×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

İran'dan Türkiye'ye: 'Böbrek' Dolandırıcılığı

Sağlık Bakanlığı'nın 2025 yılı verilerine göre ülkemizde 9 milyondan fazla böbrek hastası var. Dünya genelinde her 10 erişkinden birinde, ülkemizde ise her 6-7 erişkinden birinde böbrek hastalığı bulunuyor. Çünkü Mehmet Bey'in hikâyesi 20 yıl önce başlamış. Mehmet Bey'e 20 yıl önce böbrek nakli gerçekleştirilmiş ancak nakil yapılan böbrek artık ömrünü bitirmiş. Doktor kalan böbreğinin 1-2 ay dayanacağını belirtiyor. O da Mehmet Sadık Karaca'yı 16 yıldır tanıdığını beyan ettiği İran asıllı Mete Hane Han ile tanıştırıyor. Bu kişi İran'dan kendisine böbrek ayarlayabileceğini söylüyor ve Mehmet Bey'i Muhammed Ali Davudian ile böbrek bulacaklarına inandırıyorlar. Beraber İran'a gidiyorlar 2-3 defa. Hayatını kurtarabileceklerini, daha önce de bu tür bir süreci yönettiklerini beyan ederek İran'a gidip yasal izin alınacağını, 3-4 kişiden test yapılacağını ve uygun donör ile naklin gerçekleşeceğini söylüyor. İlk ödeme olarak 70 bin doları Aksaray'da bulunan Emlak Pasajı'ndaki "Mete" isimli kişinin kargo ofisinde Muhammed Ali Davudian isimli kişi alıyor. Mehmet Bey 4 defa İran'a gidip geliyor. "Urumiye'de ayarladık" diyerek götürüyorlar ama o sırada 10 bin dolar daha alıyorlar. Mehmet Bey kalan parayı ameliyat sonrası vereceğini belirtiyor. Bu gelişme üzerine İranlılar Mehmet Bey'in eşini arıyorlar ve ameliyat için her şeyin hazır olduğunu ancak Mehmet Bey'in huzursuzlandığını, sinirlendiğini belirterek yaşaması için söz konusu paranın tamamlanmasını istiyorlar. Velhasıl Mehmet Bey bu kişilere 160 bin dolar para vermiş ve böbrek nakli yapılacağı belirtilerek dolandırıldığını belirterek Bakırköy Savcılığı'na suç duyurusunda bulunmuş.

Murat Ağırel

Kaynak: Cumhuriyet

11 Temmuz 2026 04:00

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Yazarın Diğer Yazıları

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Murat Ağırel

Gözaltı, Gözaltı, Gözaltı... Adaletsizlik Ekiyoruz

Bahsettiğim kesim ülkenin yüzde 80'i zaten. Böyle deyince iktidar kanadı hemen, "Savunma sanayimiz güçleniyor, dünya devleti olduk, oyunu biz kuruyoruz" gibi hamasi laflar söylüyor. Keza "dalgıçlar" ve "dördüncü kitap" ifadelerine de Anadolu'da bir tane alınan Müslüman göremezsiniz. Daha gık demeden yüzlerce insan tutuklandı. İnanabiliyor musunuz, TEMA Vakfı üyeleri NATO karşıtı diye IŞİD üyeleri ile beraber tutuklandı. Gözaltına alınanlar arasında meslektaşlarım Odatv editörü Ceren Erdoğdu ve T24 editörü Buse Söğütlü de var. Dahası, gazetecilerin neden gözaltına alındığına dair bir bilgi bile verilmiyor. Semra Demir, gözaltına alındı, ardından tutuklandı. Kürşat Bafra, gözaltına alındı, ardından tutuklandı. Çok sayıda TEMA Vakfı gönüllüsü, özellikle Nallıhan Kuş Cenneti gezisine katılan gönüllülerden onlarcası operasyon kapsamında gözaltına alındı; bunların bir kısmı tutuklandı. Gözaltına alınan kişiler hakkında TKP/ML, DHKP-C, MLKP, TKİ ve IŞİD üyeliği iddiaları yöneltiliyor. Keza gazeteci Fatma Sibel Gürcihan, Berat Albayrak hakkındaki paylaşımının ardından tutuklandı. Gazetem Cumhuriyet'in muhabiri Gülnur Saydam da sırf yaptığı haber nedeniyle gözaltına alınıp serbest bırakıldı.

07 Temmuz 2026 04:00

Murat Ağırel

Murat Ongun Savunmasında Neler Söyledi

Bu hafta savunma yapan isim, iddianamede "örgüt yöneticisi" olduğu iddiasıyla yer alan Murat Ongun oldu. Savunmasının başlangıcında 18-23 Mart tarihleri arasına dikkat çekti. 18 Mart'ta Ekrem İmamoğlu 'nun diplomasının iptal edilmesi ve hemen ertesi gün gözaltına alınıp tutuklanmasının, "Cumhurbaşkanı adayı tutuklandı" denilmemesi amacıyla planlandığını öne sürdü. Murat İlbak ile Yusuf ve Ali İlbak 'ın birlikte tutuklandığını, Murat İlbak'ın 45 gün sonra, diğer iki ismin ise daha sonra tahliye edildiğini söyledi. Ongun'un aktardığına göre bilirkişi raporunda, 2011 ve 2021 yıllarında İlbak Grubu'nun kazandığı ihalelerde toplam 1 milyar 40 milyon liralık kamu zararı tespit edildi. Ahmet Çiçek'in ifadesinde, 2018'den sonra İBB veya iştirakleriyle hiç çalışmadığını söylediğini aktaran Ongun, buna karşın Şubat-Haziran 2015 arasında promosyon, grafik tasarım, film yapımı, stant kurulumu, konaklama, şapka ve tişört gibi işlere ilişkin yedi fatura bulunduğunu ifade etti. Üç çalışanı bulunan şirketin milyonlarca dolarlık fatura kestiğini, 14 milyon İstanbul projesi kapsamında 10 milyon anket formu ile 2 milyon katalog ve broşür basımı için yaklaşık 450 milyon lira ödeme aldığını söyledi. O dönemde Kültür AŞ Organizasyon Müdürü olan Yavuz Yetim'in eşinin, Plan B'nin sahibinin kız kardeşi olduğunu söyleyerek "İhaleyi veren enişte, alan kayınço" ifadelerini kullandı. Ongun, Ertan Yıldı z'ın şoförü Bayram Yıldırım'ın etkin pişmanlık ifadesine de dikkat çekti. İmamoğlu'nun telefonunun saklandığı iddiasıyla Kadriye Kasapoğlu ve Melih Geçek'in tutuklandığını, buna karşılık Bayram Yıldırım'ın "Bendeki telefonu ve SIM kartını kırıp kanalizasyona attım" demesine rağmen serbest bırakıldığını söyledi. Savunmasının son bölümünde gazeteci Emre Erciş'in paylaşımlarına değinen Ongun, eski AK Parti Beylikdüzü İlçe Başkanı Mehmet Türk ile kardeşi Fatih Türk'ün sahip oldukları şirketlerle 2022-2024 yılları arasında İBB ve iştiraklerinden toplam 926 milyon liralık ihale aldıkları yönündeki iddiaları hatırlattı. Ongun güçlü bir savunma yaptı.

04 Temmuz 2026 04:00

Murat Ağırel

Belediyelere Operasyonların İçeriğini Biliyor Musunuz?

30 gözaltı, 50 gözaltı, 100 gözaltı... Sabah gazetesi de "Kasım" isimli bir kişinin ifadesinden ve teslim edilen hard diskten bahsediyordu. "Kasım", "Tamam" diyor ama vermiyor. "Mesai saati dışında bu kişi belediyeye girerse haber verin" diyor güvenliğe. Kasım belediye binasına çağırılıyor ve soruluyor: "Bu kişi kimdi? Hangi yetki ve amaç ile kamera kayıt odasına girebiliyor ve hard diskleri söküyor?" Kasım, "Sözleşmesini yarın bildirecektim, belediye başkan yardımcısı Hüseyin Bey'in bilgisi var" cevabını veriyor. Hüseyin isimli kişi aranıyor ve soruluyor; alınan cevap "Hayır, benim bilgim yok" oluyor. Belediye başkan yardımcısı Fırat Durak bunun üzerine güvenlikler ve belediye personelinin ortak imzası ile tutanak tutuyor ve Adalar Savcılığı'na, Emniyet'e durumu "Hard disklerimiz çalındı" diye bildiriyor. Bu olaydan üç ay sonra "Kasım" isimli kişi Anadolu Başsavcılığı'na gidip yolsuzluk ile ilgili iddialar ile ilgili ifade veriyor. Fırat Durak ismi ifadede sadece bir yerde "Duydum" diye geçiyor. Savcılık Fırat Durak için "örgüt yöneticisi" nitelemesi yapıyor; fakat sevk yazısında onun adına ayrılan bölümde somut para miktarı, banka hareketi veya para teslimine ilişkin ayrıntı yok. Gülperi Hanım da belediye başkanına mesaj yazıyor, sonra arayıp durumu anlatıyor, "Beni bir gün idare edin" diyor. Belediye başkanı da "Fırat yanımda, söylüyorum, tamam" diyor. Gülperi Hanım aynı zamanda Fırat Durak'a SMS gönderiyor ve "Zabıtalar bana ceza/işgaliye kesmesin, cuma günü kaldırılıyor" diyor. Gülperi Hanım 10 bin TL ceza yememek için bunu yapıyor ki aslında ceza yazılsa 3 bin 700 TL ceza yazılacak. "Hadi canım" demeyin, Gülperi Hanım da tutuklu, Fırat Durak da. Telefonda "Abi neredesin, bir emanet var bende vermeliyim" diyor. Telefon açıyor, "Geldim yoksun, kısmet olmadı sana emanet bırakıyorum" diyor. Emekli asker Armağan Bey kahveciden alınan çikolataların fişini ve kamera görüntülerini sunacağını söylüyor; Fırat Bey de "Hard diskleri siz de açın bakın, göreceksiniz zaten" diyor ama nafile, tutuklama gerekçesi oluyor.

27 Haziran 2026 04:00

Murat Ağırel

Papel İddianamesindeki Tarih: 27 Mayıs 2025

Firma, 2020 yılını şirket başlangıcı olarak kabul ediliyor ve 2022 yılında lisanslı ödeme ve elektronik para kuruluşu statüsüne geçiyor. Örgüt yapısı içerisinde yönetici olarak Seyhan İbrahim Yıldırım, Ferit Samuray, Erol Albayrak, Ahmet Avar ve Asil Ersoydan yer alıyor. Hacmin büyüklüğünü şöyle anlatayım; Merkez Bankası raporuna göre Mayıs 2023-Eylül 2025 yılları arasında 52.48 milyar TL cüzdandan cüzdana transfer hacmi, 238 yasadışı bahis bağlantılı müşteriyle ilişkili 43 bin 488 kullanıcı, düşük bankadan yükleme-yüksek cüzdandan transfer alma örüntüsü gösteren 31 bin 115 kullanıcı ve 1777 aktif yüksek riskli müşteri tespit edilmiş. Papel'in 2020'de 7 milyon olan sermayesinin 2021'de 10 milyon TL'ye, 2022'de 50 milyon TL'ye, 2023'te 150 milyon TL'ye, 2024'te 300 milyon TL'ye çıkarıldığı; buna rağmen şirketin uzun süre düşük satış ve yüksek zarar tablosu verdiği anlatılıyor. Savcılık, Ferit Samuray ve Asil Ersoydan'dan resmi sicilin gerisindeki yurtdışı ve kripto katmanda "gerçek faydalanıcı" veya yönlendirici figür olarak bahsediyor. Şimdi gelelim iddianamedeki iki isme: Yani Ferit Samuray ve Asil Ersoydan'a. Ferit Samuray Kıbrıs adresli, Asil Ersoydan ise Türkiye ve Dubai adresli. Papara iddianamesinde bu iki isim hakkında şöyle bir kısım geçiyor: "...6 adet cüzdandan Girne doğumlu Ferit Samuray isimli şahsın sahibi olduğu (02.08.2023 tarihinde şirkete ortak ve yetkili olarak giren Asil Ersoydan) Creix AG unvanlı şirkete ait olduğu anlaşılan Yeter isimli kripto varlık cüzdanlarına 413.2 milyon dolar transfer gönderildiği..." Bakın değerli dostlar; şirketler aynı, kişiler aynı. Transfer edilen rakama bakın: 413 milyon dolar, yani 16 milyar 520 milyon TL! Anadolu Ajansı'nda çıkan habere göre Papara'ya operasyon 27 Mayıs 2025 tarihinde yapıldı.

23 Haziran 2026 04:00

Murat Ağırel

Bir Türkiye Tablosu: Sadık Karayel

Adı: Sadık Karayel. Sadık Karayel'in adı daha önce "suçtan kaynaklanan mal varlığını aklama ve uyuşturucu ticareti" suçları nedeniyle gerçekleştirilen "Bataklık" operasyonu çevresinde yansıyan haberlerde geçmişti. DW Türkçe'den Alican Uluda ğ'ın haberine göre, tutuklu eski Emniyet müdürü Necmettin Yüksek, savcılık ifadesinde Nejat Daş ile kendisini AKP Altındağ İlçe Yöneticisi Sadık Karayel'in tanıştırdığını ileri sürmüştü. Sadık Karayel hakkında, "nitelikli cinsel saldırı" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlamalarıyla şikâyette bulundu. Mahkeme ise 7 Aralık 2023 tarihli kararıyla Karayel'in bu suçlardan beraatına hükmetmiş. Karcı'nın ifadesinde Karayel'in okula giderek odasını bastığı, telefonuna el koyduğu ve işinden attırmaya çalıştığı iddiaları yer alıyor. Mahkeme, Karayel'in gönderdiği kabul edilen mesajlarda hakaret ve tehdit suçlarının oluştuğu sonucuna vardı. Sonuçta mahkeme, Karayel hakkında ısrarlı takip suçundan 2 yıl hapis cezası belirledi; hakaret ve tehdit suçlarından da adli para cezasına hükmetti. Sadık Karayel ismini neden anlattığıma gelelim. Karayel'in adı Sezgin Baran Korkmaz ile birlikte Türk Hava Kurumu Üniversitesi Mütevelli Heyeti'nde de geçmişti. Karayel ise bu iddiaları reddediyor. Sadık Karayel dosyasında da yapılması gereken budur. Bu soruların cevabı yalnızca Sadık Karayel'i değil; Türkiye'de güç, siyaset ve adalet ilişkisini de anlatır.

20 Haziran 2026 04:00

Murat Ağırel

121 Milyar Liralık Soru

Vergi kaydı silinmiş. Banka bile "Burada sorun var" diye yazı gönderiyor. Raporu okurken insanın aklına ilk gelen kelime "sistematik" oluyor. 121 milyar 494 milyon lira. Bankalar bazı işyerleri için; "Bahis riski var", "Amaç dışı POS kullanıyor", "Olumsuz istihbarat mevcut" şeklinde notlar göndermiş. İncelenen 90 faturanın 54'ü Gelir İdaresi sisteminde görünmüyor. Başka bir ifadeyle her 10 faturadan 6'sı yok. Daha sonra iş re'sen terkin edilen şirketlere geliyor. 69 bin yabancı kart işleminin 44 bini Libya kaynaklı. Rapora göre seçilmiş işyerlerinde Libya menşeli kartlardan gelen hacim 70.31 milyon USD ve bu, 2023-2025 dönemi boyunca kuruluşun USD işlem hacminin yaklaşık yüzde 94.16'sını oluşturuyor. Bu yazıya göre Sipay'ın hisselerinin 2019 yılında tamamen Turgut Nezih Sipahioğlu'nda toplandığı, 2024 yılı sonunda ise şirketin Hollanda merkezli Sipay Holdings B.V'ye devredildiği görüldü. Sipay Holdings B.V'nin kontrolünün de yine Sipahioğlu'nda bulunduğu anlaşıldı. Sipay yatırımcısı olarak öne çıkan Nusret Can Yanyalı'nın, CEO'luğunu üstlendiğini belirttiği Jova Digital, Duuple ve JuiceBot isimli girişimlerin, hakkında yakalama kararı bulunan Burak Başel' e ait olduğu belirlendi. Yanyalı'nın ayrıca Malta'da yerleşik Murat Mayda ile aynı IP adresleri üzerinden banka hesaplarına erişim sağladığı, iki ismin Corepeys Ltd ve International Finance House Ltd şirketlerinde yöneticilik yaptığı görüldü. Anlatılanlardan açıkça görüldüğü üzere Sipay yatırımcısı olan Nusret Can Yanyalı'nın yasadışı bahis örgütleri ile yakın ilişkide olduğu tespit edilmiş. Yapılan incelemede, Turgut Nezih Sipahioğlu'na ait Global Trust ve Conpani Global markalarının kullanım haklarının, babası Ömer Sipahioğlu'nun yönettiği Hollanda merkezli Stak International Fidelity fonuna ait olduğu belirlenmiş. Bu kişinin ilişkili olduğu şirketlerin önemli bölümünün Kasım Garipoğlu kontrolünde bulunması, ayrıca Coforza'nın eski unvanının Garipoğlu'na ait GKPay olması ve şirketlerde ortak yöneticilerin yer alması dikkate alındığında, Turgut Nezih Sipahioğlu'nun Sipay'ın gerçek faydalanıcısı olmadığı, asıl faydalanıcının gizlenmesi amacıyla trust yapısının kullanıldığı anlaşılmış.

16 Haziran 2026 04:00

Murat Ağırel

Merkez Bankası Ne Yapıyor

Yasadışı bahis operasyonları son hız devam ediyor. Özellikle yasadışı bahis ve kumar ayağına yönelik yapılan operasyonlarda ortaya çıkan işlem hacimleri akıl alır gibi değil. Şubat-Mayıs 2026 tarihleri arasında 32 sanal kumar operasyonunda 276 şüpheli, 445 yasadışı bahis operasyonunda ise 8001 şüpheli tespit edildi. Yasadışı bahis baronu Derkan Başer, Gürcistan'da yakın zamanda yeni bir kumarhane açtı. Bu yasadışı bahis ve kumarın büyüklüğü halen anlaşılamadı. Mesela bir yasadışı bahis sitesinin kayıtları ortaya çıktı. Muhammed K. isimli biri de 5 milyar 357 milyon Türk lirası bahis oynamış. PayCO soruşturmasında Ozan Bingöl (Ekonomist Ozan Bingöl ile isim benzerliği var) ile yaklaşık 26 milyon liralık para hareketi bulunan Sipahioğlu'nun, Paybull dosyasında da Sefa Dalkıran ile yaklaşık 8.4 milyon liralık para trafiğinde yer aldığı görülüyordu. Aynı adreste 18 farklı işyeri var ve toplam işlem hacmi 510 milyon Türk lirası işlem hacmine sahip. Ataköy 7-8-9-10. Kısım, Bakırköy'deki bir adreste beş şirket yer alıyor ve bu beş şirketin toplam hacmi 2 milyar 330 milyon Türk lirası işlem hacmine ulaşıyor. Toplam işlem hacmi 6 milyar 787 milyon Türk lirası. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçu Soruşturma Bürosu'nun 18 Temmuz 2025 tarihli (2025/110619 sayılı) yazısında açık açık yazıyor: "Sipay Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri AŞ'nin 2018 yılında Turgut Nezih Sipahioğlu, Tuğberk Seçkin, Taygun Alban ve Hamza Sönmez tarafından kurulduktan sonra 2019 yılında tüm ortakların paylarını Turgut Nezih Sipahioğlu'na sattığı, 2024 yılının sonunda da Turgut'un kontrolünde olan şirketin tamamının Hollanda merkezli Sipay Holdings B.V isimli şirkete satıldığı, bu şirketin kontrolünün de yine Turgut'ta olduğu, Sipay'ın sunduğu hizmetlerin özellikle son yıllarda yasadışı faaliyetler yürüten örgütlerce kullanıldığının cumhuriyet başsavcılığımıza yansıyan farklı farklı soruşturmalar da nazara alındığında tespit edildiği..." Savcılıklar, aklama büroları, Emniyet mali suçlar, siber şube, MASAK; hepsi büyük mücadele veriyorlar. "Sen kimsin ki" diyenler yok mu, var...

13 Haziran 2026 04:00

Murat Ağırel

Hazine Ve Maliye Bakanlığı Ne Yapıyor

Yasadışı bahis operasyonları son hız devam ediyor. Özellikle yasadışı bahis ve kumar ayağına yönelik yapılan operasyonlarda ortaya çıkan işlem hacimleri akıl alır gibi değil. Şubat-Mayıs 2026 tarihleri arasında 32 sanal kumar operasyonunda 276 şüpheli, 445 yasadışı bahis operasyonunda ise 8001 şüpheli tespit edildi. Bu yasadışı bahis ve kumarın büyüklüğü halen anlaşılamadı. Mesela bir yasadışı bahis sitesinin kayıtları ortaya çıktı. Muhammed K. isimli biri de 5 milyar 357 milyon Türk lirası bahis oynamış. Perşembe günü Hazine ve Maliye Bakanlığı elektronik para ödeme firmalarının lisanslarını yayınladı. PayCO soruşturmasında Ozan Bingöl (Ekonomist Ozan Bingöl ile isim benzerliği var) ile yaklaşık 26 milyon liralık para hareketi bulunan Sipahioğlu'nun, Paybull dosyasında da Sefa Dalkıran ile yaklaşık 8.4 milyon liralık para trafiğinde yer aldığı görülüyordu. Aynı adreste 18 farklı işyeri var ve toplam işlem hacmi 510 milyon Türk lirası işlem hacmine sahip. Ataköy 7-8-9-10. Kısım, Bakırköy'deki bir adreste beş şirket yer alıyor ve bu beş şirketin toplam hacmi 2 milyar 330 milyon Türk lirası işlem hacmine ulaşıyor. Toplam işlem hacmi 6 milyar 787 milyon Türk lirası. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçu Soruşturma Bürosu'nun 18 Temmuz 2025 tarihli (2025/110619 sayılı) yazısında açık açık yazıyor: "Sipay Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri AŞ'nin 2018 yılında Turgut Nezih Sipahioğlu, Tuğberk Seçkin, Taygun Alban ve Hamza Sönmez tarafından kurulduktan sonra 2019 yılında tüm ortakların paylarını Turgut Nezih Sipahioğlu'na sattığı, 2024 yılının sonunda da Turgut'un kontrolünde olan şirketin tamamının Hollanda merkezli Sipay Holdings B.V isimli şirkete satıldığı, bu şirketin kontrolünün de yine Turgut'ta olduğu, Sipay'ın sunduğu hizmetlerin özellikle son yıllarda yasadışı faaliyetler yürüten örgütlerce kullanıldığının cumhuriyet başsavcılığımıza yansıyan farklı farklı soruşturmalar da nazara alındığında tespit edildiği..." Savcılıklar, aklama büroları, Emniyet mali suçlar, siber şube, MASAK; hepsi büyük mücadele veriyorlar. "Sen kimsin ki" diyenler yok mu, var...

13 Haziran 2026 04:00

Murat Ağırel

Paybull Dosyası: Bir Şirketin Değil, Bir Sistemin Şifresi

Dışarıdan bakınca adı "finansal teknoloji". Reklam dilinde "hızlı transfer", "kolay ödeme", "dijital cüzdan". Dosyanın adı: Paybull. İddianameye göre örgüt yapılanmasının kritik isimlerinden biri Sefa Dalkıran. Paybull'un 2022'den itibaren yüzde 100 pay sahibi olarak göründüğü, şirket faaliyetlerinin suç gelirlerinin aklanmasına hizmet ettiği ve yönetim döneminde çok sayıda ihlalin gerçekleştiği değerlendiriliyor. İddianamede "gizli organizatör" olarak tanımlanıyor. Para küçük parçalara ayrılıyor. MASAK raporlarına göre ortak özellikleri üzerinden izlenen 74 bin 304 şüpheli hesap bulunuyor. Vergi düşüldüğünde net menfaat tutarı yaklaşık 143.5 milyon lira olarak hesaplanıyor. Çünkü 143 milyon lira sistemden geçen para değil. Ortalama komisyon oranı yüzde 5 kabul edilirse sistemden geçen para yaklaşık 2.8 milyar lira. Yüzde 3 kabul edilirse 4.8 milyar lira. Yüzde 2'de 7 milyar lirayı, yüzde 1'de ise 14 milyar lirayı aşıyor. Üstelik bu hesap yalnızca tespit edilebilen 74 bin 304 şüpheli hesap üzerinden yapılıyor. Aynı ağ üzerinden kayıtlı müşteri sayısı arttıkça transfer adedi ve transfer tutarlarının da olağanüstü yükseldiği görülüyor. PayCO soruşturmasında Ozan Bingöl ile yaklaşık 26 milyon liralık para hareketi bulunan Sipahioğlu'nun, bu dosyada da Sefa Dalkıran ile yaklaşık 8.4 milyon liralık para trafiğinde yer aldığı görülüyordu.

09 Haziran 2026 04:00

Murat Ağırel

Çağımızın Vebası: Görünür Olma Hastalığı

Dilan Polat ve Engin Polat ailesinin içerisinde yer alan Can Polat'ın öldürülmesiyle sonuçlanan son saldırı, yalnızca bir adli vaka olarak okunursa eksik kalır. Çünkü burada konuşmamız gereken sadece kurşunlar değil; yıllardır milyonlarca insanın gözü önünde inşa edilen bir "görünürlük kültürü" dür. Kiminle olduğunu göstereceksin. Hangi arabaya bindiğini göstereceksin. Hatta bazen acını bile göstereceksin. Fakat bu kültürün Türkiye'deki en çarpıcı sembollerinden biri yıllardır Dilan Polat fenomenidir. Mesele artık tek bir kişi değildir. Bir kuşak, hayatını yaşamak yerine hayatını yayınlamaya başladı. Görülmek var olmak değildir. Gösteriş başarı değildir. Takipçi itibar değildir. Trend olmak değerli olmak değildir. Kültürel yerleri gezenleri değil, "beachleri" gezenleri örnek alıyor. Bir reels için 400 bin lira rakamları konuşuluyor. Asıl mesele, yıllardır ekranlardan yayılan bu kültürdür. Onlara "reklam" verenler en başta araştırılmalı. Bu yüzden mesele sadece bir saldırı değildir.

06 Haziran 2026 04:00

Murat Ağırel

Milyarlarca Liralık Payco İddianamesi

Daha sonra PayCO Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri AŞ adını aldı. Dosyadaki verilere göre PayCO'nun işlem hacmi 31 Mayıs 2025 itibarıyla yaklaşık 213 milyar liraya ulaşmış durumda. Bunun yaklaşık 123 milyar lirasını cüzdanlararası para transferleri oluşturuyor. Analizlerde Ozan Bingöl'ün hesaplarında yüz milyonlarca liralık para giriş ve çıkışı bulunduğu, özellikle 2022 sonrasında işlem hacminde ciddi artış yaşandığı ve yüksek tutarlı yurtdışı transferleri gerçekleştirildiği belirtiliyor. İddianameye göre Ozan Bingöl ile Sipay ve şirketin kurucusu Turgut Nezih Sipahioğlu arasında milyonlarca liralık para transferleri gerçekleştiği belirtiliyor. Denetimlerde incelenen kullanıcı işlemlerinin önemli bölümünün yasadışı bahis örüntüleriyle örtüştüğü değerlendirilirken şirketin bu işlemlerden 100 milyon liranın üzerinde komisyon geliri elde ettiği ve bunun "haksız menfaat" niteliğinde olduğu ifade ediliyor. Savcılık tespitlerine göre yalnızca 20 Mart 2025 ile 16 Nisan 2025 tarihleri arasında toplam 36 bin 955 işlem gerçekleştirildi ve işlem hacmi 115 milyon 537 bin liraya ulaştı. Bu hesapların kuruluş içindeki toplam işlem hacminin yaklaşık yüzde 37.8'ini oluşturduğu belirtiliyor. Risk bazlı senaryoların çalışmasına rağmen bazı kullanıcılar hakkında ancak 412 ila 560 gün sonra işlem yapıldığı ifade ediliyor. PayCO bünyesinde nitelikli doğrulanmış statüde açılan 728 hesabın tamamının yasadışı bahis örüntüsü taşıdığı ifade ediliyor. Ancak ortada duran tablo şu: 213 milyar liralık işlem hacmine ulaşan bir elektronik para kuruluşuna ilişkin soruşturmada; sahte hesaplar, yasadışı bahis örüntüleri, geciken denetimler, şüpheli para hareketleri ve karapara aklama iddiaları aynı dosyada bir araya geliyor.

02 Haziran 2026 04:00

Murat Ağırel

Tartışmalı Araçlar: Kılıçdaroğlu Ve Nafer Bey İlişkisi

"PKK'li", "FETÖ'cü" diyerek ekranlarda boy gösteren; ABD gezisinde kaybolduğunda nereye gittiği belli değil diye konuşanlar vardı. Alın teri ile alınmış kızının evini Ataşehir Belediyesi ile ilişkilendirip "100 bin dolara satın aldı" diyen kişiler vardı. "Arınma" dendi fakat halen yol haritası belli değil. Araçların üzerinde "Haram araçlar", "Havlucu Belediye Başkanı'ndan satılık", "Müteahhit Aziz'den satılık haram araç" yazıları vardı. Çubuk saldırısı sonrasında Kemal Kılıçdaroğlu'na, Erdoğan Toprak vasıtasıyla Aziz İhsan Aktaş tarafından bir araç tahsis edildiği ve 1.5 yıl kullanıldığı belirtildi. İlk olarak Özgür Karabat'ın ifadeleriyle ilgili Erdoğan Toprak'ı aradım: "Hayatımda tanımadığım bir adam Aziz İhsan Aktaş. Aracın ona ait olup olmadığını bilmiyorum. O dönemde hem bu araç geldi hem de Emniyet'ten bir araç geldi. Kemal Bey bu aracı kullanmadı. Ancak o dönemde genel başkanı korumak amacıyla araçların verilmesi kıymetliydi" diye cevapladı. Özgür Özel tarafını aradım ve Uşak Belediyesi tarafından iç dizaynı yapılan araç için ödenen 170 bin euronun firmaya ödenip ödenmediğini sordum. Aldığım cevap şu oldu: "Bahse konu araç 2024'te alındı. Özkan Yalım aracın iç dizaynını kendisi yaptıracak diye beyan etti, biz bunu bu şekilde biliyoruz. Ancak ifadesinde kamu kaynakları kullanılarak yapıldığını beyan etti. Biz firmaya yazı yazdık ve bu parayı ödemek istedik. Hâlen cevap gelmedi. Bu tutar toplam bedel mi, ne kadar harcandı, ödeme yapmak istedik ancak dönüş sağlanmadı halen." Ne Aziz İhsan'mış arkadaş... Gelen bilgilerden biri, hatta eleştirilerden biri de "Kemal Kılıçdaroğlu'nun kullandığı aracı neden araştırmıyorsun?" oldu. "BSK" plakalı araç, Bapiroğlu Yapı adlı şirket üzerine kayıtlıymış. Kendisine, "Partinin işlerini yapan bir kişinin Kılıçdaroğlu'na araç tahsis etmesi etik mi?" diye sorduğumda ise aldığım cevap şu oldu: "Uşak Belediye başkanının kamu kaynaklarını kullanarak araç iç dizaynını yaptırıp hizmete sunması ile bu aracın tahsis edilmesi aynı şey değil." Aziz İhsan Aktaş tarafından araç tahsis edilmesi iddiasını da sordum. Bu "arınma" politikası daha çok konuşulacak konular arasında yer alacak. Kılıçdaroğlu ekibinin "Aziz İhsan'ın arkadaşı değiliz" sloganı önemli.

30 Mayıs 2026 04:00

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha