×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Yargıtay'dan O Soruya Yanıt: "Düğün Takıları Kimde Kalacak?"

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, düğün takılarının paylaşımına ilişkin yıllardır süren uygulamayı değiştirdi. Bilezik, kolye gibi kadına özgü ziynetler geline; erkeğe takılan para, çeyrek altın ve saat gibi takılar ise damada ait olacak. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024 yılında verdiği kararıyla yıllarca uygulanan takı dağılımını değiştirdi. Dairenin önceki içtihatlarının, "aksine bir anlaşma ya da örf âdet kuralı olmadığı takdirde, düğünde kim tarafından hangi eşe ne verilirse verilsin, ne takılırsa takılsın (ziynet eşyası, altın, döviz, TL gibi...) bunların hepsi kadına ait sayılır" yönünde olduğu hatırlatıldı. Toplumun gelenek ve göreneklerinin zamanla değişikliğe uğradığının vurgulandığı kararda şu ifadelere yer verildi: "Ekonomik ve hukuksal ilişkilerin dinamik yapısı ve özellikle; düğünlerde kadına özgü ziynet eşyalarının dışında, ortak bir yaşam kurma aşamasında olan eşlere maddi katkı sağlamak amacıyla, ekonomik değeri olan başka şeylerin de takılması dikkate alınarak, düğünde eşlere takılan ve ekonomik değeri olan eşyalarla ilgili davalarda, dairemizin içtihatlarında değişikliğe gidilmesi zorunluluğu doğmuştur. Bu konuda dairemizin ilkesel nitelikteki yeni görüşüne göre; taraflar arasında ziynet eşyalarının paylaşımı konusunda anlaşma mevcut ise paylaşım bu anlaşmaya göre gerçekleştirilir. Ziynet eşyalarının paylaşımı konusunda taraflar arasında anlaşma bulunmadığı takdirde yerel örf ve adetin varlığı iddia ve ispat edilirse bu kurala göre paylaşım gerçekleştirilir. Aksi takdirde erkeğe ve kadına takılan/verilen ve ekonomik değer taşıyan her şey kural olarak kendilerine aittir. Ne var ki; takılar içinde karşı cinse özgü (kadına ya da erkeğe özgü) bir şey varsa o cinse verilmiş sayılır. Özgü olma konusunda çekişme varsa ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılmalıdır. Bilirkişi incelemesi sonucunda o şeyin her iki cinse özgü olduğu belirlenmişse, o şey takılan/verilen eşe ait olur. Takı sandığı/torbasına konulan ekonomik değer taşıyan şeyin aidiyeti konusunda; konulan şey kadına ya da erkeğe özgü bir şey ise o cinse verilmiş sayılır, o şeyin her iki cinse özgü olduğu belirlenmişse ortak kabul edilmelidir. Uyuşmazlık, tarafların iddia ve savunmaları da dikkate alınarak bu ilkeler doğrultusunda çözülmelidir. Hemen belirtilmelidir ki, ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Ziynet alacağı davalarında da olağan olan kadına özgü ziynet eşyalarının kadın eşin himayesinde bulunmasıdır. Bunun aksini iddia eden kadın eş iddiasını ispatla mükelleftir. Ziynet eşyası davasında dava konusu altınların varlığı ve bu altınların kadın eşte olmadığı şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanmalıdır. " Somut olayda; 4 adet 22'şer gram bilezik, 3 adet gremse altın (Darphane tarafından basılan, halk arasında 'iki buçukluk' olarak da bilinen yüksek gramajlı bir ziynet ve yatırım altınıdır. Tam 10 adet çeyrek altına veya 2,5 adet tam altına eş değerdir), 10 adet çeyrek altın ve 1 adet 14 gram kolye-zincirin davalı erkek tarafından harcandığı ve davacı kadına iade edilmediği hatırlatıldı.

Kaynak: Habertürk, İhlas Haber Ajansı

17 Temmuz 2026 14:43

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Benzer Haberler

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Boşanmada Düğün Altınları Kimin Sayılacak? Yargıtay Yeni Uygulamayı Açıkladı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024 yılında verdiği içtihat kararıyla yıllarca uygulanan takı dağılımını değiştirdi. Bir boşanma davasında davacı kadın, düğünde damada takılan 6 adet çeyrek altının da kendisine ait olduğunu iddia etti. Karar erkek tarafından temyiz edilince devreye giren Yargıtay 2 Hukuk Dairesi, emsal bir karara imza attı. Dairenin önceki içtihatlarının, "aksine bir anlaşma ya da örf âdet kuralı olmadığı takdirde, düğünde kim tarafından hangi eşe ne verilirse verilsin, ne takılırsa takılsın (ziynet eşyası, altın, döviz, TL vs.) bunların hepsi kadına ait sayılır" yönünde olduğu hatırlatıldı. Ne var ki takılar içinde karşı cinse özgü (kadına ya da erkeğe özgü) bir şey varsa o cinse verilmiş sayılır. ERKEĞE TAKILAN ÇEYREK ALTIN KADINA AİT SAYILAMAZ Somut olayda; 4 adet 22'şer gram bilezik, 3 adet gremse altın (Darphane tarafından basılan, halk arasında 'iki buçukluk' olarak da bilinen yüksek gramajlı bir ziynet ve yatırım altınıdır. Tam 10 adet çeyrek altına veya 2,5 adet tam altına eş değerdir), 10 adet çeyrek altın ve 1 adet 14 gram kolye-zincirin davalı erkek tarafından harcandığı ve davacı kadına iade edilmediği hatırlatıldı. Kararda şöyle denildi: "Bu ziynetler yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak dosyada mevcut bilirkişi raporunda düğün sırasında davalı erkeğe 6 adet çeyrek altın takıldığı açıkça belirlenmiştir. Doğrudan erkeğe takılan ve niteliği itibarıyla kadına özgü ziynet eşyası sayılmayan bu 6 adet çeyrek altının davalı erkeğe ait olduğunun kabulü gerekirken, İlk Derece Mahkemesince toplam 16 adet çeyrek altının tamamının davacı kadın lehine hüküm altına alınması doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece, çeyrek altınlar yönünden yalnızca 10 adet üzerinden kabul kararı verilmesi gerekirken, erkeğe ait olan 6 adet çeyrek altının da davacıya ait kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. " Editör: MELİN ÖZTÜRK

17 Temmuz 2026 10:12

Düğünde Takılanlar İçin Yargıtay'dan Emsal Karar: 'Altınlar Kadına Ait' İçtihadı Değişti

Düğün de takı lan altın ların kime ait olacağına ilişkin tartışmaları bitiren bir karara imza atan 2. Hukuk Dairesi, geçtiğimiz günlerde verdiği kararla takı dağılımının neden değiştiğini detaylı bir şekilde izah etti. Dairenin önceki içtihatlarının, "aksine bir anlaşma ya da örf âdet kuralı olmadığı takdirde, düğünde kim tarafından hangi eşe ne verilirse verilsin, ne takılırsa takılsın (ziynet eşyası, altın, döviz, TL vs.) bunların hepsi kadına ait sayılır" yönünde olduğu hatırlatıldı. GELENEKLER ZAMANLA DEĞİŞTİ: "DEĞİŞİKLİĞE GİDİLMESİ ZORUNLULUĞU DOĞMUŞTUR" Toplumun gelenek ve göreneklerinin zamanla değişikliğe uğradığının vurgulandığı kararda şu ifadelere yer verildi: "Ekonomik ve hukuksal ilişkilerin dinamik yapısı ve özellikle; düğünlerde kadına özgü ziynet eşyalarının dışında, ortak bir yaşam kurma aşamasında olan eşlere maddî katkı sağlamak amacıyla, ekonomik değeri olan başka şeylerin de takılması dikkate alınarak, düğünde eşlere takılan ve ekonomik değeri olan eşyalarla ilgili davalarda, Dairemizin içtihatlarında değişikliğe gidilmesi zorunluluğu doğmuştur. Bu konuda Dairemizin ilkesel nitelikteki yeni görüşüne göre; taraflar arasında ziynet eşyalarının paylaşımı konusunda anlaşma mevcut ise paylaşım bu anlaşmaya göre gerçekleştirilir. ERKEĞE VE KADINA TAKILANLAR KENDİNE AİT Ziynet eşyalarının paylaşımı konusunda taraflar arasında anlaşma bulunmadığı takdirde yerel örf ve adetin varlığı iddia ve ispat edilirse bu kurala göre paylaşım gerçekleştirilir. Aksi takdirde erkeğe ve kadına takılan/verilen ve ekonomik değer taşıyan her şey kural olarak kendilerine aittir. TAKILARDA CİNSE ÖZGÜ BİR ŞEY VARSA O CİNSE VERİLMİŞ SAYILIR Ne var ki takılar içinde karşı cinse özgü (kadına ya da erkeğe özgü) bir şey varsa o cinse verilmiş sayılır. Özgü olma konusunda çekişme varsa ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılmalıdır. Bilirkişi incelemesi sonucunda o şeyin her iki cinse özgü olduğu belirlenmişse o şey takılan/verilen eşe ait olur. İKİ CİNSE DE ÖZGÜ OLANLAR ORTAK KABUL EDİLİR Takı sandığı/torbasına konulan ekonomik değer taşıyan şeyin aidiyeti konusunda; konulan şey kadına ya da erkeğe özgü bir şey ise o cinse verilmiş sayılır, o şeyin her iki cinse özgü olduğu belirlenmişse ortak kabul edilmelidir. Uyuşmazlık, tarafların iddia ve savunmaları da dikkate alınarak bu ilkeler doğrultusunda çözülmelidir. Hemen belirtilmelidir ki, ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Ziynet alacağı davalarında da olağan olan kadına özgü ziynet eşyalarının kadın eşin himayesinde bulunmasıdır. Bunun aksini iddia eden kadın eş iddiasını ispatla mükelleftir. Ziynet eşyası davasında dava konusu altınların varlığı ve bu altınların kadın eşte olmadığı şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanmalıdır. " AİLE MAHKEMESİ KARARI BOZULDU Somut olayda; 4 adet 22'şer gram bilezik, 3 adet gremse altın (Darphane tarafından basılan, halk arasında 'iki buçukluk' olarak da bilinen yüksek gramajlı bir ziynet ve yatırım altınıdır. Tam 10 adet çeyrek altına veya 2,5 adet tam altına eş değerdir), 10 adet çeyrek altın ve 1 adet 14 gram kolye-zincirin davalı erkek tarafından harcandığı ve davacı kadına iade edilmediği hatırlatıldı. Kararda şöyle denildi: "Bu ziynetler yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak dosyada mevcut bilirkişi raporunda düğün sırasında davalı erkeğe 6 adet çeyrek altın takıldığı açıkça belirlenmiştir. Doğrudan erkeğe takılan ve niteliği itibarıyla kadına özgü ziynet eşyası sayılmayan bu 6 adet çeyrek altının davalı erkeğe ait olduğunun kabulü gerekirken, İlk Derece Mahkemesince toplam 16 adet çeyrek altının tamamının davacı kadın lehine hüküm altına alınması doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece, çeyrek altınlar yönünden yalnızca 10 adet üzerinden kabul kararı verilmesi gerekirken, erkeğe ait olan 6 adet çeyrek altının da davacıya ait kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. "

17 Temmuz 2026 12:50

Takı Paylaşımında Yeni Dönem! Yargıtay, 'Altınlar Kimin?' Tartışmasında Noktayı Koydu

Bir boşanma davasında davacı kadın, düğünde damada takılan 6 adet çeyrek altının da kendisine ait olduğunu iddia etti. Dairenin önceki içtihatlarının, "aksine bir anlaşma ya da örf âdet kuralı olmadığı takdirde, düğünde kim tarafından hangi eşe ne verilirse verilsin, ne takılırsa takılsın (ziynet eşyası, altın, döviz, TL vs.) bunların hepsi kadına ait sayılır" yönünde olduğu hatırlatıldı. Toplumun gelenek ve göreneklerinin zamanla değişikliğe uğradığının vurgulandığı kararda şu ifadelere yer verildi: "Ekonomik ve hukuksal ilişkilerin dinamik yapısı ve özellikle; düğünlerde kadına özgü ziynet eşyalarının dışında, ortak bir yaşam kurma aşamasında olan eşlere maddî katkı sağlamak amacıyla, ekonomik değeri olan başka şeylerin de takılması dikkate alınarak, düğünde eşlere takılan ve ekonomik değeri olan eşyalarla ilgili davalarda, Dairemizin içtihatlarında değişikliğe gidilmesi zorunluluğu doğmuştur. Bu konuda Dairemizin ilkesel nitelikteki yeni görüşüne göre; taraflar arasında ziynet eşyalarının paylaşımı konusunda anlaşma mevcut ise paylaşım bu anlaşmaya göre gerçekleştirilir. Ziynet eşyalarının paylaşımı konusunda taraflar arasında anlaşma bulunmadığı takdirde yerel örf ve adetin varlığı iddia ve ispat edilirse bu kurala göre paylaşım gerçekleştirilir. Aksi takdirde erkeğe ve kadına takılan/verilen ve ekonomik değer taşıyan her şey kural olarak kendilerine aittir. Ne var ki takılar içinde karşı cinse özgü (kadına ya da erkeğe özgü) bir şey varsa o cinse verilmiş sayılır. Özgü olma konusunda çekişme varsa ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılmalıdır. Bilirkişi incelemesi sonucunda o şeyin her iki cinse özgü olduğu belirlenmişse o şey takılan/verilen eşe ait olur. Takı sandığı/torbasına konulan ekonomik değer taşıyan şeyin aidiyeti konusunda; konulan şey kadına ya da erkeğe özgü bir şey ise o cinse verilmiş sayılır, o şeyin her iki cinse özgü olduğu belirlenmişse ortak kabul edilmelidir. Uyuşmazlık, tarafların iddia ve savunmaları da dikkate alınarak bu ilkeler doğrultusunda çözülmelidir. Hemen belirtilmelidir ki, ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Ziynet alacağı davalarında da olağan olan kadına özgü ziynet eşyalarının kadın eşin himayesinde bulunmasıdır. Bunun aksini iddia eden kadın eş iddiasını ispatla mükelleftir. Ziynet eşyası davasında dava konusu altınların varlığı ve bu altınların kadın eşte olmadığı şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanmalıdır. " AİLE MAHKEMESİ KARARI BOZULDU Somut olayda; 4 adet 22'şer gram bilezik, 3 adet gremse altın (Darphane tarafından basılan, halk arasında 'iki buçukluk' olarak da bilinen yüksek gramajlı bir ziynet ve yatırım altınıdır. Tam 10 adet çeyrek altına veya 2,5 adet tam altına eş değerdir), 10 adet çeyrek altın ve 1 adet 14 gram kolye-zincirin davalı erkek tarafından harcandığı ve davacı kadına iade edilmediği hatırlatıldı. Kararda şöyle denildi: "Bu ziynetler yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak dosyada mevcut bilirkişi raporunda düğün sırasında davalı erkeğe 6 adet çeyrek altın takıldığı açıkça belirlenmiştir. Doğrudan erkeğe takılan ve niteliği itibarıyla kadına özgü ziynet eşyası sayılmayan bu 6 adet çeyrek altının davalı erkeğe ait olduğunun kabulü gerekirken, İlk Derece Mahkemesince toplam 16 adet çeyrek altının tamamının davacı kadın lehine hüküm altına alınması doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece, çeyrek altınlar yönünden yalnızca 10 adet üzerinden kabul kararı verilmesi gerekirken, erkeğe ait olan 6 adet çeyrek altının da davacıya ait kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. "

17 Temmuz 2026 10:11

Yargıtay'dan Düğün Takılarında Tarihi Dönemeç! Onlarca Yıllık İçtihat Değişti

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, düğün takılarının tamamının geline ait olduğu yönündeki onlarca yıllık içtihadını değiştirerek; bundan sonra taraflar arasında aksine bir anlaşma veya yerel örf adet kanıtlanmadığı sürece, takıların kime takıldıysa ona ait olmasına, kadına özgü olmayan para ve çeyrek altın gibi değerlerin ise doğrudan damada kalmasına hükmetti. Dairenin önceki içtihatlarının, "aksine bir anlaşma ya da örf âdet kuralı olmadığı takdirde, düğünde kim tarafından hangi eşe ne verilirse verilsin, ne takılırsa takılsın (ziynet eşyası, altın, döviz, TL vs.) bunların hepsi kadına ait sayılır" yönünde olduğu hatırlatıldı. Toplumun gelenek ve göreneklerinin zamanla değişikliğe uğradığının vurgulandığı kararda şu ifadelere yer verildi: "Ekonomik ve hukuksal ilişkilerin dinamik yapısı ve özellikle; düğünlerde kadına özgü ziynet eşyalarının dışında, ortak bir yaşam kurma aşamasında olan eşlere maddî katkı sağlamak amacıyla, ekonomik değeri olan başka şeylerin de takılması dikkate alınarak, düğünde eşlere takılan ve ekonomik değeri olan eşyalarla ilgili davalarda, Dairemizin içtihatlarında değişikliğe gidilmesi zorunluluğu doğmuştur. Bu konuda Dairemizin ilkesel nitelikteki yeni görüşüne göre; taraflar arasında ziynet eşyalarının paylaşımı konusunda anlaşma mevcut ise paylaşım bu anlaşmaya göre gerçekleştirilir. Ziynet eşyalarının paylaşımı konusunda taraflar arasında anlaşma bulunmadığı takdirde yerel örf ve adetin varlığı iddia ve ispat edilirse bu kurala göre paylaşım gerçekleştirilir. Aksi takdirde erkeğe ve kadına takılan/verilen ve ekonomik değer taşıyan her şey kural olarak kendilerine aittir. Ne var ki takılar içinde karşı cinse özgü (kadına ya da erkeğe özgü) bir şey varsa o cinse verilmiş sayılır. Özgü olma konusunda çekişme varsa ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılmalıdır. Bilirkişi incelemesi sonucunda o şeyin her iki cinse özgü olduğu belirlenmişse o şey takılan/verilen eşe ait olur. Takı sandığı/torbasına konulan ekonomik değer taşıyan şeyin aidiyeti konusunda; konulan şey kadına ya da erkeğe özgü bir şey ise o cinse verilmiş sayılır, o şeyin her iki cinse özgü olduğu belirlenmişse ortak kabul edilmelidir. Uyuşmazlık, tarafların iddia ve savunmaları da dikkate alınarak bu ilkeler doğrultusunda çözülmelidir. Hemen belirtilmelidir ki, ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Ziynet alacağı davalarında da olağan olan kadına özgü ziynet eşyalarının kadın eşin himayesinde bulunmasıdır. Bunun aksini iddia eden kadın eş iddiasını ispatla mükelleftir. Ziynet eşyası davasında dava konusu altınların varlığı ve bu altınların kadın eşte olmadığı şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanmalıdır. " Somut olayda; 4 adet 22'şer gram bilezik, 3 adet gremse altın (Darphane tarafından basılan, halk arasında 'iki buçukluk' olarak da bilinen yüksek gramajlı bir ziynet ve yatırım altınıdır. Tam 10 adet çeyrek altına veya 2,5 adet tam altına eş değerdir), 10 adet çeyrek altın ve 1 adet 14 gram kolye-zincirin davalı erkek tarafından harcandığı ve davacı kadına iade edilmediği hatırlatıldı. Kararda şöyle denildi: "Bu ziynetler yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak dosyada mevcut bilirkişi raporunda düğün sırasında davalı erkeğe 6 adet çeyrek altın takıldığı açıkça belirlenmiştir. Doğrudan erkeğe takılan ve niteliği itibarıyla kadına özgü ziynet eşyası sayılmayan bu 6 adet çeyrek altının davalı erkeğe ait olduğunun kabulü gerekirken, İlk Derece Mahkemesince toplam 16 adet çeyrek altının tamamının davacı kadın lehine hüküm altına alınması doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece, çeyrek altınlar yönünden yalnızca 10 adet üzerinden kabul kararı verilmesi gerekirken, erkeğe ait olan 6 adet çeyrek altının da davacıya ait kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. "

17 Temmuz 2026 09:39

Onlarca Yıllık İçtihat Değişti! Yargıtay'dan Düğün Takıları İçin Tarihi Karar

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, düğün takılarının tamamının geline ait olduğu yönündeki onlarca yıllık içtihadını değiştirerek; bundan sonra taraflar arasında aksine bir anlaşma veya yerel örf adet kanıtlanmadığı sürece, takıların kime takıldıysa ona ait olmasına, kadına özgü olmayan para ve çeyrek altın gibi değerlerin ise doğrudan damada kalmasına hükmetti. Dairenin önceki içtihatlarının, "aksine bir anlaşma ya da örf âdet kuralı olmadığı takdirde, düğünde kim tarafından hangi eşe ne verilirse verilsin, ne takılırsa takılsın (ziynet eşyası, altın, döviz, TL vs.) bunların hepsi kadına ait sayılır" yönünde olduğu hatırlatıldı. Toplumun gelenek ve göreneklerinin zamanla değişikliğe uğradığının vurgulandığı kararda şu ifadelere yer verildi: "Ekonomik ve hukuksal ilişkilerin dinamik yapısı ve özellikle; düğünlerde kadına özgü ziynet eşyalarının dışında, ortak bir yaşam kurma aşamasında olan eşlere maddî katkı sağlamak amacıyla, ekonomik değeri olan başka şeylerin de takılması dikkate alınarak, düğünde eşlere takılan ve ekonomik değeri olan eşyalarla ilgili davalarda, Dairemizin içtihatlarında değişikliğe gidilmesi zorunluluğu doğmuştur. Bu konuda Dairemizin ilkesel nitelikteki yeni görüşüne göre; taraflar arasında ziynet eşyalarının paylaşımı konusunda anlaşma mevcut ise paylaşım bu anlaşmaya göre gerçekleştirilir. Ziynet eşyalarının paylaşımı konusunda taraflar arasında anlaşma bulunmadığı takdirde yerel örf ve adetin varlığı iddia ve ispat edilirse bu kurala göre paylaşım gerçekleştirilir. Aksi takdirde erkeğe ve kadına takılan/verilen ve ekonomik değer taşıyan her şey kural olarak kendilerine aittir. Ne var ki takılar içinde karşı cinse özgü (kadına ya da erkeğe özgü) bir şey varsa o cinse verilmiş sayılır. Özgü olma konusunda çekişme varsa ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılmalıdır. Bilirkişi incelemesi sonucunda o şeyin her iki cinse özgü olduğu belirlenmişse o şey takılan/verilen eşe ait olur. Takı sandığı/torbasına konulan ekonomik değer taşıyan şeyin aidiyeti konusunda; konulan şey kadına ya da erkeğe özgü bir şey ise o cinse verilmiş sayılır, o şeyin her iki cinse özgü olduğu belirlenmişse ortak kabul edilmelidir. Uyuşmazlık, tarafların iddia ve savunmaları da dikkate alınarak bu ilkeler doğrultusunda çözülmelidir. Hemen belirtilmelidir ki, ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Ziynet alacağı davalarında da olağan olan kadına özgü ziynet eşyalarının kadın eşin himayesinde bulunmasıdır. Bunun aksini iddia eden kadın eş iddiasını ispatla mükelleftir. Ziynet eşyası davasında dava konusu altınların varlığı ve bu altınların kadın eşte olmadığı şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanmalıdır." Somut olayda; 4 adet 22'şer gram bilezik, 3 adet gremse altın (Darphane tarafından basılan, halk arasında 'iki buçukluk' olarak da bilinen yüksek gramajlı bir ziynet ve yatırım altınıdır. Tam 10 adet çeyrek altına veya 2,5 adet tam altına eş değerdir), 10 adet çeyrek altın ve 1 adet 14 gram kolye-zincirin davalı erkek tarafından harcandığı ve davacı kadına iade edilmediği hatırlatıldı. Kararda şöyle denildi: "Bu ziynetler yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak dosyada mevcut bilirkişi raporunda düğün sırasında davalı erkeğe 6 adet çeyrek altın takıldığı açıkça belirlenmiştir. Doğrudan erkeğe takılan ve niteliği itibarıyla kadına özgü ziynet eşyası sayılmayan bu 6 adet çeyrek altının davalı erkeğe ait olduğunun kabulü gerekirken, İlk Derece Mahkemesince toplam 16 adet çeyrek altının tamamının davacı kadın lehine hüküm altına alınması doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece, çeyrek altınlar yönünden yalnızca 10 adet üzerinden kabul kararı verilmesi gerekirken, erkeğe ait olan 6 adet çeyrek altının da davacıya ait kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir."

17 Temmuz 2026 10:23

Yargıtay, 'Altınlar Kimin?' Tartışmasında Noktayı Koydu 'Düğünde Takılar Kime Takılırsa O Kişide Kalacak' Düzen Değişti Düğünde Kime Ne Takılırsa O Altın Onun Yargıtay, Altın Dağılımına Değiştirdi, İşte Sebebi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024 yılında verdiği içtihat kararıyla yıllarca uygulanan takı dağılımını değiştirdi. Dairenin önceki içtihatlarının, "aksine bir anlaşma ya da örf âdet kuralı olmadığı takdirde, düğünde kim tarafından hangi eşe ne verilirse verilsin, ne takılırsa takılsın (ziynet eşyası, altın, döviz, TL vs.) bunların hepsi kadına ait sayılır" yönünde olduğu hatırlatıldı. Toplumun gelenek ve göreneklerinin zamanla değişikliğe uğradığının vurgulandığı kararda şu ifadelere yer verildi: "Ekonomik ve hukuksal ilişkilerin dinamik yapısı ve özellikle; düğünlerde kadına özgü ziynet eşyalarının dışında, ortak bir yaşam kurma aşamasında olan eşlere maddî katkı sağlamak amacıyla, ekonomik değeri olan başka şeylerin de takılması dikkate alınarak, düğünde eşlere takılan ve ekonomik değeri olan eşyalarla ilgili davalarda, Dairemizin içtihatlarında değişikliğe gidilmesi zorunluluğu doğmuştur. Bu konuda Dairemizin ilkesel nitelikteki yeni görüşüne göre; taraflar arasında ziynet eşyalarının paylaşımı konusunda anlaşma mevcut ise paylaşım bu anlaşmaya göre gerçekleştirilir. Ziynet eşyalarının paylaşımı konusunda taraflar arasında anlaşma bulunmadığı takdirde yerel örf ve adetin varlığı iddia ve ispat edilirse bu kurala göre paylaşım gerçekleştirilir. Aksi takdirde erkeğe ve kadına takılan/verilen ve ekonomik değer taşıyan her şey kural olarak kendilerine aittir. Ne var ki takılar içinde karşı cinse özgü (kadına ya da erkeğe özgü) bir şey varsa o cinse verilmiş sayılır. Özgü olma konusunda çekişme varsa ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılmalıdır. Bilirkişi incelemesi sonucunda o şeyin her iki cinse özgü olduğu belirlenmişse o şey takılan/verilen eşe ait olur. Takı sandığı/torbasına konulan ekonomik değer taşıyan şeyin aidiyeti konusunda; konulan şey kadına ya da erkeğe özgü bir şey ise o cinse verilmiş sayılır, o şeyin her iki cinse özgü olduğu belirlenmişse ortak kabul edilmelidir. Uyuşmazlık, tarafların iddia ve savunmaları da dikkate alınarak bu ilkeler doğrultusunda çözülmelidir. Hemen belirtilmelidir ki, ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Ziynet alacağı davalarında da olağan olan kadına özgü ziynet eşyalarının kadın eşin himayesinde bulunmasıdır. Bunun aksini iddia eden kadın eş iddiasını ispatla mükelleftir. Ziynet eşyası davasında dava konusu altınların varlığı ve bu altınların kadın eşte olmadığı şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanmalıdır. " Aile Mahkemesi kararı bozuldu Somut olayda; 4 adet 22'şer gram bilezik, 3 adet gremse altın (Darphane tarafından basılan, halk arasında 'iki buçukluk' olarak da bilinen yüksek gramajlı bir ziynet ve yatırım altınıdır. Tam 10 adet çeyrek altına veya 2,5 adet tam altına eş değerdir), 10 adet çeyrek altın ve 1 adet 14 gram kolyezincirin davalı erkek tarafından harcandığı ve davacı kadına iade edilmediği hatırlatıldı. Kararda şöyle denildi: "Bu ziynetler yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak dosyada mevcut bilirkişi raporunda düğün sırasında davalı erkeğe 6 adet çeyrek altın takıldığı açıkça belirlenmiştir. Doğrudan erkeğe takılan ve niteliği itibarıyla kadına özgü ziynet eşyası sayılmayan bu 6 adet çeyrek altının davalı erkeğe ait olduğunun kabulü gerekirken, İlk Derece Mahkemesince toplam 16 adet çeyrek altının tamamının davacı kadın lehine hüküm altına alınması doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece, çeyrek altınlar yönünden yalnızca 10 adet üzerinden kabul kararı verilmesi gerekirken, erkeğe ait olan 6 adet çeyrek altının da davacıya ait kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. "

17 Temmuz 2026 09:25

"Düğünde Takılan Altınlar Kimin?" Tartışmasına Yargıtay Son Noktayı Koydu

Dairenin önceki içtihatlarının, "aksine bir anlaşma ya da örf âdet kuralı olmadığı takdirde, düğünde kim tarafından hangi eşe ne verilirse verilsin, ne takılırsa takılsın (ziynet eşyası, altın, döviz, TL vs.) bunların hepsi kadına ait sayılır" yönünde olduğu hatırlatıldı. Toplumun gelenek ve göreneklerinin zamanla değişikliğe uğradığının vurgulandığı kararda şu ifadelere yer verildi: "Ekonomik ve hukuksal ilişkilerin dinamik yapısı ve özellikle; düğünlerde kadına özgü ziynet eşyalarının dışında, ortak bir yaşam kurma aşamasında olan eşlere maddî katkı sağlamak amacıyla, ekonomik değeri olan başka şeylerin de takılması dikkate alınarak, düğünde eşlere takılan ve ekonomik değeri olan eşyalarla ilgili davalarda, Dairemizin içtihatlarında değişikliğe gidilmesi zorunluluğu doğmuştur. Bu konuda Dairemizin ilkesel nitelikteki yeni görüşüne göre; taraflar arasında ziynet eşyalarının paylaşımı konusunda anlaşma mevcut ise paylaşım bu anlaşmaya göre gerçekleştirilir. Ziynet eşyalarının paylaşımı konusunda taraflar arasında anlaşma bulunmadığı takdirde yerel örf ve adetin varlığı iddia ve ispat edilirse bu kurala göre paylaşım gerçekleştirilir. Aksi takdirde erkeğe ve kadına takılan/verilen ve ekonomik değer taşıyan her şey kural olarak kendilerine aittir. Ne var ki takılar içinde karşı cinse özgü (kadına ya da erkeğe özgü) bir şey varsa o cinse verilmiş sayılır. Özgü olma konusunda çekişme varsa ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılmalıdır. Bilirkişi incelemesi sonucunda o şeyin her iki cinse özgü olduğu belirlenmişse o şey takılan/verilen eşe ait olur. Takı sandığı/torbasına konulan ekonomik değer taşıyan şeyin aidiyeti konusunda; konulan şey kadına ya da erkeğe özgü bir şey ise o cinse verilmiş sayılır, o şeyin her iki cinse özgü olduğu belirlenmişse ortak kabul edilmelidir. Uyuşmazlık, tarafların iddia ve savunmaları da dikkate alınarak bu ilkeler doğrultusunda çözülmelidir. Hemen belirtilmelidir ki, ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Ziynet alacağı davalarında da olağan olan kadına özgü ziynet eşyalarının kadın eşin himayesinde bulunmasıdır. Bunun aksini iddia eden kadın eş iddiasını ispatla mükelleftir. Ziynet eşyası davasında dava konusu altınların varlığı ve bu altınların kadın eşte olmadığı şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanmalıdır. " Karada 4 adet 22'şer gram bilezik, 3 adet gremse altın (Darphane tarafından basılan, halk arasında 'iki buçukluk' olarak da bilinen yüksek gramajlı bir ziynet ve yatırım altınıdır. Tam 10 adet çeyrek altına veya 2,5 adet tam altına eş değerdir), 10 adet çeyrek altın ve bir adet 14 gram kolye-zincirin davalı erkek tarafından harcandığı ve davacı kadına iade edilmediği hatırlatıldı. Kararda şöyle denildi: "Bu ziynetler yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak dosyada mevcut bilirkişi raporunda düğün sırasında davalı erkeğe 6 adet çeyrek altın takıldığı açıkça belirlenmiştir. Doğrudan erkeğe takılan ve niteliği itibarıyla kadına özgü ziynet eşyası sayılmayan bu 6 adet çeyrek altının davalı erkeğe ait olduğunun kabulü gerekirken, İlk Derece Mahkemesince toplam 16 adet çeyrek altının tamamının davacı kadın lehine hüküm altına alınması doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece, çeyrek altınlar yönünden yalnızca 10 adet üzerinden kabul kararı verilmesi gerekirken, erkeğe ait olan 6 adet çeyrek altının da davacıya ait kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. "

17 Temmuz 2026 11:02

Düğünlerde Takılan Altın Kimin Olacak Tartışmasında Yargıtay'dan Emsal Karar

Emsal kararda, erkeğe takılan 6 çeyrek altının kadına özgü ziynet eşyası sayılamayacağını belirterek, söz konusu davada verilen kararı bozdu. Damat avukatı tarafından istinafa taşınan davada Bölge Adliye Mahkemesi, kadına özgü olmayan ve erkek üzerine takılan takıların da kadına ait olduğuna hükmetti. Dairenin önceki içtihatlarının, "aksine bir anlaşma ya da örf âdet kuralı olmadığı takdirde, düğünde kim tarafından hangi eşe ne verilirse verilsin, ne takılırsa takılsın (ziynet eşyası, altın, döviz, TL vs.) bunların hepsi kadına ait sayılır" yönünde olduğu hatırlatıldı. Toplumun gelenek ve göreneklerinin zamanla değişikliğe uğradığının vurgulandığı kararda şu ifadelere yer verildi: "Ekonomik ve hukuksal ilişkilerin dinamik yapısı ve özellikle; düğünlerde kadına özgü ziynet eşyalarının dışında, ortak bir yaşam kurma aşamasında olan eşlere maddî katkı sağlamak amacıyla, ekonomik değeri olan başka şeylerin de takılması dikkate alınarak, düğünde eşlere takılan ve ekonomik değeri olan eşyalarla ilgili davalarda, Dairemizin içtihatlarında değişikliğe gidilmesi zorunluluğu doğmuştur. Bu konuda Dairemizin ilkesel nitelikteki yeni görüşüne göre; taraflar arasında ziynet eşyalarının paylaşımı konusunda anlaşma mevcut ise paylaşım bu anlaşmaya göre gerçekleştirilir. Ziynet eşyalarının paylaşımı konusunda taraflar arasında anlaşma bulunmadığı takdirde yerel örf ve adetin varlığı iddia ve ispat edilirse bu kurala göre paylaşım gerçekleştirilir. Aksi takdirde erkeğe ve kadına takılan/verilen ve ekonomik değer taşıyan her şey kural olarak kendilerine aittir. Ne var ki takılar içinde karşı cinse özgü (kadına ya da erkeğe özgü) bir şey varsa o cinse verilmiş sayılır. Özgü olma konusunda çekişme varsa ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılmalıdır. Bilirkişi incelemesi sonucunda o şeyin her iki cinse özgü olduğu belirlenmişse o şey takılan/verilen eşe ait olur. Takı sandığı/torbasına konulan ekonomik değer taşıyan şeyin aidiyeti konusunda; konulan şey kadına ya da erkeğe özgü bir şey ise o cinse verilmiş sayılır, o şeyin her iki cinse özgü olduğu belirlenmişse ortak kabul edilmelidir. Uyuşmazlık, tarafların iddia ve savunmaları da dikkate alınarak bu ilkeler doğrultusunda çözülmelidir. Hemen belirtilmelidir ki, ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Ziynet alacağı davalarında da olağan olan kadına özgü ziynet eşyalarının kadın eşin himayesinde bulunmasıdır. Bunun aksini iddia eden kadın eş iddiasını ispatla mükelleftir. Ziynet eşyası davasında dava konusu altınların varlığı ve bu altınların kadın eşte olmadığı şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanmalıdır. " Karada 4 adet 22'şer gram bilezik, 3 adet gremse altın (Darphane tarafından basılan, halk arasında 'iki buçukluk' olarak da bilinen yüksek gramajlı bir ziynet ve yatırım altınıdır. Tam 10 adet çeyrek altına veya 2,5 adet tam altına eş değerdir), 10 adet çeyrek altın ve bir adet 14 gram kolye-zincirin davalı erkek tarafından harcandığı ve davacı kadına iade edilmediği hatırlatıldı.

17 Temmuz 2026 12:16

Reklam Vermek İçin Tıklayınız

İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Boşanacak Çiftler Dikkat! Düğün Altınları Artık Geline Kalmayabilir

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, boşanma davalarında uzun yıllardır uygulanan "tüm takılar geline aittir" kuralını değiştirerek emsal niteliğinde yeni bir içtihat kararına imza attı. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, geçmiş yıllardaki uygulamaların aksine, düğün ziynetlerinin paylaşım mantığını tamamen değiştiren emsal bir karara imza attı. Ancak Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, değişen toplumsal ve ekonomik dinamikleri göz önünde bulundurarak bu kuralın güncelliğini yitirdiğine hükmetti. Yargıtay'ın bu yeni içtihadı uygulamaya koyduğu somut bir boşanma davasında, yerel mahkeme düğünde damada takılan 6 adet çeyrek altını da geline verilmesine hükmetti. Kararın damat tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin bu kararını bozdu. Yargıtay, düğün sırasında doğrudan erkeğe takılan ve niteliği itibarıyla kadına özgü olmayan bu 6 adet çeyrek altının davalı erkeğe ait olduğunu belirterek, kadın lehine hükmedilen takı miktarından bu altınların düşülmesi gerektiğine karar verdi.

17 Temmuz 2026 11:23

Yargıtay'dan Emsal Karar: 'Düğün Takıları Kime Takıldıysa Ona Ait' İlkesi Esas Alınacak

Yargıtay, geçmişten bu yana uygulanan içtihadın değiştirilmesindeki hukuki ve toplumsal gerekçeleri şu sözlerle açıkladı: "Ekonomik ve hukuksal ilişkilerin dinamik yapısı ve özellikle; düğünlerde kadına özgü ziynet eşyalarının dışında, ortak bir yaşam kurma aşamasında olan eşlere maddî katkı sağlamak amacıyla, ekonomik değeri olan başka şeylerin de takılması dikkate alınarak, düğünde eşlere takılan ve ekonomik değeri olan eşyalarla ilgili davalarda, Dairemizin içtihatlarında değişikliğe gidilmesi zorunluluğu doğmuştur." Kararda ayrıca takı paylaşım davalarında sırasıyla; eşler arasındaki özel anlaşmanın, yerel geleneklerin ve bu ikisi yoksa "takılan kişiye aidiyet" esasının uygulanacağı belirtildi. Ancak dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bilirkişi raporuyla damada takıldığı netleşen 6 çeyrek altının "kadına özgü ziynet eşyası" sayılamayacağını belirterek kararı bozdu. Daire; kadına takılan 4 adet bilezik, 3 adet gremse altın, 10 adet çeyrek altın ve kolyenin kadında kalmasını hukuka uygun bulurken, erkeğe takılan çeyrek altınların kadına verilmesini usul ve yasaya aykırı buldu.

17 Temmuz 2026 12:04

Yargıtay 50 Yıllık Tartışmaya Son Noktayı Koydu: Düğünde Takılan Altınlar Kimin?

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, düğünde takılan takıların kime ait olacağı konusunda son noktayı koydu. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024 yılında verdiği içtihat kararıyla yıllarca uygulanan takı dağılımını değiştirdi. Bir boşanma davasında davacı kadın, düğünde damada takılan 6 adet çeyrek altının da kendisine ait olduğunu iddia etti. Dairenin önceki içtihatlarının, "aksine bir anlaşma ya da örf âdet kuralı olmadığı takdirde, düğünde kim tarafından hangi eşe ne verilirse verilsin, ne takılırsa takılsın (ziynet eşyası, altın, döviz, TL vs.) bunların hepsi kadına ait sayılır" yönünde olduğu hatırlatıldı. Ne var ki takılar içinde karşı cinse özgü (kadına ya da erkeğe özgü) bir şey varsa o cinse verilmiş sayılır. Yargıtay'ın kararına göre erkeğe takılan erkeğe, kadına takılan takı kadına kalıyor.

17 Temmuz 2026 11:59

Yargıtay Ezber Bozdu! Artık Altınlar Gelinin Olmayacak

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, düğün takılarının paylaşımına ilişkin yıllardır uygulanan içtihadını değiştirerek emsal bir karara imza attı. Karara göre kadına özgü ziynet eşyaları geline ait olacak, damada takılan para, çeyrek altın ve benzeri ekonomik değeri bulunan takılar ise damadın malı sayılacak. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yıllardır uygulanan içtihadını değiştirerek düğünde takılan ekonomik değeri bulunan eşyaların kural olarak kime takıldıysa ona ait olacağına hükmetti. İçtihat değişikliğine konu olan davada kadın, düğünde damada takılan 6 çeyrek altının da kendisine ait olduğunu öne sürdü. Ancak dosyayı inceleyen Yargıtay, damada doğrudan takılan ve kadına özgü ziynet niteliği taşımayan 6 çeyrek altının erkeğe ait olduğuna karar vererek yerel mahkemenin kararını bozdu.

17 Temmuz 2026 16:02

Düğün Hazırlığı Yapanlar Ve Evliler Dikkat: Yargıtay'dan Ezber Bozan Altın Kararı, Eski Kural Tamamen Tarih Oldu!

Yargıtay İkinci Hukuk Dairesi, değişen dünya düzenini ve evlenen çiftlerin yeni yaşam kurarken ihtiyaç duyduğu ekonomik gerçekleri göz önünde bulundurarak tarihi bir dönüşüme imza attı. Bu kurala göre, düğün esnasında damadın yakasına takılan her türlü altın, döviz ve Türk Lirası damadın; geline takılanlar ise gelinin şahsi malı sayılacak. Yani damada takılan bir kadına özgü bilezik veya gerdanlık varsa, bu yine gelinin hanesine yazılacak. Davetlilerin zarflar içinde veya doğrudan sandığa, torbaya bıraktığı altın ve paraların kime ait olacağı sorusu da netleşti. Hukukçular, ileride yaşanabilecek olası anlaşmazlıkların önüne geçmek amacıyla, düğün öncesinde takıların nasıl paylaşılacağına dair taraflar arasında küçük bir yazılı anlaşma yapılmasını öneriyor. Ayrıca düğün sırasında takı sandığı kullanacak olan çiftlerin, sandığa atılan zarfların üzerine isim yazılmasını rica etmesi, ileride hangi yakın akrabanın kime destek olduğunu kanıtlamak açısından da pratik bir çözüm sunabilir.

17 Temmuz 2026 13:39

Traktör, Gelin Arabası Oldu

OSMANİYE'de evlenen çiftçi Avni Doğan (30) ve Özden Doğan (26) çifti, gelin arabası olarak süsledikleri traktör ile düğün alanına gitti. Kentte çiftçilik yapan Avni Doğan, düğününde tarım işlerinde kullandığı traktörünü gelin arabası olarak süsledi.

17 Temmuz 2026 09:55

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha