
Canlandırıcı rengi, hafif yapısı ve besleyici içeriğiyle soğuk pancar çorbası, sıcak yaz günlerinde sofralara ferahlık katıyor. Yaz aylarında ağır yemekler yerine hafif ve serinletici tarifler tercih edenler için soğuk pancar çorbası harika bir alternatif. Oda sıcaklığına geldikten sonra buzdolabında en az 2-3 saat dinlendirin. Soğuk olarak servis edin.
Kaynak: Cumhuriyet, Haber Merkezi
19 Haziran 2026 16:37
Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız
Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Kadıköy-sabiha Gökçen Metrosu Raydan Çıktı: 3 Kişi Yaralandı
Bostancı mevkisinde yaşanan olayda yaralanan 3 kişi hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. M4 Metro Hattı'nda korkutan olay İstanbul'un önemli ulaşım hatlarından biri olan M4 Kadıköy-Sabiha Gökçen Havalimanı Metro Hattı'nda sefer yapan bir metroda raydan çıkma meydana geldi. Olay, hattın Bostancı mevkisinde yaşandı. İlk belirlemelere göre raydan çıkma nedeniyle yaralanan 3 kişi, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırıldı. Resmi açıklama bekleniyor Raydan çıkma olayının kesin nedeni ve seferlerin normale dönüş sürecine ilişkin İstanbul'daki ulaşım yetkililerinden yapılacak açıklamalar bekleniyor.
19 Haziran 2026 22:08

Kılıçdaroğlu Hakkındaki İddialara Cevap Verdi: Arınmadan Korkuyorlar
Mahkemenin mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığına dönen Kemal Kılıçdaroğlu, partideki Özgür Özel ekibiyle yaşanan ayrışmanın ardından katıldığı canlı yayında açıklamalarda bulundu. "Arınmadan korkuyorlar" diyen CHP lideri mutlak butlan kararını önceden bilip bilmediği yönündeki soruya "Bunu kanıtlarsanız ben yarın sabah CHP Genel Başkanlığını bırakıyorum" dedi. CHP'de 38. Olağan Kurultay'ına ilişkin "şaibe" iddiaları ve açılan dava süreci siyasette yeni bir kırılmaya yol açarken, mahkemenin verdiği "mutlak butlan" kararı tartışmaları daha da derinleştirdi.
19 Haziran 2026 21:57

Dolandırıcılık Olayının Ardından Kocamaz Sessizliğini Bozdu: 'Devletime Güvenim İstismar Edildi'
Kocamaz, "Devletime yardımcı olduğumu düşündüm" diyerek süreci detaylarıyla paylaştı. Sosyal medya hesabından açıklama yayınlayan Kocamaz şu ifadeleri kullandı: "Kamuoyuna; Bugün sosyal medya hesaplarında, ardından da bazı haber sitelerindeki yapılan paylaşımlarla ilgili kamuoyunu bilgilendirmek üzere bu açıklamayı yapıyorum. Öncelikle yirmi beş yıllık Belediye Başkanlığım döneminde birçok teftiş ve soruşturmalar geçirdim. Allah'a binlerce şükürler olsun ki, bugünlere alnım ak ve başım dik olarak geldim. Tarsus Belediyesi'nde 2001 - 2002 yıllarında alt yapı ihalesinde tespit ettiğim yolsuzluğu engellediğim ve oyunu bozduğum için evim kurşunlandı. Bu ihalede 168 milyon mark olarak ortaya çıkan rakamı yüksek bularak birinci ihaleyi iptal ettikten sonra ikinci ihalede 56 milyon marka işi yaptırdık. Yani kamu kasasından fazladan çıkması muhtemel 112 milyon marka engel olmuş oldum. Bugüne kadar hiçbir gruba veya çeteye boyun eğmedim. FETÖ'nün en güçlü olduğu Ergenekon ve Balyoz döneminde Türk Ordusu'na karşı takınılan hasmane tutumu protesto maksadıyla Belediye'ye "Zaman" Gazetesinin girişini yasakladım. Bu olayın ardından Tarsus'ta üzerimize o günkü FETÖ'cüler tarafından kumpas kuruldu. Daha sonra 2014 yılında Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı olduğum andan itibaren yine bu çete mensupları bu tür kumpasları kurmaya çalıştı ve 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından Büyükşehir Belediyesi'nde birlikte çalıştığımız arkadaşlar üzerinden şahsıma operasyon yapılmaya çalışıldı. Bu konularla ilgili resmi kayıtlar hem belediyede, hem emniyet güçlerinin, hem de basın kuruluşlarının arşivinde mevcuttur. Ben Burhanettin Kocamaz, çocuk yaştan itibaren ticaret yapan daha sonra kamuda görev yapıp ardından özel okul öğretmenliği ve ortaklığı daha sonra da zirai ilaç bayiliği yaparak belirli bir birikim elde ettim. Uzun yıllardır da, inşaat mühendisi olan oğlumla birlikte konut müteahhitliği yapan bir şirketimiz mevcut. Buna rağmen bugüne kadar kamuyla herhangi bir işimiz olmamıştır. Yaptığımız ya da kat karşılığı yaptırdığımız yüzlerce dairemiz olmuştur. Ayrıca Burhanettin Kocamaz'ın Devlet, Millet ve Bayrak konusunda ne kadar hassas olduğunu bilmeyen yoktur. Oğlumun idare ettiği bu şirket halen faaliyetine devam etmektedir. Yaşadığım bu son olaya gelince, ben geçirmekte olduğum gribal enfeksiyon nedeniyle evde istirahatteydim 14 Haziran 2026 Pazar günü Ankara'daki ikametgahımda dinlenirken telefonum çaldı. Karşıdaki kişiler kendilerini Mersin TEM Müdürlüğü Operasyon Ekibi olarak tanıttılar. Bana bazı bilgiler yollayacaklarını, benim ve eşimin yoldaki bir rutin kontrolde kimliklerimizi farklı resimlerle kullanan şahısların yakalandıklarını ifade ettiler. Yapılan incelemede benim ve eşimin banka bilgilerimizi, üzerimizdeki tapu kayıtlarımızı tek tek sayarak bu şahısların bankalarda ve tapuda adımıza işlemler yaptığını söylediler. Hatta FETÖ adına çalıştıklarını, alınan ifadelerinde zaman zaman bana para veya altın verdiklerini beyan ettiklerini söylediler. Bütün bunları bana Savcılığın talimatı ile anlattıklarını, dosyada gizlilik kararı bulunduğu için bu konuyu sadece operasyon ekibi, Savcı Bey, benim ve eşimin bildiğini bu nedenle operasyonun selameti açısından çocuklarımızla dahi bu konuyu konuşmamamız gerektiğini söylediler. Sık sık iletişime geçerek bizi bilgilendireceklerini söyleyip güven verdiler. Zaman zaman nöbet değişikliği yaptıklarını, sahada operasyonun devam ettiğini, bazı kişilerin gözaltına alındığını söylediler. Bu arada para transferi yapan insanları belirlemek amacıyla bizim hesabımızdan onların hesabına para transferi yapılması gerektiğini söyleyerek bu konuda yardım rica ettiler. Bu kişilerin Tapu Müdürlüğü, bankalar ve kuyumcularla da işbirliği içerisinde olduklarını söyleyerek şüphelilerin verdiği ifadelere göre üzerimizde bulunan altınların karşılaştırılarak kontrol edileceğini ifade ettiler. Daha sonra mevcut ziynet eşyalarımızı bir yere serip fotoğraflandırarak onlara atmamızı ve listelendirmemizi talep ettiler. Bir müddet sonra Savcı Bey'in resimleri ve listeyi gördüğünü ve bunları bir çantaya koyup laboratuvarda incelenmek üzere vermemiz gerektiğini bildirdiler. Bende bugüne kadar alnımın akıyla edindiğim birikimleri korkusuzca ve Devletimize güvenerek verip incelenmesinde herhangi bir sakınca görmediğimi 'çiğ yemedim ki, karnım ağrısın' diyerek devletimize yardımcı olmak amacıyla polis olduğunu düşündüğüm şahıslara teslim ettim. Bu şahıslarda hiçbir şekilde mağduriyet yaşamayacağımızı ve zarar görmeyeceğimizi ifade ettiler. Ancak çantayı teslim ettiğimde bir teslim tutanağı bekledim. Zaten kendime güvendiğim için de resmi prosedürün bu şekilde olması gerektiğini düşündüm. Evrak verilmeyince, kafamda şüpheler oluştu. Onlar ayrılır ayrılmaz, ben anında Mersin İl Emniyet Müdürü'nü aradım. Müdür Bey, bu isimlerin Mersin Emniyet Müdürlüğü TEM Şubesinde çalışmadıklarını söyleyerek Ankara'da olduğumdan dolayı Ankara emniyetinin beni arayacağını onlarla olayı detaylarıyla paylaşmam gerektiğini belirtti. Ardından Ankara Emniyet Müdürlüğü'nden beni aradılar ve gece 01.00'de Emniyet güçleriyle birlikte olayın yaşandığı yere gittik ve polisler tarafından bölgedeki kamera kayıtları incelendi. Ekip, anında bu şebekenin Bolu civarında olabileceğini söyledi. Benim de Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne giderek olay hakkında suç duyurusunda bulunmam gerektiğini belirttiler. Ben orada ifade verirken, şüphelilerin Bolu'yu geçtikleri ve İstanbul'a doğru seyir halinde oldukları ve takip edildikleri bilgisi geldi. Daha sonra şüphelilerin yakalanıp İstanbul'dan Ankara'ya getirildikten sonra mahkemece tutuklandıkları haberini aldım. Bu konuda başarılı bir operasyona imza atan Ankara Emniyetimizin genç ve dinamik, bir o kadar da başarılı personellerine özellikle teşekkür ediyorum. Ancak, kafama takılan bazı soruları da sormadan edemeyeceğim. Bir şebeke benim E- Devlet şifremi bilmeden tüm banka hesaplarımı, tapu kayıtlarımı nasıl ve nereden elde edebiliyor. Öylesine detaylı bilgiler veriyor ki, benim bile unuttuğum rahmetli annem üzerinden intikal eden kırk elli metrekarelik hisseden bile bilgileri var. Ayrıca, konu tam netleşmeden olayın verdiğim ifade doğrultusunda sosyal medyada ve haber sitelerinde paylaşılmış olması da bırakın şahsımı, devletim açısında da çok büyük bir zafiyet değil midir? Hülasa, geçirmekte olduğum ve halen devam eden rahatsızlığım ve rahatsızlığıma bağlı kullanmış olduğum ilaçların etkisi ve devletime olan aşırı güvenden dolayı yaşadığım bu tatsız olaydan ötürü Türkiye gündemine gelmiş olmaktan büyük üzüntü duymaktayım. Şunu kesinlikle belirtmeliyim ki, hiç kimseye hiçbir konuda veremeyeceğim hiçbir hesabım yoktur. Ayrıca benim tüm hassasiyetim ülkeme ve Devletime karşı taşıdığım sorumluluktandır. Her şeye rağmen böyle bir olayla ve bizim devletimize karşı gösterdiğimiz hassasiyetle bir dolandırıcılık şebekesinin çökertilmiş olması beni ziyadesiyle memnun etmiştir. Tüm bu yaşananları bütün çıplaklığıyla kamuoyuyla paylaşarak, gündemin daha fazla meşgul edilmemesini temenni ediyor, olayla ilgili herhangi bir mağduriyetimin olmadığını belirtiyor, herkese saygılarımı sunuyorum."
19 Haziran 2026 21:51

Ortaklar Arasında Çıkan Kavga Cinayetle Bitti! Ortağını Vurup İntihar Etti
Ortağı Banu Özdağ'ın, piyasaya olan ve ortaklıktan kaynaklanan 19 Milyon TL'lik borca ortak olmadığını iddia eden Zafer Yılmaz, bir ayakkabıcı dükkanına giren Banu Özdağ ile dükkanın içinde tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesi üzerine yanında bulunan tabancayı çıkaran Yılmaz, Banu Özdağ'ı başından vurdu. Zafer Yılmaz, aynı tabancayla kendini de vurarak intihar etti.
19 Haziran 2026 21:39

Dünyanın En Büyük Bankası Türkiye'den Çekiliyor
Türkiye'de 19 şubesiyle hizmet veren dünyanın en büyük bankası Çinli ICBC, ATM'leri devre dışı bırakıyor. NTV'nin aktardığına göre, mobil şubeye giriş yapıldıktan sonra 30 gün boyunca istenen tüm ATM'lerden işlemler ücretsiz olarak gerçekleştirilecek.
19 Haziran 2026 21:33


Reklam Vermek İçin Tıklayınız
İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Ceyhan Nehri'nde Kaybolmuştu: Cansız Bedeni Bulundu
Kahramanmaraş'ta piknik yaptığı sırada Ceyhan Nehri'nde yükselen suya kapılarak kaybolan 47 yaşındaki Murat Bağdınlı'nın cansız bedenine, yaklaşık 4 saat süren arama çalışmalarının ardından ulaşıldı. Ceyhan Nehri'nde korkutan olay Olay, Kahramanmaraş'ın Sarıgüzel Mahallesi sınırlarında bulunan Savruk Şelalesi mevkisinde meydana geldi. Yaklaşık 4 saat süren arama faaliyetleri sırasında nehir hattı boyunca detaylı tarama yapıldı. Cansız bedenine ulaşıldı Ekiplerin çalışmaları sonucunda Murat Bağdınlı'nın cansız bedeni bulundu. Cenaze otopsi için morga kaldırıldı Olay yerinde yapılan incelemelerin ardından Murat Bağdınlı'nın cenazesi otopsi işlemleri için Kahramanmaraş Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü.
19 Haziran 2026 21:13

İçli Köfte Ve Kavurmadan Eşek Eti Çıktı: Bakanlık Gıda Sahtekarlarını İfşa Etti
Tarım ve Orman Bakanlığı gıda denetimlerinde Gaziantep ve Mersin'de iki firmada içli köfte ve dana kavurmada "tek tırnaklı eti" tespit ettiğini duyurdu. Haziran ayında denetimlere ait "Sağlığı Tehlikeye Düşürecek Gıdalar" ve "Taklit veya Tağşiş Ürünler" listeleri bakanlığın kendi resmi sitesinden isim isim ilan ediliyor. Gıda güvenliği konusunda yapılan bu açıklamalar, hem üreticilere hem de tüketicilere "etiket okuma ve güvenilir kaynak seçimi" konusunda önemli bir uyarı niteliği taşıyor.
19 Haziran 2026 21:13