
CHP'nin Erken Seçim Çıkmazı ve Yeni "367" Hevesi Seçimlerin üzerinden geçen yaklaşık üç yıllık sürenin ardından, CHP Genel Başkanı Özgür Özel 'in dozu giderek artan erken seçim ve özellikle anayasal bir kılıfa sokulmaya çalışılan ara seçim çağrıları, siyasetin doğal akışını suni bir krizle kesintiye uğratma çabası olarak öne çıkıyor. Başlangıçta isabetsiz bir " Geçim yoksa seçim var " sloganıyla yola çıkan CHP, bugün gelinen noktada toplumsal bir dip dalgası yaratamadığını fark etmiş olacak ki, tıpkı 2007 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yaptığı gibi rotasını anayasanın ve yasaların lafzını eğip bükerek yeni bir siyasi mühendislik oyununa çevirmiş bulunuyor. Özgür Özel'in hemen her grup toplantısında ve katıldığı her yayında dile getirdiği erken seçim talebi, iktidar kanadından "Gündemimizde seçim yok, 2028'e kadar görevimizin başındayız" şeklinde net bir yanıtla karşılaştı. Mayıs 2023 seçimlerinin üzerinden 30 ayın geçmiş olmasını fırsat bilen Özel ve kurmayları, meclisteki vefat, istifa veya belediye başkanlığına geçiş gibi nedenlerle boşalan az sayıdaki milletvekilliği koltuğunu işaret ederek, ara seçimin anayasal bir zorunluluk olduğu ve iktidarın seçimden kaçtığı şeklinde asılsız ve kutuplaştırıcı bir söylem geliştirdi. 2007 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Sabih Kanadoğlu'nun ortaya attığı ve Türk siyasi tarihine bir hukuk garabeti olarak geçen 367 toplantı yeter sayısı krizi, vesayet odaklarının anayasayı kendi çıkarları doğrultusunda nasıl yorumladığının en acı örneğiydi. Bugün CHP'nin ara seçim meselesi üzerinden yürütmeye çalıştığı strateji, ruhu ve mantığı itibarıyla yeni bir 367 krizi tasarlama girişimi olarak okunmalıdır. Meselenin hukuki temelini Anayasa'nın 78. maddesi ve 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu'nun 7. maddesi oluşturur. Her şeyden önce Anayasa ve Kanun, 30 ay geçmeden ara seçim yapılamayacağını söyleyerek bir "yasak süresi" koyar; ancak seçimi zorunlu kılan şart, meclisteki boşalmaların yüzde beşi (yani 30 milletvekilini) bulmasıdır. Hal böyleyken, CHP'nin 30 aylık sürenin dolmasını bir zorunluluk gibi sunması, meclis iradesini yok sayarak tıpkı 367 krizinde olduğu gibi hukuku siyasi şantaj aracına dönüştürme çabasıdır. Sonuç olarak CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in siyaset sahnesine sürdüğü erken seçim ve ara seçim kartları, halkın gerçek gündeminden kopuk, anayasal dayanaktan yoksun ve tamamen parti içi dengeleri/şahsi ikballeri kurtarmaya yönelik anti-demokratik hamlelerdir. Anayasa Madde 78 ve Seçim Kanunu Madde 7'nin arkasına sığınılarak üretilmeye çalışılan bu yeni, daha doğmadan çökmüştür.
Kaynak: Sabah
11 Nisan 2026 07:30
Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız