Haberi Yapay Zeka ile Özetinden Okuyun. Neden Habokado?

Dünya Yapay Zekaya Koşuyor
PTT deki işim için sıranın bana gelmesini beklerken, bir yaşlı amca elinde "elektrik" faturasını yatırmak için bekliyordu. Yanında oturan başka bir kişi de "niçin faturanı telefondan ödemiyorsun, burada beklemene gerek yok" diyerek ona tavsiyelerde bulunuyordu. Bu durum için, "Teknolojik Girdap" demek doğru bir tanım olsa gerek. Bu durum yeniliğin kendisinden çok, "bilinmezlikten korkma" ve "mevcut düzenimizi koruma" isteğimizden kaynaklanır. Alışık olmadığımız durumları bir "risk" olarak değerlendiririz. 2000 yıllık bir zaman diliminden daha fazla bir geçmişe sahip olan ve insanlığın kullanmaya başladığı ilk hesap makinesi olarak kabul edilen "Abaküs" den bu yana adım adım gelişen teknolojik gelişmeler bizi sonunda "Yapay Zeka" ile tanıştırdı. 1940'lı yıllarda gelişen ve ilk yıllarda bir oda büyüklüğünde olan ilk bilgisayar teknolojisi giderek küçüldü, kişiselleşti ve günümüzde PC (kişisel bilgisayar) adını alarak, ceplerimize sığacak boyutlara kadar geldi. Örneğin, 1970 li yıllarda yaygınlaşmaya başlayan hesap makinelerinin, bizi temel matematik işlemlerinden uzaklaştıracağı endişesi mevcuttu. Günümüzde; Akıllı Telefonlarımız, dijital asistanlar, sohbet robotları, sosyal medya siteleri, robot süpürgeler, güvenlik sistemleri, görüntü işleme, ses tanıma, akıllı ev sistemleri, oyunlar, dil tercümeleri, üretim süreçleri v.s gibi birçok alanda artık iç içe yaşadığımız Yapay Zeka kullanımlarında bazı önemli ve kritik noktaları gözden kaçırmamız gerekiyor. Sonuçta, insan tarafından yüklenen verileri değerlendiren yapay zeka, herhangi bir sistemin, cihazın veya bir aracın işlemleri kendi kendine gerçekleştirmesini (otonom) sağlar. Bir çok ülke arasında bir teknolojik bir yarış haline gelen yapay zeka, "siber saldırıların" ve "casusluk" faaliyetlerinin artmasına neden olabilir. Sonuç olarak, her yeni teknolojide olduğu gibi "Yapay Zeka"nın güvenli, şeffaf ve insan odaklı olması için sıkı etik kuralların ve yasal düzenlemelerin yapılması," sürekli kontrol" mekanizmalarının geliştirilmesi gerekmektedir. Bu şekilde Yapay Zeka ile yaşam kalitemiz artacaktır.
14 Haziran 2026 15:13

Güncel Eko-politik İçin Özlü Tespitler
Son dönemlerin ön plana çıkan ana trendi olarak; "jeo-politik gelişmelerin, eko-politik akışları yönlendirmesi" başlığı karşımıza çıkıyor. 2022 yılında Rusya-Ukrayna çatışmasının başlaması ile birlikte 135 Doların üzerini test eden petrol varil fiyatının, Körfez Savaşının hemen öncesinde 70 Dolar üzerinde tutunmaya çalıştığı; sadece yüz içinde yaklaşık %50 prim kazandığını görmek gerekiyor. Çatışmaya start verilmesinden hemen önce gerçekleştirdiği Venezuela operasyonu ile, enerji ürün gamında eksik olan "ağır petrol" metasını da portföyüne ekleyen ABD, Savaş öncesine göre ortalama 25 Dolar yüksek fiyatla günde 2,5 milyon varil petrol satışına ulaştırmış bulunuyor. 2026 yılına girildiğinde, "çılgın bir yükseliş rallisi" ile iki yıl öncesine göre %200'e yaklaşan bir prim yaparak; 5600 Dolara ulaşan sarı metal, bunun dörtte birinden kısa sürede, son kırk yılın en şiddetli düşüşünü yaşat(a)biliyor; son yedi aylık kazancı bir anda silme etkisini doğuruyor. Arka plan okumaları ile kapsamlı değerlendirmelere her zamankinden fazla ihtiyaç duyulan; geniş tabloyu ihmal ederek, bilinen ve bildirilen "ezberler" üzerinden hareket etmenin tehlike yaratacağı bir eko-politik iklimde yaşadığımızın bilincinde olmak gerekiyor. (*) " Eko-Politik Arka Plan Okuması: DCGAP Kurgusu ", Prof.Dr.Murat Ferman, 05.04.2026, www.cnnturk.com/Yazarlar
14 Haziran 2026 14:54

Mağlubiyet Kendiliğinden Gelmez
Cumartesi günü yazdığım yazıya şöyle başlamıştım: "2026 Dünya Kupası'ndaki ilk rakibimiz olan Avustralya'nın yabana atılacak bir takım olmadığını belirterek yazmaya başlamak doğru bir giriş olacaktır." Demiştim. Arda 90 milyon avro, Hakan 40 milyon avro, Kenan 45 milyon avro, Orkun 28 milyon avro, Kerem 20 milyon avro, Barış 20 milyon avro ve Merih 14 milyon avro. Bu nokta önemli; 7 oyuncunun toplam değeri 257 milyon avro, geri kalan 19 futbolcunun değeri ise 216 milyon avrodur. Yani, 7 futbolcunun toplam değeri takım değerinin %54,3'üne denk gelmektedir. Diğer 19 futbolcu ise takım değerinin %45,7'sine denk gelmektedir. Tekrar Cumartesi yazısına dönersek: "Bizim futbol kurgumuzda, önde set oyununda topa sahip olma beceresindeki kopukluklar, top kaptırıldığında defansımızın arkasına atılan paslarda çabuk ve süratli oyuncular karşısında oldukça sıkıntı yaşamaktayız. Bu anlamda, bu iki oyuncuya dikkat edilmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır. Venezuela maçında bunun sıkıntılarını yaşadık. Zaten zaaf noktamız, özellikle defansın merkezindeki iki oyuncunun hamle hataları ve pozisyonu doğru alamamalarından kaynaklanmaktadır. Topun kaptırıldığı yerdeki baskı bu sıkıntıyı giderebilecek bir taktiksel hamle olabilir." "Afrika kökenli oyuncuların sürat ve çabukluğa dayalı fiziksel özelliklerinin maça direkt katkısıdır. Bu konuda, Irankunda ve Toure ciddi farklılıklar yaratmaktadır." Maalesef sonuca direkt etki eden unsur oldu. "Kenarlardaki bek hücum oyun kombinasyonu rakibin bölgeye çoğalma hamlesine neden olacağından, oradan içeriye geçişlerde hata yapmazsak avantaj yakalayabiliriz. Ferdi-Kenan oyunu bu noktada fark yaratabilir. Merkezde Arda, Hakan ve Orkun oyunu belirleyici özellik taşımaktadır. 3 farklı oyun stili zenginlik katacağı gibi, Arda'nın asistleri ve dripling ile rakibi eksiltmesi, Hakan'ın ters uzun topları ile şut atma becerisi ve Orkun'un şut atma becerisi ile arkaya yaptığı topsuz koşular skora yansırsa maçın belirleyici biz oluruz." Diye cumartesi günü bir saptamada bulunmuştum. Reklamlardaki abartıdan ve stüdyolardaki cehaletten biraz uzak durarak, takımı sakin bırakarak yardımcı olmak belki de en doğru hamle olacaktır.
14 Haziran 2026 14:07

Vnl'de Gözler Ankara Etabında
İlk haftayı 2 galibiyet 2 mağlubiyet ile tamamladık. Bu etapta hedefimiz 4'te 4 ile devam etmek olacak. Bu hafta kadroya Melissa Vargas, Zehra Güneş, Cansu Özbay, Hande Baladın, Sinead Jack Kısal, Gizem Örge, Elif Şahin katılacak. 4-6 hafta tedavisi sürecek Ebrar'ın Milletler Ligi'nde bundan sonraki etaplarda yer almaasını beklemiyorum. Onu artık Avrupa Şampiyonası'nda yüzde 100 haliyle kullanmamız takım adına daha yararlı olacak. Final sonrasında Aylin Uysalcan, Ankara'daki milli takım kampına katılacak.
14 Haziran 2026 13:45

Haftanın Kültür Sanat Ajandası
Heykel ve tasarım dünyasında ulusal ve uluslararası başarılarıyla tanınan, çağdaş sanatın öncü isimlerinden Seçkin Pirim'in "Dün ile Bugün" başlıklı seçkisi, sarnıcın kadim mimarisi ile günümüzün sanat dilini suyun izinde bir araya getiriyor. Sergi, 31 Ağustos'a kadar sanat severleri ağırlayacak. İstanbul'un en prestijli salonlarıyla çok özel mekânlarında gerçekleştirilecek 23 konserde dünyanın dört bir yanından seçkin orkestraları ve önemli solistleri ağırlayacak 54. İstanbul Müzik Festivali'nde Viyana Senfoni Orkestrası, Kammerakademie Potsdam, Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası, Tekfen Filarmoni Orkestrası, CCN/Aterballetto gibi önemli toplulukların yanı sıra Bruce Liu, Kian Soltani, Lucas ve Arthur Jussen, Behzod Abduraimov, Ian Bostridge, Iestyn Davies, Sara Correia gibi solistlerin aralarında olduğu 80'in üzerinde sanatçı ve topluluk izleyici huzuruna çıkacak. 26 Haziran'a kadar devam edecek 54. İstanbul Müzik Festivali programıyla ilgili ayrıntılı bilgi için festivalin web sitesini ve sosyal medya hesaplarını takip edebilir, biletlerinizi Passo'dan satın alabilirsiniz. Bedri Rahmi Eyüboğlu, Eren Eyüboğlu, Avni Arbaş, Komet, Abidin Dino, Leyla Gamsız, İbrahim Balaban, Halil Dikmen, Şevket Dağ, Adnan Turani, Fikret Mualla, Gürdal Duyar, Sabri Berkel, Selim Turan, Nuri İyem, İbrahim Safi, Muhsin Kut, Naile Akıncı gibi sanatçıların eserlerinden derlenen seçki, Türkiye'de modern sanatın üslupsal eklemlenmelerini ve tarihsel kırılma noktalarını kurumsal bir bellek düzleminde bir araya getiriyor.
14 Haziran 2026 13:19

"Cevap Verdik" Demekle Bitmiyor
Aradaki 20 yaş fark eleştiri alırken, Cemre Baysel konuyla ilgili "Ne olduğunu gördünüz. Cevabımızı verdik" dedi. Cemre Baysel yüksek reyting gelince aradaki yaş farkının kapandığını düşündü herhalde. Dizide Cemre Baysel'in annesi rolündeki oyuncu Emel Çölgeçen'in yaşı ise 49. Aynı dizide Cemre Baysel'in partnerliğini üstlenen Murat Yıldırım'ın yaşı ise 47. Cemre Baysel'in sözleri bir hayli talihsiz bir açıklama olmuş. Cemre Baysel'e yapılan bu uyarı belki de yıllardır kendisini destekleyenlerden geldi.
14 Haziran 2026 13:16

Saç, Taktik, Ders, Mers!
Rakip de toplam değeri 90-100 milyon Euro olan Avustralya'ydı. Bizim sadece Arda 90 milyon Euro ediyor dünya piyasasında. Uzun ve kalıplı rakibe karşı Hakan, Arda, Kerem ile çıktı. Hakan Çalhanoğlu, Arda Güler ve Orkun Kökçü üçlüsü oyunu yönlendirmekte zorlandı. Hücum kanatlarında ise en verimli görüntü, Kenan Yıldız'ın solda, Yunus Akgün'ün sağda görev aldığı bölümlerde ortaya çıktı. Ve TFF; İbrahim Hacıosmanoğlu, 2002'deki Haluk Ulusoy'u taklit etmeye çalıştı başaramadı. Takımı otelden uğurlarken "çak coni.." ile bu işler olmuyor. En azından saçı ile kuaför kuaför gezenlere "Rakibi analiz etsenize" derdi.
14 Haziran 2026 12:31

Ey Türk Genci
Son kitaplarımdan bir tanesinin adı "Ey Türk Genci Nereden Geldiğini Öğren, Nereye Gideceğimizi Bize Öğret" *. Bu kitapta mesleği psikoloji ve eğitim olan bir kişinin, yani bendenizin bakış tarzıyla gençlere Türk Dili ve Tarihi hakkında bilgiler verilmekte ve onlara ulusumuz geleceği emanet edilmektedir. Halide Edip'in, " Türkün Ateşle İmtihanı" isimli bir romanı vardı. Gerek ekspatlarımıza gerekse yurtta kalan gençlerimize rehberlik etmek için yazdım "Ey Türk Genci" isimli kitabı. Korunaklı siteler var; içlerinde 30'ar katlı beş altı apartman bulunuyor. Arsa sahibi İngilizce bilmez, müteahhit İngilizce bilmez, inşaat mühendisi, apartman yöneticisi, oturanların büyük çoğunluğu İngilizce bilmez ama sitenin ismi "JASMİNA HOUSE" benzeri bir şeydir. "Ne yapalım teknik terimler yabancı" diyemeyiz, Türkiye Bilişim Derneği'nin "Bilişim Terimleri Sözlüğü " ** var. Bu sözlükte yaklaşık 112 bin İngilizce teknik kelimenin Türkçe karşılığı var. Söz konusu kitapta ekspatlarımıza yönelik olarak "Sevgili Türk Gençleri çocuklarınıza anadilinizi öğretiniz, günlük meşguliyetlere dalıp çocuğunuza anadilini öğretmezseniz sizin torununuzla benim torunum tanışamazlar" yazdım. "O kadar haçlı seferini kim yaptı? Kızılderilileri, Aztekleri, İnkaları, çocuklar dahil olmak üzere kim soykırıma uğrattı? Hiroşima'ya atom bombasını kim attı? Vietnam'da, Kamboçya'da, Hindistan'da, Çin'de neler oldu? Afrikalının yaşamına nesiller boyunca kim çöktü?" diye soralım. Atatürk de yaverine "Git sor bakalım babasının Çanakkale'de ne işi varmış?" der. Savaş bittiği an Yunanlıların yerdeki bayraklarını kaldırtan, Anzaklı annelere o muğlak kayıp bitiren mektubu yazan ve "Yurtta sulh, dünyada sulh" diyen Atatürk hepimizin adına bu konuyu açıklığa kavuşturmuştur. ** Ören, T., Pekel, A., Özer, K., Tabak, İ., İ. ve Görgülü, E. (2023).
14 Haziran 2026 12:00

Acı Var Mı Acı?
Hayır, Avustralya 15 kişi değildi! Çünkü Kerem yoktu. Ama Türkiye bu maçta adeta bir ruh gibiydi. Montella için "Dersine çalışmadı" denemez. Sorular o nedenle çalışmadığı yerden geldi. Barış Alper ancak orada Ümit Davalamsı saçlarıyla kendini gösterebildi! Avustralya'da Irankunda bizim defans arasında anakonda gibiydi. Direkten dönen tek şut da Abdülkerim'den geldi. Dünya Kupası'na gidebilmek için play-off'ta terledik, şimdi de gruptan çıkabilmenin adresini Paraguay ve ABD maçlarına yükledik. 14-15 oyuncuya değil, 26 futbolcusuna güvenmesi gerekiyor.
14 Haziran 2026 11:55

Silahsız Ordu: Yeşilay
Savaş kabiliyetini artırmak ve düşmana karşı üstünlük sağlamak için güçlü silahlara sahip olmak gerekir. Ben Yeşilay'ı da bir orduya benzetiyorum. Fakat Yeşilay'ın karşı karşıya olduğu düşman sınır tanımıyor. Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç'in de dikkat çektiği gibi bağımlılık artık yalnızca bireyin sorunu değildir. Yeşilay İzmir Şube Başkanı ve İzmir İl Millî Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi'nin şu tespiti son derece dikkat çekiciydi: "Bir insanı kaybetmekle Türkiye Cumhuriyeti'nde bir karış toprak kaybetmek eşdeğerdir." Aslında bu söz, bağımlılıkla mücadelenin neden bir millî mesele olduğunu tek başına anlatmaya yetiyor. Yeşilay İzmir Şubesi'nin "2026 Bağımsızlık Yılı" etkinlikleri kapsamında Balçova Termal Otel'de düzenlediği gazeteciler bilgilendirme toplantısına biz de katıldık. Dr. Ömer Yahşi'nin konuşması ise bizleri gerçekten etkiledi. Dr. Yahşi'nin özellikle üzerinde durduğu konulardan biri de YEDAM, yani Yeşilay Danışmanlık Merkezleri oldu. Bağımlılıkla mücadelede en önemli unsurlardan birinin mahremiyet olduğunu vurgulayan Yahşi, başvuran vatandaşların bilgilerinin hiçbir kurumla paylaşılmadığını belirterek şu ifadeyi kullandı: Devletin burada vatandaşına uzattığı elin mesajı nettir: "Gel, seni yeniden hayata kazandıralım." Yeşilay'ın önleyici çalışmalara büyük önem vermesi de ayrıca takdire şayandır. Toplantıda da dile getirdim; Yeşilay'ın görevi geçmiş yıllara göre çok daha ağır. Bu nedenle Yeşilay'ın yürüttüğü çalışmaların önemi her geçen gün daha da artıyor. Bu nedenle devletin, sivil toplum kuruluşlarının, eğitim camiasının, ailelerin ve medyanın ortak bir hassasiyet göstermesi gerekir. 106 yıl önce Hilal-i Ahdar adıyla kurulan Yeşilay, o günlerde milletimizi tehdit eden zararlı alışkanlıklara karşı mücadele ediyordu. Bugün güçlü ordulara, güçlü ekonomilere ve güçlü kurumlara nasıl ihtiyaç duyuyorsak; insanımızı koruyan, gençliğimizi savunan ve geleceğimizi muhafaza eden bu "silahsız orduya" da en az o kadar ihtiyaç duyuyoruz. Yazımızı, 106 yıldan beri tütün, alkol, madde, kumar ve teknoloji bağımlılığı gibi birçok alanda mücadele yürüten Yeşilay Cemiyeti'ni tebrik ederek tamamlayalım.
14 Haziran 2026 11:49