
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, "İslam dünyasının A'dan Z'ye topyekun bir reform sürecine ihtiyacı vardır. Reformdan kastım, aslımızdan kopmak, köklerimizden uzaklaşmak, İslami değerleri bir kenara bırakmak değil, tam tersi Hazreti Peygamber ve Asrı Saadet'in bize gösterdiği ölçüde yeniden değerlerimizle buluşarak, değerlerimizi asrın idraki içerisinde yeniden üretmek mecburiyetidir" dedi. Kurtulmuş, "Sahip olduğumuz bu önemli fırsatların, yaşadığımız dönemin şartlarını da iyi değerlendirerek farkına varmak ve gereğini yerine getirmek durumundayız. 2 milyarı aşkın nüfusu, 57 üye ülkesiyle Birleşmiş Milletlerden sonra dünyanın en önemli uluslararası teşkilatına sahip olan yapısı, yer altı ve yerüstü kaynakları, muhteşem bir ekonomik kalkınma potansiyeli ve genç nüfusuyla birlikte İslam dünyası yeni dönemin, yeni kurulacak olan dünya sisteminin önemli güç merkezlerinden birisi olmaya adaydır ve bu istikamette çalışmalarımızı yoğunlaştırmak durumundayız. Bunun için öncelikle kendimizin, gücümüzün farkına varmamız lazım ve özgüven içerisinde geleceğe hazırlanmamız gerekir" ifadelerini kullandı. Filistin meselesinin gelecek dönemde İslam dünyası için ortak bir çaba ve gaye olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, "Filistin, sadece Müslümanların değil, insaf ve vicdan sahibi bütün insanların ortak bir meselesi olmuştur. Filistin'de yaşanan insanlık tarihinin gördüğü en büyük soykırıma karşı dünyanın hemen her yerinde vicdan ve insaf sahibi insanlar ayağa kalkmakta, hesap sormaya başlamaktadırlar. İnşallah Filistin meselesini sonuna kadar götüreceğiz" değerlendirmesinde bulundu. ABD ile İran arasındaki müzakerelere de değinen Kurtulmuş, şunları kaydetti: "İsviçre'de ABD ile İran arasında yapılan müzakerelerde olumlu bir noktaya gelinmiş olmasını da takdirle karşıladığımızı ifade etmek istiyorum. Ümit ederiz ki bu anlaşmaya sadık kalınır, bu müzakereler sonuna kadar olumlu bir şekilde seyreder ve İran'a karşı tahmil edilen Amerika ve İsrail tarafından yüklenen bu savaş artık ilanihaye sona erdirilerek tam manasıyla bir barış ortamı temin edilir. Bu süreçte başta İsrail'in siyonist rejimi olmak üzere bazı unsurların bu süreci provoke etmemesi için de olağanüstü dikkatli davranılması gerektiğinin altını çizmek istiyorum. Ayrıca Amerika ile İran arasındaki müzakerelerin önemli bir parçası olarak gördüğümüz Lübnan'daki İsrail saldırganlığının da sona erdirilmesinin hayati bir önem taşıdığını ifade etmek istiyorum. Lübnan Lübnanlılarındır, Filistin Filistinlilerindir. Bu ülkelerin üzerinde İsrail'in hiçbir hakkı olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır. Bir kere daha İslam İşbirliği Teşkilatının Parlamento Birliği'nin 20'nci toplantısında buradan deklare etmek istiyoruz ki İsrail'deki siyonist rejim arz-ı mevud denilen asla uygulanamayacak vadedilmiş topraklar fikrine sahip olursa olsun bölge halkları vadedilmiş topraklar fikrine asla fırsat, prim vermeyecektir. Çünkü biliyoruz ki Tanrı hiçbir toprağı, hiçbir din, ırk mensubuna vadetmemiştir. Dediğim gibi, Suriye Suriyelilerindir, İran İranlılarındır, Lübnan Lübnanlılarındır ve Filistin Filistinlilerindir." Kurtulmuş, siyonist İsrail rejiminin saldırganlığına karşı bütün İslam ülkelerinin ortak bir şuurla hareket etmesinin zorunlu olduğunu aktardı. Kafkaslar'daki gelişmelere de dikkati çeken Kurtulmuş, konuşmasını şöyle sürdürdü: " Azerbaycan'ın Karabağ toprakları yaklaşık 30 yılı aşkın hukuksuz bir şekilde Ermeniler tarafından işgal edildi. Azerbaycan'ın büyük bir başarıyla kazandığı zaferin sonucunda bu topraklar azat oldu ve şimdi yeni bir dönemin kapıları Kafkaslar'da da açıldı. Azerbaycan ile Ermenistan arasında sürdürülen ve önemli bir başarı sağlanan barış müzakerelerini de takdirle karşıladığımızı, Kafkaslar'daki bu barış sürecinin sonuna kadar yanında ve destekçisi olduğumuzu ifade ediyorum ve ümit ediyorum ki ABD- İran barışında olduğu gibi Kafkaslar'da da Azerbaycan ve Ermenistan arasında kalıcı, nihai bir barış olur ve kıyamete kadar bu topraklar da barışın ve esenliğin hüküm sürdüğü bir bölge olur." Kurtulmuş, yeni bir dünyanın kuruluşunda İslam dünyasının yeni döneme hazırlıklı olmasını temenni ettiğini belirterek sözlerini noktaladı.
Kaynak: Hürriyet, DHA
24 Haziran 2026 13:38
Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız
Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Tbmm Başkanı Kurtulmuş: İslam Dünyasının A'dan Z'ye Topyekun Bir Reform Sürecine İhtiyacı Var
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği (İSİPAB) 20'nci Konferansı'nın Açılış Oturumu'ndaki konuşmasına, toplantının son derece önemli bir dönemde gerçekleştirildiğini söyledi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Sahip olduğumuz bu önemli fırsatların, yaşadığımız dönemin şartlarını da iyi değerlendirerek farkına varmak ve gereğini yerine getirmek durumundayız. 2 milyarı aşkın nüfusu, 57 üye ülkesiyle Birleşmiş Milletler'den sonra dünyanın en önemli uluslararası teşkilatına sahip olan yapısı, yer altı ve yerüstü kaynakları, muhteşem bir ekonomik kalkınma potansiyeli ve genç nüfusuyla birlikte İslam dünyası yeni dönemin, yeni kurulacak olan dünya sisteminin önemli güç merkezlerinden birisi olmaya adaydır ve bu istikamette çalışmalarımızı yoğunlaştırmak durumundayız. Bunun için öncelikle kendimizin, gücümüzün farkına varmamız lazım ve özgüven içerisinde geleceğe hazırlanmamız gerekir." Kurtulmuş, birlik ve kardeşliğin tesisi için çalışmalar yapmanın mecburiyetine işaret ederek, "Aksi takdirde bu büyük zaafla, İslam dünyasının hemen her yerinin fevkalade büyük tehditlerle karşı karşıya kalacağı açıktır. Mezhebi, etnik, siyasi ve fikri farklılıklarımızı aramızda bir gerilim ve çatışma vesilesi değil, tam tersine ümmetin zenginliğinin kaynağı olarak görmek ve ona göre hareket etmek mecburiyetindeyiz." ifadelerini kullandı. Kurtulmuş, "Nasıl gelişeceğimize, bu süreçten nasıl başarıyla çıkacağımıza odaklandığımız ortak kalıcı stratejiler geliştirmek ve bu stratejiler çerçevesinde de ortak projelere seferber olmak mecburiyetindeyiz." dedi. "Siyasi, kurumsal ve fikri reformların İslam ülkelerinin en temel meselelerinden birisidir" TBMM Başkanı Kurtulmuş, yeni dönemde eski ezberlerle yol almanın mümkün olmadığına işaret ederek, şunları söyledi: "Eski ezberlerin baştan ayağa değişmek zorunda olduğu, yeni birtakım yaklaşımları hayata geçirmek için uzun uzun da vaktimizin olmadığı bir dönemin başındayız. Onun için diyorum ki İslam dünyasının A'dan Z'ye topyekun bir reform sürecine ihtiyacı vardır. Reformdan kastım, aslımızdan kopmak, köklerimizden uzaklaşmak, İslami değerleri bir kenara bırakmak değil, tam tersi Hazreti Peygamber ve Asrı Saadet'in bize gösterdiği ölçüde yeniden değerlerimizle buluşarak, değerlerimizi asrın idraki içerisinde yeniden üretmek mecburiyetidir. Bu çerçevede özellikle siyasi, kurumsal ve fikri reformların İslam ülkelerinin en temel meselelerinden birisi olduğunun altını çizmek isterim." Bu reformların ana fikrinin "adalet", "ehliyet", "şura" ve "hesap verebilirlik prensibi" şeklinde dört ana sütun üzerinde yükselmesi gerektiğini dile getiren Kurtulmuş, "Bu prensipler üzerinde gelişecek olan İslam ülkeleri arasında işbirliği ve geleceği birlikte kurma iradesi, Allah'ın izniyle dünyaya da yol gösterecek yeni bir dönemin başlangıcı olacaktır." diye konuştu. "Filistin, insaf ve vicdan sahibi bütün insanların ortak bir meselesi olmuştur" Filistin meselesinin gelecek dönemde İslam dünyası için ortak bir çaba ve gaye olduğunu belirten Kurtulmuş, "Filistin, sadece Müslümanların değil, insaf ve vicdan sahibi bütün insanların ortak bir meselesi olmuştur. Filistin'de yaşanan insanlık tarihinin gördüğü en büyük soykırıma karşı dünyanın hemen her yerinde vicdan ve insaf sahibi insanlar ayağa kalkmakta, hesap sormaya başlamaktadırlar. İnşallah Filistin meselesini sonuna kadar götüreceğiz." ifadelerini kullandı. ABD ile İran arasındaki müzakereler ABD ile İran arasındaki müzakerelere de değinen Kurtulmuş, şunları kaydetti: "İsviçre'de ABD ile İran arasında yapılan müzakerelerde olumlu bir noktaya gelinmiş olmasını da takdirle karşıladığımızı ifade etmek istiyorum. Ümit ederiz ki bu anlaşmaya sadık kalınır, bu müzakereler sonuna kadar olumlu bir şekilde seyreder ve İran'a karşı tahmil edilen Amerika ve İsrail tarafından yüklenen bu savaş artık ilanihaye sona erdirilerek tam manasıyla bir barış ortamı temin edilir. Bu süreçte başta İsrail'in siyonist rejimi olmak üzere bazı unsurların bu süreci provoke etmemesi için de olağanüstü dikkatli davranılması gerektiğinin altını çizmek istiyorum. Ayrıca Amerika ile İran arasındaki müzakerelerin önemli bir parçası olarak gördüğümüz Lübnan'daki İsrail saldırganlığının da sona erdirilmesinin hayati bir önem taşıdığını ifade etmek istiyorum. Lübnan Lübnanlılarındır, Filistin Filistinlilerindir. Bu ülkelerin üzerinde İsrail'in hiçbir hakkı olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır. Bir kere daha İslam İşbirliği Teşkilatının Parlamento Birliği'nin 20. toplantısında buradan deklare etmek istiyoruz ki İsrail'deki siyonist rejim ne kadar arz-ı mevud denilen asla uygulanamayacak vadedilmiş topraklar fikrine sahip olursa olsun bölge halkları vadedilmiş topraklar fikrine asla fırsat, prim vermeyecektir. Çünkü biliyoruz ki Tanrı hiçbir toprağı, hiçbir din, ırk mensubuna vadetmemiştir. Dediğim gibi, Suriye Suriyelilerindir, İran İranlılarındır, Lübnan Lübnanlılarındır ve Filistin Filistinlilerindir." Kurtulmuş, siyonist İsrail rejiminin saldırganlığına karşı bütün İslam ülkelerinin ortak bir şuurla hareket etmesinin zorunlu olduğunu söyledi. "Azerbaycan ile Ermenistan arasında sürdürülen barış müzakerelerini takdirle karşılıyoruz" Kafkaslar'daki gelişmelere de dikkati çeken Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Azerbaycan'ın Karabağ toprakları yaklaşık 30 yılı aşkın hukuksuz bir şekilde Ermeniler tarafından işgal edildi. Azerbaycan'ın büyük bir başarıyla kazandığı zaferin sonucunda bu topraklar azat oldu ve şimdi yeni bir dönemin kapıları Kafkaslar'da da açıldı. Azerbaycan ile Ermenistan arasında sürdürülen ve önemli bir başarı sağlanan barış müzakerelerini de takdirle karşıladığımızı, Kafkaslar'daki bu barış sürecinin sonuna kadar yanında ve destekçisi olduğumuzu ifade ediyorum ve ümit ediyorum ki ABD- İran barışında olduğu gibi Kafkaslar'da da Azerbaycan ve Ermenistan arasında kalıcı, nihai bir barış olur ve kıyamete kadar bu topraklar da barışın ve esenliğin hüküm sürdüğü bir bölge olur." TBMM Başkanı Kurtulmuş, İran İslami Danışma Meclisi Başkanı Ghalibaf ile görüştü TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği (İSİPAB) 20. Konferansı kapsamında İran İslami Danışma Meclisi Başkanı Mohammad Bagher Ghalibaf ile bir araya geldi. İslam dünyasının büyük bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, yaklaşık 2 milyarlık nüfusu barındıran İslam coğrafyasının aynı zamanda dünyanın stratejik geçiş noktalarına ev sahipliği yaptığını söyledi. Kurtulmuş, "Bunları birleştirerek, imkanlarımızı ortak stratejiler ve ortak projeler haline getirerek önümüzdeki dönemin dünyanın yükselen yıldızlarından birisi olabilir İslam coğrafyası. Biz de İslam coğrafyasının hem Azerbaycan hem Türkiye tam da böyle merkezinde olan ülkeleriz. Bundan istifade etmek hepimizin, tek tek bütün ülkelerin faydasınadır." diye konuştu.
24 Haziran 2026 14:03

Tbmm Başkanı Kurtulmuş: İslam Dünyasının A'dan Z'ye Topyekun Bir Reform Sürecine İhtiyacı Var
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği (İSİPAB) 20'nci Konferansı'nın Açılış Oturumu'ndaki konuşmasına, toplantının son derece önemli bir dönemde gerçekleştirildiğini söyledi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Sahip olduğumuz bu önemli fırsatların, yaşadığımız dönemin şartlarını da iyi değerlendirerek farkına varmak ve gereğini yerine getirmek durumundayız. 2 milyarı aşkın nüfusu, 57 üye ülkesiyle Birleşmiş Milletler'den sonra dünyanın en önemli uluslararası teşkilatına sahip olan yapısı, yer altı ve yerüstü kaynakları, muhteşem bir ekonomik kalkınma potansiyeli ve genç nüfusuyla birlikte İslam dünyası yeni dönemin, yeni kurulacak olan dünya sisteminin önemli güç merkezlerinden birisi olmaya adaydır ve bu istikamette çalışmalarımızı yoğunlaştırmak durumundayız. Bunun için öncelikle kendimizin, gücümüzün farkına varmamız lazım ve özgüven içerisinde geleceğe hazırlanmamız gerekir." Kurtulmuş, birlik ve kardeşliğin tesisi için çalışmalar yapmanın mecburiyetine işaret ederek, "Aksi takdirde bu büyük zaafla, İslam dünyasının hemen her yerinin fevkalade büyük tehditlerle karşı karşıya kalacağı açıktır. Mezhebi, etnik, siyasi ve fikri farklılıklarımızı aramızda bir gerilim ve çatışma vesilesi değil, tam tersine ümmetin zenginliğinin kaynağı olarak görmek ve ona göre hareket etmek mecburiyetindeyiz." ifadelerini kullandı. TBMM Başkanı Kurtulmuş, yeni dönemde eski ezberlerle yol almanın mümkün olmadığına işaret ederek, şunları söyledi: "Eski ezberlerin baştan ayağa değişmek zorunda olduğu, yeni birtakım yaklaşımları hayata geçirmek için uzun uzun da vaktimizin olmadığı bir dönemin başındayız. Onun için diyorum ki İslam dünyasının A'dan Z'ye topyekun bir reform sürecine ihtiyacı vardır. Reformdan kastım, aslımızdan kopmak, köklerimizden uzaklaşmak, İslami değerleri bir kenara bırakmak değil, tam tersi Hazreti Peygamber ve Asrı Saadet'in bize gösterdiği ölçüde yeniden değerlerimizle buluşarak, değerlerimizi asrın idraki içerisinde yeniden üretmek mecburiyetidir. Bu çerçevede özellikle siyasi, kurumsal ve fikri reformların İslam ülkelerinin en temel meselelerinden birisi olduğunun altını çizmek isterim." Bu reformların ana fikrinin "adalet", "ehliyet", "şura" ve "hesap verebilirlik prensibi" şeklinde dört ana sütun üzerinde yükselmesi gerektiğini dile getiren Kurtulmuş, "Bu prensipler üzerinde gelişecek olan İslam ülkeleri arasında işbirliği ve geleceği birlikte kurma iradesi, Allah'ın izniyle dünyaya da yol gösterecek yeni bir dönemin başlangıcı olacaktır." diye konuştu. Filistin meselesinin gelecek dönemde İslam dünyası için ortak bir çaba ve gaye olduğunu belirten Kurtulmuş, "Filistin, sadece Müslümanların değil, insaf ve vicdan sahibi bütün insanların ortak bir meselesi olmuştur. Filistin'de yaşanan insanlık tarihinin gördüğü en büyük soykırıma karşı dünyanın hemen her yerinde vicdan ve insaf sahibi insanlar ayağa kalkmakta, hesap sormaya başlamaktadırlar. İnşallah Filistin meselesini sonuna kadar götüreceğiz." ifadelerini kullandı. ABD ile İran arasındaki müzakerelere de değinen Kurtulmuş, şunları kaydetti: "İsviçre'de ABD ile İran arasında yapılan müzakerelerde olumlu bir noktaya gelinmiş olmasını da takdirle karşıladığımızı ifade etmek istiyorum. Ümit ederiz ki bu anlaşmaya sadık kalınır, bu müzakereler sonuna kadar olumlu bir şekilde seyreder ve İran'a karşı tahmil edilen Amerika ve İsrail tarafından yüklenen bu savaş artık ilanihaye sona erdirilerek tam manasıyla bir barış ortamı temin edilir. Bu süreçte başta İsrail'in siyonist rejimi olmak üzere bazı unsurların bu süreci provoke etmemesi için de olağanüstü dikkatli davranılması gerektiğinin altını çizmek istiyorum. Ayrıca Amerika ile İran arasındaki müzakerelerin önemli bir parçası olarak gördüğümüz Lübnan'daki İsrail saldırganlığının da sona erdirilmesinin hayati bir önem taşıdığını ifade etmek istiyorum. Lübnan Lübnanlılarındır, Filistin Filistinlilerindir. Bu ülkelerin üzerinde İsrail'in hiçbir hakkı olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır. Bir kere daha İslam İşbirliği Teşkilatının Parlamento Birliği'nin 20. toplantısında buradan deklare etmek istiyoruz ki İsrail'deki siyonist rejim ne kadar arz-ı mevud denilen asla uygulanamayacak vadedilmiş topraklar fikrine sahip olursa olsun bölge halkları vadedilmiş topraklar fikrine asla fırsat, prim vermeyecektir. Çünkü biliyoruz ki Tanrı hiçbir toprağı, hiçbir din, ırk mensubuna vadetmemiştir. Dediğim gibi, Suriye Suriyelilerindir, İran İranlılarındır, Lübnan Lübnanlılarındır ve Filistin Filistinlilerindir." Kurtulmuş, siyonist İsrail rejiminin saldırganlığına karşı bütün İslam ülkelerinin ortak bir şuurla hareket etmesinin zorunlu olduğunu söyledi. Kafkaslar'daki gelişmelere de dikkati çeken Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Azerbaycan'ın Karabağ toprakları yaklaşık 30 yılı aşkın hukuksuz bir şekilde Ermeniler tarafından işgal edildi. Azerbaycan'ın büyük bir başarıyla kazandığı zaferin sonucunda bu topraklar azat oldu ve şimdi yeni bir dönemin kapıları Kafkaslar'da da açıldı. Azerbaycan ile Ermenistan arasında sürdürülen ve önemli bir başarı sağlanan barış müzakerelerini de takdirle karşıladığımızı, Kafkaslar'daki bu barış sürecinin sonuna kadar yanında ve destekçisi olduğumuzu ifade ediyorum ve ümit ediyorum ki ABD- İran barışında olduğu gibi Kafkaslar'da da Azerbaycan ve Ermenistan arasında kalıcı, nihai bir barış olur ve kıyamete kadar bu topraklar da barışın ve esenliğin hüküm sürdüğü bir bölge olur." TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği (İSİPAB) 20. Konferansı kapsamında İran İslami Danışma Meclisi Başkanı Mohammad Bagher Ghalibaf ile bir araya geldi.
24 Haziran 2026 13:25

Tbmm Başkanı Kurtulmuş: İslam Dünyasının A'dan Z'ye Topyekun Bir Reform Sürecine İhtiyacı Var
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği (İSİPAB) 20'nci Konferansı'nın Açılış Oturumu'ndaki konuşmasına, toplantının son derece önemli bir dönemde gerçekleştirildiğini söyledi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Sahip olduğumuz bu önemli fırsatların, yaşadığımız dönemin şartlarını da iyi değerlendirerek farkına varmak ve gereğini yerine getirmek durumundayız. 2 milyarı aşkın nüfusu, 57 üye ülkesiyle Birleşmiş Milletler'den sonra dünyanın en önemli uluslararası teşkilatına sahip olan yapısı, yer altı ve yerüstü kaynakları, muhteşem bir ekonomik kalkınma potansiyeli ve genç nüfusuyla birlikte İslam dünyası yeni dönemin, yeni kurulacak olan dünya sisteminin önemli güç merkezlerinden birisi olmaya adaydır ve bu istikamette çalışmalarımızı yoğunlaştırmak durumundayız. Bunun için öncelikle kendimizin, gücümüzün farkına varmamız lazım ve özgüven içerisinde geleceğe hazırlanmamız gerekir." Kurtulmuş, birlik ve kardeşliğin tesisi için çalışmalar yapmanın mecburiyetine işaret ederek, "Aksi takdirde bu büyük zaafla, İslam dünyasının hemen her yerinin fevkalade büyük tehditlerle karşı karşıya kalacağı açıktır. Mezhebi, etnik, siyasi ve fikri farklılıklarımızı aramızda bir gerilim ve çatışma vesilesi değil, tam tersine ümmetin zenginliğinin kaynağı olarak görmek ve ona göre hareket etmek mecburiyetindeyiz." ifadelerini kullandı. TBMM Başkanı Kurtulmuş, yeni dönemde eski ezberlerle yol almanın mümkün olmadığına işaret ederek, şunları söyledi: "Eski ezberlerin baştan ayağa değişmek zorunda olduğu, yeni birtakım yaklaşımları hayata geçirmek için uzun uzun da vaktimizin olmadığı bir dönemin başındayız. Onun için diyorum ki İslam dünyasının A'dan Z'ye topyekun bir reform sürecine ihtiyacı vardır. Reformdan kastım, aslımızdan kopmak, köklerimizden uzaklaşmak, İslami değerleri bir kenara bırakmak değil, tam tersi Hazreti Peygamber ve Asrı Saadet'in bize gösterdiği ölçüde yeniden değerlerimizle buluşarak, değerlerimizi asrın idraki içerisinde yeniden üretmek mecburiyetidir. Bu çerçevede özellikle siyasi, kurumsal ve fikri reformların İslam ülkelerinin en temel meselelerinden birisi olduğunun altını çizmek isterim." Bu reformların ana fikrinin "adalet", "ehliyet", "şura" ve "hesap verebilirlik prensibi" şeklinde dört ana sütun üzerinde yükselmesi gerektiğini dile getiren Kurtulmuş, "Bu prensipler üzerinde gelişecek olan İslam ülkeleri arasında işbirliği ve geleceği birlikte kurma iradesi, Allah'ın izniyle dünyaya da yol gösterecek yeni bir dönemin başlangıcı olacaktır." diye konuştu. Filistin meselesinin gelecek dönemde İslam dünyası için ortak bir çaba ve gaye olduğunu belirten Kurtulmuş, "Filistin, sadece Müslümanların değil, insaf ve vicdan sahibi bütün insanların ortak bir meselesi olmuştur. Filistin'de yaşanan insanlık tarihinin gördüğü en büyük soykırıma karşı dünyanın hemen her yerinde vicdan ve insaf sahibi insanlar ayağa kalkmakta, hesap sormaya başlamaktadırlar. İnşallah Filistin meselesini sonuna kadar götüreceğiz." ifadelerini kullandı. ABD ile İran arasındaki müzakerelere de değinen Kurtulmuş, şunları kaydetti: "İsviçre'de ABD ile İran arasında yapılan müzakerelerde olumlu bir noktaya gelinmiş olmasını da takdirle karşıladığımızı ifade etmek istiyorum. Ümit ederiz ki bu anlaşmaya sadık kalınır, bu müzakereler sonuna kadar olumlu bir şekilde seyreder ve İran'a karşı tahmil edilen Amerika ve İsrail tarafından yüklenen bu savaş artık ilanihaye sona erdirilerek tam manasıyla bir barış ortamı temin edilir. Bu süreçte başta İsrail'in siyonist rejimi olmak üzere bazı unsurların bu süreci provoke etmemesi için de olağanüstü dikkatli davranılması gerektiğinin altını çizmek istiyorum. Ayrıca Amerika ile İran arasındaki müzakerelerin önemli bir parçası olarak gördüğümüz Lübnan'daki İsrail saldırganlığının da sona erdirilmesinin hayati bir önem taşıdığını ifade etmek istiyorum. Lübnan Lübnanlılarındır, Filistin Filistinlilerindir. Bu ülkelerin üzerinde İsrail'in hiçbir hakkı olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır. Bir kere daha İslam İşbirliği Teşkilatının Parlamento Birliği'nin 20. toplantısında buradan deklare etmek istiyoruz ki İsrail'deki siyonist rejim ne kadar arz-ı mevud denilen asla uygulanamayacak vadedilmiş topraklar fikrine sahip olursa olsun bölge halkları vadedilmiş topraklar fikrine asla fırsat, prim vermeyecektir. Çünkü biliyoruz ki Tanrı hiçbir toprağı, hiçbir din, ırk mensubuna vadetmemiştir. Dediğim gibi, Suriye Suriyelilerindir, İran İranlılarındır, Lübnan Lübnanlılarındır ve Filistin Filistinlilerindir." Kurtulmuş, siyonist İsrail rejiminin saldırganlığına karşı bütün İslam ülkelerinin ortak bir şuurla hareket etmesinin zorunlu olduğunu söyledi. Kafkaslar'daki gelişmelere de dikkati çeken Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Azerbaycan'ın Karabağ toprakları yaklaşık 30 yılı aşkın hukuksuz bir şekilde Ermeniler tarafından işgal edildi. Azerbaycan'ın büyük bir başarıyla kazandığı zaferin sonucunda bu topraklar azat oldu ve şimdi yeni bir dönemin kapıları Kafkaslar'da da açıldı. Azerbaycan ile Ermenistan arasında sürdürülen ve önemli bir başarı sağlanan barış müzakerelerini de takdirle karşıladığımızı, Kafkaslar'daki bu barış sürecinin sonuna kadar yanında ve destekçisi olduğumuzu ifade ediyorum ve ümit ediyorum ki ABD- İran barışında olduğu gibi Kafkaslar'da da Azerbaycan ve Ermenistan arasında kalıcı, nihai bir barış olur ve kıyamete kadar bu topraklar da barışın ve esenliğin hüküm sürdüğü bir bölge olur." TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği (İSİPAB) 20. Konferansı kapsamında İran İslami Danışma Meclisi Başkanı Mohammad Bagher Ghalibaf ile bir araya geldi.
24 Haziran 2026 13:29

Kurtulmuş'tan Abd-iran Müzakereleri Ve İsrail Mesajı: Siyonizmin "Arz-ı Mevud" Fikri Asla Gerçekleşmeyecek
İsrail'deki siyonist rejim "Arz-ı Mevud" denilen, asla uygulanamayacak vadedilmiş topraklar fikrine sahip olursa olsun, bölge halkları "vadedilmiş topraklar" fikrine asla fırsat vermeyecek, prim vermeyecektir. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği (İSİPAB) 20'nci Konferansı'nın Açılış Oturumu'ndaki konuşmasına, toplantının son derece önemli bir dönemde gerçekleştirildiğini söyledi. Dünyadaki yeni sistemin en belirgin vasıflarından birinin "çok kutupluluk" olacağının aşikar olduğunu anlatan Kurtulmuş, bu çerçevede çok büyük bir potansiyele sahip İslam dünyasına dünyanın geleceğinde fevkalade önemli roller düştüğünü ve İslam dünyasının önünde çok büyük fırsatlar açıldığını vurguladı. TBMM Başkanı Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Sahip olduğumuz bu önemli fırsatların, yaşadığımız dönemin şartlarını da iyi değerlendirerek farkına varmak ve gereğini yerine getirmek durumundayız. 2 milyarı aşkın nüfusu, 57 üye ülkesiyle Birleşmiş Milletler'den sonra dünyanın en önemli uluslararası teşkilatına sahip olan yapısı, yer altı ve yerüstü kaynakları, muhteşem bir ekonomik kalkınma potansiyeli ve genç nüfusuyla birlikte İslam dünyası yeni dönemin, yeni kurulacak olan dünya sisteminin önemli güç merkezlerinden birisi olmaya adaydır ve bu istikamette çalışmalarımızı yoğunlaştırmak durumundayız. Bunun için öncelikle kendimizin, gücümüzün farkına varmamız lazım ve özgüven içerisinde geleceğe hazırlanmamız gerekir." Kurtulmuş, birlik ve kardeşliğin tesisi için çalışmalar yapmanın mecburiyetine işaret ederek, "Aksi takdirde bu büyük zaafla, İslam dünyasının hemen her yerinin fevkalade büyük tehditlerle karşı karşıya kalacağı açıktır. Mezhebi, etnik, siyasi ve fikri farklılıklarımızı aramızda bir gerilim ve çatışma vesilesi değil, tam tersine ümmetin zenginliğinin kaynağı olarak görmek ve ona göre hareket etmek mecburiyetindeyiz." ifadelerini kullandı. Filistin meselesinin gelecek dönemde İslam dünyası için ortak bir çaba ve gaye olduğunu belirten Kurtulmuş, "Filistin, sadece Müslümanların değil, insaf ve vicdan sahibi bütün insanların ortak bir meselesi olmuştur. Filistin'de yaşanan insanlık tarihinin gördüğü en büyük soykırıma karşı dünyanın hemen her yerinde vicdan ve insaf sahibi insanlar ayağa kalkmakta, hesap sormaya başlamaktadırlar. İnşallah Filistin meselesini sonuna kadar götüreceğiz." ifadelerini kullandı. ABD ile İran arasındaki müzakerelere de değinen Kurtulmuş, şunları kaydetti: "İsviçre'de ABD ile İran arasında yapılan müzakerelerde olumlu bir noktaya gelinmiş olmasını da takdirle karşıladığımızı ifade etmek istiyorum. Ümit ederiz ki bu anlaşmaya sadık kalınır, bu müzakereler sonuna kadar olumlu bir şekilde seyreder ve İran'a karşı tahmil edilen Amerika ve İsrail tarafından yüklenen bu savaş artık ilanihaye sona erdirilerek tam manasıyla bir barış ortamı temin edilir. Bu süreçte başta İsrail'in siyonist rejimi olmak üzere bazı unsurların bu süreci provoke etmemesi için de olağanüstü dikkatli davranılması gerektiğinin altını çizmek istiyorum. Ayrıca Amerika ile İran arasındaki müzakerelerin önemli bir parçası olarak gördüğümüz Lübnan'daki İsrail saldırganlığının da sona erdirilmesinin hayati bir önem taşıdığını ifade etmek istiyorum. Lübnan Lübnanlılarındır, Filistin Filistinlilerindir. Bu ülkelerin üzerinde İsrail'in hiçbir hakkı olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır. Bir kere daha İslam İşbirliği Teşkilatının Parlamento Birliği'nin 20. toplantısında buradan deklare etmek istiyoruz ki İsrail'deki siyonist rejim ne kadar arz-ı mevud denilen asla uygulanamayacak vadedilmiş topraklar fikrine sahip olursa olsun bölge halkları vadedilmiş topraklar fikrine asla fırsat, prim vermeyecektir. Çünkü biliyoruz ki Tanrı hiçbir toprağı, hiçbir din, ırk mensubuna vadetmemiştir. Dediğim gibi, Suriye Suriyelilerindir, İran İranlılarındır, Lübnan Lübnanlılarındır ve Filistin Filistinlilerindir." Kurtulmuş, siyonist İsrail rejiminin saldırganlığına karşı bütün İslam ülkelerinin ortak bir şuurla hareket etmesinin zorunlu olduğunu söyledi. Kafkaslar'daki gelişmelere de dikkati çeken Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Azerbaycan'ın Karabağ toprakları yaklaşık 30 yılı aşkın hukuksuz bir şekilde Ermeniler tarafından işgal edildi. Azerbaycan'ın büyük bir başarıyla kazandığı zaferin sonucunda bu topraklar azat oldu ve şimdi yeni bir dönemin kapıları Kafkaslar'da da açıldı. Azerbaycan ile Ermenistan arasında sürdürülen ve önemli bir başarı sağlanan barış müzakerelerini de takdirle karşıladığımızı, Kafkaslar'daki bu barış sürecinin sonuna kadar yanında ve destekçisi olduğumuzu ifade ediyorum ve ümit ediyorum ki ABD- İran barışında olduğu gibi Kafkaslar'da da Azerbaycan ve Ermenistan arasında kalıcı, nihai bir barış olur ve kıyamete kadar bu topraklar da barışın ve esenliğin hüküm sürdüğü bir bölge olur." TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği (İSİPAB) 20. Konferansı kapsamında İran İslami Danışma Meclisi Başkanı Mohammad Bagher Ghalibaf ile bir araya geldi.
24 Haziran 2026 13:21

Tbmm Başkanı Kurtulmuş, Umman Meclisi Başkanı Al Maawali İle Bir Araya Geldi
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği (İSİPAB) 20. Konferansı dolayısıyla Bakü'de bulunuyor. TBMM Başkanı Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Sahip olduğumuz bu önemli fırsatların, yaşadığımız dönemin şartlarını da iyi değerlendirerek farkına varmak ve gereğini yerine getirmek durumundayız. 2 milyarı aşkın nüfusu, 57 üye ülkesiyle Birleşmiş Milletler'den sonra dünyanın en önemli uluslararası teşkilatına sahip olan yapısı, yer altı ve yerüstü kaynakları, muhteşem bir ekonomik kalkınma potansiyeli ve genç nüfusuyla birlikte İslam dünyası yeni dönemin, yeni kurulacak olan dünya sisteminin önemli güç merkezlerinden birisi olmaya adaydır ve bu istikamette çalışmalarımızı yoğunlaştırmak durumundayız. Bunun için öncelikle kendimizin, gücümüzün farkına varmamız lazım ve özgüven içerisinde geleceğe hazırlanmamız gerekir." Kurtulmuş, birlik ve kardeşliğin tesisi için çalışmalar yapmanın mecburiyetine işaret ederek, "Aksi takdirde bu büyük zaafla, İslam dünyasının hemen her yerinin fevkalade büyük tehditlerle karşı karşıya kalacağı açıktır. Mezhebi, etnik, siyasi ve fikri farklılıklarımızı aramızda bir gerilim ve çatışma vesilesi değil, tam tersine ümmetin zenginliğinin kaynağı olarak görmek ve ona göre hareket etmek mecburiyetindeyiz." ifadelerini kullandı. Filistin meselesinin gelecek dönemde İslam dünyası için ortak bir çaba ve gaye olduğunu belirten Kurtulmuş, "Filistin, sadece Müslümanların değil, insaf ve vicdan sahibi bütün insanların ortak bir meselesi olmuştur. Filistin'de yaşanan insanlık tarihinin gördüğü en büyük soykırıma karşı dünyanın hemen her yerinde vicdan ve insaf sahibi insanlar ayağa kalkmakta, hesap sormaya başlamaktadırlar. İnşallah Filistin meselesini sonuna kadar götüreceğiz." ifadelerini kullandı. ABD ile İran arasındaki müzakerelere de değinen Kurtulmuş, şunları kaydetti: "İsviçre'de ABD ile İran arasında yapılan müzakerelerde olumlu bir noktaya gelinmiş olmasını da takdirle karşıladığımızı ifade etmek istiyorum. Ümit ederiz ki bu anlaşmaya sadık kalınır, bu müzakereler sonuna kadar olumlu bir şekilde seyreder ve İran'a karşı tahmil edilen Amerika ve İsrail tarafından yüklenen bu savaş artık ilanihaye sona erdirilerek tam manasıyla bir barış ortamı temin edilir. Bu süreçte başta İsrail'in siyonist rejimi olmak üzere bazı unsurların bu süreci provoke etmemesi için de olağanüstü dikkatli davranılması gerektiğinin altını çizmek istiyorum. Ayrıca Amerika ile İran arasındaki müzakerelerin önemli bir parçası olarak gördüğümüz Lübnan'daki İsrail saldırganlığının da sona erdirilmesinin hayati bir önem taşıdığını ifade etmek istiyorum. Lübnan Lübnanlılarındır, Filistin Filistinlilerindir. Bu ülkelerin üzerinde İsrail'in hiçbir hakkı olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır. Bir kere daha İslam İşbirliği Teşkilatının Parlamento Birliği'nin 20. toplantısında buradan deklare etmek istiyoruz ki İsrail'deki siyonist rejim ne kadar arz-ı mevud denilen asla uygulanamayacak vadedilmiş topraklar fikrine sahip olursa olsun bölge halkları vadedilmiş topraklar fikrine asla fırsat, prim vermeyecektir. Çünkü biliyoruz ki Tanrı hiçbir toprağı, hiçbir din, ırk mensubuna vadetmemiştir. Dediğim gibi, Suriye Suriyelilerindir, İran İranlılarındır, Lübnan Lübnanlılarındır ve Filistin Filistinlilerindir." Kurtulmuş, siyonist İsrail rejiminin saldırganlığına karşı bütün İslam ülkelerinin ortak bir şuurla hareket etmesinin zorunlu olduğunu söyledi. Kafkaslar'daki gelişmelere de dikkati çeken Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Azerbaycan'ın Karabağ toprakları yaklaşık 30 yılı aşkın hukuksuz bir şekilde Ermeniler tarafından işgal edildi. Azerbaycan'ın büyük bir başarıyla kazandığı zaferin sonucunda bu topraklar azat oldu ve şimdi yeni bir dönemin kapıları Kafkaslar'da da açıldı. Azerbaycan ile Ermenistan arasında sürdürülen ve önemli bir başarı sağlanan barış müzakerelerini de takdirle karşıladığımızı, Kafkaslar'daki bu barış sürecinin sonuna kadar yanında ve destekçisi olduğumuzu ifade ediyorum ve ümit ediyorum ki ABD- İran barışında olduğu gibi Kafkaslar'da da Azerbaycan ve Ermenistan arasında kalıcı, nihai bir barış olur ve kıyamete kadar bu topraklar da barışın ve esenliğin hüküm sürdüğü bir bölge olur."
24 Haziran 2026 20:56

Tbmm Başkanı Kurtulmuş'tan Bakü'de Diplomasi Trafiği
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği (İSİPAB) 20. Konferansı dolayısıyla Bakü'de bulunuyor. TBMM Başkanı Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Sahip olduğumuz bu önemli fırsatların, yaşadığımız dönemin şartlarını da iyi değerlendirerek farkına varmak ve gereğini yerine getirmek durumundayız. 2 milyarı aşkın nüfusu, 57 üye ülkesiyle Birleşmiş Milletler'den sonra dünyanın en önemli uluslararası teşkilatına sahip olan yapısı, yer altı ve yerüstü kaynakları, muhteşem bir ekonomik kalkınma potansiyeli ve genç nüfusuyla birlikte İslam dünyası yeni dönemin, yeni kurulacak olan dünya sisteminin önemli güç merkezlerinden birisi olmaya adaydır ve bu istikamette çalışmalarımızı yoğunlaştırmak durumundayız. Bunun için öncelikle kendimizin, gücümüzün farkına varmamız lazım ve özgüven içerisinde geleceğe hazırlanmamız gerekir." Kurtulmuş, birlik ve kardeşliğin tesisi için çalışmalar yapmanın mecburiyetine işaret ederek, "Aksi takdirde bu büyük zaafla, İslam dünyasının hemen her yerinin fevkalade büyük tehditlerle karşı karşıya kalacağı açıktır. Mezhebi, etnik, siyasi ve fikri farklılıklarımızı aramızda bir gerilim ve çatışma vesilesi değil, tam tersine ümmetin zenginliğinin kaynağı olarak görmek ve ona göre hareket etmek mecburiyetindeyiz." ifadelerini kullandı. Filistin meselesinin gelecek dönemde İslam dünyası için ortak bir çaba ve gaye olduğunu belirten Kurtulmuş, "Filistin, sadece Müslümanların değil, insaf ve vicdan sahibi bütün insanların ortak bir meselesi olmuştur. Filistin'de yaşanan insanlık tarihinin gördüğü en büyük soykırıma karşı dünyanın hemen her yerinde vicdan ve insaf sahibi insanlar ayağa kalkmakta, hesap sormaya başlamaktadırlar. İnşallah Filistin meselesini sonuna kadar götüreceğiz." ifadelerini kullandı. ABD ile İran arasındaki müzakerelere de değinen Kurtulmuş, şunları kaydetti: "İsviçre'de ABD ile İran arasında yapılan müzakerelerde olumlu bir noktaya gelinmiş olmasını da takdirle karşıladığımızı ifade etmek istiyorum. Ümit ederiz ki bu anlaşmaya sadık kalınır, bu müzakereler sonuna kadar olumlu bir şekilde seyreder ve İran'a karşı tahmil edilen Amerika ve İsrail tarafından yüklenen bu savaş artık ilanihaye sona erdirilerek tam manasıyla bir barış ortamı temin edilir. Bu süreçte başta İsrail'in siyonist rejimi olmak üzere bazı unsurların bu süreci provoke etmemesi için de olağanüstü dikkatli davranılması gerektiğinin altını çizmek istiyorum. Ayrıca Amerika ile İran arasındaki müzakerelerin önemli bir parçası olarak gördüğümüz Lübnan'daki İsrail saldırganlığının da sona erdirilmesinin hayati bir önem taşıdığını ifade etmek istiyorum. Lübnan Lübnanlılarındır, Filistin Filistinlilerindir. Bu ülkelerin üzerinde İsrail'in hiçbir hakkı olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır. Bir kere daha İslam İşbirliği Teşkilatının Parlamento Birliği'nin 20. toplantısında buradan deklare etmek istiyoruz ki İsrail'deki siyonist rejim ne kadar arz-ı mevud denilen asla uygulanamayacak vadedilmiş topraklar fikrine sahip olursa olsun bölge halkları vadedilmiş topraklar fikrine asla fırsat, prim vermeyecektir. Çünkü biliyoruz ki Tanrı hiçbir toprağı, hiçbir din, ırk mensubuna vadetmemiştir. Dediğim gibi, Suriye Suriyelilerindir, İran İranlılarındır, Lübnan Lübnanlılarındır ve Filistin Filistinlilerindir." Kurtulmuş, siyonist İsrail rejiminin saldırganlığına karşı bütün İslam ülkelerinin ortak bir şuurla hareket etmesinin zorunlu olduğunu söyledi. Kafkaslar'daki gelişmelere de dikkati çeken Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Azerbaycan'ın Karabağ toprakları yaklaşık 30 yılı aşkın hukuksuz bir şekilde Ermeniler tarafından işgal edildi. Azerbaycan'ın büyük bir başarıyla kazandığı zaferin sonucunda bu topraklar azat oldu ve şimdi yeni bir dönemin kapıları Kafkaslar'da da açıldı. Azerbaycan ile Ermenistan arasında sürdürülen ve önemli bir başarı sağlanan barış müzakerelerini de takdirle karşıladığımızı, Kafkaslar'daki bu barış sürecinin sonuna kadar yanında ve destekçisi olduğumuzu ifade ediyorum ve ümit ediyorum ki ABD- İran barışında olduğu gibi Kafkaslar'da da Azerbaycan ve Ermenistan arasında kalıcı, nihai bir barış olur ve kıyamete kadar bu topraklar da barışın ve esenliğin hüküm sürdüğü bir bölge olur."
24 Haziran 2026 19:33

Tbmm Başkanı Kurtulmuş: İslam Dünyasının A'dan Z'ye Topyekun Bir Reform Sürecine İhtiyacı Var
Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin TBMM Başkanı Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Sahip olduğumuz bu önemli fırsatların, yaşadığımız dönemin şartlarını da iyi değerlendirerek farkına varmak ve gereğini yerine getirmek durumundayız. 2 milyarı aşkın nüfusu, 57 üye ülkesiyle Birleşmiş Milletler'den sonra dünyanın en önemli uluslararası teşkilatına sahip olan yapısı, yer altı ve yerüstü kaynakları, muhteşem bir ekonomik kalkınma potansiyeli ve genç nüfusuyla birlikte İslam dünyası yeni dönemin, yeni kurulacak olan dünya sisteminin önemli güç merkezlerinden birisi olmaya adaydır ve bu istikamette çalışmalarımızı yoğunlaştırmak durumundayız. Bunun için öncelikle kendimizin, gücümüzün farkına varmamız lazım ve özgüven içerisinde geleceğe hazırlanmamız gerekir." Kurtulmuş, birlik ve kardeşliğin tesisi için çalışmalar yapmanın mecburiyetine işaret ederek, "Aksi takdirde bu büyük zaafla, İslam dünyasının hemen her yerinin fevkalade büyük tehditlerle karşı karşıya kalacağı açıktır. Mezhebi, etnik, siyasi ve fikri farklılıklarımızı aramızda bir gerilim ve çatışma vesilesi değil, tam tersine ümmetin zenginliğinin kaynağı olarak görmek ve ona göre hareket etmek mecburiyetindeyiz." ifadelerini kullandı. TBMM Başkanı Kurtulmuş, yeni dönemde eski ezberlerle yol almanın mümkün olmadığına işaret ederek, şunları söyledi: "Eski ezberlerin baştan ayağa değişmek zorunda olduğu, yeni birtakım yaklaşımları hayata geçirmek için uzun uzun da vaktimizin olmadığı bir dönemin başındayız. Onun için diyorum ki İslam dünyasının A'dan Z'ye topyekun bir reform sürecine ihtiyacı vardır. Reformdan kastım, aslımızdan kopmak, köklerimizden uzaklaşmak, İslami değerleri bir kenara bırakmak değil, tam tersi Hazreti Peygamber ve Asrı Saadet'in bize gösterdiği ölçüde yeniden değerlerimizle buluşarak, değerlerimizi asrın idraki içerisinde yeniden üretmek mecburiyetidir. Bu çerçevede özellikle siyasi, kurumsal ve fikri reformların İslam ülkelerinin en temel meselelerinden birisi olduğunun altını çizmek isterim." Bu reformların ana fikrinin "adalet", "ehliyet", "şura" ve "hesap verebilirlik prensibi" şeklinde dört ana sütun üzerinde yükselmesi gerektiğini dile getiren Kurtulmuş, "Bu prensipler üzerinde gelişecek olan İslam ülkeleri arasında işbirliği ve geleceği birlikte kurma iradesi, Allah'ın izniyle dünyaya da yol gösterecek yeni bir dönemin başlangıcı olacaktır." diye konuştu. ABD ile İran arasındaki müzakerelere de değinen Kurtulmuş, şunları kaydetti: "İsviçre'de ABD ile İran arasında yapılan müzakerelerde olumlu bir noktaya gelinmiş olmasını da takdirle karşıladığımızı ifade etmek istiyorum. Ümit ederiz ki bu anlaşmaya sadık kalınır, bu müzakereler sonuna kadar olumlu bir şekilde seyreder ve İran'a karşı tahmil edilen Amerika ve İsrail tarafından yüklenen bu savaş artık ilanihaye sona erdirilerek tam manasıyla bir barış ortamı temin edilir. Bu süreçte başta İsrail'in siyonist rejimi olmak üzere bazı unsurların bu süreci provoke etmemesi için de olağanüstü dikkatli davranılması gerektiğinin altını çizmek istiyorum. Ayrıca Amerika ile İran arasındaki müzakerelerin önemli bir parçası olarak gördüğümüz Lübnan'daki İsrail saldırganlığının da sona erdirilmesinin hayati bir önem taşıdığını ifade etmek istiyorum. Lübnan Lübnanlılarındır, Filistin Filistinlilerindir. Bu ülkelerin üzerinde İsrail'in hiçbir hakkı olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır. Bir kere daha İslam İşbirliği Teşkilatının Parlamento Birliği'nin 20. toplantısında buradan deklare etmek istiyoruz ki İsrail'deki siyonist rejim ne kadar arz-ı mevud denilen asla uygulanamayacak vadedilmiş topraklar fikrine sahip olursa olsun bölge halkları vadedilmiş topraklar fikrine asla fırsat, prim vermeyecektir. Çünkü biliyoruz ki Tanrı hiçbir toprağı, hiçbir din, ırk mensubuna vadetmemiştir. Dediğim gibi, Suriye Suriyelilerindir, İran İranlılarındır, Lübnan Lübnanlılarındır ve Filistin Filistinlilerindir." Kurtulmuş, siyonist İsrail rejiminin saldırganlığına karşı bütün İslam ülkelerinin ortak bir şuurla hareket etmesinin zorunlu olduğunu söyledi. Kafkaslar'daki gelişmelere de dikkati çeken Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Azerbaycan'ın Karabağ toprakları yaklaşık 30 yılı aşkın hukuksuz bir şekilde Ermeniler tarafından işgal edildi. Azerbaycan'ın büyük bir başarıyla kazandığı zaferin sonucunda bu topraklar azat oldu ve şimdi yeni bir dönemin kapıları Kafkaslar'da da açıldı. Azerbaycan ile Ermenistan arasında sürdürülen ve önemli bir başarı sağlanan barış müzakerelerini de takdirle karşıladığımızı, Kafkaslar'daki bu barış sürecinin sonuna kadar yanında ve destekçisi olduğumuzu ifade ediyorum ve ümit ediyorum ki ABD- İran barışında olduğu gibi Kafkaslar'da da Azerbaycan ve Ermenistan arasında kalıcı, nihai bir barış olur ve kıyamete kadar bu topraklar da barışın ve esenliğin hüküm sürdüğü bir bölge olur."
24 Haziran 2026 13:43

Tbmm Başkanı Kurtulmuş: İslam Dünyasının A'dan Z'ye Topyekun Bir Reform Sürecine İhtiyacı Var
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği (İSİPAB) 20'nci Konferansı'nın Açılış Oturumu'ndaki konuşmasına, toplantının son derece önemli bir dönemde gerçekleştirildiğini söyledi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, yeni dönemde eski ezberlerle yol almanın mümkün olmadığına işaret ederek, şunları söyledi: "Eski ezberlerin baştan ayağa değişmek zorunda olduğu, yeni birtakım yaklaşımları hayata geçirmek için uzun uzun da vaktimizin olmadığı bir dönemin başındayız. Onun için diyorum ki İslam dünyasının A'dan Z'ye topyekun bir reform sürecine ihtiyacı vardır. Reformdan kastım, aslımızdan kopmak, köklerimizden uzaklaşmak, İslami değerleri bir kenara bırakmak değil, tam tersi Hazreti Peygamber ve Asrı Saadet'in bize gösterdiği ölçüde yeniden değerlerimizle buluşarak, değerlerimizi asrın idraki içerisinde yeniden üretmek mecburiyetidir. Bu çerçevede özellikle siyasi, kurumsal ve fikri reformların İslam ülkelerinin en temel meselelerinden birisi olduğunun altını çizmek isterim." Bu reformların ana fikrinin "adalet", "ehliyet", "şura" ve "hesap verebilirlik prensibi" şeklinde dört ana sütun üzerinde yükselmesi gerektiğini dile getiren Kurtulmuş, "Bu prensipler üzerinde gelişecek olan İslam ülkeleri arasında işbirliği ve geleceği birlikte kurma iradesi, Allah'ın izniyle dünyaya da yol gösterecek yeni bir dönemin başlangıcı olacaktır." diye konuştu. Filistin meselesinin gelecek dönemde İslam dünyası için ortak bir çaba ve gaye olduğunu belirten Kurtulmuş, "Filistin, sadece Müslümanların değil, insaf ve vicdan sahibi bütün insanların ortak bir meselesi olmuştur. Filistin'de yaşanan insanlık tarihinin gördüğü en büyük soykırıma karşı dünyanın hemen her yerinde vicdan ve insaf sahibi insanlar ayağa kalkmakta, hesap sormaya başlamaktadırlar. İnşallah Filistin meselesini sonuna kadar götüreceğiz." ifadelerini kullandı. ABD ile İran arasındaki müzakerelere de değinen Kurtulmuş, şunları kaydetti: "İsviçre'de ABD ile İran arasında yapılan müzakerelerde olumlu bir noktaya gelinmiş olmasını da takdirle karşıladığımızı ifade etmek istiyorum. Ümit ederiz ki bu anlaşmaya sadık kalınır, bu müzakereler sonuna kadar olumlu bir şekilde seyreder ve İran'a karşı tahmil edilen Amerika ve İsrail tarafından yüklenen bu savaş artık ilanihaye sona erdirilerek tam manasıyla bir barış ortamı temin edilir. Bu süreçte başta İsrail'in siyonist rejimi olmak üzere bazı unsurların bu süreci provoke etmemesi için de olağanüstü dikkatli davranılması gerektiğinin altını çizmek istiyorum. Ayrıca Amerika ile İran arasındaki müzakerelerin önemli bir parçası olarak gördüğümüz Lübnan'daki İsrail saldırganlığının da sona erdirilmesinin hayati bir önem taşıdığını ifade etmek istiyorum. Lübnan Lübnanlılarındır, Filistin Filistinlilerindir. Bu ülkelerin üzerinde İsrail'in hiçbir hakkı olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır. Bir kere daha İslam İşbirliği Teşkilatının Parlamento Birliği'nin 20. toplantısında buradan deklare etmek istiyoruz ki İsrail'deki siyonist rejim ne kadar arz-ı mevud denilen asla uygulanamayacak vadedilmiş topraklar fikrine sahip olursa olsun bölge halkları vadedilmiş topraklar fikrine asla fırsat, prim vermeyecektir. Çünkü biliyoruz ki Tanrı hiçbir toprağı, hiçbir din, ırk mensubuna vadetmemiştir. Dediğim gibi, Suriye Suriyelilerindir, İran İranlılarındır, Lübnan Lübnanlılarındır ve Filistin Filistinlilerindir." Kurtulmuş, siyonist İsrail rejiminin saldırganlığına karşı bütün İslam ülkelerinin ortak bir şuurla hareket etmesinin zorunlu olduğunu söyledi. Kafkaslar'daki gelişmelere de dikkati çeken Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Azerbaycan'ın Karabağ toprakları yaklaşık 30 yılı aşkın hukuksuz bir şekilde Ermeniler tarafından işgal edildi. Azerbaycan'ın büyük bir başarıyla kazandığı zaferin sonucunda bu topraklar azat oldu ve şimdi yeni bir dönemin kapıları Kafkaslar'da da açıldı. Azerbaycan ile Ermenistan arasında sürdürülen ve önemli bir başarı sağlanan barış müzakerelerini de takdirle karşıladığımızı, Kafkaslar'daki bu barış sürecinin sonuna kadar yanında ve destekçisi olduğumuzu ifade ediyorum ve ümit ediyorum ki ABD- İran barışında olduğu gibi Kafkaslar'da da Azerbaycan ve Ermenistan arasında kalıcı, nihai bir barış olur ve kıyamete kadar bu topraklar da barışın ve esenliğin hüküm sürdüğü bir bölge olur."
24 Haziran 2026 13:55

Tbmm Başkan Kurtulmuş: İslam Dünyasının Reform Sürecine İhtiyacı Vardır
TBMM Başkanı Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Sahip olduğumuz bu önemli fırsatların, yaşadığımız dönemin şartlarını da iyi değerlendirerek farkına varmak ve gereğini yerine getirmek durumundayız. 2 milyarı aşkın nüfusu, 57 üye ülkesiyle Birleşmiş Milletler'den sonra dünyanın en önemli uluslararası teşkilatına sahip olan yapısı, yer altı ve yerüstü kaynakları, muhteşem bir ekonomik kalkınma potansiyeli ve genç nüfusuyla birlikte İslam dünyası yeni dönemin, yeni kurulacak olan dünya sisteminin önemli güç merkezlerinden birisi olmaya adaydır ve bu istikamette çalışmalarımızı yoğunlaştırmak durumundayız. Bunun için öncelikle kendimizin, gücümüzün farkına varmamız lazım ve özgüven içerisinde geleceğe hazırlanmamız gerekir." Kurtulmuş, birlik ve kardeşliğin tesisi için çalışmalar yapmanın mecburiyetine işaret ederek, "Aksi takdirde bu büyük zaafla, İslam dünyasının hemen her yerinin fevkalade büyük tehditlerle karşı karşıya kalacağı açıktır. Mezhebi, etnik, siyasi ve fikri farklılıklarımızı aramızda bir gerilim ve çatışma vesilesi değil, tam tersine ümmetin zenginliğinin kaynağı olarak görmek ve ona göre hareket etmek mecburiyetindeyiz." ifadelerini kullandı. "Filistin, insaf ve vicdan sahibi bütün insanların ortak bir meselesi olmuştur" Filistin meselesinin gelecek dönemde İslam dünyası için ortak bir çaba ve gaye olduğunu belirten Kurtulmuş, "Filistin, sadece Müslümanların değil, insaf ve vicdan sahibi bütün insanların ortak bir meselesi olmuştur. Filistin'de yaşanan insanlık tarihinin gördüğü en büyük soykırıma karşı dünyanın hemen her yerinde vicdan ve insaf sahibi insanlar ayağa kalkmakta, hesap sormaya başlamaktadırlar. İnşallah Filistin meselesini sonuna kadar götüreceğiz." ifadelerini kullandı. "Lübnan Lübnanlılarındır, Filistin Filistinlilerindir" ABD ile İran arasındaki müzakerelere de değinen Kurtulmuş, şunları kaydetti: "İsviçre'de ABD ile İran arasında yapılan müzakerelerde olumlu bir noktaya gelinmiş olmasını da takdirle karşıladığımızı ifade etmek istiyorum. Ümit ederiz ki bu anlaşmaya sadık kalınır, bu müzakereler sonuna kadar olumlu bir şekilde seyreder ve İran'a karşı tahmil edilen Amerika ve İsrail tarafından yüklenen bu savaş artık ilanihaye sona erdirilerek tam manasıyla bir barış ortamı temin edilir. Bu süreçte başta İsrail'in siyonist rejimi olmak üzere bazı unsurların bu süreci provoke etmemesi için de olağanüstü dikkatli davranılması gerektiğinin altını çizmek istiyorum. Ayrıca Amerika ile İran arasındaki müzakerelerin önemli bir parçası olarak gördüğümüz Lübnan'daki İsrail saldırganlığının da sona erdirilmesinin hayati bir önem taşıdığını ifade etmek istiyorum. Lübnan Lübnanlılarındır, Filistin Filistinlilerindir. Bu ülkelerin üzerinde İsrail'in hiçbir hakkı olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır. Bir kere daha İslam İşbirliği Teşkilatının Parlamento Birliği'nin 20. toplantısında buradan deklare etmek istiyoruz ki İsrail'deki siyonist rejim ne kadar arz-ı mevud denilen asla uygulanamayacak vadedilmiş topraklar fikrine sahip olursa olsun bölge halkları vadedilmiş topraklar fikrine asla fırsat, prim vermeyecektir. Çünkü biliyoruz ki Tanrı hiçbir toprağı, hiçbir din, ırk mensubuna vadetmemiştir. Dediğim gibi, Suriye Suriyelilerindir, İran İranlılarındır, Lübnan Lübnanlılarındır ve Filistin Filistinlilerindir." Kurtulmuş, siyonist İsrail rejiminin saldırganlığına karşı bütün İslam ülkelerinin ortak bir şuurla hareket etmesinin zorunlu olduğunu söyledi. "Azerbaycan ile Ermenistan arasında sürdürülen barış müzakerelerini takdirle karşılıyoruz" Kafkaslar'daki gelişmelere de dikkati çeken Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Azerbaycan'ın Karabağ toprakları yaklaşık 30 yılı aşkın hukuksuz bir şekilde Ermeniler tarafından işgal edildi. Azerbaycan'ın büyük bir başarıyla kazandığı zaferin sonucunda bu topraklar azat oldu ve şimdi yeni bir dönemin kapıları Kafkaslar'da da açıldı. Azerbaycan ile Ermenistan arasında sürdürülen ve önemli bir başarı sağlanan barış müzakerelerini de takdirle karşıladığımızı, Kafkaslar'daki bu barış sürecinin sonuna kadar yanında ve destekçisi olduğumuzu ifade ediyorum ve ümit ediyorum ki ABD- İran barışında olduğu gibi Kafkaslar'da da Azerbaycan ve Ermenistan arasında kalıcı, nihai bir barış olur ve kıyamete kadar bu topraklar da barışın ve esenliğin hüküm sürdüğü bir bölge olur."
24 Haziran 2026 13:39

Tbmm Başkanı Kurtulmuş: İslam Dünyasının Topyekun Bir Reform Sürecine İhtiyacı Var
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, "İslam dünyasının A'dan Z'ye topyekun bir reform sürecine ihtiyacı vardır. Reformdan kastım, aslımızdan kopmak, köklerimizden uzaklaşmak, İslami değerleri bir kenara bırakmak değil, tam tersi Hazreti Peygamber ve Asr-ı Saadet'in bize gösterdiği ölçüde yeniden değerlerimizle buluşarak, değerlerimizi asrın idraki içerisinde yeniden üretmek mecburiyetidir" dedi. Kurtulmuş, "Sahip olduğumuz bu önemli fırsatların, yaşadığımız dönemin şartlarını da iyi değerlendirerek farkına varmak ve gereğini yerine getirmek durumundayız. 2 milyarı aşkın nüfusu, 57 üye ülkesiyle Birleşmiş Milletlerden sonra dünyanın en önemli uluslararası teşkilatına sahip olan yapısı, yer altı ve yerüstü kaynakları, muhteşem bir ekonomik kalkınma potansiyeli ve genç nüfusuyla birlikte İslam dünyası yeni dönemin, yeni kurulacak olan dünya sisteminin önemli güç merkezlerinden birisi olmaya adaydır ve bu istikamette çalışmalarımızı yoğunlaştırmak durumundayız. Bunun için öncelikle kendimizin, gücümüzün farkına varmamız lazım ve özgüven içerisinde geleceğe hazırlanmamız gerekir" ifadelerini kullandı. Filistin meselesinin gelecek dönemde İslam dünyası için ortak bir çaba ve gaye olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, "Filistin, sadece Müslümanların değil, insaf ve vicdan sahibi bütün insanların ortak bir meselesi olmuştur. Filistin'de yaşanan insanlık tarihinin gördüğü en büyük soykırıma karşı dünyanın hemen her yerinde vicdan ve insaf sahibi insanlar ayağa kalkmakta, hesap sormaya başlamaktadırlar. İnşallah Filistin meselesini sonuna kadar götüreceğiz" değerlendirmesinde bulundu. ABD ile İran arasındaki müzakerelere de değinen Kurtulmuş, şunları kaydetti: "İsviçre'de ABD ile İran arasında yapılan müzakerelerde olumlu bir noktaya gelinmiş olmasını da takdirle karşıladığımızı ifade etmek istiyorum. Ümit ederiz ki bu anlaşmaya sadık kalınır, bu müzakereler sonuna kadar olumlu bir şekilde seyreder ve İran'a karşı tahmil edilen Amerika ve İsrail tarafından yüklenen bu savaş artık ilanihaye sona erdirilerek tam manasıyla bir barış ortamı temin edilir. Bu süreçte başta İsrail'in siyonist rejimi olmak üzere bazı unsurların bu süreci provoke etmemesi için de olağanüstü dikkatli davranılması gerektiğinin altını çizmek istiyorum. Ayrıca Amerika ile İran arasındaki müzakerelerin önemli bir parçası olarak gördüğümüz Lübnan'daki İsrail saldırganlığının da sona erdirilmesinin hayati bir önem taşıdığını ifade etmek istiyorum. Lübnan Lübnanlılarındır, Filistin Filistinlilerindir. Bu ülkelerin üzerinde İsrail'in hiçbir hakkı olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır. Bir kere daha İslam İşbirliği Teşkilatının Parlamento Birliği'nin 20'nci toplantısında buradan deklare etmek istiyoruz ki İsrail'deki siyonist rejim arz-ı mevud denilen asla uygulanamayacak vadedilmiş topraklar fikrine sahip olursa olsun bölge halkları vadedilmiş topraklar fikrine asla fırsat, prim vermeyecektir. Çünkü biliyoruz ki Tanrı hiçbir toprağı, hiçbir din, ırk mensubuna vadetmemiştir. Dediğim gibi, Suriye Suriyelilerindir, İran İranlılarındır, Lübnan Lübnanlılarındır ve Filistin Filistinlilerindir" Kurtulmuş, siyonist İsrail rejiminin saldırganlığına karşı bütün İslam ülkelerinin ortak bir şuurla hareket etmesinin zorunlu olduğunu aktardı. Kafkaslar'daki gelişmelere de dikkati çeken Kurtulmuş, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Azerbaycan'ın Karabağ toprakları yaklaşık 30 yılı aşkın hukuksuz bir şekilde Ermeniler tarafından işgal edildi. Azerbaycan'ın büyük bir başarıyla kazandığı zaferin sonucunda bu topraklar azat oldu ve şimdi yeni bir dönemin kapıları Kafkaslar'da da açıldı. Azerbaycan ile Ermenistan arasında sürdürülen ve önemli bir başarı sağlanan barış müzakerelerini de takdirle karşıladığımızı, Kafkaslar'daki bu barış sürecinin sonuna kadar yanında ve destekçisi olduğumuzu ifade ediyorum ve ümit ediyorum ki ABD- İran barışında olduğu gibi Kafkaslar'da da Azerbaycan ve Ermenistan arasında kalıcı, nihai bir barış olur ve kıyamete kadar bu topraklar da barışın ve esenliğin hüküm sürdüğü bir bölge olur" Kurtulmuş, yeni bir dünyanın kuruluşunda İslam dünyasının yeni döneme hazırlıklı olmasını temenni ettiğini belirterek sözlerini noktaladı.
24 Haziran 2026 13:46

