×Uygulama Logosu

Habokado - Akıllı Haber Özeti

Özetleri Okuyun ve Dinleyin

Önce Pkk'nın Silah Bırakması Şartından Dönülmüş

İktidar, kalite ve kalibresine lâyık bir muhalefet arayışından, CHP'yi yerli ve milli yapma uğraşlarından fırsat bulup nihâyet Terörsüz Türkiye'yi sona taşıyor. Pazartesi günü AK Parti Sözcüsü Çelik'in açıklamalarından bunu anlamıştık. Sözcü Çelik, pazartesiden itibaren Terörsüz Türkiye'de yeni bir aşamaya geçtiklerini söylemişti. Çelik'in dediği; çerçeve yasa önden çıkacak ama silah bırakma ve örgütün tasfiyesinin tamamlanması şartıyla yürürlüğe girecek, o doğrulanana dek Cumhurbaşkanı'nın elinin altında onaya hazır tutulacak, gibi içinden çıkılmaz şeylerdi. Halk TV'de katıldığım son yayın maratonunun 5 saatlik reyting bilançosuna bu gözle baktım. Yayın, en yakın rakibinin 2 katından fazla izlenmişti. Demek kulaklar, Özgür Özel'lerin kuracağı yeni parti haberlerinde. Bu gidişle Kılıçdaroğlu CHP'sinin adını bile duymak istemeyecekler. Tabii Özgür Özel ve arkadaşları üstündeki baskının artacağını da gösteriyor. Özgür Özel ve arkadaşları da bunu görmüyor olamaz. Ancak zamanlama kadar, belki daha önemlisi nasıl bir parti olacağı. Erbakan'dan kopan yenilikçiler başardı, iktidar oldu ama Milli Görüş gömleğini çıkararak AK Parti'yi kurdular. Özgür Özel'ler de seçmenlerini kapsayarak CHP'yi aşmanın, mevcudu koruyarak üstüne fazlasını koymanın bir yolunu bulmalı. Seçilmiş- atanmış CHP ikiliğinden hareketle adına SCHP denecek, öz veya hakikisi olma iddiasındaki bir ikiz parti, yenilenme olmaz.

Akif Beki

Kaynak: Karar

25 Haziran 2026 00:01

Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız

Yazarın Diğer Yazıları

Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Akif Beki

Bush'lu Zirve Görmesek Trump'lısına Diyecek Yok

AK Parti iktidarında, 22 yıl önce de Türkiye bir NATO liderler zirvesine ev sahipliği yaptı. Haziran 2004'teki zirve İstanbul'daydı. Temmuz 2026'daki zirve ise Ankara'da olacak. Fakat şimdiki gibi 70'ini aşmış TEMA Vakfı yönetici ve gönüllülerinin, bilinen akademisyenlerin, gazetecilerin zirve güvenliği için tedbiren gözaltına alındığını hatırlamıyorum. Aksine, gazetecilerin Bush'la samimi fotoğrafı sorun ediliyordu. Hem ABD'nin Irak işgaline karşı yazıp konuşuyor hem de sizinle aynı tavırdaki Fransa Cumhurbaşkanı Chirac orada dururken yanındaki Bush'a rağbet ediyorsunuz diye. Ana masada ABD Başkanı Bush, İngiltere Başbakanı Blair, İtalya Başbakanı Berlusconi, Almanya Şansölyesi Schröder, Fransa Cumhurbaşkanı Chirac filan oturuyordu. O da "Fehmi Koru" deyip Bush'un tepkisini beklemişti. Ancak Bush, Fehmi Abi'nin karşısında kalakalınca arkama dönüp "adını duymadınız mı daha önce, Amerikan karşıtı ünlü bir köşe yazarıdır" diye muzipçe takılmıştım. Biz ayak üstü gülüşüp lâflarken Fehmi Abi de Amerikan karşıtı olmadığını ama açtığı Irak Savaşı'na karşı olduğunu Bush'a anlatmaya koyulmuştu. Açıklama soran bir gazeteye; "göründüğü kadar aptal mı, zeki mi, yakından onu anlamak istedik" cevabıyla şamataya vursam da kurtarmamıştı. Irak'ı işgal eden Bush'un kirli elini sıkmak için, önünde tek sıra kuyruğa girmişiz meğer... Şimdiyse Gazze'deki barbarlığına, İran'daki haydutluğuna rağmen Trump'la fotoğraftan saygınlık çıkarılıyor, övgüsünden gurur duyuluyor, heyecan ve coşkuyla Ankara'yı teşrifi bekleniyor, görmekten hoşlanmayacağı gazeteciler de gözünün önünden uzak tutuluyor.

27 Haziran 2026 00:01

Akif Beki

Ruhban Okulu Trump'a Jestse Niye Söylenmiyor?

Heybeliada Ruhban Okulunun yeniden açılacağını önce Patrik Bartholomeos Yunanistan'dan duyurdu. Haberde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 10 gün önce Fener Rum Patriği Bartholomeos'la Beştepe'deki görüşmesini hatırlatıyorlar. Ruhban Okulu'nun açılması, eylül 2025'teki o görüşmede Trump tarafından gündeme getirilmiş. Ruhban Okulu'nun 55 yıl sonra tekrar açılmasını yerinde ve hatta geç kalınmış ama bunu başkalarından duymamızı yanlış, Trump'a jestle ilişkilendirilmesini ise rahatsız edici buluyorum. Geçen mayısta "Ayasofya'ya karşılık Ruhban Okulu denmesinden mi korkuluyor" başlığıyla gerekçemi yazmıştım. CHP'den seçilip AK Parti'ye geçen belediye başkanları hakkında şu iki söylenti eş zamanlı çıkarılıyordu: Yolsuzluktan tutuklandı tutuklanacak, AK Parti'ye geçti geçecek... İkisinden biri de üç vakte doğrulanıyordu. Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, şubatta CHP'den istifa etmişti. Çünkü Özarslan'ı AK Parti'de istemeyen çoktu, direnç gösterdikleri için biraz uzadı. AK Parti'nin son Ankara Büyükşehir adayı, eski Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok şiddetle karşıydı. Eski başkan Melih Gökçek'in oğlu, AK Parti milletvekili Osman Gökçek, Özarslan hakkında yolsuzluktan suç duyurusunda bile bulunmuştu. Özarslan, rozetiyle birlikte Adâlet ve Kalkınma'nın Adâlet'ine, AK Parti de Özarslan'ına kavuştu sonunda.

26 Haziran 2026 00:01

Akif Beki

Bağırsak Temizliklerinden Ne Hayır Gördük Ki

İktidar sözcüleri, 2008'de başlayan Ergenekon soruşturmaları için "Türkiye bağırsaklarını temizliyor" diyordu. CHP lideri Baykal da o süreçte bir yatak odası kasetiyle tasfiye edilmiş, yerine Kılıçdaroğlu buyur edilmişti. "Türkiye bağırsaklarını temizliyor" diyenler, aldatıldıklarını söylüyordu. Hayır; darbeciler, vesayetçiler tasfiye edilmiyormuş. Orduyu, yargıyı, siyasi muhalefeti dizayn ederken "bırakın yargı işini yapsın" diye savundukları tasfiye harekâtı, iktidara yönelince uyandılar. 17-25 Aralık 2013'te bir de ne fark etsinler... Polis ve yargıda destekledikleri arınmacılar, siyaseti sırayla tasfiye eden bir Paralel Yapılanma'ymış. Kılıçdaroğlu da kirli bir kaset kumpasıyla Baykal devrilerek CHP'nin başına getirilmişti. CHP'li belediyeleri silkelemekle başladı, Kılıçdaroğlu'na yargıdan mutlak butlan yetkisiyle sürüyor. Temizlik sözü verince yargı kararıyla CHP'nin başına geri oturtuldu. CHP'deki mutlak butlan davası Yargıtay aşamasında.

23 Haziran 2026 00:01

Akif Beki

Kılıçdaroğlu'nun Arınma Zurnası Çatallaşırken

Kılıçdaroğlu, CHP'li belediyelere operasyonları hukuki değil siyasi buluyordu. Adalar Belediyesine inceleme başladığında Kılıçdaroğlu renk vermemişti. Fakat dün sabah Adalar Belediye Başkanı Akpolat'la birlikte 41 kişi gözaltına alındı. Aynı sırada Silifke Belediye Başkanı Turgut da gözaltına alındı, 18 kişiyle. Nereye kadar kaçabilirdi ki, arınma zurnası illa ki bir yerde çatlak sesi verecekti. Kılıçdaroğlu'nun Sözcüsü Müslim Sarı şöyle ortaladı: "Operasyonların istisnasız biçimde CHP'li belediyeleri hedef aldığını bu sabah Adalar ve Silifke'de bir kez daha görmüş olduk. Yargı süreçlerinin kamu vicdanını zedelemeyecek şekilde, hukukun evrensel ilkeleri doğrultusunda ve masumiyet karinesi gözetilerek yürütülmesi büyük önem taşımaktadır." Çatlak zurnanın zırt sesi vereceğinden emindim ama doğrusunu isterseniz bu kadar kısa sürede de beklemiyordum. Üstüne "haram parayla alınmıştır" yazdırıp teşhir ettirdikleri arabaya Özgür Özel'i oturtacaklardı. CHP'de parti içi demokrasi çalışınca 'tek adamcağız yönetimi' kaybetmiş, o iddia doğrulanmamıştı. Kendisine'tek adamcağız' yetkileri vermiş gibi yorumladığı mutlak butlan kararıyla Cumhurbaşkanı'nı haklı çıkarmaya, 'âciz tek adam' yönetimini CHP'de geri kurmaya uğraşıyor. Butlancıların çatlak zurnası ise o kadar iyi kamufle olamadı.

20 Haziran 2026 00:01

Akif Beki

İktidarın Ab'ye Vermediği Vize Tavizine Bakın

Avrupa Parlamentosu, son Türkiye Raporu'nu büyük çoğunluğun onayıyla kabul etti. AP Türkiye Raportörü Amor, yeni raporunda AB'yle vize krizinin daha da kötüleştiğini anlatmış. Raportöre göre; AB'ye vizesiz seyahat Ankara'nın elinde, dilerse kalan 6 kriteri karşılayarak hemen çözebilir. Davutoğlu'nun Başbakanlığında AB'yle vize serbestisi anlaşması yapmışız, 2016'da. Vizesiz seyahatin o yıl başlayacağı müjdelenmiş, 72 kriterden 6'sı kalmış, 10 yıldır bekletiliyor. Gerekirse herkese yeşil, gri pasaport verme pahasına AB'ye verilmeyen tavizler şunlar: Terör suçu tanımının yasa değişikliğiyle netleştirilmesi, bir. Raportör Amor, bir önceki Türkiye Raporu'nda AB'nin beklentisini yazmıştı, 6 kriter karşılanırsa vize serbestisini hemen devreye sokmak istiyorlardı. Bakalım, terör suçu tanımın netleştirilmesi, yolsuzlukla etkin mücadele gibi 6 kriteri yerine getirmeye, hak hukuk eksikliklerimizle ilgili uyarı ve tavsiyelere kulak vermeye daha ne kadar direnecek iktidar.

19 Haziran 2026 00:01

Akif Beki

Erdoğan'dan Sonrasını Erdoğancılara Tartıştıran Cesaret

Siyaset, epeydir Erdoğan'ın bir dönem daha aday olup olamayacağı ve nasıl tekrar Cumhurbaşkanı seçilebileceği etrafında dönüyordu. Öyleyse bir dönem daha adaylığı Anayasa'ya göre imkansızlaşırdı. Shakespeare, Bakire Kraliçe devrinde yaşadı. Shakespeare'in dramları o yüzden ya tarihte ya İngiltere'den başka yerlerde geçti. Türkiye'de ise Erdoğan sonrasıyla ilgili belirsizliği ortadan kaldırma tartışması birden hız ve cesaret kazandı. Zaten öne atılan AK Parti'liler de iktidar değişmeden kalsın diye aile içinden seçilebilecek aday beğeniyorlar. Yine de Bahçeli hoşlanmadı, bunları Erdoğan'ın yerine aday arayışı olarak değerlendirdi ve doğru bulmadı. Bahçeli'nin şu ifadesi de manidar: "Değişik isimlerin yeni aday olarak ortaya çıkarılması" da "millet seçimden önce seçime getirilmiş gibi gösterilmesi" de "doğru değildir". Halbuki Bahçeli, sözlerini "Cumhurbaşkanımız görevdedir, biz de arkasındayız" diye noktalıyor. CHP, erken seçim karşılığında Erdoğan'ın yeniden adaylığının önünü açmaya razıydı. MHP lideri Bahçeli ise Özgür Özel'e o kapıyı şöyle açtırmamıştı: "Bu hafta erken seçim kararı alalım, diyor. Sanki pazara çıkmış soğan, patates alıyor. Özgür Bey, bırak bu işleri. Hesabını kitabını da seçimlerin zamanında yapılmasına göre planla ve hazırlan... Seçimlerin erkene alınması diye bir şey yoktur. Buna ihtiyaç da yoktur ve gerek de yoktur." Bahçeli ona da kapıyı kapatmıştı. "Terörsüz Türkiye hedefini, yeni Anayasa ve Sayın Cumhurbaşkanımızın yeniden seçilmesi kapsamında değerlendirmesi gâfilce bir saptırmadır ve yalandır" demişti. Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Uçum, bir ay öne çekip seçimi 16 Nisan 2028'de yenilemeyi teklif etti en son.

18 Haziran 2026 00:01

Akif Beki

Öğretmenler Eylemde Bakan Nerede?

Fakat kaç gündür karşılarında Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i bulamadılar. Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak'la Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Başkanı Eren Edebali dahil, pek çoğu sert, orantısız müdahalelerde gözaltına alındı. Bakan Tekin saldırıdan 9 gün sonra, 24 Nisan'da güvenli okul iklimi için hayata geçirdikleri yeni karar ve uygulamaların hayırlı olmasını dilemişti. "Çocuklarımızın güven içinde büyümesi, öğretmenlerimizin huzurla görev yapması için attığımız bu adımlar" diyordu. Ancak Bakan Bey, o adımların ne olduğuna bir daha değinmedi. 25 Nisan'da, ayrı bir bağlamda, "eğitimle birlikte aileyi daha da güçlendireceğiz; öğretmenin vakarını, otoritesini ve rehberliğini tahkim edeceğiz" müjdesi vermiş. Yalnızca 2 ay sonra öğretmenin vakarı, otoritesi Ankara'da aile boyu yerlerde sürüklenirkense Bakan Tekin ortalarda yok. Konuşma taleplerine cevap vermediği gibi, Milli Eğitim Bakanı eylemdeki öğretmenler için tek kelime dahi etmiş değil. "Okullarımızı, evlatlarımızın kendini emniyette hissettiği, emeğinin karşılık bulduğu, birlikte yaşamanın adabını öğrendiği mekânlar olarak daha da güçlendireceğiz" sözü de ona aitti. AK Parti'li Başkanı Yusuf Beyazıt, haftaya da Ankara'da eğitim sendikalarını dinleyeceklerini açıkladı. O sırada Bakan Tekin, CHP'deki mutlak butlan kriziyle meşgul. Derslerde Haçlı seferine Haçlı saldırısı, Bizans'a Doğu Roma, coğrafi keşiflere sömürgeciliğin başlangıcı, Ege'ye Adalar Denizi, Orta Asya'ya Türkistan denecek.

17 Haziran 2026 00:01

Akif Beki

Seçim Tarihini Uçum'dan Duymak Ak Parti'ye Sürpriz Mi?

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, erken seçim için en uygun tarihi yazdı, Anadolu Ajansı da yayınladı. Muhalefet bastırıyor ama AK Parti ile MHP kararlıydı, gündemlerinde erken seçim yoktu. Uçum ise yeni sistemde zaten erken seçim diye bir opsiyon olmadığını, adının değiştiğini, fiilen aynı kapıya çıksa da ona artık 'seçimlerin yenilenmesi' dediklerini izahla açıyor lâfı... Ve 2027 sonbaharından önce bunu konuşmak için bir nedenleri bulunmadığını belirttikten sonra sözü, seçimlerin ne zaman yenilenebileceğine getirip ihtimalleri değerlendiriyor. Mehmet Uçum, en uygun tarih olaraksa vaktinden bir ay öncesini, 16 Nisan 2028'i öneriyor. Oldu olacak, bir ay daha bekleyip vaktinde yapılabilir. Şöyle açıklıyor; Erdoğan'ın bir dönem daha Cumhurbaşkanlığına ihtiyacı yok ama Türkiye'nin bir dönem daha Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığına ihtiyacı var. Uzun lâfın kısası, Uçum'un seçim tarihi önerisi benim için hiç sürpriz olmadı. AK Parti yetkilileri de şaşırmamıştır. AK Parti Sözcüsü değil, devlet aklının sözcüsü konuşuyor gibi dinleyip millet etkilenecek. 'Bakın, yalnız biz değil devlet aklı da Erdoğan'ın bir dönem daha Cumhurbaşkanlığını planlıyor, Uçum'un şahsında devlet aklı devrede' desinler...

16 Haziran 2026 00:01

Akif Beki

Ak Parti'nin Milli Takım Marşı Niye Olmamış?

Amaç güya Milli Takım'a ve taraftara coşku vermekti, bu klipteyse seçmene parti propagandası yapılıyor. 2002 Dünya Kupası için Tarkan'ın hazırladığı marş hâlâ dillerde. 2026 Dünya Kupası için Sinan Akçıl da bir marş besteledi. "Kızmazsanız o marşı beğendim" başlığıyla yazmıştım. Sinan Akçıl'dan daha kötü bir Milli Takım Marşı bekliyordum. Herkes onun eserini 24 yıl önceki Tarkan'ın marşıyla kıyaslıyordu, talihsizliği buradaydı. Bense İletişim Başkanlığının 6 yıl önceki Kızılelma Marşı'yla kıyaslıyordum, onun yanında şaheser kalırdı. Kızılelma Marşı 2020'de, Malazgirt Zaferi'nin yıl dönümünde çıkarılmıştı. Fakat Semicenk dahi "Tek Bilek Tek Yürek Türkiye'm" koydu adını. Marşın adı, "Siz Hepiniz, Biz Türkiye". Milli Takım'ın X hesabından AK Parti'ye teşekkürle yayınlanınca tepki çekti. Şöyle köpürüyor: "Başka bir ülkenin vatandaşı mısınız da Türkiye'nin başarılarından, savunma sanayiindeki atılımlarından ve millî kazanımlarından rahatsız oluyorsunuz?... Şarkıda da geçtiği üzere; Siz Hepiniz, Biz Türkiye!" Sormazlar mı; asıl dert Milli Takım'dan siyasi güç ve destek devşirmek değil de Milli Takım'a destek verip milleti arkasında birliğe, beraberliğe çağırmaksa...

13 Haziran 2026 00:01

Akif Beki

Trump'a Sabrımızın Sınırı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, katil Netanyahu'ya az bile söylüyor, İsrail'in saldırganlığına ne tepki gösterse hakkı var. Netanyahu'nun Erdoğan'a karşı savurduğu hezeyanlarınsa kaale alınır tarafı yok. AK Parti Sözcüsü Çelik, Netanyahu'ya had bildirirken İçişleri Bakanı Çiftçi'nin maksadı aşan sözlerini de düzeltti. Bakan Çiftçi; Kudüs valiliğini bir günlüğüne de olsa kendisine nasip etmesi için Allah'a hep dua ettiğini, oraların yine bizim olacağını, geçmişteki gibi bizim hükmümüz ve yönetimimiz altına gireceğini, Allah'ın o günleri göstereceğine inandığını, çünkü başımızda Erdoğan gibi bir küresel lider bulunduğunu anlatmıştı. Sözcü Çelik de Bakan Çiftçi'nin sembolik konuştuğunu, Kudüs sevgisini sembolik ifadelerle ortaya koyduğunu, yayılmacılık ve işgalcilik, fetihçilik gibi kodlamaya çalışılmamasını, bununla hiçbir ilgisi olmadığını açıkladı. Böylece "işgalcilik, fetihçilik, başka ülkelerin toprağına göz dikmek Netanyahu hükümetiyle özdeştir" diyebilme hakkımız korundu. 5 yıl önce, Ankara'daki 10 büyükelçiyi az daha sınır dışı ediyordu iktidar. İsrail'le birlikte üyesi olduğumuz Trump'ın Barış Kurulu; Gazze'ye insani yardım götüren Sumud Filosu'na değil, ona saldıran İsrail'e arka çıktı. En son Trump'a, "Türkiye'yle İsrail çatışır mı, Erdoğan tehdit ediyor" diye soruldu. Trump; Erdoğan'ı çok sevdiğini, dost olduklarını, birbirlerine saygı duyduklarını, çok iyi anlaştıklarını tekrarlayarak şu cevabı verebildi: "Böyle bir şey duymadım, eğer duysaydım onu arardım ve her şeyin yolunda olduğundan emin olurdum, ben Başkan'ken olmaz." Öncesindeyse ABD'nin İran'la anlaşması için Türkiye'nin de İsrail'le barışmasını şart koşmuştu.

12 Haziran 2026 00:01

Akif Beki

Bay Kemal'in Küçük Meşruiyet Oyunu

Kılıçdaroğlu, CHP Meclis grubuna gidemeyince Genel Merkez'de konuşmuştu. Trump'ın Ankara Büyükelçisi Tom Barrack da Osmanlı'yı övüyor, Osmanlı coğrafyasında Türkiye'ye merkezi bir rol teklif ediyor ya... AK Parti iktidarı zaten tarihin bizi Osmanlı coğrafyasında yeniden sahneye çağırdığından dem vuruyor ya... Deniyor ki büyük bir tasarım var, Kılıçdaroğlu bunun parçası olarak CHP'nin başına geri oturtulmuş, iktidarla da ABD'yle de ağız ve amaç birliği içinde konuşmasından anlaşıldı, mutlak butlanın sırrı çözüldü, taşlar şimdi yerli yerine oturuyor.... Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan sonrasını düşünen ve AK Parti'yi aşan emperyal bir plan söz konusuymuş. Oyun çok büyük filan değil oysa, zannedildiğinden bile çok daha küçük. Bay Kemal de dağıtılan meşruiyet ve saygınlıktan pay düşer umuduyla yancı yazılıyor. Osmanlı edebiyatı paralayarak Bay Kemal'in yaptığı da böyle bir yanıltmaca. İktidarla, emperyalizmle büyük oyunda ağız ve amaç birliği şaşırtmacası tutarsa Bay Kemal için çok daha havalı. Bay Kemal, kendisine karşı kullanılan iktidar ağzını madem Özgür Özel ve arkadaşlarına karşı kullanıyor, boşluk bırakmamalı. FETÖ'nün kaset kumpasıyla CHP'nin başına geldiği, Bay Kemal'e söyleniyordu.

11 Haziran 2026 00:01

Akif Beki

Seçime Çalıştı Diye Özgür Özel'e Kızar Mı Chp'li?

Oturduğu yerden izleyip not alan Kılıçdaroğlu CHP'si, belde seçimlerinde çalışıp didinen Özgür Özel CHP'sini suçluyor. O şartlarda bile 4'ünü AK Parti, birerini de MHP ile CHP kazandı. Cumhur İttifakı, ikinci Dodurga Zaferi'ne ulaşmış gibi sevindi. Özgür Özel yönetiminden Gökhan Zeybek'in paylaştığı verilere göre, 6 beldedeki seçmen sayısı 2 kattan fazla artmış. 2024 il genel meclisiyle 2026 ara seçimleri arasında, 2 yılda 4 binlerden 10 binlere çıkmış. Tarihçi Reşîdüddin'e göre Dodurga, "ülke almak ve yönetmek" demekti. Diyanet'in İslam Ansiklopedisi'nin "Dodurga" maddesine dayandırılıyordu. Dodurga'yı alan, 2023 seçimlerinde Türkiye'yi de alırdı. Toplam 1, 411 seçmenli Dodurga'da AK Parti, 979 oyla yöneticilerini heyecanlandıran ezici bir zafer elde etti. AK Parti sevinç içindeydi, oylarını düşüşte gösteren sipariş anketlerin foyası 6 sandıklı seçimde döküldüğü için. 2023 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Türkiye Yüzyılı'nı başlatmanın önünü Dodurga açmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, zaferi şöyle karşılamıştı: "Çankırı Dodurga seçimleri, Anadolu irfanının bir göstergesi olarak siyasi tarihimizdeki yerini almıştır." Aşırı anlam yüklenmesine muhalefetin ortak tepkisi şu olmuştu: Dodurga'nın Türkiye ortalamasını temsil edip yansıttığına gerçekten inansanız bir gün durmaz, baskın seçim startını o akşam verirdiniz... Cumhur İttifakı, 2023 seçimlerinde galip geldi ama bir daha Dodurga'yla ilişkilendirmediler. 2024 yerel seçimlerindeyse CHP fark attı, AK Parti'den birincilik unvanını ilk kez aldı, büyükşehirlerin çoğunu kazandı, İstanbul'la Ankara'nın üstüne Balıkesir, Bursa ve başkalarını koydu. 2 yıl önce Dodurga'daki 6 sandıkta müjdelenen galibiyet bu değildi.

09 Haziran 2026 00:01

İletişim Formu

captcha

Kişisel verilerinizi işlemekte ve kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin bilgilere aydınlatma metnini ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme için işlemin sonucunu girin:

captcha