir. Fakat I. Cihan Harbi sonrasının zorlu koşulları nedeniyle 1916'da kutlamalara ara verilmiş, ta ki 1953'e kadar. Engin Ardıç'ın şu sorusuna aynen katılıyorum: "Niçin her sene bu zamanda dönüp dönüp bütün dünyaya 'burası aslında bizim değildi, sonradan geldik, zorla aldık' mesajını veriyorsunuz?" *** Gelgelelim, rahmetlinin " Hatırlatmayın şunu kefereye " serlevhalı söz konusu yazısında, " Osmanlı -Türk damgasını silinmez şekilde vurduğumuz İstanbul'un elimizden gitmesinden mi korkuyoruz da her sene bu fetih meselesini dönüp dönüp kefereye hatırlatıyoruz?" şeklinde hülasa edebileceğimiz yaklaşımına katılmıyorum. Baksanıza, içimizdeki " kefere tohumları " bile gündüz gözüyle " Zulüm 1453'te başladı " diyebiliyor. "Sizi uyarırım tarihçi olarak. Batı hiçbir zaman vazgeçmedi..." diyen dünya çapındaki merhum tarihçimiz Halil İnalcık, Münih'te 1958'de katıldığı Bizantinistler Kongresi'nde (sonradan Papa XVI. Benedictus olacak olan) dönemin Bavyera Kardinalinin şöyle dediğini nakletmişti: " Ayasofya'nın kubbesi üzerinde Hristiyanlığın yıldızı parlayacak... " Demem o ki...

30 Mayıs 2026 07:15

Salih Tuna

Salih Tuna

Seçim öncesinde Kılıçdaroğlu'nu göklere çıkaran ne kadar muhalif yazarçizer, gazeteci ve sanatçı varsa 28 Mayıs gecesi koro halinde aşağılamaya başlamıştı: "Utanmaz arlanmaz..." "Diktatör müsveddesi..." "Siyasi cenaze..." "Koltuk delisi muhteris..." "Siyasi Sülün Osman..." Ve daha nicesi gırla gitti. Saatler önce cumhurbaşkanı yapmak için yırtındıkları "liderlerine" gündüz gözüyle "Sifonu çekin" çağrıları yapmaya başlayanlar bile oldu. Kılıçdaroğlu "Halımı çaldılar" diye feryat etse bile "Gündüz gözüyle evindeki halıya bile sahip çıkamadı" diyerek yavuz hırsız moduna bürüneceklerdi. *** İmamoğlu ve Özgür Özel liderliğindeki "Değişimciler" ekibi serada üretilen bu "gıkı çıkmaz" iklimi fırsat bilerek, Kasım 2023 Kurultayı'nda partiyi ele geçirdiler. Yani, avuruna zavuruna bakmadan, kanırta kanırta.

27 Mayıs 2026 07:13

Reklam Vermek İçin Tıklayınız

İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Salih Tuna

Salih Tuna

Kılıçdaroğlu geçen gün "Bu parti, Cumhuriyeti kuran, ahlakı, erdemi kendisine temel felsefe edinmiş bir partidir..." dedi. CHP'nin ahlakını, erdemini bilemem ama "Cumhuriyeti" veya "devleti" kurduğu külliyen yalandır. Millet de bezmiş, bu yalanı "yutmuş" gibi yapmıştır. Milletin çeşitliliğini tek potada zorla eritmeye çalışmakla kalmadılar, millete çoklukla "efendilik" taslamaya kalkıştılar. "Çoğulculuğu tasfiye etme" şeklinde tebarüz eden tahammülsüzlükleri, kendi içlerindeki sorunları çözememenin de temel nedeni olmuştur. İmamoğlu, Özgür Özel ve daha dün Tanrı Dağları'nda "uluyan", bugün "Yurdumuza faşist dolmuş / Vurun kardaşlar vurun" marşları okuyan Cemal Enginyurt da olursa Ekim Partisi'nde boy gösterecekler.

26 Mayıs 2026 07:17

Salih Tuna

Salih Tuna

Atatürk bile CHP'den çok çekti Ünlü tarihçimiz merhum Prof. Kemal Karpat " Atatürk'ün CHP ile başa çıkamadığını" tevekkeli söylememişti. Şayet Mustafa Kemal'in söz konusu "dengeleme" projesi akamete uğratılmasaydı... *** Size tuhaf gelecek ama söyleyeyim: CHP de son zamanlarda bizzat kendi liderlerinden çok çekti. Baksanıza, Özgür Özel 'in CHP'li eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım üzerinden gündüz gözüyle yaptığı şu tanıma: " Özkan Yalım, o otel odasında kapıyı açana kadar CHP'liydi. Kapıyı açtı, AK Partili oldu..." Tanım buysa kalp işareti gibi görsel kodlar veya "Her şey çok güzel olacak" gibi duygusal illüzyonlar pekâlâ çalışır. Kararı iptal ettirir; CHP gösterisinin Danıştay kararıyla +18'ler için gösterilerine devam etmesini sağlardım...

23 Mayıs 2026 07:30

Salih Tuna

Salih Tuna

Dünya Eurovision'u 1975'te renkli izlerken, biz TRT ekranlarının başında siyah-beyaz izlemiştik. Lakin Semiha Yankı'nın "Seninle Bir Dakika" şarkısıyla 19. sırada yer almıştık. Zaten 19 ülke katılmıştı, yani sonuncu olmuştuk. Heyecanımız öyle bir hayal kırıklığına dönüşmüştü ki şayet Monako jürisi bize 3 puan vermemiş olsaydı yarışmayı sıfır puanla bitirecek, "Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur" darbımeselini terennüm edecektik. Türkiye, oylama sistemini adil bulmadığı için 2012'den sonra yarışmaya katılmama kararı aldı. *** İspanya'nın organizasyonu boykot kararını, Başbakan Pedro Sanchez "tarihin doğru tarafında yer almak" olarak açıkladı.

21 Mayıs 2026 07:21

Salih Tuna

Salih Tuna

Ortadoğu coğrafyası, İsrail 'in bölgeye yerleştirildiği 1948'den beri gün yüzü görmedi. Fakat bu "retoriği" kendi koltuklarını tahkim etmek, meşruiyet devşirmek için araçsallaştırdıkları da bir gerçek. Hiçbir bölge ülkesi günümüz Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) gibi açıkça İsrail yandaşlığı yapmadı (Şah dönemi İran 'ı hariç. Zaten Humeyni, Şah'ın İsrail'le kurduğu ilişkiye isyan ederek devrim sürecini başlatmıştı.) Günümüz Ortadoğu'sunda İsrail'e karşı sesini yükselten bir tek Türkiye kaldı. İsrail'i "sorunun" merkezine koymayan her hareket ve hatta her devlet envaiçeşit yöntemlerle birbirine düşürüldü. İsrail'le normalleşme ihtimalini "dördüncü dereceden imkânsızlık" olarak tesmiye ettiği açıklamasında aynen şöyle dedi: " Bizim temel sorunumuz İsrail'dir. Biz 80 yıldır yeldeğirmenleriyle savaşıyoruz. İsrail saldırgan bir devlettir, o aslında teknik olarak meşru bir devlet bile değildir..." Budur.

20 Mayıs 2026 07:22

Salih Tuna

Salih Tuna

Gazze'deki soykırım, Suriye'nin güneyindeki fiili işgaller ve Lübnan'daki katliamlar sadece " İran 'ı çevreleme" veya "Direniş ekseninin" belini kırmaktan ibaret değildir. Öyle olsaydı, siyonistler 2 bin 500 kişilik "Acil Müdahale Gücü" ile Kıbrıs'a yerleşmezdi. İsrail durduk yere hiçbir zaman olmadığı kadar devasa bir savaş bütçesi (61.3 milyar dolar) ayırmadı. *** Gazze'de soykırım ilk başladığında, seküler güruhun koro halinde "Bize ne Araplardan!" dediğini unutmuş olamazsınız. ABD mühimmatı taşıyan kargo uçakları Tel Aviv'e inerken, Trump ve Netanyahu İran'da ilk mektep kız çocuklarını katlederken mahut seküler kesimle aynı dalga boyundaki bazı muhafazakârlardan şu ses yükseldi: "Bize ne İran'dan!" ABD ve İsrail, İran'ı da yutup amacına ulaşırsa, bugün "Bize ne" diyenler bıçağın kendi kemiğine dayandığını çok net görecek. Benim bildiğim şudur: İsrail'in nezdinde sekülerlerin ve muhafazakârların farkı yoktur; alayı "goyim" parantezindedir.

19 Mayıs 2026 07:26

Salih Tuna

Salih Tuna

Bunların havlulu başkanı Özkan Yalım itirafçı olduğu günden beri Özgür Özel hiç olmadığı kadar köşeye sıkıştı. Hatta, Özgür Özel 'in "Kocandan boşan da gel" mesajını bile öyle tevil ederlerdi ki aklınız dururdu. Koro halinde, "İmamoğlu iktidara yürüdüğü için engel olmaya çalışıyorlar" yorumu yapılıyordu. Bilumum delil ve itiraflara da "siyasi" diyerek burun kıvırıyor, İkinci Atatürk muamelesi yapmaktan milim geri adım atmıyorlardı. *** Yılmaz Özdil dostumuz da "Mustafa Kemal'in koltuğuna kimler oturuyor" yollu öyle yazıklanıyor ki olursa o kadar olur. Bununla da kalmıyor, (mealen) "Ben size vaktiyle kaç kez Ekrem İmamoğlu 'nu CHP Genel Başkanı yapın dedim, dinlemediniz. Benim anlatamadığımı hayat anlatır..." diyor.

16 Mayıs 2026 07:24

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha