
Toplantısı sonrası basın mensuplarının sorularını cevaplayan Devlet Bahçeli, "Önemli olan seçimin zamanında yapılmasıdır. Televizyonlarda takip ediyoruz. Yeni isimler Cumhurbaşkanı adayı olarak çıkıyor ve onlar üzerinden tartışmalar yapılıyor. Cumhurbaşkanımız görevdedir ve biz de onun arkasındayız." dedi. Samimi gayretlerimizin ve niyetlerimizin, Türk Asrı'nın ufkunda parlayan lider ülke Türkiye mefkûresini adım adım inşa etmesini temenni ediyorum. Çünkü Gazze'de dökülen mazlum kanı, Lübnan'da ateşkese rağmen yükselen kıyım dumanı, Hürmüz hattında uzun süredir küresel ekonomi ve enerji arzını esir alan gerilim, Doğu Akdeniz'de Kıbrıs'ı da çepeçevre kuşatan ve Körfez'e ulaşan sinsi hesaplar ve Güney Kafkasya'da yeniden şekillenen siyasi denge aynı zincirin halkalarıdır. 1948'den bu yana Filistin halkının hür ve bağımsız yaşama özlemi ötelenmiş, 1967'den bu yana işgal derinleşmiş, Kudüs'ün statüsü üzerinde pek çok tefrika denenmiş, yerleşim politikalarıyla Filistin toprağı adım adım daraltılmıştır. 7 Ekim sonrası İsrail yönetiminin izlediği yol, savaş hukukunun meşruiyet hudutlarını çoktan aşmış, vicdan sahibi milletlerin sabır taşlarını çatır çatır çatlatmıştır. Siyasi ömrünü kanlı bir güvenlik anlatısına bağlayan, koltuğunu muhafaza etmek için yangına körükle giden, iftira ve propaganda perdesiyle Orta Doğu'da yarattığı mezalimi örtmeye çalışan bu melun zihniyetin Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alması, Netanyahu'nun acziyetinin, telaşının ve tükenmişliğinin ilanıdır. Gazze'de çocukların cansız bedenleri toprağa verilirken, Filistinli esirlerin onuru çiğnenirken, Batı Şeria'da toprak gaspı sürerken, Lübnan'da tarihî ve kültürel doku bombalarla yerle bir olurken Türkiye'ye ahlak dersi vermeye kalkmak, Cumhurbaşkanımıza parmak sallamak, akıl karargâhlarının teslim bayrağını çekmesidir. Birleşmiş Milletler, İkinci Dünya Savaşı'nın enkazı üzerinde "Bir daha asla" sözüyle kurulan, Güvenlik Konseyine uluslararası barış ve güvenliği koruma mesuliyeti verilen devletler üstü bir temsilcilik makamıdır. Gazze'de acil, koşulsuz ve kalıcı ateşkes talebi, insani yardım yollarının açılması çağrısı ve sivillerin can emniyetini sağlama mecburiyeti, 14 üyenin desteğine rağmen bir kez daha Washington'un veto duvarına toslamıştır. Bu gelişme, Batı'nın üstü örtülemez çifte standardına, Gazze karşısındaki akla ziyan suskunluğuna ve Türk dünyasının yükselen görünürlüğüne tercüman olan, eski dünyanın ezberlerini bozan güçlü bir işaret fişeğidir. Güney Asya'dan Orta Afrika'ya, Doğu Türkistan'dan Anadolu'ya, Balkanlar'dan Kafkasya'ya, Orta Doğu'dan Türkistan bozkırlarına kadar uzanan geniş hatta adalet, emniyet, hürriyet ve hakkaniyet talebi yükselmektedir. 57 devlet üyeli bu büyük teşkilatın tüm çaba ve çalışmasının, toplantı tutanaklarından, toplanıp dağılan diplomasi masalarından, sonuçsuz kalan bildirilerden, telkin ve teskin edici temennilerin gölgelerinden ibaret kalması beklenemez. Önemle belirtmek isterim ki, Pakistan'ın müzakere kapısını aralayan arabuluculuk gayreti, başta Türkiye olmak üzere Katar ve Suudi Arabistan'ın diplomatik destek ve temasları bize bir kez daha göstermiştir ki, İslam ülkeleri ortak akıl ve sorumluluk istikametinde hareket ettiğinde kan ve kaos senaryoları boşa düşmektedir. İsrail içinden yükselen "Bu anlaşma bizi bağlamaz." feryatları, kan ve krizle beslenen siyasi vampirlerin hâlâ sahnede olduğunu göstermektedir. Netanyahu yönetimi, Orta Doğu'da sükûnet ihtimalini kendi siyasi gelecekleri için tehdit görmektedir. Milliyetçi Hareket Partisi olarak temennimiz odur ki, kanla beslenen Siyonist şer odaklarına inat, bu kadim coğrafyanın her bir köşesinde huzura, sükûnete ve adalete dayalı bir barış, Türk-İslam mührüyle ebediyen temin ve tesis edilecektir. Ermenistan'da yaşanan siyasi hareketlilik, Karabağ savaşlarından sonra oluşan yeni gerçekleri, Rusya-Batı rekabetini, Türkiye-Azerbaycan hattını, Orta Koridor'u, Zengezur bağlantısını ve bölgesel barış ihtimalini doğrudan ilgilendirmektedir. Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra Karabağ'da başlayan işgal süreci, 30 yıla yakın bir dönem boyunca Güney Kafkasya'yı kilitlemiştir. Azerbaycan toprakları işgal altında kalmış, yüz binlerce insan yurdundan koparılmış, bölgenin ulaşım ve ticaret damarları tıkanmış, harı bülbül çiçekleri hasretle Türk'ün zafer sabahını beklemiştir. Fakat hamdolsun, 2020 sonbaharında hakikat yerini bulmuş, Türk'ün çelikten bileği Karabağ'da tarih yazmıştır. Karabağ'da çiğnenen hukuk, Türk'ün demir yumruğuyla doğrultulmuştur. Bu noktada Türk dünyasının batıyla doğu arasındaki stratejik irtibatı olan Zengezur hattı üzerinde ayrıca ve dikkatle durmak gerekir. Nahçıvan'ın ana vatan Azerbaycan'la bağını güçlendirecek, Türkiye'yi kardeş ülke Azerbaycan üzerinden Hazar'a, Hazar'ın ötesinde Türkistan'a ulaştıracak tarihî bir geçittir. Zengezur, Nahçıvan'ın Azerbaycan'la vuslatı olacaktır. Bu, iki devlet tek millet şuurunun Türk dünyasının tamamına yayılan stratejik bir iklime kavuşmasıdır. Turan Koridoru, Kars'tan Türkistan bozkırlarına uzanan tarihî ve kültürel istikbal kapısıdır. Küresel ticaret yollarının yeniden şekillendiği, Kuzey Hattı'nın savaş ve yaptırımlarla hassaslaştığı, Güney Deniz Yolları'nın Hürmüz'den Kızıldeniz'e kadar krizlerin tutsaklığı altına girdiği bir dönemde Turan Koridoru'nun açılması bölgemiz ve Türkiye için stratejik bir fırsattır. Kars'tan Iğdır'a, Nahçıvan'dan Bakü'ye dek Türk yurtlarına ekonomik canlılık kazandıracak, yeni yüzyılın ana ulaşım ve ticaret güzergâhlarından birini teşkil edecektir. Turan Koridoru, Türk ve Türkiye vizyonunun stratejik anahtarıdır. Türkiye, Türk dünyasına gönül köprüleriyle olduğu gibi demir yoluyla, kara yoluyla ve enerji hatlarıyla bağlanacaktır. Turan Koridoru açılacaktır. Türk dünyası kenetlenecek, Türk Devletleri Teşkilatı güçlenecektir. "Mücadelemiz milliyetçi Türkiye'ye ve Turan'a kadardır." diye haykırarak yemin eden gönüller rahat bir nefes alacaktır. Ermenistan aklını başına alır ve bölgesel iş birliği zeminine dürüstçe katılırsa, Turan Koridoru yalnız Azerbaycan'ın ve Türkiye'nin değil, Ermenistan'ın da ekonomik yalnızlıktan çıkış kapısı olabilir. Can Azerbaycan'ın kazanımlarını aşındıran, Türk dünyasının önüne ket vuran, ilhamını Sovyet tortularından alan hiçbir formül kalıcı olamaz. Milliyetçi Hareket Partisinin Turan ülküsü ile Cumhur İttifakı'nın 2053 ve 2071 vizyonu aynı istikamettedir. Bu istikamet Türk ve Türkiye Yüzyılı'dır. "Korkma. Sen Türksün. Türkler hiçbir vakit, hiçbir yerde, hiçbir şeyden korkmazlar." Değerli dava arkadaşlarım, milletimizin en kıymetli hazinesi, geleceğimizin teminatı olan Türk gençliğine ve biricik evlatlarımıza ayrıca temas etmek istiyorum. Geride bıraktığımız 13 Haziran Cumartesi günü LGS kapsamındaki merkezi sınava giren ve küçücük yaşlarında geleceklerini inşa etmek için şimdiden alın teri döken çocuklarımızı, onlara her durum ve koşulda destek olan ailelerimizi, evlatlarımızı emek emek işleyerek milletimize kazandırmak için gayret gösteren öğretmenlerimizi gönülden tebrik ediyorum. Önümüzdeki günlerde ise üniversite hayali kuran, emeklerini yükseköğretim kapısında taçlandırmak isteyen milyonlarca gencimiz, 20-21 Haziran tarihlerinde yapılacak olan Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nda çetin bir imtihana girecektir. Her bir gencimize Cenâb-ı Allah'tan zihin açıklığı ve üstün başarılar temenni ediyorum. Bizim gözümüzde her Türk genci, endemik bir çiçek gibi korunması gereken bir emanettir. Çünkü büyük ülke Türkiye mefkûremizin, Türk ve Türkiye Yüzyılı ülkümüzün ihtiyaç duyduğu her hamlenin arkasında sizin imzanız ve inancınız olacaktır. Nereye giderseniz gidiniz, kutup yıldızınız Türkiye olsun. Bu topraklarda filizlenen her kabiliyet, dünyanın neresinde olursa olsun Türk milletinin itibarını çoğaltmalı, Türkiye'nin adını yükseltmeli, ay yıldızlı bayrağımızın şerefini büyütmelidir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ifadesiyle, "Vatanın bütün ümidi ve geleceği size, genç nesillerin anlayış ve enerjisine bağlanmıştır." Şayet temel bilimlerde geride kalmışsak siz ilerleyeceksiniz. Türkiye'nin daha güçlü olması gerekiyorsa, aradığınız kaynak sizsiniz. Türkiye'nin ihtiyacı olan budur. Türk gençliğine yakışan da budur. Sizler Mete Han'ın devlet nizamını, Atilla'nın Avrupa'nın dizlerini titreten heybetini, Sultan Alparslan'ın Anadolu'yu yurt kılan azmini, Osman Gazi'nin Söğüt'te can bulup üç kıtaya yayılan muradını, Fatih Sultan Mehmet Han'ın 21 yaşında Doğu Roma'yı dize getiren dehasını, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün yokluklardan bir devlet var eden ferasetini miras almış bir milletin evlatlarısınız. Bu vesileyle ülkemizi Dünya Kupası'nda en iyi şekilde temsil eden A Millî Futbol Takımımıza başarılar diliyorum. YKS'ye girecek bütün gençlerimize üstün başarılar diliyorum. Sağ olun, var olun, Cenâb-ı Allah'a emanet olun efendim." Toplantısı sonrası basın mensuplarının sorularını cevaplayan Devlet Bahçeli, "Önemli olan seçimin zamanında yapılmasıdır.
Kaynak: Milliyet
16 Haziran 2026 11:31
Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız
Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Mhp Lideri Bahçeli'den 'Turan Koridoru' Çıkışı: Türkiye İçin Stratejik Fırsat
Bahçeli, şöyle konuştu: "Bu teşkilatın kuruluş harcında Kudüs varsa, varoluş gerekçesinde Filistin varsa, bugün Gazze yanarken, Batı Şeria kuşatılırken, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın kınama cümleleriyle yetinmesi izah edilemez. Neredesiniz? Kudüs için kurulan irade nerededir? Gazze için gösterilmesi gereken müşterek duruş hangi engele takılmıştır? Mescid-i Aksa'nın incinen hürmetine karşı alınan kararlar hangi somut neticeye ulaşmıştır? Elbette yapılan yürütülen diplomatik girişim ve temasları yok saymıyoruz. Orta Doğu'daki acıya lal kesilen Şark'ın garabeti gözlerimizin önündeyken ateşkes çağrıları ve insani yardım vurgularını görmezden gelemeyiz. Ancak Gazze'de soykırım düzeni sürüyorsa, yardım filoları hala güvenlik endişesi taşıyorsa, İsrail'in savaş suçları karşısında caydırıcı bir ortak yaptırım zemini kurulamıyorsa, tüm bu çabalar kağıt üzerinde kalacaktır. 57 devlet üyeli bu büyük teşkilatın tüm çaba ve çalışmasının toplantı tutanaklarından, toplanıp dağılan diplomasi masalarından, sonuçsuz kalan bildirilerden, telkin ve teskin edici temennilerin gölgelerinden ibaret kalması beklenemez. Söz çoktan tükenmiştir. Artık mesuliyet, müeyyide ve müşterek hareket vaktidir." MHP Genel Başkanı Bahçeli, ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatı sevindirici bulduklarını ve dikkatle süreci takip ettiklerini vurgulayarak, "İsviçre'de atılacağı açıklanan imzaların, bölgemizde sulh-u sükunun hakim kılınması, Hürmüz hattında seyrüsefer emniyetinin yeniden tesisi ve Orta Doğu'da ateşi büyüten oyunların boşa çıkarılması adına önemli bir dönüm noktası olmasını temenni ediyoruz." dedi. ABD-İran mutabakatının kağıt üzerinde kalmaması, sahada karşılık bulması, Hürmüz'de geçiş güvenliğinin teminat altına alınması, nükleer programa ilişkin tartışmaların uluslararası hukuk ve denetim mekanizmaları zemininde yürütülmesi gerektiğini kaydeden Bahçeli, şöyle konuştu: "Pakistan'ın müzakere kapısını aralayan arabuluculuk gayreti, başta Türkiye olmak üzere Katar ve Suudi Arabistan'ın diplomatik destek ve temasları bize bir kez daha göstermiştir ki, İslam ülkeleri ortak akıl ve sorumluluk istikametinde hareket ettiğinde kan ve kaos senaryoları boşa düşmektedir. Bu vesileyle Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Dışişleri Bakanımıza bu hassas süreci ülkemize yakışan bir hassasiyet ve sorumlulukla yönettikleri için bir kez daha teşekkür ediyorum. Bu tablo, İslam coğrafyasının çözüm masalarının kurucu iradesi olabileceğini göstermesi bakımından oldukça kıymetlidir. Barış kapısı aralanmışsa o kapı güneşli bir sabaha açılana dek sonuna kadar zorlanacaktır. Bu kapının eşiğinde taş olup barış arzularının önünde duranlar, milletlerin huzur yürüyüşüne diken olup batanlar iyi bilmelidir ki kalıcı barış sağlandığında Orta Doğu'yu ateş çemberine çevirdikleri günlerin hesabından kaçamayacaklardır." Bahçeli, İsrail içinden yükselen 'Bu anlaşma bizi bağlamaz' feryatlarının, kan ve krizle beslenen siyasi vampirlerin hala sahnede olduğunu gösterdiğini ifade ederek, "Netanyahu yönetimi, Orta Doğu'da sükunet ihtimalini kendi siyasi gelecekleri için tehdit görmektedir. Uluslararası hukuku ayaklar altına alan, barışın önünde aşılmaz duvarlar örmeye kalkan bu çıban başı, döktüğü her damla kanın, yıktığı her hanenin hesabını er ya da geç, ama mutlaka ve mutlaka, tarihin ve milletlerin huzurunda teker teker verecektir. Tavrımız açık, mevkiimiz ayan beyan ortadadır. Cümle alem bilsin ve duysun ki Türk milleti, barış düşmanlarının karşısında, mazlumların, masumların ve mağdurların ise ebediyen yanındadır. Milliyetçi Hareket Partisi olarak temennimiz odur ki kanla beslenen siyonist şer odaklarına inat, bu kadim coğrafyanın her bir köşesinde huzura, sükunete ve adalete dayalı bir barış, Türk-İslam mührüyle ebediyen temin ve tesis edilecektir." değerlendirmesinde bulundu. Karabağ'ın 2020 yılında Azerbaycan tarafından yeniden kontrol altına alınmasıyla hakikatin yerini bulduğunu vurgulayan Bahçeli, "Türk'ün çelikten bileği Karabağ'da tarih yazmıştır. Karabağ'da çiğnenen hukuk, Türk askerinin demir yumruğuyla doğrultuldu. Allah'a şükürler olsun ki Karabağ'ın esaret zincirlerinin kırıldığı günlere eriştik. Allah'a şükürler olsun ki Şuşa'nın dağlarında ay yıldızlı bayrağın, yeniden yükseldiği sabahlara şahitlik ettik. Allah'a şükürler olsun ki har-ı bülbül, şehitlerimizin kanıyla sulanan Karabağ topraklarında artık mahzun bir bekleyişin değil, zaferin nişanesi olarak yeniden açmıştır." dedi. Türk dünyasının Batı ile Doğu arasındaki stratejik irtibatı Zengezur hattının da üzerinde ayrıca ve dikkatle durulması gerektiğini belirten Bahçeli, "Zengezur, Nahçıvan'ın ana vatan Azerbaycan ile bağını güçlendirecek, Türkiye'yi kardeş ülke Azerbaycan üzerinden Hazar'a, Hazar'ın ötesinden Türkistan'a ulaştıracak tarihi geçittir." değerlendirmesinde bulundu. Zengezur Koridoru'nun açılmasının Nahçıvan'ın Azerbaycan'la vuslatı olacağını dile getiren Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu, 'iki devlet, tek millet' şuurunun Türk dünyasının tamamına yayılan stratejik bir iklime kavuşmasıdır. 'Zengezur' dedik ama artık adını doğru koyalım, bu hat, Turan Koridoru'dur. Turan Koridoru, Kars'tan Türkistan bozkırlarına uzanan tarihi ve kültürel istikbal kapısıdır. Bu kapı açıldığında asırlar boyunca gönüllerde saklanan kavuşma ülküsü ete kemiğe bürünecek, Anadolu ile Türkistan arasına örülmek istenen setler dağılacak, Turan ufku daha berrak, daha yakın, daha kudretli hale gelecektir. Küresel ticaret yollarının yeniden şekillendiği, kuzey hattının savaş ve yaptırımlarla hassaslaştığı, güney deniz yollarının Hürmüz'den Kızıldeniz'e kadar krizlerin tutsaklığı altına girdiği bir dönemde Turan Koridoru'nun açılması bölgemiz ve Türkiye için stratejik bir fırsattır. Güncel badireler dikkate alındığında bu hat, Türkiye'nin ve bölgemizin ihracat güzergahlarını çeşitlendirecek, ülkemizin lojistik kabiliyetini artıracaktır." Turan Koridoru'nun, Türk ve Türkiye Yüzyılı'nın stratejik anahtarı olduğunu söyleyen Bahçeli, "Türkiye, Türk dünyasına gönül köprüleriyle olduğu gibi demir yoluyla, kara yoluyla ve enerji hatlarıyla bağlanacaktır. Turan Koridoru açılacaktır. Türk dünyası kenetlenecek, Türk Devletleri Teşkilatı güçlenecektir. 'Mücadelemiz Milliyetçi Türkiye'ye ve Turan'a kadardır!' diye haykırarak yemin eden gönüller rahat bir nefes alacaktır." ifadelerini kullandı. Bölgedeki yeni gerçekliğin Ermenistan tarafından da kabul edilmesi gerektiğini belirten Bahçeli, şöyle devam etti: "Karabağ Azerbaycan'dır. Bu gerçek sahada kanla, masada hukuk zemininde tescillenmiştir. Erivan aklını başına alır ve bölgesel işbirliği zeminine dürüstçe katılırsa, Turan Koridoru yalnızca Azerbaycan'ın ve Türkiye'nin değil, Ermenistan'ın da ekonomik yalnızlıktan çıkış kapısı olabilir. Aksi halde Ermenistan, dünde yitip gitmiş hayallere tutunarak yarının fırsatlarını da heba edecektir." Devlet Bahçeli, 13 Haziran'da Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavına giren öğrencileri tebrik etti, 20-21 Haziran'da yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) girecek gençlere de başarılar diledi. Gençlerin şiddetten, bağımlılıktan ve "dijital dünyanın zehirli dehlizlerinden" korunması gerektiğini dile getiren Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Okuyacaksınız ve araştıracaksınız, çünkü cehaletin karanlığını ancak bilginin ışığında yırtarsınız. Düşüneceksiniz ve sorgulayacaksınız çünkü hakikate ulaşmanın yolu akıl etmekten geçer. Üreteceksiniz, çünkü 'Büyük Ülke Türkiye' mefkuremizin, Türk ve Türkiye Yüzyılı ülkümüzün ihtiyaç duyduğu her hamlenin arkasında sizin imzanız ve inancınız olacaktır. Bir meslek sahibi olunuz, alın terinizle ayakta durunuz. Helal rızkın bereketini hiçbir koltuğun rahatlığına değişmeyiniz. Bu ülkenin laboratuvarlarındaki umut sizsiniz. Kürsülerinde yükselecek söz sizsiniz. Spor sahalarında dalgalanacak ay yıldızlı al bayrağa sakladığımız gururunu taşıyacak olan sizlersiniz. Elbette dünyayı tanıyınız, güzel Türkçemizin yanına yabancı dil de ekleyiniz, başka ülkelerde ilim tahsil ediniz, laboratuvarlara giriniz, araştırmalar yapmaya gidiniz, kürsülerde sesimiz olunuz, sahalarda mücadele ediniz, uluslararası başarılar kazanınız. Fakat nereye giderseniz gidiniz, kalbinizin ve aklınızın kıblesi Türkiye olsun. Bu topraklarda kök saldınız, bu milletin bağrında boy verdiniz, bu vatanın ikliminde çınarlaşacaksınız. Nereye giderseniz gidiniz, kutup yıldızınız Türkiye olsun." Cumhuriyet'in banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Vatanın bütün ümidi ve geleceği size, genç nesillerin anlayış ve enerjisine bağlanmıştır" sözünü hatırlatan Bahçeli, "Akademide daha yükseğe çıkmamız gerekiyorsa kütüphanelerin ışığını sabaha kadar siz açık tutacaksınız. Sporda daha büyük başarılar hedefliyorsak siz sahaya çıkacak, mindere inecek, piste basacak, havuza atlayacak, ay yıldızlı formanın hakkını siz vereceksiniz. Türkiye'nin daha güçlü olması gerekiyorsa, aradığımız kaynak sizsiniz. Siz bizim için insan kaynağı değil yaşam kaynağısınız." diye konuştu. Türk gençliğinin köklü bir tarihin mirasçısı olduğunu vurgulayan Bahçeli, şöyle devam etti: "Sizler Mete Han'ın devlet nizamını, Attila'nın Avrupalının dizlerini titreten heybetini, Sultan Alparslan'ın Anadolu'yu yurt kılan azmini, Osman Gazi'nin Söğüt'te can bulup üç kıtaya yayılan muradını, Fatih Sultan Mehmet Han'ın 21 yaşında Avrupalıların atası Doğu Roma'yı dize getiren dehasını, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün yokluklardan bir devlet var eden ferasetini miras almış bir milletin evlatlarısınız. Bu miras omuzlarınızda bir yük değil; şereftir. Bu miras geçmişte kalmış bir övünç değil, geleceğe taşınacak bir mesuliyettir." Bahçeli, A Milli Futbol Takımı'na da Dünya Kupası'nda Paraguay ile oynayacağı maç öncesinde başarılar diledi.
16 Haziran 2026 10:34

Bahçeli'den 'Erken Seçim' Yanıtı
BM'yi Gazze karşısında "üç maymunu oynamakla" suçlayan Bahçeli, grup toplantısının ardından "erken seçim" tartışmalarına girdi. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Grup Toplantısı'nda katılımcılara hitap etti. Bahçeli, grup toplantısının ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, "Seçimlerin zamanında yapılması gerekir. Yeni cumhurbaşkanı adayı olarak farklı isimler ortaya çıkıyor. Bu doğru değildir. Cumhurbaşkanımız görevdedir, biz de arkasındayız" dedi. Samimi gayretlerimizin ve niyetlerimizin, Türk Asrı'nın ufkunda parlayan lider ülke Türkiye mefkûresini adım adım inşa etmesini temenni ediyorum. "GÜÇ YARIŞLARININ DOZU HER GEÇEN GÜN ARTIYOR" Değerli dava arkadaşlarım, dozu her geçen gün daha da artan sert güç yarışlarının, kaynağı asırlar öncesine uzanan çetin hesaplaşmaların, bugünü puslu ve yarını sisli bir dönemin içinden geçmekteyiz. Çünkü Gazze'de dökülen mazlum kanı, Lübnan'da ateşkese rağmen yükselen kıyım dumanı, Hürmüz hattında uzun süredir küresel ekonomi ve enerji arzını esir alan gerilim, Doğu Akdeniz'de Kıbrıs'ı da çepeçevre kuşatan ve Körfez'e ulaşan sinsi hesaplar ve Güney Kafkasya'da yeniden şekillenen siyasi denge aynı zincirin halkalarıdır. "CUMHURBAŞKANIMIZA PARMAK SALLAMAK, AKIL KARARGAHLARININ TESLİM BAYRAĞINI ÇEKMESİDİR" 1948'den bu yana Filistin halkının hür ve bağımsız yaşama özlemi ötelenmiş, 1967'den bu yana işgal derinleşmiş, Kudüs'ün statüsü üzerinde pek çok tefrika denenmiş, yerleşim politikalarıyla Filistin toprağı adım adım daraltılmıştır. 7 Ekim sonrası İsrail yönetiminin izlediği yol, savaş hukukunun meşruiyet hudutlarını çoktan aşmış, vicdan sahibi milletlerin sabır taşlarını çatır çatır çatlatmıştır. Netanyahu'nun siyasi serencamı ayan beyan ortadadır. Siyasi ömrünü kanlı bir güvenlik anlatısına bağlayan, koltuğunu muhafaza etmek için yangına körükle giden, iftira ve propaganda perdesiyle Orta Doğu'da yarattığı mezalimi örtmeye çalışan bu melun zihniyetin Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alması, Netanyahu'nun acziyetinin, telaşının ve tükenmişliğinin ilanıdır. "BM SORGUYA ÇEKİLMELİ" Değerli milletvekilleri, dünyanın içinde bulunduğu bu hazin tablo karşısında sorguya çekilmesi gereken kurumlardan biri Birleşmiş Milletlerdir. Birleşmiş Milletler, İkinci Dünya Savaşı'nın enkazı üzerinde "Bir daha asla" sözüyle kurulan, Güvenlik Konseyine uluslararası barış ve güvenliği koruma mesuliyeti verilen devletler üstü bir temsilcilik makamıdır. Gazze'de acil, koşulsuz ve kalıcı ateşkes talebi, insani yardım yollarının açılması çağrısı ve sivillerin can emniyetini sağlama mecburiyeti, 14 üyenin desteğine rağmen bir kez daha Washington'un veto duvarına toslamıştır. "BİRLEŞMİŞ MİLLETLER'İN İKİYÜZLÜLÜĞÜ BÜTÜN ÇIPLAKLIĞIYLA ORTAYA ÇIKTI" Lahey'de ise başka bir ibret vesikası önümüzdedir. Burada karşımızda yalnızca İsrail'in açtığı katliam ve kıyım düzeni değil, bu düzeni elleriyle besleyen, arkasını köşe bucak kollayan ve savaş hukukunu ayaklar altına alan her eylemde cesaretlendiren o küresel düzenin ahlaki iflası vardır. Güney Asya'dan Orta Afrika'ya, Doğu Türkistan'dan Anadolu'ya, Balkanlar'dan Kafkasya'ya, Orta Doğu'dan Türkistan bozkırlarına kadar uzanan geniş hatta adalet, emniyet, hürriyet ve hakkaniyet talebi yükselmektedir. "ABD İLE İRAN ANLAŞMASI MEMNUNİYET VERİCİ" Değerli dava arkadaşlarım, böylesine karanlık ve karmaşık bir tablonun ortasında, Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında sağlanan mutabakatı sevindirici bulmakla birlikte dikkatle takip ediyoruz. İsrail içinden yükselen "Bu anlaşma bizi bağlamaz." feryatları, kan ve krizle beslenen siyasi vampirlerin hâlâ sahnede olduğunu göstermektedir. "NETANYAHU SÜKÛNETİ TEHDİT OLARAK GÖRÜYOR" Netanyahu yönetimi, Orta Doğu'da sükûnet ihtimalini kendi siyasi gelecekleri için tehdit görmektedir. "ZENGEZUR HATTI TURAN KORİDORUDUR" Güney Kafkasya'daki gelişmeleri de bu geniş tablodan ayrı okuyamayız. Ermenistan'da yaşanan siyasi hareketlilik, Karabağ savaşlarından sonra oluşan yeni gerçekleri, Rusya-Batı rekabetini, Türkiye-Azerbaycan hattını, Orta Koridor'u, Zengezur bağlantısını ve bölgesel barış ihtimalini doğrudan ilgilendirmektedir. Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra Karabağ'da başlayan işgal süreci, 30 yıla yakın bir dönem boyunca Güney Kafkasya'yı kilitlemiştir. Fakat hamdolsun, 2020 sonbaharında hakikat yerini bulmuş, Türk'ün çelikten bileği Karabağ'da tarih yazmıştır. Bu noktada Türk dünyasının batıyla doğu arasındaki stratejik irtibatı olan Zengezur hattı üzerinde ayrıca ve dikkatle durmak gerekir. Küresel ticaret yollarının yeniden şekillendiği, Kuzey Hattı'nın savaş ve yaptırımlarla hassaslaştığı, Güney Deniz Yolları'nın Hürmüz'den Kızıldeniz'e kadar krizlerin tutsaklığı altına girdiği bir dönemde Turan Koridoru'nun açılması bölgemiz ve Türkiye için stratejik bir fırsattır. Turan Koridoru, Türk ve Türkiye vizyonunun stratejik anahtarıdır. Türk dünyası kenetlenecek, Türk Devletleri Teşkilatı güçlenecektir. "Mücadelemiz milliyetçi Türkiye'ye ve Turan'a kadardır." diye haykırarak yemin eden gönüller rahat bir nefes alacaktır. Ermenistan aklını başına alır ve bölgesel iş birliği zeminine dürüstçe katılırsa, Turan Koridoru yalnız Azerbaycan'ın ve Türkiye'nin değil, Ermenistan'ın da ekonomik yalnızlıktan çıkış kapısı olabilir. Can Azerbaycan'ın kazanımlarını aşındıran, Türk dünyasının önüne ket vuran, ilhamını Sovyet tortularından alan hiçbir formül kalıcı olamaz. Milliyetçi Hareket Partisinin Turan ülküsü ile Cumhur İttifakı'nın 2053 ve 2071 vizyonu aynı istikamettedir. Bu istikamet Türk ve Türkiye Yüzyılı'dır. "Korkma. Sen Türksün. Türkler hiçbir vakit, hiçbir yerde, hiçbir şeyden korkmazlar." "HİÇBİR SINAV EVLATLARIMIZDAN DAHA ÖNEMLİ DEĞİLDİR" Değerli dava arkadaşlarım, milletimizin en kıymetli hazinesi, geleceğimizin teminatı olan Türk gençliğine ve biricik evlatlarımıza ayrıca temas etmek istiyorum. Geride bıraktığımız 13 Haziran Cumartesi günü LGS kapsamındaki merkezi sınava giren ve küçücük yaşlarında geleceklerini inşa etmek için şimdiden alın teri döken çocuklarımızı, onlara her durum ve koşulda destek olan ailelerimizi, evlatlarımızı emek emek işleyerek milletimize kazandırmak için gayret gösteren öğretmenlerimizi gönülden tebrik ediyorum. Önümüzdeki günlerde ise üniversite hayali kuran, emeklerini yükseköğretim kapısında taçlandırmak isteyen milyonlarca gencimiz, 20-21 Haziran tarihlerinde yapılacak olan Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nda çetin bir imtihana girecektir. Her bir gencimize Cenâb-ı Allah'tan zihin açıklığı ve üstün başarılar temenni ediyorum. Hiçbir sınav kendilerinden daha önemli değildir.
16 Haziran 2026 10:48

Bahçeli'den İsrail'e: "Cumhurbaşkanımıza Parmak Sallamak, Akıl Karargâhlarının Teslim Bayrağını Çekmesidir"
Bahçeli, "Siyasi ömrünü kanlı bir güvenlik anlatısına bağlayan, koltuğunu muhafaza etmek için yangına körükle giden, iftira ve propaganda perdesiyle Orta Doğu'da yarattığı mezalimi örtmeye çalışan bu melun zihniyetin Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alması, Netanyahu'nun acziyetinin, telaşının ve tükenmişliğinin ilanıdır. Gazze'de çocukların cansız bedenleri toprağa verilirken, Filistinli esirlerin onuru çiğnenirken, Batı Şeria'da toprak gaspı sürerken, Lübnan'da tarihî ve kültürel doku bombalarla yerle bir olurken Türkiye'ye ahlak dersi vermeye kalkmak, Cumhurbaşkanımıza parmak sallamak, akıl karargâhlarının teslim bayrağını çekmesidir." dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den partisinin TBMM Grup Toplantısı'ndan Türkiye'nin iç ve dış gündemine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Cenâb-ı Allah'tan gönüllerinize inşirah, ferahlık, yuvalarınıza bereket, vatan ve millet yolundaki kutlu çalışmalarınıza üstün başarılar ihsan etmesini niyaz ediyorum. Samimi gayretlerimizin ve niyetlerimizin, Türk Asrı'nın ufkunda parlayan lider ülke Türkiye mefkûresini adım adım inşa etmesini temenni ediyorum. Çünkü Gazze'de dökülen mazlum kanı, Lübnan'da ateşkese rağmen yükselen kıyım dumanı, Hürmüz hattında uzun süredir küresel ekonomi ve enerji arzını esir alan gerilim, Doğu Akdeniz'de Kıbrıs'ı da çepeçevre kuşatan ve Körfez'e ulaşan sinsi hesaplar ve Güney Kafkasya'da yeniden şekillenen siyasi denge aynı zincirin halkalarıdır. 1948'den bu yana Filistin halkının hür ve bağımsız yaşama özlemi ötelenmiş, 1967'den bu yana işgal derinleşmiş, Kudüs'ün statüsü üzerinde pek çok tefrika denenmiş, yerleşim politikalarıyla Filistin toprağı adım adım daraltılmıştır. 7 Ekim sonrası İsrail yönetiminin izlediği yol, savaş hukukunun meşruiyet hudutlarını çoktan aşmış, vicdan sahibi milletlerin sabır taşlarını çatır çatır çatlatmıştır. Bugün karşımızda bulunan, bölgenin huzur damarlarına musallat olmuş, kan delisi bir kriz makinesi olan İsrail, ateşkesi ihlal ederek Lübnan'a saldırmakta, söylem ve demeçleriyle dünya milletlerinin dört gözle beklediği ABD-İran mutabakatının karşısında durmakta, Doğu Akdeniz'de ve Kıbrıs çerçevesinde taşkın hevesleri okşayan bir istikrarsızlık merkezi olmaya devam etmektedir. Netanyahu'nun siyasi serencamı ayan beyan ortadadır. Birleşmiş Milletler, İkinci Dünya Savaşı'nın enkazı üzerinde "Bir daha asla" sözüyle kurulan, Güvenlik Konseyine uluslararası barış ve güvenliği koruma mesuliyeti verilen devletler üstü bir temsilcilik makamıdır. Gazze'de acil, koşulsuz ve kalıcı ateşkes talebi, insani yardım yollarının açılması çağrısı ve sivillerin can emniyetini sağlama mecburiyeti, 14 üyenin desteğine rağmen bir kez daha Washington'un veto duvarına toslamıştır. Burada karşımızda yalnızca İsrail'in açtığı katliam ve kıyım düzeni değil, bu düzeni elleriyle besleyen, arkasını köşe bucak kollayan ve savaş hukukunu ayaklar altına alan her eylemde cesaretlendiren o küresel düzenin ahlaki iflası vardır. Güney Asya'dan Orta Afrika'ya, Doğu Türkistan'dan Anadolu'ya, Balkanlar'dan Kafkasya'ya, Orta Doğu'dan Türkistan bozkırlarına kadar uzanan geniş hatta adalet, emniyet, hürriyet ve hakkaniyet talebi yükselmektedir. Ancak Gazze'de soykırım düzeni sürüyorsa, yardım koridorları hâlâ güvenlik endişesi taşıyorsa, İsrail'in savaş suçları karşısında caydırıcı bir ortak yaptırım zemini kurulamıyorsa, tüm bu çabalar kâğıt üzerinde kalacaktır. 57 devlet üyeli bu büyük teşkilatın tüm çaba ve çalışmasının, toplantı tutanaklarından, toplanıp dağılan diplomasi masalarından, sonuçsuz kalan bildirilerden, telkin ve teskin edici temennilerin gölgelerinden ibaret kalması beklenemez. Değerli dava arkadaşlarım, böylesine karanlık ve karmaşık bir tablonun ortasında, Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında sağlanan mutabakatı sevindirici bulmakla birlikte dikkatle takip ediyoruz. Hürmüz Boğazı herhangi bir su yolu değildir. İsrail içinden yükselen "Bu anlaşma bizi bağlamaz." feryatları, kan ve krizle beslenen siyasi vampirlerin hâlâ sahnede olduğunu göstermektedir. Netanyahu yönetimi, Orta Doğu'da sükûnet ihtimalini kendi siyasi gelecekleri için tehdit görmektedir. Ermenistan'da yaşanan siyasi hareketlilik, Karabağ savaşlarından sonra oluşan yeni gerçekleri, Rusya-Batı rekabetini, Türkiye-Azerbaycan hattını, Orta Koridor'u, Zengezur bağlantısını ve bölgesel barış ihtimalini doğrudan ilgilendirmektedir. Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra Karabağ'da başlayan işgal süreci, 30 yıla yakın bir dönem boyunca Güney Kafkasya'yı kilitlemiştir. Fakat hamdolsun, 2020 sonbaharında hakikat yerini bulmuş, Türk'ün çelikten bileği Karabağ'da tarih yazmıştır. Karabağ'da çiğnenen hukuk, Türk'ün demir yumruğuyla doğrultulmuştur. Bu noktada Türk dünyasının batıyla doğu arasındaki stratejik irtibatı olan Zengezur hattı üzerinde ayrıca ve dikkatle durmak gerekir. Nahçıvan'ın ana vatan Azerbaycan'la bağını güçlendirecek, Türkiye'yi kardeş ülke Azerbaycan üzerinden Hazar'a, Hazar'ın ötesinde Türkistan'a ulaştıracak tarihî bir geçittir. Zengezur, Nahçıvan'ın Azerbaycan'la vuslatı olacaktır. Bu hat, Turan Koridoru'dur. Küresel ticaret yollarının yeniden şekillendiği, Kuzey Hattı'nın savaş ve yaptırımlarla hassaslaştığı, Güney Deniz Yolları'nın Hürmüz'den Kızıldeniz'e kadar krizlerin tutsaklığı altına girdiği bir dönemde Turan Koridoru'nun açılması bölgemiz ve Türkiye için stratejik bir fırsattır. Böylesine çetin bir dönemde, bölge devletlerinin ekonomik kıskanç içinde sıkıştığı şartlarda Turan Koridoru'nun açılması, Ankara'dan Türkistan'a uzanan iktisadi ve jeopolitik bir sıçrama olacaktır.
16 Haziran 2026 10:34


Reklam Vermek İçin Tıklayınız
İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Bahçeli'den Seçim Mesajı
Bahçeli, şöyle konuştu: "Bu teşkilatın kuruluş harcında Kudüs varsa, varoluş gerekçesinde Filistin varsa, bugün Gazze yanarken, Batı Şeria kuşatılırken, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın kınama cümleleriyle yetinmesi izah edilemez. Neredesiniz? Kudüs için kurulan irade nerededir? Gazze için gösterilmesi gereken müşterek duruş hangi engele takılmıştır? Mescid-i Aksa'nın incinen hürmetine karşı alınan kararlar hangi somut neticeye ulaşmıştır? Elbette yapılan yürütülen diplomatik girişim ve temasları yok saymıyoruz. Orta Doğu'daki acıya lal kesilen Şark'ın garabeti gözlerimizin önündeyken ateşkes çağrıları ve insani yardım vurgularını görmezden gelemeyiz. Ancak Gazze'de soykırım düzeni sürüyorsa, yardım filoları hala güvenlik endişesi taşıyorsa, İsrail'in savaş suçları karşısında caydırıcı bir ortak yaptırım zemini kurulamıyorsa, tüm bu çabalar kağıt üzerinde kalacaktır. 57 devlet üyeli bu büyük teşkilatın tüm çaba ve çalışmasının toplantı tutanaklarından, toplanıp dağılan diplomasi masalarından, sonuçsuz kalan bildirilerden, telkin ve teskin edici temennilerin gölgelerinden ibaret kalması beklenemez. Söz çoktan tükenmiştir. Artık mesuliyet, müeyyide ve müşterek hareket vaktidir." "Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Dışişleri Bakanımıza bir kez daha teşekkür ediyorum" MHP Genel Başkanı Bahçeli, ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatı sevindirici bulduklarını ve dikkatle süreci takip ettiklerini vurgulayarak, "İsviçre'de atılacağı açıklanan imzaların, bölgemizde sulh-u sükunun hakim kılınması, Hürmüz hattında seyrüsefer emniyetinin yeniden tesisi ve Orta Doğu'da ateşi büyüten oyunların boşa çıkarılması adına önemli bir dönüm noktası olmasını temenni ediyoruz." dedi. Karabağ'ın 2020 yılında Azerbaycan tarafından yeniden kontrol altına alınmasıyla hakikatin yerini bulduğunu vurgulayan Bahçeli, "Türk'ün çelikten bileği Karabağ'da tarih yazmıştır. Karabağ'da çiğnenen hukuk, Türk askerinin demir yumruğuyla doğrultuldu. Allah'a şükürler olsun ki Karabağ'ın esaret zincirlerinin kırıldığı günlere eriştik. Allah'a şükürler olsun ki Şuşa'nın dağlarında ay yıldızlı bayrağın, yeniden yükseldiği sabahlara şahitlik ettik. Allah'a şükürler olsun ki har-ı bülbül, şehitlerimizin kanıyla sulanan Karabağ topraklarında artık mahzun bir bekleyişin değil, zaferin nişanesi olarak yeniden açmıştır" dedi. Zengezur Koridoru'nun açılmasının Nahçıvan'ın Azerbaycan'la vuslatı olacağını dile getiren Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu, 'iki devlet, tek millet' şuurunun Türk dünyasının tamamına yayılan stratejik bir iklime kavuşmasıdır. 'Zengezur' dedik ama artık adını doğru koyalım, bu hat, Turan Koridoru'dur. Turan Koridoru, Kars'tan Türkistan bozkırlarına uzanan tarihi ve kültürel istikbal kapısıdır. Bu kapı açıldığında asırlar boyunca gönüllerde saklanan kavuşma ülküsü ete kemiğe bürünecek, Anadolu ile Türkistan arasına örülmek istenen setler dağılacak, Turan ufku daha berrak, daha yakın, daha kudretli hale gelecektir. Küresel ticaret yollarının yeniden şekillendiği, kuzey hattının savaş ve yaptırımlarla hassaslaştığı, güney deniz yollarının Hürmüz'den Kızıldeniz'e kadar krizlerin tutsaklığı altına girdiği bir dönemde Turan Koridoru'nun açılması bölgemiz ve Türkiye için stratejik bir fırsattır. Güncel badireler dikkate alındığında bu hat, Türkiye'nin ve bölgemizin ihracat güzergahlarını çeşitlendirecek, ülkemizin lojistik kabiliyetini artıracaktır." "Erivan aklını başına alırsa Turan Koridoru ekonomik yalnızlıktan çıkış kapısı olabilir" Turan Koridoru'nun, Türk ve Türkiye Yüzyılı'nın stratejik anahtarı olduğunu söyleyen Bahçeli, "Türkiye, Türk dünyasına gönül köprüleriyle olduğu gibi demir yoluyla, kara yoluyla ve enerji hatlarıyla bağlanacaktır. Turan Koridoru açılacaktır. Türk dünyası kenetlenecek, Türk Devletleri Teşkilatı güçlenecektir. 'Mücadelemiz Milliyetçi Türkiye'ye ve Turan'a kadardır!' diye haykırarak yemin eden gönüller rahat bir nefes alacaktır." ifadelerini kullandı. Bölgedeki yeni gerçekliğin Ermenistan tarafından da kabul edilmesi gerektiğini belirten Bahçeli, şöyle devam etti: "Karabağ Azerbaycan'dır. Bu gerçek sahada kanla, masada hukuk zemininde tescillenmiştir. Erivan aklını başına alır ve bölgesel işbirliği zeminine dürüstçe katılırsa, Turan Koridoru yalnızca Azerbaycan'ın ve Türkiye'nin değil, Ermenistan'ın da ekonomik yalnızlıktan çıkış kapısı olabilir. Aksi halde Ermenistan, dünde yitip gitmiş hayallere tutunarak yarının fırsatlarını da heba edecektir." "Okuyacaksınız ve araştıracaksınız" Devlet Bahçeli, 13 Haziran'da Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavına giren öğrencileri tebrik etti, 20-21 Haziran'da yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) girecek gençlere de başarılar diledi. Gençlerin şiddetten, bağımlılıktan ve "dijital dünyanın zehirli dehlizlerinden" korunması gerektiğini dile getiren Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Okuyacaksınız ve araştıracaksınız, çünkü cehaletin karanlığını ancak bilginin ışığında yırtarsınız. Düşüneceksiniz ve sorgulayacaksınız çünkü hakikate ulaşmanın yolu akıl etmekten geçer. Üreteceksiniz, çünkü 'Büyük Ülke Türkiye' mefkuremizin, Türk ve Türkiye Yüzyılı ülkümüzün ihtiyaç duyduğu her hamlenin arkasında sizin imzanız ve inancınız olacaktır. Bir meslek sahibi olunuz, alın terinizle ayakta durunuz. Helal rızkın bereketini hiçbir koltuğun rahatlığına değişmeyiniz. Bu ülkenin laboratuvarlarındaki umut sizsiniz. Kürsülerinde yükselecek söz sizsiniz. Spor sahalarında dalgalanacak ay yıldızlı al bayrağa sakladığımız gururunu taşıyacak olan sizlersiniz. Elbette dünyayı tanıyınız, güzel Türkçemizin yanına yabancı dil de ekleyiniz, başka ülkelerde ilim tahsil ediniz, laboratuvarlara giriniz, araştırmalar yapmaya gidiniz, kürsülerde sesimiz olunuz, sahalarda mücadele ediniz, uluslararası başarılar kazanınız. Fakat nereye giderseniz gidiniz, kalbinizin ve aklınızın kıblesi Türkiye olsun. Bu topraklarda kök saldınız, bu milletin bağrında boy verdiniz, bu vatanın ikliminde çınarlaşacaksınız. Nereye giderseniz gidiniz, kutup yıldızınız Türkiye olsun." Cumhuriyet'in banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Vatanın bütün ümidi ve geleceği size, genç nesillerin anlayış ve enerjisine bağlanmıştır" sözünü hatırlatan Bahçeli, "Akademide daha yükseğe çıkmamız gerekiyorsa kütüphanelerin ışığını sabaha kadar siz açık tutacaksınız. Sporda daha büyük başarılar hedefliyorsak siz sahaya çıkacak, mindere inecek, piste basacak, havuza atlayacak, ay yıldızlı formanın hakkını siz vereceksiniz. Türkiye'nin daha güçlü olması gerekiyorsa, aradığımız kaynak sizsiniz. Siz bizim için insan kaynağı değil yaşam kaynağısınız." diye konuştu. Türk gençliğinin köklü bir tarihin mirasçısı olduğunu vurgulayan Bahçeli, şöyle devam etti: "Sizler Mete Han'ın devlet nizamını, Attila'nın Avrupalının dizlerini titreten heybetini, Sultan Alparslan'ın Anadolu'yu yurt kılan azmini, Osman Gazi'nin Söğüt'te can bulup üç kıtaya yayılan muradını, Fatih Sultan Mehmet Han'ın 21 yaşında Avrupalıların atası Doğu Roma'yı dize getiren dehasını, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün yokluklardan bir devlet var eden ferasetini miras almış bir milletin evlatlarısınız. Bu miras omuzlarınızda bir yük değil; şereftir. Bu miras geçmişte kalmış bir övünç değil, geleceğe taşınacak bir mesuliyettir." Bahçeli, A Milli Futbol Takımı'na da Dünya Kupası'nda Paraguay ile oynayacağı maç öncesinde başarılar diledi. Greve giden bazı öğretmenlere ilişkin soru üzerine ise Bahçeli, "Onların da yanındayız" dedi.
16 Haziran 2026 14:40

Mhp Lideri Devlet Bahçeli'den Dikkat Çeken Seçim Açıklaması
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Devlet Bahçeli, "Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alması, acziyetinin ve tükenmişliğinin ilanıdır." dedi. Çünkü Gazze'de dökülen mazlum kanı, Lübnan'da ateşkese rağmen yükselen kıyım dumanı, Hürmüz hattında uzun süredir küresel ekonomi ve enerji arzını esir alan gerilim, Doğu Akdeniz'de Kıbrıs'ı da çepeçevre kuşatan ve Körfez'e ulaşan sinsi hesaplar ve Güney Kafkasya'da yeniden şekillenen siyasi denge aynı zincirin halkalarıdır. 1948'den bu yana Filistin halkının hür ve bağımsız yaşama özlemi ötelenmiş, 1967'den bu yana işgal derinleşmiş, Kudüs'ün statüsü üzerinde pek çok tefrika denenmiş, yerleşim politikalarıyla Filistin toprağı adım adım daraltılmıştır. 7 Ekim sonrası İsrail yönetiminin izlediği yol, savaş hukukunun meşruiyet hudutlarını çoktan aşmış, vicdan sahibi milletlerin sabır taşlarını çatır çatır çatlatmıştır. Bugün karşımızda bulunan, bölgenin huzur damarlarına musallat olmuş, kan delisi bir kriz makinesi olan İsrail, ateşkesi ihlal ederek Lübnan'a saldırmakta, söylem ve demeçleriyle dünya milletlerinin dört gözle beklediği ABD-İran mutabakatının karşısında durmakta, Doğu Akdeniz'de ve Kıbrıs çerçevesinde taşkın hevesleri okşayan bir istikrarsızlık merkezi olmaya devam etmektedir. Netanyahu'nun siyasi serencamı ayan beyan ortadadır. Siyasi ömrünü kanlı bir güvenlik anlatısına bağlayan, koltuğunu muhafaza etmek için yangına körükle giden, iftira ve propaganda perdesiyle Orta Doğu'da yarattığı mezalimi örtmeye çalışan bu melun zihniyetin Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alması, Netanyahu'nun acziyetinin, telaşının ve tükenmişliğinin ilanıdır. Gazze'de çocukların cansız bedenleri toprağa verilirken, Filistinli esirlerin onuru çiğnenirken, Batı Şeria'da toprak gaspı sürerken, Lübnan'da tarihî ve kültürel doku bombalarla yerle bir olurken Türkiye'ye ahlak dersi vermeye kalkmak, Cumhurbaşkanımıza parmak sallamak, akıl karargâhlarının teslim bayrağını çekmesidir. Birleşmiş Milletler, İkinci Dünya Savaşı'nın enkazı üzerinde "Bir daha asla" sözüyle kurulan, Güvenlik Konseyine uluslararası barış ve güvenliği koruma mesuliyeti verilen devletler üstü bir temsilcilik makamıdır. Gazze'de acil, koşulsuz ve kalıcı ateşkes talebi, insani yardım yollarının açılması çağrısı ve sivillerin can emniyetini sağlama mecburiyeti, 14 üyenin desteğine rağmen bir kez daha Washington'un veto duvarına toslamıştır. Netanyahu'yu kapısından çevirecek, yakalama kararını işletecek, sanığı mahkeme huzuruna çıkaracak olanlar yine devletlerdir. Netanyahu yönetimi, Orta Doğu'da sükûnet ihtimalini kendi siyasi gelecekleri için tehdit görmektedir. Milliyetçi Hareket Partisi olarak temennimiz odur ki, kanla beslenen Siyonist şer odaklarına inat, bu kadim coğrafyanın her bir köşesinde huzura, sükûnete ve adalete dayalı bir barış, Türk-İslam mührüyle ebediyen temin ve tesis edilecektir. Ermenistan'da yaşanan siyasi hareketlilik, Karabağ savaşlarından sonra oluşan yeni gerçekleri, Rusya-Batı rekabetini, Türkiye-Azerbaycan hattını, Orta Koridor'u, Zengezur bağlantısını ve bölgesel barış ihtimalini doğrudan ilgilendirmektedir. Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra Karabağ'da başlayan işgal süreci, 30 yıla yakın bir dönem boyunca Güney Kafkasya'yı kilitlemiştir. Fakat hamdolsun, 2020 sonbaharında hakikat yerini bulmuş, Türk'ün çelikten bileği Karabağ'da tarih yazmıştır. Bu noktada Türk dünyasının batıyla doğu arasındaki stratejik irtibatı olan Zengezur hattı üzerinde ayrıca ve dikkatle durmak gerekir. Nahçıvan'ın ana vatan Azerbaycan'la bağını güçlendirecek, Türkiye'yi kardeş ülke Azerbaycan üzerinden Hazar'a, Hazar'ın ötesinde Türkistan'a ulaştıracak tarihî bir geçittir. Bu, iki devlet tek millet şuurunun Türk dünyasının tamamına yayılan stratejik bir iklime kavuşmasıdır. Küresel ticaret yollarının yeniden şekillendiği, Kuzey Hattı'nın savaş ve yaptırımlarla hassaslaştığı, Güney Deniz Yolları'nın Hürmüz'den Kızıldeniz'e kadar krizlerin tutsaklığı altına girdiği bir dönemde Turan Koridoru'nun açılması bölgemiz ve Türkiye için stratejik bir fırsattır. Toplantısı sonrası basın mensuplarının sorularını cevaplayan Devlet Bahçeli, "Önemli olan seçimin zamanında yapılmasıdır. Televizyonlarda takip ediyoruz. Yeni isimler Cumhurbaşkanı adayı olarak çıkıyor ve onlar üzerinden tartışmalar yapılıyor. Cumhurbaşkanımız görevdedir ve biz de onun arkasındayız." dedi.
16 Haziran 2026 11:43

Bahçeli'nin "Turan Koridoru" Dediği Projeyle İlgili Neler Biliniyor?
Zengezur Koridoru, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "Adını doğru koyalım. Bu hat, Turan Koridoru'dur." ifadesiyle bir kez daha gündeme geldi. Zengezur Koridoru projesinde Türkiye kısmı niteliğinde olan Kars - Dilucu Demiryolu'nun temeli 22 Ağustos 2025'te atıldı. "Zengezur Koridoru sadece Azerbaycan, Ermenistan ve Türkiye'ye değil bölgedeki diğer ülkelere de fayda sağlayacak." diyen Erdoğan, ardından şunları söylemişti: - "Biz bu hattı aynı zamanda jeoekonomik boyutu itibarıyla son derece önemli bir konu olarak görüyoruz. Nitekim, bu hat bölgemizin ötesindeki coğrafyaları da birbirine bağlayacak ve ticareti canlandıracaktır. Bu hattın bir anlaşmazlık kaynağı değil, bir mutabakat simgesi haline gelmesi temel beklentimizdir. Bu sayede bölge iş birliğinin galebe çaldığı bir refah alanı olacaktır." Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev de 16 Kasım 2025'te Zengezur Koridoru'nun Azerbaycan topraklarındaki kısmının inşasının tamamlanmak üzere olduğunu bildirmişti. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlenen grup toplantısında projenin önemine değindi, Ermenistan kanadına da çağrılarda bulundu: - "Hatırlayalım. Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra Karabağ'da başlayan işgal süreci, 30 yıla yakın bir dönem boyunca Güney Kafkasya'yı kilitlemiştir. Azerbaycan toprakları işgal altında kalmış, yüz binlerce insan yurdundan koparılmış, bölgenin ulaşım ve ticaret damarları tıkanmış, harı bülbül çiçekleri hasretle Türk'ün zafer sabahını beklemiştir. - Türk dünyasının kanayan yarası olan Karabağ, soydaşlarımızın sabırla büyüttüğü bir istiklal duası olarak dillerde yer etmişti. Hocalı'nın dinmeyen acısı, Şuşa'nın, Ağdere'nin ve Laçın'ın yakılıp yıkılmış toprakları, Türk milletinin yüreğine kazınmış birer hicran yarası olmuştu. Fakat hamdolsun, 2020 sonbaharında hakikat yerini bulmuş, Türk'ün çelikten bileği Karabağ'da tarih yazmıştır. - Karabağ'da çiğnenen hukuk, Türk'ün demir yumruğuyla doğrultulmuştur. Allah'a şükürler olsun ki Karabağ'ın esaret zincirlerinin kırıldığı günlere eriştik. Allah'a şükürler olsun ki Şuşa'nın dağlarında ay yıldızlı bayrağın yeniden yükseldiği sabahlara şahitlik ettik. - Allah'a şükürler olsun ki harı bülbül, şehitlerimizin kanıyla sulanan Karabağ topraklarında artık mahzun bir bekleyişin değil, zaferin nişanesi olarak yeniden açmıştır. Bu noktada Türk dünyasının batıyla doğu arasındaki stratejik irtibatı olan Zengezur Hattı üzerinde ayrıca ve dikkatle durmak gerekir. Nahçıvan'ın ana vatan Azerbaycan'la bağını güçlendirecek, Türkiye'yi kardeş ülke Azerbaycan üzerinden Hazar'a, Hazar'ın ötesinde Türkistan'a ulaştıracak tarihî bir geçittir. - Zengezur, Nahçıvan'ın Azerbaycan'la vuslatı olacaktır. Bu, iki devlet tek millet şuurunun Türk dünyasının tamamına yayılan stratejik bir iklime kavuşmasıdır. 'Zengezur' dedik ama artık adını doğru koyalım. Bu hat, Turan Koridoru'dur - Turan Koridoru, Kars'tan Türkistan bozkırlarına uzanan tarihî ve kültürel istikbal kapısıdır. Bu kapı açıldığında asırlar boyunca gönüllerde saklanan kavuşma ülküsü ete kemiğe bürünecek, Anadolu ile Türkistan arasına örülmek istenen setler dağılacak, Turan ufku daha berrak, daha yakın ve daha kudretli hale gelecektir. - Küresel ticaret yollarının yeniden şekillendiği, Kuzey Hattı'nın savaş ve yaptırımlarla hassaslaştığı, Güney Deniz Yolları'nın Hürmüz'den Kızıldeniz'e kadar krizlerin tutsaklığı altına girdiği bir dönemde Turan Koridoru'nun açılması bölgemiz ve Türkiye için stratejik bir fırsattır. - Güncel badireler dikkate alındığında bu hat, Türkiye'nin ve bölgemizin ihracat güzergâhlarını şekillendirecek, ülkemizin lojistik kabiliyetini artıracaktır. Böylesine çetin bir dönemde, bölge devletlerinin ekonomik kıskanç içinde sıkıştığı şartlarda Turan Koridoru'nun açılması, Ankara'dan Türkistan'a uzanan iktisadi ve jeopolitik bir sıçrama olacaktır. - Kars'tan Iğdır'a, Nahçıvan'dan Bakü'ye dek Türk yurtlarına ekonomik canlılık kazandıracak, yeni yüzyılın ana ulaşım ve ticaret güzergâhlarından birini teşkil edecektir. - Erivan aklını başına alır ve bölgesel iş birliği zeminine dürüstçe katılırsa Turan Koridoru yalnızca Azerbaycan'ın ve Türkiye'nin değil, Ermenistan'ın da ekonomik yalnızlıktan çıkış kapısı olabilir. Aksi halde Ermenistan, dünden yitip gitmiş hayallere tutunarak yarının fırsatlarını da heba edecektir."
16 Haziran 2026 11:49

Erdoğan'ın Danışmanının 'Erken Seçim' Önerisi Bahçeli'ye Soruldu: Saat Farkı Dahi Yok, Zamanında Yapılmalı
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, erken seçim tartışmalarına ilişkin, "Seçimlerin zamanında yapılmasıyla Cumhurbaşkanımızın danışmanının verdiği tarih arasında saat farkı dahi yoktur. Önemli olan seçimlerin zamanında yapılmasıdır. Millet seçimden önce seçime getirilmiş gibi gösteriliyor. Bu doğru değildir. Cumhurbaşkanımız görevdedir, biz de arkasındayız" dedi. İsrail'in Gazze ve Lübnan'daki saldırılarının ateşkes kararlarına rağmen devam ettiğini vurgulayan Bahçeli, "1948 yılından beri Filistin halkının özgür yaşama hakkı engellemiş ve 1967 yılından veri işgal derinleşmiştir. Gazze işgal altındadır. Bugün karşımızda bulunan ve bölgenin barış damarlarını sızmış kan makinası Lübnan'a da saldırmıştır. Netanyahu kriz üretim mekanizmasıdır" şeklinde konuştu. "İSRAİL, ABD-İRAN MUTABAKATININ KARŞISINDA" Bahçeli, devamla şunları söyledi: "1948'den bu yana Filistin halkının hür ve bağımsız yaşama özlemi ötelenmiş, 1967'den bu yana işgal derinleşmiş, Kudüs'ün statüsü üzerinde pek çok tefrika denenmiş, yerleşim politikalarıyla Filistin toprağı adım adım daraltılmıştır. Gazze ise yıllardır abluka, açlık, yıkım ve ölümle sınanmıştır. 7 Ekim sonrası İsrail yönetiminin izlediği yol, savaş hukukunun meşruiyet hudutlarını çoktan aşmış, vicdan sahibi milletlerin sabır taşlarını çatır çatır çatlatmıştır. İsrail, günahsız sivilleri defalarca hedef alan, şehirleri harabeye çeviren, hastaneleri, okulları, ibadethaneleri ve yardım noktalarını dahi savaş meydanına çeviren bir ölüm ve intikam makinesi siyasetine dönüşmüştür. Bugün karşımızda bulunan, bölgenin huzur damarlarına musallat olmuş, kan delisi bir kriz makinesi olan İsrail, ateşkesi ihlal ederek Lübnan'a saldırmakta, söylem ve demeçleriyle dünya milletlerinin dört gözle beklediği ABD-İran mutabakatının karşısında durmakta, Doğu Akdeniz'de ve Kıbrıs çerçevesinde taşkın hevesleri okşayan bir istikrarsızlık merkezi olmaya devam etmektedir. "CUMHURBAŞKANIMIZA PARMAK SALLAMAK AKIL KARARGÂHLARININ TESLİM BAYRAĞINI ÇEKMESİDİR" Netanyahu yönetimi, bölgenin huzuruna kasteden bir kriz üretim mekanizmasıdır. Netanyahu'nun siyasi serencamı ayan beyan ortadadır. Başrolünde olduğu yolsuzluk dosyalarının, iç siyasette derinleşen meşruiyet krizinin, İsrail toplumunu parçalara ayıran iktidar hırsının ve fitilini ateşlediği uluslararası yargı mercilerinde yürüyen ağır süreçlerin gölgesinde yaşamaktadır. Siyasi ömrünü kanlı bir güvenlik anlatısına bağlayan, koltuğunu muhafaza etmek için yangına körükle giden, iftira ve propaganda perdesiyle Ortadoğu'da yarattığı mezalimi örtmeye çalışan bu melun zihniyetin Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alması, Netanyahu'nun acziyetinin, telaşının ve tükenmişliğinin ilanıdır. Gazze'de çocukların cansız bedenleri toprağa verilirken, Filistinli esirlerin onuru çiğnenirken, Batı Şeria'da toprak gaspı sürerken, Lübnan'da tarihî ve kültürel doku bombalarla yerle bir olurken Türkiye'ye ahlak dersi vermeye kalkmak, Cumhurbaşkanımıza parmak sallamak, akıl karargâhlarının teslim bayrağını çekmesidir." İİT VE BM'YE TEPKİ Bölgede süren katliama rağmen Birleşmiş Milletler'in (BM) üç maymunu oynadığını söyleyen Bahçeli, "Gazze'de insanlık inim inim inlerken, bölgemizde acı ve katliam kol gezerken BM üç maymunu oynuyor "Gazze'de ve Beyrut'ta işlenen insanlık suçları ne diplomatik kulislerde örtülecek ne de zamanın tozlu raflarına kaldırılacak bir dosyadır" dedi. İslam İşbirliği Teşkilatı'na (İİT) da tepki gösteren Bahçeli, "Kınama cümleleriyle yetinmek izah edilemez. Artık mesuliyet, müeyyide ve müşterek hareket vaktidir." ABD-İRAN ANLAŞMASI ABD ve İran arasında sağlanan anlaşmaya yönelik değerlendirmede bulunan Bahçeli, mutabakatı sevindirici bulmakla birlikte dikkatle takip ettiklerini kaydetti. MHP lideri şunları söyledi: "Değerli dava arkadaşlarım, böylesine karanlık ve karmaşık bir tablonun ortasında, Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında sağlanan mutabakatı sevindirici bulmakla birlikte dikkatle takip ediyoruz. Gündemin gürültüsüne, milli iktisadın inişli çıkışlı yollarına küsüp Anadolu'yu eksik ve yetim bırakmayın" dedi. Bahçeli, grup konuşmasının ardından salondan ayrılırken gazetecilerin sorularını yanıtladı. Cumhurbaşkanı başdanışmanlarından Mehmet Uçum'un erken seçim için verdiği tarihe değinen Bahçeli, "Seçimlerin zamanında yapılmasıyla Cumhurbaşkanımızın danışmanının verdiği tarih arasında saat farkı dahi yoktur. Cumhurbaşkanımız görevdedir, biz de arkasındayız." Uçum, erken seçim tartışmalarına ilişkin kaleme aldığı yazıda, Cumhurbaşkanlığı seçimleri için 2017 yılında yapılan anayasa referandumunun 11. yıl dönümünü, 16 Nisan 2028 Pazar gününü önermişti. MHP lideri gazetecilerin CHP'deki mutlak butlan sürecine ilişkin sorularını yanıtsız bırakırken Ankara'da eylem yapan özel sektör ve mülakat mağduru öğretmenlerin "arkasında olduklarını" söyledi.
16 Haziran 2026 11:35

Mhp Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den Dikkat Çeken Seçim Açıklaması: 'Cumhurbaşkanımız Görevdedir Biz De Onun Arkasındayız'
Devlet Bahçeli, "Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alması, acziyetinin ve tükenmişliğinin ilanıdır." dedi. Toplantısı sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Bahçeli, "Önemli olan seçimin zamanında yapılmasıdır. Cumhurbaşkanımız görevdedir ve biz de onun arkasındayız." dedi. Samimi gayretlerimizin ve niyetlerimizin, Türk Asrı'nın ufkunda parlayan lider ülke Türkiye mefkûresini adım adım inşa etmesini temenni ediyorum. Çünkü Gazze'de dökülen mazlum kanı, Lübnan'da ateşkese rağmen yükselen kıyım dumanı, Hürmüz hattında uzun süredir küresel ekonomi ve enerji arzını esir alan gerilim, Doğu Akdeniz'de Kıbrıs'ı da çepeçevre kuşatan ve Körfez'e ulaşan sinsi hesaplar ve Güney Kafkasya'da yeniden şekillenen siyasi denge aynı zincirin halkalarıdır. 1948'den bu yana Filistin halkının hür ve bağımsız yaşama özlemi ötelenmiş, 1967'den bu yana işgal derinleşmiş, Kudüs'ün statüsü üzerinde pek çok tefrika denenmiş, yerleşim politikalarıyla Filistin toprağı adım adım daraltılmıştır. 7 Ekim sonrası İsrail yönetiminin izlediği yol, savaş hukukunun meşruiyet hudutlarını çoktan aşmış, vicdan sahibi milletlerin sabır taşlarını çatır çatır çatlatmıştır. Bugün karşımızda bulunan, bölgenin huzur damarlarına musallat olmuş, kan delisi bir kriz makinesi olan İsrail, ateşkesi ihlal ederek Lübnan'a saldırmakta, söylem ve demeçleriyle dünya milletlerinin dört gözle beklediği ABD-İran mutabakatının karşısında durmakta, Doğu Akdeniz'de ve Kıbrıs çerçevesinde taşkın hevesleri okşayan bir istikrarsızlık merkezi olmaya devam etmektedir. Netanyahu'nun siyasi serencamı ayan beyan ortadadır. Siyasi ömrünü kanlı bir güvenlik anlatısına bağlayan, koltuğunu muhafaza etmek için yangına körükle giden, iftira ve propaganda perdesiyle Orta Doğu'da yarattığı mezalimi örtmeye çalışan bu melun zihniyetin Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alması, Netanyahu'nun acziyetinin, telaşının ve tükenmişliğinin ilanıdır. Gazze'de çocukların cansız bedenleri toprağa verilirken, Filistinli esirlerin onuru çiğnenirken, Batı Şeria'da toprak gaspı sürerken, Lübnan'da tarihî ve kültürel doku bombalarla yerle bir olurken Türkiye'ye ahlak dersi vermeye kalkmak, Cumhurbaşkanımıza parmak sallamak, akıl karargâhlarının teslim bayrağını çekmesidir. Birleşmiş Milletler, İkinci Dünya Savaşı'nın enkazı üzerinde "Bir daha asla" sözüyle kurulan, Güvenlik Konseyine uluslararası barış ve güvenliği koruma mesuliyeti verilen devletler üstü bir temsilcilik makamıdır. Fakat bugün görüyoruz ki Gazze'de insanlık inim inim inlerken, bölgemizde acı ve katliam kol gezerken Birleşmiş Milletler üç maymunu oynamaktadır. Gazze'de acil, koşulsuz ve kalıcı ateşkes talebi, insani yardım yollarının açılması çağrısı ve sivillerin can emniyetini sağlama mecburiyeti, 14 üyenin desteğine rağmen bir kez daha Washington'un veto duvarına toslamıştır. Uluslararası Ceza Mahkemesi, Netanyahu hakkında savaş suçu ve insanlığa karşı suç isnatlarıyla yakalama kararı çıkarmıştır. "ÇOCUKLAR AÇLIKTAN ÖLÜRKEN YAZILAN RAPORLAR KİMİ DOYURUYOR?" Buradan sormak mecburiyetindeyiz. Burada karşımızda yalnızca İsrail'in açtığı katliam ve kıyım düzeni değil, bu düzeni elleriyle besleyen, arkasını köşe bucak kollayan ve savaş hukukunu ayaklar altına alan her eylemde cesaretlendiren o küresel düzenin ahlaki iflası vardır. Güney Asya'dan Orta Afrika'ya, Doğu Türkistan'dan Anadolu'ya, Balkanlar'dan Kafkasya'ya, Orta Doğu'dan Türkistan bozkırlarına kadar uzanan geniş hatta adalet, emniyet, hürriyet ve hakkaniyet talebi yükselmektedir. Bu teşkilatın kuruluş harcında Kudüs varsa, varoluş gerekçesinde Filistin varsa, bugün Gazze yanarken, Batı Şeria kuşatılırken, İslam İşbirliği Teşkilatının kınama cümleleriyle yetinmesi izah edilemez. Ancak Gazze'de soykırım düzeni sürüyorsa, yardım koridorları hâlâ güvenlik endişesi taşıyorsa, İsrail'in savaş suçları karşısında caydırıcı bir ortak yaptırım zemini kurulamıyorsa, tüm bu çabalar kâğıt üzerinde kalacaktır. 57 devlet üyeli bu büyük teşkilatın tüm çaba ve çalışmasının, toplantı tutanaklarından, toplanıp dağılan diplomasi masalarından, sonuçsuz kalan bildirilerden, telkin ve teskin edici temennilerin gölgelerinden ibaret kalması beklenemez. Söz çoktan tükenmiştir. Bu haftaki gerilim yalnızca Körfez'i değil, Asya'dan Avrupa'ya, Afrika'dan Akdeniz'e kadar geniş bir coğrafyayı ekonomik ve siyasi türbülans içine sürüklemiştir. İsrail içinden yükselen "Bu anlaşma bizi bağlamaz." feryatları, kan ve krizle beslenen siyasi vampirlerin hâlâ sahnede olduğunu göstermektedir. Netanyahu yönetimi, Orta Doğu'da sükûnet ihtimalini kendi siyasi gelecekleri için tehdit görmektedir.
16 Haziran 2026 10:36

Son Dakika... Erdoğan'ın Başdanışmanı Mehmet Uçum, Tarih Vermişti: Bahçeli'den 'Seçim' Açıklaması
Bahçeli "Seçimlerin zamanında yapılmasıyla Cumhurbaşkanımızın danışmanının verdiği tarih arasında saat farkı bile yoktur. Önemli olan seçimlerin zamanında yapılmasıdır" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başdanışmanı Mehmet Uçum'un seçim tarihini 16 Nisan 2028 olarak açıklamasının yankıları sürerken, Bahçeli de konuya ilişkin açıklamada bulundu. Çünkü Gazze'de dökülen mazlum kanı, Lübnan'da ateşkese rağmen yükselen kıyım dumanı, Hürmüz hattında uzun süredir küresel ekonomi ve enerji arzını esir alan gerilim, Doğu Akdeniz'de Kıbrıs'ı da çepeçevre kuşatan ve Körfez'e ulaşan sinsi hesaplar ve Güney Kafkasya'da yeniden şekillenen siyasi denge aynı zincirin halkalarıdır. Bu karanlık tablonun bir yanında uluslararası düzeni kendi çıkarına göre eğip bükenlerin, hukukla adeta bir oyuncak misali eğlenenlerin düzeni vardır. 1948'den bu yana Filistin halkının hür ve bağımsız yaşama özlemi ötelenmiş, 1967'den bu yana işgal derinleşmiş, Kudüs'ün statüsü üzerinde pek çok tefrika denenmiş, yerleşim politikalarıyla Filistin toprağı adım adım daraltılmıştır. İsrail, ölüm ve intikam makinesi siyasetine dönüşmüştür. Siyasi ömrünü kanlı bir güvenlik anlatısına bağlayan, koltuğunu muhafaza etmek için yangına körükle giden, iftira ve propaganda perdesiyle Orta Doğu'da yarattığı mezalimi örtmeye çalışan bu melun zihniyetin Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alması, Netanyahu'nun acziyetinin, telaşının ve tükenmişliğinin ilanıdır. Birleşmiş Milletler, İkinci Dünya Savaşı'nın enkazı üzerinde "Bir daha asla" sözüyle kurulan, Güvenlik Konseyine uluslararası barış ve güvenliği koruma mesuliyeti verilen devletler üstü bir temsilcilik makamıdır. Fakat bugün görüyoruz ki Gazze'de insanlık inim inim inlerken, bölgemizde acı ve katliam kol gezerken Birleşmiş Milletler üç maymunu oynamaktadır. Gazze'de acil, koşulsuz ve kalıcı ateşkes talebi, insani yardım yollarının açılması çağrısı ve sivillerin can emniyetini sağlama mecburiyeti, 14 üyenin desteğine rağmen bir kez daha Washington'un veto duvarına toslamıştır. Demek ki mes ele karar alınamaması değildir. Uluslararası Ceza Mahkemesinin kendi kolluk gücü yoktur. Burada karşımızda yalnızca İsrail'in açtığı katliam ve kıyım düzeni değil, bu düzeni elleriyle besleyen, arkasını köşe bucak kollayan ve savaş hukukunu ayaklar altına alan her eylemde cesaretlendiren o küresel düzenin ahlaki iflası vardır. İkinci Dünya Savaşı'nın yıkıntıları üzerinde barışı korumak, savaşları önlemek, insanlığı yeni felaketlerden muhafaza etmek iddiasıyla kurulan bu yapı, bugün Gazze'deki katliam karşısında vazifesini yerine getirememektedir. Bu teşkilatın kuruluş harcında Kudüs varsa, varoluş gerekçesinde Filistin varsa, bugün Gazze yanarken, Batı Şeria kuşatılırken, İslam İşbirliği Teşkilatının kınama cümleleriyle yetinmesi izah edilemez. Ancak Gazze'de soykırım düzeni sürüyorsa, yardım koridorları hâlâ güvenlik endişesi taşıyorsa, İsrail'in savaş suçları karşısında caydırıcı bir ortak yaptırım zemini kurulamıyorsa, tüm bu çabalar kâğıt üzerinde kalacaktır. 2020'de Türk'ün çelik yumruğu adaleti sağlamıştır. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başdanışmanı Mehmet Uçum'un seçim tarihini 16 Nisan 2028 olarak açıklamasına yönelik sorulan soruyu yanıtlayan Bahçeli, şunları kaydetti: "Seçimlerin zamanında yapılmasıyla Cumhurbaşkanımızın danışmanının verdiği tarih arasında saat farkı bile yoktur. Önemli olan seçimlerin zamanında yapılmasıdır. Şu anda tartışılan her konunun artık açıklığa kavuşmasıdır. Televizyonlarda izliyoruz, değişik isimler yeni cumhurbaşkanı adayı olarak ortaya çıkıyor. Onlar üzerinden tartışmalar ve hesaplar yapılıyor. Millet seçimden önce seçime getirilmiş gibi gösteriliyor. Bu doğru değildir. Cumhurbaşkanımız görevdedir, biz de arkasındayız."
16 Haziran 2026 10:39

Son Dakika... Erdoğan'ın Başdanışmanı Mehmet Uçum, Tarih Vermişti: Bahçeli'den 'Seçim' Açıklaması
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başdanışmanı Mehmet Uçum'un seçim tarihini 16 Nisan 2028 olarak açıklamasının yankıları sürerken, Bahçeli de konuya ilişkin açıklamada bulundu. Bahçeli " Seçimlerin zamanında yapılmasıyla Cumhurbaşkanımızın danışmanının verdiği tarih arasında saat farkı dahi yoktur. Önemli olan seçimlerin zamanında yapılmasıdır " dedi. Çünkü Gazze'de dökülen mazlum kanı, Lübnan'da ateşkese rağmen yükselen kıyım dumanı, Hürmüz hattında uzun süredir küresel ekonomi ve enerji arzını esir alan gerilim, Doğu Akdeniz'de Kıbrıs'ı da çepeçevre kuşatan ve Körfez'e ulaşan sinsi hesaplar ve Güney Kafkasya'da yeniden şekillenen siyasi denge aynı zincirin halkalarıdır. Bu karanlık tablonun bir yanında uluslararası düzeni kendi çıkarına göre eğip bükenlerin, hukukla adeta bir oyuncak misali eğlenenlerin düzeni vardır. 1948'den bu yana Filistin halkının hür ve bağımsız yaşama özlemi ötelenmiş, 1967'den bu yana işgal derinleşmiş, Kudüs'ün statüsü üzerinde pek çok tefrika denenmiş, yerleşim politikalarıyla Filistin toprağı adım adım daraltılmıştır. İsrail, ölüm ve intikam makinesi siyasetine dönüşmüştür. Siyasi ömrünü kanlı bir güvenlik anlatısına bağlayan, koltuğunu muhafaza etmek için yangına körükle giden, iftira ve propaganda perdesiyle Orta Doğu'da yarattığı mezalimi örtmeye çalışan bu melun zihniyetin Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alması, Netanyahu'nun acziyetinin, telaşının ve tükenmişliğinin ilanıdır. Birleşmiş Milletler, İkinci Dünya Savaşı'nın enkazı üzerinde "Bir daha asla" sözüyle kurulan, Güvenlik Konseyine uluslararası barış ve güvenliği koruma mesuliyeti verilen devletler üstü bir temsilcilik makamıdır. Gazze'de acil, koşulsuz ve kalıcı ateşkes talebi, insani yardım yollarının açılması çağrısı ve sivillerin can emniyetini sağlama mecburiyeti, 14 üyenin desteğine rağmen bir kez daha Washington'un veto duvarına toslamıştır. Uluslararası Ceza Mahkemesinin kendi kolluk gücü yoktur. Burada karşımızda yalnızca İsrail'in açtığı katliam ve kıyım düzeni değil, bu düzeni elleriyle besleyen, arkasını köşe bucak kollayan ve savaş hukukunu ayaklar altına alan her eylemde cesaretlendiren o küresel düzenin ahlaki iflası vardır. Bu teşkilatın kuruluş harcında Kudüs varsa, varoluş gerekçesinde Filistin varsa, bugün Gazze yanarken, Batı Şeria kuşatılırken, İslam İşbirliği Teşkilatının kınama cümleleriyle yetinmesi izah edilemez. Ancak Gazze'de soykırım düzeni sürüyorsa, yardım koridorları hâlâ güvenlik endişesi taşıyorsa, İsrail'in savaş suçları karşısında caydırıcı bir ortak yaptırım zemini kurulamıyorsa, tüm bu çabalar kâğıt üzerinde kalacaktır. Diploması kapısının aralanması tedbiri kapısının kapanması anlamına gelmeyecektir." Grup toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bahçeli, ' erken seçim ' tartışmalarına dair konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başdanışmanı Mehmet Uçum'un seçim tarihini 16 Nisan 2028 olarak açıklamasına yönelik sorulan soruyu yanıtlayan Bahçeli, şunları kaydetti: "Seçimlerin zamanında yapılmasıyla Cumhurbaşkanımızın danışmanının verdiği tarih arasında saat farkı bile yoktur. Önemli olan seçimlerin zamanında yapılmasıdır. Bu doğru değildir. Cumhurbaşkanımız görevdedir, biz de arkasındayız."
16 Haziran 2026 10:39

Devlet Bahçeli: 'Önemli Olan Seçimlerin Zamanında Yapılmasıdır'
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündemdeki kritik iç ve dış siyasi gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Toplantı sonunda basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Bahçeli, erken seçim tartışmaları için "Önemli olan seçimin zamanında yapılmasıdır" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda küresel ve bölgesel gelişmeleri değerlendirerek ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatı sevindirici bulduklarını, İsrail Başbakanı Netanyahu'nun ise bölgenin huzuruna kasteden bir "kriz makinesi" olduğunu belirtti. Birleşmiş Milletler'i Gazze'deki katliam karşısında sessiz kalmakla ve "üç maymunu oynamakla" suçlayan Bahçeli, toplantı sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtlayarak erken seçim tartışmalarına son noktayı koydu. Grup toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Bahçeli, erken seçim tartışmalarına ilişkin, " Seçimlerin zamanında yapılması ile cumhurbaşkanı danışmanın tarihi arasında saat farkı yoktur. Önemli olan seçimin zamanında yapılmasıdır. TV'lerde takip ediyoruz değişik isimler cumhurbaşkanı adayı olarak ortaya çıkıyor, millet seçimden önce seçime getirilmiş gibi gösterilmek isteniyor. Cumhurbaşkanımızın yanında arkasındayız" dedi. Açlık grevindeki öğretmenler konusunda ise "Onların da yanındayız. Ben de yanındayım" diye konuştu. Çünkü Gazze'de dökülen mazlum kanı, Lübnan'da ateşkese rağmen yükselen kıyım dumanı, Hürmüz hattında uzun süredir küresel ekonomi ve enerji arzını esir alan gerilim, Doğu Akdeniz'de Kıbrıs'ı da çepeçevre kuşatan ve Körfez'e ulaşan sinsi hesaplar ve Güney Kafkasya'da yeniden şekillenen siyasi denge aynı zincirin halkalarıdır. Bu karanlık tablonun bir yanında uluslararası düzeni kendi çıkarına göre eğip bükenlerin, hukukla adeta bir oyuncak misali eğlenenlerin düzeni vardır. 1948'den bu yana Filistin halkının hür ve bağımsız yaşama özlemi ötelenmiş, 1967'den bu yana işgal derinleşmiş, Kudüs'ün statüsü üzerinde pek çok tefrika denenmiş, yerleşim politikalarıyla Filistin toprağı adım adım daraltılmıştır. 7 Ekim sonrası İsrail yönetiminin izlediği yol, savaş hukukunun meşruiyet hudutlarını çoktan aşmış, vicdan sahibi milletlerin sabır taşlarını çatır çatır çatlatmıştır. Siyasi ömrünü kanlı bir güvenlik anlatısına bağlayan, koltuğunu muhafaza etmek için yangına körükle giden, iftira ve propaganda perdesiyle Orta Doğu'da yarattığı mezalimi örtmeye çalışan bu melun zihniyetin Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alması, Netanyahu'nun acziyetinin, telaşının ve tükenmişliğinin ilanıdır. Birleşmiş Milletler, İkinci Dünya Savaşı'nın enkazı üzerinde "Bir daha asla" sözüyle kurulan, Güvenlik Konseyine uluslararası barış ve güvenliği koruma mesuliyeti verilen devletler üstü bir temsilcilik makamıdır. Fakat bugün görüyoruz ki Gazze'de insanlık inim inim inlerken, bölgemizde acı ve katliam kol gezerken Birleşmiş Milletler üç maymunu oynamaktadır. Gazze'de acil, koşulsuz ve kalıcı ateşkes talebi, insani yardım yollarının açılması çağrısı ve sivillerin can emniyetini sağlama mecburiyeti, 14 üyenin desteğine rağmen bir kez daha Washington'un veto duvarına toslamıştır. Değerli dava arkadaşlarım, böylesine karanlık ve karmaşık bir tablonun ortasında, Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında sağlanan mutabakatı sevindirici bulmakla birlikte dikkatle takip ediyoruz. İsviçre'de atılacağı açıklanan imzaların, bölgemizde sulh ve sükûnun hâkim kılınması, Hürmüz hattında seyrüsefer emniyetinin yeniden tesisi ve Orta Doğu'da ateşi büyüten oyunların boşa çıkarılması adına önemli bir dönüm noktası olmasını temenni ediyoruz.
16 Haziran 2026 10:56

Devlet Bahçeli, Mhp Tbmm Grup Toplantısı'nda Konuştu
MHP Genel Başkanı Bahçeli, ABD ile İran arasındaki savaşın sona erdirilmesi amacıyla varılan mutabakata ilişkin, 'İsviçre'de atılacağı açıklanan imzaların, bölgemizde sulh-u sükunun hakim kılınması, Hürmüz hattında seyrüsefer emniyetinin yeniden tesisi ve Orta Doğu'da ateşi büyüten oyunların boşa çıkarılması adına önemli bir dönüm noktası olmasını temenni ediyoruz.' dedi. Bahçeli, MHP TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 1948'den bu yana Filistin halkının hür ve bağımsız yaşama özleminin ötelendiğini, 1967'den bu yana işgalin derinleştiğini, Kudüs'ün statüsü üzerinde pek çok tefrika denendiğini, yerleşim politikalarıyla Filistin toprağının adım adım daraltıldığını söyledi. Gazze'nin yıllardır abluka, açlık, yıkım ve ölümle sınandığını ifade eden Bahçeli, 7 Ekim sonrasında İsrail yönetiminin izlediği yolun, savaş hukukunun meşruiyet hudutlarını çoktan aştığını, vicdan sahibi milletlerin sabır taşlarını çatır çatır çatlattığını dile getirdi. Bugün karşımızda bulunan, bölgenin huzur damarlarına musallat olmuş kan delisi bir kriz makinesi olan İsrail, ateşkesi ihlal ederek Lübnan'a saldırmakta, söylem ve demeçleriyle dünya milletlerinin dört gözle beklediği ABD-İran mutabakatının dahi karşısında durmakta, Doğu Akdeniz'de, Kıbrıs çevresinde taşeron hevesleri okşayan bir istikrarsızlık merkezi olmaya devam etmektedir.' diye konuştu. Netanyahu yönetiminin, bölgenin huzuruna kasteden bir kriz üretim mekanizması olduğunu dile getiren Bahçeli, Netanyahu'nun siyasi serencamının ortada olduğunu, başrolü olduğu yolsuzluk dosyalarının, iç siyasette derinleşen meşruiyet krizinin, İsrail toplumunu parçalara ayıran iktidar hırsının ve fitilini ateşlediği uluslararası yargı mercilerinde yürüyen ağır süreçlerin gölgesinde yaşadığını kaydetti. 'Veto sopası' ile adaletin yolunun okyanus ötesinden kesildiğini vurgulayan Bahçeli, Güvenlik Konseyi'nde beşeriyetin adalete duyduğu susuzluğun, tek bir ülkenin İsrail'e kol kanat geren himaye refleksine çarparak yaralandığını söyledi. Gazze'de acil, koşulsuz ve kalıcı ateşkes talebinin, insani yardım yollarının açılması çağrısının, sivillerin can emniyetini sağlama mecburiyetinin 14 üyenin desteğine rağmen bir kez daha Washington'un veto duvarına çarptığını ifade eden Bahçeli, meselenin karar alınamaması değil, mazlumun soluk borusuna düğümlenen bu mahfillerin bizzat zulme zaman kazandırması olduğunu dile getirdi. Uluslararası Ceza Mahkemesinin Netanyahu hakkında savaş suçu ve insanlığa karşı suç isnatlarıyla yakalama kararı çıkardığını anımsatan Bahçeli, asıl meselenin tam da burada başladığını vurguladı. Bu defter, Mahkeme-i Kübra'ya dek açık kalacaktır.' MHP Genel Başkanı Bahçeli, Almanya'nın Güvenlik Konseyi geçici üyeliğinde beklediği desteği bulamamasının, Kırgızistan'ın ilk kez bu masaya oturmasının, küresel dengelerdeki büyük değişimlerin ayak sesleri olduğuna dikkati çekerek, bu gelişmenin Batı'nın üstü örtülemez çifte standardına, Gazze karşısındaki akla ziyan suskunluklara ve Türk dünyasının yükselen görünürlüğüne tercüman olan, eski dünyanın ezberlerini bozan güçlü bir işaret fişeği olduğunu söyledi. İslam İşbirliği Teşkilatı'na da seslenen Bahçeli, teşkilatın, Kudüs hasreti, Mescid-i Aksa hassasiyeti ve Müslümanlara karşı ortak sorumluluğun sonucu olarak doğduğunu söyledi. ABD-İran mutabakatının kağıt üzerinde kalmaması, sahada karşılık bulması, Hürmüz'de geçiş güvenliğinin teminat altına alınması, nükleer programa ilişkin tartışmaların uluslararası hukuk ve denetim mekanizmaları zemininde yürütülmesi gerektiğini kaydeden Bahçeli, şöyle konuştu: 'Pakistan'ın müzakere kapısını aralayan arabuluculuk gayreti, başta Türkiye olmak üzere Katar ve Suudi Arabistan'ın diplomatik destek ve temasları bize bir kez daha göstermiştir ki, İslam ülkeleri ortak akıl ve sorumluluk istikametinde hareket ettiğinde kan ve kaos senaryoları boşa düşmektedir. Bu kapının eşiğinde taş olup barış arzularının önünde duranlar, milletlerin huzur yürüyüşüne diken olup batanlar iyi bilmelidir ki kalıcı barış sağlandığında Orta Doğu'yu ateş çemberine çevirdikleri günlerin hesabından kaçamayacaklardır.' Bahçeli, İsrail içinden yükselen 'Bu anlaşma bizi bağlamaz' feryatlarının, kan ve krizle beslenen siyasi vampirlerin hala sahnede olduğunu gösterdiğini ifade ederek, 'Netanyahu yönetimi, Orta Doğu'da sükunet ihtimalini kendi siyasi gelecekleri için tehdit görmektedir.
16 Haziran 2026 13:08

Devlet Bahçeli: 'Önemli Olan Seçimlerin Zamanında Yapılmasıdır'
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündemdeki kritik iç ve dış siyasi gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Toplantı sonunda basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Bahçeli, erken seçim tartışmaları için "Önemli olan seçimin zamanında yapılmasıdır" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki (TBMM) grup toplantısında milletvekilleri ve partililere hitap ediyor. Grup toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Bahçeli, erken seçim tartışmalarına ilişkin, " Seçimlerin zamanında yapılması ile cumhurbaşkanı danışmanın tarihi arasında saat farkı yoktur. Önemli olan seçimin zamanında yapılmasıdır. TV'lerde takip ediyoruz değişik isimler cumhurbaşkanı adayı olarak ortaya çıkıyor, millet seçimden önce seçime getirilmiş gibi gösterilmek isteniyor. Cumhurbaşkanımızın yanında arkasındayız" dedi. Açlık grevindeki öğretmenler konusunda ise "Onların da yanındayız. Ben de yanındayım" diye konuştu. Çünkü Gazze'de dökülen mazlum kanı, Lübnan'da ateşkese rağmen yükselen kıyım dumanı, Hürmüz hattında uzun süredir küresel ekonomi ve enerji arzını esir alan gerilim, Doğu Akdeniz'de Kıbrıs'ı da çepeçevre kuşatan ve Körfez'e ulaşan sinsi hesaplar ve Güney Kafkasya'da yeniden şekillenen siyasi denge aynı zincirin halkalarıdır. 1948'den bu yana Filistin halkının hür ve bağımsız yaşama özlemi ötelenmiş, 1967'den bu yana işgal derinleşmiş, Kudüs'ün statüsü üzerinde pek çok tefrika denenmiş, yerleşim politikalarıyla Filistin toprağı adım adım daraltılmıştır. 7 Ekim sonrası İsrail yönetiminin izlediği yol, savaş hukukunun meşruiyet hudutlarını çoktan aşmış, vicdan sahibi milletlerin sabır taşlarını çatır çatır çatlatmıştır. Bugün karşımızda bulunan, bölgenin huzur damarlarına musallat olmuş, kan delisi bir kriz makinesi olan İsrail, ateşkesi ihlal ederek Lübnan'a saldırmakta, söylem ve demeçleriyle dünya milletlerinin dört gözle beklediği ABD-İran mutabakatının karşısında durmakta, Doğu Akdeniz'de ve Kıbrıs çerçevesinde taşkın hevesleri okşayan bir istikrarsızlık merkezi olmaya devam etmektedir. Siyasi ömrünü kanlı bir güvenlik anlatısına bağlayan, koltuğunu muhafaza etmek için yangına körükle giden, iftira ve propaganda perdesiyle Orta Doğu'da yarattığı mezalimi örtmeye çalışan bu melun zihniyetin Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alması, Netanyahu'nun acziyetinin, telaşının ve tükenmişliğinin ilanıdır. Birleşmiş Milletler, İkinci Dünya Savaşı'nın enkazı üzerinde "Bir daha asla" sözüyle kurulan, Güvenlik Konseyine uluslararası barış ve güvenliği koruma mesuliyeti verilen devletler üstü bir temsilcilik makamıdır. Fakat bugün görüyoruz ki Gazze'de insanlık inim inim inlerken, bölgemizde acı ve katliam kol gezerken Birleşmiş Milletler üç maymunu oynamaktadır. Gazze'de acil, koşulsuz ve kalıcı ateşkes talebi, insani yardım yollarının açılması çağrısı ve sivillerin can emniyetini sağlama mecburiyeti, 14 üyenin desteğine rağmen bir kez daha Washington'un veto duvarına toslamıştır. Burada karşımızda yalnızca İsrail'in açtığı katliam ve kıyım düzeni değil, bu düzeni elleriyle besleyen, arkasını köşe bucak kollayan ve savaş hukukunu ayaklar altına alan her eylemde cesaretlendiren o küresel düzenin ahlaki iflası vardır. Değerli dava arkadaşlarım, böylesine karanlık ve karmaşık bir tablonun ortasında, Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında sağlanan mutabakatı sevindirici bulmakla birlikte dikkatle takip ediyoruz. İsviçre'de atılacağı açıklanan imzaların, bölgemizde sulh ve sükûnun hâkim kılınması, Hürmüz hattında seyrüsefer emniyetinin yeniden tesisi ve Orta Doğu'da ateşi büyüten oyunların boşa çıkarılması adına önemli bir dönüm noktası olmasını temenni ediyoruz.
16 Haziran 2026 10:56

Mhp Lideri Devlet Bahçeli'den Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı Hedef Alan Netanyahu'ya Sert Tepki
MHP lideri Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulunuyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan Netanyahu'ya sert tepki gösteren Bahçeli, "Türkiye'ye ahlak dersi vermeye kalkmak, Cumhurbaşkanımıza parmak sallamak, akıl karargâhlarının teslim bayrağını çekmesidir" dedi. ABD-İran arasında varılan anlaşmayı sevindirici bulduklarını belirten Bahçeli, Erdoğan'ı hedef alan Netanyahu'ya tepki gösterdi. Bahçeli, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alması, Netanyahu'nun acziyetinin, telaşının ve tükenmişliğinin ilanıdır" ifadelerini kullandı. 7 Ekim sonrasında İsrail yönetiminin izlediği yol, savaş hukukunun meşruiyet hudutlarını çoktan aşmış, vicdan sahibi milletlerin sabır taşlarını çatır çatır çatlatmıştır. Bugün karşımızda bulunan, bölgenin huzur damarlarına musallat olmuş kan delisi bir kriz makinesi olan İsrail, ateşkesi ihlal ederek Lübnan'a saldırmakta; söylem ve demeçleriyle dünya milletlerinin dört gözle beklediği Amerika Birleşik Devletleri - İran Mutabakatı'nın dahi karşısında durmakta, Doğu Akdeniz'de ve Kıbrıs çevresinde sabırları taşıran hevesleri okşayan bir istikrarsızlık merkezi olmaya devam etmektedir. Gazze'de çocukların cansız bedenleri toprağa verilirken, Filistinli esirlerin onuru çiğnenirken, Batı Şeria'da toprak gaspı sürerken, Lübnan'da tarihi ve kültürel doku bombaların etkisiyle yerle bir olurken Türkiye'ye ahlak dersi vermeye kalkmak, Cumhurbaşkanımıza parmak sallamak, akıl karargâhlarının teslim bayrağını çekmesidir. Değerli milletvekillerim, dünyanın içinde bulunduğu bu hazin tablo karşısında sorguya çekilmesi gereken kurumlardan biri Birleşmiş Milletler'dir. Birleşmiş Milletler; İkinci Dünya Savaşı'nın enkazı üzerinde "bir daha asla" sözüyle kurulan, Güvenlik Konseyi'ne uluslararası barış ve güvenliği koruma mesuliyeti verilen devletler üstü bir temsilcilik makamıdır. Fakat bugün görüyoruz ki Gazze'de insanlık inim inim inlerken, bölgemizde acı ve katliam kol gezerken Birleşmiş Milletler üç maymunu oynamaktadır. Gazze'de acil, koşulsuz ve kalıcı ateşkes talebi, insani yardım yollarının açılması çağrısı, sivillerin can emniyetini sağlama mecburiyeti; 14 üyenin desteğine rağmen bir kez daha Washington'un veto duvarına toslamıştır. Demek ki mesele karar alınamaması değildir. Uluslararası Ceza Mahkemesi, Netanyahu hakkında savaş suçu ve insanlığa karşı suç isnatlarıyla yakalama kararı çıkarmıştır. Hürmüz Boğazı herhangi bir su yolu değildir.
16 Haziran 2026 10:32

Bahçeli: İsviçre'de Atılacağı Açıklanan İmzaların Dönüm Noktası Olmasını Temenni Ediyoruz
Devlet Bahçeli, MHP TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 1948'den bu yana Filistin halkının hür ve bağımsız yaşama özleminin ötelendiğini, 1967'den bu yana işgalin derinleştiğini, Kudüs'ün statüsü üzerinde pek çok tefrika denendiğini, yerleşim politikalarıyla Filistin toprağının adım adım daraltıldığını söyledi. Gazze'nin yıllardır abluka, açlık, yıkım ve ölümle sınandığını ifade eden Bahçeli, 7 Ekim sonrasında İsrail yönetiminin izlediği yolun, savaş hukukunun meşruiyet hudutlarını çoktan aştığını, vicdan sahibi milletlerin sabır taşlarını çatır çatır çatlattığını dile getirdi. Bahçeli, şöyle konuştu: "Bu teşkilatın kuruluş harcında Kudüs varsa, varoluş gerekçesinde Filistin varsa, bugün Gazze yanarken, Batı Şeria kuşatılırken, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın kınama cümleleriyle yetinmesi izah edilemez. Neredesiniz? Kudüs için kurulan irade nerededir? Gazze için gösterilmesi gereken müşterek duruş hangi engele takılmıştır? Mescid-i Aksa'nın incinen hürmetine karşı alınan kararlar hangi somut neticeye ulaşmıştır? Elbette yapılan yürütülen diplomatik girişim ve temasları yok saymıyoruz. Orta Doğu'daki acıya lal kesilen Şark'ın garabeti gözlerimizin önündeyken ateşkes çağrıları ve insani yardım vurgularını görmezden gelemeyiz. Ancak Gazze'de soykırım düzeni sürüyorsa, yardım filoları hala güvenlik endişesi taşıyorsa, İsrail'in savaş suçları karşısında caydırıcı bir ortak yaptırım zemini kurulamıyorsa, tüm bu çabalar kağıt üzerinde kalacaktır. 57 devlet üyeli bu büyük teşkilatın tüm çaba ve çalışmasının toplantı tutanaklarından, toplanıp dağılan diplomasi masalarından, sonuçsuz kalan bildirilerden, telkin ve teskin edici temennilerin gölgelerinden ibaret kalması beklenemez. Söz çoktan tükenmiştir. Artık mesuliyet, müeyyide ve müşterek hareket vaktidir." "Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Dışişleri Bakanımıza bir kez daha teşekkür ediyorum" MHP Genel Başkanı Bahçeli, ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatı sevindirici bulduklarını ve dikkatle süreci takip ettiklerini vurgulayarak, "İsviçre'de atılacağı açıklanan imzaların, bölgemizde sulh-u sükunun hakim kılınması, Hürmüz hattında seyrüsefer emniyetinin yeniden tesisi ve Orta Doğu'da ateşi büyüten oyunların boşa çıkarılması adına önemli bir dönüm noktası olmasını temenni ediyoruz." dedi. ABD-İran mutabakatının kağıt üzerinde kalmaması, sahada karşılık bulması, Hürmüz'de geçiş güvenliğinin teminat altına alınması, nükleer programa ilişkin tartışmaların uluslararası hukuk ve denetim mekanizmaları zemininde yürütülmesi gerektiğini kaydeden Bahçeli, şöyle konuştu: "Pakistan'ın müzakere kapısını aralayan arabuluculuk gayreti, başta Türkiye olmak üzere Katar ve Suudi Arabistan'ın diplomatik destek ve temasları bize bir kez daha göstermiştir ki, İslam ülkeleri ortak akıl ve sorumluluk istikametinde hareket ettiğinde kan ve kaos senaryoları boşa düşmektedir. Bu vesileyle Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Dışişleri Bakanımıza bu hassas süreci ülkemize yakışan bir hassasiyet ve sorumlulukla yönettikleri için bir kez daha teşekkür ediyorum. Bu tablo, İslam coğrafyasının çözüm masalarının kurucu iradesi olabileceğini göstermesi bakımından oldukça kıymetlidir. Barış kapısı aralanmışsa o kapı güneşli bir sabaha açılana dek sonuna kadar zorlanacaktır. Bu kapının eşiğinde taş olup barış arzularının önünde duranlar, milletlerin huzur yürüyüşüne diken olup batanlar iyi bilmelidir ki kalıcı barış sağlandığında Orta Doğu'yu ateş çemberine çevirdikleri günlerin hesabından kaçamayacaklardır." Bahçeli, İsrail içinden yükselen 'Bu anlaşma bizi bağlamaz' feryatlarının, kan ve krizle beslenen siyasi vampirlerin hala sahnede olduğunu gösterdiğini ifade ederek, "Netanyahu yönetimi, Orta Doğu'da sükunet ihtimalini kendi siyasi gelecekleri için tehdit görmektedir. Uluslararası hukuku ayaklar altına alan, barışın önünde aşılmaz duvarlar örmeye kalkan bu çıban başı, döktüğü her damla kanın, yıktığı her hanenin hesabını er ya da geç, ama mutlaka ve mutlaka, tarihin ve milletlerin huzurunda teker teker verecektir. Tavrımız açık, mevkiimiz ayan beyan ortadadır. Cümle alem bilsin ve duysun ki Türk milleti, barış düşmanlarının karşısında, mazlumların, masumların ve mağdurların ise ebediyen yanındadır. Milliyetçi Hareket Partisi olarak temennimiz odur ki kanla beslenen siyonist şer odaklarına inat, bu kadim coğrafyanın her bir köşesinde huzura, sükunete ve adalete dayalı bir barış, Türk-İslam mührüyle ebediyen temin ve tesis edilecektir." değerlendirmesinde bulundu.
16 Haziran 2026 13:25

Son Dakika... Mhp Lideri Bahçeli'den Açıklamalar
Çünkü Gazze'de dökülen mazlum kanı, Lübnan'da ateşkese rağmen yükselen kıyım dumanı, Hürmüz hattında uzun süredir küresel ekonomi ve enerji arzını esir alan gerilim, Doğu Akdeniz'de Kıbrıs'ı da çepeçevre kuşatan ve Körfez'e ulaşan sinsi hesaplar ve Güney Kafkasya'da yeniden şekillenen siyasi denge aynı zincirin halkalarıdır. Bu karanlık tablonun bir yanında uluslararası düzeni kendi çıkarına göre eğip bükenlerin, hukukla adeta bir oyuncak misali eğlenenlerin düzeni vardır. 1948'den bu yana Filistin halkının hür ve bağımsız yaşama özlemi ötelenmiş, 1967'den bu yana işgal derinleşmiş, Kudüs'ün statüsü üzerinde pek çok tefrika denenmiş, yerleşim politikalarıyla Filistin toprağı adım adım daraltılmıştır. 7 Ekim sonrası İsrail yönetiminin izlediği yol, savaş hukukunun meşruiyet hudutlarını çoktan aşmış, vicdan sahibi milletlerin sabır taşlarını çatır çatır çatlatmıştır. Bugün karşımızda bulunan, bölgenin huzur damarlarına musallat olmuş, kan delisi bir kriz makinesi olan İsrail, ateşkesi ihlal ederek Lübnan'a saldırmakta, söylem ve demeçleriyle dünya milletlerinin dört gözle beklediği ABD-İran mutabakatının karşısında durmakta, Doğu Akdeniz'de ve Kıbrıs çerçevesinde taşkın hevesleri okşayan bir istikrarsızlık merkezi olmaya devam etmektedir. Netanyahu'nun siyasi serencamı ayan beyan ortadadır. Siyasi ömrünü kanlı bir güvenlik anlatısına bağlayan, koltuğunu muhafaza etmek için yangına körükle giden, iftira ve propaganda perdesiyle Orta Doğu'da yarattığı mezalimi örtmeye çalışan bu melun zihniyetin Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alması, Netanyahu'nun acziyetinin, telaşının ve tükenmişliğinin ilanıdır. Gazze'de çocukların cansız bedenleri toprağa verilirken, Filistinli esirlerin onuru çiğnenirken, Batı Şeria'da toprak gaspı sürerken, Lübnan'da tarihî ve kültürel doku bombalarla yerle bir olurken Türkiye'ye ahlak dersi vermeye kalkmak, Cumhurbaşkanımıza parmak sallamak, akıl karargâhlarının teslim bayrağını çekmesidir. Birleşmiş Milletler, İkinci Dünya Savaşı'nın enkazı üzerinde "Bir daha asla" sözüyle kurulan, Güvenlik Konseyine uluslararası barış ve güvenliği koruma mesuliyeti verilen devletler üstü bir temsilcilik makamıdır. Fakat bugün görüyoruz ki Gazze'de insanlık inim inim inlerken, bölgemizde acı ve katliam kol gezerken Birleşmiş Milletler üç maymunu oynamaktadır. Gazze'de acil, koşulsuz ve kalıcı ateşkes talebi, insani yardım yollarının açılması çağrısı ve sivillerin can emniyetini sağlama mecburiyeti, 14 üyenin desteğine rağmen bir kez daha Washington'un veto duvarına toslamıştır. Uluslararası Ceza Mahkemesi, Netanyahu hakkında savaş suçu ve insanlığa karşı suç isnatlarıyla yakalama kararı çıkarmıştır. Burada karşımızda yalnızca İsrail'in açtığı katliam ve kıyım düzeni değil, bu düzeni elleriyle besleyen, arkasını köşe bucak kollayan ve savaş hukukunu ayaklar altına alan her eylemde cesaretlendiren o küresel düzenin ahlaki iflası vardır. İkinci Dünya Savaşı'nın yıkıntıları üzerinde barışı korumak, savaşları önlemek, insanlığı yeni felaketlerden muhafaza etmek iddiasıyla kurulan bu yapı, bugün Gazze'deki katliam karşısında vazifesini yerine getirememektedir. Değerli dava arkadaşlarım, bugün uluslararası sistemin çatlaklarından yeni bir ses yükselmektedir.
16 Haziran 2026 10:51

Mhp Lideri Bahçeli'den Gazze Çıkışı: Birleşmiş Milletler Sorguya Çekilmeli
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı açıklamalarda İsrail'in katil Başbakanı Netanyahu'ya sert tepki gösterdi. Netanyahu'nun siyasi ömrünü kana bağladığını söyleyen Bahçeli, Birleşmiş Milletler'in bölgedeki gelişmeler karşısında etkisiz kaldığını belirterek "Birleşmiş Milletler sorguya çekilmelidir" dedi. Turan Koridoru'nun Türkiye Yüzyılı'nın stratejik anahtarı olacağını vurgulayan Bahçeli, "Ankara'dan Türkistan'a uzanacağız" ifadelerini kullandı. Bahçeli, Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarının tükenmişliğin göstergesi olduğunu belirtti. Samimi gayretlerimizin ve niyetlerimizin, Türk Asrı'nın ufkunda parlayan lider ülke Türkiye mefkûresini adım adım inşa etmesini temenni ediyorum. 7 Ekim sonrasında İsrail yönetiminin izlediği politika sabır taşlarını çatlatmıştır. Netanyahu yönetimi bölgenin huzuruna kasteden bir kriz üretim mekanizmasıdır. Lahey'de Netanyahu için yakalama kararı çıkarılmıştır. Bu Netanyahu'yu koltuğa oturtacak olan devletlerdir. 2. Dünya Savaşı'nın yıkıntıları üzerinde barışı tesis etmek için kurulan BM vazifesini yerine getirememektedir. Netanyahu yönetimi, Orta Doğu'da sükûnet ihtimalini kendi siyasi gelecekleri için tehdit görmektedir. 2020'de Türk'ün çelik yumruğu adaleti sağlamıştır. Turan koridoru Türkiye Yüzyılı'nın stratejik anahtarıdır. Toplantısı sonrası basın mensuplarının sorularını cevaplayan Bahçeli, "Önemli olan seçimin zamanında yapılmasıdır. Televizyonlarda takip ediyoruz. Yeni isimler Cumhurbaşkanı adayı olarak çıkıyor ve onlar üzerinden tartışmalar yapılıyor. Cumhurbaşkanımız görevdedir ve biz de onun arkasındayız" dedi.
16 Haziran 2026 10:33

Mhp Lideri Devlet Bahçeli'den 'Seçim' Mesajı
Seçimlerin planlanan takvimde yapılacağını vurgulayan Bahçeli, Cumhurbaşkanı danışmanının açıkladığı tarihle seçim takvimi arasında "saat farkı dahi olmadığını" belirterek, önemli olanın seçimlerin zamanında gerçekleştirilmesi olduğunu söyledi. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, erken seçim gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, seçimlerin planlanan tarihte yapılmasının önemine dikkat çekerek, "Seçimlerin zamanında yapılmasıyla Cumhurbaşkanımızın danışmanının verdiği tarih arasında saat farkı dahi yoktur. Önemli olan seçimlerin zamanında yapılmasıdır" ifadelerini kullandı. Grup toplantısında yaptığı konuşmasının başında bölgesel gelişmeleri değerlendiren Bahçeli, dünyanın zorlu bir süreçten geçtiğini belirterek, "Dozu her geçen artan sert güç savaşlarının ve bugünü puslu ve geleceği sisli günlerden geçiyoruz" dedi. Filistin halkının uzun yıllardır temel haklarından mahrum bırakıldığını savunan Bahçeli, "1948 yılından beri Filistin halkının özgür yaşama hakkı engellemiş ve 1967 yılından veri işgal derinleşmiştir. Gazze işgal altındadır. Bugün karşımızda bulunan ve bölgenin barış damarlarını sızmış kan makinası Lübnan'a da saldırmıştır. Netanyahu kriz üretim mekanizmasıdır" şeklinde konuştu. Grup toplantısı sonrası gazetecilerin sorularını cevaplayan Bahçeli, erken seçim tartışmalarıyla ilgili, "Önemli olan seçimin zamanında yapılması. Cumhurbaşkanımız görevdedir, biz de arkasındayız." dedi. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un "seçimlerin yenilenmesi" için olası tarih olarak 16 Nisan 2028'i işaret etmesine yanıt veren Bahçeli, şunları söyledi: "Seçimlerin zamanında yapılmasıyla Cumhurbaşkanımızın danışmanının verdiği tarih arasında saat farkı bile yoktur. Önemli olan seçimlerin zamanında yapılmasıdır. Şu anda tartışılan her konunun artık açıklığa kavuşmasıdır. Televizyonlarda izliyoruz, değişik isimler yeni cumhurbaşkanı adayı olarak ortaya çıkıyor. Onlar üzerinden tartışmalar ve hesaplar yapılıyor. Millet seçimden önce seçime getirilmiş gibi gösteriliyor. Bu doğru değildir. Cumhurbaşkanımız görevdedir, biz de arkasındayız." MHP lideri Devlet Bahçeli'den CHP mesajı: Bu yol, doğru yol değil Gündem
16 Haziran 2026 11:25

Mhp Lideri Bahçeli'den 'Turan Koridoru' Çıkışı: Türkiye İçin Stratejik Fırsat
Partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda açıklamalarda bulunan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 'Zengezur koridoru dedik ama adını doğru koyalım. Zengezur, Türkiye'yi kardeş ülke Azerbaycan üzerinden Hazar'a, Hazar üzerinden ise Türkistan'a ulaştıracak tarihi bir geçittir.' ifadelerini kullandı. Grup Toplantısı'nın ardından gazetecilerin erken seçim tartışmalarına ilişkin yönelttiği soruyu cevaplayan Bahçeli, 'Önemli olan seçimin zamanında yapılmasıdır. 7 Ekim sonrasında İsrail yönetiminin izlediği politika sabır taşlarını çatlatmıştır. İftira ve yalan propaganda perdesi ile Orta Doğu'da yarattığı mezalimi örtmeye çalışan bu melun zihniyetin Cumhurbaşkanı'mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alması Netanyahu'nun acziyetinin ilanıdır. Bu kararın icrası, devletlerin siyasi cesaretlerine ve ahlaki omurgasına bırakılmaktadır. İslam İşbirliği Teşkilatı'nın kuruluş harcında Kudüs varsa, Filistin varsa; bugün Gazze yanarken, Batı Şeria kuşatılırken kınama cümleleri ile yetinmesi izah edilemez. Cümle alem duysun ki Türk milleti barış düşmanlarının karşısında, mazlumların ve masumların ebediyen yanındadır. Meclis'teki Grup Toplantısı'nın ardından gazetecilerin sorularını cevaplayan MHP Lideri Devlet Bahçeli, erken seçim tartışmalarına ilişkin yöneltilen bir soruya, "Önemli olan seçimin zamanında yapılmasıdır. Televizyonlarda yakinen takip ediyoruz, değişik isimler yeni Cumhurbaşkanı adayı olarak ortaya çıkıyor, onlar üzerinde tartışmalar ve hesaplar yapılıyor, millet seçimden önce seçime getirilmiş gibi gösterilmek isteniyor bu doğru değildir. Cumhurbaşkanımız görevdedir biz de arkasındayız." dedi.
16 Haziran 2026 10:34

Dem Parti'den Mehmet Uçum'un Seçim Tarihi Açıklamasına Dikkat Çeken Yanıt
Tuncer Bakırhan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nın ardından gazetecilerin sorusu üzerine, "Türkiye'nin ne zaman seçime gireceğini Mehmet Uçum değil, halk belirler, seçmen belirler" ifadelerini kullandı. Mehmet Uçum, yazısında şunları ifade etmişti: "2027'nin son çeyreği ila 2028'in ilk çeyreğini oluşturan altı aylık periyotta seçimlerin yenilenmesi konusunun seçimlerin hangi günde yapılacağına odaklanacağı öngörülebilir. Olası günlerden biri de 16 Nisan 2028 Pazar günüdür. Önümüzdeki genel seçimlerin 16 Nisan 2028 Pazar günü yapılması için TBMM'nin 28. Dönemin son yasama yılında normal seçim günü olan 7 Mayıs 2028'den önce uygun bir zamanda seçimlerin yenilenmesi kararı alması yeterlidir. TBMM bu kararı aldığında zaten Cumhurbaşkanı Erdoğan mevcut anayasa gereği istisnai adaylıktan yararlanarak son kez aday olma hakkına sahip olur. Önümüzdeki dönemde yapılacak genel seçimlerden bir yıl öncesinde süreye ilişkin herhangi bir yasal değişiklik olmazsa, Cumhurbaşkanı Seçim Kanunu'na göre seçimlerin yenilenmesi kararından sonra gelen altmışıncı günü takip eden ilk pazar günü seçim yapılır. Buna göre TBMM, 2028'de 9 Şubat ila 15 Şubat'a gelen günlerden herhangi birinde seçimlerin yenilenmesi kararını alırsa seçim, Kanun gereği 16 Nisan 2028 Pazar günü yapılır. TBMM'nin böyle bir kararı alması halinde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin kabul edildiği referandumun günü olan 16 Nisan'da yani referandumun on birinci yıl dönümünde genel seçimlerin yapılması güçlü bir sembolik mana da taşır."
16 Haziran 2026 17:22

Bakırhan'dan Mehmet Uçum'a Seçim Tarihi Cevabı: Halk Belirler
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un cumhurbaşkanlığı seçimi için 16 Nisan 2028 tarihini işaret eden açıklamasına tepki gösterdi. Mehmet Uçum, yazısında şu ifadeleri kullanmıştı: "2027'nin son çeyreği ila 2028'in ilk çeyreğini oluşturan altı aylık periyotta seçimlerin yenilenmesi konusunun seçimlerin hangi günde yapılacağına odaklanacağı öngörülebilir. Olası günlerden biri de 16 Nisan 2028 Pazar günüdür. Önümüzdeki genel seçimlerin 16 Nisan 2028 Pazar günü yapılması için TBMM'nin 28. Dönemin son yasama yılında normal seçim günü olan 7 Mayıs 2028'den önce uygun bir zamanda seçimlerin yenilenmesi kararı alması yeterlidir. TBMM bu kararı aldığında zaten Cumhurbaşkanı Erdoğan mevcut anayasa gereği istisnai adaylıktan yararlanarak son kez aday olma hakkına sahip olur. Önümüzdeki dönemde yapılacak genel seçimlerden bir yıl öncesinde süreye ilişkin herhangi bir yasal değişiklik olmazsa, Cumhurbaşkanı Seçim Kanunu'na göre seçimlerin yenilenmesi kararından sonra gelen altmışıncı günü takip eden ilk pazar günü seçim yapılır. Buna göre TBMM, 2028'de 9 Şubat ila 15 Şubat'a gelen günlerden herhangi birinde seçimlerin yenilenmesi kararını alırsa seçim, Kanun gereği 16 Nisan 2028 Pazar günü yapılır. TBMM'nin böyle bir kararı alması halinde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin kabul edildiği referandumun günü olan 16 Nisan'da yani referandumun on birinci yıl dönümünde genel seçimlerin yapılması güçlü bir sembolik mana da taşır."
16 Haziran 2026 17:40

Bahçeli'den Uçum'a: Verdiği Tarihle Seçim Tarihi Arasında Saat Farkı Bile Yoktur
MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında İsrail ve Netanyahu yönetimine sert sözlerle yüklendi. Birleşmiş Milletler'i Gazze karşısında "üç maymunu oynamakla" suçlayan Bahçeli, İslam İşbirliği Teşkilatı'na da " Söz çoktan tükenmiştir, artık müşterek hareket vaktidir " çağrısı yaptı. Netanyahu'ya sert çıkan Bahçeli'nin "Cumhurbaşkanımıza parmak sallamak akıl karargâhlarının teslim bayrağını çekmesidir" ifadeleri dikkat çekti. "CUMHURBAŞKANIMIZA PARMAK SALLAMAK..." -Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ı hedef alması tükendiğinin göstergesidir. "BM ÜÇ MAYMUNU OYNUYOR" -Birleşmiş Milletler sorguya çekilmelidir. "İSLAM TEŞKİLATINA SESLENİYORUZ: SİZ NEREDESİNİZ?" -İslam Teşkilatına sesleniyoruz. Söz çok tükenmiştir artık müşterek hareket zamanıdır. TURAN KORİDORU -Zengezur koridoru dedik ama adını doğru koyalım. -Turan Koridoru açılacaktır, Türk dünyası kenetlenecek. "ERİVAN AKLINI BAŞINA ALIRSA..." -Ermenistan eski işgal niyetleriyle ya savrulacak ya da barış gerçeğini kabul edecektir. Erivan aklını başına alırsa Turan ülküsü Ermenistan'ın da güvenliği olabilir. -Turan Koridoru, Türk ve Türkiye Yüzyılı'nın stratejik anahtarıdır. Grup toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bahçeli "Seçim zamanında olması önemli" dedi.
16 Haziran 2026 10:38

Mhp Lideri Bahçeli: Netenyahu Döktüğü Kanın Hesabını Verecek
Bahçeli, Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef almasının acziyet göstergesi olduğunu vurgularken "Netenyahu döktüğü kanın hesabını verecek." dedi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun bölgenin huzuruna kasteden bir kriz üretim mekanizması olduğunu belirten Bahçeli, "Siyasi ömrünü kanlı bir güvenlik anlatısına bağlayan, koltuğunu muhafaza etmek için yangına körükle giden, iftira ve propaganda perdesiyle Orta Doğu'da yarattığı mezalimi örtmeye çalışan bu melun zihniyetin Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alması, Netanyahu'nun acziyetinin, telaşının ve tükenmişliğinin ilanıdır." dedi. Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) Lahey'de Netanyahu hakkında verdiği yakalama kararına da değinen Bahçeli, şunları kaydetti: "Bu kararın icrası devletlerin siyasi iradesine bırakılmaktadır. UCM'nin kendi kolluk kuvveti yoktur. İcraat vakti gelince köşelerine çekilmektedir. İsrail hükümetinin hesap vermesi ufukta görülünce Netanyahu'ya koruma kalkanı çekilmeye çalışılmaktadır. Gazze ve Lübnan'da işlenen insanlık suçları raflara kaldırılacak suçlar değildir." İslam İşbirliği Teşkilatı'na (İİT) da seslenen Bahçeli, "Bugün Gazze yanarken, Batı Şeria işgal edilirken kınama cümleleriyle yetinilemez. Siz neredesiniz? Söz çok tükenmiştir, artık müşterek hareket zamanıdır." diye konuştu. Güney Kafkasya'daki gelişmelerin ve Ermenistan'daki siyasi durumun Karabağ Savaşı sonrası yaşananlardan bağımsız okunamayacağını belirten Bahçeli, "Türk dünyasının kanayan yarası olan Karabağ ve Hocalı'nın dinmeyen yarası, Türk milletinin derin yarası olmuştur. 2020'de Türk'ün çelik yumruğu adaleti sağlamıştır." ifadelerini kullandı.
16 Haziran 2026 10:58

Bahçeli: Abd-iran Mutabakatı Kağıt Üzerinde Kalmamalı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ABD-İran anlaşmasının sahaya da yansıması gerektiğine dikkat çekip "Mutabakat kağıt üzerinde kalmamalı." dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuşuyor. Bahçeli'nin açıklamalarının satırbaşları şöyle: "Dozu her geçen gün artan sert güç yarışlarının kaynağı asırlar öncesine uzanan çetin hesaplaşmaların bugünü puslu yarını sisli dönemin içinden geçmekteyiz. Gazze'de dökülen mazlum kanı, Lübnan'da ateşkese rağmen yükselen kıyım dumanı, Hürmüz hattında küresel ekonomiyi ve enerji arzını esir alan gerilim ve Güney Kafkasya'da yeniden şekillenen siyasi denge aynı zincirin halkalarıdır. 7 Ekim sonrasında İsrail 'in izlediği yol, savaş hukukunun hudutlarını aşmıştır. Netanyahu çetesi siyasi ömrünü kana bağlamıştır. Gazze'de soykırım sürüyorsa çabalar kağıt üstünde kalır. Hürmüz, enerji arzın, küresel ticaretin, deniz güvenliğinin nabzının attığı stratejik bir geçittir.
16 Haziran 2026 10:42


Reklam Vermek İçin Tıklayınız
İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Tuncer Bakırhan: Türkiye'nin Ne Zaman Seçime Gideceğini Mehmet Uçum Değil Halk Belirler
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin grup toplantısı sonrası gazetecilerin seçimlere dair sorusunu yanıtladı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Başdanışmanı Mehmet Uçum'un dün Anadolu Ajansı için yazdığı yazıda, seçimler için 2017 yılında yapılan anayasa referandumunun 11'inci yıl dönümünü olan 16 Nisan 2028'i önermesine DEM Parti'den tepki geldi. Uçum "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeniden cumhurbaşkanı olmaya ihtiyacı yoktur ama Türkiye'nin bir kez daha Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ihtiyacı vardır" demişti.
16 Haziran 2026 13:54

Bahçeli'den Erken Seçim Mesajı: 'Verilen Tarihte Saat Farkı Bile Yok'
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda kürsüye çıktı. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un geçtiğimiz günlerde dile getirdiği sembolik seçim tarihine atıfta bulunan MHP lideri, "Seçimlerin zamanında yapılmasıyla Cumhurbaşkanımızın danışmanının verdiği tarih arasında saat farkı dahi yoktur. Önemli olan seçimlerin zamanında yapılmasıdır" diyerek ittifak içi koordinasyonun gücünü vurguladı. Bu doğrultuda, normal şartlarda 7 Mayıs 2028'de yapılması gereken genel seçimlerin, sembolik bir anlam taşıyan 16 Nisan 2028 Pazar gününe çekilmesi önerisi ön plana çıktı.
16 Haziran 2026 12:16

Bahçeli'den 'Erken Seçim' Yanıtı
BM'yi Gazze karşısında "üç maymunu oynamakla" suçlayan Bahçeli, grup toplantısının ardından "erken seçim" tartışmalarına girdi. Bahçeli, grup toplantısının ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, ""Seçimlerin zamanında yapılmasıyla Cumhurbaşkanımızın danışmanının verdiği tarih arasında saat farkı dahi yoktur. Türkler hiçbir vakit, hiçbir yerde, hiçbir şeyden korkmazlar." "HİÇBİR SINAV EVLATLARIMIZDAN DAHA ÖNEMLİ DEĞİLDİR" Değerli dava arkadaşlarım, milletimizin en kıymetli hazinesi, geleceğimizin teminatı olan Türk gençliğine ve biricik evlatlarımıza ayrıca temas etmek istiyorum. Geride bıraktığımız 13 Haziran Cumartesi günü LGS kapsamındaki merkezi sınava giren ve küçücük yaşlarında geleceklerini inşa etmek için şimdiden alın teri döken çocuklarımızı, onlara her durum ve koşulda destek olan ailelerimizi, evlatlarımızı emek emek işleyerek milletimize kazandırmak için gayret gösteren öğretmenlerimizi gönülden tebrik ediyorum.
16 Haziran 2026 10:48

Bahçeli: Seçimlerin Zamanı İle Danışmanın Tarihleri Arasında Fark Yok
Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Seçimlerin zamanında yapılmasıyla Cumhurbaşkanımızın danışmanının verdiği tarih arasında saat farkı dahi yoktur. Önemli olan seçimin zamanında yapılmasıdır. Şu an için tartışılan her konunun artık açıklığa kavuşarak Türkiye'yi istikrar içerisinde büyüten bir ülke yapısına kavuşturma zamanıdır. Onun için televizyonlarda yakinen takip ediyoruz. Değişik isimler yeni cumhurbaşkanı adayı olarak ortaya çıkıyor, onlar üzerinden tartışmalar, hesaplar yapılıyor ve millet seçimden önce seçime getirilmiş gibi gösterilmeye çalışılıyor. Bu doğru değildir. Cumhurbaşkanımız görevdedir, biz de arkasındayız." MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Seçimlerin zamanında yapılmasıyla Cumhurbaşkanımızın danışmanının verdiği tarih arasında saat farkı dahi yoktur"
16 Haziran 2026 11:55

Mhp Lideri Bahçeli'den Açıklamalar
Bahçeli'nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle: "Gazze yıllardır abluka, açlık, yıkım ve ölümle sınanmıştır. İsrail ateşkesi ihlal ederek Lübnan'a saldırmakta, ABD-İran mutabakatının dahi karşısında durmaktadır. 7 Ekim sonrasında İsrail yönetiminin izlediği politika sabır taşlarını çatlatmıştır. İsrail, ölüm ve intikam makinesi siyasetine dönüşmüştür. Netanyahu yönetimi bölgenin huzuruna kasteden bir kriz üretim mekanizmasıdır. BM ise üç maymunu oynamaktadır. BM devletler üstü temsilcilik makamıdır."
16 Haziran 2026 10:42

Mhp Lideri Bahçeli'den Partisinin Grup Toplantısında Önemli Açıklamalar
Bahçeli'nin açıklamalarından satırbaşları şu şekilde: 7 Ekim sonrasında İsrail yönetiminin izlediği politika sabır taşlarını çatlatmıştır. Netanyahu'nun siyasi serencamı ayan beyan ortadadır. Siyasi ömrünü kanlı bir güvenlik anlatısına bağlayan, koltuğunu muhafaza etmek için yangına körükle giden, iftira ve propaganda perdesiyle Orta Doğu'da yarattığı mezalimi örtmeye çalışan bu melun zihniyetin Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alması, Netanyahu'nun acziyetinin, telaşının ve tükenmişliğinin ilanıdır.
16 Haziran 2026 10:34

Mhp Genel Başkanı Bahçeli: Önemli Olan Seçimin Zamanında Yapılmasıdır
"Millet seçimden önce seçime getirilmiş gibi gösterilmek isteniliyor" Bahçeli, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Seçimlerin zamanında yapılması ile Cumhurbaşkanımızın danışmanının verdiği tarih arasında saat farkı dahi yoktur. Önemli olan seçimin zamanında yapılmasıdır. Şu an için tartışılan her konunun artık açıklığa kavuşarak Türkiye'yi istikrar içerisinde büyüyen bir ülke yapısına kavuşturma zamanıdır. Onun için televizyonlarda yakinen takip ediyoruz; değişik isimler yeni Cumhurbaşkanı adayı olarak ortaya çıkıyor, onlar üzerinden tartışmalar ve hesaplar yapılıyor ve millet seçimden önce seçime getirilmiş gibi gösterilmek isteniliyor. Bu doğru değildir. Cumhurbaşkanımız görevdedir, biz de arkasındayız."
16 Haziran 2026 11:46

Bahçeli Erken Seçim Tartışmalarına Noktayı Koydu: 'Cumhurbaşkanımızın Arkasındayız'
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un işaret ettiği seçim tarihine destek veren Bahçeli, seçimlerin zamanında yapılacağını söyledi. "Önemli olan seçimin zamanında yapılmasıdır" diyen Bahçeli, kamuoyunda yürütülen erken seçim tartışmalarının doğru olmadığını ifade etti. 16 Nisan 2028 Pazar günü yapılabileceğini belirtmişti.
16 Haziran 2026 11:55

Erken Seçim Tartışmalarına Değindi! Mhp Genel Başkanı Bahçeli'den Net Duruş: Cumhurbaşkanımız Görevdedir, Biz De Arkasındayız
"Önemli olan seçimin zamanında yapılmasıdır" ifadelerini kullanan Bahçeli, "Cumhurbaşkanımız görevdedir, biz de arkasındayız" dedi. Bahçeli, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Seçimlerin zamanında yapılması ile Cumhurbaşkanımızın danışmanının verdiği tarih arasında saat farkı dahi yoktur. Önemli olan seçimin zamanında yapılmasıdır. Şu an için tartışılan her konunun artık açıklığa kavuşarak Türkiye'yi istikrar içerisinde büyüyen bir ülke yapısına kavuşturma zamanıdır. Onun için televizyonlarda yakinen takip ediyoruz; değişik isimler yeni Cumhurbaşkanı adayı olarak ortaya çıkıyor, onlar üzerinden tartışmalar ve hesaplar yapılıyor ve millet seçimden önce seçime getirilmiş gibi gösterilmek isteniliyor. Bu doğru değildir. Cumhurbaşkanımız görevdedir, biz de arkasındayız."
16 Haziran 2026 11:57

Yakından Takip Ediyoruz: Bahçeli'den Erken Seçim Açıklaması
Partisinin grup toplantısı sonrası gazetecilerin seçime ilişkin sorusunu yanıtlayan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Önemli olan seçimlerin zamanında yapılmasıdır" dedi.
16 Haziran 2026 13:21

Bahçeli'den Erken Seçim Açıklaması: Zamanında Yapılması Önemli
Türkler hiçbir vakit, hiçbir yerde, hiçbir şeyden korkmazlar!" MHP lideri Bahçeli, grup toplantısı sonrası gazetecilere konuştu. Erken seçim ile ilgili açıklama yapan Bahçeli, "Seçimlerin zamanında yapılması önemli...
16 Haziran 2026 11:25

Devlet Bahçeli: Önemli Olan Seçimin Zamanında Yapılmasıdır
"Önemli olan seçimin zamanında yapılmasıdır" ifadelerini kullanan Bahçeli, "Cumhurbaşkanımız görevdedir, biz de arkasındayız" dedi.
16 Haziran 2026 11:50