İmparatorluk Kurmanın Bedeli: Fatih'in Ardından Neden Bayezid Geldi?
Fatih'in bir askeri ve örgütçü deha olduğu tartışılmaz. Fatih olmasaydı bugünkü Türkiye de, bugün bildiğimiz haliyle Türk – Osmanlı medeniyeti de olmazdı. Her büyük kurucu iktidar, eski düzeni yıkarak yeni bir devlet kurar; fakat bu yıkım savaş, vergi, kamulaştırma, enflasyon, hukuki baskı ve toplumsal rıza kaybı üretirse, toplum sonunda yeni bir Fatih değil fakat barışçı ve filozof bir Bayezid ister. Fatih Sultan Mehmet Han, Osmanlı tarihinin en büyük kurucu hükümdarıdır. Şimdi aynı dönemin öteki yüzüne bakmak gerekir. Çünkü Fatih dönemi yalnızca fetihlerin, medreselerin, kanunnâmelerin, topların ve imparatorluk ihtişamının dönemi değildir. Fatih'in saltanatı neredeyse kesintisiz bir seferler dönemidir. Fatih'in çağında da mesele büyük ölçüde buydu. Fatih'in en önemli tarihsel hamlelerinden biri, Osmanlı devletini gerçek anlamda merkezî bir imparatorluk haline getirmesidir. Fatih'in kurduğu merkezî imparatorluk modeli, bu alanları devlet lehine daraltmıştır. Başka bir ifadeyle, Fatih Osmanlı'yı imparatorluk yaparken, Osmanlı toplumunda kapitalistik gelişmenin muhtemel taşıyıcıları olabilecek bazı unsurları da zayıflatmış olabilir. Bu, Fatih'in ticareti önemsemediği anlamına gelmez. Fatih'in son dönemlerinde devletin birçok kesiminde bir yorgunluk, bir çekinme, hatta belki de bir "artık yeter" duygusu doğmuş olması mümkündür. Bu yüzden Fatih'in ölümünden sonra Bayezid'in tahta çıkması basit bir hanedan meselesi değildir. Devletin ve toplumun önemli bir kesimi, Fatih'in açtığı büyük tarihsel hamleden sonra daha yumuşak, daha uzlaştırıcı, daha dindar, daha diplomatik ve daha sakin bir hükümdar istemiş olabilir. Bu, Fatih'in mirasının reddi değildir. Bu açıdan Bayezid'i sadece "pasif" veya "savaşçı olmayan" bir padişah olarak görmek haksızlık olur. Bayezid, Fatih gibi büyük bir kurucunun ardından gelen dengeleyici hükümdardır. Fakat tarihin ironisi şudur: Fatih'ten sonra devlet nefes almak için Bayezid'e ihtiyaç duymuştur. Fatih Sultan Mehmet'in büyüklüğü tartışılmaz. Bu yüzden Fatih hem Osmanlı'yı imparatorluk yapan hükümdardır, hem de kendi büyüklüğünün gölgesinde derin bir toplumsal yorgunluk bırakan hükümdardır. Onun ardından Bayezid'in gelişi, Fatih'in yenilgisi değil; Fatih'in kurduğu düzenin nefes alma ihtiyacıdır. Fatih, Osmanlı'ya imparatorluk ufkunu verdi. Ne kadar "hard power", ne kadar askeri ve bürokratik güç, sahibi olsanız da önünde sonunda halkın rızasını almanız gerekir.