×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

28 Şubat'ın Yeni Sürümü

Aslında hikâye CHP'nin eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu döneminde başladı. Kazanamayınca "Yenildim, bana bugüne kadar verdiğiniz destek için teşekkür ediyorum. Hakkınızı helal edin" deyip bir de muhalefetle helalleşerek çekilseydi hiç yadırganmazdı. CHP'nin başında kalmaya devam etti. Bu dönemde, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu CHP'de bir değişim hareketi başlattı. CHP'nin şimdiki genel başkanı Özgür Özel de bu harekete katıldı ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun karşısına genel başkan adayı olarak çıktı. CHP artık yeni bir yola girmişti. Çok geçmeden başta İBB olmak üzere CHP'li belediyelere yönelik operasyonlar başladı. Sonunda yerel mahkeme Özgür Özel'in genel başkan seçildiği 38. Kurultay'ın bütün sonuçlarını ke en lem yekün kılan 'mutlak butlan' kararını verdi. Bu kuşatılmışlığın 28 Şubat rejimi sırasında Refah Partisi'nin ve Türkiye'deki muhafazakâr kitlelerin maruz kaldığı kuşatılmışlığı çağrıştırdığı düşünülebilir. 'Butlan' davası için Refah Partisi'ne ve Ak Parti'ye yönelik kapatma davalarına gönderme yaparak "yeni nesil kapatma davası" benzetmesini yapmıştım. 1990'lı yılların ihtiyacına uygun bir model olarak 28 Şubat geliştirilmişti. 28 Şubat'ın bugünkü rejimin ihtiyaçlarına cevap veren yeni bir sürümüyle karşı karşıya olabiliriz. 28 Şubat'ta yay çok gerildiği için ok çok uzaklara gitti.

Yusuf Ziya Cömert

Kaynak: Karar

25 Mayıs 2026 00:01

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Yazarın Diğer Yazıları

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Yusuf Ziya Cömert

Sevgili Milliler Lütfen Abd'yi Yenin

Babam hem Üsküdar'daki Şeyh Mustafa Devati Camii'nde imamlık yapıyor hem Bağlarbaşı'ndaki Yüksek İslam Enstitüsü'nde okuyordu. Bir gün, Atatürk Ortaokulu'ndaki Fen Bilgisi hocamız Hasan Akın, "Sa-bah oradan geçiyordum top oynuyordunuz. Akşamüstü dönüşte bak-tım yine oynuyorsunuz. Sizin futbol maçlarınız kaç saat sürüyor?" diye sormuştu. O gün Trabzonspor Liverpool'u 1-0 yenmişti. Bazı siyasilerin Trabzonspor'a burunlarını soktuklarını gördükten son-ra Trabzonspor'la aramıza bir soğukluk girdi. Siyasiler sokmasın burnunu Trabzonspor'a. Futbolcular kendi kendilerine yarışsın. Futbolu böyle bozuyorlar. Türk milli takımının dünya üçüncülüğüne de sevindim. Milli takımın grup elemelerinde başarılı olup 24 yıl sonra Dünya Kupa-sı'na katılması da güzel bir şeydi. Bu takım Dünya Kupası'nda iyi bir iş çıkarabilir, diye düşünüyorduk. Sanki, oynadıkları Avrupa takımlarında harika oyun çıkaran futbolcu-larımız milli takımın markası altına girince vasat oyunculara dönüşü-yordu. Onlardan rol çalmak niyetinde değilim. Dünya Kupası'ndan neden eli boş döndüğümüzün sırrını keşfetmek benim işim değil. Dünya Kupa-sı'nda sıfır çekmemizin sırrını da çözemezler. Dünya Kupası'nda bir maçımız kaldı.

22 Haziran 2026 00:01

Yusuf Ziya Cömert

Vukuata Göre Hilafet Teorisi

Beni Saide gölgeliğinde Ensar ile muhacirlerden küçük bir grubun diğer Medinelilerin gıyabında Hz. Ebubekir'e biat etmesi. Daha sonra Hz. Ebubekir'in kendi yerine Hz. Ömer'i tayin etmesi. Daha sonra Hz. Ömer'in 'aşere-i mübeşşere'den 6 sahabiyi yanlarına oğlu Abdullah ibn Ömer'i de katarak yeni halifeyi seçmek üzere görevlendirmesi. Hz. Ali'den sonra İmam, oğulları Hz. Hasan ve Hüseyin'dir. Akbulut tartışmayı şöyle açıyor: "Bazı yazarların 'İslam'daki seçime dayalı hilafet veya başka bir ifade ile devlet başkanlığı geleneğini verasete dayalı saltanat sistemine dönüştüren Muaviye' eleştirisini yeterli bulmamaktayız. Çünkü bu uygulamanın temelinin Hz. Ebubekir tarafından atıldığını, Muaviye'nin (Yezid'i) tayini gibi Ebubekir'in Ömer'i tayininin de hatalı olduğunu söylemek zorundayız. Öznelerin kimliklerine göre yargıda bulunmak Müslümanların zihniyetine uygun düşmemektedir. Bu sebeple bizi bireylerin kişilikleri değil yapıp ettikleri ilgilendirmektedir." Muğire bin Şu'be'nin Hristiyan kölesi Ebu Lu'lu tarafından ölümcül şekilde yaralanan Hz. Ömer kendisinden sonraki halifeyi seçmek üzere 6 kişilik bir şura oluşturdu oğlu Abdullah b. Ömeri de iki tarafın eşit olması halinde Abdurrahman ibn Avf'ın görüşü doğrultusunda oy vermek üzere şuraya dahil etti. "Hz. Ömer'in belirlediği yeni halifeyi seçecek komitenin üyelerine ilk tepki Hz. Ali'den geldi. Amcası Abbas ile komite üyelerinin durumlarını tartıştılar. Komite üyeleri hakkında şöyle düşünmekteydiler: Sa'd ibn Ebi Vakkas amcasının oğlu Abdurrahman ibn Avf'a asla muhalefet etmez. Abdurrahman ise Osmanla hısımdır. Bundan dolayı her ikisi de Osman'dan yana olacaklardır. Her ne kadar Talha ve Zübeyir kendilerinden yanaysalar da bu fayda vermeyecektir. Çünkü Abdurrahman karşı taraftandı ve Hz. Ömer eşitlik durumunda Abdurrahman'ın görüşünün tercih edilmesini vasiyet etmişti." "Olaylar Ali ve Abbas'ın öngördükleri gibi gelişti. Abdurrahman ibn Avf tercihine gerekçe bulabilmek için anket diyebileceğimiz bir araştırma yaptı. Sonuçta Hz. Osman'a "Ey Osman elini uzat dedi, o da elini uzattı ve Abdurrahman Osman'a biat etti. Hz. Ali bir an durakladı. Hz. Ali de biat etti." Din çıkmaz, siyaset çıkar. Sebebi, Halife'nin, idarecilerin, eşrafın, Kureyş aristokrasisinin yanlış uygulamaları.

21 Haziran 2026 00:01

Yusuf Ziya Cömert

Akrabadan Biri Ama Hangisi?

Bir de iktidar partisini kayıtsız şartsız destekleyen yardımcı parti. İktidar partisinin bir lideri var. Kültürde iyi olmadığımızı zaman zaman Cumhurbaşkanı Erdoğan da itiraf ediyor. Her şeyin fiyatı her şey olabilir. Dolar milyonerlerinin sayısı dünyada yüzde 1,2 oranında artarken bizde yüzde 8,4 oranında arttı, dünya ortalamasından 7 kat fazla. Hele de yolsuzluğu iktidar yapıyorsa. 143 ülke arasında 118. Sıradayız. Keza Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dışındaki cumhurbaşkanı adaylarından bahsetmeyi de… Erdoğan sonrası konuşulabilir. Aslında Erdoğan görevinin başında iken Erdoğan sonrasını konuşmak başka iktidar alternatiflerini konuşmaktan daha sakıncalı. Normaldir, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın AK parti içindeki muhtemel lider adaylarını dengine getirdikçe tasfiye etmiş olması böyle bir ihtiyata sebep olmuş olabilir. Bu sıralar eski enerji bakan Berat Albayrak'la Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mahdumu Bilal Erdoğan'ın adı daha sık geçiyor. Yorumlayan yorumlar ama Cumhurbaşkanı Erdoğan böyle bir hizipleşmeye meydan vermez.

19 Haziran 2026 00:01

Yusuf Ziya Cömert

İran Halkının Kıymetini Bilsinler

İran huzursuzdu biraz, 47 senedir maruz kaldığı ambargolar belini bükmüştü, enflasyon yükselmişti, fakirlik derinleşmişti. Zaman zaman 'demokrasi açığı' şeklinde de kullanıyor.) İsrail'in, ya da İsrail şebekesinin başındaki Netanyahu'nun ABD Başkanı Trump'ı İran'a saldırmaya ikna ettiği yaygın bir kanaat. Halbuki ABD'de İran'daki rejimin uçaklardan atılan bombalarla yıkılamayacağını bilebilecek, söyleyebilecek sayısız uzman var. Körfez'in bütün dünyanın enerji yolu olduğunu, Hürmüz Boğazı'nın sadece birkaç ülkenin değil bütün dünyanın boğazı olduğunu, Hürmüz boğazı sıkıldığında bütün dünyanın boğazının sıkılmış olacağını bilenler de az değildir Amerika'da. Bir gece, Umman'daki müzakereler henüz devam ederken yanına yavrusu Netanyahu'yu da alarak paldır küldür daldı İran'a. Devrim Rehberi Hamaney başta olmak üzere İran yönetiminin en üst seviyesindeki 30 kadar önemli liderini öldürdü. Minab'daki kız ilkokulunu ders saatinde bombaladı, yaşları 7 ile 12 arasındaki 168 kız çocuğunu öldürdü. İran bu tecavüzleri karşılıksız bırakmadı. O hengamede Hürmüz Boğazı kapandı. İran, bir taraftan ABD'ye ve İsrail'e karşı savaştı, bir taraftan kendisini onardı. Bu arada ABD Başkanı Trump günaşırı İran'ı yendik, bitirdik, sıfıra indirdik şeklinde beyanatlar veriyordu. Bu hikâyede en çok Trump'la Netanyahu'ya yakışıyor. Trump ağa olsun Netanyahu maraba. Zeferse de başarıysa da İran halkının.

17 Haziran 2026 00:01

Yusuf Ziya Cömert

Chp'nin Yürüyen Ve Yürümeyen Aksamı

Parti dışından bir müdahaleyle değil, siyasi şartları kendince okuyarak, meskenini fay hatlarının depreşmediği bir araziye kurmayı tercih ederek. Bugün CHP'nin 'bazı aksamı' hariçten müdahaleyle iktidar aparatı haline getiriliyor. Partinin seçilmiş lideri Özgür Özel Mecliste ve Meclis dışında CHP'nin muhalif tabiatını ayakta tutmaya çalışıyor. 'Çıkma' dediğim, 'eski CHP'nin motoru. 'Sorun CHP'nin sorunu. Bir diğeri de iktidarın tayin ettiği CHP'nin yandan çarklı bir muhalefet olarak varlığını sürdürmesi. (Bülent Ecevit'in dükkânı açık tutmayı başardığı için olağan-dışı şartlarda Başbakan olduğunu hatırlayalım.) Ehlileştirilmiş CHP'nin yapabileceği dükkânı açık tutup müşterinin geleceği günü beklemektir. Yeni bir siyasi hareket başlatırlar, yeni bir parti kurarlar. Eğer mutlak butlanla malul CHP'den yeni bir siyasi hareket doğarsa tabanın büyük kısmı CHP'den kopmuş olacak. Yakın tarihimizdeki başarılı örneklerden biri AK Parti'ydi. Fakat öyküsü CHP'ninkinden farklı. AK Parti'Millî Görüş' geleneğinin içinde yetişmiş siyasetçiler tarafından 28 Şubat'ın siyasetin itibarını sıfıra indirdiği bir dönemde yeni bir siyasi hareket olarak ortaya çıktı ve başarılı oldu. Sadece CHP tabanına değil bütün Türkiye'ye hitap etmeleri gerekiyor.

15 Haziran 2026 00:01

Yusuf Ziya Cömert

Kadınlar İkinci Sınıf Kul!

Bulunduğunuz muhitlerde egosu aşırış şişmiş, ruhu obez tipler çoksa sebebi bu tür okumalar, bu tür dinlemeler olabilir. "Mazideki düşünce ve uygulamaların tamamını yeniden gözden geçirme sorumluluğuyla karşı karşıyayız. Geçmişin hatalarını ortaya koyup değerlendirmeden geleceğimizi kuramayız." "Geçmişin uygulamalarını şer'i siyaset olarak görenlerin problemlere çözüm bulmaları mümkün değildir. Cahiliye siyasi kültürüne ait değerlerin çarpıştığı ilk halife seçimini örnek alarak Müslüman siyasi kuramının kurulmasının imkansızlığını geçmişteki uygulamalardan öğrendik. Hz. Peygamber'den sonra Müslüman siyasi sisteminin kuruluş aşamasında bu sistemin yanlış temeller üzerine kurulduğunu, kısa bir süre sonra bu nizamın kendi kendini yıktığını, sahabenin peygambersiz hayata uyum sağlayamadığını, bu uyumsuzluğun günümüze kadar devam ettiğini fakat Müslümanların bu durumun farkına bile henüz varamadıklarını gözlemlemekteyiz." (Prof. Ahmet Akbulut sorgulamasına Hz. Ebubekir dönemiyle devam ediyor. İlk temas ettiği konu Hz. Ebubekir'in, Peygamberimiz'in kızı Hz. Fatıma'ya Peygamberimiz'den miras kalan Fedek arazisini vermemesi. "Hz. Peygamber'in kızı Hz. Fatıma Halife Ebubekir'den babasından kalan mirasın kendisine verilmesini istedi. Hz. Ebubekir bu isteği Hz. Peygamber'in "Biz peygamberler topluluğuna varis olunmaz. Geride bıraktıklarımız sadakadır" buyurduğunu naklederek kabul etmedi." Tarihçilerin bir kısmına göre bitti. Hz. Ebubekir Hz. Fatıma'yı ikna etti. "Hz. Fatıma bu rivayete karşı çıkmış olacak ki halifeye "Sen öldüğün zaman varisin kim olacak?" diye sordu. Hz. Ebubekir de "Çocuklarım ve eşim olacak" cevabını verdi. Bunun üzerine Hz. Fatıma "Nasıl oluyor, seninkiler varis oluyor da biz olamıyoruz?" sorusunu sordu. Bu haklı soruya karşın halife kararında direndi. Bundan sonra Hz. Fatıma ölünceye kadar Hz. Ebubekir ile konuşmadı." Ahmet Akbulut bu bahiste Peygamber'in miras bırakmaması konusunu tartışıyor. "Peygamber'in çocuğu olmak bir üstünlük bahanesi olmadığı gibi bir mahrumiyet gerekçesi de olamaz. Hukuki bakımdan Hz. Ebubekir'in bu uygulamasının gerekçesi anlaşılamamaktadır." Biz, icma ile, yanılanın Hz. Ebubekir olamayacağına, yanılsa yanılsa bir kadın olan Fatıma'nın yanılabileceğine hükmettik. Bütün hikayemizde, saygıyı da sureta elden bırakmadan, Hz. Fatıma'yı kenara ittik.

14 Haziran 2026 00:01

Yusuf Ziya Cömert

Utanan Olmuş Mudur?

İBB duruşmaları kesintisiz devam ediyor. Hz. İsa'nın zina suçundan dolayı recmedilmek üzere olan bir kadın için "İlk taşı günahsız olan atsın" dediği rivayet edilir. Terbiyeli, uysal, evcil bir muhalefete dönüşünceye kadar bu durum devam edecek. İşler böyle yürüyecek. Mutlu olması gerekenler mutlu olacak çünkü vazifemiz mutlu olması gerekenleri mutlu etmek. Mutsuz olması gerekenler de mutsuz olacak. Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker gözaltındayken başına gelenleri anlatıyor. İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün Vatan yerleşkesinde bir kadın polis memuru tarafından küçük bir odaya alındığını, üst ve alt kıyafetleri ile iççamaşırını çıkarmasının istendiğini ve kendisine 'yere çömel' 'cinsel organını aç' 'arkanı dön, eğil' şeklinde talimatlar verildiğini söylüyor. Birkaç yıl önce (Şubat 2019) Ankara Kızılay'da bir polis başörtülü bir kadını polis arabasına iterken affedersiniz parmaklamıştı. Utanma işlerini bırakalı çok oldu.

12 Haziran 2026 00:01

Yusuf Ziya Cömert

Yerli, Milli, Portatif Muhalefet

Haşim Kılıç Sayıştay'da ve Anayasa Mahkemesi'nde 40 yıldan ziyade yargı görevinde bulunmuştur. Bu sürenin 8 yılında Anayasa Mahkemesi başkanıdır. 40 yıl hukuk tahsili için yeterlidir. Haşim Bey Demokrasi Platformu'nun düzenlediği Adalet Hemen Şimdi başlıklı konferansta İlke TV'den Tuğba Özer'e CHP'nin maruz kaldığı 'mutlak butlan' kararını değerlendirdi. Şöyle diyor Haşim Kılıç: "Anayasa'nın 79. maddesine göre; seçimlerin başlamasından bitimine kadar olan süre içinde olan bütün olayların çözüm yeri YSK'dır. YSK'nın kararlarına karşı hiçbir mercie başvurulamaz. Ama bir Asliye Hukuk Hakimliğine müracaat yapıldı. Keşke kapatılsaydı daha iyi olurdu. Kapatılma kararından çok daha ağır bir kararla karşı karşıya kaldık. Bundan sonra tüm partiler bir asliye hukuk hakiminin kararıyla etkisiz hale getirilebilir. Çok yanlış buluyorum. YSK görevine sahip çıkmalıydı. YSK'nın yetkisi gasp edilmiştir." Haşim Kılıç'ın işaret ettiği gibi, mutlak butlan kararı yeni rejim için yeni bir yol açmış oldu. Mutlak butlan kararı iktidarın sık sık dillendirdiği 'sivil anayasa' ihtiyacı konusunda da fikir veriyor. Sanki bütün kararlar hukuka uygun, sanki memleketin idrak ettiği kılçıksız bir adalet. Ben'Terziler geldiler'den başka şeylerin yanı sıra 27 Mayıs ihtilali kokusu da alırım. " Bir şey vardı ısınmaz kalın kumaşların altında, kesip biçtiler/Patron çıkardılar, karşılaştırdılar, /Katlanılmaz bir uykunun sonunu kesip biçtiler/Şarkılara başladılar ölmüş bir at için/Makaslarını bırakmadılar/Bekleniyorlardı.") Dün Özgür Özel Meclis'te grup toplantısı yaparken Kemal Kılıçdaroğlu da CHP genel merkezinde konuşuyordu. CHP'nin sık sık kullandığı "hak, hukuk, adalet" sloganını bilirsiniz. Dikkatimi çekti, Kılıçdaroğlu'nun konuştuğu salonda 'hak hukuk, adalet' sloganı çok sık tekrar edildi. Eğer'butlan' kararı 'adalet'se alın size adalet.

10 Haziran 2026 00:01

Reklam Vermek İçin Tıklayınız

İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Yusuf Ziya Cömert

'Saçmalık' Duvarı Yıkıldı

Bizim doğduğumuz, yaşadığımız 20. yüzyıldan biraz önce. Aslında biraz ettik sayılır ama esaslı bir kavga mümkün değil. Sonra'post'lar çıkmaya başladı. En etkilisi post-modernizm, modern-sonrası. Basit bir cümleden ibaretti: "Postun üstüne oturup modernizmi eleştirmek." Aslında'modern'in dışına çıkmıyordun, biraz sapıtıyordun o kadar. Sonra Post-truth diye bir şey çıktı. Arada, 'Cenneti Arayan Adam'ın yazarı Ziyaeddin Serdar'post-normal times' diye bir kavram geliştirdi. Ama'normal-sonrası zamanlar' 'post-truth' tabir edilen dönemin içinde mütevazı bir motif olarak kaldı. İngiltere'nin AB'den çıktığı Brexit referandumuna ve Trump'ın ilk kez başkan seçildiği 2016 seçimlerine atıflar yapıyorlar. Post-truth dönemlerde yalan artık mutlak olarak 'kötü' değil. Trump'ın ABD'ye ikinci kez başkan seçilmesiyle dünya post-truth madeninin içine düştü. Biz, Türkiye olarak post-truth döneme intibak etme konusunda muvaffak olduk. Böyle bir dönem 'post-truth' tabirini aşan bir adlandırmayı hak ediyor. Post-absürdizm diyeceğim ama değil. Post-absürdizm, Albert Camus'nün absürdizminin bir versiyonu sayılır.

08 Haziran 2026 00:01

Yusuf Ziya Cömert

Tarihimizdeki Yanlış İşlerimiz

Bu yüzden, Beni Saide gölgeliğindeki biat, ardından Hz. Ebubekir'in kendisinden sonra halife olarak Hz. Ömer'i tayin etmesi, ardından Hz. Osman'ın Hz. Ömer'in atadığı şura tarafından halife seçilmesi ve son olarak Medineliler'in Hz. Ali'ye biatleri Müslümanların halife seçme yöntemleri olarak kurumlaştırıldı. "Peygamber'den sonra da ahkamı koruyacak bir makam zorunludur. Bu ise İmamet makamıdır. Nasıl Peygamber'i Allah seçiyorsa imamı da Allah seçer." (Prof. Dolayısıyla Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer'in hilafetleri 'nass'a uygun değildir. Hariciler ise "Devletin başına geçecek kişinin yani halifenin toplumun seçimine bırakıldığını savunmaktaydılar." "Hariciler, 'halifenin en layık kimseler arasından seçilmesini isteyen cumhuriyetçiler'di. (Bu son cümle, Vloten Gerlof Van'ın 'Emevi Devrinde Arap Hakimiyeti' kitabından alıntı. Bu kitap da OTTO'dan çıkmış.) "Onlara göre imam olmak için soy sop meselesinin önemi yoktu. Bir zaman diliminde yaşayan insanların bir konuda görüş birliğine varmalarının daha sonra gelen nesilleri bağlamasının dini delili nedir?" "Nesefi'ye göre Hz. Ebubekir'in imametinde sahabenin icmaı yani görüş birliği olduğundan buna karşı çıkan da dinden çıkmış olur. Başlangıçta siyasi bir niteliğe sahip olan yönetim konusu böylece tarihsel süreçte kelami ve dini bir içerik kazanmıştır." İmamet ya da halifelik konusundaki ihtilaflar sebebiyle sahabe toplumunun birbirini katletti. Bu hadiselerin faziletli, faydalı tarafını bulmak mümkün müdür? "Sahabe arasındaki siyasi ve kanlı çekişmenin amacının din ve şeriatın sürekliliği olduğu görüşü dahi ileri sürüldü. Sahabenin kanlı iç savaşlar yapması içtihat hatası olarak takdim edilirken onların yaptıklarının yanlışlığını ortaya koyanların kınanmasının mantığını kavramak mümkün değildir." Prof. Dr. Ahmet Akbulut'un bu nazik konuları tartışmasının birçok faydası olabilir.

07 Haziran 2026 00:01

Yusuf Ziya Cömert

Seçmen'gordiyon'u Çözer Mi?

Muhalif belediyeleri, bilhassa son mahalli seçimlerin galibi CHP'yi hedef alan operasyonlar bu 'karıştırma' ameliyesinin önemli bir parçası. Aslında parçası değil. İstediğiniz kadar hukuk kitabı karıştırın, anayasa maddesi okuyun, fiili duruma mâni olacak velev ki yazılı olsun herhangi bir kanun maddesi, mevzuat yok. Denetleyicisi ve onay mercii Yüksek Seçim Kurulu olan parti kongrelerini ya da kurultaylarını ke en lem yekün yapabiliyorsunuz. Yüksek yargının onayını mahalli mahkemede ortadan kaldırabiliyorsunuz. Yüksek yargıyı bu olanları sineye çekecek kıvama getirmek de imkân dahilinde. Kazara, o partinin aktif tarafı yargı marifetiyle şeş cihetten kuşatılmışlığına başka bir çare bulamayıp yeni bir parti kursa, kurdukları yeni parti seçimde başarılı olacağına dair alametler gösterse aynı yöntemleri o yeni partiye de uygulama seçeneği yine kullanım için müsait. Zihnimin çalışma şekli buna müsait değil. "Prokrustes'in demir bir yatağı varmış." Okumanızı tavsiye ederim. Bizde işler zaman zaman şöyle olur. Seçmen, "oğlum fazla karıştırdınız, ben bunu nasıl çözeyi m? Atınızı da alın tımarınızı da…" Dese yeridir.

05 Haziran 2026 00:01

Yusuf Ziya Cömert

Birisi Bu 'Devlet Aklı'nı Durdursun

Milletin hayrını gözeten, memleketin mamur olması için çabalayan, büyük badirelerde memleketi sahil-i selamete çıkarabilecek kararlar almaya ehil bir devlet aklının var olması son derece kıymetlidir. 'Menfaat'e koltuklar da dahil. CHP'nin atanmış Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun yanında uzun yıllar siyaset yapan şu anda da Kılıçdaroğlu'nun yanında duran Bülent Kuşoğlu T 24 yazarı Cansu Çamlıbel'e verdiği röportajda ortadan konuşmaya çalışmış. Kuşoğlu Türkiye'deki 'devlet aklı'nı İttihat ve Terakki'den başlatıyor. "Birinci Dünya Savaşı sırasında, Osmanlı'nın son döneminde üç temel siyaset biçimi vardı; İslamcılık, batıcılık ve milliyetçilik. Bunları o zamanki devlet aklı, İttihat Terakki birleştirdi, bir mücadeleye girişti, sonra Türkiye Cumhuriyeti ortaya çıktı." Bu yaklaşımın tarihi bilgi açısından tartışılabilecek tarafları var ama şu anda oralara giresim yok. "2023'teki yüzde 48 küsurluk oyun ben aslında yüzde 50'nin üzerinde olduğunu düşünüyorum. Orada bir şeyler oldu." Bu cümle Ali İhsan Yavuz'un İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun İstanbul'u kazandığı 2019 seçimini iptal ettirmeye çalışırken söylediği 'hiçbir şey olmadıysa da bir şeyler oldu" cümlesini hatırlatıyor. Kuşoğlu nasıl olduğuna dair bir şeyler söylüyor. "Seçimleri devlet yapıyor, yani devlet memurları. Bir iktidar değişikliği sırasında devlet bu seçimi yapıyorsa, milletvekili seçimlerini yüzde 1-2 etkileyebiliyor. "Erdoğan sonrasında Türkiye'yi bir kaos, karmaşa bekliyor. Onun için de o devlet aklı, bürokratik aklı bir şeyler yapmaya çalışıyor sanki kendine göre." Bence vermezdi.

03 Haziran 2026 00:01

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha