

Reklam Vermek İçin Tıklayınız
İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.
Haberi Yapay Zeka ile Özetinden Okuyun. Neden Habokado?


Reklam Vermek İçin Tıklayınız
İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Alman Devinden Radikal Kadar: 2030'a Kadar 50 Bin Kişilik İşten Çıkarma
Alman otomotiv üreticisi Volkswagen (VW) Grubu Üst Yöneticisi (CEO) Oliver Blume, şirketteki dönüşümün, başlangıcı ve sonu olan bir proje değil "süregelen bir iş" olduğunu belirterek, artan küresel rekabet baskısı karşısında 2030'a kadar dünya genelinde 50 bin pozisyonu azaltmayı planladıklarını açıkladı. Eskiden başarıyla uyguladıkları iş modellerinin artık işlevsel olmadığını vurgulayan Blume, "Yönetim kurulu olarak bir gelecek planı geliştirdik ve dönüşümü bir sonraki aşamaya taşıyoruz. Bu süreci, başlangıcı ve sonu olan geçici bir proje olarak değil, süreklilik arz eden bir görev olarak görüyoruz. Temel amacımız çekirdek işimize odaklanmaktır." ifadelerini kullandı. ÇEKİRDEK MARKADA BÜYÜK KESİNTİ Blume, şirketin Mayıs 2026'da yayımlanan yeni "2030 Stratejisi" kapsamındaki hedeflerini yineleyerek, grubun 2030 sonuna kadar yüzde 8 ile 10 arasında faaliyet kar marjı ile "dünyanın en cazip otomotiv üreticisi" olmayı amaçladığını belirtti. Blume, bu doğrultuda 2028 yılına kadar Avrupa fabrikalarında halihazırda devam eden 1 milyon araçlık kapasite azaltımına ek olarak, 2030'a kadar 500 bin araçlık bir kesinti daha yapmayı hedeflediklerini açıkladı.
18 Haziran 2026 18:27

Chp'li Özcan'dan Datça'daki Özelleştirmeye Tepki: 'Yurdumun Taşlarını Satmışlardı, Şimdi Dağlarını Satıyorlar'
CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan, Datça Emecik Mahallesi'nde bulunan 19 Hazine taşınmazının özelleştirme kapsamına alınmasını Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'a verdiği soru önergeleriyle Meclis gündemine taşıdı. İzcan, özelleştirme kapsamına alınmasıyla ilgili satılan alanın koca bir dağ olduğunu belirterek; "Yurdumun taşlarını satmışlardı, şimdi dağlarını satıyorlar" dedi. Datça'nın doğal ve kültürel mirası, kıyı ekosistemleri ve sürdürülebilir turizm potansiyeliyle Türkiye'nin en önemli bölgelerinden biri olduğunu vurgulayan Özcan, özellikle Emecik Mahallesi'nde bulunan Hazine taşınmazlarının özelleştirme kapsamına alınmasının ciddi kaygılara yol açtığını belirtti. Özcan, söz konusu arazilerin özelleştirilmesinin kıyıların kamusal kullanımını sınırlandırabileceği, doğal alanlar üzerinde yapılaşma baskısını artırabileceği ve bölgenin ekolojik dengesini olumsuz etkileyebileceği yönündeki endişelere dikkat çekti. Özcan, özelleştirme kararının hangi gerekçelerle alındığına, taşınmazların mevcut niteliğine, planlanan kullanım şekillerine ve süreç boyunca kamu yararının nasıl korunacağına ilişkin kamuoyuna yeterli bilgi verilmediğini belirterek, sürecin şeffaf bir şekilde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
18 Haziran 2026 18:26

Sanayici Adnan Demirci: "Paslanmaz Çelik Savunma Sanayimiz İçin Beka Konusudur"
Bu şekilde elde edilen paslanmaz çeliklerin başlıca kullanım alanı şudur: Hijyen, dayanıklılık ve estetik özelliği sayesinde mutfak evyesi, çatal bıçak, ev gereçlerinin yanı sıra makine imalat sanayisi, otomotiv, beyaz eşya, halk sağlığı ve kamusal alanlar, sıhhi tesisat, depolama, tıbbi ekipmanlar, tıbbi araç gereçler, petrokimya tesisleri, hava ve deniz taşıtları, uçak iniş takımları, savunma sanayisi ve silah araç gereçleri gibi birçok alanı sayabiliriz." HER YIL 3,5 MİLYAR DOLARLIK İTHALAT FATURASI Türkiye'nin üretim yapamadığı için sektörde tamamen dışa bağımlı olduğunu belirten Adnan Demirci, ithalatın maliyet tablosunu şu sözlerle aktardı: "Türkiye'nin yıllık paslanmaz çelik ihtiyacı, paslanmaz çelik kullandığımız miktar yıllık 800-850.000 ton seviyesindedir. Bu ithalatın da ülkemiz ekonomisine maalesef her yıl 3-3,5 milyar dolar seviyesinde bir cari açık payı bulunmaktadır." Sunucu Kantekin'in bu rakamın genel ekonomi ve cari açık içindeki yerinin ciddi boyutta olduğunu belirtmesi üzerine Demirci, yerli üretim olmamasının getirdiği tabloyu dünya örnekleriyle karşılaştırdı. SIVI ÇELİKTE DÜNYA YEDİNCİSİYİZ ANCAK ÜRETİM LİSTESİNDE YOKUZ Türkiye'nin mevcut sıvı çelik üretim kapasitesi ile paslanmaz çelik üretimi arasındaki tezat duruma dikkat çeken Demirci, hammadde zenginliğine rağmen yatırım yapılmamasını eleştirerek "Ülkemiz sahip olduğu yıllık sıvı çelik üretim kapasitesi bakımından dünyanın en büyük 7. ülkesidir. Fakat dünyada paslanmaz çelik üretimi yapabilen 30 ülke arasında maalesef Türkiye bulunmamaktadır. Yani yakın coğrafyamızda bir Arnavutluk'ta, bir Bulgaristan'da ve de bir Türkiye'de böyle bir üretim yok. Küba'da bile ihracat yapabilen yıllık 200.000 ton kapasiteli entegre bir paslanmaz çelik tesisi olmasına rağmen, maalesef bu konuda Türkiye'de henüz tamamlanmış bir yatırım tesisi bulunmamaktadır." dedi. Dünya krom rezervlerinin yüzde 80'inin Güney Afrika, Kazakistan, Türkiye ve Hindistan olmak üzere dört ülkede bulunduğunu hatırlatan Demirci, Türkiye'nin elindeki hammadde potansiyelini kullanamadığını vurgulayarak "Geçtiğimiz yıllarda Kazakistan'da entegre bir paslanmaz çelik yatırım kararı alındı ve bu karardan sonra paslanmaz çelik satışına kısıtlama getirildi. Yılda 40 milyon tonluk sıvı çelik üretme kapasitesine sahip ülkemizde entegre bir paslanmaz çelik üretim tesisinin olmaması kabul edilemez." ifadelerini kullandı. Sunucunun, Türkiye'nin kendi cevherini dışarı satarken yerli üretim yapmamasının yarattığı tedarik sürecini sorması üzerine Demirci, piyasadaki vergi uçurumunu ve firmalar arası gruplaşmayı tüm detaylarıyla anlattı. Sektördeki tedarik zincirinin 2011 yılında kurulan yabancı ortaklı bir yapıyla şekillendiğine dikkat çeken Adnan Demirci, "Ülkemizde, yerli bir firmamızın Güney Kore menşeili bir paslanmaz çelik üreticisi firmayla ortaklık ilişkisinde olduğu bir soğuk haddeleme tesisi, bir çelik servis merkezi bulunuyor. Fakat yılda 800-850.000 ton paslanmaz çelik kullanan sanayi kuruluşlarımızın sadece üçte biri bu firmadan ihtiyaçlarını tedarik etmekte olup diğer üçte iki çoğunluğu oluşturan sanayi kuruluşları ise kendi çabalarıyla başta Çin, Endonezya, Malezya gibi ülkelerden, diğer firma gibi imtiyazlı değil, üzerine %12 gümrük vergisi ödeyerek ithalat yoluyla ihtiyaçlarını temin etmektedirler. Bunun sebebi, başta bahsettiğim Türk-Kore ortaklığındaki firmanın uyguladığı yüksek fiyat politikası olduğunu söylemektedirler." dedi. YÜZDE 20 EK VERGİ TALEBİ Pazardaki bu bölünmenin ardından imtiyazlı şirketin diğer üreticilere karşı harekete geçtiğini vurgulayan Demirci, sıfır vergi ile ithalat yapan grubun, yüzde 12 vergi ödeyen çoğunluğu hedef aldığını belirterek süreci şu ifadelerle açıkladı: "Bu firma, bu sefer de kendilerinden malzeme almayan, Türkiye'nin üçte iki çoğunluğunu oluşturan diğer paslanmaz çelik kullanıcısı yüzlerce firmayı 'dumping yaparak ülkeye mal sokuyorlar' diye suçlamaktadır. Çok uzun yıllardan beri adeta müstemleke valisi gibi ülke kaynaklarının yurt dışına transferine aracılık eden, yani her yıl 3-3,5 milyar dolar döviz kaybına yol açan bu duruma, bu Türk-Kore menşeili yapı, kendileri dışındaki firmalara uygulanan %12 verginin üzerine yaptıkları şikayetin sonunda %4 gibi bir ek anti-dumping vergisi konulmasını sağlamışlardır. Bu çok önemli. Savunma sanayimizin üretimde kullandığı 100 birim malzemenin %25'i, yani 100 birimin 25'i paslanmaz çelik sınıfı malzemelerdir. Çıkacak yaygın bir savaşta ülkemize olan paslanmaz çelik akışının durdurulması, en başta, üzülerek söylüyorum, savunma sanayimizin çökmesi anlamını taşıyacaktır." Paslanmaz çeliğin kamuoyunda sadece mutfak eşyası olarak algılanmaması gerektiğinin altını çizen Demirci, "Denizaltılarda, mayın avlama gemilerinde, radar sistemlerinde, uçak iniş takımlarında, füze ve roket parçalarında, deniz platformlarında, zırhlı araç sistemlerinde, jet motorlarında, roket sistemlerinde, top namlularında... Askeri sistemler, özellikle silah sistemleri, hareketli mekanik parçalar için paslanmaz çelikler hayati önemdedir." diyerek kullanım alanlarını listeledi. Demirci, ulusal askeri projelere de değinerek malzemenin kritik rolünü, "MİLGEM projesi gibi ulusal projelerimizde korozyona dayanıklı, yani pasa dayanıklı, az önce anlattığım özel çelikler, uzun ömürlü yapısal çelikler çok önemli, çok kritik malzemelerdir. Şimdi devletimizin önderliğinde gelişen ve büyüyen Türk sanayisinin yanı sıra Deniz Kuvvetlerimizin, Kara Kuvvetlerimizin, özellikle de Hava Kuvvetlerimizin geldiği bu müthiş seviyeyi daha da ileri boyutlara taşıyabilmeleri için bu kuruluşların, bu değerli kuruluşlarımızın malzeme tedariğinde dışa bağımlılıktan kurtulmaları şarttır." sözleriyle dile getirdi. Türkiye'nin teknoloji ve savunma devlerinin malzeme tedariği konusunda büyük bir risk altında olduğunu belirten Demirci, geçmişte yaşanan sorunların gelecekte daha büyük krizlere yol açabileceği uyarısında bulunarak "Baykar, ASELSAN, TUSAŞ, KALE, ROKETSAN gibi değerli firmalarımızın kullandıkları ve ürettikleri tüm sistemler malzemeye bağımlıdır. Şimdi üretim zincirinde birçok farklı çelik türü bulunmaktadır. Geçmişte bunu yaşadık, halen de yaşıyoruz." ifadelerini kaydetti. Makine imalat sanayisinin 2024 yılında ülke ekonomisine sağladığı 30 milyar dolarlık ihracat katkısına değinen Demirci, sektörün kritik parçalardaki dışa bağımlılığının yol açtığı sorunları somut bir olay üzerinden anlattı. Makinenin yüzde 80'lik kısmının yerli imkanlarla üretilmesine rağmen geri kalan yüzde 20'lik bölümün özel vasıflı çelik gerektirdiğini belirten Demirci, süreci ve yaşananları şu sözlerle aktardı: "Bir İran firması, bizim bir Türk firmasına, yani makine imalat sektöründen bir firmamıza —ki burada onu da söyleyeyim, makine imalat sanayi sektörümüzle gurur duyuyoruz, 2024 yılında yanlış bilmiyorsam 30 milyar dolarlık bir ihracat katkısı bulunmuştur Türk ekonomisine— plastik bardak makinesi siparişi veriyor. Hep konuştuğumuz gibi, paslanmaz çeliklerin yanında bir de bu tür vasıflı çelikler de maalesef ülkemizde eksik." "BİR DAHA SİZE MALZEME SATMAYACAĞIZ" DİYEREK LİSTEYE EKLEDİLER Makinede bardağın nihai halini oluşturan kalıp kısmında kullanılan bu yüksek alaşımlı çeliğin 1870 yılından beri üretim yapan bir Avusturya firmasından alındığını söyleyen Demirci, makinenin teslim edilmesinin ardından uygulanan yaptırımı şu ifadelerle açıkladı:"Şimdi bu çelik yurt dışından ithal ediliyor. Hatta o makinenin muhtelif aksamlarının yapımına katkı sağlayan diğer yan sanayi firmarını bile kara listeye almışlar." Kovan yapımında kullanılan ana malzemenin yerli olduğunu ancak bunu şekillendiren kalıpların ithal edildiğini vurgulayan Demirci, uyarılarını şöyle sıraladı:"Bakın, savunma sanayimizin en temel öğesi askerimizin, polisimizin kullandığı silahlardır malumunuz. Bu kalıp zımbalarının malzemesi çok özel alaşımlı çelik türüdür; bu çeliklerde de dışa bağımlıyız. Yarın bir gün bir bahaneyle veya açık açık bir ambargo kararıyla bu çelik sınıflarını bize vermeme kararı alırlarsa kovan üretimimiz aksar, ihtiyacımızı karşılayamaz hale geliriz, Silahlı Kuvvetlerimizin gücünü yitiririz." Türk mühendis ve sanayicilerine çağrıda bulunan Demirci, savunma kuruluşlarının yaşayabileceği tedarik tehlikelerine karşı alınması gereken sorumluluğu, "Bakın, biz Türk demir çelik mühendis ve sanayicileri olarak ülkemizin savunma sanayisine bunu yaşatmamak için var gücümüzle çalışmalıyız. Göz bebeğimiz bu kuruluşları dışa bağımlılıktan biz kurtarmalıyız, bu malzemeleri kendi topraklarımızda üretebilmeliyiz." sözleriyle dile getirdi. 5 MİLYAR DOLARLIK TESİS ANCAK DEVLET ÖNDERLİĞİNDE KURULABİLİR Türkiye'nin otomotiv, beyaz eşya, savunma sanayisi ve petrokimya gibi stratejik sektörlerinin paslanmaz çelik ihtiyacını karşılayacak ölçekte bir tesisin kurulması, yüksek maliyet ve ileri teknoloji gerektiriyor. Adnan Demirci, yaklaşık 5 milyar dolarlık bir yatırım bütçesine ihtiyaç duyulduğunu ve bu ölçekteki bir projenin yalnızca devletin öncülüğünde hayata geçebileceğini belirtti. Tesisin kurulmasından sonra 100'e yakın farklı çelik alaşımında istenen kalite seviyesine ulaşmanın ve üretim rejimine girmenin 10 ila 20 yıl sürebileceğine dikkat çeken Demirci, mevcut jeopolitik konjonktürün bu süreci beklemeye müsait olmadığını ifade etti. Türkiye'nin geçmişteki sanayileşme süreçlerinde yaşanan ray üretimi ve zırh çeliği ithalatı gibi örnekleri hatırlatan Demirci, yerli sanayinin kendi kendine yetebilmesi için gereken zamanın daraldığını vurguladı. STRATEJİK ORTAKLIK ÇAĞRISI Bölgesel güvenlik riskleri ve olası ambargo tehditleri karşısında Türkiye'nin 5 yıllık bir güvenlik marjının bile kalmadığını belirten Demirci, çözüm yolunu şu şekilde özetledi: "Ümitsizliğe kapılmadan, olabilecek en kısa sürede bu yatırımı ülkeye kazandırmalıyız. Hazır teknoloji transferi, dışa bağımlılığı bitirmek ve savunma sanayimizin tedarik zincirini güvence altına almak için tek rasyonel seçenektir." Savunma sanayisi ve temel sanayi kuruluşlarının malzeme tedarikinde yaşadığı dışa bağımlılığı değerlendiren Makine Mühendisi Adnan Demirci, bu alanda stratejik bir çözüm yolu sundu. Demirci, savunma sanayisi şirketlerinin asıl görevinin ham madde üretmek değil, araştırma ve geliştirme (AR-GE) yaparak yüksek teknolojili ürünler ortaya koymak olduğunu vurguladı. ÇİN İLE STRATEJİK ORTAKLIK VE LOJİSTİK AVANTAJLAR Adnan Demirci, Türkiye'nin sahip olduğu üretim kapasitesini en üst seviyeye taşımak adına Çin Halk Cumhuriyeti'ni en ideal partner olarak tanımladı. Türkiye'nin lojistik merkez konumunun, devlet tarafından sağlanacak yatırım teşvikleri ve gümrük muafiyetleriyle birleştiğinde büyük bir ekonomik değer yaratacağını ifade eden Demirci, iş birliğinin avantajlarını şu şekilde açıkladı: "Paslanmaz çelik gibi ağır ve hacimli ürünlerde navlun taşımacılığı ve liman masrafı çok ciddi bir kalemdir. "Türkiye'de üretilmiştir" etiketi bu vergiden muafiyet sağlayacaktır; bu da Avrupa Birliği pazarına satış rakamlarını çok artıracaktır. Malzeme tedariğinde bütünüyle önü açılmış olacak, savunma sanayimizin değerli kuruluşları mevcut teknolojik seviyesini daha da ileri götürecek AR-GE çalışmalarını rahatlıkla yapabileceklerdir."
18 Haziran 2026 18:24

Milyonlarca Çalışan Dikkat: Emsal Kararlar Çıktı… Bu Tuzaklara Düşmeyin
Türkiye'de çalışma hayatında sıkça karşılaşılan; işçilerin sigorta primlerini eksik yatırma, sürekli giriş-çıkış yaparak kıdemi sıfırlama veya işe girerken boş kağıda imza attırma gibi işveren hileleri yargıdan dönüyor. Eksik Prim Bildirimi: Çalışanın ayda 30 gün mesai yapmasına karşın SGK'ya 10-15 gün gibi eksik sürelerle bildirilmesi ya da kayıt dışı çalıştırılması. Asılsız Suç İsnadı: Kıdem ve ihbar tazminatı vermemek adına çalışanın çıkışının yüz kızartıcı suçlar, disiplinsizlik veya hırsızlık (SGK Kod-29/42-50) bahanesiyle yapılması. İşveren tarafından tek taraflı olarak tutulan tutanakların hukuki bir geçerliliğinin olmadığını ifade eden Şenay, şu uyarılarda bulundu: "İşveren tarafından tutulan tek taraflı tutanakların hukuki geçerliliği yoktur. Görev yeri değişikliği yapılan işçiye haklı fesih hakkı tanınıyor. Kıdem düşürmek için yapılan giriş çıkışlar geçersizdir. Elden ödenen paralar ispatlandığı taktirde işverenler ağır bedeller ödüyor."
18 Haziran 2026 18:17

Ekosistem Güçleniyor: Yapay Zeka Devrimi İş Dünyasını Nasıl Değiştirecek?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 2026-2030 dönemi Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı'nın ardından TÜBİTAK da bu alandaki teknolojileri ürüne dönüştürecek ve ekosistemi güçlendirecek yeni projeler için çağrıya çıktı. TÜBİTAK tarafından yürütülen Yapay Zeka Ekosistem Çağrısı'nın 2026 yılı başvuru süreci başladı. İlk kez 2022 yılında hayata geçirilen programla, Türkiye'de geliştirilen yapay zeka teknolojilerinin sanayinin ihtiyaçlarına yönelik uygulanabilir çözümlere dönüştürülmesi hedefleniyor. Program kapsamında ihtiyaç sahibi şirketlerin, teknoloji sağlayıcı firmalar, üniversiteler, kamu araştırma merkezleri ve TÜBİTAK Yapay Zeka Enstitüsü'nün (YZE) yer aldığı konsorsiyumlar aracılığıyla desteklenmesi planlanıyor. Program kapsamında projelerin bütçesi en fazla 10 milyon lira olacak. Program için kuruluş bazlı ön kayıt başvurularının son tarihi 14 Eylül olarak belirlenirken, nihai başvuruların 18 Eylül'e kadar tamamlanması gerekiyor.
18 Haziran 2026 18:17

Chatgpt, Pazardaki Üstünlüğünü Kaybetmeye Başladı
Yeni yayınlanan rapora göre ChatGPT, pazar payı yüzde 46'ya kadar düştü. Mayıs ayı itibarıyla ChatGPT'nin yüzde 46'lık bir paya sahip olduğu, Google Gemini'nin yüzde 28 ve Anthropic'in Claude'unun yüzde 10 ile ardından geldiği belirtiliyor. Sonuç olarak, Mayıs 2026 itibarıyla Claude'un ABD'deki pazar payı, Aralık 2025'teki yüzde 5'lik paydan yaklaşık yüzde 14'e kadar yükseldi.
18 Haziran 2026 18:16

Windows 11 Home İle Güçlenen Casper Nirvana S100 Aı Yeni Nesil Üretkenliği Yeniden Tanımlıyor
Windows 11 Home ve Copilot entegrasyonuyla çalışan Casper Nirvana S100 AI, 13. nesil işlemci gücü, yüksek hızlı bellek altyapısı ve ayrıca Series 2 işlemci ile yapay zekâ destekli performansıyla üretkenliği hızlandırırken; gelişmiş güvenlik, uzun pil ömrü ve mobil kullanım avantajlarıyla günün her anına uyum sağlıyor. 35 yıllık teknoloji birikimiyle milyonlarca kullanıcıya ulaşan Casper'ın, The ONE Awards kapsamında "Yılın İtibarlı Markası" seçilmesi de bu yaklaşımın güçlü bir yansıması olarak öne çıkıyor. Windows 11 Home ve Copilot ile hızlanan üretkenlik Windows 11 Home'un Copilot entegrasyonu, Casper Nirvana S100 AI'ı kişisel bir üretkenlik merkezine dönüştürüyor. Güvenliği kişiselleştiren akıllı sistem Windows 11 Home'un "Sıfır Güven" yaklaşımıyla çalışan Casper Nirvana S100 AI, verileri uçtan uca koruyan bir güvenlik mimarisi sunuyor. Windows 11 Home ile kesintisiz gün boyu performans Windows 11 Home ile çalışan Casper Nirvana S100 AI, güçlü pil performansıyla gün boyu kesintisiz kullanım imkânı sunuyor.
18 Haziran 2026 18:16

Windows 11 Home İle Güçlenen Casper Nirvana S100 Aı Yeni Nesil Üretkenliği Yeniden Tanımlıyor
Windows 11 Home ve Copilot entegrasyonuyla çalışan Casper Nirvana S100 AI, 13. nesil işlemci gücü, yüksek hızlı bellek altyapısı ve ayrıca Series 2 işlemci ile yapay zekâ destekli performansıyla üretkenliği hızlandırırken; gelişmiş güvenlik, uzun pil ömrü ve mobil kullanım avantajlarıyla günün her anına uyum sağlıyor. 35 yıllık teknoloji birikimiyle milyonlarca kullanıcıya ulaşan Casper'ın, The ONE Awards kapsamında "Yılın İtibarlı Markası" seçilmesi de bu yaklaşımın güçlü bir yansıması olarak öne çıkıyor. Windows 11 Home ve Copilot ile hızlanan üretkenlik Windows 11 Home'un Copilot entegrasyonu, Casper Nirvana S100 AI'ı kişisel bir üretkenlik merkezine dönüştürüyor. Güvenliği kişiselleştiren akıllı sistem Windows 11 Home'un "Sıfır Güven" yaklaşımıyla çalışan Casper Nirvana S100 AI, verileri uçtan uca koruyan bir güvenlik mimarisi sunuyor. Windows 11 Home ile kesintisiz gün boyu performans Windows 11 Home ile çalışan Casper Nirvana S100 AI, güçlü pil performansıyla gün boyu kesintisiz kullanım imkânı sunuyor.
18 Haziran 2026 18:14

Süper Loto Sonuçları 18 Haziran: Süper Loto Sonuçları Nereden Ve Nasıl Sorgulanır? İşte Kazandıran Numaralar
18 Haziran akşam saatlerinde ise Süper Loto sonuçları sorgulanmaya başlandı. Süper Loto, 1 ile 60 sayı arasından 6 adet sayının bilinmesine dayanan bir oyundur. Süper Loto çekiliş sonuçları şans oyunu tutkunlarının gündemindeki yerini aldı. Akşam 21.30'da başlayan Süper Loto çekilişinin sonuçları yaklaşık 15 dakika içerisinde belli oluyor.
18 Haziran 2026 18:12

Volkswagen 2030'a Kadar 50 Bin Kişiyi İşten Çıkaracak
Alman otomotiv üreticisi Volkswagen (VW) Grubu Üst Yöneticisi (CEO) Oliver Blume, şirketteki dönüşümün, başlangıcı ve sonu olan bir proje değil "süregelen bir iş" olduğunu belirterek, artan küresel rekabet baskısı karşısında 2030'a kadar dünya genelinde 50 bin pozisyonu azaltmayı planladıklarını açıkladı. Şirketin çevrim içi düzenlenen yıllık olağan genel kurul toplantısında hissedarlara seslenen Blume, otomotiv sektöründeki koşulların 2026 yılında daha da ağırlaştığını belirterek, Volkswagen'in mevcut durumunu "gergin ve zorlu" olarak nitelendirdi. Blume, şirketin Mayıs 2026'da yayımlanan yeni "2030 Stratejisi" kapsamındaki hedeflerini yineleyerek, grubun 2030 sonuna kadar yüzde 8 ile 10 arasında faaliyet kar marjı ile "dünyanın en cazip otomotiv üreticisi" olmayı amaçladığını belirtti. Blume, bu doğrultuda 2028 yılına kadar Avrupa fabrikalarında halihazırda devam eden 1 milyon araçlık kapasite azaltımına ek olarak, 2030'a kadar 500 bin araçlık bir kesinti daha yapmayı hedeflediklerini açıkladı.
18 Haziran 2026 18:09