Tbmm Başkanı Numan Kurtulmuş, Azerbaycan Başbakanı Ali Esedov İle Bir Araya Geldi
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Azerbaycan'da gerçekleştirdiği görüşmelerde ilişkilerin güçlendirilmesine vurgu yaptı. Kurtulmuş, İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği (İSİPAB) 20. Konferansı dolayısıyla bulunduğu Azerbaycan'da önemli temaslar gerçekleştiriyor. Görüşmeye; Türkiye-Azerbaycan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Şamil Ayrım, TBMM Katip Üyesi ve İYİ Parti Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz, İSİPAB Türk Grubu Başkanı ve AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Abdürrahim Dusak, AK Parti Nevşehir Milletvekili Emre Çalışkan, MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş ile Türkiye'nin Bakü Büyükelçisi Birol Akgün de katıldı.
24 Haziran 2026 17:39

Tbmm Başkanı Kurtulmuş, Azerbaycan Başbakanı Esedov İle Görüştü
TBMM Başkanı Kurtulmuş, görüşmede, Azerbaycan Milli Meclisinin ev sahipliğinde çok başarılı bir toplantı gerçekleştirildiğini, güzel tartışmaların yapıldığını ve görüşlerin paylaşıldığını belirterek, İSİPAB Konferansı'nın sonuçlarının faydalı olmasını temenni etti. ABD ve İran arasında İsviçre'deki müzakerelerin bölgeye yeni bir pencere açacağını, Orta Doğu'daki dengeleri yakından etkileyeceğini ifade eden Kurtulmuş, barışın kalıcı olmasını temenni etti. Görüşmede, Türkiye-Azerbaycan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Şamil Ayrım, TBMM Katip Üyesi ve İYİ Parti Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz, İSİPAB Türk Grubu Başkanı ve AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Abdürrahim Dusak, AK Parti Nevşehir Milletvekili Emre Çalışkan, MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş ile Türkiye'nin Bakü Büyükelçisi Birol Akgün de yer aldı.
24 Haziran 2026 17:42

Kurtulmuş'tan İslam Dünyasına Reform Çağrısı: Topyekün Bir Dönüşüme İhtiyaç Var
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği (İSİPAB) 20'nci Konferansı'nın Açılış Oturumu'ndaki konuşmasına, Bakü'de bulunmaktan duyduğu memnuniyeti ifade ederek başladı. Bu yeni sistemin en belirgin vasıflarından birinin "çok kutupluluk" olacağının aşikar olduğunu anlatan Kurtulmuş, bu çerçevede çok büyük bir potansiyele sahip olan İslam dünyasına dünyanın geleceğinde fevkalade önemli roller düştüğünü ve İslam dünyasının önünde çok büyük fırsatlar açıldığını vurguladı. TBMM Başkanı Kurtulmuş, yeni dönemde eski ezberlerle yol almanın mümkün olmadığına işaret ederek, şunları söyledi: Bu reformların ana fikrinin "adalet", "ehliyet", "şura" ve "hesap verebilirlik prensibi" olmak üzere dört ana sütun üzerinde yükselmesi gerektiğini dile getiren Kurtulmuş, "Bu prensipler üzerinde gelişecek olan İslam ülkeleri arasında işbirliği ve geleceği birlikte kurma iradesi, Allah'ın izniyle dünyaya da yol gösterecek yeni bir dönemin başlangıcı olacaktır." diye konuştu. Filistin meselesinin gelecek dönemde İslam dünyası için ortak bir çaba ve gaye olduğunu belirten Kurtulmuş, "Filistin, sadece Müslümanların değil, insaf ve vicdan sahibi bütün insanların ortak bir meselesi olmuştur. Filistin'de yaşanan insanlık tarihinin gördüğü en büyük soykırıma karşı dünyanın hemen her yerinde vicdan ve insaf sahibi insanlar ayağa kalkmakta, hesap sormaya başlamaktadırlar. İnşallah Filistin meselesini sonuna kadar götüreceğiz." ifadelerini kullandı. Bir kere daha İslam İşbirliği Teşkilatının Parlamento Birliği'nin 20. toplantısında buradan deklare etmek istiyoruz ki İsrail'deki siyonist rejim arz-ı mevud denilen asla uygulanamayacak vadedilmiş topraklar fikrine sahip olursa olsun bölge halkları vadedilmiş topraklar fikrine asla fırsat, prim vermeyecektir. Dediğim gibi, Suriye Suriyelilerindir, İran İranlılarındır, Lübnan Lübnanlılarındır ve Filistin Filistinlilerindir." Kurtulmuş, siyonist İsrail rejiminin saldırganlığına karşı bütün İslam ülkelerinin ortak bir şuurla hareket etmesinin zorunlu olduğunu söyledi.
24 Haziran 2026 13:12

Numan Kurtulmuş: 'Islam Dünyasında Reforma İhtiyaç Var'
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Bakü'de düzenlenen İSİPAB 20. Konferansı kapsamında hem İran Meclis Başkanı Mohammad Bagher Ghalibaf ile görüştü hem de açılış oturumunda önemli mesajlar verdi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği (İSİPAB) 20. Konferansı kapsamında yoğun diplomasi trafiği yürüttü. "İSLAM DÜNYASININ TOPYEKUN REFORMA İHTİYACI VAR" İSİPAB 20. Konferansı'nın açılışında konuşan Kurtulmuş, İslam dünyasının siyasi, kurumsal ve fikri alanlarda kapsamlı bir reform sürecine ihtiyaç duyduğunu söyledi. GHALIBAF İLE KRİTİK GÖRÜŞME Kurtulmuş, konferans kapsamında İran İslami Danışma Meclisi Başkanı Mohammad Bagher Ghalibaf ile de görüştü.
24 Haziran 2026 15:25

Tbmm Başkanı Kurtulmuş, Bakü'de Azerbaycan Milli Meclisi Başkanı Gafarova İle Görüştü
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği (İSİPAB) 20. Konferansı'na katılmak üzere gittiği Bakü'de, Azerbaycan Milli Meclisi Başkanı Sahiba Gafarova ile ikili bir görüşme gerçekleştirdi.
24 Haziran 2026 20:13

Tbmm Başkanı Kurtulmuş: İslam Dünyası Büyük Bir Potansiyele Sahip
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenen 20'nci İslam İş Birliği Teşkilatı Parlamento Birliği (İSİPAB) Konferansı'nda önemli açıklamalarda bulundu. Kurtulmuş, "İslam dünyası gerçekten büyük bir potansiyele sahip, çok önemli imkanlara sahip olan bir bölge. 2 milyar nüfusu var ve dünyanın hemen hemen bütün stratejik geçiş noktaları İslam dünyasının üzerinden geçiyor" dedi.
24 Haziran 2026 13:40

İlham Aliyev, Numan Kurtulmuş'u Kabul Etti
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği (İSİPAB) 20. Konferansı dolayısıyla Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de bulunuyor. Kabulde, Türkiye-Azerbaycan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Şamil Ayrım, TBMM Katip Üyesi ve İYİ Parti Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz, AK Parti Nevşehir Milletvekili Emre Çalışkan, MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş ile Türkiye'nin Bakü Büyükelçisi Birol Akgün de yer aldı.
24 Haziran 2026 16:01

Tbmm Başkanı Numan Kurtulmuş, Umman Şura Meclisi Başkanı Al Maawali İle Bakü'de Görüştü
Kurtulmuş, resmi ziyaret gerçekleştirdiği Azerbaycan'da İSİPAB 20. Konferansı çerçevesindeki temaslarını sürdürüyor. Kurtulmuş, "Bu süreçte Pakistan ve Katar'ın çok ciddi katkıları oldu. Türkiye olarak biz de perde arkasından her iki dost ve kardeş ülkeye destek verdik" diye belirtti. "İslam dünyası olarak ortak bir strateji etrafında birleşmemiz gerektiğini bir kez daha görmüş olduk" dedi.
24 Haziran 2026 18:43

Tbmm Başkanı Kurtulmuş, Azerbaycan Milli Meclisi Başkanı Gafarova İle Temaslarda Bulundu
Kurtulmuş, İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği (İSİPAB) 20. Konferansı'na katılmak üzere Azerbaycan'a geldi ve temaslarını sürdürüyor. Kurtulmuş, ayrıca Endonezya'dan devralınan İSİPAB Dönem Başkanlığı dolayısıyla Gafarova'yı tebrik etti ve İSİPAB 20'nci Konferansı'nın hayırlı sonuçlar vermesi temennisinde bulundu.
24 Haziran 2026 16:50

Tbmm Başkanı Kurtulmuş Umman Şura Meclisi Başkanı Al Maawali İle Bir Araya Geldi
TBMM Başkanı Kurtulmuş, ABD/İsrail-İran Savaşı'nda Umman'ın arabuluculuk konusunda önemli bir rol üstlendiğini, bu süreçte riskler ve tehditler altında kaldığını dile getirerek, ABD ile İran arasında İsviçre'de yürütülen müzakerenin olumlu sonuçlanması ve barışın kalıcı hale gelmesiyle bölgenin istikrara kavuşacağına inandığını belirtti. Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin İslam dünyasının, İsrail'in Gazze'de 3 senedir sürdürdüğü soykırımdan olduğu gibi bu savaştan da dersler çıkarması gerektiğini belirten Kurtulmuş, İslam dünyasının ve bölge ülkelerinin aralarındaki mezhebi, siyasi, fikri ve etnik farklılıkları bir kenara bırakarak ortak bir strateji etrafında bütünleşmesinin önemine dikkati çekti.
24 Haziran 2026 18:15