
Bu şekilde elde edilen paslanmaz çeliklerin başlıca kullanım alanı şudur: Hijyen, dayanıklılık ve estetik özelliği sayesinde mutfak evyesi, çatal bıçak, ev gereçlerinin yanı sıra makine imalat sanayisi, otomotiv, beyaz eşya, halk sağlığı ve kamusal alanlar, sıhhi tesisat, depolama, tıbbi ekipmanlar, tıbbi araç gereçler, petrokimya tesisleri, hava ve deniz taşıtları, uçak iniş takımları, savunma sanayisi ve silah araç gereçleri gibi birçok alanı sayabiliriz." HER YIL 3,5 MİLYAR DOLARLIK İTHALAT FATURASI Türkiye'nin üretim yapamadığı için sektörde tamamen dışa bağımlı olduğunu belirten Adnan Demirci, ithalatın maliyet tablosunu şu sözlerle aktardı: "Türkiye'nin yıllık paslanmaz çelik ihtiyacı, paslanmaz çelik kullandığımız miktar yıllık 800-850.000 ton seviyesindedir. Bu ithalatın da ülkemiz ekonomisine maalesef her yıl 3-3,5 milyar dolar seviyesinde bir cari açık payı bulunmaktadır." Sunucu Kantekin'in bu rakamın genel ekonomi ve cari açık içindeki yerinin ciddi boyutta olduğunu belirtmesi üzerine Demirci, yerli üretim olmamasının getirdiği tabloyu dünya örnekleriyle karşılaştırdı. SIVI ÇELİKTE DÜNYA YEDİNCİSİYİZ ANCAK ÜRETİM LİSTESİNDE YOKUZ Türkiye'nin mevcut sıvı çelik üretim kapasitesi ile paslanmaz çelik üretimi arasındaki tezat duruma dikkat çeken Demirci, hammadde zenginliğine rağmen yatırım yapılmamasını eleştirerek "Ülkemiz sahip olduğu yıllık sıvı çelik üretim kapasitesi bakımından dünyanın en büyük 7. ülkesidir. Fakat dünyada paslanmaz çelik üretimi yapabilen 30 ülke arasında maalesef Türkiye bulunmamaktadır. Yani yakın coğrafyamızda bir Arnavutluk'ta, bir Bulgaristan'da ve de bir Türkiye'de böyle bir üretim yok. Küba'da bile ihracat yapabilen yıllık 200.000 ton kapasiteli entegre bir paslanmaz çelik tesisi olmasına rağmen, maalesef bu konuda Türkiye'de henüz tamamlanmış bir yatırım tesisi bulunmamaktadır." dedi. Dünya krom rezervlerinin yüzde 80'inin Güney Afrika, Kazakistan, Türkiye ve Hindistan olmak üzere dört ülkede bulunduğunu hatırlatan Demirci, Türkiye'nin elindeki hammadde potansiyelini kullanamadığını vurgulayarak "Geçtiğimiz yıllarda Kazakistan'da entegre bir paslanmaz çelik yatırım kararı alındı ve bu karardan sonra paslanmaz çelik satışına kısıtlama getirildi. Yılda 40 milyon tonluk sıvı çelik üretme kapasitesine sahip ülkemizde entegre bir paslanmaz çelik üretim tesisinin olmaması kabul edilemez." ifadelerini kullandı. Sunucunun, Türkiye'nin kendi cevherini dışarı satarken yerli üretim yapmamasının yarattığı tedarik sürecini sorması üzerine Demirci, piyasadaki vergi uçurumunu ve firmalar arası gruplaşmayı tüm detaylarıyla anlattı. Sektördeki tedarik zincirinin 2011 yılında kurulan yabancı ortaklı bir yapıyla şekillendiğine dikkat çeken Adnan Demirci, "Ülkemizde, yerli bir firmamızın Güney Kore menşeili bir paslanmaz çelik üreticisi firmayla ortaklık ilişkisinde olduğu bir soğuk haddeleme tesisi, bir çelik servis merkezi bulunuyor. Fakat yılda 800-850.000 ton paslanmaz çelik kullanan sanayi kuruluşlarımızın sadece üçte biri bu firmadan ihtiyaçlarını tedarik etmekte olup diğer üçte iki çoğunluğu oluşturan sanayi kuruluşları ise kendi çabalarıyla başta Çin, Endonezya, Malezya gibi ülkelerden, diğer firma gibi imtiyazlı değil, üzerine %12 gümrük vergisi ödeyerek ithalat yoluyla ihtiyaçlarını temin etmektedirler. Bunun sebebi, başta bahsettiğim Türk-Kore ortaklığındaki firmanın uyguladığı yüksek fiyat politikası olduğunu söylemektedirler." dedi. YÜZDE 20 EK VERGİ TALEBİ Pazardaki bu bölünmenin ardından imtiyazlı şirketin diğer üreticilere karşı harekete geçtiğini vurgulayan Demirci, sıfır vergi ile ithalat yapan grubun, yüzde 12 vergi ödeyen çoğunluğu hedef aldığını belirterek süreci şu ifadelerle açıkladı: "Bu firma, bu sefer de kendilerinden malzeme almayan, Türkiye'nin üçte iki çoğunluğunu oluşturan diğer paslanmaz çelik kullanıcısı yüzlerce firmayı 'dumping yaparak ülkeye mal sokuyorlar' diye suçlamaktadır. Çok uzun yıllardan beri adeta müstemleke valisi gibi ülke kaynaklarının yurt dışına transferine aracılık eden, yani her yıl 3-3,5 milyar dolar döviz kaybına yol açan bu duruma, bu Türk-Kore menşeili yapı, kendileri dışındaki firmalara uygulanan %12 verginin üzerine yaptıkları şikayetin sonunda %4 gibi bir ek anti-dumping vergisi konulmasını sağlamışlardır. Bu çok önemli. Savunma sanayimizin üretimde kullandığı 100 birim malzemenin %25'i, yani 100 birimin 25'i paslanmaz çelik sınıfı malzemelerdir. Çıkacak yaygın bir savaşta ülkemize olan paslanmaz çelik akışının durdurulması, en başta, üzülerek söylüyorum, savunma sanayimizin çökmesi anlamını taşıyacaktır." Paslanmaz çeliğin kamuoyunda sadece mutfak eşyası olarak algılanmaması gerektiğinin altını çizen Demirci, "Denizaltılarda, mayın avlama gemilerinde, radar sistemlerinde, uçak iniş takımlarında, füze ve roket parçalarında, deniz platformlarında, zırhlı araç sistemlerinde, jet motorlarında, roket sistemlerinde, top namlularında... Askeri sistemler, özellikle silah sistemleri, hareketli mekanik parçalar için paslanmaz çelikler hayati önemdedir." diyerek kullanım alanlarını listeledi. Demirci, ulusal askeri projelere de değinerek malzemenin kritik rolünü, "MİLGEM projesi gibi ulusal projelerimizde korozyona dayanıklı, yani pasa dayanıklı, az önce anlattığım özel çelikler, uzun ömürlü yapısal çelikler çok önemli, çok kritik malzemelerdir. Şimdi devletimizin önderliğinde gelişen ve büyüyen Türk sanayisinin yanı sıra Deniz Kuvvetlerimizin, Kara Kuvvetlerimizin, özellikle de Hava Kuvvetlerimizin geldiği bu müthiş seviyeyi daha da ileri boyutlara taşıyabilmeleri için bu kuruluşların, bu değerli kuruluşlarımızın malzeme tedariğinde dışa bağımlılıktan kurtulmaları şarttır." sözleriyle dile getirdi. Türkiye'nin teknoloji ve savunma devlerinin malzeme tedariği konusunda büyük bir risk altında olduğunu belirten Demirci, geçmişte yaşanan sorunların gelecekte daha büyük krizlere yol açabileceği uyarısında bulunarak "Baykar, ASELSAN, TUSAŞ, KALE, ROKETSAN gibi değerli firmalarımızın kullandıkları ve ürettikleri tüm sistemler malzemeye bağımlıdır. Şimdi üretim zincirinde birçok farklı çelik türü bulunmaktadır. Geçmişte bunu yaşadık, halen de yaşıyoruz." ifadelerini kaydetti. Makine imalat sanayisinin 2024 yılında ülke ekonomisine sağladığı 30 milyar dolarlık ihracat katkısına değinen Demirci, sektörün kritik parçalardaki dışa bağımlılığının yol açtığı sorunları somut bir olay üzerinden anlattı. Makinenin yüzde 80'lik kısmının yerli imkanlarla üretilmesine rağmen geri kalan yüzde 20'lik bölümün özel vasıflı çelik gerektirdiğini belirten Demirci, süreci ve yaşananları şu sözlerle aktardı: "Bir İran firması, bizim bir Türk firmasına, yani makine imalat sektöründen bir firmamıza —ki burada onu da söyleyeyim, makine imalat sanayi sektörümüzle gurur duyuyoruz, 2024 yılında yanlış bilmiyorsam 30 milyar dolarlık bir ihracat katkısı bulunmuştur Türk ekonomisine— plastik bardak makinesi siparişi veriyor. Hep konuştuğumuz gibi, paslanmaz çeliklerin yanında bir de bu tür vasıflı çelikler de maalesef ülkemizde eksik." "BİR DAHA SİZE MALZEME SATMAYACAĞIZ" DİYEREK LİSTEYE EKLEDİLER Makinede bardağın nihai halini oluşturan kalıp kısmında kullanılan bu yüksek alaşımlı çeliğin 1870 yılından beri üretim yapan bir Avusturya firmasından alındığını söyleyen Demirci, makinenin teslim edilmesinin ardından uygulanan yaptırımı şu ifadelerle açıkladı:"Şimdi bu çelik yurt dışından ithal ediliyor. Hatta o makinenin muhtelif aksamlarının yapımına katkı sağlayan diğer yan sanayi firmarını bile kara listeye almışlar." Kovan yapımında kullanılan ana malzemenin yerli olduğunu ancak bunu şekillendiren kalıpların ithal edildiğini vurgulayan Demirci, uyarılarını şöyle sıraladı:"Bakın, savunma sanayimizin en temel öğesi askerimizin, polisimizin kullandığı silahlardır malumunuz. Bu kalıp zımbalarının malzemesi çok özel alaşımlı çelik türüdür; bu çeliklerde de dışa bağımlıyız. Yarın bir gün bir bahaneyle veya açık açık bir ambargo kararıyla bu çelik sınıflarını bize vermeme kararı alırlarsa kovan üretimimiz aksar, ihtiyacımızı karşılayamaz hale geliriz, Silahlı Kuvvetlerimizin gücünü yitiririz." Türk mühendis ve sanayicilerine çağrıda bulunan Demirci, savunma kuruluşlarının yaşayabileceği tedarik tehlikelerine karşı alınması gereken sorumluluğu, "Bakın, biz Türk demir çelik mühendis ve sanayicileri olarak ülkemizin savunma sanayisine bunu yaşatmamak için var gücümüzle çalışmalıyız. Göz bebeğimiz bu kuruluşları dışa bağımlılıktan biz kurtarmalıyız, bu malzemeleri kendi topraklarımızda üretebilmeliyiz." sözleriyle dile getirdi. 5 MİLYAR DOLARLIK TESİS ANCAK DEVLET ÖNDERLİĞİNDE KURULABİLİR Türkiye'nin otomotiv, beyaz eşya, savunma sanayisi ve petrokimya gibi stratejik sektörlerinin paslanmaz çelik ihtiyacını karşılayacak ölçekte bir tesisin kurulması, yüksek maliyet ve ileri teknoloji gerektiriyor. Adnan Demirci, yaklaşık 5 milyar dolarlık bir yatırım bütçesine ihtiyaç duyulduğunu ve bu ölçekteki bir projenin yalnızca devletin öncülüğünde hayata geçebileceğini belirtti. Tesisin kurulmasından sonra 100'e yakın farklı çelik alaşımında istenen kalite seviyesine ulaşmanın ve üretim rejimine girmenin 10 ila 20 yıl sürebileceğine dikkat çeken Demirci, mevcut jeopolitik konjonktürün bu süreci beklemeye müsait olmadığını ifade etti. Türkiye'nin geçmişteki sanayileşme süreçlerinde yaşanan ray üretimi ve zırh çeliği ithalatı gibi örnekleri hatırlatan Demirci, yerli sanayinin kendi kendine yetebilmesi için gereken zamanın daraldığını vurguladı. STRATEJİK ORTAKLIK ÇAĞRISI Bölgesel güvenlik riskleri ve olası ambargo tehditleri karşısında Türkiye'nin 5 yıllık bir güvenlik marjının bile kalmadığını belirten Demirci, çözüm yolunu şu şekilde özetledi: "Ümitsizliğe kapılmadan, olabilecek en kısa sürede bu yatırımı ülkeye kazandırmalıyız. Hazır teknoloji transferi, dışa bağımlılığı bitirmek ve savunma sanayimizin tedarik zincirini güvence altına almak için tek rasyonel seçenektir." Savunma sanayisi ve temel sanayi kuruluşlarının malzeme tedarikinde yaşadığı dışa bağımlılığı değerlendiren Makine Mühendisi Adnan Demirci, bu alanda stratejik bir çözüm yolu sundu. Demirci, savunma sanayisi şirketlerinin asıl görevinin ham madde üretmek değil, araştırma ve geliştirme (AR-GE) yaparak yüksek teknolojili ürünler ortaya koymak olduğunu vurguladı. ÇİN İLE STRATEJİK ORTAKLIK VE LOJİSTİK AVANTAJLAR Adnan Demirci, Türkiye'nin sahip olduğu üretim kapasitesini en üst seviyeye taşımak adına Çin Halk Cumhuriyeti'ni en ideal partner olarak tanımladı. Türkiye'nin lojistik merkez konumunun, devlet tarafından sağlanacak yatırım teşvikleri ve gümrük muafiyetleriyle birleştiğinde büyük bir ekonomik değer yaratacağını ifade eden Demirci, iş birliğinin avantajlarını şu şekilde açıkladı: "Paslanmaz çelik gibi ağır ve hacimli ürünlerde navlun taşımacılığı ve liman masrafı çok ciddi bir kalemdir. "Türkiye'de üretilmiştir" etiketi bu vergiden muafiyet sağlayacaktır; bu da Avrupa Birliği pazarına satış rakamlarını çok artıracaktır. Malzeme tedariğinde bütünüyle önü açılmış olacak, savunma sanayimizin değerli kuruluşları mevcut teknolojik seviyesini daha da ileri götürecek AR-GE çalışmalarını rahatlıkla yapabileceklerdir."
Kaynak: Ulusal Kanal
18 Haziran 2026 18:24
Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız
Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Jd Vance'ten İsrailli Bakanlara Ağır Sözler. "Trump İsrail'e Sempati Duyan Son Lider"
İsrailli bazı bakanları hedef alan Vance, "Netanyahu kabinesinden bazı kişilerin çıkıp anlaşmaya saldırdıklarını ve Başkan Trump'a çok kişisel bir şekilde saldırdıklarını görüyoruz. Birincisi, Donald Trump şu anda tüm dünyada İsrail ulusuna sempati duyan tek devlet başkanıdır. Eğer ben İsrail kabinesinde olsaydım, tüm dünyada geriye kalan tek güçlü müttefikime saldırmazdım." dedi. İsrail'i koruyan silahların son üç ay boyunca ABD tarafından tedarik edildiğini belirten Vance, "Son üç ayda, vatanınızı koruyan savunma silahlarının üçte ikisi Amerikan elleriyle üretildi ve Amerikan vergi mükelleflerinin parasıyla finanse edildi. İsrail'in sorunu Donald Trump değildir. İsrail'de en büyük sorunlarının Başkan Trump olduğunu düşünen herkes uyanmalı ve ülkesinin içinde bulunduğu durumun gerçekliğini görmelidir." ifadelerini kullandı. ABD Başkan Yardımcısı, çarşamba günü geç saatlerde 12,5 milyon varil petrolün Hürmüz Boğazı'ndan geçtiğini ve bunun "savaşın başlamasından bu yana gerçekleşen en yüksek miktar" olduğunu belirtti.
19 Haziran 2026 09:07

Silifke Belediyesine Operasyon: Belediye Başkanı Mustafa Turgut Gözaltında
Belediye binasında ve çeşitli adreslerde arama yapılırken, Belediye Başkanı Mustafa Turgut'un da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı. Silifke Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, İl Jandarma Komutanlığı ekipleri sabah saatlerinde Silifke Belediyesine operasyon düzenledi.
19 Haziran 2026 08:41

Muğla'da Silahlı Komşu Kavgası: 1 Ölü, 2 Yaralı
Muğla'nın Fethiye ilçesinde iki komşu arasında çıkan silahlı kavgada Ramazan Çalışkan (42) hayatını kaybetti, evli olduğu kadın ve kızı yaralandı. Şüpheli saklandığı evinde jandarma ekiplerine teslim oldu. Komşu oldukları öğrenilen O.K. (62) ile Ramazan Çalışkan arasında tartışma çıktı. Çalışkan'ın evli olduğu kadın E.Ç. (40) ve kızı E.Ç.'nin (13) de vücutlarına isabet eden saçmalardan yaralandığı tespit edildi.
19 Haziran 2026 08:32

Manisa'da Zincirleme Kaza! Ölü Ve Yaralılar Var
Manisa'nın Kula ilçesinde yağış nedeniyle kayganlaşan yolda iki TIR ve bir hafif ticari aracın karıştığı zincirleme trafik kazasında Aytekin Akkaya ve Nadir Salmanov yaşamını yitirdi, 4 kişi yaralandı. Bölgede etkili olan yağış nedeniyle kayganlaşan yolda kontrolden çıkan Nadir Salmanov idaresindeki 99 ZC 168 plakalı tiner yüklü TIR, önünde seyreden Osman Aktaş yönetimindeki 06 AU 2777 plakalı TIR'a ve Rüstem B. (38) idaresindeki 20 PV 447 plakalı hafif ticari araca arkadan çarptı. Sağlık ekiplerinin kaza yerinde yaptığı ilk kontrollerde, hafif ticari araçta yolcu konumunda bulunan Aytekin Akkaya ile tiner yüklü TIR'ın sürücüsü Nadir Salmanov'un (56) hayatını kaybettiği belirlendi.
19 Haziran 2026 08:21

Giresun'da Kayıp Olarak Aranan Polis Sahilde Ölü Bulundu
Giresun'da kendisinden iki gündür haber alınamayan polis memuru Osman S.'nin cansız bedeni, sahil şeridinde denizden çıkarıldı. Akşam saatlerinde Fevzi Çakmak Mahallesi sahil şeridinde denizde hareketsiz duran bir kişiyi fark eden çevre sakinleri, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. Olay yerine Giresun İl Emniyet Müdürü Ferhat Akbaş ve çok sayıda meslektaşı intikal etti.
19 Haziran 2026 08:04

19 Haziran 2026 Hava Durumu | Meteoroloji Sağanak Alarmı Verdi! 15 Kente Sarı Kodlu Uyarı
Meteoroloji Genel Müdürlüğü 19 Haziran Cuma günü için güncel hava tahmin raporunu yayımladı. Yapılan değerlendirmede, Marmara'nın doğusu, Güney ve İç Ege, Batı ve Orta Akdeniz, İç Anadolu, Batı Karadeniz'in iç kesimleri, Orta ve Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu'nun kuzeyi ile Sinop, Adana çevreleri ile Osmaniye'nin batısının aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış beklendiği bildirildi. Öte yandan Meteoroloji yaptığı değerlendirmede 15 kent için sarı kodlu uyarı verildi. Sarı kodlu uyarı verilen iller şu şekilde: Yağışların; Güney Ege'nin iç kesimleri, Akdeniz'in iç kesimleri, İç Anadolu'nun güneyi, Eskişehir çevreleri ve Ankara'nın batısının yerel kuvvetli olması beklendiği bildirildi. Bölge Şehir Sıcaklık (°C) Durum MARMARA BURSA 27°C Parçalı, yer yer çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı ÇANAKKALE 28°C Parçalı ve az bulutlu, zamanla çok bulutlu İSTANBUL 25°C Parçalı, yer yer çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı KIRKLARELİ 26°C Parçalı ve az bulutlu, zamanla çok bulutlu EGE DENİZLİ 25°C Parçalı, yer yer çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. İZMİR 31°C Parçalı, yer yer çok bulutlu MANİSA 30°C Parçalı, yer yer çok bulutlu, doğusu aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı MUĞLA 29°C Parçalı, yer yer çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, bölgenin güney ve batısında yerel kuvvetli olması bekleniyor. BATI KARADENİZ BOLU 13°C, 21°C Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı KASTAMONU 13°C, 24°C Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı SİNOP 19°C, 29°C Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı ZONGULDAK 18°C, 23°C Parçalı ve çok bulutlu ORTA ve DOĞU KARADENİZ AMASYA 27°C Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı RİZE 26°C Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı SAMSUN 26°C Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı TRABZON 25°C Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı DOĞU ANADOLU ERZURUM 27°C Parçalı, yer yer çok bulutlu, öğleden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı KARS 25°C Parçalı, yer yer çok bulutlu, öğleden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı MALATYA 33°C Parçalı ve az bulutlu VAN 28°C Parçalı, yer yer çok bulutlu GÜNEYDOĞU ANADOLU DİYARBAKIR 37°C Az bulutlu MARDİN 34°C Az bulutlu SİİRT 38°C Az bulutlu ŞANLIURFA 37°C Az bulutlu MARMARA Parçalı, yer yer çok bulutlu, bölgenin doğusunun aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, kuzeyli yönlerden kuvvetli (40-60 km/sa) esmesi bekleniyor. ANTALYA °C, 28°C Parçalı, yer yer çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. GÜNEYDOĞU ANADOLU Az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.
19 Haziran 2026 08:00

Hürmüz Boğazı'nda Normalleşme Etkisi: Petrol Fiyatları Sert Düştü
ABD ile İran arasında sağlanan geçici barış anlaşması sonrası, küresel petrol sevkiyatının en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nda tanker trafiği yeniden başladı. Arz endişelerinin hafiflemesiyle Brent petrolün varil fiyatı haftalık bazda yaklaşık yüzde 9 değer kaybederek 79 dolar seviyesine geriledi. Hafta içinde Brent petrolün varil fiyatı 79 dolar sınırına kadar çekilirken, ABD ham petrolü (WTI) ise 75 dolar civarında denge arayışına girdi. Sahadaki lojistik gelişmeler şu şekilde özetlendi: Sevkiyat Hacmi: Son 24 saat içinde, yaklaşık 10 milyon varil petrol taşıyan tankerlerin boğazdan güvenli geçiş yaptığı veya Basra Körfezi dışına çıktığı saptandı. Siyasi tarafta ise ABD Başkanı Donald Trump, anlaşmanın İran'a taviz verdiği yönündeki eleştirilere sosyal medya üzerinden yanıt vererek, "Piyasalar petrol fiyatlarının düşmesini ve hisselerin yükselmesini seviyor" değerlendirmesinde bulundu.
19 Haziran 2026 08:00